TASAVVUF

Yorumlar

  1. BISMILLAHI Allah nami na, Allah için, Allahın adı ve izni ile,

    (Esbab zahiriye eliyle gelen nimetleri, o esbab hesabına almamak gerektir. Eger o sebep Intlyar sahibi değilse-meselä hayvan ve ağaç gibi doğrudan doğruya Cenab-ı Hak hesabına verir. Mådem o, Ilsan-i hål ile Bismillah der, sana verir. Sen de Allah hesabına olarak Bismillah de, al. Eğer o sebep ihtiyar sahibi ise: o Bismillah deme- II, sonra ondan al, yoksa alma, Cünkü

    ولا تأكلوا بما لم يذكر اسم الله عليه

    ayetinin mânâ-yı sarihinden başka bir mânâ-yı İşärisi şudur ki, "Mün'im-i Hakikiyi hatıra getir- mlyen ve onun namıyla verilmiyen nimeti yeme- yiniz" demektir. O hålde hem veren Bismillah demell, hem alan Bismillah demeli, Eğer o Bis millah demiyor, fakat sen de almağa muhtaç isen sen Bismillah de, onun başı üstünde rahmet-i İlahiyenin elini gör, şükür ile öp, ondan al, Yanis Nimetten in'ama bak, in 'amdan, Mün'im-i Hakiki- yl düşün. Bu düşünmek bir şükürdür. Sonra o zahiri vasıtaya istersen dua et. Çünki o nimet

    onun eliyle size gönderildi. L.) (Kur'an-ı Kerim, nimetleri, Ayetleri, delil- leri tâdat ederken ميائي الأمربكما تكذبان âyet-i celllesi tekrar ile zikredilmekte olduğun-

    dan şöyle bir delalet vardır ki: Cin ve Insin en çok İsyanlarını, en sedit tuğyanlarını, en azim küfranlarını tevlid eden şöyle bir vaziyetleridir ki, nimet Içinde in'amı görmüyorlar, In'amı görmediklerinden Mün'im-i ederler. hakikiden gaflet Mün'imden gafletleri saikasıyla, o ni'metleri, esbaba veya tesadüfe isnad ederek, Allahdan o nimetlerin geldiğini tekzib ediyorlar. Binaenaleyh, herbir nimetin bidayetinde, mü'min olan kimse, Besmeleyi okusun. Ve o nimetin Al- lahdan olduğunu kasdetmekle, kendisi ancak AI- lahın ismiyle, Allahın hesabına aldığını bilerek, Al- laha minnet ve şükranla mukabelede bulunsun M.N.)

    YanıtlaSil
  2. Imam-ı Şafii rh.a.'den

    Sofiyye ile sohbetim esnasında kendilerinden üç şey öğrendim.

    " 1. Zaman bir kılınçtır, sen onu kullanmazsan o seni keser. 2. Kendini hak ile meşgul etmezsen, bâtil seni istila eder. . Kendine hiç bir varlık isnad etmemek, erbâb-ı ismetten olmak demektir.

    Celaluddin-i Suyûtî; Te'yidü'l-Hakikati'l-Aliyye, s. 15:

    YANITLASİL

    yuksel19 Kasım 2023 21:27
    İmam-ı Malik rh.a.'in Görüşü

    "Fikhi öğrenip de tasavvufu öğrenmemiş olan fâsıklığa, Tasavvufu öğrenip, fıkhı öğrenmemiş olan zındıklığa düçar olabilir. Hem fikhi ve

    hem de tasavvufu birarada cem eden de hakikate ulaşır." Aliyyü'l-Kârî Fıkh-ı Maliki Şerhi c. 1, s. 33

    YANITLASİL

    yuksel19 Kasım 2023 21:35
    islam

    aylık mecmua

    YanıtlaSil
  3. بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
    Bismillahirrahmanirrahim
    Elhamdülillah
    Allahuekber
    Subhanallah
    Allahümmesallialaseyyidinamuhammed
    Sallaahualeyhivesellem
    Estagfirullah
    Beş vakit namazı camide kılan Bismillahirrahmanirrahim demiş gibidir.
    Ümmetim yıldızlara gidesiye kadar kıyamet kopmayacaktir

    YanıtlaSil
  4. yuksel1 Aralık 2023 03:16
    TARİKATLAR-412

    Eve geldi Muhammed'i bulmadı, Yemen illerinde Veysel Karani. Adına Yunus Emre'nin de yuka-

    rıya bir kıtasını aldığımız ilahiyi yaz- dığı Veysel Karani Türk tasavvuf ede- iyatında büyük sevgi ve alaka görmüş, hakkında menkıbenameler, pek çok ilahi ve destan mahiyetinde hikâyeler kaleme alınmıştır.

    Sufi kaynaklarından bir kısmı Veysel Karani'nin Hz. Peygamberle görüştüğünü ileri sürerlerse de, diğer kaynaklar ve rivayetler bunun aksini savunmuşlardır. Yukarıda belirtildi- ği gibi, hasta annesini yalnız bırakma- dığı için, Medine'ye gidemeyen bu Sufi için Hz. Peygamber, Hz. Ömer ve Hz. Ali'ye, onunla görüşmek imkanı- nın kendilerine nasip olacağını müj- delemiştir. Ayrıca duasını almalarını da bildirmiştir. Onlar da onu görecek- leri anın gelmesini dört gözle bekleme- ye koyulmuşlardır. Hz. Ömer'in hali- feliği döneminin son yıllarına doğru, onun Yemen'den gelen bir hacı kafi- lesi ile gelip Mekke'de bulunduğunu öğrendiler. Hacılar Veysel'in Arafat yakınlarında deve güttüğünü haber verip, hakkında alaylı sözler söyledi- ler. Fakat, Hz. Peygamber'in onun için söylediklerini öğrenince bu tavır- larından ötürü nedamet duydular. Hz. Ömer ve Ali, Veysel Karani'yi bu- lup kendisiyle görüşmek imkanını el- de ettiler. Hz. Peygamber'in kendisi hakkında söylediklerini naklettikleri gibi, hayır duasını da aldılar. Kendi- sine liediye ve para vermek yolunda- ki teşebbüsleri boşa gitti. Maddi hiç- bir şey kabul etmeyen Veysel, hacılar- la

    birlikte yine Yemen'e döndü.

    Daha sonra geri gelen Veysel Ka-

    YANITLASİL

    yuksel1 Aralık 2023 03:20
    rani, Hz. Ali'nin halifeliği sırasında Medine'ye gitti ve Haricilerin ortaya çıkmalarına sebep olan Siffin savaşın- da Hz. Ali'nin saflarında savaşçı ola- rak bulundu. Bir rivayete göre bu sa- vaşta şehit olmuş, başka bir rivayete göre ise, yine Hz. Ali'nin hilafeti dö- neminde Şam'da hadis ilmiyle meşgul bulunduğu sırada vefat etmiştir. Ri- vayetlerden anlaşıldığına göre Üveys, çok fakir bir ailenin küçük yaşta ye- tim kalmış bir çocuğudur ve son de- rece bağlı bulunduğu annesi ona hem analık, hem de babalık etmiştir.

    Hz. Peygamber'i hiç görmediği halde, inanması ve gönülden bağlan- ması, Peygamber tarafından da müj- delenmesi, tasavvufta bir mürşide ula- şamayıp onun ruhaniyetinden feyz alanlara "Üveysi" denmesine yol aç- mıştır. Yani görmediği bir şeyh tara- fından yetiştirilen Sufiye, "Üveysi", bu yoldaki yetişme tarzına "Üveysi- lik'denmektedir.

    Daha sonraları Üveysilik dört zümre için kullanılmıştır: a) Hz. Pey- gamber'in ruhaniyetinden feyz alan- lar, b) Veysel Karani'nin yolunda ye- tişenler, c) Herhangi büyük bir şeyhin ruhaniyetinden feyz alanlar, d) Hızır Aleyhüsselam tarafından irşad edilenler.

    Veysel Karani halk tarafından çok sevilmiş ve bir çok iyi davranışlar ona bağlanarak misal haline getirilmiştir. Bu yüzden de kendisine fazlasıyla sa- hip çıkıldığından İslâm ülkelerinde, Yunus Emre için olduğu gibi, pek çok yerde kabirleri bulunmaktadır. Bun- ların hepsi gerçek kabir olmayıp sev- gi dolayısıyla ayrılmış makamlardır

    YanıtlaSil
  5. 26. Şuará Sûresi

    180

    Ayet: 227

    Yasaklanan şiirle ve diğer kötülüklerle kendilerine "haksızlık edenler hangi dönüşe (hangi akıbete) döndürüleceklerini yakında bileceklerdir."

    Buradaki haksızlık edenler' ifadesi her zalim için geneldir.

    "النقل" inkilab, dönme, dönüş manasinadır. Yani onlar ölümler den sonra Allah'a öyle dönüp öyle varırlar; kötü bir dönüşle dönenler ve deli bir varışla geri varırlar. Çünkü onların dönüp varacaklan yer cehen nemdir.

    Kaşifi der ki: "Hangi yere dönseler o dönecekleri yer ateş olacak tır."

    Rivayete göre Ebû Bekr (r.a.) hayatından ümid kesince Osman (r.a.)'dan şöyle bir ahidname yazmasını istedi: "Bu Ebû Kuhâfe'nin oğlu- nun, kâfir kimsenin bile îmana geldiği bir halde mü'minlere ahdi/vasi yetidir. Ebû Bekir (r.a.) bir ara baygınlık geçirip ayrıldıktan sonra şöyle demiştir: Ben size Ömer b. Hattab'ı (r.a.) yerime halife bırakıyorum. Eğer âdil olursa ki onun hakkında benim zannım budur. Eğer âdil olmazsa "haksızlık edenler, hangi dönüşe (hangi akıbete) döndürüleceklerini yakında bileceklerdir."

    "الظلم" adaletten sapmak ve haktan yüz çevirmektir.

    Zālimler üç çeşittir: En büyük zâlim, Allah'ın şeriatının (hükmü) altına girmeyendir. Allah Teâlâ: "Doğrusu şirk, büyük bir zulümdür." (Lokmat. 31/13) buyurarak bunu kasdetmiştir. Ortanca zâlim, sultanın hükmünü yeri ne getirmeyendir. En küçük zalim ise amel ve çalışmaktan haylazlık yapıp insanların menfaatlarını alan, kendi menfaatini onlara vermeyendir.

    Adaletin faziletindendir ki onun ziddi olan zulümden tevbe ancak ada let yapmakla mümkündür. Şayet hırsızlar aralarında bir şeyi şart koşsalar ve onda adâleti gözetmeseler, işleri yolunda gitmez.

    Akıl sahibi kimseye gereken, bu vaîd ve şiddetli tehdîde kulak vermek.

    Her sålikin yardımcısı, sülük edilen yolların tehlikelerinden kurtaran ancak Allah'tır. 41

    41. Şuara süresi, 1108 yılının Zülkāde ayının 9'unda (30 Mavis 1697) Persembe günü tamam old

    YANITLASİL

    yuksel7 Aralık 2023 01:20
    تفسير روح البيان

    Rûhu'l Beyân

    - Kur'an Meâli ve Tefsiri -

    İsmail Hakkı BURSEVÎ

    ERKAM YAYINLARI

    CILT

    14
    sy. 180.

    YanıtlaSil
  6. Tarangirane Siyaset karşıdaki meleği şeytan gösterir. (M.) 258:22. Mektup, 4. vecih; (Sn.) 68; (E.L.) 1:266; 2: 144, 145. Tarafgirâne siyaset keşfiyata mânidir. (Mh.) 32:1. maka. 8.

    muk

    Tarafgirâne vaziyet almamak itiraz edenlerin pişmanlığına se- bep olur. (E.L.) 1:157.

    Tarih, asker milletinin siyasete girmesinin çok tehlikeli oldu- ğunu gösteriyor. (H.Ş.) 113: Asa. Hit Yalancı politika ve siyasete dayanmak insanlığın maslahatına

    zıttır. (H.Ş.) 78. Zâlim siyasetin gaddarene bir düsturu da "Cemaat için fert feda edilir" dir. (E.L.) 1:206; (H.Ş.) 153.

    YANITLASİL

    yuksel14 Aralık 2023 00:32
    Bir Hazinenin Anahtarı
    Risale-i Nur Kulliyati Fihrist ve İndeksi
    İsmail Mutlu
    sy. 595.

    YanıtlaSil
  7. sol taraflarından verirler. Hak teålå orada bütün mahluklarına vasıtasız kelâm söyler. Bir onda herkesin hesabını görüp kimine hitab, kimine itâb eder. Mazlûmun hakkını zālimden alıp, zālimin hasenâtı var ise ona ve- rir, yoksa mazlûmun günahlarını zālime yükletir. Hesabdan sonra hay- vanları toprak eder. Kafirler hayvanlara gıpta edip keşki biz de toprak ol- saydık derler.

    YanıtlaSil
  8. Hz. ALİ -RADIYALLAHU ANH-IN KIYMETLİ SÖZLERİ

    * Kişi, dili altında saklıdır, konuşturunuz zaman kıyme- tinden neler kaybettiğini anlarsınız.

    * Dünya bir cîfedir, leştir. Ondan birşey isteyen köpek- lerle dalaşmaya dayanıklı olsun.

    * Kul ümidini yalnız Rabbine bağlamalı ve yalnız günah- ları kendisini korkutmalıdır.

    * İnsanlar arasında Allah'ı en iyi bilen, O'nu çok seven ve tam ta'zim edendir.

    * İlimsiz yapılan ibadette, anlayış vermeyen ilimde, te- fekküre götürmeyen Kur'ân-ı Kerîm okumakta hayır yoktur.

    * İyilik bilmez birisi de olsa, sen iyilik yap! Zira o, mukabi- linde teşekkür edene yapılan iyilikten mizanda daha ağır gelir.

    * Edep aklın sûretidir.

    * Alim ölse de yaşar, cahil yaşarken ölüdür.

    * Bana bir harf öğretenin kölesi olurum.

    * İnsanın kıymeti, yaptığı iyiliklerle ölçülür.

    * Kalbin şifâsı Kur'ân-ı Kerîm okumaktır.

    YANITLASİL

    yuksel31 Ocak 2024 21:51
    ISLAM KAHRAMANLARI

    • İnsanlara önce hakkı öğretiniz. Onu öğrenen batil

    tanır. * İnsanı layık olmadığı yere koymak zulümdür.

    • Hakk'ı tanıyan Hak ehlini de kolayca anlar. Önce bâtil öğrenen, Hakk'ı güç tanır.

    *Sen babanın hakkına riayet edersen, oğlun da senin hakkına riayet eder.

    • Cimri insan, dünyada fakirler gibi yaşar, ahirette de zenginler gibi hesaba çekilir.

    * Dostlarının kalbini kırmakla, düşmanlarının arzularını yapmış olursun.

    * Himayen altındakilere iyilik yapmak istersen, onlara terbiye ve edep öğret.

    * İki şey aklı ve tedbiri bozar, biri acele etmek, biri de olmayacak şeyi istemek.

    * Kanaat eden aziz, açgözlülük yapan zelil olur.

    * Nasihati reddeden, rezalet bulur.

    * Kişinin verene teşekkür etmesi, nimetinin artmasına sebep olur.

    * Ölümü unutmak, kalbin paslanmasındandır.

    * Oburlukla sağlık bir arada bulunamaz.

    * Mes'ud insan başkasından ibret alandır.

    *Kişinin kendisini beğenmesi, aklının zayıf olduğuna delalet eder.

    58

    * Hakiki dost, sıkıntı zamanında imdada yetişendir

    YANITLASİL

    yuksel31 Ocak 2024 21:52
    ASR-I SAADET'TEN

    * Lüzumsuz şeylerin peşinde koşan, lüzumlu şeyleri ka- çırır.

    • İnsanın namaz hususunda tembellik göstermesi, îman zayıflığındandır.

    * Sabır kederlere perde, tehlikelere karşı yardımcıdır.

    * Öldükten sonra yaşamak isterseniz, ölmez bir eser bırakınız.

    * Her fenalıktan uzak kalmanın yolu, dili tutmaktır.

    * İktisat az şeyi çoğaltır, israf çok şeyi azaltır.

    * Akıl gibi mal, iyi huy gibi dost, edep gibi miras, ilim gibi şeref olmaz.

    YanıtlaSil
  9. İnsanlığın kurtuluşu faizin kaldırılması, zekâtın yerine getiril mesindedir. (S.) 649:Lemaat

    YANITLASİL

    yuksel4 Şubat 2024 22:33
    İnsanlar kendi idarecilerinin yolundadır. (Mn.) 33.

    YANITLASİL

    yuksel4 Şubat 2024 22:53
    8.Asirda İngiliz Kralı Lâ ilahe illallah Muhammed ün Rasulüllah diye yazarak para bastırmış.
    Akra Fm.
    Günün sohbeti
    Prof Dr Mahmud Esad Coşan

    YANITLASİL

    yuksel4 Şubat 2024 23:36
    Türkiye Cumhuriyeti de paranın üstüne Lâ ilahe illallah Muhammed ün Rasulüllah diye yazmalidir.

    YanıtlaSil
  10. Cennet ehli Cennete Cehennem ehli de ateşe girdiklerinde, ölüm (bir koç şeklinde) Cennetle Cehennem arasında bir yere getirilir ve kesilir. Sonra bir münadi şöyle nida eder: "Ey ehli Cennet, ebedilik var ölüm yok. Ey ehli nar, ebedilik. Ölüm yok." Bunun üzerine Cennet ehlinin sevinç üzerine sevinçleri artar. Cehennem ehlinin ise hüzünleri üzerine hüzünleri artar.
    Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    Sayfa: 51 / No: 9
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel20 Şubat 2024 16:30
    Ümmetimi Benden sonra öyle fitneler kaplayacak ki, o fitnelerde insanın vücudu gibi kalbide ölür.
    Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    Sayfa: 346 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  11. Şu çarpıcı gerçeği görmek gere- kir; 1900'lü yılların başlarında Afrika topraklarının % 90'ı sömürge statü- sünde idi. Bu oran şimdi % 10'un altındadır. Ancak hemen işaret etmek yerindedir ki, bağımsızlıklar siyasal anlamdadır. Kültürel anlamda ba- ğımsız ülke hemen yok gibidir. Gü- nümüz, kültürel bağımsızlıklar için kavgaların verildiği gündür. Batılı, Af- rika'dan çekilirken kiliselerini, okulla- rını ve uzmanlarını orada bırakarak çekildi. Görünür planda elini çekti ba- tılı Afrika'dan ama yerli temsilcilerini, yerli yabancılaşmış aydınları bıraktı yerine. «Kendine dönüş ya da «diri- liş>> diyebileceğimiz gelişmelere batı kayıtsız kalmamakta, olay tehlikeli boyutlara ulaştığında hemen yine askerî müdahalelere başvurmakta- dır.
    İslam Aylık Mecmua
    Temmuz 1985
    sy. 24.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder