hadislerle müslümanlık

Yorumlar

  1. 15 Eylül 2007 Cumartesi
    Nefislerin beyazlaşması..!!!
    Dünya yeşillenirken nefisler beyazlaşması lazımdır.
    Gönderen yüksel zaman: 05:07
    5.000 YORUM:
    1 – 200 / 5000 Yeni› En yeni»
    yüksel dedi ki...
    bismillahirrahmanirrahim
    elhamdülilah
    Allahümmesallialaseyyidinemuhammed

    19 Aralık 2009 10:54
    yüksel dedi ki...
    SUAL:HER ŞEYDEN EVVEL BİZE LAZIM OLAN NEDİR?
    CEVAP:DOĞRULUK:
    SUAL:Daha?
    ceyap:yalan soylememek.
    sual:sonra?
    cevap :sıdk,ihlas,sadakat,sebat,tesanüt.
    sual:yanlız?
    cevap:evet
    suual: neden
    cevap:küfrün mahiyeti yalandır.imanın mahiyeti sıdkdır.
    şu bürhan kafi değil midir ki hayatımızın bekası imanın ve sıdkınve te sanüdün devamıyladır.

    26 Mart 2010 05:59
    yüksel dedi ki...
    cerbeze.haklı,haksız sözlerle hakikatı gizlemek.osmanlıca türkçe lügat sy.185.

    14 Ekim 2010 04:52
    yüksel dedi ki...
    zikirlerle şeyhe kişisel bağlanmayla belirli olan tarikat tarzı yerine kitab okuma,akıl ve kalbi beraber kullanma,kişinin değil,kitabların arkasında gitmeye dayalı nefis terbiyesi yöntemini seçti.köprü dergisi 2006 yaz sy.151.

    YanıtlaSil
  2. 15 Eylül 2007 Cumartesi
    Hadis-i Şerif
    1- Beş vakit namazı camide kılan Bismillahirrahmanirrahim demiş gibidir.

    2-Ümmetim yıldızlara gidesiye kadar kıyamet kopmayacaktır.
    Gönderen yüksel zaman: 05:12
    4.409 YORUM:
    1 – 200 / 4409 Yeni› En yeni»
    yüksel dedi ki...
    hülasa yol ikidir. ya sukut etmektir çünkü söylenen her sözün doğru olması lazımdır sıdktor.çünki islamiyetin esası (temel) sıdktır bürüm kemalata isal (ulaştırmak)edici sıdktır.imanın hassası (özelliği)sıdktır.nevi beşeri veba-i kemalata isal eden sıdktır.ahlak-ı aiyenin hayatı sıdktır.terakkyatın mihveri sıdktır.alemi islamın nizamı sıdktır.ashabı kiramı bütün insanlara tefevvuk (üstün olma) ettiren sıdktır.muhammed-i haşimi aleyhissalatü vessalamin meratibi beşeriyetin (insanlık bertebesi) en yükseğine çıkaran sıdktır.
    münafıkların azaplarının mezkür cinayetleri asarında yalnız kizp ile vasıflandırılması kizbin şiddeti kubh ve çirkinliğine işarettir.bu işaret daki kizbin ne kadar tesirli bir zehir olduğuna bir şahidi sadıktır. zira kizb küfrün esasıdır.kizb nifakın birinci elametidir.kizb kudreti ilahiyeye bir iftiradır kizm hikmeti rabbaniyeye zıttır.ahlakı aliyeyi tahrik eden kizb dir. alemi islamı zehirlendiren ancak kizbdir.almemi beşirin ahvalini fesada veren kisbdir. nev-i beşeri kemalattan geri bırakan kizb dir.müseylimei kezzap ile emsalini alemde rezil ve rüsva eden kizbdir.işte busebeblerden dolayıdırki bütün cinayetler içinde teline tehdide tahsis eden kizbdir(telin lanetleme )
    risale-i nur külliyatı işaretül hicaz

    7 Haziran 2008 04:57
    yüksel dedi ki...
    hadis-i şerif
    aranızda nübüvvet allahın istediği kadar sürer. sonra onu (peygamberliği)kaldırmayı istediği zaman kaldırır. sonra, Allah'ın sürmesini murat ettiği kadar (30 sene) nübüvvet yolunda halifelik gelir. sonra kaldırmak istediği zaman onu kaldırır. ve Allah'ın murad ettiği kadar şiddetli bir meliklik idaresi gelir. sonra onu kaldırmak isdeği zaman kaldırır sonra zorba bir idare gelir sonra da nübüvvet yolu üzere bir hilafet gelir.
    (ramuz el ehadis_257.sayfa_14.paragraf)

    4 Temmuz 2009 00:37

    YanıtlaSil
  3. hak sübhanehü ve teala.
    - senin ümmetine on dokuz harfli bir kelime ihsan eyledim ki onu ümmetin devamlı surette okuduklarında ve ona uyduklarında kendilerini o on dokuz cehennem hazinedarının elinden ve zebanilerinin azabından kurtarırım. o kelime.
    -BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM dir.
    KARA DAVUD
    DELAİL-İ HAYRAT ŞERHİ
    sy.305.

    YanıtlaSil
  4. Medyamızın abartılı haberleri ile Trump ve Suudi Kral Selman'ın ışıklı küre başındaki fotoğrafları hafızalara kazınmış olmakla birlikte ABD ile Suudi Arabistan arasında örtülü bir savaş yürütülmektedir. Suudi Arabistan ABD’den bağımsızlaşmak istemekte ABD ise buna karşı çıkmaktadır. Suudi Arabistan ABD ile açıktan savaşmayı göze alamadığı için savaş şimdilik dolaylı yöntemlerle sürdürülmektedir. ABD de Suudi Arabistan'la doğrudan savaşmayı göze alamamaktadır. O nedenle savaş dolaylı şekilde yürütülmektedir.



    14 Eylül 2019 Cumartesi Suudi Aramco Petrol tesisleri vurulmuştu. Olay olur olmaz ABD hemen İran'ı Hedef gösterdi. Saldırının İran'ın güneyinden yapıldığını açıkladı. Yemen'de bulunan Husiler saldırıyı kendilerinin yaptıklarını söylediler. Riyad yönetimi, saldırıyı İran'ın yaptığını gösteren kesin bir delil bulunmadığını açıkladı. İran ile Suudi Arabistan'ın çatışmasını isteyen ABD bu olay üzerinden her türlü kışkırtmayı yaptı.

    Yapılan araştırmalar saldırının İran'dan değil Yemen tarafından 72 kilometre mesafeden yapıldığını gösteriyor. Husilerin etkin olduğu bölgeden değil, başka bir yerde ABD ile ilişkisi olan bir grup tarafından yapıldığı ortaya çıktı.

    ABD mümkünse İran’la Suudi Arabistan'ın savaşmasını eğer bu başarılamaz ise göstermelik İran tehdidi karşısında Riyad yönetimi korkutularak daha fazla silah satılması Böylece Suudi Arabistan ABD'ye daha çok muhtaç ve yakın hale gelmesi hedefleniyordu.

    Nitekim saldırıdan hemen sonra ABD'li yetkililer Suudi Arabistan'a 200 yeni asker göndereceklerini yeni radar ve savunma sistemleri satacaklarını açıkladılar. Halbuki Suudi Arabistan'ın elinde ABD yapımı Radar ve savunma füzeleri vardı ama bu saldırılarda harekete geçirilmemişti. https://www.amerikaninsesi.com/a/abdden-suudilere-patriot-ve-radar-sistemi-destegi/5100185.html

    Netice olarak ABD, Hong Kong ile Çin’i, Keşmir ile Pakistan-Hindistan’ı Yemen ile İran ve Suudi Arabistan’ı, Suriye üzerinden Türkiye ve Suriye’nin diğer komşularını hedefliyor.

    Alper TAN

    30 Eylül 2019

    YanıtlaSil
  5. ABD'yi hangi akıl yönetiyor?
    Alper TAN
    27 Nisan 2021 08:34
    A- A+
    On yıllardır her 24 Nisan yaklaştığında Türkiye'de tartışma ve haber konusu olurdu: Amerikan başkanı 1915 olayları için “trajed” mi diyecek “büyük felaket” mi diyecek “soykırım” mı diyecek?

    Neticede ABD başkanı soykırım kelimesi dışında bir kelime kullanır, aslında o kelime de Ankara'yı, Türkiye'yi son derecede incitir fakat tartışmalar en azından o sene için durulurdu. Bir sonraki Nisan ayında konu yeniden gündeme gelir; acaba soykırım kelimesini bu defa kullanacaklar mı diye gerilim tekrardan başlardı.

    1915 olayları için onlarca ülke “soykırım” demiş hatta bir çoğu parlementolarından da geçirerek yasalaştırmışlardı. Buna bir de ABD eklense ne olacak diyebilirsiniz? Bu, yerinde bir soru. Ancak söz konusu devlet, dünyanın “süper gücü” olduğu için senede bir kaç gün de olsa üzerinde duruluyordu. Joe Biden, on yıllardır Amerikan başkanlarının söyleyecek m, söylemeyecek mi diye gerilim malzemesi olarak tuttuğu bu “soykırım” kelimesini kullandı. Kullandı kullanmasına ama Dünya’da Türkiye'de ve Ermenistan'da ve hatta Amerika Birleşik Devletleri'nde hiçbir şey değişmedi.

    “Amerikan başkanı soykırımı kabul etti” diye Erivan sokaklarında sevinçle kutlamalar yapan Ermenilerin boğazına yeni bir lokma girmedi. Ermenistan'da yaşayanların kişi başı milli gelirleri çoğalmadı. Ermenistan daha mutlu hale gelmedi. Daha güvenli de değil. Aksine Ermenistan'ın kurtuluşu için tek çıkış kapısı olan Türkiye'de, “soykırım” iddiasını savunanlara karşı nefret ve öfke bir miktar daha artmış vaziyette.

    Washington, bu sözde “soykırım” kararını, devamlı surette Türkiye'nin üzerinde bir baskı aracı olarak kullanıyor, Ankara'yı kendi yörüngesinde tutabilmenin bahanesi sayıyordu. Tabii Türkiye'de ve Amerika Birleşik Devletleri'nde bu soykırım malzemesini bir kazanç kapısı olarak gören kişi ve gruplar da söz konusuydu. Washington’da bazı lobilere çuvallarla para ödenirdi ki bu lobiler, Amerikan yönetimini ikna etsinler de başkan 1915 olaylarına “soykırım” demesin diye…

    YanıtlaSil
  6. Yeni ABD başkanı “soykırım” dedi ve rahatladı! 10 yıllardır elinde bir baskı aracı olarak tuttuğu malzemeyi kullandı ve bitti. 2022 ve sonraki yıllar 24 Nisan tarihlerinde neyi kullanmak isteyecekler ve ne elde edecekler göreceğiz. Peki ABD'nin bugün Türkiye'yi tamamen karşısına alıp 1915 olaylarına soykırım demesinin anlamı nedir?

    Türkiye, ABD'ye bağımlılıktan tamamen kurtulmak için son 15 yıldır büyük bir mücadele yürütüyor. Geldiğimiz nokta itibariyle bu mücadele başarılmış durumda. Üstelik Türkiye, sadece kendisinin bağımlılıktan kurtulmasıyla kalmamış, etrafında ve diğer gönül coğrafyalarında benzer durumda olan onlarca ülke için de bu yolda motivasyon, ilham kaynağı ve çok başarılı bir örnek teşkil etmiştir.

    ABD, Türkiye'ye karşı devamlı olarak hamle üstüne hamle yapıyor, oyun ve tuzak kuruyor. 15 Temmuz'da olduğu gibi içerideki işbirlikçilerini kullanarak ülkeyi işgale kalkışıyor, tehdit ve şantaj yöntemleriyle ekonomiyi çökertmeyi hedefliyor on binlerce TIR silahla donatarak terör örgütlerini devreye sokuyor ama bir türlü sonuç alamıyor.

    Türkiye'yi, ortağı olduğu F35 üretim projesinden uluslararası hukuku çiğneyerek eşkiyalara mahsus bir yöntemle çıkartıyor, Doğu Akdeniz'de savaş gemileri dolaştırarak kendince gözdağı veriyor, adalarda ve Yunanistan'da çeşitli askeri üsler kurarak, Türkiye'yi kuşatmaya kalkışıyor. Amerikan düşmanlarına karşı çıkartılmış olan CAATSA yasasını Türkiye'ye karşı kullanarak güya “müttefik”, NATO'da “ortak” gördüğü ülkeyi düşman kategorisine sokuyor, düşmanca bir politika takip ediyor.

    Peki Amerika Birleşik Devletleri Türkiye'ye karşı neden böyle düşmanca davranıyor? Bunu anlamak zor değil…

    Eskiden ABD yönetiminin her talebine sorgusuz sualsiz “evet” diyen bir Türkiye vardı. Artık sadece Türkiye'nin değil, yeryüzündeki mazlum milletlerin ve devletlerin menfaatine olmayan her talep, politika, strateji ve saldırıya net bir şekilde “hayır” diyen, sadece demekle kalmayıp bunun gereğini de yapan ve sonuç alan bir Türkiye var.

    ABD, Afganistan'a gittiğinde Pakistan'a gittiğinde karşısında Türkiye'yi buluyor. Orta Asya'ya gittiğinde karşısında Türkiye'yi buluyor. Ortadoğu'ya, Afrika'ya gittiğinde karşısında Türkiye'ye buluyor, Doğu Akdeniz'de Balkanlar’da Kafkasya'da, Hatta Latin Amerika'da karşısında Türkiye'yi buluyor ve bu geniş coğrafyalarda genelde ABD'nin dediği değil Türkiye'nin istediği şeyler gerçekleşiyor.

    YanıtlaSil
  7. Türkiye artık düşmanlarına karşı savunmada olan bir ülke değil. Taarruz üzerine taarruz yapan bir ülke. Bunu herkes görüyor. ABD'nin ve Türkiye’nin diğer düşmanlarının, Ankara'yı sıkıştırmak için kullandıkları bütün kozlar bir bir yok ediliyor. Tıpkı Irak ve Suriye'nin kuzeyinden Akdeniz'e açmaya çalıştıkları terör koridorunun paramparça edilmesi gibi. Akdeniz'de kurmaya çalıştıkları Türkiye'yi devre dışı bırakan plan ve projelerin çöpe atılması gibi. 30 yıllık Karabağ işgalinin 44 günde çözülmesi gibi. Kıbrıs konusunun, Batının elinde oyuncak olarak kullanılamayacak hale getirilmesi gibi. Savunma sanayiinde bariyerlerin ve ambargoların geçersiz hale getirilmesi gibi. Libya halkının yabancı tasallutundan kurtarılması gibi. Örnekler daha da artırılabilir...

    ABD, son kozu olan “soykırım” kartını da çaresizlikten kullandı ve artık başka kozu kalmadı.Bu kozu kullanması,Türkiye'nin zayıflığından veya çaresizliğinden değil, tam aksine Amerikan yönetiminin çaresizliğinden kaynaklanıyor.

    Bu realite ise kendini hala süper güç zanneden Amerikan yönetimlerini öfkelendiriyor, çıldırtıyor ve üst üste hatalar yapmalarına yol açıyor.

    Amerika Birleşik Devletleri, dünyanın diğer ülkelerine kendince nizam vermeye çalışırken artık bunu beceremiyor. Bunu becerememenin ötesinde daha da kötüsü Birleşik Devletler hızla “dağılma” sürecine doğru sürükleniyor. Eyaletlerdeki sosyal olaylara dikkatlice bakılacak olursa kaçınılmaz sona doğru hızla ilerliyor.

    Şimdi netice olarak bir düşünelim. ABD, Afganistan'da terör örgütü olarak gördüğü ve o sebeple işgal ettiği ülkeden Taliban'la masaya oturup Taliban’ın şartlarını kabul ederek anlaşıp, harcanan 7 Trilyon Dolar, onbinlerce ölü ve yaralı Amerikan askeri bırakıp ayrılırken, yerle bir ettiği Irak'tan tamamen eli boş vaziyette kaçarken, Suriye’de IŞİD’le mücadele maksadıyla oluşturulmuş koalisyon olarak yaklaşık 70 ülke ile birlikte çamura batmışken, Venezuela'da,Katar'da, Suudi Arabistan'da giriştiği darbe teşebbüslerini eline yüzüne bulaştırmışken, Türkiye'ye karşı terör örgütü PKK’dan, bedavadan yaşamaya alışmış Yunanistan yönetiminden ve hatta neredeyse açlık sınırına yaklaşmış olan Ermenistan'dan mı medet beklemektedir.

    Kendini hala “süper güç” zanneden Amerika Birleşik Devletleri'ni acaba hangi akıl yönetiyor?

    YanıtlaSil
  8. Herkes yalancı ise hiç kimse yalancı değildir…
    İsmail Öz
    İsmail Öz
    Makaleyi Dinle
    Mesaj Gönder
    Hangi amaçla kullandıkları kesin ve şahsiyetleri bozuk olsa da insan bazen karakteri bozuk olanlardan alıntılar yapmak zorunda kalabiliyormuş…

    Çünkü bir şahsiyet fukarasının, doğruları kötülüklerine, çıkarlarına nasıl alet edebildiğini, kendi itiraflarından daha iyi anlayabileceğimiz başka yöntem yok…

    O sebeple toplumsal güveni sağlamakla mükellef olan devletler çetelerin, terör yapılarının içine -onları, onlar gibi davranarak anlama- çabasıyla muhbirler yerleştirir…

    Muhbirlik sadece devletlerin birbirleri hakkında malumat edinmek üzere kullandığı bir yöntem değildir…

    Buraya kadar olan kısım, yazımı farklı bir perspektifle desteklesin diye yazıldı…

    Zira yazı, “yalanı ve yalancıyı” daha iyi kavrama üzerine bir çabayı hedefliyor…

    Başlığın ilham kaynağını farklı bir manaya yorabileceklere de peşinen bir cevap veriyor…

    Sicilya mafyasına atfedilen; "Herkes suçluysa, hiç kimse suçlu değildir; herkes hırsızsa, hiç kimse hırsız değildir" sözünden mülhem olması sebebiyle…

    Konuyla ilgili daha derin malumat sahibi olmak isteyenler, “İlkel Asiler”i okuyabilirler…

    “Uzun bir zamandan beri anlamaya ve kalemim elverdiğince de yazmaya çalıştığım “ CHP yalancılığı” acaba hangi zeminde kendisini “meşru” görüyor olabilir?” sorusu, aslında çok da yeni, devrimsel cevaplara ihtiyaç duyurmuyormuş…

    YanıtlaSil
  9. En ilkel insan tipolojileri bile doğrudan sapışlarına, insan-ı kâmili tatmin edebilecek derin tanımlamalar yapabilmişler…

    “İnsan inandığını görür, inandığını duyar” da çok anlamlı ve ikna edici bir sözdür…

    Mukayesesini kaybetmişler için her doğru, kendi zihnindekinden ibarettir…

    Pozitivizmin parçaladığı ilim dalları, insanın bütünü görme kabiliyetini kaybetmesine vesile olduğu günden buyana -en azından İslam coğrafyası için- bu zihinsel yarılmalar derinleşti; farklı alanlara yönelenlerin birbirini ve diğerindekini görme kabiliyetini ciddi manada körleştirdi…

    Bunun yaptığı tesiri Nurettin Topçu’ya başvurarak anlayabiliriz belki: “Kâinat hadiselerini ilimlerin çizdiği hudutlar içerisinde ayrı ayrı gruplara ayırıp, her ilime mahsus olan ayrı metotlarla başka başka yollardan giderek onu tanımak isteğimiz zaman kâinatımız bölünüyor; bütünün karakterlerini bölümlerde bulmak kabil olmuyor. Kâinatın oluşundaki bulunan hayat ve bütününde bulunan ruh ortadan kalkarak elimizde cansız parçalar kalıyor. İlim işte bu cansız parçaları inceleyebiliyor. Bu sebeple metafiziğin ortadan kalkması aklın iflası olur.”

    Diyeceksiniz ki; “Bu fikrin özellikle CHP öncülüğünde -diğerlerinde olmadığı anlamına gelmiyor- ülkemizi adeta esir alan yalancılığın izahına nasıl bir katkısı var?”

    Bir önceki yazımda, “Anlamak mukayese gerektir” demiştim…

    Mukayese kabiliyetinin yitimi kötü niyetliler, yalancılar, çıkarcılar için müthiş bir fırsattır…

    Çünkü sadece “birörnek” sunarak, hâkim olmadığınız diğer bütün parçalar hakkında sizi ikna etmiş oluyorlar…

    CHP adına söz söyleme kudreti olanlara bir bakın, yalanı çıkarları için ne kadar da rahat söylüyorlar; değil mi?

    Bunu da hep birlikte yaptıkları için aslında hiç biri yapmamış oluyor; vicdanı rahatsız edebilecek bütün mukayeseler de bertaraf edilmiş oluyor…

    Doğru ile yanlışın mukayesesini yapabilen kahir ekseriyetimiz sayesinde hâlâ güvendeyiz; ama bu güven, geleceği “tereddütsüz” olarak garanti altına almıyor…

    YanıtlaSil
  10. Kadim bir imarhane: Zamanın şantiyesi…
    İsmail Öz
    İsmail Öz
    Makaleyi Dinle
    Mesaj Gönder
    Aşılamaz sıkıntılarda, ispat edilemez iftira ve yanların gün yüzüne çıkmasında sabırla, “Zaman her şeyin ilacıdır” diyerek rahatlar hep mağdurlar, mazlumlar…

    Gerçekten de öyle olmuştur hep tarih boyunca…

    Zaman nice yalancıları, müfterileri, zalimleri ifşa ederek rezil ve zelil etmiştir…

    “Zamanın şantiyesi” hakikati ortaya çıkarmak adına dur-durak bilmeden harıl harıl çalışarak, anlık hevesler ve çıkarlar uğruna feda edilen onur ve haysiyetlerin iade-i itibarını sağlayabildiği için ve bunun vaadini de zamanın ve hakikatin “Malik”inden aldığı için her dönemin sarsılmaz “havale” mekânı olmuştur…

    Evet, “zamanın şantiyesi” tarih boyunca hep çalıştı; çünkü insanlık tarihinde iyi ve kötü mücadelesi her dönemde devam etti…

    Elbette her dönemin yalanları ve yalancıları, kendi şartları içerisinde değerlendirilmek durumunda…

    İşte tamda bu anakronik zemine düşmeden “bugünün zamanının şantiyesi”ne bir göz atmak ve bu şantiyenin elindeki işleri, bugünün koşullarında yorumlamak zorundayız…

    O zaman göreceğiz ki, insan ilişkilerinin çok daha karmaşıklaştığı, elde edilecek makam, imkân ve servetlerin değerinin çok daha yüksek olduğu bu çağın en başta yalan ve iftiralar, ayak operasyonları olmak üzere “zamanın şantiyesi”ne devrettiği ne kadar da zor, çetrefilli işler var…

    Nüfus artışının getirdiği ilişki ağlarındaki giriftlik de buna eklendiğinde, “bugünün zamanının şantiyesi”nin yoğunluğunu tahmin etmek, hiç de zor olmasa gerek…

    Yalancıların, müfterilerin, muhterislerin imkan ve kabiliyetleri, suç işleme ve kötülük yapma biçimleri nasıl ki karakter değiştirerek daha sofistike hale geldiyse “zamanın şantiyesi”nin imkan ve kabiliyetleri de onların bu manevralarını algılayabilmek adına kendini geliştirdi, dönüştürdü…

    YanıtlaSil
  11. Adeta “hakikatin gözü” olan ve şantiyeye kanıtlar sağlayan kameralar, kayıt cihazları ve onurlu vicdanlar da artık günün getirdiklerine karşı her an hazır ve kayıttalar…

    “Zamanın şantiyesi” her zamankinden daha donanımlı artık ve daha hızlı bir şekilde iade-i itibar yapmaya devam ediyor…

    Ama bununla yetinemez elbette…

    Onuru incinmiş, haysiyeti zedelenmiş tek bir insan kalmayıncaya kadar onur ve haysiyet cellatlarından hep birkaç adım daha önde yürümeye devam etmek zorunda…

    “Zamanın şantiyesi”nin en mühim işçileri, hiç kuşkusuz “ adalet” dağıtıcılarıdır…

    Elbette imar faaliyetinde zamana yardım en büyük adalet, “ilahi” adalettir…

    Lakin beşeri adaletinde kendi sorumluluğunu vicdanıyla ve vicdanları rahatlatacak şekilde yerine getirmesi gerekir; zaman baskısını da ensesinde hissederek…

    “Geciken adalet adalet değildir” sözünün mimarlarına da bu yakışır sanırım…

    Şayet “Merhamet ambarı vicdanlar”ımız henüz stoklarını tüketmediyse “zamanın şantiyesi”nden önce yüreklere su serpilecek demektir…

    İnsanlığı sabır testine tabi tutmadan, adaleti yerine getirecek merhametli, adil yüreklerle ilgili umudumuzu yaşatmak zorundayız…

    Aksi halde, “zamanın şantiyesi”nin aydınlattığı bir hakikat, beşeri adalet dağıtanların değil, ilahi mahkemenin adaleti olacaktır…

    Hükmü -nasıl olsa her koşulda- imar eden “zamanın şantiyesi” adına “tarihin mahkemesi” mi verecek?

    Oysa ilahi adalet bu şansı önce insana verdi; izzet bulsun diye…

    Peki, beşeri adalet kendini bu izzetten mahrum mu bırakacak?

    Ben, bırakmayacağı umudunu koruyanlardanım; hem de adalet sistemimize son yıllarda ciddi türbülans yaşatan haysiyetsiz FETÖ fedailerine rağmen…

    YanıtlaSil
  12. Faizcilikte ısrar etmek Yahudileşme alâmetidir

    -
    Allah’ın kıyamete kadar baki olan yasaklardan birisi de, faizdir. Faiz, bütün zamanlarda ve zeminlerde bir helak sebebidir. (Buhârî, Vasâyâ 23; Müslim, Îmân 145. Ebû Dâvûd, Vasâyâ 10) Faiz, kelime olarak, “çoğalıp akmak, dolup taşmak” mânasına gelen feyz kökünden, “çoğalıp akan, dolup taşan” anlamında bir sıfattır. Kelime, Türkçemizde, “Borç karşılığında belli zaman sonunda alınan belirli bir meblağ veya borcun belirli sürede getirdiği kazanç” mânasında isim olarak kullanılmaktadır. Türkçede bu mânada kullanılan faiz kelimesinin son harfi ‘dad`dır. Arapçada bir de son harfi ‘ze’ olan faiz kelimesi vardır. Bu kelime ise, “elde etmek, kurtulmak, dileğine ermek, başarmak” manasına gelen feyz kökünden gelen bir sıfattır. “Kurtulan, istediğini elde eden, başaran” manasına gelmektedir. Kur’ân-ı Kerîm’de, “Borç verilen şeyi belli bir ilâve ile geri alma” manasına olan ve feyz kökünden türeyen fâiz Faidün فَائض kelimesi yoktur. Bu kelimenin yerine, Kur’an’da ribâ kelimesi kullanılmıştır. Fevz kökünden gelen fâiz فائز kelimesi ise Kur’an’da zikredilmektedir. Bu iki faiz kelimesinin zaman zaman birbirine karıştırıldığı görülmektedir. Nitekim İzmir`de yapılan Türkiye 2. İktisat Kongresinde Türkiye Ziraat Odaları Birliği adına sunulan bir tebliğde, böyle büyük bir yanlışlığa düşülmüş; faiz kelimesine Kur’an’da övgüyle yer verildiğinden bahisle, faizin İslâm’da haram olmadığı, haram kılınan hususun tefecilik olduğu ileri sürülmüştür. Bu iddianın yanlışlığı apaçık ortadadır. Dilimizde kullandığımız faiz kelimesiyle Kur’an’da zikredilen faiz kelimesinin - yukarıda izah ettiğimiz vechile - hiçbir alâkası yoktur. Bu bakımdan, faizin meşrû olduğu iddiasının yanlışlığı açıktır. Türkçede kullandığımız mânadaki faiz kelimesinin karşılığı, ribâ kelimesidir. Ribâ, lügatte, “çoğalma, artma ve büyüme” mânalarına gelmektedir. Kur’an-ı Kerîm’in indiği devrede bu kelime, “Borçludan, borç süresi (vâde) mukabili alınan fazlalık” için kullanılıyordu. Bu manası ile riba mefhumu Türkçede kullandığımız faiz kelimesinin tam karşılığı olmaktadır.

    Kur’ân bir başka âyette açıklayarak Yahudilere daha önceden kendilerine helal olan bazı yiyeceklerin haram kılınması cezasına neden olan azgınlıkları şöyle beyan etmiştir: “Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kimseyi Allah yolundan alıkoymaları, kendilerine yasaklanmış olduğu hâlde faiz almaları, insanların mallarını haksız yere yemeleri sebebiyle önceden kendilerine helâl kılınmış temiz ve hoş şeyleri onlara haram kıldık. İçlerinden inkâr edenlere de acı bir azap hazırladık.” (Nisâ Sûresi/160, 161) Evet bu âyet-i kerimelerde Yahudilere daha önceden helal kılınan bir kısım şeylerin bir ceza olarak haram kılınma gerekçelerinden biri de onların faiz almalarıdır. Burada En’âm Sûresi 146. âyet ve Nisâ Sûresi 160 ve 161. âyetler birlikte ele alınıp üzerine düşünüldüğü zaman görülecektir ki; “faiz alma” günahı zulüm, Allah yolundan alıkoyma ve insanların mallarını haksız yere yeme günahları ile bir arada zikredilmiş ve ayrıca bu büyük günahlar Yahudilerin daha önceden kendilerine helal olan bir kısım şeylerin bir ceza olarak haram kılınmasının sebebi olan ‘azgınlıklar’ olarak beyan edilmiştir. Ayrıca faizin Kur’ân’ın indirilmesinin çok öncesinde, önceki kavimlere de yasaklanmış evrensel bir haram olduğu da yine bu âyetlerden anlaşılmaktadır.

    YanıtlaSil
  13. Faiz kelimesi Arapçadır. Araplar ‘faiz’ kelimesi yerine ‘riba’ kelimesini kullanırlar. Etimolojide riba, ‘artmak, ziyadeleşmek, fazlalaşmak’ manasına mastardır. Faiz adıyla “artık değer”in ismi olmuştur. İslam fıkhında, karşılıklı faydaya yönelik bir sözleşmede karşılıksız kalan herhangi bir fazlalık demektir. Faiz; semen kabul edilen değerlerin mübadele aracı olarak kullanılması ile birlikte ortaya çıkmıştır. Yazılı metinler arasında yer alan Tevrat’ta faize ilişkin hükümler bulunur. Yahudiler arasında yasaklanmasına rağmen Yahudi olmayanlara faiz karşılığı borç verilebileceği şeklinde hükümler yer alır. Aynı şekilde Tevrat’ta da faiz yasağına yer verilir. Ancak bu yasak Museviler arasında olup dışa karşı serbesttir. “Eğer kavminden birine ödünç verirsen ona faiz koymayacaksın. Komşundan bir şey alırsan onu güneş batmadan geri vereceksin” (Tevrat, Çıkış Bab: 22/25-26). “Para faizi olsun zahire faizi olsun veya ödünç verilen şey olsun kardeşinden faiz almayacaksın. Yabancıya faizle ödünç vereceksin” (Tevrat, Tesniye, Bab: 23/19). Görüldüğü gibi, faizcilikte ısrar etmek; İslâm ümmetini tehdit eden Yahudileşme alametlerinin başında geliyor. Toplumda işsizliği artırmak, sun’î fiyat artışına yol açmak, diğergamlık, yardımlaşma, dayanışma, muhabbet, merhamet ve şefkat gibi ahlâkî duyguları zaafa uğratmak, bencilliği ve menfaatperestliği körükleyip para ve nüfuz kazanma hırsını kamçılamak gibi zararları bünyesinde barındıran faiz, bir Yahudileşme caddesidir.

    YanıtlaSil
  14. Faizci düzenle mücadele oruç gibi bir ibadettir

    -
    Ramazan ayında mü’min olarak oruç tutmak, aç ve açıkta olanların sıkıntılarını, problemlerini gönülden hissedip onlarla imkânları paylaşmaktır. Allah için sizin tuttuğunuz oruç ibadeti, sizi fakir ve fukaraların etini yemeyi ve kanını içmeyi yasal hale getiren faizci düzeni hukuk zemininde kalarak ortadan kaldırmaya sevk etmiyorsa, sadece kendinizi aç ve susuz bırakıyorsunuz demektir. Allah’ın dininde oruç tutmak nasıl bir ibadetse, faizci düzeni ortadan kaldırmak için mücadele etmek de öyle bir ibadettir. Faizci düzen, başlı başına bir münker/kötülüktür. Münkere/kötülüğe müdahale etmek ise Müslümanların görevleridir. Ebû Saîd el-Hudrî radıyallahu anh, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’ i şöyle buyururken işittim dedi: “Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle düzeltme cihetine gitsin ki, bu imanın en zayıf derecesidir.” (Müslim, Îmân 78; Tirmizî, Fiten 11; Nesâî, Îmân 17) Ma’rufu emir ve münkerden nehiy vazifesini yerine getirecek bir otoriteyi teşekkül ettirmek, bu vazifeyi ifa edecek âlimler yetiştirmek ve bir cemaat oluşturmak Müslümanlar üzerine farz-ı kifâyedir. Hangi vasıtayla mümkünse ve hangisine güç yeterse münkeri, kötülükleri onunla önlemek her Müslümanın üzerine vecibedir. Dolayısıyla faizci düzenle mücadele imandan gelir ve imanın kuvvetine bağlıdır.

    Faizci düzende hak, hukuk, adalet mahşere kalır, bu düzene inanmış insan çıkarı yoksa selam bile vermiyor. “Dünya bir tek benim olsun” diyen egoistin hırsı faiz ile besleniyor. Allah’ın dünyasında “Ben insanım”, “Ben Müslüman” diyen herkes faizci düzenin karşısında yer almalıdır. Müslümanca yaşayıp ve Müslümanca ölmek isteyen haram sel gibi aksa da kaya gibi yerinde sabit kalmalıdır.

    Faizci düzen helal peşinde koşanların yoluna durmuş. Bu düzen sadece Müslümana değil, “ben insanım” diyen herkes “banka” vasıtasıyla ekonomik tuzaklar kurmuş. Bu düzene sırtını dayandıran haramzade ise kudurmuş!

    Faizci düzenin varlığını alkışlayarak toplumsal azaba davetiye çıkartan hodbin, haramzade insanların sayıları çok. Faizin; fakir fukaranın etini yemek, kanını içmek manasına geldiğini tartışmaya gerek bile yok. Tercih bizim; boşuna yağmıyor başımıza belâlar. Yıkılan aileler, dağılan toplumlar, faizin meydana getirdiği kerbelalar!

    Helal rızık peşinde koşanların alın terlerinin çalınması, vatanın satılması; faizle, enflasyonla, lâ dini kanunlara dayanan kötü yönetimle, ülkenin ve milletin kaynaklarını haramzadelerin arzularına heba etmekle gerçekleşir.

    Faizci düzen, insanlığa karşı kurulmuş bir komplodur. Faizci düzenler, Allah ve Peygamberle savaşan düzenlerdir.

    YanıtlaSil
  15. “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve eğer gerçekten iman etmiş kimselerseniz, faizden geriye kalanı bırakın. Eğer böyle yapmazsanız, Allah ve Rasûlüyle savaşa girdiğinizi bilin. Eğer tövbe edecek olursanız, anaparalarınız sizindir. Böylece siz ne başkalarına haksızlık etmiş olursunuz, ne de başkaları size haksızlık etmiş olur.” (Bakara Sûresi/ 278-279)

    Faizci düzen, Firavunların, Nemrudların ve Karunların devam eden koludur. Faiz, haksız kazanç elde etme yoludur. Faizci düzen; zulüm ve zalimlerle doludur. Bu düzen; hayatları leş, geçimleri beleş olanların düzenidir.

    Faizci düzen sahte ilahların gürültüsüdür. Faiz bir emek sömürüsüdür. Faizci düzen; insanlığın dizginlerini şeytana kaptırdığı, vicdanların zulümle karardığı bir düzendir. Bu düzende zulüm kanalları açık, merhamet olukları kapanmıştır. Faizci düzeni savunan; Allah’a bırakıp, paraya pula tapmıştır.

    Faizci düzen; kâğıda yeşil rengi basıp her şeyi satın alabilen bir düzendir. Bu düzene karşı durmak, fırtınada gemi kaptanı olmayı gerektirir. Faizci düzende “Sıcak para politikası ile iktisadi sistemi düzeltmeye çalışmak, ayı ile yatağa girmeye benzer. Dünya fonlarının imanı ve insafı yoktur. Kapitalist ekonominin en vahşi yönü para fonlarıdır. Zayıf bünyelere girip büyüyen parazit gibi ülkeleri perişan etmekten çekinmez, tek hedef kısa süreli mutluluk karşılığı maksimum kâr alıp çıkmak. Yüksek faize dayalı sıcak para politikası bunu gerçekleştirmek için en uygun ortamı sağlar, parasal dengesizliği adeta, hastayı ağrı kesiciyle tedavi etmek gibi bir hatanın içine çeker, sonuç hastalık geçmiş gibi görünürken geçici mutluluğun sonu daha büyük bir sorun haline gelir.” Yapılacak iş ve işlem; faizci düzeni ortadan kaldırıp İslâm iktisad nizamını hayata hâkim kılmaktır. Faizci düzenden kurtulmak, İslâm’a dayalı iktisad inkılabının gerçekleştirilmesiyle kaimdir. Faizci düzene dokunmayanın zalimliği daimdir.

    YanıtlaSil
  16. Koronavirüsü “Yeni Tapınakçılar” mı yönetiyor?
    04 Mayıs 2021 Salı
    Nisan'ı virüsle boğuşarak geçirdik. Benden başlayıp; bütün aileyi dolaştı. Çok şükür biz atlattık ama her gün yüzlerce sevdiğimizi alıp götürmeye devam ediyor.

    Play Video
    Salgının ilk dönemlerinde bu virüsün "laboratuvar ürünü" olduğu çok konuşulmuştu. 1,5 yıl sonunda soru işaretleri daha da arttı. Uzmanları sürekli yanıltan virüs, ezber bozarak ilerliyor.

    "Salgını birileri mi yönetiyor" sorusu artık bana ütopik gelmiyor. Emperyalistlerin savaş ve işgale dayalı eski sömürüleri, son derece sinsi ve acımasız devam eden yeni sömürü yöntemleri yanında nerdeyse masum kalıyor! "Derin devlet, üst akıl" gibi isimler taktığımız bu yeni küresel güç, Tapınak Şövalyeleri' tarikatının güncel versiyonudur.

    "TAPINAKÇI MI KALDI" DİYORUZ AMA...

    Haşhaşîlerin Haçlı versiyonu olarak 1119'da Kudüs'ten yola çıkan Tapınak Şövalyeleri, tarikatlarıyla birlikte Batınî inancını da İtalya üzerinden Avrupa'ya taşımışlardı. Fransa Kralı IV. Philippe 1307'de çoğunu imha etti ise de Britanya'ya kaçanlar mason localarına sızdı farmasonluk tarikatını kurdu. Yani suikastçı; "şövalye" tipi Tapınakçılık tarihe karışmış ise de felsefesi, yeni yöntemlerle güçlenerek devam ediyordu. Zira artık hedeflerine, güç kullanarak değil insanları aldatarak veya satın alarak ulaşacaklardı. Mesela Ignatius Loyola'nın 1543'te kurduğu "Cizvit" tarikatı, Katolik görünen bir Tapınakçı tarikatı idi. Zamanla dünyanın ilk global şirketini kurarak çok güçlenen hatta İngiltere'nin yönetimini ele geçiren Cizvitler, 1773'te Papa'nın hışmına uğramışlarsa da Yahudi Cizvit Weishaupt ile Yahudi banker Rothschild, 1776 yılında kurdukları İlluminati (Aydınlanma) tarikatı ile daha güçlü bir başlangıç yapmışlardı. "Yeni Dünya Düzeni" hedefiyle yola çıkan Tapınakçılar, monarşileri ve hükümetleri devirerek, dünyayı yeniden dizayn ederek sömüreceklerdi.

    1882 yılında Thomas Davidson, Almanya'daki "İlluminati"nin İngiliz versiyonu olan "Yeni Hayat Kardeşliği" cemiyetini kurdu. Bir süre sonra Davidson'ı pasif bulan bir grup genç 1884'te bu cemiyetten ayrılarak, "Fabian Cemiyeti" (Fabian Society) ile yoluna devam etti. Bunlar da Aydınlanma tarikatının "Yeni Dünya Düzeni" hedefini gerçekleştirmek istiyordu ama bu ancak "inkılaplar"la yapılabilirdi. Fabianlar İngiltere'nin yönetimini ele geçirmekle kalmamış, bütün dünyada faaliyete başlamışlardı. Mesela 1924 yılında Ankara'ya gelerek Türk millî eğitimini dizayn eden John Dewey, Amerika'nın en meşhur Fabianı idi. Öyle bir düzen kurmuştu ki; yüz yıl geçmesine ve Türkiye'nin görebileceği en güçlü muhafazakar iktidar 18 yıldır uğraşmasına rağmen hâlâ düzeltilemedi.

    Avrupa'da dağılan imparatorluklar yerine "Avrupa Birleşik Devletleri" kurulmasına karar vererek, bugünkü AB'nin temelini Fabianlar atmış, bütün dünyayı siyasî, ekonomik ve askerî bakımdan kontrol edebilmek için BM, İMF ve NATO'yu kurmuşlardır. Chatham House ve onun ABD versiyonu olan Council on Foreign Relations'ı bunlar yönetmekte, önemli görevlere gelecek herkeste CFR referansı aranmaktadır.

    YanıtlaSil
  17. DÜNYA NÜFUSU AZALMALIDIR!

    Yeni dünya düzeni için farklı yöntemlerle aralıksız çalışan yeni Tapınakçıların, yıllardır kullandığı söylemlerden biri de "kadınların özgürleştirilmesi"dir. "Kadınlar, ekonomik özgürlük kazanarak 'koca köleliği'nden kurtuluyor" diyerek kadınları kendi sistemlerinin kölesi yapıyorlar. İşgücünde kadın oranı arttıkça boşanmaların da arttığını gösteren istatistikler onları pek ilgilendirmiyor. Nitekim Cizvit filozof Voltaire ve Adam Smith gibi Aydınlanmacılar, her türlü bakım maliyetine katlandıkları kölelerden oluşan işgücünün, sistemin hür kölelerinden daha pahalıya mal olduğu için köleliğe karşı çıkmışlardı. İstanbul Sözleşmesi'ni başta AB üyelerinin uygulamaması, içeriğindeki derin Fabian etkisinden olabilir mi?

    "İnsan sayısı ne kadar az olursa, onları dönüştürmek o kadar kolay olacak" diyen Fabianlar, doğum kontrolünün de ateşli savunucularıdır. Yıllardır devam eden bu çabaların sonucu 1950'de yüzde 5 olan dünya doğurganlık hızı 2019'da 1,88'e düşmüştür.

    Emperyalist devletlerin, Müslüman coğrafyada gerçekleştirdiği katliamlar da aynı amaca yönelik olup, öldürülenlerin Müslüman olması onlar için ayrıca kazançtır.

    SİLAHLI SAVAŞLAR YETMİYOR BİYOLOJİK SAVAŞ GEREKİYOR!

    Yeni Tapınakçıların dünya nüfusunu kontrol yöntemleri bunlarla da sınırlı değildir. Derin yapılar hakkındaki araştırmalarıyla bilinen Mehmet Hasan Bulut, Koronavirüs Vuhan'da ortaya çıkmadan 4 yıl önce yayınlanan "Yeni Dünyanın Kurtları" kitabında, Fabian önderlerinden Bertrand Russel'ın tavsiyelerini şöyle aktarıyor:

    "Mutlaka negatif nüfusu gerçekleştirmeliyiz. Nüfus azaltılamazsa planımız gerçekleşmez. Dünya savaşlarının bu hedefe büyük bir katkısı olmadı. Fakat bakteriyolojik savaş daha efektif olabilir. Eğer dünyanın her yerinde her nesilde bir veba (veya Korona) salgını olabilseydi, kalanlar dünyayı böyle tıka basa dolduramazdı." (s. 85)

    Görüldüğü gibi iki dünya savaşındaki 100 milyona yakın kayıp Tapınakçı üstadı tatmin etmemiş, salgından; daha büyük bir "katkı" beklemektedir. Dünyanın işi çok zor...

    SİZCE BU VİRÜS KİME HİZMET EDİYOR?

    Asıl konumuza dönelim ve Tapınakçıların "salgın şart" öngörüsü ışığında salgını tekrar gözden geçirelim.

    Aşıya ulaşılabilme açısından da baktığımızda koronavirüsten daha çok fakir ülkelerin insanları ölüyor. Avrupa ve Amerika'da sadece yaşlı nüfus azalıyor ki, bu da onları sevindiriyor.

    Farkında mısınız; "salgını bitirecek" diye yolunu beklediğimiz "mutasyon" yeni kâbusumuz oldu. Ayrıca virüs sınır tanımıyor zannediyorduk ama ülkeden ülkeye etkisi çok değişiyor! Bu farklılık aşı temininde daha korkunç bir hal alıyor.

    Komplo teorileriyle işim olmaz. Ama emperyalistler artık bizi o kadar çok şaşırtıyor ki, bu salgını da onların üretip dünyaya salmış olmasına hiç şaşırmam.

    YanıtlaSil
  18. Koronavirüs, plandemi, Bill Gates ve tapınakçılar!..
    Bir süredir, “pandemi” yerine “Plândemi” kelimesini kullandığımı bilirsiniz.

    “FOX TV” zihniyetindeki kanallar, ortada bir “tezgâh” olduğunu ısrarla reddeder ve bütün karşı çıkışları “komplo teorisi”ne bağlayarak etkisizleştirmeye çalışırken…

    “Farklı dünya”nın yazarlarında ve kanallarında “PLÂNDEMİ” gerçeğine vurgular dikkat çekmeye başladı.

    Önceki günlerde Kanal 24 ‘te bu yönde yaklaşımlar dikkatimi çekmişti.

    “Plândemi” denmiyordu ama bir “tezgâha” işaret ediliyordu.

    Dün baktım…

    Star’ın internet sitesinde bir haber.

    Orada da, bu kirli plâna dikkat çekiliyor ve “Bill Gates”e özellikle vurgu yapılıyor.

    Oradan şöyle bir alıntı:

    “Dünya nüfusunu azaltmanın gerekli olduğunu söyleyen Microsoft'un kurucu ortağı milyarder Bill Gates, fonladığı Covid-19 aşılarının patentini paylaşmayacağını açıkça söyledi. Amerikalı gazeteci Bradley Blankenship, Gates'in Covid-19'u bitirmeyeceğini, çünkü bunun o ve diğer milyarderlerin çıkarına olmadığını söyledi!”

    Haberde “PLÂNDEMİ” kavramı geçmiyor ama işaret edilen gerçek düpedüz bu.

    Çok kirli bir tezgâh.

    Dünya nüfusunu iyice azaltmak istiyorlar.

    Star Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak’ın yazısı da epeyce ses getirdi.

    Ses size kadar ulaşmadıysa, bu yazı duymanıza vesile olsun.

    Kıymetli meslektaşımız Nuh Albayrak, “Koranavirüsü ‘Yeni

    Tapınakçılar’ mı Yönetiyor?” başlıklı yazısında, Tapınak Şövalyeleri’nin şekil değiştirerek dünyayı yönetmeye devam ettiğine vurgu yapıyor…

    Yahudi Cizvit Weishaupt Tarikatı’na ve Yahudi banker Rothschild’e, İlluminati (aydınlanma) Tarikatı’na Fabian Cemiyeti’ne dikkat çekiyor.

    *

    “Komplo teorilerine” meraklı bir yazar olmadığının altını çizen Albayrak’ın yazısındaki şu satırlar “özet” niteliğinde:

    “ Salgının ilk dönemlerinde bu virüsün ‘laboratuvar ürünü’ olduğu çok konuşulmuştu. 1,5 yıl sonunda soru işaretleri daha da arttı. Uzmanları sürekli yanıltan virüs, ezber bozarak ilerliyor.

    ‘Salgını birileri mi yönetiyor’ sorusu artık bana ütopik gelmiyor. Emperyalistlerin savaş ve işgale dayalı eski sömürüleri, son derece sinsi ve acımasız devam eden yeni sömürü yöntemleri yanında nerdeyse masum kalıyor! ‘Derin devlet, üst akıl’ gibi isimler taktığımız bu yeni küresel güç, Tapınak Şövalyeleri' tarikatının güncel versiyonudur.”

    YanıtlaSil
  19. Oralardaki yüz milyonlarca insanın gözyaşı, ahı, kanı, emeği, doğal kaynağı üzerinden Batı da kurulan bir refah düzeni var.
    Daha Adil Bir Dünya Mümkün
    Recep Tayyip Erdoğan
    sy. 92.

    YANITLASİL

    yuksel7 Eylül 2021 05:54
    Biz asla garibin, mazlumun, mağdurun, yoksulun, ezilmişin sırtından bir refah düzeni var kurmayız, kuramayiz. Buna bizim ne inancımız ne kültürümüz ne de tarihimiz izin verir.
    Daha Adil Bir Dünya Mümkün
    Recep Tayyip Erdoğan
    sy. 92.

    YanıtlaSil
  20. Dinin afeti üçtür: Fasık alim, cahil ve zalim reisler, cahil sofular. (İbadete çalışıyor, fakat cahil. Bu zümreler din namına yıkımdır.)
    Ravi: Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    Sayfa: 4 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  21. Hz. Peygamber s. a.v. "Şüphesiz ki Allah her yüzyılın başında kendi dinini tecdid edecek birisini gönderir"buyurmaktadir.
    Islam Alimleri, İslama hizmet edecek olan bu muceddidlerin manaviyat alanında ve ilim sahasında olduğu kadar, siyaset alaninda da olabileceğini ifade etmektedirler.
    Bilinmeyen Osmanlı
    sy. 137.

    YanıtlaSil
  22. MÜŞKİLÜ’l-HADÎS
    مشكل الحديث
    Güvenilir iki hadis arasında görünürde zıtlık bulunması anlamında terim.
    bk. MUHTELİFÜ’l-HADÎS
    Birbirine zıtmış gibi görünen hadisleri inceleyen bilim dalı.

    YANITLA

    Unknown18 Eylül 2021 05:36
    MÜŞKİLÜ’l-HADÎS
    مشكل الحديث
    İbn Fûrek’in (ö. 406/1015) haberî sıfatlara ilişkin meşhur hadislerin yorumuna dair eseri.


    YANITLA

    Unknown18 Eylül 2021 05:45
    Hadisleri doğru anlamak için bu ilmin bilinmesi zorunludur.
    Aksi halde tek bir hadis ele alınıp, konu büünlüğü olan diğer hadisler ve bunların yorumu bilinmezse, hadislerde kastedilmeyen yanlış çıkarımlar elde edilebilir.
    Müşkilu l Hadis
    Dini Kavramlar Sözlüğü
    sy.505.

    YanıtlaSil
  23. Sultan veled den bir şiir :
    Dünyayı bırak, zira bu dünya senin değildir
    Şu an aldığın nefes senin isteğinle değildir
    Dünya malını biriktirdinse mutlu olma
    Şu kendisine dayandığın can, senin değildir.
    Ruhu'l Beyan

    Kur'ân-ı Kerîm Meali Ve Tefsiri
    cilt. 21.sy.405.

    YANITLASİL

    yuksel18 Eylül 2021 21:58
    Bir Hadis i Şerifte merhaba şöyle buyurulmustur:
    Güneş her doğduğunda mutlaka yanında iki melek vardır, bu iki melek, insanlar ve cinler dışında bütün yaratılmışlara isittirecek şekilde şöyle seslenirler::Ey İnsanlar! Rabbi nize gelin az olup yeterli olan, çok olup oyalayici olandan daha iyidir.
    Tergib, 2,172.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    cilt. 21.sy.399.

    YANITLASİL

    yuksel18 Eylül 2021 22:52
    İnsanlar onu tanıyacak diye faciri anmaktan çekiniyor musunuz? Facirden, bulunduğu hal üzere bahsedin ki, insanlar ondan sakınsınlar.
    Ravi: Hz. Behz İbni Hakim (r.a.)
    Sayfa: 12 / No: 13
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel18 Eylül 2021 22:58
    Nitekim Peygamberimiz (a. s.) in bir hadis i şerifin de "Facirin/isyankarin kötülüklerini söyleyiniz ki, insanlar ondan korunsunlar" buyrulmustur.
    Acluni 1, 114.
    Ruhu'l Beyan,
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    cilt. 21.sy.379.

    YANITLASİL

    yuksel18 Eylül 2021 23:12
    Her ne kadar risaletin keramet ve mucize nurlar onları aydınlattığı için doğru olduğuna şahidlik edyorlarsada Peygamber (a. s.) den ve ona uymaktan çevirdikleri ve dünya ile sehvetlerine yöneldikleri için "şahidlik ederiz ki sen Allah in Peygamber işin sözünde yalancıdırlar. O halde Sahadetin gerçeği yalnız uymakla olur. Resulullah i gördüklerinde dünya ehlinin sehadetlerini de bununla karşılaştır.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    cilt. 21.sy.376.

    YanıtlaSil
  24. Sultan veled den bir şiir :
    Dünyayı bırak, zira bu dünya senin değildir
    Şu an aldığın nefes senin isteğinle değildir
    Dünya malını biriktirdinse mutlu olma
    Şu kendisine dayandığın can, senin değildir.
    Ruhu'l Beyan

    Kur'ân-ı Kerîm Meali Ve Tefsiri
    cilt. 21.sy.405.

    YANITLASİL

    yuksel18 Eylül 2021 21:58
    Bir Hadis i Şerifte merhaba şöyle buyurulmustur:
    Güneş her doğduğunda mutlaka yanında iki melek vardır, bu iki melek, insanlar ve cinler dışında bütün yaratılmışlara isittirecek şekilde şöyle seslenirler::Ey İnsanlar! Rabbi nize gelin az olup yeterli olan, çok olup oyalayici olandan daha iyidir.
    Tergib, 2,172.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    cilt. 21.sy.399.

    YANITLASİL

    yuksel18 Eylül 2021 22:52
    İnsanlar onu tanıyacak diye faciri anmaktan çekiniyor musunuz? Facirden, bulunduğu hal üzere bahsedin ki, insanlar ondan sakınsınlar.
    Ravi: Hz. Behz İbni Hakim (r.a.)
    Sayfa: 12 / No: 13
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel18 Eylül 2021 22:58
    Nitekim Peygamberimiz (a. s.) in bir hadis i şerifin de "Facirin/isyankarin kötülüklerini söyleyiniz ki, insanlar ondan korunsunlar" buyrulmustur.
    Acluni 1, 114.
    Ruhu'l Beyan,
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    cilt. 21.sy.379.

    YANITLASİL

    yuksel18 Eylül 2021 23:12
    Her ne kadar risaletin keramet ve mucize nurlar onları aydınlattığı için doğru olduğuna şahidlik edyorlarsada Peygamber (a. s.) den ve ona uymaktan çevirdikleri ve dünya ile sehvetlerine yöneldikleri için "şahidlik ederiz ki sen Allah in Peygamber işin sözünde yalancıdırlar. O halde Sahadetin gerçeği yalnız uymakla olur. Resulullah i gördüklerinde dünya ehlinin sehadetlerini de bununla karşılaştır.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    cilt. 21.sy.376.

    YANITLASİL

    yuksel18 Eylül 2021 23:22
    Sultan veled den bir şiir :
    Dünyayı bırak, zira bu dünya senin değildir
    Şu an aldığın nefes senin isteğinle değildir
    Dünya malını biriktirdinse mutlu olma
    Şu kendisine dayandığın can, senin değildir.
    Ruhu'l Beyan

    Kur'ân-ı Kerîm Meali Ve Tefsiri
    cilt. 21.sy.405.

    YANITLASİL

    yuksel18 Eylül 2021 21:58
    Bir Hadis i Şerifte merhaba şöyle buyurulmustur:
    Güneş her doğduğunda mutlaka yanında iki melek vardır, bu iki melek, insanlar ve cinler dışında bütün yaratılmışlara isittirecek şekilde şöyle seslenirler::Ey İnsanlar! Rabbi nize gelin az olup yeterli olan, çok olup oyalayici olandan daha iyidir.
    Tergib, 2,172.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    cilt. 21.sy.399.

    YANITLASİL

    yuksel18 Eylül 2021 22:52
    İnsanlar onu tanıyacak diye faciri anmaktan çekiniyor musunuz? Facirden, bulunduğu hal üzere bahsedin ki, insanlar ondan sakınsınlar.
    Ravi: Hz. Behz İbni Hakim (r.a.)
    Sayfa: 12 / No: 13
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel18 Eylül 2021 22:58
    Nitekim Peygamberimiz (a. s.) in bir hadis i şerifin de "Facirin/isyankarin kötülüklerini söyleyiniz ki, insanlar ondan korunsunlar" buyrulmustur.
    Acluni 1, 114.
    Ruhu'l Beyan,
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    cilt. 21.sy.379.

    YANITLASİL

    yuksel18 Eylül 2021 23:12
    Her ne kadar risaletin keramet ve mucize nurlar onları aydınlattığı için doğru olduğuna şahidlik edyorlarsada Peygamber (a. s.) den ve ona uymaktan çevirdikleri ve dünya ile sehvetlerine yöneldikleri için "şahidlik ederiz ki sen Allah in Peygamberişin sözünde yalancıdırlar. O halde Sahadetin gerçeği yalnız uymakla olur. Resulullah i gördüklerinde dünya ehlinin sehadetlerini de bununla karşılaştır.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    cilt. 21.sy.376.

    YanıtlaSil
  25. yuksel28 Eylül 2021 05:21
    Yavrucuğum bütün yaratılmışlara merhametli ol!
    Onlara rıfk, merhamet ve şefkat gözüyle bak.
    Büyüklerine hürmet, küçüklerine şefkat et,
    Her yaratılanda, onu yaratanın hakkını gözet.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    cilt. 21.sy.189.

    YanıtlaSil
  26. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    223 1 İlim, müminin kaybettiği bir şeydir. Nerede bulursa alır. Hz. Enes (r.a.)
    223 2 İlim ikidir: kalbde sabit olan ilmi ki nâfi olan da budur. Ilim dilde olursa, bu, kıyamette Allah'ın, kulu aleyhine bir hücceti olur. Hz. Enes (r.a.)
    223 3 İlim hazinedir, anahtarı da sualdir. İlmi sualle eşin ki, Allah size merhamet etsin. Böylece dört sınıf me'cur olur: Soran, öğreten, dinliyen ve bunlara karşı muhabbet taşıyan. Hz. Ali (r.a.)
    223 4 İlim üçtür. Bundan fazlası fazilettir: Ayeti muhkeme, Sünneti kâime, (amel edilen sünnet), ve farizatün âdile. (Bunlardan çıkarılan ahkam) Hz. İbni Amr (r.anhüma)
    223 5 İlim yapmak, amelden hayırlıdır. Dinin kıvamı da verağdadır. Alim, ilmi az da olsa, ilmi ile amel edendir. Hz Ubâde (r.a.)
    223 6 İlim, ibadetten efdaldir. Ve dinin kıvamını temin eden şey de verağdır. (Verağ, şüpheli şeylerden kaçmak) Hz. Abbas (r.a.)
    223 7 İlim amelden efdaldir. Amelin efdali de ortacasıdır. Allahu Tealanın dini "Kâsî" (ifrat) ile "ğâlî" (tefrit) arasındadır. (İkisi ortası sıratı müstakimdir. Onu bulmak Allahın tevfiki ile olur.) Hasene de iki seyyie arasıdır. (Amelde aşırı gitmek seyyiedir. Çok aşağıda kalmakta seyyiedir) O haseneye ancak Allah'ın tevfiki ile ulaşır. Adamın kendi kafasına göre gidişi ise şerli gidiş olur. Bazı ashabdan
    223 8 İlim dindir. Namaz da dindir. Bakınız, ilmi kimden alıyorsunuz ve namazı nasıl kılıyorsunuz? Şu namaz var ya, siz kıyamet gününde bundan sual olunacaksınız. Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    223 9 İlim, müminin dostudur. Akıl delili, amel kayyımı (bekçisi), hilm veziri, sabır ser'askeri, rıfk babası, yumuşaklık ta kardeşidir. Hz. Enes (r.a.)
    223 10 İlim, islamın hayatı, imanın da direğidir. Bir kimse bir şey öğretse, sevabı kıyamete kadar büyür. Bir adam bir şey öğrenir de onunla amel ederse, bilmediklerini ona öğretmeyi Allah deruhte eder. Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    223 11 İlim, Benim ve Benden evvelki Peygamberlerin mirasıdır. Kim ki Bana varis olursa, Cennette Benimle beraberdir. Hz. Ümmü Hani (r.a.)
    223 12 İlmin men'i helal olmaz. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    223 13 Sarıklar Arabların tacıdır. "İhtiba" (dizini dikerek oturma) onun duvarıdır. Mü'minin mescidde oturması rıbattır (Cephede nöbet beklemek) Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    223 14 Sarıklar Arabın tacıdır. Onlar sarığı terkedince Allah da izzetlerini alır. Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    223 15 Takke üzerine sarık sarmak, müşriklerle aramızdaki farktır. Onu saran kimseye, her dolaması için, bir nur ihsan olur. Hz Rükane (r.a.)
    223 16 Umre, diğer umreye kadar, ikisi arası için kefarettir. Haccı mebrurun da Cennetten başka mükafatı yoktur. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    223 17 "Umrâ" kaydı hayat şartı ile verilen şey, (ihsan) caizedir. Hz. Câbir (r.

    YanıtlaSil
  27. Bu vazifelere ilaveten 28 Eylül 1899'dan itibaren Hukuk Mektebinde Mecelle-i Ahkam-i Adliye hocalığıni üstlendi.
    Usul-i Hadis
    Mahmud Es'ad Seydişehir

    YANITLASİL

    yuksel6 Ekim 2021 23:44
    Menfilikleri öğrenip mücadele edeceğim düşüncesi yanlıştır.
    (T. H.) 609.
    Bir Hazinenin Anahtari
    Risale-i Nur Kulliyati Fihrist Ve İndeksi sy. 146.

    YanıtlaSil
  28. 49. Hucurât Sûresi
    Medine döneminde nâzil olmuştur. 18 âyettir. Sûre adını dördüncü âyette geçen “odalar” anlamındaki “hucurât” kelimesinden almıştır.

    Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla

    1. Ey iman edenler! (İşlerinizde, söz ve hükümlerinizde) Allah’ın ve Resûlü’nün önüne geçmeyin. Allah’a saygılı olun, emirlerine uygun yaşayın. Çünkü Allah, (her şeyi) hakkıyla işitendir, bilendir.

    2. Ey iman edenler! Seslerinizi Peygamber’in sesinin üstünde yükseltmeyin, konuşurken birbirinize bağırdığınız gibi (çağırmak için) ona bağırmayın; (yoksa) siz farkına varmadan amelleriniz boşa gidiverir.[1] [krş. 24/63]

    3. Doğrusu, Allah’ın Resûlü yanında seslerini kısanlar (edepli olup benliğini öne çıkartmayanlar) var ya! İşte onlar, Allah’ın gönüllerini takvâ için imtihan ettiği kimselerdir. Onlar için mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır.

    4. (Resûlüm! Sana ait) odaların ardından seni çağıranlar var ya! Onların çoğu (saygıya) akıl erdiremezler.[2]

    5. Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar (seni çağırmayıp) sabretselerdi, kendileri için elbet daha iyi olurdu. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

    6. Ey iman edenler! Şayet bir fâsık (yalancı/günahkâr) size bir haber getirirse,[3] doğruluğunu araştırın. (Yoksa) bilmeyerek bir kavme kötülük eder de, yaptığınıza kesinlikle pişman olursunuz.

    YanıtlaSil
  29. [1] Bu âyetten hareketle, Resûlü’nün yolunda olan ulemâya karşı konuşurken de aynı edep ve saygı gösterilmelidir. Mü’minler iş ve meselelerinin çözümünde Allah ve Resûlü’nün emir ve hükümlerini görmezlikten gelip hevalarına göre hareket edemezler. [bk. 4/59, 65; 33/36]

    [2] Rivayete göre, Allah Resûlü (sas.) öğle sıcağında evinde istirahatta bulunduğu bir sırada, “Çık Yâ Muhammed!” diye bağıran Temîmoğulları hakkında nâzil olmuştur (Beydâvî).

    [3] Basın ve yayın araçlarının veya fâsıkların verdiği haberler de doğru olmayabilir. Buradan hareketle yazılan ve söylenen haberleri ve olayları yukarıdaki âyetin ışığı altında okumak, araştırmak ve dinlemek gerekir.

    [4] Günah olan zan, iyi kimseye beslenen kötü zandır (Beydâvî).

    [5] Resûlullah’a, “Gıybet nedir?” diye sorulunca “Gıybet, din kardeşini hoşlanmayacağı bir şekilde anmandır. Eğer o şey kendisinde mevcut ise onun gıybetini yapmış olursun, değilse iftira etmiş olursun.” buyurdu (Beydâvî).

    YanıtlaSil
  30. Demir'in aslı da su olup o da gökten inmiştir.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    cilt. 20.sy.621.

    YanıtlaSil
  31. Demir'in aslı da su olup o da gökten inmiştir.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    cilt. 20.sy.621.

    YANITLASİL

    yuksel14 Ekim 2021 09:17
    İbn Abbas'dan (r. a.) rivayet edildiğine göre Hz. Adem (a. s.) ile beraber üç şey inmişti:Birincisi Hacer-i Esved olup o kardan daha beyazdı. İkincisi Hz. Musa nin (a. s.) asası olup Cennetteki mersin agacindandi ve ön arşın uzunluğunda idi. Üçüncüsü ise demirdir.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    cilt. 20.sy.620.
    57.Hadid.suresi.

    YanıtlaSil
  32. Demir'in aslı da su olup o da gökten inmiştir.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    cilt. 20.sy.621.

    YANITLASİL

    yuksel14 Ekim 2021 09:17
    İbn Abbas'dan (r. a.) rivayet edildiğine göre Hz. Adem (a. s.) ile beraber üç şey inmişti:Birincisi Hacer-i Esved olup o kardan daha beyazdı. İkincisi Hz. Musa nin (a. s.) asası olup Cennetteki mersin agacindandi ve ön arşın uzunluğunda idi. Üçüncüsü ise demirdir.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    cilt. 20.sy.620.
    57.Hadid.suresi.

    YanıtlaSil
  33. Kulun, eğer azmi, meramı (tasası) dünya olursa, Allah onun meşgalesini, ihtiyacını açar, yayar. Ve ihtiyacını iki gözü arasına koyar. Akşam yatar fakir, sabah kalkar fakir. Eğer, azmi ve meramı ahiret olursa, Allah onun meşgalesini toplar. İhtiyacını kaldırır. Zenginliği kalbine verir. Zengin yatar zengin kalkar.
    Ravi: Hz. Enes (r.a.)
    Sayfa: 104 / No: 6
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  34. Ey insanlar! Kimin yanında (ganimet malından veya diğer haklardan) ne varsa, vakti geçti, "rezil olurum" demesin. Getirsin versin. Haberiniz olsun ki, dünya rezilliği ahiret rezilliğinden ehvendir.
    Ravi: Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    Sayfa: 183 / No: 6
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  35. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    54 5 Fuhuş yayıldığında zelzeleler ve fitneler çoğalır. İdareciler zulmettiğinde yağmur azalır. Zimmet ehline gadr edildiğinde ise düşman galebe çalar. Hz. İbni Ömer (r.a.)
    83 4 Ümmetim, ümmeti merhumedir (merhamete uğramış). Ona ahirette azab yoktur. Dünyada verilen zelzeleler, belâlar, fitneler günahlarına kefaret edilir. Hz. Ebû Mûsa (r.a.)
    117 8 Ümmetim, ümmeti merhumedir. Ona ahirette azab yoktur. Onun azâbı, dünyadaki ölüm, zelzele, sıkıntılar ve fitnelerdir. H. Ebu Musa (r.a.)
    187 2 Şu anda kıtal geldi. Ümmetimden Hak üzerine çarpışan ve kafirler üzerine galib gelen bir kavim hiç bir zaman eksik olmaz. Allah, onlar için diğer kavimlerin kalblerini kaydırır ve daraltır. Kafirlerle savaşırlar. Allah onları rızıklandırır. Allah'ın emri gelene (onların ömürleri son buluncaya) kadar bu böyle devam eder. O günde mü'minlerin evlerinin yeri Yam'dır. Hayr, kıyamete kadar, atların nasiyesine bağlıdır. Bana vahyolunduğuna göre, Ben (dünyada) çok kalıcı değilim. Yakında gidiciyim. Siz de Beni yaşlanarak takip edeceksiniz. Ve bazınız, bazınızın boynunu vuracaktır. Kıyametten önce iki büyük hadise vardır. Şiddetli Veba ve sonra da zelzeleli yıllar vardır. Hz. Seleme (r.a.)
    257 10 Ümmetimde zelzeleler olur. Öyle ki, bu zelzelelerden onbin, yirmi bin, otuz bin kişi ölür. Allah, bu ölümü muttakilere öğüt, müminlere rahmet kafirlere ise azab kılar. Hz. Urve İbni Ruveym (r.a.).
    294 7 Ümmetimden hiç kimsenin Bana sormadığını sen sordun. Ümmetimin bolluk müddeti yüz senedir. Denildi ki: "Bunun bir alameti var mıdır?" Evet; yere batmalar, zelzeleler ve gemde olan şeytanların salıverilmesi. (Kudurtan şeytanlar manasına da geliyor) Hz. Ubâde (r.a.)
    476 11 Kıyamet kopmaz, ilim kabzolunmadıkça, zelzeleler çoğalmadıkça, zamanda yakınlık olmadıkça, fitneler zahir olmadıkça, herç çoğalmadıkça ki, o öldürmedir ve aranızda mal çoğalır ve taşar. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)

    YanıtlaSil
  36. Zekeriyya İbn Zelzele:5202.
    Kişi, Eser ve İsimleri İndeksi
    Hadislerle Kur'ân-ı Kerîm
    Tefsiri
    İbn Kesîr. cilt 16.sy.375.

    YanıtlaSil
  37. 16. İman edenlerin Allah’ı anma ve hak olarak inen (Kur’an’)a karşı kalplerinin ürpermesi/saygıyla yumuşaması zamanı gelmedi mi?[2] (Mü’minler,) sakın bundan önce kendilerine kitap verilip de (onunla alakayı keserek) üzerlerinden uzun zaman geçmiş, kalpleri artık katılaşmış kimseler gibi olmasınlar. Çünkü onlardan çoğu (Allah’ın emrinden çıkmış) fâsık (olmuş)lardır.

    (Âyet-i kerîmede yüce Allah, mü’minlere, kitaplarından uzaklaşan yahudiler ve hıristiyanlar gibi olmamalarını emir buyuruyor. Çünkü mü’minlerin Kur’an’la imanlarının kuvvetlenmesi, kalplerinin sükûn, hayatlarının huzur içinde olması gerekirken (8/2; 13/28), bunun aksine Kur’an’dan, onun kültüründen, mânevî gıdasından ve hükümlerinden uzaklaşan kalp imanca zayıflar, katılaşır ve duygusuzlaşır. Böyle bir kalbe sahip olan insan Allah’a karşı sorumluluğunu unutur, maddeci ve menfaatperest olur. Menfaatini başkalarının zararlarına, hatta yok olmaları üzerine kurmakta kalbi huzursuz olmaz.)

    YanıtlaSil
  38. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    203 1 Hased imanı bozar. Sabr (müshil ilacı)nın balı bozduğu gibi. Hz. Ebû Hakim (r.a.)
    203 2 Hak bununla beraberdir. Hak bununla beraberdir. (Hz. Ali r.a işaret ederek ilerideki fitneler için buyurmuştur) Hz. Ebû Said (r.a.)
    203 3 Benden sonra hak, nerede olsa, Ömer İbni Hattab'ladır. Hz. Fadl İbni Abbas (r.a.)
    203 4 Hikmet on cüzdür. Dokuzu halktan kendini çekmekte, biri susmaktadır. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    203 5 Halim olan adam, dünya ve ahirette seyyiddir. Hz. Enes (r.a.)
    203 6 Nimete hamd etmek, o nimetin gitmesine karşı emandır. Hz. Ömer (r.a.)
    203 7 Hamd olsun O Allaha, ümmetimden öyle kimseler yarattı ki, onlarla birlikte (zikrederek) sabretmeyi isterdim. (Şu mealdeki ayetin nüzulu üzerine bu hadisi şerif varid olmuştur. "Nefsimi, akşam ve sabah, sırf Onun rızasını murad ederek Rablerine dua edenlerle sabırlı kıl.") Hz. Selman (r.a.)
    203 8 O Allah'a hamd olsun ki yedirir yedirilmez ve bize ihsanda bulunur, bize hidayet eder. Ve bizi doyurur, içirir ve bizi tatlı belalarla imtihan eder. Arası kesilmeyen nimetlerinin karşılığı ödenemiyecek olan, kendisine karşı nankörlük yapılamayacak olan ve kendisine muhtaç olmamaya imkan bulunmayan Allah'a hamd ederim. O Allah'a hamd olsun ki, bize yiyeceklerden yedirdi, içeceklerden içirdi. Çıplaklıktan giydirdi. Ve dalaletten hidayete erdirdi. Ve körlükten görür hale getirdi. Mahlukatının çoğuna da bizi üstün kıldı. Hamd, Alemlerin Rabbı olan Allah'a muhsustur. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    203 9 O Allaha Hamd ederim ki, Resulullahın gönderdiği adama, onun istediği şekilde hareket nasib etti. Ve tevfik ihsan etti. Hz. Muaz (r.a.)
    203 10 Fatiha yedi ayettir. Birincisi Besmeledir. Fatiha Sebül mesanidir. (tekrar edilen yedi ayettir) Kur'anı azimdir. Ümmül Kur'andır. Ve Fatihatül Kitaptır. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    203 11 Ey Allahın düşmanı, seni zelil eden Allah'a hamd olsun. Bu ümmetin, bu firavunu idi. (Bedirde Ebu Cehilin başı getirildiğinde) Hz. İbni Mes'ud (r.anhüma)
    203 12 Ümmetim içinde seni bu şekilde yaratan Allaha hamd ederim. (Hz. Salim (r.a) için) Hz. Âişe (r. anha)
    203 13 O Allah'a Hamd olsun ki, avretimi örtebileceğim bir elbise ile beni giydirdi. Ve hayatımda onunla beni güzelleştirdi. Beni Hak ile gönderene yemin ederim ki, hiçbir müslüman kul yoktur ki, Allah (z.c.hz) leri onu yeni bir elbise ile giydirdi de o da eskisini fakir bir müslümana verdi ise, o kimse diri veya ölü de olsa o elbisenin bir ipliği kalıncaya kadar Allah'ın hıfzında ve emanında olmasın. Hz. Ömer (r.a.)
    203 14 Hamd olsun Rabbıma ki Beni senin gibi leîm kılmadı. (Ebu Cehili kasdederek) Hz. Ali (r.a.)
    203 15 Humma günahları döker. Ağacın yapraklarının dökülmesi gibi. Hz. Abdullahil Kasrinin babasından
    203 16 Humma, Cehennem ateşinin şiddetindendir. Onu su ile serinleşirin. (Bir rivayette zemzemle) Hz. Ömer (r.a.)
    203 17 Humma, Cehennem körüklerinden bir körüktür. Ve mü'minin Cehennemden payıdır. Hz. Ebû Reyhâne (r.a.)

    YanıtlaSil
  39. Şu üç şeyi yapan dünya ve ahiret nimetlerine nail olur.
    1-Başa gelen belaya sabır.
    2-Allah c. c. in hükmüne rıza göstermek.
    3-Genişlik zamanında çok dua etmek.
    Akra Fm
    günün sohbeti
    Mahmud Es'ad Coşan

    YanıtlaSil
  40. Bir kimse sıkıntı ve musibet zamanlarında kendisinin elini Allah'ın tutmasından hoşlanıyorsa, bollukta çok dua etsin.
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 423 / No: 10
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  41. 1961 Anayasasi'nin 111. maddesiyle kurulan MGK sayesinde askerlerin sivil otorite karşısında etkinlik alanının genisledigi görülmektedir
    14 Ozturk Ordu ve politika. sy. 142.
    Uluslararası Darbe Sempozyumu
    Adnan Menderes Üniversitesi
    cilt 3.sy.1495.

    YanıtlaSil
  42. Tam manasiyle cefa, küfür ve nifak odur ki, namaza daveti duyar da icabet etmez.
    Ravi: Hz. Muaz İbni Enes (r.a.)
    Sayfa: 199 / No: 14
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  43. Zina cürmü yapan nikahlılar dövülür ve recm olunur. Bekarlar ise dövülüp sürgün edilirler.
    Ravi: Hz. Ubey İbni Kaab (r.a.)
    Sayfa: 199 / No: 7
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  44. "Tesvif" (Yapacağı şeyi geriye atmak) şeytanın şuaıdır. Ve onu mü'minlerin kalblerine bırakır. (Bu da mü'mini oyalar.)
    Ravi: Hz. Abdurrahman İbni Avf (r.a.)
    Sayfa: 198 / No: 4
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  45. Dinde "tefekkuh" (dinin özünü ve icabatını öğrenmek) her müslümana borçtur.
    Ravi: Hz. Enes (r.a.)
    Sayfa: 198 / No: 6
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  46. Cumaya erken gitmek, ümmetimin fıkarasının haccıdır.
    Ravi: Hz. Ali (r.a.)
    Sayfa: 198 / No: 12
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  47. çıkmaz sokak
    girişi olan ama öteki ucu hiçbir yere çıkmayan, çıkış yeri olmayan, bir ucu kapalı sokak.

    YanıtlaSil
  48. Teenni her şeyde hayırdır. Ahiret amelinde değil.
    Ravi: Hz Saad İbni Vakkas (r.a.)
    Sayfa: 197 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  49. Ümmetimden iki şahıs çıkacak. Bunlardan birine Allah c. c. Vehbi ilim verecek. Diğerinin ise Ümmet-i Muhammede fitnesi şeytandan daha tesirli olacak. (Tils.) 177.
    Bir Hazinenin Anahtari
    Risale-i Nur Kulliyati Fihrist Ve İndeksi sy. 235.

    YanıtlaSil
  50. Beyt-i Mamur semadadır. Ve ona "Surah" ismi verilir. Bu, beyt-i Haram misillidir. Ve onun hizasına gelir. Düşecek olsa, onun üstüne düşerdi. Her gün yetmiş bin melek onu ziyarete gelir, her gelen melek bir defa gelmek şartıyla. Onun semadaki kıymeti, Beytullah'ın kıymeti gibidir.
    Ravi: Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    Sayfa: 196 / No: 3
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  51. Günahtan tövbe eden günahsız gibidir.
    Ravi: Hz. Ebû Said (r.a.)
    Sayfa: 196 / No: 12
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  52. Yalan ile haram ikiz kardeş gibidirler.4/1686
    Yalanın, yalan yere yeminin ve yalancı şahitliğin puta tapmakla eşdeğerde tutulması. 8/4022.
    ilmin Işığında
    Asrın Kur'an Tefsiri
    Celal Yıldırım
    cilt. 14.sy.242.

    YanıtlaSil
  53. Bir Hadis-i Şerifte "Kişinin en üstün imanı, nerede bulunursa bulunsun Allah c. c. in onunla beraber olmasını bilmesidir." buyurulmustur.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    cilt. 20.sy.550.

    YanıtlaSil
  54. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    7 8 Halkın içinde Allah'dan en uzak olan iki kimsedir: Birincisi, umeranın meclisinde oturur da zulme ait sözlerinde onları tasdik eder. Diğeri ise çocukların muallimidir. Fakat onların hepsini aynı derecede eşit tutmaz. Ve yetimin hakkı hususunda Allah'dan korkmaz. Hz. Ebû Ümâme (r.a.).
    13 11 Namaz husususunda Allah'tan korkun. Namaz hususunda Allah'tan korkun. Namaz hususunda Allah'tan korkun. Köleleriniz hakkında da Allah'tan korkun. Şu iki zaif hakkında da Allah'tan korkun; Dul kadın ve yetim çocuk. Hz. Enes (r.a.)
    15 17 Helak edici şu yedi şeyden kaçınınız: Allah'a ortak koşmaktan, sihirden, haklı durum hariç Allah'ın haram kıldığı cana kıymaktan, faiz yemekten, yetim malı yemekten, savaş günü harpten kaçmaktan ve namuslu, mü'min, habersiz hanımlara iftira etmekten. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    16 1 Şu yedi büyük günahtan kaçınınız: Allah'a şirk koşmaktan, adam öldürmekten, harpten kaçmaktan, yetim malı yemekten, faiz yemekten, namuslu kadınlara iftiradan, hicretten sonra bekar kalmaktan. Hz. Sehl ibni Ebu Hayseme (r.a.)
    69 2 Dört şey dört yerde nafaka olarak kabul olunmaz: Hıyanet, hırsızlık, suistimal ve yetim malından sağlanan kazançla Hac, Umre, Sadaka ve Cihad olmaz. Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    69 4 Dört taife Cennete giremez: İçkiye devamlı, faiz yiyen, haksız yere yetim malı yiyen ve anne babasına (ailesine) asi olan. (Tevbe ederse mesele yok.) Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    111 11 Allah'a en sevgili ev, içinde ikram gören yetim bulunan evdir. Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    125 2 Cennette "Darül ferah" denilen bir eve ancak mü'minlerin yetimlerini sevindirenler girer. Hz. Ukbe İbni Amir (r.a.)
    150 7 Kalbinin yumuşamasını istersen yetimin başını okşa ve miskini doyur. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    169 8 Agah olunuz ki, Allah'ın ve meleklerin ve insanların hepsinin laneti şu kimselerin üzerine olsun ki, Beni hakkımdan bir şeyi nakzeder, Benim yakınlarımdan yüz çevirir, Benim velayetimi hafife alır, hayvanını kıbleden gayriye doğru keser, çocuğunu kabullenmez, efendisinden uzaklaşır, arazinin sınırını değiştirir. İslamda cinayet ihdas eder ve ihdas edeni barındırır, hayvana takarrüb eder, eli ile istimdana bulunur, alemlerden erkeklere yaklaşır, meşru evlilikten sakınır-ki Zekeriya (a.s) oğlu Yahya (a.s)'dan sonra "Hasur" yoktur. Bir erkek ki kendini kadına benzetir, bir kadın ki kendini erkeğe benzetir, bir kadına, sonra da onun kızın yakın olur, iki kız kardeşi bir arada nikahı altına alır- geçmişte olanlar müstesna- akar suyun yolunu tıkar, menzillerin gölgeliklerini kirletir, yollarımızda bize eza verir, kibrinden dolayı eteğini yerde sürükler, büyüklük taslıyarak yürür, çirkin sözler söyler, içki içer ve ayakkabılarını ters giyer. Hz. Bişr İbni Atiyye (r.a.

    YanıtlaSil
  55. 173 6 İnsanları acizlik içinde bırakmaktan sakının, Sizden birisi Emir veya Amil olur da kendisine dul kadın, yetim veya fakir bir kimse işi için gelir. Ona "Sen otur, işine bakılacaktır" denir. Böylece onlar acizlik içinde terkedilirler. İhtiyaçları görülmez ve onlar için bir emir de verilmez. Onlar da dağılıp giderler. Halbuki, zengin eşraftan biri gelince, Emir onu yanına oturtur. Sonra da "İşiniz nedir" der. Adam da "İşim şöyle şöyledir" der. Bunun üzerine Emir "Bunun ihtiyacını yerine getirin ve acelede edin" der. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    228 7 Kebair dokuzdur: En büyüğü Allah'a şirk koşmak, na-hak yere insan öldürmek, faiz yemek, yetim malı yemek, iffetli kimseye zina isnadında bulunmak, cepheden kaçmak, ana babaya isyan, sizin dirinizin ve ölünüzün kıblesi olan Beytül Harama konan yasakları ayak altına almaktır. Hz. Ubeyd İbni Umayr (r.a.)
    228 8 Büyük günahlar yedidir: Allah'a şirk koşmak, hak yol ile olan müstesna, Allah'ın haram kıldığı bir kimseyi öldürmek, namuslu kadına iftira etmek, cepheden kaçmak, faiz yemek, yetim malı yemek, hicretten sonra cahiliye bedeviliğine dönmek. Hz. Ebû Said (r.a.)
    228 10 Kebair; Allah'a şirk, namuslu kadına iftira, mü'min kimseyi öldürme, muharebe gününde cepheden kaçma, yetim malı yeme, müslüman ana-babaya isyan, ölü ve diri olarak kıblemiz olan Kabeye hürmetsizlik etmektir. Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    268 5 Üç kişiye kıyamet gününde Allah, nazar etmez; onları tezkiye etmez ve onlar için elim bir azab vardır: Okuturken yetimi ezen hoca, ihtiyacı yok iken dilencilik yapan kimse, yaranmak için sultana dalkavukluk yapan adam. Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    323 1 Alimin abid üzerine efdaliyeti, Benim sizin en aşağınıza efdaliyetim gibidir. Allah (z.c.hz.), melekleri, yuvasındaki karıncaya ve balığa varıncaya kadar yer ve gök ehli insanlara hayır öğretene selat ederler. (Peygamberimize biri alim, diğeri abid iki kimseden bahsolunduğunda yukarıdaki hadis varid oldu.) Hz. Ebû Ümâme (r.a.)
    395 8 Kim bir veya iki yetimi barındırırsa, sabır etse ve sevabını da ümid etse, Ben onunla Cennette şu iki parmak gibi olurum. (Şehadet parmağı ve orta parmağını hareket ettirdi.) Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    428 8 Bir kimse, akrabasından veya başkasından olan bir yetimi, yetim kendisini kurtarana kadar uhdesine alsa, o kimseye Cennet vacib olur. Hz. Adiyy İbni Hakem (r.a.)
    480 11 Emzirme müddeti geçtikten sonra süt kardeşlik yok. İftarsız oruç ta yoktur. Aklı baliğ olduktan sonra yetimlik yok, geceye kadar laf orucu da yok. Nikahtan evvel de talak yoktur.

    YanıtlaSil
  56. 491 3 Babasının yemini yanında çocuğun yemini yok, kocasını yeminine karşı kadının yemini yoktur. Sahibinin yemini yanında kölenin yemini yoktur. Sıla-I rahmin kesilmesinde yemin yoktur. Masiyette nezir yoktur. Nikahtan önce talak yoktur. Sahib olmadan evvel azad yoktur. Akşama kadar susmak şeklinde de oruç yoktur. İftar etmeden peşi sıra oruç yoktur. Büluğa erdikten sonra yetimlik yoktur. Süt kesmeden sonra süt kardeşliği yoktur. Hicretten sonra badiyede kalmak yoktur. Fetihten sonra hicret mükellefiyeti yoktur. Hz. Câbir (r.a.)
    492 11 Ya Ebu Zer Ben seni zayıf görüyorum. Halbuki Ben kendim için sevdiğimi senin içinde severim. Sakın iki kişiye emir olma ve yetim malını üzerine alma. Hz. Ebû Zerr (r.a.)
    514 7 Allah (z.c.hz.) buyuruyor: "Ey Adem oğlu, benim iznimle sen kendi nefsinin dilediğini isteyen kimsesin. Benim irademle nefsin için irade ettiğini irade ettiğim kimsesin. Sana olan nimetimin fazlı ile masiyet işlemeye kuvvet buldun. Benim ismetimle tevfikimle, yardımımla ve afiyetimle Benim farzlarımı eda etmiş oldun. Şu halde Ben senin ihsanına senden daha evlayım. Sen de günahına Benden daha layıksın. Hayır sana Benden izhar oldu. Benden sana ceza, cinayetine karşılık oldu. Sen nefsin için Benden neye razı oldunsa, Ben de sana onu layık gördüm. Hz. İbni Amir (r.a.)
    534 1 Hilali gördüğünde şöyle dua ederlerdi: "Allahım onu bizim için emniyet, iman, selamet, islam ve bir de Senin sevip razı olduğun şeye muvaffakiyetimiz için vesile kıl. Bizim de, senin de ey hilal, Rabbimiz Allah'tır." Hz. İbni Ömer (

    YanıtlaSil
  57. Yetim ve kimsesiz çocukların kendi hallerine terkedilisinin acı sonuçları.
    İlmin Işığında
    Asrın Kur'an Tefsiri
    Celal Yıldırım
    cilt. 14.sy.246.

    YanıtlaSil
  58. Yetim ve kimsesiz çocukların kendi hallerine terkedilisinin acı sonuçları.
    İlmin Işığında
    Asrın Kur'an Tefsiri
    Celal Yıldırım
    cilt. 14.sy.246.

    YANITLASIL

    yuksel2 Kasım 2021 19:35
    Cerbeze muthiş bir hastalık ve musibettir.(H.Ş.) 147:2.zeylin.2.kıs.
    Bir Hazinenin Anahtarı
    Risale-i Nur külliyatı Fihrist ve indeksi.sy.246.

    YANITLASIL

    yuksel2 Kasım 2021 19:17
    Hasta olan ömrünün kıymetini anlar.(L.) 218:25.Lem'a 19.deva.
    Hastalığın bir kısmı manevi şahadet kazandırır.(L.) 215:25 .Lem'a 15.deva.
    Bir Hazinenin Anahtarı
    Risale-i Nur kulliyatı Fihrist ve İndeksi.sy.246.

    YANITLASIL

    yuksel2 Kasım 2021 19:22
    Munazarat siyaset tabiblerine teşhis-i illet için lüzumludur.(Mn.) 20.
    Bir Hazinenin Anahtarı
    Risale-i Nur külliyatı Fihrist ve İndeksi.sy.247.

    YANITLASIL

    yuksel2 Kasım 2021 19:32
    Bediüzzaman rüyasında Ağrı dağının parçalandığını gördü.
    Bediüzzaman rüyasında Kur'an'ın etrafındaki surların yıkıldığını gördü.
    (T.H.) 46.
    Bir Hazinenin Anahtarı
    Risale-i Nur Külliyatı Fihrist ve İndeksi.sy.103.

    YanıtlaSil
  59. Vasiyette, mirasçıları mutazarrır etmek, kebairdendir.
    Ravi: Hz. Abbas (r.a.)
    Sayfa: 190 / No: 3
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel4 Kasım 2021 17:34
    mutazarrır
    ESKİMİŞTİR
    sıfat
    zarara uğramış, zarar görmüş.
    Geri bildirim
    Çeviriler ve daha fazla tanım
    http://www.lugatim.com › mutazarrır
    Kubbealti Lugati - mutazarrır kelimesi anlamı, mutazarrır nedir?
    (ﻣﺘﻀﺮّﺭ) sıf. ve i. (Ar. teżarrur “zarar görmek”ten muteżarrir) Zarar gören, zarara uğrayan: Dilber'in bu yaşta kaçmayı bilmesi ve hanımı mutazarrır etmesi gibi ...
    https://www.luggat.com › Mutazarrır
    Mutazarrır - Osmanlıca Türkçe Sözlük, lügât, لغت - Luggat
    Tıklayın ve Mutazarrır kelimesinin Osmanlıca - Türkçe sözlükte anlamını okuyun. mutazarrır / متضرر Zarar ve ziyana uğrayan, zarar görmüş olan. Zarar gören.
    https://www.lafsozluk.com › 2015/05
    Mutazarrır nedir? Mutazarrır olmak ne demektir? Anlamı - Laf Sözlük
    22 May 2015 — Mutazarrır nedir? ... Mutazarrır olmak: Zarar görmek. Karilerimizi mutazarrır etmemek bu yüzden de zarar görenlerin zararlarının telafi ...
    https://osmanlica.ihya.org › mutazar...
    MUTAZARRIR Nedir Anlami - Osmanlica
    MUTAZARRIR Nedir Anlami ... MUTAZARRIR: Zarar ve ziyana uğrayan, zarar görmüş olan. Orjinal osmanlica tüm sözlükler için cagdassozluk.com adresine tikla. Ozbekce ...
    https://www.nedirnedemek.com › m...
    mutazarrır ne demek?
    mutazarrır ne demek? Zarar görmüş, zarara uğramış. Zarar gören. Zarar ve ziyana uğrayan, zarar görmüş olan. (en) Who suffers injury. (en) Injured. (en) ...
    Kullanıcıların yaptığı diğer aramalar
    Müstefid
    Mucip ne Demek
    Tarassut Ne Demek
    https://nedir.ileilgili.org › mutazarrır
    Mutazarrır - Nedir ? ileilgili.org
    Mutazarrır. Bu sayfada Mutazarrır nedir Mutazarrır ne demek Mutazarrır ile ilgili sözler cümleler bulmaca kısaca Mutazarrır anlamı tanımı açılımı Mutazarrır ...
    https://kelimeler.gen.tr › mutazarrir-...
    MUTAZARRIR Nedir? TDK Sözlük Anlamı - kelimeler.gen.tr
    mutazarrır nedir? mutazarrır kelimesinin TDK sözlükteki anlamı nedir? Zıt ve eş anlamlıları nelerdir?
    https://kelimeturetme.com › mutazar...
    MUTAZARRIR ne demek? anlamı nedir? - mutazarrır - Kelime Türetme
    m u t a z a r r ı r. harfleriyle kelime türetme. mutazarrır harfleriyle yazılabilen kelimeler 101 Türkçe kelime bulunmuştur. 10 Harfli Kelimeler. mutazarrır.
    http://anlami-nedir.com › mutazarrir
    Mutazarrır ne demek? - anlami-nedir.com
    Mutazarrır. anlamı sıfat eskimiş Arapça mutażarrir. 'Mutazarrır' 1 kelime ve 10 harften oluşmaktadır. Mutazarrır foto galeri. nedir Hukuk, Zarar gören kimse ...
    https://kelimeler.net › mutazarrır-kel...
    Mutazarrır Ne Demek? | Kelimeler.Net
    Mutçuluk ne demek? Mutazarrır kelimesi baş harfi m son harfi r olan bir kelime.Başında m sonunda r olan kelimenin birinci harfi m , ikinci harfi u , üçüncü ...

    YanıtlaSil
  60. Nitekim Peygamberimiz (s.a.) Allah vardı ve O'nunla beraber hiç bir şey yoktu4 buyurmuştur.
    4.Acluni.2.171.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    cilt. 20.sy.545.

    YANITLA

    yuksel6 Kasım 2021 19:16
    Evvel ezeliyetle, ahir ebediyetle, zahir ehadiyetle, batın ise Samediyetledir. Evvel heybetle, Ahir rahmetle, zahir hüccetle, batın ise nimetledir. Yine evvel nimet vermekle, Ahir ceza vermekle, zahir sena edilmekle, batın ise vefa iledir. Evvel hidayet etmekle, Ahir kifayetle, zahir velayetle, batın ise gozetlemekledir.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    cilt 20.sy.544.

    YanıtlaSil
  61. İnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki; o zamanda adam acz ve fucur arasında muhayyer kalacak. Kim bu zamana yetişirse fucura aczi tercih etsin.
    Ravi: Hz. İbni Mes'ud (r.anhüma)
    Sayfa: 301 / No: 2
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  62. FURKAN
    الفرقان
    Hakla bâtılı ayırma, bu ayrılmayı sağlayan Allah’ın koyduğu ölçü, gönderdiği kitap; kurtuluş ve zafer gibi anlamlara gelen bir Kur’an terimi.

    Müellif:
    İBRAHİM ÇELİK
    Sözlükte “iki şeyin arasını ayırmak” mânasına gelen fark kökünden masdar olup “hakla bâtılı, imanla küfrü, helâl ile haramı... ayırıp belirlemek” anlamında kullanıldığı gibi zıt değerlere sahip olan şeylerin birbirinden seçilip ayrılmasını sağlayan ölçüyü de ifade eder (Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât, “frḳ” md.). Bu genel anlamından hareketle gerçeği kanıtlayan delil veya sezgiye, doğru bilgilere ve şüpheden kurtuluşa da furkan denilir. Nitekim Seyyid Şerîf el-Cürcânî furkanı “hakla bâtılı birbirinden ayıran ayrıntılı bilgi” şeklinde tarif etmiştir (et-Taʿrîfât, “furḳān” md.).

    YanıtlaSil
  63. Hayırdan bazan şer çıktığı gibi, şerden de bazan hayır çıkar. (Mn.) 75.
    Hayr-i mutlaktan hayır gelir.
    İnsanın hayra da, şerre de sınırsız kabiliyeti vardır.(Sn.) 27.
    Kainatın mülk ciheti, husun, kubuh, hayır, şer küçük, büyük gibi zitlarin cevelengahidir.
    Yaratilista hayır küllî, şer cüz'î dır.
    Bir Hazinenin Anahtarı
    Risale-i Nur Kulliyati Fihrist Ve İndeksi sy. 258.

    YanıtlaSil
  64. Allah (z.c.hz.)ne isyan mahiyetinde olan yerde, mahluka itaat yoktur.
    Ravi: Hz. İmran (r.a.)
    Sayfa: 481 / No: 9
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  65. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    122 3 Tabiinin en hayırlısı, öyle bir Üveysi (Veysel Karani) vardır ki, o annesine sadıktır. Allah'a and verse Allah onun andını geri çevirmez. Onun elinde bir beyazlık vardır. Ona rastlarsanız sizin için istiğfar etmesini isteyin. Hz. Ömer (r.a.)

    YanıtlaSil
  66. Asıl ismi Veys bin Amir el-Karani olan Veysel Karani, Siffin savaşında şehid olmuştur. (hic. 37,mi.657.)
    Tabiratli, Terkibli, Ansiklopedik
    Risale-i Nur un büyük Lügati
    sy. 1320.

    YanıtlaSil
  67. Kalbler ruhların, ruhlarda sırların tenezzulatindan olduğu gibi çocuk da babasının tenezzulatindandir. Efendimiz (S. a.), Rahman'in nefesini Yemen cihetinden kalbi ve ruhu ile duyardı. Bu nefes, Veysel Karaninin amcası,o zamanki kahramanların kutbu olan Usamuddin idi.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    cilt 20.sy.523.

    YanıtlaSil
  68. Vasiyetimdir.
    24.3.1974.
    Bir çok suikastler geçirdim.Şu anda vucudumda arıza var.
    Hafızamı kaybettim.Askerden sonra rahatsızlandım.
    Adımın Muhammed Ahmed Yüksel Çelik Nursi olmasını isterdim.
    Kitablarımı ziyan olmayacak bir kütübhaneye veilmesini istiyorum.
    Mustafa Kemal ile Muhammed Said Nursi.arasındaki sırrın Mustafa Kemal Atatürk ün vasiyetnamesinin açıklanmasıyla açığa çıkmasını umuyorum.
    Yüksel Çelik.

    YanıtlaSil
  69. Üç şey Cehalet kalıntısı islerdendir :İnsanları neseblerinden dolayı ayiblamak, ölüler için sesle ağlamak Yıldızlara inanmak.
    Müslim,Cenaiz.29.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    cilt 20.sy.515.

    YanıtlaSil
  70. TIYB – TÎB

    (ﻃﻴﺐ) i. (Ar. ṭіb)
    1. Güzel koku: Nesîminden gelir bûy-ı dil-ârâ / Bu tıyb ile dolar hep bâğ u sahrâ (Şemseddin Sivâsî). Verd-i behişte verdi ruhun şerm ü hacleti / Zülf-i abîr tıynetinin şemm ü nükheti / Verdi meşâmm-ı âleme tıyb u tarâveti (Fıtnat Hanım).
    2. Güzel, iyi, temiz olma, güzellik, temizlik.
    3. Güzel, iyi, temiz ve helâl olan şey: Helâlin her türlü şâibeden berî, saf, temiz kısmına tıyb ve tayyib denir (Ömer N. Bilmen).
    ѻ Tıyb-ı nefs: Gönül hoşluğu: Atâsı tıyb-ı nefs ile değildir (İsmâil Hakkı Bursevî).

    YanıtlaSil
  71. YANLIŞ BİLGİ FELAKET KAYNAĞIDIR.
    KAZIM KARABEKIR
    YALANI SÖKÜP ATMADAN HAKIKATI DİKMEYE ÇALIŞMA TUTMAZ.
    GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ÜN VASİYETNAMESİNİN AÇIKLANMASIYLA AÇIĞA ÇIKMASINI UMUYORUM HAKİKATİN.

    YanıtlaSil
  72. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    446 1 Bir kimse bir mü'minin sıkıntısına ara verse, Allah da ona kıyamet günü sıkıntısından nefes aldırır. Bir kimse bir mü'minin ayıbını örterse, Allah da onun ayıbını örter. Bir kimse bir mü'minin sıkıntısını def ederse, Allah da onun sıkıntısını def eder. Hz. Kaab İbni Ucre (r.a.)
    446 2 Bir kimse din kardeşine gıyabında yardım ederse, Allah (z.c.hz.) de ona dünya ve ahirette yardım eder. Hz. Ömer (r.a.)
    446 3 Bir kimseyi Lut kavminin amelini yaparken bulursanız, faili de mef'ulu de öldürünüz. Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    446 4 Bir adamı hayvana fiili şeni yapıyor bulduğunuzda ikisini de öldürünüz. Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    446 5 Bir kimse aşûre gününde ailesine nafakasını geniş tutarsa, Allah (z.c.hz.) de senenin kalan günlerinde onun nafakasını geniş tutar. Hz. Ebû Said (r.a.)
    446 6 Bir kimse aşûre günü nafakasını kendine ve ehline geniş tutarsa, Allah ona senenin diğer günlerini de geniş tutar. Hz. Câbir (r.a.)
    446 7 Bir kimse bir sahibi bid'atı ağırlarsa İslamın yıkılmasına yardım etmiş olur. Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    446 8 Bir kimse halkın bir hususunda amir olur ve miskine, mazluma veya hacet sahibine kapısını kaparsa, Allah (z.c.hz.) onun en şiddetli fakri esnasında kendisine Rahmet kapılarını kapar. Hz. Ebû Şammah (r.a.)
    446 9 Bir kimse sizden bir işe amir olsa ve Allah da ona hayır murad etse, bir şeyi unuttuğunda kendisine hatırlatacak ve hatırladığında kendisine yardım edecek bir vezir nasib eder. Hz. Âişe (r.anha)
    446 10 Bir kimse müslümanların başında selahiyet ve hüsnüniyet sahibi olsa, Allah (z.c.hz.) ona onların kalblerinde heybet nasib eder. Onlara iyilik elini açarsa halkın sevgisini kazanır. Onların malını çoğaltır ve siyanet ederse Allah (z.c.hz.) de onun malını siyanet eder ve nemalandırır. Zaifi kavmin zulmünden korursa, Allah onun saltanatını kuvvetlendirir ve onların arasında adaletle muamele ederse ömrünü uzun eder. Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    446 11 Bir kimse merhamet etmezse, kendisine merhamet olunmaz. Hz. Cerir (r.a.)
    446 12 Bir kimse merhamet etmezse merhamet olunmaz. Bir kimse affetmezse af olunmaz. Bir kimse tevbe etmezse mağfiret olunmaz ve günahlardan korunmayan da korunulmaz. Hz. Ömer (r.a.)
    446 13 Bir kimsenin yerdekine merhameti olmazsa kendisine göktekiler merhamet etmez. Hz. Cerir (r.a.)
    446 14 Bir kimse halka merhamet etmezse, Allah ona merhamet etmez. Hz. Cerir (r.a.)

    YanıtlaSil
  73. En çok neden korkalım biliyormusunuz?
    O sevgili Allah c. c. imizi gucendirmekten korkalım.
    Mahmud Efendi Hazretleri
    (Kuddisu Sirruhu)

    YanıtlaSil
  74. Kur'an ve Sünnet ikliminde
    Yuzaki
    Eğitim Rehberi 1-2-
    Peygamber Mesleği :
    İnsanın Eğitimi
    Osman Nuri Topbaş Topbaş
    Namaz kılmaktan yay, oruç tutmaktan çivi gibi olsanız da haram ve şüpheli şahıs şeylerden kacmadikca Allah c. c. o ibadetleri kabul etmez.
    (Abdullah bin Ömer r. a.)
    sy. 151.

    YanıtlaSil
  75. Bir Hadis-i Şerifte şöyle buyurulmustur:"Nar yiyen kimsenin kalbini Allah c. c. kırk gün nurlandirir.
    19.Bk.Acluni 2,300.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    cilt. 20.sy.436.

    YANITLASİL

    yuksel24 Kasım 2021 06:05
    Sıcak yerlerin dışında pek bulunmayan Nar Ağacı hakkında İbn Abbas (r. a.) 'dan şöyle rivayet edilmiştir.
    "Bir nar, cennetten bir dane ile döllenir.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    cilt 20.sy.436.

    YANITLASİL

    yuksel24 Kasım 2021 06:13
    İmam Ali (r. a.) demiştir ki:"Nar yediginizde onu ucundaki kulaklığı ile yeyin. Çünkü öyle o mideyi sırlar. Onun her danesi müminin içinde bulundukca kalbini nurlandırir ve şeytanın vesvesesini kırk gün çıkarıp uzaklaştırır.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    cilt. 20.sy.436.

    YanıtlaSil
  76. Agah olunuz ki, Allah'ın ve meleklerin ve insanların hepsinin laneti şu kimselerin üzerine olsun ki, Beni hakkımdan bir şeyi nakzeder, Benim yakınlarımdan yüz çevirir, Benim velayetimi hafife alır, hayvanını kıbleden gayriye doğru keser, çocuğunu kabullenmez, efendisinden uzaklaşır, arazinin sınırını değiştirir. İslamda cinayet ihdas eder ve ihdas edeni barındırır, hayvana takarrüb eder, eli ile istimdana bulunur, alemlerden erkeklere yaklaşır, meşru evlilikten sakınır-ki Zekeriya (a.s) oğlu Yahya (a.s)'dan sonra "Hasur" yoktur. Bir erkek ki kendini kadına benzetir, bir kadın ki kendini erkeğe benzetir, bir kadına, sonra da onun kızın yakın olur, iki kız kardeşi bir arada nikahı altına alır- geçmişte olanlar müstesna- akar suyun yolunu tıkar, menzillerin gölgeliklerini kirletir, yollarımızda bize eza verir, kibrinden dolayı eteğini yerde sürükler, büyüklük taslıyarak yürür, çirkin sözler söyler, içki içer ve ayakkabılarını ters giyer.
    Ravi: Hz. Bişr İbni Atiyye (r.a.)
    Sayfa: 169 / No: 8
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  77. Kıyamet alametlerindendir; çocuğun öfkeli, yağmurun hararetli olması, şerlerin taşması, yalancının tasdiki, doğrunun yalanlanması, haine güvenilmesi, emine ihanet edilmesi, münafıkların kabileye efendi olması, çarşıya münafıkların hakim oluşu, mihrapların süslenmesi, kalblerin harap edilmesi, erkeğin erkeklerle, kadınların kadınlarla yetinmesi, dünyanın mamur kısmının harab, harap kısmının mamur olması, şüphenin ve faizin aşikar olması, çalgının ve eğlence aletlerinin alenileşmesi, içkinin içilmesi, zaptiyenin, gammazların ve gıybetçilerin çoğalması.
    Ravi: Hz. İbni Mes'ud (r.anhüma)
    Sayfa: 448 / No: 8
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  78. İblis, yer yüzüne atıldıktan sonra, "Ya Rabbi bana ev ver" dedi. "Hamamlar senin evin olsun" buyuruldu. "Meclis" istedi, "Çarşılar ve yol ağızları" verildi. "Yemek" istedi, "Besmelesiz yenen yemekler senin olsun" dendi. Müezzin istedi, "Çalgıcılar müezzinin olsun" buyuruldu. "Kur'an" istedi, "şiir" verildi. "Yazın dövme, hadisin yalan olsun, resulun de bakıcılar, falcılar olsun, öksen, tuzağın da kadınlar olsun" buyuruldu.
    Ravi: Hz. Ebû Ümâme (r.a.)
    Sayfa: 110 / No: 10
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  79. Asrın beyin yapıcısı Said Nursi dir.
    Islam Ansiklopedisi.
    Said Nursi
    maddesi.
    cilt.35

    YanıtlaSil
  80. Erkekler kadınlara itaat ettiklerinde mahvoldular.
    Ravi: Hz. Ebû Bekre (r.a.)
    Sayfa: 455 / No: 4
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  81. Edillei Erbaa, kitab ile sünnetten ve icmai ümmet ile kıyası fukuhadan ibarettir.
    Cem'i kavaittir. Meselâ "Kelamda aslolan manayı hakikattir" sözü, bir kaideyi kulliyedir.
    Hukuki İslamiye ve Istilahati Fikhiyye KAMUSU.
    CİLT. 1.sy.15.

    YanıtlaSil
  82. "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" diyerek Cumhuriyeti kuran Atatürk ün bu vasiyetini görmezden gelen siyasi ve bürokratik elit kesim, tıpkı 1950:de olduğu gibi büyük bir hezimete uğruyordu.
    Operasyon Ergenekon
    Gizli Belgelerde Karanlık ilişkiler
    Şamil Tayyar
    sy. 28.

    YanıtlaSil
  83. Hadis i Seriflerde Peygamber Efendimiz Roma nin fetholonacagini ama bu futuhatin savaşla değilde tekbirle, tesbihle olacağını ifade ediyor.
    222.Bk.Muslim,Fiten.78.(2920)Hakim,4.523,r.8469.
    Bakara Suresi Tefsiri
    cilt. 3.sy.258.

    YanıtlaSil
  84. Şüphesiz, Kıyametin önü sıra bir sürü yalancılar tureyecektir onlardan sakınınız. Hadis i Seriflerindeki yalancılardan maksad" saptirici liderler"demek olan deccallerdir.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    cilt 20.sy.313, 314.

    YANITLASİL

    yuksel9 Aralık 2021 03:45
    Allah c.c. in Peygamberi Hz. Muhammed (S. a. v.) in işi ruhaniliktir. Ebû Cehil in işi de nefsaniliktir.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    cilt 20.sy.324.

    YanıtlaSil
  85. Laik Türkiye,müslümanları Ingiliz Imparatorluğu için bir tehlike olmaktan çıkarmaktadır.
    99 soruda
    LOZAN
    sy.157.

    YanıtlaSil
  86. Doğru bildiğin faydalı sözü,
    Kimse beğenmese bile söyle.
    Bugün beğenmeyen yarın pişmanlıkla,
    O hak sözü niye dinlemedim diye ah edecektir.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an-ı Meali ve Tefsiri.
    Cilt.20.sy.301.

    YANITLASİL

    yuksel11 Aralık 2021 23:52
    Yolunu şasırmışa "iyi yoldasın" demek
    Azim bir günah ve büyük bir kötülüktür.
    Bir kimseye Sekamunya lazım ise
    Ona bal tatlıdır, şeker gibisi yoktur deme.
    Bir eczacı ne güzel demiş:
    Sana şifa lazım ise acı ilaç iç.
    Not: Devlet için acı ilaç olan Mustafa Kemal Atatürk ün gizli vasiyetnamesinin açıklanması zamanı gelmiştir.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali Ve Tefsiri.
    Cilt.20.sy.301.

    YanıtlaSil
  87. Doğru bildiğin faydalı sözü,
    Kimse beğenmese bile söyle.
    Bugün beğenmeyen yarın pişmanlıkla,
    O hak sözü niye dinlemedim diye ah edecektir.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an-ı Meali ve Tefsiri.
    Cilt.20.sy.301.

    YANITLASİL

    yuksel11 Aralık 2021 23:52
    Yolunu şasırmışa "iyi yoldasın" demek
    Azim bir günah ve büyük bir kötülüktür.
    Bir kimseye Sekamunya lazım ise
    Ona bal tatlıdır, şeker gibisi yoktur deme.
    Bir eczacı ne güzel demiş:
    Sana şifa lazım ise acı ilaç iç.
    Not: Devlet için acı ilaç olan Mustafa Kemal Atatürk ün gizli vasiyetnamesinin açıklanması zamanı gelmiştir.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali Ve Tefsiri.
    Cilt.20.sy.301.

    YanıtlaSil
  88. Çok söz hatasız, çok para haramsız olmaz kibar-ı kelamı ibretlidir.
    Kenzü'l İrfan Şerhi.
    sy.701.

    YanıtlaSil
  89. Ecdadımız Osmanlı dedelerimiz de Rasulullah (S. a. v.) Efendimiz'e olan muhabbetleri ve sünnetlere bağlılıklari nedeniyle yucelmis, cihana hakim olmuşlardir.
    Kenzü'l İrfan Şerhi. sy 692.

    YANITLASİL

    yuksel14 Aralık 2021 01:41
    Rasulullah (S. a. v.) Efendimiz'den ve sunnetlerinden uzaklaşmak ise devletin gerileyip çökmesine sebep olmuş, gönüllere de dünya muhabbeti dolmuştur.
    Kenzü'l İrfan Şerhi
    sy. 692,693.

    YANITLASİL

    yuksel14 Aralık 2021 01:44

    Gönlünde Rasulullah (S. a. v.) Efendimiz'in muhabbeti olan bir kimseye dünyayı verseniz bir tek sünneti bile terketmez.
    Kenzü'l İrfan Şerhi
    sy. 693.

    YanıtlaSil
  90. HAKİKATİ GİZLEMEK DE ZULÜMDÜR.
    Bakara Suresi Tefsiri
    Prof. Dr. Mahmud Es'ad Coşan
    Cilt.3.sy.294.

    YanıtlaSil
  91. Ümmetim için mü'minden de, müşrikten de korkmam. Zira mü'min zarar yapmaz. İmanı onu bundan men eder. Müşrikin ise şirk başının belasıdır. Ve lakin dili bilgili münafıktan korkarım. Marufu konuşur, münkeri yapar. (Bunlar ümmeti şaşırtırlar)
    Ravi: Hz. Ali (r.a.)
    Sayfa: 146 / No: 6
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  92. Size iki şey bıraktım: Allah'ın kitabı ve (Ehli Beytim) Kim ona tabi olursa hidayet üzere olur. Kim de ayrılırsa delalete düşer.
    Ravi: Hz. Zeyd İbni Erkam (r.a.)
    Sayfa: 144 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  93. İbni Acibe Tefsiri nde zikredildiğine göre; her kim halktan uzlet edip bütünüyle Allah-u Teala ya yönelir de kalbini hakk'ın gayrinden boşaltırsa onun için münacat ve mukaleme ( sırdaş olma ve konuşma ) hasıl olur.
    Ruhu'l Furkan Tefsiri.
    Cilt .14.sy.233.

    YANITLASİL

    yuksel18 Aralık 2021 00:49
    Canana aşık olmak, her aşağıya nasıl layık olur?
    Leyla'yı sevmek de ancak Mecnun'a layık olur!
    Ruhu'l Furkan Tefsiri
    cilt.14.sy.233.

    YanıtlaSil
  94. İbni Acibe Tefsiri nde zikredildiğine göre; her kim halktan uzlet edip bütünüyle Allah-u Teala ya yönelir de kalbini hakk'ın gayrinden boşaltırsa onun için münacat ve mukaleme ( sırdaş olma ve konuşma ) hasıl olur.
    Ruhu'l Furkan Tefsiri.
    Cilt .14.sy.233.

    YANITLASİL

    yuksel18 Aralık 2021 00:49
    Canana aşık olmak, her aşağıya nasıl layık olur?
    Leyla'yı sevmek de ancak Mecnun'a layık olur!
    Ruhu'l Furkan Tefsiri
    cilt.14.sy.233.

    YanıtlaSil
  95. Ecdat, Ayasofya'nin bugünkü akibetini görmüş ve yanı başına SultanAhmed gibi bir muhteşem eseri inşa etmiştir" dedi.
    Bediuzzaman'ın Sır Katibi
    Mehmed Feyzi Efendi.
    sy. 337.

    YanıtlaSil
  96. Islamiyetin özü bırakılıp kışrina nazar edilmiş.(M. h.) 7.
    Islamiyetin Üssü'l-esasi doğruluktur. (H. S.) 51:3.kelime.
    İslam zalimlerin kilincina muhtaç değil.(K. L.) 154.
    Bir Hazinenin Anahtarı
    Risale-i Nur Kulliyati Fihrist Ve İndeksi sy. 345.

    YanıtlaSil
  97. Osmanlı da hafta tatili Cuma günleri idi.
    Kenzü'l İrfan Şerhi
    sy. 683.

    YanıtlaSil
  98. Emaneti sahiplenip üstüne oturur.
    Zekat, öşür gibi,Verilmesi farz olanlar verilmeyince de cezalar ( Hastalık, kaza, musibet, afatlar ) gelir.
    Kenzü'l İrfan Şerhi.
    sy.674.

    YanıtlaSil
  99. Üç mescidden başkasına sefer ittihaz edilmez. Mescidi Haram, Şu Benim mescidim ve Mescidi Aksa.
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 474 / No: 4
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  100. Ahir zamanda ümmetim üzerine şiddetli bir bela zuhur eder. Bundan ancak iki sınıf kurulur: Biri Allah'ın dinini tanır ve onun için lisan ve kalbi ile mücadele eder. İkinci ise dinini anlamış, dinlemiş ve tasdik etmiştir. (Yani cahil kalanlar bu belada tehlikededir)
    Ravi: Hz. Ömer (r.a.)
    Sayfa: 141 / No: 1
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  101. Bimaenaleyh devletin gücünün yetmediği iki alandır din ve ilim.Ki aklı başında devlet adamları, temkin ve teenni sahibi din ve ilim adamlarından daima çekinirler. Bu her yerde böyledir.
    Fikir Adamlarımız.
    Cilt.2.
    sy.52.

    YanıtlaSil
  102. İnsanların en şerlisini sana haber vereyim mi? O, yalnız başına yiyen, ikram etmiyen, yalnız başına yolculuk yapan, kölesini döven kimsedir. Bundan daha şerli olanı sana bildireyim mi? O, insanlara buğz eden ve insanların da kendisine buğz ettiği kimsedir. Bundan da şerlisini sana bildireyim mi? O, şerrinden korkulan ve hayrı ümid edilmiyen kimsedir. Bundan da daha şerlisini sana bildireyim mi? O, dünya karşılığında ahiretini başkasına satan kimsedir. Bundan da daha şerlisini sana haber vereyim mi? O, din ile dünyayı yiyen kimsedir.
    Ravi: Hz. Muaz (r.a.)
    Sayfa: 168 / No: 2
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  103. Bugün nerede başladığı nerede bittiği bir türlü anlaşılamayan bir derin güç tarafından Lozan Anlaşmasının cereyan ettiği günlerde batıya karşı verilmiş bir söz yerine getiriliyor adeta. Bu noktada derin güç sanki İslam la kimin alakası varsa Türkiye Cumhuriyeti nin ilkelerine karşı makbul olmayan bir insan olarak niteliyor.
    Fikir Adamlarımız
    Cilt.2.sy.76.

    YanıtlaSil
  104. Hazret-i Ömer (R.A.) demiş ki:
    "Cenab-ı Hak altı şeyi,altı şey içinde saklamıştır:
    1-Rızayı taat içinde..
    2-Azabı masiyet içinde..
    3-İsm-i Azamını Kur'an içinde..
    4-Leyle-i Kadr'i Ramazan içinde..
    5-salat-ı vustayı, beş namazlar içinde..
    6-Kıyamet gününü, günler içinde saklamıştır.
    Risale-i Nur'un Kudsi Kaynakları.
    Tespitleri, Delilleri, Mealleri.
    sy.399.

    YanıtlaSil
  105. Siz öyle bir zamanda bulunuyorsunuz ki, fukahası çok, hutebası az, istiyeni az, vereni çok, işte böyle zamanda amel ilimden hayırlıdır. Size öyle bir zaman gelecektir ki, fukahası az, hatibleri çok, istiyeni çok, vereni az. O zamanda ise ilim amelden hayırlıdır.
    Ravi: Hz. Abdullah İbni Said (r.a.)
    Sayfa: 135 / No: 8
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  106. Nebi(S. a.) 'in :"Muhakkak ki şeytanın da Meleğin de bir dostu (yardımcısı) vardır. Şeytanın ki vesvese Meleğin ki de ilhamdir.
    Munavi 2.499.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    cilt 20.sy. 257.

    YanıtlaSil
  107. Cehaletten şiddetli fakirlik, akıldan daha faydalı zenginlik, tefekkür gibi de ibadet yoktur.
    Ravi: Hz. Haris (r.a.)
    Sayfa: 482 / No: 3
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  108. Tetebbürsüz kıraat, fıkıhsız da ibaded olmaz. Bir fıkıh meclisi altmış senelik ibadetten hayırlıdır.
    Ravi: Hz. İbni Ömer ra.
    Sayfa: 482 / No: 4
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  109. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    132 1 Camilere çocukların musallat oluşu Allah'ın gadabının alametidir. Nehyedilseler bile onlar musallat olacaklardır. Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    132 2 Allah'ın yarattıklarına benzetenler (canlı resmi ve heykeli yapanlar) kıyamet gününde en şiddetli azaba uğrıyacak kimselerden olurlar. Hz. Âişe (r. anha)
    132 3 Hıyanetin en büyüğü, bir valinin kendi râiyesinde ticaret yapmasıdır. (Mevkiini kazanç vesilesi yapması) Hz. Ebul Esvedin dedesi (r.a.)
    132 4 Hırsızların hırsızı, Emirin lisanını çalan kimsedir. (Emire nüfuz edip onun yularını eline alma) Hataların en büyüğü, bir müslüman malını haksız yere almaktır. Hasta ziyareti güzel işlerdendir. Ziyaretin tamamlanması da elini onun üzerine koyman ve nasıl olduğunu sormandır. Şefaatin efdali ise dargın evlilerin arasını bulmaktır. Dondan önce gömleği giymek (uzun gömlek olmalı) Peygamber giyimindendir. Dua ederken aksırmak ise duanın kabulunun işaretlerindendir. Hz. Ebû (r.a.)hen (r.a.)
    132 5 Malın meydan alması, katiplerin artması, ticaretin çoğalması, cehlin yayılması, insanın ticareti, "Falan kimselerden izin almadıkça olmaz" şeklinde yapması, müstakil bir mahalde katib bulunmaması (ticaretin çokluğundan yazmıya vakti olan adam bulunmaz) kıyamet alametlerindendir. Hz. Amr İbni Tuğlabe (r.a.)
    132 6 İlmin kaldırılması, cehlin artması, zinanın alenileşmesi, içkilerin meydan alması, erkeklerin gidip kadınların kalması, hatta elli kadına bakan bir erkek kalıncaya kadar erkeklerin azalması, kıyamet alametlerindendir. Hz. Enes (r.a.)
    132 7 Mamur yerlerin harabe olması, harabe yerlerin imar edilmesi, cihadın terki, devenin pervasızca otlaması gibi bir adamın da elindeki emanetten faydalanması, kıyamet alametlerindendir. Hz. Atiyye (r.a.)
    132 8 Kişinin nerede olursa olsun. Allah'ı unutmaması imanının efdal olmasıdır. Hz. Ubâde İbni Samid (r.a.)
    132 9 Cennetten bir kamçılık yer dünya ve içindekilerden hayırlıdır. Hz. Enes (r.a.)
    132 10 Cin taifesinin mü'minlerine de sevap vardır. Denildi ki: "Sevabları nedir?" Buyurdu ki: Onlar Â'rafta olurlar Cennette olmıyacaklar, "Â'raf nedir?" diye soruldu. Buyurdu ki, Cennet duvarıdır. Orada nehirler akar, ağaç ve meyvalar biter. Hz. Kays (r.a.)

    YanıtlaSil
  110. Bu beş vakit farzı cemaatle kılmaya devam eden kimse, sırat köprüsünü ilk geçenleren olur ve onu şimşek gibi geçer. Allah, o kimseyi sâbıkların ilk zümresinde haşreder, namazına devam ettiği her gün ve gece içinde bin şehid sevabı alır.
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 131 / No: 2
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  111. Fakire; yani iddiasız, gösterişsiz, belki malumatı kıt, tevazu sahibi sofilere kem nazarla bakmak, onları cahil, hor ve hakir görmektir. Onların hata ve kusurlarını bulmaya çalışmak, tevazularını zillet zanneylemektir. Halbuki defineye mâlik nice viraneler vardır ve “aba altında er yatar” sözü meşhur meseldir. Derviş, kapı eşiğidir. Kimseyi kendi nefsinden daha aşağı görmemelidir. Ölüm vardır, ahiret vardır, hesap vardır ve elbet yarın Hak divanında kimin gerçek er olduğu, kimin olmadığı ortaya çıkacaktır.

    Yunus’un veya bir başka Hak âşığının bütün bunları “kâlû belî”den söylemesi, Elest Bezm’indeki mîsak mucibince söylemesidir. Zira Rabbimizi yegâne ilah bileceğimize dair ahd ü peymanımız “emr-i bi’l-maruf ve nehy-i ani’l-münker”i, yani iyiliği emir, kötülükten sakındırma vazifemizi de ihtiva eder. Öte yandan teşvik edildiğimiz her iyilik veya sakındırıldığımız her kötülük bir yerde Alem-i Ervâh’taki sözümüzü hatırlayıp tutmaya vesiledir. Esasen kâinat yaratılalı beri cümle enbiya ve evliyanın söylediği de emr-i bi’l-maruf ve nehy-i ani’l-münker’den ibarettir ki Kâlû Belî’den beri söylenegelmektedir. “Biz de bunu böyle duyduk uludan” mısraı biraz bunu, biraz da Mevlâ’ya ulaşma yolunda şahsî hislere değil, yolun ulularına kulak vermek gerektiğini anlatır.

    İlahinin bu son kıtasının benzerine başka şairlerin şiirlerinde de rastlıyoruz. Mesela buradaki “Mucizat Nebî’den, mürvet Ali’den” mısraı, başka şairlerde “İhsan Muhammed’den, mürvet Ali’den” veya “Kerem Muhammed’den, mürvet Ali’den” gibi ifadelerle geçiyor. Bu değişik ifadeler, Efendimiz s.a.v.’den şefaat talebini, Hz. Ali r.a.’dan da er’lik öğrenilmesi tavsiyesini taşıyor. Mürvet, mürüvvet veya Arapçadaki orijinal telaffuzuyla “mürûet” aslında “insanlık, erlik, adamlık” demek. Adamlığın iktizası olan “yiğitlik, cömertlik, vakar” gibi haller, zamanla bu kelime ile karşılanır olmuş. Hülasa, “mürvet Ali’den” ibaresi, er kişi olacaksanız Hz. Ali r.a.’ı kendinize örnek alın manasına geliyor. Hz. Ali r.a., Rasulullah s.a.v.’in adeta er kişi nasıl olur bilinsin diye bizzat yetiştirdiği model bir şahsiyet.

    Öyleyse tutulacak yol belli: Yarın Hakk’ın divanında er kişiler arasına dahil olmak için “erdim, buldum” iddialarından imtina ile Rasul-i Ekrem s.a.v.’in mirasçısı âlimlerin terbiyesine girmek!

    YanıtlaSil
  112. Allah (z.c.hz) nin öyle kulları vardır ki onları beladan esirger, afiyette yaşatır. Afiyet üzere ruhlarını kabzeder. Ve onları afiyet üzere Cennete sokar.
    Ravi: Hz Enes (r.a.)
    Sayfa: 129 / No: 1
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  113. Osmanlıca - Türkçe Sözlük'te amik kelimesini içeren 1 kelime bulundu...
    amik / amîk / عميق
    Hicaz vilâyetinde ulu bir ağaç.
    Dibi çok aşağıda, derin.
    Mc: İnceden inceye pek ziyade araştırma ve düşünceden sonra anlaşılabilen derin ve ince mes'ele.
    Derin.
    Derin.
    Bahr-i amîk: Derin deniz.
    Fikr-i amîk: Derin düşünce.
    Derin.
    Derin. (Arapça)

    YANITLASİL

    yuksel1 Ocak 2022 06:18
    Her bilim geleneği bir felsefi ve metafizik ön kabuller dizgesine sahiptir.
    Akıl ve Erdem Türkiye'nin Toplumsal Muhayyilesi.
    İbrahim Kalın.
    sy.379.

    YANITLASİL

    yuksel1 Ocak 2022 06:23
    Namık Kemal'den Bediüzzaman'a ulaşan düşünce çizgisinde "modern bilimi kendi silahı ile vurma" stratejini geliştirildiğini görüyoruz.
    Akıl ve Erdem
    İbrahim Kalın
    sy.375,376.

    YanıtlaSil
  114. Her baba evladının kök sülalesi vardır, nesebi ona müntehi olur. Yalnız Fatıma'nın sülalesi Bana çeker. Bunlar Benim Ehl-i Beytim'dir. Benim hamurumdandır. Veyl onların faziletini inkar edene. Onlara muhabbet edene Allah muhabbet eder. Onlara buğz edene Allah da buğz eder.
    Ravi: Hz. Câbir (r.a.)
    Sayfa: 128 / No: 6
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  115. Her baba evladının kök sülalesi vardır, nesebi ona müntehi olur. Yalnız Fatıma'nın sülalesi Bana çeker. Bunlar Benim Ehl-i Beytim'dir. Benim hamurumdandır. Veyl onların faziletini inkar edene. Onlara muhabbet edene Allah muhabbet eder. Onlara buğz edene Allah da buğz eder.
    Ravi: Hz. Câbir (r.a.)
    Sayfa: 128 / No: 6
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  116. Her Peygambere eşraf ve kerimden yedi kimse verildi. Bana ise on dört tane: Hz. Ali, Hasan, Hüseyin, Cafer-i Tayyar, Hamza, Ebu Bekir, Ömer, Mus'ab bin Umeyr, Bilal, Selman, Ammar, Abdullah İbni Mes'ud, Mikdat ve Huzeyfe İbni Yemani (r.anhüm)
    Ravi: Hz. Ali (r.a.)
    Sayfa: 128 / No: 1
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  117. 110- Cuma hutbeleri, ancak Arabi lisanla ve kısaca okunabileceği...
    Risale- Nur'un Kudsi Kaynakları.
    (Tespitleri,Delilleri, Mealleri)
    sy.419.

    YANITLASİL

    yuksel1 Ocak 2022 21:11
    "Kalpten çıkan söz Kalbe ulaşır, ağızdan çıkan söz kulağı aşamaz"
    Hazreti
    Aliyy'ül Murteza
    Radıyallahu Anh
    Mahmud Sami Ramazanoğlu.
    Erkam Yayınları.
    sy.174.

    YanıtlaSil
  118. Safa da Merve de "taş" demek ; ama birisi "kaygan taş" birisi " yumuşak taş" demek.
    Bakara Suresi Tefsiri
    Cilt.4.sy.76.
    prof.Dr.Mahmud Esad Coşan

    YanıtlaSil
  119. Arap alfabesi ile yazılan Türkçe demek olan Osmanlıca ,ayrı bir dil olarak gösterilmiştir.
    Mecelle-i Ahkam-ı Adliye
    Külli kaideler Şerhi.
    Kuyucaklızade Mehmed Atıf Bey.
    sy.10.

    YANITLASİL

    yuksel2 Ocak 2022 05:59
    Dil, bir medeniyetin esaslarından birisidir.
    Dilini kaybeden bir millet, geçmişi ile bağını muhafaza edemez ve neticede özüne ve benliğine yabancı hale gelir.Türkiye'de Cumhuriyetin ilk yıllarında yapılan inkılaplardan -sonuçları belki de en ağır olanı- " harf inkılabı" ve daha geniş çerçevede "dil inkılabı" olmuştur.
    Mecelle-i Ahkam-ı Adliye
    Külli Kaideler Şerhi.
    sy.10.

    YanıtlaSil
  120. 878-Herşeyin bir anahtarı vardır.Cennetin anahtarı da mesakini ( miskinleri) ve fukarayı sevmektir.
    878.Deylemi, Müsned, Hadis no: 4993.
    Kenzü'l İrfan Şerhi.
    sy.636.

    YanıtlaSil
  121. Bir de bildiğini saklayan, söylemeyen, gerçekleri itiraf etmeyen, yardımcı olmayanlara bütün lanet ediciler ; melekler, insanlar, cinler hayvanlar, yeryüzünde canlı gezinen her şey lanet ediyor.
    Bakara Suresi Tefsiri.
    Cilt.4.sy.95.
    Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan.

    YANITLASİL

    yuksel3 Ocak 2022 23:47
    Âli Davud'a nazil olan hikmette ibret vardır. Akıllı olan insan şu dört vakitten başka şeyle nefsini meşgul etmemelidir: Rabbine dua (ve ibadet) edeceği vakit, Nefsini muhasebe edeceği vakit, Kendisi hakkında, kardeşlerini nasihat etmesine ve ayıblarını kendisine haber vermelerine kafi gelecek bir vakit. Kendi nefsinin helal ve temiz ihtiyaçlarına ayıracağı bir vakit. Bu vakitte diğer zamanlar içinde bir yardım vardır ve kalbin istirahatı kafi miktarda varlık iledir. Sonra da akıllı kimse için, diline sahip olması, zamanını bilmesi, işine yönelmesi ve en sağlam dostuna karşı bile ihtiyatlı olması icap eder.
    Ravi: Hz. İbni Mes'ud (r.anhüma)
    Sayfa: 127 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel3 Ocak 2022 23:48
    Cehennemde bir vadi vardır. Cehennem her gün, bu vadiden yetmiş defa Allaha sığınır. Allah bu vadiyi amelleriyle riya yapan, okumuş mürailer için hazırladı. Allah indinde en fazla buğza layık kullar, sultanlara, baştakilere sokulan alimlerdir.
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 127 / No: 2
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  122. Magribi (r. a.) şöyle demiştir :
    Magribi nin varlığı kendisine Lât ve Menat olur,
    Hiç bir puthanede senin varlık putundan beteri yoktur.
    Yukarıdaki mana takdirleri, Lât kelimesindeki "te" harfinin seddeli olarak okunmasından çıkmaktadır.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    cilt 20.sy.235.

    YanıtlaSil
  123. Mesnevi'de şöyle gelmiştir:
    Saltanat ve yönetim sefihlere kalınca
    Elbette peygamberleri öldürürler.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali ve Tefsiri.
    Cilt.20. sy.227.

    YanıtlaSil
  124. Cenab-Hak rüşde ermesini dilediği bir kavme:
    "Ey iman edenler!Allah'a ve Rasulune ve siden olan ülü'l-emre itaat edin. Şayetbir şeyde anlaşamaz iseniz onu Allah'a ve Resulune havale edin! buyuruyor.Allah'a havale etmek demek, kitabındaki muhkem ayetlere sarılmak demek, Resulune havale etmek demek, onun her an toplayan tefrikaya meydan vermeyen sünnetine uymak demektir.
    Hazreti Aliyy'ül Murteza
    Radıyallahu Anh
    Mahmud Sami Ramazanoğlu.
    sy.96.

    YanıtlaSil
  125. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    121 1 Kıyametin önü sıra yalancılar vardır. Onlardan sakının. Hz. Câbir İbni Semure (r.a.)
    121 2 Kıyametin önü sıra hilekâr seneler vardır. O zamanlarda emin adamlara töhmet, haine emniyet edilir. Ve emin susturulur. Yalancıya emin nazarı ile bakılır. Ve "Rüveybida" söz sahibi olur. "Rüveybida kimdir?" diye soruldu. Ammenin işleri hakkında söz sahibi olan sefih kimsedir." buyuruldu. Hz. Avf İbni Malik (r.a.)
    121 3 Kıyametin önü sıra deccal ve onun önü sıra da 30 kadar veya daha fazla yalancı gelir. Bu yalancıların alâmetleri soruldu. Buyuruldu ki: "Onlar sizde olmayan adetler getirirler ve diyanetinizi o âdetlerle değiştirirler. Bunları gördüğünüzde onlardan sakının ve onlara düşman olun. Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    121 4 Kıyametin önü sıra tanıdık kimselere selâm vermek âdet olur. Ticaret meydan alır, o derecede ki, kadın erkeğine yardımcı olur. Akraba yoklamaları kalkar ve yalancı şahidler çıkar, gerçek şahidlik gizlenir, muharrirler ise çoğalır. Hz. İbni Mes'ud (r.anhüma)
    121 5 Kıyametin önü sıra karanlık geceler gibi fitneler vardır. O fitne devrinde adam sabah mü'min, akşam kâfir olur. Ve akşam mü'min sabah ise kâfir olur. O zaman oturan, ayakta durandan hayırlıdır. Ayakta duran yürüyenden hayırlıdır, yürüyen ise koşandan hayırlıdır. O devirde okların yayını kırın, kirişlerini koparın, kılıcınızı da taşa vurun, evinize çekilin. Birinizin evine girilse ve üzerinize varılsa o zaman Adem (a.s.)'ın iki oğlundan hayırlısı gibi olun. (Yani öldürülen gibi.) Hz. Ebû Mûsa (r.a.)
    121 6 Yeryüzünde Allah'ın evleri mescidlerdir. Ve oraya gelene ikramda bulunmak Allah'ın kendi üzerine aldığı bir haktır. Hz. İbni Mes'ud (r.anhüma)
    121 7 Cebrail (a.s.) Benî Ademin ihtiyaçlarını yerine getirmeye memur edilmiştir. Kâfir dua ettiğinde Allah buyurur: "Bunun isteğini vererek ağzını kapatın. Duasını işitmek istemiyorum." Hz. Câbir (r.a.)
    121 8 Rabbim Tebareke ve Teala hazretleri Kur'an'ı Bana bir vecihle okumak üzere gönderdi. Ben de ümmetime kolaylık olması için iade ettim. İki vecih yapıp gönderdi. Ben yine, ümmetime kolaylık olması için, tekrar iade ettim. Bunun üzerine yedi vecihle okunmak üzere tekrar gönderdi ve: "Reddin için istiyeceğin üç dilek vardır" buyurdu. İki defa, "Allahümmeğfir li ümmetî" dedim. Üçüncüyü ise öyle bir güne bıraktım ki o gün bütün halk ve hatta İbrahim (a.s.) bile Bana gıpta eder. Hz. Ubey İbni Kaab (r.a.)

    YanıtlaSil
  126. Bunun meali: Yeryüzünde hiçbir nebat, ağaçlarda hiçbir meyve yoktur ki, üstünde :
    Bismillahirrahmanirrahim, şu filan oğlu filanın rızkıdır yazılı bulunmuş olmasın.
    Risale-i Nur'un Kudsi Kaynakları.
    ( Tespitleri, Delilleri,Mealleri)
    sy.429.

    YANITLA

    yuksel9 Ocak 2022 01:43
    İslam niçin gelimiştir, Allah niçin peygamberler gönderiyor, Cebab-ı Hak insanlara neyi öğretmeyi murad ediyor?
    1.Doğru inancı öğretmek, imanı korumak.
    2.Aklı hakim kılmak, aklı korumak.
    Onun için aklı gideren içki ve sairuyuşturucu yasak. Çünkü aklı engelliyor,akıl nimetini kullandırmıyor. İslam aklı korumayı amaçlıyor.

    YANITLA

    yuksel9 Ocak 2022 01:50
    3.Nesli korumayı amaçlıyor.
    Neslin sağlam, sahipli ve itinalı büyümesini sağlamaya çalışıyor.
    Onun için zina yasak.Onun için evlilik var.Anne belli, Baba belli, sorumlulukları belli nesil yetişecek.
    4.Nefsi korumayı amaçlıyor.
    Can güveliğini sağlıyor. Onun için haksız yere adam öldürmek ve kişinin canına kıyması, intihar yasaktır.

    YANITLA

    yuksel9 Ocak 2022 01:58
    5.Malı korumayı amaçlıyor.
    Onun için malı telef ermek yoktur.İslam'da zarara zararla mukabele mukabele yoktur.
    Birisi bana zarar verdi, diye onun malına zarar verilmez.
    Bakara Suresi Tefsiri.
    Cilt.4.sy.119..
    Prof.Dr.Mahmud Esad Coşan.

    YanıtlaSil
  127. ŞEHİD
    الشهيد
    Bölümler İçin Önizleme
    İlişkili Maddeler
    HAMZA
    Hz. Peygamber’in amcası, Uhud şehidlerinden.
    MEŞHED
    Dinî bir özelliğe sahip veya topluma mal olmuş kimselerin şehid olduğu yahut defnedildiği yer.

    1/2
    Müellif:
    FAHRETTİN ATAR
    Sözlükte “bir olaya şahit olmak, bildiğini söyleyip tanıklık etmek, bir yerde hazır bulunmak” gibi anlamlara gelen şehâdet (şühûd) masdarından türeyen şehîd (çoğulu şühedâ) dinî bir terim olarak Allah yolunda öldürülen müslümanı ifade eder (dört mezheple Zâhiriyye, Zeydiyye, İmâmiyye ve İbâzıyye mezheplerindeki şehid tanımları için bk. Mv.Fİ, VII, 59-61). Kelimenin sözlük ve terim anlamları arasındaki bağı “görülen, tanıklık edilen” (meşhûd) mânasına göre açıklayan âlimler, canını Allah yolunda feda eden kimsenin hemen cennet nimetlerine erişmesine Allah ve melekler tarafından şahitlik edilmesinden dolayı, “gören, tanıklık eden” (şâhid) anlamını esas alanlar ise Allah’ın vaad ettiği nimetleri hazır olarak görüp onlardan yararlandığı yahut kıyamet gününde kendisinden Hz. Peygamber’le birlikte geçmiş ümmetler hakkında şahitlik etmesi isteneceği için ona şehid dendiğini belirtirler.
    Kur’ân-ı Kerîm’de biri ikil, yirmisi çoğul olmak üzere elli altı defa geçen şehid kelimesi (M. F. Abdülbâkī, el-Muʿcem, “şhd” md.), çoğu yerde “tanık” anlamında, bazı âyetlerde esmâ-i hüsnâdan biri olarak (bk. ŞEHÎD), bazılarında ise “Allah’ın iradesine uygun biçimde yaşayan kâmil insan, örnek kişi, önder” mânasında (meselâ bk. el-Bakara 2/143; el-Hac 22/78) kullanılmıştır. Allah yolunda canını feda ederek şehitlik mertebesini kazanan kimseleri ifade etmek üzere üç âyette (en-Nisâ 4/69; ez-Zümer 39/69; el-Hadîd 57/19) şühedâ yer almakla birlikte kelimenin tekilinin bu mânada kullanıldığına rastlanmaz. Ancak Bikāî, Nisâ sûresinin 72. âyetinde geçen şehid kelimesinin bu anlamda yorumlanabileceği kanaatindedir (Naẓmü’d-dürer, V, 325). Hadislerde şehid kelimesi yukarıda belirtilen anlamlarda sıkça geçmektedir (Wensinck, el-Muʿcem, “şhd” md.). Birçok âyette şehitliğin önemine ve Allah katındaki değerine dikkat çekilmiştir. Meselâ, “Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin. Zira onlar diridir, fakat siz farkında değilsiniz” (el-Bakara 2/154); “Sakın Allah yolunda öldürülenlerin ölü olduklarını sanma! Onlar diridir ve rableri katında rızıklara mazhar olmaktadır” (Âl-i İmrân 3/169); “Allah yolunda öldürülenlere gelince Allah onların amellerini zayi etmez (...) Allah onları kendilerine tanıtmış olduğu cennete koyacaktır” (Muhammed 47/4-6) meâlindeki âyetlerde bu husus vurgulandığı gibi bazı âyetlerde şehidlerin Allah katındaki derecesinin peygamberler ve sıddîklardan sonra geldiği ifade edilmiştir (en-Nisâ 4/69)

    YanıtlaSil
  128. Fahreddin er-Râzî suda boğulan, hastalık vb. sebeplerden ölen kimseleri şehid diye niteleyen hadislere dikkat çekerek bu âyetteki şühedâ kelimesini Allah’ın dinine yardım amacıyla savaşta canını feda edenlerle sınırlı olarak yorumlamanın doğru olmayacağını, Allah’ın adını yüceltmek için çaba gösterip toplumda adaleti ayakta tutan ilim sahibi kimselerin de (Âl-i İmrân 3/18) bu kapsamda düşünülmesi gerektiğini söylemiştir (Mefâtîḥu’l-ġayb, V, 277).

    Hz. Peygamber’in şehitlikle ilgili açıklamaları hadis mecmualarında daha çok cihad bölümünün “fazlü’ş-şehîd” vb. başlıkları altında bir araya getirilmiştir. Bu hadislerde dünyevî amaçla olmayıp yalnız Allah’ın dininin yüceltilmesi için canını feda edenlerin şehid sayıldığı (Buhârî, “Cihâd”, 15; Müslim, “İmâre”, 149-152; Nesâî, “Cihâd”, 21; İbn Mâce, “Cihâd”, 13), şehid olan kişinin acı çekmeden öldüğü, kanının ilk damlası yere düştüğü anda kul hakları dışında bütün günahlarının affedildiği, şehidin kabir azabı çekmeyeceği, cennetteki makamını göreceği (Tirmizî, “Feżâʾilü’l-cihâd”, 25, 26), akrabalarından yetmiş kişiye şefaat edebileceği (Tirmizî, “Feżâʾilü’l-cihâd”, 25) ve cennete ilk girenlerden olacağı (Müslim, “İmâre”, 143; Ebû Dâvûd, “Cihâd”, 27), Allah katında iyi bir mertebeye erişerek ölen kullar içinden sadece şehidlerin dünyaya dönüp tekrar şehid oluncaya kadar Allah’ın dinini yüceltmek isteyeceği (Buhârî, “Cihâd”, 6, 21; Müslim, “İmâre”, 109) ifade edilmiştir. Öte yandan bazı hadislerde Allah yolunda ölenlerin dışında da şehid sayılacak kişiler bulunduğu, meselâ canı, malı, namusu uğrunda (Ebû Dâvûd, “Sünne”, 29; Tirmizî, “Diyât”, 21) yahut veba, kolera gibi bulaşıcı yaygın hastalıklar sebebiyle (Buhârî, “Cihâd”, 30; Müslim, “İmâre”, 164-165) ölenlere, şehid olmayı arzu edip de yatağında vefat edenlere (Müslim, “İmâre”, 157) şehid sevabı verileceği, bu arada şehitlik sevabına denk başka amellerin de bulunduğu (Buhârî, “Cihâd”, 1; Müslim, “İmâre”, 110, 125; Nesâî, “Cihâd”, 17; İbn Mâce, “Fiten”, 13) belirtilmiştir.

    YanıtlaSil
  129. Şehidlerle ilgili fıkhî hükümler bazı fıkıh kitaplarında namaz bahsinin sonunda, şehidlere diğer müslüman ölülerden farklı olarak yapılacak özel uygulamalardan söz edilirken yahut “salâtü’l-cenâiz”, “ahkâmü’l-meyyit”, “ahkâmü’l-cenâiz” vb. bölümler içinde, bazılarında ise “bâbü’ş-şehîd”, “ahkâmü’ş-şehîd” vb. müstakil başlıklar altında incelenmiştir. Ayrıca fıkıh eserlerinin cihad ve siyer bölümlerinde şehitliğin faziletinden bahsedilmiştir. Fıkıh âlimleri Hz. Peygamber’in şehidlerle ilgili söz, fiil ve uygulamalarını değerlendirerek şehidleri genellikle hem dünya hem âhiret hükümleri bakımından şehid, sadece dünya hükümleri bakımından şehid ve sadece âhiret hükümleri bakımından şehid olmak üzere üç kısma ayırmışlardır (Şirbînî, I, 350; İbn Âbidîn, II, 252). Bazı muahhar Hanefî fakihleri fıkıhta şehitlikle ilgili hükümler denince yıkanmama, kanlı elbiseyle defnedilme gibi dünyevî hükümlerin anlaşılması gerektiğine dikkat çekerek hakkında bu tür hükümlerin uygulandığı şehid için gerçek şehid (eş-şehîdü’l-hakīkī), uygulanmayanlar için hükmî şehid (eş-şehîdü’l-hükmî) nitelemesi yaparlar (Tehânevî, I, 739; Şeyhîzâde, I, 182). Buna karşılık bazı Hanefî fakihleri sadece âhiret hükümleri bakımından şehid sayılan kimse için hakiki şehid, dünya ve âhiret hükümleri bakımından şehid sayılan kimse için hükmî şehid tabirini kullanmışlardır (İbrâhim el-Halebî, s. 285; Bilmen, Kamus2, III, 351).

    YanıtlaSil
  130. 1. Dünya ve âhiret hükümleri bakımından şehid. Allah yolunda savaşırken gayri müslimler tarafından öldürülen veya yaralı halde savaş alanında ölü bulunanlar bu gruba girer. Devlete isyan edenler yahut yol kesicilerle çarpışırken ya da canını, malını ve namusunu korurken haksız yere öldürülenlerin bu kapsamda sayılıp sayılmayacağı ihtilâflıdır. Hanefî ve Zeydiyye mezheplerinde bunların hepsi, Hanbelî ve Ca‘ferî mezheplerinde sadece eşkıya tarafından haksız yere öldürülenler bu grupta kabul edilir. Mâlikî ve Şâfiî fakihlerinin büyük çoğunluğuna göre ise bu sayılanlar âhiret hükümleri bakımından şehid olmakla birlikte dünyada kendilerine şehidlerle ilgili hükümler uygulanmaz (İbn Kudâme, II, 535). Yine bu grupta yer alıp tam şehid veya savaş şehidi olarak adlandırılanlar Allah katında en yüce mertebeye sahip şehidlerdir. Fakihler konuya ilişkin âyet ve hadisler, Resûl-i Ekrem’in özellikle Uhud şehidleri hakkındaki uygulaması ile sahâbenin görüş ve uygulamaları ışığında şu hükümlere varmışlardır: Bu gruba giren şehid yıkanmaz; kanlı elbisesi kefeni sayılır; bu elbise aynı zamanda bir imtiyaz nişanesi ve ibadet eseri kabul edildiğinden üzerindeki kan giderilmez, temiz olmayan başka maddeler ise temizlenir; şehidin üzerinde silâh, kama, kılıç vb. aletler varsa alınır; palto, ceket, ayakkabı gibi kefen olmaya elverişsiz eşyası çıkarıldıktan sonra kalan elbisesi cesedini örtmeye yetmezse kefeni sünnet ölçüsünde tamamlanır, fazlaysa eksiltilir. Fakihlerin çoğunluğuna göre cünüp iken yahut hayız veya nifas halinde şehid olanlar da yıkanmaz. Ebû Hanîfe, Hanbelîler, İbâzîler ile Şâfiî ve Mâlikîler’den bazı fakihler, Uhud şehidlerinden Hanzale b. Ebû Âmir’in o esnada cünüp olduğu için melekler tarafından yıkandığına dair rivayete dayanarak bu durumlarda şehid düşen kimsenin yıkanacağına hükmetmiştir. Ayrıca Ebû Hanîfe ve Zeydîler, ergenlik çağına ulaşmamış çocuk veya akıl hastasının savaşta düşman tarafından öldürülmesi durumunda yıkanacağı görüşündedir. Ebû Hanîfe’nin bu görüşleri dolayısıyla Hanefî fıkıh eserlerinde dünya hükümleri bakımından şehid tanımı yapılırken “tâhir” (cünüp, hayız veya nifas halinde olmayan), “ergenlik çağına ulaşmış” ve “aklî melekesi yerinde” kayıtlarına yer verildiği görülür. Hz. Peygamber’in Uhud şehidleriyle ilgili uygulamasını zaruret hali şeklinde değerlendiren tâbiîn âlimlerinden Hasan-ı Basrî ile Saîd b. Müseyyeb’e göre normal durumlarda şehidin yıkanması gerekir. Serahsî, Resûl-i Ekrem’in Uhud şehidlerinin yıkanmadan defnedilmesiyle ilgili ifadeleri yanında Bedir, Hendek ve Hayber şehidlerinin herhangi bir zaruret bulunmadığı halde yıkanmadığını delil gösterip bu görüşün isabetli olmadığını ileri sürer (el-Mebsûṭ, II, 49). Bu gruba giren şehid için cenaze namazı kılınması Hanefî, Zeydiyye ve Ca‘feriyye mezheplerine göre gereklidir. Hanbelî mezhebinde tercih edilen görüşe göre farz değil müstehaptır. Şâfiî ve Mâlikîler’in çoğunluğuna göre ise bunlar cenaze namazı kılınmadan defnedilir. Namaz kılınmayacağı görüşü şöyle temellendirilir: Şehid Kur’an’ın ifadesiyle diri sayılır, diri üzerine namaz kılınmaz; Hz. Peygamber de Uhud şehidlerinin yıkanmadan ve namazları kılınmadan kanlarıyla defnedilmesini emretmiştir. Cenaze namazı günahların affına vesile olması için kılınır, şehid ise bütün günahlardan temizlendiğinden buna ihtiyacı yoktur (Şîrâzî, I, 135; Şirbînî, I, 349).

    YanıtlaSil
  131. Karşı görüşün delilleri de şöyledir: Resûlullah’ın şehidler için namaz kıldığına dair hadisler vardır. Şehidin diri sayılması âhiret hükümleri bakımından olup dünyevî hükümler bakımından ölü sayılır, nitekim mirası taksim edilmekte ve karısı iddeti bittikten sonra evlenebilmektedir. Günahlardan arınmış olsa da şehidin müminlerin duasına ihtiyacı vardır (Kâsânî, I, 324-325). İbn Hazm, şehidler için hem namaz kılındığına hem de kılınmadığına dair rivayetleri sahih kabul ettiğinden her iki uygulamanın câiz olduğunu söyler. Şevkânî, başta Uhud şehidlerine dair hadisler olmak üzere ilgili hadislerden hareketle fakihlerin şehitlik konusundaki görüşlerini aktardıktan sonra Uhud şehidleri dışında Hz. Peygamber’in Bedir’de ve diğer savaşlarda şehid edilenler için namaz kıldırıp kıldırmadığına dair hadis bulunmadığını belirtir (Neylü’l-evṭâr, IV, 51).

    2. Sadece dünya hükümleri bakımından şehid. Kalbinde nifak bulunmakla birlikte müslümanların saflarında yer aldığı sırada düşman tarafından öldürülen kişi sadece dünya hükümleri itibariyle şehid sayılır. Savaştan kaçarken veya ganimet, gösteriş vb. dünyevî amaçlarla savaşırken öldürülen kişiler de böyledir (İbn Âbidîn, II, 252). İç yüzlerini yalnız Allah’ın bildiği bu kişilere dış görünüşleri dikkate alınarak şehid muamelesi yapılır. Fakihler, sırf dünyevî amaçla savaşırken öldürülen kişiye âhirette sevap verilmeyeceğini, hem dünyevî hem uhrevî maksatla savaşırken öldürülen kişiye ise tam şehid kadar olmamakla birlikte âhirette sevap verileceğini söylemişlerdir.

    3. Sadece âhiret hükümleri bakımından şehid. Savaşta veya savaş dışında haksız yere öldürülüp yukarıda geçen iki grup kapsamında mütalaa edilmeyen kimseler sadece âhiret hükümleri bakımından şehid sayılır. Meselâ Hanefîler hata ile öldürülüp mirasçılarına diyet ödenmesi gereken kimseleri, Hanbelîler savaş meydanında yüksek bir yerden veya atından düşüp kaza sonucu ölenleri, Şâfiî ve Mâlikî fakihlerinin çoğunluğu ile İmâmiyye ve İbâzıyye mezhepleri gerek kendisinin gerekse başkalarının canı, malı ve namusu uğrunda ölenleri bu kısımda göstermiştir. Allah yolunda savaşırken yaralanmakla beraber üzerinden belirli bir süre geçtikten veya yeme içme, tedavi görme gibi meşguliyetlerden sonra vefat eden kimse de bu gruba girer; ancak bu süre veya meşguliyetin ölçüsü hakkında farklı görüşler vardır (Mv.Fİ, IV, 249-251).

    YanıtlaSil
  132. Hadislerde şehid sayıldığı yahut şehid sevabı verileceği belirtilip dünya hükümleri bakımından şehid hükmü uygulanmayan kişiler de aynı grup içinde yer alır. Yangında, denizde veya göçük altında; veba, kolera, sıtma gibi yaygın ve önlenmesi zor hastalıklar sebebiyle; ilim tahsili yolunda, helâl kazanç uğrunda ölenlerle doğum yaparken veya lohusa iken hayatını kaybeden kadınlar bunların başında gelir. Bazı fakihler bu bağlamda otuz kadar vefat gerekçesi saymış ve kendilerine âhirette derecelerine göre sevap verileceğini söylemişlerdir (Buhûtî, II, 98; İbn Âbidîn, II, 252). Mutasavvıflar, nefsine karşı savaşırken (büyük cihad sırasında) ölen kimsenin şehitlikten üstün olan sıddîk mertebesine erişeceğini ileri sürerler. Bu gruba giren şehid diğer müslüman ölüler gibi yıkanıp kefenlenir ve cenaze namazı kılınarak defnedilir.

    Hz. Peygamber’in Uhud şehidleriyle ilgili uygulaması sebebiyle şehidlerin şehid düştükleri yere defnedilmesi sünnete uygun bulunmakla birlikte şartlar elverişli olmadığında başka yere götürülmelerinde bir sakınca görülmez. Yine zaruret halleri dışında bir kabre birden fazla kişinin konması tasvip edilmediğinden fakihler şehidlerin defni bahsinde bu duruma özellikle değinmişler ve Uhud uygulamasını delil göstererek bir kabre iki veya üç kişinin defnedilebileceğini belirtmişlerdir. Ancak Şâfiî ve Ahmed b. Hanbel bu cevazı zaruret haliyle sınırlandırmıştır. Şehitlik ve şehidler İslâm kültüründe özel bir yere ve öneme sahip olmuş, bu konuda birçok edebî ve tarihî eser kaleme alınmıştır. Şiîler, bilhassa Kerbelâ’da şehid edilen İmam Hüseyin gibi şahsiyetler için türbeler yapmışlar ve buraları ziyaret mekânı haline getirmişlerdir (bk. MEŞHED). Ehl-i beyt’ten eziyet çekenler ve şehid olanlara dair yazılan eserler arasında Hüseyin Vâiz-i Kâşifî’nin Ravżatü’ş-şühedâʾ adlı eseri seçkin bir yere sahiptir.

    YanıtlaSil
  133. BİBLİYOGRAFYA
    Tehânevî, Keşşâf, I, 739.

    Kāmus Tercümesi, I, 630.

    İbn Hazm, el-Muḥallâ, III, 336.

    Şîrâzî, el-Müheẕẕeb, I, 135.

    Serahsî, el-Mebsûṭ, II, 49-54.

    Kâsânî, Bedâʾiʿ, I, 320-325.

    İbn Rüşd, Bidâyetü’l-müctehid, I, 242.

    Burhâneddin el-Mergīnânî, el-Hidâye (İbnü’l-Hümâm, Fetḥu’l-ḳadîr [Bulak] içinde), I, 473-478.

    Fahreddin er-Râzî, Mefâtîḥu’l-ġayb, V, 277.

    İbn Kudâme, el-Muġnî (Herrâs), II, 528-536.

    Osman b. Ali ez-Zeylaî, Tebyînü’l-ḥaḳāʾiḳ, Bulak 1315, I, 247-250.

    İbnü’l-Murtazâ, el-Baḥrü’z-zeḫḫâr, Kahire 1368/1949, III, 93-94.

    İbnü’l-Hümâm, Fetḥu’l-ḳadîr (Bulak), I, 473-478.

    Bikāî, Naẓmü’d-dürer, Haydarâbâd 1398/1978, V, 325.

    Ali b. Süleyman el-Merdâvî, el-İnṣâf fî maʿrifeti’r-râciḥ mine’l-ḫilâf (nşr. M. Hâmid el-Fıkī), Kahire 1378/1958, II, 498-505.

    Tecrid Tercemesi, IV, 510-516.

    Mevvâk, et-Tâc ve’l-iklîl, Beyrut, ts. (Dârü’l-kütübi’l-ilmiyye), III, 66-68.

    Süyûtî, Ebvâbü’s-saʿâde fî esbâbi’ş-şehâde (nşr. Mustafa Abdülkādir Atâ), Beyrut 1987.

    Hattâb, Mevâhibü’l-celîl, Beyrut 1398, II, 247-248.

    İbrâhim b. Muhammed el-Halebî, Ġunyetü’l-mütemellî, İstanbul 1281, s. 285-286.

    Şehîd-i Sânî, er-Ravżatü’l-behiyye, Beyrut, ts. (Dârü’l-âlemi’l-İslâmî), I, 126-128.

    İbn Nüceym, el-Baḥrü’r-râʾiḳ, II, 211-215.

    Şirbînî, Muġni’l-muḥtâc, I, 349-350.

    Buhûtî, Keşşâfü’l-ḳınâʿ, II, 98-100.

    Abdurrahman Şeyhîzâde, Mecmaʿu’l-enhur, İstanbul 1309, I, 182-184.

    Muhammed b. Abdullah el-Haraşî, Şerḥu Muḫtaṣarı Ḫalîl, Beyrut, ts. (Dâru Sâdır), II, 140-141.

    Şevkânî, Neylü’l-evṭâr, IV, 32, 48-51.

    İbn Âbidîn, Reddü’l-muḥtâr (Kahire), II, 247-252.

    Ettafeyyiş, Şerḥu Kitâbi’n-Nîl ve şifâʾi’l-ʿalîl, Cidde 1405/1985, II, 564-568.

    Şeyh Hasan Hâlid, eş-Şehîd fi’l-İslâm, Beyrut 1971.

    Bilmen, Kamus2, III, 345-346, 351.

    a.mlf., Büyük İslâm İlmihali, İstanbul, ts. (Bilmen Basım ve Yayınevi), s. 267-269.

    Abdurrahman el-Cezîrî, el-Fıḳh ʿalâ meẕâhibi’l-erbaʿa, İstanbul 1990, III, 527-530.

    D. Cook, Martyrdom in Islam, Cambridge 2007.

    Zeki Duman, “Şehidlik ve Faziletleri”, EÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, sy. 5, Kayseri 1994, s. 429-440.

    W. Björkman, “Şehîd”, İA, XI, 389-391.

    YanıtlaSil
  134. En kolay ölüm şehidliktir.
    Kenzü'l İrfan Şerhi
    sy. 616.

    YanıtlaSil
  135. Burada bir incelik şudur :Allah'a karşı rakib olarak bir şeyi sevmek şirk oluyor.
    Bakara Suresi Tefsiri
    cilt 4.sy.129.

    YanıtlaSil
  136. Osmanlı şairlerinden birisi :
    Belki makbul ola noksan-i amel
    Olmasın Lakin akidende halel.
    Bakara Suresi Tefsiri
    cilt 4.sy.123.

    YanıtlaSil
  137. Zincirli kapı prova mı?
    Sömürgeciler, Orta Doğu’da veya Orta Asya’da bir işgale yelteneceklerse önce Türkiye’yi istikrarsız hale getirmek için saldırıya başlıyorlar.

    Kazakistan’da 2 Ocak’ta başlayan olaylardan birkaç gün önce Türkiye’de kur ve enflasyon üzerinden hareketlendiler…

    Özellikle kamu kuruluşlarına baskın mahiyetindeki eylemler, Kazakistan benzeri olaylara çanak tutacak özellikler taşıyor.

    “Devletin kapıları vatandaşın yüzüne kapatılıyor, vatandaş kendi binasına giremiyor.” algısı oluşturup sokakları hareketlendirip kamu binalarını kitlesel işgale zemin hazırlıyorlar.

    Kur üzerinden 28 Şubatçı söylemlerin baş göstermesi olayların alevlenmesi için aparatlardan biriydi.

    Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını darbeler döneminden biliyoruz.

    Gezi olaylarının üç beş ağaç üzerinden tertipledikleri ortada.

    27 Mayıs 2013’te Gezi Parkında olaylar başladığında mesele ağaçtı. Ama üç gün sonra mitingi iptal edip, kalabalığı Taksime yönlendirenler olayları çığırından çıkardılar.

    Aynı senaryo tekrarlanıyor.

    Bu senaryonun içinde; 18 Ekim’de bürokratları hukuksuz işlem yapmakla itham edip ilk fırsatta hesap sorma tehdidi var, 10 Büyükelçinin hukuk adı altında devlete muhtırası var, Diyanetin 4-6 yaş çocukları için açtığı anaokullarına saldırı var, mülakat yalanı var…

    Türkiye’nin bölgesinde söz sahibi olmasını istemeyenler, her zaman kendilerine hizmet edecek kansızlar bulmakta hiç zorlanmadılar.

    SSCB, 25 Aralık 1991’de dağıldığında Türkiye, fail-i meçhullerle ekonomik ve siyasi krizin içinde ölüm kalım mücadelesi veriyordu.

    YanıtlaSil
  138. ABD ve müttefikleri 17 Ocak 1991’de Körfez’de şer planlarını uygulamaya koymuş Irak’ı işgale başlamıştı. Türkiye’de ise terör örgütünün siyasi ve cemaat uzantıları beşinci kol faaliyetlerini hızlandırmıştı.

    FETÖ, Cumhurbaşkanı’nı-ölmediğine pişman olacaksın-diyerek tehdit ediyor, PKK’nın siyasi uzantıları da dostlarıyla siyaseten ittifak halinde yıkıcılığa girişiyordu.

    Siyasi ve ekonomik kaosun içinde bir ülkenin bölgesinde olup bitenlere müdahil olması mümkün değildi. 28 Şubat’a böyle girildi.

    Türkiye’nin son 20 yılda kat ettiği mesafe işgalcileri kara kara düşündürüyor.

    Türk Devletleri Teşkilatı’nın kuruluşu, Karabağ’ın işgalden azat edilmesi emperyalist planları bozuyor.

    Kazakistan’daki olaylar, önce Türkiye üzerinde denenmek istendi. Ancak 20 Aralık’ta devletin kur politikasını açıklamasıyla bu plan işlemez hale geldi. Pahalılık bahanesiyle Kazakistan karıştırıldı.

    2013 Mayıs’ında Taksim-Tahrir olaylarının aynı günlerde olması tesadüf değil.

    Kapıların zincirlenmesiyle Kazakistan olayları da birbirinden bağımsız değil.

    “Zincirli kapı” bir algı aparatı gibi duruyor.

    NATO ve ABD Kazakistan için de “kaygı” mesajları yayınlıyor.

    Dostlar dayanışması…

    “Türkiye’nin AB üyeliğine sıcak bakıyor musunuz?” sorusuna Macron: “Hayır, Erdoğan’ın izlediği siyaset ve uygarlık projesi Avrupa değerleriyle uymuyor. Türkiye, siyasal İslam'ı genişletme projesi yürütüyor." diyerek cevap veriyor.

    Türkiye’de de Diyanet İşleri Başkanlığının eğitim ve öğretim faaliyetlerini çağdışı olarak yaftalayanlar var. Daha birkaç gün önce Fransa’da başörtülü bir avukata başörtüsünü çıkarması için baskı yaptılar. Avukat, direnince de onu salonun en ücra köşesine yolladılar

    YanıtlaSil
  139. AB üyesi Kıbrıs’ı tanımıyor. Doğu Akdeniz’de saldırgan bir politika izliyor. Ben Türkiye’nin Avrupa ile ilişkisi olmasını arzu ederim. Çünkü bizim değerlerimize bağlanırsa, bizden daha fazla uzaklaşamaz” diyen Macron’la Türkiye’nin Akdeniz’de yayılmacı politikalar sergilediğini, Kıbrıs’ın Kıbrıslılara verilmesi gerektiğini, Kıbrıs’taki askeri birliğini çekmesini isteyenlerin varlığı, Türkiye’nin beka meselesini göstermesi bakımından önemlidir.

    Türkiye’nin terörle mücadelede sınır ötesi harekât yapma yetkisini reddetmek de aynı minvalde saldırılardır.

    Zincirleme belgeli provokasyon…

    YanıtlaSil
  140. Bir rivayete göre Resûl-i Ekrem’e mi‘racda Bakara sûresinin son âyetleri indirilmiş ve Allah’a ortak koşmayanların affedileceği müjdesi verilmiştir

    YanıtlaSil
  141. Hadis Metni: Deccalın önü sıra hilekâr seneler vardır. O senelerde sadıklar yalanlanır, yalancılar tasdik olunur. Eminlere hain, hainler emin nazarı ile bakılır. Ve halıkın umuru hususunda "Rüveybida" söz sahibi olur, "Rüveybida nedir?" diye soruldu. Buyurdu ki: "Umumun işlerinde söz sahibi olan fasık bir kimsedir.

    Ravi: Hz. Enes (r.a.)

    Kaynak: Ramuz el e-hadis, 117. sayfa, 2. hadis

    YanıtlaSil
  142. İslam'ın ve imanın hakikati paranın nasıl degerlendirildigidir.
    Kur'ân-ı Kerîm 'de infak âyetleri çok fazladır.
    Emanet olarak verilen dunyaliklar esas imtihan vesilesidir.
    Kenzü'l İrfan Şerhi
    İbadet ve Ahlakla ilgili 1001
    hadis
    Şerh eden:
    Ahmed Karakullukcu
    şer kitab
    sy. 607,608.

    YANITLASİL

    yuksel15 Ocak 2022 06:26
    Başkasının hakkını yemek haram,yetim malını, dulun malını yemek haram. Gayet Güzel! Haksız yere, alın teri dökmeden beleşten, bedavadan, başkasının sırtından geçinmek haram. Ondan dolayı faiz haram.
    Birisinin emeği var, çalışarak kazanıyor, otekisinin parasına kuvvet, o paradan dolayı zahmetsiz risksiz para kazanıyor Ticaret olsa, kar-zarar imkan ve ihtimali olduğundan ortaklık oluyor. İslam'da emek ve sermaye ortaklığı caiz.
    Bakara Suresi Tefsiri
    cilt 4.sy.142.
    prof.Dr.Mahmud Esad Coşan

    YanıtlaSil
  143. Rasulullah (s.a.)Müslim'in sahihinde rivayet edilen :Rabbimi hem gözümle hem de kalbimle gördüm buyurmuştur.
    bk. İbn Kesîr. 4.250.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    cilt 20.sy.213.

    YANITLASİL

    yuksel16 Ocak 2022 05:28
    Tecelli ancak kalp makamindaki ruha nasip olur.
    Ruhul Furkan Tefsiri
    Hazret-i Mevlana eş şeyh Mahmud en Nakşibendi El-Muceddidi el Halidi el-Ufi
    cilt 14.sy.287.

    YanıtlaSil
  144. Benim hadislerim birbirini nesh eder. Kur'an-ı Kerim ayetlerinin birbirini nesh etmesi gibi.
    Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    Sayfa: 111 / No: 9
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  145. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    503 1 İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelir ki, yanında altın ve gümüşü olmayan rahat etmez. Hz. Mikdam (r.a.)
    503 2 İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, mü'min o zaman müminlere dua edecek te Allah (z.c.hz.) şöyle buyuracak: "Kendi nefsine dua et sana icabet edeyim, umuma gelince Ben onlara gazablıyım." Hz. Enes (r.a.)
    503 3 Sizin üzerinize bir zaman gelir ki, boğulmaya maruz adam gibi dua etmeyen yakayı kurtaramaz. Hz. Huzeyfe (r.a.)
    503 4 İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelir ki, Camilerde halka halinde toplanırlar, gayeleri dünyevi olur. Allah'ın onlara ihtiyacı yoktur. Bunların arasına girmeyin. Hz. Enes (r.a.)
    503 5 İnsanlar üzerine bir zaman gelir ki o zamanki halkın efdali "hafifül haz" olanıdır. Denildi ki; "Ya Resulallah hafifül haz nedir?" Buyurdu ki, çoluk çocuğu az olanlardır. Hz. Huzeyfe (r.a.)
    503 6 İnsanlar üzerine bir zaman gelir ki, bir saat düşünürlerde kendilerine namaz kıldıracak imam bulamazlar. Hz. Selame binti Hür (r.a.)
    503 7 İnsanlar üzerine bir zaman gelir ki, o zaman da onlar riba yerler, yemeyene de tozu bulaşır. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    503 8 İnsanlar üzerine bir zaman gelir ki, zenginler tenezzüh için, orta halliler ticaret için, onların kur'aları riya ve gösteriş için, fakirler ise dilenmek için hac ederler. Hz. Enes (r.a.)
    503 9 Ümmetim üzerine bir zaman gelir ki fukaha bir birini çekemez. Tekelerin birbirlerini kıskandığı gibi, birbirlerini kıskanırlar. Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    503 10 Sizin üzerinize bir zaman gelir ki, adam acizlikle facirlik arasında muhayyer kalır. Kim bu zamana ulaşırsa aczi, fücura tercih etsin. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    503 11 İnsanlar üzerine bir zaman gelir ki, adamın imanı soyulur da haberi olmaz. Halbuki o gömleğinin soyulduğu gibi soyulmuştur. Hz. Ebud Derda (r.a.)
    503 12 İnsanlar üzerine bir zaman gelir ki onda ulema, köpekler öldürülür gibi öldürülür. Keşke o zaman ulema birlik olsaydı. Hz. İbni Abbas (r.anhüma)

    YanıtlaSil
  146. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    504 1 İnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki, şimdi sizin aranızda münafığın gizlendiği gibi, mü'min gizlenecek. Hz. Câbir (r.a.)
    504 2 İnsanlar üzerine bir zaman gelecek, adam bir kavmin içinde oturacak ta kendisini dile alacaklar korkusu ile kalkamayacak. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    504 3 İnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki, onların hepsi Kur'an okur, ibadete çalışırlar ve ehli bid'atle de meşgul olurlar. Lakin bilmedikleri cihetten müşrik olurlar ve okumalarına ve ilimlerine bedel rızık alırlar ve dünyayı din karşılığında yerler. İşte bunlar, kör deccalin avanesi olacaklardır. Hz. İbni Mes'ud (r.anhüma)
    504 4 İnsanlar üzerine bir zaman gelecek, şeytanlar onların evlatlarına ortak olacaklar. Denildi ki; "Bu da olacak mı ya Resulallah?" Buyurdu ki, evet. Dediler ki: "Bizim evlatlarımızı onların evladından nasıl ayırdedeceğiz?" Buyurdu ki: "Haya ve merhamet azlığından anlaşılacak. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    504 5 İnsanlar üzerine bir zaman gelecek, uleması da hukeması da fitne olacak. Mescitler ve kurra çoğalacak ama hiç alim bulunmayacak, tek tük ulema kalacak. Hz. Behz (r.a.)
    504 6 İnsanlar üzerine bir zaman gelecek, günaha girmeksizin aralarında geçinmeye kuvvet bulunamayacak. Öyle ki, adam yalan söyleyecek ve yemin de edecek. Bu zaman gelince kaçın. Denildi ki: "Nereye kaçalım?" Buyurdu ki: "Allah'a, Kitabına ve Peygamberin sünnetine kaçın." Hz. Enes (r.a.)
    504 7 İnsanlar üzerine bir zaman gelecek, kaygıları kursakları, şerefleri malları, kıbleleri kadınları olacak. Dinleri de altın ve gümüşleri olacaktır. Bunlar halkın şerlileridir ve Allah yanında onların nasibi yoktur. Hz. Ali (r.a.)
    504 8 Kıyamet günü, taleb-i ilmin mürekkebi ile şehidin kanı getirilir ve tartılır. Bu bunun üzerine öteki de ona üstün gelmez. Hz. Ukbe İbni Amr (r.a.)
    504 9 Vali getirilir, sıratın üzerinde durdurulup öyle bir sallanır ki, onun her uzvu yerinden ayrılır. Eğer adil ise uzuvlar birleşir ve geçip kurtulur. Eğer zalim ise yetmiş yıl ateşe aşağı gider. Hz. Bişr İbni Asm (r.a.)

    YanıtlaSil
  147. Kıyamet gününde, Adem evladından bir takım kavimler getirilir ki, yanlarında dağlar gibi hasenat vardır. Bunlar Cenneti görecek gibi yaklaştığında: "Sizin orada nasibiniz yok" denilir. (İtikadları dürüst ve riayetleri halis olmadıkları için)
    Ravi: Hz. Salim (r.a.)
    Sayfa: 505 / No: 4
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  148. Nitekim hadis-i Şerifte:
    Sabır beladan kurtulmanın anahtarıdır! buyrulmustur.
    Ruhu'l Furkan Tefsiri
    Hazret-i Mevlana eş şeyh Mahmud en Nakşibendi El-Muceddidi el Halidi el-Ufi
    cilt 14.sy.293.

    YanıtlaSil
  149. Köhne fikirler paslanmış çivilere benzer, yerlerinden kolay kolay sökülemezler.
    Cenab Sahabeddin
    Iki darbe arasında
    sy. 39.

    YanıtlaSil
  150. 1513. Sehl b. Sa'd'dan (r.a) Rasülullah'in (s.a) șöyle buyurduğu riva
    yet edilmiştir: Kim çeneleri arast ile bacakları arası hakkinda bana garanti
    verirse, ben de ona cennet hakkinda garanti veririm." (Buhârî ve Müslim
    rivayet etmişlerdir).(as13)
    1514. Ebu Hüreyre'den (r.a) Rasûlullah'i (s.a) șöyle buyururken işittiğg
    rivayet edilmiştir: "Kul iyice diüşünmeden söylediği bir söz yüzünden cehen-
    nemin, doğu ile batı arasından daha uzak bir derinliğine kayiverir." (Buhârî
    ve Müslim rivayet etmişlerdir).(1514)
    (1512) Buhâri; Kitab'ul-Imân ve Müslim; Kitab'ul-Imân, 42
    (1513) Buhâri; Kitab'ur-Rikak, (Müslim'de olmadığı belirtilmektedir)
    (1514) Buhârñ; Kitab'ur-Rikak, Müslim; Kitab'uz-Zühd, 2988
    ve Tirmiziî; 2315
    240
    2/9

    YanıtlaSil
  151. Riyazüs-Salihin Tercümesi
    147
    1515. Ebu Hüreyre'den (r.a) Rasülullah'in (s.a) söyle buyurduğu riva-
    yet edilmiştir: "Bir kimse Allah'in rizasına uygun olan bir sözü, kendisine
    ehemmiyet vermeyerek söyleyiverir de, Allah o söz šsebebiyle o kimsenin de
    recesini yükseltir. Bir kimse de vardır ki, Allah'i öfkelendiren bir sözü önem
    vermeden söyler de o kelime sebebiyle cehennemin dibini boylar." (Buhâri
    rivayet etmiştir).(1515)
    1516. Ebu Abdurrahman Bilâl b. Hâris el-Müzenï' den (r.a) Rasûlullah'n
    (s.a) söyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Insan Allah'ın rizasına uygun bir
    söz söyler de o sözün kendisini ulaştıracağı dereceyi tahmin edemez. Allah
    o söz sayesinde huzuruna varacaği güne kadar o kula rızasinı bağışlar. Buna
    karşılık insan, Allah'in öfkesine yol açan bir söz söyler de o sözün kendisine
    neye malolacağını tahmin edemez. Allah o söz yüzünden huzuruna varacağı
    güne kadar o kula karşı öfkeli kair."(Malik ve Tirmizî rivayet etmiştir. Tir
    mizî, hadis, hasen-sahihtir demiştir).1516)
    Riyazüs Salihin Tercümsi
    İmam-i Nevevi 146, 147 syf
    Merve yayınları

    YanıtlaSil
  152. 1513. Sehl b. Sa'd'dan (r.a) Rasülullah'in (s.a) șöyle buyurduğu riva
    yet edilmiştir: Kim çeneleri arast ile bacakları arası hakkinda bana garanti
    verirse, ben de ona cennet hakkinda garanti veririm." (Buhârî ve Müslim
    rivayet etmişlerdir).(as13)
    1514. Ebu Hüreyre'den (r.a) Rasûlullah'i (s.a) șöyle buyururken işittiğg
    rivayet edilmiştir: "Kul iyice diüşünmeden söylediği bir söz yüzünden cehen-
    nemin, doğu ile batı arasından daha uzak bir derinliğine kayiverir." (Buhârî
    ve Müslim rivayet etmişlerdir).(1514)
    (1512) Buhâri; Kitab'ul-Imân ve Müslim; Kitab'ul-Imân, 42
    (1513) Buhâri; Kitab'ur-Rikak, (Müslim'de olmadığı belirtilmektedir)
    (1514) Buhârñ; Kitab'ur-Rikak, Müslim; Kitab'uz-Zühd, 2988
    ve Tirmiziî; 2315
    240
    2/9

    YanıtlaSil
  153. TASFİYE
    التصفية
    Nefsi kötülük ve günah kirinden temizlemek anlamında tasavvuf terimi.
    İlişkili Maddeler
    RİYÂZET
    Nefis terbiyesi anlamında bir tasavvuf terimi.
    MÜCÂHEDE
    Sâlikin nefis, şeytan ve düşmanla mücadele etmesi anlamında tasavvuf terimi.

    Müellif:
    SÜLEYMAN ULUDAĞ
    Sözlükte “duru ve temiz olmak” anlamındaki safv kökünden türeyen tasfiye “süzmek, arıtmak, saf ve temiz hale getirmek” demektir. Kur’an’da Allah’ın bazı kullarını yüce görevler için seçtiği belirtilirken aynı kökten gelen ıstıfâ (seçmek, tercih etmek) kelimesi kullanılmıştır (en-Neml 27/59; Fâtır 35/32; Sâd 38/47). Allah Âdem’i, Nûh’u, İbrâhim ve İmrân ailelerini seçmiş ve âlemlere üstün kılmıştır (Âl-i İmrân 3/33). Bu âyetlerde peygamberlerin Allah tarafından seçilen üstün nitelikli kullar olduğu ifade edilmektedir. Hz. Peygamber, “Allah beni Hâşimoğulları’ndan seçti” buyurmuştur (Müslim, “Feżâʾil”, I; Tirmizî, “Menâḳıb”, 1). Allah, Hz. Muhammed’i âlemlere üstün kılmıştır (Buhârî, “Enbiyâʾ”, 31). Tasavvufta Hz. Peygamber’den “Mustafâ” (Allah’ın seçkin kulu) diye bahsedilir. Hz. Meryem de Allah’ın seçtiği ve arındırdığı bir kuldur (Âl-i İmrân 3/42); ayrıca Cenâb-ı Hakk’ın meleklerden seçtiği resuller vardır (el-Hac 22/75), yine O’nun saf ve seçkin bir kulu olduğundan Hz. Âdem’e “Safiyyullah” denilmiştir (Dârimî, “Muḳaddime”, 8). Takvâ sahibi sâlih müminler ve velîler de Allah’ın seçkin kullarıdır. İctibâ kelimesi de Kur’an’da “seçmek” anlamında kullanılmıştır (el-En‘âm 6/87; Tâhâ 20/122; el-Kalem 68/50).

    Tasfiye kavramı Kur’an’da tathîr (temizlemek) ve tezkiye (arındırmak) kelimeleriyle de ifade edilmiştir (Âl-i İmrân 3/42; et-Tevbe 9/103; el-Ahzâb 33/33). Allah ve resulü insanları ve müminleri mânevî temizliğe davet eder, onları kötülük ve günah kirinden arındırır (el-Bakara 2/129, 151; en-Nisâ 4/49; en-Nûr 24/21; el-Cum‘a 62/2). Allah’ın arındırması yanında insanın kendi iradesiyle nefsini mânevî kirlerden arındırması önemli olduğundan bir âyette, “Kim arınırsa kendi yararına arınmış olur, dönüş Allah’adır” buyurulmuş (Fâtır 35/18), mânen temizlenenlere ebediyen cennette kalacakları müjdelenmiştir (Tâhâ 20/76). Mânevî ve ruhî arınmayı emreden İslâm, insanların nefislerini temize çıkarmalarını ve arınmış olma iddiasında bulunmalarını yasaklar (en-Nisâ 4/49; en-Necm 53/32); çünkü önemli olan insanların kendilerini temize çıkarması değil, Allah’ın onları tezkiye etmesidir. Kur’ân-ı Kerîm’de mânevî pisliği ve kiri ifade etmek için rics (et-Tevbe 9/95; el-Ahzâb 33/33), neces (et-Tevbe 9/28) ve dess (eş-Şems 91/10) gibi kelimeler de kullanılmıştır. Temiz olarak dünyaya gelen ve kalbi hakikati kavramaya müsait olan nefis zamanla kirlenir, üzerini pislik kaplar, katılaşır ve taş kesilir (el-Bakara 2/74). Kir içinde kalan kalp doğruları göremez, hakikatleri kavrayamaz. Bundan dolayı, “Onların kalpleri var, ama bununla bir şey anlamazlar” (el-A‘râf 7/179) ve, “Göğüslerdeki kalpler kör olur” (el-Hac 22/46) buyurulmuştur. Çeşitli sebeplerle kirlenen nefisleri ve kalpleri saf hale getirmek, böylece doğruyu görmelerini, gerçeği anlamalarını sağlamak gerekir.

    YanıtlaSil
  154. Bazı sûfî müelliflere göre sûfî kelimesi tasfiye kelimesinin kökü olan “safv” kökünden gelir. Serrâc genellikle sûfîlerden “ehl-i safvet” şeklinde bahseder (el-Lümaʿ, s. 46-48, 105-106). Sûfîlik saflığın, duruluğun ve temizliğin kaynağıdır. Sûfîlere “ehl-i tasfiye” de denir (Hücvîrî, s. 39).

    İlâhî bilgiye, hakikate ve hikmete ermek için biri nazarî akıl, diğeri tasfiye olmak üzere iki yoldan bahsedilmiştir. Gazzâlî bu iki yolu iki örnekle anlatır. Verdiği ilk örnekte zâhir ulemâsının nazarî akla ve istidlâle dayanan yolunu akar sularla beslenen göle, sûfîlerin keşf ve ilhamı esas alan yolunu ise dipten kaynayan sularla beslenen göle benzetir ve her iki yol da güzel olmakla beraber dipten gelen sularla oluşan gölün suyunun daha temiz ve daha berrak olduğunu söyler. Gazzâlî’nin verdiği ikinci örnek Çin ve Rum sanatkârları arasındaki süsleme yarışıdır. Bir duvar perde ile ikiye bölünür; süslemeleri için duvarın bir tarafı Çin, diğer tarafı Rum sanatkârlarına verilir. Rumlar kendilerine ait duvarı türlü renklerle çeşitli motifler yaparak süslemeye koyulurken Çinliler kendi duvarlarını cilâlamak ve parlatmakla yetinirler. Aradaki perde kaldırılınca Rumlar’ın yaptıkları resim ve nakışlar karşı duvara yansır ve orada daha güzel görünür (İḥyâʾ, III, 21). Aynı örnek Mevlânâ’nın Mes̱nevî’sinde de geçmekte (I, 344), ancak burada daha güzel resim yapanların Çinliler olduğu söylenmektedir. Gazzâlî bu örnekte sûfîlerin kendi iç âlemlerine yöneldiklerini, ruhlarını tasfiye edip kalplerini cilâlayarak ilham yoluyla ilim, irfan ve mârifete ulaştıklarını; bu yolla elde ettikleri ilim ve irfanı daha doğru ve daha güvenilir kabul ettiklerini vurgular (İḥyâʾ, III, 19). Gazzâlî mârifet ve hakikatlerin insanın kalbine yansımasını ayna örneğiyle açıklar ve bu yansımaya beş şeyin engel olabileceğini belirtir; bunları kalbin bu hususta istidadı olmaması, kirlenmiş ve paslanmış olması, hakikat tarafına çevrilmemiş olması, kalple hakikat arasında taassup ve taklit perdesinin bulunması ve kalbin yöneleceği cihetin bilinmemesi olarak sıralar. Ona göre bu engellerin bir kısmı veya tamamı hangi nisbette ortadan kalkarsa ilim ve hakikatler tasfiye edilen kalbe o nisbette yansır. Gazzâlî’nin “kalp gözü” dediği şey bu yansımadır (a.g.e., III, 12). Kalbi tasfiye etmenin yolunun dünya ile ilgili bağları koparıp atmak, dünyevî şeylere kalpte yer vermemek, bütün dikkati ve zihnî faaliyetleri Allah üzerinde yoğunlaştırmak, usulüne uygun bir mücâhede ve riyâzet olduğunu söyleyen sûfî müellifler kalp tasfiyesi yoluyla bilgi edinmenin zorluk ve sakıncalarına da dikkat çekmişlerdir. Şiddetli mücâhedenin, ağır riyâzet ve zor çilelerin sâlikin beden sağlığını, mizacını ve aklî dengesini bozabileceğini, kalbinde birtakım vehimler ve hayaller ortaya çıkabileceğini, dinî hükümleri bu yolla öğrenme sevdasına kapılabileceğini söyleyen Gazzâlî, bu durumdaki kişiyi çalışarak geçimini sağlayacağı yerde define aramakla vakit geçiren definecilere benzetir (a.g.e., III, 19).

    YanıtlaSil
  155. İşrâkīler diye anılan bazı filozoflar ve kalp tasfiyesi yoluyla bilgi kazanılacağını savunan mutasavvıflar arasındaki yakınlık ve benzerlik üzerinde durulması gereken önemli bir husustur. Ünlü sûfî Ebû Saîd-i Ebü’l-Hayr ile İbn Sînâ’nın bu konuyu üç gün aralarında tartıştıktan sonra İbn Sînâ’nın, “O benim bildiğimi görüyor”, Ebû Saîd’in, “O benim gördüğümü biliyor” dediği rivayet edilir (Muhammed b. Münevver, s. 194). Bu menkıbede, İbn Sînâ’nın aklî nazar ve istidlâl yoluyla ulaştığı bilgi ile Ebû Saîd-i Ebü’l-Hayr’ın tasfiye yoluyla ulaştığı bilgi ve hakikatin, yani aklıselim ile kalbiselimin aynı noktada birleştiği anlatılmak istenmiştir. Aklî nazar ve tasfiye yoluyla ulaşılan bilgiler arasındaki ilişki konusunda Taşköprizâde ve Kâtib Çelebi gibi müelliflerin eserlerinde daha sistematik bilgiler bulunmaktadır. Bu eserlerde aklın dört mertebesinden (heyûlânî akıl, fiil halinde akıl, meleke halinde akıl, müstefâd akıl) bahsedilir ve aklın müstefâd akıl haline eriştiğinde her şeyi apaçık ve kesin olarak algılayacağı belirtilir. Tasfiye yolunu tutanların ise nihaî gayeye ulaşmaları için dinin zâhirî hükümlerine uyma, ahlâkı düzeltme, ruhu kutsî sûretlerle süsleme, Allah’ın cemalini temaşa etme şeklinde dört menzil katetmeleri gerektiği anlatılır ve nazarî aklın dördüncü mertebesinin tasfiye yolunun üçüncü menzilini kısmen kapsadığı, fakat tasfiye yolunun üçüncü menzilindeki bilgilerin daha kesin ve daha açık olduğu vurgulanır (Tehânevî, I, 37, 42; Taşköprizâde, I, 110; II, 612; Keşfü’ẓ-ẓunûn, I, 54, 677). Bu örnekte de tasfiye yoluna üstünlük tanındığı görülmektedir. İstidlâl ve nazar Hz. İbrâhim’in (Halîl yolu), tasfiye Hz. Peygamber’in yolu (habîb yolu) olarak kabul edilmektedir.

    YanıtlaSil
  156. Fahrurrazi, Beğavi,Hazin, Ibni Kesir ve Alusi tefsirlerinde zikredildiğine göre ;Ayeti kerimede geçen Istıfa kelimesinin manası "Bir şeyin özünü seçmek"demektir.
    Ruhu'l Furkan Tefsiri
    cilt.14.sy.299.

    YanıtlaSil
  157. Fahrurrazi, Beğavi,Hazin, Ibni Kesir ve Alusi tefsirlerinde zikredildiğine göre ;Ayeti kerimede geçen Istıfa kelimesinin manası "Bir şeyin özünü seçmek"demektir.
    Ruhu'l Furkan Tefsiri
    cilt.14.sy.299.
    Hazreti Mevlana eş şeyh Mahmud en Nakşibendi El-Muceddidi el Halidi el-Ufi

    YanıtlaSil
  158. Fahrurrazi, Beğavi,Hazin, Ibni Kesir ve Alusi tefsirlerinde zikredildiğine göre ;Ayeti kerimede geçen Istıfa kelimesinin manası "Bir şeyin özünü seçmek"demektir.
    Ruhu'l Furkan Tefsiri
    cilt.14.sy.299.
    Hazreti Mevlana eş şeyh Mahmud en Nakşibendi El-Muceddidi el Halidi el-Ufi

    YanıtlaSil
  159. Kul bir çok zamanlar, bir çok zamanlar, bir çok zamanlar müslüman yaşar. Fakat sonunda Allah'ın gazabına uğrayabilir. Yine, ömrünü hep küfürle geçirir. Fakat sonunda Allah'ın Rahmetine uğrayabilir. Kim ki herkese gıybet ederek ve fena lâkap takarak ölürse, kıyamette, burnu ile iki dudağı arasına damga vurulur. Hz. İbni Amr (r.a.)

    YanıtlaSil
  160. 10-( Ibra-i istifa) :Bir kimsenin zimmetindeki bir hakkın alınmış, kabz edilmiş olduğunu itiraf eylemekdir ki, bir nevi ikrar demektir.
    Hukuki İslamiye ve Istilahati Fikhiyye KAMUSU
    Ömer Nasuhi Bilmen
    cilt. 8.sy.5.

    YanıtlaSil
  161. Anlamı: “Allahım! Bana, anne ve babama ve bütün mü’minlere acilen ve diğer zamanlarda, dünya ve âhirette Senin lûtfuna lâyık şekilde muamele buyur. Bize, bizim lâyık olduğumuz muameleyi yapma. Sen ba­ğışlayıcısın, cömertsin, ilim sahibisin, kerîm, raûf ve rahimsin.”

    YanıtlaSil
  162. Buna cevap olarak Peygamber Efendimiz;
    Leyse'i-birre en tüvellû vücúheküm kıbele'l-meşrıki ve'l-mağribi
    âyet-i kerîmesini okumuş. Sonra Ebü Zerr-i Gifari; "Bu ayeti anladm
    ama iman nedir?" diye tekrar sormuş. Peygamber Efendimiz bu áyet-i
    tekrar okumuş. Sonra bir daha sormuş. Belki teferruat istiyor, başka
    bilgiler istiyor, umduğu başka cevap var. Tekrar sorunca, Peygamber
    sallallahu aleyhi ve sellem yine aynı ayet-i kerimeyi okumuş. Sonra Ebu
    Zerr-i Gifârî hazretlerine; "Madem aynca bu âyet-i kerimeden ayn bir
    beyan olarak imanın tarifini istiyorsun, talep ediyorsun, o zaman söyle
    yeyim: Iman; Allah'ın rızasına uygun, dinin tavsiye ettiği bir güzel ameli,
    haseneyi işlediğin zaman, kalbinin onu sevmesidir. Allah'ın sevmediği,
    kötü bir işi yaptığın zaman da kalbinin, gönlünün onu sevmemesidir, ondan üzüntü duymasıdr." diye imanı tarif etmiş.
    188syf Bakara Suresi Tefsiri-4 Prof. Dr. Mahmud Es'ad Coşan

    YanıtlaSil
  163. Şu on alâmet olmadan kıyamet gelmez: Duhan, Dabbetül arz, Deccal, Güneşin garbtan doğuşu, Üç yerde yere batış, Şark, Garb ve Ceziretül Arab'da, İsa ibni Meryem'in inmesi, Ye'cüc ve Mec'ücün çıkması ve Aden içinden bir ateş çıkması ve insanları mahşere (Şam'a) sürmesi ve yanlarından ayrılmaması. Öyle ki onla geceleyince o ateş de geceler. Kaylûle yaptıklarında o da yanlarında bekler. (Yanlarından ayrılmaz.) (Bu on alâmet oluş sırasına göre değildir.)
    Ravi: Hz. Ebû Tufeyl (r.a.)
    Sayfa: 100 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  164. Bir adam uzun zaman Cennet ehlinin amelini yapar. Sonra Allah onun amelini Cehennem ehlinin ameliyle neticelendirir ve onu Cehennem ehli kılar. Diğer bir adam da uzun zaman Cehennem ehlinin amelini yapar durur. Sonra Allah onun amelini Cennet ehlinin ameliyle neticelendirir ve Allah onu Cennet ehlinden kılar. Ve böylece Cennete dahil eder.
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 98 / No: 6
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  165. Adam camiye gider, namaz kılar. Allah indinde sivri sinek kanadı kadar kıymeti olmaz. Kiminin de namazının Uhud dağı kadar kıymeti olur. Bunun sebebi, ikincinin birinciden daha akıllı olmasıdır. "Akılca güzel nasıl olur?" diye soruldu. Buyurdu ki: "Eğer, haramdan kim daha çok sakınıyorsa hayra kim daha çok haris ise, o daha akıllıdır.
    Ravi: Hz. Ebû Hamidissaidi (r.a.)
    Sayfa: 99 / No: 6
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  166. Adamın, kendisi bir mahzur görmeden, Allah'ın gadabını celbedecek öyle bir kelime söyler ki, bu söz sebebiyle Cehennemin yetmiş yıl dibine gider.
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 99 / No: 10
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  167. Yalan, Ümmül hebais yani kötülüklerin anasıdır.
    Kenzü'l İrfan Şerhi
    sy. 555.

    YANITLASİL

    yuksel1 Şubat 2022 01:21
    İslam hukukunun temeli olan bir numaralı Hadis-i Şerif "Innemel amalu biniyet." Ameller niyetlere göre değerlendirilir.
    hadisidir.
    Kenzü'l İrfan Şerhi
    İbadet ve Ahlakla ilgili 1001 Hadis
    sy. 552.

    YANITLASİL

    yuksel1 Şubat 2022 01:26
    Parayı (hakkı olmadan) üzerine geçirmeyi istemek paranın Allah Teala nin emirlerinden üstün olduğunu düşünmek gizli şirktir. Rabbimiz muhafaza buyursun inşallah! Amin.
    Kenzü'l İrfan Şerhi
    İbadet ve Ahlakla ilgili 1001 Hadis
    sy. 551.

    YanıtlaSil
  168. Bundan daha aşikar olarak Efendimiz (a. s.) şöyle buyurmuştur :Beni gören gerçekte Hakk'i görmüştür.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    Ismail Hakkı Bursevi
    cilt. 12.sy.9.

    YANITLASİL

    yuksel3 Şubat 2022 01:13
    Kuvvetlimisiniz, zayıfmısınız? diye sordu.O zaman doğru söylenir mi ?Söylenmez.Dosdoğru , dobra dobra söyeyeyim mi?Hayır söylenmez! Neden?savaş,harb, hud'adır.
    Bakara Suresi Tefsiri
    cilt .4.sy.232.
    Prof.Dr.Mahmud Es'ad Coşan.

    YANITLASİL

    yuksel3 Şubat 2022 01:21
    Biz parayı , mevkiyi çoluk çocuğumuzu Allah (c.c.) rızası için seveceğiz, gerektiğinde de Allah (c.c.) ı tercih edeceğiz.
    Kenzü'l İrfan Şerhi
    sy.541.
    Şerh eden.Ahmet Karakullukçu.

    YANITLASİL

    yuksel3 Şubat 2022 01:25
    Gönülde dünya varsa, dil ahireti konuşuyorsa bu nifaktır yani münafıklık alametidir.
    Kenzü'l İrfan Şerhi.
    sy.541.
    Ahmet Karakullukçu.

    YanıtlaSil
  169. 720-(Dünyevi işlerde olsun, dinî konularda olsun) Ümmetimi
    aldatıp hile yapanlara Cenâb-i Hak lânet etsin.720
    Mümin, mümini kesinlikle aldatmayacak. Aldatan kazanmiş gibi gö-
    ünür ama dünya ve âhirette perişan olur. Güneşin karşısındaki kar mi
    ali kazandiği erir gider. Doğruluk bâkidir, eğrilik ise fânidir. Dürüst ola-
    in sevabı ise âhirete ulaşır, ebedi nimetleri kazanmaya vesîle olur. Bu
    nadis-i şerifteki ifadeye muhatap olan kimsenin dünyasI da âhireti de pe-
    işan olacaktır. Yalan zulmettir ve insana kaybettirir. Yalanla kazanılan
    ara, helål kazancı da ifsad eder. Bugün ise bazı işler yalansız olmaz
    fadesi çok yanlıştır. Yüksek fiyat isteyip yarıya düşürmek o ticarette al-
    datma niyeti olduğunu gösterir. Müslüman'ın Müslüman kardeşini dün-
    ya menfaati için aldatması ile Allâh'ın lâneti gerçekleşir, o kişi perişan
    lur. Kendimize söz verelim, kimseyi aldatmadan hayatımizı bereketlen-
    direlim inşallah! Amirn.
    Ummetimi aldatan
    Olur hayatı yalan
    cinud
    Kazanmaz o yanına
    Lánetullahtir kalan. (HAK)

    Kenzü'l İrfan Şerhi
    Ahmet Karakullukçu
    524syf

    YanıtlaSil
  170. Allah (z.c.hz.) kulunu, hicab vaki olmadıkça, affeder. Bu husus soruldu. Buyurdu ki: Hicab vaki olması ruhun müşrik olarak (yani imansız olarak) çıkmasıdır.
    Ravi: Hz. Ebû Zerr (r.a.)
    Sayfa: 94 / No: 1
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  171. Peygamberler kabirlerinde kırk günden fazla bırakılmazlar. Sura üfürülünceye kadar Huzuru İlâhide namaz kılarlar.
    Ravi: Hz. Enes (r.a.)
    Sayfa: 96 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  172. Meclis saltanatı temsil ettiği gibi hilafeti de temsil etmeli.
    (M. N.) 87:Hubab.
    Bir Hazinenin Anahtari
    Risale-i Nur Kulliyati Fihrist Ve İndeksi sy. 580.

    YANITLASİL

    yuksel6 Şubat 2022 06:31
    Hilâfet ve saltanat gayr-i munfektir. (Sn.) 50.
    Dünya saltanatı ile manevi Saltanat birleşmez. (M.) 58:15.
    Mektup,2.sual.
    Bir Hazinenin Anahtari
    Risale-i Nur Kulliyati Fihrist Ve İndeksi sy. 580.
    İsmail Mutlu.

    YANITLASİL

    yuksel6 Şubat 2022 06:38
    Hilâfeti temsil eden Mesihat-i İslamiye İstanbul 'a ve Osmanlılara mahsus değildir.
    (Sn.) 51.
    Hz.Hasan beşinci halifedir....
    Bir Hazinenin Anahtari
    Risale-i Nur Kulliyati Fihrist Ve İndeksi sy. 267.
    İsmail Mutlu.

    YANITLASİL

    yuksel6 Şubat 2022 06:45
    Sultan Reşad'in ve Mustafa Kemal'in Medresetu'z Zehra için desteği.
    (E. L.) 2:196.
    Bir Hazinenin Anahtari
    Risale-i Nur Kulliyati Fihrist Ve İndeksi sy. 440.
    İsmail Mutlu.

    YanıtlaSil
  173. İlminden faydalanılan bir alim, bin abidden hayırlıdır.
    Ravi: Hz. Ali (r.a.)
    Sayfa: 314 / No: 11
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  174. Allah (z.c.hz.) İslâmiyette kocayan kuluna âzab etmeye haya eder.
    Ravi: Hz. Câbir (r.a.)
    Sayfa: 90 / No: 7
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  175. On şey vardır ki, Lut kavmi onları yapmış ve o yüzden helak edilmiştir. Ümmetim ise onlara bir de kendisi katar: Erkek erkeğe münasebet, fındık gibi topaç taşlarını sapanla atmak, güvercinle oynamak. def çalmak, içki içmek, sakal kesmek, bıyık uzatmak, ıslık çalmak, el çarpmak, ipek gömlek giymek (erkekler için). Bir tane de ümmetim ilave eder ki, o da kadın kadına münasebette bulunmaktır.
    Ravi: Hz Hasan (r.a.)
    Sayfa: 315 / No: 12
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  176. 694-Iki şey vardir ki onlar bir insanda bulunursa küfürdür. Birisi nesebi belli olan bir kimseye kötü zanda bulunmak (Nesebsiz, veled-i zina demek).
    İkincisi ölünün ardından sesli ağlamak.
    694.Buhari.....
    Kenzü'l İrfan Şerhi
    İbadet ve Ahlakla ilgili 1001 Hadis
    Ahmet Karakullukçu
    sy. 502.

    YANITLASİL

    yuksel8 Şubat 2022 04:03
    698 - Üç şey küfürdendir:Musibet zamanında yaka yırtmak, ölüler için yüksek sesle ağlamak, neseb (soy-sop) hakkinda sövmek, ayiplamak.
    698.Deylemi,Musned.Hadis No:3778 (değişik kelimeyle)
    Kenzü'l İrfan Şerhi
    İbadet ve Ahlakla ilgili 1001 Hadis
    Ahmet Karakullukçu
    sy. 505.

    YanıtlaSil
  177. Allah (z.c.hz.) kulunu, yediğinde veya içtiğinde, bir defa dediği "Elhamdülillâh" sözünden dolayı Cennete koyar.
    Ravi: Hz. Enes (r.a.)
    Sayfa: 89 / No: 10
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  178. Allah (z.c.hz.) yüz rahmet yarattı. Her bir rahmet gök ile yer arasını dolduracak kadardır. O rahmetten biri mahlûkat arasında taksim edilmiştir. Bu sebeble valide çocuğuna acır, bu sebeble vahşi hayvarlar ve kuşlar su bulup içer ve bununla mahlûkat birbirine merhamet eder. Kıyamette 99 rahmeti 99 misli yapar ve onları müttakilere tahsis eder.
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 88 / No: 2
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  179. Allah (z.c.hz.) Adem'in Hamurunu kırk gün, kırk gece yoğurdu. Aldı, ikiye kesti. Sağ tarafa iyiler, sol tarafa habisler ayrıldı. Sonra tekrar yoğurdu. Onun içindir ki iyilerden kötü, kötülerden iyiler çıkabilir.
    Ravi: Hz. İbni Me'sud (r.a.)
    Sayfa: 88 / No: 7
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  180. Ona, "Sen kimsin? diye sorduğunda o varlık," Ben bizlerin kendisiyle ayakta kalabildigi bir varlığım "dedi.
    Akıl da kendisinin kim olduğunu sorunca ondan" Tevfik! cevabını aldı.
    Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali Ve Tefsiri
    cilt 20.sy.157.
    İsmail Hakkı Bursevi

    YanıtlaSil
  181. İbnü’l-Cevzî, müfessirlerin Kur’an’da geçen furkan kelimesine üç değişik anlam verdiklerini belirtir (Nüzhetü’l-aʿyün, s. 459-460). 1. Başarı ve zafer (el-Bakara 2/53; el-Enfâl 8/41); 2. Dalâletten ve şüpheden kurtuluş (el-Bakara 2/185; Âl-i İmrân 3/4; el-Enfâl 8/29); 3. Kur’ân-ı Kerîm (el-Furkān 25/1).

    YanıtlaSil
  182. Sizi iki sarhoşluk gaşyetti. Hayatı sevmek sarhoşluğu ve cehle razı olmak. Bu sarhoşluğa düştüğünüzde, "emr-i bil ma'ruf" ve "nehy-i anil münkeri" terk edersiniz. O zaman sünnet ve kitaba sahip olanlar, muhacir ve ensardan "sabikûnel- evvelîn" gibidir. (Yani ashab derecesindendir.)
    Ravi: Hz. Âişe (r.a.)
    Sayfa: 321 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  183. Nikahta helal ile haram arasını vasleden şey, def ve sestir. (Yani nikahın aleni olmasıdır.)
    Ravi: Hz. Muhammed İbni Hatib (r.a.)
    Sayfa: 322 / No: 11
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  184. Kur'an on vecih (kesim) üzerine indirildi. Bunlar: Korkutucu, Müjdeleyici, Nâsih, Mensuh, Nasihat, Temsil, Muhkem, Müteşabih, Helâli bildiren ve Haramı bildiren ayetlerdir.
    Ravi: Hz. Ali (r.a.)
    Sayfa: 84 / No: 2
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  185. En büyük nimet hidayet nimetidir.
    Çünkü hidayetle insan Cennete gidiyor.
    Bakara Suresi Tefsiri
    Cilt.5. 99.
    Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan

    YanıtlaSil
  186. Ebu Eyyub el-Ensari de, "Hayır, bu ayet-i kerime onu göstermiyor. Malla, ticaretle bağla, bahçeyle, ziraatle uğraşıp Allah yolunda cihadı terk etmek, insanı mânevî bakımından tehlikeye sokar." manasinadir. "demiş.

    YANITLASİL

    yuksel15 Şubat 2022 04:31
    "Allah yolunda mallarınızi sarf edin, cimrilik yaparak kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın.
    Bakara Suresi Tefsiri
    Cilt.5 sy. 58.
    Prof.Dr.Mahmud Esad Coşan

    YanıtlaSil
  187. Allah c. c. Tevfikini refik eylesin.

    YanıtlaSil
  188. Benim sözüm Allah'ın kelamını nesh etmez. Allah'ın kelamı Benim sözümü nesh edebilir. Allah'ın kelamının bir kısmı diğerini nesh edebilir. (Nesh= Hükmünü gidermek)
    Ravi: Hz. Câbir (r.a.)
    Sayfa: 340 / No: 11
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  189. Her et ki onu "Suht" meydana getirdi. Cehennem ona evladır. Denildi ki: "Suht nedir?" Buyurdu ki, hükümde rüşvettir.
    Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    Sayfa: 341 / No: 14
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  190. İslam'da, Kur'ân-ı Kerîm'de müslümanlara tavsiye edilen, zafer kazanmak için edinilmesi istenen iki şart vardır :
    1.Sabir.
    2.Takva..
    Ey mü'minler! Eğer sabrederseniz, takva ehli olursanız zafere erersiniz. deniliyor.
    Bakara Suresi Tefsiri
    Prof.Dr.Mahmud Esad Coşan
    cilt. 5.sy.207.

    YANITLASİL

    yuksel19 Şubat 2022 04:53
    Ebu Süfyan o zaman müslüman olmuş değil. Mekke fethinde müslüman oldu. Muaviye'nin babası.
    Bakara Suresi Tefsiri
    Prof. Dr. Mahmud Es'ad Coşan
    cilt. 5.sy.204.

    YanıtlaSil
  191. Dinin İslam'ın gayesi budur: Nesli, malı, imanı, canı ve aklı korumak.
    Bakara Suresi Tefsiri
    Prof.Dr.Mahmud Esad Coşan
    cilt. 5.sy.132.

    YANITLASİL

    yuksel19 Şubat 2022 08:28
    Ama inat edenler karşılığını görür. Mekke 'nin fethinde de birkaç kişi yine silahını çekti, karşı çıktı. O zaman Onlara da karşılığı verildi. Çünkü :
    Bir kötülüğün cezası, ona denk bir kötülüktür.
    kural budur.
    Bakara Suresi Tefsiri
    Prof. Dr. Mahmud Es'ad Coşan
    cilt. 5.sy.46.,47.

    YANITLASİL

    yuksel19 Şubat 2022 08:33
    Asil kendisinin mübarek kıldığı günün cuma günü olduğunu ve cuma gününe tazim edilmesi ve tatil yapılması gerektiğini onlara öğretti.
    Bakara Suresi Tefsiri
    Prof. Dr. Mahmud Es'ad Coşan
    cilt.5.sy.189.

    YanıtlaSil
  192. Dinin İslam'ın gayesi budur: Nesli, malı, imanı, canı ve aklı korumak.
    Bakara Suresi Tefsiri
    Prof.Dr.Mahmud Esad Coşan
    cilt. 5.sy.132.

    YANITLASİL

    yuksel19 Şubat 2022 08:28
    Ama inat edenler karşılığını görür. Mekke 'nin fethinde de birkaç kişi yine silahını çekti, karşı çıktı. O zaman Onlara da karşılığı verildi. Çünkü :
    Bir kötülüğün cezası, ona denk bir kötülüktür.
    kural budur.
    Bakara Suresi Tefsiri
    Prof. Dr. Mahmud Es'ad Coşan
    cilt. 5.sy.46.,47.

    YANITLASİL

    yuksel19 Şubat 2022 08:33
    Asil kendisinin mübarek kıldığı günün cuma günü olduğunu ve cuma gününe tazim edilmesi ve tatil yapılması gerektiğini onlara öğretti.
    Bakara Suresi Tefsiri
    Prof. Dr. Mahmud Es'ad Coşan
    cilt.5.sy.189.

    YanıtlaSil
  193. Kur'an hakkında "Huda" ve "Büşra" sıfatlarının kullanılması. 9/4442.
    İlmin Işığında
    Asrın Kur'an Tefsiri
    Celal Yıldırım
    cilt. 14.sy.147.

    YanıtlaSil
  194. Tam manasıyla kavi o kimsedir ki, öfkesinde kendine malik olur.
    Ravi: Hz. Hafsa (r.anha)
    Sayfa: 101 / No: 1
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  195. Bu nedenle evvelce taat işlemek kendisine kolay gelen bir kul, sakıncalı şeylerden birini irtikab ettiği zaman artık ibadet yapmak ona zor gelmeye baslar. Hatta iki rekat namaz kilmakla çok ağır meşakkatlere katlanma arasında muhayyer bırakılsa, o zorluklara tahammül etmeyi İbadete tercih eder.
    Ruhu'l Furkan Tefsiri
    Hazret-i Mevlana eş şeyh Mahmud en Nakşibendi El-Muceddidi el Halidi el-Ufi
    cilt 14.sy.337.

    YanıtlaSil
  196. Kibredene karşı kibretmek sadakadır".
    Ruhu'l Furkan Tefsiri
    Hazret-i Mevlana eş şeyh Mahmud en Nakşibendi El-Muceddidi el Halidi el-Ufi
    cilt 14.sy. 342.

    YANITLASİL

    yuksel28 Şubat 2022 00:21
    Ama kulların tamamı birbirine benzeyen ayıplı ve ihtiyaçli yaratıklar olması hasebiyle birbirlerine denk olduğuna göre, kimsenin kimseye karşı kibirlenme hakkı yoktur.
    Ruhu'l Furkan Tefsiri
    Hazret-i Mevlana eş şeyh Mahmud en Nakşibendi El-Muceddidi el Halidi el-Ufi
    cilt 14.sy.343.

    YANITLASİL

    yuksel28 Şubat 2022 00:27
    O halde kibirlenmek, ancak eşi ve benzeri bulunmayan, bütün ayiplardan ve ihtiyaçlardan münezzeh olan Allah-u teala 'ya mahsustur. Zaten onun içindir ki kibriya ve azametle sadece Kendisi mevsuftur.
    Ruhu'l Furkan Tefsiri
    Hazret-i Mevlana eş şeyh Mahmud en Nakşibendi El-Muceddidi el Halidi el-Ufi
    cilt 14.sy.343.

    YanıtlaSil
  197. Ahiret gününe iman dünya hayatına düzen sağlar.
    İlmin Işığında
    Asrın Kur'an Tefsiri
    Celal Yıldırım
    Anadolu Yayınları
    cilt 14.sy. 17.

    YanıtlaSil
  198. Bir işe azmedip de akibetini iyice düşündükten sonra iyi görürsen, o işi yap. Eğer zararlı görürsen o işten vazgeç.
    Ravi: Hz. İbni Mes'ud (r.anhüma)
    Sayfa: 65 / No: 7
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  199. Sizden biri, kendinde kardeşine verebileceği bir nasihat bulursa ona hemen söylesin.
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 65 / No: 9
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  200. Azınlıklara Lozan sulhu icabınca bahşedilen her nev' din ve vicdan hürriyetinin Türk ve Müslüman camiasından esirgendiginden mi bahsediyor? Bu hal imansizligin ve imansizlik metodunun takib edildiğinin bir delili ve bariz bir alameti değil midir?
    Isari Tefsîr ve Cifir ilmi Işığında
    Sirr-i İnnâ A'tayna
    Rumuzat-i Semaniye
    Mâidet-ül-Kur'an
    sy. 101.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder