Evet sâbıkan bahsi geçmiş: Avucunda küçük taşların Surriyla aym وَمَا رَمَيْتَ إِذْ رَمَيْتَ zikir ve tesbih etmesi avucunda, küçücük taş ve toprak, düşmana top ve gülle وَانْشَقَّ الْقَمَرُ hükmünde onları inhizama sevk etmesi nas
sı ile aynı avucunun parmağıyla kameri iki parça etmesi ve aynı el, çeşme gibi on parmağından suyun akması ve bir orduya içirmesi ve aynı el, hastalara ve yaralıla ra şifa olması, elbette o mübarek el, ne kadar hârika bir mu'cize-i kudret-i İlahiye olduğunu gösterir.
Güya ahbap içinde o elin avucu küçük bir zikirhane-i Sübhanîdir ki küçücük taşlar dahi içine girse zikir ve tesbih ederler.
Ve a'daya karşı küçücük bir cephane-i Rabbanîdir ki
içine taş ve toprak girse gülle ve bomba olur. Ve yaralılar ve hastalara karşı küçücük bir eczahane-i Rahmanîdir ki hangi derde temas etse derman olur.
Ve celal ile kalktığı vakit, kameri parçalayıp kab-ı kavseyn şeklini verir. Ve cemal ile döndüğü vakit, âb-ı kevser akıtan on musluklu bir çeşme-i rahmet hükmüne girer.
Acaba böyle bir zatın bir tek eli, böyle acib mu'cizata mazhar ve medar olsa o zatın Hâlık-1 kâinat yanında ne kadar makbul olduğu ve davasında ne kadar sadık bulun duğu ve o el ile biat edenler, ne kadar bahtiyar olacakları, bedahet derecesinde anlaşılmaz mı?
Halkın içinde Allah'dan en uzak olan iki kimsedir: Birincisi, umeranın meclisinde oturur da zulme ait sözlerinde onları tasdik eder. Diğeri ise çocukların muallimidir. Fakat onların hepsini aynı derecede eşit tutmaz. Ve yetimin hakkı hususunda Allah'dan korkmaz. Ravi: Hz. Ebû Ümâme (r.a.). Sayfa: 7 / No: 8 Ramuz El-Ehadis
YANITLASİL
yuksel10 Mayıs 2023 00:40 ٢٧١٤ - اَلْعِدَةُ دَيْنٌ وَيْلٌ لِمَنْ وَعَدَ ثُمَّ أَحْلَفَ وَيْلٌ لِمَنْ وَعَدَ ثُمَّ وَيْلٌ لِمَنْ وَعَدَ ثُمَّ اَحْلَفَ (ض ط والديلمي وابن عساكر عن على) *
أَخْلَف
YANITLASİL
yuksel10 Mayıs 2023 00:42 2714- Söz vermek bir borçtur. Söz verip yapmayanın vay haline! Söz verip yapmayanın vay haline! Söz verip sözünde durmayanın vay haline!
Modern dünyanın çelişkisi, algılarımızı yöneten arka plan içinden gerçekleri nasıl yorumladığımızdır. Uluslararası ilişkiler, TV'de ya da diğer medya unsurla- rinda resimlerini gördüğünüz gülümseyen lider yüzlerinin el sıkışmasıyla değil, geri planda devam eden istihbarat savaşları ile şekillenmektedir. Ülkeler arasında uzun bir süredir devam edegelen örtülü operasyonlar, propaganda ve psikolojik savaş yöntemlerinin vardıkları safha, bu liderlerin yaptıkları pazarlıklar, zorlayıcı ve gizli diplomasi tekniklerine temel teşkil eder. Örneğin siz bu satırları okurken,
* Irak'ın kuzeyinde uzun süredir Barzani ve YPG/PKK'nın CIA, DGSE, MI6 ve BND tarafından silahlandırılması,
YANITLASİL
yuksel11 Mayıs 2023 01:32 *CIA ve DIA'nın Suriye ve Irak'ta kendileri için Savaşacak ver *İngiliz GCHQ ve İsrail istihbaratının Mısır istihbaratını desteklemek için Sina Çölü'nde devam eden faaliyetleri,
*Fransız DGSE ajanlarının Libya'da devam eden operasyonları, *Pakistan istihbaratının (ISI) Afganistan'da Taliban ile müşterek çalışması,
* İran ve Taliban arasında gelişen ilişkiler,
*Kazakistan'da artan ajan, danışman, istihbarat şirketi trafiği, * İngiliz istihbaratında son yıllarda artan Rusya üzerine analizci eleman patla-
masi,
* ABD'nin Ukrayna'da Rus tipi gizli operasyonlara başlaması, önümüzdeki günlerin yeni savaşlarının, barış planlarının, güvenlik politikalarının, silah satışla- rının habercileridir. Bunlar hakkında durum farkındalığı olmadan sadece medya haberlerini yorumlayarak, resmi görmek mümkün değildir. Bu yüzden, komplo teorileri ve dezenformasyonun yoğun olduğu bu güvenlik ortamında "algı yöneti- mi" ile halklar yönlendiriliyor dersek yanlış olmaz.
Bu kitap ile istihbarat dünyasının yaşamakta olduğu tüm değişimleri gelenek- selden bugüne ve geleceğe doğru açıklama gayretinde bulunurken, eserin özel- likle başvuru kaynağı olmasına çalışılmıştır.
YANITLASİL
yuksel11 Mayıs 2023 01:36 Temel duşunceye göre bil is bigbee dial uzaktan algilana ce cisimler bulundukları herhangi bir yerde denetlenebilir. Özel EMF chazya sal Güvenlik Teşkilatı, kripto-şifre çözücüleri ile (EEG'lerden) üretilen pot ri uzaktan okumaya çalışmaktadır. Bunlar bir kişinin beyin durumlarına ve d celerine kodlanacak ve bu durumda kişi, uzak bir mesafeden denetlenebilec NSA personeli, elektromanyetik tarama ağı ile seçtiği ülkedeki herhangi bir sp günde 24 saat takip etmeyi hedeflemektedir. Bu yöntemle ulusal güvenlik a olarak, binlerce insanın kişisel beyin haritalarını kaydedilip, şifrelenecektir. B ronik gözetim amacıyla, beynin konuşma merkezindeki elektrik faaliyetleri, he kişinin sözlü düşüncelerine çevrilecek, kulak devre dışı bırakılarak ve ses habe leşmesinin doğrudan beyne gitmesi sağlanarak, uzaktan nöral denetim yolu ile relenmiş işaretler, beynin işitme korteksine gönderilecektir. Bu yöntemin, paranoid şizofreninin karakteristiği olan işitsel halusinasyonları taklit ederek, hedef şahısla rın gizli olarak gücünü yok etmek için kullanabileceği değerlendirilmektedir. Uzak tan Nöral Denetim gözleri ve optik sinirleri devre dışı bırakarak, doğrudan görse kortekse görüntü gönderebilir. NSA'ya göre, beynin programlama gayesi için, göze tim altındaki kişi REM uykusunda iken, onun beynine gizlice görüntü yerleştirmek için ajanlar kullanılmalıdır. İki yönlü elektronik Beyin bağlantısı CIA ve NSA perso neli için esas haberleşme sistemi haline gelecektir
102, KORUIN. NSA Echelon'un da ciddi teknik sorunları olduğunu açıklamıştır. İnternet ileti- her zaman istenildiği kadar kolay bir biçimde yakalanamamaktadır. Fiber- optik iletimler (çok büyük hacimli sayısal veriyi ışık sinyalleriyle iletme) çok daha Hyük zorluklar çıkarmaktadır. Rastgele yakalanmış iletişimin anlamlı bir biçimde fi ve çözümlenmesinin çok büyük bir iş olduğu görülmektedir. Ancak, Sun Microsystems'in şifreleme uzmanı Whitfield Diffie, NSA'nın yukarıdaki sorunlar ile İşçili açıklamalarının yalnızca kendi çıkarlarına hizmet eden bir aldatmaca olabile- ceğini söylemektedir; "Ajansın bizi inandırmak istediği şey, internetin kendileri için çok karmaşık olduğu; trafiğin çok fazla olduğu ve istedikleri şeyi bulamadıklarıdır. Hedeflerinin, onların sorunları olduğuna inanması NSA'nın işine gelir. Bu, onların so- runları olmadığı anlamına gelmez; ama bu korkunç istihbaratçıların söylediklerini kuşkuyla karşılamak gerekir553".
YANITLASİL
yuksel13 Mayıs 2023 04:53 Dinleme ve takibe alınan konuşmalarda şu kelimeler ile ilgili konuşmalar oto-
C'de
ak katk
le yakla
alılar
sisteme
ntalya, ik kayda geçmektedir; ETA, IRA, PKK, enformasyon, terörizm, gerilla, patlama, sayar, nükleer silahlar, patlayıcılar, silahlar, suikastlar, uzi, teflon mermiler, ma- ar, uranyum, napalm, nükleer, el bombası, gizli servis, terör, özgürlük, internet venliği, güvenli internet bağlantıları, 003, audiotel, kimlik, endüstriyel casusluk, mens, Shell, ELF, 2600 dergisi, Time, hilal, cihad, müezzin, KLM, elektronik banka saplar, market, visa, külçe altın, intemet, underground, password, NATO, NASA, FB Beyaz Saray, IMF, MİT, JITEM, seks, Monica, fetiş, klon, Armani, Yasemin, mısır çi- Ninja, top Secret, GSM, AT&T (Amerikan telefon şirketi), yasa, Zen, Marx, Fukuyama, George Soros, pikrik asit, gümüş, kömür, sülfür, nitroselüloz, kokain.
- Ey Allah'ım, Sen, Muhammed (S.A.V.) in mizanını, sevab te razisini ağırlaştır. (Yâni, ümmetinin mizanlarını ağır eyle. Kendi m zanı ağır gelmiş gibi onu sevindir, öğünçlü kıl.)
Ve eblic hüccetehu. Yâni:
Ey Allah'ım, Sen, Muhammed (S.A.V.) in nübüvvetinin hữc- cetini ve yüce mûcizesi olan Kur'ân-ı Kerîmi çok çok açık eyle. Yâni o Kur'ân-ı Azîm'in şeriat hükümlerini Kıyamet Günü'ne kadar, bü tün yüzyıllar ve çağlar boyunca, bütün bölgelerde, yedi iklim dör. bucakta daim ve bâki ve sâbit eyle.
(Bâzı nüshalarda «eblic»> yerine «eflic» yazılmıştır.) Ve azhir milletehu. Yâni:
Allah'ım, Sen, O Muhammed (S.A.V.) in dinini bütün dinlerin üzerine ve milleti olan İslâm milletini bütün milletler üzerine Kıya- met'e kadar daima ziyade, daima zâhir ve âşikâr ve galip Kara Davud Delail i Hayrat Şerhi sy 768.
EĞERSİZ ATA BİNEN TEZ İNER: Sağlam temellere oturmayan bir işe bel bağlayan, değersiz insanlara güvenen kişi pek çabuk hayal kırıklığına uğrar.
EĞRİ BACANIN DUMANI DOĞRU ÇIKAR: Hiç kimse. veya hiçbir şey için görünüşüne göre hüküm vermemek gerekir. Çünkü çoğu zaman görünüş aldatıcıdır.
EĞRİ OTUR, DOĞRU SÖYLE: Hal ve hareketlerinde dai- ma saygılı ve alçak gönüllü ol, çıkarın ne olursa olsun, kimseye yalan söyleme.
EKMEĞİNİ KATIĞINA DENK EDEN HİÇBİR ZA- MAN AÇ KALMAZ: Daima ölçülü, hesaplı hareket eden in- san sonunda güç ve muhtaç durumlara düşmez.
EL ELDEN ÜSTÜNDÜR: Hünerin sınırı olmaz. Bir şeyin en iyisini yaptığına inanan insan, günün birinde kendisinden da- ha üstün ve başarılı olan birilerinin çıkabileceğini unutmamalıdır.
EL İÇİN KUYU KAZAN İBTİDA KENDİ DÜŞER: Başkalarının kötülüğünü düşünenler; bunun için birtakım yalan-
Hicri 9. yılda Tebuk Seferi dönüşünde Medine'ye gelen Sakif kabilesi elçileri, Medi- ne'de kaldıkları süre içinde mescidde Hz. Peygamberin yakın alakasına mazhar ol- muşlardı. Sonunda müslü- man oldular. İslâm'ı öğrendi- ler. Ancak arkalarında bi- raktiklan kabilelerinin, ken- dilerini anlayışla karşılaya- caklarından kuşkuluydular. Hz. Peygamber'den ilginç is- teklerde bulundular. Bunlar arasında bir-iki tanesi vardı ki gerçekten pek dikkat çeki- ciydi. Dediler ki:
- Bizi namaz kılmaktan muaf tut?.. Hz. Peygamberin cevabı çok kesindi:
-"Namazsız dinde hayır yoktur."
Pek tabii, namazsız din- darlıkta da hayr olmazdı.
- Kabilemiz dışından biri- ni bize âmir tayin etme! dedi- ler. Hz. Peygamber, kabul buyurdu. İçlerinde bulunan ve yaşça en küçükleri olan ve fakat Islam'ı öğrenmekte pek gayretli davranan Osman Bin Ebi'l-As't onlara imam ve vall yaptı.
- Lat putumuza üç yıl do
kunmal dediler. Hz. Peygam
Der kabul etmedi.
Yine kabul etmedi.
- Bir yıl dokunmal dediler, Hz. Peygamber bunu da ka bul etmedi.
- Biz döndükten sonra bir ay olsun bizimle kalsın, dedi ler. Resûl-i Ekrem Efendimiz onu da kabul etmedi. Lata süre tanımadı. Putlara mü samaha olunamayacağını ortaya koydu. Tevhid yur- dunda putun ne işi vardı?... Yeniden şekillenen İslâm yurdunda puta yer yoktu. Efendimizin kararlılığını gö rünce;
- Bäri onu bize, kendi elle- rimizle kırdırtma. Onun yı kım işini sen üstlen dediler
Hz. Peygamber:
- "Olur, ben onu ortadan kaldırtırım" buyurdu.
Elçilerin Medine'den ayrı- hışından iki-üç gün sonra Hz. Peygamber, Ebu Sufyan ile yine bir Sakifli olan Mugire bin Şu'be'yi Lat'ı ortadan kaldırmakla görevlendirdi. Onlar da bunu büyük bir gösteri halinde, bütün Sakif halkının gözü önünde parça- layıp yok ettiler.
Üçüncüsü yalan sözdür. Yalan konuşmanın veya yalan şahitliğin en büyük günah lardan sayılması dikkate değerdir. Bu konu, daha çok dünya hayatı, sosyal düzen ve insan hakları ile ilgilidir. Bilindiği üzere yalan, hak hukuk mefhumunu ortadan kaldırmakta, haramı helal, helâli haram yapmaktadır. Ama aynı zamanda al ve can kaybına da sebep olmakta, sosyal düzeni bozmakta, insanlar arasındaki güven ve itimadı kaldırmaktadır. Binäenaleyh dünya düzeni ve sosyal hayat açısından en büyük felaketlere sebep olan suç, yalandır.
Bediüzzaman Said Nursî ve Hayru'l-Halefi Ahmed Hüsrev Altınbaşak
2. Şuâ: Tevhid ve iman hakikatinin üç büyük meyvesi, üç büyük muktezisi ve üç büyük alametini ders veren gayet kıymetdâr bir risaledir. Bu risalenin kıymeti hakkında Üstad şöyle der: "Bu risale benim nazarımda çok mühimdir. Çün kü içinde çok mühim ve ince olan esrar-i imaniye inkişaf ediyor. Bu risaleyi anlayarak okuyan adam imanını kurtarır inşaallah."80
YANITLASİL
yuksel25 Haziran 2023 06:03 804. Osmanlıca Şuâlar-1, s. 3 Eskişehir Hapsinde Telif Edilen Eserler 27.Lem'a 28.Lem'a 29.Lem'a. 30.Lem'a 1.sua 2.sua. Bediüzzaman Said Nursî ve Hayru'l-Halefi Ahmed Hüsrev Altınbaşak ilk defa yayınlanan orijinal mektuplar ışığında Hayrat Vakfı ilmi araştırma heyeti cilt. 2. sy. 584,585,586.
Başlangıcı olan ama sonu olmayan iki şey nedir? Cehennem, Cennet. Cehennem in sonu yoktur. Cennetinde Sonu yoktur. Cehennem kafirler ve münafıklar sonsuza kadar kalacaklardır. Cennette muminler sonsuza kadar kalacaklardır.
42 Hakkı batilla karıştırıp onu bile bile gizleme-
yin.
42 Hakkın batilla karıştırılması, gerçeğin tah- rif edilerek anlaşılmaz bir hâle getirilmesi veya anlaşılır olsa bile, gerçekten uzak bir manaya so- kulmasından ibarettir. Daha açık bir ifadeyle, de- lil üzerinde sahtekârlık yaparak yanlış hüküm çı- karılmasını sağlamaktır.
YANITLASİL
yuksel7 Temmuz 2023 08:31 Kur'an-ı Kerim Meal ve Tefsiri Talat Kocyigit cilt 1.sy.122.
YANITLASİL
yuksel7 Temmuz 2023 08:33 Bakara Suresi 42.ayet.
YANITLASİL
yuksel7 Temmuz 2023 08:46 Hakkın batilla karıştırılması, onun gizlenmesi ve başkaları tarafından bilinip anlasilmamasi gayesine matuftur. Bakara Suresi 42. ayet. Kur'an - i Kerim Meal ve Tefsiri Talat Kocyigit . 1.sy.123.
YANITLASİL
yuksel7 Temmuz 2023 08:53 ma'tuf. 1.Egilmis,yönelmiş, meyletmis. 2.Birine isnat olunmuş, yöneltilmiş. Osmanlı Türkçesi Sözlüğü Prof Dr İsmail Parlatır Yargı Yayinevi sy. 1023.
YANITLASİL
yuksel7 Temmuz 2023 08:59 İsnad. 1.Bir düşünceyi, bir konuyu bir kişi veya bir sebebe dayandirma, yükleme, atfetme. 2.mec.Karacilik,iftira. Osmanlı Türkçesi Sözlüğü Prof Dr İsmail Parlatır Yargı Yayinevi sy. 767.
42-Kendiniz bilip dururken Hakkı baatila karıştırıb da gerçeği gizlemeyin. Bakara Suresi 42.ayet. Kur'an - i Hakim Meali Kerim Balıkesirli Hasan Basri Çantay cilt. 1.sy.21.
Sahibinden rivâyete veya hadiselerin inkişafına bağlı olu rekir. Bu k Onun için bazen bir hâdise karşısında, Kur'ân'ın âyetlerinden zamana kadar hissetmediğiniz bir mana anlarsınız ve o anda âyet, o hâdise için nazil olmuş sanırsınız ki, bu da Kur'ân'in garip yönlerindendir. Tercümede bunlar verilemeyeceğinden zayi olu Bu cümleden olmak üzere, öte yandan âyetlerin bir muhkem olanları, bir de müteşabih olanları vardır. Bir âyette hem muhkem hem müteşabih yönlerin birleşmesi de olur. Müteşabih âyetler "Onun tevilini ancak Allah bilir" (Bakara, 2/7) olduğundan, bun da tercüme kesinleştirilemeyeceği gibi, tefsir ve tevil de kesinle tirilemez. Aynı şekilde bunlar için bir meâl de gösterilemez. Ols olsa aynı lafızların korunmasıyla duyulabildiği kadar kapalı bir mefhuma işaret olunabilir ki, bu nokta çok tehlikelidir. Kur'an - i Kerim Meali Elmalili Hamdi Yazır Yediler Sentez Yayinevi
Hz. Abbas'ın zevcesi Ümmülfadl bint-i Hâris «Resûlullah Aleyhis- selâm, elbisesini giyinmiş olduğu halde, (Vel'Mürselât) sûresini oku- yarak evinde bize akşam namazı kıldırdı. Bundan sonra, Ahiret âlemine alınıncaya kadar bir daha namaz kıldırmadı (241/2)Resûlullâh Aleyhisselâmdan, akşam namazında okurken en son dinlediğim, Vel'Mürselât sûresi idi.» demiştir. (242)
YANITLASİL
yuksel11 Temmuz 2023 14:08 Hz. Muhammed ve İslamiyet Asım Köksal cilt. 11.sy.41.
YANITLASİL
yuksel11 Temmuz 2023 14:10 Pergamberlik Hatemi:
Peygamberlik Hatemi; Peygamberimizin iki kürek kemiğinin ar and sal kürek kemiğinin ince tarafı yanında, yumulu avuç gibi ve de küçük taneciklere benzer bir takım benler olup (424) g
B-i Sa'd - Tabakat c. 2, s. 271
Belkiri Ensabüleşraf c. 1, s. 567
the-i Sa'd - Tabakat c. 2, s. 272, Kastalanî - Mevahibülledünniye c. 2, s. 40 (0) - Sa'd - Tabakat c. 1, s. 426, Ahmed b. Hanbel Müsned c. 5, s. 82, 8
Maxim-Sahih c. 4, s. 1824
YANITLASİL
yuksel11 Temmuz 2023 14:12 Peygamberlik Hatemi:
Peygamberlik Hatemi; Peygamberimizin iki kürek kemiğinin ara anda, sol kürek kemiğinin ince tarafı yanında, yumulu avuç gibi ve erinde küçük taneciklere benzer bir takım benler olup (424) g
- Sa'd- Tabakat c. 2, s. 271
(422) Belkatirt - Ensabülegraf c. 1, s. 567
In-1 Sa'd - Tabakat c. 2, s. 272, Kastalani - Mevahibülledünniye c. 2, 14 (C) The-i Sa'd - Tabakat c. 1, s. 426, Ahmed b. Hanbel Müsned c. 5, s. 22, Malim - Sahih c. 4, s. 1824
YANITLASİL
yuksel11 Temmuz 2023 14:16 Peygamberlik Hatemi:
Peygamberlik Hatemi; Peygamberimizin iki kürek kemiğinin arasında, sol kürek kemiğinin ince tarafı yanında, yumulu avuç gibi ve üzerinde küçük taneciklere benzer bir takım benler olup (424) gö
- Sa'd- Tabakat c. 2, s. 271
(422) Belkatirt - Ensabülegraf c. 1, s. 567
In-1 Sa'd - Tabakat c. 2, s. 272, Kastalani - Mevahibülledünniye c. 2, 14 (C) The-i Sa'd - Tabakat c. 1, s. 426, Ahmed b. Hanbel Müsned c. 5, s. 22, Malim - Sahih c. 4, s. 1824
YANITLASİL
yuksel11 Temmuz 2023 14:17 Hz. Muhammed ve İslamiyet Asım Köksal cilt. 11.sy.64,65.
YANITLASİL
yuksel11 Temmuz 2023 14:23 PEYGAMBERİMİZİN VEFATI
verçin yumurtası (425), gelin çadırının iri düğmesi büyüklüğünde (426) Üzerlerinde de, killar bitmişti. (427) Peygamberimizin ruhu alındığı zaman, bu Peygamberlik Hatemi kaldırılmıştı. (428) Hz. Muhammed ve İslamiyet Asım Köksal cilt 11.sy.65.
YANITLASİL
yuksel11 Temmuz 2023 14:27 Hz. Ebû Bekir'in Konuşması:
Hz. Ömer'den sonra, Hz. Ebû Bekir şöyle konuştu: Hamd olsun Allâh'a ki, ben, Ona hamd eder, gizli, açık her
de Ondan yardım dilerim. Gecede, gündüzde gelecek kötülüklerden de, Ona sığınırız. Şehadet ederim ki: Allâh'dan başka ilah yoktur. O, birdir. Onun eşi ve ortağı yoktur.
Yine şehâdet ederim ki: Muhammed Aleyhisselâm, Onun kulu ve Resûlüdür. Onu, Kıyametten önce hak ile Beşir ve Nezir olarak göndermiş
tir. Ona itâat eden, doğru yolu bulur, Ona isyan eden de, helak olur
(609)
Resûlullah Aleyhisselâm, önceki yılda şu durduğum yerde diki
Peygamber (s.a.) Efendimiz de "rükü ve secdesi olmayan din de hayır yoktur" buyurmuştur. Ruhu'l Beyan Kur'an Meali ve Tefsiri İsmail Hakkı Bursevi cilt. 22.sy.628.
Peygamber (s.a.) Efendimiz de "rükü ve secdesi olmayan din de hayır yoktur" buyurmuştur. Ruhu'l Beyan Kur'an Meali ve Tefsiri İsmail Hakkı Bursevi cilt. 22.sy.628.
Nezihi Ensari, babasının Said Nursî ile Mustafa. Kemal'i buluşturmasını ise şöyle anlattı: “Atatürk, babamdan kendisini Said Nursî ile buluşturmasını ister. Atatürk'ün bu isteğini Said Nursi'ye iletiyor babam. Said Nursî 8 saat görüşmek şartıyla kabul ediyor. Ve Atatürk, Said Nursî ve babam bir araya geliyorlar. Ülke meselelerinin konuşulduğu bu görüşmelerde Said Nursî, Atatürk'e şöyle nasihat
YANITLASİL
yuksel13 Temmuz 2023 05:43 eder: 'Namaz kıl, inançlarına sahip çık. Avrupa'nın yaşam tarzını, giyimini ve ahlâksızlığını getirme. Teknolojisini getir. İlmini getir. Sanatını getir.' Görüşmeler gayet samimi bir şekilde geçermiş. Atatürk'ün elinden bir çok hediye almış olan babam, 1974 yılında vefat etti. Babam vasiyetinde kesinlikle tören istemediğini, sadece tekbirlerle ve salâlarla uğurlanmak istediğini belirtmiştir."
YANITLASİL
yuksel13 Temmuz 2023 05:45 M. KEMAL'İN TALEBİNİ SAİD NURSî'YE BABAM İLETTİ
kabul ediyor" dedi.
O GÖRÜŞMEDE BABAM DA HAZIR
BULUNMUŞTU
04 Ocak 2011, Sali
Birinci Mecliste Mardin meb'usu olan Abdülgani Ensari'nin oğlu Nezih Ensari, Said Nursî ile M. Kemal arasındaki görüşmenin, babasının aracılığı ile gerçekleştiğini söyledi. Ensari, “Atatürk, buluşturmasını istiyor. Atatürk'ün bu isteğini Said Nursî'ye iletiyor babam. Said Nursî sekiz saat görüşmek şartıyla
Hz. Musâ (A.S.) Hakka kavuşunca Cenâb-ı Hak ona da ölümün
acısını sormuş, o da: Yarabbi, ölüm acısını sordunuz; Ölüm acısı bir değneğe geçi- rilmiş serçe kuşunun çektiği izdiraba benzer, ölmez ki, dinlensin, kur- tulamaz ki uçsun! -
Diğer bir kayda göre de: «Canlı bir koyunun derisini yüzerken du- yacağı acı gibi acıyor» demiştir. Bir hadis-i şerifte: «Ölüm: testere ile biçmekten, makasla doğ- ramaktan, kılıçla vurmaktan daha acıdır» buyurulmuştur. Resulü Ekremimiz (S.A.V.) bir gün bu konudan bahsederek yemin
etmiş ki: Ölüm Meleğini (Yani Azräili) görmek, kılıçla bin defa vurul maktan daha ağırdır.»> Yâni Azrâil'i görmekten hasıl olacak korkunun şiddeti kastolunmuş oluyor. Hz. İsa (A.S.): Havariyyûne:
- Cenab-ı Hakka duâ ediniz de sekerât-i mevtinizi kolay etsin. Diye tavsiye ederdi. Yani ölüm güçlüğü bildirilmiş oluyor. Hazreti Peygamberimiz demiş ki:
Cenab-1 Hak Azrâil'i canları almaya memur etti, onu en sonraya bırakacak, kendi canının alınmasını emredecek, Azrâil bu işin zorluğu-
nu görünce:
«Can acısının böyle zor olduğunu bilseydim kimsenin canımı ala- mazdım» diyecek.
Bazı kimseler Hazreti Peygamberden (S.A.V.) ölümün acisini sor-
«Derinin tüylerini eliyle çekerek yolmak gibidir» Diye cevap vermiş.
YANITLASİL
yuksel14 Temmuz 2023 09:05 Ganimet elden ele dolaşıp haksız yere zimmete tiği, emânet ganimet sayıdlığı, zekât fuzili bir borç say geç- lp verilmediği, erkek karısına itaat edip annesine isyan ettiği, dostana iyilik edip babasına eziyet ettiği, mescidlerde seslerin yükseldiği, ayak takımlarının başa geçtiği, şerrinden korkulduğu için kişiye ikram edildiği, içki içilip ipekli elbiseler giyildiğ, şarkı- a ve çalkıcı kadınların bulundurulduğu, sonra gelen nesil önce gelenleri kötülediği hallerdir. İşte bunlar yapıldığı zaman, insan- lar kızıl bir rüzgâr, zelzele, açlık, yemekte tatsızlık ve benzeri musibetleri beklesinler.» buyurmuştur. Yine rivayete göre Peygam ber aleyhi'-selâm Cebrail aleyhi's-selâm'a: «Ya Cebrail, benden son- ra yere inecek misin?» diye sordu. Cebrail aleyhi's-selâm: «Evet, âhir zamanda dört kerre ineceğim.» deyince, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, niçin ineceğini sordu. Cebrail: «Birincide kadın- lardan hayâyi, ikincide kazançlardan bereketi, üçüncüde hâkim- lerden adâleti, dördüncüde hâfızların göğüslerinden Kur'ânı kal- dırmak için geleceğim ve sonra bir daha gelmiyeceğim.» dedi.
Yine Tirmizi'nin Enes b. Mâlik (r.a.) den rivâyetinde Resûl-i Ekrem (S.A.V.): «Kiyâmete yakın karanlık gece kıtaları gibi fit- neler meydana gelecektir. Sabahtan mü'min olan akşama kâfir, akşamdan mü'min olan sabaha kafir çıkar. Bir çokları dinlerini feda ederler.» buyurmuştur
* Sehadet parmag ile orta parmagini igaret ederek: Benimle kıyamet arasında bu kadar zaman vardır.» buyurmuştur. Kıyame tin alametlerinden baʼzıları da büyük inşaatlar, mescidleri tezyin, emanete huyanet, igki ve bid'atlerin cogalması, kadınlarda hayann azalması, hakimlerden adaletin kalkması, bereketin azalması, şar kıcı kadınların çoğalması, hilekar adamların emin, emin adamla rin hâin tanınması, idare işlerinin ehil olmayan kimselere veril mesi, fitnenin zuhuru, kadınların çoğalması, erkeklerin azalması gibi hususlardır ki, bütün bunlar zamanımızda mevcud ve hepsi için sahih hadisler vârid olmuştur. Bunlardan ba'zıları: Müslim' in Enes b. Malik (r.a.) den rivayetinde, Resûl-i Ekrem (S.A.V.): في
YANITLASİL
yuksel14 Temmuz 2023 09:16 Ahiret Günü Abdülkadir el-Hac Mutlaku'r-Rahbavi Güven Matbaası 1970. sy. 36,39, Ahirete Giden Yol (KESF-US SUTUR) SÖNMEZ sy. 31.
Hiçliğini ve acziyetini idrâk edemeyip de kibir dâvâsına tutuşan niceleri, ilâhî gazaba uğramışlardır. Bel'âm gibiler ilimle, Kärun gibiler servetle, Firavun ve Hâmân gibiler makam ve mevki ile enâniyetin avucuna düştüler ve helâk oldular. Kur'an ve Sünnet İki Cihanda Rahmet Yuzaki sy. 267.
Hiçliğini ve acziyetini idrâk edemeyip de kibir dâvâsına tutuşan niceleri, ilâhî gazaba uğramışlardır. Bel'âm gibiler ilimle, Kärun gibiler servetle, Firavun ve Hâmân gibiler makam ve mevki ile enâniyetin avucuna düştüler ve helâk oldular. Kur'an ve Sünnet İki Cihanda Rahmet Yuzaki sy. 267.
Acaba faizi ki moduyor? Faizi, faizle kredi alan tüccar, sanayici ve her hangi bir iş adamı mı ödüyor, yoksa tüketici olanlar mı ödüyor? Mu- hakkakki faiz çoğunlukla halktan alınıp ödeniyor. Eğer kredi; yeme, iç me, giyinme, barınma ve gerekli eşyalar satın almak için alınmışsa fâiz, krediyi alandan çıkar ki bugün bu durumda olanlara teminatı olmadığı için zaten faizle para verilmez. Geriye ziraî, sınaî veya hizmet üreten züm- re kalıyor ki fâizcinin esas müşterisi bunlardır. Bunlar ürettikleri şey- lerin maloluş fiatlarına, hem ödedikleri ve hem de ilerde ödiyecekleri fâizi ilâve etmek zorunda kalırlar. Bu da elbetteki fiatları artıracaktır.
Üreticileri ikiye ayırabiliriz: a) Kredi almadan kendi imkânları ile iş çevirenler. Bunlar küçük üretici ve müstahsillerdir. b) İşlerini kredi ile yürütenler. Büyük kuruluşlar daha çok bu kısım içinde yer alırlar. Bu kısımda küçük üreticiler ve küçük kuruluşlar da vardır. Her kurulu- şun amacı hem varlığını sürdürmek ve hem de büyümektir. Bazan talep fazlalığı ve bazan da rekabet yüzünden kısa devrede gelişme istenilir. Bu sebeple de paraya ihtiyaç olur. Muntazaman kredi temin eden iş yerleri şartlar elverişli olduğunda kısa sürede büyürler. Piyasa aynı alanda en fazla üretim sağlıyan, kuruluş veya kuruluşların daha fazla etkisi al- tındadır.
dilen 7-Fâizin fiyatlara etkisi İslam İktisadinin Esasları Celal Yeniçeri sy. 263. Şamil Yayinevi
YANITLASİL
yuksel16 Temmuz 2023 08:21 C - BAZI MALLARA İHRAÇ YASAĞININ KONULMASI
Devlet bazı malların ihracını yasaklıyabilir. Buna harp yıllarında daha çok ihtiyaç duyulur. Bilhassa silâh ve silâh sanayiinde kullanılabi- lecek her türlü maddenin satışı yasaklanır. İbni Kudâme (541-620 H/1146- 1223 M); düşman tarafa, yol kesicilere, veya fitnecilere silâh satışı yasak- tir, diyor¹". Yasağa uyulmasından hisbe 134 teşkilâtı sorumlu olduğundan konu hisbe kitaplarında da yer almıştır. Meselâ İbni 'İvaz (ö. 696 H) ko- nuya değinirken şöyle der: «Harpte düşmanın işine yarıyacak olan her şeyin; harp malzemelerinin, malzeme yapımında kullanılması sebebiyle demirin, harpte yük ve binek vasıtası olarak kullanılan hayvanların ve muhariplerin işine yarıyacak elbiselerin satışına müsaade edilmez»> 135.
ihraç yasağı muhakkakki daha başka malları da kapsıyabilir. İslam Iktisadinin Esasları Celal Yeniçeri Şamil Yayinevi sy. 265.
Burada Hz. Ömer'in bir ön uyarısını nakletmek istiyoruz. Ab dürrezzak İbni Hemmâm'ın (ö. 211/826) Mûsannefinin iki yerin- de (VII, 330 ve XI, 412) Hz. Ömer; recm cezâsını, deccâli, havzı, kabir azâbını ve mü'minlerin cezâlarını çektikten sonra cehennemden çıkacaklarını inkar edecek, bunların olmadığını ve olmayacağın ileri sürecek birtakım insanların türeyeceğini söyleyerek ta o gün den müslümanları uyarmıştır. O halde bu konularda inkâra dayalı iddia sahipleri suçüstü (cürm-i meşhûd halinde) yakalandıkları bilmelidirler.
Yüzyılların adam sende yönetimlerinin deviet yapısında oluşturduğu yaraları iyileştirmek için, harcanacak çabaların en büyüğünü kuşkusuz bilim yolunda göstermemiz gerekir. (1921)
340
Gerçek ortaya çıkınca, yalan ortadan kalkar. (1924)
97
YANITLASİL
yuksel19 Temmuz 2023 09:47 Mustafa Kemal Atatürk ten Seçme Sözler İbrahim Şimşek sy. 97.
yırlıdır. Bunun içindir ki Resûl-i Ekrem başka bir rivayette: «Ölümü temenni etmeyin.» buyurmuştur. Hatta ölüler bir kerre şu cihana dönüp de bir şehådet getirecek kadar zaman hayatta kalmağı candan arzu ederler. Çünkü bu sayede ebedi azabdan kurtarmış olurlar.) Ancak ölüm döşeğine yatan mü'min'e rahmet melekleri gelip kendini cennet ile müjdelerler. İşte bu müjdeyi alan kimse o anda ölümü arzular. Çünkü bir an önce müjdelen. diği makâma ulaşmak ister. Kâfire de bu anda azâb melekleri ge lip cehennem ve azâbiyle korkuturlar. Elbette bu vaziyette o adam ölmeği sevmez. (Geri dönüp tövbe ederek iyi ameller işlemek is. ter fakat vakit geçmiş ve fırsat elden çıkmıştır.) İşte, Allahu Te âlâ da bu adamı sevmez.» buyurmuş ve ölümü sevip sevmeme- nin ölüm âni ile kayıtlı bulunduğunu beyan buyurmuştur. Yine Nesei'nin Ebû Hureyre (r.a)den rivâyetinde, Resûl-i Ekrem (S.A. V.): «Mü'min bir kula ölüm ânında rahmet melekleri beyaz bir ipek ile gelirler ve mü'minin ruhuna : «Sen râzı, Rabbın da sen- den râzı olduğu halde bu bedenden, gazabli olmayan Allâhu Tea- lâ'nı rahmetine ve huzuruna, çık.» derler. O rûh da misk gibi güzel bir koku ile bedenden ayrılır. Hatta o kadar güzel bir ko- kusu vardır ki melekler onu ellerinde dolaştıra dolaştıra gök ka- pılarına kadar giderler. Oradaki melekler de bu kokunun güzelli- ğinden bahseder ve nihâyet mü'minlerin ruhlarının toplu bulundu. ğu yere bu ruhu iletirler. Onlar ise bu rûhu görünce, yitiğini bulan bir insan gibi sevinirler ve : «Filancı ne oldu, ne yapıyor?» diye so- rarlar. İçlerinden ba'zıları da : «Bırakın onu o, bedenden yeni ay- rılmış, yorgundur; sorup durmayınız.» derler. Nihâyet kendisi ce- vap verir ve «Sorduğunuz adam öldü, size gelmedi mi?» der. Onlar da onun cehennem'e gittiğini anlarlar. Kâfir, ölüm döşeğine yattığı vakit azâb melekleri bir pala getirir ve : «Allah'ın gazabı üzerine olduğu ve sen de memnun olmadığın halde Allâh'ın azâ- bına gitmek üzere bu bedenden ayrıl.» derler. Lâşe gibi, pis bir koku saçarak bedenden ayrılır ve yerin kapısına götürülür. Orada- kiler: «Bu ne pis kokudur.» derler ve onu kâfirlerin ruhları ara- sina alırlar.» buyurdu. İşte böylece mü'min, ölümüne sevinir ve Allah'a ulaşmasını sever.
Rivâyete göre Rebâh'ın oğlu Bilal ölüm döşeğine yattığı vakit başı ucunda bulunan ailesi çığlık kopararak bir «Ah» çekdi. Bila âilesine bakarak «Ah deyip tasalanma,ne mutlu bana deyip sevin Zira ben şu anda iki divar arasında sıkışık durumdayım. Halbuk yarın dostlarım, Hz. Muhammed (S.A.V.) ve onu Ahiret Günü Abdülkadir el-Hac Mutlaku'r-Rahbavi Güven Matbaası 1970 sy. 11.
Ebû Leheb'in karısı Hz. Ebû Bekir'den Peygamberimizi sordu. (M.) 161:19. Mektup, 15. işâret
Fetih Sûresinin son âyeti Hz. Ebû Bekir'in en meşhur vasfina işâret ediyor. (L.) 36:7. Lem'a, 5. si. Hz. Ebû Bekir dinden dönen Necid halkını zîr ü zeber etti. (M.)
352:28. Mektup 6. mes. 1. nükte
Hz. Ebû Bekir halifeliğe daha layıktı. (L.) 28, 30:4. Lem'a 4. nük.
Hz. Ebû Bekir hicrette Peygamberimizin arkadaşıydı. (M.) 150,
Hz. Ebû Bekir niçin az hadis rivâyet etti? (M.) 132:19. Mektup,
10. işâret Hz. Ebû Bekir şahsî kemâlat ve verâset-i nübüvvet vazifesiyle
Hz. Ali'den daha fazîletliydi. (L.) 30:4. Lem'a, 4. nükte
Hz. Ebû Bekir Tebük Gazâsında Peygamberimizden duâ etme sini istedi. (M.) 124:19. Mektup, 8. işâret Hz. Ebû
Bekir, "Ya Rab! Vücudumu öyle büyüt ki, Cehennem de başkasına yer kalmasın" dedi. (E.L.) 2:121; (S.) 711:konf. Rıza'nın Hz. Ebû Bekir ile ilgili rüyâsı. (S.T.) 19:Parlak fıkralar FIHRIST/182
YANITLASİL
yuksel21 Temmuz 2023 22:49 Risale-i Nur Hz. Ebû Bekir'in meşrebini takip etmiş. (B.L.) 103 Şifler Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer'den uzaklaştıklarından ziyâna düşmüşler. (M.) 107:19. Mektup, 6. işâret
Şiflerin Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer'e düşmanlıklarının sebebi. (M.) 353:28. Mektup 6. mes. 1. nükte
Şiîlerin Hz.Ebû Bekir'e haksızlık isnat etmeleri, en büyük hak-
sızlıktır. (L.) 31:4. Lem'a, 4. nükte Taşların Hz. Ebû Bekir'in elinde tesbih etmesi. (M.) 133:19.
Mektup
ECEL (Bak:ömür) Dünyanın ecel-i fitrîsi. (S.) 489:29. Söz 4. esas, 1. mesele
Ecel genç ihtiyar ayırmıyor. (K.L.) 114.
Ecel gizlidir. (B.L.) 175.
Ecelin gizli olmasının hikmeti. (S.) 309, 317:24. Söz 3. dal 7. 8. asil; (L.) 213:25. Lem'a 13. devâ; (Ş.) 488:5. Şua; (Ş.) 546:
Herkesin dünyasının direği kendi hayatıdır. (E.L.) 2:68. Öldürülen kimsenin eceli. (S.) 139:13. Söz 2. makam Ömr-ü tabisi olanın ecel-i fitrisi vardır. (1.1.) 193; (S.) 488:29.
Söz 4. esa 1. mes
EDEB
Allah'a karşı edep nasıl olur? (L.) 59:11. Lem'a 7. nükte Çok edipler kâfiyenin hatını için edepte edepsizlik etmeye baş- ladılar.(Mh.) 79:2. maka, 1. mesele
FIHRIST/183
YANITLASİL
yuksel21 Temmuz 2023 22:50 Bir Hazinenin Anahtarı Risale-i Nur Kulliyati Fihrist ve İndeksi İsmail Mutlu sy. 182,183.
YANITLASİL
yuksel21 Temmuz 2023 22:53 Benden sonra hulefa, hulefadan sonra umera, umeradan sonra melikler, meliklerden sonra Cebabire, Cebabireden sonra ise Ehli Beytimden bir kimse gelir de, O yeryüzünü adaletle doldurur. Ondan sonra da "Kahtani" gelir. Beni gönderen Zata kasem ederim ki, O, diğerlerinden aşağı değildir. Ravi: Hz. Abdurrahman İbni Kays (r.a.) Sayfa: 518 / No: 4 Ramuz El-Ehadis
وَإِذَا غُدِرَ بِاَهْلِ الذِمَّةِ ظَهَرَ الْعَدُو (عدو الديلمي عن ابن عمر)
728- Fuhuş yaygınlaşınca deprem olur, hakimler zulmedince yağmur azalır, zimmet ehline zulüm reva görülünce düşman zahir olur.
YANITLASİL
yuksel21 Temmuz 2023 22:57 Ramuz ul Ehadis Hadis Ansiklopedisi Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi cilt. 1.sy.180.
YANITLASİL
Yorum Gönder Bu blogdaki popüler yayınlar İman Mayıs 04, 2023 DEVAMI ruhu l furkan tefsiri Şubat 13, 2021 DEVAMI hülasatü l beyan tefsiri Şubat 13, 2021 DEVAMI Blogger tarafından desteklenmektedir Tema resimleri Michael Elkan tarafından tasarlanmıştır
YUKSEL Vasiyet ve mustafa PROFİLİ ZİYARET EDİN Arşivleme Kötüye Kullanım Bildir
(Allâhumme innî es'elüke hayrel mes'eleti ve hayredduâi ve hay Fennecâḥi ve hayrel ameli hayressevâbi ve hayrel hayâti ve hayr memâti ve ve sebbitnî ve sakķil mevâzinî ve hakkik îmânî verfe' dere cetî ve takabbel šalâtî vağfir hatîetî. Ve es'elüked-derecâtil ulâ mine cenneti, âmîn.)
ـمَّ وتَقَبَّلْ حَسَنَاتِي وَ اَسْتَلُكَ الْعُلَى مِنَ الْجَنَّةِ (Allahumme innî es'elüke fevâtihel hayri cevâmiahu ve evvelehu ve âhirehu ve recâtil ulâ minel-cenneti. zâhirehu ve bâtinehu, ved ve havâtimehu
Allahumme inni es'elüke en tübârike li fi sem'i ve fi basari w ruhi ve fi halkî ve fi mahyâyi ve fî memâtî ve fî amelî. Allâhumme ve takabbel hasenâtî ve es'elükel-ulâ minel-cennet
YANITLASİL
yuksel21 Temmuz 2023 23:48 İMAN İLE İLGİLİ DUÂLAR
İmanla ölmek için bu duayı akşam sabah okumak icabeder. Çünkü insanın en büyük saadeti imanla ölmektir. En büyük devlet iman devletidir. Para dünyada insanın sermayesi olduğu gibi, iman da ahiretimizin sermayesidir.
Hele insanın son nefesi çok mühimdir. Kelime-i Şehadet ile öl- mek, imanı muhafaza ederek emaneti sağlam olarak Hakk'a teslim etmek, ne büyük bir mürüvvet ve ne mutlu bir devlettir. En büyük sermaye imandır. İşte bu duayı devamlı okuyan insan, Allah'ın emri ile imanla çene kapatacaktır. Allah cümlemize iman nasip eylesin, âmin.
YANITLASİL
yuksel21 Temmuz 2023 23:51 Mecmuatu'l Ahzab Büyük Dua Kitabı Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi Bahar Yayınları sy. 102.
9. Bir milletin idarecisi en alçakları olduğu, (Nitekim bu zama zaman dünyanın muhtelif devletlerinde görülebilen bir hâdisedir
10. Bir kişiye şerrinden korkularak hürmet edildiği.
11. Çeşitli isimlerle îmâl edilen içkilerin serbestçe içildiği.
12. İpek elbiselerin erkekler tarafından giyildiği,
13-14. Şarkıcı kadınlar ve çalgı aletlerine aláka arttığı, (Gre müzde sanat, bale, konser vb. adlar altında; bar, gazino ve benzer se lonlarda ve hatta radyo, televizyon gibi çeşitli mecralarda -maalesef- yaygın hâldedir.)
15. Bu ümmetin sonradan gelen nesilleri, önceden gelip ge çenlere lånet ettiği zaman, (Günümüzde bazı gâfillerin ecdading Osmanlı'ya ve geçmiş İslâm âlimlerine buğz etmesi gibi.)
İşte o zaman, (mü'minlerin ruhlarını kabzeden) kızıl rüzgân, re batışı veya domuz ve maymunlara çevrilmeyi, 110 zelzeleyi ve go ten taş yağmasını bekleyin.
Ondan sonra birbiri ardınca pek çok alâmet zuhûr eder ve bur lar, ipi kopan eski bir gerdanlığın ardı ardına düşen taneleri gibi br birini takip ederler. "111
Gaybı ancak Allah bilir. Herhalde bunlar, kıyameta plastika iyice artması neticesinde vukū bulacak alametlerdir.
YANITLASİL
yuksel24 Temmuz 2023 09:42 KIYAMET
Gaybı ancak Allah bilir. Herhalde bunlar, kıyamet yaklaştıkça şerrin iyice artması neticesinde vukū bulacak alametlerdir. Ebediyet Yolculuğu Ölüm /Kabir /Kıyamet ve Ötesi sy. 203,204.
Ankara Savaşı'ndan sonra yıkılacak olan Altinorda'nın devami Kırım Hanlığı olur. Geleneksel devletlerde kültürün etkisi baskındır. Osmanlı'da "Hanedan-ı Ali Osman" Osman Gazinin soyu "kut" yani Allah'tan dünyayı yönetme gücü
YANITLASİL
yuksel26 Temmuz 2023 04:26 almış, baht sahibi olarak kabul edilirdi. Bununla birlik- te Cengiz soyu da kut sahibi kabul edilir ve bu yüzden büyük önem taşırdı. Osmanlı'da erkek çocuk doğmasa, soy kesilse, taht Kırım Hanı'nın hakkıdır. Çünkü onların soyları da kutludur. Osmanlı kaynaklarında Cengiz soyu bu açıdan muteberdir. O kadar ki; tüm paşalar, krallar huzura çıktığı vakit Sultanın eteğini öperken; Kırım hanları el öpme hakkına sahiptiler. Fatih ile beraber Osmanlı'ya bağlanan Kırım Hanlığı; II. Viyana Kuşatması'nda vazi- felerini yerine getirmez ve duygusal bir sebepten ötürü düşmanın önünü kesmeyerek Osmanlı ordusunun iki ateş arasında kalmasına sebep olurlar.
Vazifeyi Terk Kendine ve İslam'a İhanettir
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın emrine rağmen Kırım Hanı; Leh ordularını durdurmaz ve geçişine izin verir. Vi- yana'yı fethetmeye yakın olan ordu arkadan beklenmedik bir baskın ile sarsılır ve iki ateş arasında kalır. Bu hadisenin etkisi bugün de devam etmektedir. Bozgundan sonrası Osmanlı, Kırım ve âlem-i İslam için duraklama, gerileme ve hayatta kalma mücadelesi olacaktır. Dün Osmanlı'ya şu ya da bu sebepten karşı duran, altını oyan hangi teşekkül varsa bugün Türkiye'den daha vahim halde; yok olma teh- likesiyle karşı karşıyadır. Gün; tekerrürü önleme, tarihten ilhamla aleme yeni bir nefes olma günüdür.
YANITLASİL
yuksel26 Temmuz 2023 04:29 Genç Ebedi Gençlik Dergisi Ocak 2018 sayı. 136. sy.43.
Namazı kasten, tenbelliği yüzünden terkeden, şiddetle, hattâ (vücu- dundan) kan çıkıncaya kadar döğülür ve namaz kılıncaya kadara hapsolu nur (1). Ramazan orucunu terkeden için de hüküm aynıdır. Namaz kılmayan ve oruç tutmayanlar öldürülmez; Ancak namazın veya orucun farz olduğu- nu inkâr eden veya bunlarla alay eden (kâfir olacağı için) öldürülür.
(1) Imam-ı Şafiî'ye göre, kasden namaz kılmayan kişi ceza olarak öldürülür. Imam-1 Maliki'ye göre ise kâfir olduğu için öldürülür. Bu cezalar namaz kılmayanın dünyaya ait cezasıdır. Ahirete gelince, eğer bu kişi Müslüman olarak ölürse namaz gibi önemli bir farzı terkettiğinden dolayı uzun ve ağır azablara müstehak olur. Peygamber Efendimiz, Kişi ile kâfir olmak arasında namazı terketmek vardır. (Kisi namazı terkedince kâfirliğe yaklaşmış olur) buyurmuştur. Nurul İzah ve Tercümesi Abdullah Aydın sy. 69.
ABD askeri müdahaleleri hegemonyacı vizyonunun görünen yüzüdür. Amerikan dış politikasında ve siyasasında, iş dünyasının ihtiyaçlarını, istila ve sömürgeleş- tirme yerine diplomasi yoluyla gerçekleştirilen hegemonik ilişkiler ağı içinde sağ lamak esas olmuştur. Dış ve uluslararası kurumsal düzenlemeler hegemon devlet gücünün de yardımıyla, mübadele ilişkilerindeki eşitsizlikleri hegemon gücün yara- rına sürdürmek üzere kullanılmaktadır. Serbest ticaret ve dışa açık sermaye piyasa- ları, liberal dünya içindeki ticaret, üretim, hizmet ve finans sektörlerine hakim olan gelişmiş ülkelerde üslenen sermaye güçlerinin çıkarına hizmet eden başlıca araçlar haline gelmişlerdir. Dolayısıyla, ABD'nin (ve daha az ölçüde Avrupa'nın) gücünü ar- kasına alan IMF ve DTÖ gibi örgütlerin kurumsal baskılarıyla tüm dünya piyasala- rını dışa açılmaya zorlamak, korumacı duvarlarını yıkmak istemeyen ülkelere de kendi devasa pazarını kapamak hegemonyanın başlıca aracı haline dönüşmüştür. Geleceğe umutla bakan ülkelerin "demokratik" programlar çerçevesinde umutları sönmekte ve ülkeler gizli ya da açık işgale uğramaktadır. Yeni işgal süreci günü- müzde tankla, topla, tüfekle değil içi para dolu bond çantalar, siyah takım elbiseler- le ile gerçekleştirilmektedir. Yumuşak güç diye tanımlanan bu sürece dünya geneli- ne yayılmış binlerce sivil toplum kurumunun katkısı çok önemli yer tutmaktadır.
Serge Guilbaut, How New York Stole the Idea of Modern Art, Çev. A. Goldhammer, University of Chicago Press, (Chicago, 1985), 53.
-47-
YANITLASİL
yuksel29 Temmuz 2023 05:16 Bellfsizlik talllamen yok edilemez, sadece ortam nakkinda degerehe yapı- labilir ve sonra belki yönetilebilir. İstihbarat analizcilerinin işi ile ilgili gittikçe açıl hale gelinen aşama analitik görevler artık ikazdan (özellikle taktik ikaz) daha stra tejik ve sırlarla ilgilenmeye kaymaktadır. Analiz işine bilginin bittiği ve belirsizliğin kaçınılmaz olduğu yerden başlanır. Konunun anlaşılması için Carl Von Clausewit ile daha az bilinen çağdaş stratejist Antonie Hneri Baron de Jomini'nin istihbara anlayışları Tablo 3'de karşılaştırılmıştır. Jomini'ye göre, strateji belirli çözümler olan problemler serisidir ve matematiksel mantık stratejinin temel prensiplerinde çıkarılabilir55. Clausewitz'e göre tahmin edilemez olaylar savaşta kaçınılmazdır v muharebeler bu belirsizliği azaltır. Savaş, olasılıkların, iyi ve kötü şansın bir arac oynandığı bir kumardır56. Clausewitz'e göre belirsizlik ancak yönetilebilir ama ye edilemez. Savaş ve istihbarat üzerinde büyük bir sis vardır. Jomini'ye göre çoğu d ğerlendirmeler mümkün olan en iyi öngörüyü veya temel kanaatleri yansıtır. Or ya konan alternatif sonuçlar içinde en olası olanıdır. Yani mesela birkaç olası değ lendirme içinde analitik olarak en olası olanı bulmaktır. Clausewitz ise üç pren ortaya koyar. İlki emin olmak ve olasılık farklıdır, düşük olasılıkla olsa bile bazı doğru olabilir. Güven kadar bilginin içeriği de önemlidir
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
YanıtlaSilBismillahirrahmanirrahim
Elhamdülillah
Allahuekber
Subhanallah
Allahümmesallialaseyyidinamuhammed
Sallaahualeyhivesellem
Estagfirullah
Bu parça Allun ve Elmas ile yazılşa Liyakaki var
YanıtlaSilEvet sâbıkan bahsi geçmiş: Avucunda küçük taşların Surriyla aym وَمَا رَمَيْتَ إِذْ رَمَيْتَ zikir ve tesbih etmesi avucunda, küçücük taş ve toprak, düşmana top ve gülle وَانْشَقَّ الْقَمَرُ hükmünde onları inhizama sevk etmesi nas
sı ile aynı avucunun parmağıyla kameri iki parça etmesi ve aynı el, çeşme gibi on parmağından suyun akması ve bir orduya içirmesi ve aynı el, hastalara ve yaralıla ra şifa olması, elbette o mübarek el, ne kadar hârika bir mu'cize-i kudret-i İlahiye olduğunu gösterir.
Güya ahbap içinde o elin avucu küçük bir zikirhane-i Sübhanîdir ki küçücük taşlar dahi içine girse zikir ve tesbih ederler.
Ve a'daya karşı küçücük bir cephane-i Rabbanîdir ki
içine taş ve toprak girse gülle ve bomba olur. Ve yaralılar ve hastalara karşı küçücük bir eczahane-i Rahmanîdir ki hangi derde temas etse derman olur.
Ve celal ile kalktığı vakit, kameri parçalayıp kab-ı kavseyn şeklini verir. Ve cemal ile döndüğü vakit, âb-ı kevser akıtan on musluklu bir çeşme-i rahmet hükmüne girer.
Acaba böyle bir zatın bir tek eli, böyle acib mu'cizata mazhar ve medar olsa o zatın Hâlık-1 kâinat yanında ne kadar makbul olduğu ve davasında ne kadar sadık bulun duğu ve o el ile biat edenler, ne kadar bahtiyar olacakları, bedahet derecesinde anlaşılmaz mı?
٢٧٢٩ - العِلْمُ خَيْرٌ مِنَ الْعَمَلِ وَمُلَاكُ الدِّينِ الْوَرَعُ وَالْعَالِمُ مَنْ يَعْمَلُ
YanıtlaSilبِالْعِلْمِ وَإِنْ كَانَ قَلِيلا (ابو الشيخ عن عبادة)
2729- Şeriat ilimleri amelden daha hayırlıdır. Dinin ana temeli haramlardan sakınmaktır. Alim, ilmi az olsa da ilmiyle amel edendir.
۲۷۳۰ - اَلْعِلْمُ اَفْضَلُ مِنَ الْعِبَادَة وَمَلَاكُ الدِّينِ الْوَرَعُ (الخطيب عـــن ابـــن
عباس)
2730- İlim tahsil etmek, ibadetten daha hayırlıdır. Dinin özü, ana temeli haramlardan ve şüpheli şeylerden kaçınmaktır.
Halkın içinde Allah'dan en uzak olan iki kimsedir: Birincisi, umeranın meclisinde oturur da zulme ait sözlerinde onları tasdik eder. Diğeri ise çocukların muallimidir. Fakat onların hepsini aynı derecede eşit tutmaz. Ve yetimin hakkı hususunda Allah'dan korkmaz.
YanıtlaSilRavi: Hz. Ebû Ümâme (r.a.).
Sayfa: 7 / No: 8
Ramuz El-Ehadis
YANITLASİL
yuksel10 Mayıs 2023 00:40
٢٧١٤ - اَلْعِدَةُ دَيْنٌ وَيْلٌ لِمَنْ وَعَدَ ثُمَّ أَحْلَفَ وَيْلٌ لِمَنْ وَعَدَ ثُمَّ وَيْلٌ لِمَنْ وَعَدَ ثُمَّ اَحْلَفَ (ض ط والديلمي وابن عساكر عن على) *
أَخْلَف
YANITLASİL
yuksel10 Mayıs 2023 00:42
2714- Söz vermek bir borçtur. Söz verip yapmayanın vay haline! Söz verip yapmayanın vay haline! Söz verip sözünde durmayanın vay haline!
TEMEL İSTİHBARAT L J
YanıtlaSilTOPLAMA-ANALIZ VE OPERASYONLAR
PROF. DR. SAİT YILMAZ
Modern dünyanın çelişkisi, algılarımızı yöneten arka plan içinden gerçekleri nasıl yorumladığımızdır. Uluslararası ilişkiler, TV'de ya da diğer medya unsurla- rinda resimlerini gördüğünüz gülümseyen lider yüzlerinin el sıkışmasıyla değil, geri planda devam eden istihbarat savaşları ile şekillenmektedir. Ülkeler arasında uzun bir süredir devam edegelen örtülü operasyonlar, propaganda ve psikolojik savaş yöntemlerinin vardıkları safha, bu liderlerin yaptıkları pazarlıklar, zorlayıcı ve gizli diplomasi tekniklerine temel teşkil eder. Örneğin siz bu satırları okurken,
* Irak'ın kuzeyinde uzun süredir Barzani ve YPG/PKK'nın CIA, DGSE, MI6 ve BND tarafından silahlandırılması,
YANITLASİL
yuksel11 Mayıs 2023 01:32
*CIA ve DIA'nın Suriye ve Irak'ta kendileri için Savaşacak ver *İngiliz GCHQ ve İsrail istihbaratının Mısır istihbaratını desteklemek için Sina Çölü'nde devam eden faaliyetleri,
*Fransız DGSE ajanlarının Libya'da devam eden operasyonları, *Pakistan istihbaratının (ISI) Afganistan'da Taliban ile müşterek çalışması,
* İran ve Taliban arasında gelişen ilişkiler,
*Kazakistan'da artan ajan, danışman, istihbarat şirketi trafiği, * İngiliz istihbaratında son yıllarda artan Rusya üzerine analizci eleman patla-
masi,
* ABD'nin Ukrayna'da Rus tipi gizli operasyonlara başlaması, önümüzdeki günlerin yeni savaşlarının, barış planlarının, güvenlik politikalarının, silah satışla- rının habercileridir. Bunlar hakkında durum farkındalığı olmadan sadece medya haberlerini yorumlayarak, resmi görmek mümkün değildir. Bu yüzden, komplo teorileri ve dezenformasyonun yoğun olduğu bu güvenlik ortamında "algı yöneti- mi" ile halklar yönlendiriliyor dersek yanlış olmaz.
Bu kitap ile istihbarat dünyasının yaşamakta olduğu tüm değişimleri gelenek- selden bugüne ve geleceğe doğru açıklama gayretinde bulunurken, eserin özel- likle başvuru kaynağı olmasına çalışılmıştır.
YANITLASİL
yuksel11 Mayıs 2023 01:36
Temel duşunceye göre bil is bigbee dial uzaktan algilana ce cisimler bulundukları herhangi bir yerde denetlenebilir. Özel EMF chazya sal Güvenlik Teşkilatı, kripto-şifre çözücüleri ile (EEG'lerden) üretilen pot ri uzaktan okumaya çalışmaktadır. Bunlar bir kişinin beyin durumlarına ve d celerine kodlanacak ve bu durumda kişi, uzak bir mesafeden denetlenebilec NSA personeli, elektromanyetik tarama ağı ile seçtiği ülkedeki herhangi bir sp günde 24 saat takip etmeyi hedeflemektedir. Bu yöntemle ulusal güvenlik a olarak, binlerce insanın kişisel beyin haritalarını kaydedilip, şifrelenecektir. B ronik gözetim amacıyla, beynin konuşma merkezindeki elektrik faaliyetleri, he kişinin sözlü düşüncelerine çevrilecek, kulak devre dışı bırakılarak ve ses habe leşmesinin doğrudan beyne gitmesi sağlanarak, uzaktan nöral denetim yolu ile relenmiş işaretler, beynin işitme korteksine gönderilecektir. Bu yöntemin, paranoid şizofreninin karakteristiği olan işitsel halusinasyonları taklit ederek, hedef şahısla rın gizli olarak gücünü yok etmek için kullanabileceği değerlendirilmektedir. Uzak tan Nöral Denetim gözleri ve optik sinirleri devre dışı bırakarak, doğrudan görse kortekse görüntü gönderebilir. NSA'ya göre, beynin programlama gayesi için, göze tim altındaki kişi REM uykusunda iken, onun beynine gizlice görüntü yerleştirmek için ajanlar kullanılmalıdır. İki yönlü elektronik Beyin bağlantısı CIA ve NSA perso neli için esas haberleşme sistemi haline gelecektir
102, KORUIN. NSA Echelon'un da ciddi teknik sorunları olduğunu açıklamıştır. İnternet ileti- her zaman istenildiği kadar kolay bir biçimde yakalanamamaktadır. Fiber- optik iletimler (çok büyük hacimli sayısal veriyi ışık sinyalleriyle iletme) çok daha Hyük zorluklar çıkarmaktadır. Rastgele yakalanmış iletişimin anlamlı bir biçimde fi ve çözümlenmesinin çok büyük bir iş olduğu görülmektedir. Ancak, Sun Microsystems'in şifreleme uzmanı Whitfield Diffie, NSA'nın yukarıdaki sorunlar ile İşçili açıklamalarının yalnızca kendi çıkarlarına hizmet eden bir aldatmaca olabile- ceğini söylemektedir; "Ajansın bizi inandırmak istediği şey, internetin kendileri için çok karmaşık olduğu; trafiğin çok fazla olduğu ve istedikleri şeyi bulamadıklarıdır. Hedeflerinin, onların sorunları olduğuna inanması NSA'nın işine gelir. Bu, onların so- runları olmadığı anlamına gelmez; ama bu korkunç istihbaratçıların söylediklerini kuşkuyla karşılamak gerekir553".
YanıtlaSilYANITLASİL
yuksel13 Mayıs 2023 04:53
Dinleme ve takibe alınan konuşmalarda şu kelimeler ile ilgili konuşmalar oto-
C'de
ak katk
le yakla
alılar
sisteme
ntalya, ik kayda geçmektedir; ETA, IRA, PKK, enformasyon, terörizm, gerilla, patlama, sayar, nükleer silahlar, patlayıcılar, silahlar, suikastlar, uzi, teflon mermiler, ma- ar, uranyum, napalm, nükleer, el bombası, gizli servis, terör, özgürlük, internet venliği, güvenli internet bağlantıları, 003, audiotel, kimlik, endüstriyel casusluk, mens, Shell, ELF, 2600 dergisi, Time, hilal, cihad, müezzin, KLM, elektronik banka saplar, market, visa, külçe altın, intemet, underground, password, NATO, NASA, FB Beyaz Saray, IMF, MİT, JITEM, seks, Monica, fetiş, klon, Armani, Yasemin, mısır çi- Ninja, top Secret, GSM, AT&T (Amerikan telefon şirketi), yasa, Zen, Marx, Fukuyama, George Soros, pikrik asit, gümüş, kömür, sülfür, nitroselüloz, kokain.
Ve sakkıl mizânehu. Yâni:
YanıtlaSil- Ey Allah'ım, Sen, Muhammed (S.A.V.) in mizanını, sevab te razisini ağırlaştır. (Yâni, ümmetinin mizanlarını ağır eyle. Kendi m zanı ağır gelmiş gibi onu sevindir, öğünçlü kıl.)
Ve eblic hüccetehu. Yâni:
Ey Allah'ım, Sen, Muhammed (S.A.V.) in nübüvvetinin hữc- cetini ve yüce mûcizesi olan Kur'ân-ı Kerîmi çok çok açık eyle. Yâni o Kur'ân-ı Azîm'in şeriat hükümlerini Kıyamet Günü'ne kadar, bü tün yüzyıllar ve çağlar boyunca, bütün bölgelerde, yedi iklim dör. bucakta daim ve bâki ve sâbit eyle.
(Bâzı nüshalarda «eblic»> yerine «eflic» yazılmıştır.) Ve azhir milletehu. Yâni:
Allah'ım, Sen, O Muhammed (S.A.V.) in dinini bütün dinlerin üzerine ve milleti olan İslâm milletini bütün milletler üzerine Kıya- met'e kadar daima ziyade, daima zâhir ve âşikâr ve galip
Kara Davud
Delail i Hayrat Şerhi
sy 768.
EĞERSİZ ATA BİNEN TEZ İNER: Sağlam temellere oturmayan bir işe bel bağlayan, değersiz insanlara güvenen kişi pek çabuk hayal kırıklığına uğrar.
YanıtlaSilEĞRİ BACANIN DUMANI DOĞRU ÇIKAR: Hiç kimse. veya hiçbir şey için görünüşüne göre hüküm vermemek gerekir. Çünkü çoğu zaman görünüş aldatıcıdır.
EĞRİ OTUR, DOĞRU SÖYLE: Hal ve hareketlerinde dai- ma saygılı ve alçak gönüllü ol, çıkarın ne olursa olsun, kimseye yalan söyleme.
EKMEĞİNİ KATIĞINA DENK EDEN HİÇBİR ZA- MAN AÇ KALMAZ: Daima ölçülü, hesaplı hareket eden in- san sonunda güç ve muhtaç durumlara düşmez.
EL ELDEN ÜSTÜNDÜR: Hünerin sınırı olmaz. Bir şeyin en iyisini yaptığına inanan insan, günün birinde kendisinden da- ha üstün ve başarılı olan birilerinin çıkabileceğini unutmamalıdır.
EL İÇİN KUYU KAZAN İBTİDA KENDİ DÜŞER: Başkalarının kötülüğünü düşünenler; bunun için birtakım yalan-
133
SÜNNETTEN ÖLÇÜLER
YanıtlaSilPUTA MÜSAMAHA OLMAZ
Hicri 9. yılda Tebuk Seferi dönüşünde Medine'ye gelen Sakif kabilesi elçileri, Medi- ne'de kaldıkları süre içinde mescidde Hz. Peygamberin yakın alakasına mazhar ol- muşlardı. Sonunda müslü- man oldular. İslâm'ı öğrendi- ler. Ancak arkalarında bi- raktiklan kabilelerinin, ken- dilerini anlayışla karşılaya- caklarından kuşkuluydular. Hz. Peygamber'den ilginç is- teklerde bulundular. Bunlar arasında bir-iki tanesi vardı ki gerçekten pek dikkat çeki- ciydi. Dediler ki:
- Bizi namaz kılmaktan muaf tut?.. Hz. Peygamberin cevabı çok kesindi:
-"Namazsız dinde hayır yoktur."
Pek tabii, namazsız din- darlıkta da hayr olmazdı.
- Kabilemiz dışından biri- ni bize âmir tayin etme! dedi- ler. Hz. Peygamber, kabul buyurdu. İçlerinde bulunan ve yaşça en küçükleri olan ve fakat Islam'ı öğrenmekte pek gayretli davranan Osman Bin Ebi'l-As't onlara imam ve vall yaptı.
- Lat putumuza üç yıl do
kunmal dediler. Hz. Peygam
Der kabul etmedi.
Yine kabul etmedi.
- Bir yıl dokunmal dediler, Hz. Peygamber bunu da ka bul etmedi.
- Biz döndükten sonra bir ay olsun bizimle kalsın, dedi ler. Resûl-i Ekrem Efendimiz onu da kabul etmedi. Lata süre tanımadı. Putlara mü samaha olunamayacağını ortaya koydu. Tevhid yur- dunda putun ne işi vardı?... Yeniden şekillenen İslâm yurdunda puta yer yoktu. Efendimizin kararlılığını gö rünce;
- Bäri onu bize, kendi elle- rimizle kırdırtma. Onun yı kım işini sen üstlen dediler
Hz. Peygamber:
- "Olur, ben onu ortadan kaldırtırım" buyurdu.
Elçilerin Medine'den ayrı- hışından iki-üç gün sonra Hz. Peygamber, Ebu Sufyan ile yine bir Sakifli olan Mugire bin Şu'be'yi Lat'ı ortadan kaldırmakla görevlendirdi. Onlar da bunu büyük bir gösteri halinde, bütün Sakif halkının gözü önünde parça- layıp yok ettiler.
Latların. Uzza'ların sonu
hep aynıydı. Belki sadece gü
no ve saatı farklıydı... (Bk. Ibn
Üçüncüsü yalan sözdür. Yalan konuşmanın veya yalan şahitliğin en büyük günah lardan sayılması dikkate değerdir. Bu konu, daha çok dünya hayatı, sosyal düzen ve insan hakları ile ilgilidir. Bilindiği üzere yalan, hak hukuk mefhumunu ortadan kaldırmakta, haramı helal, helâli haram yapmaktadır. Ama aynı zamanda al ve can kaybına da sebep olmakta, sosyal düzeni bozmakta, insanlar arasındaki güven ve itimadı kaldırmaktadır. Binäenaleyh dünya düzeni ve sosyal hayat açısından en büyük felaketlere sebep olan suç, yalandır.
YanıtlaSilBediüzzaman Said Nursî ve Hayru'l-Halefi Ahmed Hüsrev Altınbaşak
YanıtlaSil2. Şuâ: Tevhid ve iman hakikatinin üç büyük meyvesi, üç büyük muktezisi ve üç büyük alametini ders veren gayet kıymetdâr bir risaledir. Bu risalenin kıymeti hakkında Üstad şöyle der: "Bu risale benim nazarımda çok mühimdir. Çün kü içinde çok mühim ve ince olan esrar-i imaniye inkişaf ediyor. Bu risaleyi anlayarak okuyan adam imanını kurtarır inşaallah."80
YANITLASİL
yuksel25 Haziran 2023 06:03
804. Osmanlıca Şuâlar-1, s. 3
Eskişehir Hapsinde Telif Edilen Eserler
27.Lem'a
28.Lem'a
29.Lem'a.
30.Lem'a
1.sua
2.sua.
Bediüzzaman Said Nursî ve Hayru'l-Halefi Ahmed Hüsrev Altınbaşak
ilk defa yayınlanan orijinal mektuplar ışığında
Hayrat Vakfı ilmi araştırma heyeti
cilt. 2. sy. 584,585,586.
Başlangıcı olan ama sonu olmayan iki şey nedir?
YanıtlaSilCehennem, Cennet.
Cehennem in sonu yoktur.
Cennetinde Sonu yoktur.
Cehennem kafirler ve münafıklar sonsuza kadar kalacaklardır.
Cennette muminler sonsuza kadar kalacaklardır.
1
YanıtlaSil42 Hakkı batilla karıştırıp onu bile bile gizleme-
yin.
42 Hakkın batilla karıştırılması, gerçeğin tah- rif edilerek anlaşılmaz bir hâle getirilmesi veya anlaşılır olsa bile, gerçekten uzak bir manaya so- kulmasından ibarettir. Daha açık bir ifadeyle, de- lil üzerinde sahtekârlık yaparak yanlış hüküm çı- karılmasını sağlamaktır.
YANITLASİL
yuksel7 Temmuz 2023 08:31
Kur'an-ı Kerim
Meal ve Tefsiri
Talat Kocyigit
cilt 1.sy.122.
YANITLASİL
yuksel7 Temmuz 2023 08:33
Bakara Suresi 42.ayet.
YANITLASİL
yuksel7 Temmuz 2023 08:46
Hakkın batilla karıştırılması, onun gizlenmesi ve başkaları tarafından bilinip anlasilmamasi gayesine matuftur.
Bakara Suresi
42. ayet.
Kur'an - i Kerim
Meal ve Tefsiri
Talat Kocyigit
. 1.sy.123.
YANITLASİL
yuksel7 Temmuz 2023 08:53
ma'tuf. 1.Egilmis,yönelmiş, meyletmis.
2.Birine isnat olunmuş, yöneltilmiş.
Osmanlı Türkçesi Sözlüğü
Prof Dr İsmail Parlatır
Yargı Yayinevi
sy. 1023.
YANITLASİL
yuksel7 Temmuz 2023 08:59
İsnad.
1.Bir düşünceyi, bir konuyu bir kişi veya bir sebebe dayandirma, yükleme, atfetme. 2.mec.Karacilik,iftira.
Osmanlı Türkçesi Sözlüğü
Prof Dr İsmail Parlatır
Yargı Yayinevi
sy. 767.
42-Kendiniz bilip dururken Hakkı baatila karıştırıb da gerçeği gizlemeyin.
YanıtlaSilBakara Suresi 42.ayet.
Kur'an - i Hakim
Meali Kerim
Balıkesirli
Hasan Basri Çantay
cilt. 1.sy.21.
Sahibinden rivâyete veya hadiselerin inkişafına bağlı olu rekir. Bu k Onun için bazen bir hâdise karşısında, Kur'ân'ın âyetlerinden zamana kadar hissetmediğiniz bir mana anlarsınız ve o anda âyet, o hâdise için nazil olmuş sanırsınız ki, bu da Kur'ân'in garip yönlerindendir. Tercümede bunlar verilemeyeceğinden zayi olu Bu cümleden olmak üzere, öte yandan âyetlerin bir muhkem olanları, bir de müteşabih olanları vardır. Bir âyette hem muhkem hem müteşabih yönlerin birleşmesi de olur. Müteşabih âyetler "Onun tevilini ancak Allah bilir" (Bakara, 2/7) olduğundan, bun da tercüme kesinleştirilemeyeceği gibi, tefsir ve tevil de kesinle tirilemez. Aynı şekilde bunlar için bir meâl de gösterilemez. Ols olsa aynı lafızların korunmasıyla duyulabildiği kadar kapalı bir mefhuma işaret olunabilir ki, bu nokta çok tehlikelidir.
YanıtlaSilKur'an - i Kerim Meali
Elmalili Hamdi Yazır
Yediler
Sentez Yayinevi
Yalanın dostu, gerçeğin düşmanı çoktur." Emile de Girardin
YanıtlaSil"Yalanın faydası bir kere içindir, gerçeğin ise sonsuzdur." Denis Diderot
9871
in
YALNIZLIK ÜZERİNE:
988] "Kötü kimselerle görüşüp buluşmaktansa yalnız kalmayı
tercih ediniz."
■Cuthbert Collingwood
YANITLASİL
yuksel11 Temmuz 2023 06:43
Cümle Kapısından
Kalbe Girmek
Öğütler ve Düşünceler
Erkam Yayınları
sy. 293.
PEYGAMBERİMİZİN VEFATI
YanıtlaSilHz. Abbas'ın zevcesi Ümmülfadl bint-i Hâris «Resûlullah Aleyhis- selâm, elbisesini giyinmiş olduğu halde, (Vel'Mürselât) sûresini oku- yarak evinde bize akşam namazı kıldırdı. Bundan sonra, Ahiret âlemine alınıncaya kadar bir daha namaz kıldırmadı (241/2)Resûlullâh Aleyhisselâmdan, akşam namazında okurken en son dinlediğim, Vel'Mürselât sûresi idi.» demiştir. (242)
YANITLASİL
yuksel11 Temmuz 2023 14:08
Hz. Muhammed ve İslamiyet
Asım Köksal
cilt. 11.sy.41.
YANITLASİL
yuksel11 Temmuz 2023 14:10
Pergamberlik Hatemi:
Peygamberlik Hatemi; Peygamberimizin iki kürek kemiğinin ar and sal kürek kemiğinin ince tarafı yanında, yumulu avuç gibi ve de küçük taneciklere benzer bir takım benler olup (424) g
B-i Sa'd - Tabakat c. 2, s. 271
Belkiri Ensabüleşraf c. 1, s. 567
the-i Sa'd - Tabakat c. 2, s. 272, Kastalanî - Mevahibülledünniye c. 2, s. 40 (0) - Sa'd - Tabakat c. 1, s. 426, Ahmed b. Hanbel Müsned c. 5, s. 82, 8
Maxim-Sahih c. 4, s. 1824
YANITLASİL
yuksel11 Temmuz 2023 14:12
Peygamberlik Hatemi:
Peygamberlik Hatemi; Peygamberimizin iki kürek kemiğinin ara anda, sol kürek kemiğinin ince tarafı yanında, yumulu avuç gibi ve erinde küçük taneciklere benzer bir takım benler olup (424) g
- Sa'd- Tabakat c. 2, s. 271
(422) Belkatirt - Ensabülegraf c. 1, s. 567
In-1 Sa'd - Tabakat c. 2, s. 272, Kastalani - Mevahibülledünniye c. 2, 14 (C) The-i Sa'd - Tabakat c. 1, s. 426, Ahmed b. Hanbel Müsned c. 5, s. 22, Malim - Sahih c. 4, s. 1824
YANITLASİL
yuksel11 Temmuz 2023 14:16
Peygamberlik Hatemi:
Peygamberlik Hatemi; Peygamberimizin iki kürek kemiğinin arasında, sol kürek kemiğinin ince tarafı yanında, yumulu avuç gibi ve üzerinde küçük taneciklere benzer bir takım benler olup (424) gö
- Sa'd- Tabakat c. 2, s. 271
(422) Belkatirt - Ensabülegraf c. 1, s. 567
In-1 Sa'd - Tabakat c. 2, s. 272, Kastalani - Mevahibülledünniye c. 2, 14 (C) The-i Sa'd - Tabakat c. 1, s. 426, Ahmed b. Hanbel Müsned c. 5, s. 22, Malim - Sahih c. 4, s. 1824
YANITLASİL
yuksel11 Temmuz 2023 14:17
Hz. Muhammed ve İslamiyet
Asım Köksal
cilt. 11.sy.64,65.
YANITLASİL
yuksel11 Temmuz 2023 14:23
PEYGAMBERİMİZİN VEFATI
verçin yumurtası (425), gelin çadırının iri düğmesi büyüklüğünde (426) Üzerlerinde de, killar bitmişti. (427) Peygamberimizin ruhu alındığı zaman, bu Peygamberlik Hatemi kaldırılmıştı. (428)
Hz. Muhammed ve İslamiyet
Asım Köksal
cilt 11.sy.65.
YANITLASİL
yuksel11 Temmuz 2023 14:27
Hz. Ebû Bekir'in Konuşması:
Hz. Ömer'den sonra, Hz. Ebû Bekir şöyle konuştu: Hamd olsun Allâh'a ki, ben, Ona hamd eder, gizli, açık her
de Ondan yardım dilerim. Gecede, gündüzde gelecek kötülüklerden de, Ona sığınırız. Şehadet ederim ki: Allâh'dan başka ilah yoktur. O, birdir. Onun eşi ve ortağı yoktur.
Yine şehâdet ederim ki: Muhammed Aleyhisselâm, Onun kulu ve Resûlüdür. Onu, Kıyametten önce hak ile Beşir ve Nezir olarak göndermiş
tir. Ona itâat eden, doğru yolu bulur, Ona isyan eden de, helak olur
(609)
Resûlullah Aleyhisselâm, önceki yılda şu durduğum yerde diki
Peygamber (s.a.) Efendimiz de "rükü ve secdesi olmayan din de hayır yoktur" buyurmuştur.
YanıtlaSilRuhu'l Beyan
Kur'an Meali ve Tefsiri
İsmail Hakkı Bursevi
cilt. 22.sy.628.
Peygamber (s.a.) Efendimiz de "rükü ve secdesi olmayan din de hayır yoktur" buyurmuştur.
YanıtlaSilRuhu'l Beyan
Kur'an Meali ve Tefsiri
İsmail Hakkı Bursevi
cilt. 22.sy.628.
Nezihi Ensari, babasının Said Nursî ile Mustafa. Kemal'i buluşturmasını ise şöyle anlattı: “Atatürk, babamdan kendisini Said Nursî ile buluşturmasını ister. Atatürk'ün bu isteğini Said Nursi'ye iletiyor babam. Said Nursî 8 saat görüşmek şartıyla kabul ediyor. Ve Atatürk, Said Nursî ve babam bir araya geliyorlar. Ülke meselelerinin konuşulduğu bu görüşmelerde Said Nursî, Atatürk'e şöyle nasihat
YanıtlaSilYANITLASİL
yuksel13 Temmuz 2023 05:43
eder: 'Namaz kıl, inançlarına sahip çık. Avrupa'nın yaşam tarzını, giyimini ve ahlâksızlığını getirme. Teknolojisini getir. İlmini getir. Sanatını getir.' Görüşmeler gayet samimi bir şekilde geçermiş. Atatürk'ün elinden bir çok hediye almış olan babam, 1974 yılında vefat etti. Babam vasiyetinde kesinlikle tören istemediğini, sadece tekbirlerle ve salâlarla uğurlanmak istediğini belirtmiştir."
YANITLASİL
yuksel13 Temmuz 2023 05:45
M. KEMAL'İN TALEBİNİ SAİD NURSî'YE BABAM İLETTİ
kabul ediyor" dedi.
O GÖRÜŞMEDE BABAM DA HAZIR
BULUNMUŞTU
04 Ocak 2011, Sali
Birinci Mecliste Mardin meb'usu olan Abdülgani Ensari'nin oğlu Nezih Ensari, Said Nursî ile M. Kemal arasındaki görüşmenin, babasının aracılığı ile gerçekleştiğini söyledi. Ensari, “Atatürk, buluşturmasını istiyor. Atatürk'ün bu isteğini Said Nursî'ye iletiyor babam. Said Nursî sekiz saat görüşmek şartıyla
babamdan kendisini Said Nursî ile
Hz. Musâ (A.S.) Hakka kavuşunca Cenâb-ı Hak ona da ölümün
YanıtlaSilacısını sormuş, o da: Yarabbi, ölüm acısını sordunuz; Ölüm acısı bir değneğe geçi- rilmiş serçe kuşunun çektiği izdiraba benzer, ölmez ki, dinlensin, kur- tulamaz ki uçsun! -
Diğer bir kayda göre de: «Canlı bir koyunun derisini yüzerken du- yacağı acı gibi acıyor» demiştir. Bir hadis-i şerifte: «Ölüm: testere ile biçmekten, makasla doğ- ramaktan, kılıçla vurmaktan daha acıdır» buyurulmuştur. Resulü Ekremimiz (S.A.V.) bir gün bu konudan bahsederek yemin
etmiş ki: Ölüm Meleğini (Yani Azräili) görmek, kılıçla bin defa vurul maktan daha ağırdır.»> Yâni Azrâil'i görmekten hasıl olacak korkunun şiddeti kastolunmuş oluyor. Hz. İsa (A.S.): Havariyyûne:
- Cenab-ı Hakka duâ ediniz de sekerât-i mevtinizi kolay etsin. Diye tavsiye ederdi. Yani ölüm güçlüğü bildirilmiş oluyor. Hazreti Peygamberimiz demiş ki:
Cenab-1 Hak Azrâil'i canları almaya memur etti, onu en sonraya bırakacak, kendi canının alınmasını emredecek, Azrâil bu işin zorluğu-
nu görünce:
«Can acısının böyle zor olduğunu bilseydim kimsenin canımı ala- mazdım» diyecek.
Bazı kimseler Hazreti Peygamberden (S.A.V.) ölümün acisini sor-
«Derinin tüylerini eliyle çekerek yolmak gibidir» Diye cevap vermiş.
YANITLASİL
yuksel14 Temmuz 2023 09:05
Ganimet elden ele dolaşıp haksız yere zimmete tiği, emânet ganimet sayıdlığı, zekât fuzili bir borç say geç- lp verilmediği, erkek karısına itaat edip annesine isyan ettiği, dostana iyilik edip babasına eziyet ettiği, mescidlerde seslerin yükseldiği, ayak takımlarının başa geçtiği, şerrinden korkulduğu için kişiye ikram edildiği, içki içilip ipekli elbiseler giyildiğ, şarkı- a ve çalkıcı kadınların bulundurulduğu, sonra gelen nesil önce gelenleri kötülediği hallerdir. İşte bunlar yapıldığı zaman, insan- lar kızıl bir rüzgâr, zelzele, açlık, yemekte tatsızlık ve benzeri musibetleri beklesinler.» buyurmuştur. Yine rivayete göre Peygam ber aleyhi'-selâm Cebrail aleyhi's-selâm'a: «Ya Cebrail, benden son- ra yere inecek misin?» diye sordu. Cebrail aleyhi's-selâm: «Evet, âhir zamanda dört kerre ineceğim.» deyince, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, niçin ineceğini sordu. Cebrail: «Birincide kadın- lardan hayâyi, ikincide kazançlardan bereketi, üçüncüde hâkim- lerden adâleti, dördüncüde hâfızların göğüslerinden Kur'ânı kal- dırmak için geleceğim ve sonra bir daha gelmiyeceğim.» dedi.
Yine Tirmizi'nin Enes b. Mâlik (r.a.) den rivâyetinde Resûl-i Ekrem (S.A.V.): «Kiyâmete yakın karanlık gece kıtaları gibi fit- neler meydana gelecektir. Sabahtan mü'min olan akşama kâfir, akşamdan mü'min olan sabaha kafir çıkar. Bir çokları dinlerini feda ederler.» buyurmuştur
YANITLASİL
yuksel14 Temmuz 2023 09:08
وَالسَّاعَةُ كَهَاتَيْنِ وَأَشَارَ بِإِصْبَعَيْهِ السَّبَابَة وَالَي تليها
* Sehadet parmag ile orta parmagini igaret ederek: Benimle kıyamet arasında bu kadar zaman vardır.» buyurmuştur. Kıyame tin alametlerinden baʼzıları da büyük inşaatlar, mescidleri tezyin, emanete huyanet, igki ve bid'atlerin cogalması, kadınlarda hayann azalması, hakimlerden adaletin kalkması, bereketin azalması, şar kıcı kadınların çoğalması, hilekar adamların emin, emin adamla rin hâin tanınması, idare işlerinin ehil olmayan kimselere veril mesi, fitnenin zuhuru, kadınların çoğalması, erkeklerin azalması gibi hususlardır ki, bütün bunlar zamanımızda mevcud ve hepsi için sahih hadisler vârid olmuştur. Bunlardan ba'zıları: Müslim' in Enes b. Malik (r.a.) den rivayetinde, Resûl-i Ekrem (S.A.V.): في
YANITLASİL
yuksel14 Temmuz 2023 09:16
Ahiret Günü
Abdülkadir el-Hac Mutlaku'r-Rahbavi
Güven Matbaası 1970.
sy. 36,39,
Ahirete Giden Yol
(KESF-US SUTUR)
SÖNMEZ
sy. 31.
HELAL ANAHTAR!
YanıtlaSil• Az bir dünyalığa râzı ol ve helâl ye ki; >Bütün hayırların anahtarı budur.
•Haramdan uzak ol,
>Yoksa Hak Teâlâ'dan uzaklaşırsın!
Hiçliğini ve acziyetini idrâk edemeyip de kibir dâvâsına tutuşan niceleri, ilâhî gazaba uğramışlardır. Bel'âm gibiler ilimle, Kärun gibiler servetle, Firavun ve Hâmân gibiler makam ve mevki ile enâniyetin avucuna düştüler ve helâk oldular.
YanıtlaSilKur'an ve Sünnet
İki Cihanda Rahmet
Yuzaki
sy. 267.
Hiçliğini ve acziyetini idrâk edemeyip de kibir dâvâsına tutuşan niceleri, ilâhî gazaba uğramışlardır. Bel'âm gibiler ilimle, Kärun gibiler servetle, Firavun ve Hâmân gibiler makam ve mevki ile enâniyetin avucuna düştüler ve helâk oldular.
YanıtlaSilKur'an ve Sünnet
İki Cihanda Rahmet
Yuzaki
sy. 267.
Acaba faizi ki moduyor? Faizi, faizle kredi alan tüccar, sanayici ve her hangi bir iş adamı mı ödüyor, yoksa tüketici olanlar mı ödüyor? Mu- hakkakki faiz çoğunlukla halktan alınıp ödeniyor. Eğer kredi; yeme, iç me, giyinme, barınma ve gerekli eşyalar satın almak için alınmışsa fâiz, krediyi alandan çıkar ki bugün bu durumda olanlara teminatı olmadığı için zaten faizle para verilmez. Geriye ziraî, sınaî veya hizmet üreten züm- re kalıyor ki fâizcinin esas müşterisi bunlardır. Bunlar ürettikleri şey- lerin maloluş fiatlarına, hem ödedikleri ve hem de ilerde ödiyecekleri fâizi ilâve etmek zorunda kalırlar. Bu da elbetteki fiatları artıracaktır.
YanıtlaSilÜreticileri ikiye ayırabiliriz: a) Kredi almadan kendi imkânları ile iş çevirenler. Bunlar küçük üretici ve müstahsillerdir. b) İşlerini kredi ile yürütenler. Büyük kuruluşlar daha çok bu kısım içinde yer alırlar. Bu kısımda küçük üreticiler ve küçük kuruluşlar da vardır. Her kurulu- şun amacı hem varlığını sürdürmek ve hem de büyümektir. Bazan talep fazlalığı ve bazan da rekabet yüzünden kısa devrede gelişme istenilir. Bu sebeple de paraya ihtiyaç olur. Muntazaman kredi temin eden iş yerleri şartlar elverişli olduğunda kısa sürede büyürler. Piyasa aynı alanda en fazla üretim sağlıyan, kuruluş veya kuruluşların daha fazla etkisi al- tındadır.
dilen
7-Fâizin fiyatlara etkisi
İslam İktisadinin Esasları
Celal Yeniçeri
sy. 263.
Şamil Yayinevi
YANITLASİL
yuksel16 Temmuz 2023 08:21
C - BAZI MALLARA İHRAÇ YASAĞININ KONULMASI
Devlet bazı malların ihracını yasaklıyabilir. Buna harp yıllarında daha çok ihtiyaç duyulur. Bilhassa silâh ve silâh sanayiinde kullanılabi- lecek her türlü maddenin satışı yasaklanır. İbni Kudâme (541-620 H/1146- 1223 M); düşman tarafa, yol kesicilere, veya fitnecilere silâh satışı yasak- tir, diyor¹". Yasağa uyulmasından hisbe 134 teşkilâtı sorumlu olduğundan konu hisbe kitaplarında da yer almıştır. Meselâ İbni 'İvaz (ö. 696 H) ko- nuya değinirken şöyle der: «Harpte düşmanın işine yarıyacak olan her şeyin; harp malzemelerinin, malzeme yapımında kullanılması sebebiyle demirin, harpte yük ve binek vasıtası olarak kullanılan hayvanların ve muhariplerin işine yarıyacak elbiselerin satışına müsaade edilmez»> 135.
ihraç yasağı muhakkakki daha başka malları da kapsıyabilir.
İslam Iktisadinin Esasları
Celal Yeniçeri
Şamil Yayinevi
sy. 265.
Burada Hz. Ömer'in bir ön uyarısını nakletmek istiyoruz. Ab dürrezzak İbni Hemmâm'ın (ö. 211/826) Mûsannefinin iki yerin- de (VII, 330 ve XI, 412) Hz. Ömer; recm cezâsını, deccâli, havzı, kabir azâbını ve mü'minlerin cezâlarını çektikten sonra cehennemden çıkacaklarını inkar edecek, bunların olmadığını ve olmayacağın ileri sürecek birtakım insanların türeyeceğini söyleyerek ta o gün den müslümanları uyarmıştır. O halde bu konularda inkâra dayalı iddia sahipleri suçüstü (cürm-i meşhûd halinde) yakalandıkları bilmelidirler.
YanıtlaSilYANITLASİL
yuksel19 Temmuz 2023 01:51
Riyazu's Salihin
Imam Nevevi
Kampanya Kitaplari
cilt. 4.sy.648.
Sonuçsuz uğraşmak çalışma sayılmaz.
YanıtlaSil339
Yüzyılların adam sende yönetimlerinin deviet yapısında oluşturduğu yaraları iyileştirmek için, harcanacak çabaların en büyüğünü kuşkusuz bilim yolunda göstermemiz gerekir. (1921)
340
Gerçek ortaya çıkınca, yalan ortadan kalkar. (1924)
97
YANITLASİL
yuksel19 Temmuz 2023 09:47
Mustafa Kemal Atatürk ten
Seçme Sözler
İbrahim Şimşek
sy. 97.
yırlıdır. Bunun içindir ki Resûl-i Ekrem başka bir rivayette: «Ölümü temenni etmeyin.» buyurmuştur. Hatta ölüler bir kerre şu cihana dönüp de bir şehådet getirecek kadar zaman hayatta kalmağı candan arzu ederler. Çünkü bu sayede ebedi azabdan kurtarmış olurlar.) Ancak ölüm döşeğine yatan mü'min'e rahmet melekleri gelip kendini cennet ile müjdelerler. İşte bu müjdeyi alan kimse o anda ölümü arzular. Çünkü bir an önce müjdelen. diği makâma ulaşmak ister. Kâfire de bu anda azâb melekleri ge lip cehennem ve azâbiyle korkuturlar. Elbette bu vaziyette o adam ölmeği sevmez. (Geri dönüp tövbe ederek iyi ameller işlemek is. ter fakat vakit geçmiş ve fırsat elden çıkmıştır.) İşte, Allahu Te âlâ da bu adamı sevmez.» buyurmuş ve ölümü sevip sevmeme- nin ölüm âni ile kayıtlı bulunduğunu beyan buyurmuştur. Yine Nesei'nin Ebû Hureyre (r.a)den rivâyetinde, Resûl-i Ekrem (S.A. V.): «Mü'min bir kula ölüm ânında rahmet melekleri beyaz bir ipek ile gelirler ve mü'minin ruhuna : «Sen râzı, Rabbın da sen- den râzı olduğu halde bu bedenden, gazabli olmayan Allâhu Tea- lâ'nı rahmetine ve huzuruna, çık.» derler. O rûh da misk gibi güzel bir koku ile bedenden ayrılır. Hatta o kadar güzel bir ko- kusu vardır ki melekler onu ellerinde dolaştıra dolaştıra gök ka- pılarına kadar giderler. Oradaki melekler de bu kokunun güzelli- ğinden bahseder ve nihâyet mü'minlerin ruhlarının toplu bulundu. ğu yere bu ruhu iletirler. Onlar ise bu rûhu görünce, yitiğini bulan bir insan gibi sevinirler ve : «Filancı ne oldu, ne yapıyor?» diye so- rarlar. İçlerinden ba'zıları da : «Bırakın onu o, bedenden yeni ay- rılmış, yorgundur; sorup durmayınız.» derler. Nihâyet kendisi ce- vap verir ve «Sorduğunuz adam öldü, size gelmedi mi?» der. Onlar da onun cehennem'e gittiğini anlarlar. Kâfir, ölüm döşeğine yattığı vakit azâb melekleri bir pala getirir ve : «Allah'ın gazabı üzerine olduğu ve sen de memnun olmadığın halde Allâh'ın azâ- bına gitmek üzere bu bedenden ayrıl.» derler. Lâşe gibi, pis bir koku saçarak bedenden ayrılır ve yerin kapısına götürülür. Orada- kiler: «Bu ne pis kokudur.» derler ve onu kâfirlerin ruhları ara- sina alırlar.» buyurdu. İşte böylece mü'min, ölümüne sevinir ve Allah'a ulaşmasını sever.
YanıtlaSilRivâyete göre Rebâh'ın oğlu Bilal ölüm döşeğine yattığı vakit başı ucunda bulunan ailesi çığlık kopararak bir «Ah» çekdi. Bila âilesine bakarak «Ah deyip tasalanma,ne mutlu bana deyip sevin Zira ben şu anda iki divar arasında sıkışık durumdayım. Halbuk yarın dostlarım, Hz. Muhammed (S.A.V.) ve onu
Ahiret Günü
Abdülkadir el-Hac Mutlaku'r-Rahbavi
Güven Matbaası 1970
sy. 11.
YanıtlaSilEBCED (Bak:cifir) EBÛ BEKİR (R.A.)
Ebû Leheb'in karısı Hz. Ebû Bekir'den Peygamberimizi sordu. (M.) 161:19. Mektup, 15. işâret
Fetih Sûresinin son âyeti Hz. Ebû Bekir'in en meşhur vasfina işâret ediyor. (L.) 36:7. Lem'a, 5. si. Hz. Ebû Bekir dinden dönen Necid halkını zîr ü zeber etti. (M.)
352:28. Mektup 6. mes. 1. nükte
Hz. Ebû Bekir halifeliğe daha layıktı. (L.) 28, 30:4. Lem'a 4. nük.
Hz. Ebû Bekir hicrette Peygamberimizin arkadaşıydı. (M.) 150,
152, 159:19. Mektup, 14. ve 15. işâretler Hz. Ebû Bekir'in hilâfete geçeceğine işaretler. (L.) 36:7. Lem'a, 5. si; (L.) 43:7. Lem'a, tetimme, 2. nükte
Hz. Ebû Bekir niçin az hadis rivâyet etti? (M.) 132:19. Mektup,
10. işâret Hz. Ebû Bekir şahsî kemâlat ve verâset-i nübüvvet vazifesiyle
Hz. Ali'den daha fazîletliydi. (L.) 30:4. Lem'a, 4. nükte
Hz. Ebû Bekir Tebük Gazâsında Peygamberimizden duâ etme sini istedi. (M.) 124:19. Mektup, 8. işâret Hz. Ebû
Bekir, "Ya Rab! Vücudumu öyle büyüt ki, Cehennem de başkasına yer kalmasın" dedi. (E.L.) 2:121; (S.) 711:konf. Rıza'nın Hz. Ebû Bekir ile ilgili rüyâsı. (S.T.) 19:Parlak fıkralar FIHRIST/182
YANITLASİL
yuksel21 Temmuz 2023 22:49
Risale-i Nur Hz. Ebû Bekir'in meşrebini takip etmiş. (B.L.) 103 Şifler Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer'den uzaklaştıklarından ziyâna düşmüşler. (M.) 107:19. Mektup, 6. işâret
Şiflerin Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer'e düşmanlıklarının sebebi. (M.) 353:28. Mektup 6. mes. 1. nükte
Şiîlerin Hz.Ebû Bekir'e haksızlık isnat etmeleri, en büyük hak-
sızlıktır. (L.) 31:4. Lem'a, 4. nükte Taşların Hz. Ebû Bekir'in elinde tesbih etmesi. (M.) 133:19.
Mektup
ECEL (Bak:ömür) Dünyanın ecel-i fitrîsi. (S.) 489:29. Söz 4. esas, 1. mesele
Ecel genç ihtiyar ayırmıyor. (K.L.) 114.
Ecel gizlidir. (B.L.) 175.
Ecelin gizli olmasının hikmeti. (S.) 309, 317:24. Söz 3. dal 7. 8. asil; (L.) 213:25. Lem'a 13. devâ; (Ş.) 488:5. Şua; (Ş.) 546:
15. Şua; (Sn.) 29.
Ecel mukadderdir, tagayyür etmez. (L.) 211:25. Lem'a 9. deva Ecel-i kazâ. (B.L.) 191. Ecel-i muallak. (L.) 106:16. Lem'a 1. si; (B.L.) 191.
Ecel-i mübrem. (B.L.) 191. Ecel-i müsemma. (B.L.) 191.
Herkesin dünyasının direği kendi hayatıdır. (E.L.) 2:68. Öldürülen kimsenin eceli. (S.) 139:13. Söz 2. makam Ömr-ü tabisi olanın ecel-i fitrisi vardır. (1.1.) 193; (S.) 488:29.
Söz 4. esa 1. mes
EDEB
Allah'a karşı edep nasıl olur? (L.) 59:11. Lem'a 7. nükte Çok edipler kâfiyenin hatını için edepte edepsizlik etmeye baş- ladılar.(Mh.) 79:2. maka, 1. mesele
FIHRIST/183
YANITLASİL
yuksel21 Temmuz 2023 22:50
Bir Hazinenin Anahtarı
Risale-i Nur Kulliyati Fihrist ve İndeksi
İsmail Mutlu
sy. 182,183.
YANITLASİL
yuksel21 Temmuz 2023 22:53
Benden sonra hulefa, hulefadan sonra umera, umeradan sonra melikler, meliklerden sonra Cebabire, Cebabireden sonra ise Ehli Beytimden bir kimse gelir de, O yeryüzünü adaletle doldurur. Ondan sonra da "Kahtani" gelir. Beni gönderen Zata kasem ederim ki, O, diğerlerinden aşağı değildir.
Ravi: Hz. Abdurrahman İbni Kays (r.a.)
Sayfa: 518 / No: 4
Ramuz El-Ehadis
YANITLASİL
yuksel21 Temmuz 2023 22:56
۷۲۸ - إِذَا ظَهَرَتِ الْفَاحِشَةُ كَانَتِ الرَّجْفَةُ وَاذَا جَارَ الْحُكَّامُ قَلَّ الْمَطَرُ
وَإِذَا غُدِرَ بِاَهْلِ الذِمَّةِ ظَهَرَ الْعَدُو (عدو الديلمي عن ابن عمر)
728- Fuhuş yaygınlaşınca deprem olur, hakimler zulmedince yağmur azalır, zimmet ehline zulüm reva görülünce düşman zahir olur.
YANITLASİL
yuksel21 Temmuz 2023 22:57
Ramuz ul Ehadis
Hadis Ansiklopedisi
Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi
cilt. 1.sy.180.
YANITLASİL
Yorum Gönder
Bu blogdaki popüler yayınlar
İman
Mayıs 04, 2023
DEVAMI
ruhu l furkan tefsiri
Şubat 13, 2021
DEVAMI
hülasatü l beyan tefsiri
Şubat 13, 2021
DEVAMI
Blogger tarafından desteklenmektedir
Tema resimleri Michael Elkan tarafından tasarlanmıştır
YUKSEL
Vasiyet ve mustafa
PROFİLİ ZİYARET EDİN
Arşivleme
Kötüye Kullanım Bildir
İmanla Can Verme Duası
YanıtlaSilلى أَسْتَلُكَ خَيْرَ المَسْئَلَةِ وَ خَيْرَ الدُّعَاءِ وَ خَيْرَ النَّجَاحِ وَ خَـ ل وَ خَيْرَ الثوَابِ وَ خَيْرَ الحَيَوةِ وَ خَيْرَ المَمَاتِ وَ تَتثنى وَ ثَقِل مَوَازِنى وَ حَقِّقْ إِيمَانِي وَارْفَعْ دَرَجَتِي وَ تَقَبَّلْ صَلَاتِي وَاغْفِرْ خَطيئَتِي وَ أَسْأَلُكَ الدَّرَجَاتِ الْعُلَى مِنَ الْجَنَّةِ أَمِينُ
(Allâhumme innî es'elüke hayrel mes'eleti ve hayredduâi ve hay Fennecâḥi ve hayrel ameli hayressevâbi ve hayrel hayâti ve hayr memâti ve ve sebbitnî ve sakķil mevâzinî ve hakkik îmânî verfe' dere cetî ve takabbel šalâtî vağfir hatîetî. Ve es'elüked-derecâtil ulâ mine cenneti, âmîn.)
م إِنِّى أَسْتَلْكَ فَوَاتِحَ الْخَيْرِ وَ خَوَاتِمَهُ وَ جَوَامِعَهُ وَ أَوَّلَهُ وَ آخِرَهُ وَ ظَاهِرَهُ وَ بَاطِنَهُ وَ الدَّرَجَاتِ الْعُلَى مِنَ الْجَنَّةِ
لهُمَّ إِنِّي أَسْتَلُكَ اَنْ تُبَارِكَ لى فى سَمْعِي وَ فِي بَصَرِى وَ في رُوحي وَ فِي خَلْقِي وَ فِي مَحْيَايِي وَ مَمَاتِي وَ فِي عَمَلى
ـمَّ وتَقَبَّلْ حَسَنَاتِي وَ اَسْتَلُكَ الْعُلَى مِنَ الْجَنَّةِ (Allahumme innî es'elüke fevâtihel hayri cevâmiahu ve evvelehu ve âhirehu ve recâtil ulâ minel-cenneti. zâhirehu ve bâtinehu, ved ve havâtimehu
Allahumme inni es'elüke en tübârike li fi sem'i ve fi basari w ruhi ve fi halkî ve fi mahyâyi ve fî memâtî ve fî amelî. Allâhumme ve takabbel hasenâtî ve es'elükel-ulâ minel-cennet
YANITLASİL
yuksel21 Temmuz 2023 23:48
İMAN İLE İLGİLİ DUÂLAR
İmanla ölmek için bu duayı akşam sabah okumak icabeder. Çünkü insanın en büyük saadeti imanla ölmektir. En büyük devlet iman devletidir. Para dünyada insanın sermayesi olduğu gibi, iman da ahiretimizin sermayesidir.
Hele insanın son nefesi çok mühimdir. Kelime-i Şehadet ile öl- mek, imanı muhafaza ederek emaneti sağlam olarak Hakk'a teslim etmek, ne büyük bir mürüvvet ve ne mutlu bir devlettir. En büyük sermaye imandır. İşte bu duayı devamlı okuyan insan, Allah'ın emri ile imanla çene kapatacaktır. Allah cümlemize iman nasip eylesin, âmin.
YANITLASİL
yuksel21 Temmuz 2023 23:51
Mecmuatu'l Ahzab
Büyük Dua Kitabı
Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi
Bahar Yayınları
sy. 102.
Hazret-i Ali anlatıyor:
YanıtlaSilRasûlullah bir gün:
"Ümmetim on beş şeyi yapmaya başlayınca ona büyük belanın gelmesi vâcip olur!" buyurmuşlardı.
Yanındakiler:
"-Ey Allah'ın Rasûlü! Bunlar nelerdir?" diye sordular.
Rasûlullah Efendimiz şöyle sıraladı:
"1. Ganimet (yani milli servet, fakir fukaraya uğramadan sade ce zengin ve mevki sahibi kimseler arasında) tedávül eden bir metá
haline geldiği,
2. Emanet, ganimet gibi görülüp hiyanet edildiği,
203
YANITLASİL
yuksel24 Temmuz 2023 09:36
EBEDİYET YOLCULU
3. Zekât, ibadet olarak görülmeyip büyük bir yük ve kayıp de rak telâkki edildiği,
4. Kişi, (gayr-i meşru işlerde) kadınına itaat ettiği,
5. Kişi, annesine karşı itaatsizlikte bulunduğu,
6-7. Kişi, arkadaşına iyilikte bulunduğu hâlde babasına kab davrandığı,
8. Mescitlerde sesler yükseldiği (huşû kaybolduğu),
9. Bir milletin idarecisi en alçakları olduğu, (Nitekim bu zama zaman dünyanın muhtelif devletlerinde görülebilen bir hâdisedir
10. Bir kişiye şerrinden korkularak hürmet edildiği.
11. Çeşitli isimlerle îmâl edilen içkilerin serbestçe içildiği.
12. İpek elbiselerin erkekler tarafından giyildiği,
13-14. Şarkıcı kadınlar ve çalgı aletlerine aláka arttığı, (Gre müzde sanat, bale, konser vb. adlar altında; bar, gazino ve benzer se lonlarda ve hatta radyo, televizyon gibi çeşitli mecralarda -maalesef- yaygın hâldedir.)
15. Bu ümmetin sonradan gelen nesilleri, önceden gelip ge çenlere lånet ettiği zaman, (Günümüzde bazı gâfillerin ecdading Osmanlı'ya ve geçmiş İslâm âlimlerine buğz etmesi gibi.)
İşte o zaman, (mü'minlerin ruhlarını kabzeden) kızıl rüzgân, re batışı veya domuz ve maymunlara çevrilmeyi, 110 zelzeleyi ve go ten taş yağmasını bekleyin.
Ondan sonra birbiri ardınca pek çok alâmet zuhûr eder ve bur lar, ipi kopan eski bir gerdanlığın ardı ardına düşen taneleri gibi br birini takip ederler. "111
204
110. Bkz. Tirmizi, Fiten, 38/2210. 111. Tirmizi, Fiten, 38/2211.
YANITLASİL
yuksel24 Temmuz 2023 09:38
KIYAMET
Gaybı ancak Allah bilir. Herhalde bunlar, kıyameta plastika iyice artması neticesinde vukū bulacak alametlerdir.
YANITLASİL
yuksel24 Temmuz 2023 09:42
KIYAMET
Gaybı ancak Allah bilir. Herhalde bunlar, kıyamet yaklaştıkça şerrin iyice artması neticesinde vukū bulacak alametlerdir.
Ebediyet Yolculuğu
Ölüm /Kabir /Kıyamet ve Ötesi
sy. 203,204.
Osmanlı Tahtının Varisleri: Kırım Hanları
YanıtlaSilAnkara Savaşı'ndan sonra yıkılacak olan Altinorda'nın devami Kırım Hanlığı olur. Geleneksel devletlerde kültürün etkisi baskındır. Osmanlı'da "Hanedan-ı Ali Osman" Osman Gazinin soyu "kut" yani Allah'tan dünyayı yönetme gücü
YANITLASİL
yuksel26 Temmuz 2023 04:26
almış, baht sahibi olarak kabul edilirdi. Bununla birlik- te Cengiz soyu da kut sahibi kabul edilir ve bu yüzden büyük önem taşırdı. Osmanlı'da erkek çocuk doğmasa, soy kesilse, taht Kırım Hanı'nın hakkıdır. Çünkü onların soyları da kutludur. Osmanlı kaynaklarında Cengiz soyu bu açıdan muteberdir. O kadar ki; tüm paşalar, krallar huzura çıktığı vakit Sultanın eteğini öperken; Kırım hanları el öpme hakkına sahiptiler. Fatih ile beraber Osmanlı'ya bağlanan Kırım Hanlığı; II. Viyana Kuşatması'nda vazi- felerini yerine getirmez ve duygusal bir sebepten ötürü düşmanın önünü kesmeyerek Osmanlı ordusunun iki ateş arasında kalmasına sebep olurlar.
Vazifeyi Terk Kendine ve İslam'a İhanettir
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın emrine rağmen Kırım Hanı; Leh ordularını durdurmaz ve geçişine izin verir. Vi- yana'yı fethetmeye yakın olan ordu arkadan beklenmedik bir baskın ile sarsılır ve iki ateş arasında kalır. Bu hadisenin etkisi bugün de devam etmektedir. Bozgundan sonrası Osmanlı, Kırım ve âlem-i İslam için duraklama, gerileme ve hayatta kalma mücadelesi olacaktır. Dün Osmanlı'ya şu ya da bu sebepten karşı duran, altını oyan hangi teşekkül varsa bugün Türkiye'den daha vahim halde; yok olma teh- likesiyle karşı karşıyadır. Gün; tekerrürü önleme, tarihten ilhamla aleme yeni bir nefes olma günüdür.
YANITLASİL
yuksel26 Temmuz 2023 04:29
Genç
Ebedi Gençlik Dergisi
Ocak 2018
sayı. 136.
sy.43.
Namazı ve Orucu terk edenlerin cezası **
YanıtlaSil**
Namazı kasten, tenbelliği yüzünden terkeden, şiddetle, hattâ (vücu- dundan) kan çıkıncaya kadar döğülür ve namaz kılıncaya kadara hapsolu nur (1). Ramazan orucunu terkeden için de hüküm aynıdır. Namaz kılmayan ve oruç tutmayanlar öldürülmez; Ancak namazın veya orucun farz olduğu- nu inkâr eden veya bunlarla alay eden (kâfir olacağı için) öldürülür.
(1) Imam-ı Şafiî'ye göre, kasden namaz kılmayan kişi ceza olarak öldürülür. Imam-1 Maliki'ye göre ise kâfir olduğu için öldürülür. Bu cezalar namaz kılmayanın dünyaya ait cezasıdır. Ahirete gelince, eğer bu kişi Müslüman olarak ölürse namaz gibi önemli bir farzı terkettiğinden dolayı uzun ve ağır azablara müstehak olur. Peygamber Efendimiz, Kişi ile kâfir olmak arasında namazı terketmek vardır. (Kisi namazı terkedince kâfirliğe yaklaşmış olur) buyurmuştur.
Nurul İzah ve Tercümesi
Abdullah Aydın
sy. 69.
ABD askeri müdahaleleri hegemonyacı vizyonunun görünen yüzüdür. Amerikan dış politikasında ve siyasasında, iş dünyasının ihtiyaçlarını, istila ve sömürgeleş- tirme yerine diplomasi yoluyla gerçekleştirilen hegemonik ilişkiler ağı içinde sağ lamak esas olmuştur. Dış ve uluslararası kurumsal düzenlemeler hegemon devlet gücünün de yardımıyla, mübadele ilişkilerindeki eşitsizlikleri hegemon gücün yara- rına sürdürmek üzere kullanılmaktadır. Serbest ticaret ve dışa açık sermaye piyasa- ları, liberal dünya içindeki ticaret, üretim, hizmet ve finans sektörlerine hakim olan gelişmiş ülkelerde üslenen sermaye güçlerinin çıkarına hizmet eden başlıca araçlar haline gelmişlerdir. Dolayısıyla, ABD'nin (ve daha az ölçüde Avrupa'nın) gücünü ar- kasına alan IMF ve DTÖ gibi örgütlerin kurumsal baskılarıyla tüm dünya piyasala- rını dışa açılmaya zorlamak, korumacı duvarlarını yıkmak istemeyen ülkelere de kendi devasa pazarını kapamak hegemonyanın başlıca aracı haline dönüşmüştür. Geleceğe umutla bakan ülkelerin "demokratik" programlar çerçevesinde umutları sönmekte ve ülkeler gizli ya da açık işgale uğramaktadır. Yeni işgal süreci günü- müzde tankla, topla, tüfekle değil içi para dolu bond çantalar, siyah takım elbiseler- le ile gerçekleştirilmektedir. Yumuşak güç diye tanımlanan bu sürece dünya geneli- ne yayılmış binlerce sivil toplum kurumunun katkısı çok önemli yer tutmaktadır.
YanıtlaSilSerge Guilbaut, How New York Stole the Idea of Modern Art, Çev. A. Goldhammer, University of Chicago Press, (Chicago, 1985), 53.
-47-
YANITLASİL
yuksel29 Temmuz 2023 05:16
Bellfsizlik talllamen yok edilemez, sadece ortam nakkinda degerehe yapı- labilir ve sonra belki yönetilebilir. İstihbarat analizcilerinin işi ile ilgili gittikçe açıl hale gelinen aşama analitik görevler artık ikazdan (özellikle taktik ikaz) daha stra tejik ve sırlarla ilgilenmeye kaymaktadır. Analiz işine bilginin bittiği ve belirsizliğin kaçınılmaz olduğu yerden başlanır. Konunun anlaşılması için Carl Von Clausewit ile daha az bilinen çağdaş stratejist Antonie Hneri Baron de Jomini'nin istihbara anlayışları Tablo 3'de karşılaştırılmıştır. Jomini'ye göre, strateji belirli çözümler olan problemler serisidir ve matematiksel mantık stratejinin temel prensiplerinde çıkarılabilir55. Clausewitz'e göre tahmin edilemez olaylar savaşta kaçınılmazdır v muharebeler bu belirsizliği azaltır. Savaş, olasılıkların, iyi ve kötü şansın bir arac oynandığı bir kumardır56. Clausewitz'e göre belirsizlik ancak yönetilebilir ama ye edilemez. Savaş ve istihbarat üzerinde büyük bir sis vardır. Jomini'ye göre çoğu d ğerlendirmeler mümkün olan en iyi öngörüyü veya temel kanaatleri yansıtır. Or ya konan alternatif sonuçlar içinde en olası olanıdır. Yani mesela birkaç olası değ lendirme içinde analitik olarak en olası olanı bulmaktır. Clausewitz ise üç pren ortaya koyar. İlki emin olmak ve olasılık farklıdır, düşük olasılıkla olsa bile bazı doğru olabilir. Güven kadar bilginin içeriği de önemlidir