BISMILLAHI Allah nami na, Allah için, Allahın adı ve izni ile,
(Esbab zahiriye eliyle gelen nimetleri, o esbab hesabına almamak gerektir. Eger o sebep Intlyar sahibi değilse-meselä hayvan ve ağaç gibi doğrudan doğruya Cenab-ı Hak hesabına verir. Mådem o, Ilsan-i hål ile Bismillah der, sana verir. Sen de Allah hesabına olarak Bismillah de, al. Eğer o sebep ihtiyar sahibi ise: o Bismillah deme- II, sonra ondan al, yoksa alma, Cünkü
ولا تأكلوا بما لم يذكر اسم الله عليه
ayetinin mânâ-yı sarihinden başka bir mânâ-yı İşärisi şudur ki, "Mün'im-i Hakikiyi hatıra getir- mlyen ve onun namıyla verilmiyen nimeti yeme- yiniz" demektir. O hålde hem veren Bismillah demell, hem alan Bismillah demeli, Eğer o Bis millah demiyor, fakat sen de almağa muhtaç isen sen Bismillah de, onun başı üstünde rahmet-i İlahiyenin elini gör, şükür ile öp, ondan al, Yanis Nimetten in'ama bak, in 'amdan, Mün'im-i Hakiki- yl düşün. Bu düşünmek bir şükürdür. Sonra o zahiri vasıtaya istersen dua et. Çünki o nimet
onun eliyle size gönderildi. L.) (Kur'an-ı Kerim, nimetleri, Ayetleri, delil- leri tâdat ederken ميائي الأمربكما تكذبان âyet-i celllesi tekrar ile zikredilmekte olduğun-
dan şöyle bir delalet vardır ki: Cin ve Insin en çok İsyanlarını, en sedit tuğyanlarını, en azim küfranlarını tevlid eden şöyle bir vaziyetleridir ki, nimet Içinde in'amı görmüyorlar, In'amı görmediklerinden Mün'im-i ederler. hakikiden gaflet Mün'imden gafletleri saikasıyla, o ni'metleri, esbaba veya tesadüfe isnad ederek, Allahdan o nimetlerin geldiğini tekzib ediyorlar. Binaenaleyh, herbir nimetin bidayetinde, mü'min olan kimse, Besmeleyi okusun. Ve o nimetin Al- lahdan olduğunu kasdetmekle, kendisi ancak AI- lahın ismiyle, Allahın hesabına aldığını bilerek, Al- laha minnet ve şükranla mukabelede bulunsun M.N.)
Sofiyye ile sohbetim esnasında kendilerinden üç şey öğrendim.
" 1. Zaman bir kılınçtır, sen onu kullanmazsan o seni keser. 2. Kendini hak ile meşgul etmezsen, bâtil seni istila eder. . Kendine hiç bir varlık isnad etmemek, erbâb-ı ismetten olmak demektir.
Celaluddin-i Suyûtî; Te'yidü'l-Hakikati'l-Aliyye, s. 15:
YANITLASİL
yuksel19 Kasım 2023 21:27 İmam-ı Malik rh.a.'in Görüşü
"Fikhi öğrenip de tasavvufu öğrenmemiş olan fâsıklığa, Tasavvufu öğrenip, fıkhı öğrenmemiş olan zındıklığa düçar olabilir. Hem fikhi ve
hem de tasavvufu birarada cem eden de hakikate ulaşır." Aliyyü'l-Kârî Fıkh-ı Maliki Şerhi c. 1, s. 33
106- Biz herhangi bir ayeti (n lafzını yahut hükmünü veya her ikisinin 16. Biz het nu neshedersek veya (hazalardan silerek) on geutturursak, (onun yerine, hem kullara fayda ve kolaylık açısından, hem de sevap bakımından) ondan daha iyisini veya (yükümlülük ve sevap ka zandırma yönünden) onun (bir) benzerini getiririz. (Habibim!) Bilmedin mi ki; gerçekten Allâh (emretme, yasaklama, değiştirme ve hükümsüz kıl
ma dâhil) her şeye (hakkıyla gücü yeten bir) Kadîr'dir?! Kur'ân'da ve Sünnet'te geçerli olan "Nesh" konusu "Şerî bir hükmün, Allâh-u Teâlâ ta- rafından tümüyle kaldırılması veyâ misliyle yâhut daha iyisiyle değiştirilmesi" anlamına gel- mektedir. Meselâ Bakara Sûre-i Celîlesi'nin 180. âyet-i kerîmesinde: "Ardından mal bırakacak kişinin, o maldan ne kadar pay alacakları hususunda ana-babasına ve akrabâsına vasiyette bulunmasının farz olduğu" açıkça bildirilmiştir. Ama daha sonra "Mîras âyetleri" olarak anı lan; Nisa Sûresi'nin 11 ve 12. âyet-i kerîmelerinin indirilişiyle, herkesin ne alacağı taksim edil miş ve böylece ölecek kişinin kafasına göre vasiyet yapmasının farziyeti kaldırılmıştır.
90
YANITLASİL
yuksel30 Kasım 2023 03:21 KUR'ÂN-I 'AZÎM
ve Soru Edatlı Kelime Mânâsı - 1
Cüz: 1
Sûre: 2
Yine böylece kiblenin Mescid-i Aksa'dan Mescid-i Harâm'a döndürülüşü de neshin ör- neklerindendir. Bu konuda misalleri çoğaltabiliriz. Konunun ehemmiyetinden dolayı âlimler: "Nâsih ve mensûhu bilmeyen kimselerin âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîfler okuyarak vaaz et- meleri câiz değildir" demişlerdir. Allâh-u Teâlâ neyi ne zamâna kadar ne sebeple geçerli kı- lacağını, ne zamanda neyi hangi hikmetle hükümsüz kılacağını ezelî ilmiyle bildiği için nesh, Allâh-u Teâlâ'nın ilminde ve takdîrinde vukû bulan bir değişiklik olarak görülemez, bilakis bu hükümler, ferdin ve toplumun menfaatleri gözetilerek zaman ve zemine göre değişebilecek şekilde takdîr edilmiştir. Ancak şu bilinmelidir ki; nesh sâdece emir ve yasaklarda geçerlidir, ama haber ve kıssa niteliğindeki konularda geçerliliği düşünülemez. Neshin şekilleri, örnekle- ri ve hikmetleri hususunda geniş mâlûmât için bakınız: Rûhu'l-Furkan Tefsiri, 1/502-507
Eve geldi Muhammed'i bulmadı, Yemen illerinde Veysel Karani. Adına Yunus Emre'nin de yuka-
rıya bir kıtasını aldığımız ilahiyi yaz- dığı Veysel Karani Türk tasavvuf ede- iyatında büyük sevgi ve alaka görmüş, hakkında menkıbenameler, pek çok ilahi ve destan mahiyetinde hikâyeler kaleme alınmıştır.
Sufi kaynaklarından bir kısmı Veysel Karani'nin Hz. Peygamberle görüştüğünü ileri sürerlerse de, diğer kaynaklar ve rivayetler bunun aksini savunmuşlardır. Yukarıda belirtildi- ği gibi, hasta annesini yalnız bırakma- dığı için, Medine'ye gidemeyen bu Sufi için Hz. Peygamber, Hz. Ömer ve Hz. Ali'ye, onunla görüşmek imkanı- nın kendilerine nasip olacağını müj- delemiştir. Ayrıca duasını almalarını da bildirmiştir. Onlar da onu görecek- leri anın gelmesini dört gözle bekleme- ye koyulmuşlardır. Hz. Ömer'in hali- feliği döneminin son yıllarına doğru, onun Yemen'den gelen bir hacı kafi- lesi ile gelip Mekke'de bulunduğunu öğrendiler. Hacılar Veysel'in Arafat yakınlarında deve güttüğünü haber verip, hakkında alaylı sözler söyledi- ler. Fakat, Hz. Peygamber'in onun için söylediklerini öğrenince bu tavır- larından ötürü nedamet duydular. Hz. Ömer ve Ali, Veysel Karani'yi bu- lup kendisiyle görüşmek imkanını el- de ettiler. Hz. Peygamber'in kendisi hakkında söylediklerini naklettikleri gibi, hayır duasını da aldılar. Kendi- sine liediye ve para vermek yolunda- ki teşebbüsleri boşa gitti. Maddi hiç- bir şey kabul etmeyen Veysel, hacılar- la
birlikte yine Yemen'e döndü.
Daha sonra geri gelen Veysel Ka-
YANITLASİL
yuksel1 Aralık 2023 03:20 rani, Hz. Ali'nin halifeliği sırasında Medine'ye gitti ve Haricilerin ortaya çıkmalarına sebep olan Siffin savaşın- da Hz. Ali'nin saflarında savaşçı ola- rak bulundu. Bir rivayete göre bu sa- vaşta şehit olmuş, başka bir rivayete göre ise, yine Hz. Ali'nin hilafeti dö- neminde Şam'da hadis ilmiyle meşgul bulunduğu sırada vefat etmiştir. Ri- vayetlerden anlaşıldığına göre Üveys, çok fakir bir ailenin küçük yaşta ye- tim kalmış bir çocuğudur ve son de- rece bağlı bulunduğu annesi ona hem analık, hem de babalık etmiştir.
Hz. Peygamber'i hiç görmediği halde, inanması ve gönülden bağlan- ması, Peygamber tarafından da müj- delenmesi, tasavvufta bir mürşide ula- şamayıp onun ruhaniyetinden feyz alanlara "Üveysi" denmesine yol aç- mıştır. Yani görmediği bir şeyh tara- fından yetiştirilen Sufiye, "Üveysi", bu yoldaki yetişme tarzına "Üveysi- lik'denmektedir.
Daha sonraları Üveysilik dört zümre için kullanılmıştır: a) Hz. Pey- gamber'in ruhaniyetinden feyz alan- lar, b) Veysel Karani'nin yolunda ye- tişenler, c) Herhangi büyük bir şeyhin ruhaniyetinden feyz alanlar, d) Hızır Aleyhüsselam tarafından irşad edilenler.
Veysel Karani halk tarafından çok sevilmiş ve bir çok iyi davranışlar ona bağlanarak misal haline getirilmiştir. Bu yüzden de kendisine fazlasıyla sa- hip çıkıldığından İslâm ülkelerinde, Yunus Emre için olduğu gibi, pek çok yerde kabirleri bulunmaktadır. Bun- ların hepsi gerçek kabir olmayıp sev- gi dolayısıyla ayrılmış makamlardır
Eve geldi Muhammed'i bulmadı, Yemen illerinde Veysel Karani. Adına Yunus Emre'nin de yuka-
rıya bir kıtasını aldığımız ilahiyi yaz- dığı Veysel Karani Türk tasavvuf ede- iyatında büyük sevgi ve alaka görmüş, hakkında menkıbenameler, pek çok ilahi ve destan mahiyetinde hikâyeler kaleme alınmıştır.
Sufi kaynaklarından bir kısmı Veysel Karani'nin Hz. Peygamberle görüştüğünü ileri sürerlerse de, diğer kaynaklar ve rivayetler bunun aksini savunmuşlardır. Yukarıda belirtildi- ği gibi, hasta annesini yalnız bırakma- dığı için, Medine'ye gidemeyen bu Sufi için Hz. Peygamber, Hz. Ömer ve Hz. Ali'ye, onunla görüşmek imkanı- nın kendilerine nasip olacağını müj- delemiştir. Ayrıca duasını almalarını da bildirmiştir. Onlar da onu görecek- leri anın gelmesini dört gözle bekleme- ye koyulmuşlardır. Hz. Ömer'in hali- feliği döneminin son yıllarına doğru, onun Yemen'den gelen bir hacı kafi- lesi ile gelip Mekke'de bulunduğunu öğrendiler. Hacılar Veysel'in Arafat yakınlarında deve güttüğünü haber verip, hakkında alaylı sözler söyledi- ler. Fakat, Hz. Peygamber'in onun için söylediklerini öğrenince bu tavır- larından ötürü nedamet duydular. Hz. Ömer ve Ali, Veysel Karani'yi bu- lup kendisiyle görüşmek imkanını el- de ettiler. Hz. Peygamber'in kendisi hakkında söylediklerini naklettikleri gibi, hayır duasını da aldılar. Kendi- sine liediye ve para vermek yolunda- ki teşebbüsleri boşa gitti. Maddi hiç- bir şey kabul etmeyen Veysel, hacılar- la
birlikte yine Yemen'e döndü.
Daha sonra geri gelen Veysel Ka-
YANITLASİL
yuksel1 Aralık 2023 03:20 rani, Hz. Ali'nin halifeliği sırasında Medine'ye gitti ve Haricilerin ortaya çıkmalarına sebep olan Siffin savaşın- da Hz. Ali'nin saflarında savaşçı ola- rak bulundu. Bir rivayete göre bu sa- vaşta şehit olmuş, başka bir rivayete göre ise, yine Hz. Ali'nin hilafeti dö- neminde Şam'da hadis ilmiyle meşgul bulunduğu sırada vefat etmiştir. Ri- vayetlerden anlaşıldığına göre Üveys, çok fakir bir ailenin küçük yaşta ye- tim kalmış bir çocuğudur ve son de- rece bağlı bulunduğu annesi ona hem analık, hem de babalık etmiştir.
Hz. Peygamber'i hiç görmediği halde, inanması ve gönülden bağlan- ması, Peygamber tarafından da müj- delenmesi, tasavvufta bir mürşide ula- şamayıp onun ruhaniyetinden feyz alanlara "Üveysi" denmesine yol aç- mıştır. Yani görmediği bir şeyh tara- fından yetiştirilen Sufiye, "Üveysi", bu yoldaki yetişme tarzına "Üveysi- lik'denmektedir.
Daha sonraları Üveysilik dört zümre için kullanılmıştır: a) Hz. Pey- gamber'in ruhaniyetinden feyz alan- lar, b) Veysel Karani'nin yolunda ye- tişenler, c) Herhangi büyük bir şeyhin ruhaniyetinden feyz alanlar, d) Hızır Aleyhüsselam tarafından irşad edilenler.
Veysel Karani halk tarafından çok sevilmiş ve bir çok iyi davranışlar ona bağlanarak misal haline getirilmiştir. Bu yüzden de kendisine fazlasıyla sa- hip çıkıldığından İslâm ülkelerinde, Yunus Emre için olduğu gibi, pek çok yerde kabirleri bulunmaktadır. Bun- ların hepsi gerçek kabir olmayıp sev- gi dolayısıyla ayrılmış makamlardır
Yasaklanan şiirle ve diğer kötülüklerle kendilerine "haksızlık edenler hangi dönüşe (hangi akıbete) döndürüleceklerini yakında bileceklerdir."
Buradaki haksızlık edenler' ifadesi her zalim için geneldir.
"النقل" inkilab, dönme, dönüş manasinadır. Yani onlar ölümler den sonra Allah'a öyle dönüp öyle varırlar; kötü bir dönüşle dönenler ve deli bir varışla geri varırlar. Çünkü onların dönüp varacaklan yer cehen nemdir.
Kaşifi der ki: "Hangi yere dönseler o dönecekleri yer ateş olacak tır."
Rivayete göre Ebû Bekr (r.a.) hayatından ümid kesince Osman (r.a.)'dan şöyle bir ahidname yazmasını istedi: "Bu Ebû Kuhâfe'nin oğlu- nun, kâfir kimsenin bile îmana geldiği bir halde mü'minlere ahdi/vasi yetidir. Ebû Bekir (r.a.) bir ara baygınlık geçirip ayrıldıktan sonra şöyle demiştir: Ben size Ömer b. Hattab'ı (r.a.) yerime halife bırakıyorum. Eğer âdil olursa ki onun hakkında benim zannım budur. Eğer âdil olmazsa "haksızlık edenler, hangi dönüşe (hangi akıbete) döndürüleceklerini yakında bileceklerdir."
"الظلم" adaletten sapmak ve haktan yüz çevirmektir.
Zālimler üç çeşittir: En büyük zâlim, Allah'ın şeriatının (hükmü) altına girmeyendir. Allah Teâlâ: "Doğrusu şirk, büyük bir zulümdür." (Lokmat. 31/13) buyurarak bunu kasdetmiştir. Ortanca zâlim, sultanın hükmünü yeri ne getirmeyendir. En küçük zalim ise amel ve çalışmaktan haylazlık yapıp insanların menfaatlarını alan, kendi menfaatini onlara vermeyendir.
Adaletin faziletindendir ki onun ziddi olan zulümden tevbe ancak ada let yapmakla mümkündür. Şayet hırsızlar aralarında bir şeyi şart koşsalar ve onda adâleti gözetmeseler, işleri yolunda gitmez.
Akıl sahibi kimseye gereken, bu vaîd ve şiddetli tehdîde kulak vermek.
Her sålikin yardımcısı, sülük edilen yolların tehlikelerinden kurtaran ancak Allah'tır. 41
41. Şuara süresi, 1108 yılının Zülkāde ayının 9'unda (30 Mavis 1697) Persembe günü tamam old
Tarangirane Siyaset karşıdaki meleği şeytan gösterir. (M.) 258:22. Mektup, 4. vecih; (Sn.) 68; (E.L.) 1:266; 2: 144, 145. Tarafgirâne siyaset keşfiyata mânidir. (Mh.) 32:1. maka. 8.
muk
Tarafgirâne vaziyet almamak itiraz edenlerin pişmanlığına se- bep olur. (E.L.) 1:157.
Tarih, asker milletinin siyasete girmesinin çok tehlikeli oldu- ğunu gösteriyor. (H.Ş.) 113: Asa. Hit Yalancı politika ve siyasete dayanmak insanlığın maslahatına
zıttır. (H.Ş.) 78. Zâlim siyasetin gaddarene bir düsturu da "Cemaat için fert feda edilir" dir. (E.L.) 1:206; (H.Ş.) 153.
YANITLASİL
yuksel14 Aralık 2023 00:32 Bir Hazinenin Anahtarı Risale-i Nur Kulliyati Fihrist ve İndeksi İsmail Mutlu sy. 595.
sol taraflarından verirler. Hak teålå orada bütün mahluklarına vasıtasız kelâm söyler. Bir onda herkesin hesabını görüp kimine hitab, kimine itâb eder. Mazlûmun hakkını zālimden alıp, zālimin hasenâtı var ise ona ve- rir, yoksa mazlûmun günahlarını zālime yükletir. Hesabdan sonra hay- vanları toprak eder. Kafirler hayvanlara gıpta edip keşki biz de toprak ol- saydık derler.
İnsanlığın kurtuluşu faizin kaldırılması, zekâtın yerine getiril mesindedir. (S.) 649:Lemaat
YANITLASİL
yuksel4 Şubat 2024 22:33 İnsanlar kendi idarecilerinin yolundadır. (Mn.) 33.
YANITLASİL
yuksel4 Şubat 2024 22:53 8.Asirda İngiliz Kralı Lâ ilahe illallah Muhammed ün Rasulüllah diye yazarak para bastırmış. Akra Fm. Günün sohbeti Prof Dr Mahmud Esad Coşan
YANITLASİL
yuksel4 Şubat 2024 23:36 Türkiye Cumhuriyeti de paranın üstüne Lâ ilahe illallah Muhammed ün Rasulüllah diye yazmalidir.
Cennet ehli Cennete Cehennem ehli de ateşe girdiklerinde, ölüm (bir koç şeklinde) Cennetle Cehennem arasında bir yere getirilir ve kesilir. Sonra bir münadi şöyle nida eder: "Ey ehli Cennet, ebedilik var ölüm yok. Ey ehli nar, ebedilik. Ölüm yok." Bunun üzerine Cennet ehlinin sevinç üzerine sevinçleri artar. Cehennem ehlinin ise hüzünleri üzerine hüzünleri artar. Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma) Sayfa: 51 / No: 9 Ramuz El-Ehadis
YANITLASİL
yuksel20 Şubat 2024 16:30 Ümmetimi Benden sonra öyle fitneler kaplayacak ki, o fitnelerde insanın vücudu gibi kalbide ölür. Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma) Sayfa: 346 / No: 5 Ramuz El-Ehadis
Cennet ehli Cennete Cehennem ehli de ateşe girdiklerinde, ölüm (bir koç şeklinde) Cennetle Cehennem arasında bir yere getirilir ve kesilir. Sonra bir münadi şöyle nida eder: "Ey ehli Cennet, ebedilik var ölüm yok. Ey ehli nar, ebedilik. Ölüm yok." Bunun üzerine Cennet ehlinin sevinç üzerine sevinçleri artar. Cehennem ehlinin ise hüzünleri üzerine hüzünleri artar. Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma) Sayfa: 51 / No: 9 Ramuz El-Ehadis
YANITLASİL
yuksel20 Şubat 2024 16:30 Ümmetimi Benden sonra öyle fitneler kaplayacak ki, o fitnelerde insanın vücudu gibi kalbide ölür. Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma) Sayfa: 346 / No: 5 Ramuz El-Ehadis
de: «Malınızın ve avene- nizin çokluğu ve hakkı kabulde büyüklenmeniz sizi azabdan kurtarmadı.» derler.] [2] : [Ve «Bunlar (yani müslümanlar) Cennete giremez. diye yemin ederdiniz, derler.] [3] O anda: [Mü'minlere, «Cennete giriniz; sizin için asla korku ve keder yoktur. denilir.] A'raf halkının kim olacağı (sabi iken ölen küffar evladı, deliler vesaire olmak üzere) ihtilaflıdır. ((Cen- netle Cehennem arasında Yahya aleyhisselâm tarafından, Ce- nabı Hakkın emriyle, ölüm kesilip yok edilecek ve ondan sonra kâfirlerin kederi, mü'minlerin sevinçleri artacaktır.))
Ahirzamanda beklenen zat da gelse siyaseti bırakırdı. (K.L.) 50,
58; (S.T) 43; (T.Η.) 256. Ali (r.a.) hakiki adaleti esas alan bir siyaset takip etmiştir. (E.L.) 1:207; (M.) 56:15. Mektup, 2. suâl
Allah için sevmek, Allah için buğzetmek düsturu yerine, siyaset için sevmek, siyaset için düşmanlık etmek almamalı. (S.T.) 155. Bediüzzaman'ın dünya siyasetine bakmaması. (K.L.) 154.
Bediüzzaman ehl-i siyasete karşı kullandığı kelimeleri sonradan niçin hafifletti? (E.L.) 2:84.
Bediüzzaman'ın elinde siyaset topuzu yoktu. (E.L.) 1:156; (Μ.) 53:13. Mektup, 3. sual
Bediüzzaman'ın eserlerinde siyasete yer (T.H. İç. R.) 1:32. vermesinin sebebi.
Bediüzzaman'ın İstanbuldaki hayatı bir derece siyasîdir. (T.H.) 50. Bediüzzaman Meşrûtiyetten önce kurtuluşun siyaset dairesinde olduğunu zannediyor. (E.L.) 1:205; (ST) 150
Bulutların çeşitli varlıklar olarak görünmesi. (Mh.) 70:1. maka 8. mes Bulutlar dağları andırır. (Mh.) 70:1. maka, 8. mesele
Bulutların, şimşek ve gökgürültüsünün teşekkülü. (1.1.) 130 Dağ ve bulut birbirininin elinden tutup musafaha eder. (Mh.) 70:1, maka. 8. mes.
Pamuk-misal bulutlar dolu, kar ve su tulumbası hükmündedir. (As. M.) 90:2, kısım, 1. hüccet-i imaniye Bulut ile arz arasında cereyan eden su alış verişi. (M.N.) 17: Lem'alar, 7. lem'a
BURÇ
Herkül burcu. (S.) 615:33. Söz, 21, pen. Burçların isimleri nereden geliyor? (L.) 96:14. Lem'a, 1. mak. 3. vee Burç nedir? (L.) 95:14. Lem'a, 1. mak. 3. vecih
BÜLBÜL
Bülbülün nağmesi ve maaşı. (S.) 319:24. Söz, 4. dal, 1. kısım Bülbülün gülle aşk hikâyesi. (M.) 293:24. Mektup, 2. zeyl 1, núk FIURIST/122
Rayu, kendisinden yedi bagak sunbüllenen ve her fuit ba liz dane bulunan bir daneye benzer. (M) 106
Hayırdan bazan yer çıktığı gibi, gerden de bazan bay (Min.) 75.
Hayre mutlaktan hayır gelir. (S.) 81:10. Söz 10. hakikat Insanın hayra da, germe de sunumuz kabiliyeti vardır. (0) 20 Käinatta mutlak galip hayırdır. (Mn) 38.
Kainatım mülk ciheti, hüsün, kubuh, hayır, şer, küçük, büyük zdan cevelengahadır. (Sn.) 33. Kusunuz eqya, her şeyiyle hayırlı şey, az bulunur. (M) 430
An su içer bal akıtır, yılan su içer zehir akıtır. (Mn) 121, Aumacanın sergeye tasallutunun hikmeti. (S.) 210:18. Söz 2.
Balıkların çoğalması. (L.N.) 14.
Bajid başında bir kurd Bediüzzaman'a ilişmedi. (S.T.Ten)
28. Lem'a
Bazı hayvanlar ruhların tayyareleridir. (S.) 163:15. Söz 1. b
Bediüzzaman ile hocasına cesim bir arslanan musallat olma (S.T. Ten) 156:28. Lem'a
Bediüzzaman'ın kanncalara yemek vermesi. (T.H.) 39. Birmaymunun Venizelos'u gebertmesi. (Rm. Iç. R.) 1:233
Bulbul beş gaye için istihdam ediliyor. (S.) 319:24. Söz 4.
Domuz eti yiyen bir cihetle domuzlaşır. (L.N.) 84.
Ehii hayvanlar insarun zaaf, acz ve tenbelliinden hisse al Et yiyen hayvanların helal riziklan ölmüş hayvanlardır. (LN) 13 arder. (S.) 292:23. Söz 2. mebhas, 3. nükle FRUKOST/258
Hayır, kendisinden yedi başak sünbüllenen ve her bir başakta yüz dane bulunan bir dâneye benzer. (Mn.) 106. Hayırdan bazan şer çıktığı gibi, şerden de bazan hayır çıkar
(Mn.) 75.
Hayr-ı mutlaktan hayır gelir. (S.) 81:10. Söz 10. hakikat
İnsanın hayra da, şerre de sınırsız kaabiliyeti vardır. (Sn.) 27.
Kainatta mutlak galip hayırdır. (Mn.) 38.
Kainatın mülk ciheti, hüsün, kubuh, hayır, şer, küçük, büyük gibi zıtların cevelengâhıdır. (Sn.) 33.
Kusursuz eşya, her şeyiyle hayırlı şey, az bulunur. (M.) 430:29. Mektup, 9.işâret, 3. telvih
Yaş kese laydası saymakla bitmez flavayı temizler, çevreyi güzelleştirir, birçok hayvana ev sa hipliği yapar ve toprak kaybının önüne geçer. Bu yararları dü sulmeden sadece odunundan yaralanmak için kesilen ağaç Jann kesilmesi, insanların öldürülmesi kadar kötüdür ve suç
Yaş yetmiş, iş bitmiş: Insan yetmiş yaşına geldiğinde be ansel işlevleri yavaşlamaya başlar ve çalışamaz olur. Bu du- na gelen kimseden, artık verim beklenmez.
Yatan aslandan, gezen tilki yeğdir: Hiç çalışmadan hazır parası yiyen soylu kişiden, geçimlerini sağlamak için ça- yan insanlar bin kat iyidir. Toplum çalışkan ve üretken kişi- leri sever.
Yatan ölmez, eceli yeten ölür: Yatan kişinin eceli gelme- ▲ ise ölmez. Dolaşan, sağlam kişinin eceli geldi ise ölür. Ölüm sırasının kimde olduğu bilinmez.
Yatanın, yürüyene borcu var: Çalışmadan ve emek har- camadan para yiyen kişiler, çalışan insanların sayesinde ha- atlarımı sürdürürler. Bu nedenle yattığı yerde yaşamlarını ürdüren tembel kişilerin, ayakta çalışarak emek harcayan ki- lere borçları vardır.
Yavaş atın çiftesi pek olur: Uysal ve sessiz kişiler pek la sinirlenmezler. Ama kendilerini çileden çıkaracak bir ay karşısında ise çevrelerinde bulunan kişileri şaşırtacak ka-
tepki gösterirler. Yavaş tükürüğün sakala zararı var: İnsan, olaylar karşı- da gerektiği kadar tepki göstermeyi bilmelidir. Aksi halde,
Yaş kesen, baş keser: Ağaçlar çok yararlıdır. Bunlan düşünmay odun elde etmek için ağaç kesen, insan caninskiymiş kad suç işlemiş olur.
Yaş yetmiş, iş bitmiş: Insan yetmiş yaşına gelince, hem bedience zihince zayıf düşer. Bu durumdaki kimseden, verim beklenemez
Yatan aslandan, gezen tilki yeğdir: Çok güçlü olup da çalışmayan, b üretmeyen, başkalarının sırtından geçinen kimselere göre güçsüz
halde çalışan kimseler daha iyidir. Yatan ölmez, ecell yetən ölür: Hasta yatan, ecell gelmemişne dime
şifa bulup sağlığına kavuşabilir. Fakat sapasağlam bin, payet oc mişse ayaktayken bile ölüverir.
Yatanın, yürüyene borcu var:" Çalışmayan birimin kazano olmaz man veresiye alıp borçlanır. Çalışmadığı halde bir peyden nem kimse, bu kolaylığı çalışıp o şeyi ortaya çıkarana borçludur.
Yavuz at (it), yemini (ününü) kendi artırır. Kötü huylu da olsa girişkan kan, görevini aksatmayan, üzerine aldığı işi tam anlamıyla yapan ler bunun mükafatını görürler.
Yavuz hırsız, ev sahibini bastine: Düzenbaz kimseler, düşüncesiz
kimseleri aldatmakta pek zorlanmazlar, Hatta bu kimseler, bu şaşkın insanları, haklı da olsalar haksız çıkarabili, kendimin memiş gibi gösterebilirler.
Yaza çıkardık danayı, beğenmez oldu anays: Anne-babanny cuklar, belli bir yaşa gelince büyüklerini beğenmez chatur
Yazın başı pişənin, kışın aşı plşer: Yazın güneş altri paep katlanan kimseler ailesinin kışlık zahiresini kazan
Çalışıp varlık elde eden biri, hastalığında ve ihtiyatda sax
Yazın yanmayan kışın ısınmaz: Yazın çalışmayan kupene yiyecek bulur
Yagniği yel alır, ağır yerinde kaloyan ğerini fubnayan, hedd megrep va zayed kamar b
renevler, bir yerde tu unachaien gli onun turun yuva
Atasözü değiştir Yaş yetmiş, iş bitmiş Yaş yetmiş, iş bitmiş
[1] İnsan yetmiş yaşına gelince, genellikle, bedence de, kafaca da düşer, çalışamaz olur. Budurumdaki kimseden, artık verim beklenmemelidir. Kaynakça değiştir Aksoy, Ömer Asım (1995). Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü 2 Deyimler Sözlüğü. İstanbul: İnkılâp Kitabevi. ISBN 975-10-0128-5.
Hz. Osman ilmî bakımdan da temayüz etmişti, hatta hac menâsiki konusunda en bilgili sahâbî olduğu söylenmiştir (Süyûtî, Târîḫu’l-ḫulefâʾ, s. 149). Kur’an’ı ezberleyen ve Hz. Peygamber’in sağlığında fetva veren birkaç sahâbî arasında yer alır (M. Abdülhay el-Kettânî, I, 184-185, 196). Kıraat farklarının sebep olduğu tartışmaları önlemek için Hz. Ebû Bekir zamanında mushaf halinde toplanan Kur’ân-ı Kerîm’i beş veya yedi nüsha olarak çoğaltıp Mekke, Basra, Kûfe, Şam, Yemen ve Bahreyn’e birer nüsha gönderdi, “imam mushaf” denilen nüshayı da Medine’de bıraktı. Hadisleri tam olarak rivayet eder, bu hususta çok titiz davranırdı. Onun hakkında bir kişi, “Ashap arasında hadisleri Hz. Osman’dan daha tam ve güzel şekilde rivayet eden birini görmedim, ancak o hadis rivayetinden çekinen bir zattı” demiştir (İbn Sa‘d, III, 57). Resûl-i Ekrem’den 146 hadis rivayet etmiştir (Süyûtî, Târîḫu’l-ḫulefâʾ, s. 149). Hz. Osman, Resûlullah’ın iki kızıyla evlenmiş olduğu için “zü’n-nûreyn” (iki nur sahibi) lakabıyla meşhur olmuştur. Ayrıca “esnâf-ı mühr-künan”ın pîri sayılmaktadır. Topkapı Sarayı Müzesi’ndeki kılıçlardan beşi ona nisbet edilir.
"Bütün hataların kaynağı, dünya sevgisi; bütün fitne- lerin kaynağı, öşür ve zekâtı vermemektir."
☆☆☆
25. Denilmiştir ki:
"Hatasını ikrar eden kişi, her zaman övgüye lâyıktır. Kusurunu itiraf etmek, (tövbenin) kabulün(ün) alâmeti- dir."
☆☆☆
26. Denilmiştir ki:
.
"Nimetlere karşı nankörlük yapmak alçaklık, ahmakla beraber olmak ise uğursuzluktur."
☆☆☆
Şair demiştir ki:
"Ey dünyayla meşgul kişi, Bitmek bilmez istekleri. Hâlâ gaflet içindedir, Gelip çatar ecel vakti. Ölüm gelir ansızın, Kabir amel sandığı. Sabret ölüm korkusuna, Bağlıdır o ancak eceline."
"Bütün hataların kaynağı, dünya sevgisi; bütün fitne- lerin kaynağı, öşür ve zekâtı vermemektir." Tasavvuf Klasikleri ibn Hacer El-Askalani MÜNEBBİHAT UYARILAR
Şairin dediği gibi; ‘Cani dipdiri gezse de... Masumlar (bebekler dahil) ölse de... Suçluların yerine başkaları mahkûm olsa da... Er ya da geç ilahi adalet gerçekleşir ve hak yerini bulur’. Bu cümleden olarak; boynuzsuz koyun kendisini vuran boynuzlu koyundan hakkını alacaktır; bundan kimsenin şüphesi olmasın.
Nitekim ilahi buyrukta: ‘Zerre miktarı (çok az) iyilik yapan da zerre miktarı şer işleyen de onun karşılığını görür’.
Haberin Devamı Kanada Göçmenliği için uygunluğunuzu şimdi kontrol edin. Canadian Online Immigration by Taboola İsrail’in sergilemekte olduğu bu vahşeti, bütün emperyalist ülkeler, tarihleri boyunca envai çeşidiyle sergilediler ve sergilemeye devam etmektedirler.
Zalimler güruhu zamana ve zemine göre vahşetlerine ayar vermektedirler. Kâh sessiz ve derinden (yılanın kurbağanın kanını emmesi gibi) kâh aleni ve vahşice (Gazze’deki gibi) katliamlarını sürdürmektedirler.
Zalimlerin ortak yönü, Müslümanları veya kendilerinden olmayanları insan olarak görmemeleridir. Zira Müslümanların itlaf edilmesi gereken hayvan olduklarını en yetkili ağızları pervasızca söyleyebiliyor.
Yeryüzünü ifsat edecek, bozgunculuk çıkaracak, masum kanı dökecek ve gasp ettiği malları semirecek insanoğlunun düştüğü derekeyi (alçak-aşağı aşama) görüyor musunuz?
İşin bundan da vahimi ise, tüm bu cinayetleri, katliamları ve soykırımları işleyen bu insan türü medeni geçiniyor, kendisini erdem timsali gösteriyor. İşin doğrusunu, kara bahtlı Afrikalının yalın gerçeğinde görebilirsiniz. Kara derili bu insanlar, beyaz ve uzun bacaklı insandan (İngiliz, Fransız, Alman vb.) ürküyor, korkuyor ve kaçıyor. Belli ki onu, eşi,
guya yerleştiler, halen sayıca az olmalarına rağmen birçok ülkenin Sunetimini, kültürel hayatını, ekonomisini, dünya ticaretini ele geçir miş, istediğini istediği ülkeye empoze ettirip yaptırabiliyorlar... Batılı devletlerin, daha başka, mason locaları, Lions kulüpleri, Ro- tary kulüpleri, Bilderbergler, misyoner teşkilatları, Yehova Şahitleri gi bi nice nice dinî, sosyal, siyasî, gizli, âşikâr, etkili, faal teşkilatları var... Ama biz müslümanların böyle kuruluşları yok; kurulmamış, kuru-
lanlar tahrip edilmiş, kapatılmış, yasaklanmış...
Emperyalistler bir İslâm ülkesini ele geçirdiler mi önce İslam'ı
unutturmaya, müslüman halkı dejenere etmeye çalışırlar, en çok, ger- çek İslâm'dan, halis müslümandan korkarlar. Çünkü İslâm, iman, Kur'an, irfan, ahlâk ve mâneviyat ile ilim, çalışma, gayret, şuur, onur, basiret, hürriyet, istiklal, kalkınma, refah, mutluluk, zenginlik, güçlü- lük arasında kuvvetli ilişkiler, sarsılmaz bağlar, kesin etki ve tepkiler olduğunu çok iyi bilirler.
YANITLASİL
yuksel28 Şubat 2024 06:54 smler belli, duvarlar saglam, R çek buketleri, demek ki sık sık in uzerlerinde demet demet ta- ziyaret olunmaktalar...
Onlar böyleyken bizler ne yapmışız? Maalesef yürekler acısı bir durum. Mezarlıklar istilaya uğramış, gecekondu dolmuş, istimlak edilmiş, türbeler yıkılmış, kapatılmış, tozlu, harap, yağmalanmış; cami lere el konulmuş, halı la rı, levhaları, minberleri, mihraplan, çinileri- hatta kubbe kurşunları çalınmış, en değerli eserler yıktırılmış, avlu ları yok edilmiş; tarih sevdirilmemiş, ecdat kötülenmiş, gerici ve yo- baz gösterilmiş, vatan hainle ri putlaştırılmış, kahramanlaştırılmış; sa- raylar yağmalanmış, arşivler satılmış, şehirlerin tarihî binaları yıkıl- mış, yerlerini soğuk beton yığınlar almış, vakıf eserler yağmalanmış, kütüphaneler kapatılmış, en değerli kitaplar kaybolmuş, bir sürü yol- suzluk, hırsızlık, hainlik, düşmanlık, kadirbilmezlik, şarlatanlık, dal- kavukluk, nemelâzımcılık, vefasızlık, şuursuzluk...
Milli kültürümüz mahvedilmiş, tarihimiz yağmalanmış, tarih şu- uru sıfır, takip yok, hesap soran yok, suçlu ortada, ev sahibinden bas- kin, arsız, yüzsüz. Bu rezalete kimler, ne zaman dur diyecekler acaba; Şark'ın
eski aslanları nerede, uykudan ne zaman uyanacaklar? Bir 18 Mart Canakkale Zaferi gecti kar kisi olayı bilmekte? Çocuk
عن عروة بن رويم عن الانصاري 3232- Ümmetim büyük bir depremle karşı karşıya kalacaktır. On bin, yirmi bin, otuz bin kişi ölecektir. Bu, mü'minler için bir öğüt ve rahmet vesilesi olurken, kafirler için de serapa bir azab olacaktır.
3233- Peygamberlik içinizde, Allah'ın dilediği zamana kadar devam edecek, sonra kaldırmak isteyince onu, kaldıracak; sonra nübüvvetin yolunda olan hilafet Allah'ın dilediği müddete kadar sürecek, sonra onu kaldırmak isteyince kaldıracak, sonra ısıran saltanat devri gelecek, o da Allah'ın dilediği zamana kadar kalacak, sonra Allah onu kaldırmak isteyince kaldıracak, sonra onu zorba bir hükümdarlık takip edecek, sonra da nübüvvet yolu üzerinde olan bir hilafet devri gelecek.
٣٢٣٤ - تَكُونُ لَأَصْحَابِي زَلَّةٌ يَغْفِرُهَا اللَّهُ لَهُمْ لِسَابِقَتِهِمْ مَعِي (كر عن محمد
بن الحنفية عن ابيه
3234- Ashabımın zellesi (ayak kayması) olur. Lakin Allah onları benimle beraber güzel geçmişleri bulunduğu için bağışlar.
إِلَيْكُمْ فِي ثَمَانِينَ غَايَةً تَحْتَ كُلِّ غَايَةٍ اثْنَيْ عَشَرَ الْفَا" (ه عن عوف بن مالك)
3236- Beni asfar ile aranızda sulh olacak, sonra size hiyanette bulunup her birinin altında on ikibin kişi bulunan seksen sancakla size doğru saldıracaklar.
3237- Dört fitne başgösterecek: Birincisinde adam öldürmek helal sayılacak, ikincisinde hem o, hem de mal, üçüncüsünde kan, mal, zina helal sayılacak, dördüncüsü ise Deccal'dir.
3238- Deccal'den önce aldatıcı yıllar olacak. O yıllarda yağmur çok, bitki az olacak, doğru söyleyen yalanlanacak, yalan söyleyense doğrulanacak, haline güvenilecek emin olan kişi hain sayılacak, Ruvaybıza konuşacak "Ruvaybıza nedir ey Allah'ın Rasulü?" diye sordular. "Ruvaybıza, kendisine önem verilmeyen kişi" buyurdu.
يَعْنِي عَلِيًّا (طب عن كعب بن عجرة) 3239. İnsanlar arasında ayrılık ve ihtilaf olacak, bu ve arkadaşları doğru yol üzere olacaklar. (Hazreti Ali kasdediliyor.)
مَزَامِيرَ يُقَدِمُونَ الرَّجُلَ لِيُغَنِّيَهُمْ وَلَيْسَ بِأَفْقَهِهِمْ (طب عن عابس لغفارى)
3240- Şu altı hususla karşılaştığınız zaman, ölümü temenni edin. Alçaklar başa geçirilince, hükümler satılınca, insan öldürmek hafife alınınca, şart ve yemin çoğalınca, akraba ile ilgi kesilince, Kur'an şarkı gibi oyuncak ve eğlence edinilince ki, insanlar kendilerinden çok daha az bilgisi bulunan adama gelip ondan medet umarlar.
الدَّمُ تَوَضَّأَتْ لِكُلِّ صَلَوة (ك عن ابن عمرو)
3242- Lohusa, kırk gece bekler. Bundan önce temizlik görürse, temizlenmiş olur. Eğer kırk geceyi geçerse özürlü hükmündedir. Yıkanır, namaz kılar. Eğer kan çok gelirse her namaz için abdest alır.
3233- Peygamberlik içinizde, Allah'ın dilediği zamana kadar devam edecek, sonra kaldırmak isteyince onu, kaldıracak; sonra nübüvvetin yolunda olan hilafet Allah'ın dilediği müddete kadar sürecek, sonra onu kaldırmak isteyince kaldıracak, sonra ısıran saltanat devri gelecek, o da Allah'ın dilediği zamana kadar kalacak, sonra Allah onu kaldırmak isteyince kaldıracak, sonra onu zorba bir hükümdarlık takip edecek, sonra da nübüvvet yolu üzerinde olan bir hilafet devri gelecek.
٣٢٣٤ - تَكُونُ لَأَصْحَابِي زَلَّةٌ يَغْفِرُهَا اللَّهُ لَهُمْ لِسَابِقَتِهِمْ مَعِي (كر عن محمد
بن الحنفية عن ابيه
3234- Ashabımın zellesi (ayak kayması) olur. Lakin Allah onları benimle beraber güzel geçmişleri bulunduğu için bağışlar.
yuksel1 Mart 2024 22:26 إِلَيْكُمْ فِي ثَمَانِينَ غَايَةً تَحْتَ كُلِّ غَايَةٍ اثْنَيْ عَشَرَ الْفَا" (ه عن عوف بن مالك)
3236- Beni asfar ile aranızda sulh olacak, sonra size hiyanette bulunup her birinin altında on ikibin kişi bulunan seksen sancakla size doğru saldıracaklar.
3237- Dört fitne başgösterecek: Birincisinde adam öldürmek helal sayılacak, ikincisinde hem o, hem de mal, üçüncüsünde kan, mal, zina helal sayılacak, dördüncüsü ise Deccal'dir.
3238- Deccal'den önce aldatıcı yıllar olacak. O yıllarda yağmur çok, bitki az olacak, doğru söyleyen yalanlanacak, yalan söyleyense doğrulanacak, haline güvenilecek emin olan kişi hain sayılacak, Ruvaybıza konuşacak "Ruvaybıza nedir ey Allah'ın Rasulü?" diye sordular. "Ruvaybıza, kendisine önem verilmeyen kişi" buyurdu.
يَعْنِي عَلِيًّا (طب عن كعب بن عجرة) 3239. İnsanlar arasında ayrılık ve ihtilaf olacak, bu ve arkadaşları doğru yol üzere olacaklar. (Hazreti Ali kasdediliyor.)
yuksel1 Mart 2024 22:27 مَزَامِيرَ يُقَدِمُونَ الرَّجُلَ لِيُغَنِّيَهُمْ وَلَيْسَ بِأَفْقَهِهِمْ (طب عن عابس لغفارى)
3240- Şu altı hususla karşılaştığınız zaman, ölümü temenni edin. Alçaklar başa geçirilince, hükümler satılınca, insan öldürmek hafife alınınca, şart ve yemin çoğalınca, akraba ile ilgi kesilince, Kur'an şarkı gibi oyuncak ve eğlence edinilince ki
YANITLASİL
Yorum Gönder Bu blogdaki popüler yayınlar İman Mayıs 04, 2023 DEVAMI Meric Tumluer Said Nursi Mayıs 04, 2023 DEVAMI Mustafa Kemal Atatürk ün Gizli Vasiyeti Mayıs 04, 2023 DEVAMI Blogger tarafından desteklenmektedir Tema resimleri Michael Elkan tarafından tasarlanmıştır
YUKSEL Vasiyet ve mustafa PROFİLİ ZİYARET EDİN Arşivleme Kötüye Kullanım Bildir
مَزَامِيرَ يُقَدِمُونَ الرَّجُلَ لِيُغَنِّيَهُمْ وَلَيْسَ بِافقهِهِمْ (طب عن عابس لغفارى)
3240- Şu altı hususla karşılaştığınız zaman, ölümü temenni edin. Alçaklar başa geçirilince, hükümler satılınca, insan öldürmek hafife alınınca, şart ve yemin çoğalınca, akraba ile ilgi kesilince, Kur'an şarkı gibi oyuncak ve eğlence edinilince ki, insanlar kendilerinden çok daha az bilgisi bulunan adama gelip ondan medet umarlar.
الدَّمُ تَوَضَّأَتْ لِكُلِّ صَلَوة (ك عن ابن عمرو)
3242- Lohusa, kırk gece bekler. Bundan önce temizlik görürse, temizlenmiş olur. Eğer kırk geceyi geçerse özürlü hükmündedir. Yıkanır, namaz kılar. Eğer kan çok gelirse her namaz için abdest alır.
الْكِرَامَ عَثَرَاتِهِمْ (طس والعسكرى كر عن عائشة)
3246- Hediyeleşiniz ki, karşılıklı sevgileriniz artsın. Hicret edin ki, çocuklarınıza iyi bir şeref ve fazilet terk etmiş olasınız, iyi insanların hatalarını affediniz.
جَبَابِرَة الْعُلَمَاءِ فَيَغْلِبُ جَهْلُكُمْ عِلْمَكُمْ (ابو الشيخ عن ابي هريرة) مِنْ
3248- Kendilerinden öğrendiklerinize (hocalarınıza) karşı alçak gönüllü olun. Kendilerine öğrettiklerinize karşı da tevazu gösterin. Zorba alimlerden olmayın. Böyle olursanız cehliniz ilminizi yenik düşürür.
مَزَامِيرَ يُقَدِمُونَ الرَّجُلَ لِيُغَنِّيَهُمْ وَلَيْسَ بِافقهِهِمْ (طب عن عابس لغفارى)
3240- Şu altı hususla karşılaştığınız zaman, ölümü temenni edin. Alçaklar başa geçirilince, hükümler satılınca, insan öldürmek hafife alınınca, şart ve yemin çoğalınca, akraba ile ilgi kesilince, Kur'an şarkı gibi oyuncak ve eğlence edinilince ki, insanlar kendilerinden çok daha az bilgisi bulunan adama gelip ondan medet umarlar.
الدَّمُ تَوَضَّأَتْ لِكُلِّ صَلَوة (ك عن ابن عمرو)
3242- Lohusa, kırk gece bekler. Bundan önce temizlik görürse, temizlenmiş olur. Eğer kırk geceyi geçerse özürlü hükmündedir. Yıkanır, namaz kılar. Eğer kan çok gelirse her namaz için abdest alır.
الْكِرَامَ عَثَرَاتِهِمْ (طس والعسكرى كر عن عائشة)
3246- Hediyeleşiniz ki, karşılıklı sevgileriniz artsın. Hicret edin ki, çocuklarınıza iyi bir şeref ve fazilet terk etmiş olasınız, iyi insanların hatalarını affediniz.
جَبَابِرَة الْعُلَمَاءِ فَيَغْلِبُ جَهْلُكُمْ عِلْمَكُمْ (ابو الشيخ عن ابي هريرة) مِنْ
3248- Kendilerinden öğrendiklerinize (hocalarınıza) karşı alçak gönüllü olun. Kendilerine öğrettiklerinize karşı da tevazu gösterin. Zorba alimlerden olmayın. Böyle olursanız cehliniz ilminizi yenik düşürür.
الْجَسَدِ (حم ت ق ك وابن السنى وابو نعيم عن بلال وثمانية عن ثلثة)
3936- Gece ibadetine önem vermelisiniz. Bu sizden önceki salih kişilerin adetidir. Çünkü gece ibadeti kişiyi Allah'a yaklaştırır, günahtan uzaklaştırır, kötülükleri bertaraf eder, cesetten hastalıkları da kovar.
ledecekler. Kur'an okuyacaklar, fakat boğazlarından aşağı geç- meyecek. Dinden, okun yaydan çıktığı gibi fırlayıp çıkacaklar. Onlara rastlarsanız öldürün. Onları öldüren için Allah katında kı- yamet günü ecir vardır.
3744- Allah katında günlerin ulusu cuma günüdür. O. Kurban bayramı ve Ramazan bayramı günlerinden de büyüktür Onda beş özellik vardır: Allah Adem'i o günde yaratmıştır. C günde yeryüzüne indirmiştir. Hazreti Adem o günde ölmüştür. C günde bir saat vardır ki, o saatte kim Allah'tan bir şey dilerse mutlaka verir. Günah olan bir işle akrabadan alakayı kesmeyi di lemedikçe. O gün kıyamet kopacaktır. Hiçbir mukarreb mele gök, yer, rüzgar, dağ, taş yoktur ki, cumadan korkup ona saygı davranmasın.
Eamarın Tegayyüru İle Ahkärnın Tegayyuru Inkar Olunamaz
Mevrid-i Nasda ictihada Mesag Yoktur.............
Beka, Ibtidadan Esheldir
Säkite Bir Söz İsnad Olunmaz, Lakin Ma'rız-ı Hacette Sükût Beyandır.
SAİD HALİM PAŞA
Düştüğümüz Hata Nedir?. En İyi Adamlarımızı Heba Ediyoruz. Anlamadan Taklit Felakettir. Bizim Memurların Farkı Sosyal Yapı Kanunlarla Değişmez Aristokrasiden Habersiz Demokrasi Olmaz Başka Milletleri Taklit Çok Güç ve Tehlikelidir Batıda ve Bizde Partiler..
Osmanlı Şahsiyetine Düşman Olduk Her Değişiklik İyilik İşareti Değildir Aydınlarımız Kendi Memleketini Tanımaz. Batılı Düzeltir Bizimki Yıkar... Rastgele Bilgi İktidar Kazandırmaz İlme Benzeyen Cehalet Varmak İstediğimiz Hedefi Bilmiyoruz. Batıdan İstifade Edelim, Ama Nasıl?. Halk Aydından Mahrum Kaldı Seçkin Sınıf İhtiyacı Din Sosyal Vazifeyi de İçerir. Bizde Maddeciliğin Çıkışı Bilgi Değil Ahlâk Eksikliği.. İnsana Yol Gösteren Bilgi Değil Ahlâktır. Cemiyet Kadından Ne İstiyor? Müslüman Doğunun Gerilemesi. İlerlemek İçin Mutlaka Dinsiz mi Olmak Lazım?.
Halife Ruhani Lider Değildir... Müslumanlık İlerlemeye Engel Değildir. Her Günahın Cezası Bir Değildir. Bizim Fıkhımız Hem Håli Hem Geleceği Düşünür. Çok Sevilen Måbud Edinilmiştir. Vahdet-i Vücud
AHMED HAMDİ AKSEKİ
Her Milletin Kendi Başına Hareket Etmesi İslam İçin Felakettir. Israf ve Sefahet Yapmamak Yerli Malı Kullanmalı Modaya Tabi Olmamalı. Masrafını Gelirinden Az Yapmalı Müslümanlıkta Tekfür Güçtür. Müslümanlık ve Tabii Haklar Ahlaki Değer Niyette Aranmalıdır Mükemmellik İrade Terbiyesine Bağlıdır. İradenin Hastalıkları. İradenin Noksanları İnsanın Ölçüsü Edep ve Hayâsıdır. Ketum Olmak (Sır Saklamak).
Zulüm ve Düşman Esas Günah Hayvanlığa Dönmektir. Izdırabın Manası. Izdırabın Allah'a Yolu Damlalar Düşünceler.. İki Fetih İradenin Davası Liberalizm ve Tenkidi. Ahlakılığın İlk Şartı Hürmettir. Adam Olmak Paşa Olmak Beklenen Gençlik.. İradesizlik ve Milli Şef Arayışı Neyi Öğrenip Neyi Öğrenmemeliyiz? Gençler! Bir Millet Mektebiyle Millet Olur.
Zulüm ve Düşman Esas Günah Hayvanlığa Dönmektir. Indırabın Manası Indırabın Allah'a Yolu. Damlalar Düşünceler. Iki Fetih Iradenin Davası Liberalizm ve Tenkidi. Ahläklılığın Ilk Şartı Hürmettir. Adam Olmak Paşa Olmak. Beklenen Gençlik.. İradesizlik ve Milli Şef Arayışı Neyi Öğrenip Neyi Oğrenmemeliyiz? Gençler! Bir Millet Mektebiyle Millet Olur.
Kudret Politikasının Anatomisi-Niccolo Machiavelli "Hükümdar" Har Teşebbusün Patronu - Adam Smith "Milletlerin Zenginliği" Büyukluk Hastalığı - Adolf Hitler "Kavgam".
Allah'a Teslimiyetten Başka Hiçbir Yerde Ahlak Yoktur.
Milliyetçilik Üzerine. Savaşta Adalet, Adaletsizlik ve Liyakat Üzerine Ahlåklı ya da Ahlaksız Olan Ferttir, Halk Değildir Propaganda Telkini Bir Milleti ve Dönemi Tanımak Hayat Paradokslarla Doludur Bilgisayar Zekası Aptallıktır. Ey Teslimiyet Senin Adın, İslam'dır!
Atatürk’ün ‘vasiyeti’, yani tuttuğu gizli notlar ne açıdan önemli?
Atatürk’ün gizli vasiyeti adı altında 1980’de bunu ilk defa dile getirdim. Kastedilen, Atatürk’ün siyasî vasiyetidir. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran kişi nasıl bir gelecek öngörüyor? Devletin ilelebet payidar kalabilmesi için neler gerektiğini düşünüyor? Bunun için kendisinin bazı tasavvurları var. Daha cumhuriyet kurulalı 15 sene olmuş. Dolayısıyla kastedilen “Makbule’ye 50 lira verin, ötekine 5 lira verin” şeklinde bir vasiyetname değil. Kendi tuttuğu çeşitli kayıtlar, görüşler ve yaklaşık 400 sayfayı bulan, kimisi iki satır, kimisi bir sayfa notlardan oluşan bir külliyat…
Bu notlar ilk defa İnönü tarafından mı açıldı?
Hayır. Bu, bildiğim kadarıyla 1958’den itibaren Menderes’in haberdar olduğu bir durum. Dolayısıyla 1938’de mühürlenerek saklanan bu kâğıtlar 1950’li yıllarda Menderes başbakan, Celal Bayar da cumhurbaşkanıyken onlar tarafından biliniyor olmalı. 1964’te Celal Bayar’a sordum; o da “Böyle bir olay vardır fakat Türkiye buradaki fikirlere hazır değildir” dedi. 1988’de 50 yıl doldu ve açılması gerektiğinde Kenan Evren 25 sene daha yasak koydu. Kızdığım taraf, hep birileri Türkiye ve Türk milleti adına “Türkler buna hazır değil” diyor. Ya kardeşim sen kimsin, niçin durmadan bunu deme yetkisini kendinde görüyorsun?
Bu notları açıp okuyanlardan bir bilgi sızmadı mı hiç?
Menderes’in 1958’de söylediği bir cümle vardır: “Siz isterseniz hilafeti de getirirsiniz.” O dönemde kullanılmayan, kullanılması mümkün olmayan bir cümle bu. Nitekim Menderes laiklikle ilgili yasa ve yönetmeliklerde değişiklikler yapmayı planlıyordu. 27 Mayıs’ın ardından idamı, notu okuduğunun işaretidir.
Atatürk’ün ‘vasiyeti’, yani tuttuğu gizli notlar ne açıdan önemli?
Atatürk’ün gizli vasiyeti adı altında 1980’de bunu ilk defa dile getirdim. Kastedilen, Atatürk’ün siyasî vasiyetidir. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran kişi nasıl bir gelecek öngörüyor? Devletin ilelebet payidar kalabilmesi için neler gerektiğini düşünüyor? Bunun için kendisinin bazı tasavvurları var. Daha cumhuriyet kurulalı 15 sene olmuş. Dolayısıyla kastedilen “Makbule’ye 50 lira verin, ötekine 5 lira verin” şeklinde bir vasiyetname değil. Kendi tuttuğu çeşitli kayıtlar, görüşler ve yaklaşık 400 sayfayı bulan, kimisi iki satır, kimisi bir sayfa notlardan oluşan bir külliyat…
Bu notlar ilk defa İnönü tarafından mı açıldı?
Hayır. Bu, bildiğim kadarıyla 1958’den itibaren Menderes’in haberdar olduğu bir durum. Dolayısıyla 1938’de mühürlenerek saklanan bu kâğıtlar 1950’li yıllarda Menderes başbakan, Celal Bayar da cumhurbaşkanıyken onlar tarafından biliniyor olmalı. 1964’te Celal Bayar’a sordum; o da “Böyle bir olay vardır fakat Türkiye buradaki fikirlere hazır değildir” dedi. 1988’de 50 yıl doldu ve açılması gerektiğinde Kenan Evren 25 sene daha yasak koydu. Kızdığım taraf, hep birileri Türkiye ve Türk milleti adına “Türkler buna hazır değil” diyor. Ya kardeşim sen kimsin, niçin durmadan bunu deme yetkisini kendinde görüyorsun?
Bu notları açıp okuyanlardan bir bilgi sızmadı mı hiç?
Menderes’in 1958’de söylediği bir cümle vardır: “Siz isterseniz hilafeti de getirirsiniz.” O dönemde kullanılmayan, kullanılması mümkün olmayan bir cümle bu. Nitekim Menderes laiklikle ilgili yasa ve yönetmeliklerde değişiklikler yapmayı planlıyordu. 27 Mayıs’ın ardından idamı, notu okuduğunun işaretidir.
1935- Sana Allah'tan korkmanı tavsiye ederim. Çünkü o bütün yapacağın amellerin bir süsüdür. Kur'an okumalısın. Allah'ı anmalısın. Çünkü bu gökte anılmana, yerde aydınlanmana bir vesiledir. Uzun sükutte bulunmalısın. Ama hayrı söyleyeceğin zaman başka. Hemen söyle. Çünkü bu şeytanı senden kovar. Din işinde sana yardımcı olur. Sakın ha çok gülme. Çünkü bu kalbi öldürür, yüzün nurunu giderir. Cihad etmelisin, ümmetimin asla bırakmayacağı şey budur. Yoksulları sev, yanlarında otur. Daima senden aşağı olana bak, üst olana değil. Bu Allah'ın üzerinde nimetini hakir görmemen için en layık olan husustur. Senden ilgilerini kesseler bile sakın ha akraba ile ilgini kesme. Acı da olsa doğruyu söyle. Allah uğrunda levm edenlerin levminden korkma. İçindeki bilgin seni insanlara reva görebileceğin kötülükten alıkoysun. Yaptığın şeyle onlara karşı övünme. Ayıp yönünden şu üç hasletin kişide bulunması kâfidir: Kendi kusurunu görmeden başkalarının kusurlarına bakması. Kendi utanılacak şeyde yüzerken o utanılacak şeyi sebebiyle başkalarını ayıplaması. Yanında oturan (komşusuna) eziyet etmesi. Ey Ebu Zerr! Tedbir gibi akıl yoktur,
YANITLASİL
yuksel11 Mart 2024 00:16 kötülükten çekinme gibi vera yoktur, güzel ahlak gibi şeref yoktur.
1936- Size Allah'tan korkmanızı, Habeşli bir köle bile başınıza geçirilse onu dinleyip itaat etmenizi tavsiye ederim. Çünkü benden sonra yaşayan çok ihtilata şahid olacaktır. Benim sünnetimden, hidayete ermiş, doğru yolda olan halifelerin yolundan ayrılmayın. Ona sımsıkı sarılın. Azı dişlerle ısırır gibi (sımsıkı sarılıp sakin bırakmayın). Sonradan uydurulmuş işlerden uzak durun. Çünkü sonradan uydurulan, bidattir, her bidat sapıklıktır.
لِلآخِرَةِ اخْتَارَ أَمْرَ الآخِرَةِ عَلَى الدُّنْيَا (كر والديلمي عن ابي هريرة) 3314- Üç şeyi kendinde bulunduran, kâmil bir iman elde
a) Allah yolunda kınayıcının kınamasından korkmamak, b) Yaptığı amellere en küçük bir riya dahi karıştırmamak, c) Biri dünya diğeri ahiret olan iki iş kendisine sunulduğunda, ahiretinkini tercih etmek.
etmiş olur:
YANITLASİL
yuksel17 Mart 2024 01:53 1942- Kıyamet gününde kulun ilk hesap verecek olduğu şey, namazıdır. Eğer tamamlamışsa bu onun için tam olarak yazılır, tamamlayamamışsa Allah Azze ve Celle meleklere:
"Bakın, eğer kulumun nafile namazı varsa onunla bu farz namazlarını tamamlayın" emrini verecek. Sonra zekattan da böyle hesaba çekilecek. Sonra diğer ameller de bu minval üzere ele alınacak.
1340- Dünya melundur, dünyada bulunan ve kişiyi Allah'tan gafil eden hususlar da melundur. Yalnız zikrullah, Allah'ın sevdiği iyi amel, âlim ve ilim tahsil eden hariçtir. İsrailoğullarını baştan çıkarıp fitneye sürükleyen ilk şey muhakkak kadınlar olmuştur.
3868- Allah için ilim tahsil eden, Allah yolunda savaşa erkenden gidip sağ salim dönen gibidir.
ن
YANITLASİL
yuksel17 Mart 2024 02:04 Sene yüz otuz beş olunca, Davud oğlu Süleyman (a.s.)'ın deniz adalarında hapsettiği şeytanların azılıları serbest kalır. Ve onların onda dokuzu lrak'a gider. Ve orada Kur'an hakkında (şeytanca) mücadele ederler. Onda biri ise Şam'da kalır. Ravi: Hz. Ebû Said (r.a.) Sayfa: 60 / No: 1 Ramuz El-Ehadis
YANITLASİL
Yorum Gönder Bu blogdaki popüler yayınlar İman Mayıs 04, 2023 DEVAMI Mustafa Kemal Atatürk ün Gizli Vasiyeti Mayıs 04, 2023 DEVAMI Meric Tumluer Said Nursi Mayıs 04, 2023 DEVAMI Blogger tarafından desteklenmektedir Tema resimleri Michael Elkan tarafından tasarlanmıştır
YUKSEL Vasiyet ve mustafa PROFİLİ ZİYARET EDİN Arşivleme Kötüye Kullanım Bildir
)seçkinler)a özel bir hitabı hedef alması dolayısıyledir. وَلَا تَلْبِسُوا الحَقِّ بالباطل hakkı batıl ile karıştırıp aldatmayın; doğruyu yalanla, yanlışlarla bulayıp da وَتَكتُمُوالحق وأنتم تعلمون bile bile hakkı gizlemeyiniz. Bu âyetin anlamı çok kap- samlıdır. İlme ve amele dair hususları kapsar. Bilgiçlerin hilelerine, yalan do- lanlarına ve bozgunculuklarına, hatta ticaret ehlinin karışık işlerinden ve hakim- lerin haksız hükümlerine varıncaya kadar hepsine şümülü vardır. "İnsanları aldatmayınız, sahtekârlık yapmayınız." meâlinde bir genellemeyi ifade eder. Bununla beraber (kelâmın) sevki bilhassa ilmî değeri hedef alıyor. Nice kimse- ler vardır ki, ilmî gerçekleri bozarlar, kötüye kullanırlar, onları kendi gönüllerine göre evirerek çevirerek aslından çıkarırlar, bakırı yaldızlarlar, altın diye satarlar. Bu durum İsrailoğulları haberlerinde çok vardı. Bunlar, kendi yazdıkları fikirleri, te'villeri, tercemeleri, Tevrat'ın aslı ile karıştırıyorlar, seçilmez bir hale getiriyorlar ve bazan da Muhammed (s.a.v.)'e ait vasıflar hakkında yaptıkları gibi geçmiş kitaplardaki âyetleri saklıyorlardı ki, bu konuda فَوَيْلٌ لِلَّذِينَ يَكْتُبُونَ الْكِتَابَ بِأَيْدِيهِمْ ثُمَّ يَقُولُونَ هَذَا مِنْ عِنْدِ اللَّهِ "Yazıklar olsun o kimselere ki, kit- abı elleriyle yazıp, sonra 'Bu Allah katındandır.' derler." (Bakara, 2/7( يُحَرِّفُونَ الكلم عن مواضيه "Kelimeleri yerlerinden değiştiriyorlar." (Nisa, 4/46, Maide, 5/13( ve diğerleri gibi başka âyetler de vardır. Bunlar, Tevrat'ın aslını korumuyorlar, kendi yazdıkları tercemeleri: "İşte Allah'ın kitabı" diye Tevrat yerine koyuyor- lardı. Ve ilmî meselelerde gerçeği takip etmeyerek kendi gönüllerine göre
YANITLASİL
yuksel19 Mart 2024 05:59 2- BAKARA SÛRESİ: 42-43
Cu
oluy
din
hak
ma
rin
ara
ke
de
be
n
0
286
Cuz
açıklamalarda bulunuyorlar, arzu ve şehvetlerine sapıyorlar, safsatalar yapıyorlar, arzularına tabi oluyorlardı. Bu şekilde hak fikri, hak inancı kalmıyor aidatma, karıştırma, aldatıcılık hükümran oluyordu. İşte bütün bunlara karşı İsrailoğullarının bilginlerine genel olarak bu yasaklama hitabı söylenmiştir ki, Kur'ân'da bu konuda başka bir âyet olmayıp da yalnız bu âyet olsaydı, Kur'ân'ın terceme ve tefsiri meselesinde ve diğer ilmî vaziyette İslâm'ın tutumunu, ilmi vazifenin şeklini tayin etmek için bu âyet yeterli olurdu. Kur'ân'ın tecrid (soyutlama) meselesinin ne büyük önemi haiz olduğu, Kur'ân'ı Kur'ân, terceme- sini terceme, tefsir ve te'vili de tefsir ve te'vil olarak bellemek ve belletmek bir hak görev olduğu unutulmamalı. "Farsça Kur'ân", "Türkçe Kur'ân" gibi sözlerden çekinmelidir. Çünkü milyonla terceme ve te'vil yazılır, onlar yine Kur'ân'ın hakikati olmaz, Cenab-ı Hak لا تلبسُوا الحَقِّ بالباطل buyurmuştur.
BISMILLAHI Allah nami na, Allah için, Allahın adı ve izni ile,
YanıtlaSil(Esbab zahiriye eliyle gelen nimetleri, o esbab hesabına almamak gerektir. Eger o sebep Intlyar sahibi değilse-meselä hayvan ve ağaç gibi doğrudan doğruya Cenab-ı Hak hesabına verir. Mådem o, Ilsan-i hål ile Bismillah der, sana verir. Sen de Allah hesabına olarak Bismillah de, al. Eğer o sebep ihtiyar sahibi ise: o Bismillah deme- II, sonra ondan al, yoksa alma, Cünkü
ولا تأكلوا بما لم يذكر اسم الله عليه
ayetinin mânâ-yı sarihinden başka bir mânâ-yı İşärisi şudur ki, "Mün'im-i Hakikiyi hatıra getir- mlyen ve onun namıyla verilmiyen nimeti yeme- yiniz" demektir. O hålde hem veren Bismillah demell, hem alan Bismillah demeli, Eğer o Bis millah demiyor, fakat sen de almağa muhtaç isen sen Bismillah de, onun başı üstünde rahmet-i İlahiyenin elini gör, şükür ile öp, ondan al, Yanis Nimetten in'ama bak, in 'amdan, Mün'im-i Hakiki- yl düşün. Bu düşünmek bir şükürdür. Sonra o zahiri vasıtaya istersen dua et. Çünki o nimet
onun eliyle size gönderildi. L.) (Kur'an-ı Kerim, nimetleri, Ayetleri, delil- leri tâdat ederken ميائي الأمربكما تكذبان âyet-i celllesi tekrar ile zikredilmekte olduğun-
dan şöyle bir delalet vardır ki: Cin ve Insin en çok İsyanlarını, en sedit tuğyanlarını, en azim küfranlarını tevlid eden şöyle bir vaziyetleridir ki, nimet Içinde in'amı görmüyorlar, In'amı görmediklerinden Mün'im-i ederler. hakikiden gaflet Mün'imden gafletleri saikasıyla, o ni'metleri, esbaba veya tesadüfe isnad ederek, Allahdan o nimetlerin geldiğini tekzib ediyorlar. Binaenaleyh, herbir nimetin bidayetinde, mü'min olan kimse, Besmeleyi okusun. Ve o nimetin Al- lahdan olduğunu kasdetmekle, kendisi ancak AI- lahın ismiyle, Allahın hesabına aldığını bilerek, Al- laha minnet ve şükranla mukabelede bulunsun M.N.)
Imam-ı Şafii rh.a.'den
YanıtlaSilSofiyye ile sohbetim esnasında kendilerinden üç şey öğrendim.
" 1. Zaman bir kılınçtır, sen onu kullanmazsan o seni keser. 2. Kendini hak ile meşgul etmezsen, bâtil seni istila eder. . Kendine hiç bir varlık isnad etmemek, erbâb-ı ismetten olmak demektir.
Celaluddin-i Suyûtî; Te'yidü'l-Hakikati'l-Aliyye, s. 15:
YANITLASİL
yuksel19 Kasım 2023 21:27
İmam-ı Malik rh.a.'in Görüşü
"Fikhi öğrenip de tasavvufu öğrenmemiş olan fâsıklığa, Tasavvufu öğrenip, fıkhı öğrenmemiş olan zındıklığa düçar olabilir. Hem fikhi ve
hem de tasavvufu birarada cem eden de hakikate ulaşır." Aliyyü'l-Kârî Fıkh-ı Maliki Şerhi c. 1, s. 33
YANITLASİL
yuksel19 Kasım 2023 21:35
islam
aylık mecmua
Meâl-i Şerîf - 106
YanıtlaSil106- Biz herhangi bir ayeti (n lafzını yahut hükmünü veya her ikisinin 16. Biz het nu neshedersek veya (hazalardan silerek) on geutturursak, (onun yerine, hem kullara fayda ve kolaylık açısından, hem de sevap bakımından) ondan daha iyisini veya (yükümlülük ve sevap ka zandırma yönünden) onun (bir) benzerini getiririz. (Habibim!) Bilmedin mi ki; gerçekten Allâh (emretme, yasaklama, değiştirme ve hükümsüz kıl
ma dâhil) her şeye (hakkıyla gücü yeten bir) Kadîr'dir?! Kur'ân'da ve Sünnet'te geçerli olan "Nesh" konusu "Şerî bir hükmün, Allâh-u Teâlâ ta- rafından tümüyle kaldırılması veyâ misliyle yâhut daha iyisiyle değiştirilmesi" anlamına gel- mektedir. Meselâ Bakara Sûre-i Celîlesi'nin 180. âyet-i kerîmesinde: "Ardından mal bırakacak kişinin, o maldan ne kadar pay alacakları hususunda ana-babasına ve akrabâsına vasiyette bulunmasının farz olduğu" açıkça bildirilmiştir. Ama daha sonra "Mîras âyetleri" olarak anı lan; Nisa Sûresi'nin 11 ve 12. âyet-i kerîmelerinin indirilişiyle, herkesin ne alacağı taksim edil miş ve böylece ölecek kişinin kafasına göre vasiyet yapmasının farziyeti kaldırılmıştır.
90
YANITLASİL
yuksel30 Kasım 2023 03:21
KUR'ÂN-I 'AZÎM
ve Soru Edatlı Kelime Mânâsı - 1
Cüz: 1
Sûre: 2
Yine böylece kiblenin Mescid-i Aksa'dan Mescid-i Harâm'a döndürülüşü de neshin ör- neklerindendir. Bu konuda misalleri çoğaltabiliriz. Konunun ehemmiyetinden dolayı âlimler: "Nâsih ve mensûhu bilmeyen kimselerin âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîfler okuyarak vaaz et- meleri câiz değildir" demişlerdir. Allâh-u Teâlâ neyi ne zamâna kadar ne sebeple geçerli kı- lacağını, ne zamanda neyi hangi hikmetle hükümsüz kılacağını ezelî ilmiyle bildiği için nesh, Allâh-u Teâlâ'nın ilminde ve takdîrinde vukû bulan bir değişiklik olarak görülemez, bilakis bu hükümler, ferdin ve toplumun menfaatleri gözetilerek zaman ve zemine göre değişebilecek şekilde takdîr edilmiştir. Ancak şu bilinmelidir ki; nesh sâdece emir ve yasaklarda geçerlidir, ama haber ve kıssa niteliğindeki konularda geçerliliği düşünülemez. Neshin şekilleri, örnekle- ri ve hikmetleri hususunda geniş mâlûmât için bakınız: Rûhu'l-Furkan Tefsiri, 1/502-507
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
YanıtlaSilBismillahirrahmanirrahim
Elhamdülillah
Allahuekber
Subhanallah
Allahümmesallialaseyyidinamuhammed
Sallaahualeyhivesellem
Estagfirullah
Beş vakit namazı camide kılan Bismillahirrahmanirrahim demiş gibidir.
Ümmetim yıldızlara gidesiye kadar kıyamet kopmayacaktir
yuksel1 Aralık 2023 03:16
YanıtlaSilTARİKATLAR-412
Eve geldi Muhammed'i bulmadı, Yemen illerinde Veysel Karani. Adına Yunus Emre'nin de yuka-
rıya bir kıtasını aldığımız ilahiyi yaz- dığı Veysel Karani Türk tasavvuf ede- iyatında büyük sevgi ve alaka görmüş, hakkında menkıbenameler, pek çok ilahi ve destan mahiyetinde hikâyeler kaleme alınmıştır.
Sufi kaynaklarından bir kısmı Veysel Karani'nin Hz. Peygamberle görüştüğünü ileri sürerlerse de, diğer kaynaklar ve rivayetler bunun aksini savunmuşlardır. Yukarıda belirtildi- ği gibi, hasta annesini yalnız bırakma- dığı için, Medine'ye gidemeyen bu Sufi için Hz. Peygamber, Hz. Ömer ve Hz. Ali'ye, onunla görüşmek imkanı- nın kendilerine nasip olacağını müj- delemiştir. Ayrıca duasını almalarını da bildirmiştir. Onlar da onu görecek- leri anın gelmesini dört gözle bekleme- ye koyulmuşlardır. Hz. Ömer'in hali- feliği döneminin son yıllarına doğru, onun Yemen'den gelen bir hacı kafi- lesi ile gelip Mekke'de bulunduğunu öğrendiler. Hacılar Veysel'in Arafat yakınlarında deve güttüğünü haber verip, hakkında alaylı sözler söyledi- ler. Fakat, Hz. Peygamber'in onun için söylediklerini öğrenince bu tavır- larından ötürü nedamet duydular. Hz. Ömer ve Ali, Veysel Karani'yi bu- lup kendisiyle görüşmek imkanını el- de ettiler. Hz. Peygamber'in kendisi hakkında söylediklerini naklettikleri gibi, hayır duasını da aldılar. Kendi- sine liediye ve para vermek yolunda- ki teşebbüsleri boşa gitti. Maddi hiç- bir şey kabul etmeyen Veysel, hacılar- la
birlikte yine Yemen'e döndü.
Daha sonra geri gelen Veysel Ka-
YANITLASİL
yuksel1 Aralık 2023 03:20
rani, Hz. Ali'nin halifeliği sırasında Medine'ye gitti ve Haricilerin ortaya çıkmalarına sebep olan Siffin savaşın- da Hz. Ali'nin saflarında savaşçı ola- rak bulundu. Bir rivayete göre bu sa- vaşta şehit olmuş, başka bir rivayete göre ise, yine Hz. Ali'nin hilafeti dö- neminde Şam'da hadis ilmiyle meşgul bulunduğu sırada vefat etmiştir. Ri- vayetlerden anlaşıldığına göre Üveys, çok fakir bir ailenin küçük yaşta ye- tim kalmış bir çocuğudur ve son de- rece bağlı bulunduğu annesi ona hem analık, hem de babalık etmiştir.
Hz. Peygamber'i hiç görmediği halde, inanması ve gönülden bağlan- ması, Peygamber tarafından da müj- delenmesi, tasavvufta bir mürşide ula- şamayıp onun ruhaniyetinden feyz alanlara "Üveysi" denmesine yol aç- mıştır. Yani görmediği bir şeyh tara- fından yetiştirilen Sufiye, "Üveysi", bu yoldaki yetişme tarzına "Üveysi- lik'denmektedir.
Daha sonraları Üveysilik dört zümre için kullanılmıştır: a) Hz. Pey- gamber'in ruhaniyetinden feyz alan- lar, b) Veysel Karani'nin yolunda ye- tişenler, c) Herhangi büyük bir şeyhin ruhaniyetinden feyz alanlar, d) Hızır Aleyhüsselam tarafından irşad edilenler.
Veysel Karani halk tarafından çok sevilmiş ve bir çok iyi davranışlar ona bağlanarak misal haline getirilmiştir. Bu yüzden de kendisine fazlasıyla sa- hip çıkıldığından İslâm ülkelerinde, Yunus Emre için olduğu gibi, pek çok yerde kabirleri bulunmaktadır. Bun- ların hepsi gerçek kabir olmayıp sev- gi dolayısıyla ayrılmış makamlardır
yuksel1 Aralık 2023 03:16
YanıtlaSilTARİKATLAR-412
Eve geldi Muhammed'i bulmadı, Yemen illerinde Veysel Karani. Adına Yunus Emre'nin de yuka-
rıya bir kıtasını aldığımız ilahiyi yaz- dığı Veysel Karani Türk tasavvuf ede- iyatında büyük sevgi ve alaka görmüş, hakkında menkıbenameler, pek çok ilahi ve destan mahiyetinde hikâyeler kaleme alınmıştır.
Sufi kaynaklarından bir kısmı Veysel Karani'nin Hz. Peygamberle görüştüğünü ileri sürerlerse de, diğer kaynaklar ve rivayetler bunun aksini savunmuşlardır. Yukarıda belirtildi- ği gibi, hasta annesini yalnız bırakma- dığı için, Medine'ye gidemeyen bu Sufi için Hz. Peygamber, Hz. Ömer ve Hz. Ali'ye, onunla görüşmek imkanı- nın kendilerine nasip olacağını müj- delemiştir. Ayrıca duasını almalarını da bildirmiştir. Onlar da onu görecek- leri anın gelmesini dört gözle bekleme- ye koyulmuşlardır. Hz. Ömer'in hali- feliği döneminin son yıllarına doğru, onun Yemen'den gelen bir hacı kafi- lesi ile gelip Mekke'de bulunduğunu öğrendiler. Hacılar Veysel'in Arafat yakınlarında deve güttüğünü haber verip, hakkında alaylı sözler söyledi- ler. Fakat, Hz. Peygamber'in onun için söylediklerini öğrenince bu tavır- larından ötürü nedamet duydular. Hz. Ömer ve Ali, Veysel Karani'yi bu- lup kendisiyle görüşmek imkanını el- de ettiler. Hz. Peygamber'in kendisi hakkında söylediklerini naklettikleri gibi, hayır duasını da aldılar. Kendi- sine liediye ve para vermek yolunda- ki teşebbüsleri boşa gitti. Maddi hiç- bir şey kabul etmeyen Veysel, hacılar- la
birlikte yine Yemen'e döndü.
Daha sonra geri gelen Veysel Ka-
YANITLASİL
yuksel1 Aralık 2023 03:20
rani, Hz. Ali'nin halifeliği sırasında Medine'ye gitti ve Haricilerin ortaya çıkmalarına sebep olan Siffin savaşın- da Hz. Ali'nin saflarında savaşçı ola- rak bulundu. Bir rivayete göre bu sa- vaşta şehit olmuş, başka bir rivayete göre ise, yine Hz. Ali'nin hilafeti dö- neminde Şam'da hadis ilmiyle meşgul bulunduğu sırada vefat etmiştir. Ri- vayetlerden anlaşıldığına göre Üveys, çok fakir bir ailenin küçük yaşta ye- tim kalmış bir çocuğudur ve son de- rece bağlı bulunduğu annesi ona hem analık, hem de babalık etmiştir.
Hz. Peygamber'i hiç görmediği halde, inanması ve gönülden bağlan- ması, Peygamber tarafından da müj- delenmesi, tasavvufta bir mürşide ula- şamayıp onun ruhaniyetinden feyz alanlara "Üveysi" denmesine yol aç- mıştır. Yani görmediği bir şeyh tara- fından yetiştirilen Sufiye, "Üveysi", bu yoldaki yetişme tarzına "Üveysi- lik'denmektedir.
Daha sonraları Üveysilik dört zümre için kullanılmıştır: a) Hz. Pey- gamber'in ruhaniyetinden feyz alan- lar, b) Veysel Karani'nin yolunda ye- tişenler, c) Herhangi büyük bir şeyhin ruhaniyetinden feyz alanlar, d) Hızır Aleyhüsselam tarafından irşad edilenler.
Veysel Karani halk tarafından çok sevilmiş ve bir çok iyi davranışlar ona bağlanarak misal haline getirilmiştir. Bu yüzden de kendisine fazlasıyla sa- hip çıkıldığından İslâm ülkelerinde, Yunus Emre için olduğu gibi, pek çok yerde kabirleri bulunmaktadır. Bun- ların hepsi gerçek kabir olmayıp sev- gi dolayısıyla ayrılmış makamlardır
26. Şuará Sûresi
YanıtlaSil180
Ayet: 227
Yasaklanan şiirle ve diğer kötülüklerle kendilerine "haksızlık edenler hangi dönüşe (hangi akıbete) döndürüleceklerini yakında bileceklerdir."
Buradaki haksızlık edenler' ifadesi her zalim için geneldir.
"النقل" inkilab, dönme, dönüş manasinadır. Yani onlar ölümler den sonra Allah'a öyle dönüp öyle varırlar; kötü bir dönüşle dönenler ve deli bir varışla geri varırlar. Çünkü onların dönüp varacaklan yer cehen nemdir.
Kaşifi der ki: "Hangi yere dönseler o dönecekleri yer ateş olacak tır."
Rivayete göre Ebû Bekr (r.a.) hayatından ümid kesince Osman (r.a.)'dan şöyle bir ahidname yazmasını istedi: "Bu Ebû Kuhâfe'nin oğlu- nun, kâfir kimsenin bile îmana geldiği bir halde mü'minlere ahdi/vasi yetidir. Ebû Bekir (r.a.) bir ara baygınlık geçirip ayrıldıktan sonra şöyle demiştir: Ben size Ömer b. Hattab'ı (r.a.) yerime halife bırakıyorum. Eğer âdil olursa ki onun hakkında benim zannım budur. Eğer âdil olmazsa "haksızlık edenler, hangi dönüşe (hangi akıbete) döndürüleceklerini yakında bileceklerdir."
"الظلم" adaletten sapmak ve haktan yüz çevirmektir.
Zālimler üç çeşittir: En büyük zâlim, Allah'ın şeriatının (hükmü) altına girmeyendir. Allah Teâlâ: "Doğrusu şirk, büyük bir zulümdür." (Lokmat. 31/13) buyurarak bunu kasdetmiştir. Ortanca zâlim, sultanın hükmünü yeri ne getirmeyendir. En küçük zalim ise amel ve çalışmaktan haylazlık yapıp insanların menfaatlarını alan, kendi menfaatini onlara vermeyendir.
Adaletin faziletindendir ki onun ziddi olan zulümden tevbe ancak ada let yapmakla mümkündür. Şayet hırsızlar aralarında bir şeyi şart koşsalar ve onda adâleti gözetmeseler, işleri yolunda gitmez.
Akıl sahibi kimseye gereken, bu vaîd ve şiddetli tehdîde kulak vermek.
Her sålikin yardımcısı, sülük edilen yolların tehlikelerinden kurtaran ancak Allah'tır. 41
41. Şuara süresi, 1108 yılının Zülkāde ayının 9'unda (30 Mavis 1697) Persembe günü tamam old
YANITLASİL
yuksel7 Aralık 2023 01:20
تفسير روح البيان
Rûhu'l Beyân
- Kur'an Meâli ve Tefsiri -
İsmail Hakkı BURSEVÎ
ERKAM YAYINLARI
CILT
14
sy. 180.
Tarangirane Siyaset karşıdaki meleği şeytan gösterir. (M.) 258:22. Mektup, 4. vecih; (Sn.) 68; (E.L.) 1:266; 2: 144, 145. Tarafgirâne siyaset keşfiyata mânidir. (Mh.) 32:1. maka. 8.
YanıtlaSilmuk
Tarafgirâne vaziyet almamak itiraz edenlerin pişmanlığına se- bep olur. (E.L.) 1:157.
Tarih, asker milletinin siyasete girmesinin çok tehlikeli oldu- ğunu gösteriyor. (H.Ş.) 113: Asa. Hit Yalancı politika ve siyasete dayanmak insanlığın maslahatına
zıttır. (H.Ş.) 78. Zâlim siyasetin gaddarene bir düsturu da "Cemaat için fert feda edilir" dir. (E.L.) 1:206; (H.Ş.) 153.
YANITLASİL
yuksel14 Aralık 2023 00:32
Bir Hazinenin Anahtarı
Risale-i Nur Kulliyati Fihrist ve İndeksi
İsmail Mutlu
sy. 595.
sol taraflarından verirler. Hak teålå orada bütün mahluklarına vasıtasız kelâm söyler. Bir onda herkesin hesabını görüp kimine hitab, kimine itâb eder. Mazlûmun hakkını zālimden alıp, zālimin hasenâtı var ise ona ve- rir, yoksa mazlûmun günahlarını zālime yükletir. Hesabdan sonra hay- vanları toprak eder. Kafirler hayvanlara gıpta edip keşki biz de toprak ol- saydık derler.
YanıtlaSilHz. ALİ -RADIYALLAHU ANH-IN KIYMETLİ SÖZLERİ
YanıtlaSil* Kişi, dili altında saklıdır, konuşturunuz zaman kıyme- tinden neler kaybettiğini anlarsınız.
* Dünya bir cîfedir, leştir. Ondan birşey isteyen köpek- lerle dalaşmaya dayanıklı olsun.
* Kul ümidini yalnız Rabbine bağlamalı ve yalnız günah- ları kendisini korkutmalıdır.
* İnsanlar arasında Allah'ı en iyi bilen, O'nu çok seven ve tam ta'zim edendir.
* İlimsiz yapılan ibadette, anlayış vermeyen ilimde, te- fekküre götürmeyen Kur'ân-ı Kerîm okumakta hayır yoktur.
* İyilik bilmez birisi de olsa, sen iyilik yap! Zira o, mukabi- linde teşekkür edene yapılan iyilikten mizanda daha ağır gelir.
* Edep aklın sûretidir.
* Alim ölse de yaşar, cahil yaşarken ölüdür.
* Bana bir harf öğretenin kölesi olurum.
* İnsanın kıymeti, yaptığı iyiliklerle ölçülür.
* Kalbin şifâsı Kur'ân-ı Kerîm okumaktır.
YANITLASİL
yuksel31 Ocak 2024 21:51
ISLAM KAHRAMANLARI
• İnsanlara önce hakkı öğretiniz. Onu öğrenen batil
tanır. * İnsanı layık olmadığı yere koymak zulümdür.
• Hakk'ı tanıyan Hak ehlini de kolayca anlar. Önce bâtil öğrenen, Hakk'ı güç tanır.
*Sen babanın hakkına riayet edersen, oğlun da senin hakkına riayet eder.
• Cimri insan, dünyada fakirler gibi yaşar, ahirette de zenginler gibi hesaba çekilir.
* Dostlarının kalbini kırmakla, düşmanlarının arzularını yapmış olursun.
* Himayen altındakilere iyilik yapmak istersen, onlara terbiye ve edep öğret.
* İki şey aklı ve tedbiri bozar, biri acele etmek, biri de olmayacak şeyi istemek.
* Kanaat eden aziz, açgözlülük yapan zelil olur.
* Nasihati reddeden, rezalet bulur.
* Kişinin verene teşekkür etmesi, nimetinin artmasına sebep olur.
* Ölümü unutmak, kalbin paslanmasındandır.
* Oburlukla sağlık bir arada bulunamaz.
* Mes'ud insan başkasından ibret alandır.
*Kişinin kendisini beğenmesi, aklının zayıf olduğuna delalet eder.
58
* Hakiki dost, sıkıntı zamanında imdada yetişendir
YANITLASİL
yuksel31 Ocak 2024 21:52
ASR-I SAADET'TEN
* Lüzumsuz şeylerin peşinde koşan, lüzumlu şeyleri ka- çırır.
• İnsanın namaz hususunda tembellik göstermesi, îman zayıflığındandır.
* Sabır kederlere perde, tehlikelere karşı yardımcıdır.
* Öldükten sonra yaşamak isterseniz, ölmez bir eser bırakınız.
* Her fenalıktan uzak kalmanın yolu, dili tutmaktır.
* İktisat az şeyi çoğaltır, israf çok şeyi azaltır.
* Akıl gibi mal, iyi huy gibi dost, edep gibi miras, ilim gibi şeref olmaz.
İnsanlığın kurtuluşu faizin kaldırılması, zekâtın yerine getiril mesindedir. (S.) 649:Lemaat
YanıtlaSilYANITLASİL
yuksel4 Şubat 2024 22:33
İnsanlar kendi idarecilerinin yolundadır. (Mn.) 33.
YANITLASİL
yuksel4 Şubat 2024 22:53
8.Asirda İngiliz Kralı Lâ ilahe illallah Muhammed ün Rasulüllah diye yazarak para bastırmış.
Akra Fm.
Günün sohbeti
Prof Dr Mahmud Esad Coşan
YANITLASİL
yuksel4 Şubat 2024 23:36
Türkiye Cumhuriyeti de paranın üstüne Lâ ilahe illallah Muhammed ün Rasulüllah diye yazmalidir.
Cennet ehli Cennete Cehennem ehli de ateşe girdiklerinde, ölüm (bir koç şeklinde) Cennetle Cehennem arasında bir yere getirilir ve kesilir. Sonra bir münadi şöyle nida eder: "Ey ehli Cennet, ebedilik var ölüm yok. Ey ehli nar, ebedilik. Ölüm yok." Bunun üzerine Cennet ehlinin sevinç üzerine sevinçleri artar. Cehennem ehlinin ise hüzünleri üzerine hüzünleri artar.
YanıtlaSilRavi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
Sayfa: 51 / No: 9
Ramuz El-Ehadis
YANITLASİL
yuksel20 Şubat 2024 16:30
Ümmetimi Benden sonra öyle fitneler kaplayacak ki, o fitnelerde insanın vücudu gibi kalbide ölür.
Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
Sayfa: 346 / No: 5
Ramuz El-Ehadis
Cennet ehli Cennete Cehennem ehli de ateşe girdiklerinde, ölüm (bir koç şeklinde) Cennetle Cehennem arasında bir yere getirilir ve kesilir. Sonra bir münadi şöyle nida eder: "Ey ehli Cennet, ebedilik var ölüm yok. Ey ehli nar, ebedilik. Ölüm yok." Bunun üzerine Cennet ehlinin sevinç üzerine sevinçleri artar. Cehennem ehlinin ise hüzünleri üzerine hüzünleri artar.
YanıtlaSilRavi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
Sayfa: 51 / No: 9
Ramuz El-Ehadis
YANITLASİL
yuksel20 Şubat 2024 16:30
Ümmetimi Benden sonra öyle fitneler kaplayacak ki, o fitnelerde insanın vücudu gibi kalbide ölür.
Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
Sayfa: 346 / No: 5
Ramuz El-Ehadis
de: «Malınızın ve avene- nizin çokluğu ve hakkı kabulde büyüklenmeniz sizi azabdan kurtarmadı.» derler.] [2] : [Ve «Bunlar (yani müslümanlar) Cennete giremez. diye yemin ederdiniz, derler.] [3] O anda: [Mü'minlere, «Cennete giriniz; sizin için asla korku ve keder yoktur. denilir.] A'raf halkının kim olacağı (sabi iken ölen küffar evladı, deliler vesaire olmak üzere) ihtilaflıdır. ((Cen- netle Cehennem arasında Yahya aleyhisselâm tarafından, Ce- nabı Hakkın emriyle, ölüm kesilip yok edilecek ve ondan sonra kâfirlerin kederi, mü'minlerin sevinçleri artacaktır.))
YanıtlaSilDeccal ve İsa...
YanıtlaSilBiri gelip öteki gelmemiş olmaz... Adalet muk- tezasınca çağdaş...
Gelecek diyenler var.
Gelip gitmiş diyenler azın azı olsa da var. Aramız- da diyenler de...
Hangisi Bilgin Abi?
Bilgin Abi'nin pek konuşası yok. Herkes biraz da kendisi okusun bulsun, diyor. Her şey her zaman konuşulmuyor, der gibi.
Bazı şeyler sır gibi... Öyle de kalmalı belki. Belki
diyoruz ama sır meraklılarına perdeleri aralasak ne
olur ki... Kıyamete kalacak belki çok şey belki...
Belkisi çok bir âlem için "Belki" isimli bir roman yaz-
malı belki.
SİYASET (Bak:parti, DP, CHP, kamu- oyu, propağanda)
YanıtlaSilAhirzamanda beklenen zat da gelse siyaseti bırakırdı. (K.L.) 50,
58; (S.T) 43; (T.Η.) 256. Ali (r.a.) hakiki adaleti esas alan bir siyaset takip etmiştir. (E.L.) 1:207; (M.) 56:15. Mektup, 2. suâl
Allah için sevmek, Allah için buğzetmek düsturu yerine, siyaset için sevmek, siyaset için düşmanlık etmek almamalı. (S.T.) 155. Bediüzzaman'ın dünya siyasetine bakmaması. (K.L.) 154.
Bediüzzaman ehl-i siyasete karşı kullandığı kelimeleri sonradan niçin hafifletti? (E.L.) 2:84.
Bediüzzaman'ın elinde siyaset topuzu yoktu. (E.L.) 1:156; (Μ.) 53:13. Mektup, 3. sual
Bediüzzaman'ın eserlerinde siyasete yer (T.H. İç. R.) 1:32. vermesinin sebebi.
Bediüzzaman'ın İstanbuldaki hayatı bir derece siyasîdir. (T.H.) 50. Bediüzzaman Meşrûtiyetten önce kurtuluşun siyaset dairesinde olduğunu zannediyor. (E.L.) 1:205; (ST) 150
Nebitatın tohumlan ve çekirdekleri onlan niyetleridir. (8.) 325 24. Söz, 5. dal, 2. meyve
YanıtlaSilBOLŞEVİZM
Bolşevizm anarşi mahsülünü verdi (Ş.) 494.5. Şua
Bolşevizm fırtınası hapishanelerde başladı. ($.) 423:14. Şua Cumhuriyetçilerin bolşevizm düsturlarına taraftar olmaları, (L.) 174:22. Lem'a, 2, işaret
Istanbul'da Bolşevizm aleyhinde gösteri yapıldı. (E.L.) 1:104, 106 Rusya'daki dinsizlik cereyanı Hıristiyanlığı mağlup etti. (E.L.) 1:101.
Sosyalistlik Bolşevikliğe dönüştü. (Ş.) 494:5. Şua
BULUT
Bulutların çeşitli varlıklar olarak görünmesi. (Mh.) 70:1. maka 8. mes Bulutlar dağları andırır. (Mh.) 70:1. maka, 8. mesele
Bulutların, şimşek ve gökgürültüsünün teşekkülü. (1.1.) 130 Dağ ve bulut birbirininin elinden tutup musafaha eder. (Mh.) 70:1, maka. 8. mes.
Pamuk-misal bulutlar dolu, kar ve su tulumbası hükmündedir. (As. M.) 90:2, kısım, 1. hüccet-i imaniye Bulut ile arz arasında cereyan eden su alış verişi. (M.N.) 17: Lem'alar, 7. lem'a
BURÇ
Herkül burcu. (S.) 615:33. Söz, 21, pen. Burçların isimleri nereden geliyor? (L.) 96:14. Lem'a, 1. mak. 3. vee Burç nedir? (L.) 95:14. Lem'a, 1. mak. 3. vecih
BÜLBÜL
Bülbülün nağmesi ve maaşı. (S.) 319:24. Söz, 4. dal, 1. kısım Bülbülün gülle aşk hikâyesi. (M.) 293:24. Mektup, 2. zeyl 1, núk FIURIST/122
Rayu, kendisinden yedi bagak sunbüllenen ve her fuit ba liz dane bulunan bir daneye benzer. (M) 106
YanıtlaSilHayırdan bazan yer çıktığı gibi, gerden de bazan bay (Min.) 75.
Hayre mutlaktan hayır gelir. (S.) 81:10. Söz 10. hakikat Insanın hayra da, germe de sunumuz kabiliyeti vardır. (0) 20 Käinatta mutlak galip hayırdır. (Mn) 38.
Kainatım mülk ciheti, hüsün, kubuh, hayır, şer, küçük, büyük zdan cevelengahadır. (Sn.) 33. Kusunuz eqya, her şeyiyle hayırlı şey, az bulunur. (M) 430
Mektup, 9 işåret, 3. selvih Yaratılışta hayır küllt, şer cüzidir. (Mh.) 1. mak. 9. muk.) 34.
HAYVAN (Bak:arı, sinek, kuş)
Allah'n sekiz çift hayvan indirmesi. (L.N.) 52.
An su içer bal akıtır, yılan su içer zehir akıtır. (Mn) 121, Aumacanın sergeye tasallutunun hikmeti. (S.) 210:18. Söz 2.
Balıkların çoğalması. (L.N.) 14.
Bajid başında bir kurd Bediüzzaman'a ilişmedi. (S.T.Ten)
28. Lem'a
Bazı hayvanlar ruhların tayyareleridir. (S.) 163:15. Söz 1. b
Bediüzzaman ile hocasına cesim bir arslanan musallat olma (S.T. Ten) 156:28. Lem'a
Bediüzzaman'ın kanncalara yemek vermesi. (T.H.) 39. Birmaymunun Venizelos'u gebertmesi. (Rm. Iç. R.) 1:233
Bulbul beş gaye için istihdam ediliyor. (S.) 319:24. Söz 4.
Domuz eti yiyen bir cihetle domuzlaşır. (L.N.) 84.
Ehii hayvanlar insarun zaaf, acz ve tenbelliinden hisse al Et yiyen hayvanların helal riziklan ölmüş hayvanlardır. (LN) 13 arder. (S.) 292:23. Söz 2. mebhas, 3. nükle FRUKOST/258
Hayır, kendisinden yedi başak sünbüllenen ve her bir başakta yüz dane bulunan bir dâneye benzer. (Mn.) 106. Hayırdan bazan şer çıktığı gibi, şerden de bazan hayır çıkar
YanıtlaSil(Mn.) 75.
Hayr-ı mutlaktan hayır gelir. (S.) 81:10. Söz 10. hakikat
İnsanın hayra da, şerre de sınırsız kaabiliyeti vardır. (Sn.) 27.
Kainatta mutlak galip hayırdır. (Mn.) 38.
Kainatın mülk ciheti, hüsün, kubuh, hayır, şer, küçük, büyük gibi zıtların cevelengâhıdır. (Sn.) 33.
Kusursuz eşya, her şeyiyle hayırlı şey, az bulunur. (M.) 430:29. Mektup, 9.işâret, 3. telvih
Yaratılışta hayır küllf, şer cüz'idir. (Mh.) 1. mak. 9. muk.) 34.
Bir Hazinenin Anahtarı
YanıtlaSilRisale-i Nur Kulliyati Fihrist ve İndeksi
İsmail Mutlu
Yaş kese laydası saymakla bitmez flavayı temizler, çevreyi güzelleştirir, birçok hayvana ev sa hipliği yapar ve toprak kaybının önüne geçer. Bu yararları dü sulmeden sadece odunundan yaralanmak için kesilen ağaç Jann kesilmesi, insanların öldürülmesi kadar kötüdür ve suç
YanıtlaSilYaş yetmiş, iş bitmiş: Insan yetmiş yaşına geldiğinde be ansel işlevleri yavaşlamaya başlar ve çalışamaz olur. Bu du- na gelen kimseden, artık verim beklenmez.
Yatan aslandan, gezen tilki yeğdir: Hiç çalışmadan hazır parası yiyen soylu kişiden, geçimlerini sağlamak için ça- yan insanlar bin kat iyidir. Toplum çalışkan ve üretken kişi- leri sever.
Yatan ölmez, eceli yeten ölür: Yatan kişinin eceli gelme- ▲ ise ölmez. Dolaşan, sağlam kişinin eceli geldi ise ölür. Ölüm sırasının kimde olduğu bilinmez.
Yatanın, yürüyene borcu var: Çalışmadan ve emek har- camadan para yiyen kişiler, çalışan insanların sayesinde ha- atlarımı sürdürürler. Bu nedenle yattığı yerde yaşamlarını ürdüren tembel kişilerin, ayakta çalışarak emek harcayan ki- lere borçları vardır.
Yavaş atın çiftesi pek olur: Uysal ve sessiz kişiler pek la sinirlenmezler. Ama kendilerini çileden çıkaracak bir ay karşısında ise çevrelerinde bulunan kişileri şaşırtacak ka-
tepki gösterirler. Yavaş tükürüğün sakala zararı var: İnsan, olaylar karşı- da gerektiği kadar tepki göstermeyi bilmelidir. Aksi halde,
je zarar verecek durumlar yaşanabilir.
Yaş kesen, baş keser: Ağaçlar çok yararlıdır. Bunlan düşünmay odun elde etmek için ağaç kesen, insan caninskiymiş kad suç işlemiş olur.
YanıtlaSilYaş yetmiş, iş bitmiş: Insan yetmiş yaşına gelince, hem bedience zihince zayıf düşer. Bu durumdaki kimseden, verim beklenemez
Yatan aslandan, gezen tilki yeğdir: Çok güçlü olup da çalışmayan, b üretmeyen, başkalarının sırtından geçinen kimselere göre güçsüz
halde çalışan kimseler daha iyidir. Yatan ölmez, ecell yetən ölür: Hasta yatan, ecell gelmemişne dime
şifa bulup sağlığına kavuşabilir. Fakat sapasağlam bin, payet oc mişse ayaktayken bile ölüverir.
Yatanın, yürüyene borcu var:" Çalışmayan birimin kazano olmaz man veresiye alıp borçlanır. Çalışmadığı halde bir peyden nem kimse, bu kolaylığı çalışıp o şeyi ortaya çıkarana borçludur.
Yavuz at (it), yemini (ününü) kendi artırır. Kötü huylu da olsa girişkan kan, görevini aksatmayan, üzerine aldığı işi tam anlamıyla yapan ler bunun mükafatını görürler.
Yavuz hırsız, ev sahibini bastine: Düzenbaz kimseler, düşüncesiz
kimseleri aldatmakta pek zorlanmazlar, Hatta bu kimseler, bu şaşkın insanları, haklı da olsalar haksız çıkarabili, kendimin memiş gibi gösterebilirler.
Yaza çıkardık danayı, beğenmez oldu anays: Anne-babanny cuklar, belli bir yaşa gelince büyüklerini beğenmez chatur
Yazın başı pişənin, kışın aşı plşer: Yazın güneş altri paep katlanan kimseler ailesinin kışlık zahiresini kazan
Çalışıp varlık elde eden biri, hastalığında ve ihtiyatda sax
Yazın yanmayan kışın ısınmaz: Yazın çalışmayan kupene yiyecek bulur
Yagniği yel alır, ağır yerinde kaloyan ğerini fubnayan, hedd megrep va zayed kamar b
renevler, bir yerde tu unachaien gli onun turun yuva
Atasözü
YanıtlaSildeğiştir
Yaş yetmiş, iş bitmiş Yaş yetmiş, iş bitmiş
[1] İnsan yetmiş yaşına gelince, genellikle, bedence de, kafaca da düşer, çalışamaz olur. Budurumdaki kimseden, artık verim beklenmemelidir.
Kaynakça
değiştir
Aksoy, Ömer Asım (1995). Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü 2 Deyimler Sözlüğü. İstanbul: İnkılâp Kitabevi. ISBN 975-10-0128-5.
Osman bin Affan
YanıtlaSilOsman ibn-i Affan
Doğum 574 Mekke
Ölüm 17 Haziran 656 Medine
Milliyeti Arap
Hz. Osman ilmî bakımdan da temayüz etmişti, hatta hac menâsiki konusunda en bilgili sahâbî olduğu söylenmiştir (Süyûtî, Târîḫu’l-ḫulefâʾ, s. 149). Kur’an’ı ezberleyen ve Hz. Peygamber’in sağlığında fetva veren birkaç sahâbî arasında yer alır (M. Abdülhay el-Kettânî, I, 184-185, 196). Kıraat farklarının sebep olduğu tartışmaları önlemek için Hz. Ebû Bekir zamanında mushaf halinde toplanan Kur’ân-ı Kerîm’i beş veya yedi nüsha olarak çoğaltıp Mekke, Basra, Kûfe, Şam, Yemen ve Bahreyn’e birer nüsha gönderdi, “imam mushaf” denilen nüshayı da Medine’de bıraktı. Hadisleri tam olarak rivayet eder, bu hususta çok titiz davranırdı. Onun hakkında bir kişi, “Ashap arasında hadisleri Hz. Osman’dan daha tam ve güzel şekilde rivayet eden birini görmedim, ancak o hadis rivayetinden çekinen bir zattı” demiştir (İbn Sa‘d, III, 57). Resûl-i Ekrem’den 146 hadis rivayet etmiştir (Süyûtî, Târîḫu’l-ḫulefâʾ, s. 149). Hz. Osman, Resûlullah’ın iki kızıyla evlenmiş olduğu için “zü’n-nûreyn” (iki nur sahibi) lakabıyla meşhur olmuştur. Ayrıca “esnâf-ı mühr-künan”ın pîri sayılmaktadır. Topkapı Sarayı Müzesi’ndeki kılıçlardan beşi ona nisbet edilir.
YanıtlaSilMÜNEBBİHAT
YanıtlaSiliçin hareket de mârifete alâmettir."
☆☆☆
24. Hz. Peygamber (sav) buyurmuştur ki:
"Bütün hataların kaynağı, dünya sevgisi; bütün fitne- lerin kaynağı, öşür ve zekâtı vermemektir."
☆☆☆
25. Denilmiştir ki:
"Hatasını ikrar eden kişi, her zaman övgüye lâyıktır. Kusurunu itiraf etmek, (tövbenin) kabulün(ün) alâmeti- dir."
☆☆☆
26. Denilmiştir ki:
.
"Nimetlere karşı nankörlük yapmak alçaklık, ahmakla beraber olmak ise uğursuzluktur."
☆☆☆
Şair demiştir ki:
"Ey dünyayla meşgul kişi, Bitmek bilmez istekleri. Hâlâ gaflet içindedir, Gelip çatar ecel vakti. Ölüm gelir ansızın, Kabir amel sandığı. Sabret ölüm korkusuna, Bağlıdır o ancak eceline."
24. Hz. Peygamber (sav) buyurmuştur ki:
YanıtlaSil"Bütün hataların kaynağı, dünya sevgisi; bütün fitne- lerin kaynağı, öşür ve zekâtı vermemektir."
Tasavvuf Klasikleri
ibn Hacer El-Askalani
MÜNEBBİHAT
UYARILAR
eder, erteler) lakin asla ihmal etmez.
YanıtlaSilŞairin dediği gibi; ‘Cani dipdiri gezse de... Masumlar (bebekler dahil) ölse de... Suçluların yerine başkaları mahkûm olsa da... Er ya da geç ilahi adalet gerçekleşir ve hak yerini bulur’. Bu cümleden olarak; boynuzsuz koyun kendisini vuran boynuzlu koyundan hakkını alacaktır; bundan kimsenin şüphesi olmasın.
Nitekim ilahi buyrukta: ‘Zerre miktarı (çok az) iyilik yapan da zerre miktarı şer işleyen de onun karşılığını görür’.
Haberin Devamı
Kanada Göçmenliği için uygunluğunuzu şimdi kontrol edin.
Canadian Online Immigration
by Taboola
İsrail’in sergilemekte olduğu bu vahşeti, bütün emperyalist ülkeler, tarihleri boyunca envai çeşidiyle sergilediler ve sergilemeye devam etmektedirler.
Zalimler güruhu zamana ve zemine göre vahşetlerine ayar vermektedirler. Kâh sessiz ve derinden (yılanın kurbağanın kanını emmesi gibi) kâh aleni ve vahşice (Gazze’deki gibi) katliamlarını sürdürmektedirler.
Zalimlerin ortak yönü, Müslümanları veya kendilerinden olmayanları insan olarak görmemeleridir. Zira Müslümanların itlaf edilmesi gereken hayvan olduklarını en yetkili ağızları pervasızca söyleyebiliyor.
Yeryüzünü ifsat edecek, bozgunculuk çıkaracak, masum kanı dökecek ve gasp ettiği malları semirecek insanoğlunun düştüğü derekeyi (alçak-aşağı aşama) görüyor musunuz?
İşin bundan da vahimi ise, tüm bu cinayetleri, katliamları ve soykırımları işleyen bu insan türü medeni geçiniyor, kendisini erdem timsali gösteriyor. İşin doğrusunu, kara bahtlı Afrikalının yalın gerçeğinde görebilirsiniz. Kara derili bu insanlar, beyaz ve uzun bacaklı insandan (İngiliz, Fransız, Alman vb.) ürküyor, korkuyor ve kaçıyor. Belli ki onu, eşi,
Dünya ile Ahiret işi bir anda yapılması gerekse ahiret işi önce yapılır.
YanıtlaSilAKRA FM
MAHMUD ESAD COŞAN
HADİSLER DERYASI
guya yerleştiler, halen sayıca az olmalarına rağmen birçok ülkenin Sunetimini, kültürel hayatını, ekonomisini, dünya ticaretini ele geçir miş, istediğini istediği ülkeye empoze ettirip yaptırabiliyorlar... Batılı devletlerin, daha başka, mason locaları, Lions kulüpleri, Ro- tary kulüpleri, Bilderbergler, misyoner teşkilatları, Yehova Şahitleri gi bi nice nice dinî, sosyal, siyasî, gizli, âşikâr, etkili, faal teşkilatları var... Ama biz müslümanların böyle kuruluşları yok; kurulmamış, kuru-
YanıtlaSillanlar tahrip edilmiş, kapatılmış, yasaklanmış...
Emperyalistler bir İslâm ülkesini ele geçirdiler mi önce İslam'ı
unutturmaya, müslüman halkı dejenere etmeye çalışırlar, en çok, ger- çek İslâm'dan, halis müslümandan korkarlar. Çünkü İslâm, iman, Kur'an, irfan, ahlâk ve mâneviyat ile ilim, çalışma, gayret, şuur, onur, basiret, hürriyet, istiklal, kalkınma, refah, mutluluk, zenginlik, güçlü- lük arasında kuvvetli ilişkiler, sarsılmaz bağlar, kesin etki ve tepkiler olduğunu çok iyi bilirler.
YANITLASİL
yuksel28 Şubat 2024 06:54
smler belli, duvarlar saglam, R çek buketleri, demek ki sık sık in uzerlerinde demet demet ta- ziyaret olunmaktalar...
Onlar böyleyken bizler ne yapmışız? Maalesef yürekler acısı bir durum. Mezarlıklar istilaya uğramış, gecekondu dolmuş, istimlak edilmiş, türbeler yıkılmış, kapatılmış, tozlu, harap, yağmalanmış; cami lere el konulmuş, halı la rı, levhaları, minberleri, mihraplan, çinileri- hatta kubbe kurşunları çalınmış, en değerli eserler yıktırılmış, avlu ları yok edilmiş; tarih sevdirilmemiş, ecdat kötülenmiş, gerici ve yo- baz gösterilmiş, vatan hainle ri putlaştırılmış, kahramanlaştırılmış; sa- raylar yağmalanmış, arşivler satılmış, şehirlerin tarihî binaları yıkıl- mış, yerlerini soğuk beton yığınlar almış, vakıf eserler yağmalanmış, kütüphaneler kapatılmış, en değerli kitaplar kaybolmuş, bir sürü yol- suzluk, hırsızlık, hainlik, düşmanlık, kadirbilmezlik, şarlatanlık, dal- kavukluk, nemelâzımcılık, vefasızlık, şuursuzluk...
Milli kültürümüz mahvedilmiş, tarihimiz yağmalanmış, tarih şu- uru sıfır, takip yok, hesap soran yok, suçlu ortada, ev sahibinden bas- kin, arsız, yüzsüz. Bu rezalete kimler, ne zaman dur diyecekler acaba; Şark'ın
eski aslanları nerede, uykudan ne zaman uyanacaklar? Bir 18 Mart Canakkale Zaferi gecti kar kisi olayı bilmekte? Çocuk
الْفًا يَجْعَلُهَا اللَّهُ مَوْعِظَةً لِلْمُتَّقِينَ وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِنِينَ وَعَذَابًا عَلَى الْكَافِرِينَ (كر
YanıtlaSilعن عروة بن رويم عن الانصاري 3232- Ümmetim büyük bir depremle karşı karşıya kalacaktır. On bin, yirmi bin, otuz bin kişi ölecektir. Bu, mü'minler için bir öğüt ve rahmet vesilesi olurken, kafirler için de serapa bir azab olacaktır.
۳۲۳۳- تَكُونُ النُّبُوَّةُ فِيكُمْ مَا شَاءَ اللهُ اَنْ تَكُونَ ثُمَّ يَرْفَعَهَا إِذَا شَاءَ أَنْ يَرْفَعَهَا ثُمَّ تَكُونُ خِلَافَةً عَلَى مِنْهَاجِ النُّبُوَّةِ فَتَكُونُ مَا شَاءَ اللَّهُ أَنْ تَكُونَ ثُمَّ يَرْفَعُهَا إِذَا شَاءَ أَنْ يَرْفَعَهَا ثُمَّ تَكُونُ مَلِكًا عَضُوضًا فَتَكُونُ مَا شَاءَ اللَّهُ ثُمَّ يَرْفَعُهَا إِذَا شَاءَ أَنْ يَرْفَعَهَا ثُمَّ مُلْكُ جَبْرِيَّةٍ ثُمَّ تَكُونُ خِلَافَةً عَلَى مِنْهَاجِ
النبوة (ط حم ن والروياني ض عن حذيفة)
3233- Peygamberlik içinizde, Allah'ın dilediği zamana kadar devam edecek, sonra kaldırmak isteyince onu, kaldıracak; sonra nübüvvetin yolunda olan hilafet Allah'ın dilediği müddete kadar sürecek, sonra onu kaldırmak isteyince kaldıracak, sonra ısıran saltanat devri gelecek, o da Allah'ın dilediği zamana kadar kalacak, sonra Allah onu kaldırmak isteyince kaldıracak, sonra onu zorba bir hükümdarlık takip edecek, sonra da nübüvvet yolu üzerinde olan bir hilafet devri gelecek.
٣٢٣٤ - تَكُونُ لَأَصْحَابِي زَلَّةٌ يَغْفِرُهَا اللَّهُ لَهُمْ لِسَابِقَتِهِمْ مَعِي (كر عن محمد
بن الحنفية عن ابيه
3234- Ashabımın zellesi (ayak kayması) olur. Lakin Allah onları benimle beraber güzel geçmişleri bulunduğu için bağışlar.
٣٢٣٥ - تَكُونُ بَيْنَ يَدَيِ السَّاعَةِ أَيَّامٍ يُرْفَعُ فِيهَا الْعِلْمُ وَيُنْزَلُ فِيهَا الْجَهْلُ
وَيُكْثَرُ فِيهَا الْهَرَجُ وَالْهَرَجُ الْقَتْلُ (ه عن ابن مسعود)
3235- Kıyamet öncesi öyle günler olacak ki, o günlerde ilim kalkacak, cehalet yaygın hal alacak, cinayetler çoğalacak.
بِكُمْ فَيَسِيرُونَ ٣٢٣٦ - تَكُونُ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَ بَنِي الْأَصْفَرِ هُدْنَةٌ فَيَعْدِرُونَ
إِلَيْكُمْ فِي ثَمَانِينَ غَايَةً تَحْتَ كُلِّ غَايَةٍ اثْنَيْ عَشَرَ الْفَا" (ه عن عوف بن مالك)
YanıtlaSil3236- Beni asfar ile aranızda sulh olacak, sonra size hiyanette bulunup her birinin altında on ikibin kişi bulunan seksen sancakla size doğru saldıracaklar.
۳۲۳۷ - تَكُونُ أَرْبَعُ فِتَنِ الأُولَى يُسْتَحَلُّ فِيهَا الدَّمُ وَالثَّانِيَةُ يُسْتَحَلُّ فِيهَا الدَّمُ وَالْمَالُ وَالثَّالِثُ يُسْتَحَلُّ فِيهَا الدَّمُ وَالْمَالُ الْفَرْجُ وَالرَّابِعَةُ الدَّجَّالُ
نعيم عن عمران بن حصين
3237- Dört fitne başgösterecek: Birincisinde adam öldürmek helal sayılacak, ikincisinde hem o, hem de mal, üçüncüsünde kan, mal, zina helal sayılacak, dördüncüsü ise Deccal'dir.
۳۲۳۸ - تَكُونُ اَمَامَ الدَّجَّالِ سِنُونٌ خَوَادِعُ يُكْثَرُ فِيهَا الْمَطَرُ وَيُقَلُّ فِيهَا النَّبْتُ وَيُكَذِّبُ فِيهَا الصَّادِقُ وَيُصَدَّقُ فِيهَا الْكَاذِبُ وَيُؤْتَمَنُ فِيهَا الْخَائِنُ وَيُحَوَّنُ فِيهَا الْأَمِينُ وَتُنْطَقُ فِيهَا الرُّوَيْبِضَةُ قِيلَ يَا رَسُولَ اللَّهِ وَمَا الرُّوَيْبِضَةُ
قَالَ مَنْ لَا يُوبَهُ لَهُ (طب عن عوف بن مالك)
3238- Deccal'den önce aldatıcı yıllar olacak. O yıllarda yağmur çok, bitki az olacak, doğru söyleyen yalanlanacak, yalan söyleyense doğrulanacak, haline güvenilecek emin olan kişi hain sayılacak, Ruvaybıza konuşacak "Ruvaybıza nedir ey Allah'ın Rasulü?" diye sordular. "Ruvaybıza, kendisine önem verilmeyen kişi" buyurdu.
۳۲۳۹ - تَكُونُ بَيْنَ النَّاسِ فِرْقَةٌ وَاخْتِلَافٌ فَيَكُونُ هَذَا وَأَصْحَابُهُ عَلَى الْحَقِّ
يَعْنِي عَلِيًّا (طب عن كعب بن عجرة) 3239. İnsanlar arasında ayrılık ve ihtilaf olacak, bu ve arkadaşları doğru yol üzere olacaklar. (Hazreti Ali kasdediliyor.)
٣٢٤٠ - تَمَنَّوْا الْمَوْتَ عِنْدَ خِصَالِ سِيِّ عِنْدَ إِمَارَةِ السُّفَهَاءِ وَبَيْعِ الْحُكْمِ وَاسْتِحْفَاف بالدَّمِ وَكَثْرَة الشَّرْطِ وَقَطِيعَةِ الرَّحْمِ وَلَشُوءٍ يَسْتَخْذُونَ الْقُرْآنَ
مَزَامِيرَ يُقَدِمُونَ الرَّجُلَ لِيُغَنِّيَهُمْ وَلَيْسَ بِأَفْقَهِهِمْ (طب عن عابس لغفارى)
YanıtlaSil3240- Şu altı hususla karşılaştığınız zaman, ölümü temenni edin. Alçaklar başa geçirilince, hükümler satılınca, insan öldürmek hafife alınınca, şart ve yemin çoğalınca, akraba ile ilgi kesilince, Kur'an şarkı gibi oyuncak ve eğlence edinilince ki, insanlar kendilerinden çok daha az bilgisi bulunan adama gelip ondan medet umarlar.
٣٢٤١ - تَنَاصَحُوا فِي الْعِلْمِ وَلَا يَكْتُمُ بَعْضُكُمْ بَعْضًا فَإِنْ خِيَانَةً فِي الْعِلْمِ
أَشَدُّ مِنْ خِيَانَةٍ فِي الْمَالَ (حل عن ابن عباس)
3241- İlimde birbirinize yardımcı olun. Kimse kimseden ilmi gizlemesin. Çünkü ilimde hıyanet, maldaki hıyanetten daha şiddetlidir.
٣٢٤٢ - تَنْتَظِرُ النُّفَسَاءُ اَرْبَعِينَ لَيْلَةً فَإِنْ رَنَتِ الطَّهْرَ قَبْلَ ذَلِكَ فَهِيَ طَاهِرٌ
وَإِنْ جَاوَزَتِ الْأَرْبَعِينَ فَهِيَ بِمَنْزِلَةِ الْمُسْتَحَاضَةِ تَغْتَسِلُ وَتُصَلِّي فَإِنْ غَلَبَهَا
الدَّمُ تَوَضَّأَتْ لِكُلِّ صَلَوة (ك عن ابن عمرو)
3242- Lohusa, kırk gece bekler. Bundan önce temizlik görürse, temizlenmiş olur. Eğer kırk geceyi geçerse özürlü hükmündedir. Yıkanır, namaz kılar. Eğer kan çok gelirse her namaz için abdest alır.
٣٢٤٣ - تَنْزِلُ الْمَعُونَةُ مِنَ السَّمَاءِ عَلَى قَدْرِ الْمَوْنَةِ وَيَنْزِلُ الصَّبْرُ عَلَى قَدْرِ
الْمُصِيبَةِ الحسن بن سفيان كر عن ابي هريرة)
göre iner. 3243- Yardım gökten, ihtiyaca göre iner, sabır da musibete
٣٢٤٤ - تُنْكَحُ الْمَرْئَةُ لِأَرْبَعِ لِمَالِهَا وَلِحَسَبِهَا وَلِجَمَالِهَا وَلِدِينِهَا فَاغْفَرْ
ذاتِ الدِّينِ تَرِبَتْ يَدَاكَ خ م ن ده حب عن أبي هريرة والديلمي والدارمي عن جابر)
3244- Kadın dört hasleti için alınır:
a) Malı için,
YanıtlaSil3233- Peygamberlik içinizde, Allah'ın dilediği zamana kadar devam edecek, sonra kaldırmak isteyince onu, kaldıracak; sonra nübüvvetin yolunda olan hilafet Allah'ın dilediği müddete kadar sürecek, sonra onu kaldırmak isteyince kaldıracak, sonra ısıran saltanat devri gelecek, o da Allah'ın dilediği zamana kadar kalacak, sonra Allah onu kaldırmak isteyince kaldıracak, sonra onu zorba bir hükümdarlık takip edecek, sonra da nübüvvet yolu üzerinde olan bir hilafet devri gelecek.
٣٢٣٤ - تَكُونُ لَأَصْحَابِي زَلَّةٌ يَغْفِرُهَا اللَّهُ لَهُمْ لِسَابِقَتِهِمْ مَعِي (كر عن محمد
بن الحنفية عن ابيه
3234- Ashabımın zellesi (ayak kayması) olur. Lakin Allah onları benimle beraber güzel geçmişleri bulunduğu için bağışlar.
٣٢٣٥ - تَكُونُ بَيْنَ يَدَيِ السَّاعَةِ أَيَّامٍ يُرْفَعُ فِيهَا الْعِلْمُ وَيُنْزَلُ فِيهَا الْجَهْلُ
وَيُكْثَرُ فِيهَا الْهَرَجُ وَالْهَرَجُ الْقَتْلُ (ه عن ابن مسعود)
3235- Kıyamet öncesi öyle günler olacak ki, o günlerde ilim kalkacak, cehalet yaygın hal alacak, cinayetler çoğalacak.
بِكُمْ فَيَسِيرُونَ ٣٢٣٦ - تَكُونُ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَ بَنِي الْأَصْفَرِ هُدْنَةٌ فَيَعْدِرُونَ
YANITLASİL
yuksel1 Mart 2024 22:26
إِلَيْكُمْ فِي ثَمَانِينَ غَايَةً تَحْتَ كُلِّ غَايَةٍ اثْنَيْ عَشَرَ الْفَا" (ه عن عوف بن مالك)
3236- Beni asfar ile aranızda sulh olacak, sonra size hiyanette bulunup her birinin altında on ikibin kişi bulunan seksen sancakla size doğru saldıracaklar.
۳۲۳۷ - تَكُونُ أَرْبَعُ فِتَنِ الأُولَى يُسْتَحَلُّ فِيهَا الدَّمُ وَالثَّانِيَةُ يُسْتَحَلُّ فِيهَا الدَّمُ وَالْمَالُ وَالثَّالِثُ يُسْتَحَلُّ فِيهَا الدَّمُ وَالْمَالُ الْفَرْجُ وَالرَّابِعَةُ الدَّجَّالُ
نعيم عن عمران بن حصين
3237- Dört fitne başgösterecek: Birincisinde adam öldürmek helal sayılacak, ikincisinde hem o, hem de mal, üçüncüsünde kan, mal, zina helal sayılacak, dördüncüsü ise Deccal'dir.
۳۲۳۸ - تَكُونُ اَمَامَ الدَّجَّالِ سِنُونٌ خَوَادِعُ يُكْثَرُ فِيهَا الْمَطَرُ وَيُقَلُّ فِيهَا النَّبْتُ وَيُكَذِّبُ فِيهَا الصَّادِقُ وَيُصَدَّقُ فِيهَا الْكَاذِبُ وَيُؤْتَمَنُ فِيهَا الْخَائِنُ وَيُحَوَّنُ فِيهَا الْأَمِينُ وَتُنْطَقُ فِيهَا الرُّوَيْبِضَةُ قِيلَ يَا رَسُولَ اللَّهِ وَمَا الرُّوَيْبِضَةُ
قَالَ مَنْ لَا يُوبَهُ لَهُ (طب عن عوف بن مالك)
3238- Deccal'den önce aldatıcı yıllar olacak. O yıllarda yağmur çok, bitki az olacak, doğru söyleyen yalanlanacak, yalan söyleyense doğrulanacak, haline güvenilecek emin olan kişi hain sayılacak, Ruvaybıza konuşacak "Ruvaybıza nedir ey Allah'ın Rasulü?" diye sordular. "Ruvaybıza, kendisine önem verilmeyen kişi" buyurdu.
۳۲۳۹ - تَكُونُ بَيْنَ النَّاسِ فِرْقَةٌ وَاخْتِلَافٌ فَيَكُونُ هَذَا وَأَصْحَابُهُ عَلَى الْحَقِّ
يَعْنِي عَلِيًّا (طب عن كعب بن عجرة) 3239. İnsanlar arasında ayrılık ve ihtilaf olacak, bu ve arkadaşları doğru yol üzere olacaklar. (Hazreti Ali kasdediliyor.)
٣٢٤٠ - تَمَنَّوْا الْمَوْتَ عِنْدَ خِصَالِ سِيِّ عِنْدَ إِمَارَةِ السُّفَهَاءِ وَبَيْعِ الْحُكْمِ وَاسْتِحْفَاف بالدَّمِ وَكَثْرَة الشَّرْطِ وَقَطِيعَةِ الرَّحْمِ وَلَشُوءٍ يَسْتَخْذُونَ الْقُرْآنَ
YANITLASİL
yuksel1 Mart 2024 22:27
مَزَامِيرَ يُقَدِمُونَ الرَّجُلَ لِيُغَنِّيَهُمْ وَلَيْسَ بِأَفْقَهِهِمْ (طب عن عابس لغفارى)
3240- Şu altı hususla karşılaştığınız zaman, ölümü temenni edin. Alçaklar başa geçirilince, hükümler satılınca, insan öldürmek hafife alınınca, şart ve yemin çoğalınca, akraba ile ilgi kesilince, Kur'an şarkı gibi oyuncak ve eğlence edinilince ki
YANITLASİL
Yorum Gönder
Bu blogdaki popüler yayınlar
İman
Mayıs 04, 2023
DEVAMI
Meric Tumluer Said Nursi
Mayıs 04, 2023
DEVAMI
Mustafa Kemal Atatürk ün Gizli Vasiyeti
Mayıs 04, 2023
DEVAMI
Blogger tarafından desteklenmektedir
Tema resimleri Michael Elkan tarafından tasarlanmıştır
YUKSEL
Vasiyet ve mustafa
PROFİLİ ZİYARET EDİN
Arşivleme
Kötüye Kullanım Bildir
مَزَامِيرَ يُقَدِمُونَ الرَّجُلَ لِيُغَنِّيَهُمْ وَلَيْسَ بِافقهِهِمْ (طب عن عابس لغفارى)
YanıtlaSil3240- Şu altı hususla karşılaştığınız zaman, ölümü temenni edin. Alçaklar başa geçirilince, hükümler satılınca, insan öldürmek hafife alınınca, şart ve yemin çoğalınca, akraba ile ilgi kesilince, Kur'an şarkı gibi oyuncak ve eğlence edinilince ki, insanlar kendilerinden çok daha az bilgisi bulunan adama gelip ondan medet umarlar.
٣٢٤١ - تَنَاصَحُوا فِي الْعِلْمِ وَلَا يَكْتُمُ بَعْضُكُمْ بَعْضًا فَإِنَّ خِيَانَةً فِي الْعِلْمِ
أَشَدُّ مِنْ خِيَانَةٍ فِي الْمَال (حل عن ابن عباس)
3241- İlimde birbirinize yardımcı olun. Kimse kimseden ilmi gizlemesin. Çünkü ilimde hıyanet, maldaki hiyanetten daha şiddetlidir.
٣٢٤٢ - تَنْتَظِرُ النُّفَسَاءُ اَرْبَعِينَ لَيْلَةً فَإِنْ رَنَتِ الطَّهْرَ قَبْلَ ذَلِكَ فَهِيَ طَاهِرٌ
وَإِنْ جَاوَزَتِ الْأَرْبَعِينَ فَهِيَ بِمَنْزِلَةِ الْمُسْتَحَاضَةِ تَغْتَسِلُ وَتُصَلِّي فَإِنْ غَلَبَهَا
الدَّمُ تَوَضَّأَتْ لِكُلِّ صَلَوة (ك عن ابن عمرو)
3242- Lohusa, kırk gece bekler. Bundan önce temizlik görürse, temizlenmiş olur. Eğer kırk geceyi geçerse özürlü hükmündedir. Yıkanır, namaz kılar. Eğer kan çok gelirse her namaz için abdest alır.
٣٢٤٣ - تَنْزِلُ الْمَعُونَةُ مِنَ السَّمَاءِ عَلَى قَدْرِ الْمَوْنَةِ وَيَنْزِلُ الصَّبْرُ عَلَى قَدْرِ
الْمُصِيبَةِ الحسن بن سفيان كر عن ابي هريرة)
3243- Yardım gökten, ihtiyaca göre iner, sabır da musibete göre iner.
٣٢٤٤ - تُنْكَحُ الْمَرْئَةُ لَأَرْبَعِ لِمَالِهَا وَلِحَسَبِهَا وَلِجَمَالِهَا وَلِدِينِهَا فَاغْفَرْ
بِذَاتِ الدِّينِ تَرِبَتْ يَدَاكَ رخ م ن ده حب عن أبي هريرة والديلمي والدارمي عن جابر) 3244- Kadın dört hasleti için alınır:
a) Malı için,
b) Soyu için,
YanıtlaSilc) Güzelliği için,
d) Dini için. Sen dindar olanı tercih et ki, iki elin toprak olsun (bereket bulsun).
اسْتَطَعْتُمْ فَإِنَّا الإِسْلامَ عَلَى النَّظافة الله بنى ٣٢٤٥ - تَنَظَّفُوا بِكُلِّ مَا
وَلَنْ يَدْخُلَ الْجَنَّةَ إِلَّا كُلُّ نَظيف (ابو الصعاليك والرافعي عن أبي هريرة
3245- Olanca gücünüzle temizlenin. Çünkü Allah İslam'ı temizlik üzerine kurmuştur. Cennete ancak, her temiz olan kişi girebilir.
٣٢٤٦ - تَهَادَوْا تَزْدَادُوا حُبًّا وَهَاجِرُوا تَوَرَّثُوا أَبْنَانَكُمْ مَجْدًا وَأَقِيلُوا
الْكِرَامَ عَثَرَاتِهِمْ (طس والعسكرى كر عن عائشة)
3246- Hediyeleşiniz ki, karşılıklı sevgileriniz artsın. Hicret edin ki, çocuklarınıza iyi bir şeref ve fazilet terk etmiş olasınız, iyi insanların hatalarını affediniz.
٣٢٤٧ - تَهَادَوْا فَإِنَّ الْهَدِيَّةَ تُضَعّفُ الْحُبَّ وَتُذْهِبُ بِغَوَائِلِ الصَّدْرِ (طب
وابو يعلى وابو نعيم عن ام حكيم 3247- Birbirlerinize hediye verin. Çünkü hediye sevgiyi artırır ve kalpteki gaileleri giderir.
٣٢٤٨ - تَوَاضَعُوا لِمَنْ تَعَلَّمُونَ مِنْهُ وَتَوَاضَعُوا لِمَنْ تُعَلِّمُونَ وَلَا تَكُونُوا
جَبَابِرَة الْعُلَمَاءِ فَيَغْلِبُ جَهْلُكُمْ عِلْمَكُمْ (ابو الشيخ عن ابي هريرة) مِنْ
3248- Kendilerinden öğrendiklerinize (hocalarınıza) karşı alçak gönüllü olun. Kendilerine öğrettiklerinize karşı da tevazu gösterin. Zorba alimlerden olmayın. Böyle olursanız cehliniz ilminizi yenik düşürür.
٣٢٤٩ - تَوَاضَعُوا وَجَالِسُوا الْمَسَاكِينَ تَكُونُوا مِنْ كُبَرَاءِ اللَّهِ وَتَخْرُجُوا مِنَ
الكبر (حل عن ابن عمر) *
GGG
3249. Alçak gönüllü olun ve yoksullarla oturun ki, Allah nezdinde büyük kabul ettiği kişilerden olursunuz ve kibir denilen şeyden
مَزَامِيرَ يُقَدِمُونَ الرَّجُلَ لِيُغَنِّيَهُمْ وَلَيْسَ بِافقهِهِمْ (طب عن عابس لغفارى)
YanıtlaSil3240- Şu altı hususla karşılaştığınız zaman, ölümü temenni edin. Alçaklar başa geçirilince, hükümler satılınca, insan öldürmek hafife alınınca, şart ve yemin çoğalınca, akraba ile ilgi kesilince, Kur'an şarkı gibi oyuncak ve eğlence edinilince ki, insanlar kendilerinden çok daha az bilgisi bulunan adama gelip ondan medet umarlar.
٣٢٤١ - تَنَاصَحُوا فِي الْعِلْمِ وَلَا يَكْتُمُ بَعْضُكُمْ بَعْضًا فَإِنَّ خِيَانَةً فِي الْعِلْمِ
أَشَدُّ مِنْ خِيَانَةٍ فِي الْمَال (حل عن ابن عباس)
3241- İlimde birbirinize yardımcı olun. Kimse kimseden ilmi gizlemesin. Çünkü ilimde hıyanet, maldaki hiyanetten daha şiddetlidir.
٣٢٤٢ - تَنْتَظِرُ النُّفَسَاءُ اَرْبَعِينَ لَيْلَةً فَإِنْ رَنَتِ الطَّهْرَ قَبْلَ ذَلِكَ فَهِيَ طَاهِرٌ
وَإِنْ جَاوَزَتِ الْأَرْبَعِينَ فَهِيَ بِمَنْزِلَةِ الْمُسْتَحَاضَةِ تَغْتَسِلُ وَتُصَلِّي فَإِنْ غَلَبَهَا
الدَّمُ تَوَضَّأَتْ لِكُلِّ صَلَوة (ك عن ابن عمرو)
3242- Lohusa, kırk gece bekler. Bundan önce temizlik görürse, temizlenmiş olur. Eğer kırk geceyi geçerse özürlü hükmündedir. Yıkanır, namaz kılar. Eğer kan çok gelirse her namaz için abdest alır.
٣٢٤٣ - تَنْزِلُ الْمَعُونَةُ مِنَ السَّمَاءِ عَلَى قَدْرِ الْمَوْنَةِ وَيَنْزِلُ الصَّبْرُ عَلَى قَدْرِ
الْمُصِيبَةِ الحسن بن سفيان كر عن ابي هريرة)
3243- Yardım gökten, ihtiyaca göre iner, sabır da musibete göre iner.
٣٢٤٤ - تُنْكَحُ الْمَرْئَةُ لَأَرْبَعِ لِمَالِهَا وَلِحَسَبِهَا وَلِجَمَالِهَا وَلِدِينِهَا فَاغْفَرْ
بِذَاتِ الدِّينِ تَرِبَتْ يَدَاكَ رخ م ن ده حب عن أبي هريرة والديلمي والدارمي عن جابر) 3244- Kadın dört hasleti için alınır:
a) Malı için,
YANITLASİL
yuksel1 Mart 2024 22:49
b) Soyu için,
c) Güzelliği için,
d) Dini için. Sen dindar olanı tercih et ki, iki elin toprak olsun (bereket bulsun).
اسْتَطَعْتُمْ فَإِنَّا الإِسْلامَ عَلَى النَّظافة الله بنى ٣٢٤٥ - تَنَظَّفُوا بِكُلِّ مَا
وَلَنْ يَدْخُلَ الْجَنَّةَ إِلَّا كُلُّ نَظيف (ابو الصعاليك والرافعي عن أبي هريرة
3245- Olanca gücünüzle temizlenin. Çünkü Allah İslam'ı temizlik üzerine kurmuştur. Cennete ancak, her temiz olan kişi girebilir.
٣٢٤٦ - تَهَادَوْا تَزْدَادُوا حُبًّا وَهَاجِرُوا تَوَرَّثُوا أَبْنَانَكُمْ مَجْدًا وَأَقِيلُوا
الْكِرَامَ عَثَرَاتِهِمْ (طس والعسكرى كر عن عائشة)
3246- Hediyeleşiniz ki, karşılıklı sevgileriniz artsın. Hicret edin ki, çocuklarınıza iyi bir şeref ve fazilet terk etmiş olasınız, iyi insanların hatalarını affediniz.
٣٢٤٧ - تَهَادَوْا فَإِنَّ الْهَدِيَّةَ تُضَعّفُ الْحُبَّ وَتُذْهِبُ بِغَوَائِلِ الصَّدْرِ (طب
وابو يعلى وابو نعيم عن ام حكيم 3247- Birbirlerinize hediye verin. Çünkü hediye sevgiyi artırır ve kalpteki gaileleri giderir.
٣٢٤٨ - تَوَاضَعُوا لِمَنْ تَعَلَّمُونَ مِنْهُ وَتَوَاضَعُوا لِمَنْ تُعَلِّمُونَ وَلَا تَكُونُوا
جَبَابِرَة الْعُلَمَاءِ فَيَغْلِبُ جَهْلُكُمْ عِلْمَكُمْ (ابو الشيخ عن ابي هريرة) مِنْ
3248- Kendilerinden öğrendiklerinize (hocalarınıza) karşı alçak gönüllü olun. Kendilerine öğrettiklerinize karşı da tevazu gösterin. Zorba alimlerden olmayın. Böyle olursanız cehliniz ilminizi yenik düşürür.
٣٢٤٩ - تَوَاضَعُوا وَجَالِسُوا الْمَسَاكِينَ تَكُونُوا مِنْ كُبَرَاءِ اللَّهِ وَتَخْرُجُوا مِنَ
الكبر (حل عن ابن عمر) *
GGG
3249. Alçak gönüllü olun ve yoksullarla oturun ki, Allah nezdinde büyük kabul ettiği kişilerden olursunuz ve kibir denilen şeyden
٣٩٣٤ - عَلَيْكُمْ بالصدق فَإِنَّهُ بَاب مِنْ أَبْوَابِ الْجَنَّة وأياكم والكذب
YanıtlaSilفَإِنَّهُ بَابٌ مِنْ أَبْوَابِ النَّارِ (خط وابن النجار عن ابي بكر)
3934- Doğrudan ayrılmayın. Çünkü doğruluk, cennet kapılanından bir kapıdır. Cehennem kapılarından bir kapı olan yalandan da şiddetle kaçının.
٣٩٣٥ - عَلَيْكُمْ بِالْبَانَةِ فَمَنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَعَلَيْهِ بِالصَّوْمِ فَإِنَّهُ لَهُ وَجَاءَ (طس
ض عن انس)
3935- Evlenmelisiniz. Buna gücü yetmiyen oruç tutmalıdır. Çünkü orucun şehveti kıracak gücü vardır.
٣٩٣٦ - عَلَيْكُمْ بِقِيَامِ اللَّيْلِ فَإِنَّهُ دَأْبُ الصَّالِحِينَ قَبْلَكُمْ وَإِنْ قِيامَ اللَّيْلِ
قُرْبَةٌ إِلَى اللَّهِ وَمَنْهَاةٌ عَنِ الإِثْمِ وَتَكْفِيرٌ لِلسَّيِّئَاتِ وَمَطْرَدَةٌ لِلدَّاءِ عَنِ
الْجَسَدِ (حم ت ق ك وابن السنى وابو نعيم عن بلال وثمانية عن ثلثة)
3936- Gece ibadetine önem vermelisiniz. Bu sizden önceki salih kişilerin adetidir. Çünkü gece ibadeti kişiyi Allah'a yaklaştırır, günahtan uzaklaştırır, kötülükleri bertaraf eder, cesetten hastalıkları da kovar.
۳۹۳۷- عَلَيْكُمْ بِالْحُزْنِ فَإِنَّهُ مِفْتَاحُ الْقَلْبِ قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ وَكَيْفَ الْحُزْنُ قَالَ أَجِيعُوا الْفُسَكُمْ بِالْجُوعِ وَاظْمِؤُهَا" (طب عن ابن عباس)
3937- Hüzünden ayrılmayın. Çünkü o, kalbin anahtarıdır.
"Ey Allah'ın Rasulü! Hüzün nasıl olur?" diye sordular. "Kendinizi açlık ve susuzlukla terbiye edin" buyurdu.
۳۹۳۸ - عَلَيْكُمْ بِالصَّفِ الْأَوَّلِ وَعَلَيْكُمْ بِالْمَيْمَنَةِ وَإِيَّاكُمْ وَالصَّفِ بَيْنَ
3938- Birinci safta bulunmalısınız. Sağda olmalısınız. Direkler arasında saf teşkil etmekten kaçının.
السَّوَارَى (طب عن ابن عباس)
ledecekler. Kur'an okuyacaklar, fakat boğazlarından aşağı geç- meyecek. Dinden, okun yaydan çıktığı gibi fırlayıp çıkacaklar. Onlara rastlarsanız öldürün. Onları öldüren için Allah katında kı- yamet günü ecir vardır.
YanıtlaSil٣٧٤٤ - سَيِّدُ الأَيَّامِ عِنْدَ اللهِ يَوْمُ الْجُمُعَةِ اَعْظَمُ مِنْ يَوْمِ النَّحْرِ وَالْفِطْرِ وَفِيهِ خَمْسُ خِلَالٍ فِيهِ خَلَقَ اللهُ آدَمَ وَفِيهِ اهْبِطَ مِنَ الْجَنَّةِ إِلَى الْأَرْضِ وَفِيهِ تَوَلَّى وَفِيهِ سَاعَةٌ لَا يَسْأَلُ الْعَبْدُ فِيهَا اللَّهَ شَيْئًا إِلَّا أَعْطَاهُ إِيَّاهُ مَا لَمْ يَسْأَلْ إِثْمَا وَقَطِيعَةَ رَحْمٍ وَفِيهِ تَقُومُ السَّاعَةُ وَمَا مِنْ مَلَكِ مُقَرَّبٍ وَلاَ سَمَاءٍ وَلَا أَرْضِ وَلَا رِيحٍ وَلَا جَبَلٍ وَلَا حَجَرٍ إِلا وَهُوَ مُشْفِقٌ مِنْ يَوْمِ الْجُمْعَةِ (حم والشافعي وعبد بن حميد خ في
تاريخه وابغوى طب ض عن سعد بن عبادة
3744- Allah katında günlerin ulusu cuma günüdür. O. Kurban bayramı ve Ramazan bayramı günlerinden de büyüktür Onda beş özellik vardır: Allah Adem'i o günde yaratmıştır. C günde yeryüzüne indirmiştir. Hazreti Adem o günde ölmüştür. C günde bir saat vardır ki, o saatte kim Allah'tan bir şey dilerse mutlaka verir. Günah olan bir işle akrabadan alakayı kesmeyi di lemedikçe. O gün kıyamet kopacaktır. Hiçbir mukarreb mele gök, yer, rüzgar, dağ, taş yoktur ki, cumadan korkup ona saygı davranmasın.
٣٧٤ - سَيِّدُ النَّاسِ آدَمُ وَسَيِّدُ الْعَرَبِ مُحَمَّدٌ وَسَيِّدُ الرُّومِ صُهَيْبٌ وَسَيِّدُ مُرْسِ سَلْمَانُ وَسَيِّدُ الْحَبَشَةِ بِلاَلٌ وَسَيِّدُ الْجِبَالِ طُورُسَيْنَا وَسَيِّدُ الشَّجَرِ سَدْرُ وَسَيِّدُ الأَشْهُرُ الْحَرَمِ وَسَيِّدُ الأَيَّامِ يَوْمُ الْجُمُعَةِ وَسَيِّدُ الْكَلَامِ وَسَيِّدُ قرْآنُ وَسَيِّدُ الْبَقَرَةُ آيَةُ الْكُرْسِيِّ أَمَا اَنَّ فِيهَا خَمْسَ كَلِمَاتٍ فِي كُلِّ كَلِمَةٍ
سُونَ بَرَكَةً (الديلمي عن على)
3745- İnsanların ulusu Adem Aleyhisselam'dır. Araplar ulusu ise Muhammed'dir. Rumların ulusu Suheyb, Farisilerin ul su Selman, Habeşlilerin ulusu Bilal, dağların ulusu Sina, ağaçl
İÇİNDEKİLER
YanıtlaSilTAKDİM.
GİRİŞ
Modern İnsanın Bunalımı Modernleşmenin Gerçek Amacı Kimlik Okumakla İnşa Edilir. En Büyük Rehber.
İBN HALDÛN.
Tarih Terazidir
İnsan Tek Başına Yaşayamaz
İklimin İnsanlara Etkileri
İklimin İnsanın Ahlâkı Üzerindeki Etkisi
Mucize ve Keramet Arasındaki Fark Beşerî Nefisler Üç Gruptur..
Rüya'nın Hakikati..
Bedevilik Olmadan Şehir Olmaz
Şehir Bozar
Bedeviler Şehirlilerden Daha Cesurdur
Zorba Yönetim Cesaret Kırar.
Asabiyet Nesep Bağı ile Mümkün olur.
Asalet Dört Kuşakta Biter.
Mağluplar Galipleri Örnek Almaya Düşkündür
Fazla Asabiyet İstikrarın Düşmanıdır.
Halka Karşı Sert ve Katı Olan Devletlerde Düzen Bozulur.
Zulüm Umrânın Yıkılmasına Sebep olur.
Bir Devletin Bölünüp İki Devlete Ayrılması
Devlette Bozulma Nasıl Başlar?.
Şehir Dogar Gelişir ve Ölur
YanıtlaSilSanattaki Maharet Melekeye Bağlıdır. Insan, Zatı İtibariyle Cahil, Kesb (Kazanma) Itibariyle Alimdir..
Filosoflar Nerede Yanıldı?
Eserlerin Fazla Özeti Öğrenime Zarar Verir...
Öğrencilere Sert Davranma ve Şiddet Uygulama Onlara Zarar Verir..
AHMED CEVDET PAŞA
Niçin Tarih?.
Devletin Varlık Sebebi.
Devlet Asabiyeti...
Asya, İnsanın ve Medeniyetin Kaynağıdır..
Komünizm, Sosyalizm ve Nihilizm Mezhepleri..
Tebaa'daki Çözülüş
Ticaret, Devletin Kalbi ve Ruhudur.
Yeni Bir Dünya Yeni Bir Dış Politika Avrupalılaşmak Niye Tutulmadı?.
Emanetleri Ehline Veriniz
Peygamber Efendimizin Ashabı..
MECELLE-İ AHKÂM-I ADLİYYE
Şek Ile Yakin Zäil Olmaz
Beraat-i Zimmet Asıldır
Beyyine, Müddei İçin ve Yemin Münkir Üzerinedir
Hatası Zahir Olan Zanna İtibar Yoktur.
Kelamda Asıl Olan, Mânâ-yı Hakikidir
Meşakkat Teysiri Celb Eder
Zaruretler Memnů Olan Şeyleri Mubah Kılar
Zarar ve Mukabele-i Bizzarar Yoktur
Zarar İzale Olunur
Zarar-1 Amm'ı Def İçin Zarar-ı Has İhtiyar Olunur
Def-i Mefasid Celb-i Menafi'den Evladır
Alması Memnů Olan şeyin Vermesi Dahi Memnu Olur.
Medeniyet Onder
YanıtlaSilEamarın Tegayyüru İle Ahkärnın Tegayyuru Inkar Olunamaz
Mevrid-i Nasda ictihada Mesag Yoktur.............
Beka, Ibtidadan Esheldir
Säkite Bir Söz İsnad Olunmaz, Lakin Ma'rız-ı Hacette Sükût Beyandır.
SAİD HALİM PAŞA
Düştüğümüz Hata Nedir?. En İyi Adamlarımızı Heba Ediyoruz. Anlamadan Taklit Felakettir. Bizim Memurların Farkı Sosyal Yapı Kanunlarla Değişmez Aristokrasiden Habersiz Demokrasi Olmaz Başka Milletleri Taklit Çok Güç ve Tehlikelidir Batıda ve Bizde Partiler..
Osmanlı Şahsiyetine Düşman Olduk Her Değişiklik İyilik İşareti Değildir Aydınlarımız Kendi Memleketini Tanımaz. Batılı Düzeltir Bizimki Yıkar... Rastgele Bilgi İktidar Kazandırmaz İlme Benzeyen Cehalet Varmak İstediğimiz Hedefi Bilmiyoruz. Batıdan İstifade Edelim, Ama Nasıl?. Halk Aydından Mahrum Kaldı Seçkin Sınıf İhtiyacı Din Sosyal Vazifeyi de İçerir. Bizde Maddeciliğin Çıkışı Bilgi Değil Ahlâk Eksikliği.. İnsana Yol Gösteren Bilgi Değil Ahlâktır. Cemiyet Kadından Ne İstiyor? Müslüman Doğunun Gerilemesi. İlerlemek İçin Mutlaka Dinsiz mi Olmak Lazım?.
Din Nedir?
Geri Kalmamıza Sebep Din midir?....
YanıtlaSilBatı'ya Düşmanlığımız Meşrü Müdafaa İçindir..
Islam Cemiyeti Hem Demokratik Hem de Aristokratiktir.
İslamlaşmak Ne Demektir?
Islam Ahlakı Hür Olmayı Gerektirir.
Irkçı Görüşün Yanlışlığı
İslam'ın Kabul Ettiği Milliyetçilik
İyi Bir Müslüman Nedir ve Nasıl Yetiştirilir?
ŞEHBENDERZÂDE FİLİBELİ AHMED HİLMİ
Islahat ve İstikbal.
İslam Hristiyanlığın İmtihanlarını Geçirmemeli..
Dînî His ile Fenni Buluşturmak Gerek.
Yüksek İctihad Meclisi Kurulmalı.
İslâmiyet Simâsını Kaybetmeden Nasıl Medenileşiriz?
Avrupa Siyaseti Medeni Vahşettir.
Sosyoloji Darwin'e Tâbi Oldu.
Ahlâkî Kaideler ve Siyaset.
Sosyalizmin Sonu Anarşidir.
Bizi Tehdit Eden Avrupa'nın Orduları Değildir.
Metot Eksikliği Servet ve Zekâyı Bitiriyor.
Bir Şey Almak İstiyoruz, Lakin Ne?
Fikirlerin ve Neticelerin Sergi Alanı.
Taklit Etme ve Seçerek Alma
Medeniyet Sergisini Tanıyor muyuz?.
Köhne Beşeriyet.
İslam'da Fikir Hürriyeti
BABANZĀDE AHMED NAİM.
İlim Nedir, İrfan Nedir?
Irkçılık Davası...
Türkçü İslâmcılar.
İslâm Dini Fıtrat Dinidir.
10
YanıtlaSilMekestyet Omaleminde 365 Fikir
falam Dini Akılla Barışıktır.
İslam Kardeşlik Dinidir..........
Islam Medeniyeti Arap Medeniyeti midir?
İslam'da Kölelik.
İslam'da Kadın.
Ümmet Fertlerinin Şeriata Yaptığı Muhalefetler
Kuvvet Hazırlamada Kusur
Gönlün Zaaf ve Gevşeklik Hali
Birbirine Buğz Etme ve Karşılıklı Yardımdan Kaçınma
En Büyük Zillet Bilgisizliktir
Nekadar Ağlansa Azdır.
Gayrimüslimlerin Ahlâkıyla Ahlâklanmak.
MEHMED AKİF ERSOY.
Bir Gece...
Gelecek Nesillerin Eğitimi Nasıl Olmalı?
Camilerden İstifade edemiyoruz..
Hacca Kimler Gitmeli Ne Yapılmalı?
Yabancı Okullar Meselesi.
Birlikte İş Yapma Terbiyesi
Avrupalıların Şark Siyaseti
Türkiye'nin Önemi
Aklın Değeri..
Silahımız Yoksa Dişimizle Savaşırız
Korkaklar Utanç İçinde Ölürler.
Tek Başına Hiçbir İş Yapılamaz..
Batılıların Taassubu
Batılılarla İşbirliği Nasıl Olmalı?
Basın Ahlâkı..
Haddimi Bilirim Ama Hesabımı Bilmem
10
YanıtlaSilMekestyet Omaleminde 365 Fikir
falam Dini Akılla Barışıktır.
İslam Kardeşlik Dinidir..........
Islam Medeniyeti Arap Medeniyeti midir?
İslam'da Kölelik.
İslam'da Kadın.
Ümmet Fertlerinin Şeriata Yaptığı Muhalefetler
Kuvvet Hazırlamada Kusur
Gönlün Zaaf ve Gevşeklik Hali
Birbirine Buğz Etme ve Karşılıklı Yardımdan Kaçınma
En Büyük Zillet Bilgisizliktir
Nekadar Ağlansa Azdır.
Gayrimüslimlerin Ahlâkıyla Ahlâklanmak.
MEHMED AKİF ERSOY.
Bir Gece...
Gelecek Nesillerin Eğitimi Nasıl Olmalı?
Camilerden İstifade edemiyoruz..
Hacca Kimler Gitmeli Ne Yapılmalı?
Yabancı Okullar Meselesi.
Birlikte İş Yapma Terbiyesi
Avrupalıların Şark Siyaseti
Türkiye'nin Önemi
Aklın Değeri..
Silahımız Yoksa Dişimizle Savaşırız
Korkaklar Utanç İçinde Ölürler.
Tek Başına Hiçbir İş Yapılamaz..
Batılıların Taassubu
Batılılarla İşbirliği Nasıl Olmalı?
Basın Ahlâkı..
Haddimi Bilirim Ama Hesabımı Bilmem
ELMALILI MUHAMMED HAMDİ YAZIR
YanıtlaSilHalife Ruhani Lider Değildir... Müslumanlık İlerlemeye Engel Değildir. Her Günahın Cezası Bir Değildir. Bizim Fıkhımız Hem Håli Hem Geleceği Düşünür. Çok Sevilen Måbud Edinilmiştir. Vahdet-i Vücud
AHMED HAMDİ AKSEKİ
Her Milletin Kendi Başına Hareket Etmesi İslam İçin Felakettir. Israf ve Sefahet Yapmamak Yerli Malı Kullanmalı Modaya Tabi Olmamalı. Masrafını Gelirinden Az Yapmalı Müslümanlıkta Tekfür Güçtür. Müslümanlık ve Tabii Haklar Ahlaki Değer Niyette Aranmalıdır Mükemmellik İrade Terbiyesine Bağlıdır. İradenin Hastalıkları. İradenin Noksanları İnsanın Ölçüsü Edep ve Hayâsıdır. Ketum Olmak (Sır Saklamak).
HİLMİ ZİYA ÜLKEN.
Batı İle İlk Temaslar
Modernist İslâmcılar.
İmparatorluğun Sonu...
Peyami Safa..
Tasavvufi Felsefe
Din ve Tarihi Emperyalizm.
Mefhum Buhranı...
Hürriyete Giden Yollar.
Doğu Batı
Hayali, Siyasi ve Hakiki Türkçülük.
Malet Online 365 Fir
YanıtlaSil12
MÜMTAZ TURHAN
Kultür Değişmesi
Zorunlu Kültür Değişmesi.
Birbiriyle Karşılaşan İki Medeniyetin Durumu
Güdümlü Kültür Değişmeleri
Değişmede Metot..
En Tehlikeli Değişme Tarzı
Son İnkılablara Dair Çeşitli Fikirler..
Osmanlı Medeniyeti Neden Durakladı?.
Garp Medeniyetinin Esas Unsurları..
Garplılaşmanın Neresindeyiz?
Neden Garplılaşamadık?.
Cahil Olan Halk mı Münevver mi?
Tahsili Yaymalı mıyız?.
Avrupa ve Amerika'ya Talebe Gönderme
SABRİ FEHMİ ÜLGENER
İktisadi Analiz ve Zihniyet.
İktisat Ahlakı ve Din
Dünya ve Din.
Dünya ile Hesaplaşma.
Dünyadan Kaçış ve Dünyayı Red.
İslâm Dünyaya Nasıl Bir Bakış Açısı Getirmiştir?
Dünya Malı, Çevre ve Zaman..
Rızkın Elde Edilişi
Yoklukta Şeref
Marksizmin Entelektüeller Katındaki Çekiciliği
İdeoloji Nedir?
OSMAN TURAN.
Manevi Tahribatın Akıbeti
Yabancı Menfi Tesirler
Türkiye'de Sosyalizm Bir Modadır
Devlet i Ebed Müddet..........
YanıtlaSilOsmanlı Nizam- Alem Davası ve Bugünkü Sükat.
Sultan Hamid Düşmanlığı...........
Sultan Hamid'in İslamcı Siyaseti
Türkiye'de Gelişen Aşağılık Duygusu.
Hasta Adam veya Hastalanmış Nesiller.
İnkılap, İhtilal, Devrim Türkçe'nin Avrupalılaşması Köy Enstitüleri ve Kültür İhtilali.
NECİP FAZIL KISAKÜREK
17 Maddelik Öz.
Alevilik
İçtihad Kapısı Açıktır
Ham Yobaz ve Kaba Softa.
İslâm Türkiye'de Bozuldu Her Yerde Bozuldu.
Aksiyon Ruhu.
Nasıl Bir İdare İstiyoruz?
Ayasofya İmanın Senedidir.
El, Dil, Kalp
Dün ve Bugün.
Faşist.
Mümin Kâfir Konuşması (İspat)
Anadolu Gençliği Sen Ol, Biz de Rahat Ölelim.
İslâm Tasavvufu
Zikir ve Rabıta
Politika Nedir ve Ne Değildir?.
Düşmanlarımıza..
Büyük Doğu
Tek Kelimeyle Kurtuluş Yolu
İslâm ve Devlet..
İslâm ve Siyaset.
14
YanıtlaSilIslän ve Ordu Islam ve Kachn Derin ve Gerçek Müslüman
CEMİL MERİÇ
Sag Ile Sol.
Gerici Kim?.
Kamus Bir Milletin Namusu. Slogan İlkelin ideolojisi.
Sen Bir Azgelişmişsin...
Avrupa'dan Yeni Bir İhraç Malı.
Dergi: Hür Tefekkürün Kalesi
Kitaplar Dünyası
Aydınların Dini İzm'ler
Din Afyon mudur?
Inananlar Kardeştir...
Bizim Dünya Görüşümüz Neydi?
Modernleşme Kıstasları...
Avrupa İslam'ı Tanımaz
Demokrasi ve İslâmiyet
Entelektüel
Said Nursi
Kadın Neden Başkası İçin Yaşar?.
Osmanlı'nın Düşünceye Neden İhtiyacı Yoktu?.
Gerçek Türk Harfleri Arap Harfleridir.
NURETTİN TOPÇU.
İş Ahlakı..
Hakikat Düşmanı Üç Felsefe
Mazi Biterse Millet Biter.
İnsan ve İç Gözlemi.
İslâm'ı Sömüren Siyaset.
İnsanlar ve Yahudiler.
Zulüm ve Düşman Esas Günah Hayvanlığa Dönmektir. Izdırabın Manası. Izdırabın Allah'a Yolu Damlalar Düşünceler.. İki Fetih İradenin Davası Liberalizm ve Tenkidi. Ahlakılığın İlk Şartı Hürmettir. Adam Olmak Paşa Olmak Beklenen Gençlik.. İradesizlik ve Milli Şef Arayışı Neyi Öğrenip Neyi Öğrenmemeliyiz? Gençler! Bir Millet Mektebiyle Millet Olur.
YanıtlaSilEROL GÜNGÖR
Milliyetçilik ve Medeniyetçilik
Türkiye Bir Ortadoğu Devletidir.
Tarih Ders Vermez
Edebiyatın Ölümü
Solcular Halkın Gücüyle İktidara Gelemez
Yabancı Hayranlığı ve Semboller.
Vatanseverlik.
Savaşın En Kötü Tarafı..
Meslek Seçimi ve Ahlāk..
Vecdin Psikolojisi
İslâm Medeniyeti Mağlup mu Oldu?.
İslâm Hukukunun Üstünlüğü..
İslâm ve Sosyalizm.
Selefiye Hareketi ve Türkiye.
İdeolojinin Tehlikesi..
Zulüm ve Düşman Esas Günah Hayvanlığa Dönmektir. Indırabın Manası Indırabın Allah'a Yolu. Damlalar Düşünceler. Iki Fetih Iradenin Davası Liberalizm ve Tenkidi. Ahläklılığın Ilk Şartı Hürmettir. Adam Olmak Paşa Olmak. Beklenen Gençlik.. İradesizlik ve Milli Şef Arayışı Neyi Öğrenip Neyi Oğrenmemeliyiz? Gençler! Bir Millet Mektebiyle Millet Olur.
YanıtlaSilEROL GÜNGÖR
Milliyetçilik ve Medeniyetçilik
Türkiye Bir Ortadoğu Devletidir.
Tarih Ders Vermez
Edebiyatın Ölümü
Solcular Halkın Gücüyle İktidara Gelemez.
Yabancı Hayranlığı ve Semboller.
Vatanseverlik.
Savaşın En Kötü Tarafı...
Meslek Seçimi ve Ahlak.
Vecdin Psikolojisi
İslam Medeniyeti Mağlup mu Oldu?.
İslam Hukukunun Üstünlüğü.
Islam ve Sosyalizm
Selefiye Hareketi ve Türkiye.
Ideolojinin Tehlikesi
Made One 365 Fikir
YanıtlaSil16
Entropi Tehlikesi
Kudret Politikasının Anatomisi-Niccolo Machiavelli "Hükümdar" Har Teşebbusün Patronu - Adam Smith "Milletlerin Zenginliği" Büyukluk Hastalığı - Adolf Hitler "Kavgam".
SEZAİ KARAKOς
Aksiyonda Diriliş
Batı ve Biz.....
Çağınız Kültür ve Ideoloji Savaşı Çağıdır
Islam'ın Yerliliği....
Bilmek Benliğe ve Ruha Mal Etmektir
Bunalımın Kaynağı.
Düşünceden Hayat Doğar
Emanet Şuuru.
Gerçek Parti
Gönül Yolculuğu
Gurur Graniti..
İslam Aydını Olmak..
Düşüncede Diriliş
İnanışta Diriliş.
İslam Gençliği.
İslam'ın İnsanlık Mesajı.
Kadro
Karizma
Kıyamet Aşısı.
Kolaya Kaçış
Ruhun Dirilişi.
Kültür Medeniyetin Fizyolojisidir.
Program
Çanakkale'de Niçin Savaştığımızı Unuttuk..
RASİM ÖZDENÖREN
Bilgi ve Bilinçlilik.
Bilimin Ardındaki Niyet..........
YanıtlaSilYola Ilk Çıkan Ben Olacağım.
Dil Konusu Siyasidir...
İlim Yoldan Çıkarır mı?..
İnsanın Misyonu.
Metaryalistik Bir Şartlanma: Açık Korkusu...
Müslüman Demokrat Olabilir mi?
İslamî Düşüncenin Farkı..
Nasıl Okumalı?
Özel Hayat
Cihad Savaş Meydanında Olur
İslam ve Gelenekçilik
Yabancı Terimlerle İslâm'a Bakmak..
Reform ve Tecdid.
İSMET ÖZEL
Acıların Faturası
İnsan Yetiştirmek.
Aramamız Gereken.
Bilimde Put Olur mu?
Dünyaya Bırakılmıştır İnsan, Dünyaya Salıverilmiş Değildir Medeniyetleşmek Yetim Hakkını Gaspa Yönelmektir..
İçinde Bulunduğumuz Ortaçağ..
Idris Peygamber ve Prometeus
Geçmişe Hep Hoşgörü İle Bakmamalı.
Özgür Olmanın Bilgisi
Tekniğin Çarkına Kapılmak.
Piyasa Dini.
Adını Silmek
İnsanca Yaşamak Gerekli mi?.
Ben Düzeltirsem Deme, Ben Düzelirsem De
Türk Değilim Demek Suç mu, Günah mı, Cürüm mü, Kabahat mi?
ALİYA İZZETBEGOVIC
YanıtlaSilBatı, likelerine İhanet Ettinamen
Diktatörlük Günahı Yasaklasa Bile Ahlaksızdır
Demokrasi Üzerine
Hoşgörü Üzerine
Allah'a Teslimiyetten Başka Hiçbir Yerde Ahlak Yoktur.
Milliyetçilik Üzerine. Savaşta Adalet, Adaletsizlik ve Liyakat Üzerine Ahlåklı ya da Ahlaksız Olan Ferttir, Halk Değildir Propaganda Telkini Bir Milleti ve Dönemi Tanımak Hayat Paradokslarla Doludur Bilgisayar Zekası Aptallıktır. Ey Teslimiyet Senin Adın, İslam'dır!
MUHAMMED İKBAL
İnsanlık Alemi, Bugün Üç Şeye Muhtaçtır
İbadetin Gerçek Amacına Ulaşması
Hayatın Bekası Gayenin Varlığına Bağlıdır.
Benliğin Temeli Aşk ve Sevgidir
Aslanları Tilki Haline Getiren İhtiyaçtır.
Kömür ile Elmasın Hikâyesi
İlim ve Aşk
Yardımın Ekonomi Bilimindeki Anlamı
Tutuculuğumuzda Haklıyız
Düşmanını Sevmek Üzerine
İslâm Ülkelerinde Eğlence Yerleri
Kutsal Yönetim Hakkı Bulunan Tek Yönetici.
Birlik Duygusu..
KİTABİYAT.
MEDENİYET ÖNCÜLERİMİZDEN 365Fikir
YanıtlaSilALİ CAN
GENC Kitapligi
ERKAM YAYINLARI
Said Nursi
YanıtlaSilKadın Neden Başkası İçin Yaşar?.
Osmanlı'nın Düşünceye Neden İhtiyacı Yoktu?
Gerçek Türk Harfleri Arap Harfleridir.
NURETTİN TOPÇU
İş Ahlâkı.
Hakikat Düşmanı Üç Felsefe
Mazi Biterse Millet Biter.
İnsan ve İç Gözlemi
İslam'ı Sömüren Siyaset
content://com.android.chrome.FileProvider/images/screenshot/1709668243893-2031398298.jpg
YanıtlaSilAtatürk’ün ‘vasiyeti’, yani tuttuğu gizli notlar ne açıdan önemli?
YanıtlaSilAtatürk’ün gizli vasiyeti adı altında 1980’de bunu ilk defa dile getirdim. Kastedilen, Atatürk’ün siyasî vasiyetidir. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran kişi nasıl bir gelecek öngörüyor? Devletin ilelebet payidar kalabilmesi için neler gerektiğini düşünüyor? Bunun için kendisinin bazı tasavvurları var. Daha cumhuriyet kurulalı 15 sene olmuş. Dolayısıyla kastedilen “Makbule’ye 50 lira verin, ötekine 5 lira verin” şeklinde bir vasiyetname değil. Kendi tuttuğu çeşitli kayıtlar, görüşler ve yaklaşık 400 sayfayı bulan, kimisi iki satır, kimisi bir sayfa notlardan oluşan bir külliyat…
Bu notlar ilk defa İnönü tarafından mı açıldı?
Hayır. Bu, bildiğim kadarıyla 1958’den itibaren Menderes’in haberdar olduğu bir durum. Dolayısıyla 1938’de mühürlenerek saklanan bu kâğıtlar 1950’li yıllarda Menderes başbakan, Celal Bayar da cumhurbaşkanıyken onlar tarafından biliniyor olmalı. 1964’te Celal Bayar’a sordum; o da “Böyle bir olay vardır fakat Türkiye buradaki fikirlere hazır değildir” dedi. 1988’de 50 yıl doldu ve açılması gerektiğinde Kenan Evren 25 sene daha yasak koydu. Kızdığım taraf, hep birileri Türkiye ve Türk milleti adına “Türkler buna hazır değil” diyor. Ya kardeşim sen kimsin, niçin durmadan bunu deme yetkisini kendinde görüyorsun?
Bu notları açıp okuyanlardan bir bilgi sızmadı mı hiç?
Menderes’in 1958’de söylediği bir cümle vardır: “Siz isterseniz hilafeti de getirirsiniz.” O dönemde kullanılmayan, kullanılması mümkün olmayan bir cümle bu. Nitekim Menderes laiklikle ilgili yasa ve yönetmeliklerde değişiklikler yapmayı planlıyordu. 27 Mayıs’ın ardından idamı, notu okuduğunun işaretidir.
Atatürk’ün ‘vasiyeti’, yani tuttuğu gizli notlar ne açıdan önemli?
YanıtlaSilAtatürk’ün gizli vasiyeti adı altında 1980’de bunu ilk defa dile getirdim. Kastedilen, Atatürk’ün siyasî vasiyetidir. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran kişi nasıl bir gelecek öngörüyor? Devletin ilelebet payidar kalabilmesi için neler gerektiğini düşünüyor? Bunun için kendisinin bazı tasavvurları var. Daha cumhuriyet kurulalı 15 sene olmuş. Dolayısıyla kastedilen “Makbule’ye 50 lira verin, ötekine 5 lira verin” şeklinde bir vasiyetname değil. Kendi tuttuğu çeşitli kayıtlar, görüşler ve yaklaşık 400 sayfayı bulan, kimisi iki satır, kimisi bir sayfa notlardan oluşan bir külliyat…
Bu notlar ilk defa İnönü tarafından mı açıldı?
Hayır. Bu, bildiğim kadarıyla 1958’den itibaren Menderes’in haberdar olduğu bir durum. Dolayısıyla 1938’de mühürlenerek saklanan bu kâğıtlar 1950’li yıllarda Menderes başbakan, Celal Bayar da cumhurbaşkanıyken onlar tarafından biliniyor olmalı. 1964’te Celal Bayar’a sordum; o da “Böyle bir olay vardır fakat Türkiye buradaki fikirlere hazır değildir” dedi. 1988’de 50 yıl doldu ve açılması gerektiğinde Kenan Evren 25 sene daha yasak koydu. Kızdığım taraf, hep birileri Türkiye ve Türk milleti adına “Türkler buna hazır değil” diyor. Ya kardeşim sen kimsin, niçin durmadan bunu deme yetkisini kendinde görüyorsun?
Bu notları açıp okuyanlardan bir bilgi sızmadı mı hiç?
Menderes’in 1958’de söylediği bir cümle vardır: “Siz isterseniz hilafeti de getirirsiniz.” O dönemde kullanılmayan, kullanılması mümkün olmayan bir cümle bu. Nitekim Menderes laiklikle ilgili yasa ve yönetmeliklerde değişiklikler yapmayı planlıyordu. 27 Mayıs’ın ardından idamı, notu okuduğunun işaretidir.
Çünkü mukattaa harflerinin toplami on dörttür.
YanıtlaSil1935- Sana Allah'tan korkmanı tavsiye ederim. Çünkü o bütün yapacağın amellerin bir süsüdür. Kur'an okumalısın. Allah'ı anmalısın. Çünkü bu gökte anılmana, yerde aydınlanmana bir vesiledir. Uzun sükutte bulunmalısın. Ama hayrı söyleyeceğin zaman başka. Hemen söyle. Çünkü bu şeytanı senden kovar. Din işinde sana yardımcı olur. Sakın ha çok gülme. Çünkü bu kalbi öldürür, yüzün nurunu giderir. Cihad etmelisin, ümmetimin asla bırakmayacağı şey budur. Yoksulları sev, yanlarında otur. Daima senden aşağı olana bak, üst olana değil. Bu Allah'ın üzerinde nimetini hakir görmemen için en layık olan husustur. Senden ilgilerini kesseler bile sakın ha akraba ile ilgini kesme. Acı da olsa doğruyu söyle. Allah uğrunda levm edenlerin levminden korkma. İçindeki bilgin seni insanlara reva görebileceğin kötülükten alıkoysun. Yaptığın şeyle onlara karşı övünme. Ayıp yönünden şu üç hasletin kişide bulunması kâfidir: Kendi kusurunu görmeden başkalarının kusurlarına bakması. Kendi utanılacak şeyde yüzerken o utanılacak şeyi sebebiyle başkalarını ayıplaması. Yanında oturan (komşusuna) eziyet etmesi. Ey Ebu Zerr! Tedbir gibi akıl yoktur,
YanıtlaSilYANITLASİL
yuksel11 Mart 2024 00:16
kötülükten çekinme gibi vera yoktur, güzel ahlak gibi şeref yoktur.
١٩٣٦ - أُوصِيكُمْ بِتَقْوَى اللَّهِ وَالسَّمْعِ وَالطَّاعَةِ وَإِنْ أَمَرَ عَلَيْكُمْ عَبْدٌ حَبَشِيٌّ فَإِنَّهُ مَنْ يَعِشَ مِنْكُمْ بَعْدِى فَسَيَرَى اخْتِلَافًا كَثِيرًا فَعَلَيْكُمْ بِسُنَّتِي وَسُنَّةِ الْخُلَفَاءِ الْمَهْدِيِّينَ الرَّاشِدِينَ تَمَسّكُوا بِهَا وَعَضُّوا عَلَيْهَا بِالنَّوَاجِدِ وَأَيَّاكُمْ وَمُحْدَثَات الأُمُور فَإِنَّ كُلَّ مُحْدَث بِدْعَةٌ وَكُلُّ بِدْعَةٍ ضَلَالَةٌ (حمد
ت حسن صحيح ٥ و ابن جرير ك ق عن العرياض)
1936- Size Allah'tan korkmanızı, Habeşli bir köle bile başınıza geçirilse onu dinleyip itaat etmenizi tavsiye ederim. Çünkü benden sonra yaşayan çok ihtilata şahid olacaktır. Benim sünnetimden, hidayete ermiş, doğru yolda olan halifelerin yolundan ayrılmayın. Ona sımsıkı sarılın. Azı dişlerle ısırır gibi (sımsıkı sarılıp sakin bırakmayın). Sonradan uydurulmuş işlerden uzak durun. Çünkü sonradan uydurulan, bidattir, her bidat sapıklıktır.
Çünkü ümmeti yaratılmışların öncüsü olduğu için onların bozulmasıyla düzen bozulur. Öncüler bozulduğu zaman, toplum da bozulur.
YanıtlaSilYANITLASİL
yuksel13 Mart 2024 02:06
لوامع العقول شرح راموز الأحاديث للكمشخانوي
Râmûzü'l- ehâdîs Şerhi
LEVAMİ'U'L-'UKÜL
ZEKA PARILTILARI Hadis-i Şerifler ve Açıklamaları
Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhanevî (1813-1893)
Editör Prof. Dr. Mustafa Cevat Akşit
III. CİLT
sy. 553.
YanıtlaSilإِيمَانُهُ رَجُلٌ لا يَخَافُ فِي اللَّهِ لَوْمَةَ لائِم ٣٣١٤ - ثَلَاثَةٌ مَنْ كُنَّ فِيهِ يَسْتَكْمِلُ وَلَا يُرَانِي بِشَيْءٍ مِنْ عَمَلِهِ وَإِذَا عُرِضَ عَلَيْهِ أَمْرَانِ أَحَدُهُمَا لِلدُّنْيَا وَالْآخَرِ
لِلآخِرَةِ اخْتَارَ أَمْرَ الآخِرَةِ عَلَى الدُّنْيَا (كر والديلمي عن ابي هريرة) 3314- Üç şeyi kendinde bulunduran, kâmil bir iman elde
a) Allah yolunda kınayıcının kınamasından korkmamak, b) Yaptığı amellere en küçük bir riya dahi karıştırmamak, c) Biri dünya diğeri ahiret olan iki iş kendisine sunulduğunda, ahiretinkini tercih etmek.
etmiş olur:
YANITLASİL
yuksel17 Mart 2024 01:53
1942- Kıyamet gününde kulun ilk hesap verecek olduğu şey, namazıdır. Eğer tamamlamışsa bu onun için tam olarak yazılır, tamamlayamamışsa Allah Azze ve Celle meleklere:
"Bakın, eğer kulumun nafile namazı varsa onunla bu farz namazlarını tamamlayın" emrini verecek. Sonra zekattan da böyle hesaba çekilecek. Sonra diğer ameller de bu minval üzere ele alınacak.
۱943 - اَوَّلُ الْوَقْتِ رِضْوَانُ اللهِ وَوَسَطُ الْوَقْتِ رَحْمَةُ اللَّهِ وَآخِرُ الْوَقْتِ
عن ابراهيم بن عبد الملك) الله قط * عَفْو الله
1943- Namazın vaktinin evveli Allah'ın rızası, ortası rahmeti, sonu ise Allah'ın affıdır.
YANITLASİL
yuksel17 Mart 2024 01:57
عائشة)
4496- Veled-i zinaya, ana-babasının suçundan hiçbir sorumluluğu yoktur. Kimse kimsenin suçunu (günahını) taşımaz.
٤497 - لَيْسَ عِنْدَ اللهِ يَوْمٌ وَلاَ لَيْلَةٌ تَعْدِلُ اللَّيْلَةَ الْغَرَّاءَ وَالْيَوْمَ الأَزْهَرَ (ك) * ٤٤٩٧
عن ابي بكر)
⑤
G
4497- Allah katında, Cuma gecesi ve gününe eşit olacak hiçbir gece ve gün yoktur.
٤٤٩٨ - لَيْسَ عَدُوكَ الَّذِى اذَا
YANITLASİL
yuksel17 Mart 2024 02:00
١٣٤٠ - إِنَّ الدُّنْيَا مَلْعُونَةٌ مَلْعُونٌ مَا فِيهَا إِلَّا ذَكَرَ اللَّهُ وَمَا وَالاهُ وَعَالِمُ أَوْ
مُتَعَلَّمُ فَإِنَّ أَوَّلَ فِتْنَةٍ بَنِي إِسْرَائِيلَ كَانَتْ فِي النِّسَاءِ اء (م) عن ابي سعيدن
حسن غريب عن ابي هريرة
1340- Dünya melundur, dünyada bulunan ve kişiyi Allah'tan gafil eden hususlar da melundur. Yalnız zikrullah, Allah'ın sevdiği iyi amel, âlim ve ilim tahsil eden hariçtir. İsrailoğullarını baştan çıkarıp fitneye sürükleyen ilk şey muhakkak kadınlar olmuştur.
١٣٤١ - إِنَّ الدُّعَاءَ يَنْفَعُ مِمَّا نَزَلَ وَمِمَّا لَمْ يَنْزِلْ فَعَلَيْكُمْ عِبَادُ اللَّهِ بِالدُّعَاءِ
ت وابن النجار عن ابن عمر)
1341- Dua, gelen ve gelecek olan musibetlere karşı faydalıdır. Allah'ın kulları! Duadan ayrılmayın.
YANITLASİL
yuksel17 Mart 2024 02:02
٣٨٦٤ - طَاعَةُ النِّسَاءِ نَدَامَةٌ (عق والقضاعي وابو على الحداد في معجمه كــر
عن عائشة)
getirir.
3864- Mühim işlerde kadınlara boyun eğmek pişmanlık
٣٨٦٥ - طَاعَةُ الله طَاعَةُ الْوَالِدِ وَمَعْصِيَةُ الله مَعْصِيَةُ الْوَالِدِ (طس عن ابي
هريرة)
3865- Allah'a itaat etmek, anneye, babaya itaaat etmektedir. Anneye babaya isyan eden, Allah'a isyan etmiş olur.
-
YANITLASİL
yuksel17 Mart 2024 02:03
- طَالِبُ الْعِلْمِ طَالِبُ الرَّحْمَنِ طَالِبُ الْعِلْمِ رُكْنُ الإِسْلَامِ وَيُعْطَى
أَجْرُهُ مَعَ النَّبِيِّينَ (الديلمي عن انس)
din gibi
3867- İlmin talibi Rahman'ın talibi demektir. İlmin talibi İslam'ın rüknüdür. O peygamberlerle birlikte mükafatlandırılacaktır.
٣٨٦٨ - طَالِبُ الْعِلْمِ اللَّهِ كَالْغَازِي وَالرَّائِحُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ
الديلمي عن انس حل عن بكار بن ياسر)
3868- Allah için ilim tahsil eden, Allah yolunda savaşa erkenden gidip sağ salim dönen gibidir.
ن
YANITLASİL
yuksel17 Mart 2024 02:04
Sene yüz otuz beş olunca, Davud oğlu Süleyman (a.s.)'ın deniz adalarında hapsettiği şeytanların azılıları serbest kalır. Ve onların onda dokuzu lrak'a gider. Ve orada Kur'an hakkında (şeytanca) mücadele ederler. Onda biri ise Şam'da kalır.
Ravi: Hz. Ebû Said (r.a.)
Sayfa: 60 / No: 1
Ramuz El-Ehadis
YANITLASİL
Yorum Gönder
Bu blogdaki popüler yayınlar
İman
Mayıs 04, 2023
DEVAMI
Mustafa Kemal Atatürk ün Gizli Vasiyeti
Mayıs 04, 2023
DEVAMI
Meric Tumluer Said Nursi
Mayıs 04, 2023
DEVAMI
Blogger tarafından desteklenmektedir
Tema resimleri Michael Elkan tarafından tasarlanmıştır
YUKSEL
Vasiyet ve mustafa
PROFİLİ ZİYARET EDİN
Arşivleme
Kötüye Kullanım Bildir
148. Allah, (insanı incitecek) kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez. Ancak zulmedilenler hariç. Allah her şeyi işiten ve bilendir.
YanıtlaSil(Zulmedilenler feryat, beddua veya şikayet edebilirler.)
Nisa Suresi
148.ayet.
)seçkinler)a özel bir hitabı hedef alması dolayısıyledir. وَلَا تَلْبِسُوا الحَقِّ بالباطل hakkı batıl ile karıştırıp aldatmayın; doğruyu yalanla, yanlışlarla bulayıp da وَتَكتُمُوالحق وأنتم تعلمون bile bile hakkı gizlemeyiniz. Bu âyetin anlamı çok kap- samlıdır. İlme ve amele dair hususları kapsar. Bilgiçlerin hilelerine, yalan do- lanlarına ve bozgunculuklarına, hatta ticaret ehlinin karışık işlerinden ve hakim- lerin haksız hükümlerine varıncaya kadar hepsine şümülü vardır. "İnsanları aldatmayınız, sahtekârlık yapmayınız." meâlinde bir genellemeyi ifade eder. Bununla beraber (kelâmın) sevki bilhassa ilmî değeri hedef alıyor. Nice kimse- ler vardır ki, ilmî gerçekleri bozarlar, kötüye kullanırlar, onları kendi gönüllerine göre evirerek çevirerek aslından çıkarırlar, bakırı yaldızlarlar, altın diye satarlar. Bu durum İsrailoğulları haberlerinde çok vardı. Bunlar, kendi yazdıkları fikirleri, te'villeri, tercemeleri, Tevrat'ın aslı ile karıştırıyorlar, seçilmez bir hale getiriyorlar ve bazan da Muhammed (s.a.v.)'e ait vasıflar hakkında yaptıkları gibi geçmiş kitaplardaki âyetleri saklıyorlardı ki, bu konuda فَوَيْلٌ لِلَّذِينَ يَكْتُبُونَ الْكِتَابَ بِأَيْدِيهِمْ ثُمَّ يَقُولُونَ هَذَا مِنْ عِنْدِ اللَّهِ "Yazıklar olsun o kimselere ki, kit- abı elleriyle yazıp, sonra 'Bu Allah katındandır.' derler." (Bakara, 2/7( يُحَرِّفُونَ الكلم عن مواضيه "Kelimeleri yerlerinden değiştiriyorlar." (Nisa, 4/46, Maide, 5/13( ve diğerleri gibi başka âyetler de vardır. Bunlar, Tevrat'ın aslını korumuyorlar, kendi yazdıkları tercemeleri: "İşte Allah'ın kitabı" diye Tevrat yerine koyuyor- lardı. Ve ilmî meselelerde gerçeği takip etmeyerek kendi gönüllerine göre
YanıtlaSilYANITLASİL
yuksel19 Mart 2024 05:59
2- BAKARA SÛRESİ: 42-43
Cu
oluy
din
hak
ma
rin
ara
ke
de
be
n
0
286
Cuz
açıklamalarda bulunuyorlar, arzu ve şehvetlerine sapıyorlar, safsatalar yapıyorlar, arzularına tabi oluyorlardı. Bu şekilde hak fikri, hak inancı kalmıyor aidatma, karıştırma, aldatıcılık hükümran oluyordu. İşte bütün bunlara karşı İsrailoğullarının bilginlerine genel olarak bu yasaklama hitabı söylenmiştir ki, Kur'ân'da bu konuda başka bir âyet olmayıp da yalnız bu âyet olsaydı, Kur'ân'ın terceme ve tefsiri meselesinde ve diğer ilmî vaziyette İslâm'ın tutumunu, ilmi vazifenin şeklini tayin etmek için bu âyet yeterli olurdu. Kur'ân'ın tecrid (soyutlama) meselesinin ne büyük önemi haiz olduğu, Kur'ân'ı Kur'ân, terceme- sini terceme, tefsir ve te'vili de tefsir ve te'vil olarak bellemek ve belletmek bir hak görev olduğu unutulmamalı. "Farsça Kur'ân", "Türkçe Kur'ân" gibi sözlerden çekinmelidir. Çünkü milyonla terceme ve te'vil yazılır, onlar yine Kur'ân'ın hakikati olmaz, Cenab-ı Hak لا تلبسُوا الحَقِّ بالباطل buyurmuştur.