MEKTUM

Yorumlar

  1. AYET

    Yetimlere mallarını verin, temizi pis olanla değişmeyin, onların mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin; zira bu büyük bir günahtır. (Nisa. 4/2)

    KORUYUCU AİLE OLMANIN HÜKMÜ NEDİR?

    İslam'ın ilk yıllarında eski geleneğin devamı olarak bir süre muhafaza edi- len evlatlık kurumu, Medine döneminde nazil olan "Allah, evlatlıklarınızı öz çocuklarınız (gibi) kılmamıştır." (Ahzab, 33/4) mealindeki ayetle kaldırılmış, ardından gelen ayette de evlatlıkların evlat edinenlere değil asıl babalarına nispet edilmesi emredilmiştir. Bunun tabii bir sonucu olarak evlatlığın ne- sebi, evlat edinene bağlanmaz, aralarında mahremiyet meydana gelmez ve mirasçılık ilişkisi doğmaz. Bununla birlikte evlatlık kurumu zaman zaman 'koruyucu aile' tarzında varlığını sürdürmüştür. İslam'ın evlatlık müessesesini kaldırması, yetim, öksüz ve kimsesiz çocuklarla ilgilenilmeyeceği anlamına gelmez. Çünkü İslam'a göre himayeye muhtaç çocuklara bakmak, onları beslemek, büyütmek büyük sevaptır ve bir insanlık ödevidir. Hz. Peygamber (sas), işaret ve orta parmağını göstererek "Ben ve yetimi himaye eden kimse cennette şöylece beraber bulunacağız." (Buhari, Edeb, 24) buyurmuştur

    YanıtlaSil
  2. Imam-ı Şafii rh.a.'den

    Sofiyye ile sohbetim esnasında kendilerinden üç şey öğrendim.

    " 1. Zaman bir kılınçtır, sen onu kullanmazsan o seni keser. 2. Kendini hak ile meşgul etmezsen, bâtil seni istila eder. . Kendine hiç bir varlık isnad etmemek, erbâb-ı ismetten olmak

    Celaluddin-i Suyûtî; Te'yidü'l-Hakikati'l-Aliyye, s. 15:

    YanıtlaSil
  3. İmam-ı Malik rh.a.'in Görüşü

    "Fikhi öğrenip de tasavvufu öğrenmemiş olan fâsıklığa, Tasavvufu öğrenip, fıkhı öğrenmemiş olan zındıklığa düçar olabilir. Hem fikhi ve

    hem de tasavvufu birarada cem eden de hakikate ulaşır." Aliyyü'l-Kârî Fıkh-ı Maliki Şerhi c. 1, s. 33

    YanıtlaSil
  4. عين )an) bil-feth. İnsanın ve gayrı hay- vanın gözü. Müennestir. Cem'i a'yün ve uyun ve a'yân gelir. Tasgirinde uyeynet derler. Ve dahi su çıktığı yere ve diz gözüne ayn derler "يقال لكل ركبة Her) عينان وهما نقرتان في مقد مها عند الساق dizin iki gözü var. Bunlara bilek tara- fında olur ve nukret denir. والعين عين الشمس Ayn güneş kursu, demektir.(, والعين الدينار Ayn dinar, demektir.( والعين الجاسوس )...ayn casus, istihbaratçı.(, وعين الشئ خياره )Ayn... bir şeyin iyisi, ha- Ayn) وعين الشئ نفسه يقال هو بعينه .yirlis1 bir şeyin kendisi, o kendisidir, denir.), ayn halki az...) وبلد قليل العين اي قليل الناس ayn ...) وما بها عين اى احد ,.belde, sehir orada kimse yoktur. ولا اطلب اثرا بعد عين اى بعد معاينة )...ayn gördükten sonra bir eser, bir belirti istemiyorum.وعين البقر جنس من العنب يكون بالشام Aynü'l-bakar Şam bölgesinde bir cins üzüm, demek- tir.( واعيان القوم اشرافهم A'yân) halkın eş- rafı, ileri gelenleri demektir والاعيان Ayan baba anne bir) الاخوة من الأبوين kardeşler, demektir وتعين الرجل المال )Adam bizzat mal elde ettiاصابه بعي وتعين عليه الشئ )Aa( Bir se ona biz- zat gerekli oldu. وتعيين ) لزمه بعينه الشئ تخصيصه من الجملة Tayin....bir şeyi genelden belirleme, birine bir şeyi has ve ait kılma. وعين اللؤلؤ تعيينا İnciyi del- وعاين الشئ عيانا بكسر العين (Aa) ثقبها .di رأه بعينه )Bir şeyi bizzat, gözüyle gördü. Mastarı ıyân gelir. وجاء فلان فى عينى في جماعة )...ayn falan bir grup, bir cema- at içinde geldi.)".

    ع

    عيناء )ayna) Gözleri büyük avrat; vâ- siatü'l-ayn gibi. ki inde'l-Arab

    YANITLASİL

    yuksel28 Kasım 2023 00:51
    Ahterî Mustafa Muslihuddin el-Karahisarî

    AHTERÎ-Yİ KEBİR
    sy. 674

    YanıtlaSil
  5. بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
    Bismillahirrahmanirrahim
    Elhamdülillah
    Allahuekber
    Subhanallah
    Allahümmesallialaseyyidinamuhammed
    Sallaahualeyhivesellem
    Estagfirullah
    Beş vakit namazı camide kılan Bismillahirrahmanirrahim demiş gibidir.
    Ümmetim yıldızlara gidesiye kadar kıyamet kopmayacaktir

    YanıtlaSil
  6. VEYSEL KARANİ

    Halk dilinde Veysel Karani olarak anılan tasavvuf büyüğünün asıl adı Üveys'dir. Nitekim onun yolunda olanlara mensubiyet ifadesi bakımın- dan Üveysi denir. Veysel Karani'nin menkıbesi, Hz. Peygamber'i görmek için yanıp tutuşması ve anne sevgisi- ni timsalleştirmesi bakımından tarihi kimliğini gölgelemiş, onu bir efsane kahramanı haline getirmiştir.

    Güvenilir kaynaklara göre Veysel Karani Yemenlidir. Babasının adı Amir'dir. Veysel Karani, Hz. Pey- gamber yaşadığı sırada Müslüman ol- muş, fakat kendisini görememiştir.

    Bununla beraber Hz. Peygamber, onun ashab arasına katılanların ha- yırlısı olduğunu ve pek çok kimseye şefaat edeceğini bildirmiştir. Veysel Karani'nin hayatının en büyük iste- ğine kavuşamaması, yani Hz. Pey- gamber'i göremeyeşinin sebebi, has- ta ve yatalak annesinin yanından ay- rılmamasıdır. Bu sebeple ancak Hz. Ömer zamanında Medine'ye gele- bilmiştir. Bu durumu Yunus Emre şu dörtlüğüyle dile getirmiştir:

    Anasından destur aldı durmadı, Kâbe yollarından gözü ırmadı,

    YanıtlaSil
  7. TARİKATLAR-412

    Eve geldi Muhammed'i bulmadı, Yemen illerinde Veysel Karani. Adına Yunus Emre'nin de yuka-

    rıya bir kıtasını aldığımız ilahiyi yaz- dığı Veysel Karani Türk tasavvuf ede- iyatında büyük sevgi ve alaka görmüş, hakkında menkıbenameler, pek çok ilahi ve destan mahiyetinde hikâyeler kaleme alınmıştır.

    Sufi kaynaklarından bir kısmı Veysel Karani'nin Hz. Peygamberle görüştüğünü ileri sürerlerse de, diğer kaynaklar ve rivayetler bunun aksini savunmuşlardır. Yukarıda belirtildi- ği gibi, hasta annesini yalnız bırakma- dığı için, Medine'ye gidemeyen bu Sufi için Hz. Peygamber, Hz. Ömer ve Hz. Ali'ye, onunla görüşmek imkanı- nın kendilerine nasip olacağını müj- delemiştir. Ayrıca duasını almalarını da bildirmiştir. Onlar da onu görecek- leri anın gelmesini dört gözle bekleme- ye koyulmuşlardır. Hz. Ömer'in hali- feliği döneminin son yıllarına doğru, onun Yemen'den gelen bir hacı kafi- lesi ile gelip Mekke'de bulunduğunu öğrendiler. Hacılar Veysel'in Arafat yakınlarında deve güttüğünü haber verip, hakkında alaylı sözler söyledi- ler. Fakat, Hz. Peygamber'in onun için söylediklerini öğrenince bu tavır- larından ötürü nedamet duydular. Hz. Ömer ve Ali, Veysel Karani'yi bu- lup kendisiyle görüşmek imkanını el- de ettiler. Hz. Peygamber'in kendisi hakkında söylediklerini naklettikleri gibi, hayır duasını da aldılar. Kendi- sine liediye ve para vermek yolunda- ki teşebbüsleri boşa gitti. Maddi hiç- bir şey kabul etmeyen Veysel, hacılar- la

    birlikte yine Yemen'e döndü.

    Daha sonra geri gelen Veysel Ka-

    YanıtlaSil
  8. rani, Hz. Ali'nin halifeliği sırasında Medine'ye gitti ve Haricilerin ortaya çıkmalarına sebep olan Siffin savaşın- da Hz. Ali'nin saflarında savaşçı ola- rak bulundu. Bir rivayete göre bu sa- vaşta şehit olmuş, başka bir rivayete göre ise, yine Hz. Ali'nin hilafeti dö- neminde Şam'da hadis ilmiyle meşgul bulunduğu sırada vefat etmiştir. Ri- vayetlerden anlaşıldığına göre Üveys, çok fakir bir ailenin küçük yaşta ye- tim kalmış bir çocuğudur ve son de- rece bağlı bulunduğu annesi ona hem analık, hem de babalık etmiştir.

    Hz. Peygamber'i hiç görmediği halde, inanması ve gönülden bağlan- ması, Peygamber tarafından da müj- delenmesi, tasavvufta bir mürşide ula- şamayıp onun ruhaniyetinden feyz alanlara "Üveysi" denmesine yol aç- mıştır. Yani görmediği bir şeyh tara- fından yetiştirilen Sufiye, "Üveysi", bu yoldaki yetişme tarzına "Üveysi- lik'denmektedir.

    Daha sonraları Üveysilik dört zümre için kullanılmıştır: a) Hz. Pey- gamber'in ruhaniyetinden feyz alan- lar, b) Veysel Karani'nin yolunda ye- tişenler, c) Herhangi büyük bir şeyhin ruhaniyetinden feyz alanlar, d) Hızır Aleyhüsselam tarafından irşad edilenler.

    Veysel Karani halk tarafından çok sevilmiş ve bir çok iyi davranışlar ona bağlanarak misal haline getirilmiştir. Bu yüzden de kendisine fazlasıyla sa- hip çıkıldığından İslâm ülkelerinde, Yunus Emre için olduğu gibi, pek çok yerde kabirleri bulunmaktadır. Bun- ların hepsi gerçek kabir olmayıp sev- gi dolayısıyla ayrılmış makamlardır.

    YanıtlaSil
  9. <Müminler arasında öyle kimseler vardır ki, Allah'a verdikleri sözde sadık

    kalmaları uğrunda bazıları can verdiler bazıları da vermek için beklemektedir- döndürememiş,

    ler. Onları, hiç bir şey değiştirememiştir.»

    10

    Ahzab sûresi, ayet: 23.

    YanıtlaSil
  10. RIBAT

    aylık dini DERGI

    3 Sayr 29

    Mart 1985

    Ehsanların en şiddetli

    blaya uğrayanları Peygamberler, Sonra Alimler, Sonra da Salih Kullarde

    YanıtlaSil
  11. İslâm Devletinin, Mekke Devle- tine karşı yaptığı Bedir savaşında elde ettiği büyük zafer(1), Arap yarı- madasının her tarafında konuşul- maya başladı. Hz. Peygamber s.a.s.'in bir sene içinde, bu şekilde küçük, fakat inançlı ve düzenli bir Devlet kurması ve bu küçük devletin, mazisi asırlara dayanan Mekke Dev- letinin ordusunu perişan etmesi, günün meselesi haline gelmişti.

    Bedir savaşında, Mekke Devle- tinin, Ebû Cehil, Utbe b. Rebi'a, en-Nadr ibnu'l-Haris, Umeyye- ti'bnu'l,halef gibi ulu önderlerinin kafaları kesilmiş; bir zamanlar Müs- lümanlara işkence yapan Allah ni- zamının düşmanları, bu işkencelere maruz kalan İslâm mücahidleri tara- fından öldürülmüş, böylece Allah'ın, Kıyamete dek sürecek olan şu ka- nunu tahakkuk etmiştir:

    <»(2).
    (2)Kur'an i Kerim, Su'ara Suresi, 227.

    YANITLASİL

    yuksel6 Aralık 2023 23:08
    Zulmetmekte olanlar,

    nasıl bir inkılaba

    uğrayıp

    devrileceklerini pek

    yakında bileceklerdir.
    (2)

    YanıtlaSil
  12. 26. Şuará Sûresi

    180

    Ayet: 227

    Yasaklanan şiirle ve diğer kötülüklerle kendilerine "haksızlık edenler hangi dönüşe (hangi akıbete) döndürüleceklerini yakında bileceklerdir."

    Buradaki haksızlık edenler' ifadesi her zalim için geneldir.

    "النقل" inkilab, dönme, dönüş manasinadır. Yani onlar ölümler den sonra Allah'a öyle dönüp öyle varırlar; kötü bir dönüşle dönenler ve deli bir varışla geri varırlar. Çünkü onların dönüp varacaklan yer cehen nemdir.

    Kaşifi der ki: "Hangi yere dönseler o dönecekleri yer ateş olacak tır."

    Rivayete göre Ebû Bekr (r.a.) hayatından ümid kesince Osman (r.a.)'dan şöyle bir ahidname yazmasını istedi: "Bu Ebû Kuhâfe'nin oğlu- nun, kâfir kimsenin bile îmana geldiği bir halde mü'minlere ahdi/vasi yetidir. Ebû Bekir (r.a.) bir ara baygınlık geçirip ayrıldıktan sonra şöyle demiştir: Ben size Ömer b. Hattab'ı (r.a.) yerime halife bırakıyorum. Eğer âdil olursa ki onun hakkında benim zannım budur. Eğer âdil olmazsa "haksızlık edenler, hangi dönüşe (hangi akıbete) döndürüleceklerini yakında bileceklerdir."

    "الظلم" adaletten sapmak ve haktan yüz çevirmektir.

    Zālimler üç çeşittir: En büyük zâlim, Allah'ın şeriatının (hükmü) altına girmeyendir. Allah Teâlâ: "Doğrusu şirk, büyük bir zulümdür." (Lokmat. 31/13) buyurarak bunu kasdetmiştir. Ortanca zâlim, sultanın hükmünü yeri ne getirmeyendir. En küçük zalim ise amel ve çalışmaktan haylazlık yapıp insanların menfaatlarını alan, kendi menfaatini onlara vermeyendir.

    Adaletin faziletindendir ki onun ziddi olan zulümden tevbe ancak ada let yapmakla mümkündür. Şayet hırsızlar aralarında bir şeyi şart koşsalar ve onda adâleti gözetmeseler, işleri yolunda gitmez.

    Akıl sahibi kimseye gereken, bu vaîd ve şiddetli tehdîde kulak vermek.

    Her sålikin yardımcısı, sülük edilen yolların tehlikelerinden kurtaran ancak Allah'tır. 41

    41. Şuara süresi, 1108 yılının Zülkāde ayının 9'unda (30 Mavis 1697) Persembe günü tamam old

    YANITLASİL

    yuksel7 Aralık 2023 01:20
    تفسير روح البيان

    Rûhu'l Beyân

    - Kur'an Meâli ve Tefsiri -

    İsmail Hakkı BURSEVÎ

    ERKAM YAYINLARI

    CILT

    14
    sy. 180.

    YanıtlaSil
  13. 26. Şuará Sûresi

    180

    Ayet: 227

    Yasaklanan şiirle ve diğer kötülüklerle kendilerine "haksızlık edenler hangi dönüşe (hangi akıbete) döndürüleceklerini yakında bileceklerdir."

    Buradaki haksızlık edenler' ifadesi her zalim için geneldir.

    "النقل" inkilab, dönme, dönüş manasinadır. Yani onlar ölümler den sonra Allah'a öyle dönüp öyle varırlar; kötü bir dönüşle dönenler ve deli bir varışla geri varırlar. Çünkü onların dönüp varacaklan yer cehen nemdir.

    Kaşifi der ki: "Hangi yere dönseler o dönecekleri yer ateş olacak tır."

    Rivayete göre Ebû Bekr (r.a.) hayatından ümid kesince Osman (r.a.)'dan şöyle bir ahidname yazmasını istedi: "Bu Ebû Kuhâfe'nin oğlu- nun, kâfir kimsenin bile îmana geldiği bir halde mü'minlere ahdi/vasi yetidir. Ebû Bekir (r.a.) bir ara baygınlık geçirip ayrıldıktan sonra şöyle demiştir: Ben size Ömer b. Hattab'ı (r.a.) yerime halife bırakıyorum. Eğer âdil olursa ki onun hakkında benim zannım budur. Eğer âdil olmazsa "haksızlık edenler, hangi dönüşe (hangi akıbete) döndürüleceklerini yakında bileceklerdir."

    "الظلم" adaletten sapmak ve haktan yüz çevirmektir.

    Zālimler üç çeşittir: En büyük zâlim, Allah'ın şeriatının (hükmü) altına girmeyendir. Allah Teâlâ: "Doğrusu şirk, büyük bir zulümdür." (Lokmat. 31/13) buyurarak bunu kasdetmiştir. Ortanca zâlim, sultanın hükmünü yeri ne getirmeyendir. En küçük zalim ise amel ve çalışmaktan haylazlık yapıp insanların menfaatlarını alan, kendi menfaatini onlara vermeyendir.

    Adaletin faziletindendir ki onun ziddi olan zulümden tevbe ancak ada let yapmakla mümkündür. Şayet hırsızlar aralarında bir şeyi şart koşsalar ve onda adâleti gözetmeseler, işleri yolunda gitmez.

    Akıl sahibi kimseye gereken, bu vaîd ve şiddetli tehdîde kulak vermek.

    Her sålikin yardımcısı, sülük edilen yolların tehlikelerinden kurtaran ancak Allah'tır. 41

    41. Şuara süresi, 1108 yılının Zülkāde ayının 9'unda (30 Mavis 1697) Persembe günü tamam old

    YANITLASİL

    yuksel7 Aralık 2023 01:20
    تفسير روح البيان

    Rûhu'l Beyân

    - Kur'an Meâli ve Tefsiri -

    İsmail Hakkı BURSEVÎ

    ERKAM YAYINLARI

    CILT

    14
    sy. 180.

    YanıtlaSil
  14. Kibirden sakınınız. Hiç şüphe yok ki kibir, şeytanı Adem (a.s)'a secde etmemeye sevketmiştir. Hırstan da sakınınız. Zira hırs, Adem (a.s)'ı malum ağaçtan yemeğe sevketmiştir. Hasedden de sakınınız. Zira Adem (a.s)'ın iki oğlundan biri, kardeşini ancak hased sebebiyle öldürmüştür. İşte bunlar, her hatanın aslıdır.
    Ravi: Hz. İbni Mes'ud (r.anhüma)
    Sayfa: 173 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  15. 1550- Kıyamet günü en çetin azaba uğratılacaklar, dünyada insanlara haksız olarak en çok işkence yapanlardır.

    GG

    ١٥51 - إِنَّ أَشَدَّ النَّاسِ عُتُوا رَجُلٌ ضَرَبَ غَيْرَ ضَارِبِهِ وَرَجُلٌ قَتَلَ غَيْرَ

    قَاتِلِهِ وَرَجُلٌ تَوَلَّى غَيْرَ اَهْلِ نِعْمَتِهِ فَمَنْ فَعَلَ ذَلِكَ فَقَدْ كَفَرَ بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ لا

    يُقْبَلُ مِنْهُ صَرْفٌ وَلَا عَدْلٌ (ك ق عن عائشة)

    1551- En zalim insan, kendisini dövmeyen kimseyi döven, kendini öldürmeye teşebbüs etmeyeni öldüren bir de nimet ehlinden ayrılıp nimet ehli olmayan kimseye intisap eden (mesela öz babasını bırakıp başkasını baba edinen) kişidir. Kim bunları yaparsa Allah'ı ve Rasulü'nü inkar etmiş demektir. Onun hiçbir ameli kabul edilmez artık.

    ١٥٥٢ - إِنَّ أَشَدَّ النَّاسِ عَذَابًا يَوْمَ الْقِيَمَةِ عَالِمٌ يَنْفَعُهُ اللَّهُ بِعِلْمِهِ (كر عن ابي

    هريرة) 1552- Kıyamet günü en çetin azaba dûçar edilecek kişi, sahip olduğu ilimden, Allah'ın istifade nasip etmediği âlimdir.

    ١٥٥٣ -

    YanıtlaSil
  16. Allah'ın insanlardan en nefret ettiği kişi, sığırın diliyle ağzını karıştırdığı gibi (yanlışı doğru, doğruyu yanlış göstermek için) konuşurken dilini dolaştırıp duran belağat sahibi kimsedir.
    Ravi: Hz. Abdullah İbni Amr (r.a.)
    Sayfa: 8 / No: 6
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel12 Aralık 2023 23:25
    Kıyamet gününde Allah'ın mahlukatı içinden en çok buğz ettiği kimseler şunlardır: Yalancılar, kibirliler ve din kardeşlerine karşı kalblerinde (gizli) kin besledikleri halde, onlarla buluştuklarında kendilerine (zahiren) iyi muamele yapanlar. Bir de Allah ve Resulüne çağrıldıklarında yavaş davranan, fakat şeytan ve onun emrine çağrıldıklarında ise süratle hareket edenlerdir.
    Ravi: Hz. Vazin İbni Ata (r.a.)
    Sayfa: 8 / No: 7
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel12 Aralık 2023 23:26
    Benim için zaiflerinize talib olun. Zira onlar sebebiyle rızıklanır ve yardım görürürsünüz.
    Ravi: Hz. Ebud Derda (r.a.)
    Sayfa: 8 / No: 8
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  17. Ölüm, bu dünya zindanından kurtulup, o tek dostun "rahmet" sarayına kabul edilişin başlangıcıdır.

    YANITLASİL

    yuksel13 Aralık 2023 07:22
    HAKIKATIN SONSUZLUĞUNDA VEDUD'A YOLCULUK

    ESMA-İ HÜSNA

    Vuslat Turâbî

    ALTINOLUK

    YanıtlaSil
  18. Gevşemeyin,

    üzülmeyin,

    eğer hakikaten

    inanıyorsanız,

    muhakkak

    üstün olan

    sizsinizdir."

    YANITLASİL

    yuksel13 Aralık 2023 07:29
    Her şeyin bir eceli vardır.

    Kainatın ecelinin adı da kıyamettir!

    YANITLASİL

    yuksel13 Aralık 2023 07:30
    "Her an yaratma"

    hali, ancak Yüceler Yücesi bir "Zât"a mahsustur.

    YANITLASİL

    yuksel13 Aralık 2023 07:32
    Allah! (cc)

    Bütün diğer

    isimleri, mana

    cihetiyle

    kendisinde

    topladığı

    için de

    İsm-i âzamdır.

    YANITLASİL

    yuksel13 Aralık 2023 07:33
    "Ömür treni", selâmet yurduna yolcu taşımakta! Hayat, bu demek işte!

    YANITLASİL

    yuksel13 Aralık 2023 07:34
    Yüce Allah, mü'min kulunu, dünyada da ahirette de yalnız bırakmaz dostlar!

    YANITLASİL

    yuksel13 Aralık 2023 07:35
    Onun için

    mü'min

    huzurludur,

    yarının

    endişelerini

    taşımaz,

    zamanını

    değerlendirir.

    YANITLASİL

    yuksel13 Aralık 2023 07:37
    O'nu bulan her

    şeyi bulmuştur.

    O'ndan uzak

    olan ise

    her şeyden

    mahrumdur!

    YANITLASİL

    yuksel13 Aralık 2023 07:37
    Kullarının, Kendini tanıması için, Resûl-i Ekrem Muhammed Mustafa (s.a.v.) Efendimiz vasıtasıyla mesajını gönderen ve O'nun şahsında mü'minlere "gücünden" "güç" verendir O!

    YANITLASİL

    yuksel13 Aralık 2023 07:39
    "Aciz"lere karşı, her zaman güçlü ve kuvvetli eyle! Âmîn.

    "Azîz" isminin tecellileriyle bizleri azîz eyle!

    YANITLASİL

    yuksel13 Aralık 2023 07:40
    "Azîz" isminin tecellileriyle bizleri azîz eyle! "Aciz"lere karşı, her zaman güçlü ve kuvvetli eyle! Âmîn.

    YANITLASİL

    yuksel13 Aralık 2023 07:41
    Aklını kullananlar için; "kâinat

    kitabı"nın

    âyetlerini

    okuyabilenler

    için her şey,

    her olay, "yol

    gösterici" kılındı.

    YANITLASİL

    yuksel13 Aralık 2023 07:42
    Geceler olmasaydı, karanlıklar olmasaydı, aydınlıkları bilebilir miydik?

    YANITLASİL

    yuksel13 Aralık 2023 07:44
    Aklın gücünün bittiği yerde, gönül "uçuşa" geçer!

    YANITLASİL

    yuksel13 Aralık 2023 07:45
    Bizleri yeniden diriltecek ve yaşadıklarımızdan sorgulayacaksın Allah'ım!

    YANITLASİL

    yuksel13 Aralık 2023 07:46
    Vücudunuzun estetiğinin, ahenginin ve oranlarındaki düzeninin farkında mısınız dostlar?

    YANITLASİL

    yuksel13 Aralık 2023 07:47
    Gözlerin şükrü, "bakmakla, görmekle, bulmakla"; ağzın şükrü "sadece helâl kazanıp, helâl yemekle" ve "doğruyu söylemekle" îfâ edilir dostlar!

    YANITLASİL

    yuksel13 Aralık 2023 07:49
    Varsin Allah'ım varsın! Birsin Allah'ım birsin! Bana şekil verensin. "el-Musavvir" olansın!

    YANITLASİL

    yuksel13 Aralık 2023 07:50
    Nefis mücadelesi ile geçecek bir ömür verilmiş elimize. Şeytan da bizi aldatmaya hazır her an!

    YANITLASİL

    yuksel13 Aralık 2023 07:51
    "Kainat kitabını" okuyun dostlarım! Her olayın bir "âyet" olduğunu göreceksiniz.

    YANITLASİL

    yuksel13 Aralık 2023 07:51
    Bize düşen, O'nu tek bilip, hayatımızı, inançlarımızı "şirk"ten temizlemektir.

    YANITLASİL

    Yorum Gönder
    Bu blogdaki popüler yayınlar
    İman
    Mayıs 04, 2023
    DEVAMI
    Meric Tumluer Said Nursi
    Mayıs 04, 2023
    DEVAMI
    Mustafa Kemal Atatürk ün Gizli Vasiyeti
    Mayıs 04, 2023
    DEVAMI
    Blogger tarafından desteklenmektedir
    Tema resimleri Michael Elkan tarafından tasarlanmıştır

    YUKSEL
    Vasiyet ve mustafa
    PROFİLİ ZİYARET EDİN
    Arşivleme
    Kötüye Kullanım Bildir

    YanıtlaSil
  19. Vakti geldiğinde kıyamet kopacak, dünya hayatı son bulacak ve ebedî hayat başlayacak dostlar.

    YanıtlaSil
  20. Tarangirane se karidaki meleği şeytan gösterir. (M.) 258:22. Mektup, 4. vecih; (Sn.) 68; (E.L.) 1:266; 2: 144, 145. Tarafgirâne siyaset keşfiyata mânidir. (Mh.) 32:1. maka. 8.

    muk

    Tarafgirâne vaziyet almamak itiraz edenlerin pişmanlığına se- bep olur. (E.L.) 1:157.

    Tarih, asker milletinin siyasete girmesinin çok tehlikeli oldu- ğunu gösteriyor. (H.Ş.) 113: Asa. Hit Yalancı politika ve siyasete dayanmak insanlığın maslahatına

    zıttır. (H.Ş.) 78. âlim siyasetin gaddarene bir düsturu da "Cemaat için fert feda edilir" dir. (E.L.) 1:206; (H.Ş.) 153.

    YanıtlaSil
  21. Bir Hazinenin Anahtarı
    Risale-i Nur Kulliyati Fihrist ve İndeksi
    İsmail Mutlu
    sy. 595.

    YanıtlaSil
  22. Tarangirane Siyaset karşıdaki meleği şeytan gösterir. (M.) 258:22. Mektup, 4. vecih; (Sn.) 68; (E.L.) 1:266; 2: 144, 145. Tarafgirâne siyaset keşfiyata mânidir. (Mh.) 32:1. maka. 8.

    muk

    Tarafgirâne vaziyet almamak itiraz edenlerin pişmanlığına se- bep olur. (E.L.) 1:157.

    Tarih, asker milletinin siyasete girmesinin çok tehlikeli oldu- ğunu gösteriyor. (H.Ş.) 113: Asa. Hit Yalancı politika ve siyasete dayanmak insanlığın maslahatına

    zıttır. (H.Ş.) 78. Zâlim siyasetin gaddarene bir düsturu da "Cemaat için fert feda edilir" dir. (E.L.) 1:206; (H.Ş.) 153.

    YANITLASİL

    yuksel14 Aralık 2023 00:32
    Bir Hazinenin Anahtarı
    Risale-i Nur Kulliyati Fihrist ve İndeksi
    İsmail Mutlu
    sy. 595.

    YanıtlaSil
  23. Ömer (r.a) birgün dostlarıyla birlikte oturuyordu

    Hz.

    Onlara Allah'tan bazı talep ve temennilerde bulunmalarını iste di. Oradakilerden bir kısmı:

    Gradinde bulunduğumuz şu hane dolusu paralarım olsa da Allah yolunda infâk etsem!.." dedi.

    "İçinde bulunduğumuz şu hâne dolusu altınlarım olsa da Allah için harcasam!.." dedi.

    Bâzıları da:

    "-İçinde bulunduğumuz şu hâne dolusu mücevherlere sahip olsam da onları Allah yolunda sarf etsem!.." diye temennî etti.

    YANITLASİL

    yuksel15 Aralık 2023 23:54
    Ancak Ömer (r.a):

    "Daha fazlasını isteyin!" deyince onlar:

    "Allah Teâlâ'dan daha başka ne isteyebiliriz ki?!" dediler.

    Bunun üzerine Hz. Ömer:

    "-Ben, içinde bulunduğumuz şu hanenin, Ebû Ubeyde b. Cerrah, Muaz b. Cebel ve Huzeyfetü'l-Yemânî gibi (müstesnâ ve seçkin) kimselerle dolu olmasını ve bunları Allah'a itaat yolun- da, yâni tebliğ ve ıslah hizmetlerinde istihdâm etmeyi temenni ederim..." dedi. (Buhâri, Târihu's-Sağîr, 1, 54/201)

    Yetişmiş insanın yerini hiçbir şey tutamaz. Yine kalifiye ele- man eksikliğini de hiçbir şey telafi edemez. ■

    YANITLASİL

    yuksel15 Aralık 2023 23:56
    Hazret-i Ömer'den

    111 Hâtıra

    Murat Kaya

    ERKAM YAYINLARI

    YanıtlaSil
  24. Musa Bikiyef Efendi ne diyor: Fakat re

    «Şari-i-kerim, seyyidülvücud (varlığın efendisi Hz. Muhammed S.A.) Hazretlerinin vasıtasıyla insanlara bildirilmiş olan İslâmiyet, güzel şeriat ilmiydi. Yani in san hayatını düzeltme cemiyetin bütün hallerini tanzim yolunda iki amel, İslamiyetin en mühim maksadı idi Buna göre Kur'an-ı Kerîm, esaslarını nasıl büyük bir ehemmiyetle beyan etmiş ise, medenî muamelelerin ufak cüzlerini de o kadar büyük bir ehemmiyetle beyan et- miştir. Toplumun küllî esaslarını ufak cüzlerini adalet, menfaat, zaruret üzerine bina edebiliyor amel, İslâmi- yette herhalde en mühim hedefti.»

    «Medeniyet, halinden çok uzak bedevi âlemi, İslâ- miyet ruhuyla birkaç sene terbiye edildikten sonra, en evvel özlerinin hallerini düzeltmeleri, sonra diğer dev- letleri özlerine kısa bir müddetle teşhirleri bizim dava- mıza göre şahit olabilse gerek. İyilik ve çalışma devam ettiği müddetçe İslâmiyetin kuvveti hemen arttı. O va- kit medeniyet âleminde en büyük riyaset, İslâmiyet'in elindeydi. Eğer İslâmiyet'i amelden ayırmış bir belâ o vakit İslâmiyet âleminde meydana gelmeseydi İslâmi- yetin kuvveti, riyaseti artardı. Şu yeryüzünün haritası da tamamen başka renkte olurdu. Lakin İslâmiyette amel ve faaliyet ruhuna uzak kalındı: Acem medeniye- ti vasıtasıyla israf, sefahet, isret, tembellik hastalıkları, hükümet dairelerine zengin tabakalarının hakimiyeti yayıldı. İslâm devletlerinin zulüm yoluyla toplamış o ka- dar servetleri devlet menfaatlarına değil, belki hükü met dairelerinin sefahatlerine israf ediliyordu. Bundan
    Dini Müceddidler
    Seyhulislam Mustafa Sabri
    Sebil sy.
    24,25.

    YanıtlaSil
  25. Hulasa:

    النجاة في الصدق

    (kurtuluş doğruluktadır)

    YanıtlaSil
  26. Dünyanın ömrünün
    çoğu gitti azı kaldı,
    Yazı gitti kışı kaldı.

    YanıtlaSil
  27. Bu esnada İngilizler Anadolu'da kurula- cak yeni devletin liderliğini sürekli takip ediyorlardı. İngiliz raporlarına yansıyan tespitlere göre bu dönemde Ankara'da Kemalistler, Enverciler (eski İttihatçılar) ve Saltanatçılar olmak üzere üç grubun varlığından söz etmek mümkündü. Aralarındaki anlaşmazlıklardan biri de Hilafet'in geleceğiyle alâkalıydı. Rauf ve Kazım Karabekir Paşalar, Mustafa Kemal'in Hilafet hakkındaki görüşleri- ni biliyorlardı. Bu gruptan bazı isimler sağlık mazeretiyle Mustafa Kemal'den ayrılmaya başladılar ancak esas sebep hilafet meselesindeki görüş ayrılığıydı ve bunlar kısa sürede ikna edilip geri döndürüldüler. Dolayısıyla İngiliz tespit- lerine göre Ankara'daki meclis Mustafa Kemal taraftarları ve aleyhtarları olmak üzere ikiye bölünmüştü.

    Mecliste güçlü bir ekip, Mustafa Ke- mal'in liderliğine karşıydı ve bir kanun teklifiyle meclisin geleceğinde Misak-ı Millî sınırları dışından gelenlerin yer almaması tartışılmaya başlandı. Teklif, Selanikli Mustafa Kemal'i oyun dışına itecekti ancak tartışmalar sonucu orta yol bulundu ve bundan vazgeçildi. Mustafa Kemal zamanla bu ekibi bertaraf edip liderliği elinde tutmakta hayli azimliydi. Kısacası İngilizler Anadolu'nun gelece- ğinde kiminle pazarlık yapacaklarından iyice emin olmak için Ankara'da kimin sözünün geçtiğinden tam olarak emin olmaya çalışıyorlardı. Lozan'da buna

    göre tavır alacaklardı.

    YanıtlaSil
  28. Prof. Dr. Cevat Akşit

    HAYATIM PAHASINA YÜKSEK İSLAM ENSTİTÜSÜNÜ AÇACAĞIM

    Yüksek İslam Enstitüsü talebi ile gelen heyeti Başba- kanlık'ta kabul eden Menderes'in, "Hayatım pahasına bile olsa İmam-Hatip okullarının yüksek kısmını açacağım." de- diği hatıralarla gündeme geldi.

    Prof. Dr. Akşit, görüşmenin nasıl gerçekleştiğini şöyle an- latıyor: "Demokrat Parti grup başkan vekili olan amcam ara- cılığı ile randevu aldık. Darbenin ayak sesleri yavaş yavaş geliyordu. Rahmetli Menderes hiçbir heyeti kabul etmiyordu. Çok sıkıntılı bir dönemden geçiliyordu. Amcama, 'İmam- Hatip Okuluna hayır diyemem' demiş; 'ama gece gelsinler. Toplu girmesinler, ayrı ayrı kapılardan girsinler. Ben tembih edeceğim. Kapıdan birer ikişer alacaklar' diyerek bizi gizlice kabul etti. Heyeti gece geç saatlerde Bakanlar Kurulu top-

    260

    YANITLASİL

    yuksel23 Aralık 2023 03:11
    lantı salonunda ağırlayan Menderes, özel personelini de oda- dan çıkartıp kapıyı kilitleyerek görüşmeye başlar. Görüşme samimi bir ortamda geçer. Talepleri dinleyen Başbakan, duy- qulu bir konuşma yapar. Memleketin iman olmadan ayakta duramayacağını dile getirerek, "Milletimizin mayası ahlaktır, dutandır, İslamdır. Eğer biz bugün ayaktaysak, ak sakall bir dedenin kucağında büyüdüğümüz için ayaktayız. "Eğitim öğretim sahasında din konusuna önem veremiyoruz. Bunu aikliğe aykırı sayıyorlar. Arkadaşlarım beni yalnız bırakıyorlar. Yalnızım, müsteşarım bile meşrik-ı a'zam (masonların baş- kanı). Burnumun dibine bile böyle adamlar koydular." der ve ağlamaya başlar.

    Rahmetli Başbakan Adnan Menderes bütün girişimle- rine rağmen o yıl enstitüyü açtıramaz. Başta bakanları buna karşı çıkar. Ertesi yıl Milli Eğitim Bakanını görevden alır, ye- rine vekaleten Tevfik İleri'yi atayarak İslam Enstitüsünü kur- mayı başarır. Açılış 59 öğrenci ile yapılır.

    AVNI ARSLAN

    YANITLASİL

    yuksel23 Aralık 2023 03:13
    AVNI ARSLAN

    YAKIN TARİHTEN

    UNUTULMAYAN HATIRALAR

    AKCAĞ
    sy. 260,261.

    YANITLASİL

    Yorum Gönder
    Bu blogdaki popüler yayınlar
    İman
    Mayıs 04, 2023
    DEVAMI
    Meric Tumluer Said Nursi
    Mayıs 04, 2023
    DEVAMI
    Mustafa Kemal Atatürk ün Gizli Vasiyeti
    Mayıs 04, 2023
    DEVAMI
    Blogger tarafından desteklenmektedir
    Tema resimleri Michael Elkan tarafından tasarlanmıştır

    YUKSEL
    Vasiyet ve mustafa
    PROFİLİ ZİYARET EDİN
    Arşivleme
    Kötüye Kullanım Bildir

    YanıtlaSil
  29. Atatürk Eskişehir Yolunda

    MUSTAFA KEMAL'İ AĞLATAN OLAY

    Yıl 1922. 14 Ocak gece yarısı. Mustafa Kemal'in özel treni Eskişehir'e doğru gidiyor. Bu yolculuk bir kamuoyu yolculuğu olacak ve Gazi, savaş sonrası Anadolu'sunda bazı şehirlerin nabzını yoklaya yoklaya İzmir'e gidip annesini görecek ve La- tife'yi... Ama o gece çok sıkıntısı var Mustafa Kemal'in ve bir türlü uyku tutturamıyor.

    Ali Çavuş, kompartımanın kapısı önünde sigara üstüne sigara içiyor. Kapıya dayanmış, karanlığı seyrederken, bir yan- dan da kendi kendine mırıldanıp duruyor.

    "Bu işin bu kadar çabuk oluvereceğini hiç düşünmez dim. İşte, sonunda şifreli telgraf geldi. Zübeyde anamızı yi tirdik. Peki, ne duruyorum. İçeri girip onu uyandırmalıyım.

    YANITLASİL

    yuksel23 Aralık 2023 03:27
    ma işe bak, giremiyorum. Kiyamıyorum paşama. Nasil erim ki: 'Anamız öldü paşam!' diyemem. Onun yüreği anası in atar. Hep söyler. Vatanı kurtarmakla anasını kurtarmak ynı anlama gelir onun için. Kapıyı açsam, telgrafi uzatsam, Paşam sen sağ ol' desem 'Eyvah' demez mi? ''Koca vatanı urtardım ama anamı kurtaramadım demez mi?"

    Ali Çavuş, anlattığına göre birden yerinden sıçramış. İlçe- Tiden bir ses geliyor. Mustafa Kemal sesleniyor.

    Çavuş kompartiman kapısını açıp selam duruyor: "Emret Paşam."

    Mustafa Kemal yatağa oturmuş soruyor telaş ile:

    "Ne demeye kapıda bekliyorsun sen?"

    "Uyku tutturamadım da Paşam."

    "Annemden bir haber var mı?"

    "Az önce bir telgraf geldi, dediler, şifreyi çözünce size sunacaklar."

    "Boşuna kıvranma Ali, benden de saklamaya çalışma. Ben haberi aldım."

    Ali Çavuş bir şey yokmuş gibi durmaya çalışıyor ve me- rakla soruyor:

    "Ne olan, ne haber aldın ki Paşam? Hayır haber inşallah."

    Mustafa Kemal usul usul anlatıyor:

    "Az önce dalmışım, rüyamda yeşil bir ovada anamla el ele geziniyorduk. Hep olduğu gibi bana bir şeyler anlatı- yordu. Birden bir fırtına çıktı. Bir sel bastırdı, anamızı aldı gö- türdü. Hiçbir şey yapamadım. Hiç, hiç!.."

    Çavuşu bir titremedir almıştı. Derken, Mustafa Kemal emri verdi:

    "Çocuk! Al getir şu telgrafı, hemen!"

    AVNI ARSLAN

    191

    YANITLASİL

    yuksel23 Aralık 2023 03:28
    Ali Çavuş kompartimandan çıkar çıkmaz, çözümü geti ren görevliyle karşılaştı.

    "Ver onu" dedi. "Paşamız bekliyor."

    Kâğıdı aldı, içeri girdi, selam durdu ve: "Sen sağol paşam" dedi.

    "Millet sağ olsun."

    Gözünden iri bir damla gözyaşı akıvermişti. Çavuş, "Ağ- lama paşam" diye yalvardı.

    "Neden? Ben insan değil miyim? Anam öldü. Ben buna ağlarım. Ama, anavatan kurtuldu. Bununla da teselli bulu rum. Benim için ikisi bir." İşte ben bunun için: 'Bulunur kurta racak bahti kara maderini' diye cevap vermedim mi Namık Kemal'e?"

    Birden Mustafa Kemal ile Ali Çavuş birbirlerine sarıldılar ve açık açık, hıçkırıklarla, içli içli ağlıyorlardı.

    YAKIN TARİHTEN UNUTULMAYAN HATIRALAR

    192

    Zekeriya Sertel, Hatırladıklarım, Yenil Nesil Yayınları, 2001

    YanıtlaSil
  30. FİTNELER, HEVALAR VE İHTİLAFLAR BÖLÜMÜ: 13,353; 17,518.

    Fitne bir kere çıktı mı sonu gelmez: 13,450-51.

    Fitnede gençler rol oynar: 13,462-63.

    Fitnede herkese ferdi olarak terettüp edecek vazifeler: 13,375.

    Fitnede müdafa- nefis: 13,386,387.

    Fitnede sabır: 13,375.

    Fitnede sahabenin tutumu: 13,520.

    Fitnede tesebbüt (Dikkatli, sabırlı olma): 17,5628. Fitneden kimler salim olabilir: 17,532.

    Fitne, fikri gruplaşmadır: 13,452.

    Fitne hadiselerini sahabeler çıkarmadı: 13,520-21-22.

    Fitne hususunda islamın fetvası: 13,441.

    Fitne-irşad münasebeti: 3,381.

    Fitne-isyan: 6,198.

    Fitnenin çeşitleri: 13,394-95.

    Fitneye karşı fiili ve tatbiki plândaki tedbirler: 1,435-36.

    Fitne Hz.Osman (r.a.)'ın hilafetiyle başladı: 17,156.

    YANITLASİL

    yuksel25 Aralık 2023 03:03
    18. CİLT

    MEFHUMLAR FİHRİSTİ

    Fitne patlak verince yapılacak tavsiye: 13,365-66.

    Fitne sebebiyle zamanın fenalaşması: 17,545.

    Fitnenin geldiği cihet ve fitnelerin çıktığı kimseler: 13,471-72-73.

    Fitnenin girmediği ev kalmaz: 13,466-67.

    Fitnenin vasıfları: 13,447-48.

    Fitne sırasında müslümanların takib edeceği siyaset: 13,373.

    Fitne yavaş gelişir: 13,448-49.

    Fitne zamanında cimrilik artar, asiller öldürülür, meydan adillere kalır: 13,461.

    Fitneye karışmanın yasak olması: 13,370-71. Fitneye karışan sahâbeler: 13,527-28.

    Fitneyi ihbar: 13,360.

    Fitne zamanında dilini tutmak: 13,390-91; 17,529.

    Fitne zamanında din lafta kalır: 13,456-57.

    Fitne zamanında eve çekilmek, dağa çekilmek: 13,378-79-80.

    Fitne zamanında herkes kendi görüşünü beğenir, cehalet artar ve

    şaşkınlık olur: 13,454-55. Fitne zamanında irtidat artar: 13,459-60.

    Fitne zamanında kerahet: 13,391.

    Fitne zamanı katl vak'aları artar: 13,463-64.

    Fitne zamanında kişinin kendiyle meşgul olması, başkasının sapıklığı ona zarar vermememesi: 13,366.

    Fitne zamanında öldürmektense ölmeyi tercih etmek: 13,383-84. Fitne zamanında ölüm aranır, ganimet (devlet malı) helal addedilir:

    13,466.

    Fitne zamanında silah edinmemek: 13,392-93. Fitne zamanında terk-i diyâr etmek: 13,380-81.

    Fitne zamanında yalan artar: 13,452. artar: 13,460-61.

    Fitne zamanında zenginlik yalnız bırakmak: 13,377-78.

    Fitnecileri Allah'a karşı sıdk içinde olana fitne zarar vermez: 14,238-39-42.

    Demirbaş fitne: 13,395.

    Dört büyük fitne: 13,419.

    İctimaî kargaşa olarak fitne: 13,356-57.

    Ismen zikredilen fitneler: 13,398-99.

    Ismen zikredilmeyen fitneler: 13,418. Kıyamete kadar hakim olacak fitne: 13,426.

    Medine'ye fitnenin çokca yağması: 13,428. Resulüllah (s.a.v.) bizleri dahili fitneye karşı uyarmıştır: 15,422-23.

    Resulüllah (s.a.v.) kıyamete kadar gelecek olan fitne başlarını haber

    vermiştir: 15,428-29.

    Sahâbe ve fitne hareketleri: 13,519-20.

    Sahâbe ve Tabiin arasında çıkan kavga

    ve ihtilaf: 13,482-83-84.

    Ümmeti helak edecek bela, fitnedir: 15,422.

    Fiyat kızıştırmaya dair: 3,62.

    Zamanla vukua' gelecek fitne ve hevalardan zikredilenler: 13,394-95-96.

    Fiyat söylerken yüksek değil satmak istenilen fiat söylemelidir: 17,252. Fıkıh olmayan ibadette hayır yoktur: 15,185.

    YANITLASİL

    Yorum Gönder
    Bu blogdaki popüler yayınlar
    İman
    Mayıs 04, 2023
    DEVAMI
    Meric Tumluer Said Nursi
    Mayıs 04, 2023
    DEVAMI
    Mustafa Kemal Atatürk ün Gizli Vasiyeti
    Mayıs 04, 2023
    DEVAMI
    Blogger tarafından desteklenmektedir
    Tema resimleri Michael Elkan tarafından tasarlanmıştır

    YUKSEL
    Vasiyet ve mustafa
    PROFİLİ ZİYARET EDİN
    Arşivleme
    Kötüye Kullanım Bildir

    YanıtlaSil
  31. 19. Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Cennetteki dört şey, cennetin kendisinden

    daha hayırlıdır:

    Cennette ebedî olarak kalmak Cennetten daha hayır-

    lıdır. Cennette meleklerin hizmet etmesi Cennetten daha hayırlıdır. Cennette peygamberlerle komşuluk Cennetten daha hayırlıdır. Cennette Yüce Allah'ın rızası Cennetten

    YANITLASİL

    yuksel25 Aralık 2023 22:51
    CS MÜNEBBİHAT

    "Cehennemdeki dört şey de, Cehennemin kendisin- den daha kötüdür:

    daha hayırlıdır."

    Cehennemde ebedî kalmak Cehennemden daha kö- tüdür. Cehennemde meleklerin kâfirleri kınamaları Ce- hennemden daha kötüdür. Cehennemde şeytanın kom- şuluğu Cehennemden daha kötüdür. Cehennemde Yüce Allah'ın gazabı Cehennemden daha kötüdür."

    *

    YANITLASİL

    yuksel25 Aralık 2023 22:53
    Jasavvuf Klasikleri

    ibn Hacer El-Askalanî

    MÜNEBBİHAT

    UYARILAR
    sy. 32,33.

    YANITLASİL

    yuksel25 Aralık 2023 22:56
    Allah, Hz. İbrahim (a.s.)'ı "Halil". Hz. Musa (a.s.)'ı "Neciy" ve Beni de "Habib" ittihaz etti. Sonra buyurdu ki: "İzzetim ve Celalim hakkı için Habibimi, Halilim ve Neciyyim üzerine tercih ederim."
    (Halil dost, neciy sırdaş, Habib sevgili demektir.)
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 11 / No: 11
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel25 Aralık 2023 22:57
    İnsanlar onu tanıyacak diye faciri anmaktan çekiniyor musunuz? Facirden, bulunduğu hal üzere bahsedin ki, insanlar ondan sakınsınlar.
    Ravi: Hz. Behz İbni Hakim (r.a.)
    Sayfa: 12 / No: 13
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel25 Aralık 2023 22:59
    نَاسًا مَفاتيح لِلشَّرِّ مَغَالِيقٌ لِلْخَيْرِ فَطُوبَى لِمَنْ جَعَلَ الله مَفَاتِيحَ الْخَيْر عَلى عَلَى يَدَيْهِ * ه ط والحكيم د هــــــب عن يَدَيْهِ وَوَيْلٌ لِمَنْ جَعَلَ اللَّهُ مَفَاتِيحَ الشَّرِ

    س

    انس)

    1716- İnsanlar arasında, hayrın anahtarları, şerrin kilitleri olan kişiler vardır. İnsanlar arasında şerrin anahtarları, hayrın kilitleri de mevcuttur. Allah'ın hayır anahtarları eline verdiği kimseye ne mutlu! Allah'in şer anahtarlarını eline verdiği kimsenin de vay haline!

    YanıtlaSil
  32. النَّارِ عَلَى وَجْهِهِ لَأَنَّ اللَّهَ تَعَالَى يَقُولُ

    في

    الْجَمَاعَةَ فَهُوَ

    ٥٣٨٨ - مَنْ فَارَقَ

    عَاهُ وَيَكْشِفُ السُّوءَ وَيَجْعَلُكُمْ خُلَفَاءَ الْأَرْضِ اذا دعاه امَنْ يُجِيبُ الْمُضْطَرَّ وَالْخِلافَةُ مِنَ اللَّهِ فَإِنْ كَانَ خَيْراً فَهُوَ يَذْهَبُ بِهِ وَإِنْ كَانَ شَرًّا فَهُوَ يَأْخُذُ بِهِ

    عَلَيْكَ اَنْتَ بِالطَّاعَةِ فِيمَا أَمَرَكَ اللَّهُ تَعَالَى بِهِ (طب عن ابن سعد بن جنادة) *

    5388- Kim cemaatten (müslüman topluluğundan) ayrılırsa, o ateştedir. Çünkü Allah: "Yoksa bunalmışa, kendisine dua ve iltica ettiği zaman icabet eden, fenalığı gideren, sizi yeryüzünün hükümdan kılan mı? Allah ile beraber bir ilâh ha? Siz ne kıt düşünüyorsunuz" buyurmuştur. Demek ki hilafet Allah'tandır. Eğer hayırlı olursa O'na götürür. Şer ise o şer sebebi ile muâhaze olunur. Allah Teâla'nın emrettiği şeyde sana taat gerekir.

    YanıtlaSil
  33. HRISTIYANLAR, TAHRIF EDİLMİŞ İNANÇLARINA GÖRE YAHUDILERI, HAZRET LISAYI ÇARMIHA GERMELERI SEBEBİYLE TANRI KATIL OLARAK GOROP LANETLİ BİR KAVIM KABUL EDERLER AYNI ŞEKİLDE YAHUDILER

    DE HAZRET ISA'NIN NESEBİYLE İLGİLİ ÇİRKİN IFTIRALARDA BULUNUR VE ONU HAŞA SAPKIN BİRİ OLARAK GÖRÜRLER

    NİTEKİM TARİHTE YAHUDI VE HRISTIYANLAR UZUN MÜDDET BİRBİRLERİNE DÜŞMANLIK ETMİŞLER, BILHASSA HRİSTİYANLAR, KENDİ TOPRAKLARINDA YAŞAYAN AZINLIK YAHUDILERE BOYOK ZULÜM VE KATLIAMLAR YAPMIŞLARDIR HATTA YAHUDILER, İSPANYA'DAKİ BÜYÜK KATLİAMDAN, ECDADIMIZ OSMANLI'NIN MERHAMETİYLE KURTULMUŞLARDIR BUNA RAĞMEN, BİRBİRİNİN

    CAN DÜŞMANI OLMASI GEREKEN YAHUDI VE HRİSTİYANLAR, "KÜFÜR TEK MİLLETTİRİ HÖKMONO TE'YİD EDEREK BUGON MÜSLÜMANLARA KARŞI BİRLEŞEBİLİYORKEN, ALLAH'IN KARDEŞ KILDIĞI MÜSLÜMANLARIN, DİNDAŞLARINI KATLİAMDAN KURTARMAK İÇİN BİLE YEKVÜCUT OLAMAYIŞI NE KADAR DA HAZİNDİRL

    YANITLASİL

    yuksel5 Ocak 2024 20:00
    BUGÜN BAŞTA FİLİSTİN OLMAK ÜZERE, SURİYE, MYANMAR, DOĞU TÜRKİSTAN VE DİĞER İSLÂM BELDELERİNDEKİ MAZLUM DİN KARDEŞLERİMİZİN İÇLER ACISI HALİ, HEPİMİZİ DERİN BİR NEFİS MUHASEBESİNE SEVK ETMELİDİR.

    UNUTMAYALIM Kİ BU HÂL, ONLAR İÇİN DE AĞIR BİR İMTİHANDIR, BİZİM İÇİN DE... ONLAR İÇİN, SABIR, SEBAT VE TAHAMMÜL İMTİHANIDIR, BİZİM İÇİNSE DİN KARDEŞLERİMİZE NE KADAR VEFÅ GÖSTEREBİLDİĞİMİZİN İMTİHANI...

    YANITLASİL

    yuksel5 Ocak 2024 20:01
    MUHYİDDİN İBN-I ARABİ HAZRETLERİ BUYURUYOR:

    "FİRAVUN, ZUHÜR EDECEK OLAN HAZRET-I MÚSA'YI İMHA İÇİN RİVAYETE GÖRE-YETMİŞ BİN MASUMU KATLETTİ. HALBUKİ KATLEDİLEN ÇOCUKLARIN HEPSİ, HAZRET-I MÚSAYA HAYATINDA İMDAD OLMAK, ONUN RÜHÂNİYETİNİ GÜÇLENDİRMEK İÇİN ÖLDÜRÜLÜYORLARDI. ÇÜNKÜ FİRAVUN HENÜZ MÜSA'YI BİLMİYORSA DA HAK TEÅLA BİLİYORDU. ELBETTE O MÅSUMLARIN HER BİRİNİN ALINAN HAYATI, MÜSA'YA AİT OLACAKTI. ZİRA HEDEF O İDİ." NEMRUD VE FİRAVUN'UN KATLİAMLARINDAN SONRA ÜÇÜNCÜ BÜYÜK "ÇOCUK KATLİAMI" DA-MAALESEF-BUGÜN SİYONİST İSRAİL TARAFINDAN YAPILIYOR.

    NİYAZIMIZ ODUR Kİ, GEÇMİŞTE NASIL NEMRUD VE FİRAVUN HELAK OLMUŞSA -İNŞAALLAH-BUGÜN FİLİSTİNLİ KARDEŞLERİMİZE ZULMEDEN ÇOCUK KATİLLERİ DE AYNI ŞEKİLDE KAHR-I İLAHİYE DÜÇÅR OLURLAR.

    CENAB-I HAK, BUGÜN GAZZE'DE KATLEDİLEN HER MÅSUM YAVRUNUN RÜHANİYETİNİ, İSLÂM'IN İSTİKBALİNDEKİ ŞANLI ZAFERLERİN MÜJDECİSİ KILSIN

    YanıtlaSil
  34. İmanın efdali, nerede olursan ol, Allah'ın seninle beraber olduğunu bilmekliğindir.
    Ravi: Hz. Ubâde İbni Samit (r.a.)
    Sayfa: 76 / No: 9
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  35. ٢٩٥١ - الْمَوَازِينُ بِيَدِ اللَّهِ يَرْفَعُ قَوْمًا وَيَضَعُ قَوْمًا وَقَلَبُ ابْنِ آدَمَ بين اصْعَيْنِ مِنْ أَصَابِعِ الرَّحْمَنِ إِذَا شَاءَ اَزَاغَهُ وَإِذَا شَاءَ أَقَامَهُ* (ابن جرير والجلمى

    عن سمرة بن فاتك) 2951- Teraziler Allah'ın yed-i kudretindedir. Bir kavmi derece itibarı ile kaldırır, diğer bir kavmi indirir (alçaltır). Ademoğlunun kalbi, Rahman'ın iki kudret parmaklarının arasındadır. Dilerse bâtila kaydınr,

    dilerse hak üzerinde sabit tutar.

    ٢٩٥٢ - الْمَوْتُ غَنِيمَةٌ وَالْمَعْصِيَةُ مُصِيبَةٌ وَالْفَقْرُ رَاحَةٌ وَالْغِنَى عُقُوبَةٌ

    وَالْعَقْلُ هَدِيَّةٌ مِنَ اللَّهِ وَالْجَهْلُ ضَلَالَةٌ وَالظُّلْمُ نَدَامَةٌ وَالطَّاعَةُ قُرَّةُ الْعَيْن

    YANITLASİL

    yuksel6 Ocak 2024 18:53
    وَالْبُكَاءُ مِنْ خَشْيَةِ اللَّهِ النَّجَاةُ مِنَ النَّارِ وَالضَّحِكُ هَلَاكُ الْبَدَنِ وَالتَّائِبُ مِنَ

    الذَّنْبِ كَمَنْ لَا ذَنْبَ لَهُ (هب وضعفه والديلمي عن عائشة)

    2952- Ölüm ganimet, masiyet musibet, fakirlik rahat, zenginlik ceza, akıl Allah'tan gelen bir hediye, cehalet sapıklık, zulüm nedamet, taat göz aydınlığı, Allah korkusundan ağlamak ateşten kurtulmak, gülmek bedenin helakıdır. Günahtan tevbe eden günahı olmayan gibidir.

    ٢٩٥٣ - الْمَوْتُ كَفَّارَةٌ لِكُلِّ مُسْلِمٍ *

    حل هب خط كر عن انس وصححه ابن العربي

    2953- Ölüm her müslüman için keffarettir.

    ٢٩٥٤ - الْمَوْتُ تُحْفَةُ الْمُؤْمِنِ والدرهم الْمُنَافِقِ وَهُمَا زَادَهُ وَالدِينَارُ بَيْعُ

    الى النار (قط عن جابر)

    2954- Ölüm, mü'minin hediyesidir. Dirhem ile dinar da

    münafığın baharidir. Her ikisi de onu Cehenneme sürükler

    YanıtlaSil
  36. Allah (z.c.hz.)ne isyan mahiyetinde olan yerde, mahluka itaat yoktur.
    Ravi: Hz. İmran (r.a.)
    Sayfa: 481 / No: 9
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  37. Âmâya güçlük yoktur; topala güçlük yoktur; hastaya da güçlük yoktur. (Bunlara yapamayacakları görev yüklenmez; yapamadıklarından dolayı günahkâr olmazlar.) (Nür, 24/61)

    O'NUN YOLUNDA GİDENE ENGEL YOK

    İlk Müslümanlardan biriydi Abdullah b. Ümmü Mektûm. Gözleri görmüyor-

    du ama gönlü hakikat ışığını görmüştü. Kalbi olduğu hâlde anlamayan, gözleri olduğu hâlde görmeyen, kulakları olduğu hâlde işitmeyen, görünürde sağlık- lı nice bahtsız insanın aksine karanlık dünyasını iman nuruyla aydınlatmıştı. Abdullah samimi bir Müslüman'dı. Görme engelli olması onu hak mücadelede ön sıralarda yer almaktan alıkoyamadı. Azimli, güvenilir ve işinin ehliydi. Bu özelliklerinden ötürü Resûlullah ona pek çok önemli görev verdi. Kendisi hicret etmeden önce Medineli Müslümanlara Kur'an öğretmek için Mus'ab b. Umeyr ile onu göndermişti. Hicretten sonra da onu Bilal-i Habeşî ile birlikte Mescid-i Nebevî'ye müezzin olarak görevlendirdi. Sefere çıktığı birçok kere Medine'de kalanlara namaz kıldırması için yerine onu vekil bıraktı. Cihattan muaf tutulmuş olsa da Abdullah, bu faziletli amelden de geri kalmadı. Resûl'ün vefatından yıllar sonra katıldığı savaşta aldığı yaralar sonucu şehitlik mertebesine ulaştı.

    YanıtlaSil
  38. İSLÂM VE GÜÇ Islam, mutlak anlamda yegane suç kaynağının Allah Teâlâ oldu-

    Islam belirtir. "Kuşkusuz ki tüm kuvvet Allah'ındır. İnsan ve diger varlıkların sahip oldukları güç ise nispi olup Allah'ın kendilerine lütfundan bahsettiği bir nimettir. Başka bir anlatım ile tüm gücün kaynağı ve yaratıcısı Allah Teâlâ'dır. Günlük dualarımızda kullan- dığımız "La havle ve la kuvvete illa billah/mutlak anlamda güç ve kuvvet sahibi sadece Allah'tır" nazmı da bunu belirtir. İslâm, bu zikri Müslümandan talep etmekle onun bu şuur ve bilgide olmasını istemiştir. Allah'ın el-Kaví, el-Aziz sıfatları da aynı manayı ifade eder. Allah'ın mutlak anlamda güç sahibi olması veya tüm güce sahip bulunması insanın hür iradesi üzerinde herhangi bir baskı veya olumsuz etki oluşturmaz. Hz. Peygamber'in "Allah'ın katın- da, güçlü mümin zayıf müminden daha hayırlı ve daha sevimlidir.2 sözleri, bu gerçeği ifade eder. Mümin tüm gücün Allah'ın elinde olduğunu fark edince, zafiyetini anlar. Allah'tan güç talep eder, evrenin bilinmeyenlerini keşfeder, hareketlerini kontrol eder ve bu

    59 Kasas, 28/78.

    60

    61

    62

    Bakara, 2/165.

    krş. Carrel, Alexis, İnsan Denen Meçhul, çev. Refik Özbedel, İstanbul: 1973, 14.

    Müslim, Kader, 34.

    YanıtlaSil
  39. Ulemanın Güen

    ayede gücune güç katar, "Insan zayıf olarak yaratıldı, ayeti, insanın Dedensel yapısındaki zafiyete işaret etmektedir. İnsanın gücü sınırlı vemuvakkat oldugundan mutlak anlamda güçlü sayılmamaktadı salim, gued disiplin alma aby ve onu hayra yönlendirir. Kur'an: Provun, Karin ve Haman örneklerinde olduğu gibi, insanların sahip okdukları güçlerini baskı ve dayatma aracı olarak kullanmalarına asla cevaz vermez.

    Gerçek anlamda kuvvetli olan, yırtıcı olan değil; gücünü hayırda

    kullanan insandır. Ibrahim'l (a.s.) ateşe atan Nemrut güçlü değil,

    bilakis zayıfı, Güçlü olan hak için ateşe bile girmekten çekinmeyen

    Hz. Ibrahim idi. Keza testere ile doğranan Hz. Yahya ve Hz. Zekeriy-

    ya zayıf değil, güçlü idiler. Zira hak yol üzerinde idiler. Haklı olan

    güçlüdür. Üstat Nurettin Topçu, güçlü olma konusunda şunları

    der: "Kuvvetli diye hür olana, önce nefsine karşı bağımsız olana,

    sonra da herkese ve bütün dünyaya karşı bağımsız davranabilen

    insana denmelidir." Kuvvetli olan insan yırtıcı değil, yaratıcı (üre-

    tici) olan insandır. O (güçlü), âleme aydınlık olan güneş misali bir

    varlıktır. Kin, zaafın ve esaretin mahsulüdür. Muhabbet, bolluk ve

    rahmet dağarcığıdır. Zayıf beddua eder; kavi, duanın sevgilisidir.

    Yeryüzünde rahmetle, şefkatle, muhabbetle fetih olunmayacak

    belde yoktur. (...) Güneş için ısıtmamak nasıl imkânsız ise kuvvetli

    ruhlar için de insanlara acımamak, öyle imkânsızdır. Nefsinin

    azabına, hıncına ve hırsına mağlup olup, hırslarıyla ve kılıçlarıyla

    hareket eden insan, başkalarına esir olan insandan farklı durum-

    da mıdır? Elleri bağlı, sırtı kamçılı olan Bilal hürdü, Ümeyye ise

    zaynfu. Ingiliz hakimlerinin karşısında cesaret ve samimiyetdi

    hür ve güçlüydü. Sivas muhafızlarını diri diri toprağa gömdüren

    endisine kanunun en ağır cezalarının verilmesini isteyen Gareth

    etmeyen Hz. Hüseyin güçlüydü,"66 "Andolsun ki biz peygamberlerimizi

    apk delillerle gönderdik; beraberlerinde kitap ve mizan (terazi, ölçü)

    indirdik ki, insanlar adaleti verine getirsinler. Bir de demiri indirdik

    YanıtlaSil
  40. Abdulcelil CANDAN

    ki, onda hem çetin bir sertlik hem insanlar için birçok faydalar vardır. Çünkü Allah kendisine ve peygamberlerine giyabında yardım edenleri belli edecektir Şüphesiz Allah çok güçlüdür, üstündür 67 âyeti, güçte "dengeler unsuru"nu ortaya sermektedir. Ayet, güçle beraber adalet ve irfanı öngördüğü gibi, ilim ve adalet için de gücün gerekliliğine dikkat çekmektedir. 65 Ayet aynı zamanda ilim, adalet ve güçten oluşan İslâm medeniyetinin formülünü de vermektedir.

    Sahip olduğumuz güçle, büyük ve yararlı hedeflere ulaşmayı, yeryüzünde fitne, ilhad ve cehaleti önlemeyi gaye edinmeliyiz. İman veya Allah korkusundan yoksun bir gücün yarardan çok zararı söz konusudur. Hedefe ulaşmak için iman, bu gücü yönlendiren manevi bir motivasyon işlevini görmektedir. Nietzsche ahlâka dayanan güce, erdemlilerin ahlâkı derken, ahlâktan soyutlanmış güce de köle- lerin ahlâkı adını vermektedir.69 "Ey Şuayb! Biz senin söylediklerinin çoğunu iyi anlamıyoruz ve aramızda seni gerçekten zayıf buluyoruz, eğer akrabalarından beş on kişi olmasaydı seni kesinlikle taşlayarak öldürürdük." Şuayb'ın (a.s.) kavminin kendisini bu biçimde tehdit etmeleri ahlâktan soyutlanmış bir gücün tipik bir örneğidir. Güçleri yetseydi onu hidâyet öncüsü Hz. Şuayb'a karşı kullanacaklarını açık bir biçimde ifade etmişlerdir. Velhasıl, İslâm'ın öngördüğü güç, ahlâki değerlere dayalı güçtür.

    ULEMA VE GÜÇ

    (Fransız yetkilisine hitaben) Beni faaliyetlerimden engellemeye asla gücünüz yetmez. Çünkü ben ya düğünde bulunur törene katılanlara bir şeyler öğretirim, ya taziyede bulunur taziyeye gelenlere vaaz ederim, ya trende olur yolcuları eğitirim ya hapishane mahkûmları eğitirim. Ben her yerde öğretmen ve mürşidim."

    Ulemanın gücü, hava misali toplumun her kesimini kuşatıp etkin Wini göstermektedir. Ulema, yerine göre toplumun konuşan dil

    Abdülhamid Bådis

    Mohammed Hamdi, Hak Dini Kur'an Dili, Istanbul: 1979. VII/4761

    Muhammed Hüseyin, İslâm Kuvvetinin Mantığı, çev. Vahdetti
    Ulemanın GÜCÜ
    sy. 26,27,28.
    Abdulcelil Candan

    YanıtlaSil
  41. Allah'ın emrini aziz et, Allah da seni aziz etsin.
    Ravi: Hz. Ebû Ümâme (r.a.)
    Sayfa: 74 / No: 6
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  42. İslâmî Dünya Devleti,
    dünya çıkarlarını Ahirete tercih eden değil.

    YanıtlaSil
  43. Sizi hiç eleştirmeyen, ikaz etmeyen dostunuz değildir!

    YanıtlaSil
  44. Her yaptığınızı alkışlayanın, güç başkalarının eline geçtiğinde onları da alkışlayacağından hiç şüphe etmeyiniz!..

    YanıtlaSil
  45. 4160- Cennetin kapısında durdum. Bir de baktım ki, girenlerin çoğu yoksullardır. Zenginler de Arasat'ta hapsedilmiş duruyorlar. Cehennem ehli ise tutulmuyor. Cehenneme sürülüyor. Cehennem kapısında durdum. Baktım ki, girenlerin çoğu kadınlardır.

    ١٦١ ٤ - قُمْ فَإِنَّهَا نَوْمَةٌ جَهَنَّمِيَّةٌ يَعْنِي النَّوْمُ عَلَى الْوَجْهِ (ه ض طب عن ابي

    امامة) 4161. Kalk. Çünkü bu cehennemî bir yatıştır. (Yüz üstü yatmak kasd ediliyor.)

    YANITLASİL

    yuksel12 Ocak 2024 22:40
    ٤١٦٤ - قِيَامُ الْمَرْءِ مَعَ أَخِيهِ الْمُسْلِمِ أَفْضَلَ مِنْ اعتكاف سنة في

    الْمَسْجِدِ" (الديلمي عن انس) 4164. Kişinin müslüman kardeşi ile gece ibadet etmesi, bir sene mesciddeki itikafından hayırlıdır.

    ٤١٦٥ - فَيَدُوا الْعِلْمَ بِالْكِتَابَةِ (خط) كر عن انس طب ك قط خــــط في تقيــــد

    العلم كر عن ابن عمر وطب عن انس ك عن عمر )

    4165- İlmi, yazı ile kaydedin.

    ٤١٦٦ - قَيدْهَا وَتَوَكَّلْ (خط) كر عن ابن عمر قال قلت يا رسول الله ارسل

    واتوكل قال فذكره قال خط متروك طب هب كر عن جعفر عن ابيه) 4166- Onu bağla da, sonra tevekkül et. (Birisi, devesini saliverip de mi tevekkül edeceğini sorduğunda bu hadis varid olmuştur.)

    ٤١٦٧ - قِيلَ لِي يَا مُحَمَّدُ لِتَتُمْ عَيْنُكَ وَلِتَسْمَعْ أُذُنُكَ وَلِيَعٍ قَلْبُكَ فَنَامَتْ

    ابي بكر بن عبد الله مرسلا) عَيْنِي وَوَعَى قَلْبِي وَسَمِعَتْ أُذُنِي (ابن سعد عن

    4167- Bana melekler tarafından şöyle denildi:

    "Ey Muhammed! Gözün uyusun, kulağın dinlesin. Kalbin de ezberlesin. Bunun üzerine gözüm uyudu, kalbim ezberledi ve kulağım

    YANITLASİL

    yuksel12 Ocak 2024 22:42
    ۲۹۸۷ - الْهَدَايَا لِلْأَمَرَاءِ غُلُولٌ (عن جابر حسن ای حدیث حسن) 2987- Emirlere verilen hediyeler hiyanet vesilesidir.

    ۲۹۸۸ - الْهَدِيَّةُ إِلَى الإِمَامِ غَلُولٌ (طس عن ابن عباس)

    2988- Hükümdara verilen hediye de hiyanet vesilesidir.

    ۲۹۸۹ - الْهَدِيَّةُ تُذْهِبُ بالسَّمْعِ وَالْقَلْبِ (طب عن عصمة بن مالك) 2989- Hakime verilen hediye, kulağı ve kalbi giderir. İnsanı

    duymaz ve anlamaz kılar.

    ۲۹۹۰ - الْهَدِيَّةُ تَعْوَرُ عَيْنَ الْحَكِيمِ (الديلمي عن ابن عباس)

    2990- Hediye, hakimin gözünü tek yapar.

    ۲۹۹۱ - الْهَدِيَّةُ رِزْقٌ مِنَ اللَّهِ طَيِّبٌ فَإِذَا اهْدَى إِلَى أَحَدِكُمْ فَلْيَقْبَلْهَا

    وَلْيُعْطِ خَيْرًا مِنْهَا (الحكيم عن ابن عمرو)

    2991- Hediye Allah'ın rızıklarından bir rızıktır. Birinize hediye verildiği zaman onu kabul etsin, ondan daha iyisini (karşı tarafa) versin.

    YANITLASİL

    yuksel12 Ocak 2024 22:44
    الكاف

    ٤١٧٠ - كَاتِمُ الْعِلْمِ يَلْعَنُهُ كُلُّ شَيْءٍ حَتَّى الْحُوتُ فِي الْبَحْرِ وَالطَّيْرِ فِى

    السَّمَاء ابن الجوزى خز در صف بر طح عن ابی سعد)

    4170. İlmi gizleyip saklayana her şey, hatta denizdeki balıklarla gökteki kuşlar da lanet eder.

    4171- Nemime (koğuculuk) neredeyse sihir olacaktı.

    ٤١٧١ - كَادَتِ النَّمِيمَةُ أَنْ تَكُونَ سِحْرًا (ابن لال عن انس)

    ٤١٧٢ - كَادَ الْحَلِيمُ أَنْ يَكُونَ نَبِيًّا (خط والديلمي عن انس)

    4172- Halim selim olan adam peygamber olmaya yakın bir derecededir.

    ٤١٧٣ - كَادَ الْخَلْقُ لَمْ يَسْمَعُوا الْقُرْآنَ حِينَ يَسْمَعُونَهُ مِنَ الرَّحْمَنِ يَتْلُوهُ

    عَلَيْهِمْ يَوْمَ الْقِيَمَةِ (خط) والديلمى عن ابى هريرة وفيه اسمعيم بن رافع المدنى متروك)

    4173- Kıyamette, Rahmân onlara Kur'an okuduğu zaman, halk Rahman'dan işittikleri o Kur'an'ı önceden (dünyada) du gibi olacaklardır.

    YANITLASİL

    yuksel12 Ocak 2024 22:49
    Kalbde iman demek, Allah'ı sevmek demektir.
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 192 / No: 11
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel12 Ocak 2024 22:49
    Beyliğe haris olup ta adalet yapan yoktur.
    Ravi: Hz. Ebû Mûsa (r.a.)
    Sayfa: 484 / No: 7
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    Yorum Gönder
    Bu blogdaki popüler yayınlar
    İman
    Mayıs 04, 2023
    DEVAMI
    Meric Tumluer Said Nursi
    Mayıs 04, 2023
    DEVAMI
    Mustafa Kemal Atatürk ün Gizli Vasiyeti
    Mayıs 04, 2023
    DEVAMI
    Blogger tarafından desteklenmektedir
    Tema resimleri Michael Elkan tarafından tasarlanmıştır

    YUKSEL
    Vasiyet ve mustafa
    PROFİLİ ZİYARET EDİN
    Arşivleme
    Kötüye Kullanım Bildir

    YanıtlaSil
  46. 1616- Dunya işlerinden hiçbir şeyi yükseltmeyeceği ve muhakkak onu yani dünyalığı alçaltacağı Allah'ın hak bir vaadidir.

    ١٦١7 - إِنَّ خَيْرَ التَّابِعِينَ رَجُلٌ يُقَالُ لَهُ أُوَيْسٌ وَلَهُ وَالِدَةٌ هُوَ بِهَا بِرِّ لَوْ أَقْسَمَ عَلَى اللَّهُ لَاَبَرَّهُ وَكَانَ بِهِ بَيَاضٌ فَمُرُّوهُ فَلْيَسْتَغْفِرْ لَكُمْ (م عن عمر )

    1617- Tabiinin en hayırlısı, kendisine "Üveys" denilen zattır. Onun bir annesi vardır. O annesine son derece mutidir. Eğer o (herhangi bir şeyde) Allah'a yemin etse muhakkak Allah onu yemininde sadık çıkarır. Onun elinde bir beyazlık vardır. Ona rastlarsanız, Allah'tan size mağfiret dilemesini söyleyin.

    ١٦١٨ - انَّ خَيْرَ مَا تَدَاوَيْتُمْ بِهِ اللَّدُودُ وَالسُّعُوطُ وَالْحَجَامَةُ وَالْمَشْى

    وَخَيْرُ مَا اكْتَحَلْتُمْ بِهِ الإِثْمِدُ فَإِنَّهُ يَخْلُو الْبَصَرَ وَيَنْبُتُ الشَّعْرَ (ت حسن ك عـــن

    ابن عباس)

    YANITLASİL

    yuksel12 Ocak 2024 22:36
    الف إِنْ بَيْنِي ٤١٥٦ - قُلْتُ يَا جِبْرِيلُ هَلْ تَرَى ربك قال حِجَابٍ مِنْ نُورٍ أَوْ نَارٍ وَلَوْ رَأَيْتُ أَدْنَاهَا لَأَحْتَرَقْتُ (سمويه عن انس)

    4156- Cebrail'e dedim ki: "Rabbini görebiliyor musun?" Şu cevabı verdi:

    "Aramizda hurdan veya atesten yetmiş bin perde var. O en küçük olanını görseydim bile baştan ayağa yanardım." en perdelerin

    ٤١٥٧ - قَلِيلُ التَّوْفِيقِ خَيْرٌ مِنْ كَثِيرِ الْعَقْلِ وَالْعَقْلُ فِي أَمْرِ الدُّنْيَا مَضَرَةٌ

    وَالْعَقْلُ فِي أَمْرِ الدِّينِ مَسَرَّةٌ (كر عن أبي الدرداء) 4157- Tevfikin azı aklın çoğundan hayırlıdır. Akıl (yalnız) dünya işine sarf edilirse zarar vericidir, din işinde ise mutluluk getirir.

    ٤١٥٨ - قَلِيلُ الْفِقْهِ خَيْرٌ مِنْ كَثِيرِ الْعِبَادَةِ وَكَفَى بِالْمَرْءِ فِقْهَا إِذَا عَبَدَ اللَّهِ وَكَفَى بِالْمَرْءِ جَهْلاً إِذَا اَعْجَبَ بِرَأْيِهِ وَإِنَّمَا النَّاسُ رَجُلَانِ مُؤْمِنٌ وَجَاهِلٌ فَلَا

    تُؤْذِي الْمُؤْمِنَ وَلَا تُجَاوِرُ الْجَاهِلَ (طب) وابن عبد البر في العلم وابو نصر غريب

    4158- Az fıkıh, anlamadan yapılan çok ibadetten hayırlıdır. Kişiye anlayarak ibadet ettiği zaman, fıkıh kâfi gelir. Yalnız kendi

    YANITLASİL

    yuksel12 Ocak 2024 22:38
    kişinin cehaleti kendi the yeter. Insanlar

    göruşun e Mu'min, cahil. Mü'mine eziyet edilmez, cahile de komu

    görüşünü beğendiği zaman o

    olunmaz

    عن عمرو بن شعيب قَلِيلُ مَا مَا اسْكَرَ كَثِيرُهُ حَرَامٌ (حب) عن جابر عب . - ٤١٥٩

    عن ابيه عن جده)

    4159- Çoğu sarhoş yapanın azı da haramdır.

    ٤١٦٠ - قُمْتُ عَلَى بَابِ الْجَنَّةِ فَإِذَا عَامَّةُ مَنْ دَخَلَهَا الْمَسَاكِينُ وَإِذَا أَصْحَابُ الْجِدِ مَحْبُوسُونَ إِلَّا أَصْحَابُ النَّارِ فَقَدْ أَمِرَ بِهِمْ إِلَى النَّارِ وَقُمْتُ عَلَى بَابِ النَّارِ فَإِذَا عَامَّةُ مَنْ يَدْخُلُهَا النّساء (حم م خ ه حب والحرث عــن

    اسامة)

    4160- Cennetin kapısında durdum. Bir de baktım ki, girenlerin çoğu yoksullardır. Zenginler de Arasat'ta hapsedilmiş duruyorlar. Cehennem ehli ise tutulmuyor. Cehenneme sürülüyor. Cehennem kapısında durdum. Baktım ki, girenlerin çoğu kadınlardır.

    ١٦١ ٤ - قُمْ فَإِنَّهَا نَوْمَةٌ جَهَنَّمِيَّةٌ يَعْنِي النَّوْمُ عَلَى الْوَجْهِ (ه ض طب عن ابي

    امامة) 4161. Kalk. Çünkü bu cehe

    YanıtlaSil

  47. الْقَائِمِ وَالْقَائِمُ فِيهَا خَيْرٌ مِنَ الْمَاشِي وَالْمَاشِي فِيهَا خَيْرٌ مِنَ السَّاعِي فَكَسَرُوا قِسَيَّكُمْ وَقَطَعُوا أَوْتَارَكُمْ وَاضْرِبُوا سُيُوفَكُمْ بِالْحِجَارَةِ فَإِنْ

    دُخِلَ عَلَى أَحَدٍ مِنْكُمْ بُنْيَةٌ فَلْيَكُنْ كَخَيْرِ ابْنَيْ آدَمَ (حــم د ه ك ق عن ابي

    (موسی)

    1611- Kıyametten önce karanlık geceler gibi fitneler zuhur edecek, o devirde kişi sabahleyin mü'min kalkacak, akşamleyin köfir olacak, akşam mü'min olarak yatacak sabahleyin kafir olarak kalkacak. O fitneler zamanında oturan, ayakta durandan, fitne zamanında ayakta duran yürüyenden, fitne hengamesi sırasında yürüyen koşandan hayırlı olacak. Binaenaleyh, yaylarınızı kırınız, okun kirişlerini koparınız, kılıçlarınızı taşa çarpınız. O fitnecilerden biri herhangi birinizin evine girerse o Ademoğlunun iki çocuğunun en iyisi olmaya çalışsın (yani o zamanda evinizin köşesinden ayrılmasın)

    YanıtlaSil
  48. Zalim sultanı ziyaret eden, kükreyen aslanı ziyaret eden gibidir” (زائر السلطان الجائر كزائر الليث الزائر

    YanıtlaSil
  49. Evet makro alemden normo aleme, oradan da mikro aleme kadar bütün bir alemi kuşa- tan hikmet ve maslahat müşahede edilmekte- dir. Bütün bu alemler içinde en mükerrem var- lık, en seçkin yaratık olma liyakatına sahip in- san; bu dünyada sadece maddi ve cesede ait yönüyle binlerce hikmetle serfiraz olmuşken yalnız üç-beş günlük dünya için gelmiş ve bir daha dirilmemek üzere ölüme mahkum bir za- vallı olamaz.

    Maddi yönüyle dahi bu dünya onu tatmin edip cevap veremezken; hayal ve beka arzusu gibi kâinatı kuşatacak istidät ve kabiliyetlerine cevap vermesi düşünülemez. Insanda hiçbir duygunun boş ve abes yaratılmadığını başta ka- bul ettiğimize göre, bu beka, ebedi yaşama duy- gu ve arzularının bu dünyada karşılığını göre- meyen insan elbette, kendisine bir hikmete mebni olarak verilen bu duygularının karşılığı nı başka bir alemde görecektir.

    YANITLASİL

    yuksel14 Ocak 2024 10:26
    ÖLÜM ÖTESİ

    HAYAT

    Abdülhay Nâşih

    YanıtlaSil
  50. Kıyamet gününde en şiddetli azab görecek olanlar, zalim hükümdarlardır.
    Ravi: Hz. Ebû Said (r.a.)
    Sayfa: 71 / No: 11
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel15 Ocak 2024 00:52
    İman demek, namaz demektir. Kim ki namaz için kalbini boşaltır ve o namazı itina ile, vaktine ve sünnetine dikkat ederek muhafaza ederse, işte o mümindir.
    Ravi: Hz. Ebû Said (r.a.)
    Sayfa: 193 / No: 10
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  51. KIYAMET ALAMETLERI

    49

    Ey aziz! Hadis alimleri ittifak ile şöyle bildirmişlerdir: İşrat-i såat kıyamet alåmetleri iki türlüdür: Biri lerdir. gizli alâmetler, diğeri açık alâmet-

    Gizlil alametler: Insanda izzet, hurmet, muhabbet, şefkat, edeb, ha- ya, cömertlik, sözde durmak, doğruluk, ahbablığı korumak, şeriate ba- mak, takvå kalmamak. Şehirlerde mescidlerin çoğalması, cemaatin azay- ması, binaların yüksek olması, elbiselerin ince olması, kadınların ve ço- cukların hakim olması, kadınların erkeklere ve erkeklerin kadınlara ben- zemesi, erkeğin erkekle ve kadının kadınla uğraşması bereketin azalma- sı, akrabayı ziyaretin ve şer'i alış veriş hükümlerinin kalkması, kötülere ta'zim, iyileri tahkir, câriyelerin doğurması, kan dökülmesi, fisk ve fü- cûr, kabirlerin süslenmesi gibi şeylerdir ki, bunlara işrât-ı saat da derler.

    Açık alametler on tanedir:

    1 Deccal'ın çıkması.

    Üç gece ardarda ay tutulması.

    234 Yedi iklimde üç sene ardarda kıtlık olması.

    4 Büyük bir dumanın her tarafı kaplaması.

    5 Iså aleyhisselâm Şâm-ı şerîfde minâre-i beyda üzerine inip Deccalı öldürerek Muhammed aleyhisselamın şerî'ati ile amel

    etmesi. Resûl-i ekremin (sallallahü aleyhi ve sellem) soyundan Mehdi çıkıp kırk yıl adåletle giderek Iså aleyhisselamı bulması. 6

    7 Dâbbe-tül ard'ın meydana çıkması.

    8 Ye'cûc ve me'cûcun set arkasından çıkıp yedi iklimi istila etmesi.

    9 Beyt-i şerifin (Ka'be-i muazzama) yıkılması.

    10 Güneşin batıdan doğması.

    Bu alametlerin meydana çıkmasından sonra misk ve anber kokusu gibi ferahlatıcı serin rüzgârlar esip mü'minlerin ruhları revh ve reyhana çıkar. Sonra Kur'ân-ı kerimin hükmleri yeryüzünden kalkıp, halkın hepsi cehalette kalıp yüz yıl da öyle gider.

    Tefsir âlimlerinin de ittifakı ile yukarıdaki kıyamet alåmetleri ta- mamlandıktan sonra Hak teâlâ Israfil aleyhisselâma Sûr'a üfürmesini emr eder. Süra üfürüldüğünde çıkan sesin heybetinden yedi kat göklerde olan melekler ve yedi kat yerde olan mahlūkların hepsi kıyamet koptu sanarak yüzlerinin üstünə düşüp kendilerinden geçerler. Gökler ve yer- ler sarsılır, yıldızlar dökülür. İnsanların saçları sakalları ağarır, hâmile olanlar, vakitsiz doğururlar. Herkes sarhoş gibi olur. Bu sûrun birinci nefhasıdır. Bundan bu heybetlere kapılırlar, kırk yıl daha bu şekilde gider. Sonra Hak teâlâ Isrâfil aleyhisselâma Sûr'a üfürmesini emr eder. O da İkinci üfürmeyi öyle kuvvetli yapar ki, şiddetinden bütün dağlar yerlerin- den ayrılıp, havaya çıkarak, atılmış pamuk gibi, bulut olurlar. Yedi kat gökler parça parça olup, su gibi eriyip yer yüzünə dökülürler. Denizle- F.: 4

    YanıtlaSil
  52. SÜR'UN ÜÇÜNCÜ ÜFÜRÜLÜŞÜ

    51

    sol taraflarından verirler. Hak teålå orada bütün mahluklarına vasıtasız kelâm söyler. Bir onda herkesin hesabını görüp kimine hitab, kimine itâb eder. Mazlûmun hakkını zālimden alıp, zālimin hasenâtı var ise ona ve- rir, yoksa mazlûmun günahlarını zālime yükletir. Hesabdan sonra hay- vanları toprak eder. Kafirler hayvanlara gıbla edip keşki biz de toprak ol- saydık derler.

    Mahşer yerinde iki direk üzerinde bir büyük terazi kurulur. Her dire- ğin uzunluğu beşyüz yıllık yoldur. Her kefesi yeryüzü kadar geniştir. Bu [terazi] mizan ile mahşer günü sevabları ve günahları tartarlar. Sevabı ağır olanlar Cennete, günahı ağır olanlar Cehenneme giderler. Ancak Hak teålå ikram ederek günahı çok olan bir kısım dilediği kullarını afv eder. Bir kısmı da enbiyā, evliyâ, ulemâ ve sulehânın şefa'atine kavuşur- lar. Fakat bunların imân ile vefat etmiş olmaları şarttır. Çünki dünyadan îmânsız gidenlere Cennet, afv ve şefa'at olmaz, asla Cehennemden kur- tulamazlar. Imanlı olarak ölüp de günahı sevabından çok olan, afv ve şcla'ate de uğramayan mü'minler günahları kadar Cehennemde yanıp sonra Cennete giderler. Zerre kadar imånla ölen muhakkak Cehennem- den kurtulup rahata erer.

    Sırat köprüsü kıldan ince ve kılıçdan keskindir. Uzunluğu üç bin yil- lik yoldur. Bin yıl yokuş, bin yıl düz ve bin yıl iniştir. Sırat köprüsü Ce- hennem üzerine kurulup, mahşer halkının hepsi onun üzerinden geçip giderler. Kimi şimşek gibi, kimi ok gibi, kimi koşan at gibi geçerler. Kimi günahlarını yüklenmiş yürür, kimi Cehenneme düşüp yanar. Cehennem, ey mü'min çabuk geç ki, nürun ateşimi söndürüyor diye feryad eder. Mü'minler selâmetle sıratı geçer, Kevser havuzundan içerler. Onda gusl edip, ayıb ve noksanlardan temizlenirler. Cennete girip mertebelerine göre makamlarını bulup sonsuz olarak zevk ve safâ içinde kalırlar. Çün- ki Cennet ehli gåh çeşitli ni'metlerden lezzet alırlar, gâh Allahü teâlâyı görmekle mest ve hayrån olurlar. Gözlerin görmediği, kulakların işitme- diği hâtırlara gelmeyen devletlere kavuşurlar. Cennet ile Cehennemin ara- sında kal'a divarı gibi burc ve ve ucları yüksek ve büyük bir sur var- dır. Yüksekliği beşyüz yıllık mesafedir. Uzunluğunun sonu gelmez ve bi- nası renkli cevherlerle süslüdür. Oraya A'raf ismi verilmiştir. Mecnun- lar, dağ başında olup din duymıyanlar ve kâfir çocukları A'rafda kalırlar. [A'raf sonsuz olmadığı için dağbaşında yetişip hiç din duymıyanlar və kâfir çocukları, hesabdan sonra, hayvanlar gibi yok edilirler. Mektubat 50 Mektub]. Cennet tarafından bakıp içindekileri ni'metler içinde gör- duklerinde, orada olmayı arzu ederek mahzün olurlar. Cehennem tarafına bakıp içindekileri azabda gördüklerinde, orada olmadıklarına şükr edip sevinirler. A'rafda bulunanlar bir rivayette ebedi olarak orada kalıp ba'zen üzülüp, ba'zen sevinirler.

    Ya Rabbi! Bizi Cehennemden koru, Cennetinde ebrar ile beraber bu-

    YanıtlaSil
  53. sol taraflarından verirler. Hak teålå orada bütün mahluklarına vasıtasız kelâm söyler. Bir onda herkesin hesabını görüp kimine hitab, kimine itâb eder. Mazlûmun hakkını zālimden alıp, zālimin hasenâtı var ise ona ve- rir, yoksa mazlûmun günahlarını zālime yükletir. Hesabdan sonra hay- vanları toprak eder. Kafirler hayvanlara gıpta edip keşki biz de toprak ol- saydık derler.

    YanıtlaSil
  54. Bu kitabla meşgul olma ve onu mütalâa, bin kitabla meşgul olmaktan daha hayırlıdır.
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  55. Rahmetli Hocam Abdurrahman Şeref GÜZELYAZICI ve ettiği gün (15.05.1978) sanki ukbâ yolculuğunu önceden sezet kaleme almış olduğu şu şiiri ceketinin cebinde bulunmuştur.

    NEREYE?

    Nereden kaynıyor hayat ırmağı?

    Bu durmaz karanlık akış nereye? Annem mi, açılan mezar kucağı?

    Ebedî geceden bakış nereye?!

    Meçhul bir yolcuyum bu son akşamda, Ümit nûrum söndü siyah bir camda. Evim, çocuklarım, gözüm arkamda; Ahbaplar! Bu itiş, kakış nereye?!

    92

    Gönlümde yıldız yok, gözümde ışık, Emeller, rüyalar karmakarışık. Îmânım! Nerdesin, gel karşıma çık! Bu derin girişten çıkış nereye?!

    Artık ne mavilik, ne pembe bahar, Ne mehtap, ne sahil, ne sandal, hep kar, Söyleyin benimle uçan ey kuşlar, O yazlık dünyadan bu kış nereye?!

    Birkaç rekât namaz, zekât, oruç, hac, Duâlarım gibi kabûle muhtaç, Şeref, son nefeste edince mîrac, Semâlardan koptu alkış nereye?!

    YANITLASİL

    yuksel27 Ocak 2024 00:52
    40 Soru Cevap

    Osman Nûri Topbaş

    GENC kitaplığı

    YanıtlaSil
  56. CENNETE AÇILAN K AYASOFYA

    Bu kitap, 1453 yılında PEYGAMBER EFENDİMİZİN vasiyetini yerine getiren O KUTLU KUMANDANIN ve ASKERLERİNİN emanetine sahip çıkmak için hazırlandı. Bu kitap, AYASOFYA'nın tekrar cami olarak ibadete açılmasına ve yine ISTANBUL' dan başlayacak

    YENİ BİR ÇAĞA Öncülük yapacaktır! Patrik Athenagoras'la Başlayan "KUDÜS ZİRVESİ OYUNU" Amerikalı

    İstanbul Sur içinde "Özerk Devlet"

    1967'de başlayan Papaların ziyaretleri ve arkasındaki "Vatikan Operasyonları..." İşgal güçlerine karşı direnen ve son çare olarak Ayasofya'yı havaya uçurmakla tehdit

    eden büyük kumandan... "Gizli Ev Kiliselerle" yürütülen kuşatma: Güney Koreli, Zenci kiliseleri...

    Aytunç Altındal: "Amaç İstanbul'a Vatikan Modeli" (iki gün süren özel röportaj)

    "Haliç'te Yürütülen Çok Yönlü işgal" (Sevgi Erenerol'un kitabımız için kaleme aldığı özel yazı ve açıklamalar)

    Misyonerlerin arasında yaşayan A.R. taktik ve stratejik kuşatmayı anlatıyor... Vatikan ve Mason locaları nasıl bir işbirliği içinde...

    Siyonizm'e hizmet eden Papalar? Gizli arşivlerde saklanan biat anlaşmaları... Siyonist Hıristiyanlar ve Katolik-Protestan papazlar 1925 yılında başlayan ittifak: ARMAGEDDON, Sahte ISA MESIH...

    Ayasofya'ya "kutsal emanetler" niye iade ediliyor?..

    HAKAN YILMAZ ÇEBİ

    18.00

    T

    009821

    YanıtlaSil
  57. Zarafetin afeti sakf (övünmek ve manasız sözler)dir. Şecaatin afeti serkeşliktir. Semahatin (hoşgörünün) afeti minnet etmek, güzelliğin afeti kibir göstermek, ibadetin afeti fetrettir (Gayretten sükuna düşmek.), sözün afeti yalandır. İlmin afeti unutkanlıktır. Hilmin afeti hoppalıktır. Asaletin afeti tefahurdur. Cömertliğin afeti israftır. Dinin afeti ise hevadır(Nefsine uymak).
    Ravi: Hz. Ali (r.a.)
    Sayfa: 4 / No: 4
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel29 Ocak 2024 23:42
    Dinin afeti üçtür: Fasık alim, cahil ve zalim reisler, cahil sofular. (İbadete çalışıyor, fakat cahil. Bu zümreler din namına yıkımdır.)
    Ravi: Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    Sayfa: 4 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel29 Ocak 2024 23:44
    Sizden birine, halktan korkması, işittiği veya gördüğü bir hakikatı söylemeye mani olmasın.
    Ravi: Hz. Ebû Said (r.a.)
    Sayfa: 490 / No: 7
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  58. Şüphe yok ki münafiklar cehennemin en alt katındadırlar; artık onlara asla bir yardımcı bulamazsın. (Nisā, 4/145)

    NİFAK: İÇİ BAŞKA, DIŞI BAŞKA OLMAK

    Kişinin kâfir olduğunu gizleyerek mümin gibi görünmesine nifak, böyle bir yanlış ve kötü tutum içinde olana ise münafık denir. Münafıklar, kalbiyle inkâr ettikleri hâlde bunu gizleyerek kendilerini mümin gibi gösterirler. Söz ve davranışlarıyla mümin gibi gözüktükleri için toplum içinde kargaşaya ve fitneye sebebiyet verirler. Münafıklar, Allah'ı ve inananları aldatmaya çalışır- lar. Esasında farkına varmadan kendilerini aldatırlar. Çünkü onlar, ikiyüzlü olmaları sebebiyle kendi elleriyle kendilerini tehlikeye atarlar, hem dünya- larını hem de ahiretlerini zindana çevirirler. Kalplerinde hastalık bulunan münafıklar, müminlere karşı kin ve nefret beslerler. Dünyalık bir menfaat gördüklerinde hemen müminlerin tarafına geçerler. Bunu yaparken de İs- lam'ı ve dinî değerleri istismar etmekten çekinmezler. Ancak menfaatlerine ters bir durumla karşı karşıya kaldıklarında ya da nefislerine hoş gelmeyen bir şeyle karşılaştıklarında müminleri hemen terk ederler.

    YANITLASİL

    yuksel30 Ocak 2024 00:05
    Allah c. c. Yardımı zayıflar sebebiyle gelmektedir.
    2,396,401.
    Riyazu's Salihin
    Imam Nevevi
    Kampanya Kitaplari
    cilt 8.sy.71.

    YanıtlaSil
  59. Hayat dört şeyle kaimdir, derdi babam su ve ateş ve toprak. Ve rüzgâr.

    Ona kendimi sonradan ben ekledim pişirilmiş çamurun zifirî korkusunu ham yüreğin pütürlerini geçtim gövdemi âlemlere zerkederek varoldum kayrasıyla Varedenin eşref-i mahlûkat nedir bildim.

    184
    Erbain
    kırk yılın şiirleri
    İsmet Özel
    Tam istiklal yayıncılık ortaklığı

    YanıtlaSil
  60. Hz. ALİ -RADIYALLAHU ANH-IN KIYMETLİ SÖZLERİ

    * Kişi, dili altında saklıdır, konuşturunuz zaman kıyme- tinden neler kaybettiğini anlarsınız.

    * Dünya bir cîfedir, leştir. Ondan birşey isteyen köpek- lerle dalaşmaya dayanıklı olsun.

    * Kul ümidini yalnız Rabbine bağlamalı ve yalnız günah- ları kendisini korkutmalıdır.

    * İnsanlar arasında Allah'ı en iyi bilen, O'nu çok seven ve tam ta'zim edendir.

    * İlimsiz yapılan ibadette, anlayış vermeyen ilimde, te- fekküre götürmeyen Kur'ân-ı Kerîm okumakta hayır yoktur.

    * İyilik bilmez birisi de olsa, sen iyilik yap! Zira o, mukabi- linde teşekkür edene yapılan iyilikten mizanda daha ağır gelir.

    * Edep aklın sûretidir.

    * Alim ölse de yaşar, cahil yaşarken ölüdür.

    * Bana bir harf öğretenin kölesi olurum.

    * İnsanın kıymeti, yaptığı iyiliklerle ölçülür.

    * Kalbin şifâsı Kur'ân-ı Kerîm okumaktır.

    YANITLASİL

    yuksel31 Ocak 2024 21:51
    ISLAM KAHRAMANLARI

    • İnsanlara önce hakkı öğretiniz. Onu öğrenen batil

    tanır. * İnsanı layık olmadığı yere koymak zulümdür.

    • Hakk'ı tanıyan Hak ehlini de kolayca anlar. Önce bâtil öğrenen, Hakk'ı güç tanır.

    *Sen babanın hakkına riayet edersen, oğlun da senin hakkına riayet eder.

    • Cimri insan, dünyada fakirler gibi yaşar, ahirette de zenginler gibi hesaba çekilir.

    * Dostlarının kalbini kırmakla, düşmanlarının arzularını yapmış olursun.

    * Himayen altındakilere iyilik yapmak istersen, onlara terbiye ve edep öğret.

    * İki şey aklı ve tedbiri bozar, biri acele etmek, biri de olmayacak şeyi istemek.

    * Kanaat eden aziz, açgözlülük yapan zelil olur.

    * Nasihati reddeden, rezalet bulur.

    * Kişinin verene teşekkür etmesi, nimetinin artmasına sebep olur.

    * Ölümü unutmak, kalbin paslanmasındandır.

    * Oburlukla sağlık bir arada bulunamaz.

    * Mes'ud insan başkasından ibret alandır.

    *Kişinin kendisini beğenmesi, aklının zayıf olduğuna delalet eder.

    58

    * Hakiki dost, sıkıntı zamanında imdada yetişendir

    YANITLASİL

    yuksel31 Ocak 2024 21:52
    ASR-I SAADET'TEN

    * Lüzumsuz şeylerin peşinde koşan, lüzumlu şeyleri ka- çırır.

    • İnsanın namaz hususunda tembellik göstermesi, îman zayıflığındandır.

    * Sabır kederlere perde, tehlikelere karşı yardımcıdır.

    * Öldükten sonra yaşamak isterseniz, ölmez bir eser bırakınız.

    * Her fenalıktan uzak kalmanın yolu, dili tutmaktır.

    * İktisat az şeyi çoğaltır, israf çok şeyi azaltır.

    * Akıl gibi mal, iyi huy gibi dost, edep gibi miras, ilim gibi şeref olmaz.

    YanıtlaSil
  61. ŞERH-1 DELAİLÜ'L-HAYRAT VE SEVARİKİ'L-ENVAR

    Ellezi la yuhitu bihi mekânün. Yâni:

    /

    Öyle kuddus, tahir, öyle yüce, kahir Allahü (C.C.) ki O'nu

    1140

    mekânlardan hiçbir mekân ihata edemez. O, mekândan münezzehtir Velâ yeştemilü aleyhi zamanün. Yani: - O Allah'ı zamanlardan hiçbir zaman onu ihate edemez. Allah

    zamandan da münezzehtir.

    YanıtlaSil
  62. ١٥٥١ - إِنَّ أَشَدَّ النَّاسِ عُنُوا رَجُلٌ ضَرَبَ غَيْرَ صَارِبِهِ وَرَجُلٌ قَتَلَ غَيْرُ قَائِلِهِ وَرَجُلٌ تَوَلَّى غَيْرَ اَهْلِ نِعْمَتِهِ فَمَنْ فَعَلَ ذَلِكَ فَقَدْ كَفَرَ بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ لا

    يُقْبَلُ مِنْهُ صَرْفٌ وَلَا عَدْلٌ (ك ق عن عائشة)

    1551- En zalim insan, kendisini dövmeyen kimseyi döven, kendini öldürmeye teşebbüs etmeyeni öldüren bir de nimet ehlinden ayrılıp nimet ehli olmayan kimseye intisap eden (mesela öz babasını bırakıp başkasını baba edinen) kişidir. Kim bunları yaparsa Allah'ı ve Rasulü'nü inkar etmiş demektir. Onun hiçbir ameli kabul edilmez artık.

    ١٥٥٢ - إِنَّ أَشَدَّ النَّاسِ عَذَابًا يَوْمَ الْقِيَمَةِ عَالِمٌ يَنْفَعُهُ اللَّهُ بِعِلْمِهِ (كر عن ابي

    هريرة) 1552- Kıyamet günü en çetin azaba dûçar edilecek kişi, sahip olduğu ilimden, Allah'ın istifade nasip etmediği âlimdir.

    ١٥٥٣

    YANITLASİL

    yuksel3 Şubat 2024 22:31
    Kıyamet yaklaştığında; taylasan giyilmesi çoğalır, ticaret artar, mal çoğalır, mal sahibine malı için tazim edilir, fuhuş yayılır, çocuklar amir durumuna gelir, kadınların sayısı artar, Sultan zulüm eder, eksik ölçü ve tartı yapılır, bir adamın köpek yavrusunu yetiştirmesi, kendi çocuğunu yetiştirmekten kendisine daha cazip gelir, büyüğe hürmet, küçüğe de merhamet edilmez ve gayri meşru çocuklar çoğalır, hatta yol ortasında adam kadınla yakınlaşır. İnsanlar, kalbleri kurt olduğu halde koyun postuna bürünürler, o zaman da insanların en iyi görüneni "müdahim" (kötülükleri gördüğü halde karışmayıp, kendi işine bakan) olanıdır.
    Ravi: Hz. Ebû Zerr (r.a.)
    Sayfa: 33 / No: 7
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  63. İnsanlığın kurtuluşu faizin kaldırılması, zekâtın yerine getiril mesindedir. (S.) 649:Lemaat

    YanıtlaSil
  64. İnsanlar kendi idarecilerinin yolundadır. (Mn.) 33.

    YanıtlaSil
  65. Türkiye Cumhuriyeti de paranın üstüne Lâ ilahe illallah Muhammed ün Rasulüllah diye yazmalidir.

    YanıtlaSil
  66. İnsanlığın kurtuluşu faizin kaldırılması, zekâtın yerine getiril mesindedir. (S.) 649:Lemaat

    YANITLASİL

    yuksel4 Şubat 2024 22:33
    İnsanlar kendi idarecilerinin yolundadır. (Mn.) 33.

    YANITLASİL

    yuksel4 Şubat 2024 22:53
    8.Asirda İngiliz Kralı Lâ ilahe illallah Muhammed ün Rasulüllah diye yazarak para bastırmış.
    Akra Fm.
    Günün sohbeti
    Prof Dr Mahmud Esad Coşan

    YANITLASİL

    yuksel4 Şubat 2024 23:36
    Türkiye Cumhuriyeti de paranın üstüne Lâ ilahe illallah Muhammed ün Rasulüllah diye yazmalidir.

    YanıtlaSil

  67. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    4 4 Zarafetin afeti sakf (övünmek ve manasız sözler)dir. Şecaatin afeti serkeşliktir. Semahatin (hoşgörünün) afeti minnet etmek, güzelliğin afeti kibir göstermek, ibadetin afeti fetrettir (Gayretten sükuna düşmek.), sözün afeti yalandır. İlmin afeti unutkanlıktır. Hilmin afeti hoppalıktır. Asaletin afeti tefahurdur. Cömertliğin afeti israftır. Dinin afeti ise hevadır(Nefsine uymak). Hz. Ali (r.a.)
    213 2 Cömertlik, Ulu Mevlanın huyudur. Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    213 3 Cömertlik, cennet ağaçlarından bir ağaçtır. Dalları dünyaya sarkmıştır. Kim bu dallardan birine tutunuyorsa, bu dal onu Cennete götürür. Hasislik te Cehennem ağaçlarından bir ağaçtır. Dalları dünyaya sarkmıştır. Kim de bu dallardan birine yapışırsa, o dal da onu Cehenneme çeker. Hz. Ali (r.a.)
    213 4 Cömertlik, Cennette biten bir ağaçtır. Cömertliğin gireceği yer, ancak Cennetir. Hasislik ise Cehennemde yetişen bir ağaçtır. Hasisin gireceğin yer ise Cehennemdir. Hz. Abdullah İbni Ci(r.a.)d (r.a.)
    213 5 Cömert Allah'a, insanlara ve Cennete yakındır. Cehennemden de uzaktır. Cimri ise Allah'dan, insanlardan ve Cennetten uzaktır ve Cehenneme yakındır. Cahil cömert, Allah (z.c.hz)'lerine hasis abidden daha sevimlidir. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    213 6 Cömert, ancak Allah'a hüsnü zannı olduğundan cömertlik yapar. Hasis ise ancak Allah'a sui zannı sebebiyle cimrilik yapar. Hz. Ebû Ümâme (r.a.)
    248 2 Cömertin hatasından uzak kalın. Zira o düştükçe, Rahman onun elinden tutar. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    297 6 Altı şey güzeldir, lakin şu altı sınıf insan da daha güzeldir: Adalet güzeldir, lakin Umerada daha güzeldir. Cömertlik güzeldir, lakin zenginde daha güzeldir. Verağ güzeldir, lakin alimlerde daha güzeldir. Sabır güzeldir, lakin fıkarada daha güzeldir. Tevbe güzeldir, lakin gençlerde daha güzeldir. Haya güzeldir, lakin kadınlarda daha güzeldir. Hz. Ali (r.a.)
    312 8 Cömertin yemeğini yemek devadır. Hasisin yemeği ise derttir. Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    323 11 İnsanlara dört şey sebebiyle tafdil edildim: Cömertlik, şecaat, cima şiddeti ve harpte düşmanla savaşmak kuvveti. Hz. Enes (r.a.)
    334 10 Hıfz on parçaya ayrıldı. Dokuzu Türke (Küffarı Çin) verildi. Biri diğer halka dağıtıldı. Hasislik de ona ayrıldı. Dokuzu Faris'e, biri diğer insanlara dağıtıldı Cömertlik de ona ayrıldı. Dokuzu Sudan'a, biri diğer insanlara. Haya da ona ayrıldı. Dokuzu Araba, biri diğer insanlara. Kibir de on kısma ayrıldı. Dokuzu Ruma, biri diğer insanlara dağıtıldı.

    YanıtlaSil
  68. Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en güzel davranandır. (Tirmizi, Menākıb, 63)

    MÜSLÜMAN AHLAKININ GEREĞİ OLARAK MERHAMET

    Cenab-ı Hakk'ın kullarına bahşettiği en değerli nimetlerden biri de merhamet duygusudur. Merhamet, Rabbimizin "Rahmân" isminin bir tecellisidir. Merhamet, kalp inceliği ve gönül yumuşaklığıdır. Şefkatli ve insaflı davranmaktır. Merhamet, kalpleri kin, öfke ve intikam gibi hastalıklardan temizlemektir. Gönülleri sevgi, saygı ve affın güzelliğiyle tezyin etmektir. Can taşıyan her bir varlığa hatta bütün kâinata muhabbet nazarıyla bakmaktır. Şiddet, öfke, kin ve nefretin yürekleri işgal ettiği günümüzde merhamet medeniyetinin birer mensubu olarak bize düşen, Rahmet Peygamberi'nin mesajlarına yeniden sarılmaktır. "Ben ancak rahmet olarak gönderildim." (Müslim, Birr, 24) buyuran Allah Resûlü'nün ilim, hikmet ve ir- fan mektebinde gönüllerimizi eğitmektir. Asrımızın en büyük hastalığı hâline gelen merhametsizliği bir tarafa bırakarak; eşimize, çocuğumuza, ana-babamıza, yaşlılarımıza, çevremize ve bütün canlılara karşı vicdanlı ve merhametli olalım. Ailemiz ve toplumumuz merhamet ocağı olsun.

    YanıtlaSil
  69. 27 Mayıs 1935

    Ulusal Bayramlar ve Ge- nel Tatiller Hakkında Ka- nun'un kabul edilmesi.

    [Cuma tatili pazar gününe alınır.]

    YANITLASİL

    yuksel7 Şubat 2024 06:36
    3 Şubat 1928

    10 Nisan 1928

    20 Mayıs 1928

    9 Ağustos 1928

    23 Ağustos 1928

    Hutbenin Türkçe okun- maya başlaması.

    Anayasa'dan dinle ilgili madde ve fıkraların çıka- rılması.

    Milletlerarası Rakamların Kullanılması Hakkında Kanun'un kabulü.

    Atatürk'ün yeni Türk harfleri hakkında Saray- burnu'nda konuşması.

    Atatürk'ün yeni Türk harf- lerini tanıtmak amacıyla yurt gezisine çıkması.

    YANITLASİL

    yuksel7 Şubat 2024 06:38
    4 Şubat 1923

    Lozan Konferansı'na, bazı konularda anlaşma sağla- namaması yüzünden ara verilmesi.

    [1. dönem 76 gün sürmüş- tür; görüşmelerin kesilmesi üzerine ordu savaş düzeni alır.]

    17 Şubat 1923

    İzmir İktisat Kongresi'nin Atatürk'ün konuşmasıyla açılması.

    31 Mart 1923

    Türkiye'nin yeniden Lo- zan'a davet edilmesi.

    1 Nisan 1923

    TBMM'nin seçimlerin ye- nilenmesine karar vermesi.

    Lozan Konferansı ikinci

    23 Nisan 1923

    döneminin başlaması. [Bu dönem 97 gün süre-

    cektir.]

    24 Temmuz 1923

    Lozan Barış Andlaşma- sı'nın imza edilmesi.

    11 Ağustos 1923

    TBMM'nin II. Dönem ça- lışmalarının başlaması.

    13 Ağustos 1923

    Atatürk'ün ikinci kez Mec- lis Başkanlığına seçilmesi

    YanıtlaSil
  70. Allah, Hz. İbrahim (a.s.)'ı "Halil". Hz. Musa (a.s.)'ı "Neciy" ve Beni de "Habib" ittihaz etti. Sonra buyurdu ki: "İzzetim ve Celalim hakkı için Habibimi, Halilim ve Neciyyim üzerine tercih ederim."(Halil dost, Neciy sırdaş, Habib sevgili demektir)
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 11 / No: 11
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  71. Kahrın da hoş, lütfün da hoş!

    Kahrın da hoş, lütfün da hoş!

    Senden gayri her şeyler boş!

    Senden özge her şeyler boş!

    Gelse celâlinde cefâ, Yoksa cemâlinde sefâ, Her ikisi bana şifâ,

    Kahrın da hoş, lütfün da hoş!

    Senden gayri her şeyler boş!

    Derviş Mehmed sana kuldur; İster ağlat, ister güldür;

    İster yaşat, ister öldür;

    Kahrın da hoş, lütfün da hoş!

    Senden gayri her şeyler boş!

    Koğusa girdiği

    YANITLASİL

    yuksel14 Şubat 2024 11:35
    İSLÂM ALİMLERİNİN

    HAYATINDAN HATIRALAR

    YanıtlaSil
  72. doğru : 1.Düz.2.Namuslu,dürüst. 3.Gercek.4.Yasal.
    ...
    Doğru : 1.Eğri. Yalan, Yanlış.
    Altın
    Esanlamli ve Karşıt anlamlı Kelimeler Sözlüğü.
    Altın Kitaplar

    YanıtlaSil
  73. Fuhuş yayıldığında zelzeleler ve fitneler çoğalır. İdareciler zulmettiğinde yağmur azalır. Zimmet ehline gadr edildiğinde ise düşman galebe çalar.
    Ravi: Hz. İbni Ömer (r.a.)
    Sayfa: 54 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  74. Cennet ehli Cennete Cehennem ehli de ateşe girdiklerinde, ölüm (bir koç şeklinde) Cennetle Cehennem arasında bir yere getirilir ve kesilir. Sonra bir münadi şöyle nida eder: "Ey ehli Cennet, ebedilik var ölüm yok. Ey ehli nar, ebedilik. Ölüm yok." Bunun üzerine Cennet ehlinin sevinç üzerine sevinçleri artar. Cehennem ehlinin ise hüzünleri üzerine hüzünleri artar.
    Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    Sayfa: 51 / No: 9
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  75. Ümmetimi Benden sonra öyle fitneler kaplayacak ki, o fitnelerde insanın vücudu gibi kalbide ölür.
    Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    Sayfa: 346 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  76. Cennet ehli Cennete Cehennem ehli de ateşe girdiklerinde, ölüm (bir koç şeklinde) Cennetle Cehennem arasında bir yere getirilir ve kesilir. Sonra bir münadi şöyle nida eder: "Ey ehli Cennet, ebedilik var ölüm yok. Ey ehli nar, ebedilik. Ölüm yok." Bunun üzerine Cennet ehlinin sevinç üzerine sevinçleri artar. Cehennem ehlinin ise hüzünleri üzerine hüzünleri artar.
    Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    Sayfa: 51 / No: 9
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel20 Şubat 2024 16:30
    Ümmetimi Benden sonra öyle fitneler kaplayacak ki, o fitnelerde insanın vücudu gibi kalbide ölür.
    Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    Sayfa: 346 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  77. İnsanların akidlerini bozduklarını, emanetleri hafife aldıklarını, ve -parmaklarını birbirine geçirip- böyle olduklarını gördüğün zaman evini tercih et, lisanına sahip ol, maruf olanı al, münkeri bırak, kendi işinle meşgul ol ve ammenin işlerini kendilerine bırak.
    Ravi: Hz. Abdullah İbni Amr (r.a.)
    Sayfa: 46 / No: 7
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  78. Biz de sadece soralım: Kim neyi bilecek ve bilmeli?

    Mesela “2014’ten bu yana Erdoğan İslamcı değil yeşil Kemalist’tir” demiş olan Doğu Perinçek?

    YanıtlaSil
  79. Gerçekten hepimiz ölecek miyiz?

    YANITLASİL

    yuksel25 Şubat 2024 00:48
    İLMEM... Hiç öyle imiş gibi dur-

    B muyor şimdi ölüm hakikati, bu çağ üzerinde... Sanki "çağdaş" bir olgu değilmiş gibi durduruluyor..."

    YanıtlaSil
  80. Kudüs, Kurtuba, Kafkasya, Kırım, Keşmir tarihi bir ihmalin kurbanı olan coğrafyalarımız değil mi?

    Tabi ki, Kitabı ve kıbleyi ihmal edenlerin ne ülküsü, ne de ülkesi kalıyor…

    Dahası biz kalbimizi ve ruhumuzu ihmal ettik… Yani kendimizi ihmal ettik, kaçınılmaz bir netice olarak birbirimizi ihmal ettik…

    Vicdanı, mizanı imanın gereğini ihmal ettik…

    Ahdimizi, akdimizi, andımızı, ihmal ettik…

    Tüm bu ihmaller edep, erdem, haya, terbiye, görgü, nezaket, özveri, özen gösterme hassasiyetimizi zedeledi…

    YANITLASİL

    yuksel23 Şubat 2024 08:54
    ihti- mamsızlık umutları tüketiyor...

    Bu ihtimaller yarınları yaralıyor, gele- ceği karartıyor...

    İhmalkârlığımız ilahi emanete düşü- rülmüş kara bir lekedir... Bugün başımı- za gelen musibet, felaket ve belalar kim bilir geçmişteki hangi ihmallerimiz sonu- cudur...

    İhmal eden, savsaklayan, aldırmayan, geçiştiren ve bunu alışkanlık haline geti- ren, yaşam tarzı edinen bir ümmet iflah olmaz, toparlanamaz ve kendine gele- mez...

    Yüz yıllık bir ihmalin sonucu olsa ge- rek bu ümmetin sefaleti ve esareti bitmi- yor... Parantez kapanmıyor...

    Yoksa zamana yaydığımız yükümlü- lüklerin zamanla zamanaşımına uğraya- cağını mı sanıyoruz?..

    a

    ra

    Dosyamızın kabardığını, suçumuzun arttığını fark etmiyoruz...

    Açık söylemek gerekirse; ipe un se- ren, havanda su döven, topu taca atan, "çizdim, oynamıyorum," diyen "yerim dar" diyenin bu davada yeri yoktur...

    Öldürücü suskunluk, kahredici vur- dumduymazlık tüm kasvetlerin ve gay- retlerin temel nedenidir

    Davetsiz ve cihadsız hayatların hayrı kalmıyor... Aksiyonsuz ve aşksız hare- ketlerde bereket görülmüyor...

    Ninova'yı, hatta Okçular Tepesini ih- mal ettik... "Bu sıcakta sefere çıkılır mı?" dedik...

    YANITLASİL

    yuksel23 Şubat 2024 08:55
    Allah için ayağa kalkın denince yere çakılı kaldık." Duyarlılığımız gitti... Du- ruşumuz değişti... Duruma göre vaziyeti idare eder olduk...

    Önümüzde daha uzun zaman var, tevbe ile telafi ederiz, dedik. Hani bizim mahallemiz, sokağımız hedef kitlemiz vardı... Bir insanın hidayetine vesile ol- mak dünyalara bedeldi... Tüm engelle- melere rağmen yüreklere dokunurduk... Bugün engeller kalktı, biz yerimizden kalkamıyoruz...

    Bunca imkâna rağmen bu nasıl bir ihmal? İzahı zor bir durum... İmtihanda bocalıyoruz...

    İhtimam gidince ihmal başlıyor, imti-

    han zorlaşıyor... Daha da vahimi ihmal

    yerinde durmuyor, derinleşiyor, yaygın-

    laşıyor...

    Kur'an'ı mehcur bıraktık... Mabetleri metruk bıraktık... Yoksulları mahrum bıraktık... Yeryüzünü mücrimlere bıraktık

    YanıtlaSil
  81. Bugün Ümmeti Muhammed’in maruz kaldığı müzmin bir hastalıkla karşı karşıya kalıyoruz: İhmalkârlık… Öyle ki bu hastalık, hastalık olarak görülmüyor… Tedaviye ihtiyaç duyulmuyor… Bu da ayrı bir hastalık… Hatta ihmalkârlık kâr sanılıyor…

    Sanıyorum kulluk sınavımızı zora sokan en ciddi suçlardan biri ihmalkârlığımızdır…

    Diyebilirim ki, öyle ihmaller vardır ki sonucu kasıtlı işlenen bazı hatalardan daha ağır olabiliyor

    Evet, kimi günahlar, yanlışlar, hatalar, suçlar bilerek, isteyerek işlenmiyor… Birçoğu ihmalimizin sonucu…

    Hak edene hakkını vermemek, sürüncemede bırakmak, kulak ardı etmek haksızlığa prim vermektir…

    Ödüllendirilmesi gerekeni ödüllendirmemek… Cezalandırılması gerekeni cezalandırmamak…

    İyiliği cezalandırmak, kötülüğü ödüllendirmekle eş anlamlıdır…

    Gecikmiş adaletin adalet olmadığını bilmeyen var mı?..

    Mazlumların çırpışını, çığlığını izlemek veya yüz çevirmek o cürme ortak olmak değil midir?

    Başarısız olabiliriz, sonuç alamayabiliriz fakat kötülüğe müdahalemiz yoksa kuşkusuz vebal altındayız…

    Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytan değil miydi?

    Bugün düşmandan daha çok ihmalimiz bizi vuruyor… En ciddi yanılgımız, ihmalkârlığı karakter edinmek ve bunu meslek bilmek… İhmal suikastlarının müsebbibi biz değil miyiz?

    Gâvurların yaptıkları orada kalsın, gafletimiz bizi bitirmiyor mu?..

    Sürdürülemeyen sorumluluklar, yarım kalmış görevler, sil baştan başlayan tekrarlar, inisiyatifsizlik, iradesizlik,........

    YANITLASİL

    yuksel23 Şubat 2024 08:49
    Adaleti ihmal ettik… Ahlakı ihmal ettik… Ahireti ihmal ettik…

    Kim bilir belki Allah’ı ihmal ettik…

    Evet, Allah’a iman ediyoruz, ama yine de ihmal ediyoruz ve de iflah olmuyoruz… Namazdaki üşengeçliğimizi başka türlü nasıl izah edebiliriz?

    Topyekûn kulluğumuz ve onun mütemmimi olan kardeşliğimiz ihmal riski altında…

    Yoksullarımız, yetimlerimiz, yalnızlarımız, yaşlılarımız nerede?

    Unuttuklarımız, uzaklaştıklarımız

    YanıtlaSil
  82. Dünya ile Ahiret işi bir anda yapılması gerekse ahiret işi önce yapılır.
    AKRA FM
    MAHMUD ESAD COŞAN
    HADİSLER DERYASI

    YanıtlaSil
  83. guya yerleştiler, halen sayıca az olmalarına rağmen birçok ülkenin Sunetimini, kültürel hayatını, ekonomisini, dünya ticaretini ele geçir miş, istediğini istediği ülkeye empoze ettirip yaptırabiliyorlar... Batılı devletlerin, daha başka, mason locaları, Lions kulüpleri, Ro- tary kulüpleri, Bilderbergler, misyoner teşkilatları, Yehova Şahitleri gi bi nice nice dinî, sosyal, siyasî, gizli, âşikâr, etkili, faal teşkilatları var... Ama biz müslümanların böyle kuruluşları yok; kurulmamış, kuru-

    lanlar tahrip edilmiş, kapatılmış, yasaklanmış...

    Emperyalistler bir İslâm ülkesini ele geçirdiler mi önce İslam'ı

    unutturmaya, müslüman halkı dejenere etmeye çalışırlar, en çok, ger- çek İslâm'dan, halis müslümandan korkarlar. Çünkü İslâm, iman, Kur'an, irfan, ahlâk ve mâneviyat ile ilim, çalışma, gayret, şuur, onur, basiret, hürriyet, istiklal, kalkınma, refah, mutluluk, zenginlik, güçlü- lük arasında kuvvetli ilişkiler, sarsılmaz bağlar, kesin etki ve tepkiler olduğunu çok iyi bilirler.

    YANITLASİL

    yuksel28 Şubat 2024 06:54
    smler belli, duvarlar saglam, R çek buketleri, demek ki sık sık in uzerlerinde demet demet ta- ziyaret olunmaktalar...

    Onlar böyleyken bizler ne yapmışız? Maalesef yürekler acısı bir durum. Mezarlıklar istilaya uğramış, gecekondu dolmuş, istimlak edilmiş, türbeler yıkılmış, kapatılmış, tozlu, harap, yağmalanmış; cami lere el konulmuş, halı la rı, levhaları, minberleri, mihraplan, çinileri- hatta kubbe kurşunları çalınmış, en değerli eserler yıktırılmış, avlu ları yok edilmiş; tarih sevdirilmemiş, ecdat kötülenmiş, gerici ve yo- baz gösterilmiş, vatan hainle ri putlaştırılmış, kahramanlaştırılmış; sa- raylar yağmalanmış, arşivler satılmış, şehirlerin tarihî binaları yıkıl- mış, yerlerini soğuk beton yığınlar almış, vakıf eserler yağmalanmış, kütüphaneler kapatılmış, en değerli kitaplar kaybolmuş, bir sürü yol- suzluk, hırsızlık, hainlik, düşmanlık, kadirbilmezlik, şarlatanlık, dal- kavukluk, nemelâzımcılık, vefasızlık, şuursuzluk...

    Milli kültürümüz mahvedilmiş, tarihimiz yağmalanmış, tarih şu- uru sıfır, takip yok, hesap soran yok, suçlu ortada, ev sahibinden bas- kin, arsız, yüzsüz. Bu rezalete kimler, ne zaman dur diyecekler acaba; Şark'ın

    eski aslanları nerede, uykudan ne zaman uyanacaklar? Bir 18 Mart Canakkale Zaferi gecti kar kisi olayı bilmekte? Çocuk

    YanıtlaSil

  84. 3233- Peygamberlik içinizde, Allah'ın dilediği zamana kadar devam edecek, sonra kaldırmak isteyince onu, kaldıracak; sonra nübüvvetin yolunda olan hilafet Allah'ın dilediği müddete kadar sürecek, sonra onu kaldırmak isteyince kaldıracak, sonra ısıran saltanat devri gelecek, o da Allah'ın dilediği zamana kadar kalacak, sonra Allah onu kaldırmak isteyince kaldıracak, sonra onu zorba bir hükümdarlık takip edecek, sonra da nübüvvet yolu üzerinde olan bir hilafet devri gelecek.

    ٣٢٣٤ - تَكُونُ لَأَصْحَابِي زَلَّةٌ يَغْفِرُهَا اللَّهُ لَهُمْ لِسَابِقَتِهِمْ مَعِي (كر عن محمد

    بن الحنفية عن ابيه

    3234- Ashabımın zellesi (ayak kayması) olur. Lakin Allah onları benimle beraber güzel geçmişleri bulunduğu için bağışlar.

    ٣٢٣٥ - تَكُونُ بَيْنَ يَدَيِ السَّاعَةِ أَيَّامٍ يُرْفَعُ فِيهَا الْعِلْمُ وَيُنْزَلُ فِيهَا الْجَهْلُ

    وَيُكْثَرُ فِيهَا الْهَرَجُ وَالْهَرَجُ الْقَتْلُ (ه عن ابن مسعود)

    3235- Kıyamet öncesi öyle günler olacak ki, o günlerde ilim kalkacak, cehalet yaygın hal alacak, cinayetler çoğalacak.

    بِكُمْ فَيَسِيرُونَ ٣٢٣٦ - تَكُونُ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَ بَنِي الْأَصْفَرِ هُدْنَةٌ فَيَعْدِرُونَ

    YANITLASİL

    yuksel1 Mart 2024 22:26
    إِلَيْكُمْ فِي ثَمَانِينَ غَايَةً تَحْتَ كُلِّ غَايَةٍ اثْنَيْ عَشَرَ الْفَا" (ه عن عوف بن مالك)

    3236- Beni asfar ile aranızda sulh olacak, sonra size hiyanette bulunup her birinin altında on ikibin kişi bulunan seksen sancakla size doğru saldıracaklar.

    ۳۲۳۷ - تَكُونُ أَرْبَعُ فِتَنِ الأُولَى يُسْتَحَلُّ فِيهَا الدَّمُ وَالثَّانِيَةُ يُسْتَحَلُّ فِيهَا الدَّمُ وَالْمَالُ وَالثَّالِثُ يُسْتَحَلُّ فِيهَا الدَّمُ وَالْمَالُ الْفَرْجُ وَالرَّابِعَةُ الدَّجَّالُ

    نعيم عن عمران بن حصين

    3237- Dört fitne başgösterecek: Birincisinde adam öldürmek helal sayılacak, ikincisinde hem o, hem de mal, üçüncüsünde kan, mal, zina helal sayılacak, dördüncüsü ise Deccal'dir.

    ۳۲۳۸ - تَكُونُ اَمَامَ الدَّجَّالِ سِنُونٌ خَوَادِعُ يُكْثَرُ فِيهَا الْمَطَرُ وَيُقَلُّ فِيهَا النَّبْتُ وَيُكَذِّبُ فِيهَا الصَّادِقُ وَيُصَدَّقُ فِيهَا الْكَاذِبُ وَيُؤْتَمَنُ فِيهَا الْخَائِنُ وَيُحَوَّنُ فِيهَا الْأَمِينُ وَتُنْطَقُ فِيهَا الرُّوَيْبِضَةُ قِيلَ يَا رَسُولَ اللَّهِ وَمَا الرُّوَيْبِضَةُ

    قَالَ مَنْ لَا يُوبَهُ لَهُ (طب عن عوف بن مالك)

    3238- Deccal'den önce aldatıcı yıllar olacak. O yıllarda yağmur çok, bitki az olacak, doğru söyleyen yalanlanacak, yalan söyleyense doğrulanacak, haline güvenilecek emin olan kişi hain sayılacak, Ruvaybıza konuşacak "Ruvaybıza nedir ey Allah'ın Rasulü?" diye sordular. "Ruvaybıza, kendisine önem verilmeyen kişi" buyurdu.

    ۳۲۳۹ - تَكُونُ بَيْنَ النَّاسِ فِرْقَةٌ وَاخْتِلَافٌ فَيَكُونُ هَذَا وَأَصْحَابُهُ عَلَى الْحَقِّ

    يَعْنِي عَلِيًّا (طب عن كعب بن عجرة) 3239. İnsanlar arasında ayrılık ve ihtilaf olacak, bu ve arkadaşları doğru yol üzere olacaklar. (Hazreti Ali kasdediliyor.)

    ٣٢٤٠ - تَمَنَّوْا الْمَوْتَ عِنْدَ خِصَالِ سِيِّ عِنْدَ إِمَارَةِ السُّفَهَاءِ وَبَيْعِ الْحُكْمِ وَاسْتِحْفَاف بالدَّمِ وَكَثْرَة الشَّرْطِ وَقَطِيعَةِ الرَّحْمِ وَلَشُوءٍ يَسْتَخْذُونَ الْقُرْآنَ

    YANITLASİL

    yuksel1 Mart 2024 22:27
    مَزَامِيرَ يُقَدِمُونَ الرَّجُلَ لِيُغَنِّيَهُمْ وَلَيْسَ بِأَفْقَهِهِمْ (طب عن عابس لغفارى)

    3240- Şu altı hususla karşılaştığınız zaman, ölümü temenni edin. Alçaklar başa geçirilince, hükümler satılınca, insan öldürmek hafife alınınca, şart ve yemin çoğalınca, akraba ile ilgi kesilince, Kur'an şarkı gibi oyuncak ve eğlence edinilince ki


    YANITLASİL

    Yorum Gönder
    Bu blogdaki popüler yayınlar
    İman
    Mayıs 04, 2023
    DEVAMI
    Meric Tumluer Said Nursi
    Mayıs 04, 2023
    DEVAMI
    Mustafa Kemal Atatürk ün Gizli Vasiyeti
    Mayıs 04, 2023
    DEVAMI
    Blogger tarafından desteklenmektedir
    Tema resimleri Michael Elkan tarafından tasarlanmıştır

    YUKSEL
    Vasiyet ve mustafa
    PROFİLİ ZİYARET EDİN
    Arşivleme
    Kötüye Kullanım Bildir

    YanıtlaSil
  85. مَزَامِيرَ يُقَدِمُونَ الرَّجُلَ لِيُغَنِّيَهُمْ وَلَيْسَ بِافقهِهِمْ (طب عن عابس لغفارى)

    3240- Şu altı hususla karşılaştığınız zaman, ölümü temenni edin. Alçaklar başa geçirilince, hükümler satılınca, insan öldürmek hafife alınınca, şart ve yemin çoğalınca, akraba ile ilgi kesilince, Kur'an şarkı gibi oyuncak ve eğlence edinilince ki, insanlar kendilerinden çok daha az bilgisi bulunan adama gelip ondan medet umarlar.

    ٣٢٤١ - تَنَاصَحُوا فِي الْعِلْمِ وَلَا يَكْتُمُ بَعْضُكُمْ بَعْضًا فَإِنَّ خِيَانَةً فِي الْعِلْمِ

    أَشَدُّ مِنْ خِيَانَةٍ فِي الْمَال (حل عن ابن عباس)

    3241- İlimde birbirinize yardımcı olun. Kimse kimseden ilmi gizlemesin. Çünkü ilimde hıyanet, maldaki hiyanetten daha şiddetlidir.

    ٣٢٤٢ - تَنْتَظِرُ النُّفَسَاءُ اَرْبَعِينَ لَيْلَةً فَإِنْ رَنَتِ الطَّهْرَ قَبْلَ ذَلِكَ فَهِيَ طَاهِرٌ

    وَإِنْ جَاوَزَتِ الْأَرْبَعِينَ فَهِيَ بِمَنْزِلَةِ الْمُسْتَحَاضَةِ تَغْتَسِلُ وَتُصَلِّي فَإِنْ غَلَبَهَا

    الدَّمُ تَوَضَّأَتْ لِكُلِّ صَلَوة (ك عن ابن عمرو)

    3242- Lohusa, kırk gece bekler. Bundan önce temizlik görürse, temizlenmiş olur. Eğer kırk geceyi geçerse özürlü hükmündedir. Yıkanır, namaz kılar. Eğer kan çok gelirse her namaz için abdest alır.

    ٣٢٤٣ - تَنْزِلُ الْمَعُونَةُ مِنَ السَّمَاءِ عَلَى قَدْرِ الْمَوْنَةِ وَيَنْزِلُ الصَّبْرُ عَلَى قَدْرِ

    الْمُصِيبَةِ الحسن بن سفيان كر عن ابي هريرة)

    3243- Yardım gökten, ihtiyaca göre iner, sabır da musibete göre iner.

    ٣٢٤٤ - تُنْكَحُ الْمَرْئَةُ لَأَرْبَعِ لِمَالِهَا وَلِحَسَبِهَا وَلِجَمَالِهَا وَلِدِينِهَا فَاغْفَرْ

    بِذَاتِ الدِّينِ تَرِبَتْ يَدَاكَ رخ م ن ده حب عن أبي هريرة والديلمي والدارمي عن جابر) 3244- Kadın dört hasleti için alınır:

    a) Malı için,

    YANITLASİL

    yuksel1 Mart 2024 22:49
    b) Soyu için,

    c) Güzelliği için,

    d) Dini için. Sen dindar olanı tercih et ki, iki elin toprak olsun (bereket bulsun).

    اسْتَطَعْتُمْ فَإِنَّا الإِسْلامَ عَلَى النَّظافة الله بنى ٣٢٤٥ - تَنَظَّفُوا بِكُلِّ مَا

    وَلَنْ يَدْخُلَ الْجَنَّةَ إِلَّا كُلُّ نَظيف (ابو الصعاليك والرافعي عن أبي هريرة

    3245- Olanca gücünüzle temizlenin. Çünkü Allah İslam'ı temizlik üzerine kurmuştur. Cennete ancak, her temiz olan kişi girebilir.

    ٣٢٤٦ - تَهَادَوْا تَزْدَادُوا حُبًّا وَهَاجِرُوا تَوَرَّثُوا أَبْنَانَكُمْ مَجْدًا وَأَقِيلُوا

    الْكِرَامَ عَثَرَاتِهِمْ (طس والعسكرى كر عن عائشة)

    3246- Hediyeleşiniz ki, karşılıklı sevgileriniz artsın. Hicret edin ki, çocuklarınıza iyi bir şeref ve fazilet terk etmiş olasınız, iyi insanların hatalarını affediniz.

    ٣٢٤٧ - تَهَادَوْا فَإِنَّ الْهَدِيَّةَ تُضَعّفُ الْحُبَّ وَتُذْهِبُ بِغَوَائِلِ الصَّدْرِ (طب

    وابو يعلى وابو نعيم عن ام حكيم 3247- Birbirlerinize hediye verin. Çünkü hediye sevgiyi artırır ve kalpteki gaileleri giderir.

    ٣٢٤٨ - تَوَاضَعُوا لِمَنْ تَعَلَّمُونَ مِنْهُ وَتَوَاضَعُوا لِمَنْ تُعَلِّمُونَ وَلَا تَكُونُوا

    جَبَابِرَة الْعُلَمَاءِ فَيَغْلِبُ جَهْلُكُمْ عِلْمَكُمْ (ابو الشيخ عن ابي هريرة) مِنْ

    3248- Kendilerinden öğrendiklerinize (hocalarınıza) karşı alçak gönüllü olun. Kendilerine öğrettiklerinize karşı da tevazu gösterin. Zorba alimlerden olmayın. Böyle olursanız cehliniz ilminizi yenik düşürür.

    ٣٢٤٩ - تَوَاضَعُوا وَجَالِسُوا الْمَسَاكِينَ تَكُونُوا مِنْ كُبَرَاءِ اللَّهِ وَتَخْرُجُوا مِنَ

    الكبر (حل عن ابن عمر) *

    GGG

    3249. Alçak gönüllü olun ve yoksullarla oturun ki, Allah nezdinde büyük kabul ettiği kişilerden olursunuz ve kibir denilen şeyden

    YanıtlaSil
  86. Said Nursi

    Kadın Neden Başkası İçin Yaşar?.

    Osmanlı'nın Düşünceye Neden İhtiyacı Yoktu?

    Gerçek Türk Harfleri Arap Harfleridir.

    NURETTİN TOPÇU

    İş Ahlâkı.

    Hakikat Düşmanı Üç Felsefe

    Mazi Biterse Millet Biter.

    İnsan ve İç Gözlemi

    İslam'ı Sömüren Siyaset

    YanıtlaSil
  87. Atatürk’ün ‘vasiyeti’, yani tuttuğu gizli notlar ne açıdan önemli?

    Atatürk’ün gizli vasiyeti adı altında 1980’de bunu ilk defa dile getirdim. Kastedilen, Atatürk’ün siyasî vasiyetidir. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran kişi nasıl bir gelecek öngörüyor? Devletin ilelebet payidar kalabilmesi için neler gerektiğini düşünüyor? Bunun için kendisinin bazı tasavvurları var. Daha cumhuriyet kurulalı 15 sene olmuş. Dolayısıyla kastedilen “Makbule’ye 50 lira verin, ötekine 5 lira verin” şeklinde bir vasiyetname değil. Kendi tuttuğu çeşitli kayıtlar, görüşler ve yaklaşık 400 sayfayı bulan, kimisi iki satır, kimisi bir sayfa notlardan oluşan bir külliyat…

    Bu notlar ilk defa İnönü tarafından mı açıldı?

    Hayır. Bu, bildiğim kadarıyla 1958’den itibaren Menderes’in haberdar olduğu bir durum. Dolayısıyla 1938’de mühürlenerek saklanan bu kâğıtlar 1950’li yıllarda Menderes başbakan, Celal Bayar da cumhurbaşkanıyken onlar tarafından biliniyor olmalı. 1964’te Celal Bayar’a sordum; o da “Böyle bir olay vardır fakat Türkiye buradaki fikirlere hazır değildir” dedi. 1988’de 50 yıl doldu ve açılması gerektiğinde Kenan Evren 25 sene daha yasak koydu. Kızdığım taraf, hep birileri Türkiye ve Türk milleti adına “Türkler buna hazır değil” diyor. Ya kardeşim sen kimsin, niçin durmadan bunu deme yetkisini kendinde görüyorsun?

    Bu notları açıp okuyanlardan bir bilgi sızmadı mı hiç?

    Menderes’in 1958’de söylediği bir cümle vardır: “Siz isterseniz hilafeti de getirirsiniz.” O dönemde kullanılmayan, kullanılması mümkün olmayan bir cümle bu. Nitekim Menderes laiklikle ilgili yasa ve yönetmeliklerde değişiklikler yapmayı planlıyordu. 27 Mayıs’ın ardından idamı, notu okuduğunun işaretidir.

    YanıtlaSil
  88. 1935- Sana Allah'tan korkmanı tavsiye ederim. Çünkü o bütün yapacağın amellerin bir süsüdür. Kur'an okumalısın. Allah'ı anmalısın. Çünkü bu gökte anılmana, yerde aydınlanmana bir vesiledir. Uzun sükutte bulunmalısın. Ama hayrı söyleyeceğin zaman başka. Hemen söyle. Çünkü bu şeytanı senden kovar. Din işinde sana yardımcı olur. Sakın ha çok gülme. Çünkü bu kalbi öldürür, yüzün nurunu giderir. Cihad etmelisin, ümmetimin asla bırakmayacağı şey budur. Yoksulları sev, yanlarında otur. Daima senden aşağı olana bak, üst olana değil. Bu Allah'ın üzerinde nimetini hakir görmemen için en layık olan husustur. Senden ilgilerini kesseler bile sakın ha akraba ile ilgini kesme. Acı da olsa doğruyu söyle. Allah uğrunda levm edenlerin levminden korkma. İçindeki bilgin seni insanlara reva görebileceğin kötülükten alıkoysun. Yaptığın şeyle onlara karşı övünme. Ayıp yönünden şu üç hasletin kişide bulunması kâfidir: Kendi kusurunu görmeden başkalarının kusurlarına bakması. Kendi utanılacak şeyde yüzerken o utanılacak şeyi sebebiyle başkalarını ayıplaması. Yanında oturan (komşusuna) eziyet etmesi. Ey Ebu Zerr! Tedbir gibi akıl yoktur,

    YANITLASİL

    yuksel11 Mart 2024 00:16
    kötülükten çekinme gibi vera yoktur, güzel ahlak gibi şeref yoktur.

    ١٩٣٦ - أُوصِيكُمْ بِتَقْوَى اللَّهِ وَالسَّمْعِ وَالطَّاعَةِ وَإِنْ أَمَرَ عَلَيْكُمْ عَبْدٌ حَبَشِيٌّ فَإِنَّهُ مَنْ يَعِشَ مِنْكُمْ بَعْدِى فَسَيَرَى اخْتِلَافًا كَثِيرًا فَعَلَيْكُمْ بِسُنَّتِي وَسُنَّةِ الْخُلَفَاءِ الْمَهْدِيِّينَ الرَّاشِدِينَ تَمَسّكُوا بِهَا وَعَضُّوا عَلَيْهَا بِالنَّوَاجِدِ وَأَيَّاكُمْ وَمُحْدَثَات الأُمُور فَإِنَّ كُلَّ مُحْدَث بِدْعَةٌ وَكُلُّ بِدْعَةٍ ضَلَالَةٌ (حمد

    ت حسن صحيح ٥ و ابن جرير ك ق عن العرياض)

    1936- Size Allah'tan korkmanızı, Habeşli bir köle bile başınıza geçirilse onu dinleyip itaat etmenizi tavsiye ederim. Çünkü benden sonra yaşayan çok ihtilata şahid olacaktır. Benim sünnetimden, hidayete ermiş, doğru yolda olan halifelerin yolundan ayrılmayın. Ona sımsıkı sarılın. Azı dişlerle ısırır gibi (sımsıkı sarılıp sakin bırakmayın). Sonradan uydurulmuş işlerden uzak durun. Çünkü sonradan uydurulan, bidattir, her bidat sapıklıktır.

    YanıtlaSil
  89. تصيب

    الْجَائِعَ إِذَا احْتَسَبَ فِي دَارِ الدُّنْيَا (حل خط كر عن ابي هريرة) 5796- Ey Ebu Hüreyre! Ağlama. Kıyamet gününde, dünyada

    Alah için açlık çeken kimseye şiddetli hesap isabet etmez. ٥٧٩٧ - لاَ تَبْكِ وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَوْ أَنَّ عِنْدِي مِائَةُ بِنْتِ تَمُوتُ وَاحِدَةٌ زَوَّجْتُكَ أُخْرَى حَتَّى لَا يَبْقَى مِنَ الْمِائَةِ شَيْئً هَذَا جِبْرِيلُ أَخْبَرَنِي أَنَّ اللَّهَ عَرَّ

    وَجَلَّ أَمَرَنِى اَنْ اَزْوِ جَكَ اخْتَهَا وَاجْعَلَ صُدَاقَهَا مِثْلَ صُدَاقِ اخْتِهَا قَالَ

    لِعُثْمَانَ (كر عن ابن عباس)

    5797- Ağlama (ey Osman!) Nefsim yed-i kudretinde olana yemin olsun ki, benim yüz kızım olsa, sana hepsi ölünceye kadar biri öldüğünde diğerini veririm. İşte bu Cibril'dir, bana haber verdi. Allah bana ölen kızımın kızkardeşini sana vermemi emretmiş. Mehrini de aynı ölen kızkardeşinin mehri gibi tayin etmemi emretmiş.

    YanıtlaSil
  90. Çünkü ümmeti yaratılmışların öncüsü olduğu için onların bozulmasıyla düzen bozulur. Öncüler bozulduğu zaman, toplum da bozulur.

    YANITLASİL

    yuksel13 Mart 2024 02:06
    لوامع العقول شرح راموز الأحاديث للكمشخانوي

    Râmûzü'l- ehâdîs Şerhi

    LEVAMİ'U'L-'UKÜL

    ZEKA PARILTILARI Hadis-i Şerifler ve Açıklamaları

    Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhanevî (1813-1893)

    Editör Prof. Dr. Mustafa Cevat Akşit

    III. CİLT
    sy. 553.

    YanıtlaSil
  91. Ümmetim için şaşırtıcı önderlerden korkarım.
    Ravi: Hz. Sevban (r.a.)
    Sayfa: 138 / No: 1
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil

  92. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    113 1 Ümmetim üzerine en korktuğum kimseler, ilimleri dillerinde olan münafıklardır. (Dili âlim) Hz. Ömer (r.a.)
    113 2 Ümmetim üzerine korktuklarımın en korkuncu; âlimin hatası, münafığın Kur'anla mücadelesi, kendisine fetholunacak dünya. (Yani dünya rahata mübtelâ edip, insana fedakârlığı unutturur. Dinin temeli ise fedakârlık üzerine kaimdir.) Hz. Muaz (r.a.)
    113 3 Ümmetim üzerine korktuğumun en korkuncu, ya namazın vaktini geciktirmeleri veya vaktinden evvel kılarak acele etmeleridir. (İlk cemaati kaçırmamak efdaldir.) Hz. Enes (r.a.)
    113 4 Ümmetim üzerine korkmakta olduklarımın en korkuncu, mudil insanlar (önderler)dir. (Mudil, şaşırtıcı, istikamet kaybettirici demektir) Hz. Ebud Derda (r.a.)
    113 5 Ümmetim üzerine korkmakta olduklarımın en korkuncu kavmi Lut'un hareketidir. Hz. Câbir (r.a.)
    113 6 Ahir zamanda, ümmetim üzerine en korktuğum üç şey; Müneccimlik ve müneccimlere inanmak, kaderi tekzib ve sultanın zulmüdür. Hz. Ebû Ümâme (r.a.)
    113 7 (Dini hususlarda) riyanın en azı dahi şirktir. Ve en iyi kulluk, mütteki olmak ve ittikasında gizli olmaktır. Bu gizlilik, bir merhalede bulunmayınca aranmamak ve bulununca da nazarı dikkati çekmemektir. Bunlar hidayet rehberi ve ilim kandilidirler. Hz. İbni Ömer (r.a.)
    113 8 Ehli Cennet'in en aşağı dereceli olanının Cennetteki mülkünü temaşası ikibin sene sürer ve bu mülkün en uzak kısmını en yakını gibi görür. Bunlar zevceleri, hizmetçileri, kürsüleri, bahçeleri vs.dir. Efdal dereceli olanı ise, Allah (z.c.hz.)'nin Cemalini günde iki defa temaşa eder. Hz. İbni Ömer (r.a.)
    113 9 Fisebilillâh mücahid olanlar en ufak bir zorlama ile bir senelik oruç bedeli ve bir senelik gece ibadeti hak ederler. Soruldu: "En ufak zorlama nedir?" Buyuruldu ki: "Meselâ böyle bir mücahid gece giderken hayvan üzerinde uyuklar ve kamçısını düşürür, inip bunu alması en ufak zorlamalardandır." Hz. Sabit İbni Ebu

    YanıtlaSil

  93. إِيمَانُهُ رَجُلٌ لا يَخَافُ فِي اللَّهِ لَوْمَةَ لائِم ٣٣١٤ - ثَلَاثَةٌ مَنْ كُنَّ فِيهِ يَسْتَكْمِلُ وَلَا يُرَانِي بِشَيْءٍ مِنْ عَمَلِهِ وَإِذَا عُرِضَ عَلَيْهِ أَمْرَانِ أَحَدُهُمَا لِلدُّنْيَا وَالْآخَرِ

    لِلآخِرَةِ اخْتَارَ أَمْرَ الآخِرَةِ عَلَى الدُّنْيَا (كر والديلمي عن ابي هريرة) 3314- Üç şeyi kendinde bulunduran, kâmil bir iman elde

    a) Allah yolunda kınayıcının kınamasından korkmamak, b) Yaptığı amellere en küçük bir riya dahi karıştırmamak, c) Biri dünya diğeri ahiret olan iki iş kendisine sunulduğunda, ahiretinkini tercih etmek.

    etmiş olur:

    YANITLASİL

    yuksel17 Mart 2024 01:53
    1942- Kıyamet gününde kulun ilk hesap verecek olduğu şey, namazıdır. Eğer tamamlamışsa bu onun için tam olarak yazılır, tamamlayamamışsa Allah Azze ve Celle meleklere:

    "Bakın, eğer kulumun nafile namazı varsa onunla bu farz namazlarını tamamlayın" emrini verecek. Sonra zekattan da böyle hesaba çekilecek. Sonra diğer ameller de bu minval üzere ele alınacak.

    ۱943 - اَوَّلُ الْوَقْتِ رِضْوَانُ اللهِ وَوَسَطُ الْوَقْتِ رَحْمَةُ اللَّهِ وَآخِرُ الْوَقْتِ

    عن ابراهيم بن عبد الملك) الله قط * عَفْو الله

    1943- Namazın vaktinin evveli Allah'ın rızası, ortası rahmeti, sonu ise Allah'ın affıdır.

    YANITLASİL

    yuksel17 Mart 2024 01:57
    عائشة)

    4496- Veled-i zinaya, ana-babasının suçundan hiçbir sorumluluğu yoktur. Kimse kimsenin suçunu (günahını) taşımaz.

    ٤497 - لَيْسَ عِنْدَ اللهِ يَوْمٌ وَلاَ لَيْلَةٌ تَعْدِلُ اللَّيْلَةَ الْغَرَّاءَ وَالْيَوْمَ الأَزْهَرَ (ك) * ٤٤٩٧

    عن ابي بكر)



    G

    4497- Allah katında, Cuma gecesi ve gününe eşit olacak hiçbir gece ve gün yoktur.

    ٤٤٩٨ - لَيْسَ عَدُوكَ الَّذِى اذَا

    YANITLASİL

    yuksel17 Mart 2024 02:00
    ١٣٤٠ - إِنَّ الدُّنْيَا مَلْعُونَةٌ مَلْعُونٌ مَا فِيهَا إِلَّا ذَكَرَ اللَّهُ وَمَا وَالاهُ وَعَالِمُ أَوْ

    مُتَعَلَّمُ فَإِنَّ أَوَّلَ فِتْنَةٍ بَنِي إِسْرَائِيلَ كَانَتْ فِي النِّسَاءِ اء (م) عن ابي سعيدن

    حسن غريب عن ابي هريرة

    1340- Dünya melundur, dünyada bulunan ve kişiyi Allah'tan gafil eden hususlar da melundur. Yalnız zikrullah, Allah'ın sevdiği iyi amel, âlim ve ilim tahsil eden hariçtir. İsrailoğullarını baştan çıkarıp fitneye sürükleyen ilk şey muhakkak kadınlar olmuştur.

    ١٣٤١ - إِنَّ الدُّعَاءَ يَنْفَعُ مِمَّا نَزَلَ وَمِمَّا لَمْ يَنْزِلْ فَعَلَيْكُمْ عِبَادُ اللَّهِ بِالدُّعَاءِ

    ت وابن النجار عن ابن عمر)

    1341- Dua, gelen ve gelecek olan musibetlere karşı faydalıdır. Allah'ın kulları! Duadan ayrılmayın.

    YANITLASİL

    yuksel17 Mart 2024 02:02
    ٣٨٦٤ - طَاعَةُ النِّسَاءِ نَدَامَةٌ (عق والقضاعي وابو على الحداد في معجمه كــر

    عن عائشة)

    getirir.

    3864- Mühim işlerde kadınlara boyun eğmek pişmanlık

    ٣٨٦٥ - طَاعَةُ الله طَاعَةُ الْوَالِدِ وَمَعْصِيَةُ الله مَعْصِيَةُ الْوَالِدِ (طس عن ابي

    هريرة)

    3865- Allah'a itaat etmek, anneye, babaya itaaat etmektedir. Anneye babaya isyan eden, Allah'a isyan etmiş olur.

    -

    YANITLASİL

    yuksel17 Mart 2024 02:03
    - طَالِبُ الْعِلْمِ طَالِبُ الرَّحْمَنِ طَالِبُ الْعِلْمِ رُكْنُ الإِسْلَامِ وَيُعْطَى

    أَجْرُهُ مَعَ النَّبِيِّينَ (الديلمي عن انس)

    din gibi

    3867- İlmin talibi Rahman'ın talibi demektir. İlmin talibi İslam'ın rüknüdür. O peygamberlerle birlikte mükafatlandırılacaktır.

    ٣٨٦٨ - طَالِبُ الْعِلْمِ اللَّهِ كَالْغَازِي وَالرَّائِحُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ

    الديلمي عن انس حل عن بكار بن ياسر)

    3868- Allah için ilim tahsil eden, Allah yolunda savaşa erkenden gidip sağ salim dönen gibidir.

    ن

    YANITLASİL

    yuksel17 Mart 2024 02:04
    Sene yüz otuz beş olunca, Davud oğlu Süleyman (a.s.)'ın deniz adalarında hapsettiği şeytanların azılıları serbest kalır. Ve onların onda dokuzu lrak'a gider. Ve orada Kur'an hakkında (şeytanca) mücadele ederler. Onda biri ise Şam'da kalır.
    Ravi: Hz. Ebû Said (r.a.)
    Sayfa: 60 / No: 1
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    Yorum Gönder
    Bu blogdaki popüler yayınlar
    İman
    Mayıs 04, 2023
    DEVAMI
    Mustafa Kemal Atatürk ün Gizli Vasiyeti
    Mayıs 04, 2023
    DEVAMI
    Meric Tumluer Said Nursi
    Mayıs 04, 2023
    DEVAMI
    Blogger tarafından desteklenmektedir
    Tema resimleri Michael Elkan tarafından tasarlanmıştır

    YUKSEL
    Vasiyet ve mustafa
    PROFİLİ ZİYARET EDİN
    Arşivleme
    Kötüye Kullanım Bildir

    YanıtlaSil
  94. 148. Allah, (insanı incitecek) kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez. Ancak zulmedilenler hariç. Allah her şeyi işiten ve bilendir.

    (Zulmedilenler feryat, beddua veya şikayet edebilirler.)
    Nisa Suresi
    148.ayet.

    YanıtlaSil
  95. 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin hazırlıklar kimler tarafından, nerde ve nasıl yapıldı?

    • FETÖ'cüler böyle bir darbe girişimine neden kalkıştı?

    • Darbe saati niye erkene alındı?

    • Darbenin ilk saatlerinde Fetullah Gülen hangi sivil imamla görüştü?

    • Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Yıldırım darbe olduğunu öğrendiklerinde ne konuştular, ne karar aldılar?

    • Genelkurmay Karargâhı ve diğer karargâhlar nasıl işgal edildi?

    • Üst düzey komutanların başına ne geldi?

    • Akıncı Üs Komutanı Hakan Evrim, Fetullah Gülen'le kimi görüştürmek istedi?

    • Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Marmaris'ten İstanbul'a intikali nasıl planlandı, yol boyunca neler yaşandı?

    • Ankara'yı bombalayan uçaklara kim talimat verdi?

    • TRT baskınının ve TV'deki darbe bildirisinin arka planında neler yaşandı?

    • Ömer Halisdemir, Semih Terzi'yi nasıl etkisiz hale getirdi?

    • Darbe nasıl bastırıldı, darbeciler hangi koşullarda teslim olmak zorunda kaldı?

    • Darbe başarılı olsaydı nasıl bir Türkiye'ye uyanacaktık?

    Asırlık Gece, hazırlık safhasından bastırıldığı ana kadar darbe girişimi kapsamında gerçekleşen birçok olayı, deliller ve belgeler ışığında bütüncül bir yaklaşımla ele almakta ve aydınlatmaktadır.

    YanıtlaSil
  96. zümre a.)زمره( ]Ar.] (ç. b. zümer) 1. Top- luluk, cemaat. 2. Sınıf, grup: "Yalnız o münte- sibīn-i edeb üç zümreye daha doğrusu üç dereceye ayrılır. "(T.Fikret) 3. Cins, tür, nevi.

    zümrüd a.)مرد( ]Ar] 1. Pek kıymetli yeşil

    bir taş. 2. tas. Bütün varlıkların çizildiği küllî nefis.

    § tam. zümrüd-i anka a زمرد عنقا

    Güneş ve ateşten yaradıldığına ve semanın dördüncü katında yaşadı- ğına inanılan kutsak kuş, simurg.

    zümrüdi a.)زمردی Zümrüt renginde olan. > Ar.zümrüd + -ī[

    zümum ça. )موم( ]Ar.zemmin ç. b.[

    Zemler, yermeler, kınamalar, ayıplamalar.

    zümürrüd a.)مرد( Çok bilinen

    yeşil ve kıymetli taş, zümrüt. 2. mec. Pek yeşil şey. [

    zümürrüd-fām (زمردفام) . S.

    <

    Ar.zümürrüd + F.fäm] Zümrüt renkli: "Ge- tirsen meclise cām-ı zümürrüd-famı ey sākī /

    YANITLASİL

    yuksel18 Mart 2024 08:53
    Prof. Dr. İsmail PARLATIR

    Osmanlı Türkçesi

    Sözlüğü

    YanıtlaSil
  97. )seçkinler)a özel bir hitabı hedef alması dolayısıyledir. وَلَا تَلْبِسُوا الحَقِّ بالباطل hakkı batıl ile karıştırıp aldatmayın; doğruyu yalanla, yanlışlarla bulayıp da ‎‫وَتَكتُمُوالحق وأنتم تعلمون bile bile hakkı gizlemeyiniz. Bu âyetin anlamı çok kap-‬‎ samlıdır. İlme ve amele dair hususları kapsar. Bilgiçlerin hilelerine, yalan do- lanlarına ve bozgunculuklarına, hatta ticaret ehlinin karışık işlerinden ve hakim- lerin haksız hükümlerine varıncaya kadar hepsine şümülü vardır. "İnsanları aldatmayınız, sahtekârlık yapmayınız." meâlinde bir genellemeyi ifade eder. Bununla beraber (kelâmın) sevki bilhassa ilmî değeri hedef alıyor. Nice kimse- ler vardır ki, ilmî gerçekleri bozarlar, kötüye kullanırlar, onları kendi gönüllerine göre evirerek çevirerek aslından çıkarırlar, bakırı yaldızlarlar, altın diye satarlar. Bu durum İsrailoğulları haberlerinde çok vardı. Bunlar, kendi yazdıkları fikirleri, te'villeri, tercemeleri, Tevrat'ın aslı ile karıştırıyorlar, seçilmez bir hale getiriyorlar ve bazan da Muhammed (s.a.v.)'e ait vasıflar hakkında yaptıkları gibi geçmiş kitaplardaki âyetleri saklıyorlardı ki, bu konuda ‎‫فَوَيْلٌ لِلَّذِينَ يَكْتُبُونَ الْكِتَابَ بِأَيْدِيهِمْ ثُمَّ يَقُولُونَ هَذَا مِنْ عِنْدِ اللَّهِ "Yazıklar olsun o kimselere ki, kit-‬‎ abı elleriyle yazıp, sonra 'Bu Allah katındandır.' derler." (Bakara, 2/7( يُحَرِّفُونَ‎ ‎‫الكلم عن مواضيه "Kelimeleri yerlerinden değiştiriyorlar." (Nisa, 4/46, Maide, 5/13(‬‎ ve diğerleri gibi başka âyetler de vardır. Bunlar, Tevrat'ın aslını korumuyorlar, kendi yazdıkları tercemeleri: "İşte Allah'ın kitabı" diye Tevrat yerine koyuyor- lardı. Ve ilmî meselelerde gerçeği takip etmeyerek kendi gönüllerine göre

    YANITLASİL

    yuksel19 Mart 2024 05:59
    2- BAKARA SÛRESİ: 42-43

    Cu

    oluy

    din

    hak

    ma

    rin

    ara

    ke

    de

    be

    n

    0

    286

    Cuz

    açıklamalarda bulunuyorlar, arzu ve şehvetlerine sapıyorlar, safsatalar yapıyorlar, arzularına tabi oluyorlardı. Bu şekilde hak fikri, hak inancı kalmıyor aidatma, karıştırma, aldatıcılık hükümran oluyordu. İşte bütün bunlara karşı İsrailoğullarının bilginlerine genel olarak bu yasaklama hitabı söylenmiştir ki, Kur'ân'da bu konuda başka bir âyet olmayıp da yalnız bu âyet olsaydı, Kur'ân'ın terceme ve tefsiri meselesinde ve diğer ilmî vaziyette İslâm'ın tutumunu, ilmi vazifenin şeklini tayin etmek için bu âyet yeterli olurdu. Kur'ân'ın tecrid (soyutlama) meselesinin ne büyük önemi haiz olduğu, Kur'ân'ı Kur'ân, terceme- sini terceme, tefsir ve te'vili de tefsir ve te'vil olarak bellemek ve belletmek bir hak görev olduğu unutulmamalı. "Farsça Kur'ân", "Türkçe Kur'ân" gibi sözlerden çekinmelidir. Çünkü milyonla terceme ve te'vil yazılır, onlar yine Kur'ân'ın hakikati olmaz, Cenab-ı Hak لا تلبسُوا الحَقِّ بالباطل buyurmuştur.

    YanıtlaSil
  98. Meclisler emanettir. Sırrı ifşa edilmez. Üç meclis müstesna: Haram kan akıtılması konuşulan meclis, Haram fercin helal sayıldığı meclis ve helal olmıyan malın helal sayıldığı meclis.
    Ravi: Hz. Câbir (r.a.)
    Sayfa: 232 / No: 14
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel21 Mart 2024 01:01
    Bediüzzaman Nur Talebelerinden ihtiyatlı olmalarını istiyor.(K. L.) 109.
    Bir Hazinenin Anahtarı
    Risale-i Nur Kulliyati Fihrist ve İndeksi
    İsmail Mutlu
    sy. 505.

    YANITLASİL

    yuksel21 Mart 2024 01:03
    ihtiyat )احتياط( ]Ar] 1. Herhangi bir ko- muda ileriyi düşünerek ölçülü davranma, sa- kınma 2. s. Gereğinden fazla olup saklanan, yedek. 3. ask. Savaş sırasında harekâtın ge- lişmesine etkide bulunmak için her an savaşa girebilecek biçimde hazır bulundurulan birlik- lere verilen ad: ihtiyāt askeri.

    ihtiyat akçesi a.)احتیاط (آقچه سی Yedek ak- çe.

    ihtiyaten z.)احتياطاً( ] < Arihtiyat + -en[ Her duruma, her ihtimale karşı, ilerisini düşü- nerek.

    ihtiyatīs. )احتياطي( ] > Ar.ihtiyāt +- ī] İleri- si düşünülerek yapılan.

    ihtiyati haciz a.)1 (احتياطى حجز huk Bir alacağı elde edebilmek için yetkili kuruluşlar- dan karar alınarak borçlunun malına el koy- durma. 2. ekon. Keşideci ve ciranta tarafından poliçe üzerinde muhatap tayin edildikten sonra ilaveten "lüzumu hâlinde falan kimse ve" kaveten "lüzumu kametgahı gösterilen Üçüncü şahıs.

    1.

    YANITLASİL

    yuksel21 Mart 2024 01:05
    ihtiyat )احتياط( ]Ar] 1. Herhangi bir ko- nuda ileriyi düşünerek ölçülü davranma, sa- kınma 2. s. Gereğinden fazla olup saklanan, yedek. 3. ask. Savaş sırasında harekâtın ge- lişmesine etkide bulunmak için her an savaşa girebilecek biçimde hazır bulundurulan birlik- lere verilen ad: ihtiyāt askeri.

    YANITLASİL

    yuksel21 Mart 2024 01:06
    Osmanlı Türkçesi Sözlüğü

    yargı yayınevi
    sy. 711.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder