Kıyamet

Yorumlar

  1. بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
    Bismillahirrahmanirrahim
    Elhamdülillah
    Allahuekber
    Subhanallah
    Allahümmesallialaseyyidinamuhammed
    Sallaahualeyhivesellem
    Estagfirullah

    YanıtlaSil
  2. Bu parça Allun ve Elmas ile yazılşa Liyakaki var

    Evet sâbıkan bahsi geçmiş: Avucunda küçük taşların Surriyla aym وَمَا رَمَيْتَ إِذْ رَمَيْتَ zikir ve tesbih etmesi avucunda, küçücük taş ve toprak, düşmana top ve gülle وَانْشَقَّ الْقَمَرُ hükmünde onları inhizama sevk etmesi nas

    sı ile aynı avucunun parmağıyla kameri iki parça etmesi ve aynı el, çeşme gibi on parmağından suyun akması ve bir orduya içirmesi ve aynı el, hastalara ve yaralıla ra şifa olması, elbette o mübarek el, ne kadar hârika bir mu'cize-i kudret-i İlahiye olduğunu gösterir.

    Güya ahbap içinde o elin avucu küçük bir zikirhane-i Sübhanîdir ki küçücük taşlar dahi içine girse zikir ve tesbih ederler.

    Ve a'daya karşı küçücük bir cephane-i Rabbanîdir ki

    içine taş ve toprak girse gülle ve bomba olur. Ve yaralılar ve hastalara karşı küçücük bir eczahane-i Rahmanîdir ki hangi derde temas etse derman olur.

    Ve celal ile kalktığı vakit, kameri parçalayıp kab-ı kavseyn şeklini verir. Ve cemal ile döndüğü vakit, âb-ı kevser akıtan on musluklu bir çeşme-i rahmet hükmüne girer.

    Acaba böyle bir zatın bir tek eli, böyle acib mu'cizata mazhar ve medar olsa o zatın Hâlık-1 kâinat yanında ne kadar makbul olduğu ve davasında ne kadar sadık bulun duğu ve o el ile biat edenler, ne kadar bahtiyar olacakları, bedahet derecesinde anlaşılmaz mı?

    YanıtlaSil
  3. ٢٧٢٩ - العِلْمُ خَيْرٌ مِنَ الْعَمَلِ وَمُلَاكُ الدِّينِ الْوَرَعُ وَالْعَالِمُ مَنْ يَعْمَلُ

    بِالْعِلْمِ وَإِنْ كَانَ قَلِيلا (ابو الشيخ عن عبادة)

    2729- Şeriat ilimleri amelden daha hayırlıdır. Dinin ana temeli haramlardan sakınmaktır. Alim, ilmi az olsa da ilmiyle amel edendir.

    ۲۷۳۰ - اَلْعِلْمُ اَفْضَلُ مِنَ الْعِبَادَة وَمَلَاكُ الدِّينِ الْوَرَعُ (الخطيب عـــن ابـــن

    عباس)

    2730- İlim tahsil etmek, ibadetten daha hayırlıdır. Dinin özü, ana temeli haramlardan ve şüpheli şeylerden kaçınmaktır.

    YanıtlaSil
  4. Halkın içinde Allah'dan en uzak olan iki kimsedir: Birincisi, umeranın meclisinde oturur da zulme ait sözlerinde onları tasdik eder. Diğeri ise çocukların muallimidir. Fakat onların hepsini aynı derecede eşit tutmaz. Ve yetimin hakkı hususunda Allah'dan korkmaz.
    Ravi: Hz. Ebû Ümâme (r.a.).
    Sayfa: 7 / No: 8
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel10 Mayıs 2023 00:40
    ٢٧١٤ - اَلْعِدَةُ دَيْنٌ وَيْلٌ لِمَنْ وَعَدَ ثُمَّ أَحْلَفَ وَيْلٌ لِمَنْ وَعَدَ ثُمَّ وَيْلٌ لِمَنْ وَعَدَ ثُمَّ اَحْلَفَ (ض ط والديلمي وابن عساكر عن على) *

    أَخْلَف

    YANITLASİL

    yuksel10 Mayıs 2023 00:42
    2714- Söz vermek bir borçtur. Söz verip yapmayanın vay haline! Söz verip yapmayanın vay haline! Söz verip sözünde durmayanın vay haline!

    YanıtlaSil
  5. TEMEL İSTİHBARAT L J

    TOPLAMA-ANALIZ VE OPERASYONLAR

    PROF. DR. SAİT YILMAZ

    Modern dünyanın çelişkisi, algılarımızı yöneten arka plan içinden gerçekleri nasıl yorumladığımızdır. Uluslararası ilişkiler, TV'de ya da diğer medya unsurla- rinda resimlerini gördüğünüz gülümseyen lider yüzlerinin el sıkışmasıyla değil, geri planda devam eden istihbarat savaşları ile şekillenmektedir. Ülkeler arasında uzun bir süredir devam edegelen örtülü operasyonlar, propaganda ve psikolojik savaş yöntemlerinin vardıkları safha, bu liderlerin yaptıkları pazarlıklar, zorlayıcı ve gizli diplomasi tekniklerine temel teşkil eder. Örneğin siz bu satırları okurken,

    * Irak'ın kuzeyinde uzun süredir Barzani ve YPG/PKK'nın CIA, DGSE, MI6 ve BND tarafından silahlandırılması,

    YANITLASİL

    yuksel11 Mayıs 2023 01:32
    *CIA ve DIA'nın Suriye ve Irak'ta kendileri için Savaşacak ver *İngiliz GCHQ ve İsrail istihbaratının Mısır istihbaratını desteklemek için Sina Çölü'nde devam eden faaliyetleri,

    *Fransız DGSE ajanlarının Libya'da devam eden operasyonları, *Pakistan istihbaratının (ISI) Afganistan'da Taliban ile müşterek çalışması,

    * İran ve Taliban arasında gelişen ilişkiler,

    *Kazakistan'da artan ajan, danışman, istihbarat şirketi trafiği, * İngiliz istihbaratında son yıllarda artan Rusya üzerine analizci eleman patla-

    masi,

    * ABD'nin Ukrayna'da Rus tipi gizli operasyonlara başlaması, önümüzdeki günlerin yeni savaşlarının, barış planlarının, güvenlik politikalarının, silah satışla- rının habercileridir. Bunlar hakkında durum farkındalığı olmadan sadece medya haberlerini yorumlayarak, resmi görmek mümkün değildir. Bu yüzden, komplo teorileri ve dezenformasyonun yoğun olduğu bu güvenlik ortamında "algı yöneti- mi" ile halklar yönlendiriliyor dersek yanlış olmaz.

    Bu kitap ile istihbarat dünyasının yaşamakta olduğu tüm değişimleri gelenek- selden bugüne ve geleceğe doğru açıklama gayretinde bulunurken, eserin özel- likle başvuru kaynağı olmasına çalışılmıştır.

    YANITLASİL

    yuksel11 Mayıs 2023 01:36
    Temel duşunceye göre bil is bigbee dial uzaktan algilana ce cisimler bulundukları herhangi bir yerde denetlenebilir. Özel EMF chazya sal Güvenlik Teşkilatı, kripto-şifre çözücüleri ile (EEG'lerden) üretilen pot ri uzaktan okumaya çalışmaktadır. Bunlar bir kişinin beyin durumlarına ve d celerine kodlanacak ve bu durumda kişi, uzak bir mesafeden denetlenebilec NSA personeli, elektromanyetik tarama ağı ile seçtiği ülkedeki herhangi bir sp günde 24 saat takip etmeyi hedeflemektedir. Bu yöntemle ulusal güvenlik a olarak, binlerce insanın kişisel beyin haritalarını kaydedilip, şifrelenecektir. B ronik gözetim amacıyla, beynin konuşma merkezindeki elektrik faaliyetleri, he kişinin sözlü düşüncelerine çevrilecek, kulak devre dışı bırakılarak ve ses habe leşmesinin doğrudan beyne gitmesi sağlanarak, uzaktan nöral denetim yolu ile relenmiş işaretler, beynin işitme korteksine gönderilecektir. Bu yöntemin, paranoid şizofreninin karakteristiği olan işitsel halusinasyonları taklit ederek, hedef şahısla rın gizli olarak gücünü yok etmek için kullanabileceği değerlendirilmektedir. Uzak tan Nöral Denetim gözleri ve optik sinirleri devre dışı bırakarak, doğrudan görse kortekse görüntü gönderebilir. NSA'ya göre, beynin programlama gayesi için, göze tim altındaki kişi REM uykusunda iken, onun beynine gizlice görüntü yerleştirmek için ajanlar kullanılmalıdır. İki yönlü elektronik Beyin bağlantısı CIA ve NSA perso neli için esas haberleşme sistemi haline gelecektir

    YanıtlaSil
  6. Ve sakkıl mizânehu. Yâni:

    - Ey Allah'ım, Sen, Muhammed (S.A.V.) in mizanını, sevab te razisini ağırlaştır. (Yâni, ümmetinin mizanlarını ağır eyle. Kendi m zanı ağır gelmiş gibi onu sevindir, öğünçlü kıl.)

    Ve eblic hüccetehu. Yâni:

    Ey Allah'ım, Sen, Muhammed (S.A.V.) in nübüvvetinin hữc- cetini ve yüce mûcizesi olan Kur'ân-ı Kerîmi çok çok açık eyle. Yâni o Kur'ân-ı Azîm'in şeriat hükümlerini Kıyamet Günü'ne kadar, bü tün yüzyıllar ve çağlar boyunca, bütün bölgelerde, yedi iklim dör. bucakta daim ve bâki ve sâbit eyle.

    (Bâzı nüshalarda «eblic»> yerine «eflic» yazılmıştır.) Ve azhir milletehu. Yâni:

    Allah'ım, Sen, O Muhammed (S.A.V.) in dinini bütün dinlerin üzerine ve milleti olan İslâm milletini bütün milletler üzerine Kıya- met'e kadar daima ziyade, daima zâhir ve âşikâr ve galip
    Kara Davud
    Delail i Hayrat Şerhi
    sy 768.

    YanıtlaSil
  7. EĞERSİZ ATA BİNEN TEZ İNER: Sağlam temellere oturmayan bir işe bel bağlayan, değersiz insanlara güvenen kişi pek çabuk hayal kırıklığına uğrar.

    EĞRİ BACANIN DUMANI DOĞRU ÇIKAR: Hiç kimse. veya hiçbir şey için görünüşüne göre hüküm vermemek gerekir. Çünkü çoğu zaman görünüş aldatıcıdır.

    EĞRİ OTUR, DOĞRU SÖYLE: Hal ve hareketlerinde dai- ma saygılı ve alçak gönüllü ol, çıkarın ne olursa olsun, kimseye yalan söyleme.

    EKMEĞİNİ KATIĞINA DENK EDEN HİÇBİR ZA- MAN AÇ KALMAZ: Daima ölçülü, hesaplı hareket eden in- san sonunda güç ve muhtaç durumlara düşmez.

    EL ELDEN ÜSTÜNDÜR: Hünerin sınırı olmaz. Bir şeyin en iyisini yaptığına inanan insan, günün birinde kendisinden da- ha üstün ve başarılı olan birilerinin çıkabileceğini unutmamalıdır.

    EL İÇİN KUYU KAZAN İBTİDA KENDİ DÜŞER: Başkalarının kötülüğünü düşünenler; bunun için birtakım yalan-

    133

    YanıtlaSil
  8. SÜNNETTEN ÖLÇÜLER

    PUTA MÜSAMAHA OLMAZ

    Hicri 9. yılda Tebuk Seferi dönüşünde Medine'ye gelen Sakif kabilesi elçileri, Medi- ne'de kaldıkları süre içinde mescidde Hz. Peygamberin yakın alakasına mazhar ol- muşlardı. Sonunda müslü- man oldular. İslâm'ı öğrendi- ler. Ancak arkalarında bi- raktiklan kabilelerinin, ken- dilerini anlayışla karşılaya- caklarından kuşkuluydular. Hz. Peygamber'den ilginç is- teklerde bulundular. Bunlar arasında bir-iki tanesi vardı ki gerçekten pek dikkat çeki- ciydi. Dediler ki:

    - Bizi namaz kılmaktan muaf tut?.. Hz. Peygamberin cevabı çok kesindi:

    -"Namazsız dinde hayır yoktur."

    Pek tabii, namazsız din- darlıkta da hayr olmazdı.

    - Kabilemiz dışından biri- ni bize âmir tayin etme! dedi- ler. Hz. Peygamber, kabul buyurdu. İçlerinde bulunan ve yaşça en küçükleri olan ve fakat Islam'ı öğrenmekte pek gayretli davranan Osman Bin Ebi'l-As't onlara imam ve vall yaptı.

    - Lat putumuza üç yıl do

    kunmal dediler. Hz. Peygam

    Der kabul etmedi.

    Yine kabul etmedi.

    - Bir yıl dokunmal dediler, Hz. Peygamber bunu da ka bul etmedi.

    - Biz döndükten sonra bir ay olsun bizimle kalsın, dedi ler. Resûl-i Ekrem Efendimiz onu da kabul etmedi. Lata süre tanımadı. Putlara mü samaha olunamayacağını ortaya koydu. Tevhid yur- dunda putun ne işi vardı?... Yeniden şekillenen İslâm yurdunda puta yer yoktu. Efendimizin kararlılığını gö rünce;

    - Bäri onu bize, kendi elle- rimizle kırdırtma. Onun yı kım işini sen üstlen dediler

    Hz. Peygamber:

    - "Olur, ben onu ortadan kaldırtırım" buyurdu.

    Elçilerin Medine'den ayrı- hışından iki-üç gün sonra Hz. Peygamber, Ebu Sufyan ile yine bir Sakifli olan Mugire bin Şu'be'yi Lat'ı ortadan kaldırmakla görevlendirdi. Onlar da bunu büyük bir gösteri halinde, bütün Sakif halkının gözü önünde parça- layıp yok ettiler.

    Latların. Uzza'ların sonu

    hep aynıydı. Belki sadece gü

    no ve saatı farklıydı... (Bk. Ibn

    YanıtlaSil
  9. Üçüncüsü yalan sözdür. Yalan konuşmanın veya yalan şahitliğin en büyük günah lardan sayılması dikkate değerdir. Bu konu, daha çok dünya hayatı, sosyal düzen ve insan hakları ile ilgilidir. Bilindiği üzere yalan, hak hukuk mefhumunu ortadan kaldırmakta, haramı helal, helâli haram yapmaktadır. Ama aynı zamanda al ve can kaybına da sebep olmakta, sosyal düzeni bozmakta, insanlar arasındaki güven ve itimadı kaldırmaktadır. Binäenaleyh dünya düzeni ve sosyal hayat açısından en büyük felaketlere sebep olan suç, yalandır.

    YanıtlaSil
  10. esîri: atomların içini ve bütün uzay boşlu- ğunu doldurduğu var sayılan, uzaktan çekme ve itme kuvvetlerinin, ışık ve diğer işınların (radyosyonların) manyetik (mıknatıs alanı oluşturan) kuvvetlerin iletimini sağlayan, atom parçacıklarının yaratılmasında ham- madde ve kaynak görevini yapan çok ince ya-

    pılı bir çeşit madde

    YANITLASİL

    yuksel20 Haziran 2023 08:45
    asry hakikatbin

    hakikati insanların yaşadığı devir, Hz.Peygamber gore (a.s.m.) ve sahabelerin yaşadığı devir

    asri hazır: şimdiki devir, şimdi

    yüzyıl

    asr-i hürriyet: hürriyet asri, insanl rın hür yaşadıkları yüzyıl

    عصر میلادی asr miladi : milâdî yüzy Hz.İsa'nın doğumunu başlangıç olarak alan takvime göre hesap edilen yüzyıl

    asr-1 Muhammedi : Hz. Muham

    med'in (a.s.m.) hicretini (mi.622) başlangı olarak alan hicrî yüzyıl

    asr-i nur: nur asrı, aydınlık devir (mec.) Hz. Muhammed'in (a.s.m.) getirdiğ Kur'an ve İslâm'ın dünyayı aydınlatmaya baş ladığı devir

    : عصر نزول فرقان asr- nûzul-i Furkan

    yanlışı ayırıcı (Furkan) olan Kur'an'ın gönde rildiği yüzyıl doğru ile

    Asr-1 Saadet : mutluluk çağı, Muhammed'in (a.s.m.) ve sahabenin yaşadığı yüzyıl (bkz.sahabe) Hz.

    : عصر سعادت و تابعین Asri Saadet ve tabiin ve sahabenin yaşadıkları devir olan Asr-1 Sa Saadet ve asr-1 tabiîn) Hz. I adet (Muth peygamber (a.s.m.) : (Asr-1 الملا

    YANITLASİL

    yuksel20 Haziran 2023 08:50
    asr süresi
    esir süresi olarak yazılmaktadır
    Kur'an'ın 103.Suresinin adıdır.

    YANITLASİL

    yuksel20 Haziran 2023 08:52
    Asra yemin olsun ki yani esir maddesine yemin olsun ki anlaşılabilir.

    YanıtlaSil
  11. 1

    42 Hakkı batilla karıştırıp onu bile bile gizleme-

    yin.

    42 Hakkın batilla karıştırılması, gerçeğin tah- rif edilerek anlaşılmaz bir hâle getirilmesi veya anlaşılır olsa bile, gerçekten uzak bir manaya so- kulmasından ibarettir. Daha açık bir ifadeyle, de- lil üzerinde sahtekârlık yaparak yanlış hüküm çı- karılmasını sağlamaktır.

    YANITLASİL

    yuksel7 Temmuz 2023 08:31
    Kur'an-ı Kerim
    Meal ve Tefsiri
    Talat Kocyigit
    cilt 1.sy.122.

    YANITLASİL

    yuksel7 Temmuz 2023 08:33
    Bakara Suresi 42.ayet.

    YANITLASİL

    yuksel7 Temmuz 2023 08:46
    Hakkın batilla karıştırılması, onun gizlenmesi ve başkaları tarafından bilinip anlasilmamasi gayesine matuftur.
    Bakara Suresi
    42. ayet.
    Kur'an - i Kerim
    Meal ve Tefsiri
    Talat Kocyigit
    . 1.sy.123.

    YANITLASİL

    yuksel7 Temmuz 2023 08:53
    ma'tuf. 1.Egilmis,yönelmiş, meyletmis.
    2.Birine isnat olunmuş, yöneltilmiş.
    Osmanlı Türkçesi Sözlüğü
    Prof Dr İsmail Parlatır
    Yargı Yayinevi
    sy. 1023.

    YANITLASİL

    yuksel7 Temmuz 2023 08:59
    İsnad.
    1.Bir düşünceyi, bir konuyu bir kişi veya bir sebebe dayandirma, yükleme, atfetme. 2.mec.Karacilik,iftira.
    Osmanlı Türkçesi Sözlüğü
    Prof Dr İsmail Parlatır
    Yargı Yayinevi
    sy. 767.

    YanıtlaSil
  12. 74. Yavuz'un müceddid olduğu söylenmektedir. Müceddid ne demektir ve bu iddia doğru mudur?

    Bilindiği gibi, Hz. Peygamber, "Şüphesiz ki, Allah, her yüz yılın başında kendi dinini tecdid edecek birisini gönderir” buyurmaktadır. İslâm âlimleri, İslâma hiz- met edecek olan bu müceddidlerin maneviyât alanında ve ilim sahasında olduğu kadar, siyâset alanında da olabileceğini ifade etmektedirler. Âsafnâme müellifi ve Kanuni'nin sadrazamı olan Lütfi Paşa'nın naklettiğine göre, İslâm âlimleri siyâset alanındaki müceddidleri şöyle sıralamaktadırlar:

    Hicri tarih esas alınmak üzere, II. Yüzyılın başında Ömer bin Abdülaziz; III. Yüzyı- lin başında Abbasî Halifesi Mu'tasım; IV. Yüzyılın başında Abbasî Halifesi Kâdir billah Ahmed bin Emir İshak; V. yüzyılın başında Selçuklu Sultânı Sultân Muhammed bin Melikşah; VI. Yüzyılın başında İlhanlı Sultânı Gazan Hân; VII. Yüzyılın başında Osmanlı Devleti'ni kuran Osman Gâzi; VIII. Yüzyılın başında Çelebi Mehmed ve IX. Yüzyılın başındaki müceddid ise Yavuz Sultan Selim'dir.
    Bilinmeyen Osmanlı
    Osmanlı Devletinin 700.yili
    Prof Dr Ahmet Akgünduz
    Doc. Dr. Said Ozturk.
    sy. 137.

    YanıtlaSil
  13. Sahibinden rivâyete veya hadiselerin inkişafına bağlı olu rekir. Bu k Onun için bazen bir hâdise karşısında, Kur'ân'ın âyetlerinden o zamana kadar hissetmediğiniz bir mana anlarsınız ve o anda âyet, o hâdise için nazil olmuş sanırsınız ki, bu da Kur'ân'in garip yönlerindendir. Tercümede bunlar verilemeyeceğinden zayi olu Bu cümleden olmak üzere, öte yandan âyetlerin bir muhkem olanları, bir de müteşabih olanları vardır. Bir âyette hem muhkem hem müteşabih yönlerin birleşmesi de olur. Müteşabih âyetler "Onun tevilini ancak Allah bilir" (Bakara, 2/7) olduğundan, bun da tercüme kesinleştirilemeyeceği gibi, tefsir ve tevil de kesinle tirilemez. Aynı şekilde bunlar için bir meâl de gösterilemez. Ols olsa aynı lafızların korunmasıyla duyulabildiği kadar kapalı bir mefhuma işaret olunabilir ki, bu nokta çok tehlikelidir.
    Kur'an - i Kerim Meali
    Elmalili Hamdi Yazır
    Yediler
    Sentez Yayinevi

    YanıtlaSil
  14. Sahibinden rivâyete veya hadiselerin inkişafına bağlı olur.Onun için bazen bir hâdise karşısında, Kur'ân'ın âyetlerinden o zamana kadar hissetmediğiniz bir mana anlarsınız ve o anda âyet, o hâdise için nazil olmuş sanırsınız ki, bu da Kur'ân'in garip yönlerindendir. Tercümede bunlar verilemeyeceğinden zayi olu Bu cümleden olmak üzere, öte yandan âyetlerin bir muhkem olanları, bir de müteşabih olanları vardır. Bir âyette hem muhkem hem müteşabih yönlerin birleşmesi de olur. Müteşabih âyetler "Onun tevilini ancak Allah bilir" (Bakara, 2/7) olduğundan, bun da tercüme kesinleştirilemeyeceği gibi, tefsir ve tevil de kesinle tirilemez. Aynı şekilde bunlar için bir meâl de gösterilemez. Ols olsa aynı lafızların korunmasıyla duyulabildiği kadar kapalı bir mefhuma işaret olunabilir ki, bu nokta çok tehlikelidir.
    Kur'an - i Kerim Meali
    Elmalili Hamdi Yazır
    Yediler
    Sentez Yayinevi

    YanıtlaSil
  15. Yalanın dostu, gerçeğin düşmanı çoktur." Emile de Girardin

    "Yalanın faydası bir kere içindir, gerçeğin ise sonsuzdur." Denis Diderot

    9871

    in

    YALNIZLIK ÜZERİNE:

    988] "Kötü kimselerle görüşüp buluşmaktansa yalnız kalmayı

    tercih ediniz."

    ■Cuthbert Collingwood

    YANITLASİL

    yuksel11 Temmuz 2023 06:43
    Cümle Kapısından
    Kalbe Girmek
    Öğütler ve Düşünceler
    Erkam Yayınları
    sy. 293.

    YanıtlaSil
  16. Nezihi Ensari, babasının Said Nursî ile Mustafa. Kemal'i buluşturmasını ise şöyle anlattı: “Atatürk, babamdan kendisini Said Nursî ile buluşturmasını ister. Atatürk'ün bu isteğini Said Nursi'ye iletiyor babam. Said Nursî 8 saat görüşmek şartıyla kabul ediyor. Ve Atatürk, Said Nursî ve babam bir araya geliyorlar. Ülke meselelerinin konuşulduğu bu görüşmelerde Said Nursî, Atatürk'e şöyle nasihat

    YANITLASİL

    yuksel13 Temmuz 2023 05:43
    eder: 'Namaz kıl, inançlarına sahip çık. Avrupa'nın yaşam tarzını, giyimini ve ahlâksızlığını getirme. Teknolojisini getir. İlmini getir. Sanatını getir.' Görüşmeler gayet samimi bir şekilde geçermiş. Atatürk'ün elinden bir çok hediye almış olan babam, 1974 yılında vefat etti. Babam vasiyetinde kesinlikle tören istemediğini, sadece tekbirlerle ve salâlarla uğurlanmak istediğini belirtmiştir."

    YANITLASİL

    yuksel13 Temmuz 2023 05:45
    M. KEMAL'İN TALEBİNİ SAİD NURSî'YE BABAM İLETTİ

    kabul ediyor" dedi.

    O GÖRÜŞMEDE BABAM DA HAZIR

    BULUNMUŞTU

    04 Ocak 2011, Sali

    Birinci Mecliste Mardin meb'usu olan Abdülgani Ensari'nin oğlu Nezih Ensari, Said Nursî ile M. Kemal arasındaki görüşmenin, babasının aracılığı ile gerçekleştiğini söyledi. Ensari, “Atatürk, buluşturmasını istiyor. Atatürk'ün bu isteğini Said Nursî'ye iletiyor babam. Said Nursî sekiz saat görüşmek şartıyla

    babamdan kendisini Said Nursî ile

    YanıtlaSil
  17. Hz. Musâ (A.S.) Hakka kavuşunca Cenâb-ı Hak ona da ölümün

    acısını sormuş, o da: Yarabbi, ölüm acısını sordunuz; Ölüm acısı bir değneğe geçi- rilmiş serçe kuşunun çektiği izdiraba benzer, ölmez ki, dinlensin, kur- tulamaz ki uçsun! -

    Diğer bir kayda göre de: «Canlı bir koyunun derisini yüzerken du- yacağı acı gibi acıyor» demiştir. Bir hadis-i şerifte: «Ölüm: testere ile biçmekten, makasla doğ- ramaktan, kılıçla vurmaktan daha acıdır» buyurulmuştur. Resulü Ekremimiz (S.A.V.) bir gün bu konudan bahsederek yemin

    etmiş ki: Ölüm Meleğini (Yani Azräili) görmek, kılıçla bin defa vurul maktan daha ağırdır.»> Yâni Azrâil'i görmekten hasıl olacak korkunun şiddeti kastolunmuş oluyor. Hz. İsa (A.S.): Havariyyûne:

    - Cenab-ı Hakka duâ ediniz de sekerât-i mevtinizi kolay etsin. Diye tavsiye ederdi. Yani ölüm güçlüğü bildirilmiş oluyor. Hazreti Peygamberimiz demiş ki:

    Cenab-1 Hak Azrâil'i canları almaya memur etti, onu en sonraya bırakacak, kendi canının alınmasını emredecek, Azrâil bu işin zorluğu-

    nu görünce:

    «Can acısının böyle zor olduğunu bilseydim kimsenin canımı ala- mazdım» diyecek.

    Bazı kimseler Hazreti Peygamberden (S.A.V.) ölümün acisini sor-

    «Derinin tüylerini eliyle çekerek yolmak gibidir» Diye cevap vermiş.

    YANITLASİL

    yuksel14 Temmuz 2023 09:05
    Ganimet elden ele dolaşıp haksız yere zimmete tiği, emânet ganimet sayıdlığı, zekât fuzili bir borç say geç- lp verilmediği, erkek karısına itaat edip annesine isyan ettiği, dostana iyilik edip babasına eziyet ettiği, mescidlerde seslerin yükseldiği, ayak takımlarının başa geçtiği, şerrinden korkulduğu için kişiye ikram edildiği, içki içilip ipekli elbiseler giyildiğ, şarkı- a ve çalkıcı kadınların bulundurulduğu, sonra gelen nesil önce gelenleri kötülediği hallerdir. İşte bunlar yapıldığı zaman, insan- lar kızıl bir rüzgâr, zelzele, açlık, yemekte tatsızlık ve benzeri musibetleri beklesinler.» buyurmuştur. Yine rivayete göre Peygam ber aleyhi'-selâm Cebrail aleyhi's-selâm'a: «Ya Cebrail, benden son- ra yere inecek misin?» diye sordu. Cebrail aleyhi's-selâm: «Evet, âhir zamanda dört kerre ineceğim.» deyince, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, niçin ineceğini sordu. Cebrail: «Birincide kadın- lardan hayâyi, ikincide kazançlardan bereketi, üçüncüde hâkim- lerden adâleti, dördüncüde hâfızların göğüslerinden Kur'ânı kal- dırmak için geleceğim ve sonra bir daha gelmiyeceğim.» dedi.

    Yine Tirmizi'nin Enes b. Mâlik (r.a.) den rivâyetinde Resûl-i Ekrem (S.A.V.): «Kiyâmete yakın karanlık gece kıtaları gibi fit- neler meydana gelecektir. Sabahtan mü'min olan akşama kâfir, akşamdan mü'min olan sabaha kafir çıkar. Bir çokları dinlerini feda ederler.» buyurmuştur

    YANITLASİL

    yuksel14 Temmuz 2023 09:08
    وَالسَّاعَةُ كَهَاتَيْنِ وَأَشَارَ بِإِصْبَعَيْهِ السَّبَابَة وَالَي تليها

    * Sehadet parmag ile orta parmagini igaret ederek: Benimle kıyamet arasında bu kadar zaman vardır.» buyurmuştur. Kıyame tin alametlerinden baʼzıları da büyük inşaatlar, mescidleri tezyin, emanete huyanet, igki ve bid'atlerin cogalması, kadınlarda hayann azalması, hakimlerden adaletin kalkması, bereketin azalması, şar kıcı kadınların çoğalması, hilekar adamların emin, emin adamla rin hâin tanınması, idare işlerinin ehil olmayan kimselere veril mesi, fitnenin zuhuru, kadınların çoğalması, erkeklerin azalması gibi hususlardır ki, bütün bunlar zamanımızda mevcud ve hepsi için sahih hadisler vârid olmuştur. Bunlardan ba'zıları: Müslim' in Enes b. Malik (r.a.) den rivayetinde, Resûl-i Ekrem (S.A.V.): في

    YANITLASİL

    yuksel14 Temmuz 2023 09:16
    Ahiret Günü
    Abdülkadir el-Hac Mutlaku'r-Rahbavi
    Güven Matbaası 1970.
    sy. 36,39,
    Ahirete Giden Yol
    (KESF-US SUTUR)
    SÖNMEZ
    sy. 31.

    YanıtlaSil
  18. HELAL ANAHTAR!

    • Az bir dünyalığa râzı ol ve helâl ye ki; >Bütün hayırların anahtarı budur.

    •Haramdan uzak ol,

    >Yoksa Hak Teâlâ'dan uzaklaşırsın!

    YanıtlaSil
  19. Hiçliğini ve acziyetini idrâk edemeyip de kibir dâvâsına tutuşan niceleri, ilâhî gazaba uğramışlardır. Bel'âm gibiler ilimle, Kärun gibiler servetle, Firavun ve Hâmân gibiler makam ve mevki ile enâniyetin avucuna düştüler ve helâk oldular.
    Kur'an ve Sünnet
    İki Cihanda Rahmet
    Yuzaki
    sy. 267.

    YanıtlaSil
  20. Acaba faizi ki moduyor? Faizi, faizle kredi alan tüccar, sanayici ve her hangi bir iş adamı mı ödüyor, yoksa tüketici olanlar mı ödüyor? Mu- hakkakki faiz çoğunlukla halktan alınıp ödeniyor. Eğer kredi; yeme, iç me, giyinme, barınma ve gerekli eşyalar satın almak için alınmışsa fâiz, krediyi alandan çıkar ki bugün bu durumda olanlara teminatı olmadığı için zaten faizle para verilmez. Geriye ziraî, sınaî veya hizmet üreten züm- re kalıyor ki fâizcinin esas müşterisi bunlardır. Bunlar ürettikleri şey- lerin maloluş fiatlarına, hem ödedikleri ve hem de ilerde ödiyecekleri fâizi ilâve etmek zorunda kalırlar. Bu da elbetteki fiatları artıracaktır.

    Üreticileri ikiye ayırabiliriz: a) Kredi almadan kendi imkânları ile iş çevirenler. Bunlar küçük üretici ve müstahsillerdir. b) İşlerini kredi ile yürütenler. Büyük kuruluşlar daha çok bu kısım içinde yer alırlar. Bu kısımda küçük üreticiler ve küçük kuruluşlar da vardır. Her kurulu- şun amacı hem varlığını sürdürmek ve hem de büyümektir. Bazan talep fazlalığı ve bazan da rekabet yüzünden kısa devrede gelişme istenilir. Bu sebeple de paraya ihtiyaç olur. Muntazaman kredi temin eden iş yerleri şartlar elverişli olduğunda kısa sürede büyürler. Piyasa aynı alanda en fazla üretim sağlıyan, kuruluş veya kuruluşların daha fazla etkisi al- tındadır.

    dilen
    7-Fâizin fiyatlara etkisi
    İslam İktisadinin Esasları
    Celal Yeniçeri
    sy. 263.
    Şamil Yayinevi

    YANITLASİL

    yuksel16 Temmuz 2023 08:21
    C - BAZI MALLARA İHRAÇ YASAĞININ KONULMASI

    Devlet bazı malların ihracını yasaklıyabilir. Buna harp yıllarında daha çok ihtiyaç duyulur. Bilhassa silâh ve silâh sanayiinde kullanılabi- lecek her türlü maddenin satışı yasaklanır. İbni Kudâme (541-620 H/1146- 1223 M); düşman tarafa, yol kesicilere, veya fitnecilere silâh satışı yasak- tir, diyor¹". Yasağa uyulmasından hisbe 134 teşkilâtı sorumlu olduğundan konu hisbe kitaplarında da yer almıştır. Meselâ İbni 'İvaz (ö. 696 H) ko- nuya değinirken şöyle der: «Harpte düşmanın işine yarıyacak olan her şeyin; harp malzemelerinin, malzeme yapımında kullanılması sebebiyle demirin, harpte yük ve binek vasıtası olarak kullanılan hayvanların ve muhariplerin işine yarıyacak elbiselerin satışına müsaade edilmez»> 135.

    ihraç yasağı muhakkakki daha başka malları da kapsıyabilir.
    İslam Iktisadinin Esasları
    Celal Yeniçeri
    Şamil Yayinevi
    sy. 265.

    YanıtlaSil
  21. ribâ : faiz, borç olarak verilen para mala karşılık alınan kår, fazlalık; veya is hut ticaret için verilen sermayenin zara katılmadan yalnız kârına ortak olup edilen kazanç. (Faizin her çeşidi İslâmda ramdır) (muzaaf ribâ: bileşik faiz, ana be d- katılan faizin faizini de alma veya süre u mında faiz oranını da arttırm yolu ile al faiz)

    YANITLASİL

    yuksel16 Temmuz 2023 08:53
    ribâ : faiz, borç olarak verilen para veya mala karşılık alınan kâr, fazlalık; veya iş ya- hut ticaret için verilen sermayenin zararına katılmadan yalnız kârına ortak olup elde edilen kazanç. (Faizin her çeşidi İslâmda ha- ramdır) (muzaaf ribâ: bileşik faiz, ana borca mad- katılan faizin faizini de alma veya süre uzatı- cları mında faiz oranını da arttırm yolu ile alınan faiz)

    YANITLASİL

    yuksel16 Temmuz 2023 08:54
    Tabiratli, Terkibli, Ansiklopedik
    Risale-i Nur un Büyük Lugati
    Envar Nesriyat
    sy. 912.

    YANITLASİL

    yuksel16 Temmuz 2023 08:57
    فائض FAIZ : ödünç verilen pa

    ra için alınan ve şer'an haram olan kår. Fa Izin iş hayatındaki mânası, "sen çalış, ben yl yeylm'dir. Küçük tasarruf sahiplerinin paraları daha büyük bankalarda toplanıp, büyük yekünlere ulaşır. Banka bu parayı aldığından falzle iş sahiplerine kredi olarak verir. İstihsâl edilen (üretilen) malların flatina masraf olarak bu falz eklenir. Böylece malların flati falz yüzünden %50 civarında, veya daha fazla artar. Bu malı satın alanlar, ödedikleri flatla birlikte vaktiyle yatırımcının ödediği faizi kendi leri ödemiş olurlar. Böylece tasarruf sahipleri bankadan aldıkları falzden çok daha fazlasını bu malı satın almakla geri ödemiş olurlar. Ayrıca fi atların yükselmesiyle dar gelirlilerin haklarına te cavüz etmiş olurlar. Çalışmadan para alıp vermek- le zenginleşen bir zümrenin türemesine de sebep olurlar. İslâm, faizi haram kılmakla bu haksızlık- ları önler. (Bak: Riba) *Taşan, dolan.

    فائز FAIZ: (Fevz. den) Dilediğine eren. Başaran. Korktuğundan kurtulan. Üstün gelen. Necat bulan. *Kapının üstündeki eşik.
    Osmanlıca Türkçe Ansiklopedik Büyük Lugat
    sy. 260.

    YANITLASİL

    yuksel16 Temmuz 2023 09:01
    RIBA: Tartısı ve ölçüsü bel- olan bir malı aynı cinsten daha fazla olan bir mal le, bir karşılığı olmaksızın, peşin olarak veya vere- slye değiştirmektir. * Fâiz. * Muâmelede meşru miktardan tecavüz. * Bir şeyin artması, çoğalması. Verilen borç para veya mal karşılığında kâr iste- yip zarara ortak olmamak suretiyle hâsıl olan ha- ram kazanç. (Bak: Fâiz)

    Ja, Ribâ-i fazl Tartılan veya öl- çülen bir cins eşyanın kendi cinsi karşılığında fazla- sıyla satılması. Meselâ : Bir kilo buğdayı aynı cins bir kilo yüz gramla değiştirmek gibi. -

    (Beşerin hayat-ı içtimaiyesinde bütün ahlâk

    YANITLASİL

    yuksel16 Temmuz 2023 09:03
    sızlığın ve bütün ihtilälâtın menşei iki kelimedir. Birisi: "Ben tok olduktan sonra başkası açlıktan ölse bana ne..." "İkincisi: "Sen çalış, ben yiyeyim.." Bu iki kelimeyi de idâme eden; cereyan-1 ribâ ve terk-i zekâttır. Birinci kelimenin ırkını kesecek tek bir devâsı var ki; o da vucüb-u zekâttır. İkinci keli- menin devası hürmet-i ribadır. Adâlet-i Kur'âniye âlem kapısında durup ribâya: "Yasaktır, girmeğe hakkın yoktur" der. Beşer bu emri dinlemedi, bü- yük bir sille yedi. Daha müdhişini yemeden dinle- meli. M.)

    (Ribânın kab ve kapıları olan bankaların nef'i, beşerin fenâsı olan gâvurlara ve onların en zâlimlerine ve bunların en sefihlerinedir. Alem-i İs- lâm'a zarar- mutlaktır. Mutlak beşerin refahi naza- ra alınmaz, zirâ gâvur harbi ve mütecâviz ise, hür- motriz

    YANITLASİL

    yuksel16 Temmuz 2023 09:04
    Osmanlıca Türkçe
    Ansiklopedik
    Büyük Lugat
    sy. 831.

    YANITLASİL

    Yorum Gönder
    Bu blogdaki popüler yayınlar
    İman
    Mayıs 04, 2023
    DEVAMI
    ruhu l furkan tefsiri
    Şubat 13, 2021
    DEVAMI
    hülasatü l beyan tefsiri
    Şubat 13, 2021
    DEVAMI
    Blogger tarafından desteklenmektedir
    Tema resimleri Michael Elkan tarafından tasarlanmıştır

    YUKSEL
    Vasiyet ve mustafa
    PROFİLİ ZİYARET EDİN
    Arşivleme
    Kötüye Kullanım Bildir

    YanıtlaSil
  22. FAİZ TETKİKİMİZİN SONUCU

    1) Ben tamamen Allâme Muhammed 'ül-Fahrî'nin fikir- leriyle müttefikim. Ona göre: «Islâmî yapının temel taşını teş- kil eden liberal sisteme faiz, tam manasiyle zıt bir istikamet- tedir.»

    2) İslâmın basit faizi değil sadece mürekkeb faizi yasak- ladığı şeklinde bir telâkki tamamen yanlıştır. Aksine İslâmda, nisbeti ne kadar düşük olursa olsun her nevi faiz menedilmiştir.

    3) Bugün umumiyetle câri kapitalist cereyanların tesiri al- tında birçok kimse, günümüz bankacılığının ticarî ve sınaî ha- yatı desteklediği esbabi mucibesiyle, faizin meşru olduğunu id- dia etmektedir. Bu, tamamen yanlış ve çürük bir iddiadır. Ha- kikatı söylemek icab ederse, mezkûr banka faizleriyle, Sahukar

    YANITLASİL

    yuksel16 Temmuz 2023 09:26
    FAIZ NAZARIYESI VE ISLAM

    tefeci) faizleri arasında hemen hemen hiç bir fark yok, derecede ki, ödünç para vermeyi eskiden sanat edinmiş Ya lilerin varmak istedikleri gaye ve maksatlarla bugünkü arın gaye ve maksatları birbirinin aynıdır.

    4) Bir takım sebebler göstererek, Banka faizlerinin mey ruiyetini iddiaya kalkışmak, Islamın vazettiği temel prensible den sapmak ve Kur'ân'da yer alan gayet açık ve müphemiye ten uzak hükümlerden vaz geçmek demek olacaktır. Buna g bizim vazifemiz, faiz hakkında İslamın getirdiği temel kade hükümleri mümkün olduğu kadar açık olarak göstermek ve ik tisadi zafiyetimizi bu nevi hiylei şer'iye kabilinden yollarla tet cihetine sapmamak olmalıdır. Ben ne bir Islám tetkikleri m tchassisi ve ne de İslâmın dolaşık ve düğümlü bir meselesi rinde bir hal şekli vazedecek kapasiteye sahip bir müctehidim Ancak şunu şahsen ifade etmeliyim ki, Bankalara yatırdığımız paralar yoluyla elde ettiğimiz her nevi gelirler, faizle aynı s viyededir ve birdir. Yine şurası iyice anlaşılmalıdır ki, bizler Müslüman olarak faize asla girmemeliyiz. Şayet müsaade edip ona el uzatacak olursak, Bankalarda toplanacak olan paralar, İslâmî fayda, menfaat ve gayeler dışında da kullanılabilecekler- dir. Binaenaleyh bu suretle bugünkü bankalara yatırılmayacak olan meblağları şahsi ihtiyaçlarımızda değil, hayır ve umuma fayda getiren milli menfaatlara uygun faaliyet ve işlerde kul- lanmamız gerekecektir. Fakat böyle yapılması sonuna kadar sa- vunulamasa bile içinde bulunduğumuz cemiyet şartlarının akıp içinde Islami esaslara uygun surette tesis edilip teşkilatlandırı lacak olan bankalarda bu meblağları toplamak zaruret olacak- tır. Bu gaye göz önünde tutularak kurulacak olan İslâmî ban- kaları ve İslâmî bankacılığın esaslarını daha ilerde izah edece ğiz.

    YANITLASİL

    yuksel16 Temmuz 2023 09:29
    Faiz Nazariyesi ve İslam
    Çeviren
    Dr
    Salih Tuğ
    İrfan Yayinevi
    sy. 115,116.

    YanıtlaSil
  23. Ve bitâatil ecsâdil mülteimeti biurûkıhâ. Yâni:

    Öyle cesetler ki, bütün damarlariyle toprak olmuşlardır.

    (Öldükten sonra cesetlerin bütün parçaları çürüyüp toprak olur. Cenab-ı Hak tarafından o toprakların eskisi gibi cesedin uzvu hâline gelmesi için ferman gelir, o toprak hemen her ne uzuvdan toprak ol- du ise o uzvun hâlini alır. Toprak olan kemik yine kemiğe, toprak olan sinir yine sinire, toprak olan damar yine damara döner. Toprak olan deriler yine deri haline gelir. Toprak olan kıllar da kıllaşır. Diş- ler, diş olur. Böylece vücuddan meydana gelmiş bütün topraklar va- kit geçirmeden eski uzuvları hâline döner, bir araya gelir. Ceset, ilk ceset gibi olur.)

    (Ey Allah'ım, Sen'in «Ol!..» diyen fermanınla toplanan ceset- lerin itâatleri hürmetine ben de Sen'den niyaz eder, dilerim.)
    Kara Davud
    Delail-i Hayrat Şerhi
    M. Faruk Gurtunca
    sy. 896.

    YanıtlaSil
  24. Çalış dedikçe şeriat, çalışmadın, durdun; Onun hesabına birçok hurafe uydurdun. Sonunda bir de "tevekkül" sokuşturup araya, Zavallı dini çevirdin onunla maskaraya.

    Hayır, hayal ile yoktur benim alış verişim; İnan ki her ne söylemişsem görüp de söylemişim, Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek; Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek."

    Müslümanlık nerde! Bizden geçmiş insanlık bile... Âdem aldatmaksa maksat, aldanan yok, nafile! Kaç hakiki Müslüman gördümse, hep makberdedir; Müslümanlık, bilmem amma, galiba göklerdedir; Irzımızdır çiğnenen, evladımızdır doğranan... Hey sıkılmaz, ağlamazsan, bari gülmekten utan!

    Nebiye atf ile binlerce herze uydurdun. Yıktın da dini mübini (apaçık din yerine) yeni bir din kurdu Doğrudan doğruya Kuran'dan alarak ilhamı. Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı.

    ibret olmaz bize her gün okuruz ezberde yoksa bir maksat aranmaz mı ayetlerde? lafz-1 muhkem yalnız anlaşılan Kuran'ın çünkü hiç kimse farkında değil mananın

    ya açar bakarız nazm-ı celilin yaprağına yahut üfler geçeriz bir ölünün toprağına indirilmemiştir Kur'an hakkıyla bilin ne mezarlıkta okunmak ne de fal bakmak için!

    YANITLASİL

    yuksel17 Temmuz 2023 08:26
    Mehmed Akif Ersoy
    Boyasını Kaziyinca
    Küresel Güç Odaklarının
    Egemenlik Felsefesi
    İbrahim Okur
    okursoy kitaplari21
    sy. 744.

    YanıtlaSil
  25. Burada Hz. Ömer'in bir ön uyarısını nakletmek istiyoruz. Ab dürrezzak İbni Hemmâm'ın (ö. 211/826) Mûsannefinin iki yerin- de (VII, 330 ve XI, 412) Hz. Ömer; recm cezâsını, deccâli, havzı, kabir azâbını ve mü'minlerin cezâlarını çektikten sonra cehennemden çıkacaklarını inkar edecek, bunların olmadığını ve olmayacağın ileri sürecek birtakım insanların türeyeceğini söyleyerek ta o gün den müslümanları uyarmıştır. O halde bu konularda inkâra daya iddia sahipleri suçüstü (cürm-i meşhûd halinde) yakalandıkları bilmelidirler.

    YanıtlaSil
  26. Riyazu's Salihin
    Imam Nevevi
    Kampanya Kitaplari
    cilt. 4.sy.648.

    YanıtlaSil
  27. Burada Hz. Ömer'in bir ön uyarısını nakletmek istiyoruz. Ab dürrezzak İbni Hemmâm'ın (ö. 211/826) Mûsannefinin iki yerin- de (VII, 330 ve XI, 412) Hz. Ömer; recm cezâsını, deccâli, havzı, kabir azâbını ve mü'minlerin cezâlarını çektikten sonra cehennemden çıkacaklarını inkar edecek, bunların olmadığını ve olmayacağın ileri sürecek birtakım insanların türeyeceğini söyleyerek ta o gün den müslümanları uyarmıştır. O halde bu konularda inkâra dayalı iddia sahipleri suçüstü (cürm-i meşhûd halinde) yakalandıkları bilmelidirler.

    YANITLASİL

    yuksel19 Temmuz 2023 01:51
    Riyazu's Salihin
    Imam Nevevi
    Kampanya Kitaplari
    cilt. 4.sy.648.

    YanıtlaSil
  28. Sonuçsuz uğraşmak çalışma sayılmaz.

    339

    Yüzyılların adam sende yönetimlerinin deviet yapısında oluşturduğu yaraları iyileştirmek için, harcanacak çabaların en büyüğünü kuşkusuz bilim yolunda göstermemiz gerekir. (1921)

    340

    Gerçek ortaya çıkınca, yalan ortadan kalkar. (1924)

    97

    YANITLASİL

    yuksel19 Temmuz 2023 09:47
    Mustafa Kemal Atatürk ten
    Seçme Sözler
    İbrahim Şimşek
    sy. 97.

    YanıtlaSil
  29. yırlıdır. Bunun içindir ki Resûl-i Ekrem başka bir rivayette: «Ölümü temenni etmeyin.» buyurmuştur. Hatta ölüler bir kerre şu cihana dönüp de bir şehådet getirecek kadar zaman hayatta kalmağı candan arzu ederler. Çünkü bu sayede ebedi azabdan kurtarmış olurlar.) Ancak ölüm döşeğine yatan mü'min'e rahmet melekleri gelip kendini cennet ile müjdelerler. İşte bu müjdeyi alan kimse o anda ölümü arzular. Çünkü bir an önce müjdelen. diği makâma ulaşmak ister. Kâfire de bu anda azâb melekleri ge lip cehennem ve azâbiyle korkuturlar. Elbette bu vaziyette o adam ölmeği sevmez. (Geri dönüp tövbe ederek iyi ameller işlemek is. ter fakat vakit geçmiş ve fırsat elden çıkmıştır.) İşte, Allahu Te âlâ da bu adamı sevmez.» buyurmuş ve ölümü sevip sevmeme- nin ölüm âni ile kayıtlı bulunduğunu beyan buyurmuştur. Yine Nesei'nin Ebû Hureyre (r.a)den rivâyetinde, Resûl-i Ekrem (S.A. V.): «Mü'min bir kula ölüm ânında rahmet melekleri beyaz bir ipek ile gelirler ve mü'minin ruhuna : «Sen râzı, Rabbın da sen- den râzı olduğu halde bu bedenden, gazabli olmayan Allâhu Tea- lâ'nı rahmetine ve huzuruna, çık.» derler. O rûh da misk gibi güzel bir koku ile bedenden ayrılır. Hatta o kadar güzel bir ko- kusu vardır ki melekler onu ellerinde dolaştıra dolaştıra gök ka- pılarına kadar giderler. Oradaki melekler de bu kokunun güzelli- ğinden bahseder ve nihâyet mü'minlerin ruhlarının toplu bulundu. ğu yere bu ruhu iletirler. Onlar ise bu rûhu görünce, yitiğini bulan bir insan gibi sevinirler ve : «Filancı ne oldu, ne yapıyor?» diye so- rarlar. İçlerinden ba'zıları da : «Bırakın onu o, bedenden yeni ay- rılmış, yorgundur; sorup durmayınız.» derler. Nihâyet kendisi ce- vap verir ve «Sorduğunuz adam öldü, size gelmedi mi?» der. Onlar da onun cehennem'e gittiğini anlarlar. Kâfir, ölüm döşeğine yattığı vakit azâb melekleri bir pala getirir ve : «Allah'ın gazabı üzerine olduğu ve sen de memnun olmadığın halde Allâh'ın azâ- bına gitmek üzere bu bedenden ayrıl.» derler. Lâşe gibi, pis bir koku saçarak bedenden ayrılır ve yerin kapısına götürülür. Orada- kiler: «Bu ne pis kokudur.» derler ve onu kâfirlerin ruhları ara- sina alırlar.» buyurdu. İşte böylece mü'min, ölümüne sevinir ve Allah'a ulaşmasını sever.

    Rivâyete göre Rebâh'ın oğlu Bilal ölüm döşeğine yattığı vakit başı ucunda bulunan ailesi çığlık kopararak bir «Ah» çekdi. Bila âilesine bakarak «Ah deyip tasalanma,ne mutlu bana deyip sevin Zira ben şu anda iki divar arasında sıkışık durumdayım. Halbuk yarın dostlarım, Hz. Muhammed (S.A.V.) ve onu
    Ahiret Günü
    Abdülkadir el-Hac Mutlaku'r-Rahbavi
    Güven Matbaası 1970
    sy. 11.

    YanıtlaSil


  30. EBCED (Bak:cifir) EBÛ BEKİR (R.A.)

    Ebû Leheb'in karısı Hz. Ebû Bekir'den Peygamberimizi sordu. (M.) 161:19. Mektup, 15. işâret

    Fetih Sûresinin son âyeti Hz. Ebû Bekir'in en meşhur vasfina işâret ediyor. (L.) 36:7. Lem'a, 5. si. Hz. Ebû Bekir dinden dönen Necid halkını zîr ü zeber etti. (M.)

    352:28. Mektup 6. mes. 1. nükte

    Hz. Ebû Bekir halifeliğe daha layıktı. (L.) 28, 30:4. Lem'a 4. nük.

    Hz. Ebû Bekir hicrette Peygamberimizin arkadaşıydı. (M.) 150,

    152, 159:19. Mektup, 14. ve 15. işâretler Hz. Ebû Bekir'in hilâfete geçeceğine işaretler. (L.) 36:7. Lem'a, 5. si; (L.) 43:7. Lem'a, tetimme, 2. nükte

    Hz. Ebû Bekir niçin az hadis rivâyet etti? (M.) 132:19. Mektup,

    10. işâret Hz. Ebû Bekir şahsî kemâlat ve verâset-i nübüvvet vazifesiyle

    Hz. Ali'den daha fazîletliydi. (L.) 30:4. Lem'a, 4. nükte

    Hz. Ebû Bekir Tebük Gazâsında Peygamberimizden duâ etme sini istedi. (M.) 124:19. Mektup, 8. işâret Hz. Ebû

    Bekir, "Ya Rab! Vücudumu öyle büyüt ki, Cehennem de başkasına yer kalmasın" dedi. (E.L.) 2:121; (S.) 711:konf. Rıza'nın Hz. Ebû Bekir ile ilgili rüyâsı. (S.T.) 19:Parlak fıkralar FIHRIST/182

    YANITLASİL

    yuksel21 Temmuz 2023 22:49
    Risale-i Nur Hz. Ebû Bekir'in meşrebini takip etmiş. (B.L.) 103 Şifler Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer'den uzaklaştıklarından ziyâna düşmüşler. (M.) 107:19. Mektup, 6. işâret

    Şiflerin Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer'e düşmanlıklarının sebebi. (M.) 353:28. Mektup 6. mes. 1. nükte

    Şiîlerin Hz.Ebû Bekir'e haksızlık isnat etmeleri, en büyük hak-

    sızlıktır. (L.) 31:4. Lem'a, 4. nükte Taşların Hz. Ebû Bekir'in elinde tesbih etmesi. (M.) 133:19.

    Mektup

    ECEL (Bak:ömür) Dünyanın ecel-i fitrîsi. (S.) 489:29. Söz 4. esas, 1. mesele

    Ecel genç ihtiyar ayırmıyor. (K.L.) 114.

    Ecel gizlidir. (B.L.) 175.

    Ecelin gizli olmasının hikmeti. (S.) 309, 317:24. Söz 3. dal 7. 8. asil; (L.) 213:25. Lem'a 13. devâ; (Ş.) 488:5. Şua; (Ş.) 546:

    15. Şua; (Sn.) 29.

    Ecel mukadderdir, tagayyür etmez. (L.) 211:25. Lem'a 9. deva Ecel-i kazâ. (B.L.) 191. Ecel-i muallak. (L.) 106:16. Lem'a 1. si; (B.L.) 191.

    Ecel-i mübrem. (B.L.) 191. Ecel-i müsemma. (B.L.) 191.

    Herkesin dünyasının direği kendi hayatıdır. (E.L.) 2:68. Öldürülen kimsenin eceli. (S.) 139:13. Söz 2. makam Ömr-ü tabisi olanın ecel-i fitrisi vardır. (1.1.) 193; (S.) 488:29.

    Söz 4. esa 1. mes

    EDEB

    Allah'a karşı edep nasıl olur? (L.) 59:11. Lem'a 7. nükte Çok edipler kâfiyenin hatını için edepte edepsizlik etmeye baş- ladılar.(Mh.) 79:2. maka, 1. mesele

    FIHRIST/183

    YANITLASİL

    yuksel21 Temmuz 2023 22:50
    Bir Hazinenin Anahtarı
    Risale-i Nur Kulliyati Fihrist ve İndeksi
    İsmail Mutlu
    sy. 182,183.

    YANITLASİL

    yuksel21 Temmuz 2023 22:53
    Benden sonra hulefa, hulefadan sonra umera, umeradan sonra melikler, meliklerden sonra Cebabire, Cebabireden sonra ise Ehli Beytimden bir kimse gelir de, O yeryüzünü adaletle doldurur. Ondan sonra da "Kahtani" gelir. Beni gönderen Zata kasem ederim ki, O, diğerlerinden aşağı değildir.
    Ravi: Hz. Abdurrahman İbni Kays (r.a.)
    Sayfa: 518 / No: 4
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel21 Temmuz 2023 22:56
    ۷۲۸ - إِذَا ظَهَرَتِ الْفَاحِشَةُ كَانَتِ الرَّجْفَةُ وَاذَا جَارَ الْحُكَّامُ قَلَّ الْمَطَرُ

    وَإِذَا غُدِرَ بِاَهْلِ الذِمَّةِ ظَهَرَ الْعَدُو (عدو الديلمي عن ابن عمر)

    728- Fuhuş yaygınlaşınca deprem olur, hakimler zulmedince yağmur azalır, zimmet ehline zulüm reva görülünce düşman zahir olur.

    YANITLASİL

    yuksel21 Temmuz 2023 22:57
    Ramuz ul Ehadis
    Hadis Ansiklopedisi
    Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi
    cilt. 1.sy.180.

    YANITLASİL

    Yorum Gönder
    Bu blogdaki popüler yayınlar
    İman
    Mayıs 04, 2023
    DEVAMI
    ruhu l furkan tefsiri
    Şubat 13, 2021
    DEVAMI
    hülasatü l beyan tefsiri
    Şubat 13, 2021
    DEVAMI
    Blogger tarafından desteklenmektedir
    Tema resimleri Michael Elkan tarafından tasarlanmıştır

    YUKSEL
    Vasiyet ve mustafa
    PROFİLİ ZİYARET EDİN
    Arşivleme
    Kötüye Kullanım Bildir

    YanıtlaSil
  31. İmanla Can Verme Duası

    لى أَسْتَلُكَ خَيْرَ المَسْئَلَةِ وَ خَيْرَ الدُّعَاءِ وَ خَيْرَ النَّجَاحِ وَ خَـ ل وَ خَيْرَ الثوَابِ وَ خَيْرَ الحَيَوةِ وَ خَيْرَ المَمَاتِ وَ تَتثنى وَ ثَقِل مَوَازِنى وَ حَقِّقْ إِيمَانِي وَارْفَعْ دَرَجَتِي وَ تَقَبَّلْ صَلَاتِي وَاغْفِرْ خَطيئَتِي وَ أَسْأَلُكَ الدَّرَجَاتِ الْعُلَى مِنَ الْجَنَّةِ أَمِينُ

    (Allâhumme innî es'elüke hayrel mes'eleti ve hayredduâi ve hay Fennecâḥi ve hayrel ameli hayressevâbi ve hayrel hayâti ve hayr memâti ve ve sebbitnî ve sakķil mevâzinî ve hakkik îmânî verfe' dere cetî ve takabbel šalâtî vağfir hatîetî. Ve es'elüked-derecâtil ulâ mine cenneti, âmîn.)

    م إِنِّى أَسْتَلْكَ فَوَاتِحَ الْخَيْرِ وَ خَوَاتِمَهُ وَ جَوَامِعَهُ وَ أَوَّلَهُ وَ آخِرَهُ وَ ظَاهِرَهُ وَ بَاطِنَهُ وَ الدَّرَجَاتِ الْعُلَى مِنَ الْجَنَّةِ

    لهُمَّ إِنِّي أَسْتَلُكَ اَنْ تُبَارِكَ لى فى سَمْعِي وَ فِي بَصَرِى وَ في رُوحي وَ فِي خَلْقِي وَ فِي مَحْيَايِي وَ مَمَاتِي وَ فِي عَمَلى

    ـمَّ وتَقَبَّلْ حَسَنَاتِي وَ اَسْتَلُكَ الْعُلَى مِنَ الْجَنَّةِ (Allahumme innî es'elüke fevâtihel hayri cevâmiahu ve evvelehu ve âhirehu ve recâtil ulâ minel-cenneti. zâhirehu ve bâtinehu, ved ve havâtimehu

    Allahumme inni es'elüke en tübârike li fi sem'i ve fi basari w ruhi ve fi halkî ve fi mahyâyi ve fî memâtî ve fî amelî. Allâhumme ve takabbel hasenâtî ve es'elükel-ulâ minel-cennet

    YANITLASİL

    yuksel21 Temmuz 2023 23:48
    İMAN İLE İLGİLİ DUÂLAR

    İmanla ölmek için bu duayı akşam sabah okumak icabeder. Çünkü insanın en büyük saadeti imanla ölmektir. En büyük devlet iman devletidir. Para dünyada insanın sermayesi olduğu gibi, iman da ahiretimizin sermayesidir.

    Hele insanın son nefesi çok mühimdir. Kelime-i Şehadet ile öl- mek, imanı muhafaza ederek emaneti sağlam olarak Hakk'a teslim etmek, ne büyük bir mürüvvet ve ne mutlu bir devlettir. En büyük sermaye imandır. İşte bu duayı devamlı okuyan insan, Allah'ın emri ile imanla çene kapatacaktır. Allah cümlemize iman nasip eylesin, âmin.

    YANITLASİL

    yuksel21 Temmuz 2023 23:51
    Mecmuatu'l Ahzab
    Büyük Dua Kitabı
    Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi
    Bahar Yayınları
    sy. 102.

    YanıtlaSil
  32. Şeytan rüyada Peygamberimizin sûretine giremez. (E.L.) 2:125. Tevhid delilleri Peygamberimize de delildir. (L.) 320:30. Lem'a

    4. nükte, 7. işâret

    Tevrat, Zebur ve İncil'in Peygamberimizi haber vermesi. (M.) 162:19. Mektup, 16. işâret Yahudi ve Hıristiyanların Peygamberimiz hakkındaki itiraflan.

    (M.) 162:19. Mektup, 16. işâret

    Yüzlerce filozof yüz sene çalışsa, Peygamberimizin o zaman yaptığının yüzde birisini yapamaz. (Mh.) 136:3. maka. 3. meslek; (M.) 196:19. Mektup, 1. zeyl, 8. reşha.

    PEYGAMBERLER (Bak:nübüvvet)

    Allah peygamberleri maddi ve mânevî terakkî için rehber ola- rak göndermiştir. (S.) 230:20. Söz, 2. mak.

    Aynı zamanda farklı yerlerde peygamberler vardı. (S.) 447:27.

    Söz, hâtime

    Bütün medeniyet, terakkî ve kemâlat umdeleri, semavî dinler

    ve peygamberler eliyle gelmiştir. (T.H.) 140:Bar, hayat Bütün peygamberlerin peygamberliklerine delil olan şeyler Pey- gamberimizin doğruluğuna delildir. (Mh.) 133:3. maka, 2. mesl.

    Diğer peygamberlerin fazla izahatta bulunmamasının sebebi. (Ş.) 186:11. Şua, 7. mes

    En büyük velî hiçbir peygamberin derecesine yetişemez. (S.) 125:12. Söz, 4. esas

    Gemi Hz. Nuh'un hediyesidir. (S.) 231:20. Söz, 2. makam Halife ve hükümdar peygamberler. (S.) 233:20. Söz, 2. makam Hayat, peygamberlere iman rüknünü ispat eder. (S.) 102:10.

    Söz, zeylin 2. parçası Hayat peygamberleri ispat ediyor. (L.) 328:30. Lem'a 5. nükte Hıristiyanların Hz. İsa'ya duyduklan sevgi ifrattır. (L.) 30:4. Lem'a 4. nükte; (S.) 587:32. Söz 3. mevkıf 3. mebhas 4. nükte

    FİHRİST/538

    YANITLASİL

    yuksel23 Temmuz 2023 04:26
    Hindistan'da pekçok peygamber gelmiş. (M.) 375:28.Mektup, 8. mesele, 3. 6. nükte

    Hz. Dâvud'un sesi çok güzeldi. (S.) 235:20. Söz, 2. makam Hz. İsa'nın Peygamberimizi müjdesi. (K.L.) 160. Hz. Lût ve Dâvud (a.s.) kıssalarına Tevrat ve Incil'den bâzı ilâ- veler yapılmıştır. (Mh.) 59:1. makale 4. mesele

    Hz. Süleyman gibi muhteşem kemâl ile meşhur bir zâtı görmeye meraklı bir iştiyak. (S.) 593:32. Söz, 3. mevkıf 2. meb. 9. işå Hz. Yakub'un Hz. Yusuf'a sevgisi aşk şefkatidir. (M.) 34, 35:8.

    Mektup

    Hz. Yusuf gibi güzellikte mümtaz bir zâtı görmeye meraklı bir iştiyak. (S.) 593:32. Söz, 3. mev. 2. meb. 9. işâret Hz. Yusuf hayatının en güzel ânında niçin ölümünü istedi? (M.) 273, 274:23. Mektup, 8. suâl

    Hz. Yusuf mahpusların pîridir. (Ş.) 162:11. Şua

    Hz. Yusuf ve ecdadına yapılan nimetler. (S.) 382:2. şu'le, 2. nur,

    3. meziyet-i cezâlet.

    Kur'ân'da anlatılan peygamber kıssalarının hikmeti. (S.) 231:20. Söz, 2. makam; (S.) 359:25. Söz, 2. şua, 4. lem'a Kur'ân'da peygamber kıssalarının çok tekrar edilmesindeki hik-

    met. (S.) 423:25. Söz, Emr. Çiç.

    Nübüvveti ispat ispat Kur'ân'ın maksatlarındandır. (Mh.) 104:3. makale mukaddime

    Nübüvvette gölge yoktur. (S.) 51631 Söz. Peygamberler Allah hesabına sevilmeli. (S.) 584, 588:32:Söz 3. mev. 2. meb. 2., 4. nükteler uhrevî neticesi. (S.)

    Peygamberleri Allah hesabına sevmenin 592:32:Söz 3. mev. 2. meb. 6. işâret

    Peygamberlerin asılda ittifak ettikleri halde füruatta ayrı ayrı ol- gönderilmesi Allah'ın farklı

    malarının sebebi. (İ.İ.) 32. Peygamberlerin ayrı ayrı şeriatlarla isimlerinin tecellîsinden kaynaklanır. (S.) 302:24. Söz, 1, dal

    FİHRIST/539

    YANITLASİL

    yuksel23 Temmuz 2023 04:27
    Bir Hazinenin Anahtarı
    Risale-i Nur Kulliyati Fihrist ve İndeksi
    İsmail Mutlu
    sy. 538,539,540,541.

    YanıtlaSil
  33. Hazret-i Ali anlatıyor:

    Rasûlullah bir gün:

    "Ümmetim on beş şeyi yapmaya başlayınca ona büyük belanın gelmesi vâcip olur!" buyurmuşlardı.

    Yanındakiler:

    "-Ey Allah'ın Rasûlü! Bunlar nelerdir?" diye sordular.

    Rasûlullah Efendimiz şöyle sıraladı:

    "1. Ganimet (yani milli servet, fakir fukaraya uğramadan sade ce zengin ve mevki sahibi kimseler arasında) tedávül eden bir metá

    haline geldiği,

    2. Emanet, ganimet gibi görülüp hiyanet edildiği,

    203

    YANITLASİL

    yuksel24 Temmuz 2023 09:36
    EBEDİYET YOLCULU

    3. Zekât, ibadet olarak görülmeyip büyük bir yük ve kayıp de rak telâkki edildiği,

    4. Kişi, (gayr-i meşru işlerde) kadınına itaat ettiği,

    5. Kişi, annesine karşı itaatsizlikte bulunduğu,

    6-7. Kişi, arkadaşına iyilikte bulunduğu hâlde babasına kab davrandığı,

    8. Mescitlerde sesler yükseldiği (huşû kaybolduğu),

    9. Bir milletin idarecisi en alçakları olduğu, (Nitekim bu zama zaman dünyanın muhtelif devletlerinde görülebilen bir hâdisedir

    10. Bir kişiye şerrinden korkularak hürmet edildiği.

    11. Çeşitli isimlerle îmâl edilen içkilerin serbestçe içildiği.

    12. İpek elbiselerin erkekler tarafından giyildiği,

    13-14. Şarkıcı kadınlar ve çalgı aletlerine aláka arttığı, (Gre müzde sanat, bale, konser vb. adlar altında; bar, gazino ve benzer se lonlarda ve hatta radyo, televizyon gibi çeşitli mecralarda -maalesef- yaygın hâldedir.)

    15. Bu ümmetin sonradan gelen nesilleri, önceden gelip ge çenlere lånet ettiği zaman, (Günümüzde bazı gâfillerin ecdading Osmanlı'ya ve geçmiş İslâm âlimlerine buğz etmesi gibi.)

    İşte o zaman, (mü'minlerin ruhlarını kabzeden) kızıl rüzgân, re batışı veya domuz ve maymunlara çevrilmeyi, 110 zelzeleyi ve go ten taş yağmasını bekleyin.

    Ondan sonra birbiri ardınca pek çok alâmet zuhûr eder ve bur lar, ipi kopan eski bir gerdanlığın ardı ardına düşen taneleri gibi br birini takip ederler. "111

    204

    110. Bkz. Tirmizi, Fiten, 38/2210. 111. Tirmizi, Fiten, 38/2211.

    YANITLASİL

    yuksel24 Temmuz 2023 09:38
    KIYAMET

    Gaybı ancak Allah bilir. Herhalde bunlar, kıyameta plastika iyice artması neticesinde vukū bulacak alametlerdir.

    YANITLASİL

    yuksel24 Temmuz 2023 09:42
    KIYAMET

    Gaybı ancak Allah bilir. Herhalde bunlar, kıyamet yaklaştıkça şerrin iyice artması neticesinde vukū bulacak alametlerdir.
    Ebediyet Yolculuğu
    Ölüm /Kabir /Kıyamet ve Ötesi
    sy. 203,204.

    YanıtlaSil
  34. Osmanlı Tahtının Varisleri: Kırım Hanları

    Ankara Savaşı'ndan sonra yıkılacak olan Altinorda'nın devami Kırım Hanlığı olur. Geleneksel devletlerde kültürün etkisi baskındır. Osmanlı'da "Hanedan-ı Ali Osman" Osman Gazinin soyu "kut" yani Allah'tan dünyayı yönetme gücü

    YANITLASİL

    yuksel26 Temmuz 2023 04:26
    almış, baht sahibi olarak kabul edilirdi. Bununla birlik- te Cengiz soyu da kut sahibi kabul edilir ve bu yüzden büyük önem taşırdı. Osmanlı'da erkek çocuk doğmasa, soy kesilse, taht Kırım Hanı'nın hakkıdır. Çünkü onların soyları da kutludur. Osmanlı kaynaklarında Cengiz soyu bu açıdan muteberdir. O kadar ki; tüm paşalar, krallar huzura çıktığı vakit Sultanın eteğini öperken; Kırım hanları el öpme hakkına sahiptiler. Fatih ile beraber Osmanlı'ya bağlanan Kırım Hanlığı; II. Viyana Kuşatması'nda vazi- felerini yerine getirmez ve duygusal bir sebepten ötürü düşmanın önünü kesmeyerek Osmanlı ordusunun iki ateş arasında kalmasına sebep olurlar.

    Vazifeyi Terk Kendine ve İslam'a İhanettir

    Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın emrine rağmen Kırım Hanı; Leh ordularını durdurmaz ve geçişine izin verir. Vi- yana'yı fethetmeye yakın olan ordu arkadan beklenmedik bir baskın ile sarsılır ve iki ateş arasında kalır. Bu hadisenin etkisi bugün de devam etmektedir. Bozgundan sonrası Osmanlı, Kırım ve âlem-i İslam için duraklama, gerileme ve hayatta kalma mücadelesi olacaktır. Dün Osmanlı'ya şu ya da bu sebepten karşı duran, altını oyan hangi teşekkül varsa bugün Türkiye'den daha vahim halde; yok olma teh- likesiyle karşı karşıyadır. Gün; tekerrürü önleme, tarihten ilhamla aleme yeni bir nefes olma günüdür.

    YANITLASİL

    yuksel26 Temmuz 2023 04:29
    Genç
    Ebedi Gençlik Dergisi
    Ocak 2018
    sayı. 136.
    sy.43.

    YanıtlaSil
  35. Namazı ve Orucu terk edenlerin cezası **

    **

    Namazı kasten, tenbelliği yüzünden terkeden, şiddetle, hattâ (vücu- dundan) kan çıkıncaya kadar döğülür ve namaz kılıncaya kadara hapsolu nur (1). Ramazan orucunu terkeden için de hüküm aynıdır. Namaz kılmayan ve oruç tutmayanlar öldürülmez; Ancak namazın veya orucun farz olduğu- nu inkâr eden veya bunlarla alay eden (kâfir olacağı için) öldürülür.

    (1) Imam-ı Şafiî'ye göre, kasden namaz kılmayan kişi ceza olarak öldürülür. Imam-1 Maliki'ye göre ise kâfir olduğu için öldürülür. Bu cezalar namaz kılmayanın dünyaya ait cezasıdır. Ahirete gelince, eğer bu kişi Müslüman olarak ölürse namaz gibi önemli bir farzı terkettiğinden dolayı uzun ve ağır azablara müstehak olur. Peygamber Efendimiz, Kişi ile kâfir olmak arasında namazı terketmek vardır. (Kisi namazı terkedince kâfirliğe yaklaşmış olur) buyurmuştur.
    Nurul İzah ve Tercümesi
    Abdullah Aydın
    sy. 69.

    YanıtlaSil
  36. ABD askeri müdahaleleri hegemonyacı vizyonunun görünen yüzüdür. Amerikan dış politikasında ve siyasasında, iş dünyasının ihtiyaçlarını, istila ve sömürgeleş- tirme yerine diplomasi yoluyla gerçekleştirilen hegemonik ilişkiler ağı içinde sağ lamak esas olmuştur. Dış ve uluslararası kurumsal düzenlemeler hegemon devlet gücünün de yardımıyla, mübadele ilişkilerindeki eşitsizlikleri hegemon gücün yara- rına sürdürmek üzere kullanılmaktadır. Serbest ticaret ve dışa açık sermaye piyasa- ları, liberal dünya içindeki ticaret, üretim, hizmet ve finans sektörlerine hakim olan gelişmiş ülkelerde üslenen sermaye güçlerinin çıkarına hizmet eden başlıca araçlar haline gelmişlerdir. Dolayısıyla, ABD'nin (ve daha az ölçüde Avrupa'nın) gücünü ar- kasına alan IMF ve DTÖ gibi örgütlerin kurumsal baskılarıyla tüm dünya piyasala- rını dışa açılmaya zorlamak, korumacı duvarlarını yıkmak istemeyen ülkelere de kendi devasa pazarını kapamak hegemonyanın başlıca aracı haline dönüşmüştür. Geleceğe umutla bakan ülkelerin "demokratik" programlar çerçevesinde umutları sönmekte ve ülkeler gizli ya da açık işgale uğramaktadır. Yeni işgal süreci günü- müzde tankla, topla, tüfekle değil içi para dolu bond çantalar, siyah takım elbiseler- le ile gerçekleştirilmektedir. Yumuşak güç diye tanımlanan bu sürece dünya geneli- ne yayılmış binlerce sivil toplum kurumunun katkısı çok önemli yer tutmaktadır.

    Serge Guilbaut, How New York Stole the Idea of Modern Art, Çev. A. Goldhammer, University of Chicago Press, (Chicago, 1985), 53.

    -47-

    YANITLASİL

    yuksel29 Temmuz 2023 05:16
    Bellfsizlik talllamen yok edilemez, sadece ortam nakkinda degerehe yapı- labilir ve sonra belki yönetilebilir. İstihbarat analizcilerinin işi ile ilgili gittikçe açıl hale gelinen aşama analitik görevler artık ikazdan (özellikle taktik ikaz) daha stra tejik ve sırlarla ilgilenmeye kaymaktadır. Analiz işine bilginin bittiği ve belirsizliğin kaçınılmaz olduğu yerden başlanır. Konunun anlaşılması için Carl Von Clausewit ile daha az bilinen çağdaş stratejist Antonie Hneri Baron de Jomini'nin istihbara anlayışları Tablo 3'de karşılaştırılmıştır. Jomini'ye göre, strateji belirli çözümler olan problemler serisidir ve matematiksel mantık stratejinin temel prensiplerinde çıkarılabilir55. Clausewitz'e göre tahmin edilemez olaylar savaşta kaçınılmazdır v muharebeler bu belirsizliği azaltır. Savaş, olasılıkların, iyi ve kötü şansın bir arac oynandığı bir kumardır56. Clausewitz'e göre belirsizlik ancak yönetilebilir ama ye edilemez. Savaş ve istihbarat üzerinde büyük bir sis vardır. Jomini'ye göre çoğu d ğerlendirmeler mümkün olan en iyi öngörüyü veya temel kanaatleri yansıtır. Or ya konan alternatif sonuçlar içinde en olası olanıdır. Yani mesela birkaç olası değ lendirme içinde analitik olarak en olası olanı bulmaktır. Clausewitz ise üç pren ortaya koyar. İlki emin olmak ve olasılık farklıdır, düşük olasılıkla olsa bile bazı doğru olabilir. Güven kadar bilginin içeriği de önemlidir

    YanıtlaSil
  37. 4974- Kim Allah'in gazabını mucip olan hususlarla insanları hoşnut ederse, Allah daima onu onlara muhtaç kılar. Bir kimse de nası gücendirmek pahasına Allah'ı hoşnut ederse insanların kötülüklerine karşı, Allah ona kâfi gelir.

    ٤٩٧٥ - مَنْ أَرْضَى اللَّهُ بِسَخَطِ الْمَخْلُوقِينَ كَفَاهُ اللَّهُ مُوْنَةَ الْمَخْلُوقِينَ وَمَنْ أَرْضَى الْمَخْلُوقِينَ بِسَخَطِ اللَّه سَلَّطَ اللَّهُ عَلَيْهِ الْمَخْلُوقِينَ" (الخليلي عن عمر وبــــن

    شعيب عن أبيه عن جده

    4975- Bir kimse halkı nazar-ı itibara almadan Allah'ı hoşnut ederse, Allah ona kâfi gelir. Allah'ı gücendirerek mahlukatı hoşnut ederse, Allah o mahlukatı kendisine musallat eder.

    ٤٩٧٦ - مَنْ أَرْعَبَ صَاحِبَ بِدْعَةٍ مَلَأَ اللهُ قَلْبَهُ أَمْنًا وَايْمَانَا وَمَنْ انْتَهَرَ صَاحِبَ بِدْعَةٍ آمَنَهُ اللَّهُ مِنَ الْفَزَعِ الأَكْبَرِ وَمَنْ اَهَانَ صَاحِبَ بِدْعَةٍ رَفَعَهُ اللَّهُ فِي الْجَنَّةِ دَرَجَةً وَمَنْ لَآنَ لَهُ اذَا لَقِيَهُ تَبْشِيشًا فَقَدْ اسْتَخَفَّ بِمَا أُنْزِلَ عَلَى

    مُحَمَّدٍ (كر عن ابن عمر)

    4976- Kim bidat sahibini korkutursa, Allah onun kalbini emniyet ve iman ile doldurur. Kim bidat sahibini men ederse, Allah onu kıyametin çirkin manzarasından emin kılar. Kim bidat sahibini terslerse, Allah onun cennette bir derecesini yükseltir. Kim de onunla karşılaştığı zaman güler yüz gösterip yumuşak davranırsa, Muhammed'e indirileni istihfaf etmiş (hafife almış) olur. (Bidat sahibine Allah için buğzetmek vaciptir.)

    ٤٩٧٧ - مَنْ أُريدَ مَالَهُ بِغَيْر حَقَّ فَقَاتَلَ فَقُتِلَ فَهُوَ شَهِيدٌ رعب د ن ق ت صحيح عن ابن عمرو حم ٥ عن ابي هريرة

    4977- Kimin malı elinden alınmak istenip de bu uğurda karşı tarafla çarpışırken öldürülürse o şehittir. ٤٩٧٨ - مَنْ اِزْدَادَ عِلْمًا وَلَمْ يَرْدَدْ فِى الدُّنْيَا زُهْدًا لَمْ يَرْدَدْ مِنَ اللَّهِ إِلَّا

    بُعْدًا الديلمي عن على)

    4978- Kim dünyada ilmini artırıp da zühdünü artırmazsa

    Allah'tan daha da uzaklaşır.

    -1151-
    Ramuz ul Ehadis
    Hadis Ansiklopedisi
    Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi
    2.cilt.sy.1151.

    YanıtlaSil
  38. 922

    sırrı açığa vermek: trahir, divulguer un secret / sırra kadem basmak: fam. disparaître comme par enchantement / sıra kadem basmıştı: il s'était volatilisé / bukadar edecek ne var?: pourquoi faire tant de mystère? / bunda edecek bir şey yok: on n'en fait pas mystère /⚫ küpü olmak; ser verip ⚫ vermemek: être tout cousu de mystères / (o bir) küpüdür: ce qu'on lui dit, tombe dans un puits / bir -ra vakıf olmak; bir -rı çözmek: percer un mystère, un secret / bir -rı biliyor olmak; bir -ra vakıf olmak: être dans le secret; être dans du secret / yılanlarla birlikte yaşamakla yetinemiyor, onların -rina vakıf olmak (-larını çözmek) istiyor: elle ne peut se contenter de vivre avec des serpents, elle veut percer leur mystère / kızı ile Sedat arasında tehlikeli bir ilişkinin mevcut olduğuna inandığımı kendisine verdim: je lui fis confidence que je me croyais sûre qu'il existait entre sa fille et Sedat une liaison dangereuse personelin tümü sırdan haberdar edildi: l'ensemble du personnel a été mis dans la confidence.

    YanıtlaSil
  39. Vatan hainlerini putlastirdilar
    kahramanlastirdilar
    Mustafa Kemal ve İnönü
    İslam dini oldurulecek
    Yahudiler ve masonlar
    Biz Turkleri savaşarak yenemiyecegiz, ancak İslam dininden çıkartarak yenebiliriz.
    Haim Naum
    Mustafa Kemal ve inonuyu dost bulmuş (İslam dinine dusman) ve böylece Turkiye Cumhuriyetin temelleri dinsizlikle....... (Lozan in gizli madde leriyle)
    istisna olarak Mustafa Kemal Atatürk ün gizli vasiyeti aciklanabilseydi Turkiye de her şey degisebilirdi (İsmet Bozdag
    17 Ocak 1988
    Nokta Dergisi....
    atılmıştır.

    YanıtlaSil
  40. Deccalın önü sıra hilekâr seneler vardır. O senelerde sadıklar yalanlanır, yalancılar tasdik olunur. Eminlere hain, hainler emin nazarı ile bakılır. Ve halıkın umuru hususunda "Rüveybida" söz sahibi olur, "Rüveybida nedir?" diye soruldu. Buyurdu ki: "Umumun işlerinde söz sahibi olan fasık bir kimsedir.
    Ravi: Hz. Enes (r.a.)
    Sayfa: 117 / No: 2
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  41. Namaz Kılmayan Bir Kadınla Evlilige Devam Etmek

    Hulasa'da; Namaz kılmayan bir hanımı olan bir kişi, hanımın boşar der. Onun zahiri vücubdur, çünkü masiyet üzerine israr eden kim- se ile yaşamak haramdır denilmiştir. İmam Ebu Hafs el-Kebir (Rahmetul- lahi Aleyh) dedi ki: Allahu Teâlâ ile, mehri boynunda olarak karşılaşmak, kendisiyle beraber namaz kılmayan bir kadın ile karşılaşmaktan daha iyidir. Çünkü kasten namazı terketmek büyük günahların da en büyüğündendir. Bazılarının katında ise küfürdür. O halde mü'mine layık olmaz ki, Allahın düşmanını dost tutsun, onunla muâşeret etsin ve gece, gündüz ona baksın.

    Bezzâziye'de der ki: Ev halkını namaza sevketmek ve teşvik et- mek, rızık kapısının açılması için bir sebeptir.

    Bir haberde şöyle buyrulur: "Namazı küçük gören kimse yer ve gök ehlinden bütün yaratıklara eziyet vermiş demektir." Çünkü melek- ler, muti kişilerden sâlih amellerin nurlarının yükselmesiyle sevinirler ve onlardan bunların kesilmesinden de eziyet duyarlar. Masiyetin uğursuzluğu ile yağmur azalır, bitkiler de o sebeble azalır. Böylece yırtıcılar, vahşi hayvanlar, kuşlar ve benzeri yer halkının geçimi daralır. Nitekim Şeyh Zâde Haşiyesi'nde böyle anlatır
    Tarikat - i Muhammediyye Şerhi
    BERIKA
    Konyali
    Muhammed Mevlana
    Ebu Said Hadimi
    Kahraman Yayınları
    cilt. 5.sy.382.

    YanıtlaSil
  42. istidrac!: 1.bir kimsenin, Allah'tan (c.c.) veya Allah'ın (c.c.) lütfundan habersiz olarak, olağanüstü haller ve başarılar göstermesi ve bunu tamamen kendine mal edip kendi güç ve yeteneğinden bilip gururlanması yüzün- den, gittikçe artan bir şekilde Allah'ın c.c.) cezasını hak etmesi 2.derece derece artma, basamak basamak ilerleme, gittikçe artma
    Tabiratli, Terkibli, Ansiklopedik
    Risale-i Nur un Büyük Lugati
    Envar Nesriyat
    sy. 461.

    YanıtlaSil
  43. ESERİ TAKDİM

    Bu eser «LA DICTATURE DE LA FRANC - MAÇON- NERIE SUR LA FRANCE DOCUMENTS» ismiyle neşre. dilen Fransızca aslından tercüme edilmiştir.

    Fransızca aslını neşreden değerli kişi «A. G. MICHEL> dir.

    Bu eserin en büyük hususiyeti yazarının hiç bir ilâvesi

    olmadan, sadece vesikalardan meydana getirilmiş olması-

    dır. Her cümlesi Mason localarının içtimalarından alın.

    mıştır ve hangi içtimada ve nerede, hangi gün ve tarihte

    olmuş ise bu belirtilmiştir.

    Bu vesikaları tam dokuz kişilik bir heyet ele geçirerek bir araya getirmiştir. Bu dokuz kişilik heyette, Generaller, milletvekilleri, rahipler ve gazete drektörleri vardır.

    Derleyenlerin şahsiyetlerinden ve vesikaların çarpıcı lığından dolayı neşredildiği zaman Fransa'da kıyametler kopmuştur. Bütün Fransız vatanperverlerini ayağa kaldıran bu eserde neler vardı acaba?

    Bütün milletlerin Mason Diktatörlüğü altına alınması. nin planları vardı bu vesikalarda,

    Masonların insaniyetçi olduğu söylendiği halde, ne ka- dar vahşice ifna ve yoketme metotları olduğunu gösteriyor- du bu kitap.

    Masonların hiç bir inanca, milletlerin siyasî yapılarına

    11

    YanıtlaSil
  44. Tarihin her devrinde hirs ile, hiyanetle tanınmış bir millet olan yahudiler vaktiyle

    Mûsa Peygamberin nübüveti zamanında da müşârün ileyhin tebliğ ettiği her emri tersine telakki ederek bu şevketli peygambere de türlü müşkülât göstermişler ve her zaman hakla batılı karıştırmışlardır.
    Sahih-i Buhârî MUHTASARI
    TECRIDI SARIH
    Tercümesi ve Şerhi
    cilt 8.sy.20.

    YanıtlaSil
  45. Ölümden ne korkarsın, Korkma ebedi varsın.

    YanıtlaSil
  46. Öte yandan nifakın siyasî, iktisadî ve sosyal alanlarda kendini gösterdiğini ortaya koyan, casusları ve bazı gizli teşkilâtları münafık olarak değerlendiren araştırmacılar da vardır (Abdülhalim Hifnî, s. 100-149, 229).

    YanıtlaSil
  47. Risale-i Nur Külliyatından

    Thuzüç Pencere

    Dalalet yolu ne kadar karanlıklı ve elemli! Ne zorun var ki, oradan gidiyor- sun Hem bak! iman ve tevhid yolu ne kadar kolay ve safalı. Oraya gir, kurtul...

    Müellifi Bediüzzaman Said Nursi

    YanıtlaSil
  48. u Otuzüç Pencereli olan Otuzüçün

    cü Mektub, îmanı olmiyanı İnşaallah îmana getirir. İmanı zaif olanın îmanını kuvvetleştirir. İmanı kavi ve taklidi ola- nın îmanını tahkiki yapar. İmanı tahki- ki olanın îmanını genişlendirir. İmanı ge niş olana bütün kemalât-ı hakikiyenin medarı ve esası olan marifetullahda te- rakkiyat verir; daha nuranî, daha parlak manzaraları açar.

    İşte bunun için, "Bir pencere bana kâ- fi geldi, yeter" diyemezsin. Çünki : Se- nin aklına kanaat geldi, hissesini aldı ise; kalbin de hissesini ister. Ruhun da his- sesini ister. Hatta hayal de o nurdan his- sesini istiyecek. Binaenaleyh herbir pen- cerenin ayrı ayrı faideleri vardır.

    Said Nursi

    YanıtlaSil
  49. KIYAMET KOPACAKTIR

    İnsanlığın öteden beri en çok merak ettiği konulardan biri de kıyametin ne zaman kopacağıdır. Bunun zamanını yalnız Allah'ın bildiğine dair ayet-i kerimeler bulunmaktadır. "Sizi ansızın yakalayacaktır." (A'raf. 7/187) ifadesi insa- noğlunun kıyamet saati hakkındaki bilgisizliğinin son ana kadar süreceğine işaret etmektedir. Kıyametin ne zaman kopacağı hakkında kendisine sorular sorulan Peygamber Efendimiz de bu konuda bilgisinin bulunmadığını be- lirtmiştir. Ahiret hayatı, melek, şeytan gibi gayb alanına giren, dolayısıyla beşerin bilgi imkanlarını aşan hususlarda Allah ona neyi ne kadar bildirmişse, o da o konuda bilgisini ortaya koymuş ve Allah'ın iznine bağlı olarak bizlere bilgiler vermiştir. Zaman zaman kıyametin kopacağı ana dair kehanetlerde bulunup insanları bununla oyalamaya çalışanlar olmaktadır. Halbuki önemli olan kıyametin ne zaman kopacağı değil, bir gün mutlaka bunun gerçekle- şeceğine iman etmek ve ahiret hayatı için hazırlıklı olmaktır.

    YanıtlaSil
  50. İnsanlığın kurtuluşu faizin kaldırılması, zekâtın yerine getiril mesindedir. (S.) 649:Lemaat

    YANITLASİL

    yuksel4 Şubat 2024 22:33
    İnsanlar kendi idarecilerinin yolundadır. (Mn.) 33.

    YANITLASİL

    yuksel4 Şubat 2024 22:53
    8.Asirda İngiliz Kralı Lâ ilahe illallah Muhammed ün Rasulüllah diye yazarak para bastırmış.
    Akra Fm.
    Günün sohbeti
    Prof Dr Mahmud Esad Coşan

    YANITLASİL

    yuksel4 Şubat 2024 23:36
    Türkiye Cumhuriyeti de paranın üstüne Lâ ilahe illallah Muhammed ün Rasulüllah diye yazmalidir.

    YanıtlaSil
  51. Cennet ehli Cennete Cehennem ehli de ateşe girdiklerinde, ölüm (bir koç şeklinde) Cennetle Cehennem arasında bir yere getirilir ve kesilir. Sonra bir münadi şöyle nida eder: "Ey ehli Cennet, ebedilik var ölüm yok. Ey ehli nar, ebedilik. Ölüm yok." Bunun üzerine Cennet ehlinin sevinç üzerine sevinçleri artar. Cehennem ehlinin ise hüzünleri üzerine hüzünleri artar.
    Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    Sayfa: 51 / No: 9
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel20 Şubat 2024 16:30
    Ümmetimi Benden sonra öyle fitneler kaplayacak ki, o fitnelerde insanın vücudu gibi kalbide ölür.
    Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    Sayfa: 346 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil

Yorum Gönder