ramuz el ehadis

Yorumlar

  1. 15 Eylül 2007 Cumartesi
    Hadis-i Şerif
    1- Beş vakit namazı camide kılan Bismillahirrahmanirrahim demiş gibidir.

    2-Ümmetim yıldızlara gidesiye kadar kıyamet kopmayacaktır.
    Gönderen yüksel zaman: 05:12
    4.409 YORUM:
    1 – 200 / 4409 Yeni› En yeni»
    yüksel dedi ki...
    hülasa yol ikidir. ya sukut etmektir çünkü söylenen her sözün doğru olması lazımdır sıdktor.çünki islamiyetin esası (temel) sıdktır bürüm kemalata isal (ulaştırmak)edici sıdktır.imanın hassası (özelliği)sıdktır.nevi beşeri veba-i kemalata isal eden sıdktır.ahlak-ı aiyenin hayatı sıdktır.terakkyatın mihveri sıdktır.alemi islamın nizamı sıdktır.ashabı kiramı bütün insanlara tefevvuk (üstün olma) ettiren sıdktır.muhammed-i haşimi aleyhissalatü vessalamin meratibi beşeriyetin (insanlık bertebesi) en yükseğine çıkaran sıdktır.
    münafıkların azaplarının mezkür cinayetleri asarında yalnız kizp ile vasıflandırılması kizbin şiddeti kubh ve çirkinliğine işarettir.bu işaret daki kizbin ne kadar tesirli bir zehir olduğuna bir şahidi sadıktır. zira kizb küfrün esasıdır.kizb nifakın birinci elametidir.kizb kudreti ilahiyeye bir iftiradır kizm hikmeti rabbaniyeye zıttır.ahlakı aliyeyi tahrik eden kizb dir. alemi islamı zehirlendiren ancak kizbdir.almemi beşirin ahvalini fesada veren kisbdir. nev-i beşeri kemalattan geri bırakan kizb dir.müseylimei kezzap ile emsalini alemde rezil ve rüsva eden kizbdir.işte busebeblerden dolayıdırki bütün cinayetler içinde teline tehdide tahsis eden kizbdir(telin lanetleme )
    risale-i nur külliyatı işaretül hicaz

    7 Haziran 2008 04:57
    yüksel dedi ki...
    hadis-i şerif
    aranızda nübüvvet allahın istediği kadar sürer. sonra onu (peygamberliği)kaldırmayı istediği zaman kaldırır. sonra, Allah'ın sürmesini murat ettiği kadar (30 sene) nübüvvet yolunda halifelik gelir. sonra kaldırmak istediği zaman onu kaldırır. ve Allah'ın murad ettiği kadar şiddetli bir meliklik idaresi gelir. sonra onu kaldırmak isdeği zaman kaldırır sonra zorba bir idare gelir sonra da nübüvvet yolu üzere bir hilafet gelir.
    (ramuz el ehadis_257.sayfa_14.paragraf)

    4 Temmuz 2009 00:37

    YanıtlaSil
  2. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    372 1 Hiç bir kimse yoktur ki, ilim öğrenmeye gitmek niyetiyle, ayakkkabısını, mestini, elbisesini giymiş olsun da, Allah onun günahlarını evinin kapısının eşiğini aşarken mağfiret etmiş olmasın. Hz. Ali (r.a.)
    372 2 Senin bir taifeye akıllarının almayacağı bir şeyi söylemen, bir kısmına fitne olur. Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    372 3 Söylediğimi işitmekte siz onlardan farklı değilsiniz. Lakin şu kadar var ki, onların Bana cevap vermeye güçleri yetmez. (Bedir de kafir ölülerine "size vaad olunanı gördünüz mü?" diye sorulduğunda ashab sordu ki onlar duyarlar mı?" o zaman bu hadis varid oldu.) Hz. Enes (r.a.)
    372 4 Siz benim havzıma geleceklerin yüz bir cüz'ünden bir cüz olmazsınız. Hz. Zeyd İbni Erkam (r.a.)
    372 5 Sizler dinin karıştığı, kanın döküldüğü, zinanın aşikare olduğu, binaların debdebesinin arttığı, ihvan arasında bağın azaldığı, Kabenin yakıldığı zaman ne yapacaksınız? Hz. Meymune (r.anha)
    372 6 Şu kavlinden daha umutlu bir ayeti, Allah Teala bana indirmedi: "Ve le sevfe Yu'tîke Rabbüke feterdâ" (Muhakkak Rabbin sen razı oluncaya kadar sana verecek). İşte Ben "o isteği" ümmetim için kıyamet gününe sakladım. Hz. Ali (r.a.)
    372 7 Allah bir kula bir nimet verirde, o kul da "Elhamdülillah" derse, nimetin şükrünü eda etmiş olur. Eğer ikinci defa söylerse sevabı tazelenir. Üçüncü defa söylerse, Allah onun günahlarını mağfiret eder. Hz. Câbir (r.a.)
    372 8 Allah (z.c.hz.) bir kula bir nimet ihsan edip de, o da bunun üzerine Allah'a Hamd ederse, işte bu "hamd", nimet ne kadar büyük olursa olsun o nimetten daha efdaldir. Hz. Ebû Ümâme (r.a.)
    372 9 Allah bir kula, aile, evlad, maldan bir nimet verir de kul: "Maşallah lâ kuvvete illâ billah" derse, ölümden başka afet görmez. Hz Enes (r.a.)
    372 10 Allah (z.c.hz.) bir kula bir nimet verdi ve onu tamamladı ise, insanların hacetini o kula düşürür de o da bundan sıkılırsa, muhakkak bu nimet zevale maruz kılınır. (Böyle bir kimse ehli hacetin müraacatından memnun olmalıdır.) Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    372 11 Kurban bayramında kurbana harcanan paradan, Allah'a daha sevgili bir para yoktur. Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    372 12 Allah (z.c.hz.) bir kula bir nimet verdiğinde, ehli hacet çok gelir de onları iyi karşılamaz ve tahammül etmezse, o nimet zeval bulur. Hz. Ömer (r.a.)
    372 13 Allah (z.c.hz.) bir kula bir nimet verir de, kulda onun Allah'dan olduğunu bilirse Allah Teala o kula henüz "Hamd" etmeden evvel "şükrü"nü yazar. Bir kul da bir günah işler ve ona pişman olursa, Allah Teala o henüz istiğfar etmeden ona mağfiret yazar. Bir kulda bir veya yarım dinara elbise satın alır ve onu giyince Allah'a hamd ederse, elbise henüz dizine ulaşmadan Allah onu affeder. Hz. Âişe (r.anha)

    YanıtlaSil
  3. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    186 1 Yarabbi. Ona (Hz. Ali'ye) yardım et. Ve onu yardım vesilesi et. Ona rahmet et ve onu rahmet vesilesi et. Ona nusret ver ve onu nusret vesilesi et. Yarabbi, ona dost olana dost ol ve ona düşman olana da düşman. Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    186 2 Yarabbi, bunları (hz. Hasan ve Hüseyin) Ben seviyorum. Sen de sev, Ve buğz edene sen de buğz et. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    186 3 Yarabbi, Abbas'a ve Abbas'ın evladına yardım et. Yarabbi Abbas'a ve Abbas'ın evladına yardım et. Yarabbi, Abbas'a ve Abbas'ın evladına yardım et. Ey amca, Mehdi senin sülalendendir. Teyid edilmiş, Radiye ve Merdiyye olarak. Hz. Abbas (r.a.)
    186 4 Yarabbi, Ebu Bekir'e (r.a) rahmet et, Zira o, Seni de Resulünü de sever. Yarabbi, Ömer (r.a) rahmet et, Zira o, Seni de Resulünü de sever. Yarabbi, Osman'a (r.a) rahmet et, Zira o, Seni de Resulünü de sever. Yarabbi, Ebu Ubeyde İbnil Cerrah'a (r.a) rahmet et, Zira o, Seni de Resulünü de sever. Yarabbi, Amr İbni As'a (r.a) rahmet et, Zira o, Seni de Resulünü de sever. Hz. İbni Yuhamir (r.a.)
    186 5 Yarabbi, kim ki Bana inanır, Beni tasdik eder ve Senden Bana gelenin (kitabın) hak olduğuna şehadet ederse, Sen onun malını da evladını da az ver ve ruhunu da erken kabzet. Yarabbi, ona Sana kavuşmayı sevdir. Ve ölümünü de ta'cil et. Kim de Bana inanmaz ve Beni tasdik etmez ise ve getirdiğimin Hak olduğunu da bilmezse, onun malını ve evladını çoğalt ve ömrünü de uzun et. Hz. Muaz (r.a.)
    186 6 Yarabbi Kureyş'e hidayet et. Zira onların alimi, arzı ilimle dolduracaktır. Yarabbi onlara (dünyevi) azabı tattırdığın gibi nimetini de tattır. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    186 7 Yarabbi, ona (Hz. Muaviye ra) kitabı ve hesabı öğret. Onu memleketlerde hükmettir ve kendisini azabtan koru. Hz. Seleme İbni Muhalled (r.a.)
    186 8 Yarabbi, ona (Hz. Muaviye r.a) ilim ihsan et. Ve onu hidayet rehberi ve Mehdi kıl. Ve onun sebebiyle de hidayet ver. Hz. Ömer (r.a.)
    186 9 Yarabbi rüzgarın şerrinden ve rüzgarla gelecek şeyin şerrinden ve bilhassa Ad kavmini helak eden şimal rüzgarından sana sığınırım. Hz. Câbir (r.a.)
    186 10 Yarabbi, Sen; ruhu, sinirlerin, kemiklerin ve parmak uçlarının arasından alırsın Sen Bana ölüm hususunda yardımcı ol. Onu Bana kolaylaştır. Hz. Tumet İbni Ğaylan (r.a.)
    186 11 Yarabbi, imanı ruhuma içirdiğin gibi, kalbime de içir. Yaratılışımda takdir ettiğin şeyden bir şeyle Bana azab etme. Zira Sen Benim üzerimde her şeyi yapmaya muktedirsin. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)

    YanıtlaSil
  4. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    391 1 Ölüm esnasında köle azad eden ve sadaka veren insanın misali, tıka basa yemek yedikten sonra hediye veren kimsenin misali gibidir. Hz. Ebud Derda (r.a.)
    391 2 İçinde Allah zikri olan evin Allah zikredilmeyen eve göre durumu, dirinin ölüye olan durumu gibidir. Hz. Ebû Mûsa (r.a.)
    391 3 Sadaka verip de, sadakasından dönen kimsenin misali, kusup da sonra kustuğuna dönen ve onu yiyen köpeğin misali gibidir. Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    391 4 Birbirlerini sevmekte, birbirlerine merhamette ve birbirlerine atifet göstermekte mü'minlerin misali, bir beden misalidir ki, ondan bir uzuv hastalandığında, bedenin sair azasını da uykusuzluk ve ateş sarar. Hz. Numan İbni Beşir (r.a.)
    391 5 Tavla oynayıp da kalkıp namaz kılanın hali, domuz kanı ve irinle abdest alıp da namaz kılan adamın hali gibidir. Hz. Ebû Said (r.a.)
    391 6 Cuma günü imam hutbe okurken konuşanın misali, kitap taşıyan merkebe benzer. Yanındakine sus diyenin de cuması yoktur. Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    391 7 İlmi küçüklüğünde öğrenmenin misali, taş üzerine yazılan nakışlar gibidir. İhtiyarlığında öğrenin misali ise, su üstüne yazılana benzer. Hz. Ebud Derda (r.a.)
    391 8 Dünya ile ahiretin misali, bir elbisenin baştan başa (sökülüp) yırtılıp yalnız bir dikişi kalmış olması gibidir. Çok durmaz kopuverir. Hz. Enes (r.a.)
    391 9 Önceleri günah yapıp da sonraları sevap işlemeye başlamış olan adamın misali, dar bir zırh giymiş de her sevap yaptıkça zırhının bir halkası düşüp genişleyen adam gibidir. Ta ki tamamı kalmayıncaya kadar. Hz. Ukbe İbni Amr (r.a.)
    391 10 Allah yolundaki bir mücahidin misali, gündüz oruç tutup gece ibadet eden bir kimseye benzer. Taki dönünceye kadar. Hz. Numan (r.a.)
    391 11 Benim Ehli Beytimin sizin yanınızdaki durumu, Nuh (a.s.)'ın gemisi gibidir. Kim bunlara tutunursa kurtulur. Kim ki tutunmaz yüz çevirirse boğulup gider. Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    391 12 Mü'minin misali yapraklarını döken ağaca benzer. Allah korkusundan tüyleri ürperince günahları ondan dökülür, sevapları kalır. Hz. Abbas (r.a.)
    391 13 Bu ümmetin misali şu dört kimsenin misaline benzer: Allah'ın kendisine mal ve ilim verdiği adam gibi ki, ilmi ile amel eder, malının hakkını öder. Allah'ın kendisine ilim verip mal vermediği adam gibi ki o şöyle der: "Şunun malının benzeri benim olsaydı onunla amel ederdim." Bu adamın durumu amel edenin misalidir ki, her ikiside ecirde müsavidir. Allah'ın kendisine mal verip ilmi vermediği adam ki, o malını berbat eder ve hakkını gayriye harcar. Bir adam da vardır ki, Allah ona ilim de mal da vermemiştir. O şöyle söyler: "Benim de olsaydı bende şöyle harcandım" Bunun durumuda malını berbat eden kimseye benzer ki, bunlarda günahta müsavidir. Hz. Ebû Kebşe (r.a.)

    YanıtlaSil
  5. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    163 1 Sizin en hayırlınızı, şerlinizden ayırd ederek haber vereyim mi? Sizin en hayırlınız, kendisinin hayrı umulan ve şerri olmayacağından emin olunan kimsedir. Sizin en şerli olanınız ise, kendisinden iyilik beklenilmiyen ve şerrinden emin olunmıyan kimsedir. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    163 2 Sizin umeranızın en hayırlıları ve en şerlilerini size haber vereyim mi? Onların en hayırlıları öyle kimselerdir ki, siz onları seversiniz, onlarda sizi severler. Siz onlar için dua edersiniz, onlar da sizin için dua ederler. Emirlerinizin en şerlilerine gelince: Onlar öyle kimselerdir ki; siz onlara buğz edersiniz onlarda size buğz eder ve siz onlara lanet edersiniz, onlar da size lanet ederler. Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    163 3 İnsanların hayırlıları ile şerlilerini size haber vereyim mi? İnsanların hayırlıları öyle kimselerdir ki; ölüm, atının sırtında, yahud devesinin üzerinde veyahutta ayaklarının üzerinde iken, ona gelinceye kadar Allah yolunda çalışır. İnsanların şerlisi ise; o kimsedir ki, hakikaten facir ve çok cüretkardır. Allah'ın kitabını okur da, onun buyruklarından hiç birine uymaz. Hz. Ebû Said (r.a.)
    163 4 "Müstear teke" nedir, onu size haber vereyim mi? O, hülle yapan bir kimsedir ki, Allah ona ve kendi lehine hülle yaptırana lanet etmiştir. (Üç talaktan sonra yalandan evlenme hali) Hz. Ukbe İbni Amir (r.a.)
    163 5 Size en cömerd olanı haber vereyim mi? En cömerd Allah'dır. En cömerd Allah'dır. Ben ise Adem oğlunun en cömerdiyim. Onların Benden sonra en sonra en cömerdi ise şu kimselerdik ki: İlim öğrendi ve ilmini yaydı. İşte bu kimse kıyamet gününde tek başına bir ümmet olarak baas olunur. Bir de şu kimsedir ki; Allah yolunda ölünceye kadar nefsini cömerdce harcadı. Hz. Enes (r.a.)
    163 6 Bana göre, sizin için deccaldan daha ziyade korktuğum şeyi haber vereyim mi? O, gizli şirktir ki, kişinin kalkıp, adamın makamına gösteriş için amel etmesidir. Hz. Ebû Said (r.a.)

    YanıtlaSil

  6. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    392 1 Birbiriyle karşılaşan iki müslümanın misali biri diğerini yıkayan iki el gibidir. (Selam verir musahafa eder, mağfiret olunurlar.) Hz. Enes (r.a.)
    392 2 Haramdan malı olup da tasadduk edenin sadakası kabul edilmez. Bu ancak şuna, bir kadının zinadan kazandığını hastalara vermesine benzer. Hz. Hüseyin İbni Ali (r.a.)
    392 3 Fıkıh öğrenemeden ibadet edenin hali, gece karanlıkta yapı yapıp da gündüzün yıkan kimsenin haline benzer. (Cahil için geçen her dakika zarardır.) Hz. Âişe (r.anha)
    392 4 Mü'minin ehli iman arasındaki mevkii, başın bedendeki mevkiine benzer. Nasıl baş bedene isabet edenden acı duyarsa, mü'min de ehli imana gelen beladan müteessir olur. Hz. Sehl İbni Saad (r.a.)
    392 5 Kendisine sıtma, nöbet vs. gelenin misali, ateşe sokulan demir misalidir. Günahı, kiri gider temizi kalır. Hz Abdurrahman İbni Ezher (r.a.)
    392 6 Ulema ile oturmak ibadettir. Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    392 7 Seni seven Benim dostumdur. Seni sevmeyen Benim menfurumdur.(Hz. Ali r.a karşı buyurulmuştur.) Hz. Selman (r.a.)
    392 8 Halka müdana etmek sadakadır. (Müdana; Hoş muamele etmek demektir. Hz. Câbir (r.a.)
    392 9 İçkiye idmanlı (devamlı) olan adam puta tapınan gibidir. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    392 10 Ümmetimin bolluk müddeti benden sonra yüz senedir. Denildi ki: "Ya Resulallah bunun bir alameti var mı?" Buyurdu ki: "Evet, alamet, yere batmak, taş yağmak, bağlı şeytanların insanlar üzerine serbest kalması ve bir de meshdir." Hz. Ubâde (r.a.)
    392 11 Merhaba talibi ilme. Zira onun etrafını melekler görür sarar ve kanatları ile onu gölgelendirirler. Şöyle ki, birbiri üstüne gelirler ve bu şekilde dünya göğüne ulaşıncaya kadar devam ederler. Sebebi de ilme olan muhabbetleridir. Hz. Safvan (r.a.)
    392 12 Merhaba sana ey Beytullah. Ne büyüksün ve hürmetin ne büyüktür. Lakin hiç şüphe yok ki, mü'min, Allah indinde senden daha muhteremdir. Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    392 13 Miraç gecesi bir kavme rastladım, dudakları ateşten bir makasla kırpılıyordu. Kimdir diyerek Cebrail (a.s.)'a sordum Dedi ki: "Ehli dünyadan herkese iyilik emreden, fakat kendileri yapmayan hatiplerdir. Kitabı okudukları halde idrak etmezler." Hz. Enes (r.a.)

    YanıtlaSil
  7. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    393 1 Mirac gecesi, mele-i Âlâ'da Cebrail (a.s.)'ı Allah korkusundan eski bir palas gibi titrerken gördüm. Hz Cabir (r.a.)
    393 2 Çocuk yedisine gelince namazı kıldırın, onuna gelince kılmazsa dövün. Hz. Abdül Melik (r.a.)
    393 3 Evladınıza yedi yaşında namazı emredin. On yaşında kılmazlarsa dövün ve yatağını ayırın. Halayığını, hizmetçisine veya kölesine nikah eden adam artık onun göbek altı ile dizi üstüne bakmasın. Zira göbeği ile dizi arası avretindendir. Hz. Amr İbni Şuayb (r.a.)
    393 4 Ebu Said'e söyleyin. Allah'a sığınsın, ancak, hummaya, nazara, veya zehirli sokmalara okuma vardır. Hz. Sehl İbni Haniyf (r.a.)
    393 5 Maruf ile emredin, münkerden neyhedin. Allah'a dua edip de duanız kabul edilmeyecek hale gelmeden evvel ve af dileyip de mağfiret olunmayacağınız hale gelmeden önce. Muhakkak ki, marufu emretmek mürkeri nehyetmek eceli yaklaştırmaz. Yahudilerin bilginleri, Nasaranın rahipleri, marufu emretmeyi ve münkeri nehyetmeyi terk ettikleri zaman, Aziz ve Celil olan Allah onlara Peygamberlerinin diliyle lanet etti. Sonra onları umumi azaba duçar etti. Hz. İbni Ömer (r.a.)
    393 6 Zenginin birşey istemesi kıyamet gününde yüzünde lekedir ve aldığı şey de ateştir. Az ise az ateş, çok ise çok ateş. Hz. İmran (r.a.)
    393 7 Mü'minin öğrendiği bir mesele bir sene ibadetten ve İsmail (a.s.) evladından bir köle azat etmekten evladır. Zira talibi ilim, kocasına itaat eden kadın, anasına babasına iyilik eden evlat, Peygamberlerle beraber hesabsız olarak Cennete girerler. Hz. Ebû Eyyub (r.a.)
    393 8 İktidarlı bir adamın borcunu geciktirmesi zulumdür. Biriniz borç başkasına havale edilince kabul etsin. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    393 9 Azrail (a.s.)'ın adamın canını alma çaresine girişmesi bin kılıç darbesinden şiddetlidir. Ölen bir mü'minin bütün damarları ölüm acısını öyle duyar ve Allah'ın düşmanı da (şeytan da) her zamandan daha yakındır insana. Hz. Ata İbni Yesar (r.a.)
    393 10 Müslümanların melhamede merkezleri Şam, deccalde merkezleri Kudüs ve ye'cuc me'cuc vakasında merkezleri Tur-i Sina'dır. Hz. Ebû Zahiriyye (r.a.)
    393 11 Sizlerden birinizin Allah yolunda bir gazada bir saat bulunması, evinde bütün ömrünce ibadet etmesinden hayırlıdır. Hz. Ebû Said (r.a.)

    YanıtlaSil
  8. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    394 1 Allah yolunda gazada bir safta bulunan adamın makamı, dünya ve içindekilerden hayırlıdır. Kim Allah yolunda, hedefe bir ok atarsa, hedefi bulsun veya bulmasın, bir köle azadına müsavirdir. Bir genç adam da Allah yolunda ihtiyarlarsa kıyamet gününde bu ona nur olur. Hz. İmran (r.a.)
    394 2 Bir kafirin Cehennemde işgal edeceği yer üç günlük yoldur. Dişleri Uhud dağı gibi, bacakları Verikân dağı gibi ve cildi ise, eti ve kemiği hariç kırk arşın kalınlığındadır. Hz. Ebû Said (r.a.)
    394 3 Mekarim-i ahlak on şeydir. Adamda bulunur, oğulda olmaz, oğulda olur, babada olmaz, kölede olur efendisinde olmaz. Allah onları saadet murad ettiği kimselere taksim eder: Sözü doğru olmak, harpte sadakat, saili boş çevirmemek, iyiliği karşılıksız bırakmamak, hıfzı emanet, sıla-ı rahim, kendisini komşuya karşı borçlu bilmek, yol arkadaşına kendini borçlu bilmek, misafiri ağırlamak ve hepsinin başı da hayadır. Hz. Âişe (r.anha)
    394 4 Allah indinde mekarim-i ahlak üçdür: Sana zulmedeni affedersin, Sana vermeyene verirsin. Seni yoklamayanı yoklarsın. H.z. Enes (r.a.)
    394 5 Yer gök yaratılmadan iki bin sene evvel, Cennetin kapısında "Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resulullah ve Ali'yi de ona yardımcı verdim" diye yazılmıştır. Hz. Câbir (r.a.)
    394 6 Tevretta yazılmıştır ki: "Bir adam, kızı oniki yaşına gelir de evlendirmezse ve o kız da bir günah işlerse, onun günahından mesuldur." Hz. Enes (r.a.)
    394 7 Mekke-i Mükerreme şeref alametidir. Medine dinin direğidir. Kufe islamın merkezi. Basra abidlerin şehri, Şam iyilerin madeni, Mısır ise iblisin maişet merkezi, onun mağarası ve makamıdır. Sind onun uğursuzluk yeridir. Zina zencilerdedir. Sıdk Nöbededir (Bilali Habeşi'nin memleketi). Bahreyn mübaret yerdir. El-Cezîre kıtal merkezidir. Ehli Yemenin gönülleri yufkadır ve rızıkları eksik olmaz. Emirler Kureyş'tendir. İnsanların efendisi Seyyidler ve Beni Haşim'dir. Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    394 8 Mel'undur Allah için isteyen. Ve mel'undur Allah'ın ismini anarak isteyeni boş çeviren. Hz. Ebû Ubeyde (r.a.)
    394 9 Satranç oynayan mel'undur ve bakan da domuz eti yiyen gibidir. Hz. Habbe İbni Muslim (r.a.)
    394 10 Bir adama Allah (z.c.hz.) güzel yüz ve isim verir o da bunlara seym (aşağıtıcılık) verecek bir halde bulunmazsa, Allah'ın mahlukatının seçilmişlerinden olur. Hz. İbni Abbas (r.anhüma)

    YanıtlaSil
  9. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    395 1 Kim Allah'ın muhabbetini, kendi muhabbetine tercih ederse, Allah ona halkın meşakkati hususunda kafi gelir. Hz. Âişe (r.anha)
    395 2 Allah'ın muhabbetini, insanların muhabbetine tercih eden kimseye, Allah halkın meşakkati hususunda kafi gelir. Hz. Âişe (r.anha)
    395 3 Müslümanlara yolları hususunda eza verici bir şey ihdas etmek, onların lanetlerini hak etmek demektir. Hz. Huzeyfe (r.a.)
    395 4 Bir müslümana eza eden muhakkak Bana eza etmiş ve Bana eza eden de muhakkak Allah'a eza etmiş demektir. Hz. Enes (r.a.)
    395 5 Kim bir zımmiye eza ederse Ben onun hasmıyım ve kimin de hasmı Ben olursam kıyamette onun hakkını alırım. Hz. İbni Mes'ud (r.a.)
    395 6 Ehli Medine'ye eza edene Allah eza verir. Ve ona Allah'ın meleklerinin ve bütün insanların laneti vacip olur. Onun ne farz ve ne de nafile ibadeti kabul olunur. Hz. İbni Amr (r.a.)
    395 7 Komşusuna eza eden Bana eza etmiş ve Bana eza eden de Allah'a eza etmiş olur. Kim komşusu ile kavga ederse, Benimle kavga etmiş. Benimle kavga eden de Allah'la kavga etmiş olur. Hz. Enes (r.a.)
    395 8 Kim bir veya iki yetimi barındırırsa, sabır etse ve sevabını da ümid etse, Ben onunla Cennette şu iki parmak gibi olurum. (Şehadet parmağı ve orta parmağını hareket ettirdi.) Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    395 9 Bir adam bir köle satın aldığında Allah'a hamd etsin ve ona ilk vereceği şey helva olsun. Zira bu onun nefsine hoş gelir. Hz. Âişe (r.anha)
    395 10 Şer bir zamanda bir adam fazlaca deve edinse veya sıkıntılı zamanın korkusu ile akar bina veya para edinse, kıyamet gününde Allah (z.c.hz.)'nin divanına hain ve hırsız olarak getirilir. (Allah'a güvenmeyip üç kuruşa güvendiğinden) Hz. Ebû Osman (r.a.)
    395 11 Bir adam zahire (yenecek bir şey) satın alsa ölçüp teslim almadan satmasın. Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    395 12 Bir adam ilmi, ulemaya tefahur veya sefih adamlarla mücadele için veya halkın teveccühünü celp için tahsil ederse, yolu Cehennemedir. Hz. Kaab (r.a.)
    395 13 Bir adam hakimlik talep eder ve onun için şefaatçiler de ararsa, kuru kafasına bırakılır. İstemiyerek ısrarla tayin olursa, Allah onun eyri fikirlerini doğrultacak bir melek indirir. Hz. Enes (r.a.)
    395 14 Bu kızlardan kim bir şeyle mübtela edilir ve onlara ihsanda bulunursa, bu kızlar onun için Cehennemden perde olurlar. Hz. Âişe (r.anha)
    395 15 Bir kimse bedeninde çiçek, kızamık hastalığına mütbela kılınır veya hasta olursa ve "Kendini nasıl buluyorsun?" diye sorulduğunda Rabbına güzel sena ederse (Elhamdülillah iyiyim derse), Allah da onu Mele-i Âlâ'da senâ eder. Hz. Âişe (r.anha)
    395 16 Bir kimseye bir hayır verildiğinde, senadan da başka elinden bir şey gelmese o adam şükür etmiştir. O hayrı gizlerse nankörlük etmiş olur. Kim de asılsız bir şeyle süslenirse (aç iken tok görünmek gibi) bu adam yalancı elbise giyen kimse gibi olur. Hz. Câbir (r.a.)

    YanıtlaSil
  10. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    164 1 Size en hayırlılarınızı haber vereyim mi? Sizin en hayırlınız, ahidlerini tam olarak yerine getirenler ve nefislerini temizleyenlerdir. Aziz ve Celil olan Allah, hiç şüphesiz gizli takva sahibi olanları sever. Hz. Ebû Said (r.a.)
    164 2 Azameti gökle yer arasını dolduran ve yetmiş bin meleğin tazim ve teşyi ettiği bir sureyi size haber vereyim mi? O "El Kehf" suresidir. Her kim Cuma günü onu okursa, Allah Teala bu sebeble o kimsenin diğer cumaya kadar ki ondan sonra da üç gün ilavesi içindeki günahlarını mağfiret eder. Ayrıca kendisine semaya kadar erişen bir nur verilir. Ve deccal fitnesinden korunmuş olur. Her kim yatacağı zaman bu surenin sonundan beş ayet okursa, korunur ve gecenin istediği vaktinde de uyandırılır. Hz. İsmail İbni Rafi (r.a.)
    164 3 Size bir şeyi haber vereyim mi? Sizden bir adama, dünyada bir sıkıntı veya musibet geldiğinde şu şekilde dua ederse, o kimseden musibet kaldırılır. O Zünnun'un (Yunus a.s) duasıdır: "La ilahe illa ente Subhaneke inni küntü minezzalimin." Hz. İbrahim İbni Muhammed İbni Saad (r.a.)
    164 4 Size, şerlilerinizden ayrılan hayırlarınızı haber vereyim mi? Onlar, amelleri en güzel olmak üzere ömürleri en uzun olanlarınızdır. Hz. Câbir (r.a.)
    164 5 Şahidlerin en hayırlısını size haber vereyim mi? O, kendisine sorulmadan önce gelip, şehadetini yapan kimsedir. Hz. Zeyd İbni Halid (r.a.)
    164 6 Size, münafığın namazını haber vereyim mi? Onun ikindi namazını, güneş sığırın karnındaki yağ gibi sararıncaya kadar geciktirmesidir. Hz. Rafi İbni Hadic (r.a.)
    164 7 Size, amellerinizin en hayırlısını, en temizini, derecelerinizi en fazla yükseltenini, altın ve gümüş infak etmekten daha hayırlı olanını ve düşmanla karşılaşıp sizin onların, onların da sizin boyunlarınızı vurmasından daha hayırlı olanını haber vereyim mi? ALLAH'I ÇOK ZİKREDİNİZ. Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    164 8 Bu ümmetin en şerlilerini size haber vereyim mi? Onlar, bağırarak konuşanlar, belağatla konuşmaya zorlananlar ve çok lafcılardır. Bu ümmetin hayırlılarını da size haber vereyim mi? Onlar ahlakça en güzel olanlardır. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    164 9 Size hayırlılarınızı haber vereyim mi? O, öyle bir kimsedir ki; omuzu yumuşak, ahlakı güzel ve gücü yettiğince ailesine ikram edicidir. Hz. Enes (r.a.)

    YanıtlaSil
  11. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    165 1 Kıyamet gününde, amel yönünden arz ehlinin en efdalini size haber vereyim mi? O öyle bir adamdır ki; her gün yüz defa ihlasla "La ilahe illallahi Vahdehu la şerike leh" der. Ancak, bundan fazlasını söyliyen müstesna. Hz. İbni Mes'ud (r.anhüma)
    165 2 Size namazdan ve sadakadan daha hayırlı bir şeyi haber vereyim mi? O, iki kişinin arasını ıslah etmektir. Size "Kin"den de sakınmanızı tavsiye ederim. Zira o muhakkak ki helak edicidir. Hz. Ebud derda (r.a.)
    165 3 Size, mü'min kimdir, haber vereyim mi? O öyle bir kimsedir ki, insanlar malları ve canları hususunda kendisinden emin olurlar. Müslim ise, müslümanların, onun dilinden ve ehlinden salim olduğu kimsedir. Mücahid de, Allah'a itaat hususunda nefsi ile cihad edendir. Muhacire gelince, hata ve günahlardan kaçan kimsedir. Hz. Fudale İbni Ubeyd (r.a.)
    165 4 Size, dünya ve ahiret ehlinin en hayırlısını ve dünyadaki amellerin en iyisini haber vereyim mi? O öyle bir kimsedir ki, kendisi ile alakasını kesenle ilgilenir, kendisini mahrum edene verir ve kendisine zulmedeni de affeder. Nukebadan bir ashab (r.a.)
    165 5 Size, şu ümmetten kazanç talebinde en sür'atli ve ganimette payı büyük olan kimseyi haber vereyim mi? O öyle bir kimsedir ki, evinde abdest alır ve abdestini de güzelce alır. Sonra mescide gider, orada sabah namazını kılar, sonra duha (veya işrak) namazına kadar orada kalır. İşte bu, kazanç talebinde en süratli ve ganimetten de en büyük paya nail olan kimsedir. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    165 6 Size, Allah'ın onunla insanın derecelerini yükselttiği ve hatalarını sildiği bir şeyi haber vereyim mi? O, meşakkatlere rağmen abdesti tam olarak almak, mescidlere adımları çoğaltmak ve namazı beklemektir. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    165 7 Allah'ın, seni zarardan koruyub menfaatlendireceği bir şeyi haber vereyim mi? Muhakkak ki çeşitli faiz vardır. Ondan bir çeşidi bile yetmiş günaha bedeldir ki; bunun en küçüğü kişinin annesi ile yatması kadar kötü bir iştir. Faizin en ağır olanı ise, kişinin haksız yere, müslüman kardeşinin ırzı hakkında söz etmesi gibidir. Hz. Vehb İbni Eşref (r.a.)
    165 8 Allah'ın kulları arasında en şerli olanını size haber vereyim mi? O, katı kalbli ve kibirli bir kimsedir. Allah'ın kulları içinde en hayırlı olanını da size haber vereyim mi? O, zaif, kendisine değer verilmeyen, elbisesi de eski olan bir kimsedir ki; O, Allah üzerine bir şeye yemin etse, Allah onu yalancı çıkarmaz. Hz. Huzeyfe (r.a.)

    YanıtlaSil
  12. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    396 1 Bir adam gelse de bakıcıya (falcıya) bir şey sorsa, inanmasa bile, kendisinin kırk günlük namazı kabul olmaz. Hz. Peygamberin zevcelerinden birinden
    396 2 Bir adam bakıcıya veya kahine gelip "bildi yahu" derse Resulallah'a geleni inkar etmiş olur. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    396 3 Bir adam bakıcıyı tasdik etse, mahzur görmeyerek haize bir kadınla veya kadınla gayri meşru yoldan münasebette bulunsa, Hz. Muhammed (s.a.s.)'e Allah'ın indirdiğinden beridir. (Dininden çıkmış demektir) Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    396 4 Bir adam bir kahine gelse bir şey sorsa o adamın kırk gün tevbesi kabul olmaz (veya tevbe nasip olmaz). Ona inanırsa kafir olur. Hz. Vasile (r.a.)
    396 5 Bir adam ilme talib iken kendisine ölüm gelirse, onunla Peygamberler arasında, yanlız Peygamberlik derecesi kalır. Hz. Enes (r.a.)
    396 6 Allah (z.c.hz.) bir adama, bir müslümanın musibetini bertarafa vesile olacak bir şey nasib ederse, o adamı dünya ve ahiret musibetlerinden korur. Hz. Ali (r.a.)
    396 7 Kim ki Allah için sever, Allah için buğz eder, Allah için verir ve Allah için vermez tutarsa, muhakkak o kimsenin imanı kemale ermiştir. Hz. Ebû Ümâme (r.a.)
    396 8 Kim ki Allah (z.c.hz.)'nin huzuruna varmayı severse, Allah da onun kendi huzuruna gelmesinden hoşlanır. Kim de Allah (z.c.hz.)'nin huzuruna varmayı istemezse, Allah da onun kendi huzuruna gelmesini istemez. Hz. Enes (r.a.)
    396 9 Kim ki Allah (z.c.hz.)'nden evinin hayrını çok etmesini isterse, yemeğe otururken ve kalkınca elini ağzını yıkasın. Hz. Enes (r.a.)
    396 10 Kim ki Cennet bahçelerinde eylenmek isterse Allah (z.c.hz.)'ni çok zirketsin. Hz. Muaz (r.a.)
    396 11 Dünyasını seven ahiretine zarar verir. Ahireti seven de dünyasına zarar verir. Baki olanı fani olana tercih edin. (Dünyaya gönül vermeyin) Hz. Ebû Mûsa (r.a.)
    396 12 Bir kimse babasını kabrinde yoklamaktan hoşlanırsa, ondan sonra babasının ihvanını yoklasın. Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    396 13 Kim ki ömrünün uzun olmasından hoşlanırsa, Allah'dan korksun ve akrabasını yoklasın. Hz. Ali (r.a.)
    396 14 Kim ki amel defterinin kendisini sevindirmesinden hoşlanırsa, istiğfarı çok etsin. Hz. Zubeyr (r.a.)
    396 15 Kim ki bir kavmin hayır ve şer amellerinden hoşlanıyorsa, yapmasa da onu işlemiş gibidir. Hz. Muhammed İbni Ali (r.a.)
    396 16 Bir adam hangi kavmin yaptığını severse kıyamet gününde onların zümresi ile haşrolur ve onların hesabı ile hesab görür. Velev ki amellerini yapmasa bile. Hz. Câbir (r.a.)

    YanıtlaSil
  13. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    398 1 Bir kimse halkın gördüğü yerde namazını güzel kılar, gizlide ise iyi kılmazsa, bu namazı küçümsemektir ve dolayısı ile Rabbinin makamına ihanet etmiş olur. Hz. İbni Mes'ud (r.a.)
    398 2 Bir kimse kendi ile Allah arasındaki hususatı güzel ederse, Allah da halkla onun arasındaki hususatı güzel eder. Kim gizlisini güzel ederse, Allah da aşikaresini güzel eder. Kim ahireti için amel ederse, onun dünyasına Allah kafi gelir. Hz. İbni Amr (r.a.)
    398 3 Bir adam Arapçayı güzel konuşursa Farisi konuşmasın, bundan nifak hasıl olur. Hz. İbni Amr (r.a.)
    398 4 Bir kimse kalan ömründe güzel amel yapar, geçmiş devirdeki seyyiesi af olunur. Bir kimse de, kalan ömrünü fena geçirirse, geçmişinin de hesabı beraber sorulur. Hz. Ebû Zerr (r.a.)
    398 5 Dört geceyi ihya edene Cennet vacib olur: Arefe'den bir evvelki (terviye) gecesi, arefe gecesi, kurban bayramı gecesi, Ramazan bayramı gecesi. Hz. Muaz (r.a.)
    398 6 Ramazan ve Kurban Bayramı gecelerini ihya edenin kalbleri, kalblerin öldüğü günde ölmez. Hz. Ubâde (r.a.)
    398 7 Bir kimse Medine ehlini ona zulüm ederek korkutursa, Allah da onu korkutur. Allah'ın, melaikenin ve insanların laneti onların üzerine olur ve kıyamet gününde Allah onların ne farz ve ne de nafile amellerini kabul eder. Hz. Saib İbni Hallad (r.a.)
    398 8 Bir kimse insanlar kendisine baksın diye, tefahur için giymek üzere bir elbise alırsa, Allah, o elbiseyi çıkarıncaya kadar onun yüzüne bakmaz. Hz. Ümmü Seleme (r.anha)
    398 9 Bir adam Kur'an öğretmesi üzerine bir yay alsa, kıyamette Allah ona onun yerine ateşten bir yay kuşatır. Hz. Ebud Derda (r.a.)
    398 10 Bir kimse ödemek maksadı ile halkın mallarını alsa Allah (z.c.hz.) onu ödetir. Telef maksadı ile alırsa, onun mallarını Allah itlaf eder. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    398 11 Bir kimse ibadetini kırk gün Allah için ihlaslı yaparsa, kalbinden diline hikmet çeşmeleri dikilir. Hz. Mekhuf (r.a.)
    398 12 Bir kimse borcu eda niyetiyle alır ve sonra ödemek nasib olmazsa, Allah (z.c.hz.) kıyamette onun tarafından öder, ödememek kasdı alır ve bu halde de ölürse Allah (z.c.hz.): "Şu kulumun hakkını almayacağımı mı zannettin?" buyurur. Onun sevabından alınıp diğerinin hasenatına ilave edilir. Eğer hasenatı yoksa, diğerinin seyyiatından alınır ve onun üzerine yüklenir. Hz. Ebû Ümâme (r.a.)
    398 13 Bir kimse ümmetime, ya bir sünnet ifası veya bid'atın izalesi için bir hadis ulaştırırsa onun makamı Cennettir. Hz. İbni Abbas (r.anhüma)

    YanıtlaSil
  14. Sünnet-i Nebeviyye, Kur'an'dan sonra ilimlerin kadir ve itibar açısından en büyüğü, şeref ve iftihar bakımından enyücesi olduğu için - zira İslam şeriatının temelleri onun üzerine kuruludur- Kur'an'ın kapalı ayetleri onunla açıklanır.Nasıl olmasın ki onun kaynağı heva ve hevesinden konuşmayan, hep vahiyle konuşan zattır.O, kitabı tefsir etmektedir.Peygamber (s.a.v.) bize yalnız Rabbinden konuşmuştur.
    Muhtaru'l Ehadisi'n Nebeviyye.
    Ve'l Hikemil Muhammediyye
    Seyyid Ahmed Haşimi.

    YanıtlaSil
  15. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    399 1 Bir adam malının zekatını öderse, malın şerri ondan gider. Hz. Câbir (r.a.)
    399 2 Bir kimse bir mü'mini sevindirirse Beni sevindirmiş olur. Kim Beni sevindirirse, Allah indinde bir ahid almış demektir. Kim de Allah'dan bir ahid alırsa, ateş ona asla dokunmayacaktır. Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    399 3 Kim bir atı, iki at arasına, geçeceğinden emin olmadan sokarsa bu kumar değildir. Kim de iki at arasına bir atı bunun öne geçeceğinden emin olarak sokarsa işte o kumardır. (İmam-ı Azama göre diğeri de kumar) Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    399 4 Bir kimse bir ev halkına sevinç sokarsa, Allah bu sürurdan bir melek yaratır ve bu melek kıyamete kadar o kimse için istiğfar eder. Hz. Câbir (r.a.)
    399 5 Kim mescidde iken ezan okunur da, sonra hacet olmaksızın çıkarsa ve geri dönmeyi istemezse o münafıktır. Hz. Osman (r.a.)
    399 6 Bir kimse anasını, babasını veya onlardan birini idrak eder (yaşar), ondan sonra da (onların zırasını alamadığı için) Cehenneme girerse, Allah onu rahmetinden uzak eder ve kovar. (İnsan anne ve babasının sağlığında onların rızasını kazanıp Cenneti hak etmeye bakmalıdır.) Hz. Ubey İbni Malik (r.a.)
    399 7 Bir kimse Cuma'dan bir rek'ate yetişirse, bir rekat daha ilave eder. Teşehhüde yetişirse dört rikat kılar. (İmamı Azama göre yine iki rekat kılar.) Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    399 8 Bir kimse sabah namazından bir rek'ate güneş doğmadan yetişirse, sabah namazına yetişmiştir. Kim de ikindiden bir rekate güneş batmadan evvel yetişirse, ikindiye yetişmiş demektir. (Birinci husus Şafii kavli olup İmam-ı azama göre yetişmiş sayılmıyor.) Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    399 9 Bir adam malını, iflas edenin yanında aynen bulursa, onu almaya diğerlerinden daha layıktır. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    399 10 Kim imama selam vermeden evvel otururken yetişirse, namaza ve faziletine yetişmiş demektir. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    399 11 Bir adam kırk sabah ilk tekbire yetişirse kendisine iki beraat yazılır: Cehennemden azadlık beratı, münafıklıktan eminlik beratı. Hz. Enes (r.a.)
    399 12 Bir kimse babası olmadığını bildiği halde birine "babamdır" derse, ona cennet haram olur. Hz. Saad (r.a.)
    399 13 Bir kimse camiye (cemaate) gitmiye devam ederse; Ya Allah yolunda istifade edeceği bir ahiret kardeşine rastlar, ya güzel bir ilme, ya da hidayetine delalet edecek veya onu düşmekten muhafaza edecek bir kelimeye, yahud da Allah'ın beklenen rahmetine mazhar olur. Veyahut Allah'dan haşyet veya haya ederek günahları terk nimetine erer. Hz. Hasan (r.a.)
    399 14 Bir kimse koku sürünürken besmele ile yağlanmazsa, altmış şeytanı da beraber yağlamış olur. Hz. Zeyd İbni Nafi (r.a.)

    YanıtlaSil
  16. Hazret-i Ebu Bekir(R.anh.) ın mübarek başı, Habib-i Ekrem (S.A.V.) in mübarek omuzları hizasında toprağa konulmuştu.Halifelik müddeti iki yıl dört ay ve dokuz gündür.Ömezden önce Hilâfete Hazret-i Ömer ( R.anh.) ın getirilmesini yazmıştı.
    Kara Davud.
    Delail-i Hayrât Şerhi.

    M.Bin.Süleyman Cezuli.
    sy.378.

    YanıtlaSil
  17. Bir kimse babası olmadığını bildiği halde birine "babamdır" derse, ona cennet haram olur.
    Ravi: Hz. Saad (r.a.)
    Sayfa: 399 / No: 12
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  18. Bir çok büyük puthaneyi içindeki putları kırdıktan sonra camiye dönüştürmesiyle İslâm'a ve İslâm medeniyetine hizmet etmiştir.(Şemsettin Sami 1996:4229). Hatta segilediği tavır ve davranışlar ile yaptığı işler ve fetihlerden dolayı İslâm âleminde ilk defa "sultan" olarak adlandırılan (Nizamülmülk 2003: 65) Gazneli Mahmud'a, putları kırmasından dolayı "büt-şiken ( put kıran) " lakabıda verilmiştir.....
    Sadece Arab ve Arablaşmış insanların vasfı olan İslâm, bundan böyle yaygın ve evrensel bir hâline geldi.( spuler 1988: ocak 2001: 44'den).
    Şiraz'dan İstanbul'a
    Prof. Dr. Ahmed Kartal.
    sy.95.

    YanıtlaSil
  19. Hazret-i Ömer (Radıyallahu anh)
    Hazret-i Ebu Bekir (Radıyallahu anh ) ın vefatında onun vasiyeti üzerine Halife olmuştur.
    Kara Davud
    Delail-i Hayrat Şerhi.
    M.Bin. Süleyman Cezuli.
    sy.378,379.

    YanıtlaSil
  20. Zelzeleler havadaki elektrik yükünün boşalmamasından meydana geliyor.
    Risale-i Nur Külliyatı.
    Maddi Sebebidir.
    Manevi sebebi Allah c.c. karşı yapılan isyanlardandır.
    Dost T. V.
    Said Özdemir.
    Sözün Özü.

    YanıtlaSil
  21. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    145 1 Ben size filan-falan kimseleri ateşle yakmanızı emretmiştim. Halbuki ateşle ancak Allah azab eder. Eğer onları yakalarsınız öldürün, kafi. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    145 2 Ben sizin önünüzden "Havza" varıp, sizi arayacağım. Kim ki Beni orada bulur ve Havzı kevserden içerse bir daha susamaz. Öyle kimseler gelecek ki, Ben onları, onlar da Beni tanıyacak. Fakat kendileriyle aramız açılacak. Soracağım. Niye böyle? Denilecek ki: "Onlar senden sonra yaramaz işler yaptılar?" O zaman Ben onlara sahip çıkmıyacak ve benden sonra (dini) değiştirenlere "uzak , uzak olun" diyeceğim. Hz. Sehl İbni Saad (r.a.)
    145 3 Sizin üzerinize üç şeyden korkarım. Ki bunlar da vuku bulacaktır: Alimin hatası, Münafıkın Kur'anla cidali, Dünyalık kapısının size açılması. (Dünyanın yıkım oluşu şundandır. Dünya muhabbeti gönüle girerse çok fazla uyanıklık istiyor. Dünya teveccühüne aldanmasa da vasıta gibi hizmetinde kullansa büyük bir nimettir.) Hz Muaz (r.a.)
    145 4 Kadınlarla biat edildiğinde el almam. Lakin ben onlardan Allah'ın aldığını alırım. (Kadınlardan sözle, erkeklerden ise söz ve musafaha ile biat alırlardı.) Hz. Enes binti Yezid (r.a.)
    145 5 Öyle kast ediyorum ki, cemaate bir imam tayin edeyim, kendim de dolaşayım. Ve Cuma günü kimi evinde bulursam yakayım. Hz. İbni Mektum (r.a.)
    145 6 Ben Rabbimden ümmetim için şefaat diledim. Onu bana verdi. Bu, şirk koşmıyan her mü'mine nasib olacaktır. Hz. Ebû Zerr (r.a.)
    145 7 Ben sizin görmediklerinizi görüyor, işitmediklerinizi işitiyorum. Gök gıcırdıyor, hakkıdır da. Gökte dört parmaklık boş bir yer yok ki, oraya bir melek secde etmiş olmasın. Nefsim kudretinin elinde olan Allah'a yemin ederim ki, Benim bildiğimi siz bilseydiniz, az güler çok ağlardınız. Döşekler üzerinde kadınlarla telezzüz edemezdiniz ve bağrınızı döverek yabana uğrardınız. Hz. Ebû Zerr (r.a.)
    145 8 Ben bir kelime biliyorum ki, ölümü yakın olan kimse onu derse, ruhu rahatlık bulur ve kıyamette de ona nur olur. Bu, "Lâ ilâhe illallah" dır. Hz. Talha (r.a.)
    145 9 Ben bir kelime biliyorum ki, kim onu hakkı ile söylerse Cehennem ona haram olur. O da, "Lâ ilâhe illallah" dır.(Hakkı meselesi haramdan kendisini koruması demektir.) Hz. Ömer (r.a.)
    145 10 Ümid ediyorum ki, Bana tabi olanlar Cennet ehlinin dörtte biri, ümid ediyorum ki, üçte biri ve ümid ediyorum ki, yarısı olur (Sonradan üçte ikisi buyurulmuş.) Hz. Câbir (r.a.)

    YanıtlaSil
  22. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    409 1 Bir kimse sofradan düşeni yerse kendisinden fakirlik, çocuklarından da ahmaklık gider. Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    409 2 Bir kimse sofradan düşeni yerse sevimli çocukla merzuk olur. Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    409 3 Bir insan yer doyar, içer kanar ve şunu söylerse: "Elhamdülillahillezî et'amenî ve eşbe'anî ve sekânî ve ervânî" anasından doğduğu gün gibi günahlarından çıkar. Hz. Ebû Mûsa (r.a.)
    409 4 Bir kimse haramdan bir lokma yerse, kırk gün namazı kabul olunmaz ve kırk sabah duası kabul olmaz. Haramın bitirdiği et Cehenneme daha layıktır ve haramın bir lokması da et bitirir. Hz. İbni Mes'ud (r.a.)
    409 5 Bir kimse Medine'nin şarkı ile garbı arasındaki mahsulden, sabah aç karnına yedi hurma yerse, ona akşama kadar sihir ve zehir tesir etmez. Akşam yerse sabaha kadar zehir zarar vermez. Hz. Amir İbni Saad (r.a.)
    409 6 Bir kimse yemek yediği kabı yalarsa (sünnetlerse) kab ona istiğfar eder. Hz. Nubeyşe El Hüzeli (r.a.)
    409 7 Bir kimse çalınan şeyi bile bile yerse, günahta hırsıza ortak olur. Hz. Meymune binti saad r,a
    409 8 Sizden biri aşûre gününde oruç yedi ise farkına varınca günün kalanını yemesin. Yemeyenler de oruç tutsun. Hz. Muhammed İbni Sayfi (r.a.)
    409 9 Bir kimseye Allah (z.c.hz.) bir nimet verirse "Elhamdülillah"ı çoğaltsın. Kimin kaygısı artarsa "Estağfirullah" desin. Rızkı geciken de "Lâ havle velâ kuvvete illâ billah" sözünü çoğaltsın. Bir kimse misafirken izinsiz oruç tutmasın ve bir kimse misafirken gösterilen yere otursun. Zira ev sahibi evlerin âdetini daha iyi bilir. Allah'ın gadab ettiği bir günah, sahibine kin, hased ve ibadette tenbellik ve rızık hususunda da darlık sebebi olur. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    409 10 Bir kimse halk kızdığı halde Allah rızasını isterse Allah ondan razı olur. Sonra halkı da ondan razı eder. Kim de Allah'ı gadab ettirerek insanların rızasını isterse, Allah ona gadab eder ve halkı da ona hasım kılar. Hz. Âişe (r.anha)
    409 11 Bir kimse halk kızdığı halde Allah'ın rızasını isterse, Allah halktan gelen şer ve fitneye karşı onu korur ve ona yeter. Kim de Allahı gazablandırarak insanların rızasını isterse, onu halka bırakır ve bir şeyine karşımaz. Hz. Âişe (r.anha)
    409 12 Bir kimse halk sena etsin diye, Allah'a isyan teşkil eden işler yaparsa, insanlardan evvelce kendisini öven, sonra da zem eden bir kimse olur. Hz. Âişe (r.anha)
    409 13 Haya örtüsünü atanı gıybet etmekten mes'uliyet yoktur. Hz. Enes (r.a.)

    YanıtlaSil
  23. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    141 1 Ahir zamanda ümmetim üzerine şiddetli bir bela zuhur eder. Bundan ancak iki sınıf kurulur: Biri Allah'ın dinini tanır ve onun için lisan ve kalbi ile mücadele eder. İkinci ise dinini anlamış, dinlemiş ve tasdik etmiştir. (Yani cahil kalanlar bu belada tehlikededir) Hz. Ömer (r.a.)
    141 2 Zekatı vermeniz, İslamiyetinizin kemalindendir. Hz. Alkame (r.a.)
    141 3 İmam, namazı tamamlayıp cemaate doğru dönünceye kadar onunla bulunan, gece kâim sevabını alır. Hz. Ebû Zerr (r.a.)
    141 4 İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelir ki, faiz yemeyen adam kalmaz. Onu yemese bile kendisine tozu isabet eder. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    141 5 Erkeklerin kadınlara bakması mekruh olduğu gibi, kadınların da erkeklere bakması mekruhdur. Hz. Ümmü Seleme (r.anha)
    141 6 Cennete ancak müslüman girer. Allah (z.c.hz) bu dini isterse facirle de teyid eder. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    141 7 Bir taife üreyecek ve Allah'ın kitabını dillerinin ucundan okuyacaklar ve okun yaydan çıkması gibi boş olarak dinden çıkacaklar. Ben onlara yetişseydim kendilerini, Semudu katleder gibi katlederdim. (Bunlar havariçtir.) Hz. Ebû Said (r.a.)
    141 8 Hiç bir Peygamberin ruhu, cennetteki makamını görmeden kabz olunmamıştır. Sonra serbest bırakılır. (Kendi ister, ruhu öyle kabz olur.) Hz. Âişe (r. anha)
    141 9 Sizlerin üzerinizde bazı umera bulunur. Yaman söyler ve zulüm yaparlar. Kim ki, bunların yalanlarını tasdik eder ve zulümlerine yardım ederse ben onlardan değilim, onlar da Benden değildir ve havzıma da gelemezler. Kim de onların yalanlarını tasdik etmez ve zulümlerine yardımcı olmazsa o Bendendir, Ben de ondanım. Ve havzımda Benim yanıma gelir. Hz. Huzeyfe (r.a.)

    YanıtlaSil
  24. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    412 1 Kim sarı yakuttan yüzük kullanırsa taundan men olunur. Hz. Ali (r.a.)
    412 2 Kim cenabetten gusl ederken bedeninde bir kıl yeri bile kuru bırakırsa, bu sebeble ateşten şöyle şöyle muameleye maruz kalır. (azabı çoğalır) Hz. Ali (r.a.)
    412 3 Kim özürsüz olarak Cuma'yı terkederse, bir dinar tasadduk etsin. Bulamazsa yarım dinar versin. Hz. Semure (r.a.)
    412 4 Kim hücumlarından korkarak yılanları bırakırsa Bizden değildir. Biz onlarla muharebe edeliden beri sulh yapmadık. Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    412 5 Kim Allah için tevazu ederek, gücü yettiği halde güzel elbiseler giymezse, Allah onu kıyamet gününde insanların arasından çağırır ve Cennet elbiselerinden dilediğini giymekte onu muhayyer kılar. Hz. Sehl İbni Muaz (r.a.)
    412 6 Kim esasen batıl olan yalanı terk ederse, Allah ona Cennetin kenarında bir köşk bina eder. Kim haklı olduğu halde cidali terk ederse, ona Cennetin ortasında bina verir. Kim de ahlakını (riyazetle) güzelleştirirse ona Cennetin âlâsında bina yapar. Hz. Enes (r.a.)
    412 7 Kim sarhoşluk sebebiyle namazı terkederse dünya ve üzerindekiler kendisininken sonra kaybetmiş gibi olur. Kim sarhoşluk sebebiyle dört defa namazı terk ederse, ona "Habel" çamurundan içirmesi Allah üzerine hak olur. Denildi ki: "Habel çamuru nedir?" Buyurdu ki: "Ehli Cehennemin pis akıntılarıdır." Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    412 8 Kim ölümünden sonra geriye kırk hadis bırakırsa, o kimse Cennette Benim refikimdir. Hz. Câbir İbni Semure (r.a.)
    412 9 Kim bir masiyeti Allah korkusundan terk ederse, Allah onu razı eder. Hz. Ali (r.a.)
    412 10 Kim kendinden sonra bir hazine bırakırsa, bu ona çok zehirli vahşi öyle bir yılan halinde temsil olunur ki, sahibine ağzını açarak şöyle der: "Yazık sana, şu halin nedir? Ben senin kendinden sonraya bıraktığın hazinenim." Ve onu takipte devam eder ve elini yakalayıp ısırır, sonra bedenini ısırıp yutar. Hz. Sevban (r.a.)
    412 11 Kim özürsüz olarak üç Cuma'yı terk ederse münafıklardan yazılır.(Kasıt ameli nifaktır) Hz. Usame (r.a.)
    412 12 Kim zaruret olmaksızın arka arkaya üç Cuma'yı terk ederse, Allah onun kalbini mühürler. Hz. Ebû Katade (r.a.)

    YanıtlaSil
  25. Vallahi, ahirete nazaran dünya, sizden birinin parmağını sel suyuna batırıp çıkardığındaki bulaşıklık kadardır. Öyleyse, adam artık bu neden ibarettir anlasın.
    Ravi: Hz Müstevrid (r.a.)
    Sayfa: 455 / No: 9
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  26. Ümmetim için şaşırtıcı önderlerden korkarım.
    Ravi: Hz. Sevban (r.a.)
    Sayfa: 138 / No: 1
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  27. Gusulden sonra abdest alan kimse bizden değildir.
    Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    Sayfa: 415 / No: 1
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  28. Yedi haslet vardır ki, onlar bütün hayırları toplamıştır: İslamiyeti ve ehlini sevmek, onlarla hem meclis olmak. Emin olmamak lazım dır ki, şer üzerinde olan bir adam ola ki hayra döner ve hayır üzerinde ölür. Yine emin olmamalıdır ki, hayır üzerinde olan bir adam da şerre döne ve şer üzerinde öle. Binaenaleyh, senin kendi nefsin hakkında bildiklerin (kusurların) seni başkalarıyla meşgul olmaktan alıkoysun.
    Ravi: Hz. Ebû Zerr (r.a.)
    Sayfa: 296 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  29. Namaz kılan bir toplumun psikolojiye, zekat veren bir toplumun da sosyolojiye ihtiyacı yoktur.
    Cemil Meriç.
    Bir Fincan Arabça.
    Arabça Türkçe Sözler.sy.163.

    YanıtlaSil
  30. Siz öyle bir zamanda bulunuyorsunuz ki, fukahası çok, hutebası az, istiyeni az, vereni çok, işte böyle zamanda amel ilimden hayırlıdır. Size öyle bir zaman gelecektir ki, fukahası az, hatibleri çok, istiyeni çok, vereni az. O zamanda ise ilim amelden hayırlıdır.
    Ravi: Hz. Abdullah İbni Said (r.a.)
    Sayfa: 135 / No: 8
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  31. Bir kimse Allah'dan korkarsa, Allah ondan her şeyi korkutur. Kim de Allah'dan korkmazsa, Allah onu her şeyden korkutur.
    Ravi: Hz. Vasile (r.a.)
    Sayfa: 418 / No: 3
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  32. Kim, Haktan batılı veya hidayetten dalaleti red için, ilimden bir bab talebi ile çıkarsa, bir abidin kırk yıllık ibadeti gibi ecir alır.
    Ravi: Hz. İbni Mes'ud (r.a.)
    Sayfa: 418 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  33. Bir kimse bir mü'mini onu gıybet eden münafıktan korursa, Allah kıyamet gününde onun etini Cehennem ateşinden koruyacak bir melek baas eder. Bir kimse de bir müslümanı kötülemek kasdiyle ona bir şey derse, Allah onu Cehennem köprüsü üzerinde söylediğinden kurtuluncaya kadar hapseder.
    Ravi: Hz. Sehl İbni Muaz (r.a.)
    Sayfa: 418 / No: 2
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  34. Bir kimse bir söz söylese ve o sırada da (aksırsa veya) aksırılsa, bu o sözün geçerliliğine delalettir.
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 418 / No: 9
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  35. Bir kimse "rıfk" dan olan hayırdan mahrum edilmişse, Allah o kimseyi dünya ve ahiret hayırları nasibinden mahrum etmiş demektir. Kime de "Rıfk" dan nasib verilmişse, dünya ve ahiretten nasibi verilmiştir.
    Ravi: Hz. Âişe (r.anha)
    Sayfa: 418 / No: 13
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  36. Bir kimse öğrenmek istediği ilmi kast ederek çıkarsa, onun için Cennete bir kapı açılır. Melaike kanadlarını döşerler. Göklerin melekleri ve denizlerin balıkları onun için istiğfar ederler. Alimin abide fazileti, bedir gecesindeki ayın semadaki küçük bir yıldıza üstünlüğü gibidir. Muhakkak ki alimler Peygamberlerin varisleridir. Muhakkak ki Peygamberler altın ve gümüş miras bırakmazlar ve lakin onlar ilim miras bırakırlar. Kim ilmi alırsa nasibini almış olur. Alimin ölümü öyle bir musibettir ki, başka şeyle telafi olmaz. O, yeri kapanmıyan bir gediktir ve sönmüş bir yıldız gibidir. Bir kabilenin ölümü bir alimin ölümünden daha hafiftir.
    Ravi: Hz. Ebud Derda (r.a.)
    Sayfa: 419 / No: 10
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  37. Bu beş vakit farzı cemaatle kılmaya devam eden kimse, sırat köprüsünü ilk geçenleren olur ve onu şimşek gibi geçer. Allah, o kimseyi sâbıkların ilk zümresinde haşreder, namazına devam ettiği her gün ve gece içinde bin şehid sevabı alır.
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 131 / No: 2
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  38. Allah (z.c.hz)'nin nimetleri sebebiyle kulların menfaatine tahsis ettiği kulları vardır. Onlar bu hizmeti ağırsanırlarsa, Allah o nimeti onlardan alır, başkasına verir.
    Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    Sayfa: 129 / No: 3
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  39. Allah'ın bazı seyyah melekleri vardır, yeryüzünde dolaşırlar. Ümmetimden Bana salat ü selam getirenlerin selamını bana tebliğ ederler.
    Ravi: Hz. İbni Mes'ud (r.anhüma)
    Sayfa: 129 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  40. Allah (z.c.hz)'nin yer halkından kabları vardır ki, bunlar salih kulların kalbleridir ve onların içinde en hoşuna gideni ise yumuşacık ve yufka olanlarıdır.
    Ravi: Hz. Ebû Utbe (r.a.)
    Sayfa: 129 / No: 10
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  41. Bir kimse Beni rüyada görürse, muhakkak ki o Cehenneme girmez.
    Ravi: Hz. Saad İbni Mesire (r.a.)
    Sayfa: 421 / No: 3
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  42. Bir kimse bir çocuğu "Lâ ilâhe illallah" diyesiye kadar terbiye ederse, Allah (z.c.hz.) o kimseye hesap sormaz.
    Ravi: Hz. Âişe (r.anha)
    Sayfa: 421 / No: 7
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  43. Bir kimse din kardeşinin ırzını onun gıyabında müdafaa ederse, o kimseyi Cehennemden azad etmek, Allah (z.c.hz.) in üzerine hak olur.
    Ravi: Hz. Esma binti Yezid (r.a.)
    Sayfa: 421 / No: 8
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  44. Bir kimseye güzel sima, iyi ahlak, saliha bir kadın ve cömertlik verilmişse, muhakkak ki o dünya ve ahiret hayrından hissesini almıştır.
    Ravi: Hz. Enes (r.a.)
    Sayfa: 421 / No: 9
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  45. Bir kimse ümmetime rıfk ile muamele ederse, Allah da ona rıfk ile muamele eder. Kim de ümmetime meşakkatle davranırsa, Allah da ona zorluk gösterir.
    Ravi: Hz. Âişe (r.anha)
    Sayfa: 421 / No: 12
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  46. Bir kimse hayvana binse ve şu duayı okusa: "Sübhânellezî sehhara lenâ hâzâ ve mâ künnâ lehû mukrinîn" ve inmeden ölse o kimse şehid olarak ölür.
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 421 / No: 14
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  47. Cehennemde bir vadi vardır. Cehennem her gün, bu vadiden yetmiş defa Allaha sığınır. Allah bu vadiyi amelleriyle riya yapan, okumuş mürailer için hazırladı. Allah indinde en fazla buğza layık kullar, sultanlara, baştakilere sokulan alimlerdir.
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 127 / No: 2
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  48. Adamın malında da, zevcesinde de, evladında da fitne vardır. (Yani hepsinde fitne bulunabilir. İnsan hiç birine güvenmesin, Allah'a güvensin)
    Ravi: Hz. Huzeyfe (r.a.)
    Sayfa: 127 / No: 4
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  49. Âli Davud'a nazil olan hikmette ibret vardır. Akıllı olan insan şu dört vakitten başka şeyle nefsini meşgul etmemelidir: Rabbine dua (ve ibadet) edeceği vakit, Nefsini muhasebe edeceği vakit, Kendisi hakkında, kardeşlerini nasihat etmesine ve ayıblarını kendisine haber vermelerine kafi gelecek bir vakit. Kendi nefsinin helal ve temiz ihtiyaçlarına ayıracağı bir vakit. Bu vakitte diğer zamanlar içinde bir yardım vardır ve kalbin istirahatı kafi miktarda varlık iledir. Sonra da akıllı kimse için, diline sahip olması, zamanını bilmesi, işine yönelmesi ve en sağlam dostuna karşı bile ihtiyatlı olması icap eder.
    Ravi: Hz. İbni Mes'ud (r.anhüma)
    Sayfa: 127 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  50. Bir kavim bir kavmi çok sevdi ve bunun yüzünden helak oldu. Siz böyle olmayın. Bir kavim de başka bir kavme çok buğz etti ve ondan dolayı helak oldu. Siz onlar gibi de olmayın.
    Ravi: Hz. Abdullah İbni Cafer (r.anhüma)
    Sayfa: 127 / No: 8
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  51. Benî Ademin hepsinin kalbleri Allah'ın iki parmağı arasında tek bir kalb gibidir. "Ey kalbleri istediği gibi çeviren Allahım, bizim kalblerimizi ibadetin üzerine çevir."
    Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    Sayfa: 127 / No: 7
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  52. Rabbiniz de birdir, babanız da birdir. Dininiz ve Peygamberiniz de birdir. Arabın Acem, Acemin de Arab üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Yine kızılın kara üzerine, karanın da kızıl üzerine üstünlüğü yoktur. Hiç bir milletin diğerine üstünlüğü yoktur. Yalnız takva bakımından biri diğerine üstün olur.
    Ravi: Hz. Ebû Said (r.a.)
    Sayfa: 123 / No: 1
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  53. Allah (z.c.hz.)'nin zikri şifa, insanların zikri ise derttir.
    Ravi: Hz. Mekhul (r.a.)
    Sayfa: 122 / No: 7
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  54. Bir kimse Allah için birinci tekbire yetişerek kırk gün cemaatle namaz kılsa, kendisine iki berak yazılır: Cehennemlikten azatlık ve münafıklıktan beri olmak.
    Ravi: Hz. Enes (r.a.)
    Sayfa: 426 / No: 11
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  55. Bir kimse Allah'ı tasdik ederse necat bulur, Onu tanırsa ittika eder, Onu severse haya eder, Onun kısmetine razı olursa gözü tok olur, Ondan hazer ederse emin olur, Ona itaat ederse felah bulur, Ona tevekkül eder, Allah ile kifayetlenir ve kimin uyku veya uyanıklıkta himmeti "Lâ ilâhe illallah" olursa, dünya onu ahirete teşvik eder ve belini kıran musibetten sakındırır.
    Ravi: Hz. Hakim İbni Umeyr (r.a.)
    Sayfa: 426 / No: 8
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  56. Hacetleri merhamet sahiplerinden taleb ediniz. Bu takdirde işiniz görülür. Allah, buyuruyor ki: "Benim Rahmetim merhametli kimselerdedir." Ve kalbi kasvetli kimselerden istemeyiniz, muvaffak olamazsınız. Zira, Allah buyuruyor ki; "Gadabım onlardadır."
    Ravi: Hz. Ebû Said (r.a.)
    Sayfa: 73 / No: 4
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  57. GoogleGoogleKıyametin önü sıra deccal ve onun önü sıra da 30 kadar veya daha fazla yalancı gelir. Bu yalancıların alâmetleri soruldu. Buyuruldu ki: "Onlar sizde olmayan adetler getirirler ve diyanetinizi o âdetlerle değiştirirler. Bunları gördüğünüzde onlardan sakının ve onlara düşman olun.
    Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    Sayfa: 121 / No: 3
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  58. Kıyametin önü sıra tanıdık kimselere selâm vermek âdet olur. Ticaret meydan alır, o derecede ki, kadın erkeğine yardımcı olur. Akraba yoklamaları kalkar ve yalancı şahidler çıkar, gerçek şahidlik gizlenir, muharrirler ise çoğalır.
    Ravi: Hz. İbni Mes'ud (r.anhüma)
    Sayfa: 121 / No: 4
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  59. Kıyametin önü sıra karanlık geceler gibi fitneler vardır. O fitne devrinde adam sabah mü'min, akşam kâfir olur. Ve akşam mü'min sabah ise kâfir olur. O zaman oturan, ayakta durandan hayırlıdır. Ayakta duran yürüyenden hayırlıdır, yürüyen ise koşandan hayırlıdır. O devirde okların yayını kırın, kirişlerini koparın, kılıcınızı da taşa vurun, evinize çekilin. Birinizin evine girilse ve üzerinize varılsa o zaman Adem (a.s.)'ın iki oğlundan hayırlısı gibi olun. (Yani öldürülen gibi.)
    Ravi: Hz. Ebû Mûsa (r.a.)
    Sayfa: 121 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  60. Yeryüzünde Allah'ın evleri mescidlerdir. Ve oraya gelene ikramda bulunmak Allah'ın kendi üzerine aldığı bir haktır.
    Ravi: Hz. İbni Mes'ud (r.anhüma)
    Sayfa: 121 / No: 6
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  61. Tabiinin en hayırlısı, öyle bir Üveysi (Veysel Karani) vardır ki, o annesine sadıktır. Allah'a and verse Allah onun andını geri çevirmez. Onun elinde bir beyazlık vardır. Ona rastlarsanız sizin için istiğfar etmesini isteyin.
    Ravi: Hz. Ömer (r.a.)
    Sayfa: 122 / No: 3
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  62. Allah (z.c.hz.) üzerine, dünyaya ait yükselttiği şeyi düşürmek haktır.
    Ravi: Hz. Enes (r.a.)
    Sayfa: 122 / No: 2
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  63. Bir adamın din kardeşi için gıyabında yaptığı dua müstecab olur. Ve dua edenin başında bir melek "amin" der. Ve "Sana da bir o kadar" diye söyler. (Diğer bir hadiste, Meleğin "amini" geri dönmez buyurulmaktadır)
    Ravi: Hz. Ebud Derda (r.a.)
    Sayfa: 122 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  64. Devlet adama ayağıyla gelmez.
    Makam, zenginlik, talih, mutluluk kişiye durup dururken gelmez. Bunları elde etmek için sabırlı ve düzenli çalışıp çabalamak gerekir.
    * devlet : Talih, mutluluk.
    Devletli ile deli bildiğini işler.
    Üst makamdakiler ve deliler kimseyi dinleyip dikkate almazlar. Kendi akıllarına göre hareket ederler.
    * devletli : Yüksek makamı olan kişi.
    Devlet oğul, mal tahıl, mülk değirmen.
    Mutluluk ve zenginliklerin en güzeli, oğul sahibi olmak; en gerekli mal, tahıl; en değerli mülk, değirmendir. (Eski zamanlarda inanışa göre)
    Devletliye dokun geç, fukaradan sakın geç.
    Zengin insanlarla ve devlet adamlarıyla yakınlık kurmak faydalıdır, ondan faydalı bilgiler, yardım veya mal alabilirsin. Tembel ve işsiz kişiler ise çevresindeki kişilere maddi-manevi yük olurlar. Yoksul ve fakirlerle yakınlık kurarsan türlü türlü dert dinler, belki de borç vermek zorunda kalabilirsin.
    Devletin malı deniz, yemeyen domuz.
    Kimi vatan haini, rüşvetçi, menfaatçi kimseler soygunculuğu kural edinmişlerdir. Bunlara göre devletin malı çalıp çırpmakla, yemekle tükenmez. Yine bu kimselere göre, ancak budalalar devletin malını çalmaz. Üzerinde tüm vatandaşların hakkı olan şeyi gasp etmek tüm insanların hakkını ihlal etmektir, bunun hesabını vermek de çok zor olsa gerek.
    Devletli gözü perdeli olur.
    Devlet adamları, ülkenin eksiklerini ve yöneticilerin yaptığı yolsuzlukları fark etmezler. İşi yolunda giden, zengin kişiler de yoksulların sıkıntılarını anlamaz.
    Devletli yanını kaşısa yoksul para verecek sanır.
    1. Yoksul ve fakir kişiler; zengin, varlıklı kimselere umutla, beklentiyle bakarlar. Onların en ufak hareketlerinden kendileriyle ilgili bir durum varmış düşüncesine kapılırlar.
    2. Yetkili kişilerden bir istekte bulunan kişi, bu istekle ilgisi olmayan o kişilerin hal ve davranışlarını, isteğini karşılamak için yapılıyor sanır.
    Devletlinin karnı gen gerek.
    Devlet işlerini veya bir topluluğu idare eden kişi, geniş yürekli ve hoşgörülü olmalıdır.

    YanıtlaSil
  65. Cennet ehli ulemaya Cennette de muhtaç olur. Şu şekildeki, Cuma günü Allah Tealâ hazretlerinin huzuruna gidilince ve Allah onlara "İstediğinizi isteyin" deyince ne isteyeceklerini şaşırırlar. Ve ulemaya dönerler. Âlimler de hallerine göre tavsiyelerde bulunur. "Şöyle, şöyle isteyin" derler. Böylece âlimlere dünyada muhtaç oldukları gibi Cennette de muhtaç olurlar.
    Ravi: Hz. Câbir (r.a.)
    Sayfa: 120 / No: 2
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  66. Bu ümmetten ilk kaldırılacak şey emanet ve huşûdur. O derecede ki, huşû sahibi biri görülemez duruma girilir.
    Ravi: Hz. Zamre İbni Habib (r.a.)
    Sayfa: 120 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  67. Şehidin kanından ilk damla ile günahları afv olur. İkincisi ile iman elbisesi giydirilir. Üçüncü damla ile hurilerle tezvic olunur.
    Ravi: Hz. Ebû Ümâme (r.a.)
    Sayfa: 120 / No: 6
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  68. Ümmetimin budelâsı (erenleri) Cennete çok oruç ve namazla girmezler. Ancak Allah'ın rahmeti, sadırlarının selâmeti, (içlerinde kötülük yoktur) canların cömertliği ve umum müslümanlara merhameti ile bunu kazanırlar.
    Ravi: Hz. Hasan (r.a.)
    Sayfa: 120 / No: 9
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  69. Allahın mü'mine ilk ikramı cenazesi teşyi edenlerin mağfiret olunmasıdır.
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 120 / No: 8
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  70. "Lâ ilâhe illallah" ehlinden bazıları günahları sebebiyle Cehenneme girdiklerinde, Lât ve Uzza ehlinin onlara: "Allah'a inanmanız size faide vermedi" demeleri üzerine, Allah Tealâ gadab eder. Ve o iman ehlini Cehennemden çıkarıp hayat ırmağında yıkatır. Onlar da ayın kusuftan kurtulması gibi, fenalıklardan temizlenmiş olarak Cennete girerler. Orada onlar "Cehennemîler" diye isimlenirler. (Bir müddet)
    Ravi: Hz. Enes (r.a.)
    Sayfa: 118 / No: 1
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  71. Deccalın önü sıra hilekâr seneler vardır. O senelerde sadıklar yalanlanır, yalancılar tasdik olunur. Eminlere hain, hainler emin nazarı ile bakılır. Ve halıkın umuru hususunda "Rüveybida" söz sahibi olur, "Rüveybida nedir?" diye soruldu. Buyurdu ki: "Umumun işlerinde söz sahibi olan fasık bir kimsedir.
    Ravi: Hz. Enes (r.a.)
    Sayfa: 117 / No: 2
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  72. ZALİM
        
    Bir kimsenin hakkını zorla elinden alan, haksızlık yapan, merhametsiz ve gaddar kimse. Arapça bir kelime olup Arap dilinde mastarı: "Bir şeyi ait olduğu yerin dışında bir yere koymak" anlamındadır. Bir şeyi eksik ya da fazla yapmak yahut zamanının veya mekânının dışında yapmak da zulüm olarak ifade edilmektedir.

    Kur'ân-ı Kerîm'de cehalet, şirk, fısk anlamında "nûr"un zıddı olarak kullanılır. Bu anlamlarıyla Kur'ân'ın temel kavramlarından biridir.

    Peygamberler, insanları zulümattan nûra kavuşturmak için gönderilmişlerdir. Mesajları aydınlıktır; karışık yollar ise zulümattır, karanlıktır: Âllah mü'minlerin velisidir, onları zulümattan nûra çıkarır, kâfirlerin velileri ise Tağuttur, onları nurdan zulümata çıkarır" (Bakara, 2/257). O halde gerek fert gerekse toplum bazında Allah'ın emir ve yasaklarının ortaya çıkardığı sonuç nûrdur, aydınlıktır. Karşıtı emir ve yasaklar ise, zulümattır, karanlıktır; işleri yerli yerinde yapmamaktır.

    Kur'ân'da zulüm çeşitlerinin en büyükleri olarak şunlar sıralanmaktadır:

    Şirk (Lukman, 31/13); Allah'ın mescidlerinde O'nun adının (dolayısıyla emir ve yasaklarının) anılmasına engel olmak (Bakara, 2/114); Allah'ın bildirdiklerini gizlemek ve O'nun adına yalan söylemek (el-Bakara, 2/144; el-A'raf, 7/38; Yunus,10/17; Hud, 11/18...); Allah'ın âyetlerini yalanlamak ve âyetlerinin başkalarına ulaşmasına engel olmak (el-En'am, 6/157; Yunus, 10/17; Kehf, 18/57); Allah'ın âyetlerinden yüz çevirmek (Secde, 32/22); Müslüman olduğunu iddia etmekle birlikte Allah adına yalan söylemek (es-Saff, 61/7).

    İnsan, bütün bu zulümleri işlemeye müsait bir varlıktır. Bu nedenledir ki Kur'ân-ı Kerim'de "çok zulmeden" anlamına gelen "zelûm" olmakla nitelenmiştir (İbrahim, 14/34).

    Yüce Allah;âhirette insanları cezalandırırken zalim olmadığını, bu cezaları kendilerinin hakkettiğini sık sık vurgulamaktadır (bk. Âlu İmran, 3/182; el-Enfal, 8/51; Hacc, 28/10; Fussilet, 41/46; Kaf, 50/29).

    Zalimler âhirette cezayı hakkettikleri gibi bu dünyada da cezalandırılırlar. İnsanların başlarına gelen toplu felaketler, zulümleri sebebiyledir. "De ki: Allah'ın azabı size ansızın veya açıkça gelirse zalimlerden başkası mı yok olur" (el-En'am, 6/47).

    Yüce Allah, zalimleri dost edinmeyi de zalimlik olarak nitelemektedir. Hatta zulmeden, kişinin babası veya kardeşleri bile olsa onlara dost olmak, zalimliktir (bk. et-Tevbe, 9/23). Böylece dostluğun akrabalık bağlarına göre değil, adalet ve inanç esaslarına göre olması gerektiği anlatılmaktadır.

    Kur'ân-ı Kerîm, üç çeşit zulümden bahsetmektedir:

    a- İnsanın kendi kendine zulmü. İnsanın gerek bedenine ve gerekse ruhuna karşı işledikleri haksızlıklar, kendi kendine yaptığı bir zulümdür.

    b- İnsanın Allah'a karşı işlediği zulüm. Allah'a ortak koşmak, emirlerine riayet etmemek bu zulüm çeşidine girer.

    c- İnsanların kendi aralarında yaptıkları zulümler. Toplumların helâk olmasına neden olan zulüm, bu çeşit zulümdür.

    M. Sait ŞİMŞEK

    YanıtlaSil
  73. Kıyamet günü günahı en çok olan kimse, manasız sözü çok olandır.
    Ravi: Hz. Abdullah İbni Ebi Evfa (r.a.)
    Sayfa: 117 / No: 1
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  74. Mü'minin amelinin en efdali, Allah için cihad etmektir.
    Ravi: Hz. Bilâl (r.a.)
    Sayfa: 116 / No: 2
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  75. Hayırların içinde sevabı en çabuk gelen sılai rahim, en çabuk cezası gelen de hükümete isyandır. Yalan yere yemin de memleketleri harabeye çevirir.
    Ravi: Hz. Mekhul (r.a.)
    Sayfa: 115 / No: 2
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  76. Ümmetim üzerine korktuğumun en korkuncu, ya namazın vaktini geciktirmeleri veya vaktinden evvel kılarak acele etmeleridir. (İlk cemaati kaçırmamak efdaldir.)
    Ravi: Hz. Enes (r.a.)
    Sayfa: 113 / No: 3
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  77. Mü'minlerin ruhları yedinci kat göktedir. Ve oradan Cennetteki makamlarına bakarlar. (Muellif hazretleri şu 7 sıfat dolayısıyla makamına varamaz buyurmuşlardır: Gıybet, tefahur, kibir, ucub (yaptığı ibadetten dolayı kendini beğenme), hased, merhametsizlik ve riya.)
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 113 / No: 11
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  78. Sizlerden birinizin nalının tasması bile kopsa ve adam: "İnnâ lillahi ve innâ ileyhi râci'un" dese, Allah'dan Salâta, Rahmete ve Hidayete nail olur.
    Ravi: Hz. Enes (r.a.)
    Sayfa: 112 / No: 8
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  79. Allah'a en sevgili ev, içinde ikram gören yetim bulunan evdir.
    Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    Sayfa: 111 / No: 11
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  80. İblis, yer yüzüne atıldıktan sonra, "Ya Rabbi bana ev ver" dedi. "Hamamlar senin evin olsun" buyuruldu. "Meclis" istedi, "Çarşılar ve yol ağızları" verildi. "Yemek" istedi, "Besmelesiz yenen yemekler senin olsun" dendi. Müezzin istedi, "Çalgıcılar müezzinin olsun" buyuruldu. "Kur'an" istedi, "şiir" verildi. "Yazın dövme, hadisin yalan olsun, resulun de bakıcılar, falcılar olsun, öksen, tuzağın da kadınlar olsun" buyuruldu.
    Ravi: Hz. Ebû Ümâme (r.a.)
    Sayfa: 110 / No: 10
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  81. Bir kimse secdede üç kere, "Rabbiğfirlî" derse başını secdeden kaldırmadan mağfiret olunur.
    Ravi: Hz. Ebû Said (r.a.)
    Sayfa: 436 / No: 3
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  82. Melâike heykel ve resim olan eve girmez.
    Ravi: Hz. Ebû Said (r.a.)
    Sayfa: 109 / No: 2
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  83. Masuda nin bahsettiği bu yeni teknoloji, süper bilgisayarların uydu bağlantısı vasıtasıyla beyne yerleştirilmiş özel mikrocipleri kontrol etmesine dayaniyordu.
    Beyin Kontrolu
    Beynimdeki Yabancı.
    Ali Selman Demirbag
    sy. 161.

    YanıtlaSil
  84. Beyne cip yerleştirme operasyonlarının ilk resmi olarak 1974 senesinde Amerika nin Ohio eyaletinde ve İsveç in Stockholm kentinde gerçekleştirildi.
    Beyin Kontrolu
    Beynimdeki Yabanci
    Ali Selman Demirbag.
    sy. 161.

    YanıtlaSil
  85. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    105 1 Mü'min kul Allah'a dua eder, Allah (z.c.hz.) Cibril (a.s.)'a der ki: "İstediğini yapma. Ben onun sesini seviyorum." Facir dua ettiğinde ise: "Ya Cibril (a.s.)! Hacetini yap. Çünkü ben onun sesini sevmiyorum" buyurur. Hz. Enes (r.a.)
    105 2 Kıyamet gününde ter yerde yetmiş kulaç gider ve insanların ağızlarına, kulaklarına kadar gelir. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    105 3 Gadr eden kimse için kıyamet gününde bir bayrak dikilir ve: "Dikkat edin, bu falan oğlu filanın gadridir" denir. Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    105 4 Gazab şeytandandır. Şeytan da ateşten yaratılmıştır. Ateşi de ancak su söndürür. Sizden biriniz gazaba gelince abdest alsın. Hz. Atiyyetüssadi (r.a.)
    105 5 Gazab, Cehennem ateşinden bir alâmettir. (Dağlama ile yapılan işaret gibi.) Allah, gazab edenlerin kalb damarları üzerine bu ateşten yapılmış damgayı vurmuştur. Görmüyor musun ki, gazaba gelince, insanın gözleri kanlanır, suratları kızarır ve damarları şişer. Hz. İbni Mes'ud (r.anhüma)
    105 6 İhtiyaç ve fakirlik ashabım için saadet, ahir zamanda ise mü'minler için zenginlik saadettir. Hz. İbni Mes'ud (r.anhüma)
    105 7 Fitne gelir, kulları fırtına gibi savurur. Bunun içerisinden âlim, ancak ilmiyle kendini kurtarır. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    105 8 Fuhuş (her şeyde haddi aşmak) ve tefahuşun (lâfta hududu aşmak fena konuşmak) İslamda yeri yoktur. Kimin ki, ahlâkı güzeldir, o İslâm tarafından da güzeldir. Hz. Câbir (r.a.)
    105 9 Fitne gelir savrulur. Heva ve sabrı da beraber getirir. Kim hevaya tabi olursa onun fitnesi siyah (kara) olur. Kim de sabra tabi olursa, onun fitnesi ak (nur) olur. Hz. Ebû Malik el Eş'ari (r.a.)
    105 10 Adil kadı kıyamet günü hesaba getirilir. Hesabın şiddeti ile karşılaşınca: "Keşke iki kişi arasında bir hurma için bile karar vermemiş olsaydım" der. Hz. Ali (r.a.)
    105 11 Kadı, ayak kayacak noktalarda o kadar düşer ki, Medine ile Aden arası kadar Cehenneme düşer. Hz. Muaz (r.a.)
    105 12 Kabir ahiret menzillerinden ilk menzildir. Kim ki kabirde işi kurtardı, arkası iyidir. Kim ki işi kurtaramadı, arkası da çetindir. Hz. Osman (r.a.)
    105 13 Kur'an yedi vecih üzerine nazil oldu. Hangisini okursanız, isabet edersiniz. Kur'an üzerine münakaşa etmeyin. Çünkü o münakaşa küfürdür. Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    105 14 Kalbler, Allah'ın parmaklarından ikisi arasındadır. İstediği gibi çevirir. Hz. Enes (r.a.)
    105 15 Cemaat, toplulukla namaz kıldığında, Allah onlardan hoşlanır. Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    105 16 Kâfir Cehennemde büyür. O kadar ki, bir azı dişi Uhud dağı kadar olur. Onun cesedinin bu dişe göre büyüklüğü, sizden birinizin cesedinin azı dişine nisbeti gibidir. Hz. Ebû Said (r.a.)
    105 17 Kâfirin dili kıyamette iki fersah (24.000 adım) arkadan gelir. Yani o kadar sarkar ki, herkes onu çiğner. Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    105 18 Kafir, bir iş hususunda Allah'a dua eder, hemen yerine getirilir. Mü'min dua eder, hemen yerine getirilmez. Melâike bundan endişeye düşer. Allah buyurur ki: "Ben kâfire icabet ettim. Şunun için ki, Ben kâfire ve sesine gazab ederim. Benden duasını kessin ve Beni anmasın diye veririm. Mü'mine gelince, ağır davranırım. Benden ve Beni zikretmesinden kesilmesin diye. Çünkü Ben onu ve onun tazarruunu severim." Hz. Câbir (r.a.)

    YanıtlaSil
  86. Kul bir çok zamanlar, bir çok zamanlar, bir çok zamanlar müslüman yaşar. Fakat sonunda Allah'ın gazabına uğrayabilir. Yine, ömrünü hep küfürle geçirir. Fakat sonunda Allah'ın Rahmetine uğrayabilir. Kim ki herkese gıybet ederek ve fena lâkap takarak ölürse, kıyamette, burnu ile iki dudağı arasına damga vurulur.
    Ravi: Hz. İbni Amr (r.a.)
    Sayfa: 104 / No: 4
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  87. Cafer-ü Sadık Hazretleri : " (Cenabı Hak, merhaba şöyle buyurdu :) Ey Dünya! Bana hizmet edene, sen de hizmet et! Sana hizmet edeni ise (kendi işlerinde çalıştırıp onları) merhaba yor ve yıprat!"
    Sual ve Cevaplarla Tasavvuf Mülahazalar Osman Nuri Topbaş 48syf

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cafer-ü Sadık Hazretleri : " (Cenabı Hak, şöyle buyurdu :) Ey Dünya! Bana hizmet edene, sen de hizmet et! Sana hizmet edeni ise (kendi işlerinde çalıştırıp onları) yor ve yıprat!"
      Sual ve Cevaplarla Tasavvuf Mülahazalar Osman Nuri Topbaş 48syf

      Sil
  88. Din kolaydır. Kimse dine karşı şedid olamaz, zira dine mağlub düşer. (Yani dinin kolaylığına intibak etmeli. Sıkı tutayım diyen aciz kalır) Hattı hareketinizi doğrultun. (hududa) yakın olun. Müjdeler olsun size böyle oldukça. (Burada efendimiz dine sulûku bildiğimiz yola çıkmaya benzetmiştir.) Sabahın, akşamın, gecenin bir kısmını boş geçirmeyin, ibadetle geçirin.
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 98 / No: 1
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  89. Allah (z.c.hz.) kulunu, hicab vaki olmadıkça, affeder. Bu husus soruldu. Buyurdu ki: Hicab vaki olması ruhun müşrik olarak (yani imansız olarak) çıkmasıdır.
    Ravi: Hz. Ebû Zerr (r.a.)
    Sayfa: 94 / No: 1
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  90. Hiç şüphe yok, deccal çıkacaktır. Onun sol gözü kördür. Ve üzerinde beyaz bir ben vardır. Gözsüzleri ve abraşı iyi eder. Ölüleri diriltir. Ve "ben rabbinizim" der. Kim onu tasdik ederse fitneyi deccale düştü. Kim de "Rabbim Allah" der ve böyle ölürse o zaman deccalın fitnesine düşmemiş olur ve ona bir daha fitne ve azab yoktur. Deccal yerde Allah'ın dilediği kadar kalır. Sonra İsa (a.s.) gelir. O Bana vekil ve Benim dinim üzerine gelir. Deccalı öldürür. Ondan sonra kıyamet kopar.
    Ravi: Hz. Sumre (r.a.)
    Sayfa: 97 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  91. Bir kimse kasden Benim üzerime yalan isnad ederse, Cehennemin iki gözü arasında yerini hazırlasın. Dediler ki: "Ya Resulallah Senden hadis naklediyor amma ziyade ediyor ve eksiltiyor." Buyurdu ki: "Benim size kastım bu değildir. Benim kastım, müslümanlığa leke atmak maksadı ile yalan hadis nakledenler içindir. Dediler ki: "Cehennemin gözü de var mı?" Buyurdu ki: "Evet, Siz onu şöyle söylerken işitmediniz mi?" "Cehennem onları uzaktan gördüğünde" mealindeki ayeti duymadınız mı? O onları iki gözü ile görmez mi? buyurdu.
    Ravi: Hz. Ebû Ümâme (r.a.)
    Sayfa: 441 / No: 6
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  92. Ölümü çok zikredin. Zira bu, insanı dünyadan çeker ve günahlardan sıyırır. Ölüm kıyamettir, ölüm kıyamettir.
    Ravi: Hz. Enes (r.a.)
    Sayfa: 80 / No: 16
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  93. Ölümü çok yad edin. Kim ki ölümü çok yad ederse Allah onun kalbini ihya eder ve ölümünü âsan eder.
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 80 / No: 15
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  94. Beni İsrail 71 fırkaya ayrıldı. Ümmetim bundan bir fazladır. Onların içinde dini akılları ile ölçen kimseler kadar zararlısı yoktur. Neticesi, Allah'ın helâl ettiğini haram, haram ettiğini de helâl etmek olur.
    Ravi: Hz. Avf İbni Malik (r.a.)
    Sayfa: 76 / No: 2
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  95. Kıyametin önü sıra altı şeyi say: Benim ölümüm, koyun kıran gibi ölüm çokluğu, Kudüs'ün fethi, mal bolluğu; Öyle ki bir kişiye yüz altın (dinar) verilir de beğenmez. Arab evlerinden girmedik hiç bir evin kalmadığı bir fitne, Beni Esfer'in sizinle olan sulhunu bozması ve 12.000 kişilik 80 sancakla size hücum etmesi (Amik ovası olayı)
    Ravi: Hz. Avf İbni Malik (r.a.)
    Sayfa: 74 / No: 3
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  96. Altın ateşte, insan mihnette belli olur atasözüne benzer atasözleri
    "Adam hacı mı olur ulaşmakla Mekke'ye, eşek derviş mi olur taş çekmekle tekkeye?" atasözü ve açıklaması
    Belli bir düzeye erişmek, o durumun gerektirdiği nitelikleri taşımakla (ya da yerine getirmekle) gerçekleşir. Görünüşü ona benzetmekle değil.
    [Adam hacı mı olur ulaşmakla Mekke'ye, eşek derviş mi olur taş çekmekle tekkeye?]
    "Adamın iyisi alışverişte belli olur" atasözü ve açıklaması
    Birçok insanlar çıkarları için ahlak dışı davranışlarda bulunmaktan çekinmezler. Böyle davranışlara en çok alışverişte rastlanır. Bir kimse alışveriş sırasında yalan söylemez, hile yapmaz, buna benzer ahlak dışı davranışlara sapmazsa iyi insan olduğunu gösteriş olur.
    [Adamın iyisi alışverişte belli olur]
    "Adam (adamın iyisi) iş başında belli olur" atasözü ve açıklaması
    Bir insanın gerçek değeri, iş başında gösterdiği yeterlik ve başarı ile, çevresindekilere karşı davranışıyla ölçülür.
    [Adam (adamın iyisi) iş başında belli olur]
    "Adam olacak çocuk bokundan belli olur" atasözü ve açıklaması
    Bir kişinin yeni başladığı işte ilerleyebilip, ilerleyemeyeceği daha ilk davranışlarından anlaşılır.
    [Adam olacak çocuk bokundan belli olur]


    "Ağzı eğri, gözü şaşı ensesinden (arkasından) belli olur (bellidir)" atasözü ve açıklaması
    Bir kişinin tutum ve davranışları, o kişide birtakım kusurlar bulunduğunu gösterir.
    [Ağzı eğri, gözü şaşı ensesinden (arkasından) belli olur (bellidir)]
    "Ak göt (don, bacak), kara göt (don, bacak) geçit başında (hamamda) belli olur" atasözü ve açıklaması
    Aynı sınavı geçirecek olanlardan kimin iyi, kimin kötü durumda olduğu sınav sonun da belli olur.
    [Ak göt (don, bacak), kara göt (don, bacak) geçit başında (hamamda) belli olur]
    "Altın eşik, gümüş eşiğe muhtaç olur" atasözü ve açıklaması
    Zenginliğe de iş başında olmaya da güvenilmemelidir. Gün gelir, zengin yoksullaşır; eskiden yoksul iken zengin olan kişiye muhtaç duruma düşer. İş başında buluna da böyle.
    [Altın eşik, gümüş eşiğe muhtaç olur]
    "Anadan olur daya, hamurdan olur maya" atasözü ve açıklaması
    Hiçbir dadı annenin yerini tutamaz. Hamurun mayası yine kendisindedir. Demek ki bir işi kusursuz yapabilmek için özüne uygun en iyi araç kullanılmalıdır. Derme çatma araçlarla yapılan işten iyi sonuç alınamaz.
    [Anadan olur daya, hamurdan olur maya]
    "At olur meydan olmaz, meydan olur at olmaz" atasözü ve açıklaması
    "Gerekli şartlar her zaman bir arada bulunmaz" anlamında kullanılan bir söz
    [At olur meydan olmaz, meydan olur at olmaz]


    "Doğru söz katarından belli olur" atasözü ve açıklaması
    Bir sözün doğru olup olmadığı gelişinden, tutarlı olup olmamasından anlaşılır.
    [Doğru söz katarından belli olur]

    16 Mayıs 2021 06:22 Sil
    Blogger yüksel dedi ki...
    İman ve ilim aklın, inkar ise cehaletin gereğidir.
    Risale i Nur Neden Sadelestirilemez?
    sy. 61.

    19 Mayıs 2021 04:28
    Blogger yüksel dedi ki...
    Ustad bu harbin ikinci cihan harbi evveli den bir sene evvel"Bir devlet İslamiyete kuvvet verecek ve İslam olacak"diye merakla bakmış... Sonra anladıki, zaman gelmemiş... daha yedi sene bakmadı. 864
    864.Emirdag-1 eski harf aslı, s. 309.
    Bediuzzaman Said Nursi
    Mufassal Tarihçe i Hayatı cilt 2.sy.1800.

    19 Mayıs 2021 04:51

    YanıtlaSil
  97. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    69 1 Dört şey dört şeyden doymaz: Göz bakmaya, arz yağmura, dişi erkeğe, âlim ilme. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    69 2 Dört şey dört yerde nafaka olarak kabul olunmaz: Hıyanet, hırsızlık, suistimal ve yetim malından sağlanan kazançla Hac, Umre, Sadaka ve Cihad olmaz. Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    69 3 Dört şey Arşı Âzam altındaki hazineden inzal edildi: Fatiha, Ayetel Kürsi, Amenerresulü, İnna Â'tayna. Hz. Ebû Ümâme (r.a.)
    69 4 Dört taife Cennete giremez: İçkiye devamlı, faiz yiyen, haksız yere yetim malı yiyen ve anne babasına (ailesine) asi olan. (Tevbe ederse mesele yok.) Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    69 5 Şu dört şey saadettendir: Saliha kadın, geniş mesken, iyi komşu, iyi hayvan (binek).Ve dört şey de şekavettendir: Fena kadın (huysuz, itaatsiz), kötü komşu, kötü binek ve dar ev. Hz. Muhammed İbni Saad (r.a.)
    69 6 Dört şey cefadan sayılır: Ayakta su dökmek, namazda alnını çok silmek, ezan okuyan müezzini işitip söylediği gibi söylememek, yol üstünde namaz kılmak. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    69 7 Dört şeyle oruç iyi tutulur: İftarı su ile açma, sahurda yemek yeme, gündüz uykusu ve güzel koku. Hz. Enes (r.a.)
    69 8 Dört haslet karunun ki gibidir: İçi dışa çevrilmiş derili mesh giymek, erguvani (allı) giymek, kılıçlarını sürümek, kibrinden hizmetçisinin yüzüne bakmamak. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    69 9 Dört gece gündüz, dört gündüz de gece gibidir. Allah, o günlerde and verenin isteğini geri çevirmez. İnsanları mağfiret eder ve onlar bu günlerde bol ihsana nail olurlar. Bunlar: Kadir gecesi, Kurban arefesi, Beraat gecesi, Cuma gecesi ve günleridir. Hz. Enes (r.a.)
    69 10 Dört kişinin defteri yeniden başlar; Hasta iyi olduğunda, müşrik müslüman olunca, mağfiret ümid eden kimse Cuma'dan dönünce, Hacı hacdan dönünce. Hz. Ali (r.a.)
    69 11 Dört şey vardır ki sevabı yedi yüze çıkartır: Fisebilillah vermek, anaya ve babaya harcamak, Ramazan bayramında çoluk çocuğa kurban kesmek. Dört şey de günahları siler: Ramazan orucu, Beytin haccı, Mescidi Nebevi'yi ve Kudüs'ü ziyaret. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)

    YanıtlaSil
  98. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    68 1 Bana söylermisin; iki kölen olsa, biri sadık, doğru sözlü, diğeri hain ve yalancı. Hangisini seversin? İşte Allah'ın indinde siz de böylesiniz. Hz. Ebül Ahvas'ın babası (r.a.)
    68 2 Bana söylermisin; babanın bir borcu olsa, sen de onu ödesen bu kabul edilir değil mi? Ashab: "Evet" dedi. Allah senden daha merhametlidir. Babanın yerine hac et. Hz. Sevde binti Zem'a (r.a.)
    68 3 Ribaların en şiddetlisi, müslim kardeşinin ırzı hususunda (Şeref v.s. hepsi dahil) insanın haksız olarak onu tahkir etmesidir. Hz. Âişe (r.anha)
    68 4 Ribanın en şiddetlisi, ırz hakkında söz söylemek, bunların en şiddetlisi de hiciv'dir. "Filanca filanca hakkında şöyle demiş" dese o da onlardandır. Hz. Amr İbni Osman (r.a.)
    68 5 Dört şey her kimde bulunursa halis münafık olur. Bir kimsede bunlardan birisi varsa, onda da nifaktan bir huy vardır. Bunu terketmeden mü'mini kamil olamaz: Konuşurken yalan söyler, vadinden hulfeder, ahdinde durmaz, muhasama ettiğinde haktan batıla meyleder. Hz. İbni Amr (r.a.)
    68 6 Dört şey sende olursa, dünyadan fevt olan (elde edemediğin, kaçırdığın) şeylerden dolayı üzülme: Doğru sözlü olmak, vaadinde durmak, hüsnü ahlâk (güzel ahlâk) sahibi olmak, yemek içmekte israftan kaçıb, helâl lokma yemek. Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    68 7 Dört şey bu ümmete cahiliyyetten miras olarak kalmıştır: Haseble iftihar, nesebe taan, yıldızla istiska (Yıldızlara bakıp yağmur var demek), ölülerin medhiyesini anarak ağlamak. (Bu ağlayanlar tevbe etmeden ölürlerse kıyamette cehennem elbiseleri giyeceklerdir) Hz. Ebû Malik (r.a.)
    68 8 Dört kimseye Allah (z.c.hz.)'i yardım eder. Gaziye, evlenen kimseye, kölelikten kurtulmak istiyen kimseye, hacıya. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    68 9 Dört dua reddolmaz: Hacının duası, evine dönünceye kadar. Gazinin duası, evine dönünceye kadar. Hastanın duası, iyi oluncaya kadar. Kardeşin kardeşe arkadan yaptığı dua.(En süratle icabette bu sonuncuya aittir.) Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    68 10 Dört şey kimde bulunursa Allah, onun vücudunu Cehenneme haram eder. Ve dünyada onu şeytandan ve nefsinden korur. Nefsi bir şeye heves ettiği halde nefse hakim olur, yaptırmaz; Nefsi bir şeyden tiksindiği halde onu yaptırır; Nefsin şehvet ve gadabına hakim olur. Dört şey de kimde bulunursa, Allah onu rahmetine gark eder ve Cennetine kor; Bir miskini barındırmak; Zaif birine acımak; Köleye rıfk ile muamele etmek; Anne ve babasına infak etmek. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    68 11 Dört şey kime verilmişse dünya ve ahiret hayırları ona verilmiştir: Lisanı Zâkir (Zikreden dil), Kalbi Şâkir (Şükreden kalb), Belâya sabreden beden, nefsine hıyanetlik etmeyen, efendisinin malını canı gibi muhafaza edip dininde ona yardımcı olan salih kadın. Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    68 12 Dört şey evvelki Peygamberlerin sünnetindendir: Haya, kokulanmak, nikah, misvak. Hz. Ebû Eyyub (r.a.)
    68 13 Dört şey kişinin saadetindendir: Zevcesinin saliha olması, evlâdının salihlerden olması, görüştüğü kimselerin salihlerden olması ve kazancının beldesinde olması. Hz. Ali (r.a.)

    YanıtlaSil
  99. Biraz önce Cibril (a.s) Bana geldi ve: "İnnâ lillah ve innâ ileyhi râci'ûn" dedi. Ben de: "Evet, biz Allah'ınız ve ona dönücüyüz. Fakat ne sebeble böyle söyledin Ya Cibril?" dedim. Buyurdu ki: "Senin ümmetin, çok değil, Senden az bir zaman sonra fitneye düşecektir." Ben de: "Küfür fitnesi mi, yoksa dalalet fitnesi mi?" diye sordum. Buyurdu ki: "Bunların hepsi olacak." "Ben onlara Allah'ın kitabını bırakıyorum, bu fitne nereden doğar?" dedim. Dedi ki: "Allah'ın kitabını bırakmaları sebebiyle dalalete düşerler. Ve bu onların Uleması ve Umerası ile başlar. Umera halkın haklarını kendilerine vermez ve aralarında kıtal vaki olur. Ulema da umeranın arzu ve heveslerine tabi olur ve onların dalalette devamlarına sebep olurlar. Sonra da bu hallerinden çekinmezler." Ben de: "Ya Cibril! Onlardan kurtulmak isteyen kimse ne ile kurtulur?" dedim. Buyurdu ki: "Çekinmek ve sabır etmekle ki, hakları verilirse alırlar, verilmezse vazgeçerler"
    Ravi: Hz. Amr İbni As (r.a.)
    Sayfa: 10 / No: 9
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  100. Eyvah Arab'a yaklaşan şerden dolayı. Körcesine, kulaksızcasına ve dilsizcesine olan fitneden. O fitne gününde oturan yürüyenden yürüyen de koşandan hayırlıdır. Yazık o fitnede koşan adamlara, kıyamet günü Allah'dan dolayı (görecekleri azabtan)
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 461 / No: 11
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  101. tidarına, fitne, bozgunculuk ve dinsizligi yaymasının büyüklüğüne verilmek gerekir.
    Bu konuda bir başka açıklama da şöyledir:
    Adem'in yaratılışından kiyamete kadar, deccaldan (onun fitne sevketinden) dalha büyiük bir iş yoktur. 201
    A) Büvük deccal ve deccallik,-Müslüman dünyayı düşünerek söylersek imanı, Isläm'1, Müslümanlik tezahürlerini
    Vikacağı ve engelleyeceği için de "çok muktedir" görünecektir.
    Sunu hatırlatalım ki, iman "en büyük ibadet" ise, ondan uzaklastirmak da "en büyük fitne ve tehlike" sayılmalıdır. Bu açidan her çağ ve dönemde, her peygamberin dini karşısında yer
    alan deccaller ve deccaliyet, en büyük fitnedir. Buradan hareketle, deccaliyet zamanında irtidatların, ilhadın, iman ko-
    nusunda şüphelerin artacaği ve imanın zayıflayacağı açıktır.
    Bu açıdan deccaliyet günlerinde, en çok üzerinde durulması gereken şey, onun akım ve cereyanından202 imanları kurtar
    mak, deccalı ve deccaliyeti tabulaştırma yerine, Allah'1 tesbih ve takdistir 203
    Her çağda yapılanları yıkmak, iyilikleri engellemek ve yasaklamak kolaydır. Mesela, bir camiyi yapmak, ona cemaat
    yetiştirmek, insanlara namazı, niyazı öğretmek zor ve çok engellemek buna göre çok kolaydır. Ayrica deccaliyet; in-
    eye ihtiyaç duyarken; bir camiyi yıkmak, Islâm ı öğrenmenlardaki ibadet hayatıni, dinin havattaki etkisini zayitlatip

    22 Mayıs 2021 12:45
    Blogger yüksel dedi ki...
    Hazreti Süleyman.
    Silah kimin elinde ise son sözünde ona ait olduğu görüşünün ne zamana kadar devam edeceğini bir tek yüce Rabbımız biliyor.
    Hazret i Adem den
    Hatemu l Enbiyaya
    Peygamberler Tarihi
    Ahmed Lütfi Kazancı. sy. 507.

    23 Mayıs 2021 02:03
    Blogger yüksel dedi ki...
    Biraz önce Cibril (a.s) Bana geldi ve: "İnnâ lillah ve innâ ileyhi râci'ûn" dedi. Ben de: "Evet, biz Allah'ınız ve ona dönücüyüz. Fakat ne sebeble böyle söyledin Ya Cibril?" dedim. Buyurdu ki: "Senin ümmetin, çok değil, Senden az bir zaman sonra fitneye düşecektir." Ben de: "Küfür fitnesi mi, yoksa dalalet fitnesi mi?" diye sordum. Buyurdu ki: "Bunların hepsi olacak." "Ben onlara Allah'ın kitabını bırakıyorum, bu fitne nereden doğar?" dedim. Dedi ki: "Allah'ın kitabını bırakmaları sebebiyle dalalete düşerler. Ve bu onların Uleması ve Umerası ile başlar. Umera halkın haklarını kendilerine vermez ve aralarında kıtal vaki olur. Ulema da umeranın arzu ve heveslerine tabi olur ve onların dalalette devamlarına sebep olurlar. Sonra da bu hallerinden çekinmezler." Ben de: "Ya Cibril! Onlardan kurtulmak isteyen kimse ne ile kurtulur?" dedim. Buyurdu ki: "Çekinmek ve sabır etmekle ki, hakları verilirse alırlar, verilmezse vazgeçerler"
    Ravi: Hz. Amr İbni As (r.a.)
    Sayfa: 10 / No: 9
    Ramuz El-Ehadis

    23 Mayıs 2021 02:07
    Blogger yüksel dedi ki...
    Eyvah Arab'a yaklaşan şerden dolayı. Körcesine, kulaksızcasına ve dilsizcesine olan fitneden. O fitne gününde oturan yürüyenden yürüyen de koşandan hayırlıdır. Yazık o fitnede koşan adamlara, kıyamet günü Allah'dan dolayı (görecekleri azabtan)
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 461 / No: 11
    Ramuz El-Ehadis

    23 Mayıs 2021 02:08

    YanıtlaSil
  102. Şam ehli helak olduğunda, ümmetimde hayır kalmaz. Bununla beraber Deccalla savaş oluncaya kadar ümmetimden bir taifenin "hak üzere" galib olması devam edecektir.
    Ravi: Hz. Muaviye İbni Kurre (r.a.)
    Sayfa: 65 / No: 6
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  103. Ümmetimden şu üç hasletten fazlasından korkmam:Malları çoğalır, birbirlerini çekemezler vuruşurlar. Kitab ilmini öğrenirler te'vile kalkarlar. Halbuki te'vilini Allah'dan başkası bilmez. (Aldıkları gibi amel etmeleri lazım) İlim sahiplerini görürler de, onlardan istifade etmezler ve onlara ehemmiyet vermezler.
    Ravi: Hz. Ebû Malik el Eş'ari (r.a.)
    Sayfa: 462 / No: 8
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  104. Emaneti olmıyanın imanı, tahareti olmayanın namazı ve namazı olmayanın da dini yoktur. Namazın dindeki yeri, başın gövdedeki yeri gibidir.
    Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    Sayfa: 463 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  105. Halk için iyi veya kötü, bir hükümet lazımdır. Amma iyisi taksimde adalet yapar, ganimeti aranızda eşit taksim eder. Facire gelince; mü'min onda mübtela kılınır. Halbuki facir hükümet bile "herc"den daha hayırlıdır. Denildi ki; "Herc nedir Ya Resulallah?" Buyurdu ki, öldürme ve yalandır (anarşi)
    Ravi: Hz. İbni Mes'ud (r.anhüma)
    Sayfa: 464 / No: 9
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  106. Belanın nüzulünden evvel ve nüzulünden sonra, Kur'an dan bir şey yazıp da takmakta beis yoktur.
    Ravi: Hz. Âişe (r.anha)
    Sayfa: 464 / No: 2
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  107. Sene yüz otuz beş olunca, Davud oğlu Süleyman (a.s.)'ın deniz adalarında hapsettiği şeytanların azılıları serbest kalır. Ve onların onda dokuzu lrak'a gider. Ve orada Kur'an hakkında (şeytanca) mücadele ederler. Onda biri ise Şam'da kalır.
    Ravi: Hz. Ebû Said (r.a.)
    Sayfa: 60 / No: 1
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  108. Ahir zaman geldiğinde, ümmetimin erkeklerine, peştemalla bile olsa hamama girmeleri haram olur. Dediler: "Ya Resulallah, bu nedendir?" Buyurdu ki: "Zira onlar çıplak insanların üzerine girerler veya onların üzerine çıplak insanlar girer. Agah olunuz ki, Allah Teala bakana da kendisine baktırana da lanet etmiştir."
    Ravi: Hz. Zahri (r.a.)
    Sayfa: 60 / No: 2
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  109. GoogleKıyamet günü olduğunda, kafire ameli bildirilir. Lakin o inkar edip mücadeleye girişir. Ona denilir ki: "İşte şunlar senin komşularındır. Aleyhinde şahidlik ediyorlar." O der ki: "Yalan söylüyorlar". O zaman denir ki: "Ailen ve kavmin de böyle söylüyor." O der ki: "Onlar da yalan söylüyorlar." Kendisine: "Peki öyleyse yemin et." denilir. O da yemin eder. Sonra Allah, o kafirleri susturur. O zaman kafirlerin kendi dilleri kendisi aleyhinde şahidlik eder. Bunun üzerine Allah onları cehenneme atar.
    Ravi: Hz. Ebû Said (r.a.)
    Sayfa: 60 / No: 6
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  110. Kıyamet günü olduğunda Allah Teala bu ümmet için yeşil zümrütten bir çadır kurdurur da sonra bir münadi ile şöyle nida ettirir: "Ey ümmeti Muhammad (s.a.s.), muhakkak ki Allah sizi affetti. Öyleyse siz de birbirinizi affedin de hesaba gelin.
    Ravi: Hz. Ebû Ümâme (r.a.)
    Sayfa: 59 / No: 10
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  111. Ahir zaman geldiğinde, insanlar için dirhem ve dinara (paraya) ihtiyaç daha fazla olur. Zira insan o zaman din ve dünyasını onlarla ayakta tutabilir.
    Ravi: H. Mikdam İbni Ma'dikerb (r.a.)
    Sayfa: 59 / No: 15
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  112. Kıyamet günü olduğunda Allah Teala Kur'an'ı okur. İnsanlara öyle gelir ki, sanki o Kur'an'ı hiç işitmemişler. Mü'minler O'nu hıfzeder, münafıklar ise unutur.
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 59 / No: 12
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  113. Kıyamet günü olduğunda Aziz ve Celil olan Allah meleklerine şöyle buyurur: "Kulaklarını ve gözlerini şeytanın çalgılarından ve haramlardan koruyanlar nerededir? Onları ayırınız." Bunun üzerine melekler onları arayıp, misk ve anber tepeleri üzerinde toplarlar. Sonra Allah Meleklerine tekrar şöyle buyurur: "Onlara tesbihimi ve temcidimi duyurun." Bunun üzerine o kimseler öyle güzel sesler duyarlar ki, benzerlerini hiç kimse duymamıştır.
    Ravi: Hz. Câbir (r.a.)
    Sayfa: 59 / No: 11
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  114. Kıyamet günü olduğunda, belaya müptela olan kimseler getirilir. Lakin onlar için divan açılmaz, mizan kurulmaz ve sıratta konulmaz. Onların üzerine ecir dökülür de dökülür.
    Ravi: Hz. Ömer (r.a.)
    Sayfa: 58 / No: 14
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  115. Gider bakarlar ki, Üstâd yerindedir. Bu harika vaka adliyede şayi' olur
    Hakimler, "Bu hale akıl erdiremiyoruz" diye birbirlerine nakletmişlerdir
    Tarihçe-i Hayat, bu meselenin haşiyesinde Denizli Hapsi'nde de teker
    rûr eden aynı vakadan bahsettikten sonra; Eskişehir Hapsi'nde tekrarlan.
    mış ikinci bir vakay şöyle kaydeder:
    tekrarlan-
    "Yine Eskişehir Hapsi'nde iken, bir cuma günū, hapishane müdüri
    kâtip ile otururken bir ses duyarlar:
    - Müdür bey, Müdür bey!..
    Müdür bakar, Bediüzzaman... Ona yüksek bir sesle: "Benim bugün
    mutlaka Ak Camide bulunnmam lâzım" 287
    Müdür: "Peki Efendi Hazretleri:" diye cevab verir. Kendi kendine de:
    "Herhalde Hoca Efendi kendisinin hapiste olduğunu ve dışarıya çıkamaya-
    cağını bilmiyor" diye söylenir ve odasına çekilir.
    Oğle vakti, Bediüzzaman'ın gidip gönlünü alayım, Akcami'ye gidemi-
    yeceğini izah edeyim düşüncesiyle, Ustàd'in koğuşuna gider. Koğuş pen-
    ceresinden bakar ki; Bediüzzaman içerde yok. Hemen jandarmaya sorar,
    içerdeydi, hem de kapısı kilitli." cevabını alır. Derhal camiye koşar, Be-
    diüzzaman'in camiin ileri ve birinci safinda, mihrabın sağ tarafında namaz
    kildiğını görür. Namazın sonlarında Bediüzzaman'i görmeyince, hemen
    hapishaneye döner, Hazret-i Uståd'in "Allahü Ekber" diyerek secdeye ka-
    pandiğını hayretler içerisinde müşahede eder.
    Hadiseyi o zamanki hapishane müdürü bizzat anlatmıştır.258
    Bilâhare Denizli ve Afyon hapislerinde de tekerrür eden ayni bu vaka,
    resmî ihbarlara ve şsayialara sebeb olduktan sonra, Hazret-i Üstâd onu şșöy-
    le zarifane bir şekilde Afyon Hapsi'ndeki talebelerine açıklamış:
    ... Bir zaman meşhur bir allâmeyi harbin müteaddit cephesinde cihada
    gidenler görmüşler. Ona demişler... O da demiş: "Bana sevab kazandırmakk
    ve derslerimden ehl-i imanı istifade ettirmek için, benim şeklimde bazı ev
    liyalar benim yerimde isler görmüşler."

    YanıtlaSil
  116. Hadisenin bu şekilde nakledilmesi hem aynı şekilde cereyan etmiş olmasıyla; herhalde
    Hazret-i Ustâd'ın o günü Eskişehir Ak Camii'nde bulunmak istemesinin bir hikmeti ve bir
    manası olması lazımdır. Çünkü nakil şeklinde "Mutlaka bulunmam lazım" tabiri vardır. 0
    ise mutlaka bir manayı ve bir kesin lüzumluluğu ifade eder. Làkin o lüzumluluk ve mecburi
    bulunmaklığın mana ve hikmetini bizler bilemiyoruz. A.B.
    288 Büyük arihçe-i Hayat, Eskişehir hapis faslı, s: 178.
    Bediuzzaman Said Nursi Mufassal Tarihçe i Hayatı cilt 2/ 1324syf Dr. Abdülkadir Badıllı

    YanıtlaSil
  117. Sizden biri namazını mescidde kılarsa, evi için de bir nasib ayırsın. Zira Allah ona evinde kıldığı namazdan da hayır vericidir.
    Ravi: Hz. Câbir (r.a.)
    Sayfa: 58 / No: 3
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  118. Siz Elhamı okuduğunuzda, "Bismillahirrahmanirrahim" i de okuyunuz. Zira bu sure "Ümmül Kur'an, ümmül kitab ve es seb'ul mesani" dir. Ve "Bismillahirrahmanirrahim" de onun ayetlerinden biridir.
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 57 / No: 16
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  119. Ümmet şeriatı hasene üzerine devam eder, aralarında şu üç hal zahir olmadıkça; İlim kendilerniden alınmadıkça, aralarında habis veled çoğalmadıkça, "Sakkarun" aralarında zahir olmadıkça, Dediler ki: "Sakkarun nedir?" Buyurdu ki, bunlar içmeden sarhoş olanlardır. Ahir zamanda gelirler, birbirlerile karşılaştıklarında aralarındaki selamları lanetleşmektir.
    Ravi: Hz. Muaz İbni Enes (r.a.)
    Sayfa: 472 / No: 7
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  120. Ümmetimden bir taife Hak üzerine mücadele etmekte, kıyamete kadar galib olarak devam edecektir.
    Ravi: Hz. Câbir (r.a.)
    Sayfa: 471 / No: 12
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  121. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    472 1 Ümmetimden bir taife, Allahın emrile hareket etmekte devam eder. Onlar hak üzerinde oldukları halde, kıyamet kopana kadar kendilerini terk eden ve muhalefet eden kimsenin onlara bir zararı dokunmaz. Taki Allahın emri gelinceye kadar onlar insanlara galibtirler. Hz. Muaviye (r.a.)
    472 2 Ümmetimden bir taife, kendilerine düşmanlık edenlere galip oldukları halde, Hak üzerine mücadelede devam ederler. Hatta onların sonuncusu mesihüd deccal ile harp eder. Hz. İmran (r.a.)
    472 3 Ümmetimden bir taife, kıyamet kopuncaya kadar yardım görmekte devam eder. Kendilerini terkedenlerin ayrılmaları da onlara bir zarar vermez. Hz. Muaviye İbni Kırra (r.a.)
    472 4 Ümmetim dininde basiretli olmakta devam eder. Taki yahudiler gibi, akşam namazı için yıldız çıkmasını beklemedikçe, nasraniler gibi de sabahda yıldızların kaybolmasını beklemedikçe ve cenazeyi de sahiplerine bırakmadıkça. (Cenazeyi teşyi etmeyi bırakmadıkça) Hz. Hars İbni Vehb r.a
    472 5 Hilafet beni Ümeyyede deva eder, bir defa ellerinden (Abbasilerce) süratle çakilip alınıncya kadar. Onlardan çıkınca da hayattan hayır yoktur. Hz. Sevban (r.a.)
    472 6 "La ilahe illallah" kelimesi halktan gadabı men etmekte devam eder, dünyaları düzelip de dinden gideni ehemmiyetsiz görmedikçe. O zaman bu kelimeyi söylediklerinde kendilerine "Yalan söylüyorsunuz. Siz onun ehli değilsiniz" denilir. Hz. Zeyd İbni Erkam (r.a.)
    472 7 Ümmet şeriatı hasene üzerine devam eder, aralarında şu üç hal zahir olmadıkça; İlim kendilerniden alınmadıkça, aralarında habis veled çoğalmadıkça, "Sakkarun" aralarında zahir olmadıkça, Dediler ki: "Sakkarun nedir?" Buyurdu ki, bunlar içmeden sarhoş olanlardır. Ahir zamanda gelirler, birbirlerile karşılaştıklarında aralarındaki selamları lanetleşmektir. Hz. Muaz İbni Enes (r.a.)
    472 8 Kıyamet gününde şu beş şeyden hesap vermedikçe Adem oğlunun ayakları Rabbının huzurundan ayrılmaz: Ömrünü nerede ifna etti. Gençliğini nasıl geçirdi. Malını nasıl kazandı. Malını nereye harcadı. İlmi ile nasıl amel etti. Hz. İbni Mes'ud (r.anhüma)
    472 9 Kulun ayakları ayrılmaz, şu dört şeyden sual olmadıkça: Ömrünü nerede ifna etti. İlmi ile nasıl amel etti. Malını nerede kazandı, nasıl harcadı. Cismini nerede çürüttü. Hz. Berze (r.a.)
    472 10 Bir adama karısını niye dövüyor diye sorma. Kime itimad ediyor kime itimad etmiyor diye de sorma. Vitri kılmadan da uyuma Hz. Ömer r.a

    YanıtlaSil
  122. Dehre sövmeyin. Zira Allah (z.c.hz.) buyurdu ki: "Dehr Benim Geceyi eskiten, tazeleyen Benim. Dünyaya hükümdar olanların birini getirir, birini götürürüm."
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 473 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  123. Dünya saltanatı ile manevi saltanat birleşmez.(M.) 58:15. Mektup, 2.suâl.
    Hilafet ve Saltanat gayr-i münfektir.(Sn.) 50.
    Bir Hazinenin Anahtarı
    Risale-i Nur Külliyatı Fihrist Ve İndeksi.sy.580.

    3 Haziran 2021 00:39 Sil

    YanıtlaSil
  124. Ümmetim dünyaya ehemmiyet verdiğinde, islamın azamet ve heybeti kendisinden alınır. Marufu emr ve münkerden nehyi terkettiğinde vahyin bereketinden mahrum kalır. Ümmetim birbirine kötü sözler söylediklerinde ise Allahın gözünden düşer.
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 55 / No: 3
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  125. Yalan söz ve davalar meydan aldığında, ameller gizlenip bozulduğunda, dilde ülfet olduğu halde kalbler birbirlerine buğz ettiklerinde, akrabanın akrabası ile alakasını kestiğinde, işte o zaman, Allah o kavme lanet eder ve onların kulaklarını sağır ve gözlerini de görmez yapar.
    Ravi: Hz. Selman (r.a.)
    Sayfa: 54 / No: 4
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  126. Fuhuş yayıldığında zelzeleler ve fitneler çoğalır. İdareciler zulmettiğinde yağmur azalır. Zimmet ehline gadr edildiğinde ise düşman galebe çalar.
    Ravi: Hz. İbni Ömer (r.a.)
    Sayfa: 54 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  127. Bir beldede zina ve riba meydan alırsa, onlar (o belde halkı) Allah'ın azabına hak kazanmış olurlar.
    Ravi: Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    Sayfa: 54 / No: 12
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  128. Cahiliyyette ölen babalarınızla iftihar etmeyin. Nefsim yed-i kudretinde Olana kasem ederim ki, gübre kurtları cahiliyette ölen babalarınızdan (Kafir olandan) efdaldir.
    Ravi: Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    Sayfa: 475 / No: 2
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  129. Ehli zimmete zulmedildiğinde devlet, düşman devleti gibi olur. (Yani ya kafirlerin müdahalesine sebeb olur veya devletin ömrü kısalır.) Zina çoğaldığında esirler artar. (Düşmanın tasallutu çoğalır, esirler artar.) Lûtîlik çoğaldığında ise, Aziz ve Celil olan Allah halktan Rahmet elini kaldırır ve onların hangi vadide helak olduklarına bakmaz.
    Ravi: Hz. Câbir (r.a.)
    Sayfa: 53 / No: 14
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  130. İnsanlar dinar ve dirheme (para hususunda) cimrilik ederlerse, 'îne alış verişi yaparlarsa, sığırların kuyruğuna tabi olurlarsa (çiftlikle uğraşırlarsa) ve Allah yolunda cihadı terkederlerse, Allah onların üzerine öyle bir zillet verir ki, dinlerine uymadıkça o zilleti üzerlerinden kaldırmaz. ('Îne alışverişi yüksek fiatla vadeli satıp peşin olarak ucuz fiatla geriye almaktır. Bir nevi faizli kredi vermek demektir)
    Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    Sayfa: 53 / No: 7
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  131. Sabah namazınızı kıldığınızda duaya çok sarılınız. Ve hacetlerinizi talebde de erken davranınız. Ey Allahım! Ümmetim için erken davranışta işlerini bereketli kıl.
    Ravi: Hz. Ali (r.a.)
    Sayfa: 53 / No: 1
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  132. Bir zanda bulunmuşsanız onu tahkike kalkışmayın, hased ettiğinizde aşırı gitmeyin (ona uyup amel etmeyin.) Uğursuzluk zannettiğinizde (üzerinde durmayıp geçin ve ancak Allah'a tevekkül edin. Ve bir şey tarttığınızda da ağdırın.
    Ravi: Hz Cabir (r.a.)
    Sayfa: 53 / No: 16
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  133. Kıyamet kopmaz, ilim kabzolunmadıkça, zelzeleler çoğalmadıkça, zamanda yakınlık olmadıkça, fitneler zahir olmadıkça, herç çoğalmadıkça ki, o öldürmedir ve aranızda mal çoğalır ve taşar.
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 476 / No: 11
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  134. Allah maddeyi hiç yoktan yaratır. (L.) 195:23.Lem'a hatime 3.sual.
    Madde asıl olmadığından vucud ona musahhar ve tabi olmaz. (S.) 469:29. Söz. 1.mak,1.esas.
    Bir Hazinenin Anahtari
    Risale-i Nur Kulliyati Fihrist Ve İndeksi sy. 423.

    YanıtlaSil
  135. Cennet ehli Cennete Cehennem ehli de ateşe girdiklerinde, ölüm (bir koç şeklinde) Cennetle Cehennem arasında bir yere getirilir ve kesilir. Sonra bir münadi şöyle nida eder: "Ey ehli Cennet, ebedilik var ölüm yok. Ey ehli nar, ebedilik. Ölüm yok." Bunun üzerine Cennet ehlinin sevinç üzerine sevinçleri artar. Cehennem ehlinin ise hüzünleri üzerine hüzünleri artar.
    Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    Sayfa: 51 / No: 9
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  136. Bir dağın yerinden ayrıldığını işitirseniz tasdik edin. Amma duymuşsanız ki, bir adam ahlakını değiştirmiştir, o sözü tasdik etmeyin. Zira insan cibilliyeti üzerine olmakta devam eder.
    Ravi: Hz. Ebud Derda (r.a.)
    Sayfa: 50 / No: 12
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  137. Rumlara ait Konstantiniyye (Roma) tesbihle ve tekbirle müslümanlarca feth edilmedikçe kıyamet kopmaz (Yetmiş bin Şamlı bunu yapacak)
    Ravi: . Hz Abr İbni Avf r.a
    Sayfa: 478 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  138. Hasan bin Ali r.a. şöyle der.
    Ben dedem Resulullahtan şöyle ezberledim.
    Şüpheli olanı bırak, şüphe vermeyene bak! Zira doğruluk huzur, yalan ise şüphe kaynağıdır.
    ( Tirmizi,kıyamet 60/2518. Bkz. Buhari , 3.)
    Edebi yol haritası
    İslâm.
    Dr. Murat Kaya.
    Altınoluk.
    sy.427.

    YanıtlaSil
  139. Mevtanıza necis muamelesi yapmayın. Zira mü'min ne hayatında ne de ölümünde necis olmaz.
    Ravi: Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    Sayfa: 480 / No: 1
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  140. Kıyamet kopmaz, denizden şeytanlar çıkıp ta insanlara Kur'an öğretmedikçe.
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 480 / No: 4
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  141. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    481 1 İkindiden sonra güneş batıncaya, sabah namazından sonra güneş doğuncaya kadar namaz yoktur. Yalnız Mekke'de, Mekke'de. Hz. Ebû Zerr (r.a.)
    481 2 Cami komşusu için camiden başka yerde namaz yoktur. Hz. Câbir (r.a.)
    481 3 Yemek hazırken namaz yok, büyük küçük abdest zorlarken de namaz yoktur. Hz. Âişe (r.anha)
    481 4 Abdesti olmayanın namazı, besmele ile olmayanın abdesti yoktur. (Hayrı yok) Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    481 5 Abdesti olmayanın namazı yoktur. Besmele çekmeyenin abdesti yoktur. Bana iman etmeyen Allah'a iman etmiş olmaz. Ensarı sevemeyenin de Bana imanı yoktur. Hz. Said İbni Zeyd (r.a.)
    481 6 Zarar vermek ve zarara zararla mukabele etmek de yoktur. Kim zarar verirse Allah ona zarar verir. Kim güçlük çıkarırsa Allah da ona güçlük çıkarır. Hz. Abr İbni Yahya (r.a.)
    481 7 Zarar vermek ve zarara zararla mukabele etmek yoktur. Bir adam komşusunun duvarına kiriş atabilir. Sahipsiz ve imar edilmemiş yerde yol yedi arşındır. Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    481 8 Allah'a masiyet olan yerde kimseye itaat yoktur. İtaat ancak meşru yerdedir. Hz. Ali (r.a.)
    481 9 Allah (z.c.hz.)ne isyan mahiyetinde olan yerde, mahluka itaat yoktur. Hz. İmran (r.a.)
    481 10 Malik olmadığın yerde talak yoktur. Malik olmadığın şeyde azad etmek yoktur. Malik olmadığın şeyde satış yoktur. Malik olmadığın şeyde nezre vefa yoktur. Allah Teala'nın rızası aranmayan şeyde nezir yoktur. Bir kimse günah işlemeye yemin ederse onun için yemin yoktur. Bir kimse sıla-I rahimi kesmek için yemin ederse onun için de yemin yoktur. Hz. Amr İbni Şuayb (r.a.)
    481 11 Hastalık sirayeti yoktur (Allah izin vermedikçe). Muharremin Sefer ayına tebdili de yoktur. Kuşu uğursuz saymakta yoktur. İki ay otuzar gün olmaz. Kim ahdini bozarsa Cennet kokusu koklayamaz. Hz. Ebû Ümâme (r.a.)
    481 12 Kendiliğinden hastalık sirayeti ve şumluk yoktur. İyiye yorma hoşuma gider. İyiye yorma da güzel kelimedir. Hz Enes (r.a.)
    481 13 Kendiliğinden hastalık sirayeti ve şumluk yoktur. Kuş ötmesi üzerinde şumlarına da yoktur. Safer ayının şumluğu da yoktur. Cüzzamlıdan aslandan kaçar gibi kaç. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)

    YanıtlaSil
  142. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    47 1 Bir kimseyi mescidde bir şey satarken veya satın alırken görürseniz: "Allah senin ticaretinde kazanç vermesin" deyiniz. Ve yine bir kimseyi mescidde yüksek sesle kaybettiği şeyi aradığını gördüğünüzde de: "Allah sana onu döndürmesin" deyiniz. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    47 2 Bir kimseyi mescidlere devamı itiyad edinmiş gördüğünüzde, onun imanına şehadet ediniz. Zira Allah teala: "Allah'ın mescidlerini ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan kimse imar eder" buyurmaktadır. Hz. Ebû Said (r.a.)
    47 3 Bir kimseye dünyada zühd ve az konuşma verildiğini gördüğünüzde ona yakın olunuz. Zira o kimse hikmete ulaşmıştır. Hz. Ebû Hallad (r.a.)
    47 4 Bir kimsenin tutulup katledildiğini gördüğünüzde o yerde hazır bulunmayın. Zira o kimse zulmen öldürülmüş olabilir de, inecek gazabdan sonra size de isabet edebilir. Hz. Harşe İbni El Hars (r.a.)
    47 5 Ashabıma kötü söyleyenleri gördüğünüz zaman: "Allah'ın laneti en şerliniz üzerine olsun" deyiniz. Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    47 6 Meddahları gördüğünüzde, onların yüzlerine toprak saçınız. Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    47 7 Değiştirmeye gücünüzün yetmediği bir (kötü) işi gördüğünüzde, onu düzeltecek olan Allah onu değiştirinceye kadar sabrediniz. Hz. Ebû Ümâme (r.a.)
    47 8 Yangın gördüğünüzde Tekbir getiriniz. Zira Tekbir onu söndürür. Hz. Amr İbni Şuayb (r.a.)
    47 9 Hastalık ve fakirlikle Allah'ın kendisini elemlendirdiği bir kulu gördüğünüzde, (biliniz ki) Allah onu temizlemeyi murad ediyor. Hz. Ali (r.a.)
    47 10 Başlarının üzerini deve hörgücü gibi yapan kadınları gördüğünüzde onlara: "Hiçbir namazlarının kabul olmayacağını" bildiriniz. Hz. Ebû Şakre (r.a.)
    47 11 Ramazan ayında doğu tarafında kırmızı bir sütun gördüğünüz zaman, senelik yiyeceğinizi biriktirin. Zira o işaret kıtlık senesi alametidir. Hz. Ubâde (r.a.)
    47 12 Bir mescid görürseniz veya bir müezzini işitirseniz kimseyi öldürmeyin. (Harpte düşman memleketinde) Hz. İsam El Müzeni (r.a.)
    47 13 Evlerinizde onlardan (yılanlardan) birini görürseniz deyiniz ki: "Bize eziyet vermemeniz hususunda Nuh (a.s.)'ın sizden aldığı akdi sana hatırlatırım ve yine Süleyman (a.s.)'ın sizden aldığı akdi sana hatırlatırım." Buna rağmen eğer (üzerinize) gelirse onu öldürünüz. Hz. Ebû Leyla (r.a.)
    47 14 Bir kimsenin yüzünün hastalık veya ibadetin dışında sararmış olduğunu görürseniz, işte o renk o kimsenin kalbindeki İslama karşı olan gıllı gışındadır. Hz. Enes (r.a.)
    47 15 Açlık ve tefekkür ehli kimseleri gördüğünüzde onlara yakın olunuz. Zira hikmet onlarla beraber akıp gider. Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    47 16 Bir genci (siret ve suretle) müslüman kisvesinde gördüğünüzde işte o sizin en hayırlılarınızdandır. İki bıyığını uzatmış, elbisesini yerde sürüyen yaşlı bir kimseyi görürseniz bilin ki, o da sizin en şerlilerinizdendir. Hz. Ebû Ümâme (r.a.)

    YanıtlaSil
  143. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    46 1 Sizden biri hoşuna gitmeyen bir rüya gördüğünde sol tarafına üç defa tükürsün ve şeytandan Allah'a sığınsın ve üzerinde olduğu yanından diğerine dönsün. Hz. Câbir (r.a.)
    46 2 Sizden biri hoşlandığı bir rüya görürse o ancak Allah'dandır. Öyle ise Allah'a hamd etsin ve onu anlatsın. Bunun gayrısını, yani hoşlanmadığı bir rüya görürse, o da ancak şeytandandır. Öyleyse şerrinden Allah'a sığınsın ve onu hiç kimseye anlatmasın. Bu takdirde kendisine bir zarar olmaz. Hz. Ebû Said (r.a.)
    46 3 Sizden biri kendinde, malında veya kardeşinde hoşuna giden bir şey görürse bereketle dua etsin. Zira nazar haktır. Hz. Amr İbni Rabia (r.a.)
    46 4 Sizden biri derde uğramış birini gördüğünde kendi kendine: "Hamd olsun o Allah'a ki, onu mübtela ettiği şeyden bana afiyet verdi. Onun ve pekçok kulunun üzerine beni tafdil etti." derse bu, nimetin şükrü olur. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    46 5 Sizden biri bir cenaze gördüğünde onunla beraber yürümeyecekse cenazeyi arkada bırakıncaya, yahud cenaze kendisini arkada bırakıncaya kadar, yahud da o onu arkada bırakmazdan önce cenaze yere indirilinceye kadar ayakta kalsın. Hz. Abir İbni Rebia (r.a.)
    46 6 Sizden biri yaradılış veya rızık bakımından kendinden üstün birini görürse, kendisine nazaran daha yüksek birine bakmaktansa, kendinden daha aşağısına baksın. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    46 7 İnsanların akidlerini bozduklarını, emanetleri hafife aldıklarını, ve -parmaklarını birbirine geçirip- böyle olduklarını gördüğün zaman evini tercih et, lisanına sahip ol, maruf olanı al, münkeri bırak, kendi işinle meşgul ol ve ammenin işlerini kendilerine bırak. Hz. Abdullah İbni Amr (r.a.)
    46 8 Ümmetimin zalime "Sen zalimsin" demekten korktuğunu görürsen onlardan ayrılabilirsin. Hz. Abdullah İbni Amr (r.a.)
    46 9 Alimin sultanla çok sıkı ihtilatta olduğunu görürsen bil ki, o hırsızdır. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    46 10 Bir kul masiyetlere devam ettiği halde, dünyadan sevdiği şeyleri Allah'ın ona verdiğini gördüğün zaman, bu muhakkak ki o kimse için Allah'dan bir "istidraç" tır. Hz. Ukbe İbni amir (r.a.)
    46 11 Kardeşinde haya, emanet ve sıdk gibi üç hasleti gördüğünde ondan (dilediğin bir şeyi) ricada bulun. Onları göremediğinde ricada bulunma. Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    46 12 Şayet ahiretle alakalı bir şeyi istediğinde onun sana kolaylaştırıldığını ve fakat, dünya hususunda arzu ettiğin bir şeyin ise zorlaştırıldığını gördüğün zaman şunu bil ki, sen muhakkak güzel bir hal üzerindesin. Yine sen ahiret hususunda istediğin bir şeyin zorlaştırıldığını ve dünya hususunda ise arzu ettiğin bir şeyin sana kolaylaştırıldığını görürsen bil ki, sen kötü bir hal üzerindesin. Hz. Ömer (r.a.)
    46 13 Mezi gördüğünde uzvunu yıka ve namaz abdesti gibi abdest al, meni (fışkırarak) geldiğinde gusul abdesti al. Hz. Ali (r.a.)
    46 14 İki mü'min kardeşi arzdan bir karış toprak için muhasama eder gördüğünde, o yerden hemen çık. Hz. Ebüdderda (r.a.)
    46 15 Müteşabih ayetlere tabi olanları gördüğünüzde, işte onlar Allah'ın Kur'an'da isimlendirdiği kimselerdir ki, onlardan uzak durun. Hz. Âişe (r.anha)

    YanıtlaSil
  144. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    482 1 Allah (z.c.hz.)nin rızası dahilinde tedbir gibi akıl, haramdan sakınmak gibi vera ve iyi ahlak gibi asalet yoktur. Hz. Enes (r.a.)
    482 2 Allah'ın tayin ettiği hadlerden başka, on sopadan fazla ceza yoktur. Hz. Sahabeden biri.
    482 3 Cehaletten şiddetli fakirlik, akıldan daha faydalı zenginlik, tefekkür gibi de ibadet yoktur. Hz. Haris (r.a.)
    482 4 Tetebbürsüz kıraat, fıkıhsız da ibaded olmaz. Bir fıkıh meclisi altmış senelik ibadetten hayırlıdır. Hz. İbni Ömer ra.
    482 5 Ağacındaki meyvadan dolayı ve "cumardan" (hurma göbeği) dolayı el kesilmez. (Çalıp yemekte ve on dirhemden az da el kesmek yok diye ilave var.) Hz. Rafiğ ra.
    482 6 Amelsiz söz, niyetsiz amel ve söz olmaz. Niyetin, amelin ve sözün kıymeti de ancak sünnete uymakladır. Hz. Ali r.a(Esas olan Peygamberlerimize tabiyettir.) Ravi:
    482 7 Masiyet ve gadapta nezir yoktur. Kefareti de kefareti yemindir. Hz. İmran (r.a.)
    482 8 Allah'a masiyet olan yerde ve malik olmadığı şeyde de nezir olmaz. Hz. İmran İbni Hüseyin (r.a.)
    482 9 Velisiz nikah olmaz. Velisi olmayanın velisi hükümettir. Hz. Âişe ra.
    482 10 Allah (z.c.hz.)nin mü'minlerin ezanını kabul ettiği gibi kabul ettiği bir şey yoktur. Kur'an'da da güzel sesli birinin okumasını kabul ettiği kadar kabul ettiği hiç bir şey yoktur. Hz. Mekal İbni Yesar (r.a.)
    482 11 Sizden hiç biriniz layıkı ile iman etmiş olmaz; Beni çocuğundan, ana babasından ve bütün insanlardan fazla sevmedikçe. Hz. Enes (r.a.)
    482 12 Erkek Ekkekle tek elbisede beraber yatamazlar. Kadın kadınla da öyle. (Bir yorgan altında da öyle hükmünü çıkarmışlar.) Hz. Câbir r.a
    482 13 Erkek Erkekle, kadın kadınla beraber bulunamaz.(Bir örtü altında) Ve bir erkeğin diğer bir erkeğin avretine ve bir kadının da diğer kadının avretine bakması helal olmaz. Hz. Zeyd İbni Eslem
    482 14 Üzüm kararmadıkça, tane katılaşmadıkça satılmaz. Hz. Enes (r.a.)
    482 15 Adam din kardeşinin alış verişi üzerine alış verişe giremez ve kardeşinin talibi olduğu kadına da talib olamaz. Meğer ki izin vere. (Veya o adamın işi iyi bir neticeye varmamışsa o başka) Hz. İbni Ömer.a

    YanıtlaSil
  145. İnsanların akidlerini bozduklarını, emanetleri hafife aldıklarını, ve -parmaklarını birbirine geçirip- böyle olduklarını gördüğün zaman evini tercih et, lisanına sahip ol, maruf olanı al, münkeri bırak, kendi işinle meşgul ol ve ammenin işlerini kendilerine bırak.
    Ravi: Hz. Abdullah İbni Amr (r.a.)
    Sayfa: 46 / No: 7
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  146. Bismillahirrahmanirrahim

    -
    Bugün günlerden Cuma. Biz ahir zaman Peygamberinin ümmetiyiz ve zor bir zamanda yaşıyoruz. Bu zor zamandan yüzümüzün akı ile çıkmak için “Allah’ın ipi”ne sarılalım. Tefrikaya ve bilmediğimiz şeylerin peşine düşmeyelim. Dinimizi Allah’a has kılalım. İstişare ve şûradan ayrılmayalım. İşi ehline verelim. Adaletten ayrılmayalım ve el emin olalım.

    Bugün herkesin en fazla bildiği bir ayet olan “Besmele”den söz etmek istiyorum. Besmelenin ilk kısmındaki o “taşlanmış Şeytan” ifadesindeki sır, babalarımız Hz. İbrahim’in örnekliği ve önderliğinin sırrıdır. 2. sır Hz. Hacer’in sırrı, kadınlarımız için örnekliği ve önderliğine işaret eder. 3. sır Hz. İsmail’in sırrıdır. Hz. İsmail’in sırrı çocukların ve gençlerin örnekliği ve önderliğini anlatır.

    Orada Kurban örnekliğinde ölüm ve hayat sorgulanır. Orada Cebrail’in hediyesi olan koç bağışlanmış bir hayattır. Ve Allah’a sunulan bir can vardır. Onun için Kurban keserken “Bismillah” deriz!

    Sonuçta bizi gören, duyan, bilen, hüküm sahibi bir Allah var ve imtihan oluyoruz.

    Ayette, “Dualarınız olmasaydı ne işe yarardınız ki” denir!. Yani kulluk için yaratıldık.

    “Besmele çekmek” şeklinde tanımlanan bir ibadetimiz var bizim. Hani çoğumuzun “Bismillah” diye söyleyip geçtiğimiz bir kelime. “Allah’ın adıyla / O’nun adına / O’nun rızasını gözeterek” diye bir başlangıcı ifade eder bu kelime. Tamamı, “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla / O’nun rızasını gözeterek” şeklinde. Aslında bunun bir de girizgahı var, “Taşlanmış Şeytanın şerrinden Allah’a sığınarak”..


    Yani “Bismillah” diyerek yaptığınız işi meşrulaştırmış olmuyorsunuz. Ona bereket de katmış olmuyorsunuz. Ancak bu bir dil alışkanlığı ya da gelenekten ibaretse fazla bir anlamı da yoktur.

    Mesela “Besmele çekerek” domuz yiyemezsiniz. Rakıyı ya da şarabı besmele çekerek üç yudumda içseniz de, yüzünüzü Kâbe’ye dönseniz de bu iş günahınızı azaltmaz, size şifa ve rahmet sağlamaz. Dahası, haram olan bir şeye Allah’ın adını anarak başladığınız için Allah’ın gazabını celp edersiniz.

    Gaziantep’te CHP’li bir belediye başkanı, kurban keserek genelev açmıştı! Besmele ile Piyango alıp, “inşallah çıkarsa kurban keseceğim” diyenlerin Müslümanlığının kimseye hayrı dokunmaz.

    Biraz önce resmi dairede rüşvet pazarlığı yapıp daha sonra aynı camide cemaatle namaz kılanların, yeni rüşvet pazarlıklarına oturmak için işinin başına dönenlerin namazları da kabul olmaz.

    YanıtlaSil
  147. Bu tür günahlara bulaşmış insanların sağda solda Allah’tan, resulden kitaptan söz etmesi, dini, kendi günahlarını örtmek için maske olarak kullanması Allah’ın gazabını çeker. Çünkü bu davranışları ile aynı zamanda, Müslümanlar hakkında insanların zihninde oluşan şüphelerden de bu insanlar sorumludur.

    Her işe besmele çekerek başlayalım da, besmele çekmeden önce, yediğimiz, içtiğimiz şeylerin Allah’ın rızasına uygun olup olmadığını düşünelim, bu işten emin olalım.

    Şarap, domuz gibi necasetten uzak durmamız gerek elbette, ama haksız elde edilen her şey de HADES kategorisinde, domuz gibi şarap gibi haramdır. Besmele çekerken, bu görünmeyen kirlerden de sakınmayı bir ahlak olarak davranışlarımızın, kararlarımızın temeline yerleştiriyorsak, bu besmelenin bir anlamı ve değeri vardır. Yoksa gayrimüslim bir esnafın dükkanındaki besmeleden çok daha fazla bir değer taşımaz.

    Bu kural sadece siyasileri bağlamaz, ekonomik hayatımızla ilgili, STK’larla ilgili, toplum hayatı ile ilgili her alanda bu kural geçerlidir. Haketmeden sahip olduğunuz her şey sizin için bir risktir.

    Hatırlarsanız bir kanalda sabah programında, gayri meşru çocuğunun kocasından değil de, komşusundan olduğunu öğrenince “çok şükür” diye şükreden kadının hali, aslında siyaset, bürokrasi, iktisadi ve toplum hayatının birçok alanında farklı şekillerde kendini göstermektedir.

    Riba/enflasyon sarmalı, rüşvet, torpil, adaletsizlik, ehliyetsizliğin sebeb olduğu kahtı rical, sonunda bir toplumun helakına sebeb olur. Sadi şöyle der: Bir hırsız bir bağdan bir bostan çalarmış, rüşvet alan biri bir bostan karşılığında bir bağı satarmış. Haketmeden elde edilen para, makam, mal, mülk, şöhret her şey helak sebebidir.


    Onun için her işe başlarken “Besmele” çekelim. Önce işin def-i mazarrat boyutuna bakalım. Bakın bakalım o işte taşlanmış Şeytanın hilelerinden biri var mı! İşin içine haram karışmış mı? Değilse, işte şimdi o şeyi israf etmeden, ihtiyacınız kadar olanı alabilirsiniz. Bunu yaparken Allah’ın Rahman ve Rahim sıfatını hatırlayın. Ve siz başkalarının bu şeylere ihtiyaç duyduğunu ve ona sahip olmayanların da varolduğunu düşünün ve sahip olduğunuz şeylerden onlar için bir pay ayırın ki, Allah o şeylerin daha fazlasını ve daha güzelini size ikram etsin. Dostlarınıza, akrabalarınıza, komşularınıza, muhtaçlara ayırdığınız pay aslında Allah’a verilen bir borçtur ve O, size bu ikramınızın kat kat fazlasını ihsan edecektir. Bu konuda eğer çalmak değil, başkalarına ihsan ve ikramda bulunuyorsanız, işte şimdi Hamdetme zamanıdır. Besmele ile başladığınız işin hitamında Elhamdülillah diyebilirsiniz.

    Unutmayın Allah sizin ellerinizle zalimleri cezalandırmak ve mazlumlara yardım etmek istemektedir. Ama haram mal ile saadet olmaz. Kem alat ile kemalat olmaz.

    İyi bir Müslüman olmak için Fatiha’nın manasını okuyup düşünün.

    “Bize Hakkı Hak; batılı batıl göster” demek ne demek. Demek ki, harama daldığında insan batılı Hak gibi görmeye başlayabiliyor. Gerçekte “Bozgunculuk yaptıkları” halde, “biz ıslah edicileriz” diyebiliyorlar. Şeytan onların nefsine taht kurup oturunca onlara yaptıkları işi de hoş gösteriyor.

    YanıtlaSil
  148. Hep yazıyorum; yine yazayım: Allah’ın indinde makamınızı görmek isterseniz, sizi neyle meşgul ettiğine bakın”. Eğer hidayete ermekte geç kalmışsanız, kalbiniz mühürlenir de Ebu Leheb gibi iman da edemezsiniz. Gözünüz olur görmez, kulağınız olur duymaz, kalbiniz olur hissetmezsiniz. Artık onlara bir şey söylesen de, söylemesen de birdir, akletmezler. Keşke iş işten geçmeden tevbe edenlerden olsak. Hesaba çekilmeden kendi nefsimizi hesaba çekebilsek.

    Fasıklar bize bir haber getirdiğinde ya da bir iş teklif ettiklerinde dikkat edelim. İnsanlar günahkar da olsalar, söyleyecek sözleri varsa dinleyelim, doğru ise onlara yardımcı olalım. Kötüler bize doğru bir şey söylerse reddetmeyelim, iyiler yanlış bir şey söylerse onu da kabul etmeyelim.

    Biz “İlahi rıza” nerede ise orada duralım inşallah. Elbette iyilerle beraber olacağız, ama haksızlık kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun, mazlumdan yana zalime karşı olacağız. Bir kişi ya da topluluğa olan öfkemiz bizi onlar hakkında adaletsizliğe sevk etmeyecek. Adil şahidler olalım inşallah. “El emin” olalım.

    Selâm ve dua ile.

    YanıtlaSil
  149. Seyyid ve şerif olduklarını iddia eden kişiler tarafından kurulan pek çok hânedan vardır. Bunlar arasında, Zeydîler (Taberistan, 864-1526; Yemen, 897-1962), Hammûdîler (Kurtuba ve Mâleka, 1016-1058), Sa‘dîler (Kuzey Afrika, 1511-1659) ve Filâlîler (Fas, XVII. yüzyıldan zamanımıza kadar) sayılabilir. Bu hânedanların kurulduğu coğrafya seyyid ve şeriflerin yayıldıkları bölgeleri göstermesi bakımından önemlidir. Bu arada Hz. Peygamber’in soyundan gelmedikleri halde Seyyidler adıyla anılan ve 1414-1451 yılları arasında Hindistan’da hüküm süren bir hânedan daha vardır (bk. SEYYİDLER).

    Seyyid ve şeriflere yönelik bazı hizmetleri ifa etmek için nakib, nakîbüleşraf veya nakîbünnükabâ adı verilen görevliler tayin edilmiş, seyyid ve şeriflerin şecereleri kaydedilerek toplumda statü ve asaletlerinin görünürlük kazanması için çaba gösterilmiştir. Nakîbüleşraflık müessesesinin Abbâsîler devrinden itibaren kurulup gelişmesine zemin hazırlayan bu çaba sayesinde İslâm dünyasının çeşitli bölgelerine dağılmış olan seyyid ve şeriflerin kayıt altına alınma faaliyetleri hız kazanmıştır. Seyyid ve şerifler sadece devlet katında itibar görmüyor, onlara ulemâ da saygı gösteriyordu. Ebû Hanîfe’nin seyyid ve şeriflere gizlice maddî destekte bulunduğu, talebelerini buna teşvik ettiği, Ahmed b. Hanbel’in de onların önünde yürümemeye özen gösterdiği bilinmektedir (İbn Hacer el-Heytemî, s. 274).

    Nakîbüleşraflık müessesesinin görevleri arasında seyyid ve şeriflerin şecerelerinin araştırılıp kaydedilmesi ve bu konuda sahte nisbet iddiasında bulunanların cezalandırılması başta gelmekteydi. Erken dönemden itibaren Hz. Peygamber’in soyundan geldiğini iddia eden sahte seyyidlerin (müteseyyid) ortaya çıktığı görülür. Bunların içerisinde 151’de (768) Endülüs’te ayaklanan Şaknâ b. Abdülvâhid ile 255’te (869) Basra’da Zenc isyanını çıkaran Ali b. Muhammed gibi siyasî talepte bulunanlar da vardır. Sonraki dönemlerde siyasî ve içtimaî sebeplere dayanan bu türden girişimler artarak devam etmiş, İslâm dünyasının çeşitli bölgelerinde çok sayıda sahte seyyid ve şerif ortaya çıkmıştır. Seyyid ve şeriflere büyük saygı gösteren Mâlik b. Enes, Hz. Peygamber’in soyuna mensup olmadığı halde bu iddiada bulunanların ağır şekilde cezalandırması gerektiği görüşündeydi (Mü’min b. Hasan Mü’min eş-Şeblencî, s. 117). İbn Haldûn, Ehl-i beyt mensuplarının her dönemde lekelenmek istendiğini, ancak onların bundan münezzeh olduğunu vurguladıktan sonra, “Dünya hayatında onların lehinde mücadele ettim; onlar da kıyamet günü benim lehime mücadele ederler” diyerek Ehl-i beyt’e duyduğu saygıyı belirtir (Muḳaddime, s. 31).

    Abbâsî halifeleri seyyid ve şeriflere karşı dönemlerinin siyasî şartlarına göre farklı davrandılar. Abbâsîler, hem kendi soylarını kayıt altına almak hem de Hz. Peygamber’in soyunu devam ettiren Ali-Fâtıma evlâdının soy kütüklerini tutmak için nakîbü’l-ensâb adı verilen bir görevli tayin ettiler ve uygulama yayılınca İslâm dünyasının her bölgesinde bu görevi üstlenecek kişiler görevlendirdiler. Kendi soy kütüklerini tutmaktaki amaçları Resûl-i Ekrem’in amcasının soyundan geldiklerini göstermekti. Nitekim Muhammed en-Nefsüzzekiyye ile siyasî mücadeleye girişen Abbâsî Halifesi Ebû Ca‘fer el-Mansûr’un, Hz. Peygamber’e amcası vasıtasıyla bağlı olduklarını belirtip bu akrabalığın Hz. Fâtıma vasıtasıyla olandan daha üstün sayıldığını iddia etmesi (Belâzürî, Ensâb, IV, 323-325) toplumda Resûl-i Ekrem’e akraba olmanın önemini göstermesi bakımından dikkate değer.

    YanıtlaSil
  150. İhşîdîler seyyid ve şeriflere büyük saygı gösterir, onlara en üst mevkilerde yer verir, kendilerine tahsisat ayırarak protokolde önlerine geçmemeye özen gösterirlerdi (Ali b. Zâfir, s. 27-28). Mısır’da İhşîdîler’le başlayan bu gelenek Fâtımîler zamanında gelişerek sürdü. Cevher es-Sıkıllî’yi karşılama töreninde Şerîf Ebû Ca‘fer’in diğer ilmî ve idarî erkânla birlikte en başta yer alması, Muiz-Lidînillâh’ın huzuruna ilk defa şeriflerin kabul edilmesi örneğinde görüldüğü gibi Fâtımîler döneminde devlet erkânı içerisinde seyyid ve şerifler büyük itibar sahibi idi ve bazan emîr ve kumandanlardan daha önde yer alırlardı (Müstansır-Billâh el-Fâtımî, s. 65; Makrîzî, İttiʿâẓü’l-ḥunefâʾ, I, 110; III, 68, 136).

    İhşîdîler’de olduğu gibi diğer Türk-İslâm devletlerinde de seyyid ve şeriflere büyük itibar gösterilmiştir. Yûsuf Has Hâcib tarafından XI. yüzyılın ikinci yarısında yazılmış olan Kutadgu Bilig’de (s. 436) bir bölüm seyyid ve şeriflere ayrılarak onlara Hz. Peygamber’in soyundan geldikleri için özel muamele gösterilmesi ve bazı imtiyazların tanınması tavsiye edilmiştir. Bu aynı zamanda seyyid ve şeriflerin ilk müslüman-Türk devletleriyle birlikte toplumun sosyal tabakasının bir parçası halinde ortaya çıktığını göstermektedir. Karahanlılar devrinde olduğu gibi Büyük Selçuklular ve Hârizmşahlar döneminde de seyyid ve şeriflere büyük saygı gösterildiği, onların pek çok konuda sultanlar nezdinde büyük itibar sahibi olduğu görülür. Nizâmülmülk, Siyâsetnâme’nin elçilerle ilgili bölümünde seyyid ve şeriflere itibar edilerek saygınlıklarının korunması gerektiğini söyler ve elçilerin bunlardan seçilmesini tavsiye eder. Seyyid ve şeriflere özel ihsanların yapıldığı ve onlar için vakıfların oluşturulduğu Memlükler döneminde sultanın huzuruna çıkan Ali-Fâtıma evlâdına yer öptürülmezdi. XI. yüzyılda Anadolu’ya gelip yerleşmeye başlayan seyyid ve şerifler XII. yüzyıldan itibaren sülâleleri oluşturmaya başladılar. Anadolu Selçukluları döneminde seyyid ve şeriflerin kayıtlarının tutularak nesep kargaşasının önlenmesi, gelirlerinin temini, her türlü vergi ve resimden muaf tutulmaları ve bu işleri yürüten görevlilerin tayin edilmesi önemli bir nüfuza ulaştıklarını göstermektedir.

    Cengiz Han’dan sonra Moğol tahtına çıkan Ögedey Han zamanında (1229-1241) Buhara mollaları ile seyyid ve şerifler diğer dinlerin din adamları gibi vergi vermekten muaf tutuluyordu. İlhanlılar’da aylık ve yıllık muhasebe defterlerinden olan mukarreriyye, Dîvân-ı A‘lâ’dan hükümdarın emriyle her yıl seyyid ve şeriflere yapılan ödemeleri ifade etmekteydi. Seyyid ve şeriflere hizmet için dârüssiyâdeler ve bunlara gelir sağlamak için vakıflar oluşturuldu. Halkının büyük çoğunluğunu X. yüzyıldan itibaren müslüman olan çeşitli Türk boylarının meydana getirdiği Altın Orda Devleti’nde özellikle Özbek Han zamanından (1313-1340) itibaren hükümdarlar ve devlet ileri gelenleri saraylarında seyyid ve şerifleri barındırarak korudular. XVII. yüzyılda Özbek sarayında seyyid olan nakîbler görev yapıyordu.

    Seyyid ve şerifleri âyandan sayarak onlara son derece saygılı olan Osmanlı Devleti’nde Yıldırım Bayezid zamanında bir makam olarak ortaya çıkan (802/1400) ve II. Bayezid döneminde bir kurum haline gelen nakîbüleşraf teşkilâtı devletin sona erişine kadar devam etti. Osmanlı toplumunda seyyid ve şeriflere büyük saygı gösterildi ve ayrıcalıklar tanındı. Osmanlı Devleti’nde “hâne-i gayr ez-avârız”a dahil olan kesimden sayılan seyyid ve şerifler avârız-ı dîvâniyye ve tekâlîf-i örfiyye gibi vergilerden muaftı. Seyyid ve şeriflere aylık, altı aylık veya yıllık tahsisatların yanında cevâlî gibi gelirlerden pay ayrılır ve özel ihsanlarda bulunulurdu.

    YanıtlaSil
  151. Şeriflik ve seyyidliğin kabulünde Osmanlı döneminde tek şart Ali-Fâtıma evlâdının soyundan gelmiş olmaktı. Seyyidlik ve şeriflik için anne ve babadan herhangi birinin seyyid-şerif olması yeterlidir; anne câriye dahi olsa bu unvanı kazanmaya engel değildi. Her iki taraftan Hz. Peygamber’in soyuna mensup olmak ise daha büyük bir şeref telakki edilirdi. Gerek erkek gerekse kadın tarafından olsun aynı soy kütüğü içerisinde seyyid/seyyide ve şerif/şerife unvanı kullanılır. Bazan aynı aileden anne için seyyide, kızı için şerife veya aynı aileden erkek ve kız kardeşlerin çocuklarına her iki unvanın verildiği örnekler de vardır (Kılıç, s. 27-30). Osmanlı toplumunda kadın evlendiğinde kocasının sosyal statüsünü kabul ederdi, ancak seyyide ve şerifeler bundan istisna tutulmuştur. Seyyide ve şerife olan kadın evlendikten sonra da asıl statüsünü sürdürebilmekte, hatta ondan doğan çocuk annesi vasıtasıyla sosyal konumunu belirleyebilmekteydi.

    Osmanlı bürokratik hiyerarşisinde seyyid ve şeriflerin önemli bir yeri vardı. Osmanoğulları’ndan ilk kılıç kuşanan Yıldırım Bayezid ile hükümdarlık sembolü olarak kendisi için ilk kılıç kuşanma merasimi yapılan II. Murad bir seyyid olan Emîr Sultan’ın elinden kılıç kuşanmış, tahta çıkış merasimlerinde, bayram günlerinde nakîbüleşrafın ön sıralarda yer alması âdet olmuştur. Padişah sefere gittiğinde nakîbüleşraf maiyetindeki seyyid ve şeriflerle birlikte ona eşlik ederdi. Bölgelerinde vekîl-i saltanat olan beylerbeyiler sefere çıkacakları zaman ulemâ, seyyidler, eşraf ve halkın katıldığı büyük bir törenle uğurlanırdı (Selânikî, I, 89).

    Sûfî çevrelerin yanında Osmanlılar’da bürokrasi ve ilmiye kesiminde görev alan çok sayıda seyyid ve şerifin bulunması bunların etkinliğinin bir işareti olmalıdır. Çünkü seyyid ve şeriflerin sıradan işlerle uğraşmaları hoş görülmemiş, vakıflar başta olmak üzere üst düzey görevlerde bunlara öncelik verilmesi istenmiştir. Bununla birlikte seyyid ve şerifler geçimlerini sağlamak için bazan sıradan işlerle uğraşmışlarsa da birtakım örfî vergilerden muaf tutulmaları mültezimlik gibi servet ve nüfuz gerektiren işlere girmelerine sebep olmuştur. Osmanlılar’da a‘yân-ı vilâyet adı verilen kesimin içerisinde çok sayıda seyyid ve şerifin yer alması da bu hususu teyit etmektedir (Yüksel, s. 356-357). Osmanlılar’da seyyid ve şeriflerin hukukî ihtilâfları, mahkemeye başvurulmadan hukukî kurallar ve mahallî teamüller yardımıyla nakîbüleşraf tarafından çözülürdü. Seyyid ve şeriflerin herhangi bir konuda sosyal ayrıcalıklarından istifade ederek suistimal yapmaları veya cezalandırılmamaları söz konusu değildi (Düzdağ, s. 82-83; Kılıç, s. 94, 105).

    Seyyid ve şerifler başta Anadolu olmak üzere İslâm dünyasının çeşitli bölgelerinin müslümanlaşmasında etkin rol oynamıştır. Anadolu’nun muhtelif yerlerinde günümüze kadar ulaşan Konya’daki Seydişehir, Ankara’daki Seyyid Ahmedli, İzmir’deki Seydiköy gibi yer adları Anadolu’nun iskânında etkin rol oynadıklarının birer işaretidir. Benzer bir durum Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde bir seyyidin adını taşıyan çok sayıda zâviye ve bunlara bağlı vakıflar için de söz konusudur. İslâm dünyasında yayılmış olan tarikatların kurucularının soyu veya silsileleri genellikle Hz. Hasan veya Hüseyin ile Hz. Ali yoluyla Resûl-i Ekrem’e ulaştırılır. Resûl-i Ekrem’in soyundan gelme şerefini taşıyan bu kişiler yanında zamanla her tarikat pîrinin mânen bağlı olduğu Hz. Peygamber’e soy bakımından da mensup olması gerektiği şeklinde beliren bir anlayış tasavvufî hareketlerin önemli bir kısmınca benimsenmiştir.

    YanıtlaSil
  152. Erken dönemlerden itibaren İslâm dünyasında seyyid ve şeriflerin özel renklerde kıyafet kullanmaları kuralı konmuştur. Asaletlerinin görünmesi istenen seyyid ve şerifler için seçilen renk yeşildi. İbn Hacer el-Heytemî, seyyid ve şeriflerin öncelikli görevleri arasında neseplerini koruyup yeşil giymelerinin de bulunduğunu kaydeder (eṣ-Ṣavâʾiḳu’l-muḥriḳa, s. 280). Abbâsî Halifesi Hârûnürreşîd devrinde seyyid ve şeriflerin yeşil cübbe kullanmaları ve yeşil sarık sarmaları kural haline getirilmiştir. Me’mûn da İmam Ali er-Rızâ’yı kendisine halef olarak seçtiği zaman Abbâsî rengi olan siyahı terkederek ona yeşil sarık giydirmişti. Abbâsîler’in sonlarına doğru seyyid ve şeriflerin yeşil cübbeyi ve sarığı terkederek başlarına sadece yeşil bir alâmet koymaya başlamaları onların diğer halktan ayırt edilmesini zorlaştırmıştır. 773’te (1371-72) Memlük Sultanı el-Melikü’l-Eşref Şa‘bân seyyid ve şeriflerin yeşil sarık sarmalarını emretmiş, bundan sonra başta Suriye, Mısır ve Anadolu olmak üzere İslâm dünyasının tamamında bu kurala uyulmuştur. Bu uygulamayı sürdüren Osmanlılar yeşil sarığa emirlik sarığı veya siyâdet alâmeti adını vermek suretiyle sâdât ve eşraftan kadın erkek herkesin bu alâmeti takmasını istemiştir (Kılıç, s. 77-78). Seyyid veya şerifliği tasdik edilen kişi yeşil siyâdet sarığını ömür boyu giymek zorundaydı. Hatta Osmanlılar Mekke emîrine gönderilen nâmelerin, kese, hil‘at ve harmanilerin de yeşil renkte olmasına özen göstermişlerdir.


    BİBLİYOGRAFYA
    Lisânü’l-ʿArab, “svd”, “şrf” md.leri.

    Tâcü’l-ʿarûs, “svd”, “şrf” md.leri.

    Kāmus Tercümesi, I, 1173-1175; III, 630-632.

    İbrâhim Mustafa v.dğr., el-Muʿcemü’l-vasîṭ, İstanbul 1992, s. 461.

    Lane, Lexicon, IV, 1462-1463, 1538.

    J. W. Redhouse, A Turkish and English Lexicon, İstanbul 1890, s. 1100, 1124.

    Zübeyr b. Bekkâr, Aḫbârü’l-muvaffaḳıyyât (nşr. Sâmî Mekkî el-Ânî), Bağdad 1392/1972, s. 305.

    Fâkihî, Aḫbâru Mekke (nşr. Abdülmelik b. Abdullah b. Dehîş), Mekke 1407/1986-87, V, 153, 196-197.

    Belâzürî, Ensâb (Zekkâr), I, 297; IV, 323-325.

    a.mlf., Fütûh (Fayda), s. 657.

    Taberî, Târîḫ (Ebü’l-Fazl), V, 155; VIII, 36, 156; IX, 410.

    Ebü’l-Ferec el-İsfahânî, Meḳātilü’ṭ-Ṭâlibiyyîn (nşr. Seyyid Ahmed Sakr), Beyrut, ts. (Dârü’l-ma‘rife), s. 487-488.

    Yusuf Has Hâcib, Kutadgu Bilig (nşr. Reşit Rahmeti Arat), Ankara 1979, s. 9, 436.

    Müstansır-Billâh el-Fâtımî, es-Sicillâtü’l-Müstanṣıriyye (nşr. Abdülmün‘im Mâcid), Kahire, ts. (Dârü’l-fikri’l-Arabî), s. 65.

    Nizâmülmülk, Siyâsetnâme (Köymen), s. 70.

    Ali b. Zâfir, Aḫbârü’d-düveli’l-münḳaṭıʿa (nşr. A. Ferré), Kahire 1972, s. 27-28.

    İbnü’l-Esîr, el-Kâmil, II, 17; V, 605; VI, 9, 35, 42, 49, 80, 93, 305.

    İbn Haldûn, Muḳaddime (nşr. Dervîş el-Cüveydî), Kahire, ts., s. 31.

    Kalkaşendî, Ṣubḥu’l-aʿşâ (Şemseddin), I, 413; IV, 281, 302; VI, 15, 17, 32-33, 44-45, 56, 64, 98, 128-129.

    İbn Inebe, ʿUmdetü’ṭ-ṭâlib (nşr. Abdullah es-Sâde – Ârif Abdülganî), Dımaşk 1426/2005, s. 119, 227, 246, 261, 474, 484, 561, 574-575, 597.

    Makrîzî, Maʿrifetü mâ yecibü li-âli’l-beyti’n-nebevî mine’l-ḥaḳ ʿalâ men ʿadâhüm (nşr. M. Ahmed Âşûr), Beyrut 1392/1972, s. 17.

    a.mlf., el-Ḫıṭaṭ (nşr. Halîl el-Mansûr), Beyrut 1418/1998, II, 251, 295, 449.

    a.mlf., İttiʿâẓü’l-ḥunefâʾ (nşr. Cemâleddin eş-Şeyyâl – M. Hilmî M. Ahmed), Kahire 1416/1996, I, 110; III, 68, 136.

    İbn Tağrîberdî, en-Nücûmü’z-zâhire, IV, 45; V, 371; X, 322; XI, 10, 267, 306, 308; XII, 153; XIII, 30; XIV, 298; XV, 164; XVI, 5.

    İbn Hacer el-Heytemî, eṣ-Ṣavâʾiḳu’l-muḥriḳa, Beyrut 1405/1985, s. 274-281.

    Lutfi Paşa, Âsafnâme (nşr. Mübahat S. Kütükoğlu, Prof.Dr. Bekir Kütükoğlu’na Armağan içinde), İstanbul 1991, s. 98.

    Selânikî, Târih (İpşirli), I, 89.

    Ali el-Kārî, Mirḳātü’l-mefâtîḥ (nşr. Cemâl Aytânî), Beyrut 1422/2001, X, 101.

    YanıtlaSil
  153. Şevkânî, el-Bedrü’ṭ-ṭâliʿ, II, 116, 126, 140.

    Selâvî, el-İstiḳṣâ (nşr. Ca‘fer en-Nâsırî – Muhammed en-Nâsırî), Dârülbeyzâ 1997, IV, 115.

    Mü’min b. Hasan Mü’min eş-Şeblencî, Nûrü’l-ebṣâr fî menâḳıbi Âli beyti’n-nebiyyi’l-muḫtâr, Kahire, ts. (Matbaatü’l-Hicâzî), s. 115-117.

    Osman Turan, Türkiye Selçukluları Hakkında Resmî Vesikalar, Ankara 1958, s. 55-57.

    M. Ertuğrul Düzdağ, Şeyhülislâm Ebussuud Efendi Fetvaları Işığında 16. Asır Türk Hayatı, İstanbul 1983, s. 82-83.

    Mehmet Altay Köymen, Büyük Selçuklu İmparatorluğu Tarihi, Ankara 1984-92, II, 11; III, 75.

    Hasan Yüksel, “Osmanlı Toplumunda Sâdât-ı Kirâm”, Uluslararası Osmanlı Tarihi Sempozyumu (8-10 Nisan 1999) Bildirileri (haz. Turan Gökçe), İzmir 2000, s. 341-361.

    Gülgûn Uyar, Ehl-i Beyt: İslâm Tarihinde Ali-Fâtıma Evlâdı, İstanbul 2004, s. 237, 243, 332-333, 451-497.

    Rüya Kılıç, Osmanlıda Seyyidler ve Şerifler, İstanbul 2005, s. 27-30, 62-69, 77-78, 94, 105, 112.

    Mustafa S. Küçükaşcı, “Üsküdar’ı Ziyaret Eden Şerifler”, Üsküdar Sempozyumu IV: 3-5 Kasım 2006: Bildiriler (ed. Coşkun Yılmaz), İstanbul 2007, II, 473-484.

    a.mlf., “Mensubiyet İle Asabiyet Arasında Âl-i Fâtıma”, MÜTAD, sy. 18 (2005), s. 46-70.

    B. Scarcia Amoretti, “Ibn Ṭabāṭabā”, EI2 (İng.), III, 950.

    C. E. Bosworth, “Sayyid”, a.e., IX, 115-116.

    C. van Arendonk – [W. A. Graham], “S̲h̲arīf”, a.e., IX, 329-337.

    E. Lévi-Provençal – [Ch. de la Véronne], “S̲h̲urafāʾ”, a.e., IX, 507-508.

    YanıtlaSil
  154. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    483 1 Bazınız, bazınızın alış verişi üzerine alış veriş yapmasın. Malı pazara girmeden karşılamayın. Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    483 2 Ensara ancak münafık buğz eder. Kim Bize, yani Ehli Beyte buğz ederse, o münafığın ta kendisidir. Kim Ebu Bekir (r.a) ve Ömer (r.a)a buğz ederse o da münafıktır. Hz. Ebû Said (r.a.)
    483 3 Allah'a ve ahiret gününe iman eden adam Ensara buğz edemez. (Bir sebeb olsa da) Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    483 4 Kul müttekilerden olamaz, beis olmayanı, beis ihtimalinden sakınarak terk etmedikçe. Hz. Aliye es Sadi (r.a.)
    483 5 Kul imanın hakikatine erişemez; kendine istediğini halk için de istemedikçe. Hz. Enes (r.a.)
    483 6 Kul sarih bir imana varamaz, (yalan olan) şakayı ve yalanı terk etmedikçe ve haklı da olsa cidali bırakmadıkça. Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    483 7 Sizden biri yıkanacağı yerde bevl edipte gusul veya abdest almasın. Zira bütün vesveseler bundandır. Hz. Abdullah İbni Mugaffel (r.a.)
    483 8 Biriniz akmayan durgun suya bevl edip te onunla yıkanmasın. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    483 9 Ayrı din salikleri birbirine varis olamaz. Bir milletin diğer millete şehadeti de muteber olamaz. Ümmeti Muhammed (s.a.v)'in şehadeti müstesna. Zira onun diğerlerine şehadeti caizdir. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    483 10 Bir cemaat toplanıp ta, bir kısmı dua eder, ötekiler de "amin" derse o duayı Allah kabul eder. Hz. Habib İbni Mesleme (r.a.)
    483 11 Allah yolunda hasıl olup ta yutulan toz ile Cehennem dumanı bir kulun karnında ebeden toplanmaz. Hasislik ile iman da bir kulun kalbinde ebeden toplanmaz. Hz. Âişe (r.anha)
    483 12 Dört şey bir mü'minde toplanırsa, Allah ona bu sebeble Cenneti vacib kılar; Dilde doğruluk, malda cömertlik, kalbde muhabbet, gizli ve aşikarede hayırhahlık. Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    483 13 Bir müslüman bir kafiri öldürüp de, dininde müstakim olur ve Allah'a kurbiyetle say ederse, o kafirle Cehennemde birleşmezler. Bir adamın içinde fisebilillah toz ile Cehennem dumanı ve bir kalbde iman ile hased de birleşmez. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)

    YanıtlaSil
  155. Kapıda bizi bekleyen tehlike

    -
    Emin adımlarla, dünya halkları olarak, adına “Dijital kölelik”, “Dijital faşizm”, “Dijital diktatörlük” ya da başka bir şey deyin Global reset hareketinin liderliğinde, “Tek dünya devleti”ne doğru sürükleniyoruz.

    TIME dergisinin kapağından verilen habere göre, öyle anlaşılıyor ki, işler pek de istenildiği gibi gitmeyince, büyük sıfırlama için süreyi 2030’a kadar uzatacakları anlaşılıyor. Sonraki 10 yılda, insanlar bu dünyanın yaşayabilecek bir yer olup olmadığına karar verecekler. Dünyayı yaşanabilir bir dünya olarak muhafaza edebilecek miyiz bakacağız! Gelişmeleri takip edeceğiz..”

    Önümüzdeki 10 yıl muhtemelen gezegenimizin insan yerleşimine uygun olup olmayacağını belirleyecek. Sürdürülebilir ve adil bir dünyaya doğru ilerlememizi izleyeceğiz.

    Artık Global reset gizli bir şey değil. Gerek çevre, gerek iklim, para politikaları, sağlık, gıda bundan sonra her şey bu konu ile ilgili olarak. Eğitim, savunma, hukuk, ticaret, aklınıza gelen her şey bundan sonra bu konuyla ilgili olacak!

    Kapıda insanlığı bekleyen en büyük tehlike bugün bu.

    Bakın bir kez daha söyleyelim: 5G, Starlink, Neuralink, Chip, Global Performans Pass. Global Sağlık Pass.’ı hepsi bu konuyla ilgili. Adamlar bunları da gizlemiyorlar.


    2023 EĞİTİM VİZYON BELGESİ, TEKİLLİK VE TRANSHÜMANİZM diye bir makale okudum geçen gün. MakaleEğitim ve Toplum Araştırmaları Dergisi / JRES’de 2019’da yayınlanmış. Makalenin yazarı, Gazi Üni’den Hüseyin Köksal. Transhumanizm 2023 eğitim vizyon belgesine girmiş. Transhuman BİREY’lerin TEKİLLİĞİ tartışılmış makalede.

    Makalede, genel kabuller dışında tek bir farklı mesaj verilmiş ama, o da detaylandırılmamış: “Bizim tekilliğimiz, insan ile makinenin değil, akıl ile kalbin birleşmesidir”. Aslında Chip teknolojisi konusunda yoğun bir çalışma var. Zaten Chip Tekniği uygulanacaksa bir adım sonrası Neuralink’dir. Onun tabii sonucu da Transhumanizm’dir. Kaldı ki, “akıl ve kalbin birleşmesi” insan, hayvan ve makine arasındaki etkileşimin karşılığı ya da alternatifi değildir. Biri gerçeklik düzleminde, ötekisi imani hakikatler ve fıtrat düzleminde ele alınır.

    Daha konu enine boyuna konuşulmadan 2023 Eğitim ve vizyon belgesine sokulmuş olması düşündürücüdür.

    Transhuman, yeniden insan tarafından tasarlanan, tanımlanan “yaratılan varlık”(!) olarak tanımlanan biyolojik bir varlıktan söz ediyoruz.

    YanıtlaSil
  156. Transhumanizm bir “gelecek öngörüsü” değil bir “gelecek tasarımı”dır. Böyle bir gelecek de Bilim, gerçek ve Hakikat, yeni normal dünyanın normlarına göre yeniden şekillendirilecek, eski normalller için “reset”lenecektir.

    Bir “üst/ün insan” (Post-Human) arayışı söz konusu. “Gen teknolojisi üzerinden hayata müdahale ederek, insanı kısıtlayan zaaf ve hastalıkların, engellerin ortadan kaldırılabileceğini, sağlıklı ve genç yaşam süresinin uzatılabileceği” varsayımı üzerinden hareket eden lobiler iddialarını gerçekleştirmek için son derece acımasızlar. Sürdürülebilir bir ARGE ile sürekli yeni, dinamik, tekilleştirilmiş üstün bireylerin yaşlanmalarının durdurularak, kopyalanan zeka ve genleri ile ölümsüzlüğün gerçekleştirilebileceği, insan hayatının dijital evrende sonsuza kadar sürebileceğini varsayan iddialar ortaya atıyorlar.

    Bu iddiaların sahipleri büyük ölçüde ateist. Hiçbir kutsala inanmıyorlar. Nasıl Müslümanlar kendilerini Hilalle tanımlar, Hristiyanlar her yere Haç çakmaya çalışırsa Satanistlerin sembollerinden biri de 666.. Onlar da bu şifreleri her yere çakmaya çalışıyorlar. Sağlık Bakanlığının logosunu kim nasıl bu şekilde çizdi bilen var mı?

    Daha önce ay isimlerini yazmıştım. Tanrı kıral Agustus’un adı nasıl bizim için ay adı olabilir. Mart, Mayıs, Tammuz da öyle. Mesela Hijyen temizlik tanrısının adı. Zihin dünyamız bu şekilde kelime kelime işgal ediliyor. Birileri bunları önemsemiyor. Bu konudaki hassasiyetlerini kaybetmişler. Bir şey yaparken “uluslararası standart ve normlar, bilimsel raporlar” onlar için birinci sırada! Onların siyasi ya da bürokratik bir “fayda” hedefi vardır. O gerçekleşince kendini başarılı ve mutlu hissedecektir. Onun maliyeti, fıkhı, yan etkileri, muhtemel riskleri onları çok fazla ilgilendirmiyor ne yazık ki. Ve zaten artık birçok kişi, yaptığı için kul hakkı boyutunu hesaba katmıyor.

    Ben daha CoVID’i, PCR’yi, 5G’yi, Drosten’i anlatamamışken, şimdi “Post Human”, “Transhumanizm”, “Blu Brain”, “Neuralink” ve “Neurogrid”i nasıl anlatacağım.

    Evet artık sıra tek bir canlı hücreden bir parçacık alarak sentetik hücre yapmaya geldi. Blu Brain teknolojisi ile fare ve kedilerin sentetik beyin tasarılarının protipini tamamladılar. Neuragrid teknolojisi ile insan ya da hayvanlar için sentetik beyin gerçekleştirmenin yollarını arıyorlar. Ya da beyninize ek sentetik beyin takabilecek ya da işlevsiz kalan bölümlerini aktif hale getirmek için beyninize protez takabileceksiniz!? Tabii birtakım engelliler, yaşlılar ve hastalar için bu konuyu bu açıdan insanlara masum bir çözüm olarak anlatıyorlar.

    Sahi, merak ediyorum, bizim bilim kurulları, politika kurulları “Trans Humanizm” hakkında ne düşünüyorlar. Mesela İlahiyatçılarımız, Diyanet, bu konuda bir şey söylemeyecekler mi! Sağlık Bakanının dediği gibi “Uluslararası sisteme uyum için hızlı geçiş yaparken birtakım sorunlar yaşadık” derken ne demek istemişti.

    Eğer bugün bu konularda yapılan işleri CHP’li belediyeler tek başına yapmaya çalışsalar, iktidarın da toplumun da tepkisi herhalde çok farklı olur.

    Bakalım gelecek günler neler getirecek. Türkiye, bölgemiz ve dünya kritik bir eşikte.

    Benim şöyle bir rahatlığım var: Bizi gören, duyan, bilen, hüküm sahibi, kadir-i mutlak bir Allah var. Ve ben! Bütün bunlar olurken, O’nun rızası istikametinde hareket ediyorsam, cahillerden değilsem, zalimlerden değilsem; kurtuluşa erenlerden olacağım. Görelim Mevlam neyler, neylerse güzel eyler.

    Selâm ve dua ile.

    YanıtlaSil
  157. Yahudi veya hıristiyanlardan birisine dua etmeniz icap ettiğinde: "Allah, senin malını ve çocuğunu çoğaltsın" deyiniz.
    Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    Sayfa: 45 / No: 14
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  158. Stratejik Düşünce Enstitüsü Başkanı Tümgeneral(E) Doç. Dr. Güray Alpar'ın kaleminden önemli bir kitap...

    Jeostrateji; Bir ülkenin coğrafi konumuna göre izlemesi gereken en uygun stratejileri ortaya koyar. Hedef her ne pahasına olursa olsun kazanmaktan ziyade, en uygun şartlarda istenilen sonucun elde edilmesidir.

    Kral Pirus, Romalılara karşı büyük bir zafer kazanmıştı. Ancak savaşın bedeli her iki taraf için de çok ağırdı. Pirus kendisini kutlamaya gelenlere şöyle diyordu: “Böyle bir zafer daha kazanırsak biteriz.”

    Uluslararası ilişkilerde strateji ve coğrafya kavramlarını tam olarak anlayamayan ve derinliğine bir bakış açısına sahip olmayanlar, ele geçirilmesi mümkün olmayan büyük hedefler altında ezilip giderler. SDE yayını olan bu çalışma ile belirtilen bu stratejilerin uygulanış biçimleri, gerçekleşen olaylardan yola çıkarak analiz edilmiştir.

    YanıtlaSil
  159. Cumhurbaşkanımız Erdoğan ile ABD Başkanı Joe Biden görüşmesi merakla bekleniyor.

    Görüşmenin merakla beklenmesi normal: Türk-Amerikan ilişkilerinde büyük kırılmalar yaşanıyor.

    TÜRK-AMERİKAN İLİŞKİLERİNİN ŞİZOFRENİK DİLİ VE SEMİYOLOJİSİ

    Önce, Türk-Amerikan ilişkilerinin dilinin semiyolojisini yapmamız gerekiyor: Türk akademyasında ve medyasında aynı ürperticilikte gözlenen bu köleleştirici, kompleksli dile dikkat çekmek farz oldu artık!

    Özelde Erdoğan-Biden görüşmesiyle ilgili, genelde Türk-Amerikan ilişkilerine dâir yapılan yorumların dili ürpertici, tastamam celladına âşık tasmalı çekirgelerin zihnen sömürgeleştirilmiş epistemik kölelerin dili!

    Herkes, “ABD, Türkiye’den vazgeçemez!” diyor!

    Pardon, Türkiye, ABD’nin sömürgesi veya eyaleti oldu da bizim haberimiz mi yok!

    Bu nasıl köleleştirilmiş, müstemleke aydını dilidir bu, böyle!

    Ülkenin akademisyenlerinden, profesörlerinden söz ediyorum. Bunlar her bakımdan bağlanmışlar Amerika’ya çoktan. Zihnen oradalar, bedenen burada!

    Yarın, “şizofreni, en çok Amerikan veya Batı muhibbi Türk elitlerinde görülen hastalıktır”,diye yazarsa tıp kitapları, hiç şaşırmayın artık!

    Bu köleleştirici, şizofrenik dili terk etmediğimiz sürece, Türk-Amerikan ilişkilerini tam olarak anlayabilmemiz de, Türkiye’nin çıkarlarını belirleyebilmemiz ve koruyabilmemiz de mümkün değildir!

    Özce zihnen özgürleşmemiz, bu şizofrenik zihni görmemiz ve terk etmemiz gerekiyor.

    TÜRKİYE’NİN BATI’DAN BAĞIMSIZLAŞMA SÜRECİ…

    Ancak o zaman, Türkiye ile ABD arasında yaşanan soğuk savaş’ın nedenlerini görebilmemiz imkân dâhiline girebilir.

    Türkiye, son on yıldan itibaren, özellikle de “one minute” meydan okumasından itibaren Batı dünyasından bağımsızlaşma konusunda önemli adımlar attı.

    Bizzat ABD’nin tezgâhladığını kendilerinin de itiraf etmekten çekinmedikleri (bu kadar yüzsünler yani!) 15 Temmuz darbesine geçit vermedi!

    Bu, şaka değil; basit bir hâdise de değil. Türkiye’deki bütün darbeler, ABD tarafından tezgâhlanmıştır ve hepsine teslim bayrağı çekmiştir Türkiye’ye hükmeden devşirme oligarşik sivil ve askerî bürokrasi! Devşirmelerin derin derin devleti yani!

    Ama ilk defa bir darbeye, 15 Temmuz darbesine “dur!” denilmiştir ve burada Erdoğan’ın tarihî rolü göz ardı edilemez!

    Ardından ABD-İsrail’in uydusu olacak, bölgeyi karıştırmak için çıbanbaşı olarak kullanılacak PKK-YPG terör devleti kurma girişimlerine hem Türkiye içinde hem de sınırlarımızın ötesinde büyük darbe vurulmuştur!

    YanıtlaSil
  160. yani!

    Ama ilk defa bir darbeye, 15 Temmuz darbesine “dur!” denilmiştir ve burada Erdoğan’ın tarihî rolü göz ardı edilemez!

    Ardından ABD-İsrail’in uydusu olacak, bölgeyi karıştırmak için çıbanbaşı olarak kullanılacak PKK-YPG terör devleti kurma girişimlerine hem Türkiye içinde hem de sınırlarımızın ötesinde büyük darbe vurulmuştur!

    Fırat-Kalkanı Harekâtı ile birlikte, o zamana kadar bölgeye üşüşen bütün emperyalist ve uydusu devletlere meydan okuyan bir süreç başlatılmıştır. Milat olarak tarihe geçecek kadar önemli bir meydan okumadır bu.

    Sonrasında, Türkiye’nin Rusya başta olmak üzere Asya ülkeleriyle geliştirdiği stratejik ilişkiler, Türkiye’nin Batı ittifakının kölesi olmadığını, bölgenin kaderinin şekillenmesinde yeniden tarihî roller üstlenmeye başladığını dünya âleme ilan etmiştir.

    Libya’ya müdahale etmemiz, ardından Karabağ’da birinci derecede aktif rol almamız ABD-İsrail’i de, İngiltere’yi de, İran’ı da ürkütmeye yetmiştir!

    Erdoğan, Biden’la görüşmeye (şimdilik Batı ittifakının üyesi olsa bile) bölgenin kaderinin şekillenmesinde yeniden kilit rol oynamaya başlayan bir bölgesel gücün devlet başkanı olarak gidecek!

    Ülkede yaşanan ve zoraki olarak icat edilmeye çalışılan kaosun gerisinde de kendilerinin olduğunu suratına çarpacak Erdoğan, Biden’ın ve Amerikan müesses nizamının adamlarının!

    BÜYÜK KIRILMA-ANLARI, YENİDEN KURULMA-ZAMANLARI’DIR!

    Evet, büyük kırılma-ânları, yeniden kurulma-zamanları’dır.

    Kırılma, Türkiye’nin Batı ittifakının “ileri karakolu” rolüne bir şekilde son verecek önemli adımlar atması. Türkiye’nin şizofren Batıcı laik akademyası ve medyası, bu kırılma anının, Türkiye’nin bağımsızlaşma yolculuğunda yeni bir kilometre taşı olduğunu göremiyor!

    Göremiyor mu gerçekten? Yoksa tarihte tatil yapmak daha mı zevkli ve keyifli? İyi de tarihte tatilin sonsuza dek sürmeyeceğini bilmiyor olabilirler mi? Bu kadar mı celladına âşık tasmalı çekirgelere dönüştüler bizim şizofrenler?

    Soruyu soralım o hâlde: ABD ile “soğuk savaş” ne zaman biter?

    Ne zaman ABD’nin önünde diz çökersek!

    Peki, ne demek bu?

    Türkiye’nin bitmesi demek, elbette ki.

    Ama Türkiye bitmeyecek: ABD’ye de, bütün emperyalistlere de rest çekecek ve kendi geleceğini kendisi belirleyecek…

    Elbette ki, büyük sorunlarımız var. Ekonomide, eğitimde, kültürde, adalet sisteminde halledilmesi gereken büyük sorunlarla karşı karşıyayız. Ama savunma sanayisinde gerçekleştirdiğimiz atılımı, bu alanlarda da gerçekleştirecek uzun soluklu bir yolculuğa çıkabilirsek, bizim önümüzde kimse duramaz.

    Erdoğan-Biden görüşmesi öncesinde, Erdoğan’ın İslâm medeniyetinin kurucu şehirlerinden birine, Karabağ’ın Şuşa şehrine gitmesi, dahası, güçlü ve kalabalık bir Türk heyetinin Libya’ya giderek Libya yönetimiyle güçlü fotoğraflar vermesi, kırılma-anları’nın yeniden kurulma-zamanları olduğunun sadece iki göstergesi olarak okunabilir.

    Türkiye, Batı’dan bağımsızlaşma ve bölgesel (zamanla küresel) güç olma yolculuğunun durdurulmayacağını hatırlatacak Biden’a ve onun Türkiye’deki mandacı uzantılarına!

    Bu şartlarda sürebilir ABD ile de, Batı ittifakının diğer ülkeleri ve kurumlarıyla da ilişkilerimiz, diyecek Erdoğan muhataplarına.

    Vesselâm.

    YanıtlaSil
  161. Kısaca eş seçiminde dindar olanı tercih edilmelidir.
    Mahmud Esad Coşan
    Akra fm.
    Hadisler Deryası.

    YanıtlaSil
  162. Asr Suresi
    Meâl/1: "Andolsun asr'a."
    Meâl/2: "Kesin insan elbette bir hüsran/zarar içinde."
    Meâl/3: "Ancak inanip yararlı işleri yapmış olanlar, birbirlerine hakkı öğütleyenler,
    birbirlerine sabrı salık verenler zararda değildir."
    1- Mekke dönemi surelerindendir. indirilişte 13., tertipte 103. sirada yer alır. üç âyettir.
    2- Asr, luğatta isim olarak uzun zaman, çağ, gündüz ve gece, gündüzün zevalden önce ve sonra iki tarafı, ikindi vakti, akraba, aşiret ve yağmur anlamlarina geldiği gibi mastar olarak
    da hapsetmek, engellemek, vergi vermek, sıkıp suyunu çıkarmak anlamlarına da gelir.
    cüz 30, süre 103
    Kelime Anlamlı Kuranı Kerim Meali (Huzur yayınları) Yard. Doç. Dr. Sıtkı Gülle
    syf 613 cilt 3

    YanıtlaSil
  163. Hüzeme Suresi
    Meal/1: "Arkadan çekiştirmeyi, kaş göz işaretleriyle (başkalarını) alaya almayı adet edinmiş herkesin vay haline!"
    Meal/2: "O ki mal topladı ve onu sayıp durdu."
    Meal/3: "Malınin kendisini ebedileştirmiş olduğunu sanıyor ."
    Meal/4: "Hayır hayır! Elbette kesin Hutame' nin içine atılacak!"
    Meal/5: "Hutame'nin ne olduğunu sana ne bildirdi?"
    Meâl/6: "Allah'in tutuşturulmuş ateşi."
    Meâl/7: "O (ateş) ki yüreklerin üstüne tırmanır durur."
    Meal/8: "Kesin o (ateş) üzerlerine sıkıca kapatılmıştır."
    Meal/9: "Uzatılmış sütunlarda."
    1- Mekke dönemi sûrelerindendir. Indirilişte 32., tertipte 104 sırada yer alir. Dokuz âyetir.
    2- Lugatta hemzi çok yapan demektir. Hemz de çimdiklemek, kakmak, dürtmek, vurmak gibi anlamlara gelir. Kinaye yoluyla kelimeye birini arkasından çekiştiren, kötüleyen, giybet eden, kaş göz hareketleriyle alaya alıp küçümseyen kişi anlamı yüklenilmiştir.
    3- Lümeze de hümezenin müradifi olmakla birlikte bazi nüanslar vardır. Hümeze, mizrak saplar gibi
    durmadan ayıplayıp kınayan , kaş-göz hareketleriyle eğlenip duran, bu tür aşağılayıcı hareketlerle birini diğerine göstermeyi adet edinmiş bulunan demektir. Her iki kelimeye yüklenen daha pek çok anlamlar vardır. (bkz. E.H.H. Yazır, H.D.K.D., IX, 6085 vd.)
    Cüz 30 Süre 104
    614syf 3.cilt
    Kelime anlamlı Kur'ân-ı Kerîm Meali
    Huzur Yayınevi
    Yard. Doç. Dr. Sıtkı Gülle

    YanıtlaSil
  164. Zina yapan kimse, zina ederken mü'min değildir. Şarap için de içerken mü'min değildir. Hırsızlık yapan da hırsızlık yaparken mü'min değildir, yağmacılık yapan bir mevki sahibi kimse de yağmacılık yaparken mü'min değildir. Öyle bir yağmacılık ki; o adamın cür'etine hayretten dolayı insanların gözü ona dikilir. (Müslimin Ebu Hureyre (r.a)dan rivayetinde "sizden hiç biriniz ganimetten bir şey çaldığında mü'min değildir. Aman sakının sakının" ibaresi ilavesi vardır)
    Ravi: Hz. Abdullah İbni Evfa r.a
    Sayfa: 488 / No: 1
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  165. Halbuki birtek şeyin hâlıkı, herbir şeyin hâlıkı olmak lazım gelir.
    Risale i Nur Külliyatı
    Sözler.
    25.söz.

    YanıtlaSil
  166. Yoksa bir harf kâtipsiz olmazken, her bir harfinde kitap yazılan bu kainat kâtipsiz olabilir.
    Risale i Nur Külliyatı
    Sözler.
    25.söz.

    YanıtlaSil
  167. Teenni edersen isabet edersin, yahud hemen hemen isabet etmiş olursun. Acele ettiğin zaman ise hataya düşersin, yahud neredeyse hata etmiş olursun.
    Ravi: Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    Sayfa: 38 / No: 8
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  168. Bir müslamana kendini zelil etmesi layık olmaz. Denildi ki: "Nefsi insanı nasıl zelil eder?" Buyurdu ki, gücü yetmeyecek belalara kendini atar.
    Ravi: Hz. Huzeyfe (r.a.)
    Sayfa: 491 / No: 8
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  169. Sizlerden biri, Allah (z.c.hz.) ne zannını güzelleştirmeden ölmesin. Zira Cennetin bedeli Allah'a hüsnü zandır.
    Ravi: Hz. Enes (r.a.)
    Sayfa: 491 / No: 1
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  170. Yoksa bir harf kâtipsiz olmaz bildikleri halde, bir harfinde kitaplar yazılan şu kâinat kitabını nasıl kâtipsiz zannediyorlar.
    Risale i Nur Külliyatı
    Sözler.
    25.Söz.

    YanıtlaSil
  171. Ey Adem oğlu ne yapacaksın dünya ile Helali hesap, haramı ise azabtır.
    Ravi: Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    Sayfa: 493 / No: 6
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  172. Ey İbni Havale, hilafetin arzı mukaddese nazil olduğunu görürsen o vakit sarsıntılar, inkilaplar büyük işler yaklaştı emektir. Ve kıyamet o zaman benim elimin senin başına yakınlığından daha yakındır.
    Ravi: Hz. İbni Havale (r.a.)
    Sayfa: 493 / No: 7
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  173. Ey Adem oğlu sen Allah'ın azabına mukavemet edemezsin. Desen olmaz mı ki: "Rabbena atina fiddünya haseneten ve filahireti haseneten ve kına azabennar."
    Ravi: Hz. Hasen (r.a.)
    Sayfa: 493 / No: 4
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  174. 42. Yahut (sana) bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Fakat inkâr edenler, asıl kendileri o tuzağa düşecek olanlardır.

    (Müşriklerin Dârunnedve’de toplanıp da Hz. Peygamber’i bir hile ile öldürmek için aldıkları kararları boşa çıktı. Allah’ın Resûlü hicret etti. Tuzak başlarına geçti. Bedir’de kılıçtan geçirilenler kendileri oldu.) [bk. 17/76]

    YanıtlaSil
  175. Veyahut, fıtratları bozulmuş, vicdanları çürümüş şarlatan münafıklar, dessas zındıklar gibi, ellerine geçmeyen hidayetten halkları aldatıp çevirmek, hile edip döndürmek mi istiyorlar ki, sana karşı kâh kâhin, kâh mecnun, kâh sahir deyip, kendileri dahi inanmadıkları halde başkalarını inandırmak mı istiyorlar?
    Risale i Nur Külliyatı
    Sözler.
    25.söz.
    Dördüncü nokta.
    sy.627.

    YanıtlaSil
  176. Böyle, hilebaz şarlatanları indan sayıp desiselerinden, inkârlarından müteesir olarak, fütur getirme.Belki, daha ziyade gayret et.Çünkü, onlar kendi nefislerine hile ederler, kendilerine zarar ederler.Ve onların fenalıkla muvaffakiyetleri, muvakkattır ve istidraçtır, bir mekr-i ilahidir.
    Risale i Nur Külliyatı
    Sözler
    25. Söz. Sy.627,626.

    YanıtlaSil
  177. Zira helal dairesi genistir, keyfe kafidir. Harama girmeye hiç lüzum yoktur.
    Risale i Nur Kulliyati
    Sozler
    6.soz.sy.52.

    YanıtlaSil
  178. Ya Ümmi Seleme, hiç bir adam yoktur ki, kalbi Allahın parmaklarından iki parmağı (tasarrufu) arasında olmasın. O, dilediğini sabit kılar, dilediğini kaydırır.
    Ravi: Hz. Ummi Seleme (r.a.)
    Sayfa: 494 / No: 3
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  179. Ya Enes bilmez misin ki din kardeşinin kalbine sevinç sokmaklığın sebebi mağfirettendir. Onun sıkıntısını atar, gamını açarsın, borcuna mühlet verir veya ödersin. Çoluğuna çocuğuna yardım edersin.
    Ravi: Hz. Enes (r.a.)
    Sayfa: 494 / No: 9
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  180. Batı tarafından gelen bir fitne, doğu tarafından gelen bir fitne ile karşılaşınca Şam'ın ortasında toplanın. O gün yerin altı üstünden daha hayırlıdır.
    Ravi: Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    Sayfa: 35 / No: 13
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  181. İnsan yemesini azalttığı zaman içi nur dolar.
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 33 / No: 13
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  182. Kıyamet yaklaştığında zamanın akışı hızlanır. Böylece sene ay gibi, ay Cuma (hafta) gibi olur. Cuma'dan Cuma'ya olan vakit de kuru bir hurma dalının yaprakları ile birlikte ateşte yanması gibi kısa olur.
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 33 / No: 9
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  183. Ya Hafsa, çok sözden sakın, zira zikrullahsız çok söz kalbi öldürür. Ve Allah'ı çok zikreden sözde kalbi ihya eder.
    Ravi: Hz. Hafza (r.a.)
    Sayfa: 496 / No: 11
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  184. Ya Hamza, bu dünya tatlı bir yeşilliktir. Kim onu hakkı ile alırsa kendisine mübarek olur. Allah'ın malına ve Resulünün malına dalan niceleri vardır ki onun hakkı ateştir.
    Ravi: Hz. Hamzanın hanımı Havie (r.a.)
    Sayfa: 496 / No: 13
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  185. 531
    410- "Kiyamet yaklaştiğinda; taylasan giyilmesi coğalir, ticaret artar, mal
    Cogalir, mal
    lr. mal sahibine mali için saygi gösterilir, fuhuş yayılır, çocuklar amir
    LmUna gelir, kadinlarin sayISi artar, Sultan zulmeder, eksik ölçú ve tarti yapilir,
    Ahir zaman
    Air adamin köpek yavrusunu yetiştirmesi, kendi çocuğunu yetiştirmekten kendisine
    daha Cazip gelir, buyuge hürmet, küçüğe de merhamet edilmez ve gayri meşru
    cocuklar çoğalir, hatta yol ortasında adam kadınla yakınlaşır. Insanlar, kalbleri kurt
    alâmetleri
    çocuklar çoğalır,
    olduğu halde koyun postuna búrünürler, o zaman da insanlarin en iyi görüneni
    dalkavuktur "müdahin" (kötülükleri gördügü halde karışmayip, kendi isine
    bakandr), o0
    u 3 15 "Zaman yaklaştiğında.." Yani kiyamet saati yaklaştığinda...
    lJl s "taylasan giyme çoğalır" Rafiziler ve Şia gibi hak etmedikleri
    halde içi başka dişI başka, münafiklik için taylasan giyerler. Deccál çikar
    Isfehan'dan taylasanlarla yetmiş bin kişi ona tabi olur.
    [1/221]
    &LE S "ticaret çoğalır" Bu, açgözlülügün çok olup, kanaatin
    olmamasindan, nefis isteklerinin çok olmasındadır.
    JulS "mal çoğalır" kelimesi başka bir nüshada önceki kelimede
    olduğu gibi s şeklindedir. Dünya sevgisinin çokluğundan.
    la"saygi gösterili"hs kelimesi, i kökündendir.
    aJl Jll "mal sahibine mah nedeniyle" Yani mal sahibi, dini için değil
    mali için, insanlar mala meylettikleri için saygin olur.
    Lll "fuhuş çoğalır" Yani zina...
    olall ijll ES ; "çocuklar âmir olur" Yani yași genç olanlar. Nitekim Allah
    Dir kavme azap ettiği zaman akılsızlari veya çocukları yahut kadinlari başlarına
    yonetici yapar. (Onlara bunları musallat eder.)
    LES , "kadınlar çoğalır" Kütüb-i sitte'deki bir rivayette i
    oyle ki elli kadna (bir adam düşer)" bir başka rivayette Ise lu-lg Y
    Kirk kadina bir erkek idareci düşer. "şeklindedir.
    Bu durum fitnelerin cokluğu nedeniyle erkeklerde öldürmeler artar. Çünkü
    danlar kadinlar değil erkeklerdir. Bunun, fetihlerin çoğalacağina ve esiriliğin
    drtacağina işaret olduğu da söylenmiştir.
    Oa S "Baştaki yönetici zulmeder" Çeşitli zulümlerle zulmeder.
    Adiistedrek, 11, 386.

    YanıtlaSil
  186. 532
    "ölçü ve tartida eksiklik yapilr" Yani onlarda noksanlık yapılıir. Bu itade, kayip nedeniyle noksanliktan kinayedir. Allahu Teala
    41
    tartida hileye sapanlarin vay haline! Ki Onlar insanlardan ölçekle aldıkları 7an
    haklarını tastaman alanlar, Onlara õlçekle yahut tarti ie verdikleri zaman i
    eksiltenlerdir. " buyurur. (el-Mutaffifin 1,2,3.)
    aman
    ise
    Rúyasi
    "Adam köpek yavrusu yetiştirip egitir"
    "cim" harfinin esresiyledir. Köpek yavrusu demektir.
    J ú l "(Bu) Ona, kendisinin çocuğunu beslemekten daha ii
    yararlh olur." Gocuğunun kötülüklerinden, bereketsizliğinden, itaatsizliğinden
    dolay.
    kelimesi,
    "büyüğe saygi duyulmaz" Yani ilim ve yasça büyük olan hürmet gormez, ondan utanilmaz.
    "küçüğe merhamet edilmez" Iki cümledeki filler edilgen/mechül
    kiptedir. Yani insanlar çocuklara şefkat, merhamet gösteren kimseler değillerdir. "zinadan olma çocuklar çoğalır" Zinanın çokluğu ve nikahların bozukluğu nedeniyle. Zinanın çokluğunu Resülüllah (s.a.v'ın;
    "öyleki adam yol ortasiında kadinla
    yakın olur." lfadesi teyit eder. Yani hanimindan başkasiyla bile yol ortasinda zina eder.
    "insanlar) koyun postu giyerler" oláil kelimesi noktalı harf
    olan "/dât" harfinin üstünüyledir. Koyun demektir.
    "kurt kalpleri üzerine" Bu ifade, onlarin görünüşte yumuşak
    olduklarınI ve kalplerinin de katıliğinı açıklar. Onlar insanlara merhamet etmezler.
    "bu zamanda insanların en iyisi, dalkavuk olandır"
    Onlar dalkavukluk, yağcilık ederler. Insanları günahlar işlerken görür, onlari kendi hallerine birakirlar.
    Hadiste kastedilen şey bu işlerin aşikâre olması ve çoğalmasidir. Yoksa bu
    işlerin asli degildir. (Bu tür günahlar gizli ve az da olsa her devirde vardir.)
    Hadisi Taberånî (el-Mu'cemü'l-kebir de), Hakim (el-Müstedrek'te) Ebu Zer
    (t:a'den naklederler. Hadisin sahih oldugunu söyleyen Hakimi (el-Müstedrek
    Müstedreki'l-Häkim'de) Zehebî eleştirmiştir.
    Bu hadiste, Resulallah (s.a.)'in söyledikleri aynen gerçekleşmekte oldugu peygamberliginin hayretengiz alametleri bulunmaktadir.
    Ramuz ehadis Şerhi
    Levamiul ukul
    zeka pırıltıları
    Prof. Dr. Mustafa Cevat Akşit

    YanıtlaSil
  187. Ya Abbas, bu işi Allah Benimle başlattı. Senin sülalenden biri ile bitirecek. O delikanlı dünyayı, evvelce zulümle dolduğu gibi, tekrar adaletle dolduracak ve o İsa (a.s)la namaz kılacak.
    Ravi: Hz. Ammr İbni Yaser (r.a.)
    Sayfa: 498 / No: 1
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  188. Ya Ali (r.a) sana bir dua öğreteyim ki, onunla dua ettiğinde, zerreler adedince günahın olsa mağfiret olursun: "Allahümme la ilahe entel halimül hakim, tebarek te Subhaneke Rabbül-Arşil azim."
    Ravi: Hz. Amr İbni Murre (r.a.)
    Sayfa: 498 / No: 11
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  189. Ya Ali (r.a), Benimle sade Peygamberlikte rakip olamazsın. Benden sonraasla nübüvvet yoktur. Halka yedi cihetten rekabet edersin ki, bu hususta Kureyşten hiç bir kimse seninle boy ölçüşemez. Sen onların Allaha ilk iman edenisin. Allahın ahdine onların en vefalısısın. Allahın emri hususunda onların en kavisisin. Onların müsavaat üzere en iyi taksim edenisin. Onların. Raiye üzerinde en ziyade adelet edenisin. Onların emri kazayı en ziyade görüp seçenisin ve onların Allah indinde en ziyade meziyeti olanısın.
    Ravi: Hz. Muaz (r.a.)
    Sayfa: 498 / No: 9
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  190. Ya Ali (a.s) İslam çıplaktır. Elbisesi takva ve daha kıymetli elbisesi de hidayettir. Ziyneti haya, direği vera, kıvamı salih amel ve islamın esası da Bana ve Ehli muhabbettir.
    Ravi: Hz. Ali (r.a.)
    Sayfa: 498 / No: 10
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  191. Sizden biri bir düşmana mızrağı ile hamle eder de, mızrağın ucu o kimsenin tam gırtlağına geldiği sırada da olsa o adam: "Lâ ilâhe illallah" derse, mızrağı ondan derhal kaldırsın.
    Ravi: Hz. İbni Mes'ud (r.anhüma)
    Sayfa: 31 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  192. Şeytan sabaha eriştiğinde askerlerini etrafa gönderirken onlara şöyle der: "Kim bir müslümanı haktan saptırırsa, ona taç giydiririm." Sonra askerlerinden biri ona gelir ve şöyle der: "Ben, birisinin karısını boşayıncaya kadar yanından ayrılmadan çalıştım." Bunun üzerine şeytan: "Mümkündür ki, o tekrar evlensin." Diğer biri gelir ve şöyle der: "Bu gün birisini ana ve babasına isyan ettirinceye kadar başından ayrılmadan uğraştım." Bunun üzerine şeytan: "Umulur ki, o kimse onlara iyilik yapsında iyilerden olsun" der. Başka birisi gelir ve şöyle der: "Ben, bir insanı Allah'a şirk koşuncaya kadar saptırmaya devam ettim." Bunun üzerine şeytan: " İşte aradığım sensin, sen" der ve tacı ona giydirir.
    Ravi: Hz. Ebû Mûsa (r.a.)
    Sayfa: 31 / No: 12
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  193. Adem oğlu sabaha erişince azalarının hepsi hal lisanı ile ona şöyle der: "Bizim hakkımızda Allah'tan kork. Zira biz sana aidiz. Sen müstakim olursan, biz de doğru oluruz. Sen müstakim olmazsan, biz de öyle oluruz."
    Ravi: Hz. Ebû Said (r.a.)
    Sayfa: 31 / No: 10
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  194. Allah Teala Cennet ehlini Cennette iskan ettiğinde, geriye geniş bir mekan kalır. Allah Teala oraya herbiri, yaratıldığından sona ereceği güne kadar ki dünyadan daha büyük olan, üç yüz altmış alemi iskan eder.
    Ravi: Hz. Ebû Saidil Hudri (r.a.)
    Sayfa: 30 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  195. Bu ümmet şarabı üzüm suyu, faizi alış veriş, rüşveti hediye gibi kabul eder ve zekatı (öşrü) ticaret vesilesi yaparsa, işte bu, günahı artırdıklarından dolayı helaklerine sebep olur.
    Ravi: Hz. Huzeyfe (r.a.)
    Sayfa: 29 / No: 8
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  196. Ümmetim şu beş şeyi helal saydığı zaman, helak onların üzerine hemen gelir. Aralarında lanetleşmenin ortaya çıkmasını, ipekli giyilmesini, şarkıcı kadınlar ittihaz edilmesini, şarab içilmesini, erkeğin erkekle, kanının kadınla iktifa etmesini.
    Ravi: Hz. Enes (r.a.)
    Sayfa: 29 / No: 9
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  197. Kadınlar kadınlarla, erkekler de erkeklerle yetinirlerse, onlara doğu tarafından çıkacak kızıl bir rüzgarı haber ver. O rüzgar, onların bir kısmının suretlerini değiştirir, bir kısmını da yere batırır. "Bu ise onların isyanları ve aşırı gitmeleri sebebiledir."
    Ravi: Hz. Enes (r.a.)
    Sayfa: 29 / No: 11
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  198. Ya Aişe (r.a) sana Allah'ın takvası ve rıfk gerekir. Zira herhangi bir şeyde rıfk olursa onu ancak, ziynetlendirmiş olur. Bir şeyde de rıfk olmazsa onu çirkinleştirir.
    Ravi: Hz. Âişe (r.anha)
    Sayfa: 500 / No: 10
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  199. Alimlerin en kötüsü idarecilere yaranmak ve yararlanmak için yaptıklara herşeyi (dine uygun olsun olmasın) tastik edendir.
    İdarecilerin en iyisi gerçek alimleri( ilmi ile amel edenleri) sözlerini nasihatlerini dinleyenler ve icra edenlerdir.
    Hadisler Deryası
    Akra fm.
    Mahmud Esad Coşan.

    26 Haziran 2021 05:33 Sil
    Blogger yuksel dedi ki...
    Peygamberimiz zamanında bir kişi bir aşirete peygamberimizin kendisini ağarlamasını tavsiye ettiğini söyledi. Onlarda o kişiyi doyurdular.Sonra o kişi gece olunca Peygamberimizin bir de kadınla birlikte olmasını istediğini söyledi.Onlarda Peygamberimizin zina etmemesini öğütlediğini ona sormayı lazım geldiğini söylediler.
    Peygamberimize giderek bu olayı sordular.Peygamberimiz çok kızdı. Cezalandırmak için iki kişiyi görevlendirdi.Bu sırada o kişiyi bir yılan soktu.Öldürdü.Allah c.c. onlar gelmeden yılanla cezasını vermiş oldu..
    Mahmud Esad Coşan
    Akra Fm.
    Hadisler Deryası.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder