Bediüzzaman Sa'îd Nursî, Sirr-1 Innâ A'taynâ, Basılmamış Osmanlıca Mustafa Kemal'in 30 Eylül 1911'de Kudüs Kamenitz Oteli'nde yahudi Eliezer B Yehuda'nın oğlu Itamar Ben-Avi ile sohbeti: Mustafa Kemal: "SABETAY SEV soyundan geliyorum. Kendisine hayranım. Keşke bu dünyadaki bütün Yahudile onun mesihliği altında birleşse.."
Hicri 9. yılda Tebuk Seferi dönüşünde Medine'ye gelen Sakif kabilesi elçileri, Medi- ne'de kaldıkları süre içinde mescidde Hz. Peygamberin yakın alakasına mazhar ol- muşlardı. Sonunda müslü- man oldular. İslâm'ı öğrendi- ler. Ancak arkalarında bi- raktiklan kabilelerinin, ken- dilerini anlayışla karşılaya- caklarından kuşkuluydular. Hz. Peygamber'den ilginç is- teklerde bulundular. Bunlar arasında bir-iki tanesi vardı ki gerçekten pek dikkat çeki- ciydi. Dediler ki:
- Bizi namaz kılmaktan muaf tut?.. Hz. Peygamberin cevabı çok kesindi:
-"Namazsız dinde hayır yoktur."
Pek tabii, namazsız din- darlıkta da hayr olmazdı.
- Kabilemiz dışından biri- ni bize âmir tayin etme! dedi- ler. Hz. Peygamber, kabul buyurdu. İçlerinde bulunan ve yaşça en küçükleri olan ve fakat Islam'ı öğrenmekte pek gayretli davranan Osman Bin Ebi'l-As't onlara imam ve vall yaptı.
- Lat putumuza üç yıl do
kunmal dediler. Hz. Peygam
Der kabul etmedi.
Yine kabul etmedi.
- Bir yıl dokunmal dediler, Hz. Peygamber bunu da ka bul etmedi.
- Biz döndükten sonra bir ay olsun bizimle kalsın, dedi ler. Resûl-i Ekrem Efendimiz onu da kabul etmedi. Lata süre tanımadı. Putlara mü samaha olunamayacağını ortaya koydu. Tevhid yur- dunda putun ne işi vardı?... Yeniden şekillenen İslâm yurdunda puta yer yoktu. Efendimizin kararlılığını gö rünce;
- Bäri onu bize, kendi elle- rimizle kırdırtma. Onun yı kım işini sen üstlen dediler
Hz. Peygamber:
- "Olur, ben onu ortadan kaldırtırım" buyurdu.
Elçilerin Medine'den ayrı- hışından iki-üç gün sonra Hz. Peygamber, Ebu Sufyan ile yine bir Sakifli olan Mugire bin Şu'be'yi Lat'ı ortadan kaldırmakla görevlendirdi. Onlar da bunu büyük bir gösteri halinde, bütün Sakif halkının gözü önünde parça- layıp yok ettiler.
20. yüzyıl istihbarat çalışmalarının önemli bir alanı da stratejik sürpriz oldu. 19. yüzyılın sonunda demiryollarının ve buharlı gemilerinin kullanılmaya başlanması kitlesel orduların seferberliğini ve taşınmasını kolaylaştırdı ve dünya savaşları or- taya çıktı. 20. yüzyılda ise teknolojik sürpriz savaş alanlarının en önemli sürpriz şekli oldu. Teknolojik sürprizler iki kategoriye ayrılabilir. Bunlardan ilki atom bombası gibi büyük bir sistemin gizlice geliştirilmesidir. Bunu tespit etmek oldukça zordur. İkinci kategoride ise yeni bir silah sisteminin savaş alanına getirilmesidir. Çok üstünlüğü olan yeni bir tankın durdurulamaması buna bir örnek olabilir. Gele- ceğin savaşlarında da teknolojik sürpriz ve aldatma önemli rol oynayacaktır. 21 yüzyıla kadar stratejik sürpriz için en büyük endişe konusu bir hasım bir devleti- ordularını gizlice mobilize etmesi idi. Bugün teknoloji sayesinde hem birlikleri konsantre hale gelmesi hem de silah sistemlerin konuşlanması çok daha kısa sür de yapılabilir bir hale geldi.
4974- Kim Allah'in gazabını mucip olan hususlarla insanları hoşnut ederse, Allah daima onu onlara muhtaç kılar. Bir kimse de nası gücendirmek pahasına Allah'ı hoşnut ederse insanların kötülüklerine karşı, Allah ona kâfi gelir.
4975- Bir kimse halkı nazar-ı itibara almadan Allah'ı hoşnut ederse, Allah ona kâfi gelir. Allah'ı gücendirerek mahlukatı hoşnut ederse, Allah o mahlukatı kendisine musallat eder.
4976- Kim bidat sahibini korkutursa, Allah onun kalbini emniyet ve iman ile doldurur. Kim bidat sahibini men ederse, Allah onu kıyametin çirkin manzarasından emin kılar. Kim bidat sahibini terslerse, Allah onun cennette bir derecesini yükseltir. Kim de onunla karşılaştığı zaman güler yüz gösterip yumuşak davranırsa, Muhammed'e indirileni istihfaf etmiş (hafife almış) olur. (Bidat sahibine Allah için buğzetmek vaciptir.)
٤٩٧٧ - مَنْ أُريدَ مَالَهُ بِغَيْر حَقَّ فَقَاتَلَ فَقُتِلَ فَهُوَ شَهِيدٌ رعب د ن ق ت صحيح عن ابن عمرو حم ٥ عن ابي هريرة
4977- Kimin malı elinden alınmak istenip de bu uğurda karşı tarafla çarpışırken öldürülürse o şehittir. ٤٩٧٨ - مَنْ اِزْدَادَ عِلْمًا وَلَمْ يَرْدَدْ فِى الدُّنْيَا زُهْدًا لَمْ يَرْدَدْ مِنَ اللَّهِ إِلَّا
بُعْدًا الديلمي عن على)
4978- Kim dünyada ilmini artırıp da zühdünü artırmazsa
Allah'tan daha da uzaklaşır.
-1151- Ramuz ul Ehadis Hadis Ansiklopedisi Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi 2.cilt.sy.1151.
Nefsi Emmare: Kötülüğe çok çok teşvik eden nefs demektir. Bu nefsin rengi mavidir. Bu nefsin islâhı için yüz bin kere Lailahe illallah zikrini tekrarlamalıdır.
Nefsi Levvame: Sahibini yaptığı kötülükten dolayı yadırgayan nefs demektir. Bu nefsin rengi sarıdır. Bu nefsin doho iyi duruma gelmesi için yüzbin kere Allah kelimesini zikir olarak tekrarlamalıdır.
Nefsi Mülhime: İyilik yapmak için sahibini zorlayan ve ona ilham veren nefistir. Bu nefsin rengi de kırmızıdır. Bu nets için de doksan bin kere Hû zikri celilinin okunması lâzımdır.
Nefsi Mutmainne: Sükûnete ve huzura kavuşan
nefstir. Bu nefis için de yetmiş bin kere Hayy zikrini tekrarlamalıdır.
Bu nefsin rengi beyazdır.
Nefsi Radiye: Allah'tan razı olan nefis demektir. Ren- gi yeşildir. Bunun için de doksan bin kere Kayyum zikrine devam etmelidir.
Nefsi mardiye: Yüce Allah'ın razı olduğu nefisdir. Bu nefsin rengi siyahtır. Bunun için de yetmiş beş bin kere Rahman ik rini tekrarlamalıdır.
Nefsi kâmile: Her yönde olgunlaşmış ve kemale ermiş nefstir. Bu nefs herkes için iyilik ister; kâfire îman, günahkara, tev be arzular. Bu nefis için de yüzbin kere Rahîm zikrini tekrarlamak gerekir. Bu nefsin belli bir rengi yoktur. Diğer altı rengin bütün kendisinde dalgalar halinde bulundurur. Bu, nefislerin son durağı v asil gaye olanıdır. Bu nefse sahip olan kimse artık halkı İrşad elm görevini üstelenecektir. Yüce Allah Kur'ân-ı Kerimde:
Sizin içinizden size bir peygamber geldi» diye buyurmuştur Bu dereceye erişen kimsenin nefsi artık ruhunun emrine Cami'ul Usul Veliler ve Tarikat larda Usul Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi Pamuk Yayınları sy. 428.
:e Versuchung des Teufels, r Ze fel, s Besorgnis, -etmek Befürg tungen hegen, argwöhnisch, m traurisch sein.
Vicdan
:s Gewissen, -borcu (innere) Ve pflichtung, -a danışmak sich d Gewissensfrage vorlegen, 1 kab etmemek e-m gegen das Gewisse gehen, -ını kirletmek sich das Ge wissen beschweren; her sahib wer auch nur en Funken Verant wortungsgefühl in sich trägt. Gewissens-bisse, qual
Vicdan azabı
Vicdani
Gewissens-
Vicdan borcu
: moralische Verplichtung
Vicdan meselesi
:e Gewissensfrage
Vicdanlı
: gewissenhaft, gerecht, mensch lich
Vicdansız
: gewissenslos, unmenschlich
Virane
: e Ruine
Virt
Virt çekmek
täglich rezitierter Gebetsspruch die gleichen Gebete od. Koran sprüche immer wieder rezitieren
Vitir
1. zusätzliches Gebet (nach des rituell vorgeschriebenen letzten Gebet) 2. Vorabend des Opfer fests
Vuküf
Vuslat
Vuzuh
:e Kenntnis, s Wissen e Vereinigung zweier Liebender gecesi e Liebesnacht :e Klarheit, e Deutlichkeit
Öte yandan nifakın siyasî, iktisadî ve sosyal alanlarda kendini gösterdiğini ortaya koyan, casusları ve bazı gizli teşkilâtları münafık olarak değerlendiren araştırmacılar da vardır (Abdülhalim Hifnî, s. 100-149, 229).
İnsanlığın kurtuluşu faizin kaldırılması, zekâtın yerine getiril mesindedir. (S.) 649:Lemaat
YANITLASİL
yuksel4 Şubat 2024 22:33 İnsanlar kendi idarecilerinin yolundadır. (Mn.) 33.
YANITLASİL
yuksel4 Şubat 2024 22:53 8.Asirda İngiliz Kralı Lâ ilahe illallah Muhammed ün Rasulüllah diye yazarak para bastırmış. Akra Fm. Günün sohbeti Prof Dr Mahmud Esad Coşan
YANITLASİL
yuksel4 Şubat 2024 23:36 Türkiye Cumhuriyeti de paranın üstüne Lâ ilahe illallah Muhammed ün Rasulüllah diye yazmalidir.
Cennet ehli Cennete Cehennem ehli de ateşe girdiklerinde, ölüm (bir koç şeklinde) Cennetle Cehennem arasında bir yere getirilir ve kesilir. Sonra bir münadi şöyle nida eder: "Ey ehli Cennet, ebedilik var ölüm yok. Ey ehli nar, ebedilik. Ölüm yok." Bunun üzerine Cennet ehlinin sevinç üzerine sevinçleri artar. Cehennem ehlinin ise hüzünleri üzerine hüzünleri artar. Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma) Sayfa: 51 / No: 9 Ramuz El-Ehadis
YANITLASİL
yuksel20 Şubat 2024 16:30 Ümmetimi Benden sonra öyle fitneler kaplayacak ki, o fitnelerde insanın vücudu gibi kalbide ölür. Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma) Sayfa: 346 / No: 5 Ramuz El-Ehadis
guya yerleştiler, halen sayıca az olmalarına rağmen birçok ülkenin Sunetimini, kültürel hayatını, ekonomisini, dünya ticaretini ele geçir miş, istediğini istediği ülkeye empoze ettirip yaptırabiliyorlar... Batılı devletlerin, daha başka, mason locaları, Lions kulüpleri, Ro- tary kulüpleri, Bilderbergler, misyoner teşkilatları, Yehova Şahitleri gi bi nice nice dinî, sosyal, siyasî, gizli, âşikâr, etkili, faal teşkilatları var... Ama biz müslümanların böyle kuruluşları yok; kurulmamış, kuru-
lanlar tahrip edilmiş, kapatılmış, yasaklanmış...
Emperyalistler bir İslâm ülkesini ele geçirdiler mi önce İslam'ı
unutturmaya, müslüman halkı dejenere etmeye çalışırlar, en çok, ger- çek İslâm'dan, halis müslümandan korkarlar. Çünkü İslâm, iman, Kur'an, irfan, ahlâk ve mâneviyat ile ilim, çalışma, gayret, şuur, onur, basiret, hürriyet, istiklal, kalkınma, refah, mutluluk, zenginlik, güçlü- lük arasında kuvvetli ilişkiler, sarsılmaz bağlar, kesin etki ve tepkiler olduğunu çok iyi bilirler.
YANITLASİL
yuksel28 Şubat 2024 06:54 smler belli, duvarlar saglam, R çek buketleri, demek ki sık sık in uzerlerinde demet demet ta- ziyaret olunmaktalar...
Onlar böyleyken bizler ne yapmışız? Maalesef yürekler acısı bir durum. Mezarlıklar istilaya uğramış, gecekondu dolmuş, istimlak edilmiş, türbeler yıkılmış, kapatılmış, tozlu, harap, yağmalanmış; cami lere el konulmuş, halı la rı, levhaları, minberleri, mihraplan, çinileri- hatta kubbe kurşunları çalınmış, en değerli eserler yıktırılmış, avlu ları yok edilmiş; tarih sevdirilmemiş, ecdat kötülenmiş, gerici ve yo- baz gösterilmiş, vatan hainle ri putlaştırılmış, kahramanlaştırılmış; sa- raylar yağmalanmış, arşivler satılmış, şehirlerin tarihî binaları yıkıl- mış, yerlerini soğuk beton yığınlar almış, vakıf eserler yağmalanmış, kütüphaneler kapatılmış, en değerli kitaplar kaybolmuş, bir sürü yol- suzluk, hırsızlık, hainlik, düşmanlık, kadirbilmezlik, şarlatanlık, dal- kavukluk, nemelâzımcılık, vefasızlık, şuursuzluk...
Milli kültürümüz mahvedilmiş, tarihimiz yağmalanmış, tarih şu- uru sıfır, takip yok, hesap soran yok, suçlu ortada, ev sahibinden bas- kin, arsız, yüzsüz. Bu rezalete kimler, ne zaman dur diyecekler acaba; Şark'ın
eski aslanları nerede, uykudan ne zaman uyanacaklar? Bir 18 Mart Canakkale Zaferi gecti kar kisi olayı bilmekte? Çocuk
YanıtlaSilبِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
Bismillahirrahmanirrahim
Elhamdülillah
Allahuekber
Subhanallah
Allahümmesallialaseyyidinamuhammed
Sallaahualeyhivesellem
Estagfirullah
Beş vakit namazı camide kılan Bismillahirrahmanirrahim demiş gibidir.
Ümmetim yıldızlara gidesiye kadar kıyamet kopmayacaktir
Bediüzzaman Sa'îd Nursî, Sirr-1 Innâ A'taynâ, Basılmamış Osmanlıca Mustafa Kemal'in 30 Eylül 1911'de Kudüs Kamenitz Oteli'nde yahudi Eliezer B Yehuda'nın oğlu Itamar Ben-Avi ile sohbeti: Mustafa Kemal: "SABETAY SEV soyundan geliyorum. Kendisine hayranım. Keşke bu dünyadaki bütün Yahudile onun mesihliği altında birleşse.."
YanıtlaSilSÜNNETTEN ÖLÇÜLER
YanıtlaSilPUTA MÜSAMAHA OLMAZ
Hicri 9. yılda Tebuk Seferi dönüşünde Medine'ye gelen Sakif kabilesi elçileri, Medi- ne'de kaldıkları süre içinde mescidde Hz. Peygamberin yakın alakasına mazhar ol- muşlardı. Sonunda müslü- man oldular. İslâm'ı öğrendi- ler. Ancak arkalarında bi- raktiklan kabilelerinin, ken- dilerini anlayışla karşılaya- caklarından kuşkuluydular. Hz. Peygamber'den ilginç is- teklerde bulundular. Bunlar arasında bir-iki tanesi vardı ki gerçekten pek dikkat çeki- ciydi. Dediler ki:
- Bizi namaz kılmaktan muaf tut?.. Hz. Peygamberin cevabı çok kesindi:
-"Namazsız dinde hayır yoktur."
Pek tabii, namazsız din- darlıkta da hayr olmazdı.
- Kabilemiz dışından biri- ni bize âmir tayin etme! dedi- ler. Hz. Peygamber, kabul buyurdu. İçlerinde bulunan ve yaşça en küçükleri olan ve fakat Islam'ı öğrenmekte pek gayretli davranan Osman Bin Ebi'l-As't onlara imam ve vall yaptı.
- Lat putumuza üç yıl do
kunmal dediler. Hz. Peygam
Der kabul etmedi.
Yine kabul etmedi.
- Bir yıl dokunmal dediler, Hz. Peygamber bunu da ka bul etmedi.
- Biz döndükten sonra bir ay olsun bizimle kalsın, dedi ler. Resûl-i Ekrem Efendimiz onu da kabul etmedi. Lata süre tanımadı. Putlara mü samaha olunamayacağını ortaya koydu. Tevhid yur- dunda putun ne işi vardı?... Yeniden şekillenen İslâm yurdunda puta yer yoktu. Efendimizin kararlılığını gö rünce;
- Bäri onu bize, kendi elle- rimizle kırdırtma. Onun yı kım işini sen üstlen dediler
Hz. Peygamber:
- "Olur, ben onu ortadan kaldırtırım" buyurdu.
Elçilerin Medine'den ayrı- hışından iki-üç gün sonra Hz. Peygamber, Ebu Sufyan ile yine bir Sakifli olan Mugire bin Şu'be'yi Lat'ı ortadan kaldırmakla görevlendirdi. Onlar da bunu büyük bir gösteri halinde, bütün Sakif halkının gözü önünde parça- layıp yok ettiler.
Latların. Uzza'ların sonu
hep aynıydı. Belki sadece gü
no ve saatı farklıydı... (Bk. Ibn
Stratejik Surpriz
YanıtlaSil20. yüzyıl istihbarat çalışmalarının önemli bir alanı da stratejik sürpriz oldu. 19. yüzyılın sonunda demiryollarının ve buharlı gemilerinin kullanılmaya başlanması kitlesel orduların seferberliğini ve taşınmasını kolaylaştırdı ve dünya savaşları or- taya çıktı. 20. yüzyılda ise teknolojik sürpriz savaş alanlarının en önemli sürpriz şekli oldu. Teknolojik sürprizler iki kategoriye ayrılabilir. Bunlardan ilki atom bombası gibi büyük bir sistemin gizlice geliştirilmesidir. Bunu tespit etmek oldukça zordur. İkinci kategoride ise yeni bir silah sisteminin savaş alanına getirilmesidir. Çok üstünlüğü olan yeni bir tankın durdurulamaması buna bir örnek olabilir. Gele- ceğin savaşlarında da teknolojik sürpriz ve aldatma önemli rol oynayacaktır. 21 yüzyıla kadar stratejik sürpriz için en büyük endişe konusu bir hasım bir devleti- ordularını gizlice mobilize etmesi idi. Bugün teknoloji sayesinde hem birlikleri konsantre hale gelmesi hem de silah sistemlerin konuşlanması çok daha kısa sür de yapılabilir bir hale geldi.
Bozdag'a göre Mustafa Kemal Atatürk ün gizli vasiyeti aciklanabilseydi Turkiye de her şey degisebilirdi.
YanıtlaSil17 Ocak 1988 Nokta Dergisi
sy. 26
٢٤٧٨ - الدُّعَاءُ مِفْتَاحُ الرَّحْمَةِ وَالْوُضُوءِ مِفْتَاحَ الصَّلَوةِ وَالصَّلَوةُ مِفْتَاحُ -
YanıtlaSilالجَنَّةِ الديلمي عن ابن عباس
2478- Dua rahmetin anahtarı, abdest namazın anahtarı, namaz ise cennetin anahtarıdır.
٢٤٧٩ - الدُّعَاءُ يَرُدُّ الْبَلاءَ (ابو الشيخ عن ابي هريرة) 2479- Dua belayı def eder.
٢٤٨٠ - الدَّعْوَةُ أَول يَوْمٍ حَقٌّ وَالثَّانِي مَعْرُوف والثالث رياء وسمعة
الديلمي عن انس)
4974- Kim Allah'in gazabını mucip olan hususlarla insanları hoşnut ederse, Allah daima onu onlara muhtaç kılar. Bir kimse de nası gücendirmek pahasına Allah'ı hoşnut ederse insanların kötülüklerine karşı, Allah ona kâfi gelir.
YanıtlaSil٤٩٧٥ - مَنْ أَرْضَى اللَّهُ بِسَخَطِ الْمَخْلُوقِينَ كَفَاهُ اللَّهُ مُوْنَةَ الْمَخْلُوقِينَ وَمَنْ أَرْضَى الْمَخْلُوقِينَ بِسَخَطِ اللَّه سَلَّطَ اللَّهُ عَلَيْهِ الْمَخْلُوقِينَ" (الخليلي عن عمر وبــــن
شعيب عن أبيه عن جده
4975- Bir kimse halkı nazar-ı itibara almadan Allah'ı hoşnut ederse, Allah ona kâfi gelir. Allah'ı gücendirerek mahlukatı hoşnut ederse, Allah o mahlukatı kendisine musallat eder.
٤٩٧٦ - مَنْ أَرْعَبَ صَاحِبَ بِدْعَةٍ مَلَأَ اللهُ قَلْبَهُ أَمْنًا وَايْمَانَا وَمَنْ انْتَهَرَ صَاحِبَ بِدْعَةٍ آمَنَهُ اللَّهُ مِنَ الْفَزَعِ الأَكْبَرِ وَمَنْ اَهَانَ صَاحِبَ بِدْعَةٍ رَفَعَهُ اللَّهُ فِي الْجَنَّةِ دَرَجَةً وَمَنْ لَآنَ لَهُ اذَا لَقِيَهُ تَبْشِيشًا فَقَدْ اسْتَخَفَّ بِمَا أُنْزِلَ عَلَى
مُحَمَّدٍ (كر عن ابن عمر)
4976- Kim bidat sahibini korkutursa, Allah onun kalbini emniyet ve iman ile doldurur. Kim bidat sahibini men ederse, Allah onu kıyametin çirkin manzarasından emin kılar. Kim bidat sahibini terslerse, Allah onun cennette bir derecesini yükseltir. Kim de onunla karşılaştığı zaman güler yüz gösterip yumuşak davranırsa, Muhammed'e indirileni istihfaf etmiş (hafife almış) olur. (Bidat sahibine Allah için buğzetmek vaciptir.)
٤٩٧٧ - مَنْ أُريدَ مَالَهُ بِغَيْر حَقَّ فَقَاتَلَ فَقُتِلَ فَهُوَ شَهِيدٌ رعب د ن ق ت صحيح عن ابن عمرو حم ٥ عن ابي هريرة
4977- Kimin malı elinden alınmak istenip de bu uğurda karşı tarafla çarpışırken öldürülürse o şehittir. ٤٩٧٨ - مَنْ اِزْدَادَ عِلْمًا وَلَمْ يَرْدَدْ فِى الدُّنْيَا زُهْدًا لَمْ يَرْدَدْ مِنَ اللَّهِ إِلَّا
بُعْدًا الديلمي عن على)
4978- Kim dünyada ilmini artırıp da zühdünü artırmazsa
Allah'tan daha da uzaklaşır.
-1151-
Ramuz ul Ehadis
Hadis Ansiklopedisi
Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi
2.cilt.sy.1151.
CAMI UL USUL ZEYLI
YanıtlaSil11 Emmare,
2 Levvame,
3 Mülhime.
4 Mutmainne,
5- Radiyye,
6- Mardlyye,
Nefsi Emmare: Kötülüğe çok çok teşvik eden nefs demektir. Bu nefsin rengi mavidir. Bu nefsin islâhı için yüz bin kere Lailahe illallah zikrini tekrarlamalıdır.
Nefsi Levvame: Sahibini yaptığı kötülükten dolayı yadırgayan nefs demektir. Bu nefsin rengi sarıdır. Bu nefsin doho iyi duruma gelmesi için yüzbin kere Allah kelimesini zikir olarak tekrarlamalıdır.
Nefsi Mülhime: İyilik yapmak için sahibini zorlayan ve ona ilham veren nefistir. Bu nefsin rengi de kırmızıdır. Bu nets için de doksan bin kere Hû zikri celilinin okunması lâzımdır.
Nefsi Mutmainne: Sükûnete ve huzura kavuşan
nefstir. Bu nefis için de yetmiş bin kere Hayy zikrini tekrarlamalıdır.
Bu nefsin rengi beyazdır.
Nefsi Radiye: Allah'tan razı olan nefis demektir. Ren- gi yeşildir. Bunun için de doksan bin kere Kayyum zikrine devam etmelidir.
Nefsi mardiye: Yüce Allah'ın razı olduğu nefisdir. Bu nefsin rengi siyahtır. Bunun için de yetmiş beş bin kere Rahman ik rini tekrarlamalıdır.
Nefsi kâmile: Her yönde olgunlaşmış ve kemale ermiş nefstir. Bu nefs herkes için iyilik ister; kâfire îman, günahkara, tev be arzular. Bu nefis için de yüzbin kere Rahîm zikrini tekrarlamak gerekir. Bu nefsin belli bir rengi yoktur. Diğer altı rengin bütün kendisinde dalgalar halinde bulundurur. Bu, nefislerin son durağı v asil gaye olanıdır. Bu nefse sahip olan kimse artık halkı İrşad elm görevini üstelenecektir. Yüce Allah Kur'ân-ı Kerimde:
Sizin içinizden size bir peygamber geldi» diye buyurmuştur Bu dereceye erişen kimsenin nefsi artık ruhunun emrine
Cami'ul Usul
Veliler ve Tarikat larda Usul
Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi
Pamuk Yayınları
sy. 428.
r Katzenjammer : Vicdan azabı
YanıtlaSilkauern
: büzülmek
käuflich sein r Keim : vicdanını satmak
Türkçe Almanca Almanca Türkçe
Dini Terimler Sözlüğü
sy. 423.
Vesselâm
YanıtlaSil. und damit basta!
Vesvese
:e Versuchung des Teufels, r Ze fel, s Besorgnis, -etmek Befürg tungen hegen, argwöhnisch, m traurisch sein.
Vicdan
:s Gewissen, -borcu (innere) Ve pflichtung, -a danışmak sich d Gewissensfrage vorlegen, 1 kab etmemek e-m gegen das Gewisse gehen, -ını kirletmek sich das Ge wissen beschweren; her sahib wer auch nur en Funken Verant wortungsgefühl in sich trägt. Gewissens-bisse, qual
Vicdan azabı
Vicdani
Gewissens-
Vicdan borcu
: moralische Verplichtung
Vicdan meselesi
:e Gewissensfrage
Vicdanlı
: gewissenhaft, gerecht, mensch lich
Vicdansız
: gewissenslos, unmenschlich
Virane
: e Ruine
Virt
Virt çekmek
täglich rezitierter Gebetsspruch die gleichen Gebete od. Koran sprüche immer wieder rezitieren
Vitir
1. zusätzliches Gebet (nach des rituell vorgeschriebenen letzten Gebet) 2. Vorabend des Opfer fests
Vuküf
Vuslat
Vuzuh
:e Kenntnis, s Wissen e Vereinigung zweier Liebender gecesi e Liebesnacht :e Klarheit, e Deutlichkeit
Ölümden ne korkarsın, Korkma ebedi varsın.
YanıtlaSilÖte yandan nifakın siyasî, iktisadî ve sosyal alanlarda kendini gösterdiğini ortaya koyan, casusları ve bazı gizli teşkilâtları münafık olarak değerlendiren araştırmacılar da vardır (Abdülhalim Hifnî, s. 100-149, 229).
YanıtlaSilBu kitabla meşgul olma ve onu mütalâa, bin kitabla meşgul olmaktan daha hayırlıdır.
YanıtlaSilRamuz El-Ehadis
Hz. ALİ -RADIYALLAHU ANH-IN KIYMETLİ SÖZLERİ
YanıtlaSil* Kişi, dili altında saklıdır, konuşturunuz zaman kıyme- tinden neler kaybettiğini anlarsınız.
* Dünya bir cîfedir, leştir. Ondan birşey isteyen köpek- lerle dalaşmaya dayanıklı olsun.
* Kul ümidini yalnız Rabbine bağlamalı ve yalnız günah- ları kendisini korkutmalıdır.
* İnsanlar arasında Allah'ı en iyi bilen, O'nu çok seven ve tam ta'zim edendir.
* İlimsiz yapılan ibadette, anlayış vermeyen ilimde, te- fekküre götürmeyen Kur'ân-ı Kerîm okumakta hayır yoktur.
* İyilik bilmez birisi de olsa, sen iyilik yap! Zira o, mukabi- linde teşekkür edene yapılan iyilikten mizanda daha ağır gelir.
* Edep aklın sûretidir.
* Alim ölse de yaşar, cahil yaşarken ölüdür.
* Bana bir harf öğretenin kölesi olurum.
* İnsanın kıymeti, yaptığı iyiliklerle ölçülür.
* Kalbin şifâsı Kur'ân-ı Kerîm okumaktır.
YANITLASİL
yuksel31 Ocak 2024 21:51
ISLAM KAHRAMANLARI
• İnsanlara önce hakkı öğretiniz. Onu öğrenen batil
tanır. * İnsanı layık olmadığı yere koymak zulümdür.
• Hakk'ı tanıyan Hak ehlini de kolayca anlar. Önce bâtil öğrenen, Hakk'ı güç tanır.
*Sen babanın hakkına riayet edersen, oğlun da senin hakkına riayet eder.
• Cimri insan, dünyada fakirler gibi yaşar, ahirette de zenginler gibi hesaba çekilir.
* Dostlarının kalbini kırmakla, düşmanlarının arzularını yapmış olursun.
* Himayen altındakilere iyilik yapmak istersen, onlara terbiye ve edep öğret.
* İki şey aklı ve tedbiri bozar, biri acele etmek, biri de olmayacak şeyi istemek.
* Kanaat eden aziz, açgözlülük yapan zelil olur.
* Nasihati reddeden, rezalet bulur.
* Kişinin verene teşekkür etmesi, nimetinin artmasına sebep olur.
* Ölümü unutmak, kalbin paslanmasındandır.
* Oburlukla sağlık bir arada bulunamaz.
* Mes'ud insan başkasından ibret alandır.
*Kişinin kendisini beğenmesi, aklının zayıf olduğuna delalet eder.
58
* Hakiki dost, sıkıntı zamanında imdada yetişendir
YANITLASİL
yuksel31 Ocak 2024 21:52
ASR-I SAADET'TEN
* Lüzumsuz şeylerin peşinde koşan, lüzumlu şeyleri ka- çırır.
• İnsanın namaz hususunda tembellik göstermesi, îman zayıflığındandır.
* Sabır kederlere perde, tehlikelere karşı yardımcıdır.
* Öldükten sonra yaşamak isterseniz, ölmez bir eser bırakınız.
* Her fenalıktan uzak kalmanın yolu, dili tutmaktır.
* İktisat az şeyi çoğaltır, israf çok şeyi azaltır.
* Akıl gibi mal, iyi huy gibi dost, edep gibi miras, ilim gibi şeref olmaz.
İnsanlığın kurtuluşu faizin kaldırılması, zekâtın yerine getiril mesindedir. (S.) 649:Lemaat
YanıtlaSilYANITLASİL
yuksel4 Şubat 2024 22:33
İnsanlar kendi idarecilerinin yolundadır. (Mn.) 33.
YANITLASİL
yuksel4 Şubat 2024 22:53
8.Asirda İngiliz Kralı Lâ ilahe illallah Muhammed ün Rasulüllah diye yazarak para bastırmış.
Akra Fm.
Günün sohbeti
Prof Dr Mahmud Esad Coşan
YANITLASİL
yuksel4 Şubat 2024 23:36
Türkiye Cumhuriyeti de paranın üstüne Lâ ilahe illallah Muhammed ün Rasulüllah diye yazmalidir.
27 Mayıs 1935
YanıtlaSilUlusal Bayramlar ve Ge- nel Tatiller Hakkında Ka- nun'un kabul edilmesi.
[Cuma tatili pazar gününe alınır.]
YANITLASİL
yuksel7 Şubat 2024 06:36
3 Şubat 1928
10 Nisan 1928
20 Mayıs 1928
9 Ağustos 1928
23 Ağustos 1928
Hutbenin Türkçe okun- maya başlaması.
Anayasa'dan dinle ilgili madde ve fıkraların çıka- rılması.
Milletlerarası Rakamların Kullanılması Hakkında Kanun'un kabulü.
Atatürk'ün yeni Türk harfleri hakkında Saray- burnu'nda konuşması.
Atatürk'ün yeni Türk harf- lerini tanıtmak amacıyla yurt gezisine çıkması.
YANITLASİL
yuksel7 Şubat 2024 06:38
4 Şubat 1923
Lozan Konferansı'na, bazı konularda anlaşma sağla- namaması yüzünden ara verilmesi.
[1. dönem 76 gün sürmüş- tür; görüşmelerin kesilmesi üzerine ordu savaş düzeni alır.]
17 Şubat 1923
İzmir İktisat Kongresi'nin Atatürk'ün konuşmasıyla açılması.
31 Mart 1923
Türkiye'nin yeniden Lo- zan'a davet edilmesi.
1 Nisan 1923
TBMM'nin seçimlerin ye- nilenmesine karar vermesi.
Lozan Konferansı ikinci
23 Nisan 1923
döneminin başlaması. [Bu dönem 97 gün süre-
cektir.]
24 Temmuz 1923
Lozan Barış Andlaşma- sı'nın imza edilmesi.
11 Ağustos 1923
TBMM'nin II. Dönem ça- lışmalarının başlaması.
13 Ağustos 1923
Atatürk'ün ikinci kez Mec- lis Başkanlığına seçilmesi
Cennet ehli Cennete Cehennem ehli de ateşe girdiklerinde, ölüm (bir koç şeklinde) Cennetle Cehennem arasında bir yere getirilir ve kesilir. Sonra bir münadi şöyle nida eder: "Ey ehli Cennet, ebedilik var ölüm yok. Ey ehli nar, ebedilik. Ölüm yok." Bunun üzerine Cennet ehlinin sevinç üzerine sevinçleri artar. Cehennem ehlinin ise hüzünleri üzerine hüzünleri artar.
YanıtlaSilRavi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
Sayfa: 51 / No: 9
Ramuz El-Ehadis
YANITLASİL
yuksel20 Şubat 2024 16:30
Ümmetimi Benden sonra öyle fitneler kaplayacak ki, o fitnelerde insanın vücudu gibi kalbide ölür.
Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
Sayfa: 346 / No: 5
Ramuz El-Ehadis
guya yerleştiler, halen sayıca az olmalarına rağmen birçok ülkenin Sunetimini, kültürel hayatını, ekonomisini, dünya ticaretini ele geçir miş, istediğini istediği ülkeye empoze ettirip yaptırabiliyorlar... Batılı devletlerin, daha başka, mason locaları, Lions kulüpleri, Ro- tary kulüpleri, Bilderbergler, misyoner teşkilatları, Yehova Şahitleri gi bi nice nice dinî, sosyal, siyasî, gizli, âşikâr, etkili, faal teşkilatları var... Ama biz müslümanların böyle kuruluşları yok; kurulmamış, kuru-
YanıtlaSillanlar tahrip edilmiş, kapatılmış, yasaklanmış...
Emperyalistler bir İslâm ülkesini ele geçirdiler mi önce İslam'ı
unutturmaya, müslüman halkı dejenere etmeye çalışırlar, en çok, ger- çek İslâm'dan, halis müslümandan korkarlar. Çünkü İslâm, iman, Kur'an, irfan, ahlâk ve mâneviyat ile ilim, çalışma, gayret, şuur, onur, basiret, hürriyet, istiklal, kalkınma, refah, mutluluk, zenginlik, güçlü- lük arasında kuvvetli ilişkiler, sarsılmaz bağlar, kesin etki ve tepkiler olduğunu çok iyi bilirler.
YANITLASİL
yuksel28 Şubat 2024 06:54
smler belli, duvarlar saglam, R çek buketleri, demek ki sık sık in uzerlerinde demet demet ta- ziyaret olunmaktalar...
Onlar böyleyken bizler ne yapmışız? Maalesef yürekler acısı bir durum. Mezarlıklar istilaya uğramış, gecekondu dolmuş, istimlak edilmiş, türbeler yıkılmış, kapatılmış, tozlu, harap, yağmalanmış; cami lere el konulmuş, halı la rı, levhaları, minberleri, mihraplan, çinileri- hatta kubbe kurşunları çalınmış, en değerli eserler yıktırılmış, avlu ları yok edilmiş; tarih sevdirilmemiş, ecdat kötülenmiş, gerici ve yo- baz gösterilmiş, vatan hainle ri putlaştırılmış, kahramanlaştırılmış; sa- raylar yağmalanmış, arşivler satılmış, şehirlerin tarihî binaları yıkıl- mış, yerlerini soğuk beton yığınlar almış, vakıf eserler yağmalanmış, kütüphaneler kapatılmış, en değerli kitaplar kaybolmuş, bir sürü yol- suzluk, hırsızlık, hainlik, düşmanlık, kadirbilmezlik, şarlatanlık, dal- kavukluk, nemelâzımcılık, vefasızlık, şuursuzluk...
Milli kültürümüz mahvedilmiş, tarihimiz yağmalanmış, tarih şu- uru sıfır, takip yok, hesap soran yok, suçlu ortada, ev sahibinden bas- kin, arsız, yüzsüz. Bu rezalete kimler, ne zaman dur diyecekler acaba; Şark'ın
eski aslanları nerede, uykudan ne zaman uyanacaklar? Bir 18 Mart Canakkale Zaferi gecti kar kisi olayı bilmekte? Çocuk