Hamd, Allah'a mahsustur ki záti kemâlî hakikatlerinin nüshasından âlemlerin, alâmet ve işaretlerin nakışlarını ızhar etti. Zâti cem “nûn”un- dan harflerin, kelimelerin ve kelâmın türlerini çıkardı. Cem' ve tenzih maka- mından, eğriliği olmayan Arapça bir Kur'an indirdi. Onu, her zaman burhanları ve delilleri parlayan ebedi bir mucize kıldı.
Salât ve selâm, ilim, ayn ve yakinde yüce makamın kapısını açan Efendimiz Muhammed'e olsun ki, Adem daha su ile balçık arasında iken O peygam- berdi. O'nun Kur'an ahlâkıyla ahlâklanan ailesine, ashâbına ve ahir zamâna kadar ihsân üzere/güzelce onlara tabi olanlara da selam olsun.
Fakir kul, kurban olarak adanan (İsmail (a.s.))'ın adaşı, nasihatçi, muhacir, Şeyh İsmail Hakki - Allah kendisini sabahların, akşamların ve gündüzlerin fitnelerinden saklasın- der ki:
Vaktinin sultanı, zamanının ender bulunanı, ilim ve irfânıyla halk üze- rinde Allah'ın hucceti, ilahi inâyet ve tevfik nurlarının ufku, kesin olarak hilafet sırlarının varisi, ikinci bin yılın ikinci onluğunun (XII. hicri asrın başında tecdid sırrına sahip olduğu kabul edilen, rabbâni ilhamın ma'deni seyyidlerin yolundan giden, asil ve soylu Şeyh, (Hz. Osman) ibn Affan'ır adaşı, İstanbul'da ikamet eden, imam ve allâme olan Şeyhim, büyük âlim ve çok anlayışlı üstadım - Allah ona imdad eylesin, bize de gizlide v âşikarda onunla imdad buyursun-, (hicri) ikinci bin yılın birinci onluğunu onuncu onda birinin altıncı onda birinde (h. 1096/m. 1685) benim, velileri
YANITLASİL
yuksel24 Mart 2024 15:08 İsmail Hakkı Bursevi
kalesi (burcü'l-evliya) olan Bursa sehrine - Allah kötülüklerden ve sıkıntılardan muhafaza eylesin- göçmeme işaret ettiler. Oraya yerlesince, meshur nurlu ma'bed Cami-i Kebir (Ulucami) de vaaz ve öğütten uzak duramadım.
Bazı Rumeli (Balkanlar) beldelerinde ikamet ettiğim zaman yazdığım, tefsir sayfalarından 1 ve muhtelif ilimlerden derlenmis, Kur'an sürelerinden Lait-Oman'dan daha sonrasına kadar ulasan bazı notlarım vardı. Fakat onlarda söz çok uzadığı için darmadağınık vaziyetteydi. Bir kısmını batı rüzgarı, bir kısmını da saba rüzgarı bir tarafa atmıştı.
İstedim ki uzun nakilleri kısaltayım. Lafızların, harflerin ve noktaların sahasına dağılan evrakı toparlayıp özetleyeyim. Onlara bir nebze de gönlü- me doğan maʼrifetlerden ilave edeyim. Nazmettiğim latifelerin gerdanlığına onları da dizeyim.
Her ne kadar sermayem az ve güçsüz olsam da -eğer yüce Allah bu büyük arzumu yerine getirecek kadar bana mühlet tanırsa- geri kalan süreleri Nazm-ı Kerim'in sonuna kadar mahåretle serdedip aktarayım. Haftalarca ve aylarca kaleme aldığım, satırların kıvrımlarına yazarak döktüğüm bil- gileri insanların istifadesi için temize çekeyim. Böyle yapayım ki malın ve oğulların fayda etmediği ahiret günü için hazırlık olsun. "Såd" ve "Nün" dan başkasının fayda vermediği zaman bana sefaatçi olsun.
Allah Tesla'dan bunu sálih amellerden ve hâlis eserlerden, ömürlerin Sonuna kadar båki kalacak iyiliklerden kılmasını niyaz ederim. Çünkü O, bir kul için hayır murid ederse, insanlar içinde onun amelini güzelleştirir. Rasa göre göz mesibesinde olan hayırlı işlere chil kılar. O, Feyyazdır, ihsanı boldur.
Uzaktan alınan haber vesveseden hâli olmaz. (M.N.) 105:Habbe
HACC
Bediüzzaman hac için para biriktirdi. (E.L.) 1:249, 269.
Bediüzzaman'ın yerine haccetmeyi adayan zât. (E.L.) 1:251.
Bir dirhemi sadaka vermeyi hacca denk tutmak haccın kıymetini
düşürür. (Mh. 28:1. makale, 7. mukaddime Bir hacı ne kadar âmi olsa, mertebeler kat etmiş velf gibidir. (S.) 183:16. Söz 3. şua
Cuma gününe rast gelen bayram haccül ekberdir. (K.L.) 156. Haccın hikmetleri. (Sn.) 71.
Hac, Müslümanların dinî ve semavî kongresidir. (E.L.) 2:100. Hacda niyetin tasarrufu azdır. (H.Ş.) 151:2. zeylin 2. kısmı Hacda pekçok Allahü ekber demenin sırrı. (S.) 183:16. Söz 3. şua İki rekât namazın hac kadar olması. (S.) 313:24. Söz 3. dal 10. asıl Rusya'nın Müslümanları hacca göndermesi. (E.L.) 1:264.
HACERÜ'L-ESVED
Zülfikar Mekke'ye, Hacerü'l-Esved'in yanına konuldu. (E.L.) 2:70. Hayal, şarkta namaz kılanın başını Hacerü'l-Esved'in altına koydurur. (M.N.) 100:Habbe FİHRİST/230
"Biriniz kendisi için istediği şeyi kardeşi için de istemedikçe tam iman etmiş olmaz." (Mn.) 117.
Bir kişiye beşyüz senelik cennet verilmesi. (E.L.) 1:160.
"Bir mü'min bir mü'mine üç günden fazla küsmemeli." (S.) 139: 13. Söz 2. mak. hâşiyesi; (M.) 254:22. Mektup, 1. meb, 2. vec.
"Bir saat tefekkür bir sene ibådet hükmüne geçer." (S.T.) 28.
"Cehennem ateşi ateşimizden iki yüz defa daha şiddetlidir." (Mh.) 62:1. makam, 5. mesele
"Cennette dost dostuyla beraberdir. " (S.) 460:28. Söz
"Cennette dünya kadınları hurſlerden daha güzel olacak." (S.) 461:28. Söz
"Cennet ehli Cennette hayal süratinde dolaşır." (S.) 463:28. Söz Cevşen'in fazîletiyle ilgili hadis. (E.L.) 1:159.
"Çalışıp kazanan Allah'ın sevdiği kuldur." (Mn.) 77.
Deccalla ilgili hadisler. (Ş.) 5. Şuanın tamamı; (S.) 310:24. Söz 3. dal 8. asıl) 310; (Tils.) 177.
Dünya âhiretin tarlasıdır. (S.) 83:10. Söz 10. hakikat
"Dünyanın Allah katında sinek kanadı kadar değeri olsaydı, kâ- firlere ondan bir yudum su dahi içirmezdi." (S.) 311:24. Söz 3. dal 9. asıl
"Dünya mü'minin cehennemi, kâfirin cennetidir." (B.L.) 210. Dünyanın öküzle balık üzerinde durmasıyla ilgili hadis. (L.) 93, 96:14. Lem'a; (S.) 308:24. Söz 3. dal 7. asıl; (Mh.) 52:1. mak. 2. mesele
Ehl-i velayet ilhamlarıyla gelen bazı manalar hadis telakkî edil- miş. (S.) 308:24. Söz 3. dal 5. asıl
"Firat, Dicle ve Nil nehirlerinin kaynakları Cennettir." (S.) 227: 20. Söz, 1. makam, 3. nükte
"Gençlerinizin en hayırlısı ihtiyarlara benzeyendir." (L.) 252: 26. Lem'a 13. ricâ; (M.) 272:23. Mektup, 7. suâl Gıybet adam öldürmek gibidir. (S.) 313:24. Söz 3. dal, 10. asıl FİHRIST/232
"Gök, dondurulmuş bir dalgadır." (S.) 523:31. Söz 2. esas
"Gözüm uyur, fakat kalbim uyumaz." (S.) 315:24. Söz 3. dal, 11. asıl Hadis, mâden-i hayat ve mülhim-i hakikattir. (Mh.) 19:1. ma- kam, 3. mukaddime
Hadisin haber verdiği zat. (E.L.) 2:42.
Hadisin müşkülâtı vardır. (S.) 315:24. Söz 3. dal, 11. asıl Hadisle âyetin muk.ayesesi mümkün değil. (S.) 673:Lemaat
Hadislerde dünyanın kötülenmesi. (S?) 571:32. Söz 2. mev. 3. makam, 5. remiz
Hadisler Peygamberimizin muradı üzerine doğru ve sâdıktır.
(Mh.) 56:1. maka. 3. mesele Hadislerdeki tergîb ve terhib. (S.) 311:24. Söz 3. dal, 9. asıl
Hadislerdeki teşbihler. (S.) 308:24. Söz 3. dal, 7. asıl; (L.) 94: 14. Lem'a, 1. makam, 3. esas
Hadislere İsrailiyat karıştı. (S.) 308:24. Söz 3. dal, 3. asıl Hadis usûlü. (Ş.) 339:14. Şua
Hadiste ziyâde ve noksan etmek yasaktır. (Mh.) 46:1. makale 12. mukaddime
"Her yüz senede Cenâb-ı Hak bir müceddid gönderir." (B.L.) 119. "Hilafet otuz senedir." (L.) 41, 43:7. Lem'a, tetimme ve 2. bir izah; (S.T.) 111:8. Şua; (M.) 103:19. Mektup, 5. işaret
"Hûriler yetmiş kat elbise giydikleri halde, bacaklarının kemik- lerinin ilikleri görünüyor." (L.) 461:28. Söz
"Hepiniz çobansınız ve idareniz altındakilerden mes'ulsünüz." (Mn.) 27.
"İhtiyar kadınların dini üzere olun." (E.L.) 2:49, 181. İmam Şâfiî mürsel ve zayıf hadisleri amellerin fazîletinde ve İslâ- mi hadisatta hüccet sayıyor. ($.) 355:14. Şua, hatâ sevap cet- veli, 77. hatâ
"Nesillerin en hayırlısı benim içinde bulunduğum nesildir." (S.) 455:27. Söz 3. sebep
"Oğlan çocuğunu seviniz ." (B.L.) 188.
"Ben ve kıyamet bu iki parmak gibiyiz."(Mh.) 60:1. maka. 4. mes. Ravilerin bâzı sözleri veya kendi hükümleri hadisten telakkî edilmiş. (S.) 307:24. Söz 3. dal. 4. asıl; (Ş.) 489:14. Şua
"Sadaka belayı def eder." (T.H.) 620.
"Sahabîlerime dil uzatmayınız. Siz Uhud Dağı kadar altını Al- lah yolunda harcasanız onların verdiği bir avuç kadar ola maz." (S.) 457:27. Söz zeyl 4. sual
"Sen olmasaydın kâinatı (felekleri) yaratmazdım." (E.L.) 1:172. Sûrelerin faziletiyle ilgili hadisler. (S.) 312:24. Söz 3. dal. 9. asıl Tergib veya terhib için bazı mevzu hadisleri İbni Abbas gibi zâtlara isnad etmek cehâlettir. (Mh.) 22:1. maka. 4. muk. Türkler hakkında hadis. (E.L.) 2:37.
"Ümmetimde kendilerine ilham edilenler vardır." (S.) 308:24. Söz 3. dal. 5. asıl
"Ümmetimden bir tâife kıyamete kadar zâil olmayacak." (S.T.) 132:8. Lem'a; (K.L.) 152.
"Ümmetimden iki şahıs çıkacak. Bunlardan birine Allah vehbî ilim verecek. Diğerinin ise ümmet-i Muhammede fitnesi şey- tandan daha tesirli olacak." (Tıls.) 177.
"Ümmetin fesada gittiği zamanda sünnete sarılana yüz şehid sevabı vardır." (E.L.) 1:187; (L.) 55:11. lem'a, 1. nükte
Ya bir tefsiri, ya bir tevili, ya bir tabiri vardır diye düşünüp ha-
dislere ilişilmemelidir. (S.) 315:24. Söz 3. dal. 10. asıl "Yeri, donmuş bir çeşit suyun üzerine yayan zâtı her türlü nok-
san sıfatlardan tenzih ederim." (S.) 228:20. Söz 1. mak. 3. nükte Yetmiş sene yuvarlanıp Cehenneme düşen taşın gürültüsü. (S.) 308:24. Söz 3. dal. 7. asıl
Hakikat zayıf olsa da ölmez. (S.) 489:29. Söz 4. esas, 1. mesele Hakkı arayan insanın eline bazan bâtıl düşüyor. (Mh.) 110:3. maka. Hakkı bâtıldan ayırabilmek ilim ile olur. (1.1.) 102.
Hak geldi, bâtıl zâil oldu. (Mh.) 33, 44:1. maka. 8. ve 12. muk.
Hak haktır, küçüğüne büyüğü bakılmaz. (K.L.) 108; (Sn.) 27.
Hakka hizmet ağır bir defineyi taşımak gibidir. (L.) 61:20. Lem'a 7. sebep
Hak inhisar altına alınmaz. (M.) 72:16. Mektup, 5. nokta, 2. mes Hak müstagnîdir, hakikat ise zengindir. (Mh.) 22:1. maka. 4. muk. Hakikat niçin çok renklere giriyor. (S.) 303:24. Söz, 2. dal. Hakkı iptal için çalışan adam haktan merhamet ve yardım iste-
yemez. (1.1.) 118.
Hakkı kabul etmemek için muhatabı ikna etme gayreti içine gir- mek
Kur'ân haktır, haktan gelmiştir, hak der, hakikati gösterir. (S.)
37:7. Söz
Kuvvet hakka hizmetkar olmalı. (S.) 647:Lemaat
Kuvvet haktadır. (S.) 498:30. Söz
Meslekler, mezhepler ne kadar bâtıl da olsalar içinde bir haki- kat bulunur. (M.) 354:28. Mektup, 6, mes. 3. nükte Mübtil batılı hak nazarıyla alır. (S.) 645:Lemaat muk.errem olan insan daima hakkı satın almak istiyor. (Mh.)
110:3. makale, tenbih Müsemmây-ı meşrûtiyet, hak, sıdk, muhabbet ve imtiyazsızlık üzere bekâ bulacaktır. (D.H.Ö.) 41; (Τ.Η.) 68. Nur talebeleri birbirlerine haklarını helal etmeli. (K.L.) 176. Taassup yerinde hak, safsata yerinde delil, başkalarını dalâletle suçlama yerinde yardım, tatbik ve istişare edeni, dünya bir-
leşse hak olan mesleğini değiştiremez. (Mh.) 32:1. maka. 8. muk.
HAKİM
Hâkim hüküm verirken hissiyatını karıştırmamalı. (M.) 260:22.
Mektup, 1. mebhas, 5. vecih
Hâkim müddeî olsa ona şekva edilmez. (M.) 77:16. Mektup, zeyl; (E.L.) 1:16.
HALİFE (Bak:hilâfet)
HAMD
Elhamdülillah kelimesi Cennet meyvesi olarak takdim edilir. (S.) 590:32. Söz 2. nokta, 2. mebhas, 1. işaret Hamd etmemizi gerektiren sebepler. (Ş.) 633-638:29. Lema 2. bab Hamdin mânâsı. (1.1.) 23; (M.) 381:29. Mektup, 1. kısım 5. nük. Hamd sebebi olan şifa, rızık ve hidâyet gibi nimetlere başkaları- nın müdahalesi olamaz. (Ş.) 18, 19:2. Şua
Bediüzzaman 1947'den sonra tekrar hapse girdi. (T.H.) 395:Den. hay Bediüzzaman Afyon hapsinde gizli gizli Risale-i Nurları yazdı. (T.H.) 476:Afyon. hayatı
Bediüzzaman'ı Afyon hapsinde zehirlediler. (T.H.) 476:Afyon. hay. Bediüzzaman Denizli Hapishanesinde dokuz ay kaldı. (T.H.) 348:Den. hay.
Bediüzzaman'ı Denizli Hapishanesinde zehirlediler. (T.Η.) 348, 365:Den. hayatı
Bolşevizm fırtınası ve Fransız İhtilâlî hapishanelerde başladı.
Mahpuslar nur dersleriyle birbirlerine kardeş oluyordu. (S.) 139:
13. Söz 2. makamın hâşiyesi
Nur talebelerinin hapishanede hizmet etme arzuları. (S.) 720: Konf.
HARAM
Bir haramın terki vâciptir. (K.L.) 106.
Harama bakmak. (E.L.) 1:257.
Harama bakmak arttıkça vücudunda su-i istimale girer. (K.L.) 92.
Harama bakmak unutkanlık verir. (K.L.) 92. Haramları işlemeyen, farzları yapan kurtulur. (K.L.) 106.
HARF
Bir harf kâtipsiz olmaz. (S.) 53:10. Söz
Bir harf kendini bir harf kadar, katibini ise on kelime ile tarif eder. (S.) 270:22. Söz 2. mak. 5. lem'a Cumhuriyet devrinde Arap harfleriyle Kur'ân okutmak suçtu. (S.T.) 171; (Τ.Η.) 144:Bar. hayatı FIHRIST/242
Hz. Hasan'ın neslinden gelen evliyanın çokluğu. (Ş.) 80:6. Şua Hz. Hasan Risale-i Nuru haber veriyor. (E.L.) 1:66, 67. Peygamberimizin Hz. Hasan'a sevgisinin sebebi. (L.) 26:4.
Lem'a, 2. nükte
Peygamberimiz Hz. Hasan'ı istikbalde yapacağı hizmeti için te- brik etti. (L.) 97:14. lem'a, 1. makam, 2. suâl
Peygamberimizin mübarek nesli Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin', den devam etmiştir. (S.) 377:25: Söz
Bir meclis-i ihvana güzel bir kadın girdikçe; riyâ ile rekabet, hased ile hodgamlık depretir damarları. (S.) 668:Lemaat Dünyevî işlerde hased çoktur. (Nt. İç. R.) 2:262.
Bir hasta hekime karşı üç vaziyette bulunur. (Nt. İç. R.) 2:262.
Bir saat hastalık 10 saat ibådet hükmüne geçer. (E.L.) 2:157. Cenâb-ı Hak hastalıklan Azrail'e (a.s.), Azrail'i de Kendine
perde etmiştir. (L.) 86:13. Lem'a, 101. işaret Cerbeze müthiş bir hastalık ve musibettir. (H.Ş.) 147:2. Zeylin 2. kıs En müthiş hastalık asabiliktir. (Sn.) 82.
Gafil doktorlar hakikat noktasında herkesten daha ziyade hasta- dır. (B.L.) 57.
Hasta kendinden daha aşağılara bakmalıdır. (L.) 217:25. Lem'a
18. devâ
Hasta olan ömrün kıymetini anlar. (L.) 218:25. Lem'a 19. devâ
Hastalara ait mûcizeler. (M.) 139:19. Mektup, 13. işaret Hastalığın bir kısmı mânevî şehadet kazandırır. (L.) 215:25.
Lem'a 15. devâ
Hastalık dert değil dermandır. (L.) 207:25. Lem'a 1. devâ
Hastanın duâsı makbüldür. (L.) 216:25. Lem'a 17. deva
Hastalık duâya vesiledir. (L.) 212:25. Lem'a 12. devâ
Hastalık gafleti yırtar. (L.) 210:25. Lem'a 8. devâ
Hastalıktan gelen sevap çokluğu. (K.L.) 198.
Hastalık gizli kalsa daha zararlıdır. (Mn.) 75.
Hastalık günahları yıkar. (L.) 210:25. Lem'a 8. devâ
Hastalığa ehemmiyet verdikçe galebe eder. (E.L.) 1:239.
Hastalığa ehemmiyet vermek doktoru müstebit bir hâkim yapar. (E.L) 1:239.
Haşirle ilgili suâller. (S.) 476:29. Söz 2. makam, mukaddime Haşir, ism-i Azamın ve bazı isimlerin en büyük derecesinin maz- harıdır.. (S.) 307:24. Söz, 2. dal
Haşir meydanı insanı bekleyen bir harmandır. (M.N.) 100:Hab- be; (S.) 80:10. Söz 9. hakikat
Haşirde Müslümanlara kim yol gösterecek? (M.) 373:28. Mek- tup, 8. mesele, 4. nükte
Haşirde Müslümanlar Peygamberimizi şefaat için nasıl bulacak- lar? (M.) 373:28. Mektup, 8. mesele, 4. nükte Haşir Risâlesi ne zaman ve niçin yazıldı? (Ş.) 616:8. Şua
Haşirde zıtlar birbirinden ayrılır, sebepler ve vasıtalar ortadan kalkar. (İ.İ.) 230.
Haşri Allah vaad etmiştir. (M.) 244:20. Mektup, 2.makam, 11. kelime; (M.N.) 41:Lasiyyemalar; (Ş.) 155:9. Şua, 2. nokta
Haşrin bir anda gerçekleşmesi mümkündür. (S.) 105:10. Söz zeyl. 3. parça
Haşrin en büyük delili Peygamberimizdir. (Mh.) 150:3. makale, muk. Haşrin geleceğine en büyük delil rahmettir. (1.1.) 25. Haşri gerektiren şey çoktur. (L.) 302-311:30. Lem'a 2. ve 3.
Kur'ân'ın haşri ispatı. (S.) 87:10. Söz hnâtime; (S.) 100, 107:10. Söz zeylin 2. ve 4. parçası; (S.) 364:25. Söz 1. şule, 1. şua 3. nokta; (S.) 381:25. Söz 2. şu'le 1. nükte 2. nükte-i belagat; (S.) 396, 397:25. Söz 2. şu'le, 2. nur Haşrin muktazíleri. (S.) 479-485:29. Söz 2. mak. 2. esas
Haşrin ruhî faydaları. (Ş.) 153:9. Şua, mukaddime. Hayat haşri ispat eder. (L.) 326:30. Lem'a 5. nükte, 4. remiz Hayy, Kayyum, Muhyî ve Mümît isimleri haşri gerektirir.
(S.) 77:10. Söz 8. hakikat
"Hazırlanınız başka dâimî bir memlekete gideceksiniz." (S.) 60:10. Söz İbni Sina, "Akıl haşre yol bulamaz" diyor. (M.) 361:28. Mek- tup, 7. mesele, 3. işâret; (B.L.) 13; (S.) 89:10. Söz hâtime Imam Gazālīnin "İkinci diriliş birinciye muhaliftir" sözü. (B.L.) 144. İnsan için bir haşir meydanı açmayı değer mi? (S.) 64:10. Söz mukaddime, 3. işaret
Insan kabre girip rahatla yatamaz. Mutlaka uyandırılacaktır. (S.) 77:10. Söz, 7. hak.
Insan, ruhlar åleminden, anne rahminden, çocukluktan, ihtiyar- lıktan, dünyadan, kabirden, berzahtan, haşirden, sırattan ge- çen uzun bir imtihan yolculuğundadır. (S.) 35:7. Söz
Insanın yaratılması ve diriltilmesi bir tek nefis kadar kolaydır. (Sn.) 32; (S.) 641:Lemaat
Käinat haşir sabahıyla gözünü açacaktır. (S.) 489:29. Söz 4. esas 1. mese
Kainata serpilmiş hayat parçalarının muhassal bir hayat-ı umu- miyesi var olmak gerektir. (Sn.) 24. FIHRIST/250
Nur Talebeleri birbirlerinin hatalarını affetmelidir. (K.L.) 176. Sahabîler de insandır, hatâdan hâli olmazlar. (S.) 445:27. Söz, 6. Sı Umumî musibet ekseriyetin hatasından terettüp eder. (Sn.) 63; (T.H.) 118; (E.L.) 2:70.
HAVA
Havadaki tevhid delilleri. (E.L.) 2:67.
Havanın her bir zerresi herbir çiçeğe, yaprağa, meyveye girebi- lir. (S.) 62:10. Söz mukaddime
Hava unsurunun vazifeleri. (S.) 90:7. Şua; (E.L.) 2:66; (L.N.)
47, 50; (S.) 146-149:13. Söz, Hüve Nüktesi Havanın yaptığı işler Allah'ın varlığına delildir. (S.) 146:13. Söz, Hüve Nüktesi
Umumî hatalarda hava unsuru gazaba gelir. (E.L.) 2:70.
HAVF (Bak:korku)
HAYAL
Alemde bulunan intizamdaki güzellik ve kemal o derece nakşo- lunmuş ki, bütün hayalperestlerin ve mübalağacıların hülya- larından geçmiş olan harikulade hüsün ve kemale nisbet edilse, o harikulade kemaller gayet âdi ve âdetullah gayet hari- kulade bir hüsün ve haşmet gösterecektir. (Mh.)43:1. maka. 12. muk Fena hayal tevessü eder. (Mn.) 74. FIHRIST/252
Gaye-i hayal olmazsa enâniyet kuvvetleşir. (S.) 69:Lemaat Hakikati bulamayan hayellerle meşgul olur. (Mh.) 43:1. maka. 12. muk Hakikat telakki edilen hayalin ömrü kısadır. (D.H.Ö.) 51; (T.H.) 71. Hariçte uzaklık sebebi olan zıttıyet, hayalde yakınlık sebebidir.
(S.) 24:21. Söz, 2. mak. 3. vecih Havassın en genişi hayaldir. (M.N.) 57:Katre, hâtime Hayal âlemi, misâl aleminin küçük bir misâlidir. (Nt. İç. R.) 2:258. Hayale cevelan ve şa'şaa vermeli, fakat hakikatı incitmemek şar- tıyla. (Mh.) 79:2. makale 1. mesele, tenbih Hayali hakikate karıştırmak insanlığın huylarındandır. (Mh.) 27:1. makale, 7. mukaddime
Hayali hakikat suretinde gören ve gösteren, nefislerin çorak kaa biliyetidir. (Nok. İç. R.) 1:103.
Hayalin hakkı değil ki, kendini hakikat göstersin. (Mh.) 146:3. mak. 4. meselenin sonu
Hayalin jimnastik yapması. (Mn.) 107:hâşiye
Hayalperestlik bir hastalıktır. (Mh.)79:2. maka. 1. mesele, tenbih Hayal kalbin hizmetçisidir. (M.N) 100:Habbe Hayal kırıklığı sebebiyle şükür yerine şekvå etmek. (E.L.) 1:89. Hayal manzarası üstünde toplanan iki büyük miting. (Mn.) 90. Hayal nereye gitse, ihtiyaç dâiresi oraya gider. (S.) 25:3. Söz; (S.) 190:17. Söz Far. Münâcat
Hayal, şarkta namaz kılanın başını Hacerü'l-Esvede koydurur. (M.N) 100:Habbe
Her bir hayalde bir dâne-i hakikat bulunması şarttır. (Mh.) 81:2. makale 3. mesele
İnsanın hayalini doyuracak ancak cismânî haşirdir. (Mh.) 124:3. maka. İnsanın hayal kırıklığını ancak Kur'ân tedavi eder. (E.L.) 1:237. İnsanlık ülfetle ruhun gıdasını zevk edemediğindoen kanaatsiz- lik ve harikuladeye meyil ve hayâlâta iştihadan başka hariku- lâdeye olan meyil ile; teceddüt veya revaç vermek için mübalağa meyli doğar. (Mh.) 44:1. maka. 12. mukaddime
Mübalağa, lisandan lisana geçerken her lisandan mübalağa meyli ile çok hayalâtı kendinde toplar, büyür. (Mh.) 44:1. maka. 12. muk Şiirin şe'ni küçük ve sönük hükikatleri büyük ve parlak hayal- lerle süslendirmektir. (S.) 127:13. Söz
HAYAT
Ahiret hayattardır, hiçbir zerresi ölü değildir. (Sn.) 24. Allah hayatı öyle bir idare ediyor ki, bu ancak bütün kâinatı ta sarruf elinde tutan zâta mahsustur. (S.) 265:22. Söz 2. mak. 2. lema Allah her şeyi hayatın etrafında toplattırıp, ona hizmetkâr eder. (S.) 617:33. Söz 23. pencere FIHRIST/254
Hayat her şeyin başı ve esasıdır. (S.) 467:29. Söz 1. mak. 1. esas Hayata hizmetin en kıymetlisi ebedî hayata hizmettir. (B.L.) 57. Hayatın iki yüzü. (M.N.) 167:Şemme
Hayat imanın altı şartını ispat eder. (L.) 326:30. Lem'a 5. nükte, 4. remiz; (S.) 100:10. Söz zeylin 2. parçası
Hayat imanla olmazsa elemler, kederler verir. (K.L.) 113.
Hayat, kadere imanı ispat eder. (S.) 103:10. Söz zeylin 2. parçası Hayat kainatın süzülmüş bir hülasasıdır. (S.) 103:10. Söz zeylin 2. parç
Hayatı koruma cihadı. (S.) 57:10. Söz Hayat, kudret-i Rabbaniye mucizatının en nuranisidir. (S.)
616:33. Söz 23. pencere
"Hayatının lezzetini ve zevkini isteyen hayatını iman ile hayat-
landırsın." (S.) 134:13. Söz 2. makam; (K.L.) 113. Hayatın mahiyet ve hakikatı. (§.) 59:4. Şua Hayat meleklere iman rüknünü ispat eder. (S.) 100:10. Söz zey-
6. kelime Hayata nasıl bakmalı? (L.) 256:26. Lem'a 14, ricâ 5. mertebe-i has. Hayat nimetlerin en üstünüdür. (1.1.) 228.
Hayat, peygamberlere iman rüknünü ispat eder. (S.) 102:10. Sözzeylin 2. parçası
Hayat ruhun ışığıdır. (S.) 468:29. Söz 1. makam, 1. esas
Hayat sahibi bir tek şeyde yirmi Esmâ-i İlâhiyenin nakşı görü nebilir. (S.) 573:32. Söz 3. mevkıf, 1. mebhas Hayat sebebiyle karınca küreden büyük olur. (S.) 644:Lemaat Hayatın tarifi ve vazifesi. (30. Lem'a 5. Nük.) 312.
Hayatın teklifleri ağırdır. (S.) 46:8. Söz. Hayat, vahdetin tecelliyatı ve Ehadiyetin aynasıdır. (S.) 467:29. Söz 1. makam, 1. esas
Hayatı veren Allah'tır. (M.) 232:20. Mektup 6. kelime Hayatı verip besleyene perestij edip yalvarmak gerekir. (S.) 29:5. Söz Hayatsız vücut adem gibidir. (S.) 643:Lemaat Hayat yalnız bulunulan andır. (S.) 436:26. Söz hâtime, 4. fikra His hayattan süzülmüştür. (S.) 103:10. Söz zeylin 2. parçası Hürriyet hayat makinasının buharıdır. (D.H.Ö.) 59.
Iman hayata hayat olsa geçmiş ve gelecek nurlanır. (K.L.) 113. Iman hayata hayat ve ruh olunca bekâ bulur. (L.) 256:26. Lem'a
14. rica 5. mertebe-i hasbiye
Insanın hayatının gayesi dokuz emirdir. (S.) 117:11. Söz
Insanlardan hayatın sırrını anlayanlar ve hayatını sû-i istimal et- meyenler, ahirette ebedi hayata mazhar olacaktır. (S.) 101: 10. Söz zeylin 2. parçası
Klinat hayat için yaratılmıştır. (S.) 102:10. Söz, muk. 2. nokta Klinata serpilmiş hayat parçalarının muhassal bir hayat-ı umu- miyesi var olmak gerektir. (Sn.) 24.
Kur'ân hayattar hakikatlarının şehadetiyle kâinatın hayatının ru hudur, kainatın şuurunun aklıdır. (S.) 103:10. Söz zeylin 2. par. Nur talebelerinin vazifesi iman olduğundan hayat meselesi on- lan çok alakadar etmez. (K.L.) 155.
Ölüm hakikatı hayattan ziyâde birşey istiyor. (T.H.) 354: Den. hay. Peygamberimizin getirdiği din hayata ne vermiş? (S.) 685:Lemaat Rızık hayat kadar ehemmiyetlidir. (Sn.) 23.
Şuur hayatın nurudur. (S.) 468:29. Söz 1. makam 1. esas Varlıklan içerisinde en kıymetlisi hayattır. (B.L.) 57. Vazifeler içerisinde en kıymetlisi hayata hizmettir. (B.L.) 57.
Vücudun kemåli hayat iledir. (S.) 468:29. Söz 1. makam 1. es
HAYIR (Bak:şer)
Ähirette hayır şerri idam-1 ebedi ile mağlup edecektir. (Mh.) 35:
1. makale 9. mukaddime
Alemin her halinde mutlak hayır olmaz. (Mn.) 123.
Älemin yaratılışında bizzat maksud olan ve galib-i mutlak olan hüsün, hayır, hak ve kemaldir. (Mh.) 35:1. makale 9. mukad. Dul, tevbe ve tevekkül hayra meyle büyük bir kuvvet verir. (S.) 432:26. Söz, 2. mebhas
Hayır, kendisinden yedi başak sünbüllenen ve her bir başakta yüz dane bulunan bir daneye benzer. (Mn.) 106.
Hayırdan bazan şer çıktığı gibi, şerden de bazan hayır çıkar. (Mn.) 75,
Hayr-ı mutlaktan hayır gelir. (S.) 81:10. Söz 10. hakikat Insanın hayra da, şerre de sınırsız kaabiliyeti vardır. (Sn.) 27. Kainatta mutlak gàlip hayırdır. (Mn.) 38.
Kainatın mülk ciheti, hüsün, kubuh, hayır, şer, küçük, büyük gibi zıtların cevelengâhıdır. (Sn.) 33.
Kusursuz eşya, her şeyiyle hayırlı şey, az bulunur. (M.) 430:29, Mektup, 9.işaret, 3. telvih
Başid başında bir kurd Bediüzzaman'a ilişmedi. (S.T.Ten.) 161:
28. Lem'a
Bâzı hayvanlar ruhların tayyareleridir. (S.) 163:15. Söz 1. bas. Bediüzzaman ile hocasına cesim bir arslanın musallat olması. (S.T. Ten.) 156:28. Lem'a
Bediüzzaman'ın karıncalara yemek vermesi. (T.Н.) 39. Bir maymunun Venizelos'u gebertmesi. (Rm. İç. R.) 1:233.
Bülbül beş gaye için istihdam ediliyor. (S.) 319:24, Söz 4. dal Domuz eti yiyen bir cihetle domuzlaşır. (L.N.) 84. Dünya hayvana çok benziyor. (S.) 6690:Lemaat Ehlf hayvanlar insanın zaaf, acz ve tenbelliğinden hisse almış-
lardır. (S.) 292:23. Söz 2. mebhas, 3. nükte Et yiyen hayvanların helal ızıklan ölmüş hayvanlardır. (L.N.) 15. FIHRIST/258
Insan dünya hayatı lezzetinde hayvandan yüz derece aşağı düyer
(S.) 292:23. Söz 2. mebhas, 3. nükte.
Insanda hayvanın aksine olarak kuva ve meyillerine sınır konul
mamış. (Sn.) 39. Insama hayvan arasındaki fark. (K.L.) 113; (S.) 327:24. Söz 5.
dal 4. meyve Insan suretindeki hayvanlar. (S.) 172:15. Söz zeyl İsrailoğulları ve Mısır halkı ineğe tapıyorlardı. (S.) 224:20. Söz
1. makam, 3. nükte
Karıncanın Firavunun sarayını harap etmesi. (S.) 268:22. Söz 2.
makam, 4. lem'a
Keçinin ıztırar vaktindeki mukavemeti. (Sn.) 72; (H. St.) 105:6, hat. Keçi ile kurt hikayesi. (T.H.) 200, 202, 224:Eskişehir hayatı Kurban olarak kesilen koyuna ahirette baki bir cisim verilecek. (S.) 186:17. Söz
Nimetleri hayvan gibi yutmaya izin yoktur. (S.) 41:8. Söz Peygamberimizin hayvan cinsinde tezahür eden mücizeleri.
(M.) 152-15519. Mektup 15. işaret, 1. şube
Pirenin midesini tanzim eden güneş sistemini dahi O yaratmış- tır. (Nok. İç. R.) 1:101.
Risale-i Nur hayvanlarla alakadardır. (E.L.) 1:47.
Sıhhiye memuru olan hayvanlar. (L.N.) 14; (L.) 299:30. Lem'a 1. nükte; (M.) 333:28. Mektup 1. mesele, 5. si
Sinek ve benzeri hayvanların vazifeleri. (L.N.) 12.
Hıristiyanlıkta laiklik olabilir. (M.) 421:29. Mektup 7. kıs. 2. işâ Hıristiyanlığın malı olmayan medeniyeti ona mal etmek feleğin ters dönmesine delildir. (Sn.) 80.
Hıristiyanlarda servet ve rütbece büyük olanlar dindar olabilir. (Sn.) 37.
Hıristiyanların zengin olmalarının sebebi. (Sn.) 76. Hıristiyanlık sadece vicdânîdir. (Mk. İç. R.) 2:277. Hıristiyanlık vasıtalara mânây-ı ismiyle bakar. (H.Ş.) 145:2. zeylin 2. kısmı; (M.) 313:26. Mektup 3. mebhas, 5. mesele Hıristiyan ve Yahudilerin meclise girmesi. (Mn.) 41.
Hıristiyanlık ya sönecek veya safileşecektir. (H.Ş.) 120:Hak. Çe- kir.; (M.) 454:Hak. Çekir.; (M.) 60:15. mektup, 4. suâl Hiçbir Müslüman araştırma sonucunda Hıristiyanlığı İslâmiyete tercih etmemiştir. (E.L.) 2:177.
Hurafat ve tahrifattan sıyrılarak İslâmiyete inkılap edecek olan Hıristiyanlık insanlığa dünya ve âhiret saadeti verecek. (H.Ş.) 38. Hz. Ömer sıradan bir Hıristiyanla mahkeme oldu. (T.Η.) 575: Isp. hayatı
İslâmiyet Hıristiyanlıkla kıyas edilmez. (M.) 312:26. Mektup 3. mebhas, 5. mesele; (M.) 422:29. Mektup 7. kısım, 2. işaret İslamiyetin Hıristiyanlık ve diğer dinlerden farklı olmasının hikmeti. (M.) 312:26. Mektup 3. mebhas, 5. mesele İslâm hükümetleri Yahudi ve Hıristiyanları inançlarında serbest bıraktılar. (E.L.) 2:127; (T.H.) 575:Isp. hayatı Katoliklerle Protestanların mücadelesi. (M.) 422:29. Mektup 7.
kısım, 2. işåret
Ömer (r.a.) bir Hıristiyanla mahkeme oldu. (E.L.) 2:127.
Papazların ve ruhânflerin istibdadı İslâmiyetin inkişafına mâni oldu. (H.Ş.) 34.
Rusya'da çıkan dinsizlik cereyanı Hıristiyanlığı mağlup etti. (S.T.) 111:8. Şua
Selahaddin Eyyûbî miskin bir Hıristiyanla mahkeme oldu. (Mn.) 66.
Şu zamanın medenî engizisyonu, diyânetsizliğe, lâubâliliğe, Hı- ristiyanlığa meyle ve İslâmiyetten şüphe ile soğutmaya kapı açmak ister. (Sn.) 75.
Teslis içinde tevhid aranmaz. (Mh.) 33:1. makale, 8. mukaddime "Velediyet Akidesi" (M.) 421:29. Mektup 7. kıs. 2. işaret Zalime karşı miskinliği esas tutan Hıristiyanlık nihâyet cesarete geldi. (Sn.) 38.
HIRS
Ahirete ait işlerde hırs bir cihetle makbüldür. (E.L.) 1:89. Cinayetkår hırs kalbi deler. (H.Ş.) 146:2. zeylin 2. kısmı Her insanda az veya çok şöhret hırsı vardır. (M.) 401:29. Mek- tup 6. kısım, 1. desise
Hırslı biri nefsinin arzusunu fikir zanneder. (H.Ş.) 150:2. zeylin 2. kısmı Hırs cihetiyle siyaset efkârını İslâmiyet efkârının yerlerine yer-
lerine kadar îsal eden herifler. (H.Ş.) 146:2. zeylin 2. kısmı Hirs gösterenle kanaat edenin mukayesesi. (M.) 262, 263:22.
Mektup 2. mebhas
Hırs kalbi deler. (H.Ş.) 146:2. zeylin 2. kısmı
Hırs riyakarlığa sebep olur. (K.L.) 135.
Hırs sahibi biri, intikam hissi ile, "İslâm parçalanacak" dediğin- den, bu sözünü doğru göstermek için İslâmiyetin parçalan- masını arzu eder. (Sn.) 40.
Avrupa kâfir zâlimleri veya Asya münafıkları Müslümanların elinden fazla malları çalıyorlar. (L.) 126:17. Lem'a, 7. nota Hırsizin elini keserken hiddet eden hâkim görevden alındı. (M.) 260:22. mektup, 1. mebhas, 5. vecih Şeriatın hükmü hırsızlığı önler. (H.Ş.) 80:6. kelime
HIZIR
Hz. Hızır'ın âb-ı hayat çeşmesi. (M.) 143:19. Mektup, 13. işâ Hz. Hızır hayatta mıdır? (M.) 11:1. Mektup, 1. suâl Hz. Hızır makamı. (M.) 432:29. Mektup 9.kısım, 4. telvih Hz. Hızır'ın hayatına yakın hayata mazhar evliyalar vardır. (B.L.) 180.
HİCRET
Hicret esnasında Peygamberimizin sığındığı mağara. (M.) 135: 19. Mektup, 11. işâ. .5. misal
Hicret esnasında sütsüz keçinin süt vermesi. (M.) 150:19. Mek- tup, 14. işaret
Hicrette güvcercinlerin mağaranın ağzına yuva yapmaları. (M.) 152, 159:19. Mektup, 15. işaret 1. ve 3. şubeler
Devletin ilerlemesi için sadaretle Meşîhat dairesinin eşit olması
gerekir. (Sn.) 52.
Dört halife, hem halife hem cumhurbaşkanıydı. (T.H.) 39; (T.H.) 355:Den. hayatı
Dört halifenin mümeyyiz vasıfları. (L.) 36:7. Lem'a, 5. si; (L.)
43:7. Lem'a, tetimme, 2. nükte
Ebû Bekir (r.a.), Hz. Ömer, ve Hz. Osman'ın birbiri peşi sıra hilafete geçeceğine işaretler. (L.) 36:7. Lem'a, 5. si; (L.) 43:7. Lem'a, tetimme, 2. nükte
Gazeteler şeriatı saltanata, hilâfete ve başka siyasete tâbi ve âlet tevehhüm ettiler. (D.H.Ö.) 46.
Halifelik niçin ehl-i beytte kalmadı? (M.) 100:19. Mektup 5. işâ Halifenin iradesinin İngilizlerin lehine çıkması. (H.St.) 101:5. hat. Halife Sultan Vahdettin mütedeyyindir. (H.St.) 102:5. hat. Halife ve hükümdar peygamberler. (S.) 233, 235:20. Söz 2. mak. Hilafetin en ehemmiyetli vazifesi iman hakikatlarını yaymaktır. (E.L.) 1:71.
Hilafeti Meşihat temsil ediyordu. (Mn.) 80; (Sn.) 50.
Hilafet müessesesinin üyeleri kimler olacak? (Sn.) 53.
Hilafetin otuz sene olması. (S.T.) 111:31. Mektub'un 31. lem'ası Hilafet saltanata dönüştüğünde istibdat hayatlandı. (Mn.) 37. Hilafetten sonra ceberutun başlayacağı. (M.) 103:19. Mektup 5. işâ Hilafeti temsil eden Meşîhat-ı İslâmiye İstanbul'a ve Osman- lılara mahsus değildir. (Sn.) 51.
Hz. Ali ile Hz. Muâviye arasındaki savaş hilâfetle saltanat sa-
vaşıydı. (M.) 58:15. Mektup, 2. suâl
Hz. Ali kendisinden önceki halifelere hürmet etti. (E.L.) 1:77.
Hz. Hasan beşinci halifedir. (E.L.) 1:71; (L.) 41, 43:7. Lem'a, bir tetimme ve 2. bir izah
Hz. Hasan'ın halifeliğinin kıymeti. (L.) 41, 43:7. Lem'a, bir te- timme ve 2. bir izah
İnsan arzın halifesidir. (1.1.) 225, 227, 240; (Μ.Ν.) 118, 119: Zeylü'l-Habbe; (L.) 131:17. Lem'a 9. nota; (E.L.) 2:93. İnsan arzın halifesi olduğunu fenleriyle, sanatlarıyla göster- miştir. (S.) 97:10. Söz mukaddime, 2. nokta İnsanın cinlere halife olması. (1.1.) 250. İnsan hilafetle mükerremdir. (S.) 76:10. Söz 7. hakikat İnsan ibadet ve tefekkürle emanete layık bir halife olur. (S.) 298:23. Söz 2. mebhas, 5. nükte
İttihat ve Terakkicilerin hilafeti kaldırma teşebbüsleri. (S.T. Ten.) 172:28. Lem'a
Kürt milleti hilafete dâima bağlı kalmıştır. (Mk. İç. R.) 2:301. Mehdi hilafet-i İslâmiyeyi ittihad-ı İslâmiyeye bina edecek.
Hizmet yolunda kardeşlerin kusurunu görmemelidir. (L.) 159:20. Lem'a 6. sebep.
Hizmet yürüyüşünde en yavaş yürüyen esas alınmalıdır. (K.L.) 187. İhtiyarladıkça Bediüzzaman'ın iman hizmetine olan enerjisi art- tı. (S.) 713:Konferans
Iman hakikatları ve nur hizmeti hiçbir şeye âlet olmaz. (E.L.) 38. İman hizmetinde çekilen sıkıntı fazla sevaba sebeptir. (E.L.) 1:17. İman hizmeti kâinattaki herşeyin üzerindedir. (K.L.) 96. İman hizmeti sevap kazandırdığından sabra sebeptir. (E.L.) 1:17.
Hz. Ali'nin âhirzamanda bazı hocalara vurduğu tokat. (E.L.) 1:210. İslâmiyet fukaraya ve mutaassıp bir kısım hocalara tahsis edile- mez. (Mn.) 86. Mutaassıb hocaların en enâniyetlisi dahi Risale-i Nur dairesine
girecek. (E.L.) 1:207.
Münafıklar hocaları ve ehl-i bidayı Risale-i Nur aleyhinde kul- lanıyorlar. (E.L.) 1:125.
Vehbi Hoca Bediüzzaman'a destek verdi. (E.L.) 1:126.
Hurâfat doğru şeyin kuvvetini bitirir. (Mh.) 21:1. maka. 4. muk. Mecaz ilmin elinden cehlin eline düşse hakikate dönüşür ve hu- rafâta kapı açar. (Mh.) 22:1. makale. 5. mukaddime Teşbih ilmin elinden cehlin eline düşse hakikate dönüşür ve hu- rafâta kapı açar. (Mh.) 22:1. makale, 5. mukaddime Yaratılışta olan güzellik, azamet ve ulviyete kanaat etmemek
hurafâtı netice verir. (Mh.) 43:1. makale 12. mukaddime
HUSÛMET (Bak:adâvet)
HUTBE
Hutbenin Türkçe okunması. (M.N.) 78:Hubâb; (S.) 445:27. Söz 3. sü
HÜKÜMET
Allah'ın indirdiği ile hükmetmemek. (Mn.) 124.
Asrımızın hükümetleri ilme dayandığından hızırvârî bir ömre mazhardır. (Mn.) 33.
Bediüzzaman Meşrûtiyetten önce hükümete muteriz olduğu hal- de, hükümete itiraz edenlere de itiraz ederdi. (Mn.) 123.
Bediüzzaman eski hükümetleri tenkit etti. (T.H.) 578:Afy. hayatı Bediüzzaman hükümetin manevî şahsını ithamdan kurtarmaya çalıştı. (T.H.) 211:Esk. hayatı
Bir hükümet tamamıyla mâsum olamaz. (Mn.) 39, 51.
Cumhuriyet hükümetinin çifte sıtandardı. (T.H.) 353, 361:Den. hay. Cumhuriyet hükümeti ilim hürriyetini yasaklayamaz. (T.H.) 197: Eskişehir hayatı
Kuvvete dayanan ortaçağ hükümetleri yıkılmaya mahkumdur. (Mn.) 33.
Meşrûtiyete dayanan hükümet gittikçe kuvvetlenir. (Mn.) 28. Meşrůtiyet hükümete düştüğü vakit, hürriyet fikri meşrûtiyeti her vecihle uyandırır. (Mn.) 31.
Millet hastadır, hükümet hekimdir. (Nt. İç. R.) 2:263; (Mn.) 24. Nevamis-i hikmet desatir-i hükümetten müstağni değildir. (Mh.) 126:3. makale, vehim ve tenbih Osmanlı hükümetinin anayasasında "Bu devletin dini İslâmdır" yazılıydı. (Mn.) 53.
Saadetini yalnız hükümetin cebinde zannedenler, kalp ve akıl- larını hükümetin kesesinde hayal edenler. (Mn.) 47. Şahsın riyasetinin aleyhinde olan Bediüzzaman, "Reisimiz an cak hükümettir" diyordu. (Nt. İç. Reç.) 2:264.
HÜRMET
Sosyal hayatı idare eden en mühim bir esas kuvvet ve merha- mettir. (K.L.) 107.
HÜRRİYET
Âlemdeki terazinin hürriyet gözü ağır gelmiştir. (Mn.) 63. Asayiş ve emniyete dokunmamak şartıyla hiç kimse vicdanıyla kabul ettiği bir fikirden dolayı mes'ul olmaz. (T.H.) 575:İsp. hay.; (Ş.) 299:14. Şua
Bediüzzaman'a göre hürriyet İslâmî terbiye ile terbiye olmazsa ölecek ve yerine mutlak bir istibdat çıkacak. (Mn.) 150.
Bediüzzaman'ın fikir hürriyetine verdiği ehemmiyet. (B.L.) 107. Bediüzzaman, Hürriyet hareketlerinin Rusya'yı parçalayacağını haber verdi. (T.H. İç. R.) 1:27.
Bediüzzaman, hürriyet diplomasını almaları için Kürtlere nasi- hat etti. (D.H.Ö.) 59, 60.
Bediüzzaman'ın "Hürriyete Hitap" isimli nutku. (D.H.Ö.) 73; (T.H.) 51 Bediüzzaman'ın hürriyeti şeriat namına kabul etmesinin sebebi. (H.Ş.) 79.
Bediüzzaman hürriyet ve demokrasinin tesisine çalıştı. (T.H.) 578:Afyon hayatı
Bizdeki istibdat Asya'nın hürriyetine zulmânî bir set çekmiştir. (Mn.) 63.
Cumhuriyet fikir ve vicdan hürriyetini esas almalıdır. (E.L.) 2:112, Cumhuriyet hükümeti ilim hürriyetini yasaklayamaz. (T.H.) 197, 205:Eskişehir hayatı
İnsana karşı hürriyet Allah'a karşı kulluğu netice verir. (Mn.) 58. İnsanlar hür oldular ama yine abdullahtır. (D.H.Ö.) 65; (T.H.) 54 İnsanlar kayıtsız hür olsa, sefih ve itaatsiz olur. (D.H.Ö.) 24;
İslâm âleminin terakkisinin birinci kapısı, meşrûtiyet-i meşrua ve şeriat dairesindeki hürriyettir. (D.H.Ö.) 55; (T.H.) 72. İslâm hükümetleri Yahudi ve hıristiyanları inançlarında serbest
bıraktılar. (E.L.) 2:127. Konuşma hürriyeti tanıyıp sonra da cezalandırmak suçtur. (D.H.Ö.) 49; (T.H.) 70.
Konuşma ve yazma hürriyeti. (Mh.) 128:3. makale Maddî tazyikler fikir ehline daha ziyade kuvvet verir. (D.H.Ö.) 48; (Τ.Η.) 69.
Mahkemelerin bağımsız ve tarafsız olması din ve vicdan hürri- yetinin bir umdesidir. (T.H.) 575:Isp. hayatı
Meşrûtiyet hükümete düştüğü vakit, hürriyet fikri meşrûtiyeti her vecihle uyandırır. (Mn.) 31.
Şer'i hürriyet müstebitlere dalkavukluk; biçârelere de tahakküm etmemeyi gerektirir. (H.Ş.) 41. Şeriat, adâlet, eşitlik ve hürriyeti bütün levazımatıyla içine alır.
(D.H.Ö.) 84.
Şeriat dairesinden hariç olan hürriyet ya istibdat ve nefse esirlik
veya hayvanlıktır. (H.Ş) 103:6. vehim Şeyhe, veliye ve büyük adama karşı hürriyet. (Mn.) 59. Şeytanî istibdata hürriyet ismi takılmış. (S.) 648:Lemaat Yeni felsefe hürriyetperverdir. (Mh.) 73:2. makale, tenbih
HÜSEYİN (R.A.)
(14. Lem'a 2. Suâl) 90; (Ş.) 80:6. Şua
Hz. Hüseyin. (E.L.) 1:207; (S.) 377:25: Söz
Hz. Hüseyin Emevîlerle niçin mücadele etti? (M.) 58:15. Mek- tup, 2. suâl
Hz. Hüseyin, devrinde istibdatın kuvvet bulduğu Yezid'e karşı hürriyet kılıncını çekti. (Mn.) 37.
Hz. Hüseyin niçin muvaffak olamadı? (M.) 58:15. Mektup, 2. suâl Hz. Hüseyin'in neslinden gelen evliyanın çokluğu. (Ş.) 80:6. Şua
Hz. Hüseyin Risale-i Nuru haber veriyor. (E.L.) 1:66, 67.
Kerbela hadisesinin sebebi. (M.) 58:15. Mektup, 2. suâl Peygamberimiz Hz. Hüseyin'i tâziye ve teselli etti. (L.) 97:14.
Lem'a, 2. suâl
HÜSN (Bak:güzel)
HÜSN-Ü ZAN
Allah'a hüsn-ü zan beslemek. (Mn.) 81; (S.) 39:8. Söz; (H.Ş.) 50. Bediüzzaman hüsn-ü zanları niçin kabul etmiyor? (E.L.) 1:89. Bediüzzaman kendisine hüsn-ü zan etmiyor. (E.L.) 1:223; (Mn.) 49. Halkın şeyhlerine karşı hüsn-ü zanlarını kırmamak gerekir. (S.T.) 157.
Ahiret gibi dünya saadeti dahi ibâdette ve Allah'a asker olmak- tadır. (S.) 25:3. Söz
Allah'a hakkıyla kul olan insanlara kulluğa tenezzül etmez. (D.H.Ö.) 62; (T.Н.) 53.
Allah'tan başka hiçbir şey ibâdet edilecek kadar büyük değildir. (L.) 118, 122:17. Lem'a, 2. ve 5. notalar
Allah ibâdete lâyıktır. (İ.İ.) 150, 154.
Allah insanları ve cinleri Kendisine ibâdet etmeleri için yarat- mıştır. (L.) 267:28. Lem'a, 2. nükte
Arştan ferşe, yıldızlardan sineklere, meleklerden balıklara kadar herşey farklı şekillerde Allah'a ibadet eder. (S.) 317:24. Söz, 4. dal Asker, bir saat nöbette bir sene ibâdet kadar sevap kazanabilir. (S.) 454:27. Söz, zeyl; (S.) 137:13. Söz, 2. mak haşiyesi; (M.) 450:Takriz, 8. rem; (S.T.) 108, 149:8. Şua ve par. fık. Bakış tarzı âdeti ibâdete çevirir. (S.) 664:Lemaat
Bir saat hastalık on saat ibâdet hükmüne geçer. (E.L.) 2:157.
Bir saat tefekkür bir sene ibâdet hükmüne geçer. (S.T.) 28, 149:Parlak fıkralar
Bitkilerin ibâdetleri sırf Allah rızası içindir. (S.) 320:24. Söz, 4. dal
Cahşmak ne zaman ibadet olur? (S.) 27:4. Söz; (S) 29:5. Söz; () 138:13. söz, 2. makamın haşiyesi; (D.H.Ö.) 71; (T.Н.) 4Afyon hayan
Hapiste geçen her bir gün on gün ibadet kazandırabilir. (S.) 137:13. s, 2. makamın haşiyesi
Hayvanın vazifesi fiilf ibadettir. (S.) 285:23. Söz 1. meb. 4. nok Ner bir hassenin kendine mahsus ibadeti vardır. (M.N.) 165:Şemme Her mahluk kendi lisanıyla Allah'a ibadet eder. (M.) 383:29. Mektup, 1. kısım, 6, nükte
Her meyvedar ağaç ve çiçekli otun ibadeti var. (S.) 109:10. Söz, zeylin 4. parçası
İbadet verilecek bir mükâfaat için değil, önceden verilen nimet- ler içindir. (S.) 323:24. Söz 5. dal, 3. meyve; (M.N.) 177: Şemme, 10. risale
İlim talebesinin uykusu dahi ibadettir. (E.L.) 2:203. İlimle uğraşmak ibadettir. (L.) 171:21. Lem'a, hususî mektup İnsan ibadetten kaçınca, âciz mahlukata zelil bir kul olur. (S.)
289:23. Söz, 2. mebhas, 1. nükte Insan ibadete muhtaçtır. (Mh.) 125:3. makale, mukaddime Insan ibadetlerde "Kabul olmuş mu?” diye düşünüp ucba gir memelidir. (S.) 250:21. Söz, 4. vecih
İnsan ibadet için yaratılmıştır. (S.) 29:5. Söz
Insa bådet ve tefekkürle emanete layık bir halife olur. (S.) 298:23. Söz, 2. mebhas, 5. nükte
Insan ubudiyet cihetiyle çok ehemmiyetlidir. (S.) 291:23. Söz, 2. mebhas, 5. nükte
Islamiyetin alametleriyle ilgili ibadetlerin açıktan yapılması daha sevaptır. (K.L.) 134.
Kalp, akıl, hayal ve kuvveleri kendilerine layık ibadetle meşgul umek gerektir. (S.) 291, 292:23. Soz, lank has, 1. nükte FIHRIST/284
Millet-i İbrahimiye. (S.) 327:24. Söz, 5. dal, 5. meyve Tefekkür ve şefkat Hz. İbrahim'in hususî meşrebidir. (S.T.) 1. Şua
Urfa, Hz. İbrahim'in bir menzilidir. (E.L.) 2:156.
İCAD
Allah'ın îcadı kulun sanatına kıyas edilmez. (Mh.) 115:3. ma kale, 1. maksat
Allah'ın iki tarzda icadı var. (L.) 195:23. Lem'a, hâtime, 3. suâl Filozoflar, "Hiçten hiçbir şey icad edilmiyor" diyorlar. (L.) 195: 23. Lem'a, hâtime, 3. suâl
İ'CAZ (Bak:Kur'ân, belagat)
ICMA
İcma ve re'yi cumhur, şeriatta fetvå kaynağı olmuştur. (Sn.) 52; (Mk. İç. R) 2:272; (Mh.) 73:1. makale mesele; (Mn.) 40.
Şeriat milletvekillerini icma-i ümmete küçük ve meşrû bir meclis olarak gösterir. (D.H.Ö.) 71.
Telakkiyat-ı amme ve kabul-ü ümmet bir nevi hüccettir. (L.) 101:16. Lem'a, hâtime
İÇTİHAT
FIHRIST/286
Dinin zaruriyatına içtihat giremez. (S.) 442:27. Söz, 2. si.
İdârecinin sözü fiilini tasdik etmelidir. (Mn.) 125. İdârede kuvvet kanunda olmalı. (Mk. İç. R.) 271. İnsanlar kendi idarecilerinin yolundadır. (Mn.) 33.
İstibdat gerek idarede, gerekse ilimde olsun, çalışmanın meyve- sini tüketmekle geleceğe sırtını dönüyor. (Mk. İç. R.) 271. Meşrîtiyete dayanan idârecinin vasıfları. (Mn.) 36. Müstebid idarecilerin vasıfları. (Mn.) 34, 35.
İDRİS (A.S.)
İdris'in (a.s.) tabaka-i hayatı. (M.) 12:1. Mektup 3. tabaka-i hayat İdris (a.s.) terzilerin pîridir. (S.) 231:20. Söz, 2. makam
İFFET
Bediüzzaman'ın iffeti. (E.L.) 1:257.
Iffete sarfedilen gençlik ebedî gençlik kazandırır. (K.L.) 113. İffetin gençlik noktasındaki faydası. (K.L.) 112. Iffet nedir? (1.1.) 29.
IFRAT
Bediüzzaman düşmanın ifratını kırdığı gibi, câhil dostların tea- Ablaktaki ifrat ve tefrit kaabiliyeti ifsat ediyor. (Mh.) 125:3. maka. fritine de karşı çıktı. (Mh.) 45:1. makale, 12. mukaddime Bediüzzaman küçüklüğünden beri ifrat ve tefrit ile İslâmiyete vur maya çalıştı. (Mh.) 44:1. makale, 12. mukaddime. FİHRIST/288
Hiçbir şeyin ifrat ve tefriti iyi değildir. (L.) 31:4. Lem'a 4. nük. İfrat ehlinin bir kısmı, Araplardan sonra İslâmiyetin kıvamı olan Kürtleri tekfir ediyorlardı. (Mn.) 124.
İfrat ehlinin bir kısmı, Kanun-u Esâsiyi kabul edenleri tekfir ederlerdi. (Mn.) 124.i
İfrat ehlini karanlığa atan bir şey de mecazın her yerinde haki- kati araştırmalarıdır. (Mh.) 68:1. makale, 8. mesele İfrat gibi tefrit de zararlıdır. (Mh.) 19.
İfrat sevgisi herşeye mecaz nazarıyla baktıra baktıra bâtıl batı- niyyun mezhebini netice verir. (Mh.) 23:1. makale, 5. muk. Ifrat tefrite sebep olduğundan daha zararlıdır. (Mh.) 19.
İnat bazan müfrit parti mutaassıplarına, dalal ve batılı iltizam ettirir. (Sn.) 68.
Kuvve-i şeheviye, akliye ve gadabiyenin ifrat, tefrit ve vasat halleri. (1.1.) 29.
Matbuat lisanının ifrat ve tefrit pası tutmaması için i'tidal ile saykal vurulmalıdır. (Nt. İç. Reç.) 2:258.
"Niçin ben yapmadım?" düşüncesi ihlası zedeler. (K.L.) 176.
Nur talebelerinin ihlası. (K.L.) 190, 198. Nur
talebelerinin mesleği ihlas sırrına dayanır. (K.L.) 186; (E.L.) 2:57. Risale-i Nur mesleğinde ihlas tam muhafaza edildiğinden her- kes içine giriyor. (E.L.) 1:207.
Şefkattaki fedakarlık hakikî bir ihlastan kaynaklanır. (L.) 201: 24. Lem'a, bir muhåvere, 1. nükte. FIHRIST/290
ama ve bid'at yüzünden ihlası kaybeden âlimler. (E.L.) 1:23. eveccüh-ü nâstan hoşlanmak ihlası kırar. (L.) 153:20. Lem'a 1 nokta, 1. si, hâşiye; (L.) 169:21. Lem'a 4. düstur 2. mâni
İHSAN
u zamanda insanlar ihsanlarını pahalıya satıyorlar. (E.L.) 1:89. En ehemmiyetli ihsan, kişinin ucba düşmemesi için ihsanı ihsas ettirmemektir. (T.H.) 376:Den hayatı
En mühim bir ihsân-ı İlâhî ihsanını ona hissettirmemektir. (M.) 435:29. Mektup 9 kısım, 6. telvih, 3. nokta
Chsan ihsandır. (Mn.) 108. Thsan millet için olsa güzeldir. (Mn.) 108.
Ihsan muhtaç olmayan birine olsa onu tenbel eder. (Mn.) 108.
Thsan, neve, fakire ve muhtaca olsa, o vakit tam cömertliktir. (Mn.) 108.
İhsan-ı İlâhiden fazla ihsan ihsan değildir. (Mh.) 21:1. maka. 4. muk. thsan-ı İlâhi ile vasıflandırmakta kanaat etmek farzdır. (Mh.) 21:1. makale, 4. mukaddime
İHTAR
Nur talebeleri birbirlerini ikaz, irşad ve ihtar etmelidir. (B.L.) 7.
İHTİKÂR
İhtikar kalbe aslî vazifesini ikinci derecede bıraktırdı. (K.L.) 143.
İhtikâr insanları midelerini düşünmeye sevketti. (K.L.) 143, 146. İhtikar kalbe aslî vazifesini ikinci derecede bıraktırdı. (K.L.) 143. İhtikâr kıtlık sebebidir. (K.L.) 151.
İHTİLAF (Bak:ittifak)
Avrupa Müslümanların ihtilafından istifade etti. (Mk. İç. R.) 2:280. İhtilaf ittifak silahıyla karşı koyacağız. (D.H.Ö.) 23; (Т.Н.) 60. Dahilî ihtilaf bizi mahv ediyor. (Nt. İç. R.) 256.
Tarafgirlik hissi ihtilafla ihtilal çıkarır. (Mh.) 32:1. maka 8. muk. Yaratılışta olan güzellik, azamet ve ulviyete kanaat etmemek ih- tilafatı ika' eder. (Mh.) 43:1. makale, 12. mukaddime Yavuz Sultan Selim'in ihtilafla ilgili şiiri. (D.H.Ö.) 29; (T.H.) 63.
İHTİLAL
Fransız İhtilali bize ömek olamaz. (M.) 421, 422:29. Mektup, 7. kıs. Intilale kaynak olan iki kelime. (M.) 264:22. Mektup 2. meb; (1.1.) 49; (S.) 373:25. Söz, 3. şua, 2. cilve; (S.) 649:Lemaat İhtilal, zekâtın ölmesinden ve fåizden çıkmış. (S.) 649:Lemaal. Kur'an ihtilal-i beşere ne nazarla bakıyor. (S.) 685:Lemaat Kuran ihtilalleri önler. (S.) 372:25. Söz, 3. şua, 2. cilve Tarafgirlik hissi ihtilafla ihtilal çıkarır. (Mh.) 32:1. maka 8. muk. FIHRIST/292
Bir adamın kaabiliyetli olduğu şeyi terk edip ehil olmadığı şeye teşebbüs etmesi, âdetullaha zıttır. (Mh.) 46:1. maka. 12. muk. Bir fen esas tutulup diğer fenler avzen ve zenav yapılmalıdır.
(Mh.) 25:1. maka. 6. mukaddime Eğitim ihtisasa yöneltilmelidir. (D.H.Ö. İç. R.) 1: 69. Hendese gibi bir sanatta mahir olan tıb gibi başka bir sanatta amî ve tüfeylî olabilir. (Mh.) 24:1. maka. 6. mukaddime Herbir hacatta va sanatta mütehassıs olana müracaat edilir.
(Mh.) 25:1. maka. 6. mukaddime
Her fennin ihtisas ehline itimad edilmeli. (M.) 141:19. Mektup 13. işâ. İhtisaslaşmanın kazandırdığı netice. (L.) 168:21. Lem'a 4. düs. İnsan ancak dört beş fende mutahassis olabilir. (1.1.) 166; (Mh.)
24:1. maka. 6. muk; (Mh.) 137:3. maka. 4. mesele Mesâileri tanzim etmek Allah'ın kainata koyduğu bir kanundur.
(Mh.) 25:1. maka. 6. mukaddime Maharet salahata tercih edilir. (Mn.) 56.
Sahabſlerin ihtisası. (M.) 132:19. Mektup 10. işaretin sonu
İHTİYAÇ
Efrad-ı kesirenin toplanması ihtiyaçları netice verir. (Sn.) 77. Görünecek gibi çok sebeplerle tekessür eden ihtiyaçlar. (Sn.) 77.
Hayal nereye gitse, ihtiyaç dâiresi oraya gider. (S.) 190:17. Söz
İhtiyaç her işin üstadıdır. (Sn.) 53. İhtiyaç medeniyetin pederi, terakkinin ve sanatın üstadıdır.
Medeniyet-i hazıra iktisat ve kanaat esasını bozmuş, israf, hırs ve tamaya sevk ediyor. (H.Ş.) 158.
İLAÇ
Bir derdin dermanı başka bir derde zehir olabilir. (Mn.) 27. Bir ilacı dozajından fazla kullanmak dert getirir. (Mh.) 27:1. makale, 7. mukaddime
İlaç kullanmak. (E.L.) 1:186, 239, 243. İstibdatta hastalık teşhis edilmeden, reçetesiz ilaç verilir. (Mn.) 25. Meşrûtiyette, hastalık teşhis edilerek en iyi ilaç takdim edilir. (Mn.) 25, 26.
İ'LÂY-I KELİMETULLAH
Bu zamanda i'lay-ı kelimetullah maddeten terakkîye bakar. (Mh.) 37:1. maka . 9. muk. hâtime; (D.H.Ö.) 29; (T.H.) 63;
I'lay-ı kelimetullah zamanın ilcaatıyla mümkündür. (Mh.) 37:1 maka. 9. mukaddime, hâtime
İ'lây-ı kelimetullaha mâni olan şeriata muhalefettir. (H.Ş.) 102: 5. evham
İttihad-ı İslamın daimî nâşir-i efkârı, i'lay-ı kelimetullahı esas tu
tan bütün gazetelerdir. (H.Ş.) 99:Red. evham; (Mk. İç. R.) 2:280. Maksadımız i'lay-ı kelimetullahtır. (D.H.Ö.) 63; (Τ.Η.) 53. Osmanlı devleti i'lay-ı kelimetullah ve İslâmiyetin istiklaliyeti için cihada kendini vazifeli görmüş. (Sn.) 56; (T.H.) 115.
İLCAAT-I ZAMAN
Me'mur olmayanlar ilcaat-ı zamana uygun çalışmalıdırlar. (D.H.Ö.) 85.
Vaizler ilcaat-ı zamana muvafık söz söylemiyorlar. (D.H.Ö.) $8. Zamanın ilcaatı. (M.) 428:29. Mektup, 7, kısım, 1, telvih
İlca-i zaruret. (Mn.) 38, 41, 53,
ILCA-I ZARURET
İLHAM
Arılar ilhama mazhar olmuştur. (L.N.) 17. FIHRIST/296
Akıl, ilim ve fennin hükmettiği istikbalde, aklî delile isnad eden
ve hükümlerini akla tespit ettiren Kur'ân hükm edecek. (H.Ş.)) 33. Alemin her bir nevine dâir bir fen teşekkül etmiş ve ediyor. (Mh.) 34:1. maka. 9. mukaddime
Âlimin mürekkebi şehidin kanı ile tartılacak. (K.L.) 193;
(E.L.) 1:187; (L.) 171:21. Lem'a, hususî bir mektup Âlimler Bediüzzaman'ı imtihan ettiler. (T.H.) 36, 37. Alimler ilimde bir nevi meşrûtiyeti takip etmelidirler. (Mk. İç.
R.) 2:298. Alimler İslâm tarihinin acıklı hadiselerini açmıyorlar. (E.L.) 1:206.
Âlimleri itab etmek pek büyük bir insafsızlıktır. (Mn.) 133. Alimler mallarının kıymetini iyi bilir. (K.L.) 195.
Âlimler millet nazarında en büyük hürmet ve muhabbete layık- tır. (Mn.) 133.
Alimler mürşid-i umumîdir. (D.H.Ö. İç. R.) 1:76. Âlim olan mazur değildir. (Mh.) 46:1. maka. 12. mukaddime
Bediüzzaman mü'teriz âlimlere ve filozoflara meydan okuyor. (S.T.) 53.
Bediüzzaman'ın ilmi vehbî idi. (S.) 709, 716:Konferans
Bediüzzaman mürşid-i umumî olan âlimleri, şeyhleri ve talebeyi şeriat namına ittihada davet ediyor. (D.H.Ö. İç, R.) 1:76.
Bediüzzaman'ın önceki âlimleri takdiri. (Mh.) 104:3. makale
Bediüzzaman'ın kelam ilmine getirdiği yenilik. (T.H.) 34, 44.
Belagat ve cezalet ilim ve fünunun en parlağıdır. (S.) 239:20. Söz
2. makam
Bid'alara giren zahir ulemâsı. (S.T.) 144: Parlak fıkralar
Bir fen esas tutulup diğer malumatlar avzen ve zenav yapıl- malıdır. (Mh.) 25:1. maka. 6. mukaddime
Bir fende mutahassis ve diğer bilgilerini mütemmime ve yar- dımcı etmezse, perişan bilgilerden acib bir suret temessül e- decektir. (Mh.) 24:1. maka. 6. mukaddime
Bir fende sözü hüccet olanın diğer fenlerde sözü hüccet olma- yabilir. (Mh.) 26:1. maka, 6. mukaddime Bir kısım ilimde teâvün faydalıdır. (Mh.) 14:1. maka. 6. muka.
Bir saatçinin alimden çok maddî ücret almasının sebebi. (Sn.) 46. Bir şahıs çok fenlerde meleke ve mutahassis olamaz. (Mh.) 24: 1. makale, 6. mukaddime; (Mh.) 137:3. maka. 4. mesele Bir tarikat şeyhinin bir şeriat aliminin vazına nisbeten halavet ve câzibesinin sırm. (Sn.) 46.
Bu zamanda imana saldırı ilimden geliyor. (S.) 707:Konferans
Bütün fenler kâinattaki güzel intizama birer şâhid-i sâdıktır. (Mh.) 34:1. maka. 9. mukad; (Mh.) 108:3. maka. 1. maksat Devletin müftüsü âlimlerin ortak görüşü olmalıdır. (Mk. İç. R.) 2:272.
Din âlimi meziyetini dünya menfaati için satmamalıdır. (E.L.) 1:80. Doğuda din ilimlerinin okutulması zaruridir. (T.Н.) 128. Ecnebîlerden sanat ve terakkiyata ait bilgiler alınabilir. (M.N.)
Eski âlimlerin felsefenin ve Avrupa hikmetinin düsturlarını kıs- men kabül edip onlarla mücadeleye girmeleri yanlıştı. (M.) 427:29. Mektup 7. kısım, 7. işâ; (L.) 70:12. Lem'a, 1. nükte
Eski âlimler zamanında imanın köklerine taarruz yoktu. (S.T.) 151. Fennin hiçbir kesin hakikati Kur'ân'ın kudsî hakikatlarına ilişe- mez. (S.) 316:24. Söz 3. dal, 12. asıl
Fen ilimlerini bilmek, din ilimlerini de bilmek mânâsına gel- mez. (Mn.) 127.
Hazm olmayan ilim telkin edilmemeli. (S.) 647:Lemaat Hendese gibi bir sanatta mahir olan, tib gibi başka bir sanat amf ve tüfeylf olabilir. (Mh.) 24:1. makale 6. mukaddime Herilim Allah'ın bir ismine dayanıyor. (S.) 238:20. Söz 2. mak İlâhî ilimlerde teâvün fazla bir fayda vermez. (Mh.) 15:1, maka
2. mukaddime
İlim azizdir, zelil edilmemelidir. (Mn.) 107.
İlim ehli izzetli olmalı. (Mn.) 16.
İlim ehli Risale-i Nura sahip çıkıyor. (K.L.) 143, 146.
İlim ehlinin sevap defteri kapanmaz. (K.L.) 194.
Ilm-i ezelî ezelden ebede kadar olmuş ve olacak her şeyi birden ihata eder. (S.) 430:26. Söz, 2. meb.
İlimle uğraşmak ibadettir. (L.) 170:21. Lem'a, hususť mektup İlim ve fenden gelen inkârın izālesi zordur. (E.L.) 1:21. İlim ve sanayi yaratılış kanunlarının farz-ı kifayesi hükmünde- dir. (Mh.) 26:1. makale 6, mukaddime
İlim yaşını aldıkça artar. (Mn.) 33.
İlim yolunda ölen şehittir. (S.) 276:13. Söz
Ilm-i ezelî ezelden ebede kadar olmuş ve olacak her şeyi birden ihata eder. (S.) 430:26. Söz 2, mebhas
İlme hizmet yerine ilim istihdam edilmemeli. (Mh.) 46:1. ma- kale 12. mukaddime
İlmî istibdat. (Mk. İç. R.) 271; (Mn.) 22, 31.
İlmin tahakkümü. (Mn.) 34.
İman ilimlerinde sâfi bir âb-ı hayat vardır. (K.L.) 172.
İnsan, ilim, iftikar ve tazarru cihetinde hayvanatın sultanıdır.
(S.) 29:5. Söz
İnsanın mazhar olduğu ilmi, kemalatı, fenni ve terakkfsi talim-i
esmådan kaynaklanır. (S.) 238:20. Söz 2. makam, 1. nükte İnsanlık ilim ve amel üzere ayakta durur. (Mh.) 53:1. maka. 2. mes İnsan öğrendiklerini kontrol etse, pekçok lüzumsuz şeyler bu-
lur. (B.L.) 57.
İslâm âlimleri arasındaki ihtilafın sebebi. (Mn.) 119. İslâm âlimleri Sıffin Savaş'ından bahsetmeyi uygun görmemek- tedir. (E.L.) 1:201-203.
İslâmiyet fenlerin ve ilimlerin seyyididir. (Mh.) 8.
İslâmiyet fukarayı ve ilim ehlini muhafaza eder. (M.) 313:26. Mektup, 3. mebhas, 5. mesele
İslâmiyetin kaynağı ilim, esası akıldır. (1.1.) 159. İslâm şeriatının içine aldığı ilimler. (Mh.) 139:1. maka. 4. mesele
İstibdat gerek idarede, gerekse ilimde olsun, çalışmanın meyve sini tüketmekle geleceğe sırtını dönüyor. (Mk. İç. R.) 271. İşrakiyyun âlimleri. (T.H.) 34.
Kader ilim nevindendir. (S.) 430:26. Söz 2. mebhas
Kamuoyuna hocalık edecek kamu oyundaki ilim erbabıdır, (Mh.) 19:1. makale, 3. mukaddime
Kur'an'ın ilmindeki camiiyet. (S.) 360:25. Söz 2. qua, 3. lem'a Mahiyet ve istidat itibarıyla herşey ilme bağlıdır. (S.) 286:23.
Söz, 1. mebhas 4. nokta
Medeniyetin yeni fenlerinin kokuşmamış bir mecrası âlimler bir mecrası da medreselerdir. (D.H.Ö.) 36; (Т.Н.) 66.
Medreselerde fen ilimleri, mekteplerde de din ilimleri okutul- malıdır. (D.H.Ö. İç. R.) 1: 70.
Medreselerde, mananın elbisesi olan Arabi ibåre çözmek zihin- leri zaptetti, ilim ise tebef kaldı. (Mh.) 47:1. maka. 12. mukad Medresetü'z-Zehra'da din ilimleri esas olacak. (E.L.) 2:197. Merak ilmin hocasıdır. (S.) 668:Lemaat; (Sn.) 74, 77.
Nur talebeleri ehl-i ilme karşı dostane vaziyet almalıdır. (K.L.) 148. Nur talebeleri ilim talebelerinin en hâlislerindendir. (K.L.) 194. Önceki alimler istibdadın fenalığından söz etmişler mi? (Mn.) 91. Peygamber mucizelerinin maddî ilimlere işareti. (H.Ş.) 39 Risale-i Nurlar eski medreselerin beş on senede verdiği ilmi on- beş günde verir. (S.T.) 7, 143:Parlak fıkralar.
Risale-i Nurlar ilim, mârifet ve ibadettir. (S.T.) 7. Seleflerimiz iş bölümü ile cinan-ı ulûma dahil olmuşlar. (Mh.) 26:1. makale 6. mukaddime
Şeriatın hakikî maksadı irşad ve talimdir. (Mh.) 142:3. maka. 4. mes Şimdi sıradan ilim sayılan pekçok şey, geçmişte nazarî ve gizli bir delile muhtaçtı. (Mh.) 14:1. makale 2. mukaddime Taassup delil ile temessük eden ulemânın şe'ni değildir. (Mn.) 131. Tahsilde iken vefat eden berzahta tahsile devam eder. (K.L.) 194. Talebe cerrar ve dilenciden ayrıdır. (Mn.) 107.
Tama ve bid'at yüzünden ihlası kaybeden âlimler. (E.L.) 1:23. Teşvik, irşad, nasihat ve lütuf ilmin şanındandır. (Mh. ) 46:1. makale 12. mukaddime
Ahirete iman, o günün hak olduğuna ve muhakkak geleceğine imandır. (1.1) 85.
Ahir zamanda çok kimse imansız gidecek. (S.T.) 150:Parlak fik.. Allah'a gerçek månadaki iman. (B.L.) 1:199.
Allah'a iman varlığına ve birliğine iman demektir. (1.1.) 85.
Allah'a ve ahirete iman, iman esasları içerisinde iki kutuptur. (1.1.) 85.
Bazı ehl-i iman bilerek dünyayı ahirete tercih eder. (S.T.) 89.
Bediüzzaman birkaç adamın imanını kurtarmak için Cehen- neme girmeye hazır olduğunu söylüyor. (S.) 711:Konferans Bediüzzaman, bin canı olsa, imana ve âhirete feda etmeye hazır olduğunu söyledi. (T.H.) 355:Den, hayatı
Bir insanın imana gelmesine vesile olmak sahralar dolusu kırmı- zı koyundan efdaldir. (S.T.) 176; (B.L.) 1:146; (K.L.) 19,52.
Bu asırda iman ve küfür en son istinada dayanmış. (S.T.) 32:27. Mektup
Bu asrın dehşetinden taklidi olan imanın kal'aları sarsılmış. (M.) 450:Takriz, 8. remiz
Bu zamanda imana saldırı ilimden geliyor. (S.) 707:Konf; (L.) 107:16. Lem'a 2. sual
Büyük günah işleyen imandan çıkmaz. (H.Ş.) 106:8. vehim Büyük günahları serbest işlemek imandan hisse olmadığına de- lildir. (E.L.) 1:200.
Ebû Talib'in imanı. (M.) 375:28. Mektup 8. mesele, 8. nükte En büyük dâvâ imanı kazanıp kaybetme davâsıdır. (S.T.) 154. En mühim hizmet iman hizmetidir. (B.L.) 173; (E.L.) 1:62, 72. En mühim vazife iman dairesindedir. (S.T.) 156:Parlak fıkralar Eski Alimler zamanında imanın köklerine taarruz yoktu. (S.T.) 151. Eski zamanda teslim kuvvetli olduğundan iman esasları mah-
fuzdu. (B.L.) 17. Günahlar imana zarar verir. (L.) 15:2. Lem'a, 10. nükte6 Hakikî lezzet imandadır. (M.) 450:29. Mektup 9. telvih, 4. sü; (S.) 137:13. Söz, 2. makamın haşiyesi
Haklı hürriyetten hakkıyla istifade etmek, imandan istimdat ile- dir. (D.H.Ö.) 62.
Hayat imanın altı rüknünü ispat eder. (S.) 100:10. Söz zeylin 2. parçası; (L.) 326:30. Lem'a 5. nükte, 4. remiz
Hayat imanla olmazsa elemler, kederler verir. (K.L.) 113. "Hayatın lezzetini, zevkini isterseniz hayatınızı imanla hayat landırınız." (K.L.) 113.
Hürriyet imanın hassasıdır. (Mn.) 59; (H.Ş.) 67.
İhlası olmayan iman imandan sayılmaz. (I.1.) 99. İlimlerin şahı iman ilmidir. (S.) 705:Konferans
Iman aklın tercihiyledir. (M.) 205:19. Mektup, Şakk-ı Kamer műcizesine dair, 5. nokta
Iman altı ciheti nurlandırır. (L.) 230:26. Lem'a 7. ricâ
İman bir hüsn-ü münezzeh ve mücerrettir. (L.) 130:17. Lem'a 9. nota Iman bir intisaptır. (S.) 28:23. Söz 1. mebhas, 1. nokta Imanî bir meselenin inkişafı binler kerâmetlerden daha iyidir. (S.T.) 175:Parlak fıkralar
İman bir vesikadır. (S.) 191:17. Söz, Far. mün.
İman bütün kâinatı insana arkadaş eder. (L.) 228:26. Lem'a 6. ricâ Iman Cenneteki Tûba ağacının bir çekirdeğini taşıyor. (M.) 440:29. Mektup 9. telvih, 4. sü; (S.) 23:2. Söz İman cüz'i iradeyi kuvvetlendirir. (S.) 192:17. Söz Far. Müna. İmanı devamlı olarak yenilemenin hikmeti nedir? (M.) 319:26.
Iman dersi için gelenlere siyaset nazarıyla bakılmaz (E.L.) 2:36.
Mektup, 4. mebhas, 4. mesele
İman duâyı ister. (S.) 286:23. Söz, 1. meb. 5. nokta
İman dünyada dahi mânevî Cenneti temin eder. (H.Ş.) 75. İman eden elemden emin olur. (M.N.) 96:Zeylül-Hubab Imana en büyük tehlike fen ve felsefeden geliyor. (L.) 107:16.
Lem'a 2. suâl
Iman esaslarının hepsi birbirini ispat eder. ($.) 199:11. Şua, 9. mesele; (As. M.) 49-53.
Iman esaslarından bir kısmının neticesi dünyaya bakar. (S.) 311: 24. Söz, 3. dal, 9. asıl
Iman esaslarından olmayan feri meselelerde kesin delil istenil- mez. (S.) 308:24. Söz, 3. dal, 2. asıl
Iman eşya arasında irtibat tesis eder. (M.N.) 60:Katre, nükte Imanın faydaları. (S.) 633:29. Söz 2. bab
Iman geçmişi ve geleceği nurlandırır. (Ş.) 168:11. Şua, 3. me-
sele; (L.) 230:26. Lem'a, 7. rica; (As. M.) 18:3. mesele Iman, güzel seciyelerin ve iyi hasletlerin kaynağıdır. (T.H.) 198, 207:Eskişehir hayatı
Imanî hakikatin bir cüzünü inkâr eden kafir olur. ($.) 199:11. Şua, 9. mesele
man hakikati öyle bir çekirdektir ki, tecessüm etse husust bir cennet çıkar. ($.) 168:11. Şua, 9. mesele
man hakikatları ve nur hizmeti hiçbir şeye âlet olmaz. (E.L.) 38. man hakikatları yüz kapılı bir saraydır. (L.) 92:13. Lema 13. işă 3. nok.
man hayata hayat olsa, geçmiş ve gelecek nurlanır. (K.L.) 113. man hem nurdur, hem kuvvettir. (S.) 282:23. Söz 1. meb. 3. nok.
Iman her derde devadır. (L.) 221:25. Lem'a, 25. deva. Imansıza herşey karanlıktır. (M.) 280:24. Mektup, 5. remiz İmansızlıkta hiçbir lezzet yok. (M.) 66:16. Mektup, 2. nokta İman hizmeti Bediüzzaman'ı siyasetten çekmiş. (E.L.) 1:206. Iman hizmetinde kadının beyine yardımı. (K.L.) 179. İman hizmeti kâinatın en büyük meselesidir. (K.L.) 96, 142. İmana hizmetin önemi. (S.) 705:Konferans İman hizmetine yapılan saldırı kıtlık sebebidir. (K.L.) 153. İman ile küfrün ortası yoktur. (E.L.) 2:60. İman ilimdir, vücudîdir. (S.) 86:7. Söz mukaddime İman incecik bir bürhana yüklenmez. (Rm. İç. R.) 1:228.
İman insanı ebedî idam olmaktan kurtarır. (S.) 426:25. Söz, emi. çiç Iman insanı insan eder. (S.) 285:23. Söz, 1. meb. 4. nokta
Iman insaniyet ve İslâmiyetin üç muazzam meselesidir. (K.L.) 104.
Iman, insanın misak-ı ezeliye ile peyman ve yeminidir. (Mh.)
103:3. makale
İmanın insana verdiği kahramanlık. (H.Ş.) 74.
İmanla İslâm arasındaki fark. (M.) 38:9. Mektup, râbian
İmansız İslâmiyet kurtuluş sebebi olamaz. (B.L.) 191.
İman izzeti netice verir. (1.1.) 103. Imandaki lezzet. (S.) 22:2. Söz; (S.) 579:32. Söz 2. mev. 2. meb; (1.1.) 33; ($.) 405:14. Şua; (M.) 280:24. Mektup, 5. rem Iman kabir kapısını nur kapısı olarak gösterir. (S.) 191:17. Söz,
Far, münacaat Iman kainatı ışıklandırır. (S.) 282:23. Söz 1. mebhas, 2. nokta
Iman kalp amellerinin güneşidir. (1.1.) 45. Iman kalpte ve kafada daima bir yasakçı bırakır. (H.Ş.) 82. Imanın kuvvetlenmesi için bazı şahıslar lazım ki, (Ş.) 335:14. Şua, sonsöz; (§.) 550:14. Şua, zeyl Iman medeniyet ve fazilet çarşısındadır. (Mn.) 140.
Imanın mertebeleri var. (S.T.) 175.
Iman meselelerin tabakaları vardır, biri kesin delil istese, diğeri zann-1 galip ile iktifa eder. (S.) 308:24, Söz 3. dal, 2. asıl Imant meseleler münakaşa tarzında konuşulmaz. (M.) 46, 49:12.
lur mu? (M.) 321:26. Mektup 4. mebhas, 5. mesele Nur talebeleri imanla kabre girecekler. (S.T.) 84:1. Şua
Nur talebeleri sünnet-i seniyye istikametinde tam bir iman kaz- anırlar. (S.T.) 37:27. Mektup
Nur talebelerinin vazifesi sadece kendilerinin imanını kurtar- mak değil, başkalarının da imanını kurtarmaktır. (K.L.) 148. Ölüm anında şeytan imanı çalmak ister. (S.T.) 26:27. Mektup
Peygamberimizin annesinin babasının ve dedesinin imanı. (M.)
375:28. Mektup 8. mesele, 7. nükte Peygamberimiz iman esaslarını gözüyle görmüştür. (S.) 533:31. Söz, 4. esas, 1. meyve
Risale-i Nur on beş günde tahkiki imanı kazandırır. (K.L.) 84.
Risale-i Nurlarda iman hakkında fazla tahşidat yapılmasının se- bebi. (E.L.) 1:102, 199; (S.T.) 28, 175.
Risale-i Nur iman-ı tahkikî dersi verir. (S.T.) 155:Parlak fıkralar Risale-i Nur imanın en kuvvetli delillerindendir. (S.T.) 70:1. Şua Risale-i Nur küfre karşı imanın son ordusudur. (S.T.) 32, 33:27. Mektup
Risale-i Nur onda sekiz kişiye iman dâvâsını kazandırır. (S.T.) 154. Sahabîlerin imanı. (S.) 455:27. Söz zeyl Siyaset daireleri iman hizmetine nispeten ehemmiyetsizdir. (E.L.) 1:72.
İngiliz Müstemlekat Nazırının Kur'ân aleyhindeki sözü. (T.H.) 198:Esk. hay.
İngiliz siyaseti. (H.St.) 98.
İngiliz siyasetinin cerbezesi. (H.St.) 98-106:1-6. hatveler
İngiliz siyasetinin galip çıkmasının sebebi. (Tl. İç. R.) 1:195. İngiltere'nin Kur'ân'a sahip çıkması. (E.L.) 2:116.
İngiltere kürsüsünde "Artık İngiltere'nin İslâmiyeti kabul etme- si gerekir" denildi. (E.L.) 1:242.
İslâmiyet muhabbeti İngiliz husumetini gerektirir. (H.St.) 103:6. hat. İttihat Terakkinin başarısızlığında İngiliz parmağı vardı. (H.St.) 100:3. hat.
Mutaassıp İngilizlerden ve Ruslardan çok kimse muhakeme-i akliyeleri ile Müslüman oldular. (H.Ş.) 29. “Tükürün İngiliz lâininin hayâsız suratına.” (Rm. İç. R.) 1:232.
Kabul etmemek başkadır, inkar etmek başkadır. (M.) 302:26. Mektup, 1. meb. sâlisen.
İNNA ÂTEYNA
İnnâ âteynânın sırrı. (Kas. Lem'a) 161.
İNKILAP
Bediüzzaman İstanbul'da bir senede yüz senenin inkılabını gör- dü. (H.Ş.) 108.
Bediüzzaman için yapılan "İnkılapları ihlal ediyor" ithamı. (Ş.) 386, 387:14. Şua
Bediüzzaman Meşrûtiyeti büyük bir inkılap olarak görüyor. (D.H.Ö.) 45.
Fransız inkılabı bize örnek olamaz. (M.) 421:29. Mektup, 7. kıs. 2. işâ.
Hıristiyanlıktaki inkılap. (M.) 421:29. Mektup, 7. kıs. 2. işâ. İnkılabı meydana getiren kimselerin tahakkümü. (D.H.Ö.) 45. İnsanlık âleminde yaygın bir şeyi birden kaldırmak, insan tabi-
atını birden kaldırmayı gerektirir. (Mn.) 122. İslâmiyette dinî inkılap mümkün mü? (M.) 421:29. Mektup, 7. kıs. 2. işâ.
Kur'ân'ın insanda yaptığı inkılap. (S.) 410:25. Söz 1. zeyl. Kürtler Bediüzzaman'a, “İnkılâb-ı azimi gördün. Bize ne getir- din?" diye sordular. (Mn.) 20.
Muhabbet bir kalbde hakikî bulunsa, adâvet acımak sûretine in- kılap eder. (M.) 254:22. Mektup 1. meb. 2. Vec.
"Ümitvar olunuz! Şu istikbal inkılabı içinde en yüksek gür sada İslamın olacaktır. " (Sn.) 62; (Т.Н.) 118.
İNSAN
Adem'den itibaren felsefe silsilesi insanlık Aleminde dal budak salmış. (S.) 497:30. Söz 1, mak.
Adem'in (a.s.) hilafet dåväsında en büyük mucizesi isimleri öğ renmesiydi. (S.) 237:20. Söz 2. makam
Adem'e (a.s.) isimlerin öğretilmesiyle, insana diğer mahlukata karşı bir üstünlük verilmiştir. (S.) 224:20. Söz, 1. mak. 1. nük, Alemin anahtarı insanın elindedir. (S.) 495:30. Söz, 1. mak.
Älem büyük bir insan, insan küçük bir alemdir. (S.) 483:29. Söz, 4. es. 3. mes.; (Sn.) 24.
Alem insan için yaratılmıştır. (1.1.) 155.
Acz ve fakr insanın iki yarasıdır. (S.) 35:7. Söz
Akıl insan için bir hediye-i hikmettir. (S.) 84:10. Söz, 11. hak.
Akıl insana yüksek maksatlar ve baki meyveler gösterir. (S.) 47:9. Söz
Aklı başında olan insan, ne dünya işlerinden kazandığına mes- rur, ne de kaybettiği şeye mahzun olmaz. (M.N.) 111:Habbe Allah hem insanı sever, hem kendini insana sevdirir. (S.) 97:10. Söz, muk, 2. nok.
Allah insana arza halife olma kaabiliyeti vermiştir. (S.) 236:20. Söz, 2. mak.
Allah insana emanet olarak verdiği malı büyük bir fiyat karşı lığında satın almak ister. (M.N.) 107, 110:Habbe
Allah insanı insandan daha çok düşünür. (M.N.) 111:Habbe Allah insanı meleklere tercih edip hilafet rütbesi vermiştir. (S.) 94:10. Söz, 11. hak.; (S.) 236:20. Söz, 2. mak.; (M.) 351:28. Mektup, 5. mes.
Allah insanı Rahman suretinde yaratmıştır. (S.) 19:1. Söz; (EL) 1:142.
Allah isimlerinin nakışlarını göstermek için insana musibet ve- riyor. (S.) 435:26. Söz 3. meb.
Allah'ın kendini insanlara bildirmesi zaruridir. (M.N.) 118:Zey- lü'l-Habbe
Başkasının kusuru insanın kusuruna senet ve özür olamaz. (D.H.Ö.) 65; (T.H.) 54.
Bâzı hodgam insanlar heves ve ihtirasına mâni herşeyi mahvet- mek isterler. (Sn.) 27.
Bâzı insanlar çamura düşer, kendini aldatmak için misk ü anber diye yüzüne gözüne sürer. (H.Ş.) 150:2. zeylin 2. kısmı Bâzı insanlar fikren ortaçağda yaşıyor. (Mh.) 9.
Beka aşkı ve ebediyet şevki insanda kuvvetlidir. (S.) 110:10. Söz, zeylin 5. parçası
Beş duyudan başka gayb âlemine açılan pekçok pencereler var. (Nok. İç. R.) 2:110.
Beşer esir olmak istemediği gibi ücretli olmak da istemez. (Sn.) 57; (Τ.Η.) 116; (S.) 650:Lemaat
Bir insanın bir sıfatı, câniye değil, kâfire de olsa o sıfat sahibi
câni olmaz. (Sn.) 40.
Bir insanın imanına vesile olmak sahralar dolusu kırmızı ko- yundan efdaldir. (E.L.) 1:146
Birinci ve İkinci Dünya savaşlarında insanlık çok büyük zarar gördü. (S.T.) 65:1. Şua
Bu zamanda insanlar ihsanlarını pahalıya satıyorlar. (E.L.) 1:89. Bu zamanın insanı delil istiyor. (Mh.) 31, 32:1. maka. 8. muk. Büyük insanların yanında özür makbüldür. (Mh.) 102:2. mak. sonu, Arapça.
Canlılar içerisinde rızka en çok muhtaç olan insandır. (M.) 351: 28. Mektup, 5. mes.
Cenâb-ı Hak bütün isimlerini insanda ihsas ettirmiştir. (S.) 627:33. Söz 31. pencere
Dinsiz insan en bedbaht bir mahluktur. (S.) 38: 8. Söz
Dünyanın imaretinin direği insandır. (Mh.) 64:1. makale 6. mese. Dünyanın ömrü kalmışsa, insanlık Kur'ân hakikatlarına yapı-
şacak. (H.Ş.) 79.
Dünyay-ı deniyye içinde kemâlât-ı insaniye yerleşemez. (Mh.) 123:3. makale
Dünya insandaki kaabiliyetlerin inkişafına müsait değildir.
(S.) 481, 484:29. Söz 2. maksat 5, 10. medar
Ehlî hayvanlar insanın zaaf, acz ve tenbelliğinden hisse almış-
lardır. (S.) 292:23. Söz 2. meb. 3. nükte
Eşyanın insana ait gayesi bir ise, Allah'ın isimlerine ait binler- dir. (S.) 210:18. Söz, 2. nokta
"Ey kendini insan bilen insan, kendini oku." (S.) 628:33. Söz 31. pen. 1. nokta
Felsefenin yetiştirdiği insan. (S.) 499:30. Söz 1. makam
Fena bir adama "İyisin iyisin" denilse iyileşmesi, iyi adama, "Fenasın, fenasın" denildikçe fenalaşması çok vuku bulmuş- tur. (Mn.) 82; (M.) 256:22. Mektup 1. meb. 4. vecih
Geçim derdi insanı ibadetten alıkoymamalıdır. (S.) 245:21 Söz, 5. ikaz.
Geçim derdi insanın zayıf bir damarıdır. (E.L.) 1:240.
Hakkı arayan insanın eline bazan bâtıl düşüyor. (Mh.) 110:3. makale 1. maksat
Haşirde, azalarını yanlış yolda kullanan insandan bütün azaları şikâyetçi olacak. (S.) 293: 23. Söz 2. meb. 3. nük. Hayali hakikat göstermek insanın huyudur. (Mh.) 27:1. maka. 7. muk. FİHRİST/316
İnsanlara akılları seviyesinde hitap edin. (Tils.) 145.
İnsanın akrabalarıyla bağı. (L.) 62:11. Lem'a 10. nükte, 1. nokta
İnsanı âlây-ı illiyyîne çıkaran bir kudsî hadis. (S.)119:11. Söz Insan âleminde iki dâire vardır. (M.N.) 29:Reşhalar, 12. reşha Insan âleminde iki levha vardır. (M.N.) 29:Reşhalar, 12. reşha Insan, âlemi itikad-i kalbisine göre görür. (L.) 192:23. Lem'a hât.
Insan, alemde saltanat sürmek ve ahirette ebedî saltanata maz-
har olacak şekilde donatılmıştır. (Mh.) 36:1. maka. 9. muk. Insanlık âlemi harplerin ve fenlerin sayesinde uyandı. (H.Ş.) 31. İnsan ålemin küçük bir misalidir. (S.) 45:9. Söz.
Insanlık âleminde yaygın bir şeyi birden kaldırmak, insan tabi- atını birden kaldırmayı gerektirir. (Mn.) 122.
Insan ålemlerin merkezidir. (L.) 307:30. Lem'a 3. nük. 3. nokta Insan Allah'a kul olursa herşey ona hizmetkar olur. (Μ.Ν.) 94: Zey. Hubab
Insan Allah'a tevekkül etmezse, vicdanı sıkıntı içinde kalır. (S.)
33:6. Söz
Insan Allah'a uzaktır, fakat Allah insana yakındır. (Μ.Ν.) 106: Habbe
Insan Allah'ın antike bir sanatıdır. (S.) 281, 282:23. Söz 1. meb,
1. nokta; (M.N.) 153:Zerre
Insan Allah'ın bir ismine yapışarak terakkî etmelidir. (S.) 238:20.
Söz, 2. makamın bir nüktesi
Insan Allah'ın has muhatabıdır. (M.N.) 29: Reşhalar, 12. reşha Insan Allah'ın izzetine imanıyla mazhar olmuştur. (M.N.) 98: Zeylü'l-Hubab
Insan Allah'ın rububiyetine râzı olmalıdır. (M.N.) 104:Habbe Insan Allah'ın sonsuz rahmetine şükürle karşılık vermeli. (L.) 100:14. Lem'a 2. mak. 3. sır
İnsanın Allah'tan hiçbir hak talep etmeye hakkı yoktur. (M.N.) 193:Şemme, 10. risåle sonu.
Insanın Allah yanındaki değeri. (1.1.) 235, 240; (S.) 78:10. Söz, 9. hak.
Insanlık Allah'ın dilemesi karşısında inada güç yetiremez. (Mh.) 35:1. makale 9. mukaddime
Insanın altı ciheti. (Ş.) 633:29. Şuâ, 2. bab Insanın altı cihete imanla bakması. (S.) 190-191:17. Söz, Får. mün. Insanın altı cihete küfürle bakması. (S.) 190-191:17. Söz, Får. mün. FIHRIST/318
İnsan arzın halifesidir. (1.1.) 225, 227, 240; (Μ.Ν.) 118, 119: Zeylü'l-Habbe; (L.) 131:17. Lem'a 9. nota; (E.L.) 2:93. İnsan arzın halifesi olduğunu fenleriyle, sanatlarıyla göster- miştir. (S.) 97:10. Söz mukaddime, 2. nokta İnsanın arzusu hayalinin yetiştiği yer kadar geniştir. (S.) 25:3. Söz; (M.N.) 94:Zey. Hubab İnsan arzusuna uyan şeyi kuvvetli görür. (Mh.) 42:1. maka. 11. muk. İnsanın azalarının her birinin lezzeti ve elemi ayrıdır. (M.N.) 79:Hubab.
İnsanın azalarının vazifeleri. (S.) 589:32. Söz 3. mev. 2. meb. muk. İnsan başı boş değildir. (M.N.) 39:Lassiyyemalar, (M.Ν.) 151: Zühre 15. nota; (S.) 56, 66, 75:10. Söz, 2., 6. hak.
İnsan başkasının elemiyle elem duyar. (17. Lem'a 4. nota) 112. İnsan başkasını kötüleyerek kendi kemalini göstermek ister.
(Mh.) 42:1. maka. 11. mukaddime
İnsanın bazı keyifli hevesâta ihtiyacı var. (E.L.) 2:66. İnsandaki bâzı latife ihtiyarı dinlemez. (M.) 436:29. M. 9. kıs. 7. tel. 3. nük; (L.) 79:13. Lem'a 6. işaret
İnsanın bedeni içinde kâinatın fihristesi vardır. (S.) 67:10. Söz, 3. hak.
Insan, "Benim Rabbim dünyayı bana bir håne yaptı" diyebilir. (S.) 297:23. Söz 2. mebhas
Insan, "Benim Rabbim güneşi bana bir lamba yaptı" diyebilir. (S.) 297:23. Söz 2. mebhas
İnsanın beş zahiri, beş bâtınî hassası vardır. (1.1.) 236
İnsan bilmediği ve yetişemediği şeye düşmandır. (S.) 55:10. Söz; (S) 10. Söz, 4. Hak. haş. 69; (L.) 348:30. Lem'a 6. nük. 5. şuanın sonu; (M.N.) 37:Lassiyemalar.
İnsan binler perdeler içinde hakikati araştırır. (S.) 303:24. Söz,
2. dal.
İnsan bir çekirdeğe benzer. (S.) 291:23. Söz, 2. meb. 1. nük. İnsan bir fert iken bir nev gibi olur. (M.N.) 119:Zeylü'l-Habbe; (M.N.) 179:Şemme, 10. risale; (1.1.) 57; (Mh.) 152:3. mak. 3. mak. İnsan bir güçsüz akrebe ve ayaksız bir yılana mağlup olur. (S.) 296:23. Söz, 2. meb. 4. nük.
İnsan bir hiç olmakla beraber, vazife cihetiyle büyüktür. (S.) 296:23. Söz, 2. meb. 4. nük.
İnsan bir öpmekle batmamalı. (L.) 140:17. Lem'a 14. nota, 3. rem İnsanlığın bir sabahı olacak. (H.Ş.) 43.
İnsan ibâdet ve tefekkürle emânete layık bir halife olur. (S.)
298:23. Söz 2. mebhas, 5. nükte
İnsandaki cisim, nefis, kalb, ruh daireleri mütefavittir. (L.) 22:3.
Lem'a 3. nükte
İnsan cüz'i ile külli ortasındadır. (M.N.) 182:Şemme, 10. risale İnsanın cüz'i irâdesi acizdir, kısadır. (S.) 192:17. Söz, Fâr. mün. İnsan cüz'i iradesinin bir elini duâya vermelidir. (S.) 432:26.
Söz, 2. mebhas İnsan çaresi bulunan şeyde acze, çaresi bulunmayan şeyde de cez'a kapılmamalıdır. (S.) 651:Lemaat
İnsana çeşitli mideler verilmiştir. (L.) 345:30. Lem'a 6. nük. 5. şua, 2. mesele
İnsanın çeşitli mertebeleri vardır. (M.N.) 178:Şemme, 10. risale İnsanın çeşitli şahsiyetleri olabilir. (M.) 307:26. Mektup, 2. meb. İnsanların çoğu âvamdır. (Mh.) 142:3. mak. 4. meslek hâtime İnsan çok sıfatlara sahip olduğundan, bir sıfatı adaveti celbetse, o insana değil, o sıfata düşman olunmalıdır. (Sn) 40.
İnsan çok zâlim ve çok câhildir. (Sn.) 39.
İnsanı dalâlete sürükleyen sebeplerden biri. (M.N.) 69:Katre, zeyl
İnsan dünyada az duracak vazifesi çok bir misafirdir. (S.) 241:20. Söz 2. mak. 2. suâl; (M.N.) 101: Habbe
İnsan dünyada bir ameledir. (M.N.) 97:Zeylü'l-Hubab
İnsanların dünyada hayvanlar gibi fıtrî elbise ile yaratılmaması- nın hikmeti. (M.) 373:28. Mektup 8. mes. 4. nük. Insanlığı dünyevî ve uhrevî saadete mazhar edecek yalnız İslâ- miyettir. (H.Ş.) 38.
İnsanı dünyaya çağıran sebepler. (L.) 125, 126:17. Lem'a 7 nota; (M.N.) 136: Zühre, 7. nota
Insan dünya hayatı lezzetinde hayvandan yüz derece aşağı düşer. (S.) 292:23. Söz 2. meb. 3. nük.
İnsan dünyaya imtihan için gönderilmiştir. (İ.İ.) 110.
İnsanın dünyası dar bir kabir hükmünde. (L.) 140:17. Lem'a 14.
nota, 4. remiz
İnsanın dünyaya küstürülmesi. (S.)186:17. Söz.
Insan düşmeye ve yükselmeye müsaittir. (M.N.) 104:Habbe
Insan ebediyete razı olur. (L.) 13:1. Lem'a; (L.) 23:3. Lem'a 3. nükte; (L.) 118:17. Lem'a 1. nota; (L.) 253:26. Lem'a 14. ricâ; (Ş.) 187:11. Şua 8. mes.; (H.Ş.) 32.
Insanın ebede uzanmış emelleri vardır. (S.) 84:10. Söz, 11. hak. Insanın edebin ta kendisi olan şeyleri edepsizlik olarak telakkî etmesi. (S.) 211:18. Söz, 2. nok.
İnsan eğer insan olmazsa, şeytan bir hayvana dönüşür. (L.) 124:17. Lem'a 6. not; (M.N.) 134; Zühre 6. nota İnsanın elinin karıştığı şey çirkinleşir. (L.) 304:30. Lem'a 2. nüktenin sonu
İnsanın emanet-i kübra gibi mühim vazifeleri vardır. (S.) 76:10. Söz, 7. hak. İnsanlığın emelleri sınırsızdır. (Nk. İç. R.) 261 İnsan enâniyeti bırakmalı. (S.) 194:17. S. İnsanın en büyük düşmanı şeytandır. (L.) 74:13. Lem'a İnsan en güzel surette yaratılmıştır. (Ş.) 141:7. Şuâ İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır. (Mn.) 78, 137.
İnsanın en parlak saadeti muhabbetullahtır. (M.) 218: 20. Mek- tup, muk. İnsanların en şereflileri doğru Müslümanlardır. (Mh.) 35:1. ma-
ka. 9. muk. İnsanda en tehlikeli ve zayıf damar enaniyettir. (M.) 412:29.
Mektup, 6. kıs. 5. des. İnsanın en tesirli öğretmeni annesidir. (L.) 202:24. Lem'a bir muh. 1. nükte
İnsanın en zararlı düşmanı nefsidir. (L.) 74:28. Lem'a
İnsanın en zayıf damarı korkudur. (E.L.) 1:240. İnsanların esas azalarındaki tevâfuk Vâhidiyeti gösterir. (M.N.)
159:Zerre'nin sonu
İnsan fânilerin tebessümüne aldanmamalıdır. (S.) 327:24. Söz 5. dal 5. meyve
İnsan fâni ömrünü geçici şeylere sarfetmemelidir. (M.N.) 154:Zerre. İnsan fâni vücudunu vücudu verenin yolunda fedâ etmelidir.
(S.) 94:17. Söz, Får. mün.
İnsanı felakete atan bir hal. (M.N.) 117, 120:Zeylü'l-Habbe
Insan fitraten esmâ-i İlâhiyeye muhtaçtır. (S.) 586:32. Söz
3. mev. 2. meb. 3. nük.
İnsan fıtraten gayet zayıf ve âcizdir. (S.) 46:9. Söz
İnsanın fıtratında isyan kaabiliyeti ve tehevvür sınırsızdır. (Sn.) 27. Insan fıtratan mükerrem olduğundan hakkı arıyor. (M.N.) 210:Nokta Insan fitraten medeniyeti sever. (H.Ş.) 65:5. kel. İnsanın fıtratında şiddetli bir beka aşkı vardır. (Ş.) 50: 4. Şuâ
Insan fiil ve amel cihetinde ve maddî çalışma cihetinde zayıf bir hayvandır. (S.) 292:23. Söz, 2. meb. 3. nük.
İnsan gafildir. (M.N.) 183, 189:Şemme, 10. risale; (L.) 82:13.
Lem'a 8. işaret
Insan gaflet zamanlarında letâif ve havassın hükümlerini birbi- rine benzetir. (M.N.) 109:Habbe
İnsanın gayesi sadece hayatı devam ettirmek değildir. (Μ.Ν.)
89:Hubâb
İnsanlar geçici olarak aldatılabilirler, fakat devamlı olarak alda- tılamazlar. (S.)170:15. Söz, zeyl.
İnsanın geçirdiği devirler. (M.N.) 121:Zeylü'l-Habbe; (S.) 344: 25. Söz 1. şu. 1. şuâ 5. nok.; (S.) 650:Lemaat; (Μ.) 353:28. Mektup 6. mes. 2. nük. İnsanın geçirdiği üç karanlık devir. (Ş.) 141:7. Şua İnsan geçmişi düşünse ya "ah" veya "oh" der (L.) 16:2. Lem'a 3. nükte; (L.) 209:25. Lem'a 6. devâ
İnsan geçmiş ve gelecekle alakadardır. (K.L.) 113; ($.) 167:11. Şua 3. mesele
İnsan gururla kemâlattan mahrum kalır. (M.N.) 58:Katre, hat.
Insan hamdle Cenâb-ı Hakkın sıfat ve isimlerine ayna olur. (1.1.) 23. İnsan hasenatı habbe habbe, seyyiatı ise kubbe kubbe yapar. (M.N.) 187:Şemme, 10. risâle İnsanın hasenatta iftihara hakkı yoktur. (S.) 428:26. Söz, 1. meb.
İnsanın hasselerinin fazla inkişaf etmesinin sebebi. (S.) 294:23.
Söz, 2. meb. 3. nükte
İnsan hatâsını söyleyene teşekkür etmeli. (M.) 67:16. Mektup, 3. nok. İnsanın hayal kırıklığını ancak Kur'ân tedavi eder. (E.L.) 1:237. İnsanın hayra da, şerre de sınırsız kaabiliyeti vardır. (Sn.) 27. İnsanın hayatı esmâ-i İlâhiyenin tecellisine bir tarladır. (M.N.) 89:Hubâb
İnsanda hayatı koruma hissi vardır. (M.N.) 162:Şemme İnsanın hayatının gayesi dokuz emirdir. (S.) 117:11. Söz İnsan hayat lezzeti noktasında hayvandan yüz derece aşağı düşer. (S.)133:13. Söz, 2. mak.
İnsan hayvandan aşağı düşebilir. (İ.İ.) 254. İnsanı hayvandan ayıran şeyler. (M.N.) 174, 179:Şemme, 10. ri- sâle; (S.) 327:24. Söz. 5. dal 4. mey.; (K.L.) 113. İnsan hazır lezzete müpteladır. (L.) 274:28. Lem'a İnsan hem geçmiş, hem de gelecekten etkilenir. (S.) 133:13. Söz, 2. makam
İnsan hem meleklere, hem de hayvanlara benzer. (S.) 321:24. Söz, 4. dal.
İnsan herkesi kendinden üstün bilmelidir. (M.N.) 58:Katre, hât.
İnsan hevesini kâinata mühendis yapamaz. (M.N.) 162:Şemme İnsanın hırsı. (S.) 462:28. Söz
İnsan hilafetle mükerremdir. (S.) 76:10. Söz 7. hakikat
İnsanın himmeti cüz'idir. (İ.İ.) 76; (Mh.) 114; 3. maka. veh, ve ten. İnsan, hizmet zamanında nefsini unutup ücret zamanında hatır- lamamalıdır. (M.) 443:29. Mektup, 9. kıs. zeyl 3. hatve; (S.)
439:26. Söz, zeyl 1. hat. Insanlar hür oldular ama yine abdullahtırlar. (D.H.Ö.) 65; (T.H.) 54.
İnsanın ibadete ihtiyacı vardır. (L.) 192:23. Lem'a, hâtime; (Mh.)
125:3. maka. mukaddime
İnsan ibâdet için yaratılmıştır. (S.) 29:5. Söz
İnsan ibâdet ve tefekkürle emânete layık bir halife olur. (S.) 298:
23. Söz, 2. meb. 5. nük.
İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır. (Mn.) 77, 138. İnsan için bir haşir meydanı açmayı değer mi? (S.) 64:10. S.
mukaddime 3. işaret İnsan için bir ömr-ü tabiî vardır. (1.1.) 168. İnsan için herşeyde bir menfaat vardır. (1.1.) 242. İnsanın içinde Yâsîn Sûresi yazılmış. (S.) 670:Lemaat İnsan ihsan edene perestij eder. (S.) 305:24. Söz, 2. dal. İnsana ihsân-ı İlâhinin ihsas edilmesi gurura sebep olur. (M.)
435:29. Mektup, 9. kıs. 6. tel. 3. nok.
İnsanda iki cihet var. (S.) 289:23. Söz, 2. meb. 2. nük.
İnsanın iki cihetle ubudiyeti vardır. (S.) 297:23. Söz, 2. meb. 5. nük.
İnsan, ilim, iftikar ve tazarru cihetinde hayvanatın sultanıdır. (S.) 29:5. Söz
İnsanlık ilim ve amel üzere ayakta durur. (Mh.) 1. maka. 2. mes 53. İnsanın ilmi çok cüz'idir. (M.N.) 120:Zeylü'l-Habbe
İnsan infial, kabül, duâ ve sual cihetinde şu dünya hayatında aziz yolcudur. (S.) 293:23. Söz, 2. meb. 3. nük.
İnsanda, insâniyete layık hayat şartlarına tabi bir meyil vardır. (Mh.) 124:3. mak.
İnsan kendine özür göstermemeli. (Mh.) 42:1. maka. 11. muk.
Insanlığa kıyamete kadar hakim olacak İslâmiyet hakikatıdır.
(Mh.) 33:1. maka. 8. mukaddime İnsanın kıyameti kendi hayatıdır. (L.) 118:17. Lem'a 3. nota; (M.N.) 128, 129:Zühre 3. nota
İnsanın kıymeti himmeti nispetindedir. (Mh.) 114:3. maka. 1. maks İnsanın kıymetini tayin eden mâhiyetidir. (1.1.) 76. Insaniyet kıymetli bir cevherimizdir. (Nk. İç. R.) 2:255. Insandaki korku ve muhabbetin halka yönelmesi tehlikelidir. (M.N.) 182:Şemme:10. risale
İnsanın kötü huylarından birisi de hoşuna gittiği şeyde meylü't- tezeyyüd ve vasfettiği şeyde meylü'l-mücâzefe ve meylü'l- mübālağa ile hayali hakikat göstermektir. (Mh.) 27:1. maka. 7. muk. Insan Kur'ân'ı dinlese alây-ı illiyyine çıkar. (S.) 297:23. Söz 2. meb. 4. nük.
Insanlığın kurtuluşu faizin kaldırılması, zekâtın yerine getiril mesindedir. (S.) 649:Lemaat Insan kusursuz olmaz. (D.H.Ö.) 21; (Τ.Η.) 59; (K.L.) 117, 178. Insan kusurunu görebilmeli. (M.) 307:26. Mektup, 2. meb. Insandaki kuvveler. (E.L.) 1:255. Insandaki kuvvelerin istikameti. (5.) 517:15. Şua
İnsan mevcudatın çoğuyla alakadardır. (L.) 20:3. Lem'a 1. nükte
İnsanın millet için kendisini feda etmesi şehadettir. (E.L.) 2:97. Insaniyet muhabbeti gerektirir. (Mn.) 118. Insan muhabbet kaabiliyetini nefs-i emmaresine ve diğer mah- lukata vermemelidir. (S.) 581:32. Söz 3. mev. 2. mebhas
Insan musibette sebeplere bakar. (K.L.) 201. İnsanda müdebbir-i galip ya akıl, ya hissiyattır (Mh.) 31:1. maka.
8. mukaddime İnsanda müdebbir-i galip ya haktır veya kuvvettir. (Mh.) 31:1.
maka. 8. mukaddime
İnsan mükerremdir. (Mh.) 110:3. mak. 1. maksat Insan nedir? (M.N.) 187:Şemme, 10. risale; (Ş.) 184:11. Şua
7. mesele
İnsan nefsine muhabbet değil, adâvet etmeli. (S.) 323:24. Söz,
Insan nefsini sevdiği ve nefsine taraftar olduğu için acz ve enâ- niyetten neşet eden nefsini temize çıkarmakla kabahatini başkasına atıyor. (Mh.) 29:1. maka. 7. muk.
İnsanı nefsini sevmeye sevk eden sebep. (M.N.) 180:Şemme, 10. risâle
İnsan nefsini, sonra akrabasını ve milletini sever. (S.) 322:24. Söz, 5. dal. 1. meyve
İnsan nefsini temize çıkarmamalıdır. (M.) 443:29. Mektup 9. kıs. zeyl, 1. hatime Insan nefsini ve şeytanı dinlese esfel-i sâfilîne düşer. (S.) 297:
23. Söz, 2. meb. 4. nük. Insan nereden gelip nereye gidiyor? (1.1.) 17, 18; (Mh.) 142, 149:3. maka. 4. 5. meslek
İnsandaki tevâfuk ve tehâlüf ciheti. (M.N.) 152:Zerre İnsan teveccüh ettiği şeye bağlanır. (İ.İ.) 76. İnsan tevekkül hakikatine yapışmakla mes'ud olur. (S.) 194:17. Söz, Får. münacât
Insan tevhidle kemåle erer. (Ş.) 14: 2. Şua, 1. makam Insanın tuğyanı nihayetsizdir. (S.) 165:15. Söz, 6 basamak Insan uzun bir seferdedir. (M.N.) 186, 189:Şemme, 10. risale Insan üç cihetle aynadarlık eder. (30. Lem'a 6. nük. 5. Şua) 336. İnsanlar üç kısımdır. (1.1.) 148. Insandaki üç kuvve. (1.1.) 29.
Insaniyetin üç muazzam meselesi. (K.L.) 104.
Insanlık ülfetle ruhun gıdasını zevk edemediğinden kanaatsizlik ve harikuladeye meyil ve hayalâta iştihadan başka harikula- deye olan meyil ile; teceddüt veya revaç vermek için müba- lağa meyli doğar. (Mh.) 44:1. makale 12. mukaddime Insan, varlıkların en şereflisi ve en güzelidir. (Mh.) 35:1. ma- kale 9. mukaddime; (Mh.) 107:3. makale 1. maksat, işaret İnsanın vazifesi nedir? (L.) 24:3. Lem'a, 3. nükte; (L.) 346:30. Lem'a 6. nükte 5. şua; (S.) 116, 118:11. Söz; (S.) 286, 283: 23. Söz, 1. meb. 4. nokta; (M.N.) 159:Zerre; (M.Ν.) 175, 189:
Şemme, 10. risale.; Insana verilen azaların hikmeti iki esasa bakar. (S.) 117:11. Söz
Insana verilen azalar kısacık dünya hayatı için değil. (S.) 59: 10. Söz: (S.)117:11. Söz; (S.) 293:23. Söz 2. mebhas
Insana verilen bazı duyuların istekleri nedir? (1.1.) 224. Insan verilen nimetten hesaba çekilecektir. (M.N.) 117:Zeylü'l-Habbe Insana verilen sermayenin onda dokuzu âhiret içindir. (M.Ν.) 189:Şemme, 10. risale
Insanın verilmeyen nimetleri istemeye hakkı yoktur. (M.) 276:
24. Mektup, 1. makam İnsanın vücudu bir saray, bir şehir hükmünde. (L.) 143:18.
İnsan vücudunun işleyişi. (S.) 543-545:32. Söz, 1. 2. mevkıf İnsan vücudunu yolda bulmamıştır. (M.N.) 81:Hubab
İnsan yalnız Allah'a kul olsa bütün mahlukat üzerinde bir mey- ki kazanır. (S.) 289:23. Söz, 2. meb. 1. nükte
İnsan, yanlışa muhtemel olan sözünü veya hatâya kâbil olan fii- lini büyük bir zâta, muteber bir kitaba, bazan dine, hadise, ni- hâyet kadere isnad eder. (Mh.) 29:1. makale 7. mukaddime İnsanın yaptığı kanunlar insan gibi ihtiyar oluyor. (S.) 371:25.
Söz 3. şua, 2. cilve
İnsan yaratıkların en zâlimidir. (M.N.) 160:Zerre İnsan yaratılırken meleklerle istişare edilmesi. (1.1.) 248, 249, 251. İnsan yaratılış ağacının meyvesidir. (M.N.) 99:Habbe İnsanın yaratılışı. (İ.İ.) 227; (S.) 483:29. Söz, 2. mak. 10. medar İnsanın yaratılış gayesi. (25. Lem'a 3. Dev.) 197; (Μ.Ν.) 153, 154-157:Zerre; (İ.İ.) 247-254; ($.) 84:7. Şua, muk.; ($.) 118:2. Şua 2. makam; (M.) 218:20. Mektup, mukaddime; (S.) 111-119:11. Söz İnsan yaratılmışların en mükemmelidir. (M.N.) 29:Reşhalar. İnsanda yenilenme meyli var. (Sn.) 39.
İnsan yöneldiği ve kastettiği şeyde "fenâfi'l-maksat" oluyor. (Mh.) 114:3. maka. 1. maksat
İnsan yüz kapılı bir saraydır. (L.) 92:13. Lem'a 13. işâ. 3. nokta Insanların yüzde sekseni ehl-i tahkik değildir. (B.L.) 11; (S.T.) 188. İnsanlığın yarasını ancak İslâmiyet sarar. (S.T.) 219.
İnsan Yaracısının kanunu dâiresinde hareket etmelidir. (S.) 187: 17 Söz.
İnsan yaratılış ağacının en son ve şuur sahibi meyvesidir. (S.) 163:15. Söz, 3. basamak; (S.) 211:18. Söz, 3. nokta
İnsan zaafını, aczini bilse herşey ona hizmetkar olur. (S.) 296:23. Söz, 2. mebhas 4. nükte
İnsanın zihni, lisanı ve duyması teâkubî oldukları gibi, fikri ve himmeti dahi cüz'idir. (Mh.) 114:3. makale 1. maksat İnsan zulmeder, kader adalet eder. (K.L.) 142, 201; (E.L.) 1:133; 2:103; ($.) 253:13. Şua; (DH.Ö.) 40. İnsanda zulme meyil hadsizdir. (Sn.) 68.
Yüce ruhlarla sefil ruhlar birbirinden ayrılması için insanlar im- tihan edilmektedir. (S.) 241:20. Söz, 2. mak. 2. sual. Zayıf insana karşı Kur'ân'daki şiddetli tehditlerin hikmeti nedir? (S.)154:14. Söz, 5. si.
İNŞİKAK
Kâbil-i iltiyam olmayan inşikak. (M.) 259:22. Mektup, 5. vecih; (M.) 425:29. Mektup, 7. kısım, 4. işaret inşikak-ı kamer. (bak:ay)
İNTİHAR
Insan Allah'ın ihsan ettiği vücuda intihar ile son veremez. (B.L.) 195. Bediüzzaman'ın meşru bir intihara teşebbüsü. (T. H. İç. R.) 1:28.
Bütün fenler kâinattaki güzel intizama birer şâhid-i sâdıktır. (Mh.) 34:1. maka. 9. muk.; (Mh.) 108:3. makale 1. maksat Halkı delilden ziyâde kaynaktaki kudsiyet intizama sevk eder. (Sn.) 44.
Bediüzzaman divan-ı harpte, "Eğer Meşrûtiyet İttihatçıların is- tibdadından ibaret ise veya şeriata zıt hareket etmekse, bütün dünya şahit olsun ki, ben mürteciym" dedi. (Mn.) 150; (D.H.Ö.) 41; (T.H.) 68.
Bedüzzaman'ın irtica suçlamasına karşı yaptığı müdafaa. (T.H.) 194. Dindarlara mürteci kulpu takılıyor. (T.H.) 213:Esk. hay.; (E.L.) 2:81, 82
Gerçek mürteci, bu milleti İslâmiyetten önceki adetlerine sevk eden hâinlerdir. (Mn.) 142.
Siyaseti dinsizliğe âlet yapanlar, kabahatlerini örtmek için baş- kasını irtica ile ve dinini siyasete âlet yapmakla itham ederl- er. (D.H.Ö.) 20; (Τ.Η.) 59.
Şeriat isteyenlere bazı mesleksizler mürteci diyorlar. (Mk. İç. Reç.) 2:288.
İSA (A.S.)
Bediüzzaman İsa'nın (a.s.) müjdecisidir. (B.L.) 100, 113. Bir doktorun "Hz. İsânın babası varmış" demesi. (L.N.) 80.
Hıristiyanların Hz. İsa'ya sevgisi faydasız ve tehlikelidir. (S.) 587:32. Söz 3. mev. 2. nokta, 2. mebhas; (L.) 30:4. Lem'a 4. nük. İslâm âleminin hayatı ittihattadır. (S.) 660:Lemaat.
Hz. İsa'nın (a.s.) Allah'ın oğlu olduğu görüşü bâtıldır. (S.) 638: Lemaat; (K.L.) 131
Asya ve Afrika tarlasının ve Rumeli bostanının çiçekleri İsla- miyet ışığıyla neşv ü nema bulacaktır. (D.H.Ö.) 63; (T.H.) 53. Avrupa İslâmiyete hamile. (E.L.) 2:108, 117; (Τ.Η.) 50.
Avrupa'dan getirilen sanat aslında İslâmiyetin malıdır. (T.H.) 140:Barla hayatı
Başkalarında yüzde seksen fakir ve mazlumsa, İslâmiyette dok- san, belki doksanbeştir. (Sn.) 61; (Т.Н.) 117.
Bedeviler İslamiyetin kudsî milliyetine daha yakındır. (Mn.) 106. Bediüzzaman'ın yegane iztırabı, İslâmın maruz kaldığı tehlike- lerdi. (T.H.) 552: Afyon hayatı
Bizdeki istibdat İslâmiyetin inkişafına mâni oldu. (H.Ş.) 34.
Bizi dünya rahatından, ecnebileri âhiret saadetinden mahrum
eden İslâmiyeti yanlış anlamaktır. (Mh.) 8. Cemahir-i Müttefika-i İslâmiye inşaallah meydana gelecek. (S.)
Hakikat-ı İslamiyeyi kâinat üzerinde hakkıyla temevvücsáz edecek olan yeni nesil. (Mn.) 89. Hakikî milliyetin ruhu İslâmiyettir. (H.Ş.) 59:5. kelime Her bir akl-1 selimin kabul etmesi, İslâmiyetin şanındandır. (1.1.) 102, Herbir İslâm hakikati nurlu bir yıldız gibi bürhan-ı neyyirdir.
(Mh.) 29:1. maka., 7. mukaddime
Hıristiyanlık İslam'a teslim olacak. (S.) 644:Lemaat Hiçbir kuvvet İslâmiyet hakikatlarını kıramaz. (H.Ş.) 40.
Hiçbir medeniyet güzelliği yoktur ki, İslâmiyet sarahaten veya zımnen veya iznen ona veya daha güzeline kefil olmasın. (Mk. İç. R.) 270.
Hilaf-ı şeriatla vücuda gelen ahvali ve su-i tevehhümden mey- dana gelen şüpheleri senet tutarak İslâmiyete leke getirmek insafsızlıktır. (Mh.) 30:1. makale, 7. mukaddime
Hurafat ve tahrifattan sıyrılarak İslâmiyete inkılap edecek olan Hıristiyanlık insanlığa dünya ve âhiret saadeti verecek. (H.Ş.) 38. İçtimâî hayat İslâmla başlamıştır. (S.) 672:Lemaat İmanla İslâm arasındaki fark. (M.) 38:9. Mektup. İmansız İslâmiyet kurtuluş sebebi olamaz (B.L.) 191. İngilizlerin İslâmiyete düşmanlıkları. (H. St.) 98:1. hatve İngiltere kürsüsünde "Artık İngiltere'nin İslâmiyeti kabul etme- si gerekir" denildi. (E.L.) 1:242.
Insaniyet ve İslâmiyet muhabbeti gerektirir. (Mn.) 118. İnsaniyet-i kübra olan İslâmiyet. (S.) 324:24. Söz, 5. dal. 3. mey. İnsanlara "Dinsizsin" demek onları İslâmiyet haricine atmak de- mektir. (Mn.) 82.
İnsanlığa kıyamete kadar hakim olacak İslâmiyet hakikatıdır. (Mh.) 33:1. makale 8. mukaddime
İnsanlığı dünyevî ve uhrevî saadete ancak İslamiyet sevkeder. (E.L.) 2:118; (H.Ş.) 38; (S.T.) 219.
İslamiyet akla önem verir. (M.) 422:29. Mektup, 7. kıs., 2. işâ; (1.1) 101; (Mh.) 34:1. makale 8. mukaddime FIHRIST/342
İslâm milleti üç seneye kadar mümtaz ve serfiraz; beş yüz sene- ye kadar filcümle mazhar-ı kemâldir. (Mh.) 30:1. maka. 8. muk. İslâmiyet muhabbeti İngiliz husumetini gerektirir. (H.St.) 103:
Kur'ân'ın ve sünnetin malı olan İslâmiyetin yüzde doksandoku- zu zarurf hükümlerdir. (Sn.) 43.
Maslahat, muhitten merkeze nazar edip İslâm için büyük fay- dayı tercih etmektir. (H.St.) 102: 5. hat. Medeniyetin güzellikleri, evham ve hayalâtı İslâmiyet hakikatle-
Milliyetimiz bir vücuttur; ruhu İslâmiyet, aklı Kur'ân ve iman- dır. (Mn.) 99.
Müslümanlar maddî ve mânevî bütün varlıklarıyla İslâmiyete yönelmelidir. (T.H.) 140:Barla hayatı
Müslümanların saadetleri yalnız İslâm hakikatlarındadır. (H.Ş.) 79. Osmanlı devletinin hayat kaynağı ve dini İslâmdır. (Mk. İç. R) 272 Önceki asırlarda yazılan kitaplar İslâmiyetin birer güneşidirler. (S.) 707:Konferans
Papazların ve ruhânîlerin istibdadı İslâmiyetin inkişafına mâni oldu. (H.Ş.) 34.
Unsur lâzımsa, unsur için bize İslamiyet yeter. (Nk. İç. R.) 2:255. "Ümitvar olunuz! Şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslamın olacaktır." (Sn.) 62; (T.H.) 118.
"Yakînim var ki, istikbal semavâtı zemin-i Asya; bâhem olur teslim, yed-i beyza-yı İslâma." (S.) 635:33. Söz, Eddaf) 635. Yeis İslâmiyetin inkişafına set çeker. (Mh.) 8.
Yunan felsefesi müstebittir. (Mh.) 73: 1. makale 8. mes.
Zâlime karşı cihad ve izzet-i nefsi esas tutan İslâmiyet miskin- likte karar kıldı. (Sn.) 38.
İSM-İ A'ZAM
Adl isminin bir cilvesi. (L.) 302:30. Lem'a 2. nükte Cû ismi. (B.L.) 189.
Ferd isminin bir cilvesi. (L.) 312:30. Lem'a 4. nükte
Gavs'ın İsm-i A'zamı "Yâ Hayy" dır. (B.L.) 180.
Hakem ismi, ism-i A'zamın altı nurundan biridir. (L.) 305:30.
Lem'a 3. nükte
Hayy isminin tecellisi. (L.) 322:30. Lem'a 2. nükte
İsm-i Azam gizlidir. (B.L.) 175.
İsm-i Azam herkes için bir olmaz. (L.) 332:30. Lem'a 5. nükte, hât
İsm-i A'zamı taşıyan altı isim. (L.) 298:30. Lem'a
Kayyum isminin cilvesi. (L.) 334:30. Lem'a 6. nükte Kuddüs ismi, ism-i A'zamın altı nurundan bir nurdur. (L.) 298:30. Lem'a 1. nükte
İSPAT-NEFY
Bin nefyediciler bir tek hükmündedir. (L.) 124, 125:17. Lem'a 6. nota; (M.N.) 134:Zühre, 6. nota Bir isbat edici çok inkarcılara müreccahtır. (L.) 91, 92:13. Lem'a
Bediüzzaman, Abdülhamid'in hükümetini hükümet-i müstebide olarak vasıflandırıyor. (D.H.Ö.) 85,
Bediüzzaman divan-ı harpte, "Eğer Meşrûtiyet İttihatçıların is- tibdadından ibaret ise veya şeriata zıt hareket etmekse, bütün dünya şahit olsun ki, ben mürteciym" dedi. (Mn.) 150.
Bediüzzaman'a göre hürriyet İslâmî terbiye ile terbiye olmazsa ölecek ve yerine mutlak bir istibdat çıkacak. (Mn.) 150. Bediüzzaman, ismi ne olursa olsun, istibdata karşı çıktı. (D.H.Ö.) 40; (Τ.Η.) 67.
Bizdeki istibdat İslâmiyetin inkişafına mâni oldu. (H.Ş.) 34.
Cehil ve vahşet istibdadın kuvvetidir. (Mn.) 37. Cumhuriyet devrindeki istibdat. (T.H.) 356:Denizli hayatı
Ecnebiler fünun ve sanayi silahıyla bizi månevî istibdatları al-
tında eziyorlar. (D.H.Ö.) 64; (T.H.) 54; (Mk. İç. R.) 2:280. Eski âdil beylerin mensuplarıyla, müstebit bir ağa hizmetkârının farkı. (Mn.) 36.
Gebermiş istibdadı muhafaza için şeriatın meseleleri rüşvet ve- rilirdi. (D.H.Ö.) 53; (Τ.Η.) 63.
Geçmişte şairler ve bâzi âlimler bir kavmin başarılarını bir müs- tebide vermişler. (Mn.) 94.
Geçmiş zamanda istibdat vardı. (Mh.) 32:1. makale 8. mukad. Hilâfet saltanata dönüştüğünde istibdat hayatlandı. (Mn.) 37.
Hissiyatın istibdadı, meslek ve mezhebi muhafaza için taassuba, başkalarını dalâletle suçlamaya sebep olur. (Mh.) 32:1. maka. 8. mukaddime
Hükümetin istibdadı küçük istibdatların pederidir. (Mn.) 33. Hürriyet adı altında istibdadı ve zulmü arzu edenler. (D.H.Ö.) 80.
Istibdat İslâmiyetin inkişafına set çeker. (Mh.) 8.
Istibdat ittihada mânidir. (Mn.) 114.
Istibdat kendini muhafaza için herkese vesvese verir. (Mn.) 125. Istibdat, memleketlerin kalbi olan İstanbul'da o memleketlere pompalayacak kan bırakmadı. (Mk. İç. R.) 2:273.
İstibdatın maden ve münbiti. (Nk. İç. R.) 2:263.
Istibdad-ı mutlaka cumhuriyet namı vermek. ($.) 242:12. Şua; ($.) 318:14. Şua; (T.H.) 361:Denizli hayatı; (Mn.) 48.
Istibdattan kurtulmanın yolu hürriyet-i şeriyye ve meşveret-i şe- riyyedir. (H.Ş.) 66.
Istibdatta kuvvet şahıstadır. (Mn.) 33, 38.
Istibdadın kuvvetiyle terbiye olan başlar bilistihkak düştüler. (Mn.) 109.
İstibdat küfr-ü mutlakın üstüdür. (T.H.) 357:Denizli hayatı FIHRIST/352
Kuvvetli ile ittifak eden kuvvetleşir. (M.) 119:19. Mektup, 7. işa. 16. misâl
Maksatta ittifak. (M.) 259:22. Mektup, 5. vecih
İTTİHAD-I İSLÂM
Bağdat Paktı. (E.L.) 2:195.
Bediüzzaman Adnan Menderes'in ittihad-ı İslâm ile ilgili te- şebbüsünü destekledi. (E.L.) 2:194.
Birinci Dünya Savaşındaki mağlubiyet uhuvvet-i İslâmiyeyi hız- landırdı. (Sn.) 56; (Τ.Η.) 116.
Bu zamanın en büyük farz vazifesi ittihad-1 İslâmdır. (D.H.Ö.) 67. Bütün Müslümanlar aşiret gibi birbirleriyle bağlıdır. (Mn.) 105; (H.Ş.) 59:5. kelime
Dehşetli tahripçilere karşı ancak ittihad-ı İslâm dayanabilir.
(E.L.) 2:24.
Demokratlar İslâm birliğini kendilerine istinad yapmalıdırlar.
(E.L.) 2:24.
İngiltere, Amerika ve Fransa ittihad-ı İslâma karşıydılar. (E.L.) 2:24.
İslâm âleminin ihtilafını gidermenin çaresi. (Tl. İç. R.)1; 195. İslâmın yüce meclisi bir intizamı daha bulamayacak mıdır? (Mn.) 121.
İttihad-1 İslâma intisap edenlerin iki vazifesi. (Mk. İç. R.) 2:282.
İttihad-ı İslâmın daimî nâşir-i efkârı, i'lay-ı kelimetullahı esas tu- tan bütün gazetelerdir. (H.Ş.) 99:reddü'l- evham; (Mk. İç. R.) 2:280 İttihad-ı İslâm mühim bir reçetedir. (H.Ş.) 98:hak. çek.; (M.) 452:hak. çekirdekleri
İttihad-1 İslâm nedir? (Mn.) 112; (Rm., İç. R.) 2:231. İttihad-ı İslâmın taşı ve nakşı. (Mn.) 113.
İttihad-ı Muhammedî cemiyetinin tarif ve hendesesi. (Mk. İç. Reç.) 2:280.
İttihad-ı Muhammedî cemiyetinin yüzde doksan dokuz himmeti siyaset değildir. (H.Ş.) 98:2. evham
İttihad-ı Muhammedî diğer cemiyetlerin pederi ve mürşididir.
(Mk. İç. R.) 2:277.
İttihad-1 Muhammedîden gayr-i müslimler korkmasınlar. (Mk. İç. R.) 2:274.
İttihad-ı Muhammedî ile ilgili suâller. (Mk. İç. R.) 2:276-290.
İttihad-ı Muhammedî, mü'minler arasında olan muhabbeti kuv- veden fiile çıkaracak. (Mk. İç. R.) 2:276.
İttihad-ı Muhammedînin ilk saffını askerler teşkil eder. (Mk. İç. Reç.) 2:277.
İttihad-ı Muhammedî olan ittihad-ı İslâm. (D.H.Ö.) 68.
İttihad-ı Muhammedînin vazifeleri. (Mk. İç. R.) 2:276.
İTTİHAT VE TERAKKÎ
Bediüzzaman divan-ı harpte, "Eğer Meşrûtiyet İttihatçıların is- tibdadından ibaret ise veya şeriata zıt hareket etmekse, bütün dünya şâhit olsun ki, ben mürteciym" dedi. (Mn.) 150.
Bediüzzaman, İttihatçılara muarız olduğu halde sonradan sesini çıkarmamasının sebebi. (Sn.) 67.
Herkes kabir kapısına kadar arkadaşlık yapar. (S.) 156:14. Söz, hat. İki ayaklı mezar-ı müteharrikler. (Mn.) 89. İman kabir kapısını nur kapısı olarak gösterir. (S.) 191:17. Söz İnsan kabre girip rahatla yatamaz. Mutlaka uyandırılacaktır.
(S.) 77:10. Söz, 7. hak.
İnsan, ruhlar âleminden, anne rahminden, çocukluktan, ihtiyar- lıktan, dünyadan, kabirden, berzahtan, haşirden, sırattan ge- çen uzun bir imtihan yolculuğundadır. (S.) 35:7. Söz Kabir, âhiret âlemine açılmış bir kapıdır. (M.N.) 109:Habbe Kabirde çoğu azaplar gençlik su-i istimalâtının neticesidir. (K.L.) 115.
Kabir dünyanın lezzetli şeylerini hediye olarak kabul etmez. (Μ.Ν.) 107:Habbe
Kabir ehl-i dalâlet için zulümât-ı ebediye kapısıdır. (S.T.) 20; (S.) 42:8. Söz
Kabir ile dünya arasındaki muvazene. (M.N.) 107:Habbe
Kabrin kabül etmediği adam. (M.) 148:19. Mektup, 14. işaret, 5. mis Kabirde konuşan şehid. (M.) 156:19. Mektup, 15. işaret 3. hadise Kabir mü'min için bir bahçedir. (S.) 42:8. Söz.
Kabir taşları dahi birer telkin edici, birer öğretmendir. (M.) 420:29. Mektup, 7. kısım, 1. işâret
Mü'minin kabre bakışı. (S.) 189:17. Söz, siyah dutun bir mey. Namaz kılmak ebedü'l-abâd yolunda değerli bir bilet, âhiret azığı ve kabir nurudur. (S.) 34, 36:7. Söz
Herkes kabir kapısına kadar arkadaşlık yapar. (S.) 156:14. Söz, hat. İki ayaklı mezar-ı müteharrikler. (Mn.) 89. İman kabir kapısını nur kapısı olarak gösterir. (S.) 191:17. Söz İnsan kabre girip rahatla yatamaz. Mutlaka uyandırılacaktır.
(S.) 77:10. Söz, 7. hak.
İnsan, ruhlar âleminden, anne rahminden, çocukluktan, ihtiyar- lıktan, dünyadan, kabirden, berzahtan, haşirden, sırattan ge- çen uzun bir imtihan yolculuğundadır. (S.) 35:7. Söz Kabir, âhiret âlemine açılmış bir kapıdır. (M.N.) 109:Habbe Kabirde çoğu azaplar gençlik su-i istimalâtının neticesidir. (K.L.) 115.
Kabir dünyanın lezzetli şeylerini hediye olarak kabul etmez. (Μ.Ν.) 107:Habbe
Kabir ehl-i dalâlet için zulümât-ı ebediye kapısıdır. (S.T.) 20; (S.) 42:8. Söz
Kabir ile dünya arasındaki muvazene. (M.N.) 107:Habbe
Kabrin kabül etmediği adam. (M.) 148:19. Mektup, 14. işaret, 5. mis Kabirde konuşan şehid. (M.) 156:19. Mektup, 15. işaret 3. hadise Kabir mü'min için bir bahçedir. (S.) 42:8. Söz.
Kabir taşları dahi birer telkin edici, birer öğretmendir. (M.) 420:29. Mektup, 7. kısım, 1. işâret
Mü'minin kabre bakışı. (S.) 189:17. Söz, siyah dutun bir mey. Namaz kılmak ebedü'l-abâd yolunda değerli bir bilet, âhiret azığı ve kabir nurudur. (S.) 34, 36:7. Söz
Bütün eşya bütün halleriyle vücuda gelmeden ve geldikten son- ra yazılıyor. (S.) 151:14. Söz, 2. si; (S.) 432:26. Söz, 3. meb. Cebriyeye göre kulun elinde hiçbir şey yoktur. (1.1.) 29, 30, 109. Fenalık insanın kendinden, iyilik Allah'tandır. (S.) 41:8. Söz. Gaflet ehlinin kaderden bahsetmeye hakkı yoktur. (S.) 429:26. Söz 2. mebhas
Seyyiat kazâdır. (M.N) 175:Şemme, 10. risale. Şerrin yaratılması şer değildir. (L.) 80:13. Lem'a 7. işaret Şikâyet kaderi tenkit, teşekkür kadere teslimdir. (T.H.) 373:Den. hay. Tercih bila müreccih. (S.) 430:26. Söz, 2. mebhas
KADIN
Âhirzamanda bir erkek kırk kadına nezaret eder. (Ş.) 491: 5. Şua "Âhirzamanda kadınların samimi dinine tâbi olunuz." (K.L.) 85; (E.L.) 2:181.
Bediüzzaman Ermeni kadın ve çocuklarını serbest bıraktı. (TΤ.Η.) 101. Bediüzzaman kadınlarla konuştu mu? (T.H.) 405:Emirdağ hayatı Bediüzzaman, "Kadınlar şeytandır" dedi mi? (E.L.) 2:162. Bir meclis-i ihvana güzel bir kadın girdikçe; riyâ ile rekabet, hased ile hodgamlık depretir damarları. (S.) 668: Lemaat Cesâret kadında kocasına itaatsizliğe ve utanmazlığa sebeptir.
Dindar kadın, İslamî terbiyeden nasibini almayanla evlenmek yerine nafakasını kendisi temin etmelidir. (E.L.) 2:50.
Erkeklerin kadınlaşması, kadınların erkekleşmesine sebeptir. (Sn.) 74; (S.) 668:Lemaat
İhtiyar kadınların Risale-i Nurdan istifadeleri. (E.L.) 2:181. İman hizmetinde kadının beyine yardımı. (K.L.) 179.
Kadınların bazı özellikleri. (L.) 197, 198:24. Lem'a 1. hikmet Kadınların cemiyeti raculiyet kesbeder. (L.) 157, 158:20. Lem'a 5. sebep
Kadının eğlencesi evladıdır. (S.) 668:Lemaat Kadın elli yaşında kısırlaşıyor. (S.) 373:25. Söz, 1. Şu'le, 3. sua, 2. cil. Kadının erkek Kadını evliliğe teşvik eden sebepler. (E.L.) 2:50. FIHRIST/368
Mimsiz medeniyet kadınları yuvasından uçurmuş. (S.) 668:Lemaat Risale-i Nur kadınlara månevî bir gıdadır. (E.L.) 1:41. Risale-i Nurun neşrinde kadınların hizmetleri. (T.H.) 145:Bar. hay.
KADİR GECESİ (Bak:mübarek günler)
KAF DAĞI (Bak:dağ)
KAINAT
Abesiyet kâinatta geçerli olan hikmete zıttır. (Mh.) 126:3. maka. muk Bütün fenler kâinattaki nizamın mükemmeliğine şahittir. (Mh.)
108:3. Maka. 1. maksat
Bütün kâinat "Kün" emrine boyun eğer. (Sn.) 35.
Bütün kâinat Allah'a duâ eder. (S.) 287:23. Söz, 1. meb. 5. nok- ta; (S.T.) 209.
Bütün kâinatın hakikatı esmâ-i İlâhiyeye dayanır. (S.) 573:32.
Söz, 2. mev. 1. mebhas
Cenâb-ı Hak insan için şu koca kâinatı bir saray hükmünde ya- ratmıştır. (S.) 386:25. Söz, 2. şule, 2. nur, 6. nükte-i belagat Dünya kâinatın kalbidir. (S.) 163:15. Söz, 3. basmak; (S.)
616:33. Söz, 22. pencere
Ene kâinatın tılsım-ı muğlakıdır. (S.) 494:30. Söz, 1. makam Felsefe, kâinat kitabının yalnız nakışlarından bahs eder. (S.) 401:25. Söz, 3. şu'le 2. ziya
Felsefe kâinata mânây-ı ismiyle bakıyor. (M.N.) 196:14. Reşha, 4. katre; (L.N.) 70; (S.) 120:12. Söz
Herbir fen Allah'ın kâinata koyduğu nizamı gösteriyor. (H.Ş.) 44. Herkesin bu âlemde birer kâinatı var. (E.L.) 2:68. Iman kainatı ışıklandırır. (S.) 282:23. Söz, 1. meb. 2. mebhas
Insanın yanından kainat kızıyor. (S.) 340.25m2.me.nok Insan kainatın envaina muhtaç ve alakadardır. (S.) 289:23. Söz, 2. mebhas 1. nükte
Kainatta herbir varlık bir lisan olup Allah'ı tesbih ediyor. (Mh.)
11:1. makale 1. mukaddime
Kainattaki herşey Allah'ı tesbih eder. (S.) 113:11. Söz
Kainattaki herşey bir elden çıkmıştır. (M.) 380:29. Mektup, 1.
kıs. 4. nükte
Kâinatta hüsn-ü sanat vardır. (S.) 211:18. Söz, 3. nokta
Kainatı idare etmek Allah'a çok kolaydır. (M.N. 160:Zerre, sonu Käinata iman gözü ile bakılmazsa matemhâne olur. (M.Ν.) 21: Reşhalar, 5. reşha; (Ş.): 5. Şua, 56, 57.
Kainatın insana hizmet ettirilmesinin hikmeti. (S.) 296:23. Söz,
2. mebhas 4. nükte
Kainat insanın hendesesine göre yaratılmamıştır. (M.N.) 67: Katrenin zeyli
Kainat insan için yaratılmıştır. (L.) 345:30. Lem'a 6. nükte, 5. şua, 2. mesele
Kainat kitabı Allah'ın varlık ve birliğine delildir. (Nok. İç. R.) 1:99 Kainat kitabındaki harfler. (M.N.) 165:Şemme
Käinat kitabının bazı satırları, arkasındaki sanat ve hikmeti tef- sir eder. (Mh.) 117:3. makale 1. maksat Kainat kitabı her satırda Allah'ı gösteriyor. (L.) 305:30. Lem'a
Bu zamandaki siyaset kalpleri bozar. (S. T.) 155:Parlak fıkralar Dilin kalbe tercüman olamaması. (Mn.) 20.
Dünya kâinatın kalbidir. (S.) 616:33. Söz, 22. pencere
Ehl-i kalp birinin tekkeyi bırakıp medreseye gitmesi. (L.N.) 41. Göz kalbin aynasıdır. (1.1.) 135.
Hakperest kalp aldatmaz. (H.Ş.) 148:2. zeylin 2. kısmı Her söylenilen sözün kalbe girmesine meydan verilmemeli. (Mn.) 49.
Hırs kalbi deler. (H.Ş.) 146:2. zeylin 2. kısmı Hükümet ele bakar, kalbe bakmak hakkı yoktur. (T.H.) 196: Es- kişehir hayatı
Hürriyetin birinci kapısı, şeriat dâiresinde kalplerin birleşmesi- dir. (D.H.Ö.) 74; (T.Η.) 51.
İhtikar kalbe aslî vazifesini ikinci derecede bıraktırdı. (K.L.) 143.
İlel-merkeziye olan kuvve-i cazibe, ani'l-merkeziye olan kuv- ve-i dâfiaya galiptir. (Mh.) 101:2. maka. İmanın yeri kalptir. (S.) 672:Lemaat Insan ile kalp birbirine hem zarf, hem mazruftur. (M.N.) 91: Hubâb
İnsan kalbi geçmiş zamanların hüzünlerini ve gelecek zamanın korkularını düşünmekle incinir. (S.) 100:10. Söz, zeylin 2. parça. İnsan sırf kalpten ibaret değildir. (S.) 456:27. Söz, zeyl 3. sual İstanbul memleketlerin kalbidir. (Mk. İç. R.) 2:273. Kalpsiz akıl olmaz. (S.) 646: Lemaat.
Kalp, akıl, hayal ve kuvveleri kendilerine layık ibadetle meşgul etmek gerektir. (S.) 291, 292:23. Söz, 2. meb. 1. nükte Kalbi amellerin güneşi imandır. (İ.İ.) 45. Kalb ancak Allah ile itminan bulabilir. (M.N) 100:Habbe Kalbin askerini bırakıp tek başına gitmesi zarar sebebidir. (S.) 456:27. Söz, zeyl 3. suâl
Kalp zikir ve tefekkürle işler. (M.) 429:29. Mektup 9. kıs. 2. tel. Kırk günde her gün et yiyen kalp katılığı düçar olur. (L.N.) 84. Kimin aklı keskin, kalbi parlak olursa o yükselecektir. (Mn.) 33. Kur'ân kalplerin tabibidir. (S.T.) 75:1. Şua
Lisan kalbin dilini çoğu zaman anlamıyor. (Mh.) 101:2, makale Makam sevgisinin kalpde kalması bir zarar vermez. (M.) 403:
29. Mektup 6. kıs. 1. desise
Manalar kalpten çıplak olarak çıkar. (S.) 249:21. Söz, 2. mak, 2. vec. Mesnevi-i Şerif kalp ehlinin ölümsüz bir mürşidi olmuş. (L.N.) 35. Milletimizin perişaniyetine, cehaletten çok, kalp nuru ile beraber olmayan ve halka faydası dokunmayan zekâ tesir etmiştir. (Sn.) 82.
Milletin kalp hastalığı din zayıflığıdır. (Mk. İç. R.) 2:274.
Mimsiz medeniyette fikir ve söz hürriyeti, dürüst niyet ve kalp selâmeti yoktur. (D.H.Ö.); 53; (Τ.Η.) 71.
Muhabbet kalptedir. (Mh.) 68:1. maka, 8. mesele
Musa'dan murad kalptir deniliyor. (S.T.) 51; (K.L.) 138.
Münafıkların kalbinde bir hastalık vardır. (1.1.) 88. Namaz kalbin gıdası, ruhun ab-ı hayatıdır. (S.) 244:21. Söz
Namazda kalbin, ruhun ve aklın rahatı vardır. (S.) 27:4. Söz Nifak kalpleri bozar. (1.1.) 104.
Ramazan'da kalp oruç vasıtasıyla feyizlenir. (M.) 392:29. Mek- tup, 2. kısım 8. nükte
Risale-i Nur akıl, fikir ve mantığı çalıştırır, ruh, kalp ve vicdanı nurlandırır. (S.) 719:Konferans; (S.T.) 7.
Meşrûtiyette kamuoyu hâkimdir. (Mn.) 33; (Mk. İç. R.) 2:280. Şeriatta icmâ-i ümmetin kesin delil olması, kamuoyunun kıymet ve mevkiini gösterir. (Mk. İç. R.) 2:272; (Mh.) 20:1. makale 3. mukaddime
Bediüzzaman iktisat ve kanaatla yaşadı. (T.H.) 199:Esk. hayatı Çalışmanın neticesine razı olmak kanaattır. (Sn.) 20. Herşeyin kıymetine kanaat edilmelidir. (Mh.) 28:1. maka. 7. muk. İhsan-i İlâhî ile vasıflandırmakta kanaat etmek farzdır. (Mh.
Kan davası hem dünya, hem de ahiret azabına sebeptir. (S. 138:13. Söz, 2. makamın haşiyesi
KANUN
Ahkâm ve hukuk değişmez. (Mn.) 42.
Avrupa'dan kanun almak bize uymaz. (Mk. İç. R.) 2:296. Bediüzzaman kanunlara uyduğu halde azap çektirdiler. (B.L.) 201. Bir kanunu reddetmek başkadır, onunla amel etmemek başkadır. (T.H.) 209:Eskişehir hayatı
Cumhuriyet hükümetinin Avrupa kanunlarını kabul etmesi. (T.H.) 222:Eskişehir hayatı
Ecnebî kanunlarının adliyeye sokulduğu tarih. (S.T.) 89:10. Şua Hakimiyet-i milliyenin beraat-i istihlali olan kanun-u şer'i. (D.H.Ö.) 74; (T.Н.) 51
Her hükümetin bir kanunu var. O kanuna göre ceza verir. (T.H.) 229:Eskişehir hayatı
Hiçbir kanun dünyayı terk edenlere karışmaz. (T.Η.) 199, 210: Eskişehir hayatı
İfrat ehlinin bir kısmı, Kanun-u Esâsiyi kabul edenleri tekfir ederlerdi. (Mn.) 124. İnsanın yaptığı kanun için bir ömr-ü tabi vardır. (Mh.) 126:3.
makale 4. meslek
İnsanın yaptığı kanunlar insan gibi ihtiyar oluyor. (S.) 371:25. Söz, 3. şua, 2. cilve
Kanunda Avrupa'ya dilencilik etmek İslâm dinine cinayettir. (D.H.Ö.) 65; (Mk. İç. R.) 2:270.
Kanunları bilmemek mazeret değildir. (T.H.) 216:Eskişehir hay Kanunsuz kanun namına amel etmek. (T.H.) 212:Esk. hay. haş. Kanunun 163. maddesi elastikîdir. (T.H.) 215, 217:Esk. hay.
Kanunun 163. maddesi nasıl anlaşılmalı? (T.H.) 218, 225:Esk. hay.
Meşrûtiyetin ağası haktır, kanundur, kamuoyudur. (Mn.) 33. Miras hakkındaki medenî kanun. (T.H.) 226:Eskişehir hayatı Ruh haricî vücut giydirilmiş bir kanundur. (S.) 643:Lemaat
Az gıda ile idare edilmesi. (K.L.) 64. Bast-ı zaman, tayy-ı mekan. (M.N.) 166:Şemme. Bediüzzaman kerâmetini niçin açığa vurdu? (Ş.) 630:8. Şua; (S.T.) 11.
Bediüzzaman oruç tutmayan doktora muayene olmadı. (K.L.) 64; (B.L.) 135.
Bediüzzaman'ın vefâtını haber vermesi. (Ş.) Son sayfa:ed-Dâî Evliyanın kerâmeti haktır. (S. T. Ten) 165:28. Lema Gavs-ı A'zam'ın bir kerameti. (L.) 145:19. Lem'a 3. nükte Hakikat ehli kerâmetlerdeki zevke ehemmiyet vermiyor. (L.N.) 33. Halis niyetin kerameti vardır. (B.L.) 13.
Hatîb-i Bağdadî tefekkürde bir günlük işi bir dakikada yapmış. (B.L.) 38:haşiye
Hz. Ali ve Gavs-1 A'zamın Risale-i Nurlara dair kerâmetleri. (L.N.) 36.
Hz. Ömer'in bir kerameti. (M.) 55:15. Mektup, 2. makam İhlas ve sadakatin de kerâmeti vardır. (B.L.) 142, 186. İhtiyarsız gelen kerâmeti açığa vurmak zararsızdır. (S.T.) 189;
(M.) 359:28. Mektup, 7. mes. 6. sebep İmânî bir meselenin inkişafı, binler kerâmetten daha iyidir (S.T.) 175
Kadîr ve Muhyî gibi isimlerin büyük mertebesine yetişemeyen- ler haşr-i a'zam-ı ve kıyamet-i kübrayı taklidi olarak kabul eder. (S.) 307:24. Söz, 2. dal
Kalbin sadefinde hak dinin cevheri bulunmazsa, beşerin başın- da maddî mânevî kıyametler kopacak. (H.Ş.) 31. Kıyamet ålametlerinden, âhir zaman hadiselerinden, bâzı amel-
lerin fazîlet ve sevabından bahseden hadislere niçin mevzu deniliyor? (S.) 307:24. Söz, 3. dal. 1. asıl "Kıyameti bekleyiniz," (S.) 309:24. Söz, 3. dal, 8. asıl Kıyamete işaret eden hadis. (S.T. Ten.) 175:18. Lema Kıyamete kadar devam edecek taife. (K.L.) 152.
Kıyametin bir anda kopması. (Ş.) 32:2. Şua, hat; (S.) 106:10. Söz, zeylin 3. par.
Kıyametin dehşetinden ölüler müteessir olacak mı? (M.) 61.15. Mektup, 5. sual
Mü'minde kin, zulümdür. (M.) 252:22. Mektup, 1. mebhas Kindar kimse hem nefsine, hem mü'min kardeşine, hem de İlâhî rahmete zulüm ve tecavüz eder. (M.) 256:22. Mektup, 1. meb- has 4. vecih
Şu zamanın medeni engizizyonu İslâmiyete karşı kinini ve in- tikam hissini icra eder. (Sn.) 75.
Dininden korkan adamın dinde hissesi örümcek ağı gibidir. Onu korkutan cehalettir. (Mn.) 46.
Fâni hayata zarar gelebilme korkusundan ebedî hayat tehlikeye
atılamaz. (M.) 404:29. Mektup, 6, kıs. 2. desise
Havf ve reca muvazenesinde sabır ve şükürde bulunmak. (K.L.) 8.
Insanda en mühim bir his korku damarıdır. (M.) 403:29. Mek- tup, 6. kıs. 2. desise Insandaki havf ve muhabbet. (S.) 322:24. Söz, 5. dal. 1. meyve İnsan her zaman korku ile ümit arasında olmalıdır. (S.) 309:24.
Söz, 3. dal, 8. asıl İnsan kalbi geçmiş zamanların hüzünlerini ve gelecek zamanın korkularını düşünmekle incinir. (S.) 100:10. Söz, zeylin 2. parçası İnsandaki korku halka yöneldiğinde havf damarı bir bela, bir elem olur. (M.N.) 182:Şemme, 10. risale İnsanlardan korkmak. (S.) 322:24. Söz, 5. dal, 1. meyve İnsanlarda korku elim bir belâdır. (S.) 322:24. Söz, 5. dal, 1. mey. Korkmakla din rüşvet verilmez. (Sn.) 54. Korku bir kamçıdır. (S.) 322:24. Söz, 5. dal, 1. meyve Korku damarı hayatı muhafaza için verilmiştir. (Μ.) 404:29. Mektup, 6. kıs. 2. desise Korku hasmı cesaretlendirir. (S.) 659:Lemaat; (Sn.) 54 Korku insanın en zayıf damarıdır. (E.L.) 1:240.
Dünyaya Kur'ân nazarıyla bakmak. (S.) 315:24. Söz, 3. dal 11. asıl; (S.) 401:25. Söz, 3. şu'le 2. ziya
Edep kaynağı olan Kur'ân'ın insan açısından edebe zıt olan bâzı tâbirâtı. (S.) 211:18. Söz, 2. nokta
Elde Kur'ân gibi bir hakikat varken inkarcıları ilzam etmek ko- laydır. (S.) 328:25. Söz
Elmas hakikat Kur'ân'dadır. (S.) 189:17. Söz, siyah dutun bir mey. Fâtiha Kur'ân'ın fihristesidir. (S.) 45:9. Söz.
Felâk Süresinin bir tefsiri. (Ş.) 224:11. Şua, hât.; (As. M.) 74:hât. Fennin hiçbir kesin hakikati Kur'ân'ın kudsî hakikatlarına ilişe- mez. (S.) 316:24. Söz, 3. dal 12. asıl
Fert Kur'ân'a layık ve mükemmel tefsir yapamaz. (E.L.) 2:89. Gerçek kuvvet Kur'ândadır. (E.L.) 2:60. Goethe'nin Kur'ân hakkındaki sözü. (İ.İ.) 167. Hafızlık büyük bir rütbedir. (S.) 672:Lemaat
Harf ilmi âlimleri, Kur'ân'ın her bir harfinden bir sayfa kadar
eser meydana getirdiklerini söylerler. (S.) 407:25. Söz, hât. Hasta bir asrın, hasta bir unsurun, alil bir uzvun reçetesi Kur'ân'a tâbi olmaktır. (H. Ş.) 116:hak. çekirdekleri; (M.) 452:hak. çek Haşri ispat Kur'ân'ın maksatlarındandır. (Mh.) 104:2. makale Her asır Kur'ân'dan hissesini alır. (M.) 377:29. Mektup, 1. nükte Hizbü'l-Kur'ân. (E.L.) 1:33.
Kur'ân Allah'ın varlık ve birliğine delildir. (Nok. İç. R.) 1:105. Kur'ân'ın altı ciheti de parlaktır. (S.) 278:22. Söz, 2. makam 12. lema; (M.) 187:19. Mektup, 18. işâ., 3. nükte
Kur'ân ancak Allah'ın kelâmı olabilir. (S.) 361:25. Söz, 2. şua, 4. lem'a. Kur'ân ancak umumun veya en az çoğunluğun saadetini temin
eden bir medeniyeti kabul eder. (Sn.) 59; (T.H.) 116. Kur'ân, anlatımda en kısa yolu takip eder. (Mh.) 12:1. maka. 1. muk. Kur'ân'da anlatılan peygamber kıssalan. (S.) 359:25. Söz, 2. şua,
4. lem'a
Kur'ân anlatımda muhatabın anlayışını esas alır. (Mh.) 12:1. makale 1. mukaddime
Kur'ân hikmetinin sosyal hayata verdiği terbiye. (S.) 122:12. Söz, 3. esas
Kur'ân hikmetinin şahsî hayata verdiği terbiye. (S.) 122:12. Söz, 2. esas
Kur'ân hizmetinde fütur getirenler şefkat tokatına maruz kalır. (L.) 46-53:10. Lem'a
Kur'ân hizmeti yapanların korunması. (L.) 47:10. Lem'a
Kur'ân'ın hükümleri kâinatla alakadardır. (L.) 304:30. Lem'a 2. nükte Kur'ân'dan İbni Sina da, âmi bir mü'min de ders alır. (M.) 188: 19. Mektup, 18. işâ.
Kur'ân okumak cin ve insanlar için ibadettir. (S.) 672:Lemaat Kur'ân okumanın sevabı. (Ş.) 116:7. Şua; (As. M.) 115:1. hüccetü'l-ima.niye; (M.) 390:29. Mektup, 2. kısım 6. nükte
Kur'ân okuyana dönmek güzeldir. (B.L.) 138. Kur'ân ölmek üzere olan birinin damağına şerbet gibidir. (S.)
342:25. Söz, 1. şu'le, 1. şua, 4. nokta Kur'ân öyle bir Zâtın kelâmıdır ki, o bütün zamanları ve bütün eşyayı bir anda görüyor. (S.) 242:20. Söz, 2. mak., 2. suâl.
Risale-i Nur Kur'ân'ın tefsiridir. (M.) 357:28. Mektup, 7. mes.,
2. sebep
Risale-i Nur Kur'ân'a karşı çıkanları susturuyor. (S.T.) 91:8 Şua Risale-i Nur Kur'ân'dan tereşşuh etmiştir. (S.T.) 63:1. Şua Risale-i Nur Kur'ân'ın elinde bir elmas kılınçtır. (S.T.) 7; (E.L.) 1:245.
Risale-i Nur Kur'ân'ın malıdır. (E.L.) 2:129; (S.T.) 108; 188. Risale-i Nur Kur'ân'ın mânevî bir mucizesidir. (E.L.) 2:76.
Siyaset ehli, Kur'ân'ın "Birinin hatasıyla başkası mes'ul olmaz
prensibini esas almalıdır." (E.L.) 2:83. Süfyan bin Üyeyne dört yaşında Kur'ân'ı ezberledi. (S.) 443:27.
Söz, 3. sü. Şeytanın Kur'ân hakkında Bediüzzaman'la münazarası. (M.)
Kişi kusurunu gösterene minnettar olmalıdır. (E.L.) 1:49.
Kusurunu itiraf eden istiğfar eder. (L.) 91:13. Lem'a 13. işâ, 2. nok Şeytanı dinleyen bir nefis kusurunu görmek istemez. (L.) 91:13. Lem'a 13. işâ, 2. nokta
Şeytanın en mühim bir desisesi insana kusurunu itiraf ettirme- mektir. (L.) 91:13. Lem'a 13. işâ, 2. nokta
KUŞ
Dâvud ve Süleyman aleyhisselamlar kuşların dilini biliyorlardı. (S.) 236:20. Söz, 2. mak.
Kuşların dilini öğrenmek. (S.) 235:20. Söz, 2. makam Kuşlar insana hizmetkar edilebilir. (S.) 236:20. Söz, 2. makam Kuşlar Risale-i Nurlarla alakadadır. (E.L.) 1:90.
KUVVE
Diyânetle barışık olmayan felsefe kuvve-i akliye dalında deh-
riyyun, maddiyyun, tabiiyyun meyvelerini beşer eline vermiş. (S.) 497:30. Söz 1. makam Diyânetle barışık olmayan felsefe kuvve-i gadabiye dalında
Nemrutları, Firavunları, Şeddatları beşerin başına atmış. (S.) 497:30: Söz 1. makam
Diyanetle barışık olmayan felsefe kuvve-i şeheviye-i behimiye dalında âliheleri, putları ve ilahlık davâ edenleri meyve ver- miş. (S.) 497:30. Söz 1. makam
Hakikî terakki insana verilen kalp, ruh, sır, akıl hattâ hayal ve diğer kuvvelerin yüzlerini ebedî hayata çevirmektir. (S.) 291: 23. Söz, 2. mebhas, 1. nükte
İnsanda müdebbir-i galip ya haktır, ya kuvvettir. (Mh.) 29, 31: 1. makale, 7. ve 8. mukaddime
İstibdatta hak kuvvetin mağlubudur. (Mn.) 38.
Kuvvet hakka hizmetkâr olmalı. (S.) 647:Lemaat.
Kuvvet haktadır. (S.) 498:30. Söz.
Kuvvet kanunda olmalı, yoksa istibdat münkasım olmuş olur. (D.H.Ö.) 47, 65; (T.H.) 69. Kuvvet ve zorbalık hangi devletin kan damarına girmişse o devleti yıkmıştır. (D.H.Ö.) 85.
Tevazu bâzan küfrân-ı nimet olur. (M.) 358:28. Mektup, 7. me- sele, 4. sebep; (M.N.) 191:Şemme:10. risale
KÜFÜR-KAFİR
Bâzan söz küfür görünür, fakat sahibi kâfır olmaz. (L.) 273:28.
Lem'a 1 Suâle Cevap
Bir kâfirin herbir sıfatı kâfir olmak lazım değil. (H.St.) 99:2. hatve
Bu asırda iman ve küfür en son istinada dayanmış. (S.T.) 32. Bu zamanda küfr-ü mutlak fenden geliyor. (H.Ş.) 22. Büyük günahları işleyen kâfır olmaz. (L.) 78, 80:13. Lem'a 5 ve
7. işaretler, (B.L.) 109.
Dünyanın Allah katında sinek kanadı kadar değeri olsaydı, kâfir- lere ondan bir yudum su dahi içirmezdi. (S.) 311:24. Söz, 3.
dal 9. asıl Felsefe talebelerinin, küfür milletinin ve nefs-i emmarenin en müthiş dalâleti Allah'ı tanımamaktır. (S.) 61:10. Söz, muk. Harbî kâfirin hayat hakkı vardır. (M.) 423:29. Mektup, 7. kıs. 3. işâ.
İman ile küfrün ortası yoktur. (E.L.) 2:60.
İnkar adem-i kabül değil, kabül-ü ademdir. (S.) 172:15. Söz, 2.
bir itiraz
İnkarda çok büyük zorluklar vardır. (L.) 184:23. Lem'a 2. me- sele; (L.) 316, 317:30. Lem'a 4. nükte, 4. işaret; (Μ.Ν.) 31: Lasiyyemalar; (M.N.) 50: Katre. 1. Bab; (S.) 110:10. Söz, zeylin 4. parça
İnsan küfürle esfel-i sâfilîne düşer. (S.) 281:23. Söz, 1. meb. 1. nok. Kâfir âleme müstakil bir ağa nazarıyla bakıyor. (M.N.) 200:Şu'le
Resûlullah hakkında hatıra gelen çirkin düşünceler imana zarar vermez. (L.) 79:13. Lem'a 6. işaret Tevhid şirki reddeder. (30. Lem'a 4. Nük. 5. İş.) 308. Zulme maruz kalan kâfirin âhiretteki durumu (K.L.) 45.
KÜRT-KÜRTÇE
Bediüzzaman bir dindar Türkü lakayd çok Kürde tercih etti. (E.L.) 1:276.
Bediüzzaman'ın eski eserleri Arap abasını, Türk pantolonunu giymiş külahlı bir Kürtür. (Mn.) 13.
Bediüzzaman kendine vekaleten Kürtlerin sonraki nesline Mü- nazarat isimli eseriyle hitap ediyor. (Mn.) 20.
Bediüzzaman Kürtlere, "Hükümetin işine karışmayacağız. Çün- kü hikmet-i hükümeti bilmiyoruz" dedi. (D.H.Ö.) 23; (T.H.) 60 Bediüzzaman "Biz ki Kürdüz, aldanırız fakat aldatmayız"
Bediüzzaman'ın Kürtlerin eğitimine verdiği önem. (Mk. İç. R.) 2:294.
Bediüzzaman Kürt aşiretlerine Meşrûtiyeti anlatan telgraflar
çekti. (D.H.Ö.) 21; (Т.Н.) 59. Bediüzzaman Kürtçe için "lisân-ı millimiz" diyor. (D.H.Ö. İç. Reç.) 1:95.
Bediüzzaman Meşrûtiyetin 2. yılında Kürt aşiretlerine Meşrûti- yeti anlattı. (Mn.) 19.
Bediüzzaman Meşrûtiyeti Kürtlere müjdeledi. (Mn.) 20, 21, 42. Bediüzzaman, "Türkler bizim aklımız, biz de onların kuvve- tiyiz." diyor. (Nk. İç. R.) 2:256.
Ermeniler Kürtleri aldatmak istiyor. (Mk. İç. Reç.) 2:303. Her millette olduğu gibi Kürtler arasında da bazı hamiyetsizler türemiştir. (Mk. İç. R.) 303.
Ifrat ehlinin bir kısmı, Araplardan sonra İslamiyetin kıvamı olan Kürtleri tekfir ediyorlardı. (Mn.) 124. İhtilaf Kürtlerin büyük kuvvetini zayi etmektedir. (Mk. İç. R.) 2:275.
Istibdattan Kürtler herkesten daha çok zarar gördü. (Nt. İç. R.) 260. Kürdistan. (Mn.) 21.
Kürdistan'da eğitim usülü, (T.H. İç. R.) 1:8.
Kürdistana fen ilimlerini sokmanın tek çaresi, din ilimleri ile fen ilimlerinin birlikte okutulacağı medreseler açmaktır. (Mk. İç. R.) 2:276.
Kürt alimleri, tarihe karışmış medreselerde Kürtlerin kaabiliye- tine göre ilim öğretmelidir. (Mk. İç. R.) 2:276.
Kürtçe, tûba ağacı gibi bir ağacın tecellſsine müsaittir. (D.H.Ö.
Iç. R.) 1:95.
Kürtler Araplarla ırken alâkadardır. (Mk. İç. R.) 304.
Kürtler arasında en revaçta olan ahlâk, cesaret, izzet-i nefis, sala- bet-i diniyye, muvafakât-ı kalp ve lisandır. (D.H.Ö. İç. R.) 1:66.
Kürtler ayn bir devlet kurmak istemiyorlar. (Mk. İç. R.) 305. Kürtler dini ananeyi hayatlarının gayesi bilmişlerdir. (Mk. İç. Reç.) 2:302.
Kürtür diye halkı Bediüzzaman'dan soğutmak istediler. (M.) 407:29. Mektup, 6. kıs. 4. des.; (T.H.) 202-204:Esk. hayatı; (B.L.) 150.
Kürtlerin edip dâhilerinden Molla Ahmed Hani. (T.H.) 35:
(T.H. Iç. R.) 1:11.
Kürtlerin içtimal hayatı Türklerin hayat ve saadetinden neşet eder. (Mn.) 126.
Allah korkusunda lezzet var. (S.) 322:24. Söz, 5. dal, 1. meyve Cansız şeylerde nasıl lezzet olabilir? (L.) 127:17. Lem'a 8. nota Çalışmadaki lezzet ve saadet. (L.) 127:17. Lem'a 8. nota Devamı olmayan şeyde lezzet yoktur. (M.N.) 110:Habbe
Dünyanın lezzetleri kıymet vermeyi değmez. (M.N.) 102:Habbe Dünyanın âkibeti ne olursa olsun, lezzetleri terk etmek evlâdır. (Μ.Ν.) 102:Habbe
Dünyadaki leziz şeyler lezzet ve zevk için değildir, şükür için- dir. (M.N.) 39:Lasiyyemålar
Dünyanın lezzetleri zehirli bala benzer. (M.N.) 107:Habbe Dünyevî lezzetlere iki cihetle bakılmalıdır. (M.N.) 61:Katre,
Faaliyet lezzet verir. (L.) 340:30. Lem'a 6. nükte 3. 4. şua; (M.N.) 160:Zerre'nin sonu; (M.) 277:24. Mektup, 1. mak. 2. remiz Gaflet ve şüphe içerisindeki lezzet lezzet değildir. (M.Ν.) 126: Habbe, zeylü'z-zeyl
Gayr-i meşrů lezzet zehirli bal hükmündedir. (K.L.) 113, 114; (M.N.) 94:Zeylü'l-Hubab
Hakikî lezzet, hakikî iştihâdan çıkar. (S.) 664:Lemaat
Hakikî zevk ve elemsiz lezzet yalnız imandadır. (Ş.) 405:14. Şua Hastalıktaki mânevî lezzet. (L.) 219:25. Lem'a, 21. devâ İmansızlıkta hiçbir lezzet yok. (M.) 66:16. Mektup, 2. nokta İnsan cismânî lezzete meylederse, zelil ve cüz'î olur. (M.N.)
182:Şemme, 10. risâle
İnsanın her gördüğü lezzette binler elem izi vardır. (S.) 293:23.
Söz, 2. meb.
Kebâirde birer menhus lezzet-i şeytaniye bulunabilir. (M.) 66: 16. Mektup, 2. nokta
Ali (R.a.) tama ve maaş yüzünden bid'alara giren âlimleri tokat- lıyor. (E.L.) 1:23.
Bediüzzaman Daru'l-Hikmetü'l-İslâmiyeden maaş aldı. (E.L.)
1:23, 249.
Bediüzzaman "Maaştan bana ölmeyecek kadarı câizdir" diyor. (T.H. İç. R.) 1:31.
Bediüzzaman Sultan Abdülhamid'in verdiği maaşı kabul etme- di. (D.H.Ö.) 36; (D.H.Ö. İç. R.) 1:73; (Τ.Η.) 66. Bediüzzaman, aldığı maaşın fazlasını tekrar millete verdi.
(E.L.) 1:249. Devlete intisap hizmet etmek içindir, maaş kapmak için değil. (D.H.Ö. İç. R.) 1:73.
Hayvanların hizmetlerine karşı verilen maaş. (S.) 319:24. Söz, 4. dal Kanaat ve iktisat maaştan ziyâde hayatı devam ettirer ve rızkı temin eder. (M.) 407:29. Mektup 6. kısım, 3. desise Memurun maaş alması. (B.L.) 201; (Mh.) 89:2. maka. 6. mesele Meşrûtiyetten önce Bediüzzaman'a maaş teklif edildi. (D.H.Ö.) 14.
MADDE
Allah maddeyi hiç yoktan yaratır. (L.) 195:23. Lem'a hâtime 3. suâl Madde asıl olmadığından vücud ona musahhar ve tabi olmaz. (S.) 469:29. Söz, 1. mak, 1. esas
Mahkeme adaletten başka hiçbir şeyi düşünmemeli. (T.H.) 212: Eskişehir hayatı
Mahkemelerin bağımsız ve tarafsız olması, din ve vicdan hürri- yetinin bir umdesidir. (T.H.) 202, 212, 215:Esk. hay; (T.H.) 575:Isp. hayatı
Mahkemeler bütün mahkumların ve biçârelerin hukukunu mu- hafaza eder. (T.H.) 227:Esk. hayatı
Mahkeme davâya sathî nazarla bakmamalı. (T.H.) 227:Esk. hay. Mahkeme hiçbir cereyana âlet olmaz. (E.L.) 2:127, 179; (Т.Н.) 575:Isp. hayatı
Mahkeme imkanatı vukuat yerine koyamaz. (T.H.) 359:Den. hay. Mahkemeler ve ihkâk-ı hak. (T.H.) 215:Esk. hayatı Ömer (r.a.) sıradan bir Hıristiyanla mahkeme oldu. (Т.Н.) 575: Isp. hayatı
Bir makama çoklar namzet olur. (L.) 153:20. Lem'a 1. nokta 1. si Dünyanın büyük bir makamını işgal eden küçük bir insan. (M.) 403:29. Mektup, 6. kıs. 1. desise
Hiçbir şey bir zerreye dahi mânây-1 ismiyle masdar olamaz. (M.N.) 74:Hubab
Kainata mânây-ı ismiyle bakmak. (S.) 441:26. Söz, 2. hat. Ruhsuz felsefe kâinata mânây-ı ismiyle bakar. (L.N.) 68-70. Varlıkları mânây-ı ismiyle sevmek. (M.N.) 63:Katre, hâtime
Maddiyatta mâhir olmak mâneviyatta söz sahibi olmayı gerek- tirmez. (Mh.) 15:1. maka., 2. mukaddime Maddiyatta tevaggul eden mâneviyatta gabileşir. (Mh.) 15:1. maka., 2. mukaddime
Mâneviyat maddiyata kıyas edilmez. (Mn.) 127
MANTIK
Bediüzzaman mantık hârikasıydı. (T.Н.) 46.
Bediüzzaman'ın mantık ilmine dâir yazdığı Ta'likat isimli eseri. (S.) 716:Konferans
Mantığın üslubu birbirine bağlı olan hakikatlara bakar. (Mh.)
77:2. maka. 1 mesele
Mantıkta bir kaide. (L.) 57:11. Lema, 5. nükte; (1.1.) 95.
Sözün mânâ esas alınarak düzenlenmesi mantıkla kuvvetlenir. (Mh.) 77:2. maka. 1 mesele
MANYETİZMA (Bak:İspirtizma)
Deccal manyetizma ve ispirtizma ile kendini muhafaza edecek. (Ş.) 493:5. Şua
Manyetizma nasıl gerçekleşir. (17. Lem'a 13. Not.) 130.
MARİFETULLAH
Insanlığın en yüce mertebesi ve en büyük makamı marifetul- lahtır. (M.) 218:20. Mektup, mukaddime FIHRIST/428
Bismillahirrahmanirrahim
YanıtlaSilRahman ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
Hamd, Allah'a mahsustur ki záti kemâlî hakikatlerinin nüshasından âlemlerin, alâmet ve işaretlerin nakışlarını ızhar etti. Zâti cem “nûn”un- dan harflerin, kelimelerin ve kelâmın türlerini çıkardı. Cem' ve tenzih maka- mından, eğriliği olmayan Arapça bir Kur'an indirdi. Onu, her zaman burhanları ve delilleri parlayan ebedi bir mucize kıldı.
Salât ve selâm, ilim, ayn ve yakinde yüce makamın kapısını açan Efendimiz Muhammed'e olsun ki, Adem daha su ile balçık arasında iken O peygam- berdi. O'nun Kur'an ahlâkıyla ahlâklanan ailesine, ashâbına ve ahir zamâna kadar ihsân üzere/güzelce onlara tabi olanlara da selam olsun.
Fakir kul, kurban olarak adanan (İsmail (a.s.))'ın adaşı, nasihatçi, muhacir, Şeyh İsmail Hakki - Allah kendisini sabahların, akşamların ve gündüzlerin fitnelerinden saklasın- der ki:
Vaktinin sultanı, zamanının ender bulunanı, ilim ve irfânıyla halk üze- rinde Allah'ın hucceti, ilahi inâyet ve tevfik nurlarının ufku, kesin olarak hilafet sırlarının varisi, ikinci bin yılın ikinci onluğunun (XII. hicri asrın başında tecdid sırrına sahip olduğu kabul edilen, rabbâni ilhamın ma'deni seyyidlerin yolundan giden, asil ve soylu Şeyh, (Hz. Osman) ibn Affan'ır adaşı, İstanbul'da ikamet eden, imam ve allâme olan Şeyhim, büyük âlim ve çok anlayışlı üstadım - Allah ona imdad eylesin, bize de gizlide v âşikarda onunla imdad buyursun-, (hicri) ikinci bin yılın birinci onluğunu onuncu onda birinin altıncı onda birinde (h. 1096/m. 1685) benim, velileri
YANITLASİL
yuksel24 Mart 2024 15:08
İsmail Hakkı Bursevi
kalesi (burcü'l-evliya) olan Bursa sehrine - Allah kötülüklerden ve sıkıntılardan muhafaza eylesin- göçmeme işaret ettiler. Oraya yerlesince, meshur nurlu ma'bed Cami-i Kebir (Ulucami) de vaaz ve öğütten uzak duramadım.
Bazı Rumeli (Balkanlar) beldelerinde ikamet ettiğim zaman yazdığım, tefsir sayfalarından 1 ve muhtelif ilimlerden derlenmis, Kur'an sürelerinden Lait-Oman'dan daha sonrasına kadar ulasan bazı notlarım vardı. Fakat onlarda söz çok uzadığı için darmadağınık vaziyetteydi. Bir kısmını batı rüzgarı, bir kısmını da saba rüzgarı bir tarafa atmıştı.
İstedim ki uzun nakilleri kısaltayım. Lafızların, harflerin ve noktaların sahasına dağılan evrakı toparlayıp özetleyeyim. Onlara bir nebze de gönlü- me doğan maʼrifetlerden ilave edeyim. Nazmettiğim latifelerin gerdanlığına onları da dizeyim.
Her ne kadar sermayem az ve güçsüz olsam da -eğer yüce Allah bu büyük arzumu yerine getirecek kadar bana mühlet tanırsa- geri kalan süreleri Nazm-ı Kerim'in sonuna kadar mahåretle serdedip aktarayım. Haftalarca ve aylarca kaleme aldığım, satırların kıvrımlarına yazarak döktüğüm bil- gileri insanların istifadesi için temize çekeyim. Böyle yapayım ki malın ve oğulların fayda etmediği ahiret günü için hazırlık olsun. "Såd" ve "Nün" dan başkasının fayda vermediği zaman bana sefaatçi olsun.
Allah Tesla'dan bunu sálih amellerden ve hâlis eserlerden, ömürlerin Sonuna kadar båki kalacak iyiliklerden kılmasını niyaz ederim. Çünkü O, bir kul için hayır murid ederse, insanlar içinde onun amelini güzelleştirir. Rasa göre göz mesibesinde olan hayırlı işlere chil kılar. O, Feyyazdır, ihsanı boldur.
H
YanıtlaSilHABER
Uzaktan alınan haber vesveseden hâli olmaz. (M.N.) 105:Habbe
HACC
Bediüzzaman hac için para biriktirdi. (E.L.) 1:249, 269.
Bediüzzaman'ın yerine haccetmeyi adayan zât. (E.L.) 1:251.
Bir dirhemi sadaka vermeyi hacca denk tutmak haccın kıymetini
düşürür. (Mh. 28:1. makale, 7. mukaddime Bir hacı ne kadar âmi olsa, mertebeler kat etmiş velf gibidir. (S.) 183:16. Söz 3. şua
Cuma gününe rast gelen bayram haccül ekberdir. (K.L.) 156. Haccın hikmetleri. (Sn.) 71.
Hac, Müslümanların dinî ve semavî kongresidir. (E.L.) 2:100. Hacda niyetin tasarrufu azdır. (H.Ş.) 151:2. zeylin 2. kısmı Hacda pekçok Allahü ekber demenin sırrı. (S.) 183:16. Söz 3. şua İki rekât namazın hac kadar olması. (S.) 313:24. Söz 3. dal 10. asıl Rusya'nın Müslümanları hacca göndermesi. (E.L.) 1:264.
HACERÜ'L-ESVED
Zülfikar Mekke'ye, Hacerü'l-Esved'in yanına konuldu. (E.L.) 2:70. Hayal, şarkta namaz kılanın başını Hacerü'l-Esved'in altına koydurur. (M.N.) 100:Habbe FİHRİST/230
"Biriniz kendisi için istediği şeyi kardeşi için de istemedikçe tam iman etmiş olmaz." (Mn.) 117.
YanıtlaSilBir kişiye beşyüz senelik cennet verilmesi. (E.L.) 1:160.
"Bir mü'min bir mü'mine üç günden fazla küsmemeli." (S.) 139: 13. Söz 2. mak. hâşiyesi; (M.) 254:22. Mektup, 1. meb, 2. vec.
"Bir saat tefekkür bir sene ibådet hükmüne geçer." (S.T.) 28.
"Cehennem ateşi ateşimizden iki yüz defa daha şiddetlidir." (Mh.) 62:1. makam, 5. mesele
"Cennette dost dostuyla beraberdir. " (S.) 460:28. Söz
"Cennette dünya kadınları hurſlerden daha güzel olacak." (S.) 461:28. Söz
"Cennet ehli Cennette hayal süratinde dolaşır." (S.) 463:28. Söz Cevşen'in fazîletiyle ilgili hadis. (E.L.) 1:159.
"Çalışıp kazanan Allah'ın sevdiği kuldur." (Mn.) 77.
Deccalla ilgili hadisler. (Ş.) 5. Şuanın tamamı; (S.) 310:24. Söz 3. dal 8. asıl) 310; (Tils.) 177.
Dünya âhiretin tarlasıdır. (S.) 83:10. Söz 10. hakikat
"Dünyanın Allah katında sinek kanadı kadar değeri olsaydı, kâ- firlere ondan bir yudum su dahi içirmezdi." (S.) 311:24. Söz 3. dal 9. asıl
"Dünya mü'minin cehennemi, kâfirin cennetidir." (B.L.) 210. Dünyanın öküzle balık üzerinde durmasıyla ilgili hadis. (L.) 93, 96:14. Lem'a; (S.) 308:24. Söz 3. dal 7. asıl; (Mh.) 52:1. mak. 2. mesele
Ehl-i velayet ilhamlarıyla gelen bazı manalar hadis telakkî edil- miş. (S.) 308:24. Söz 3. dal 5. asıl
"Firat, Dicle ve Nil nehirlerinin kaynakları Cennettir." (S.) 227: 20. Söz, 1. makam, 3. nükte
"Gençlerinizin en hayırlısı ihtiyarlara benzeyendir." (L.) 252: 26. Lem'a 13. ricâ; (M.) 272:23. Mektup, 7. suâl Gıybet adam öldürmek gibidir. (S.) 313:24. Söz 3. dal, 10. asıl FİHRIST/232
"Gök, dondurulmuş bir dalgadır." (S.) 523:31. Söz 2. esas
YanıtlaSil"Gözüm uyur, fakat kalbim uyumaz." (S.) 315:24. Söz 3. dal, 11. asıl Hadis, mâden-i hayat ve mülhim-i hakikattir. (Mh.) 19:1. ma- kam, 3. mukaddime
Hadisin haber verdiği zat. (E.L.) 2:42.
Hadisin müşkülâtı vardır. (S.) 315:24. Söz 3. dal, 11. asıl Hadisle âyetin muk.ayesesi mümkün değil. (S.) 673:Lemaat
Hadislerde dünyanın kötülenmesi. (S?) 571:32. Söz 2. mev. 3. makam, 5. remiz
Hadisler Peygamberimizin muradı üzerine doğru ve sâdıktır.
(Mh.) 56:1. maka. 3. mesele Hadislerdeki tergîb ve terhib. (S.) 311:24. Söz 3. dal, 9. asıl
Hadislerdeki teşbihler. (S.) 308:24. Söz 3. dal, 7. asıl; (L.) 94: 14. Lem'a, 1. makam, 3. esas
Hadislere İsrailiyat karıştı. (S.) 308:24. Söz 3. dal, 3. asıl Hadis usûlü. (Ş.) 339:14. Şua
Hadiste ziyâde ve noksan etmek yasaktır. (Mh.) 46:1. makale 12. mukaddime
"Her yüz senede Cenâb-ı Hak bir müceddid gönderir." (B.L.) 119. "Hilafet otuz senedir." (L.) 41, 43:7. Lem'a, tetimme ve 2. bir izah; (S.T.) 111:8. Şua; (M.) 103:19. Mektup, 5. işaret
"Hûriler yetmiş kat elbise giydikleri halde, bacaklarının kemik- lerinin ilikleri görünüyor." (L.) 461:28. Söz
"Hepiniz çobansınız ve idareniz altındakilerden mes'ulsünüz." (Mn.) 27.
"İhtiyar kadınların dini üzere olun." (E.L.) 2:49, 181. İmam Şâfiî mürsel ve zayıf hadisleri amellerin fazîletinde ve İslâ- mi hadisatta hüccet sayıyor. ($.) 355:14. Şua, hatâ sevap cet- veli, 77. hatâ
"Imanlarınızı 'Lailahe illallah' cümlesiyle yenileyiniz." (M.) 319:26. Mektup 4. mebhas, 4. mesele
FİHRİST/233
"Nesillerin en hayırlısı benim içinde bulunduğum nesildir." (S.) 455:27. Söz 3. sebep
YanıtlaSil"Oğlan çocuğunu seviniz ." (B.L.) 188.
"Ben ve kıyamet bu iki parmak gibiyiz."(Mh.) 60:1. maka. 4. mes. Ravilerin bâzı sözleri veya kendi hükümleri hadisten telakkî edilmiş. (S.) 307:24. Söz 3. dal. 4. asıl; (Ş.) 489:14. Şua
"Sadaka belayı def eder." (T.H.) 620.
"Sahabîlerime dil uzatmayınız. Siz Uhud Dağı kadar altını Al- lah yolunda harcasanız onların verdiği bir avuç kadar ola maz." (S.) 457:27. Söz zeyl 4. sual
"Sen olmasaydın kâinatı (felekleri) yaratmazdım." (E.L.) 1:172. Sûrelerin faziletiyle ilgili hadisler. (S.) 312:24. Söz 3. dal. 9. asıl Tergib veya terhib için bazı mevzu hadisleri İbni Abbas gibi zâtlara isnad etmek cehâlettir. (Mh.) 22:1. maka. 4. muk. Türkler hakkında hadis. (E.L.) 2:37.
"Ümmetimde kendilerine ilham edilenler vardır." (S.) 308:24. Söz 3. dal. 5. asıl
"Ümmetimden bir tâife kıyamete kadar zâil olmayacak." (S.T.) 132:8. Lem'a; (K.L.) 152.
"Ümmetimden iki şahıs çıkacak. Bunlardan birine Allah vehbî ilim verecek. Diğerinin ise ümmet-i Muhammede fitnesi şey- tandan daha tesirli olacak." (Tıls.) 177.
"Ümmetimin ihtilafında rahmet vardır." (M.) 258:22. Mektup, 5. vecih
"Ümmetin fesada gittiği zamanda sünnete sarılana yüz şehid sevabı vardır." (E.L.) 1:187; (L.) 55:11. lem'a, 1. nükte
Ya bir tefsiri, ya bir tevili, ya bir tabiri vardır diye düşünüp ha-
dislere ilişilmemelidir. (S.) 315:24. Söz 3. dal. 10. asıl "Yeri, donmuş bir çeşit suyun üzerine yayan zâtı her türlü nok-
san sıfatlardan tenzih ederim." (S.) 228:20. Söz 1. mak. 3. nükte Yetmiş sene yuvarlanıp Cehenneme düşen taşın gürültüsü. (S.) 308:24. Söz 3. dal. 7. asıl
FİHRİST/235
HAFIZ
YanıtlaSilBütün ameller kaydediliyor. (M.) 221:20. Mektup 1. mak. 9. kel. Dinleyenlerin azlığından sıkılan hafızlar. (L.) 157:20. Lem'a 4. seb. Hafızlık veya Risale-i Nur hizmetini tercih. (K.L.) 43. Hafiz ismi haşri ister. (S.) 75:10. Söz 7. hakikat Hafiz isminin tecellileri. (M.) 221:20. Mektup, 1. mak. 9. kel. (S.) 75:10. Söz 7. hak. 75; (L.) 141:17. Lem'a 15. nota
HAFIZA
Harama bakmak unutkanlık verir. (K.L.) 92.
Kuvve-i hâfıza, hardale ile tâbir edilen bir buğday tanesi hük-
mündedir. (M.N.) 75:Hubab Kuvve-i hafıza Levh-i Mahfuza işaret eder. (E.L.) 1:255; (S.) 56:10. Söz, hâşiye
HAK-HAKİKAT
Âkibet hakkındır. (S.) 667:Lemaat
Bediüzzaman, bâzı avâmın hatırı için hakkın hatırını kırmaya-
cağını söylüyor. (Mn.) 96.
Bediüzzaman hakkını talep ederdi. (T.H.) 200, 210, 211, 215:Esk, hayatı; (B.L.) 202.
Beşinci asırdan yirminci asra kadar kuvvet hakkı mağlup etti.
(Mh.) 33:1. makale 8. mukaddime
Bir hodpesend hakkı iltizam etse, çokları haksızlığa sevk eder. (Mn.) 136.
Çok defa hak ehakdan ehaktır. (Tl. İç. R.) 1:199.
Ehakkı araştırma zamanında bâtılın vücuduna bir nevi müsama- ha var. (Tl. İç. R.) 1:199.
Ehakkı arayan bazan hakkı da kaybeder. (TI. İç. R.) 1:199. Ehl-i hak zarar eder, ehl-i dalâlet istifade ediyor. (K.L.) 144.
Fikri süsleyip püsleme hakikatı araştıranlara karşı faydasızdır. (Mk. İç. R.) 2:272.
FIHRIST/236
Hak aldatmaz, hakikatbîn aldanmaz. (M.) 196:19. Mektup, 1. zeyl, 9. reşha
YanıtlaSilHak, ayıp gizlemekten ve yanıltmaktan müstagnidir. (Mh.) 146: 3. makale 4. mesele, vehim ve tenbih
Hak, körlerin de görebileceği kadar parlaktır. (S.) 523:31. Söz 2. esas Hakikatı araştırmak muhabbet iledir. (D.H.Ö.) 28; (T.H.) 62.
Hakikatın bir tarafını gören ifrat ve tefrite düşer. (M.N.) 116: Zeylü'l-Habbe
Hakikati araştırma meyli başladı. (Mh.) 31:1. makale 8. mukad- dime; (Mn.) 104.
Hakikatin değişmesi muhaldir. (S.) 59, 69-72:10. Söz 5. hakikat; (D.H.Ö.) 51; (T.Н.) 71.
Hakikat zayıf olsa da ölmez. (S.) 489:29. Söz 4. esas, 1. mesele Hakkı arayan insanın eline bazan bâtıl düşüyor. (Mh.) 110:3. maka. Hakkı bâtıldan ayırabilmek ilim ile olur. (1.1.) 102.
Hak geldi, bâtıl zâil oldu. (Mh.) 33, 44:1. maka. 8. ve 12. muk.
Hak haktır, küçüğüne büyüğü bakılmaz. (K.L.) 108; (Sn.) 27.
Hakkın hatırı âlidir, hiçbir hatıra fedâ edilmez. (H.Ş.) 104:7. ve- him; (Mn.) 49; (D.H.Ö.) 43.
Hakkın hatırı için nefsin hatırını kırmak. (L.) 162:20. Lem'a, 7. seb. Hakkın hatırı kırılmasın. (Mn.) 95.
Hak hileye muhtaç değil. (M.) 196, 197:19. Mektup, 1. zeyl, 9. reşha; (M.N.) 25:Reşhalar, 9. reşha
Hakka hizmet ağır bir defineyi taşımak gibidir. (L.) 61:20. Lem'a 7. sebep
Hak inhisar altına alınmaz. (M.) 72:16. Mektup, 5. nokta, 2. mes Hak müstagnîdir, hakikat ise zengindir. (Mh.) 22:1. maka. 4. muk. Hakikat niçin çok renklere giriyor. (S.) 303:24. Söz, 2. dal. Hakkı iptal için çalışan adam haktan merhamet ve yardım iste-
yemez. (1.1.) 118.
Hakkı kabul etmemek için muhatabı ikna etme gayreti içine gir- mek
FİHRİST/237
Hak nâmına yapılan dehşetli haksızlık. (T.H.) 367:Den. hayatı Hakkı neşretmek için enbiyaya tabi olmak gerekir. (M.) 18:2. Mektup, 2. si
YanıtlaSilHak neşv ü nemâ bulacaktır. (Mh.) 7.
Hakkın şe'ni ittifaktır. (S.) 122:12. Söz 3. esas
Hakkı tanıyan hiçbir hatırı hakka fedâ etmez. (Mn.) 49.
Haklı olan insaflı olur. (Ş.) 270:13. Şua
Haksızlığı hak iddia edenlere karşı hak iddia etmek. (Ş.) 400: 14. Şua, 16. mektubun zeyli.
Haksız insafsızdır. (L.N.) 57.
Haksızlığa karşı susmak, hakka karşı bir hürmetsizliktir. (T.Η.)
229:Esk. hayatı
Hakkın taraftarları muzaffer olacak. (Mh.) 7.
Haksıza yardım. (L.N.) 47.
Hak yücedir, hiçbir şey ondan daha yüce değildir. (D.H.Ö.) 51; (T.H.) 71; (S.) 666:Lemaat
Hayali hakikat suretinde gören ve gösteren, nefislerin çorak ka- abiliyetidir. (Nok. İç. R.) 1:103.
Her hakkın her vesilesi hak olmak lazım değildir. (S.) 666:Lemaat İnsaflı hakperest adam hasmının elinde hakkı görse, rızâ ile ka-
bul edip taraftar çıkar. (L.) 162:20. lem'a, 7. sebep
İnsan hakkı arıyor. (Nok. İç. R.) 1:103.
Insanda müdebbir-i galip ya haktır veya kuvvettir. (Mh.) 31:1. makale, 8. mukaddime
İslâmiyet ihkâk-ı hak için, kırılmaz elmas kılınçtır. (İ.İ.) 101.
İslâmiyetin şe'ni, metânet, sebat, iltizam-ı hak ve salabet-i dini- yedir. (Mn.) 131.
İstibdatta hak kuvvetin mağlubudur. (Mn.) 38.
İstikbalde kuvvete bedel hak hüküm sürecek. (Mh.) 32:1. makale 8. mukaddime Kainatın hukukuna tecavüz eden affedilmez. (Mh.) 35:1. maka. 9. mukaddime
FIHRIST/238
Konuşan yalnız hakikattir. (T.H.) 603:İsp. hayatı
YanıtlaSilKur'ân haktır, haktan gelmiştir, hak der, hakikati gösterir. (S.)
37:7. Söz
Kuvvet hakka hizmetkar olmalı. (S.) 647:Lemaat
Kuvvet haktadır. (S.) 498:30. Söz
Meslekler, mezhepler ne kadar bâtıl da olsalar içinde bir haki- kat bulunur. (M.) 354:28. Mektup, 6, mes. 3. nükte Mübtil batılı hak nazarıyla alır. (S.) 645:Lemaat muk.errem olan insan daima hakkı satın almak istiyor. (Mh.)
110:3. makale, tenbih Müsemmây-ı meşrûtiyet, hak, sıdk, muhabbet ve imtiyazsızlık üzere bekâ bulacaktır. (D.H.Ö.) 41; (Τ.Η.) 68. Nur talebeleri birbirlerine haklarını helal etmeli. (K.L.) 176. Taassup yerinde hak, safsata yerinde delil, başkalarını dalâletle suçlama yerinde yardım, tatbik ve istişare edeni, dünya bir-
leşse hak olan mesleğini değiştiremez. (Mh.) 32:1. maka. 8. muk.
HAKİM
Hâkim hüküm verirken hissiyatını karıştırmamalı. (M.) 260:22.
Mektup, 1. mebhas, 5. vecih
Hâkim müddeî olsa ona şekva edilmez. (M.) 77:16. Mektup, zeyl; (E.L.) 1:16.
HALİFE (Bak:hilâfet)
HAMD
Elhamdülillah kelimesi Cennet meyvesi olarak takdim edilir. (S.) 590:32. Söz 2. nokta, 2. mebhas, 1. işaret Hamd etmemizi gerektiren sebepler. (Ş.) 633-638:29. Lema 2. bab Hamdin mânâsı. (1.1.) 23; (M.) 381:29. Mektup, 1. kısım 5. nük. Hamd sebebi olan şifa, rızık ve hidâyet gibi nimetlere başkaları- nın müdahalesi olamaz. (Ş.) 18, 19:2. Şua
FİHRİST/239
İnsan hamdle Allah'ın isimlerine ayna olur. (1.1.) 23.
YanıtlaSilKur'ân'a hamdle başlanılmasının hikmeti. (1.1.) 22.
HAMİYET
Bâzı ehl-i gayret hamiyette tahrip meyli var. (Mn.) 38.
Bediüzzaman'ın hîle ve hamiyete gösterdiği bir mehenk. (Mn.) 108
Cömertlik erkekte gayrete, hamiyete, muavenete sebeptir. (Sn.) 19. Çabuk yeise dönüşen hamiyet, hamiyet değildir. (Mn.) 30.
Hamiyet ayrı, iş ayrıdır. (Mn.) 56.
Hamiyet, muhabbet, hürmet ve merhametin zarurî bir neticesi- dir. (Sn.) 81.
Hamiyet, şiddetli mânilere karşı şiddetle metânet göstermektir. (Mn.) 30.
Hamiyet-i diniye asıl olup, hâmiyet-i milliye ona hizmetkâr ol- malı. (H.Ş.) 70:Zeyl
Hamiyet-i diniye mi, yoksa hamiyet-i milliye mi daha kuvvetli
ve daha lâzımdır. (H.Ş.) 69:Zeyl
Hamiyetli ve fikri nurlu bir subayınızı zâyi etmek, mânevî kuv- vetinizi zâyi etmektir. (D.H.Ö.) 35; (T.H.) 65.
Himmeti şahsî menfaate hasretmek bizi geri bıraktı. (H.Ş.) 27. İman hamiyet çarşısındadır. (Mn.) 140.
İnsanın himmeti cüz'idir. (Mh.) 114:3. maka. vehim ve tenbih İnsanın kıymet ve mâhiyeti himmeti nispetindedir. (Mh.) 114:
3. makale, vehim ve tenbih; (H.Ş.) 64:5. kelime İstikbalde garaza bedel hamiyet hüküm sürecek. (Mh.) 32:1. ma- kale 8. mukaddime
İşi başkasına bırakmak himmetin eline vuran gaddar bir düşmandır. (Mn.) 138.
İttihad-ı İslamın taşı ve nakşı, hayâ ve hamiyetten kaynaklanan civanmerdâne humrettir. (Mn.) 113.
Kimin himmeti milleti ise o tek başına bir millettir. (H.Ş.) 64:5. kel FİHRİST/240
Maksadın büyümesi ile himmet büyür. (D.H.Ö.) 59.
YanıtlaSilMeylü't-tefevvuk istibdadı himmetin başına vurur. (Mn.) 136. Milliyet fikriyle uyanmış bir Ermeninin himmeti mecmu-u-mil- lettir. (Mn.) 99.
Mübâreze-i hamiyet. (Sn.) 85.
Nefret hamiyetin zıttıdır. (Sn.) 81.
Şiddet ayrı, hamiyet ayrıdır. (Mn.) 136.
Tecrübe, hamiyet, nur-u kalp ve nur-u fikri kendilerinde toplay anlar vazifelere yetmiyor. (Mn.) 39.
Vicdanlarda hükümferma nurennur olan İslâmiyet hamiyetidir. (H.Ş.) 109:8. vehim
HAPİSHÂNE
Bediüzzaman hapishanede insanları irşad etti. (D.H.Ö.) 14.
Bediüzzaman hapishaneyi bir medrese-i Yusufiye olarak görü-
yor. (L.N.) 66; (L.) 258:26. Lem'a 15. ricâ; (T.H.) 374:Den. hay. Bediüzzaman hapishaneyi rahmet olarak görmüştür. (L.) 258, 261:26. Lem'a 15. ricâ
Bediüzzaman 1947'den sonra tekrar hapse girdi. (T.H.) 395:Den. hay Bediüzzaman Afyon hapsinde gizli gizli Risale-i Nurları yazdı. (T.H.) 476:Afyon. hayatı
Bediüzzaman'ı Afyon hapsinde zehirlediler. (T.H.) 476:Afyon. hay. Bediüzzaman Denizli Hapishanesinde dokuz ay kaldı. (T.H.) 348:Den. hay.
Bediüzzaman'ı Denizli Hapishanesinde zehirlediler. (T.Η.) 348, 365:Den. hayatı
Bolşevizm fırtınası ve Fransız İhtilâlî hapishanelerde başladı.
(Ş.) 423:14. Şua Dalalet ehli Nur talebelerinin hapse girmesini istemiyor. (E.L.) 1:247.
Denizli hapsinin asıl sebebi. (T.H.) 347:Den. hayatı, hâşiye Gardiyanların sevap kazanması. (S.) 138:13. Söz 2. makamın haş. FİHRİST/241
Hapishanede geçen her bir gün on gün ibadet kazandırabilir. (S.) 137:13. Söz 2. makamın haş.; (Ş.) 413:14. şua.
YanıtlaSilHapis imtihanında sebat etmek. (Ş.) 257, 261:13. Şua
Hapishanede lisân-ı hal ile ders vermek. (Ş.) 257:13. Şua
Hapishane nasıl islahane olur? ($.) 171:11. Şua; ($.) 257:13.
Şua; (E.L.) 2:55; (S.) 132:13. Söz 2. makam
Hapishanedekilerin Risale-i Nurlara çok ihtiyaçları var. (T.H.)
371:Den. hayatı
Hapishâne terbiye içindir. (T.H.) 371:Den. hayatı
Hapsin beşerî ve kaderî iki sebebi. (Ş.) 253, 257, 271:13. Şua
Hürriyeti lafızdan ibaret olan bir hükümetin en rahat yeri hapis- hane olsa gerektir. (D.H.Ö.) 20; (T.H.) 59.
Kelepçeli olarak mahkemeye sevk edilmek. (Ş.) 270:13. Şua.
Mahkumlara tavsiye. (Ş.) 405:14. Şua
Mahkumları teselli. (Ş.) 162:11. Şua; (Ş.) 253, 257, 261, 271:13. Şua
Mahpuslar nur dersleriyle birbirlerine kardeş oluyordu. (S.) 139:
13. Söz 2. makamın hâşiyesi
Nur talebelerinin hapishanede hizmet etme arzuları. (S.) 720: Konf.
HARAM
Bir haramın terki vâciptir. (K.L.) 106.
Harama bakmak. (E.L.) 1:257.
Harama bakmak arttıkça vücudunda su-i istimale girer. (K.L.) 92.
Harama bakmak unutkanlık verir. (K.L.) 92. Haramları işlemeyen, farzları yapan kurtulur. (K.L.) 106.
HARF
Bir harf kâtipsiz olmaz. (S.) 53:10. Söz
Bir harf kendini bir harf kadar, katibini ise on kelime ile tarif eder. (S.) 270:22. Söz 2. mak. 5. lem'a Cumhuriyet devrinde Arap harfleriyle Kur'ân okutmak suçtu. (S.T.) 171; (Τ.Η.) 144:Bar. hayatı FIHRIST/242
Harfin tarifi. (L.N.) 69.
YanıtlaSilHarflerin esas mahreçleri. (1.1.) 38:3. mebhas Hece harfleri. (1.1) 37.
Hz. Ali'nin harf devrimini haber vermesi. (S.T.) 98:8. Şua; (S.T.Ten) 149, 167:18. ve 28. Lem'a
Kur'ân'dan bir harfin inkârı dahi kâbil değil. (Mh.) 58:1. maka, 4. mes Kur'ân'ın her harfine normal zamanlarda on sevap var. (B.L.) 180. Mukaatta harfi. (1.1.) 36-39; (L.N.) 45; (S.) 338:25. Söz 1. şu'le, 1. şua 3. nokta; (M.) 379:29. Mektup, 1. kısım, 3. nükte Nur talebeleri Kur'ân harflerini muhafazaya çalıştılar. (S.T.Ten)
173:18. Lem'a
Risale-i Nurlar Kur'ân harflerini muhafaza etmekle de vazife- liydi. (T.H.) 144:Bar. hayatı
HARİCİLİK
Ali'nin (r.a.) Nehravan'da Haricîlerin hafızlarını öldürmesi. (M.) 352:28. Mektup, 6. mesele, 1. nükte.
Haricîler Hz. Ali'ye düşmanlıkta çok ileri gittiler. (M.) 107:19. mektup, 6. işaret
Haricîlerin Hz. Ali'ye hücumları haksızdı. (L.) 29:4. Lem'a 4. nük. Peygamberimiz Hz. Ali'nin Haricîlerle savaşacağını haber verdi. (M.) 98:19. mektup, 5. işâret
HASAN (R.A.)
Hz. Hasan'ın altı aylık hilafeti. (E.L.) 1:71; (L.) 36:7, Lem'a, te- timme, 2. izah.
Hz. Hasan beşinci halifedir. (E.L.) 1:71; (L.) 41, 43:7. Lem'a, bir tetimme ve 2. bir izah
Hz. Hasan'ın halifeliğinin kıymeti. (L.) 41, 43:7. Lem'a, bir te- timme ve 2. bir izah
Hz. Hasan'ın iki büyük Müslüman taifenin arasını düzeltmesi. (L.) 43:7. Lem'a, tet. 2. izah; (M.) 98:19. Mektup, 5. işaret
FİHRİST/243
Hz. Hasan'ın neslinden gelen evliyanın çokluğu. (Ş.) 80:6. Şua Hz. Hasan Risale-i Nuru haber veriyor. (E.L.) 1:66, 67. Peygamberimizin Hz. Hasan'a sevgisinin sebebi. (L.) 26:4.
YanıtlaSilLem'a, 2. nükte
Peygamberimiz Hz. Hasan'ı istikbalde yapacağı hizmeti için te- brik etti. (L.) 97:14. lem'a, 1. makam, 2. suâl
Peygamberimizin mübarek nesli Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin', den devam etmiştir. (S.) 377:25: Söz
HASBİYE
Âyet-i Nûriye-i Hasbiye. (L.) 253:26. Lem'a 14. ricâ; (Ş.) 49- 65:4. Şua
Hasbiye risalesi. (L.) 253:26. Lem'a 14. ricâ; (Ş.) 49-65:4. Şua
HASED
Bir meclis-i ihvana güzel bir kadın girdikçe; riyâ ile rekabet, hased ile hodgamlık depretir damarları. (S.) 668:Lemaat Dünyevî işlerde hased çoktur. (Nt. İç. R.) 2:262.
Hased evvela hased edeni ezer. (M.) 257:22. Mektup, 1. meb- has, 4. vecih; (L.N.) 64.
Hased, hakikatçe ve İslamiyetçe zulümdür. (M.) 253:22. Mek- tup, 1. mebhas
Hasedin çaresi. (M.) 257:22. Mektup, 1. mebhas, 4. vecih Hasedin sebebi. (L.) 160:20. Lem'a 7. sebep
İçerisinde hasetleşme bulunan bir cemaat hareketleri durdurur. (H.Ş.) 130:Hakikat çekir; (M.) 459:Hakikat çekir, arapça
Uhrevi şeylerde haset olmaz. (L.) 161:20. Lem'a 7. sebep Velayet gibi şeylerde haset olmamasının sebebi. (Nt. İç. R.) 2:261.
HASENAT-SEYYİAT
Allah bir haseneyi on, yetmiş, yediyüz, yedi bin yazar. (S.) 290:23. Söz 2. meb. 1. nükte FIHRIST/244
Allah kemâl-i merhametinden hasenat içinde mânevî lezzetler
YanıtlaSildercetmiştir. (L.N.) 62.
Allah seyyiatın yerine hasenat verir. (S.) 290:23. Söz 2. meb. 1. nük Avrupa medeniyetinin siyyatı hasenatına galiptir. (K.L.) 14.
Bazan bir hasene bin seyyiata tereccüh eder. (M.) 430:29.9. kıs. 3. tel Bir haseneyi binler seyyi işleyen birinden görse... (K.L.) 21.
Cerbezenin şe'ni bir seyyieyi sünbüllendirerek hasenata galip et- mektir. (Mn.) 73.
Hasenatı seyyiatına, sevabı hatasına üstün gelenler bağışlanıl-
mayı ve affı hak ederler. (Mn.) 13.
Hasenat umuma, seyyiat bir kişiye verilmeli. (K.L.) 98.
Hasenat ve seyyiatın karşılaştırılması bir adâlet ölçüsüdür. (M.) 430:29. 9. kısım, 3. telvih.
Hasenat ve seyyiatın muvazenesi kemiyete değil, keyfiyete ba- kar. (M.) 430:29. 9. kısım, 3. telvih.
Hasenelerin bir kaç kişiye verilmesi zulümdür. (E.L.) 1:215. Hasene yalnız işleyene münhasır kalmaz. (H.Ş.) 59, 61; (M.) 255:22. Mektup, 3. vecih
İnsanın hasenatta iftihara hakkı yoktur. (S.) 428:26. Söz, 1, meb. Merhamete layık olanlara merhamet ve hizmet bir hasenedir. (L.N.) 63.
Mü'minler arasındaki sevgi ehl-i iman için güzel bir hasenedir. (L.N.) 62.
HASTALIK
Asrın hastalığı. (E.L.) 2:218.
Başkent olan İstanbul'un hastalığı her tarafa sirayet etmiş. (D.H.Ö.) 87.
Bediüzzaman hastalığından şikayet etmezdi. (E.L.) 1:239.
Bediüzzaman'ın hastalıkları. (E.L.) 2:165, 201; (K.L.) 195, 198.
Bediüzzaman'ın hastalık için doktora müracaat etmemesinin se- bebi. (E.L.) 1:239, 243.
FİHRİST (245
Bir hasta hekime karşı üç vaziyette bulunur. (Nt. İç. R.) 2:262.
YanıtlaSilBir saat hastalık 10 saat ibådet hükmüne geçer. (E.L.) 2:157. Cenâb-ı Hak hastalıklan Azrail'e (a.s.), Azrail'i de Kendine
perde etmiştir. (L.) 86:13. Lem'a, 101. işaret Cerbeze müthiş bir hastalık ve musibettir. (H.Ş.) 147:2. Zeylin 2. kıs En müthiş hastalık asabiliktir. (Sn.) 82.
Gafil doktorlar hakikat noktasında herkesten daha ziyade hasta- dır. (B.L.) 57.
Hasta kendinden daha aşağılara bakmalıdır. (L.) 217:25. Lem'a
18. devâ
Hasta olan ömrün kıymetini anlar. (L.) 218:25. Lem'a 19. devâ
Hastalara ait mûcizeler. (M.) 139:19. Mektup, 13. işaret Hastalığın bir kısmı mânevî şehadet kazandırır. (L.) 215:25.
Lem'a 15. devâ
Hastalık dert değil dermandır. (L.) 207:25. Lem'a 1. devâ
Hastanın duâsı makbüldür. (L.) 216:25. Lem'a 17. deva
Hastalık duâya vesiledir. (L.) 212:25. Lem'a 12. devâ
Hastalık gafleti yırtar. (L.) 210:25. Lem'a 8. devâ
Hastalıktan gelen sevap çokluğu. (K.L.) 198.
Hastalık gizli kalsa daha zararlıdır. (Mn.) 75.
Hastalık günahları yıkar. (L.) 210:25. Lem'a 8. devâ
Hastalığa ehemmiyet verdikçe galebe eder. (E.L.) 1:239.
Hastalığa ehemmiyet vermek doktoru müstebit bir hâkim yapar. (E.L) 1:239.
Hastalık hayır kapısını açar. (L.) 216:25. Lem'a 17. devâ Hastalığın hikmeti nedir? (Ş.) 7:2. Şua, 9. nük. 1. mey; (L.) 15:2.
Lem'a, 2. nükte; (L.) 208, 209, 217:25. Lem'a, 4. 6. ve 18. devâ Hastaya hizmet eden sevap kazanır. (L.) 21, 2206:25. Lem'a 17. 24. devå
Hastalık hürmet ve merhamet telkin eder. (L.) 215:25. Lem'a, 16. devå
Hastalık ihsan-ı İlâhidir. (L.) 208:25. Lem'a, 5. deva
FİHRİST/246
Hastalıkta insanın şikâyete hakkı yoktur. (L.) 15:2. Lem'a, 2. nükte; (L.) 208, 217:25. Lem'a, 4. ve 18. deva
YanıtlaSilHastalık insanın hâlen ve kâlen duâ etmesine sebeptir. (L.) 212, 216:25. Lem'a 12, 17. devalar
Hastalıktaki mânevî lezzet. (L.) 219:25. Lem'a, 21. devâ
Hastalık olmasa sıhhat lezzetsizdir. (L.) 210:25. Lem'a, 7. devâ
Hastalık ömür dakikalarını ibâdete çevirir. (L.) 207:25. Lem'a, 2. devâ Hastalık rahmete vesiledir. (L.) 220:25. Lem'a, 23. devâ.
Hastalara teselli ve merhem. (L.) 206:25. Lem'a, ihtar ve ſtizar
Hastalığı teşhis için serbest konuşmak gerekir. (Mn.) 19.
Hastalığın teşhisine yardım edecek noktaları söylemek hastanın vazifesidir. (D.H.Ö. İç. R.) 1:66.
Hastalık vazifeli bir memurdur. (L.) 217, 218:25. Lem'a, 18, 19. devâ Hastalıkta yapılan ibâdetin sevabı çok fazladır. (K.L.) 195, 197; (L.) 212:25. Lem'a, 12. devâ.
Her hastalığın devâsı yaratılmıştır. (L.) 218:25. Lem'a, 20. devâ İmanın inkişafı her hastalığa devadır. (L.) 221:25. Lem'a, 25. devâ Medeniyet, hastalığın yayılmasına sebep olmuş. (E.L.) 2:99. Merak ve evham hastalığı ağırlaştırır. (L.) 211:25. Lem'a, 10. devâ
Meşrûtiyette hastalık teşhis edilerek en iyi ilaç takdim edilir. (Mn.) 25, 26.
Münazarât, siyaset tabiblerine teşhis-i illet için lüzumludur.
(Mn.) 20.
Nüzul hastalığının faydası. (L.) 219:25. Lem'a, 22. devâ
Peygamberimizin dini asrın hastalıklarını faizi haram kılmak ve zekatı emretmekle tedavi etmiştir. (S.)685: Lemaat
Risale-i Nur insanları riyakarlık, tabasbus ve temelluk gibi mâ- nevî hastalıklardan kurtarır. (B.L.) 79.
Sıhhat marazsız olmaz. (S.) 661:Lemaat
Ümitsiz bir hastaya mânevî bir tesellî bin ilaçtan daha faydalıdır. (B.L.) 57.
Vehmî hastalık. (L.) 219:25. Lem'a 20. devâ
FİHRİST/247
HAŞİR
YanıtlaSilAhiret vardır ve dünyadan daha güzeldir. (L.) 227:26. Lem'a 5. ricâ Allah'ın bütün isimleri haşri gerektirir. (M.N.) 42:Lasiyyemaların
sonu
Allah fâni insanlar için bâki bir âlem yaratmıştır. (L.) 21:3. Lem'a, 2. nükte
Allah'a haşri gerçekleştirmek çok kolaydır. (S.) 86:10. Söz hâti- me; (S.) 107:10. Söz, zeylin 4. parçası; (S.) 271:22. Söz 2. makam, 6. lem'a; (S.) 485:488:29. Söz 2. makam, 3. esas (M.) 380:29. Mektup, 1. kısım, 4. nükte; (Ş.) 134: 7. Şua 3. işâret; (M.N.) 119:Zeylü'l-Habbe
Bütün insanları diriltemeyen bir tek nefsi diriltemez. (Sn.) 31. Cemîl ve Celîl isimleri haşri gerektirir. (S.) 77:10. Söz 8. hak.
Celîl ve Bakî isimleri haşri ister. (S.) 72:10. Söz 6. hakikat Cevad ve Cemîl isimleri haşri ister. (S.) 68:10. Söz 4. hakikat
Dünyadaki haşir ömekleri. (S.) 78:10. Söz 9. hakikat Dünyanın zerreleri âhirette kullanılacak. (S.) 511, 512:30. Söz 2. makam 3. nokta
Dünyay-ı deniyye içinde kemâlât-ı insaniye yerleşemez. (Mh.) 123:3. makale, tenbih
Dünyayı yaratan âhireti de yaratır. (M.) 230:20. Mektup, 2.
makam, 5. kelime
Hafiz ve Rakîb isimleri haşri ister. (S.) 75:10. Söz 7. hakikat
Hakîm, Kerîm, Adil, Rahîm isimleri haşri gerektirir. (S.) 66, 80:10. Söz 10. hakikat
Hakk ismi haşri gerektirir. (S.) 83:10. Söz 11. hakikat
Haşirde amellerin yayılması. (S.) 109:10. Söz zeylin 4. parçası Haşirde, azalarını helâl dairede kullanan insanın bütün azaları
lehinde şehadet ederler. (S.) 293:23. Söz 2. meb. 3. nükte
Haşirde, azalarını yanlış yolda kullanan insandan bütün azaları şikâyetçi olacak. (S.) 293:23. Söz 2. mebhas, 3. nükte
FIHRIST/248
Haşirden Cehenneme gitmek. (M.) 22:3. Mektup
YanıtlaSilHaşirden Cennete gitmek. (M.) 22:3. Mektup
Haşir cismânîdir. (Ş.) 191:11. Şua 8. mesele; (L.) 119:17. Lem'a, 4. nota; (Mh) 124:3. makale
Haşirle ilgili suâller. (S.) 476:29. Söz 2. makam, mukaddime Haşir, ism-i Azamın ve bazı isimlerin en büyük derecesinin maz- harıdır.. (S.) 307:24. Söz, 2. dal
Haşir meydanı insanı bekleyen bir harmandır. (M.N.) 100:Hab- be; (S.) 80:10. Söz 9. hakikat
Haşir meydanı nerededir? (M.) 41:10. Mektup, 2. suâl; (M.) 373:28. Mektup, 8. mesele, 4. nükte
Haşirde Müslümanlara kim yol gösterecek? (M.) 373:28. Mek- tup, 8. mesele, 4. nükte
Haşirde Müslümanlar Peygamberimizi şefaat için nasıl bulacak- lar? (M.) 373:28. Mektup, 8. mesele, 4. nükte Haşir Risâlesi ne zaman ve niçin yazıldı? (Ş.) 616:8. Şua
Haşirde ruhların cesetlere gelmesi, cesetlerin diriltilmesi. (Ş.) 31:2. Şua, hâtime
Haşirde toplanma nasıl olacak? (M.) 373:28. Mektup, 8. mes, 4. nük.
Haşirde zıtlar birbirinden ayrılır, sebepler ve vasıtalar ortadan kalkar. (İ.İ.) 230.
Haşri Allah vaad etmiştir. (M.) 244:20. Mektup, 2.makam, 11. kelime; (M.N.) 41:Lasiyyemalar; (Ş.) 155:9. Şua, 2. nokta
Haşrin bir anda gerçekleşmesi mümkündür. (S.) 105:10. Söz zeyl. 3. parça
Haşrin en büyük delili Peygamberimizdir. (Mh.) 150:3. makale, muk. Haşrin geleceğine en büyük delil rahmettir. (1.1.) 25. Haşri gerektiren şey çoktur. (L.) 302-311:30. Lem'a 2. ve 3.
nükte; (Ş.) 154:9. Şua, mukaddime; (M.N.) 35:Lasiyyemalar (1.1.) 25, 26.
Haşrin ispatı. ($.) 177:11. Şua 7. mesele; ($.) 509:15. Şua; (Mh.) 151:3. maka; (S.) 46:9. Söz; (S.) 562:32. Söz 2. mevkıf, 2. FİHRİST/249
makam: (S.) 54:10. Söz; (S.) 96-99:10. Söz hâtime; (1.1.) 55; (MN) 34-42:Lasiyyemaların sonu; (M.N.) 93:Zeylül-Hu-
YanıtlaSilbab: (M.N.) 103:Habbe
Haşri ispat Kur'ân'ın maksatlarındandır. (Mh.) 11:1. makale, 1.
mukaddime; (Mh) 104:2. makale
Kur'ân'ın haşri ispatı. (S.) 87:10. Söz hnâtime; (S.) 100, 107:10. Söz zeylin 2. ve 4. parçası; (S.) 364:25. Söz 1. şule, 1. şua 3. nokta; (S.) 381:25. Söz 2. şu'le 1. nükte 2. nükte-i belagat; (S.) 396, 397:25. Söz 2. şu'le, 2. nur Haşrin muktazíleri. (S.) 479-485:29. Söz 2. mak. 2. esas
Haşrin ruhî faydaları. (Ş.) 153:9. Şua, mukaddime. Hayat haşri ispat eder. (L.) 326:30. Lem'a 5. nükte, 4. remiz Hayy, Kayyum, Muhyî ve Mümît isimleri haşri gerektirir.
(S.) 77:10. Söz 8. hakikat
"Hazırlanınız başka dâimî bir memlekete gideceksiniz." (S.) 60:10. Söz İbni Sina, "Akıl haşre yol bulamaz" diyor. (M.) 361:28. Mek- tup, 7. mesele, 3. işâret; (B.L.) 13; (S.) 89:10. Söz hâtime Imam Gazālīnin "İkinci diriliş birinciye muhaliftir" sözü. (B.L.) 144. İnsan için bir haşir meydanı açmayı değer mi? (S.) 64:10. Söz mukaddime, 3. işaret
Insan kabre girip rahatla yatamaz. Mutlaka uyandırılacaktır. (S.) 77:10. Söz, 7. hak.
Insan, ruhlar åleminden, anne rahminden, çocukluktan, ihtiyar- lıktan, dünyadan, kabirden, berzahtan, haşirden, sırattan ge- çen uzun bir imtihan yolculuğundadır. (S.) 35:7. Söz
Insanın yaratılması ve diriltilmesi bir tek nefis kadar kolaydır. (Sn.) 32; (S.) 641:Lemaat
Käinat haşir sabahıyla gözünü açacaktır. (S.) 489:29. Söz 4. esas 1. mese
Kainata serpilmiş hayat parçalarının muhassal bir hayat-ı umu- miyesi var olmak gerektir. (Sn.) 24. FIHRIST/250
Kerem ve rahmet haşri ister. (S.) 65:10. Söz 2. hakikat Meleklere iman ve kadere iman haşri gerektirir. (S.) 98:10. Söz mukaddime, 2. nokta.
YanıtlaSilMucîb ve Rahîm isimleri haşri ister. (S.) 69:10. Söz 5. hakikat Münafıklar, fikir hürriyetinden istifadeyle haşri inkar ettiler. (S.T.) 95.
Neşe-i ulâ, neşei uhra. (1.1.) 22, 60.
Onuncu Söz'ün neşri, dalâlet ehlinin kalplerindeki haşri inkar fikrini ağızlarına tıkadı. (T.H.) 221:Esk. hayatı
Önceki peygamberler niçin cismânî haşri ve bir kısım iman esaslarını kısa açıklamışlar? (S.) 303:24. Söz 1. dal
Peygamberimizin altmış üç yıl gibi kısa bir ömür sürmesi haşri ispat eder. (S.) 98:10. Söz mukaddime, 2. nokta
Peygamberimizin bütün mûcizeleri ve peygamberliğine delil olan herşey haşre delildir. (S.) 94:10. Söz hâtime Peygamberimizin duâsı haşrin olmasına sebeptir. (198:19. Mek- tup, 1. zeyl, 12. reşha; (S.) 69-72:10. Söz 5. hakikat Peygamberimiz haşirde pekçok insanla nasıl görüşecek? (M.) 373:28. Mektup, 8. mesele, 4. nükte Peygamberimiz ve Kur'ân haşri haber veriyor. (S.) 84, 85:10.
Söz 12. hakikat
Rububiyet haşri ister. (S.) 65:10. Söz, 1. hakikat Yeryüzündeki haşir örnekleri. (M.N.) 16:Lem'alar, 6. Lem'a; (L.) 141:17. Lem'a, 15. nota; (S.) 52:10. Söz
Yüzyirmi dört bin evliya ve Yüzyirmi dört milyon evliya haşrin olacağını söylüyor. (S.) 110:10. Sözzeylin 5b parçası
HATÂ
Bediüzzaman, "Hatalarımı bana söyleyin" diyor. (B.L.) 99.
Bediüzzaman hata yapabileceğini söylüyor. (B.L.) 98. Birisinin hatası için başkası cezalandırılmaz. (K.L.) 1:38.
FİHRİST/251
Cumhura muhalefet büyük bir hatâdır. (İ.İ.) 93
YanıtlaSilHasenatı seyyiatına, sevabı hatasına üstün gelenler bağışlanıl- mayı ve affı hak ederler. (Mn.) 13
Her hâdî muhdî olamaz. Şeyhleri hatasından mazurdur. (M.)
328:26. Mektup 4. mebhas, 9. mesele İnsan hatâsını söyleyene teşekkür etmeli: (M.) 67:16. Mektup,
3. nokta
Nur Talebeleri birbirlerinin hatalarını affetmelidir. (K.L.) 176. Sahabîler de insandır, hatâdan hâli olmazlar. (S.) 445:27. Söz, 6. Sı Umumî musibet ekseriyetin hatasından terettüp eder. (Sn.) 63; (T.H.) 118; (E.L.) 2:70.
HAVA
Havadaki tevhid delilleri. (E.L.) 2:67.
Havanın her bir zerresi herbir çiçeğe, yaprağa, meyveye girebi- lir. (S.) 62:10. Söz mukaddime
Hava unsurunun vazifeleri. (S.) 90:7. Şua; (E.L.) 2:66; (L.N.)
47, 50; (S.) 146-149:13. Söz, Hüve Nüktesi Havanın yaptığı işler Allah'ın varlığına delildir. (S.) 146:13. Söz, Hüve Nüktesi
Umumî hatalarda hava unsuru gazaba gelir. (E.L.) 2:70.
HAVF (Bak:korku)
HAYAL
Alemde bulunan intizamdaki güzellik ve kemal o derece nakşo- lunmuş ki, bütün hayalperestlerin ve mübalağacıların hülya- larından geçmiş olan harikulade hüsün ve kemale nisbet edilse, o harikulade kemaller gayet âdi ve âdetullah gayet hari- kulade bir hüsün ve haşmet gösterecektir. (Mh.)43:1. maka. 12. muk Fena hayal tevessü eder. (Mn.) 74. FIHRIST/252
Gaye-i hayal olmazsa enâniyet kuvvetleşir. (S.) 69:Lemaat Hakikati bulamayan hayellerle meşgul olur. (Mh.) 43:1. maka. 12. muk Hakikat telakki edilen hayalin ömrü kısadır. (D.H.Ö.) 51; (T.H.) 71. Hariçte uzaklık sebebi olan zıttıyet, hayalde yakınlık sebebidir.
YanıtlaSil(S.) 24:21. Söz, 2. mak. 3. vecih Havassın en genişi hayaldir. (M.N.) 57:Katre, hâtime Hayal âlemi, misâl aleminin küçük bir misâlidir. (Nt. İç. R.) 2:258. Hayale cevelan ve şa'şaa vermeli, fakat hakikatı incitmemek şar- tıyla. (Mh.) 79:2. makale 1. mesele, tenbih Hayali hakikate karıştırmak insanlığın huylarındandır. (Mh.) 27:1. makale, 7. mukaddime
Hayali hakikat suretinde gören ve gösteren, nefislerin çorak kaa biliyetidir. (Nok. İç. R.) 1:103.
Hayalin hakkı değil ki, kendini hakikat göstersin. (Mh.) 146:3. mak. 4. meselenin sonu
Hayalin jimnastik yapması. (Mn.) 107:hâşiye
Hayalperestlik bir hastalıktır. (Mh.)79:2. maka. 1. mesele, tenbih Hayal kalbin hizmetçisidir. (M.N) 100:Habbe Hayal kırıklığı sebebiyle şükür yerine şekvå etmek. (E.L.) 1:89. Hayal manzarası üstünde toplanan iki büyük miting. (Mn.) 90. Hayal nereye gitse, ihtiyaç dâiresi oraya gider. (S.) 25:3. Söz; (S.) 190:17. Söz Far. Münâcat
Hayal, şarkta namaz kılanın başını Hacerü'l-Esvede koydurur. (M.N) 100:Habbe
Her bir hayalde bir dâne-i hakikat bulunması şarttır. (Mh.) 81:2. makale 3. mesele
İnsanın hayalini doyuracak ancak cismânî haşirdir. (Mh.) 124:3. maka. İnsanın hayal kırıklığını ancak Kur'ân tedavi eder. (E.L.) 1:237. İnsanlık ülfetle ruhun gıdasını zevk edemediğindoen kanaatsiz- lik ve harikuladeye meyil ve hayâlâta iştihadan başka hariku- lâdeye olan meyil ile; teceddüt veya revaç vermek için mübalağa meyli doğar. (Mh.) 44:1. maka. 12. mukaddime
FİHRİST/253
İslamiyet güneşi hayal bulutlarından kurtulmuş. (Mh.) 33:1. makale 8. mukaddime
YanıtlaSilKâbe'yi hayalen nazara almakla namaz kılmak. (M.N.) 66: Kat-
renin zeyli Kalb-i hayalî, esrar-ı beyaniye için kullanılmamalıdır. (Mh.)
68:1. makale, 8. mukaddime Kalp, akıl, hayal ve kuvveleri kendilerine layık ibadetle meşgul
etmek gerektir. (S.) 291, 292:23. Söz 2. mebhas, 1. nükte Kötü şeylerin ihtiyarsız olarak hayale gelmesi zararsızdır. (S.) 249:21. Söz, 2. mak. 3. vecih; (M.) 43:11. Mektup, 1. meb. Kuvve-i hayaliye aklın bir hizmetkârıdır. (S.) 84:10. Söz, 11. hak Kuvve-i hayaliye âlem-i misâlden haber verir. (B.L.) 188. Kuvve-i hayaliye ve kuvve-i hâfıza Levh-i Mahfuzu ispat eder. (S.) 149:13. Söz, Hüve Nüktesi; (B.L.)188.
Küfrü hayal etmek küfür değildir. (K.L.) 7; (L.) 78:13. Lem'a, 6. işâret; (S.) 251:21. Söz, 2. makam, 5. vecih Mânâlar hayalde suretler giyerler. (S.) 249:21. Söz, 2. mak. 3. vec Medeniyetin güzellikleri, evham ve hayalâtı İslâmiyet hakikat lerinin omuzları üzerinde hafifleştirmiştir. (Mh.) 33:1. ma- kale, 8. mukaddime
Mübalağa, lisandan lisana geçerken her lisandan mübalağa meyli ile çok hayalâtı kendinde toplar, büyür. (Mh.) 44:1. maka. 12. muk Şiirin şe'ni küçük ve sönük hükikatleri büyük ve parlak hayal- lerle süslendirmektir. (S.) 127:13. Söz
HAYAT
Ahiret hayattardır, hiçbir zerresi ölü değildir. (Sn.) 24. Allah hayatı öyle bir idare ediyor ki, bu ancak bütün kâinatı ta sarruf elinde tutan zâta mahsustur. (S.) 265:22. Söz 2. mak. 2. lema Allah her şeyi hayatın etrafında toplattırıp, ona hizmetkâr eder. (S.) 617:33. Söz 23. pencere FIHRIST/254
Bâki hayatı maksat yapan iki cihan saadetine mazhardır. (S.) 43:8. Söz.
YanıtlaSilFâni hayatı maksat yapan zâhiren cennet içinde olsa da, mânen cehennemdedir. (S.) 43:8. Söz.
Dalâlet ehlinin hayatı bulunduğu gündür. (S.) 133:13. Söz 2. makam; (K.L.) 113.
Fâni hayatı ebedſleştirmek. (L.) 23:3. Lem'a, 3. nükte
Felsefe, hayatı mücadele olarak görür. (S.) 499:30. Söz 1. mak.
Güzerân-ı hayat bir rüyâ gibi geçti. (S.) 193:17. Söz Far. Münâ.
Hayat ağacının gayesi ve neticesi ebedî hayattır. (S.) 100:10. Söz zeylin 2. parçası
Hayat Allah'ın birliğine delildir. (S.) 274:22. Söz 2. makam, 10. lem'a; (S.) 468:29. Söz
Hayat bir "cidal" değildir (L.) 121:17. Lem'a, 5. nota
Hayatsız bir cisim dağ da olsa yetimdir. (S.) 467:29. Söz 1. mak. 1. esas
Hayat bir çeşit vahdet tecellîsidir. (S.) 643:Lemaat
Hayat bir faaliyet ve harekttir. (Mn.) 136.
Hayat Ehadiyete delildir. (M.N.) 19:Lem'alar, 12. lem'a
Hayatın ehemmiyeti. (İ.İ.) 228, 236.
Hayat en parlak bir muciz-i sanat-ı samedaniyedir. (S.) 29:5. Söz Hayat esasdır, madde ona tabidir. (S.) 670:Lemaat
Hayat girdiği cismi küçük bir âlem yapar. (L.) 330:30. Lem'a 5. nükte, 5. remiz
"Hayatınızı günahlardan çekinmekle muhafaza ediniz." (K.L.) 113. Hayat, Hayy-1 Ezelînin vücub-u vücuduna katî şehadet eder.
(S.) 103:10. Söz zeylin 2. parçası; (S.) 33. Söz, 616:23. pen- cere; (1.1.) 228.
Hayat her şeyin başı ve esasıdır. (S.) 467:29. Söz 1. mak. 1. esas Hayata hizmetin en kıymetlisi ebedî hayata hizmettir. (B.L.) 57. Hayatın iki yüzü. (M.N.) 167:Şemme
Hayat imanın altı şartını ispat eder. (L.) 326:30. Lem'a 5. nükte, 4. remiz; (S.) 100:10. Söz zeylin 2. parçası
FİHRİST/255
Hayat imanla olmazsa elemler, kederler verir. (K.L.) 113.
YanıtlaSilHayat, kadere imanı ispat eder. (S.) 103:10. Söz zeylin 2. parçası Hayat kainatın süzülmüş bir hülasasıdır. (S.) 103:10. Söz zeylin 2. parç
Hayatı koruma cihadı. (S.) 57:10. Söz Hayat, kudret-i Rabbaniye mucizatının en nuranisidir. (S.)
616:33. Söz 23. pencere
"Hayatının lezzetini ve zevkini isteyen hayatını iman ile hayat-
landırsın." (S.) 134:13. Söz 2. makam; (K.L.) 113. Hayatın mahiyet ve hakikatı. (§.) 59:4. Şua Hayat meleklere iman rüknünü ispat eder. (S.) 100:10. Söz zey-
lin 2. parçası
Hayat mertebeleri beştir. (M.) 11:1. Mektup, 1. suâl Hayatın mühim neticeleri Allah'a bakar. (M.) 232:20. Mektup
6. kelime Hayata nasıl bakmalı? (L.) 256:26. Lem'a 14, ricâ 5. mertebe-i has. Hayat nimetlerin en üstünüdür. (1.1.) 228.
Hayat, peygamberlere iman rüknünü ispat eder. (S.) 102:10. Sözzeylin 2. parçası
Hayat ruhun ışığıdır. (S.) 468:29. Söz 1. makam, 1. esas
Hayat sahibi bir tek şeyde yirmi Esmâ-i İlâhiyenin nakşı görü nebilir. (S.) 573:32. Söz 3. mevkıf, 1. mebhas Hayat sebebiyle karınca küreden büyük olur. (S.) 644:Lemaat Hayatın tarifi ve vazifesi. (30. Lem'a 5. Nük.) 312.
Hayatın teklifleri ağırdır. (S.) 46:8. Söz. Hayat, vahdetin tecelliyatı ve Ehadiyetin aynasıdır. (S.) 467:29. Söz 1. makam, 1. esas
Hayatı veren Allah'tır. (M.) 232:20. Mektup 6. kelime Hayatı verip besleyene perestij edip yalvarmak gerekir. (S.) 29:5. Söz Hayatsız vücut adem gibidir. (S.) 643:Lemaat Hayat yalnız bulunulan andır. (S.) 436:26. Söz hâtime, 4. fikra His hayattan süzülmüştür. (S.) 103:10. Söz zeylin 2. parçası Hürriyet hayat makinasının buharıdır. (D.H.Ö.) 59.
FIHRIST/256
Iman hayata hayat olsa geçmiş ve gelecek nurlanır. (K.L.) 113. Iman hayata hayat ve ruh olunca bekâ bulur. (L.) 256:26. Lem'a
YanıtlaSil14. rica 5. mertebe-i hasbiye
Insanın hayatının gayesi dokuz emirdir. (S.) 117:11. Söz
Insanlardan hayatın sırrını anlayanlar ve hayatını sû-i istimal et- meyenler, ahirette ebedi hayata mazhar olacaktır. (S.) 101: 10. Söz zeylin 2. parçası
Klinat hayat için yaratılmıştır. (S.) 102:10. Söz, muk. 2. nokta Klinata serpilmiş hayat parçalarının muhassal bir hayat-ı umu- miyesi var olmak gerektir. (Sn.) 24.
Kur'ân hayattar hakikatlarının şehadetiyle kâinatın hayatının ru hudur, kainatın şuurunun aklıdır. (S.) 103:10. Söz zeylin 2. par. Nur talebelerinin vazifesi iman olduğundan hayat meselesi on- lan çok alakadar etmez. (K.L.) 155.
Ölüm hakikatı hayattan ziyâde birşey istiyor. (T.H.) 354: Den. hay. Peygamberimizin getirdiği din hayata ne vermiş? (S.) 685:Lemaat Rızık hayat kadar ehemmiyetlidir. (Sn.) 23.
Şuur hayatın nurudur. (S.) 468:29. Söz 1. makam 1. esas Varlıklan içerisinde en kıymetlisi hayattır. (B.L.) 57. Vazifeler içerisinde en kıymetlisi hayata hizmettir. (B.L.) 57.
Vücudun kemåli hayat iledir. (S.) 468:29. Söz 1. makam 1. es
HAYIR (Bak:şer)
Ähirette hayır şerri idam-1 ebedi ile mağlup edecektir. (Mh.) 35:
1. makale 9. mukaddime
Alemin her halinde mutlak hayır olmaz. (Mn.) 123.
Älemin yaratılışında bizzat maksud olan ve galib-i mutlak olan hüsün, hayır, hak ve kemaldir. (Mh.) 35:1. makale 9. mukad. Dul, tevbe ve tevekkül hayra meyle büyük bir kuvvet verir. (S.) 432:26. Söz, 2. mebhas
FIHRIST/257
Hayır, kendisinden yedi başak sünbüllenen ve her bir başakta yüz dane bulunan bir daneye benzer. (Mn.) 106.
YanıtlaSilHayırdan bazan şer çıktığı gibi, şerden de bazan hayır çıkar. (Mn.) 75,
Hayr-ı mutlaktan hayır gelir. (S.) 81:10. Söz 10. hakikat Insanın hayra da, şerre de sınırsız kaabiliyeti vardır. (Sn.) 27. Kainatta mutlak gàlip hayırdır. (Mn.) 38.
Kainatın mülk ciheti, hüsün, kubuh, hayır, şer, küçük, büyük gibi zıtların cevelengâhıdır. (Sn.) 33.
Kusursuz eşya, her şeyiyle hayırlı şey, az bulunur. (M.) 430:29, Mektup, 9.işaret, 3. telvih
Yaratılışta hayır küllf, şer cüz'idir. (Mh.) 1. mak. 9. muk.) 34,
HAYVAN (Bak:arı, sinek, kuş)
Allah'ın sekiz çift hayvan indirmesi. (L.N.) 52.
An su içer bal akıtır, yılan su içer zehir akıtır. (Mn.) 121.
Atmacanın serçeye tasallutunun hikmeti. (S.) 210:18. Söz 2. nok. Balıkların çoğalması. (L.N.) 14.
Başid başında bir kurd Bediüzzaman'a ilişmedi. (S.T.Ten.) 161:
28. Lem'a
Bâzı hayvanlar ruhların tayyareleridir. (S.) 163:15. Söz 1. bas. Bediüzzaman ile hocasına cesim bir arslanın musallat olması. (S.T. Ten.) 156:28. Lem'a
Bediüzzaman'ın karıncalara yemek vermesi. (T.Н.) 39. Bir maymunun Venizelos'u gebertmesi. (Rm. İç. R.) 1:233.
Bülbül beş gaye için istihdam ediliyor. (S.) 319:24, Söz 4. dal Domuz eti yiyen bir cihetle domuzlaşır. (L.N.) 84. Dünya hayvana çok benziyor. (S.) 6690:Lemaat Ehlf hayvanlar insanın zaaf, acz ve tenbelliğinden hisse almış-
lardır. (S.) 292:23. Söz 2. mebhas, 3. nükte Et yiyen hayvanların helal ızıklan ölmüş hayvanlardır. (L.N.) 15. FIHRIST/258
Gavs-ı Azam yediği tavuğun dirilmesi. (L.) 143:19. Lem'a 2. 3. nük. Güvercinlerin hicrette yuva yapması. (M.) 152:19. Mektup 15. işâ. Güvercinlerle oynamak, papağanları konuşturmak mânâsız bir
YanıtlaSileğlencedir. (S.) 236:20. Söz 2. makam
Güzel ve yumuşak bir elbiseyi elsiz bir böceğin eliyle giyiyo- ruz. (S.) 65:10. Söz 2. hakikat
Hayat sebebiyle karınca küreden büyük olur. (S.) 644:Lemaat
Hayvan adeta başka bir âlemde tekemmül etmiş olarak dünyaya gelir. (S.) 285:23. Söz 1. mebhas, 4. nokta
Hayvanat olsun, nebatât olsun, arzı istila etmek ister. (M.N.)
184:Şemme, 10. risâle Hayvanın vazifesi fiilî ibadettir. (S.) 285:23. Söz 1. meb. 4. nok.
Hayvanlar Allah'ı zikreder. (E.L.) 1:46.
Hayvanların elemleri vardır. (S.) 320:24. Söz 4. dal
Hayvan geçmiş ve gelecekten etkilenmez. (S.) 133:13. Söz 2. mak.
Hayvanların hizmetlerine karşı verilen maaş. (S.) 186:17. Söz; (S.) 319:24. Söz 4. dal
Hayvanlar ilhama mazhardır. (E.L.) 1:91.
Hayvanların meleklerden bir çobanı var. (E.L.) 1:91.
Hayvanların miskin olması, onları Allah'ın yaratmadığına delil olmaz. (M.N.) 152:Zerre
Hayvanlarda nefis ve cüz'i ihtiyarî vardır. (S.) 319:24. Söz 4. dal Hayvanlardaki hiss-i kable'l-vuku. (M.) 333:28. Mektup 1. me- sele, 5. si
Hayvanların ölmesi ve musibete maruz kalmasının hikmet (M.N.) 64:Katre, hâtime'nin sonu; (M.) 48:12. Mektup, 3 suâl; (M.) 275:24. Mektubun başı
Hayvanların ruhlarının âhirette mükâfaat ve cezalandırılması vardır. (L.N.) 15.
Hayvanların ruhları baki kalacak. (L.) 360:Münacaat; ($.) 45:3. Ş Herbir hayvanın bir âdemi var. (L.N.) 82.
FİHRİST/
Insan dünya hayatı lezzetinde hayvandan yüz derece aşağı düyer
YanıtlaSil(S.) 292:23. Söz 2. mebhas, 3. nükte.
Insanda hayvanın aksine olarak kuva ve meyillerine sınır konul
mamış. (Sn.) 39. Insama hayvan arasındaki fark. (K.L.) 113; (S.) 327:24. Söz 5.
dal 4. meyve Insan suretindeki hayvanlar. (S.) 172:15. Söz zeyl İsrailoğulları ve Mısır halkı ineğe tapıyorlardı. (S.) 224:20. Söz
1. makam, 3. nükte
Karıncanın Firavunun sarayını harap etmesi. (S.) 268:22. Söz 2.
makam, 4. lem'a
Keçinin ıztırar vaktindeki mukavemeti. (Sn.) 72; (H. St.) 105:6, hat. Keçi ile kurt hikayesi. (T.H.) 200, 202, 224:Eskişehir hayatı Kurban olarak kesilen koyuna ahirette baki bir cisim verilecek. (S.) 186:17. Söz
Nimetleri hayvan gibi yutmaya izin yoktur. (S.) 41:8. Söz Peygamberimizin hayvan cinsinde tezahür eden mücizeleri.
(M.) 152-15519. Mektup 15. işaret, 1. şube
Pirenin midesini tanzim eden güneş sistemini dahi O yaratmış- tır. (Nok. İç. R.) 1:101.
Risale-i Nur hayvanlarla alakadardır. (E.L.) 1:47.
Sıhhiye memuru olan hayvanlar. (L.N.) 14; (L.) 299:30. Lem'a 1. nükte; (M.) 333:28. Mektup 1. mesele, 5. si
Sinek ve benzeri hayvanların vazifeleri. (L.N.) 12.
Tavuğun cesâreti. (Sn.) 72, 73; (H. St.) 105: 6. hatve
Yeşil kuşlar olarak adlandırılan Cennet kuşları. (S.) 163:15. Söz 1. bas. Zararlı hayvanlarla mücadele. (L.N.) 17.
HEDİYE
Bediüzzaman'ın hediye kabul etmemesinin sebebi. (M.) 18:2. Mektup; (K.L.) 66; (E.L.) 1:23; (B.L.) 87. Bediüzzaman'ın kabul ettiği hediyeler. (K.L.) 192.
FİHRİST/260
Bediüzzaman Nur talebelerini hediye almaktan men ediyor (Mn.) 107.
YanıtlaSilBediüzzaman sadaka ve hediye kabul etmezdi. (E.L.) 1:18, 257; 2:8, 155,172; (S.) 714: Konf.; (T.H.) 45.
Bir adamın bütün kıymetli hediyeleri efendisine takdim etmesi. (S.) 327:24. Söz 5. dal, 3. meyve
Hediye getiren hizmetçinin ayağını öpüp hediye getireni hiç ta- nımamak. (S.) 13:1. Söz
Padişahın hediyesindeki lezzet. (K.L.) 37. Ziyaret månevî bir hediyedir. (T.H.) 618; (E.L.) 2:155.
HELAL
Haşirde, azalarını helâl dairede kullanan insanın bütün azaları lehinde şehadet ederler. (S.) 293:23. Söz 2. mebhas 3. nükte Helâl dairesi geniştir, keyfe kâfidir. (S.) 33:6. Söz; (S.) 294:23. Söz 2. mebhas, 3. nükte
HILLET
Risale-i Nurun meşrebi hillet ve mesleği uhuvvettir. (L.N.) 32.
Meşrebimiz hıllettir. (L.) 166:21. Lem'a, 4. düstur. Hılletin gayet yüksek tepesinin başından düşmek. (L.) 167:21.
Lem'a, 4. düstur.
Hillet neyi gerektirir? (L.) 166:21. Lem'a, 4. düstur.
Hillet mesleği Urfa'da parlayacaktır. (E.L.) 2:156.
Nur talebeleri hıllet, uhuvvet ve fenâ fi'l-ihvan mesleğinde gi- diyorlar. (Ş.) 267:13. Şua
HIRİSTİYAN-HIRİSTİYANLIK
Dindar Hıristiyanlarla dost olunabilir. (E.L.) 1:8; (K.L.) 187; (Mn.) 70.
Dinsizler tarafından öldürülen mazlum Hıristiyanlar bir nevi şehid sayılabilirler. (Ş.) 290:13. Şua; (K.L.) 75, 76.
FİHRİST/261
Gerçek Müslüman hiçbir zaman Hıristiyan olamaz. (E.L.) 2:60. Hıristiyan âlemi Bediüzzaman'a medyun ve minnettardır. (S.)
YanıtlaSil723: Konferans Hıristiyan âleminin inkişafına yol açan ihtiyarlaşmış olan se- bepler. (Sn.) 82.
Hıristiyanlık âlem-i İslâmla ittifak edecek. (E.L.) 1:58, 65. Hıristiyanlık azizlere Rububiyet-i lahmin bir cilvesini verir. (M.) 313:26. Mektup 3. mebhas, 5. mesele
Hıristiyanları dalalet derelerine atan, aklı azl, bürhanı tard ve ruhbanı taklid etmektir. (Mh.) 34:1. makale, 8. mukaddime Hıristiyanlık havassın tahakkümüne yardım ettiğinden parça- lanabilir. (Sn.) 37.
Hıristiyanlardan hizbul-Kur'ân'a kuvvetli bir imdat gelebilir. (K.L.) 92.
Hıristiyanlık hurâfelerden sıyrılacak. (E.L.) 2:118.
Hıristiyanlar Hz. İsa'yı Allah'ın oğlu olarak görürler. (K.L.) 131; (S.) 650:Lemaat
Hıristiyanların Hz. İsa'ya sevgisi faydasızdır. (S.) 587:32. Söz 3. mev. 2. nokta, 2. mebhas
Hıristiyanların Hz. İsa'ya sevgileri tehlikelidir. (L.) 30:4. Lem'a
4. nükte
Hıristiyanlardaki istinat noktası. (Sn.) 78.
Hıristiyanlık İslama teslim olacak. (S.) 644:Lemaat
Hıristiyanlık İslâmiyetle mezcolacak ve deccalı dağıtacak. (Ş.)
493:5. Şua
Hıristiyanlarla ittifak. (L.) 155:20. Lem'a 1. nokta, 2. sebep, hâ- şiye; (S.T.) 99:8. Şua; (E.L.) 1:202.
Hıristiyanlıkta laiklik olabilir. (M.) 421:29. Mektup 7. kıs. 2. işâ Hıristiyanlığın malı olmayan medeniyeti ona mal etmek feleğin ters dönmesine delildir. (Sn.) 80.
Hıristiyanlarda servet ve rütbece büyük olanlar dindar olabilir. (Sn.) 37.
FİHRİST/262
Hıristiyanların zengin olmalarının sebebi. (Sn.) 76. Hıristiyanlık sadece vicdânîdir. (Mk. İç. R.) 2:277. Hıristiyanlık vasıtalara mânây-ı ismiyle bakar. (H.Ş.) 145:2. zeylin 2. kısmı; (M.) 313:26. Mektup 3. mebhas, 5. mesele Hıristiyan ve Yahudilerin meclise girmesi. (Mn.) 41.
YanıtlaSilHıristiyanlık ya sönecek veya safileşecektir. (H.Ş.) 120:Hak. Çe- kir.; (M.) 454:Hak. Çekir.; (M.) 60:15. mektup, 4. suâl Hiçbir Müslüman araştırma sonucunda Hıristiyanlığı İslâmiyete tercih etmemiştir. (E.L.) 2:177.
Hurafat ve tahrifattan sıyrılarak İslâmiyete inkılap edecek olan Hıristiyanlık insanlığa dünya ve âhiret saadeti verecek. (H.Ş.) 38. Hz. Ömer sıradan bir Hıristiyanla mahkeme oldu. (T.Η.) 575: Isp. hayatı
İslâmiyet Hıristiyanlıkla kıyas edilmez. (M.) 312:26. Mektup 3. mebhas, 5. mesele; (M.) 422:29. Mektup 7. kısım, 2. işaret İslamiyetin Hıristiyanlık ve diğer dinlerden farklı olmasının hikmeti. (M.) 312:26. Mektup 3. mebhas, 5. mesele İslâm hükümetleri Yahudi ve Hıristiyanları inançlarında serbest bıraktılar. (E.L.) 2:127; (T.H.) 575:Isp. hayatı Katoliklerle Protestanların mücadelesi. (M.) 422:29. Mektup 7.
kısım, 2. işåret
Ömer (r.a.) bir Hıristiyanla mahkeme oldu. (E.L.) 2:127.
Papazların ve ruhânflerin istibdadı İslâmiyetin inkişafına mâni oldu. (H.Ş.) 34.
Rusya'da çıkan dinsizlik cereyanı Hıristiyanlığı mağlup etti. (S.T.) 111:8. Şua
Selahaddin Eyyûbî miskin bir Hıristiyanla mahkeme oldu. (Mn.) 66.
Şu zamanın medenî engizisyonu, diyânetsizliğe, lâubâliliğe, Hı- ristiyanlığa meyle ve İslâmiyetten şüphe ile soğutmaya kapı açmak ister. (Sn.) 75.
FİHRİST/263
Teslis içinde tevhid aranmaz. (Mh.) 33:1. makale, 8. mukaddime "Velediyet Akidesi" (M.) 421:29. Mektup 7. kıs. 2. işaret Zalime karşı miskinliği esas tutan Hıristiyanlık nihâyet cesarete geldi. (Sn.) 38.
YanıtlaSilHIRS
Ahirete ait işlerde hırs bir cihetle makbüldür. (E.L.) 1:89. Cinayetkår hırs kalbi deler. (H.Ş.) 146:2. zeylin 2. kısmı Her insanda az veya çok şöhret hırsı vardır. (M.) 401:29. Mek- tup 6. kısım, 1. desise
Hırslı biri nefsinin arzusunu fikir zanneder. (H.Ş.) 150:2. zeylin 2. kısmı Hırs cihetiyle siyaset efkârını İslâmiyet efkârının yerlerine yer-
lerine kadar îsal eden herifler. (H.Ş.) 146:2. zeylin 2. kısmı Hirs gösterenle kanaat edenin mukayesesi. (M.) 262, 263:22.
Mektup 2. mebhas
Hırs kalbi deler. (H.Ş.) 146:2. zeylin 2. kısmı
Hırs riyakarlığa sebep olur. (K.L.) 135.
Hırs sahibi biri, intikam hissi ile, "İslâm parçalanacak" dediğin- den, bu sözünü doğru göstermek için İslâmiyetin parçalan- masını arzu eder. (Sn.) 40.
Hırs sebeb-i hasarattir. (M.) 262:22. Mektup 2. mebhas; (M.) 271:23. Mektup 4. suâl; (M.) 406:29. Mektup 6. kısım, 3. de- sise (L.) 126:17. Lem'a 7. nota; (L.) 149: 19. Lem'a 7. nükte; (H.Ş.) 146:2. zeylin 2. kısmı
Hırs sefålet sebebidir. (L.) 126:17. Lem'a 7. nota
Hırs şükürsüzlüktür. (M.) 350:28. Mektup, 5. mesele
Hırs ve israfta büyük bir ceza vardır. (L.N.) 64.
Hırs, zararlı bir küfrandır. (M.) 277:24. Mektup, 1. mak. 1. rem.
Hırs zillet sebebidir. (M.) 262:22. Mektup 2. mebhas İnsanın hırsı. (S.) 462:28. Söz
FİHRİST/264
Insanda mala ve makam sevgisine karşı şiddetli bir hırs var. (M.) 37:9. Mektup
YanıtlaSilMecâzî hırs, hakikî hırsı. (M.) 37:9. Mektup Medeniyet-i hazıra iktisat ve kanaat esasını bozmuş, israf, hırs ve tamaya sevk ediyor. (H.Ş.) 158.
Meylü't-tefevvuk hırs-ı kâzip ve riyanın başıdır. (Mh.) 26:1. makale, 6. mukaddime Yahudinin hırsı. (M.) 262:22. Mektup 2. mebhas; (M.) 406:29. Mektup 6. kışım, 3. desise
HIRSIZLIK
Avrupa kâfir zâlimleri veya Asya münafıkları Müslümanların elinden fazla malları çalıyorlar. (L.) 126:17. Lem'a, 7. nota Hırsizin elini keserken hiddet eden hâkim görevden alındı. (M.) 260:22. mektup, 1. mebhas, 5. vecih Şeriatın hükmü hırsızlığı önler. (H.Ş.) 80:6. kelime
HIZIR
Hz. Hızır'ın âb-ı hayat çeşmesi. (M.) 143:19. Mektup, 13. işâ Hz. Hızır hayatta mıdır? (M.) 11:1. Mektup, 1. suâl Hz. Hızır makamı. (M.) 432:29. Mektup 9.kısım, 4. telvih Hz. Hızır'ın hayatına yakın hayata mazhar evliyalar vardır. (B.L.) 180.
HİCRET
Hicret esnasında Peygamberimizin sığındığı mağara. (M.) 135: 19. Mektup, 11. işâ. .5. misal
Hicret esnasında sütsüz keçinin süt vermesi. (M.) 150:19. Mek- tup, 14. işaret
Hicrette güvcercinlerin mağaranın ağzına yuva yapmaları. (M.) 152, 159:19. Mektup, 15. işaret 1. ve 3. şubeler
FİHRİST/265
Hicrette Peygamberimizin evden ayrılışı. (M.) 159:19. Mektup, 15. işaret, 3. şu'be
YanıtlaSilHicrette Peygamberimizi müşriklere haber vermek için gelen çobanın niçin geldiğini unutması. (M.) 159:19. Mektup, 15. işâ. 3. şu'be
Hicrette Süraka'nın Peygamberimizi takip etmesi. (M.) 159:19. Mektup, 15. işå., 3. şu'be
Hz. Ebû Bekir hicrette Peygamberimizin arkadaşıydı. (M.) 150,
152, 159:19. Mektup, 14. ve 15. hased Kureyş'in öldürme karan. (M.) 159:19. Mektup 15. işâ. 3. şube
Mevlânâ Halid'in hicreti. (B.L.) 119.
Peygamberimizin Ümmü Mabed'in çadırına uğraması. (M.) 150:19. Mektup 14. işaret, 8. misâl
HİDAYET
En büyük hidâyet nedir? (1.1.) 28.
Her hâdi zat muhdî olamaz. (M.) 328:26. Mektup 4. meb. 9. mes
Hidayetin Allah'tan olması. (1.1.) 63.
Hidayet büyük bir nimettir. (1.1.) 62.
Hidâyet mü'minler için bir buraktır. (1.1.) 63.
HİLAFET
Abdullah bin Zübeyr'in (r.a.) halifeliğini ilân etmesi. (M.) 103: 19. Mektup
Adem'in (a.s.) hilâfet dâvâsında en büyük mucizesi isimleri öğ- renmesiydi. (S.) 237:20. Söz 2. makam
Allah insana yeryüzüne halife olma kaabiliyeti vermiştir. (S.)
236:20. Söz, 2. mak.
Allah insanı meleklere tercih edip hilafet rütbesi vermiştir. (S.) 94:10. Söz, 11. hak.
FİHRİST/266
Devletin ilerlemesi için sadaretle Meşîhat dairesinin eşit olması
YanıtlaSilgerekir. (Sn.) 52.
Dört halife, hem halife hem cumhurbaşkanıydı. (T.H.) 39; (T.H.) 355:Den. hayatı
Dört halifenin mümeyyiz vasıfları. (L.) 36:7. Lem'a, 5. si; (L.)
43:7. Lem'a, tetimme, 2. nükte
Ebû Bekir (r.a.), Hz. Ömer, ve Hz. Osman'ın birbiri peşi sıra hilafete geçeceğine işaretler. (L.) 36:7. Lem'a, 5. si; (L.) 43:7. Lem'a, tetimme, 2. nükte
Gazeteler şeriatı saltanata, hilâfete ve başka siyasete tâbi ve âlet tevehhüm ettiler. (D.H.Ö.) 46.
Halifelik niçin ehl-i beytte kalmadı? (M.) 100:19. Mektup 5. işâ Halifenin iradesinin İngilizlerin lehine çıkması. (H.St.) 101:5. hat. Halife Sultan Vahdettin mütedeyyindir. (H.St.) 102:5. hat. Halife ve hükümdar peygamberler. (S.) 233, 235:20. Söz 2. mak. Hilafetin en ehemmiyetli vazifesi iman hakikatlarını yaymaktır. (E.L.) 1:71.
Hilafeti Meşihat temsil ediyordu. (Mn.) 80; (Sn.) 50.
Hilafet müessesesinin üyeleri kimler olacak? (Sn.) 53.
Hilafetin otuz sene olması. (S.T.) 111:31. Mektub'un 31. lem'ası Hilafet saltanata dönüştüğünde istibdat hayatlandı. (Mn.) 37. Hilafetten sonra ceberutun başlayacağı. (M.) 103:19. Mektup 5. işâ Hilafeti temsil eden Meşîhat-ı İslâmiye İstanbul'a ve Osman- lılara mahsus değildir. (Sn.) 51.
Hz. Ali ile Hz. Muâviye arasındaki savaş hilâfetle saltanat sa-
vaşıydı. (M.) 58:15. Mektup, 2. suâl
Hz. Ali kendisinden önceki halifelere hürmet etti. (E.L.) 1:77.
Hz. Hasan beşinci halifedir. (E.L.) 1:71; (L.) 41, 43:7. Lem'a, bir tetimme ve 2. bir izah
Hz. Hasan'ın halifeliğinin kıymeti. (L.) 41, 43:7. Lem'a, bir te- timme ve 2. bir izah
FİHRİST/267
İnsan arzın halifesidir. (1.1.) 225, 227, 240; (Μ.Ν.) 118, 119: Zeylü'l-Habbe; (L.) 131:17. Lem'a 9. nota; (E.L.) 2:93. İnsan arzın halifesi olduğunu fenleriyle, sanatlarıyla göster- miştir. (S.) 97:10. Söz mukaddime, 2. nokta İnsanın cinlere halife olması. (1.1.) 250. İnsan hilafetle mükerremdir. (S.) 76:10. Söz 7. hakikat İnsan ibadet ve tefekkürle emanete layık bir halife olur. (S.) 298:23. Söz 2. mebhas, 5. nükte
YanıtlaSilİttihat ve Terakkicilerin hilafeti kaldırma teşebbüsleri. (S.T. Ten.) 172:28. Lem'a
Kürt milleti hilafete dâima bağlı kalmıştır. (Mk. İç. R.) 2:301. Mehdi hilafet-i İslâmiyeyi ittihad-ı İslâmiyeye bina edecek.
(S.T.) 99:8. Şua Mehdinin hilâfet vazifesini yürüteceği tarihler. (Tıls.) 183.
Meşveret hilafet merkezinde tesis olmazsa bizzarure başka yer-
de teşekkül edecektir. (Sn.) 53. Osmanlı devleti eskiden beri kendisini hilâfete bayraktar gör- müş. (S.) 652:Lemaat; (Sn.) 56; (Т.Н.) 115.
Osmanlı padişahları hem sultan, hem de halife idi. (Sn.) 50. Otuz sene halife olan bir zât. (Sn.) 67.
Risale-i Nur mânevî halifedir. (E.L.) 1:71.
Şiânın "Hilafet Hz. Ali'nin hakkıydı" şeklindeki görüşü. (L.) 28:4. Lem'a 4. nükte
Zeydīler Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer'in halifeliğini kabul eder- ler. (B.L.) 182.
HİMMET (Bak:hamiyet)
HİNDİSTAN
İngilizlerin Hindistanı istibdat altına alması. (K.L.) 46.
FİHRİST/268
HISS-I KABLE'L-VUKU
YanıtlaSilHayvanlardaki hiss-i kable'l-vuku. (M.) 333:28. Mektup 1, me- sele, 5. si
Herkeste az, çok hiss,i kable'l-vuku vardır. (M.) 333: 28, Mek- tup 1. mesele, 5. si
Rüya hiss-i kable'l-vuku çeşidindendir. (E.L.) 1:54; (M.) 333:
28. Mektup 1. mesele, 5. si
HİSSİYAT
Hissiyatın istibdadı, meslek ve mezhebi muhafaza için taassu ba, başkalarını dalaletle suçlamaya sebep olur. (Mh.) 32:1, makale, 8. mukaddime
Hissiyat-ı insaniye akıl ve fikre galip gelir. (H.Ş.) 16.
Hissiyatın istibdadı, meslek ve mezhebi muhafaza için taassuba, başkalarını dalâletle suçlamaya sebep olur. (Mh.) 32:1. ma- kale, 8. mukaddime
Hissiyatı mecralarına yöneltmek. (M.) 37:9. Mektup
Insanda binler hissiyat var. (M.) 37:9. Mektup
İstikbalde hissiyata bedel efkar hüküm sürecek. (Mh.) 32:1. ma- kale, 8. mukaddime
İnsanda şuursuz olan hisler çoktur. (H.Ş.) 150:2. zey. 2. kıs. Letaif-i aşere. (L.N.) 67, 68.
Nefs-i emmåre öldüğünde onun vazifesi damarlara ve hissiyata devredilir. (Ş.) 278:13. Şua
HİZBÜ'L-KUR'ÂN
Hıristiyanlardan hizbu'l-Kur'ân'a bir imdat gelebilir. (K.L.) 92. Hizbü'l-Kur'ân'a niçin ihtiyaç duyuldu?(E.L.) 1:33.
HİZMET
Bediüzzaman, "Hergün bir başım kesilse Kur'an'a hizmet yolun- da fedâ olsun" diyor. (B.L.) 181.
FİHRİST/269
Bediüzzaman Kur'an ve iman hizmeti için dünya rahatını feda etti. (S.) 712:Konferans Devlete intisap hizmet etmek içindir, maaş kapmak için değil.
YanıtlaSil(D.H.Ö. İç. R.) 1:73. Dünya hizmet yeridir. (M.) 439:29. Mektup 9. kısım, 8. telvih, 5. si; (L.N.) 33; (K.L.) 92.
Ehl-i imanı geçim derdi içinde boğdurmak. (K.L.) 99. En mühim hizmet iman hizmetidir. (B.L.) 173.
Hakka hizmet ağır bir defineyi taşımak gibidir. (L.) 161:20.
Lem'a 7. sebep
Hayata hizmetin en kıymetlisi, ebedî hayata hizmettir. (B.L.) 57. Hizmetin selâmeti için Bediüzzaman'ı hududa göndermek iste-
diler. (B.L.) 204.
Hizmet ehline Allah yardım eder. (K.L.) 146.
Hizmet ehline ya dünya küsmeli veya o dünyaya küsmeli. (B.L.) 295
Hizmete hâlis çalışanlar fütur verdiklerinde tokat yerler. (B.L.) 203.
Hizmette kardeşler tenkid edilmemeli. (L.) 164:21. Lem'a 2. düs.
Hizmetin mükafaatı hizmetin içindedir. (L.) 127:17. Lem'a 8. nota Hizmet omuzumuza ihsan-ı İlâhî olarak konmuştur. (L.) 164:21. Lem'a Hizmette tenbellik göstermenin bir sebebi. (K.L.) 93.
Hizmetin üniteleri fabrika hükmündedir. (L.) 165:21. Lem'a 2. düs. Hizmet vaktidir. (Mn.) 104.
Hizmet yolunda kardeşlerin kusurunu görmemelidir. (L.) 159:20. Lem'a 6. sebep.
Hizmet yürüyüşünde en yavaş yürüyen esas alınmalıdır. (K.L.) 187. İhtiyarladıkça Bediüzzaman'ın iman hizmetine olan enerjisi art- tı. (S.) 713:Konferans
Iman hakikatları ve nur hizmeti hiçbir şeye âlet olmaz. (E.L.) 38. İman hizmetinde çekilen sıkıntı fazla sevaba sebeptir. (E.L.) 1:17. İman hizmeti kâinattaki herşeyin üzerindedir. (K.L.) 96. İman hizmeti sevap kazandırdığından sabra sebeptir. (E.L.) 1:17.
FİHRİST/270
Insan, hizmet zamanında nefsini unutup ücret zamanında hatır lamamalıdır. (M.) 443:29. Mektup 9. kısım, zeyl, 2. hatve; (S.) 439:26. Söz, zeyl 1. hat.
YanıtlaSilKişi üzerine düşen hizmette tenbellik göstermemelidir. (Mn.) 125. Nur talebesinin vazifesi kudsî, hizmeti ulvîdir. (M.) 414:29. Mektup, 9. kısım, 6. desise Risale-i Nurun hizmeti. (S.T.) 138; ($.) 567:15. Şua; (T.H.) 34;
(B.L.) 138.
Risale-i Nur hizmeti bir cephede dursa da diğer cephede devam eder. (K.L.) 96.
Risale-i Nur hizmetinde bulunanların geçiminde, kalbinde, bedeninde bir rahatlık olur. (K.L.) 148; (E.L.) 1:165.
Risale-i Nur hizmetinde cesaret göstermek. (K.L.) 102.
Risale-i Nura hizmet eden çocuklar. (E.L.) 1:63.
Risale-i Nura hizmet edenlere tayinat. (E.L.) 2:187, 190.
Risale-i Nur hizmetinin ehemmiyeti. (K.L.) 81.
Risale-i Nur hizmetine fütur vermek sıkıntı sebebidir. (K.L.) 153.
Risale-i Nur hizmeti hakkında ilgili Mustafa Sabir'in mektup- Лап. (Т.Н.) 628-633.
Risale-i Nurlara hizmet için siyaset. (E.L.) 2:186. Risale-i Nur hizmetinin kerameti. (S.T.) 27, 28, 31.
Risale-i Nura hizmet milletvekilliğine tercih edilir. (T.Н.) 616.
Risale-i Nura hizmet yolunda ne gelse ucuzdur. (E.L.) 1:26.
Ruhânſler ehl-i hizmeti tebrik eder. (E.L.) 1:150.
Uhrevî hizmet karşılığında hiçbir ücret almamak. (T.Н.) 32. Vazifeler içerisinde en kıymetlisi hayata hizmettir. (B.L.) 57.
HOCA
Bediüzzaman Hoca Vehbi Efendiye selâm ediyor. (E.L.) 1:212.
Bediüzzaman'ın hocalara sitemi. (E.L.) 1:210.
Edime Câmiinde bir hoca lisanıyla Venizezolas'a duâ edildi. (Tl. İç. R.) 1:194.
FİHRİST/271
Hocaların Bediüzzaman'ı gıybet etmesi. (S.T.) 52:27. Mektup "Hocaların Cumalarına karışmayınız." (K.L.) 187. Hocalar maişet derdi sebebiyle Risale-i Nura karşı cephe alıyor. (E.L.) 1:210.
YanıtlaSilHocalar Risale-i Nura alaka duymalıdır. (E.L.) 2:151 Hocaların Risale-i Nura itirazı. (K.L.) 117; (B.L.) 196; (E.L) 2:202. Hocaların Risale-i Nura karşı çıkmasının sebebi. (E.L.) 1:161 Hocaların Risale-i Nura sahip çıkması. (E.L.) 2:55.
Hocaların Risale-i Nuru tenkid eden eserler yazamaması. (E.L.) 2:72. Hocalara vurmamak gerekir. (E.L.) 2:215.
Hocalarla uğraşmamak. (T.H.) 375:Den. hay.; (Ş.) 265:13. Şua; (E.L.) 1:130.
Hz. Ali'nin âhirzamanda bazı hocalara vurduğu tokat. (E.L.) 1:210. İslâmiyet fukaraya ve mutaassıp bir kısım hocalara tahsis edile- mez. (Mn.) 86. Mutaassıb hocaların en enâniyetlisi dahi Risale-i Nur dairesine
girecek. (E.L.) 1:207.
Münafıklar hocaları ve ehl-i bidayı Risale-i Nur aleyhinde kul- lanıyorlar. (E.L.) 1:125.
Vehbi Hoca Bediüzzaman'a destek verdi. (E.L.) 1:126.
HODFÜRUŞLUK
Hodfüruşluk asrın hastalığıdır. (E.L.) 2:218.
HUBB-U CAH (Bak:makam sevgisi)
HUDEYBİYE
Hudeybiye anlaşmasının Müslümanlara kazandırdıkları. (7. Lem'a 2. si) 29.
HUDUS
(S.) 625:33. Söz 30. pen.; (7.Ş.) 118; (Mh.) 109:3. maka. 1. maks. FİHRİST/272
HULÜL NAZARİYESİ
YanıtlaSilVacip mümküne hulül edemez. (Mh.) 118:3. makale
HURAFE
Hıristiyanlık hurafattan sıyrılacak. (H.Ş.) 34; (E.L.) 2:118. Hurafâtı arkasına takar. (Mh.) 21.
Hurâfat doğru şeyin kuvvetini bitirir. (Mh.) 21:1. maka. 4. muk. Mecaz ilmin elinden cehlin eline düşse hakikate dönüşür ve hu- rafâta kapı açar. (Mh.) 22:1. makale. 5. mukaddime Teşbih ilmin elinden cehlin eline düşse hakikate dönüşür ve hu- rafâta kapı açar. (Mh.) 22:1. makale, 5. mukaddime Yaratılışta olan güzellik, azamet ve ulviyete kanaat etmemek
hurafâtı netice verir. (Mh.) 43:1. makale 12. mukaddime
HUSÛMET (Bak:adâvet)
HUTBE
Hutbenin Türkçe okunması. (M.N.) 78:Hubâb; (S.) 445:27. Söz 3. sü
HÜKÜMET
Allah'ın indirdiği ile hükmetmemek. (Mn.) 124.
Asrımızın hükümetleri ilme dayandığından hızırvârî bir ömre mazhardır. (Mn.) 33.
Bediüzzaman Meşrûtiyetten önce hükümete muteriz olduğu hal- de, hükümete itiraz edenlere de itiraz ederdi. (Mn.) 123.
Bediüzzaman eski hükümetleri tenkit etti. (T.H.) 578:Afy. hayatı Bediüzzaman hükümetin manevî şahsını ithamdan kurtarmaya çalıştı. (T.H.) 211:Esk. hayatı
Bir hükümet tamamıyla mâsum olamaz. (Mn.) 39, 51.
Cumhuriyet hükümetinin çifte sıtandardı. (T.H.) 353, 361:Den. hay. Cumhuriyet hükümeti ilim hürriyetini yasaklayamaz. (T.H.) 197: Eskişehir hayatı
FIHRIST/273
Cumhuriyet hükümeti kuvvetlidir. (D.H.Ö.) 81.
YanıtlaSilEmânet layık olanlara verilmelidir. (Mn.) 133.
Her hükümette muhalefet bulunur. (T.H.) 575:Isp. hayatı Hiçbir hükümet månevî kuvvetinin kaynağını yasak etmez. (T.H.) 199:Esk. hayatı
Hikmet-i hükümet. (S.) 54:10. Söz
Hükümet ele bakar, kalbe bakmak hakkı yoktur. (T.H.) 196:Esk. hay.
Hükümet, halkına vesâyete muhtaç çocuk nazarıyla bakmamalı- dır. (Mn.) 132.
Hükümete hasenat seyyiat noktasından bakmak gerektir. (Mn.) 51. Hükümetler bir tek siyasî kanaata sahip olamaz. (T.H.) 205:
Esk. hayatı
Hükümet her milletin dillerini ve âdetini muhafaza için teşeb büse geçmelidir. (Nt. İç. R.) 2:255.
Hükümet hizmetkarlıktır. (Mn.) 42, 79.
Hükümet içinde hükümet zararlıdır. (H.Ş.) 115:Cemi. th. Mahsus Hükümeti ikaz. (Mk. İç. R.) 2:279.
Hükümet Kur'ân dersleri ve dinî dersler verilmesi için emir ver- miş (E.L.) 1:230.
Hükümet-i meşrûtânin timsal-i nûrânisi, "Hepiniz çobansınız ve idareniz altındakilerden mes'ulsünüz" hadisini esas alır. (Mn.) 27.
Hükümetin istibdadı. (Mn.) 26.
Hükümetin istibdadı küçük istibdatların pederidir. (Mn.) 33. Hükümet memurları birden değiştirmemelidir. (D.H.Ö .) 86.
Hükümet millete zararlı fikirleri yasaklayabilir. (T.H.) 213:Esk. hay. Hükümet milletle barışmalıdır. (T.H.) 211:Esk. hayatı
Hükümet raiyeti olmayanlara kanununu tatbik edemez. (M.) 417:29. Mektup, 6. kısmın zeyli, 5. si
Hükümetin sû-i istimâlinin zararı. (Mn.) 133.
Hürriyeti lafızdan ibaret olan bir hükümetin en rahat yeri hapis- hane olsa gerektir. (D.H.Ö.) 20; (T.H.) 59.
FİHRİST/274
Kuvvete dayanan ortaçağ hükümetleri yıkılmaya mahkumdur. (Mn.) 33.
YanıtlaSilMeşrûtiyete dayanan hükümet gittikçe kuvvetlenir. (Mn.) 28. Meşrůtiyet hükümete düştüğü vakit, hürriyet fikri meşrûtiyeti her vecihle uyandırır. (Mn.) 31.
Millet hastadır, hükümet hekimdir. (Nt. İç. R.) 2:263; (Mn.) 24. Nevamis-i hikmet desatir-i hükümetten müstağni değildir. (Mh.) 126:3. makale, vehim ve tenbih Osmanlı hükümetinin anayasasında "Bu devletin dini İslâmdır" yazılıydı. (Mn.) 53.
Saadetini yalnız hükümetin cebinde zannedenler, kalp ve akıl- larını hükümetin kesesinde hayal edenler. (Mn.) 47. Şahsın riyasetinin aleyhinde olan Bediüzzaman, "Reisimiz an cak hükümettir" diyordu. (Nt. İç. Reç.) 2:264.
HÜRMET
Sosyal hayatı idare eden en mühim bir esas kuvvet ve merha- mettir. (K.L.) 107.
HÜRRİYET
Âlemdeki terazinin hürriyet gözü ağır gelmiştir. (Mn.) 63. Asayiş ve emniyete dokunmamak şartıyla hiç kimse vicdanıyla kabul ettiği bir fikirden dolayı mes'ul olmaz. (T.H.) 575:İsp. hay.; (Ş.) 299:14. Şua
Bediüzzaman'a göre hürriyet İslâmî terbiye ile terbiye olmazsa ölecek ve yerine mutlak bir istibdat çıkacak. (Mn.) 150.
Bediüzzaman'ın fikir hürriyetine verdiği ehemmiyet. (B.L.) 107. Bediüzzaman, Hürriyet hareketlerinin Rusya'yı parçalayacağını haber verdi. (T.H. İç. R.) 1:27.
Bediüzzaman, hürriyet diplomasını almaları için Kürtlere nasi- hat etti. (D.H.Ö.) 59, 60.
FİHRİST/275
Bediüzzaman'ın hürriyetine düşkünlüğü. (T.H. İç. R.) 1:21; (T.H.) 43; (E.L.) 1:17.
YanıtlaSilBediüzzaman'ın methettiği hürriyet. (Mn.) 27. Bediüzzaman, hürriyet-i şer'iyyenin sünnetini mütegalliplere ezber ettirmek istiyor. (Mn.) 109.
Bediüzzaman'ın "Hürriyete Hitap" isimli nutku. (D.H.Ö.) 73; (T.H.) 51 Bediüzzaman'ın hürriyeti şeriat namına kabul etmesinin sebebi. (H.Ş.) 79.
Bediüzzaman hürriyet ve demokrasinin tesisine çalıştı. (T.H.) 578:Afyon hayatı
Bizdeki istibdat Asya'nın hürriyetine zulmânî bir set çekmiştir. (Mn.) 63.
Cumhuriyet fikir ve vicdan hürriyetini esas almalıdır. (E.L.) 2:112, Cumhuriyet hükümeti ilim hürriyetini yasaklayamaz. (T.H.) 197, 205:Eskişehir hayatı
Din ve vicdan hürriyeti. (M.) 416-418:29. Mektup, 6. kısmın zeyli; (E.L.) 1:276;2:127; (B.L.) 202; (H.Ş. 5. Veh.) 102; (T.H.) 207:Esk. hay.; (T.H.) 351:Den. hay.; (T.H.) 575,
579:Isparta hayatı
Düşünce hürriyeti. (T.H.) 196:Esk. hayatı
Fikir hürriyeti. (B.L.) 202.
Haklı hürriyetten hakkıyla istifade etmek, imandan istimdat ile dir. (D.H.Ö.) 62.
Hükümetler millete zararlı fikirleri yasaklayabilir. (T.H.) 213: Eskişehir hayatı
Hürriyet (1908) tam zamanında doğdu. D.H.Ö.) 80.
Hürriyetin birinci kapısı, şeriat dairesinde kalplerin birleşme-
sidir. (D.H.Ö.) 74; (Τ.Η.) 51. Hürriyetin en geniş şekli cumhuriyettir. (T.H.) 205:Esk. hayatı Hürriyet fikri Çin'e kadar yayıldı. (Mn.) 63.
Hürriyet fikri İslâm âlemini uyandırmıştır. (Mn.) 63.
FİHRİST/276
Hürriyet hayat makinasının buharıdır. (D.H.Ö.) 59.
YanıtlaSilHürriyetin ikinci kapısı maariftir. (D.H.Ö.) 75; (Т.Н.) 51.
Hürriyet imanın hassasıdır. (Mn.) 59; (H.Ş.) 67.
Hürriyet insaniyet âlemine galebe çalmaya başlamıştır. (Mn.) 65. Hürriyet nedir? (Mn.) 55.
Hürriyet şahsî maksatlarla ve intikam fikri ile lekelenmemeli. (D.H.Ö.) 73; (T.H.) 51.
Hürriyet, şeriatın adaplarıyla kayıt altına alınmalıdır. (D.H.Ö.) 24; (Τ.Η.) 61. (Mh.) 39:1. makale, 9. mukaddime
Hürriyet-i şeriyye, Cenâb-ı Hakkın Rahman ve Rahîm isimleri nin bir ihsanıdır. (H.Ş.) 67.
Hürriyet-i şeriyye esas alınırsa milletimiz bin derece terakkî
eder. (D.H.Ö.) 73; (Τ.Η.) 51.
Hürriyet-i şeriyye güzel bir sada ile çağırıyor. (D.H.Ö.) 73; (Τ.Η.) 51.
Hürriyet-i şeriyye imanın bir hassasıdır. (H.Ş.) 67.
Hürriyet-i şeriyye Müslümanların ayaklarına konmuş çeşit çeşit istibdatlarını açar. (H.Ş.) 66.
Hürriyet-i şeriyye şehamet ve şefkati imâniyeden doğmuştur. (H.Ş.) 66.
Hürriyet-i şeriyye, şeriatın adaplarıyla süslenip Batının sefih medeniyetindeki sefehati atmaktır. (H.Ş.) 66.
Hürriyet ve medeniyetin ağalığı. (Nt. İç. Reç.) 2:263.
Hz. Hüseyin, devrinde istibdatın kuvvet bulduğu Yezid'e karşı hürriyet kılıncını çekti. (Mn.) 37.
İlim hürriyeti. (T.H.) 197, 205:Esk. hayatı
İmandan gelen hürriyetin emr ettiği iki esas. (H.Ş.) 66.
İman ne kadar kuvvetli olsa hürriyet o kadar kuvvet bulur. (H.Ş.) 103:6. vehim
İngilizler hürriyetperver maskesi takmışlar. (Sn.) 78.
İnsana karşı hürriyet Allah'a karşı kulluğu netice verir. (Mn.) 58. İnsanlar hür oldular ama yine abdullahtır. (D.H.Ö.) 65; (T.H.) 54 İnsanlar kayıtsız hür olsa, sefih ve itaatsiz olur. (D.H.Ö.) 24;
(Т.Н.) 61.
FİHRİST/277
İslâm âleminin terakkisinin birinci kapısı, meşrûtiyet-i meşrua ve şeriat dairesindeki hürriyettir. (D.H.Ö.) 55; (T.H.) 72. İslâm hükümetleri Yahudi ve hıristiyanları inançlarında serbest
YanıtlaSilbıraktılar. (E.L.) 2:127. Konuşma hürriyeti tanıyıp sonra da cezalandırmak suçtur. (D.H.Ö.) 49; (T.H.) 70.
Konuşma ve yazma hürriyeti. (Mh.) 128:3. makale Maddî tazyikler fikir ehline daha ziyade kuvvet verir. (D.H.Ö.) 48; (Τ.Η.) 69.
Mahkemelerin bağımsız ve tarafsız olması din ve vicdan hürri- yetinin bir umdesidir. (T.H.) 575:Isp. hayatı
Meşrûtiyet hükümete düştüğü vakit, hürriyet fikri meşrûtiyeti her vecihle uyandırır. (Mn.) 31.
Meşrûtiyette hürriyet lafızdan ibaretti. (D.H.Ö.) 20. Milliyet fikri hürriyetin pederidir. (Mn.) 62.
Mimsiz medeniyette fikir ve söz hürriyeti, dürüst niyet ve kalp selâmeti yoktur. (D.H.Ö.) 53; (T.H.) 71.
Muhalefet hiçbir hükümette suç sayılmaz. (E.L.) 2:127. Mutlak hürriyet hayvanlıktır. (H.Ş.) 103:6. vehim Münafıklar fikir hürriyetinden istifadeyle haşri inkar ettiler. (S.T.) 95:8.Şua
Müslümanların din ve vicdan hürriyetine verdikleri önem. (Mk. İç. R.) 2:274.
Osmanlı, hürriyet-i şeriyyeyi tatbik etmiştir. (Mn.) 113. Rum ve Ermenilerin hürriyeti. (Mn.) 60, 69.
Sağ olsun şeriat hakikatlarının terbiyesinden tam ders alan neyyir-i hürriyet. (D.H.Ö.); 56; (T.H.) 72.
Sultan-ı hürriyet başkasına tecavüzü tecviz etmez ve şeriata da- yanır. (D.H.Ö.) 58.
Sünnet hürriyeti tahdit etmez. (H.Ş.) 103:6. vehim Şeri hürriyetin insanlara kazandırdıkları. (H.Ş.) 40.
FİHRİST/278
Şer'i hürriyet müstebitlere dalkavukluk; biçârelere de tahakküm etmemeyi gerektirir. (H.Ş.) 41. Şeriat, adâlet, eşitlik ve hürriyeti bütün levazımatıyla içine alır.
YanıtlaSil(D.H.Ö.) 84.
Şeriat dairesinden hariç olan hürriyet ya istibdat ve nefse esirlik
veya hayvanlıktır. (H.Ş) 103:6. vehim Şeyhe, veliye ve büyük adama karşı hürriyet. (Mn.) 59. Şeytanî istibdata hürriyet ismi takılmış. (S.) 648:Lemaat Yeni felsefe hürriyetperverdir. (Mh.) 73:2. makale, tenbih
HÜSEYİN (R.A.)
(14. Lem'a 2. Suâl) 90; (Ş.) 80:6. Şua
Hz. Hüseyin. (E.L.) 1:207; (S.) 377:25: Söz
Hz. Hüseyin Emevîlerle niçin mücadele etti? (M.) 58:15. Mek- tup, 2. suâl
Hz. Hüseyin, devrinde istibdatın kuvvet bulduğu Yezid'e karşı hürriyet kılıncını çekti. (Mn.) 37.
Hz. Hüseyin niçin muvaffak olamadı? (M.) 58:15. Mektup, 2. suâl Hz. Hüseyin'in neslinden gelen evliyanın çokluğu. (Ş.) 80:6. Şua
Hz. Hüseyin Risale-i Nuru haber veriyor. (E.L.) 1:66, 67.
Kerbela hadisesinin sebebi. (M.) 58:15. Mektup, 2. suâl Peygamberimiz Hz. Hüseyin'i tâziye ve teselli etti. (L.) 97:14.
Lem'a, 2. suâl
HÜSN (Bak:güzel)
HÜSN-Ü ZAN
Allah'a hüsn-ü zan beslemek. (Mn.) 81; (S.) 39:8. Söz; (H.Ş.) 50. Bediüzzaman hüsn-ü zanları niçin kabul etmiyor? (E.L.) 1:89. Bediüzzaman kendisine hüsn-ü zan etmiyor. (E.L.) 1:223; (Mn.) 49. Halkın şeyhlerine karşı hüsn-ü zanlarını kırmamak gerekir. (S.T.) 157.
FİHRİST/279
Hüsn-ü zanda dikkatli olunmalı. (Mn.) 49. Hüsn-ü zan edilmeli. (Mn.) 82, 135; (Sn.) 47. İnsan hüsn-ü zanna memurdur (M.N.) 58: Katre, hatime 4. hastalık Su-i zan makamında hüsn-ü zan. (D.H.Ö. İç. Reç.) 1:74.
YanıtlaSilSu-i zan mümkün oldukça hüsn-ü zan etmemek. (H.Ş.) 59:5. kelime
HÜSUF
Hüsuf namazı. (S.) 287:23. Söz, 1. meb. 5. nokta; (E.L.) 1:31.
I
YanıtlaSilIRKÇILIK (Bak:milliyetçilik)
IŞIK
Bediüzzaman'ın Meşrûtiyetin ilanından önce çıkacağını hisset- tiği ışık. (E.L.) 2:107; (Mn.) 45.
Işık cisimlerin görülmesine sebeptir ve renklerin varlık nedeni- dir. (S.) 467:29. Söz 1. makam, 1. esas
FİHRİST/281
I
YanıtlaSilİBADET
Ahiret gibi dünya saadeti dahi ibâdette ve Allah'a asker olmak- tadır. (S.) 25:3. Söz
Allah'a hakkıyla kul olan insanlara kulluğa tenezzül etmez. (D.H.Ö.) 62; (T.Н.) 53.
Allah'tan başka hiçbir şey ibâdet edilecek kadar büyük değildir. (L.) 118, 122:17. Lem'a, 2. ve 5. notalar
Allah ibâdete lâyıktır. (İ.İ.) 150, 154.
Allah insanları ve cinleri Kendisine ibâdet etmeleri için yarat- mıştır. (L.) 267:28. Lem'a, 2. nükte
Arştan ferşe, yıldızlardan sineklere, meleklerden balıklara kadar herşey farklı şekillerde Allah'a ibadet eder. (S.) 317:24. Söz, 4. dal Asker, bir saat nöbette bir sene ibâdet kadar sevap kazanabilir. (S.) 454:27. Söz, zeyl; (S.) 137:13. Söz, 2. mak haşiyesi; (M.) 450:Takriz, 8. rem; (S.T.) 108, 149:8. Şua ve par. fık. Bakış tarzı âdeti ibâdete çevirir. (S.) 664:Lemaat
Bir saat hastalık on saat ibâdet hükmüne geçer. (E.L.) 2:157.
Bir saat tefekkür bir sene ibâdet hükmüne geçer. (S.T.) 28, 149:Parlak fıkralar
Bitkilerin ibâdetleri sırf Allah rızası içindir. (S.) 320:24. Söz, 4. dal
FİHRİST/282
Cahşmak ne zaman ibadet olur? (S.) 27:4. Söz; (S) 29:5. Söz; () 138:13. söz, 2. makamın haşiyesi; (D.H.Ö.) 71; (T.Н.) 4Afyon hayan
YanıtlaSilHapiste geçen her bir gün on gün ibadet kazandırabilir. (S.) 137:13. s, 2. makamın haşiyesi
Hayvanın vazifesi fiilf ibadettir. (S.) 285:23. Söz 1. meb. 4. nok Ner bir hassenin kendine mahsus ibadeti vardır. (M.N.) 165:Şemme Her mahluk kendi lisanıyla Allah'a ibadet eder. (M.) 383:29. Mektup, 1. kısım, 6, nükte
Her meyvedar ağaç ve çiçekli otun ibadeti var. (S.) 109:10. Söz, zeylin 4. parçası
Niklet Allah'ın emrine ve rızasına bakar. (L.) 136:17. Lem'a 13. nota, 2. mesele; (M.N.) 145: Zühre, 13. nota, 2. mesele
kletimize Allah'ın ne ihtiyacı var? (L.) 192:23. Lem'a hâtime, 1. suât
İbadet büyük bir ticaret ve saadettir. (S.) 24:2. Söz
Prädet camiinde padişahla köle birdir. (H.Ş.) 105:7. vehim İbadet düşüncesiyle insan dünyaya daha şevkle çalışır. (S.) 246:
21. Söz 5. ikaz
İbadetin ehemmiyeti. (1.1.) 140.
İbadetin faydaları. (İş. 140, 151.
İbadette hikmet aranmaz. (L.) 136:17. Lem'a 13. nota, 2. me- sele; (M.N.) 145: Zühre, 13. nota, 2. mesele
İbadet iki kısımdır. (L.) 16:2. Lem'a 2. nükte, 2. vecih; (L.) 207:25. Lem'a 2. deva
İbadetin insana teklif edilmesinin hikmeti. (1.1.) 150.
İbadet kulun Allah'a karşı bir hizmetidir. (1.1.) 22.
İbadetin müddeti bütün ömürdür. (M.N.) 188:Şemme, 10. risale
İbådet nedir? (1.1.) 140; (S.) 45:9. Söz
İbadetin olması üç şeye bağlıdır. (1.1.) 149.
İbadette rekabet ihlası kaçırır. (M.N.) 193:Şemme, 10. risale
FİHRİST/283
İbadetin ruhu ihlastır. (1.1.) 142.
YanıtlaSilİbadet şahsî kemâlata sebeptir. (1.1.) 142
İbadet şükürdür. (İ.İ.) 150.
İbadeti terk edenin şiddetle cezalandırılmasının hikmeti (L.)
192:23. Lem'a hâtime, 1. suâl
İbadeti terk küfre giden bir yoldur. (M.N.) 70:Katrenin zeyli;
(L.) 15:2. Lem'a, 1. nükte
İbadet, tevhid, tevekkül ve teslim zayıf insan için büyük bir kâr- dır. (S.) 25:3. Söz.
İbâdet vazifesi neticesiz değildir. (S.) 245:21. Söz, 4. ikaz İbadet vazifesi unutulmamak şartıyla çalışılmalıdır. (S.) 234:20. Söz, 2. makam
İbadet verilecek bir mükâfaat için değil, önceden verilen nimet- ler içindir. (S.) 323:24. Söz 5. dal, 3. meyve; (M.N.) 177: Şemme, 10. risale
İlim talebesinin uykusu dahi ibadettir. (E.L.) 2:203. İlimle uğraşmak ibadettir. (L.) 171:21. Lem'a, hususî mektup İnsan ibadetten kaçınca, âciz mahlukata zelil bir kul olur. (S.)
289:23. Söz, 2. mebhas, 1. nükte Insan ibadete muhtaçtır. (Mh.) 125:3. makale, mukaddime Insan ibadetlerde "Kabul olmuş mu?” diye düşünüp ucba gir memelidir. (S.) 250:21. Söz, 4. vecih
İnsan ibadet için yaratılmıştır. (S.) 29:5. Söz
Insa bådet ve tefekkürle emanete layık bir halife olur. (S.) 298:23. Söz, 2. mebhas, 5. nükte
Insan ubudiyet cihetiyle çok ehemmiyetlidir. (S.) 291:23. Söz, 2. mebhas, 5. nükte
Islamiyetin alametleriyle ilgili ibadetlerin açıktan yapılması daha sevaptır. (K.L.) 134.
Kalp, akıl, hayal ve kuvveleri kendilerine layık ibadetle meşgul umek gerektir. (S.) 291, 292:23. Soz, lank has, 1. nükte FIHRIST/284
Kur'ân'ın aslî vazifesi Rububiyet dairesinin kemalatını ve ubu- diyet dairesinin vazifelerini anlatmaktır. (S.) 240:20. Söz, 2. makam, iki suâl
YanıtlaSilKur'ân okumak cin ve insanlar için ibâdettir. (S.) 672:Lemaat Küllî ubudiyete sahip olmanın sırrı. (S.T.) 134:Parlak fıkralar Meleklerin ibâdeti. (S.) 317, 318:24. Söz, 4. dal. Namaz bütün ibâdetin fihristesidir. (S.) 45:9. Söz Niyet âdeti ibâdete çevirir. (S.) 664:Lemaat
Nur talebesinin herbir saati birgün ibâdet hükmündedir. (M.) 414:29. Mektup, 6. kısım, 6. desise
Ömür dakikaları ibâdete çevrilebilir. (S.T.) 145:Parlak fıkralar Rızık ibâdete mâni değildir. (L.) 267, 268:28. Lem'a, 2. nükte; (M.N.) 188:Şemme, 10. risâle
Risale-i Nuru okumak ibâdettir. (S.T.) 7.
Sayısız melekler Allah'a ibadet ederler. (S.) 466:29. Söz, muk. Sünnete ittiba edenin sıradan hareketi ibâdet olur. (М.) 434:29.
Mektup 9. kısım, 6. telvih, 1. nokta.
Takva mükemmel ibâdettir. (H.Ş.) 143:2. zeylin 2. kısmı Ubudiyetin esası acz, fakr, kusur ve noksanını bilmektir. (L.) 136:17. Lem'a 13. nota, 3. mesele; (M.N.) 145:Züh. 13. nota, 3. mesele
Ubudiyet insanın başını fenadan bekaya çevirir. (S.) 327:24. Söz, 5. dal, 5. meyve
Ubudiyet kainatın en ehemmiyetli gayesidir. (L.) 325:30. Lem'a 5. nükte, 3. remiz Ubudiyetin sırr-ı esası halktan istiğnadır. (M.) 439:29. Mektup,
9. kısım, 8. telvih
Ubudiyette tecrübe değil, teslimiyet vardır. (M.N.) 126: Habbe- nin zeylinin sonu Varlıkların ibadetleri çeşitlidir. (S.) 317:24. Söz, 4. dal
FİHRİST/285
İBRAHİM (A.S.)
YanıtlaSilAteşin Hz. İbrahimi yakmaması. (S.) 237:20. Söz.
Hillet-i İbrahimiyye Urfada parlayacaktır. (E.L.) 2:156. İbrahim'in (a.s.) cüz'i öldürmeden külli öldürmelere geçmesi (M.) 234:20. Mektup, 2. makam, 8. kelime, hâşiye
İbrahim'e (a.s.) ittibaya mükellefiz. (B.L.) 160.
Millet-i İbrahimiye. (S.) 327:24. Söz, 5. dal, 5. meyve Tefekkür ve şefkat Hz. İbrahim'in hususî meşrebidir. (S.T.) 1. Şua
Urfa, Hz. İbrahim'in bir menzilidir. (E.L.) 2:156.
İCAD
Allah'ın îcadı kulun sanatına kıyas edilmez. (Mh.) 115:3. ma kale, 1. maksat
Allah'ın iki tarzda icadı var. (L.) 195:23. Lem'a, hâtime, 3. suâl Filozoflar, "Hiçten hiçbir şey icad edilmiyor" diyorlar. (L.) 195: 23. Lem'a, hâtime, 3. suâl
İ'CAZ (Bak:Kur'ân, belagat)
ICMA
İcma ve re'yi cumhur, şeriatta fetvå kaynağı olmuştur. (Sn.) 52; (Mk. İç. R) 2:272; (Mh.) 73:1. makale mesele; (Mn.) 40.
Şeriat milletvekillerini icma-i ümmete küçük ve meşrû bir meclis olarak gösterir. (D.H.Ö.) 71.
Telakkiyat-ı amme ve kabul-ü ümmet bir nevi hüccettir. (L.) 101:16. Lem'a, hâtime
İÇTİHAT
FIHRIST/286
Dinin zaruriyatına içtihat giremez. (S.) 442:27. Söz, 2. si.
İçtihattaki anarşinin sebebi. (Sn.) 52.
YanıtlaSilİçtihad eden küfre girmez. (Mh.) 42:1. maka. 11. muk. hâtime İçtihad kapısı açıktır ama bu zamanda oraya girmeye altı mani
vardır. (S.) 442:27. Söz, 2. si; (M.N.) 77:Hubab
İçtihatlar Kur'ân'ın aynası olmalı. (S.) 645:Lemaat
İçtihadî olan üzerinde ittifak edilmemiş meseleler yüzde on nis- petindedir. (Sn.) 43.
İçtihat sevabı. (M.) 57:15. Mektup, 2. suâl
İçtihadın şartlarına hâiz olan her müçtehid nefsi için içtihad edebilir. (S.) 646:Lemaat; (Sn.) 52.
İslâmın kesin emirlerini yerine getirmeyenlerin içtihadları İslâ- miyeti tahriptir. (S.) 444:27. Söz, 4. sü.
İslâmiyette içtihadî meseleler ancak yüzde ondur. (S.) 645:Lemaat
Meşîhat kanadı bir şahsın içtihadına bırakılmış. (Sn.) 50.
Müçtehid, başka müçtehidi taklitle mükellef değil. (Mh.) 42:1.
makale, 11. mukaddime
Müçtehidlerin kitapları vesile gibi, cam gibi Kur'ân'ı gösterme- li, yoksa vekil ve gölge olmamalı. (Sn.) 44.
Sefalet ehlinin içtihadı. (S.) 457:27. Söz, 4. sual
Selefin bütün zamanların ihtiyaçlarına dar gelmeyen içtihadları
vardır. (S.) 443:27. Söz, si. Şu zamanın içtihadı arzîdir. (S.) 444:27. Söz, 5. si; (M.N.) 83:Hubab
İDARE-İDARECİ
Başkasının kusuru kişinin kendi kusuruna özür değildir. (Mn.) 125. Haklı amire itaat farzdır. (H.Ş.) 110, 112; (T.H.) 589: Isp. hay. İdare memurlarının vazifeleri. (K.L.) 103.
Idâreci emri altındakileri dinlemelidir. (Mn.) 125. İdarecilik hizmetkârlıktır. (Mn.) 36.
Idarecinin makamındaki ciddiyeti vakardır. (Sn.) 20; (S.) 664: Lemaat
FİHRİST/287
Idarecinin makamındaki mahviyeti zillettir. (Sn.) 20; (S.) 664:
YanıtlaSilLemaat
İdârecinin evindeki ciddiyeti kibir, mahviyeti tevâzudur. (Sn.) 20. İdâreciye itaatin şartı. (E.L.) 2:136; (D.H.Ö.) 34; (T.H.) 65. İdâreci keyfini terk ederek idaresi altındakilerin keyfini sor- malıdır. (Mn.) 125.
İdârecinin sözü fiilini tasdik etmelidir. (Mn.) 125. İdârede kuvvet kanunda olmalı. (Mk. İç. R.) 271. İnsanlar kendi idarecilerinin yolundadır. (Mn.) 33.
İstibdat gerek idarede, gerekse ilimde olsun, çalışmanın meyve- sini tüketmekle geleceğe sırtını dönüyor. (Mk. İç. R.) 271. Meşrîtiyete dayanan idârecinin vasıfları. (Mn.) 36. Müstebid idarecilerin vasıfları. (Mn.) 34, 35.
İDRİS (A.S.)
İdris'in (a.s.) tabaka-i hayatı. (M.) 12:1. Mektup 3. tabaka-i hayat İdris (a.s.) terzilerin pîridir. (S.) 231:20. Söz, 2. makam
İFFET
Bediüzzaman'ın iffeti. (E.L.) 1:257.
Iffete sarfedilen gençlik ebedî gençlik kazandırır. (K.L.) 113. İffetin gençlik noktasındaki faydası. (K.L.) 112. Iffet nedir? (1.1.) 29.
IFRAT
Bediüzzaman düşmanın ifratını kırdığı gibi, câhil dostların tea- Ablaktaki ifrat ve tefrit kaabiliyeti ifsat ediyor. (Mh.) 125:3. maka. fritine de karşı çıktı. (Mh.) 45:1. makale, 12. mukaddime Bediüzzaman küçüklüğünden beri ifrat ve tefrit ile İslâmiyete vur maya çalıştı. (Mh.) 44:1. makale, 12. mukaddime. FİHRIST/288
n üstün
YanıtlaSilBeğenilen şeyde ifrat edilmemelidir. (S.) 659:Lemaat
Çin ifrat edip komünist oldu. (Mn.) 63.
Hiçbir şeyin ifrat ve tefriti iyi değildir. (L.) 31:4. Lem'a 4. nük. İfrat ehlinin bir kısmı, Araplardan sonra İslâmiyetin kıvamı olan Kürtleri tekfir ediyorlardı. (Mn.) 124.
İfrat ehlinin bir kısmı, Kanun-u Esâsiyi kabul edenleri tekfir ederlerdi. (Mn.) 124.i
İfrat ehlini karanlığa atan bir şey de mecazın her yerinde haki- kati araştırmalarıdır. (Mh.) 68:1. makale, 8. mesele İfrat gibi tefrit de zararlıdır. (Mh.) 19.
İfrat sevgisi herşeye mecaz nazarıyla baktıra baktıra bâtıl batı- niyyun mezhebini netice verir. (Mh.) 23:1. makale, 5. muk. Ifrat tefrite sebep olduğundan daha zararlıdır. (Mh.) 19.
İnat bazan müfrit parti mutaassıplarına, dalal ve batılı iltizam ettirir. (Sn.) 68.
Kuvve-i şeheviye, akliye ve gadabiyenin ifrat, tefrit ve vasat halleri. (1.1.) 29.
Matbuat lisanının ifrat ve tefrit pası tutmaması için i'tidal ile saykal vurulmalıdır. (Nt. İç. Reç.) 2:258.
Muhabbette ifrat. (L.) 30:4. Lem'a, 4. nük; (M.) 107:19. Mektup 6. işa Peygamberimiz ifrat ve tefritten uzaktı. (L.) 57:11. Lem'a, 3. mes Sırat-ı müstakîm-i göremeyen ifrat ve tefrite düşer. (Mh.) 43:1. makale 12. mukaddime, hâtime
Şairler büyük hâkimleri ifrat ile öğmüşler. (Mn.) 93.
Ali'nin (r.a.) ihlası. (22. Mektup) 248.
İHLAS
Bediüzzaman'ın ihlası. (T.H.) 102; (T.H.) 403:Den. hay; (E.L.)
2:12; (S.) 715:Konferans
Celaleddin Harzemşâh'ın ihlası. (E.L.) 2:57.
Hafız Ali ağabeyin ihlâsı. (B.L.) 89.
FİHRİST/289
Haklı şûra ihlas ve tesânüdü netice verir. (H.Ş.) 67. Herşeyden önce bize lâzım olan ihlastır. (Mn.) 104.
YanıtlaSilHırs ihlası kırar. (L.) 150:19. Lem'a 7. nükte, 3. netice İhlas bâtıl yolda da olsa netice verir. (L.) 154, 159:20. Lem'a 2.
6. sebep
İhlas enâniyeti yok etmeyi gerektirir. (K.L.) 102.
İhlas ibadetin ruhudur. (İ.İ.) 142; K.L) 74.
İhlası kazandıran bir sebep: Râbıta-i mevt. (L.) 167:21. Lem'a
4. düstur
İhlası kazandıran dokuz emir. (L.) 154:20. Lem'a 2. sebep
İhlası kazanmak çok mühimdir. (L.) 134:17. Lem'a 13. nota; (M.N.) 144:Zühre 13. nota
İhlâsın da kerâmeti vardır. (B.L.) 142, 186.
İhlası kıran sebepler. (L.) 154:20. Lem'a 1. nokta, 2. sebep; (L.)
168:21. Lem'a 4. düstur
İhlasın lüzumu. (L.) 163, 164:21. Lem'a
İhlas Risâlesi. (L.) 163:21. Lem'a
İhlas, zerreyi yıldız yapar. (L.) 159:20. Lem'a, 1. nokta, 6. sebep
İhlası olmayan iman imandan sayılmaz. (1.1) 99.
İhlasın tarifi. (1.1.) 142.
İhlas ve tesânüt hakikati ile üç adam yüz adam kadar millete fayda verebilir. (H.Ş.) 67.
İhlas küllî ubudiyete sahip olmanın bir şartıdır. (S.T.) 134.
Îsar hasleti. (L.) 154:20. Lem'a 1. nokta, 2. si, hâşiye; (L.) 166: 21. Lem'a 3. düstur
"Niçin ben yapmadım?" düşüncesi ihlası zedeler. (K.L.) 176.
Nur talebelerinin ihlası. (K.L.) 190, 198. Nur
talebelerinin mesleği ihlas sırrına dayanır. (K.L.) 186; (E.L.) 2:57. Risale-i Nur mesleğinde ihlas tam muhafaza edildiğinden her- kes içine giriyor. (E.L.) 1:207.
Şefkattaki fedakarlık hakikî bir ihlastan kaynaklanır. (L.) 201: 24. Lem'a, bir muhåvere, 1. nükte. FIHRIST/290
ama ve bid'at yüzünden ihlası kaybeden âlimler. (E.L.) 1:23. eveccüh-ü nâstan hoşlanmak ihlası kırar. (L.) 153:20. Lem'a 1 nokta, 1. si, hâşiye; (L.) 169:21. Lem'a 4. düstur 2. mâni
YanıtlaSilİHSAN
u zamanda insanlar ihsanlarını pahalıya satıyorlar. (E.L.) 1:89. En ehemmiyetli ihsan, kişinin ucba düşmemesi için ihsanı ihsas ettirmemektir. (T.H.) 376:Den hayatı
En mühim bir ihsân-ı İlâhî ihsanını ona hissettirmemektir. (M.) 435:29. Mektup 9 kısım, 6. telvih, 3. nokta
Chsan ihsandır. (Mn.) 108. Thsan millet için olsa güzeldir. (Mn.) 108.
Ihsan muhtaç olmayan birine olsa onu tenbel eder. (Mn.) 108.
Thsan, neve, fakire ve muhtaca olsa, o vakit tam cömertliktir. (Mn.) 108.
İhsan-ı İlâhiden fazla ihsan ihsan değildir. (Mh.) 21:1. maka. 4. muk. thsan-ı İlâhi ile vasıflandırmakta kanaat etmek farzdır. (Mh.) 21:1. makale, 4. mukaddime
İHTAR
Nur talebeleri birbirlerini ikaz, irşad ve ihtar etmelidir. (B.L.) 7.
İHTİKÂR
İhtikar kalbe aslî vazifesini ikinci derecede bıraktırdı. (K.L.) 143.
İhtikâr insanları midelerini düşünmeye sevketti. (K.L.) 143, 146. İhtikar kalbe aslî vazifesini ikinci derecede bıraktırdı. (K.L.) 143. İhtikâr kıtlık sebebidir. (K.L.) 151.
İHTİLAF (Bak:ittifak)
Avrupa Müslümanların ihtilafından istifade etti. (Mk. İç. R.) 2:280. İhtilaf ittifak silahıyla karşı koyacağız. (D.H.Ö.) 23; (Т.Н.) 60. Dahilî ihtilaf bizi mahv ediyor. (Nt. İç. R.) 256.
FİHRİST/291
Deccal mü'minlerin ihtilafından istifade edecek. (M.) 260:22. Mektup, 1. mebhas, 5. vecih
YanıtlaSilEhl-i dalaletin ittifaklarının; ehl-i hakkın ihtilaflarının sebeple. ri. (L.) 153, 155:20. Lem'a 2. ve 3. sebepler
Fen ve sanat silahıyla flây-ı kelimetullahın en müthiş düşmanı olan cehil, fakr ve ihtilaf-1 efkara karşı cihad edeceğiz. (D.H.Ö.) 64; (T.H.) 64.
İhtilaf, üç mühim düşmandan biridir. (Mk.. İç. R.) 295, 297. İhtilafa karşı ittifak kılıncını elimize almalıyız. (Mk. İç. R.) 295, 297.
İhtilafa karşı ittihatla cihad edeceğiz. (Mk. İç. R.) 2:273. İhtilaftan bazan istifade olunur. (Mn.) 35.
İhtilaf nasıl rahmete sebep olur? (M.) 258:22. Mektup, 5. vecih İhtilaftan sakınmak. (K.L.) 84.
İslâm âleminin ihtilafını gidermenin çaresi. (Tl. İç. R.)1: 195.
Madem gaye ve maksat haktır, delil ve vesilelerdeki zıtlık ihti- lafa sebep olmamalıdır. (Tl. İç. R.) 1:189.
Müsbet ihtilafın faydası. (M.) 259:22. Mektup, 5. vecih Müslümanların düşmanı cehalet, zarûret, ihtilaftır. (D.H.Ö.) 23; (Т.Н.) 60.
Tarafgirlik hissi ihtilafla ihtilal çıkarır. (Mh.) 32:1. maka 8. muk. Yaratılışta olan güzellik, azamet ve ulviyete kanaat etmemek ih- tilafatı ika' eder. (Mh.) 43:1. makale, 12. mukaddime Yavuz Sultan Selim'in ihtilafla ilgili şiiri. (D.H.Ö.) 29; (T.H.) 63.
İHTİLAL
Fransız İhtilali bize ömek olamaz. (M.) 421, 422:29. Mektup, 7. kıs. Intilale kaynak olan iki kelime. (M.) 264:22. Mektup 2. meb; (1.1.) 49; (S.) 373:25. Söz, 3. şua, 2. cilve; (S.) 649:Lemaat İhtilal, zekâtın ölmesinden ve fåizden çıkmış. (S.) 649:Lemaal. Kur'an ihtilal-i beşere ne nazarla bakıyor. (S.) 685:Lemaat Kuran ihtilalleri önler. (S.) 372:25. Söz, 3. şua, 2. cilve Tarafgirlik hissi ihtilafla ihtilal çıkarır. (Mh.) 32:1. maka 8. muk. FIHRIST/292
Yaratılışta olan güzellik, azamet ve ulviyete kanaat etmemek ih tilâli doğurur. (Mh.) 43:1. makale, 12. mukaddime
YanıtlaSilİHTİRA DELİLİ
(1.1.) 144; (Mh.) 109: 3. maka. 1. maks.; (M.N.) 213:Nokta, 3. bür
İHTİSAS
Bir adamın kaabiliyetli olduğu şeyi terk edip ehil olmadığı şeye teşebbüs etmesi, âdetullaha zıttır. (Mh.) 46:1. maka. 12. muk. Bir fen esas tutulup diğer fenler avzen ve zenav yapılmalıdır.
(Mh.) 25:1. maka. 6. mukaddime Eğitim ihtisasa yöneltilmelidir. (D.H.Ö. İç. R.) 1: 69. Hendese gibi bir sanatta mahir olan tıb gibi başka bir sanatta amî ve tüfeylî olabilir. (Mh.) 24:1. maka. 6. mukaddime Herbir hacatta va sanatta mütehassıs olana müracaat edilir.
(Mh.) 25:1. maka. 6. mukaddime
Her fennin ihtisas ehline itimad edilmeli. (M.) 141:19. Mektup 13. işâ. İhtisaslaşmanın kazandırdığı netice. (L.) 168:21. Lem'a 4. düs. İnsan ancak dört beş fende mutahassis olabilir. (1.1.) 166; (Mh.)
24:1. maka. 6. muk; (Mh.) 137:3. maka. 4. mesele Mesâileri tanzim etmek Allah'ın kainata koyduğu bir kanundur.
(Mh.) 25:1. maka. 6. mukaddime Maharet salahata tercih edilir. (Mn.) 56.
Sahabſlerin ihtisası. (M.) 132:19. Mektup 10. işaretin sonu
İHTİYAÇ
Efrad-ı kesirenin toplanması ihtiyaçları netice verir. (Sn.) 77. Görünecek gibi çok sebeplerle tekessür eden ihtiyaçlar. (Sn.) 77.
Hayal nereye gitse, ihtiyaç dâiresi oraya gider. (S.) 190:17. Söz
İhtiyaç her işin üstadıdır. (Sn.) 53. İhtiyaç medeniyetin pederi, terakkinin ve sanatın üstadıdır.
(D.H.Ö.) 58; (S.) 668:Lemaat; (Sn.) 77.
FİHRİST/293
İhtiyaç ve hizmet bitmemiştir. (B.L.) 20. Medeniyet-i hazıra gayr-i zarurî ihtiyaçları zarurſ ihtiyaçlar sı- rasına geçirmiş. (Sn) 59; (T.H.) 116. Muzaaf meyil ihtiyaç, muzaaf ihtiyaç aşk, muzaaf aşk incizap- tır. (Sn.) 35.
YanıtlaSilİHTİYARLIK
Ahirete iman ihtiyarlar için bir tesellidir. (L.) 226:26. Lem'a, 5. ricâ; (S.) 92:10. Söz, mukaddime
Allah'ın rahmeti ihtiyarlar için bir ışıktır. (L.) 224:26. Lem'a 2. ricâ
İhtiyarlar hånedeki bereket direğidir. (L.) 236:26. Lem'a, 9. ricâ
İhtiyarlara hizmet. (L.) 220:25. Lem'a 24. devâ
İhtiyarlar Risalesi. (L.) 223:26. Lem'a
İhtiyarlığa gençlik nazarıyla bakılabilir. (L.) 243:26. Lem'a, 11. ricâ İhtiyarlık dünyadan ayrılığın habercisidir. (L.) 228, 232:26.
Lem'a, 6. ve 8. ricâ
İhtiyarlıktaki zaaf İlâhî rahmetin celbine vesiledir. (L.) 236:26.
Lem'a, 9. ricâ
Iman ve teslim ihtiyarlara en güzel tesellidir. (L.) 226, 230:26.
Lem'a, 4. 7. ricâ
Sünnet-i Seniyye ihtiyarlar için bir devâdır. (L.) 225:26. Lem'a, 3. ricâ
İHTİYAT
Bediüzzamanın talebelerine ihtiyatı tavsiye etmesinin sebebi. (L.) 108:16. Lem'a, 4. meraklı suâl
Nur talebeleri ihtiyatla mükelleftir. (S.T.) 149; (K.L.) 10.
İHVÂN-I MÜSLİMÎN
Ihvân-ı Müslimînin Risale-i Nuru takdiri. (E.L.) 2:34.
Nur talebelerinin hususiyetleri. (E.L.) 2:138-140.
Nur talebeleri ile İhvân-ı Müslimîn arasındaki fark. (E.L.) 2:138; (Τ.Η.) 641.
FİHRİST/294
İKTİRAN
YanıtlaSilktiran ayrıdır, illet ayrıdır. (L.) 138:17. Lem'a 13. nota 4. mes
İKTİSAT (Bak:israf)
Bediüzzaman iktisatla yaşıyordu. (M.) 68:16. Mektup, 4. nokta (E.L.) 1:18, 23; 277; (T.H.) 199:Esk. hayatı
İktisat berekete sebeptir. (L.) 143, 145:19. Lem'a 1. ve 4. nükte İktisat eden mâişetçe âile belasını çekmez. (L.) 145:19. Lem'a 4. nük İktisat eden zillete düşmez. (M.) 407:29. Mektup 6. kıs, 3. desise İktisatın hissetle bir münasebeti yoktur. (L.) 148:19. Lem'a 6. nük İktisat izzet, kemâl ve cömertliktir. (L.) 146, 147:19. Lem'a 4. 5. nük İktisat nimete hürmettir. (L.) 143:19. Lem'a 1. nükte; (M.) 277: 24. Mektup, 1. remiz; (M.) 350:28. Mektup, 5. mesele İktisat Risâlesi. (L.) 143:19. Lem'a
Medeniyet-i hazıra iktisat ve kanaat esasını bozmuş, israf, hırs ve tamaya sevk ediyor. (H.Ş.) 158.
İLAÇ
Bir derdin dermanı başka bir derde zehir olabilir. (Mn.) 27. Bir ilacı dozajından fazla kullanmak dert getirir. (Mh.) 27:1. makale, 7. mukaddime
İlaç kullanmak. (E.L.) 1:186, 239, 243. İstibdatta hastalık teşhis edilmeden, reçetesiz ilaç verilir. (Mn.) 25. Meşrûtiyette, hastalık teşhis edilerek en iyi ilaç takdim edilir. (Mn.) 25, 26.
İ'LÂY-I KELİMETULLAH
Bu zamanda i'lay-ı kelimetullah maddeten terakkîye bakar. (Mh.) 37:1. maka . 9. muk. hâtime; (D.H.Ö.) 29; (T.H.) 63;
(H.Ş.) 41, 100; (Mn.) 77. Cemaatlar İ'lay-ı kelimetullahı hiçbir garaza vasıta edemezler. (H.Ş.) 104:7. vehim(.
FİHRİST/295
Fen ve sanat silahıyla flây-ı kelimetullahın en müthiş düşmanı olan cehil, fakr ve ihtilaf-1 efkara karşı cihad edeceğiz, (D.H.Ö.) 64; (T.H.) 64.
YanıtlaSilHakikſ medeniyetle i'lây-ı kelimetullah edilir. (H.Ş.) 41. Herbir mü'min i'lay-ı kelimetullah ile mükelleftir. (D.H.O.) 64 (Τ.Η.) 54. I'lay-ı kelimetullah mederiyeti arzulamakla mümkündür. (Mh)
37:1. maka. 9. mukaddime, hâtime
I'lay-ı kelimetullah ye'isin ölmesiyle mümkündür. (Mh) 37:1. maka. 9. mukaddime, hâtime
I'lay-ı kelimetullah zamanın ilcaatıyla mümkündür. (Mh.) 37:1 maka. 9. mukaddime, hâtime
İ'lây-ı kelimetullaha mâni olan şeriata muhalefettir. (H.Ş.) 102: 5. evham
İttihad-ı İslamın daimî nâşir-i efkârı, i'lay-ı kelimetullahı esas tu
tan bütün gazetelerdir. (H.Ş.) 99:Red. evham; (Mk. İç. R.) 2:280. Maksadımız i'lay-ı kelimetullahtır. (D.H.Ö.) 63; (Τ.Η.) 53. Osmanlı devleti i'lay-ı kelimetullah ve İslâmiyetin istiklaliyeti için cihada kendini vazifeli görmüş. (Sn.) 56; (T.H.) 115.
İLCAAT-I ZAMAN
Me'mur olmayanlar ilcaat-ı zamana uygun çalışmalıdırlar. (D.H.Ö.) 85.
Vaizler ilcaat-ı zamana muvafık söz söylemiyorlar. (D.H.Ö.) $8. Zamanın ilcaatı. (M.) 428:29. Mektup, 7, kısım, 1, telvih
İlca-i zaruret. (Mn.) 38, 41, 53,
ILCA-I ZARURET
İLHAM
Arılar ilhama mazhar olmuştur. (L.N.) 17. FIHRIST/296
İlhamata âyet ismi verilemez. (M.) 432:29. Mektup 9. kıs. 4. tel İlhamın dereceleri. (S.) 124:12. Söz 4. esas
YanıtlaSilİlham bir çeşit Cenâb-ı hakkın kelimeleridir. (M.) 432:29. Mek- tup 9. kıs. 4. telvih
İlhamın vahiyden farkı. (S.) 105:7. Söz; (M.) 436:29. Mektup 9. kıs. 7. telvih, 1. nükte
İLİM-ALİM
Ahir zamanda hüküm ve kuvvet ilmin eline geçecek. (S.) 239:20. Söz 2. makam, bir nükte
Ahval, adetlerin ve vukuatın telkiniyle teşekkül edebilir. (Mh.) 141:3. makale, 4. mesele
Akıl, ilim ve fennin hükmettiği istikbalde, aklî delile isnad eden
ve hükümlerini akla tespit ettiren Kur'ân hükm edecek. (H.Ş.)) 33. Alemin her bir nevine dâir bir fen teşekkül etmiş ve ediyor. (Mh.) 34:1. maka. 9. mukaddime
Âlimin mürekkebi şehidin kanı ile tartılacak. (K.L.) 193;
(E.L.) 1:187; (L.) 171:21. Lem'a, hususî bir mektup Âlimler Bediüzzaman'ı imtihan ettiler. (T.H.) 36, 37. Alimler ilimde bir nevi meşrûtiyeti takip etmelidirler. (Mk. İç.
R.) 2:298. Alimler İslâm tarihinin acıklı hadiselerini açmıyorlar. (E.L.) 1:206.
Âlimleri itab etmek pek büyük bir insafsızlıktır. (Mn.) 133. Alimler mallarının kıymetini iyi bilir. (K.L.) 195.
Âlimler millet nazarında en büyük hürmet ve muhabbete layık- tır. (Mn.) 133.
Alimler mürşid-i umumîdir. (D.H.Ö. İç. R.) 1:76. Âlim olan mazur değildir. (Mh.) 46:1. maka. 12. mukaddime
Alimler peygamberlerin vârisleridir. (T.H.) 9. Alimler Risale-i Nura sahip çıkmalı. (M.) 413:29. Mektup 6. kı- sım, 5. desise
FİHRİST/297
Allah hesabına müşahede edilen herşey ilimdir. (M.N.) 167:Semme Allah'ın ilmi olmuş ve olacak herşeyi birden kuşatır. (S.) 430; 26. Söz, 2. mebhas
YanıtlaSilAsrımızın hükümetleri ilme dayandığından hızırvarî bir ömre mazhardır. (Mn.) 33.
Aydınlar Avrupa'dan ilim ve irfan dilenciliği yapıyor. (B.L.) 54, Bedevilere nispetle pek çok nazarf ilim medenflere nispetle ul- m-ü mütearife hükmüne geçmiştir. (Mh.) 133:3. maka. 3. mes,
Bediüzzaman imanî ilimlerde fetva vazifesiyle vazifelendiril- miştir. (M.) 413:29. Mektup, 5. kıs, 6. desise
Bediüzzaman ilim ehlinin işine cahillerin karışmasını istemi- yor. (T.H.) 37; (T.H. İç. R.) 1:14.
Bediüzzaman ilmin izzetini muhafaza ederdi. (T.H.) 37; (E.L.) 2:172.
Bediüzzaman mü'teriz âlimlere ve filozoflara meydan okuyor. (S.T.) 53.
Bediüzzaman'ın ilmi vehbî idi. (S.) 709, 716:Konferans
Bediüzzaman mürşid-i umumî olan âlimleri, şeyhleri ve talebeyi şeriat namına ittihada davet ediyor. (D.H.Ö. İç, R.) 1:76.
Bediüzzaman'ın önceki âlimleri takdiri. (Mh.) 104:3. makale
Bediüzzaman'ın kelam ilmine getirdiği yenilik. (T.H.) 34, 44.
Belagat ve cezalet ilim ve fünunun en parlağıdır. (S.) 239:20. Söz
2. makam
Bid'alara giren zahir ulemâsı. (S.T.) 144: Parlak fıkralar
Bir fen esas tutulup diğer malumatlar avzen ve zenav yapıl- malıdır. (Mh.) 25:1. maka. 6. mukaddime
Bir fende mutahassis ve diğer bilgilerini mütemmime ve yar- dımcı etmezse, perişan bilgilerden acib bir suret temessül e- decektir. (Mh.) 24:1. maka. 6. mukaddime
Bir fende sözü hüccet olanın diğer fenlerde sözü hüccet olma- yabilir. (Mh.) 26:1. maka, 6. mukaddime Bir kısım ilimde teâvün faydalıdır. (Mh.) 14:1. maka. 6. muka.
FIHRIST/298
Bir saatçinin alimden çok maddî ücret almasının sebebi. (Sn.) 46. Bir şahıs çok fenlerde meleke ve mutahassis olamaz. (Mh.) 24: 1. makale, 6. mukaddime; (Mh.) 137:3. maka. 4. mesele Bir tarikat şeyhinin bir şeriat aliminin vazına nisbeten halavet ve câzibesinin sırm. (Sn.) 46.
YanıtlaSilBu zamanda imana saldırı ilimden geliyor. (S.) 707:Konferans
Bütün fenler kâinattaki güzel intizama birer şâhid-i sâdıktır. (Mh.) 34:1. maka. 9. mukad; (Mh.) 108:3. maka. 1. maksat Devletin müftüsü âlimlerin ortak görüşü olmalıdır. (Mk. İç. R.) 2:272.
Dimağda ilmin mertebeleri çeşitlidir. (S.) 647:Lemaat
Din âlimi meziyetini dünya menfaati için satmamalıdır. (E.L.) 1:80. Doğuda din ilimlerinin okutulması zaruridir. (T.Н.) 128. Ecnebîlerden sanat ve terakkiyata ait bilgiler alınabilir. (M.N.)
98:Zeylü'l-Hubâbın sonu
Ehl-i dalâlet ulemâyı evhamlandırıyor. (M.) 403:29. Mektup, 6. kıs. 2. des.
Eski âlimlerin felsefenin ve Avrupa hikmetinin düsturlarını kıs- men kabül edip onlarla mücadeleye girmeleri yanlıştı. (M.) 427:29. Mektup 7. kısım, 7. işâ; (L.) 70:12. Lem'a, 1. nükte
Eski âlimler zamanında imanın köklerine taarruz yoktu. (S.T.) 151. Fennin hiçbir kesin hakikati Kur'ân'ın kudsî hakikatlarına ilişe- mez. (S.) 316:24. Söz 3. dal, 12. asıl
Fen ilimlerini bilmek, din ilimlerini de bilmek mânâsına gel- mez. (Mn.) 127.
Fen, küllî kanunlardan ibarettir. (Mh.) 34:1. maka. 9. mukad- dime; (Nok. İç. R.) 1:105.
Fenler, insandaki terakkî meylinin ve çok tecrübelerle fikirlerin birbirine kuvvet vermesinin neticesidir. (Mh.) 140, 143:3. ma- kale, 4. mesele
Geçmişte şairler ve bâzi âlimler bir kavmin başarılarını bir müstebide vermişler. (Mn.) 94.
FİHRİST/299
Hazm olmayan ilim telkin edilmemeli. (S.) 647:Lemaat Hendese gibi bir sanatta mahir olan, tib gibi başka bir sanat amf ve tüfeylf olabilir. (Mh.) 24:1. makale 6. mukaddime Herilim Allah'ın bir ismine dayanıyor. (S.) 238:20. Söz 2. mak İlâhî ilimlerde teâvün fazla bir fayda vermez. (Mh.) 15:1, maka
YanıtlaSil2. mukaddime
İlim azizdir, zelil edilmemelidir. (Mn.) 107.
İlim ehli izzetli olmalı. (Mn.) 16.
İlim ehli Risale-i Nura sahip çıkıyor. (K.L.) 143, 146.
İlim ehlinin sevap defteri kapanmaz. (K.L.) 194.
Ilm-i ezelî ezelden ebede kadar olmuş ve olacak her şeyi birden ihata eder. (S.) 430:26. Söz, 2. meb.
İlim geçim vasıtası edilmemeli. (Mn.) 107; (M.) 18:2. Meknap, 1. si; (E.L.) 2:204.
İlimde i'zan-ı kalp olmazsa cehildir. (H.Ş.) 122:Hak, çekir; (M.) 455:Hak. çekirdekleri İlimde meşrûtiyet. (Mn.) 31, 32.
İlimler birbirini netice vermek ve birbirinin elinden tutmakla teânuk ve tecâvüp eder. (Mh.) 25:1. makale 6. mukaddime
İlim ehlinin şe'ni gavvas olmaktır. (Mh.) 22:1, makale 5. muka. İlim iki çeşittir. (B.L.) 147; (Mh.) 14:1. makale 2. mukaddime İlim ilime kuvvet verir. (Mh.) 24:1. makale 6. mukaddime
llim İnsanın vazifesi taallümle kemåle ermektir. (S.) 286:23. Söz, 1. meb. 4. nokta
İlimde kuvvet hakta olmalı. (Mk. İç. R.) 271.
llimle kazanılan mesail-i imaniyenin esasları. (M) 317:26 Mektup 4. mebhas, 2. mesele
İlim maluma tâbidir. (S.) 430:26. Söz 2. mebhas
Ilim öğreten babadan daha azizdir. (T.H. Iç. R.) 1:12, (TH) 36 İlimlerin şahı iman ilmidir. (S.) 705:Konferans
Ilim talebesinin rızkında bereket olur. (K.L.) 148.
FIHRIST/300
Ilim talebesinin uykusu dahi ibadettir. (E.L.) 2:203.
İlimle uğraşmak ibadettir. (L.) 170:21. Lem'a, hususť mektup İlim ve fenden gelen inkârın izālesi zordur. (E.L.) 1:21. İlim ve sanayi yaratılış kanunlarının farz-ı kifayesi hükmünde- dir. (Mh.) 26:1. makale 6, mukaddime
YanıtlaSilİlim yaşını aldıkça artar. (Mn.) 33.
İlim yolunda ölen şehittir. (S.) 276:13. Söz
Ilm-i ezelî ezelden ebede kadar olmuş ve olacak her şeyi birden ihata eder. (S.) 430:26. Söz 2, mebhas
İlme hizmet yerine ilim istihdam edilmemeli. (Mh.) 46:1. ma- kale 12. mukaddime
İlmî istibdat. (Mk. İç. R.) 271; (Mn.) 22, 31.
İlmin tahakkümü. (Mn.) 34.
İman ilimlerinde sâfi bir âb-ı hayat vardır. (K.L.) 172.
İnsan, ilim, iftikar ve tazarru cihetinde hayvanatın sultanıdır.
(S.) 29:5. Söz
İnsanın mazhar olduğu ilmi, kemalatı, fenni ve terakkfsi talim-i
esmådan kaynaklanır. (S.) 238:20. Söz 2. makam, 1. nükte İnsanlık ilim ve amel üzere ayakta durur. (Mh.) 53:1. maka. 2. mes İnsan öğrendiklerini kontrol etse, pekçok lüzumsuz şeyler bu-
lur. (B.L.) 57.
İslâm âlimleri arasındaki ihtilafın sebebi. (Mn.) 119. İslâm âlimleri Sıffin Savaş'ından bahsetmeyi uygun görmemek- tedir. (E.L.) 1:201-203.
İslâmiyet fenlerin ve ilimlerin seyyididir. (Mh.) 8.
İslâmiyet fukarayı ve ilim ehlini muhafaza eder. (M.) 313:26. Mektup, 3. mebhas, 5. mesele
İslâmiyetin kaynağı ilim, esası akıldır. (1.1.) 159. İslâm şeriatının içine aldığı ilimler. (Mh.) 139:1. maka. 4. mesele
İstibdat gerek idarede, gerekse ilimde olsun, çalışmanın meyve sini tüketmekle geleceğe sırtını dönüyor. (Mk. İç. R.) 271. İşrakiyyun âlimleri. (T.H.) 34.
FIHRIST/301
Kader ilim nevindendir. (S.) 430:26. Söz 2. mebhas
YanıtlaSilKamuoyuna hocalık edecek kamu oyundaki ilim erbabıdır, (Mh.) 19:1. makale, 3. mukaddime
Kur'an'ın ilmindeki camiiyet. (S.) 360:25. Söz 2. qua, 3. lem'a Mahiyet ve istidat itibarıyla herşey ilme bağlıdır. (S.) 286:23.
Söz, 1. mebhas 4. nokta
Medeniyetin yeni fenlerinin kokuşmamış bir mecrası âlimler bir mecrası da medreselerdir. (D.H.Ö.) 36; (Т.Н.) 66.
Medreselerde fen ilimleri, mekteplerde de din ilimleri okutul- malıdır. (D.H.Ö. İç. R.) 1: 70.
Medreselerde, mananın elbisesi olan Arabi ibåre çözmek zihin- leri zaptetti, ilim ise tebef kaldı. (Mh.) 47:1. maka. 12. mukad Medresetü'z-Zehra'da din ilimleri esas olacak. (E.L.) 2:197. Merak ilmin hocasıdır. (S.) 668:Lemaat; (Sn.) 74, 77.
Nur talebeleri ehl-i ilme karşı dostane vaziyet almalıdır. (K.L.) 148. Nur talebeleri ilim talebelerinin en hâlislerindendir. (K.L.) 194. Önceki alimler istibdadın fenalığından söz etmişler mi? (Mn.) 91. Peygamber mucizelerinin maddî ilimlere işareti. (H.Ş.) 39 Risale-i Nurlar eski medreselerin beş on senede verdiği ilmi on- beş günde verir. (S.T.) 7, 143:Parlak fıkralar.
Risale-i Nurlar ilim, mârifet ve ibadettir. (S.T.) 7. Seleflerimiz iş bölümü ile cinan-ı ulûma dahil olmuşlar. (Mh.) 26:1. makale 6. mukaddime
Şeriatın hakikî maksadı irşad ve talimdir. (Mh.) 142:3. maka. 4. mes Şimdi sıradan ilim sayılan pekçok şey, geçmişte nazarî ve gizli bir delile muhtaçtı. (Mh.) 14:1. makale 2. mukaddime Taassup delil ile temessük eden ulemânın şe'ni değildir. (Mn.) 131. Tahsilde iken vefat eden berzahta tahsile devam eder. (K.L.) 194. Talebe cerrar ve dilenciden ayrıdır. (Mn.) 107.
Tama ve bid'at yüzünden ihlası kaybeden âlimler. (E.L.) 1:23. Teşvik, irşad, nasihat ve lütuf ilmin şanındandır. (Mh. ) 46:1. makale 12. mukaddime
FIHRIST/302
Ulema-i sd'un dine saran (M) 29:1, makale 7, mukaddime Uleman's sd, karmlarni baramla doldurmak için bid'alara fetv ventiler (S.T. Ten) 168:28. Lem'a
YanıtlaSilUlemava buge etmek hatanhr (Mn.) 134. gam-u aliye gaye hükmüne geçmemeli (ML) 47:1. maka, 12. mak. Zahirperest alim-i cahil veya cahil-i alimin yersiz taassublan. (DHO) M
Zekânın verilmesi ilmi emrediyor. (1.1) 224.
ILYAS (A.S.)
Ilyas'ın (a.s.) hayat mertebesi. (M.) 11:1. Mektup 1. sual
IMAM-I MUBIN
Imam-1 Mubin nedir? (M) 40:10. Mektup, 1. si; (S.) 433:26. Söz, 2. mebhas; (S.) 505:30. Söz 2. mak, mukaddime
IMAN
Ahirete iman, o günün hak olduğuna ve muhakkak geleceğine imandır. (1.1) 85.
Ahir zamanda çok kimse imansız gidecek. (S.T.) 150:Parlak fik.. Allah'a gerçek månadaki iman. (B.L.) 1:199.
Allah'a iman varlığına ve birliğine iman demektir. (1.1.) 85.
Allah'a ve ahirete iman, iman esasları içerisinde iki kutuptur. (1.1.) 85.
Bazı ehl-i iman bilerek dünyayı ahirete tercih eder. (S.T.) 89.
Bediüzzaman birkaç adamın imanını kurtarmak için Cehen- neme girmeye hazır olduğunu söylüyor. (S.) 711:Konferans Bediüzzaman, bin canı olsa, imana ve âhirete feda etmeye hazır olduğunu söyledi. (T.H.) 355:Den, hayatı
Bir insanın imana gelmesine vesile olmak sahralar dolusu kırmı- zı koyundan efdaldir. (S.T.) 176; (B.L.) 1:146; (K.L.) 19,52.
FIHRIST/303
Bu asırda iman ve küfür en son istinada dayanmış. (S.T.) 32:27. Mektup
YanıtlaSilBu asrın dehşetinden taklidi olan imanın kal'aları sarsılmış. (M.) 450:Takriz, 8. remiz
Bu zamanda imana saldırı ilimden geliyor. (S.) 707:Konf; (L.) 107:16. Lem'a 2. sual
Büyük günah işleyen imandan çıkmaz. (H.Ş.) 106:8. vehim Büyük günahları serbest işlemek imandan hisse olmadığına de- lildir. (E.L.) 1:200.
Ebû Talib'in imanı. (M.) 375:28. Mektup 8. mesele, 8. nükte En büyük dâvâ imanı kazanıp kaybetme davâsıdır. (S.T.) 154. En mühim hizmet iman hizmetidir. (B.L.) 173; (E.L.) 1:62, 72. En mühim vazife iman dairesindedir. (S.T.) 156:Parlak fıkralar Eski Alimler zamanında imanın köklerine taarruz yoktu. (S.T.) 151. Eski zamanda teslim kuvvetli olduğundan iman esasları mah-
fuzdu. (B.L.) 17. Günahlar imana zarar verir. (L.) 15:2. Lem'a, 10. nükte6 Hakikî lezzet imandadır. (M.) 450:29. Mektup 9. telvih, 4. sü; (S.) 137:13. Söz, 2. makamın haşiyesi
Haklı hürriyetten hakkıyla istifade etmek, imandan istimdat ile- dir. (D.H.Ö.) 62.
Hayat imanın altı rüknünü ispat eder. (S.) 100:10. Söz zeylin 2. parçası; (L.) 326:30. Lem'a 5. nükte, 4. remiz
Hayat imanla olmazsa elemler, kederler verir. (K.L.) 113. "Hayatın lezzetini, zevkini isterseniz hayatınızı imanla hayat landırınız." (K.L.) 113.
Hürriyet imanın hassasıdır. (Mn.) 59; (H.Ş.) 67.
İhlası olmayan iman imandan sayılmaz. (I.1.) 99. İlimlerin şahı iman ilmidir. (S.) 705:Konferans
Iman aklın tercihiyledir. (M.) 205:19. Mektup, Şakk-ı Kamer műcizesine dair, 5. nokta
Iman altı ciheti nurlandırır. (L.) 230:26. Lem'a 7. ricâ
FIHRIST/304
İman bir hüsn-ü münezzeh ve mücerrettir. (L.) 130:17. Lem'a 9. nota Iman bir intisaptır. (S.) 28:23. Söz 1. mebhas, 1. nokta Imanî bir meselenin inkişafı binler kerâmetlerden daha iyidir. (S.T.) 175:Parlak fıkralar
YanıtlaSilİman bir vesikadır. (S.) 191:17. Söz, Far. mün.
İman bütün kâinatı insana arkadaş eder. (L.) 228:26. Lem'a 6. ricâ Iman Cenneteki Tûba ağacının bir çekirdeğini taşıyor. (M.) 440:29. Mektup 9. telvih, 4. sü; (S.) 23:2. Söz İman cüz'i iradeyi kuvvetlendirir. (S.) 192:17. Söz Far. Müna. İmanı devamlı olarak yenilemenin hikmeti nedir? (M.) 319:26.
Iman dersi için gelenlere siyaset nazarıyla bakılmaz (E.L.) 2:36.
Mektup, 4. mebhas, 4. mesele
İman duâyı ister. (S.) 286:23. Söz, 1. meb. 5. nokta
İman dünyada dahi mânevî Cenneti temin eder. (H.Ş.) 75. İman eden elemden emin olur. (M.N.) 96:Zeylül-Hubab Imana en büyük tehlike fen ve felsefeden geliyor. (L.) 107:16.
Lem'a 2. suâl
Iman esaslarının hepsi birbirini ispat eder. ($.) 199:11. Şua, 9. mesele; (As. M.) 49-53.
Iman esaslarından bir kısmının neticesi dünyaya bakar. (S.) 311: 24. Söz, 3. dal, 9. asıl
Iman esaslarından olmayan feri meselelerde kesin delil istenil- mez. (S.) 308:24. Söz, 3. dal, 2. asıl
Iman eşya arasında irtibat tesis eder. (M.N.) 60:Katre, nükte Imanın faydaları. (S.) 633:29. Söz 2. bab
Iman geçmişi ve geleceği nurlandırır. (Ş.) 168:11. Şua, 3. me-
sele; (L.) 230:26. Lem'a, 7. rica; (As. M.) 18:3. mesele Iman, güzel seciyelerin ve iyi hasletlerin kaynağıdır. (T.H.) 198, 207:Eskişehir hayatı
Imanî hakikatin bir cüzünü inkâr eden kafir olur. ($.) 199:11. Şua, 9. mesele
FIHRIST/305
man hakikati öyle bir çekirdektir ki, tecessüm etse husust bir cennet çıkar. ($.) 168:11. Şua, 9. mesele
YanıtlaSilman hakikatları ve nur hizmeti hiçbir şeye âlet olmaz. (E.L.) 38. man hakikatları yüz kapılı bir saraydır. (L.) 92:13. Lema 13. işă 3. nok.
man hayata hayat olsa, geçmiş ve gelecek nurlanır. (K.L.) 113. man hem nurdur, hem kuvvettir. (S.) 282:23. Söz 1. meb. 3. nok.
Iman her derde devadır. (L.) 221:25. Lem'a, 25. deva. Imansıza herşey karanlıktır. (M.) 280:24. Mektup, 5. remiz İmansızlıkta hiçbir lezzet yok. (M.) 66:16. Mektup, 2. nokta İman hizmeti Bediüzzaman'ı siyasetten çekmiş. (E.L.) 1:206. Iman hizmetinde kadının beyine yardımı. (K.L.) 179. İman hizmeti kâinatın en büyük meselesidir. (K.L.) 96, 142. İmana hizmetin önemi. (S.) 705:Konferans İman hizmetine yapılan saldırı kıtlık sebebidir. (K.L.) 153. İman ile küfrün ortası yoktur. (E.L.) 2:60. İman ilimdir, vücudîdir. (S.) 86:7. Söz mukaddime İman incecik bir bürhana yüklenmez. (Rm. İç. R.) 1:228.
İman insanı ebedî idam olmaktan kurtarır. (S.) 426:25. Söz, emi. çiç Iman insanı insan eder. (S.) 285:23. Söz, 1. meb. 4. nokta
Iman insaniyet ve İslâmiyetin üç muazzam meselesidir. (K.L.) 104.
Iman, insanın misak-ı ezeliye ile peyman ve yeminidir. (Mh.)
103:3. makale
İmanın insana verdiği kahramanlık. (H.Ş.) 74.
İmanla İslâm arasındaki fark. (M.) 38:9. Mektup, râbian
İmansız İslâmiyet kurtuluş sebebi olamaz. (B.L.) 191.
İman izzeti netice verir. (1.1.) 103. Imandaki lezzet. (S.) 22:2. Söz; (S.) 579:32. Söz 2. mev. 2. meb; (1.1.) 33; ($.) 405:14. Şua; (M.) 280:24. Mektup, 5. rem Iman kabir kapısını nur kapısı olarak gösterir. (S.) 191:17. Söz,
Far, münacaat Iman kainatı ışıklandırır. (S.) 282:23. Söz 1. mebhas, 2. nokta
FIHRIST/306
Iman kalp amellerinin güneşidir. (1.1.) 45. Iman kalpte ve kafada daima bir yasakçı bırakır. (H.Ş.) 82. Imanın kuvvetlenmesi için bazı şahıslar lazım ki, (Ş.) 335:14. Şua, sonsöz; (§.) 550:14. Şua, zeyl Iman medeniyet ve fazilet çarşısındadır. (Mn.) 140.
YanıtlaSilImanın mertebeleri var. (S.T.) 175.
Iman meselelerin tabakaları vardır, biri kesin delil istese, diğeri zann-1 galip ile iktifa eder. (S.) 308:24, Söz 3. dal, 2. asıl Imant meseleler münakaşa tarzında konuşulmaz. (M.) 46, 49:12.
Mektub'un başı ve sonu
İman muhabbeti, İslamiyet uhuvveti gerektirir. (H.Ş.) 152:2.
zeylin 2. kısmı
İman müminleri kardeş addeder. (M.N.) 77:Hubab
Iman nedir? (M.) 38:9. Mektup, rabian; (1.1.) 46; (H.Ş.) 147:2.
zeylin 2. kısmı
Iman ne kadar kuvvetli olsa hürriyet o kadar kuvvet bulur. (H.Ş.)103: 6. vehim
İman nuruyla yürüyen emn ü eman içindedir. (M.N.) 188:Şem- me, 10. risale
Imanı olmayanın insan addedilmemesi gerekir. (1.1.) 100.
İman ölümü Cennet tezkeresine çevirir. (H.Ş.) 75.
İmanın rükünlerinin en mühimi Allah'a imandır. (S.) 705:Konf.
İman saadet kapısını açar. (S.) 34:7. Söz; (S.) 282:23. Söz 1.
meb. 2 nokta; (M.) 398:29. Mektup 5. kısım
İmanı sağlamlaştırmanın yolu Risale-i Nurdadır. (K.L.) 48. İman sıdktır, doğruluktur. (H.Ş.) 51:3. kelime
İman sohbetini ruhânîler de dinler. (K.L.) 146.
İman-ı şuhudî. (S.T.) 26:27. Mektuptan parçalar
Iman-ı tahkikî. (S.T.) 26:27. Mektuptan parçalar
İman-ı tahkikî sahibi musſbetleri gülerek karşılar. (S.T.) 155.
İmân-ı tahkiki sahibi herşeyde İlâhî rahmetin izini, özünü, yu-
zünü görür. (S.T.) 155.
FİHRİST/307
İman-ı tahkikî sökülüp alınamaz. (K.L.) 15.
YanıtlaSilİman tam bir emniyet verir. (S.) 25:2. Söz İman tevhidi, tevhid teslimi, teslim tevekkülü netice verir. (S.)
284:23. Söz, 1. meb. 3. nok.
İmanın üç hassası. (Y.A.N. İş.) 103.
İmanın varlığı sorgu ile anlaşılır. (İ.İ.) 46.
İman ve teklif bir imtihandır. (Ş.) 486:5. Şua
İman yalnız icmâlî ve taklidî bir tasdike mecbur değil. (S.T.) 175.
İmanın yeri kalptir. (S.) 672:Lemaat
İman zayıflığından gelen tuğyan umumî musibeti celbeder.
(S.T.) 149.
İnkâr etmemek başka, iman etmemek başkadır. (E.L.) 1:199.
İnsanın aslî vazifesi iman ve duâdır. (S.) 283:23. Söz 1. meb. 4. nok. İnsan iman nuruyla alây-ı illiyyine çıkar. (S.) 281:23. Söz 1.
mebhas, 1. nokta
İslâmiyetsiz iman kurtuluşa sebep olur mu? (M.) 38:9. Mektup; (B.L.) 191.
İtikad dairesi muamelât dâiresine karıştırılmamalıdır. (Mn.) 72. Kırk kişiden otuz dokuzu imansız gidiyor. (S.T.) 154; (As. M.) 21:4. mesele
Kur'ân iman esaslarını çok açık bir şekilde açıklamıştır. (S.) 303:24. Söz, 1. dal.
Küfür ehl-i niçin ehl-i hidâyete galip geliyor? (B.L.) 152
. Lailahe ilallah deyip Muhammedü'r-resûlullah demeyen kurtu-
lur mu? (M.) 321:26. Mektup 4. mebhas, 5. mesele Nur talebeleri imanla kabre girecekler. (S.T.) 84:1. Şua
Nur talebeleri sünnet-i seniyye istikametinde tam bir iman kaz- anırlar. (S.T.) 37:27. Mektup
Nur talebelerinin vazifesi sadece kendilerinin imanını kurtar- mak değil, başkalarının da imanını kurtarmaktır. (K.L.) 148. Ölüm anında şeytan imanı çalmak ister. (S.T.) 26:27. Mektup
FIHRIST/308
Peygamberimizin annesinin babasının ve dedesinin imanı. (M.)
YanıtlaSil375:28. Mektup 8. mesele, 7. nükte Peygamberimiz iman esaslarını gözüyle görmüştür. (S.) 533:31. Söz, 4. esas, 1. meyve
Risale-i Nur on beş günde tahkiki imanı kazandırır. (K.L.) 84.
Risale-i Nurlarda iman hakkında fazla tahşidat yapılmasının se- bebi. (E.L.) 1:102, 199; (S.T.) 28, 175.
Risale-i Nur iman-ı tahkikî dersi verir. (S.T.) 155:Parlak fıkralar Risale-i Nur imanın en kuvvetli delillerindendir. (S.T.) 70:1. Şua Risale-i Nur küfre karşı imanın son ordusudur. (S.T.) 32, 33:27. Mektup
Risale-i Nur onda sekiz kişiye iman dâvâsını kazandırır. (S.T.) 154. Sahabîlerin imanı. (S.) 455:27. Söz zeyl Siyaset daireleri iman hizmetine nispeten ehemmiyetsizdir. (E.L.) 1:72.
Şefkatle cihazlanmış şehamet-i imâniyenin kuvveti. (H.Ş.) 40.
Tahkikî imanın ehemmiyeti. (S.) 705:Konferans
Taklidî iman şüpheye karşı bazan mağlup olur. (S.T.) 176. Taklidi imanı tahkiki imana çevirmek. (S.) 705:Konferans
Tarikat imanı muhafaza etmeye sebeptir. (M.) 434:29. Mektup 9. kısım, 6. telvih, 2. nokta
Tarikatların müntehası iman hakikatlarının inkişafıdır. (S.T.) 175.
Yakın tarihte imanın esaslarını zayıflatıma çalışmaları yapıldı. (S.) 704:Konferans
Yaratılışın en yüksek gayesi Allah'a imandır. (M.) 218:20. Mektup, muk.
Yıldızlara iman gözlüğüyle bakmak. (S.T.) 24:Parlak fıkralar Zor şartlar altında iman kurtarmanın kıymeti. (T.H.) 372:Den hay
İMKÂN
İmkan delili. (1.1.) 148, 154; ($.) 554:15. Şua; (S.) 626:33. Söz 30. pencere
FİHRİST/309
İmkan-ı vehmf, imkan-ı akli ile karıştırılmamalıdır. (Mh.) 67:1. makale, 8. mesele
YanıtlaSilİmkan-ı zati yakîn-i ilmfye zıttır. (Mh.) 66:1. makale, 8. mesele (S.) 251:21. Söz 2. makam, 5. vecih Imkân-ı zatî delilden kaynaklanırsa makbüldür. (Mh.) 67:1. ma-
kale, 8. mesele
İmkânat ayı, vukuat ayrıdır. (E.L.) 1:9.
İMTİHAN
Din bir imtihandır. (S.) 241:20. Söz. 2. makam, 2. suâl; (S.) 307:24. Söz 3.dal, 1. asıl
Dünya bir imtihan yeridir. (S.) 159:14. Söz, zeyl; (S.) 491:29.
Söz 4. esas, 3. mesele İman ve teklif bir imtihandır. (Ş.) 486:5. Şua
İmtihanı kırk insandan biri kazanıyor. (S.) 171:11. Söz 4. mese
İnsan dünyaya imtihan için gönderilmiştir. (1.1.) 110.
Yüce ruhlarla sefil ruhlar birbirinden ayrılması için insanlar im- tihan edilmektedir. (S.) 241:20. Söz, 2. mak. 2. suâl.
INAT
Hodgamlık, hodbinlik, hodendişlik gurur ve inat ene ve enâni- yetin habîs eşkalidir. (Sn.) 39.
Inat bazan müfrit parti mutaassıplarına, dalal ve batılı iltizam ettirir. (Sn.) 68.
İnadın sosyal hayat için zarı. (M.) 258:22. Mektup, 5. vecih Inat duygusunu kanalize etmek gerekir. (M.) 37:9. Mektup Inat efendi. (Mn.) 67.
Inat hakikatçe ve İslâmiyetçe zulümdür. (M.) 253:22. Mektup, 1. meb İnat meleği şeytan gösterir. (S.) 659:Lemaat
İNAYET DELİLİ
(1.1.) 143; (Mh.) 107:3. makale, 1. maksat
FİHRIST/310
İNCİL
YanıtlaSilHz. İsa İncil'de Peygamberimizi müjdeledi. (S.T.) 160; (M.)
165, 168-172:19. Mektup, 16. işaret, 1. kısım İncil değiştirilmiştir. (M.) 163:19. Mektup 16. işaret, 2. hüccet; (Mh.) 59:1. makale, 4. mesele.
İncil'in hükümleri nesh, kıssaları da tahrif edilmiştir. (Mh.) 17:1. makale, 3. mukaddime Incil'de Peygamberimizin vasıfları. (L.) 38:7. Lem'a 7. si; (M.)
166-172:19. Mektup, 16. işaret, 1. kısım
İKAZ
Nur talebeleri birbirlerini ikaz, ihtar ve irşad etmelidir. (E.L.) 1:7.
İNGİLİZLER-İNGİLTERE
Bediüzzaman'ın İstanbul'u işgal eden İngilizlere karşı mücâde- lesi. (E.L.) 2:136; (Τ.Η.) 123.
Bediüzzaman, İngilizin tecavüzüne karşı Almanya'nın dostluğu- nu kabul ediyor. (H.St.) 99:2. hatve .
Bediüzzaman'ın İngilizlere hakaret âmiz sözleri. (Sn.) 103 Bediüzzaman İngilizlerin oyununa gelmedi. (Sn.) 95.
Ehli sünnetten olan Mekke Şerifi, âyetin hükmüne zıt olarak İn- gilizlerin Mekke'ye girmelerine izin verdi. (M.) 354:28. Mektup 6. mesele, 3. nükte
Halifenin iradesinin İngilizlerin lehine çıkması. (H.St.) 101:5. hatve İngilizler, Almanlarla dost olduğumuz gibi kendileriyle de dost olmamızı istiyorlar. (H.St.) 99:2. hatve
İngiliz bakanın Kur'ân'ın nurunu söndürmeye çalışması. (S.T.) 84. İngilizler Bediüzzaman için ölüm emri çıkardılar. (T.H.) 123; (E.L.) 1:189, 190
İngilizler dinde mutaassıb ve cebbardırlar. (E.L.) 2:127.
İngilizler halkı Anadolu hareketine karşı vaziyet aldırmaya ça- lıştılar. (H.St.) 100:4. hatve
FİHRİST/311
İngilizlerin hükümete ilişmesi. (L.) 107:16. Lem'a 3. meraklı sual İngiliz hükümeti zâhiren müstebid değilse de milleti mütehak- kimedir. (Mn.) 61.
YanıtlaSilİngilizler hürriyetperver maskesi takmışlar. (Sn.) 78.
İngilizler İslamca ve insanca hayatı öldürmek istiyorlar. (H.St.)100:3. hatve
İngilizlerin İslâmiyete düşmanlıkları. (H.St.) 98:1. hatime İngilizlerin kuvvetleri fitne ve hile ile ayakta durmaktadır. (H.St.) 102:6. hatime
İngilizler küfrî rejimlerini reddedenlere ilişmemişlerdir. (E.L.) 2:127; (T.H.) 575:İsp.hay.
İngilizlerin Müslümanları Kur'ân'dan soğutmak istemeleri. (Τ.Η.) 47.
İngiliz Müstemlekat Nazırının Kur'ân aleyhindeki sözü. (T.H.) 198:Esk. hay.
İngiliz siyaseti. (H.St.) 98.
İngiliz siyasetinin cerbezesi. (H.St.) 98-106:1-6. hatveler
İngiliz siyasetinin galip çıkmasının sebebi. (Tl. İç. R.) 1:195. İngiltere'nin Kur'ân'a sahip çıkması. (E.L.) 2:116.
İngiltere kürsüsünde "Artık İngiltere'nin İslâmiyeti kabul etme- si gerekir" denildi. (E.L.) 1:242.
İslâmiyet muhabbeti İngiliz husumetini gerektirir. (H.St.) 103:6. hat. İttihat Terakkinin başarısızlığında İngiliz parmağı vardı. (H.St.) 100:3. hat.
Mutaassıp İngilizlerden ve Ruslardan çok kimse muhakeme-i akliyeleri ile Müslüman oldular. (H.Ş.) 29. “Tükürün İngiliz lâininin hayâsız suratına.” (Rm. İç. R.) 1:232.
İNKÂR (Bak:küfür)
Dinsizleri idare etmek zordur. (M.) 424:29. Mektup, 7. kıs., 3. işa Dinsizler terakkiye mânidirler. (M.) 424:29. Mektup, 7. kıs., 3. işâ. FİHRİST/312
İnkâr cehaletten gelse izâlesi kolaydır. (E.L.) 1:21. İnkâr fen ve ilimden geliyor. (E.L.) 1:21.
YanıtlaSilKabul etmemek başkadır, inkar etmek başkadır. (M.) 302:26. Mektup, 1. meb. sâlisen.
İNNA ÂTEYNA
İnnâ âteynânın sırrı. (Kas. Lem'a) 161.
İNKILAP
Bediüzzaman İstanbul'da bir senede yüz senenin inkılabını gör- dü. (H.Ş.) 108.
Bediüzzaman için yapılan "İnkılapları ihlal ediyor" ithamı. (Ş.) 386, 387:14. Şua
Bediüzzaman Meşrûtiyeti büyük bir inkılap olarak görüyor. (D.H.Ö.) 45.
Fransız inkılabı bize örnek olamaz. (M.) 421:29. Mektup, 7. kıs. 2. işâ.
Hıristiyanlıktaki inkılap. (M.) 421:29. Mektup, 7. kıs. 2. işâ. İnkılabı meydana getiren kimselerin tahakkümü. (D.H.Ö.) 45. İnsanlık âleminde yaygın bir şeyi birden kaldırmak, insan tabi-
atını birden kaldırmayı gerektirir. (Mn.) 122. İslâmiyette dinî inkılap mümkün mü? (M.) 421:29. Mektup, 7. kıs. 2. işâ.
Kur'ân'ın insanda yaptığı inkılap. (S.) 410:25. Söz 1. zeyl. Kürtler Bediüzzaman'a, “İnkılâb-ı azimi gördün. Bize ne getir- din?" diye sordular. (Mn.) 20.
Muhabbet bir kalbde hakikî bulunsa, adâvet acımak sûretine in- kılap eder. (M.) 254:22. Mektup 1. meb. 2. Vec.
Peygamberimizin yaptığı inkılap. (Mh.) 134, 137:3. maka, 3. meslek; (M.) 196:19. Mektup 1. Zeyl 7, 8. Reşha Temmuz'un inkılâb-ı mes'udu. (Mn.) 14.
FİHRİST/313
"Ümitvar olunuz! Şu istikbal inkılabı içinde en yüksek gür sada İslamın olacaktır. " (Sn.) 62; (Т.Н.) 118.
YanıtlaSilİNSAN
Adem'den itibaren felsefe silsilesi insanlık Aleminde dal budak salmış. (S.) 497:30. Söz 1, mak.
Adem'in (a.s.) hilafet dåväsında en büyük mucizesi isimleri öğ renmesiydi. (S.) 237:20. Söz 2. makam
Adem'e (a.s.) isimlerin öğretilmesiyle, insana diğer mahlukata karşı bir üstünlük verilmiştir. (S.) 224:20. Söz, 1. mak. 1. nük, Alemin anahtarı insanın elindedir. (S.) 495:30. Söz, 1. mak.
Älem büyük bir insan, insan küçük bir alemdir. (S.) 483:29. Söz, 4. es. 3. mes.; (Sn.) 24.
Alem insan için yaratılmıştır. (1.1.) 155.
Acz ve fakr insanın iki yarasıdır. (S.) 35:7. Söz
Akıl insan için bir hediye-i hikmettir. (S.) 84:10. Söz, 11. hak.
Akıl insana yüksek maksatlar ve baki meyveler gösterir. (S.) 47:9. Söz
Aklı başında olan insan, ne dünya işlerinden kazandığına mes- rur, ne de kaybettiği şeye mahzun olmaz. (M.N.) 111:Habbe Allah hem insanı sever, hem kendini insana sevdirir. (S.) 97:10. Söz, muk, 2. nok.
Allah insana arza halife olma kaabiliyeti vermiştir. (S.) 236:20. Söz, 2. mak.
Allah insana emanet olarak verdiği malı büyük bir fiyat karşı lığında satın almak ister. (M.N.) 107, 110:Habbe
Allah insanı insandan daha çok düşünür. (M.N.) 111:Habbe Allah insanı meleklere tercih edip hilafet rütbesi vermiştir. (S.) 94:10. Söz, 11. hak.; (S.) 236:20. Söz, 2. mak.; (M.) 351:28. Mektup, 5. mes.
Allah insanı Rahman suretinde yaratmıştır. (S.) 19:1. Söz; (EL) 1:142.
FIHRIST/314
Allah isimlerinin nakışlarını göstermek için insana musibet ve- riyor. (S.) 435:26. Söz 3. meb.
YanıtlaSilAllah'ın kendini insanlara bildirmesi zaruridir. (M.N.) 118:Zey- lü'l-Habbe
Başkasının kusuru insanın kusuruna senet ve özür olamaz. (D.H.Ö.) 65; (T.H.) 54.
Bâzı hodgam insanlar heves ve ihtirasına mâni herşeyi mahvet- mek isterler. (Sn.) 27.
Bâzı insanlar çamura düşer, kendini aldatmak için misk ü anber diye yüzüne gözüne sürer. (H.Ş.) 150:2. zeylin 2. kısmı Bâzı insanlar fikren ortaçağda yaşıyor. (Mh.) 9.
Beka aşkı ve ebediyet şevki insanda kuvvetlidir. (S.) 110:10. Söz, zeylin 5. parçası
Beş duyudan başka gayb âlemine açılan pekçok pencereler var. (Nok. İç. R.) 2:110.
Beşer esir olmak istemediği gibi ücretli olmak da istemez. (Sn.) 57; (Τ.Η.) 116; (S.) 650:Lemaat
Bir insanın bir sıfatı, câniye değil, kâfire de olsa o sıfat sahibi
câni olmaz. (Sn.) 40.
Bir insanın imanına vesile olmak sahralar dolusu kırmızı ko- yundan efdaldir. (E.L.) 1:146
Birinci ve İkinci Dünya savaşlarında insanlık çok büyük zarar gördü. (S.T.) 65:1. Şua
Bu zamanda insanlar ihsanlarını pahalıya satıyorlar. (E.L.) 1:89. Bu zamanın insanı delil istiyor. (Mh.) 31, 32:1. maka. 8. muk. Büyük insanların yanında özür makbüldür. (Mh.) 102:2. mak. sonu, Arapça.
Canlılar içerisinde rızka en çok muhtaç olan insandır. (M.) 351: 28. Mektup, 5. mes.
Cenâb-ı Hak bütün isimlerini insanda ihsas ettirmiştir. (S.) 627:33. Söz 31. pencere
FİHRİST/315
Cennet ve Cehennem insan bekliyor. (S.) 83:10. Söz, 10. hak. Çabuk kıyamet kopmazsa, İslâmiyet hakikati insanlığı esfel-i sâfilîne düşmekten kurtaracak. (H.Ş.) 48.
YanıtlaSilÇaresiz kalan insanın sığınağı. (L.) 12:1. Lem'a
Din bütün insanlığın ihtiyacıdır. (S.T.) 219.
Dinsiz insan en bedbaht bir mahluktur. (S.) 38: 8. Söz
Dünyanın imaretinin direği insandır. (Mh.) 64:1. makale 6. mese. Dünyanın ömrü kalmışsa, insanlık Kur'ân hakikatlarına yapı-
şacak. (H.Ş.) 79.
Dünyay-ı deniyye içinde kemâlât-ı insaniye yerleşemez. (Mh.) 123:3. makale
Dünya insandaki kaabiliyetlerin inkişafına müsait değildir.
(S.) 481, 484:29. Söz 2. maksat 5, 10. medar
Ehlî hayvanlar insanın zaaf, acz ve tenbelliğinden hisse almış-
lardır. (S.) 292:23. Söz 2. meb. 3. nükte
Eşyanın insana ait gayesi bir ise, Allah'ın isimlerine ait binler- dir. (S.) 210:18. Söz, 2. nokta
"Ey kendini insan bilen insan, kendini oku." (S.) 628:33. Söz 31. pen. 1. nokta
Felsefenin yetiştirdiği insan. (S.) 499:30. Söz 1. makam
Fena bir adama "İyisin iyisin" denilse iyileşmesi, iyi adama, "Fenasın, fenasın" denildikçe fenalaşması çok vuku bulmuş- tur. (Mn.) 82; (M.) 256:22. Mektup 1. meb. 4. vecih
Geçim derdi insanı ibadetten alıkoymamalıdır. (S.) 245:21 Söz, 5. ikaz.
Geçim derdi insanın zayıf bir damarıdır. (E.L.) 1:240.
Hakkı arayan insanın eline bazan bâtıl düşüyor. (Mh.) 110:3. makale 1. maksat
Haşirde, azalarını yanlış yolda kullanan insandan bütün azaları şikâyetçi olacak. (S.) 293: 23. Söz 2. meb. 3. nük. Hayali hakikat göstermek insanın huyudur. (Mh.) 27:1. maka. 7. muk. FİHRİST/316
Hayvanla insanın cihazatının karşılaştırılması. (S.) 293-294:23.
YanıtlaSilSöz, 2. meb. 3. nükte
Her insanda az veya çok şöhret hissi vardır. (M.) 401:29. Mek-
tup 6. kıs. 1. desise
Herşey insanın emrine verilmiş. (S.) 16:1.Söz
Her insan kendi şeytanını taşlamalıdır. (S.) 167:15. Söz, 7 bas. Her insanın şahsî bir âlemi vardır. (M.N.) 100:Habbe
Hevanın şeni insanı melek derecesinden köpek derekesine indir- mektir. (Sn.) 59; (Τ.Η.) 116.
Hılkat ağacının en mükemmel meyvesi insandır. (L.) 119:17. Lem'a 4. nota; (L.) 191:24. Lem'a 3. kelime, 3. muhalin sonu; (M.N.) 129:Zühre 4. nota
Hissiyat-ı insaniye akibeti görmez, bir dirhem hazır lezzeti ile- ride bir batman lezzete tercih eder. (H.Ş.) 16.
Hurafat ve tahrifattan sıyrılarak İslâmiyete inkılap edecek olan Hıristiyanlık insanlığa dünya ve âhiret saadeti verecek. (H.Ş.) 38.
İbadet, tevhid, tevekkül ve teslim, zayıf insan için büyük bir
kârdır. (S.) 25:3. Söz
İmanın insana verdiği kahramanlık. (H.Ş.) 74.
İman insanı ebedî idam olmaktan kurtarır. (S.) 426:25. Söz, Emirdağ Çiçeği
Imanı olmayanın insan addedilmemesi gerekir. (1.1.) 100.
İnsan acizdir. (S.) 25:3. S.
İnsanlık adalet-i İlahiye nâmına İslâm hakikatları dairesinde
mahkemeler açmalı. (H.Ş.) 83.
İnsanlara akılları seviyesinde hitap edin. (Tils.) 145.
İnsanın akrabalarıyla bağı. (L.) 62:11. Lem'a 10. nükte, 1. nokta
İnsanı âlây-ı illiyyîne çıkaran bir kudsî hadis. (S.)119:11. Söz Insan âleminde iki dâire vardır. (M.N.) 29:Reşhalar, 12. reşha Insan âleminde iki levha vardır. (M.N.) 29:Reşhalar, 12. reşha Insan, âlemi itikad-i kalbisine göre görür. (L.) 192:23. Lem'a hât.
FİHRİST/317
Insan, alemde saltanat sürmek ve ahirette ebedî saltanata maz-
YanıtlaSilhar olacak şekilde donatılmıştır. (Mh.) 36:1. maka. 9. muk. Insanlık âlemi harplerin ve fenlerin sayesinde uyandı. (H.Ş.) 31. İnsan ålemin küçük bir misalidir. (S.) 45:9. Söz.
Insanlık âleminde yaygın bir şeyi birden kaldırmak, insan tabi- atını birden kaldırmayı gerektirir. (Mn.) 122.
Insan ålemlerin merkezidir. (L.) 307:30. Lem'a 3. nük. 3. nokta Insan Allah'a kul olursa herşey ona hizmetkar olur. (Μ.Ν.) 94: Zey. Hubab
Insan Allah'a tevekkül etmezse, vicdanı sıkıntı içinde kalır. (S.)
33:6. Söz
Insan Allah'a uzaktır, fakat Allah insana yakındır. (Μ.Ν.) 106: Habbe
Insan Allah'ın antike bir sanatıdır. (S.) 281, 282:23. Söz 1. meb,
1. nokta; (M.N.) 153:Zerre
Insan Allah'ın bir ismine yapışarak terakkî etmelidir. (S.) 238:20.
Söz, 2. makamın bir nüktesi
Insan Allah'ın has muhatabıdır. (M.N.) 29: Reşhalar, 12. reşha Insan Allah'ın izzetine imanıyla mazhar olmuştur. (M.N.) 98: Zeylü'l-Hubab
Insan Allah'ın rububiyetine râzı olmalıdır. (M.N.) 104:Habbe Insan Allah'ın sonsuz rahmetine şükürle karşılık vermeli. (L.) 100:14. Lem'a 2. mak. 3. sır
İnsanın Allah'tan hiçbir hak talep etmeye hakkı yoktur. (M.N.) 193:Şemme, 10. risåle sonu.
Insanın Allah yanındaki değeri. (1.1.) 235, 240; (S.) 78:10. Söz, 9. hak.
Insanlık Allah'ın dilemesi karşısında inada güç yetiremez. (Mh.) 35:1. makale 9. mukaddime
Insanın altı ciheti. (Ş.) 633:29. Şuâ, 2. bab Insanın altı cihete imanla bakması. (S.) 190-191:17. Söz, Får. mün. Insanın altı cihete küfürle bakması. (S.) 190-191:17. Söz, Får. mün. FIHRIST/318
İnsanın ameli kaydediliyor. (S.) 76:10. Söz, 7. hak.; (M.N.) 162: Şemme
YanıtlaSilInsanın anne rahmindeki yaratılışı. (1.1.) 55.
İnsan ancak dört beş fende mutahassıs olabilir. (1.1.) 166; (Mh.)
24:1. maka. 6. muk; (Mh.) 137:3. maka. 4. mesele Insan ancak imanla hakikî huzur bulabilir. (M.) 218, 219:20. Mektup 1-2. kelimeler
İnsan arzın halifesidir. (1.1.) 225, 227, 240; (Μ.Ν.) 118, 119: Zeylü'l-Habbe; (L.) 131:17. Lem'a 9. nota; (E.L.) 2:93. İnsan arzın halifesi olduğunu fenleriyle, sanatlarıyla göster- miştir. (S.) 97:10. Söz mukaddime, 2. nokta İnsanın arzusu hayalinin yetiştiği yer kadar geniştir. (S.) 25:3. Söz; (M.N.) 94:Zey. Hubab İnsan arzusuna uyan şeyi kuvvetli görür. (Mh.) 42:1. maka. 11. muk. İnsanın azalarının her birinin lezzeti ve elemi ayrıdır. (M.N.) 79:Hubab.
İnsanın azalarının vazifeleri. (S.) 589:32. Söz 3. mev. 2. meb. muk. İnsan başı boş değildir. (M.N.) 39:Lassiyyemalar, (M.Ν.) 151: Zühre 15. nota; (S.) 56, 66, 75:10. Söz, 2., 6. hak.
İnsan başkasının elemiyle elem duyar. (17. Lem'a 4. nota) 112. İnsan başkasını kötüleyerek kendi kemalini göstermek ister.
(Mh.) 42:1. maka. 11. mukaddime
İnsanın bazı keyifli hevesâta ihtiyacı var. (E.L.) 2:66. İnsandaki bâzı latife ihtiyarı dinlemez. (M.) 436:29. M. 9. kıs. 7. tel. 3. nük; (L.) 79:13. Lem'a 6. işaret
İnsanın bedeni içinde kâinatın fihristesi vardır. (S.) 67:10. Söz, 3. hak.
Insan, "Benim Rabbim dünyayı bana bir håne yaptı" diyebilir. (S.) 297:23. Söz 2. mebhas
Insan, "Benim Rabbim güneşi bana bir lamba yaptı" diyebilir. (S.) 297:23. Söz 2. mebhas
İnsanın beş zahiri, beş bâtınî hassası vardır. (1.1.) 236
FİHRİST/319
İnsan bilmediği ve yetişemediği şeye düşmandır. (S.) 55:10. Söz; (S) 10. Söz, 4. Hak. haş. 69; (L.) 348:30. Lem'a 6. nük. 5. şuanın sonu; (M.N.) 37:Lassiyemalar.
YanıtlaSilİnsan binler perdeler içinde hakikati araştırır. (S.) 303:24. Söz,
2. dal.
İnsan bir çekirdeğe benzer. (S.) 291:23. Söz, 2. meb. 1. nük. İnsan bir fert iken bir nev gibi olur. (M.N.) 119:Zeylü'l-Habbe; (M.N.) 179:Şemme, 10. risale; (1.1.) 57; (Mh.) 152:3. mak. 3. mak. İnsan bir güçsüz akrebe ve ayaksız bir yılana mağlup olur. (S.) 296:23. Söz, 2. meb. 4. nük.
İnsan bir hiç olmakla beraber, vazife cihetiyle büyüktür. (S.) 296:23. Söz, 2. meb. 4. nük.
İnsan bir öpmekle batmamalı. (L.) 140:17. Lem'a 14. nota, 3. rem İnsanlığın bir sabahı olacak. (H.Ş.) 43.
İnsanın birşeyi değerlendirmesi nasıldır? (İ.İ.) 76.
İnsan bir taraftan arzın ilacı, diğer taraftan zehiridir. (1.1.) 251. İnsan bir vahid-i kıyasidir. (L.) 346, 347:30. Lem'a 6. nük. 5. 2.
mesele; (M.N.) 45:Katre, muk.; (M.N.) 188:Şemme, 10. ris.; (S.) 118:11. Söz
İnsanın bozulması. (L.) 85:13. Lem'a 10. işaret
İnsan bu dünyaya keyf sürmek için gelmemiş. (L.) 207:25. Lem'a 3. devâ
İnsan bu fâni dünyaya râzı olmamalıdır. (Mh.) 124:3. mak. muka. İnsanın bütün duyguları hakka iltica eder. (M.N.) 118:Zeylü'l- Habbe
İnsanın büyüklüğü. (L.) 118:17. Lem'a 2. nota
İnsan büyük emâneti üstlenmiştir. (E.L.) 2:93, 95.
İnsan büyük zatları takip etmelidir. (M.N.) 116:Zeylü'l-Habbe İnsan câhildir. (M.N.) 125: Habbe, zeylü'z-.zeyl
Insanda cemal ve kemala karşı sevgi vardır. (L.) 62:11. Lem'a 10. nükte 1. nokta
FİHRİST/320
İnsan Cenâb-ı Hakkın antika bir sanatıdır. (S.) 282:23. Söz, 1.
YanıtlaSilmebhas 2 nokta
İnsanın cevheri büyük, mâhiyeti yüksektir. (Mh.) 36:1. maka. 9. muk. İnsan cibilliyeti gereği nefsini sever. (M.) 433:29, M. 9. kıs, zeyl İnsanın cihazat ve hissiyatları tevhidle kıymetlenir. ($) 14:2. Şuâ, 1. mak.
İnsandaki cihazat esmâ-i hüsnâyı keşfetmek içindir. (Μ.Ν.) 177:
Şemme, 10. risâle İnsanın cihazatca zengin olmasının hikmeti. (S.) 589:32. Söz 3.
mev. 2. mebhas mukaddime
İnsanın cinayeti büyüktür. (Mh.) 36:1. maka. 9. mukaddime İnsanın cinlere halife olması. (1.1.) 250.
İnsan ibâdet ve tefekkürle emânete layık bir halife olur. (S.)
298:23. Söz 2. mebhas, 5. nükte
İnsandaki cisim, nefis, kalb, ruh daireleri mütefavittir. (L.) 22:3.
Lem'a 3. nükte
İnsan cüz'i ile külli ortasındadır. (M.N.) 182:Şemme, 10. risale İnsanın cüz'i irâdesi acizdir, kısadır. (S.) 192:17. Söz, Fâr. mün. İnsan cüz'i iradesinin bir elini duâya vermelidir. (S.) 432:26.
Söz, 2. mebhas İnsan çaresi bulunan şeyde acze, çaresi bulunmayan şeyde de cez'a kapılmamalıdır. (S.) 651:Lemaat
İnsana çeşitli mideler verilmiştir. (L.) 345:30. Lem'a 6. nük. 5. şua, 2. mesele
İnsanın çeşitli mertebeleri vardır. (M.N.) 178:Şemme, 10. risale İnsanın çeşitli şahsiyetleri olabilir. (M.) 307:26. Mektup, 2. meb. İnsanların çoğu âvamdır. (Mh.) 142:3. mak. 4. meslek hâtime İnsan çok sıfatlara sahip olduğundan, bir sıfatı adaveti celbetse, o insana değil, o sıfata düşman olunmalıdır. (Sn) 40.
İnsan çok zâlim ve çok câhildir. (Sn.) 39.
İnsanı dalâlete sürükleyen sebeplerden biri. (M.N.) 69:Katre, zeyl
FIHRIST/321
Insanlan değerlendirirken ölçü ne olmalı? (L.) 91:13. Lem'a 13.
YanıtlaSilişaret, 3. nokta
Insan diğer mevcudatla alakadardır. (M.) 278: 24. Mektup, 2. makam, 3. remiz
İnsanlık dinsiz yaşayamaz. (H.Ş.) 31; (Tl. İç. R.) 1:189; (Mn.) 86. İnsanın dönüşü Allah'adır. (1.1.) 230, 234; (Μ.) 222, 243:20.
Mektup, 1. ve 2. makam, 11. kelimeler
İnsan dünyada az duracak vazifesi çok bir misafirdir. (S.) 241:20. Söz 2. mak. 2. suâl; (M.N.) 101: Habbe
İnsan dünyada bir ameledir. (M.N.) 97:Zeylü'l-Hubab
İnsanların dünyada hayvanlar gibi fıtrî elbise ile yaratılmaması- nın hikmeti. (M.) 373:28. Mektup 8. mes. 4. nük. Insanlığı dünyevî ve uhrevî saadete mazhar edecek yalnız İslâ- miyettir. (H.Ş.) 38.
İnsanı dünyaya çağıran sebepler. (L.) 125, 126:17. Lem'a 7 nota; (M.N.) 136: Zühre, 7. nota
Insan dünya hayatı lezzetinde hayvandan yüz derece aşağı düşer. (S.) 292:23. Söz 2. meb. 3. nük.
İnsan dünyaya imtihan için gönderilmiştir. (İ.İ.) 110.
İnsanın dünyası dar bir kabir hükmünde. (L.) 140:17. Lem'a 14.
nota, 4. remiz
İnsanın dünyaya küstürülmesi. (S.)186:17. Söz.
Insan düşmeye ve yükselmeye müsaittir. (M.N.) 104:Habbe
İnsan ebed için yaratılmıştır. (İ.İ.) 197; (Mh.) 36:1. maka. 9. muk.; (Mh.) 123:3. mak.; (S.) 68:10. Söz, 3. hak.; (S.) 84:10. Söz, 11. hakikat
Insan ebediyete razı olur. (L.) 13:1. Lem'a; (L.) 23:3. Lem'a 3. nükte; (L.) 118:17. Lem'a 1. nota; (L.) 253:26. Lem'a 14. ricâ; (Ş.) 187:11. Şua 8. mes.; (H.Ş.) 32.
Insanın ebede uzanmış emelleri vardır. (S.) 84:10. Söz, 11. hak. Insanın edebin ta kendisi olan şeyleri edepsizlik olarak telakkî etmesi. (S.) 211:18. Söz, 2. nok.
FIHRIST/322
İnsan eğer insan olmazsa, şeytan bir hayvana dönüşür. (L.) 124:17. Lem'a 6. not; (M.N.) 134; Zühre 6. nota İnsanın elinin karıştığı şey çirkinleşir. (L.) 304:30. Lem'a 2. nüktenin sonu
YanıtlaSilİnsanın emanet-i kübra gibi mühim vazifeleri vardır. (S.) 76:10. Söz, 7. hak. İnsanlığın emelleri sınırsızdır. (Nk. İç. R.) 261 İnsan enâniyeti bırakmalı. (S.) 194:17. S. İnsanın en büyük düşmanı şeytandır. (L.) 74:13. Lem'a İnsan en güzel surette yaratılmıştır. (Ş.) 141:7. Şuâ İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır. (Mn.) 78, 137.
İnsanın en parlak saadeti muhabbetullahtır. (M.) 218: 20. Mek- tup, muk. İnsanların en şereflileri doğru Müslümanlardır. (Mh.) 35:1. ma-
ka. 9. muk. İnsanda en tehlikeli ve zayıf damar enaniyettir. (M.) 412:29.
Mektup, 6. kıs. 5. des. İnsanın en tesirli öğretmeni annesidir. (L.) 202:24. Lem'a bir muh. 1. nükte
İnsanın en zararlı düşmanı nefsidir. (L.) 74:28. Lem'a
İnsanın en zayıf damarı korkudur. (E.L.) 1:240. İnsanların esas azalarındaki tevâfuk Vâhidiyeti gösterir. (M.N.)
159:Zerre'nin sonu
İnsan fânilerin tebessümüne aldanmamalıdır. (S.) 327:24. Söz 5. dal 5. meyve
İnsan fâni ömrünü geçici şeylere sarfetmemelidir. (M.N.) 154:Zerre. İnsan fâni vücudunu vücudu verenin yolunda fedâ etmelidir.
(S.) 94:17. Söz, Får. mün.
İnsanı felakete atan bir hal. (M.N.) 117, 120:Zeylü'l-Habbe
Insan fitraten esmâ-i İlâhiyeye muhtaçtır. (S.) 586:32. Söz
3. mev. 2. meb. 3. nük.
İnsan fıtraten gayet zayıf ve âcizdir. (S.) 46:9. Söz
FİHRİST/323
İnsanın fıtratında isyan kaabiliyeti ve tehevvür sınırsızdır. (Sn.) 27. Insan fıtratan mükerrem olduğundan hakkı arıyor. (M.N.) 210:Nokta Insan fitraten medeniyeti sever. (H.Ş.) 65:5. kel. İnsanın fıtratında şiddetli bir beka aşkı vardır. (Ş.) 50: 4. Şuâ
YanıtlaSilInsan fiil ve amel cihetinde ve maddî çalışma cihetinde zayıf bir hayvandır. (S.) 292:23. Söz, 2. meb. 3. nük.
İnsan gafildir. (M.N.) 183, 189:Şemme, 10. risale; (L.) 82:13.
Lem'a 8. işaret
Insan gaflet zamanlarında letâif ve havassın hükümlerini birbi- rine benzetir. (M.N.) 109:Habbe
İnsanın gayesi sadece hayatı devam ettirmek değildir. (Μ.Ν.)
89:Hubâb
İnsanlar geçici olarak aldatılabilirler, fakat devamlı olarak alda- tılamazlar. (S.)170:15. Söz, zeyl.
İnsanın geçirdiği devirler. (M.N.) 121:Zeylü'l-Habbe; (S.) 344: 25. Söz 1. şu. 1. şuâ 5. nok.; (S.) 650:Lemaat; (Μ.) 353:28. Mektup 6. mes. 2. nük. İnsanın geçirdiği üç karanlık devir. (Ş.) 141:7. Şua İnsan geçmişi düşünse ya "ah" veya "oh" der (L.) 16:2. Lem'a 3. nükte; (L.) 209:25. Lem'a 6. devâ
İnsan geçmiş ve gelecekle alakadardır. (K.L.) 113; ($.) 167:11. Şua 3. mesele
İnsan gururla kemâlattan mahrum kalır. (M.N.) 58:Katre, hat.
İnsanın günahları terketmesi takvâdır. (M.N.) 189:Şemme, 10. risâle
Insandaki hafv ve muhabbet. (S.) 322:24. Söz, 5. dal. 1. meyve İnsan haddini bilmelidir. (L.) 136:17, Lem'a 13. nota 3. mesele;
(M.N.) 145:Zühre, 13. nota 3. mesele İnsanın hakkı naz değil, niyazdır. (S.) 324:24. Söz, 5. dal. 3. mey. Insan hakkı arıyor. (Nok. İç. R.) 1:103.
İnsan hak yolunda herkesi kendinden daha iyi bilmelidir. (L.) 157:20. Lem'a 4. sebep
FIHRIST/324
Insan hamdle Cenâb-ı Hakkın sıfat ve isimlerine ayna olur. (1.1.) 23. İnsan hasenatı habbe habbe, seyyiatı ise kubbe kubbe yapar. (M.N.) 187:Şemme, 10. risâle İnsanın hasenatta iftihara hakkı yoktur. (S.) 428:26. Söz, 1. meb.
YanıtlaSilİnsanın hasselerinin fazla inkişaf etmesinin sebebi. (S.) 294:23.
Söz, 2. meb. 3. nükte
İnsan hatâsını söyleyene teşekkür etmeli. (M.) 67:16. Mektup, 3. nok. İnsanın hayal kırıklığını ancak Kur'ân tedavi eder. (E.L.) 1:237. İnsanın hayra da, şerre de sınırsız kaabiliyeti vardır. (Sn.) 27. İnsanın hayatı esmâ-i İlâhiyenin tecellisine bir tarladır. (M.N.) 89:Hubâb
İnsanda hayatı koruma hissi vardır. (M.N.) 162:Şemme İnsanın hayatının gayesi dokuz emirdir. (S.) 117:11. Söz İnsan hayat lezzeti noktasında hayvandan yüz derece aşağı düşer. (S.)133:13. Söz, 2. mak.
İnsan hayvandan aşağı düşebilir. (İ.İ.) 254. İnsanı hayvandan ayıran şeyler. (M.N.) 174, 179:Şemme, 10. ri- sâle; (S.) 327:24. Söz. 5. dal 4. mey.; (K.L.) 113. İnsan hazır lezzete müpteladır. (L.) 274:28. Lem'a İnsan hem geçmiş, hem de gelecekten etkilenir. (S.) 133:13. Söz, 2. makam
İnsan hem meleklere, hem de hayvanlara benzer. (S.) 321:24. Söz, 4. dal.
İnsan herkesi kendinden üstün bilmelidir. (M.N.) 58:Katre, hât.
İnsan hevesini kâinata mühendis yapamaz. (M.N.) 162:Şemme İnsanın hırsı. (S.) 462:28. Söz
İnsan hilafetle mükerremdir. (S.) 76:10. Söz 7. hakikat
İnsanın himmeti cüz'idir. (İ.İ.) 76; (Mh.) 114; 3. maka. veh, ve ten. İnsan, hizmet zamanında nefsini unutup ücret zamanında hatır- lamamalıdır. (M.) 443:29. Mektup, 9. kıs. zeyl 3. hatve; (S.)
439:26. Söz, zeyl 1. hat. Insanlar hür oldular ama yine abdullahtırlar. (D.H.Ö.) 65; (T.H.) 54.
FIHRIST/325
İnsan hüsn-ü zanna memurdur. (M.N.) 58:Katre, hâtime İnsanın ibadetine Allah'ın ihtiyacı yoktur. (L.) 192:23. Lem'a, hâtime; (Mh.) 125:3. maka. mukaddime; (1.1.) 247. İnsan ibadet cihetiyle çok ehemmiyetlidir. (S.) 291:23. Söz 2.
YanıtlaSilmeb. 2. nükte
İnsan ibadetten kaçınca aciz mahlukata zelil bir kul olur.
(S.) 289:23. S. 2. meb. 1. nükte İnsana ibadet teklifi niçin yapıldı? (1.1.) 150.
İnsanın ibadete ihtiyacı vardır. (L.) 192:23. Lem'a, hâtime; (Mh.)
125:3. maka. mukaddime
İnsan ibâdet için yaratılmıştır. (S.) 29:5. Söz
İnsan ibâdet ve tefekkürle emânete layık bir halife olur. (S.) 298:
23. Söz, 2. meb. 5. nük.
İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır. (Mn.) 77, 138. İnsan için bir haşir meydanı açmayı değer mi? (S.) 64:10. S.
mukaddime 3. işaret İnsan için bir ömr-ü tabiî vardır. (1.1.) 168. İnsan için herşeyde bir menfaat vardır. (1.1.) 242. İnsanın içinde Yâsîn Sûresi yazılmış. (S.) 670:Lemaat İnsan ihsan edene perestij eder. (S.) 305:24. Söz, 2. dal. İnsana ihsân-ı İlâhinin ihsas edilmesi gurura sebep olur. (M.)
435:29. Mektup, 9. kıs. 6. tel. 3. nok.
İnsanda iki cihet var. (S.) 289:23. Söz, 2. meb. 2. nük.
İnsanın iki cihetle ubudiyeti vardır. (S.) 297:23. Söz, 2. meb. 5. nük.
İnsan, ilim, iftikar ve tazarru cihetinde hayvanatın sultanıdır. (S.) 29:5. Söz
İnsanlık ilim ve amel üzere ayakta durur. (Mh.) 1. maka. 2. mes 53. İnsanın ilmi çok cüz'idir. (M.N.) 120:Zeylü'l-Habbe
İnsan infial, kabül, duâ ve sual cihetinde şu dünya hayatında aziz yolcudur. (S.) 293:23. Söz, 2. meb. 3. nük.
İnsanda, insâniyete layık hayat şartlarına tabi bir meyil vardır. (Mh.) 124:3. mak.
FİHRİST/326
Insan iman nuruyla alây-ı illiyyine çıkar. (S.) 281:23. Söz 1.
YanıtlaSilmeb. 1. nok.
İnsanı insanlara sevdirmek Allah'ın vazifesidir. (L.) 154:20.
Lem'a 1. nokta, 1. sebep
Insaniyet insanı bütün âleme sultan eder. (Nk. İç. Reç.) 2:255. İnsanın isyanından kâinat kızıyor. (S.) 340:25. Söz 1. şu. 1. şuâ
3. nokta
İnsanın istikbali nasıl aydınlanır? (L.) 13:1. Lem'a
İnsan isyanla yaratıcının emrine karşı mânen müdafaa ve müba-
reze eder. (Mh.) 83:2. mak. 4. mes. Insan kabre girip rahatla yatamaz. Mutlaka uyandırılacaktır. (S.)
77:10. Söz, 7. hak. İnsan kâinat içinde çok nâzik bir çocuğa benzer. (S.) 295:23.
Söz, 2. meb. 4. nük.
Insan kâinata tevhid gözüyle bakmazsa bedbaht olur. (Ş.) 13:2.
Şua, 1. makam
Insan kâinatın câmi bir fihristesidir. (M.) 428:29. Mektup 9. kıs. 1. tel. İnsan kâinatın envaına muhtaç ve alakadardır. (S.) 289:23. Söz,
2. mebhas 1. nükte
İnsan kâinatın küçük bir misâlidir. (S.) 266:22 Söz, 2. mak. 3. lem'a İnsanlık kâinat kaplarında ülfet kapağı altında olan ruhun gıda- sını zevk edememiştir. (Mh.) 44:1. makale 12. mukaddime
İnsanın kâinatta tasarrufu, fıtratta geçerli olan kàideleri keşf ve onları lehinde kullanmaktan ibarettir. (Sn.) 31.
İnsanın kalbi binler âlemin mânevî haritasıdır. (М.) 428:29. Mektup 9. kıs. 1. telvih
Insan kalbinin genişliği. (L.) 62:11. Lem'a 10. nükte, 1. nokta Insan-ı kâmil feleklerin yaratılmasına ille-i gaye olmuştur.
(M.N.) 159:Zerre
Insanda kayyumiyetin tezahürü. (L.) 345:30. Lem'a 6. nük. 5.
Şua, 2. mesele
Insan, kemålini kemalsizlikte, kudretini aczde, zenginliğini fakr- da bilmelidir. (M.) 443:29. Mektup, 9. kıs. Zeyl, 3. hatve
FIHRIST/327
Insanlar kendi idarecilerinin yolundadır. (Mn.) 33. Insan kendine målik değildir. (M.) 219:20. Mektup, 4. kelime; (L.) 121:17. Lem'a 5. nota; (M.N.) 45:Katre, muk. 1. kelime; (M.N.) 57, 60:Katre, hatime; (M.N.) 71:Katre, zeyl; (M.N.) 131:Zühre, 5, nota
YanıtlaSilInsan kendine malik olsaydı, huzursuz olurdu. (M.N.) 104; Habbe Insan kendine güvenip, Yaratıcısından gaflet etmemelidir. (M.)
443:29, Mektup, 9. kıs. zeyl, 4. hatve İnsanın kendi meylini kuvveden fiile çıkarmaya olan meyli, mü-balağayı doğurur. (Mh.) 44:1. maka. 12. mukaddime
İnsan kendine özür göstermemeli. (Mh.) 42:1. maka. 11. muk.
Insanlığa kıyamete kadar hakim olacak İslâmiyet hakikatıdır.
(Mh.) 33:1. maka. 8. mukaddime İnsanın kıyameti kendi hayatıdır. (L.) 118:17. Lem'a 3. nota; (M.N.) 128, 129:Zühre 3. nota
İnsanın kıymeti himmeti nispetindedir. (Mh.) 114:3. maka. 1. maks İnsanın kıymetini tayin eden mâhiyetidir. (1.1.) 76. Insaniyet kıymetli bir cevherimizdir. (Nk. İç. R.) 2:255. Insandaki korku ve muhabbetin halka yönelmesi tehlikelidir. (M.N.) 182:Şemme:10. risale
İnsanın kötü huylarından birisi de hoşuna gittiği şeyde meylü't- tezeyyüd ve vasfettiği şeyde meylü'l-mücâzefe ve meylü'l- mübālağa ile hayali hakikat göstermektir. (Mh.) 27:1. maka. 7. muk. Insan Kur'ân'ı dinlese alây-ı illiyyine çıkar. (S.) 297:23. Söz 2. meb. 4. nük.
Insanlığın kurtuluşu faizin kaldırılması, zekâtın yerine getiril mesindedir. (S.) 649:Lemaat Insan kusursuz olmaz. (D.H.Ö.) 21; (Τ.Η.) 59; (K.L.) 117, 178. Insan kusurunu görebilmeli. (M.) 307:26. Mektup, 2. meb. Insandaki kuvveler. (E.L.) 1:255. Insandaki kuvvelerin istikameti. (5.) 517:15. Şua
FIHRIST/328
Insanda kuvve ve meyillerine sınır konulmamış. (Sn.) 39, 68; (Mh. 125:3. maka.; (E.L.) 2:95; (S.) 648:Lemaat İnsanın kuvvelerine bir sınır konulmadığından terakkîsi ve te- dennîsi sınırsızdır. (S.) 164:15. Söz, 3. bas. Insaniyet-i kübra olan İslâmiyet. (S.) 324:24. Söz, 5. dal. 3. mey.
YanıtlaSilİnsanın küfre girmesinin sebebi. (L.) 82:13. Lem'a 8. işaret; (L.)
15:2. Lem'a, 1. nükte İnsan, küfürle kömür derekesine düşer. (M.N.) 60:Katre, hât. İnsan küçük bir âlemdir. (L.) 86:13. Lem'a 10. işaret, râbian; (L.) 347:30. Lem'a 6. nük. 5. şua, 2. yüzü
İnsan küçük bir cisimse de, büyük bir âlemi içine alacak kadar büyüktür. (1.1.) 237.
İnsan lezzet noktasında hayvana yetişemez. (Ş.) 167:11. Şua 3. mes. İnsan lezzeti şükür için istese leziz şeyleri yiyebilir. (18. Lem'a 3. Nük.) 134.
İnsanda lüzumsuz yaratılan bir aza yoktur. (1.1.) 56. İnsanın menfaatini sevmesi. (M.N.) 160:Zerre'nin sonu İnsandaki merak. (S.) 534:31. Söz 4. esas, 2. meyve; (M.N.) 26: Reşhalar, 10. reşha (M.N.) 182:Şemme, 10. risale. İnsan merak duygusunu lüzumsuz yerde kullanmamalıdır. (S.) 245:21 Söz, 5. ikaz.
İnsanın mahiyetinde nakışları görünen yetmişten fazla esma
vardır. (S.) 628:33. Söz 31. pen. İnsanın mahiyetine kudretten ehemmiyetli cihazât ve kaderden
kıymetli proğramlar tevdi edilmiş. (S.) 291:23. Söz, 2. meb. 1. nük.
İnsan mânevî cihazatını nefsin isteklerine sarf etse, bozulan çe- kirdeğe benzer. (S.) 291:23. Söz, 2. meb. 1. nük.
İnsanın mazhar olduğu ilmi, kemalatı, fenni ve terakkîsi talim-i esmâdan kaynaklanır. (S.) 238:20. Söz, 2. mak. 1. nük.
Insan meleklerden üstündür. (E.L.) 2:95; (1.1.) 254. İnsanın mesh-i mânevîsi. (Sn.) 59; (T.H.) 116.
FİHRİST/329
İnsan mevcudatın çoğuyla alakadardır. (L.) 20:3. Lem'a 1. nükte
YanıtlaSilİnsanın millet için kendisini feda etmesi şehadettir. (E.L.) 2:97. Insaniyet muhabbeti gerektirir. (Mn.) 118. Insan muhabbet kaabiliyetini nefs-i emmaresine ve diğer mah- lukata vermemelidir. (S.) 581:32. Söz 3. mev. 2. mebhas
Insan musibette sebeplere bakar. (K.L.) 201. İnsanda müdebbir-i galip ya akıl, ya hissiyattır (Mh.) 31:1. maka.
8. mukaddime İnsanda müdebbir-i galip ya haktır veya kuvvettir. (Mh.) 31:1.
maka. 8. mukaddime
İnsan mükerremdir. (Mh.) 110:3. mak. 1. maksat Insan nedir? (M.N.) 187:Şemme, 10. risale; (Ş.) 184:11. Şua
7. mesele
İnsan nefsine muhabbet değil, adâvet etmeli. (S.) 323:24. Söz,
5. dal. 1. meyve
İnsan nefsine muhib olarak yaratılmıştır. (M.N.) 176:Şemme, 10. risale, 1. hat.; (M.) 443:29. Mektup, 9. kıs. zeyl 2. hat.; (S.) 439:26. Söz, zeyl 1. hatime Insanda nefsine sevgi meyli meydan alıyor. (Sn.) 39.
Insan nefsini sevdiği ve nefsine taraftar olduğu için acz ve enâ- niyetten neşet eden nefsini temize çıkarmakla kabahatini başkasına atıyor. (Mh.) 29:1. maka. 7. muk.
İnsanı nefsini sevmeye sevk eden sebep. (M.N.) 180:Şemme, 10. risâle
İnsan nefsini, sonra akrabasını ve milletini sever. (S.) 322:24. Söz, 5. dal. 1. meyve
İnsan nefsini temize çıkarmamalıdır. (M.) 443:29. Mektup 9. kıs. zeyl, 1. hatime Insan nefsini ve şeytanı dinlese esfel-i sâfilîne düşer. (S.) 297:
23. Söz, 2. meb. 4. nük. Insan nereden gelip nereye gidiyor? (1.1.) 17, 18; (Mh.) 142, 149:3. maka. 4. 5. meslek
FIHRIST/330
Insana niçin mübalağa sigasıyla zalim ve câhil denilmiştir? (М.)
YanıtlaSil318:26. Mektup, 4. meb. 3. mesele
Insarun nefis ve şeytanla olan mücadelesi cihadıdır. (M.N.) 189:
Şemme, 10, risale Insanın nimetlerde istediği gibi tasarruf hakkı yoktur. (Μ.Ν.)
92:Zeylü'l-Hubab
Insan nisyandan alınmıştır. (M.N.) 201:Şu'le.
Insan nisyandan hali değil. (K.L.) 117.
İnsana onbir büyük müjde. (M.) 218-223: 20. Mektup, 1. mak.; İnsan öğrendiklerini kontrol etse, pekçok lüzumsuz şeyler bu- lur. (B.L.) 57.
İnsan ölü bir kitleden hayat sahibi değil; milyarlarca hayat sahi-
bi hücrelerden yaratılmış. (S.) 670:Lemaat
İnsan ölümü düşünse başkasına verir. (M.) 443:29. Mektup, 9.
kıs, zeyl, 2. hatime İnsanın önündeki iki yol. (S.) 577:32. Söz 3. mev. 2. mebhas; (M.N.) 130:Zühre, 5. nota; (M.N.) 188:Şemme, 10. risâle İnsanın önündeki üç büyük mesele. (M.N.) 181:Şemme: 10. risale İnsanın önüne sınırsız saadet ve sükût yolu açılmıştır. (S.) 289: 23. Söz, 2. meb. 1. nük.
İnsan pekçok esmaya mazhardır. (S.):302:24. Söz, 1. dal İnsanın Rahman suretinde yaratılması. (L.) 103:14. Lem'a 2.
makam, 5. sır
İnsan rakipsiz olmaz. (K.L.) 178
Insanın ruh hali. (L.) 120:17. Lem'a 5. nota
İnsanlığın saadeti adâlet ile olabilir. (H.Ş.) 83: 6. kelime
Insan saray gibi bir binadır. (S.) 705:Konferans
Insanın semaya çıkması için bir yol vardır. (S.)163:15. Söz, 2. bas.
İnsan sevdiği zata benzemek ister. (L.) 63:11. Lem'a 10. nükte 2. nokta
Insan seyyiatından mes'üldür. (S.) 428:26. Söz, 1. meb.
FİHRİST/331
İnsan sırf dünya için yaratılmamıştır ki, bütün vaktini ona sarf
YanıtlaSiletsin. (S.) 245:21. Söz, 5. ikaz
İnsan sırf geçim derdi için çalışsa, dar bir daire içinde boğulur
gider. (S.) 293:23. Söz, 2. meb. 3. nükte İnsanın sîmasındaki rahmet sikkesi. (S.) 17:1.Söz
İnsan sîması Hz. Adem'den beri birbirine benzemiyor. (L.) 313:
30. Lem'a 4. nükte 3. sikke
İnsanın sonsuz ihtiyacı vardır. (M.N.) 125:Habbe, zey. zeyl İnsan sosyal bir hayat yaşamak ister. (Mh.) 124:3. mak.; (H.Ş.)
65:5. kelime
İnsan suretindeki hayvanlar. (S.) 172:15. Söz, zeyl İnsan suretindeki şeytanlar. (S.) 172:15. Söz, zeyl
İnsan süse meyillidir. (Mh.) 124:3. mak. İnsan şer ve tahrip cihetinde dağdan daha ağırdır. (S.) 289:23.
Söz, 2. meb. 1. nük.
İnsanda şuursuz olan hisler çoktur. (H.Ş.) 150:2. zey. 2. kıs. İnsanın şikayete hakkı yoktur (M.N.) 162:Şemme İnsanlarda şeytan vazifesi görenler. (L.) 85:13. Lem'a 10. işaret İnsanların şerlilerinin yaratılmasının hikmeti. (İ.İ.) 32. İnsan şükürle ahsen-i takvîme çıkar. (M.) 351:28. Mektup, 5. mese. İnsanların tabakaları arasında boşluk kalması. (İ.İ.) 49. İnsanda tecavüz meyli vardır. (Mh.) 125:3. maka. İnsanda tecellî eden isimler. (S.) 575:32. Söz 3. mev. 1. mebhas İnsandaki tekamül meyli telâhuk-u efkardan yardım alır. (Mh.) 14:1. maka. 2. muk.
İnsanda tekâmül meyli vardır. (Mh.) 14:1. maka. 2. mukaddime İnsanda terakkî meyli vardır. (Mh.) 143:3. maka. 4. meslek; (D.H.Ö.) 84; (1.1.) 170.
İnsandaki tevâfuk ve tehâlüf ciheti. (M.N.) 152:Zerre İnsan teveccüh ettiği şeye bağlanır. (İ.İ.) 76. İnsan tevekkül hakikatine yapışmakla mes'ud olur. (S.) 194:17. Söz, Får. münacât
FİHRİST/332
Insan tevhidle kemåle erer. (Ş.) 14: 2. Şua, 1. makam Insanın tuğyanı nihayetsizdir. (S.) 165:15. Söz, 6 basamak Insan uzun bir seferdedir. (M.N.) 186, 189:Şemme, 10. risale Insan üç cihetle aynadarlık eder. (30. Lem'a 6. nük. 5. Şua) 336. İnsanlar üç kısımdır. (1.1.) 148. Insandaki üç kuvve. (1.1.) 29.
YanıtlaSilInsaniyetin üç muazzam meselesi. (K.L.) 104.
Insanlık ülfetle ruhun gıdasını zevk edemediğinden kanaatsizlik ve harikuladeye meyil ve hayalâta iştihadan başka harikula- deye olan meyil ile; teceddüt veya revaç vermek için müba- lağa meyli doğar. (Mh.) 44:1. makale 12. mukaddime Insan, varlıkların en şereflisi ve en güzelidir. (Mh.) 35:1. ma- kale 9. mukaddime; (Mh.) 107:3. makale 1. maksat, işaret İnsanın vazifesi nedir? (L.) 24:3. Lem'a, 3. nükte; (L.) 346:30. Lem'a 6. nükte 5. şua; (S.) 116, 118:11. Söz; (S.) 286, 283: 23. Söz, 1. meb. 4. nokta; (M.N.) 159:Zerre; (M.Ν.) 175, 189:
Şemme, 10. risale.; Insana verilen azaların hikmeti iki esasa bakar. (S.) 117:11. Söz
Insana verilen azalar kısacık dünya hayatı için değil. (S.) 59: 10. Söz: (S.)117:11. Söz; (S.) 293:23. Söz 2. mebhas
Insana verilen bazı duyuların istekleri nedir? (1.1.) 224. Insan verilen nimetten hesaba çekilecektir. (M.N.) 117:Zeylü'l-Habbe Insana verilen sermayenin onda dokuzu âhiret içindir. (M.Ν.) 189:Şemme, 10. risale
Insanın verilmeyen nimetleri istemeye hakkı yoktur. (M.) 276:
24. Mektup, 1. makam İnsanın vücudu bir saray, bir şehir hükmünde. (L.) 143:18.
Lem'a 2. nükte; (L.) 184:23. Lem'a 2. mesele, 2. muhal İnsanın vücudundaki daireler. (M.N.) 176:Şemme, 10. risale İnsan vücudundaki intizam. (S.) 483:29. Söz, 2. mak. 10. medar Insan, vücudunu beslemekle mükelleftir. (M.N.) 69:Katre, zeyl
FİHRİST/333
İnsan vücudunun işleyişi. (S.) 543-545:32. Söz, 1. 2. mevkıf İnsan vücudunu yolda bulmamıştır. (M.N.) 81:Hubab
YanıtlaSilİnsan yalnız Allah'a kul olsa bütün mahlukat üzerinde bir mey- ki kazanır. (S.) 289:23. Söz, 2. meb. 1. nükte
İnsan, yanlışa muhtemel olan sözünü veya hatâya kâbil olan fii- lini büyük bir zâta, muteber bir kitaba, bazan dine, hadise, ni- hâyet kadere isnad eder. (Mh.) 29:1. makale 7. mukaddime İnsanın yaptığı kanunlar insan gibi ihtiyar oluyor. (S.) 371:25.
Söz 3. şua, 2. cilve
İnsan yaratıkların en zâlimidir. (M.N.) 160:Zerre İnsan yaratılırken meleklerle istişare edilmesi. (1.1.) 248, 249, 251. İnsan yaratılış ağacının meyvesidir. (M.N.) 99:Habbe İnsanın yaratılışı. (İ.İ.) 227; (S.) 483:29. Söz, 2. mak. 10. medar İnsanın yaratılış gayesi. (25. Lem'a 3. Dev.) 197; (Μ.Ν.) 153, 154-157:Zerre; (İ.İ.) 247-254; ($.) 84:7. Şua, muk.; ($.) 118:2. Şua 2. makam; (M.) 218:20. Mektup, mukaddime; (S.) 111-119:11. Söz İnsan yaratılmışların en mükemmelidir. (M.N.) 29:Reşhalar. İnsanda yenilenme meyli var. (Sn.) 39.
İnsan yöneldiği ve kastettiği şeyde "fenâfi'l-maksat" oluyor. (Mh.) 114:3. maka. 1. maksat
İnsan yüz kapılı bir saraydır. (L.) 92:13. Lem'a 13. işâ. 3. nokta Insanların yüzde sekseni ehl-i tahkik değildir. (B.L.) 11; (S.T.) 188. İnsanlığın yarasını ancak İslâmiyet sarar. (S.T.) 219.
İnsan Yaracısının kanunu dâiresinde hareket etmelidir. (S.) 187: 17 Söz.
İnsan yaratılış ağacının en son ve şuur sahibi meyvesidir. (S.) 163:15. Söz, 3. basamak; (S.) 211:18. Söz, 3. nokta
İnsan zaafını, aczini bilse herşey ona hizmetkar olur. (S.) 296:23. Söz, 2. mebhas 4. nükte
İnsan zayıfır, acizdir (L.) 13:1. Lem'a; ($.) 175:11. Şua 6. me- sele; (M.N.) 74:Hubâb
FİHRİST/334
İnsanın zihni, lisanı ve duyması teâkubî oldukları gibi, fikri ve himmeti dahi cüz'idir. (Mh.) 114:3. makale 1. maksat İnsan zulmeder, kader adalet eder. (K.L.) 142, 201; (E.L.) 1:133; 2:103; ($.) 253:13. Şua; (DH.Ö.) 40. İnsanda zulme meyil hadsizdir. (Sn.) 68.
YanıtlaSilİnsanda zulme meyil meydan alıyor. (Sn.) 39.
İslâmiyet çıktığında diğer dinleri yuttu. (Mh.) 139:3. maka., 4. mesl. İslâmiyet insaniyet-i kübrâdır. (D.H.Ö.) 47; (Mh.) 31, 33:
1. makale 8. mukaddime
İslâmiyet istikbal semâsında bulutsuz güneş gibi pertev-efşan
olacaktır. (Mh.) 31:1. makale 8. mukaddime
İsyan ve küfrüne rağmen insanın azabı ertelenmiştir. (S.) 97:10.
Söz, muk. 2. nokta
Kainatın insana hizmet ettirilmesinin hikmeti. (S.) 296:23. Söz,
2. mebhas 4. nükte
Kainattaki adalet tecellileri insana adâleti emrediyor. (L.)
303:30. Lem'a 2. nükte
Kainat insan için yaratılmıştır. (L.) 325:30. Lem'a 6. nükte 5. şua, 3. remiz
Kalbin sadefinde hak dinin cevheri bulunmazsa, beşerin başında maddî mânevî kıyâmetler kopacak. (H.Ş.) 31.
Kendini ebedî zanneden insan zevâle mahkum olur. (S.) 193:17.
Söz, Fâr. mün.)
Kırk insandan biri imtihanı kazanıyor. (Ş.) 171:11. Şua, 4. mesele
Koca kâinat aciz bir insana hizmetkâr kılınmıştır. (S.) 16:1.Söz
Kur'ân bütün beşerin yaralarını tedavi ediyor. (E.L.) 1:244; (S.T.) 6.
Kur'ân'ın insandan şiddetli şikâyetinin hikmeti. (S.) 428:26. Söz 1. meb
Kur'ân'ın insanda yaptığı inkılap. (S.) 410:25. Söz 1. zeyl
Kur'ân insanlığa tam bir bayram ettirecek. (E.L.) 2:76.
Kur'ân medeniyeti insanın terakkîsini ve ruhen tekamülünü esas alır. (Sn.) 61; (T.Н.) 117.
FİHRİST/335
Kur'ân'ın terbiyesiyle yetişen insan. (M.N.) 129-134:Zühre, 5. nota; (L.) 122:17. Lem'a 5 nota
YanıtlaSilKüçük bir hareket insanı alây-ı illiyyîne çıkarır. (Sn.) 29. Küçük bir hareket insanı esfel-i
sâfilſne indirir. (Sn.) 29. Küçük bir insan istinad noktası bulabilse küre gibi büyük işler çevirebilir. (Sn.) 79.
Mazi derelerindeki insanları ikna için ikna edici hitâbet kâfi idi. (Mh.) 3101. maka. 8. muk.
Medeniyet-i hazıra insanlığın yüzde seksenini meşakkat ve şekavete atmış. (Sn.) 59; (T.H.) 116.
Medeniyet İslâmiyet âleminde galebe çalmaya başlamıştır. (Mn.) 65.
Medeniyet insan sevgisini netice verir. (Mn.) 65.
Medeniyet insaniyet-i suğradır. (Mh.) 33:1. maka. 8. muk.
Mimsiz medeniyet insanlığın ihtiyaçlarını çoğalttı. (E.L.) 2:98.
Muhitin insan ahlâkına tesiri vardır. (L.) 200:24. Lem'a 4. hikmet Musibet karşısında insanın tavrı ne olmalıdır? (L.) 123:17.
Lem'a 5. nota; (M.N.) 130, 131:Zühre, 5. nota
Mükerrem olan insan daima hakkı satın almak istiyor. (Mh.)
110:3. maka. 1. maksat
Nefis ve mal insana emanettir. (L.) 123:17. Lem'a 5. nota; (Μ.Ν.)
131: Zühre 5. nota
Nübüvvetin yetiştirdiği insan. (S.) 499:30. Söz.
Şan şeref davası insanın zayıf bir damarıdır. (E.L.) 1:240.
Şeri hürriyetin insanlara kazandırdıkları. (H.Ş.) 40.
Tama insanın zayıf bir damarıdır. (E.L.) 1:240.
Tenâsül áleti insanın nazarında utanılacak bir şeydir. (S.) 211: 18. Söz, 2. nok.
Ubudiyet insanın başını fenadan bekaya çevirir. (S.) 327:24. Söz, 5. dal, 5. meyve
Yaratılışı heyecanlı olan insanın rahatı ancak çalışmakta ve mücadelededir. (Mn.) 139. Yetişmiş insanın vatana faydası. (E.L.) 1:230. FIHRIST/336
Yüce ruhlarla sefil ruhlar birbirinden ayrılması için insanlar im- tihan edilmektedir. (S.) 241:20. Söz, 2. mak. 2. sual. Zayıf insana karşı Kur'ân'daki şiddetli tehditlerin hikmeti nedir? (S.)154:14. Söz, 5. si.
YanıtlaSilİNŞİKAK
Kâbil-i iltiyam olmayan inşikak. (M.) 259:22. Mektup, 5. vecih; (M.) 425:29. Mektup, 7. kısım, 4. işaret inşikak-ı kamer. (bak:ay)
İNTİHAR
Insan Allah'ın ihsan ettiği vücuda intihar ile son veremez. (B.L.) 195. Bediüzzaman'ın meşru bir intihara teşebbüsü. (T. H. İç. R.) 1:28.
İNTİKAM
İntikam hissinin zararı. (Ş.) 410:14. Şua
İNTİSAP
Allah'a intisab. (M.N.) 92:Zeylü'l-Hubâb; ($.) 175:11. Şua, 6. mes. İntisaptaki kuvvet. (L.) 186:23. Lem'a 3. kelime, 3. muhal; (M.) 246, 247:20. Mektup, 10. kelimenin zeyli; (S.) 12:1. Söz. Intisap sırrı. (L.) 242:26. Lem'a 11. ricâ; (L.) 315:30. Lem'a 4. nükte, 4. işâret, 1. si; (M.N.) 70:Katre, zeyl; (Ş.) 10:2. Şua, 1. makam; (Ş.) 22:2. Şua, 2. makam
İNTİZAM
Bütün fenler kâinattaki güzel intizama birer şâhid-i sâdıktır. (Mh.) 34:1. maka. 9. muk.; (Mh.) 108:3. makale 1. maksat Halkı delilden ziyâde kaynaktaki kudsiyet intizama sevk eder. (Sn.) 44.
İnsan vücudundaki intizam. (S.) 483:29. Söz, 2. mak. 10. medar FİHRİST/337
İntizamın en büyük şartı. (1.1.) 49. Intizam sın (S.) 487:29. Söz 3. esas 4. tem.; (Sn.) 34, 35, Käidenin külliyeti nevideki intizamın güzelliğine delildir. (Mh.) 35:1. maka. 9, mukaddime; (Mh.) 108:3, maka. 1. maksat Käinattaki intizam. (S.) 58:10. Söz
YanıtlaSilİNZAR
Inzar yapılmadıkça teklif yapılır mı? (1.1.) 69; (Μ.) 374:28. Mektup, 8. mesele, 5. nükte
İNZİVA
İnzivaya çekilmek, (B.L.) 22. Bediüzzaman'ın inzivaya çekilmesi. (B.L.) 204.
İRADE (Bak:cüz'i irâde)
İRHASĀT
Irhasat nedir? (M.) 162:19. Mektup, 16. işâ.
Peygamberimiz hakkında irhasatlar. (M.) 162-179:19. Mektup, 16. işâ.
İRŞAD
İrşatta çoğunluğun anlayış derecesi esas alınmalı. (M.N.) 196: 14. Reşha, 4. katre
İrşadın faydalı olmasının birinci şartı, muhatabın kaabiliyetine göre olmasıdır. (1.1.) 166.
İrşatta yüksek hakikatlar dinleyicilerin ülfet ettikleri şeylerle anlatılmalıdır. (1.1.) 169, 170.
Kişi nefsini irşad etmeden (D.H.Ö.) 40; (T.H.) 67. başkasını irşada kalkışmamalı.
Lisan-ı halle irşad. (§.) 257:13. Şua
FİHRIST/338
Nur talebeleri birbirlerini ikaz, ihtar ve irşad etmelidir. (E.L.)
YanıtlaSil1:7; (B.L.) 7. Teşvik, irşad, nasihat ve lütuf ilmin şânındandır. (Mh.) 46:1.
maka. 12. mukaddime Şeriatın hakikî maksadı irşad ve talimdir. (Mh.) 142:3. maka. 4. mes.
Teşvik, irşad, nasihat ve lütuf ilmin şanındandır. (Mh.) 46:1. makale 12. mukaddime
İRTİCA
Bediüzzaman divan-ı harpte, "Eğer Meşrûtiyet İttihatçıların is- tibdadından ibaret ise veya şeriata zıt hareket etmekse, bütün dünya şahit olsun ki, ben mürteciym" dedi. (Mn.) 150; (D.H.Ö.) 41; (T.H.) 68.
Bedüzzaman'ın irtica suçlamasına karşı yaptığı müdafaa. (T.H.) 194. Dindarlara mürteci kulpu takılıyor. (T.H.) 213:Esk. hay.; (E.L.) 2:81, 82
Gerçek mürteci, bu milleti İslâmiyetten önceki adetlerine sevk eden hâinlerdir. (Mn.) 142.
Siyaseti dinsizliğe âlet yapanlar, kabahatlerini örtmek için baş- kasını irtica ile ve dinini siyasete âlet yapmakla itham ederl- er. (D.H.Ö.) 20; (Τ.Η.) 59.
Şeriat isteyenlere bazı mesleksizler mürteci diyorlar. (Mk. İç. Reç.) 2:288.
İSA (A.S.)
Bediüzzaman İsa'nın (a.s.) müjdecisidir. (B.L.) 100, 113. Bir doktorun "Hz. İsânın babası varmış" demesi. (L.N.) 80.
Hıristiyanların Hz. İsa'ya sevgisi faydasız ve tehlikelidir. (S.) 587:32. Söz 3. mev. 2. nokta, 2. mebhas; (L.) 30:4. Lem'a 4. nük. İslâm âleminin hayatı ittihattadır. (S.) 660:Lemaat.
Hz. İsa'nın (a.s.) Allah'ın oğlu olduğu görüşü bâtıldır. (S.) 638: Lemaat; (K.L.) 131
FİHRİST/339
Hz. İsa (a.s.) deccalı öldürecek. (K.L.) 49; (M.) 59, 60:15. Mek-
YanıtlaSiltup, 4. suâl; (M.) 426:29. Mektup 7. kıs. 6. işâ.
Hz. İsa (a.s.) dünyaca sultan değil. (M.) 421:29. Mektup 7. kıs. 2 işā.
Hz. İsa'nın (a.s.) inmesi. (M.) 12:1. Mektup 3. tabaka-i hayat; (M.) 60:15. Mektup, 4. suâl; (S.T.) 40; (K.L.) 49.
Hz. İsa (a.s.) indiğinde herkesin onu tanıması gerekmez. (M.) 60:15. Mektup, 4. suâl.
Hz. İsa (a.s.) Mehdiye uyacak. (Ş.) 493:5. Şua
Hz. İsa'nın (a.s.) mucizesi. (M.) 184:19. Mektup, 18. işa. 2. nük. 169; (S.) 232:20. Söz, 2. mak.
Hz. İsa'nın (a.s.) Peygamberimizi müjdelemesi. (M.) 169-172: 19. Mektup, 16. işâ, 1. kıs.; (K.L.) 160; (S.T.) 160.
Hz. İsa'nın (r.a.) hayatı. (M.) 12:1. Mektup, 3. tabaka-i hayat;
(L.N.) 80.
Hz. İsa'da (a.s.) Kadîr ismi daha galipti. (S.) 302:24. Söz, 1. dal; (S.) 519:31. Söz, 2. esas
Hz. İsa (a.s.) Peygamberimizin şeriatıyla amel edecek. (T1. İç. Reç.)1: 189; (S.) 644:Lemaat
İsevilik dini zuhur edecek. (M.) 60:15. Mektup, 4. suâl
Şeytanın Hz. İsa'ya sözü. (L.) 135:17. Lema, 13. nota; (S.) 659: Lemaat
İSLÂM-İSLAMİYET (Bak:iman)
Ahkamda Avrupaya dilencilik etmek İslâmiyete büyük bir cina- yettir. (Mk. İç. R.) 2:270.
Âlem-i İslâmda birbiri ardınca üç nur çıkacak. (T.H.) 73. Alem-i İslâmiyete çökmüş olan musibete karşı istinat noktası,
muhabbet ile birliği; mârifet ile imtizac-1 efkârı, uhuvvet ile yardımlaşmayı emreden İslâmiyettir. (Sn.) 79.
Âlem-i İslâm dert ve dermanda müşterektir. (H.St.) 103:6. hat. Amerika'dan getirilen sanat aslında İslâmiyetin malıdır. (T.H.) 140: Bar. hayatı
FİHRİST/340
Amerika İslamiyete hamile. (E.L.) 2:117.
YanıtlaSilAsya'da evvel ahir İslamiyet hükm edecek. (Mh.) 37:1. maka. 9. mukaddime hâtime
Asya ve Afrika tarlasının ve Rumeli bostanının çiçekleri İsla- miyet ışığıyla neşv ü nema bulacaktır. (D.H.Ö.) 63; (T.H.) 53. Avrupa İslâmiyete hamile. (E.L.) 2:108, 117; (Τ.Η.) 50.
Avrupa'dan getirilen sanat aslında İslâmiyetin malıdır. (T.H.) 140:Barla hayatı
Başkalarında yüzde seksen fakir ve mazlumsa, İslâmiyette dok- san, belki doksanbeştir. (Sn.) 61; (Т.Н.) 117.
Bedeviler İslamiyetin kudsî milliyetine daha yakındır. (Mn.) 106. Bediüzzaman'ın yegane iztırabı, İslâmın maruz kaldığı tehlike- lerdi. (T.H.) 552: Afyon hayatı
Bizdeki istibdat İslâmiyetin inkişafına mâni oldu. (H.Ş.) 34.
Bizi dünya rahatından, ecnebileri âhiret saadetinden mahrum
eden İslâmiyeti yanlış anlamaktır. (Mh.) 8. Cemahir-i Müttefika-i İslâmiye inşaallah meydana gelecek. (S.)
722:Konferans
Cumhuriyet devri başlarındaki İslâm düşmanlığı. (T.H.) 137, 141, 144: Barla hayatı; (E.L.) 1:262.
Çabuk kıyamet kopmazsa, İslâmiyet hakikati insanlığı esfel-i sâfilîne düşmekten kurtaracak. (H.Ş.) 48.
Dârülfünun küfre karşı İslâmın kalesiydi. (S.) 672:Lemaat
Dinsiz bir Müslüman. (M.) 38:9. Mektup, râbian.
Doğru İslâmiyeti ve İslâmiyete lâyık doğruluğu gösterirsek, baş- ka dinden olanlar gruplar halinde Müslüman olacaklar. (Mn.) 86; (E.L.) 1:117.
Düşmanların rağmına İslâmiyet inkişaf edecek. (Mh.) 33:1. ma- kale 8. mukaddime
Efkar-ı İslâmiyedeki teşettüt. (Sn.) 50.
Faiz İslâma mutlak zarardır. (S.) 671:Lemaat
Gayr-i müslim bir mü'min. (M.) 38:9. Mektup, râbian.
FİHRİST/341
Hakikat-ı İslamiyeyi kâinat üzerinde hakkıyla temevvücsáz edecek olan yeni nesil. (Mn.) 89. Hakikî milliyetin ruhu İslâmiyettir. (H.Ş.) 59:5. kelime Her bir akl-1 selimin kabul etmesi, İslâmiyetin şanındandır. (1.1.) 102, Herbir İslâm hakikati nurlu bir yıldız gibi bürhan-ı neyyirdir.
YanıtlaSil(Mh.) 29:1. maka., 7. mukaddime
Hıristiyanlık İslam'a teslim olacak. (S.) 644:Lemaat Hiçbir kuvvet İslâmiyet hakikatlarını kıramaz. (H.Ş.) 40.
Hiçbir medeniyet güzelliği yoktur ki, İslâmiyet sarahaten veya zımnen veya iznen ona veya daha güzeline kefil olmasın. (Mk. İç. R.) 270.
Hilaf-ı şeriatla vücuda gelen ahvali ve su-i tevehhümden mey- dana gelen şüpheleri senet tutarak İslâmiyete leke getirmek insafsızlıktır. (Mh.) 30:1. makale, 7. mukaddime
Hurafat ve tahrifattan sıyrılarak İslâmiyete inkılap edecek olan Hıristiyanlık insanlığa dünya ve âhiret saadeti verecek. (H.Ş.) 38. İçtimâî hayat İslâmla başlamıştır. (S.) 672:Lemaat İmanla İslâm arasındaki fark. (M.) 38:9. Mektup. İmansız İslâmiyet kurtuluş sebebi olamaz (B.L.) 191. İngilizlerin İslâmiyete düşmanlıkları. (H. St.) 98:1. hatve İngiltere kürsüsünde "Artık İngiltere'nin İslâmiyeti kabul etme- si gerekir" denildi. (E.L.) 1:242.
Insaniyet ve İslâmiyet muhabbeti gerektirir. (Mn.) 118. İnsaniyet-i kübra olan İslâmiyet. (S.) 324:24. Söz, 5. dal. 3. mey. İnsanlara "Dinsizsin" demek onları İslâmiyet haricine atmak de- mektir. (Mn.) 82.
İnsanlığa kıyamete kadar hakim olacak İslâmiyet hakikatıdır. (Mh.) 33:1. makale 8. mukaddime
İnsanlığı dünyevî ve uhrevî saadete ancak İslamiyet sevkeder. (E.L.) 2:118; (H.Ş.) 38; (S.T.) 219.
İslamiyet akla önem verir. (M.) 422:29. Mektup, 7. kıs., 2. işâ; (1.1) 101; (Mh.) 34:1. makale 8. mukaddime FIHRIST/342
İslamiyetin alametleriyle ilgili ibadetlerin açıktan yapılmas daha sevaptır. (K.L.) 134.
YanıtlaSilİslâm âleminin medeniyete karşı istinkafının ve soğuk davran masının sebebi. (Sn.) 60; (T. H.) 116.
İslâm âlemi tahsile gitmiş. (Sn.) 84.
İslâmiyetin ananevî kanunları. (E.L.) 2:136.
İslâmiyet, askıda ve yardımsız olan, bazan ışık, bazan karanlık veren dinlerden mümtazdır. (Mh.) 11:1. makale 1. mukad. İslâmiyet avamla havassı barıştırmıştır. (M.) 422:29. Mektup, 7. kıs. İslâmiyet çıktığında diğer dinleri yuttu. (Mh.) 139:3. maka. 4. mesl. İslâmiyetten çıkan anarşist olur. (E.L.) 1:20; 2:60, 128.
İslâmiyette dinî inkılap yapılabilir mi? (M.) 421:29. Mektup, 7.
kıs. 2. işaret
İslâmın düşmanını def için, bir kâfir yardım elini uzatsa kabul etmek İslâmiyete hizmettir. (H.St.) 99:2. hat.
İslâmiyetin düşmanı olan tedenniyi ona dost göstermek feleğin ters dönmesine delildir. (Sn.) 80
İslâmiyet fakirleri himaye eder, hakkı ve hakikatı korur; gurur- dan men eder. (İ.İ.) 101; (M.) 313:26. Mektup, 3. mebhas
İslâmiyet fenlerin ve ilimlerin seyyididir. (Mh.) 801. maka. 1. muk. İslâmiyet fukaraya ve mutaassıp bir kısım hocalara tahsis edile-
mez. (Mn.) 86. İslâmiyet geçmiş ve geleceği kanatları altına almıştır. (İ.İ.) 52. İslâmiyet güneş gibidir, üflemekle sönmez. (Mn.) 44.
İslâmiyet güneşi hayal bulutlarından kurtulmuş. (Mh.) 33:
1. makale 8. mukaddime
İslâm güneşinin tutulmasına, insanlığı nurlandırmasına mâni olan perdeler açılmaya başladı. (H.Ş.) 34; (E.L.) 2:118.
İslâmiyet hakikati bütün siyasetin üzerindedir. (H.Ş.) 62:5. kel. İslâmiyetin hakikatlarına felsefenin esasları yetişemez. (M.) 427:29. Mektup, 7. kısım
FİHRİST/343
İslâmiyet hakikatları istikbalde hüküm sürecek. (Mh.) 7.
YanıtlaSilİslâm hakikatlarının yedi esası. (K.L.) 147.
İslamiyet hakikî medeniyeti teşkil eder. (D.H.Ö.) 87.
İslâmiyetin hakkını ifa edemediğimizden bizden küsüp gitti. (Mh.) 7.
İslâmiyet havastan çok avamın malıdır. (Sn.) 37.
İslâmiyet Hıristiyanlıkla kıyas edilmez. (M.) 421-424:29. Mek- tup, 7. kıs.
İslâmiyeti hikâyelerden, İsrailiyattan ve taassubât-ı bârideden kurtarmak gerekir. (Mn.) 131.
İslâmiyetin hükümleri iki kısımdır. (Mn.) 122.
İslâmiyetin hüküm kaynakları dörttür. (Mh.) 73:1. maka. 8. mes.
İslâmiyet ırkçılığı reddeder. (Sn.) 22.
İslâmiyet ihkak-ı hak için kırılmaz elmas kılınçtır. (İ.İ.) 101.
İslâmiyet iki hayatın ruhu hükmündedir. (Mn.) 89.
İslâmiyet ilim ehlini muhafaza eder. (M.) 313:26. Mektup, 3. meb.
İslâmiyetsiz iman dayanmaz. (B.L.) 191.
İslâmiyetsiz iman kurtuluş sebebi olur mu? (M.) 38:9. Mektup.
İslâmiyetin inkişafına mâni olan sekiz emir. (Mh.) 8
İslâmiyet insaniyet-i kübrâdır. (D.H.Ö.) 47; (Mh.) 31, 33:1. ma- kale 8. mukaddime
İslâmiyete İsrailiyat karıştırıldı. (Mh.) 7, 16-18:1. maka. 3. muk.
İslâmiyet istikbal semâsında bulutsuz güneş gibi pertev-efşan o- lacaktır. (Mh.) 31:1. makale 8. mukaddime
İslâmiyetin istikbali uzaktan gayet parlak görülüyor. (Mh.) 37:1. maka. 9. mukaddime, hâtime
İslâmiyetin izzeti. (H.Ş.) 41.
İslâm kardeşliği yerine ırkçılığın ikamesi gayet zararlıdır. (E.L.) 2:143.
İslâmiyet kemål ve şerefin mikyasıdır. (İ.İ.) 101.
İslamiyet, kıymetli bir cevherimizdir. (Nk. İç. R.) 2:255.
FİHRIST/344
İslâmiyet kötü ahlâkımızdan darılmış. (D.H.Ö.) 87.
İslâmiyet maarif ve medeniyet ile donatılmıştır. (Mh.) 37:
YanıtlaSil1. maka. 9. mukaddime
İslâmiyet maddeten de istikbalde hükmedecek. (H.Ş.) 38. İslâmiyetin menşei ilim, esası akıldır. (1.1.) 159.
İslâm milleti üç seneye kadar mümtaz ve serfiraz; beş yüz sene- ye kadar filcümle mazhar-ı kemâldir. (Mh.) 30:1. maka. 8. muk. İslâmiyet muhabbeti İngiliz husumetini gerektirir. (H.St.) 103:
6. hatve
İslâmiyet mutlak temizdir. (Rm. İç. R.) 2:230.
İslâmiyet, Müslümanların sayısı kırk olduğunda açığa vuruldu. (H.Ş.) 107: 8. vehim
İslâmiyet nûrânî urvetü'l-vüskâdır. (Mn.) 105.
İslâmiyet ortaçağda adâlet ve itidalini muhafaza etmiş. (H.Ş.) 103:5. vehim
İslâmiyetin özü bırakılıp kışrına nazar edilmiş. (Mh.) 7.
İslâmiyet, sathi bir nazarla tenkit edilmemelidir. (Mh.) 29:1. ma- kale 7. mukaddime
İslâmiyetin sevimli ve yüce olduğunu fiil ve ahlakımızla göster-
memiz gerekir. (H.Ş.) 103:5. vehim İslâmiyetin şe'ni, metânet, sebat, iltizam-ı hak ve salabet-i di- niyedir. (Mn.) 131.
İslâmiyetin üç muaazam meselesi. (K.L.) 104.
İslâmiyetin üssü'l-esası doğruluktur. (H.Ş.) 51:3. kelime İslâmiyet vasıtayı kabul etmez. (Sn.) 37.
İslâmiyetin zahiren olan za'fı, şu medeniyet-i hazıranın başka
dinin hesabına hizmet etmesidir. (Sn.) 85. İslâm zâlimlerin kılıncına muhtaç değil. (K.L.) 154.
İslâmiyetin zaruriyatı olan yüzde doksanı içtihadî olan yüzde
onun emrine verilmez. (Sn.) 43.
İstibdat İslâmiyetin inkişafına set çeker. (Mh.) 8.
İstikbalde insanlığın fitri dini İslamiyet olacaktır. (Mn.) 86.
FİHRİST/345
İstikbal İslâmiyetin olacak. (E.L.) 2:117; (H.Ş.) 28.
YanıtlaSilKur'ân'ın ve sünnetin malı olan İslâmiyetin yüzde doksandoku- zu zarurf hükümlerdir. (Sn.) 43.
Maslahat, muhitten merkeze nazar edip İslâm için büyük fay- dayı tercih etmektir. (H.St.) 102: 5. hat. Medeniyetin güzellikleri, evham ve hayalâtı İslâmiyet hakikatle-
rinin omuzları üzerinde hafifleştirmiştir. (Mh.) 33:1. maka. 8. muk. Medeniyet İslâmiyetin mukaddemesidir. (Mh.) 33:1. maka. 8. muk Meşrûtiyet İslâmiyetin bahtını, Asya'nın talihini açacaktır. (Mn.) 23 Meşrûtiyet ve hürriyet İslâmiyetin talihini açacak. (Mh.) 39:1. maka. 9. mukaddime
Milletimizin ruhu İslâmiyettir. (Mn.) 24; (H.Ş.) 97; (D.H.Ö.) 18, 46; (Τ.Η.) 69.
Milliyetimiz bir vücuttur; ruhu İslâmiyet, aklı Kur'ân ve iman- dır. (Mn.) 99.
Müslümanlar maddî ve mânevî bütün varlıklarıyla İslâmiyete yönelmelidir. (T.H.) 140:Barla hayatı
Müslümanların saadetleri yalnız İslâm hakikatlarındadır. (H.Ş.) 79. Osmanlı devletinin hayat kaynağı ve dini İslâmdır. (Mk. İç. R) 272 Önceki asırlarda yazılan kitaplar İslâmiyetin birer güneşidirler. (S.) 707:Konferans
Papazların ve ruhânîlerin istibdadı İslâmiyetin inkişafına mâni oldu. (H.Ş.) 34.
Saykal-ı İslâmiyet. (Mn.) 17.
Şehadet kelimesi İslâmiyetin esasıdır. (Mh.) 103:2. maka. Uns. Aki. Şehadet kelimesinin mânâsı. (Mh.) 103:2. makale
Şu zamanın medenî engizisyonu, diyânetsizliğe, lâubaliliğe, Hi- ristiyanlığa meyle ve İslâmiyetten şüphe ile soğutmaya kapı açmak ister. (Sn.) 75.
Terakkimiz ancak milliyetimiz olan İslamiyetin terakkisiyledir. (D.H.Ö.) 46; (T.H.) 69. FIHRIST/346
Unsur lâzımsa, unsur için bize İslamiyet yeter. (Nk. İç. R.) 2:255. "Ümitvar olunuz! Şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslamın olacaktır." (Sn.) 62; (T.H.) 118.
YanıtlaSil"Yakînim var ki, istikbal semavâtı zemin-i Asya; bâhem olur teslim, yed-i beyza-yı İslâma." (S.) 635:33. Söz, Eddaf) 635. Yeis İslâmiyetin inkişafına set çeker. (Mh.) 8.
Yunan felsefesi müstebittir. (Mh.) 73: 1. makale 8. mes.
Zâlime karşı cihad ve izzet-i nefsi esas tutan İslâmiyet miskin- likte karar kıldı. (Sn.) 38.
İSM-İ A'ZAM
Adl isminin bir cilvesi. (L.) 302:30. Lem'a 2. nükte Cû ismi. (B.L.) 189.
Ferd isminin bir cilvesi. (L.) 312:30. Lem'a 4. nükte
Gavs'ın İsm-i A'zamı "Yâ Hayy" dır. (B.L.) 180.
Hakem ismi, ism-i A'zamın altı nurundan biridir. (L.) 305:30.
Lem'a 3. nükte
Hayy isminin tecellisi. (L.) 322:30. Lem'a 2. nükte
İsm-i Azam gizlidir. (B.L.) 175.
İsm-i Azam herkes için bir olmaz. (L.) 332:30. Lem'a 5. nükte, hât
İsm-i A'zamı taşıyan altı isim. (L.) 298:30. Lem'a
Kayyum isminin cilvesi. (L.) 334:30. Lem'a 6. nükte Kuddüs ismi, ism-i A'zamın altı nurundan bir nurdur. (L.) 298:30. Lem'a 1. nükte
İSPAT-NEFY
Bin nefyediciler bir tek hükmündedir. (L.) 124, 125:17. Lem'a 6. nota; (M.N.) 134:Zühre, 6. nota Bir isbat edici çok inkarcılara müreccahtır. (L.) 91, 92:13. Lem'a
13. işâ, 3. nok; ($.) 18:11. Şua, 7. mes; (M.N.) 73, 88:Hubab İsbat kolaydır. (L.) 124, 125:17. Lem'a 6. nota; (L.) 227:26. Lem'a 5. ricâ hâşiye; (Ş.) 84:7. Şua, mukaddime
FIHRIST/347
İSPİRTİZMA
YanıtlaSilDeccal ispirtizma ile kendini muhafaza edecek. (Ş.) 493:5. Şua 13. mesele
Ispirtizmacılar "Cinlerle muhabere" ismiyle şarlatanlık yapıy- or-lar. (Ş.) 283:13. Şua.
İspirtizmacılar şarlatanlık yapıyor. (Ş.) 283:13. Şua
İspirtizmanın hakikati (E.L.) 2:124, 126.
İspirtizmanın nihâyet hudunu çizen âyet. (S.) 234:20. Söz, 2. mak. Ruh çağırmanın nihâî hududunu çizen âyet. (S.) 234:20. Söz, 2. mak.
İSRAF (Bak:iktisat)
Bediüzzaman'ın israf etmemeye dikkati. (B.L.) 100. Hırs ve israfta büyük bir ceza vardır. (L.N.) 64.
İnsan israfçıdır. (M.) 277:24. Mektup 1. makale 1. remiz
İsraf eden Süfyana esir olur. (Ş.) 490:5. Şua, 1. mesele İsraf, nimeti hafife almaktır. (M.) 277:24. Mektup 1. makale 1.
remiz; (L.) 143:19. Lema, 1. nükte İsrafa harcanacak para çok pahalıdır. (L.) 146:19. Lema, 1. nük İsrafta hayır, hayırda israf yoktur. (L.) 148:19. Lema, 1. nükte İsraf sefahatin, sefahet sefâletin kapısıdır. (S.) 663:Lemaat İsraf şükre zıttır. (L.) 143:19. Lema, 1. nükte. Käinatta hiçbir israf yoktur. (L.) 303:30. Lem'a 2. nükte; (1.1.) 56, 155.
Medeniyet-i hazıra iktisat ve kanaat esasını bozmuş, israf, hırs ve tamaya sevk ediyor. (H.Ş.) 158.
Sefahat ve israf medeniyeti yıkar. (D.H.Ö. ) 71.
Söz mal gibidir, onda israf câiz değildir. (H.Ş) 152:2. zeylin 2. kıs
Süfyan israfı teşvik edecek. (Ş.) 490:5. Şua, 1. mesele. Şeriat israftan men eder. (D.H.Ö.) 71.
Yaratılışta israf ve abes yoktur. (Mh.) 73:1. maka. 8. mes.; (S.) 480:29. Söz, 2. maka 3. medar, (S.) 511:30. Söz 2. maka 3. nok. FIHRIST/348
Yarım dakika için kırk paradan on kuruşa çıkmak büyük bir is- raftur. (L.) 144:19. Lema, 2. nükte.
YanıtlaSilİSRAİLİYAT
Hadislere İsrailiyat karıştı. (S.) 308:24. Söz, 3. dal 3. asıl İslâmiyete İsrailiyat karıştırıldı. (Mh.) 7, 16-18:1. maka. 3. muk. İslâmiyeti hikâyelerden, İsrailiyattan ve taassubât-ı bârideden kurtarmak gerekir. (Mn.) 131.
İsrailiyatın muzahrafıtını şeriata sokmak kıymetini tenzil eder. (Mh.) 46:1. makale 12. mukaddime, hâtime Lût ve Dâvud (a.s.) kıssalarına Tevrat ve İncil'den bâzı ilaveler yapılmıştır. (Mh.) 59:1. maka., 4. mesele
İSRAİLOĞULLARI
İsrailoğulları ineğe tapıyorlardı. (S.) 224:20. Söz 1. mak 2. nükte
İSTANBUL
Avrupanın hissiyatı İstanbul'da tatbik edilmez. (D.H.Ö.) 26; (Т.Н.) 61.
Başkent olan İstanbulun hastalığı her taraf sirayet etmiş. (D.H.Ö.) 87
Bediüzzaman İstanbul'a geldiğinde nasıl bir kıyafeti vardı? (D.H.Ö.) 13.
Bediüzzaman İstanbul'a hangi tarihte geldi? (D.H.Ö.) 13.
Bediüzzaman İstanbul'a niçin geldi? (D.H.Ö.) 14; (T.H.) 48.
Bediüzzaman'ın İstanbul'da hamallara hitabı. (D.H.Ö.) 24; (Τ.Η.) 6
Bediüzzaman'ın İstanbul'un işgalindeki hizmetleri. (E.L.) 1:242,
272;2:136; ($.) 379:14. Ş; (Sn.) 97-106.
Bediüzzaman'ın İstanbul'da kalmak için ileri sürdüğü şart. (D.H.Ö. İç, R.) 1:62.
Bediüzzaman İstanbul'u görmeden önce onu güzel hayal ediyor- du. (D.H.Ö.) 86.
FİHRİST/349
Bediuzzaman'ın İstanbul'a gelişinin yankısı. (T.H.) 48.
YanıtlaSilBediüzzaman İstanbul'dan Emirdağ'a gitti. (T.H.) 585:Afy. hayatı Bediüzzaman'ın İstanbuldaki hayatı bir derece siyasîdir. (T.H.) 50.
Bediüzzamanın İstanbul mahkemesi. (T.H.) 570:Isp. hayatı
Bediüzzamanın İstanbul mahkemesindeki avukatları. (T.H) 570: Afyon hayatı Bediüzzaman İstanbul'da "Her suâle cevap verilir" şeklinde bir
levha astı. (T.H.) 49; (L.) 178:22. Lem'a 3. işaret Bediüzzaman İstanbul'dan ayrıldıktan sonra İzmit'e geldi. (S.T Ten.) 160:28. Lem'a
Bediüzzaman İstanbul'da bir senede yüz senenin inkılabını gördü. (H.Ş.) 108.
Gazeteciler taşrayı İstanbul'a kıyas ettiler. (D.H.Ö.) 25.
Gazetelerin bir yanlışı da İstanbul'u Avrupa'ya kıyas etmeleri- dir. (D.H.Ö.) 25.
İstanbul'da bir esnafın cinayetiyle Bağdat'daki bir esnafı cezâ- landırmak. (M.) 66:16. Mektup, 2. nokta İstanbul hadisesi. (K.L.) 142, 144.
Istibdat, memleketlerin kalbi olan İstanbul'da o memleketlere pompalayacak kan bırakmadı. (Mk. İç. Reç.) 2:273.
İSTİBDAT
Abdülhamid'in istibdadı. (D.H.Ö.) 17; (T.H.) 58; (Mk. İç. R.) 2:273.
Avrupa bizdeki cehalet ve taassup sebebiyle şeriatı istibdada mü- sait zannediyor. (D.H.Ö.) 24; (Т.Н.) 61.
Bazı edipler istibdadın gölgesini hedef almışlar. (K.L.) 46.
Bazı şeyhler herkesi kendisine hürmet etmeye mükellef bilerek tahakküm ve istibdat ediyordu. (Mn.) 34.
Bediüzzaman, "Meşrûtiyet bir firkanın istibdadından ibaretse, ben mürtecfyim" diyor. (D.H.Ö.) 41; (T.H.) 68.
FIHRIST/350
Bediüzzaman, Abdülhamid'in hükümetini hükümet-i müstebide olarak vasıflandırıyor. (D.H.Ö.) 85,
YanıtlaSilBediüzzaman divan-ı harpte, "Eğer Meşrûtiyet İttihatçıların is- tibdadından ibaret ise veya şeriata zıt hareket etmekse, bütün dünya şahit olsun ki, ben mürteciym" dedi. (Mn.) 150.
Bediüzzaman'a göre hürriyet İslâmî terbiye ile terbiye olmazsa ölecek ve yerine mutlak bir istibdat çıkacak. (Mn.) 150. Bediüzzaman, ismi ne olursa olsun, istibdata karşı çıktı. (D.H.Ö.) 40; (Τ.Η.) 67.
Bizdeki istibdat İslâmiyetin inkişafına mâni oldu. (H.Ş.) 34.
Cehil ve vahşet istibdadın kuvvetidir. (Mn.) 37. Cumhuriyet devrindeki istibdat. (T.H.) 356:Denizli hayatı
Ecnebiler fünun ve sanayi silahıyla bizi månevî istibdatları al-
tında eziyorlar. (D.H.Ö.) 64; (T.H.) 54; (Mk. İç. R.) 2:280. Eski âdil beylerin mensuplarıyla, müstebit bir ağa hizmetkârının farkı. (Mn.) 36.
Gebermiş istibdadı muhafaza için şeriatın meseleleri rüşvet ve- rilirdi. (D.H.Ö.) 53; (Τ.Η.) 63.
Geçmişte şairler ve bâzi âlimler bir kavmin başarılarını bir müs- tebide vermişler. (Mn.) 94.
Geçmiş zamanda istibdat vardı. (Mh.) 32:1. makale 8. mukad. Hilâfet saltanata dönüştüğünde istibdat hayatlandı. (Mn.) 37.
Hissiyatın istibdadı, meslek ve mezhebi muhafaza için taassuba, başkalarını dalâletle suçlamaya sebep olur. (Mh.) 32:1. maka. 8. mukaddime
Hükümetin istibdadı küçük istibdatların pederidir. (Mn.) 33. Hürriyet adı altında istibdadı ve zulmü arzu edenler. (D.H.Ö.) 80.
Hürriyetçiler inşallah istibdadı kaldırıp hürriyeti yerleştirecek- ler. (E.L.) 2:20.
Hz. Hüseyin, devrinde istibdatın kuvvet bulduğu Yezid'e karşı hürriyet kılıncını çekti. (Mn.) 37.
İkinci Dünya Savaşı'ndaki istibdat. (S.T.) 6.
FİHRİST/351
İlmi istibdat. (Mn.) 22; (Mk. İç. R.) 271.
YanıtlaSilİngilizlerin Hindistanı istibdadı altına almaları. (K.L.) 46. Insanların istibdada yönelmelerinin sebepleri. (Mn.) 53.
Ismine Meşrûtiyet de denilse istibdat istibdattır. (Mn.) 31.
Istibdadın Abdülhamid'e isnad edilmesi. (D.H.Ö.) 36; (T.H.) 66.
İstibdat Asya'nın hürriyetine zulmânî bir set çekmiştir. (Mn.) 63.
İstibdat avını parçalayan devdir. (D.H.Ö. İç. R.) 1:43.
İstibdat bizi geri bıraktı. (H.Ş.) 27.
İstibdat çeşitli sahalarda ve isimlerde kendini gösteriyordu. (Mn.) 34.
İstibdat düşmanlık sebebidir. (Mn.) 67.
İstibdat gerek idarede, gerekse ilimde olsun, çalışmanın meyve- sini tüketmekle geleceğe sırtını dönüyor. (Mk. İç. R.) 271.
Istibdattan en fazla Kürtler zarar görmüş. (D.H.Ö.) 21; (T.H.) 60.
İstibdatta hak kuvvetin mağlubudur. (Mn.) 38.
İstibdatta hastalık teşhis edilmeden reçetesiz ilaç verilir. (Mn.) 25.
İstibdat herkesin şevkini kırıp tenbelliğe sevk ediyor. (Mk. İç. Reç.) 2:280.
Istibdat İslâmiyetin inkişafına set çeker. (Mh.) 8.
Istibdat ittihada mânidir. (Mn.) 114.
Istibdat kendini muhafaza için herkese vesvese verir. (Mn.) 125. Istibdat, memleketlerin kalbi olan İstanbul'da o memleketlere pompalayacak kan bırakmadı. (Mk. İç. R.) 2:273.
İstibdatın maden ve münbiti. (Nk. İç. R.) 2:263.
Istibdad-ı mutlaka cumhuriyet namı vermek. ($.) 242:12. Şua; ($.) 318:14. Şua; (T.H.) 361:Denizli hayatı; (Mn.) 48.
Istibdattan kurtulmanın yolu hürriyet-i şeriyye ve meşveret-i şe- riyyedir. (H.Ş.) 66.
Istibdatta kuvvet şahıstadır. (Mn.) 33, 38.
Istibdadın kuvvetiyle terbiye olan başlar bilistihkak düştüler. (Mn.) 109.
İstibdat küfr-ü mutlakın üstüdür. (T.H.) 357:Denizli hayatı FIHRIST/352
İstibdat nedir? (Mn.) 22.
YanıtlaSilİstibdat ne zaman başladı? (Mn.) 37.
İstibdat ölmeden önce öldürür. (Mn.) 25.
İstibdatta sû-i istimalin ekser yolu açıktır. (Mn.) 39.
İstibdadın şeriatla alakası yoktur. (D.H.Ö.) 22; (T.H.) 60.
İstibdat zamanının mânevî hâkimi kuvvet idi. (Mn.) 33.
İstibdat zulüm ve tahakkümdür. (D.H.Ö.) 23; (T.H.) 60. İttihat ve Terakkînin istibdadı. (D.H.Ö.) 44; (T.H.) 68.
Kuvvet kanunda olmalı, yoksa istibdat tevzi olunmuş olur.
(D.H.Ö.) 47, 65; (TТ.Н.) 69.
Mecazı hakikat, hakikati mecaz olarak göstermek, cehlin istib- dadına kuvvet verir. (Mh.) 8.
Medreseleri istibdat öldürdü. (Mn.) 144.
Meşrûtiyet bir fırkanın istibdadı olmamalı. (E.L.) 2:18.
Meşrûtiyeti ilandan maksat istibdadı kaldırmak değilmiş. (D.H.Ö.) 49; (T.Н.) 70.
Meşrûtiyetin ilânıyla istibdadı arayanlar "Keşke toprak olsay- dım" demeye başladı. (D.H.Ö.) 74; (Т.Н.) 51.
Meşrûtiyetle istibdadın kuvveti binden bire indi. (Mn.) 52. Meşrûtiyette geçerli olan şiddetli istibdat ve tahakküm. (D.H.Ö.) 17, 36, 49; (Τ.Η.) 58, 66, 70.
Meşrûtiyet ismi takan istibdata ilişmek suç değildir. (D.H.Ö.) 48; (Τ.Η.) 70.
Meşveret-i şer'iyye istibdat ve tahakkümün belasından kurtarır. (D.H.Ö.) 59.
Meylü't-tefevvuk istibdadı himmetin başına vurur. (Mn.) 136.
Mu'tezile, Cebriye, Mürcie gibi dalalet fırkalarını tevlid eden, istibdattır. (Mn.) 22.
Müstebid idarecilerin vasıfları. (Mn.) 34, 35.
Nefs-i emmarenin istibdadından kurtulmanın yolu İslâmiyete is- tinad iledir. (D.H.Ö.) 62; (Т.Н.) 53.
Ne kadar fenâlık varsa İstibdadın zulmetindendir. (Mn.) 31.
FIHRIST/353
"Neme lazım başkası düşünsün" istibdadın yadigarıdır. (D.H.Ö.) 65; (Τ.Η.) 54.
YanıtlaSilRisale-i Nur istibdadı esasıyla bozar. (T.H.) 357:Denizli hayatı; (E.L.) 1:123.
Siyaseti dinsizliğe âlet edenler istibdad-ı mutlakla Nurcuları ez- diler. (E.L.) 1:157.
Sünnet-i seyyie, istibdatın seyyiatıdır. (Mn.) 95. Şeriat-ı garra istibdatı kaldırmak için geldi. (Mn.) 37; (D.H.Ö.) 22; (Τ.Η.) 60.
Şeriatı istibdata müsait zannetmek. (Mn.) 83.
Şeytanî istibdata hürriyet ismi takılmış. (S.) 648:Lemaat
Üç yüz milyon Müslümanın istibdat kaydı ile ezilmesi. (Mn.) 61. Yunan felsefesi müstebiddir. (Mh.) 73: 2. makale tenbih
İSTİDAT (Bak:kaabiliyet)
İSTİDRAÇ
Deccal istidraç hârikalarıyla kendini muhafaza edecek. (Ş.) 493:5. Şua 13. mesele
Deccalın kuvvetli olmasının bir sebebi istidraçdan kaynaklanır.
(Ş.) 498:5. Şua 2. mesele
Kafirlerin galibiyetinin sırrı. (S.) 353:25. Söz 1. şu'le. 1. şua 5. nokta Keramet ve istidrac arasındaki fark. (M.N.) 192:Şemme 10. risale
İSTİĞNA
Allah istiğna-i mutlak içindedir. (S.) 20:1. Söz
Bediüzzaman'ın istiğnası. (E.L.) 2:205, 206.
Hak, ayıp gizlemekten ve yanıltmaktan müstagnidir. (Mh.) 146: 3. maka. 4. mesele vehim ve tenbih
Ubudiyetin sırr-ı esası halktan istiğnadır. (M.) 439:29. Mektup 9. kısım 8. telvih 7. si
FIHRIST/354
İSTİHRAC
YanıtlaSilİstihraca binâen verilen haberler. (L.) 106:16. Lem'a, 1. si
İSTİKAMET
İstikamet orta yoldur. (L.) 31:4. Lem'a 4. nükte
İstikametin gençlik noktasında faydası. (K.L.) 112.
"Emr olunduğun gibi dos doğru ol." (Mn.) 138.
İSTİNAT
İstinattaki kuvvet. (M.) 136:19. Mektup, 11. işa. 8. misâl Küçük bir insan istinat noktası bulabilse küre gibi büyük işler çevirebilir. (Sn.) 79.
Nefs-i emmârenin istibdadından kurtulmanın yolu İslâmiyete is- tinat iledir. (D.H.Ö.) 62; (Т.Н.) 53.
İSTİŞARE (Bak:meşveret)
İŞTİRAK-I A'MAL (Bak:teşrik-i mesâi)
İştirak-ı a'mal düsturunun neticesi. (L.) 168, 169:21. Lem'a 4. düstur, 1. si
Kardeşlerin birbirine karşı duâsı. (K.L.) 61.
Teâvün iştirak-i mesâiyi netice verir. (Sn.) 77.
İŞÂRÂTÜ'L-İ'CAZ
Ali Rıza Efendi, İşârâtü'l-İ'caz'ın bin tefsir kuvvetinde ve kud- retinde olduğunu söylüyor. (T.H.) 99.
İşârâtü'l-l'caz'ın aslı Arapçadır. (İ.İ.) 10.
İşârâtü'l-l'caz'ın ehemmiyeti ve yazılmasının sebebi. (1.1.) 9, 10 17. İşârâtü'l-İcaz, 1. Dünya Savaşı'nın 1. senesinde cephede yazıldı.
(1.1.) 9, 10, 14; (Τ.Η.) 98; (E.L.) 2:85, 90, 218.
İşârâtü'l-İ'caz'da her âyetin diğer âyetle münasebeti çıkarılmış. (E.L.) 2:86.
FİHRİST/355
İşârâtü'l-l'caz'ı herkes takdir etti. (E.L.) 2:85. İşârâtü'l-l'caz, hiçbir kaynak esere müracaat edilmeden yazıldı.
YanıtlaSil(1.1.) 9, 14; (Τ.Η.) 98; (E.L.) 2:90.
İşârâtü'l-İ'caz Risale-i Nurların bir fihristesidir. (E.L.) 2:85. İşârâtü'l-l'caz yetmiş cilt olacaktı. (E.L.) 2:85.
Münafık bahsinin İşârâtü'l-İ'cazda mücmel olarak ele alınması- nın sebebi. (1.1.) 10.
Risale-i Nuru takdirinden Enver Paşa İşârâtü'l-l'caz'ın kağıdını karşıladı. (T.H.) 230:Esk. hayatı
Şark, Şam ve Bağdat âlimleri, İşârâtü'l-l'caz'ın harika ve emsal- siz bir tefsir olduğunu söylüyor. (T.Н.) 99.
İTAAT
Haklı âmire itaat farzdır. (H.Ş.) 110, 112:zey. zeylin par. ve as. hit İdâreciye itaatin şartı. (E.L.) 2:136.
İtaat-i amyâ. (Mn.) 110.
İtaat sırrı. (Sn.) 34, 35.
İTTİFAK (Bak:ihtilaf)
Cehâlet, zaruret ve ihtilaf düşmanlarına karşı sanat, marifet ve ittifak silahıyla karşı koyacağız. (D.H.Ö.) 23; (Т.Н.) 60. Ehl-i dalâletin ittifaklarının; ehl-i hakkın ihtilaflarının sebeple- ri. (L.) 154, 155:20. Lem'a 2. ve 3. sebepler Ehl-i hakkın ittifak etmemesi. (K.L.) 115. Ehl-i nifakın ittifakı. (K.L.) 115.
Ehl-i kitapla ittifak. (E.L.) 1:8, 202; (K.L.) 187; (Mn.) 70; (S.T.) 99; (L.) 155:20. Lema, 1. nokta 2. sebep haşiye
Hakkın şe'ni ittifaktır. (S.) 122:12. Söz 3. esas
İhtilafa karşı ittifak kılıncını elimize almalıyız. (Mk. İç. R.) 295, 297.
İttifak Hüdadadır. (D.H.Ö.) 65; (T.H.) 54.
İttifakın lüzumu. (L.) 165:21. Lem'a 2. düstur, (K.L.) 102.
İttifakta birlik var. (Nk. İç. R.) 256.
FİHRİST/356
Kuvvetli ile ittifak eden kuvvetleşir. (M.) 119:19. Mektup, 7. işa. 16. misâl
YanıtlaSilMaksatta ittifak. (M.) 259:22. Mektup, 5. vecih
İTTİHAD-I İSLÂM
Bağdat Paktı. (E.L.) 2:195.
Bediüzzaman Adnan Menderes'in ittihad-ı İslâm ile ilgili te- şebbüsünü destekledi. (E.L.) 2:194.
Birinci Dünya Savaşındaki mağlubiyet uhuvvet-i İslâmiyeyi hız- landırdı. (Sn.) 56; (Τ.Η.) 116.
Bu zamanın en büyük farz vazifesi ittihad-1 İslâmdır. (D.H.Ö.) 67. Bütün Müslümanlar aşiret gibi birbirleriyle bağlıdır. (Mn.) 105; (H.Ş.) 59:5. kelime
Dehşetli tahripçilere karşı ancak ittihad-ı İslâm dayanabilir.
(E.L.) 2:24.
Demokratlar İslâm birliğini kendilerine istinad yapmalıdırlar.
(E.L.) 2:24.
İngiltere, Amerika ve Fransa ittihad-ı İslâma karşıydılar. (E.L.) 2:24.
İslâm âleminin ihtilafını gidermenin çaresi. (Tl. İç. R.)1; 195. İslâmın yüce meclisi bir intizamı daha bulamayacak mıdır? (Mn.) 121.
İttihad-1 İslâma intisap edenlerin iki vazifesi. (Mk. İç. R.) 2:282.
İttihad-ı İslâmın daimî nâşir-i efkârı, i'lay-ı kelimetullahı esas tu- tan bütün gazetelerdir. (H.Ş.) 99:reddü'l- evham; (Mk. İç. R.) 2:280 İttihad-ı İslâm mühim bir reçetedir. (H.Ş.) 98:hak. çek.; (M.) 452:hak. çekirdekleri
İttihad-1 İslâm nedir? (Mn.) 112; (Rm., İç. R.) 2:231. İttihad-ı İslâmın taşı ve nakşı. (Mn.) 113.
İttihad-ı İslâmın tesise başlaması Bediüzzaman'ı sevindiriyor. (E.L.) 2:100.
İttihad-ı İslâmın zamanı geldi. (H.Ş.) 63:5. kelime
FİHRİST/357
İttihad-1 millet imtiyazın kaldırılmasıyla gerçekleşir. (D.H.Ö.) 48; (Τ.Η.) 69.
YanıtlaSilİttihad-ı Muhammedî olan ittihad-1 İslâm. (D.H.Ö.) 68. İttihadın zarureti. (Mn.) 54.
Komünizm çıktığı için Amerika'da, Avrupa'da ittihad-ı İslâma mecburdur. (E.L.) 2:56.
Risale-i Nurlar ittihad-ı İslâma vesſledir. (E.L.) 2:195.
Türkiyesiz ittihad-ı İslâm mümkün değil. (T.H.) 632.
İTTİHAD-I MUHAMMEDÎ
Bâzı zevzek ve laubâlilerin İttihad-ı Muhammedîye karşı çık- maları. (Mk. İç. R.) 2:275.
Bediüzzaman İttihad-ı Muhammedîyi üye idi. (D.H.Ö.) 19, 26; (Τ.Η.) 59, 62.
Bediüzzaman'ın İttihad-1 Muhammedî Cemiyetine üye olması-
nın sebebi. (D.H.Ö.) 29; (Т.Н.) 63. Bediüzzaman'ın İttihad-1 Muhammedî Cemiyetini tarifi. (D.H.Ö.) 20, 27, 28; (T.H.) 62; (H.Ş.) 98:2. evham
Bediüzzaman İttihad-ı Muhammedî Cemiyetinin kurucuların- dandı. (T.H.) 50.
Bediüzzaman'ın İttihad-ı Muhammedi'yi müdafaası. (Mk. İç. Reç.) 2:276.
İttihad-ı Muhammedî bölücü kulüpleri birleştirecek. (Mk. İç. Reç.) 2:276.
İttihad-ı Muhammedî bütün Müslümanlara şamildir (D.H.Ö.) 31, 64, 67; (T.H.) 64, 54; (Mk. İç. R.) 2:277; (H.Ş.) 98:2. evham İttihad-1 Muhammedſ cemiyetine isnad edilen dokuz evham. (H.Ş.) 97:reddü'l-evham.
İttihad-1 Muhammedî cemiyetinin cihetü'l-vahdeti Allah'ın bir- liğidir. (D.H.Ö.) 67.
FİHRİST/358
İttihad-ı Muhammedſ cemiyetinin ismini değiştirme teklifi. (Mk. İç. R.) 2:282.
YanıtlaSilİttihad-ı Muhammedî cemiyetinin meşrebi. (Mk. İç. R.) 2:275.
İttihad-ı Muhammedî cemiyetinin proğramı. (D.H.Ö.) 67.
İttihad-ı Muhammedî cemiyetinin tarif ve hendesesi. (Mk. İç. Reç.) 2:280.
İttihad-ı Muhammedî cemiyetinin yüzde doksan dokuz himmeti siyaset değildir. (H.Ş.) 98:2. evham
İttihad-ı Muhammedî diğer cemiyetlerin pederi ve mürşididir.
(Mk. İç. R.) 2:277.
İttihad-1 Muhammedîden gayr-i müslimler korkmasınlar. (Mk. İç. R.) 2:274.
İttihad-ı Muhammedî ile ilgili suâller. (Mk. İç. R.) 2:276-290.
İttihad-ı Muhammedî, mü'minler arasında olan muhabbeti kuv- veden fiile çıkaracak. (Mk. İç. R.) 2:276.
İttihad-ı Muhammedînin ilk saffını askerler teşkil eder. (Mk. İç. Reç.) 2:277.
İttihad-ı Muhammedî olan ittihad-ı İslâm. (D.H.Ö.) 68.
İttihad-ı Muhammedînin vazifeleri. (Mk. İç. R.) 2:276.
İTTİHAT VE TERAKKÎ
Bediüzzaman divan-ı harpte, "Eğer Meşrûtiyet İttihatçıların is- tibdadından ibaret ise veya şeriata zıt hareket etmekse, bütün dünya şâhit olsun ki, ben mürteciym" dedi. (Mn.) 150.
Bediüzzaman, İttihatçılara muarız olduğu halde sonradan sesini çıkarmamasının sebebi. (Sn.) 67.
Bediüzzaman İttihat ve Terakkiden doğunun bâzı vilayetlerinde Medresetü'z-Zehrayı tesis etmelerini istiyor. (Mn.) 126.
Bediüzzaman İttihat ve terakkinin mason olmayan kısmından istekleri. (Mn.) 125.
Ekser ahrar mûtekid Müslümandır. (Mn.) 125.
FİHRIST/359
Eski Said'in İttihat ve Terakkîye karşı çıkması. (K.L.) 47.
YanıtlaSilEski Said'in İttihat ve Terakkiye tarafgirliğinin sebebi. (K.L.) 47.
İttihad ve Terakkînin mason olmayan kısmı. (Mn.) 125. İttihad ve Terakki Bediüzzaman'ı terk etti. (Mk. İç. R.) 2:289.
İttihatçılardan bazıları bataklık yoluna saptılar. (Mk. İç. R.) 2:289.
İttihatçıların dinde laubalilikleri. (M.N.) 86:Hubab, hutbenin sûreti.
İttihatçıların içindeki dinsizler. (B.L.) 191.
İttihatçıların kendine imtiyaz tanımaları. (D.H.Ö.) 48; (Т.Н.) 70.
İttihatçıların tahakkümü. (D.H.Ö.) 45.
İttihat Terakkinin başarısızlığında İngiliz parmağı vardı. (H.St.)
100:3. hatve
İttihat ve Terakkînin istibdadı. (D.H.Ö.) 44; (Т.Н.) 68.
İttihat ve Terakkicilerin hilafeti kaldırma teşebbüsleri. (S. T.Ten) 172:28. Lema
Jön Türklerin mason olmayan kısmı İttihad ve Terakkidir. (Mn.) 81.
İTTİHAT
Bediüzzaman'ın ittihat arzusu. (Mk. İç. R.) 2:280, 281.
Damla damla su ayrı ayrı kalsa, kurur, heba olur. (Mk. İç. R.) 2:277 İhtilafa karşı ittihatla cihad edeceğiz. (Mk. (İç. R.) 2:273.
İslâm âleminin hayatı ittihattadır. (S.) 660:Lemaat
İstibdat ittihada mânidir. (Mn.) 114.
İttihad cehl ile olmaz. (Mn.) 113.
İttihad-1 millet imtiyazın kaldırılmasıyla gerçekleşir. (D.H.Ö.) 48; (Τ.Η.) 69.
Kürtler Türklerle ittihat etmelidir. (Nk. İç. R.) 264.
Yalanlarla ittihat yalandır. (D.H.Ö.) 41; (T.H.) 68.
Yardım isteme kaynağı ve dayanak noktası ittihad-1 diniyedir. (Mk. İç. R.) 2:278.
Yaşasın ittihad-1 milli (İslâm kardeşliği). (D.H.Ö.) 89. FIHRIST/360
İZZET
YanıtlaSilBediüzzaman'ın izzeti. (T.H.) 31; (T.H.) 224:Esk. hayatı İlim ehli izzetli olmalı. (Mn.) 16.
İman izzeti netice verir. (1.1.) 103.
İslâmiyetin izzeti. (H.Ş.) 41.
İzzet-i İslâmın tabiatındaki âlem-pesend cesaret İslâm kardeşli- ğinin uyanmasıyla her zaman mûcizeler gösterebilir. (Sn.) 73. İzzet-i nefsi olan başkalara kendisini zelil göstermeye tenezzül etmez. (1.1.) 100.
Kuvvetli olanın zayıfa karşı tevazuu zayıfta tezellül olur. (Sn.) 21. Nifak zilleti netice verir. (1.1.) 103.
Zâlime karşı cihad ve izzet-i nefsi esas tutan İslâmiyet miskin-
likte karar kıldı. (Sn.) 38.
Zayıfın kuvvetliye karşı izzet-i nefsi, kuvvetlide gurur olur. (Sn.) 20.
FİHRİST/361
J
YanıtlaSilJÖN TÜRKLER (Bak: İttihat ve Terakki)
Bâzı bozuk Jön Türkler. (Mn.) 56.
Bâzı Jön Türklerin mason olması. (Mn.) 80.
Bediüzzaman'ın dinsiz olmayan Jön Türklere hüsnü zannı. (Mn.) 135
Bediüzzaman'ın İttihat ve Terakki hakkında görüşü. (Mn.) 136.
Bediüzzaman'ın Jön Türklere bir teklifi. (Sn.) 49.
Bediüzzaman'ın Jön Türklere muhalefeti. (T.H. İç. R.) 1:26; (D.H.Ö.) 39; (T.H.) 50, 67.
Bediüzzaman'ın Jön Türkleri ikazı. (T.H.) 50.
Hakikî Genç Türkler. (K.L.) 112.
Jön Türkler Bediüzzaman'ı kendilerine alet edemediler. (Mn.) 49.
Jön Türklerin bir kısmı İslam fedâisidir. (Mn.) 81.
Jön Türklerin hatası. (S.) 657:Lemaat
Jön Türkler içinde pekçok hoca ve âlim vardır. (Mn.) 81.
Jön Türklerin mason olmayan kısmı İttihad ve Terakkidir. (Mn), 81.
Lakayd Jön Türkler küffara müsamahakâr davrandılar. (Sn.) 38.
JAPONLAR
Bediüzzaman'ın Japonların Allah hakkındaki suâllerine cevabı. (Mh.) 104:3. maka, mukaddime
Bediüzzaman'ın Japonların Deccalla ilgili suâllerine cevabı. (Ş.) 300:14. Şua.
Japon başkumandanının bir resmi. (M.) 61:15. Mektup, 4. sual Medeniyeti almada Japonlara iktida etmeliyiz. (Sn.) 79. FİHRIST/362
K
YanıtlaSilKAABİLİYET
Dünya ebed için yaratılan insanın kaabiliyetlerinin inkişafına yetmez. (Mh.) 36:1. maka. 9. mukaddime; (S.) 481, 484:29. Söz, 2. maks. 5, 10. medar
KÂBE (Bak:kıble)
Âdi küçük taşları Kâbe'den daha ehemmiyetli saymak.
(M.) 254:22. Mektup, 1. meb. 2. vecih.
Ebrehe'nin Kâbe'yi yıkmaya gelmesi. (M.) 177:19. Mektup, 16. işâret, 3. kısım
Kâbe'yi hayalen nazara almakla namaz kılmak. (M.N.)
66:Katrenin zeyli; (M.) 382:29. Mektup, 1. kıs. 6. nükte
Kâbe hürmetinde iman. (M.) 254:22. Mektup 1. mebhas, 2. vecih Kâbe-i kemâlat. (1.1.) 93
Kâbe öyle bir amud-u nûrânidir ki. (Mh.) 50:1. maka. 1. mes.
Kâbenin üstü arşa, altı ferşe kadar uzanır. (Ş.) 428:14. Şua Peygamberimizin Kâbe'yi putlardan temizlemesi. (M.) 135:19. Mektup
KABİR
Bediüzzaman'ın hayalen kabre girmesi. (L.) 133:17. Lem'a 12. nota Bediüzzaman'ın kabri. (E.L.) 1:166.
FİHRİST/363
Herkes kabir kapısına kadar arkadaşlık yapar. (S.) 156:14. Söz, hat. İki ayaklı mezar-ı müteharrikler. (Mn.) 89. İman kabir kapısını nur kapısı olarak gösterir. (S.) 191:17. Söz İnsan kabre girip rahatla yatamaz. Mutlaka uyandırılacaktır.
YanıtlaSil(S.) 77:10. Söz, 7. hak.
İnsan, ruhlar âleminden, anne rahminden, çocukluktan, ihtiyar- lıktan, dünyadan, kabirden, berzahtan, haşirden, sırattan ge- çen uzun bir imtihan yolculuğundadır. (S.) 35:7. Söz Kabir, âhiret âlemine açılmış bir kapıdır. (M.N.) 109:Habbe Kabirde çoğu azaplar gençlik su-i istimalâtının neticesidir. (K.L.) 115.
Kabir dünyanın lezzetli şeylerini hediye olarak kabul etmez. (Μ.Ν.) 107:Habbe
Kabir ehl-i dalâlet için zulümât-ı ebediye kapısıdır. (S.T.) 20; (S.) 42:8. Söz
Kabir ile dünya arasındaki muvazene. (M.N.) 107:Habbe
Kabrin kabül etmediği adam. (M.) 148:19. Mektup, 14. işaret, 5. mis Kabirde konuşan şehid. (M.) 156:19. Mektup, 15. işaret 3. hadise Kabir mü'min için bir bahçedir. (S.) 42:8. Söz.
Kabir taşları dahi birer telkin edici, birer öğretmendir. (M.) 420:29. Mektup, 7. kısım, 1. işâret
Kabrin üç hali. (Ş.) 165:11. Şua 2. mesele; (T.H.) 350:Den. hay; (S.) 131:13. Söz, 2. makam
Kabir ziyaretinde gayr-i meşrû harekete girildi. (M.) 355:28. Mektup, 6. mes. 4. nükte
Mü'minin kabre bakışı. (S.) 189:17. Söz, siyah dutun bir mey. Namaz kılmak ebedü'l-abâd yolunda değerli bir bilet, âhiret azığı ve kabir nurudur. (S.) 34, 36:7. Söz
Nur talebeleri imanla kabre girecek. (E.L.) 1:187; (S.T.) 26, 27, 84, Vehhabilerin türbeleri tahrip etmelerinin him. (M.) 353:26. Mektup, 6. kıs. 1. nükte
FİHRİST/364
Herkes kabir kapısına kadar arkadaşlık yapar. (S.) 156:14. Söz, hat. İki ayaklı mezar-ı müteharrikler. (Mn.) 89. İman kabir kapısını nur kapısı olarak gösterir. (S.) 191:17. Söz İnsan kabre girip rahatla yatamaz. Mutlaka uyandırılacaktır.
YanıtlaSil(S.) 77:10. Söz, 7. hak.
İnsan, ruhlar âleminden, anne rahminden, çocukluktan, ihtiyar- lıktan, dünyadan, kabirden, berzahtan, haşirden, sırattan ge- çen uzun bir imtihan yolculuğundadır. (S.) 35:7. Söz Kabir, âhiret âlemine açılmış bir kapıdır. (M.N.) 109:Habbe Kabirde çoğu azaplar gençlik su-i istimalâtının neticesidir. (K.L.) 115.
Kabir dünyanın lezzetli şeylerini hediye olarak kabul etmez. (Μ.Ν.) 107:Habbe
Kabir ehl-i dalâlet için zulümât-ı ebediye kapısıdır. (S.T.) 20; (S.) 42:8. Söz
Kabir ile dünya arasındaki muvazene. (M.N.) 107:Habbe
Kabrin kabül etmediği adam. (M.) 148:19. Mektup, 14. işaret, 5. mis Kabirde konuşan şehid. (M.) 156:19. Mektup, 15. işaret 3. hadise Kabir mü'min için bir bahçedir. (S.) 42:8. Söz.
Kabir taşları dahi birer telkin edici, birer öğretmendir. (M.) 420:29. Mektup, 7. kısım, 1. işâret
Kabrin üç hali. (Ş.) 165:11. Şua 2. mesele; (T.H.) 350:Den. hay; (S.) 131:13. Söz, 2. makam
Kabir ziyaretinde gayr-i meşrû harekete girildi. (M.) 355:28. Mektup, 6. mes. 4. nükte
Mü'minin kabre bakışı. (S.) 189:17. Söz, siyah dutun bir mey. Namaz kılmak ebedü'l-abâd yolunda değerli bir bilet, âhiret azığı ve kabir nurudur. (S.) 34, 36:7. Söz
Nur talebeleri imanla kabre girecek. (E.L.) 1:187; (S.T.) 26, 27, 84, Vehhabilerin türbeleri tahrip etmelerinin him. (M.) 353:26. Mektup, 6. kıs. 1. nükte
FİHRİST/364
KABÜL-Ü ADEM
YanıtlaSilAdem-i kabül başkadır, kabul-ü adem başkadır. (M.) 322:26. Mektup 4. meb. 5. mes.
KABZ
Allah Hz. Azrail'i kabz-ı ervaha perde etmiş. (L.) 86:13. Lema, 10. işaret
Bütün ruhları Azrail mi (a.s.) kabzediyor? (M.) 335:28. Mek- tup, 2. mesele
Kabz ve bast haletleri. (K.L.) 8.
KADER (Bak:şeytan, ecel, Levh-i Mahfuz)
Atâ, kazā, kader kanunu. (M.N) 175:Şemme, 10. risale. Bedihî kader, nazarî kader. (S.) 433:26. Söz, 3. meb. Bediüzzaman'ın kadere teslimiyeti. (E.L.) 1:195, 270; 2:79, 80, 210; (L.N.) 65; (Ş.) 565:15. Şua; (T. H.) 351, 368, 369, 371, 374:Den. hayatı
Bütün eşya bütün halleriyle vücuda gelmeden ve geldikten son- ra yazılıyor. (S.) 151:14. Söz, 2. si; (S.) 432:26. Söz, 3. meb. Cebriyeye göre kulun elinde hiçbir şey yoktur. (1.1.) 29, 30, 109. Fenalık insanın kendinden, iyilik Allah'tandır. (S.) 41:8. Söz. Gaflet ehlinin kaderden bahsetmeye hakkı yoktur. (S.) 429:26. Söz 2. mebhas
Hayat kadere imanı gerektiriyor. (L.) 429:30. Lem'a 5. nükte Hayat, kadere imanı ispat eder. (S.) 103:10. Söz, zeylin 2. par. Herşey kader ile takdir edilmiştir. (M.N.) 110:Habbe Hidayetin Allah'tan olması. (1.1.) 63. İlim mâluma tabidir (1.1.) 74, 75; (S.) 430:26. Söz, 2. mebhas
İlm-i ezelî nedir? (1.1.) 75. İmam-ı mübîn. (S.) 433:26. Söz, 3. meb; (S.) 505:30. Söz, 2. mak. İnsan dünya umurundan kazandığına mesrur, kaybettiğine mah- zun olmamalıdır. (M.N.) 111:Habbe
FİHRİST/365
Insan eli ile gelen musibette iki sebep var. (K.L.) 201. İnsan yanlışa muhtemel olan sözünü veya hataya kâbil olan fii-
YanıtlaSillini bazan kadere isnad eder. (Mh.) 29:1. maka. 6. muk. İnsan zulm eder, kadar adâlet eder. (H.St.) 98:1. hat; (K.L.) 142, 201; ($.) 253:13. Şua; (D.H.Ö.) 40; (T.H.) 67; (E.L.) 1:133; 2:103. İrade-i külliye irade-i cüziyyeye bakar. (S.) 431:26. Söz, 2.
mebhas; (1.1.) 75. İyilikler Allahtan'dır. (S.) 428:26. Söz, 1. meb; (L.) 69, 70:13.
Lema, 3. 4. işâ; (L.) 80, 81: 13. Lema, 12. işâ; (M.N) 175:
Şemme, 10. risale. Iztırârî fiiller. (13. Lem'a 6. İş.) 72; (İş.) 81.
Kaderin fonksiyonu. (S.) 427:26. Söz, 1. meb.
Kader geçmiş için kullanılmalıdır. Günahlar ve gelecek için kullanılmaz. (S.) 428:26. Söz, 1. meb.
Kaderden gelen herşey güzeldir. (L.) 217:25. Lem'a 19. devâ
Kader hakikî sebeplere bakar adâlet eder. (S.) 428:26. Söz, 1. meb. Kaderin iman esasları arasına girmesinin hikmeti. (S.) 427:26. Söz, 1. meb.
Kadere iman ye'sin ve hüznün ilacıdır. (S.) 428:26. Söz, 1. meb. Kader ile cüzi ihtiyarî nasıl tevfik edilebilir? (S.) 429:26. Söz, 2. mebhas
Kaderle ilgili mühim meseleler. (1.1.) 73, 74.
Kader ilim nevindendir. (S.) 430:26. Söz, 2. mebhas; (L.) 1995:23. Lem'a hâtime, 2. suâl
Kader ilm-i İlâhînin bir nevidir. (S.) 430:26. Söz, 2. mebhas Kadere iman Allah'ın rahmetinden fazla rahmet etmemeyi ge- rektirir. (K.L.) 84, 85.
Kadere iman eden kederden emin olur. (S.) 435:26. Söz, 3. mebhas Kadere imanın faydası. (S.) 434:26. Söz, 3. meb. Kadere iman müsamahaya sebeptir. (M.) 257:22. Mektup, 4. vecih
Kaderin herşeyi güzeldir. (S.) 434:26. Söz, 3. mebhas Kader insanı bağlamış mı? (S.) 434:26. Söz, 3. mebhas
FIHRIST/366
Kader, isyana karşılık musibet verir. (H.St.) 98:1. hat.
YanıtlaSilKader mazideki musibetler içindir. (S.) 650:Lemaat.
Kader mistar, kudret mastardır. (S.) 434:26. Söz, 3. meb; (Μ.Ν.) 32:Lasiyyemalar
Kadere rıza. (M.N.) 199:Şu'le.
Kaderin rüya ile ilgisi. (K.L.) 77.
Kader sebeple müsebbebe birden bakar. (S.) 430:26. Söz, 2. meb- has; (1.1.) 75.
Kader söylese iktidar-ı beşer susar. (M.) 56:15. Mektup, 2. mak.
Kaderi tenkit eden başını örse vurur kırar. (L.) 18:2. Lema, 5. nükte, 1. mesele; (M.) 257:22. Mektup, 4. vecih
Kaderi tenkit etmek månevî bir hastalıktır. (L.) 217:25. Lem'a 18. devâ Kader ve cüz'i ihtiyarî ilmî ve nazarî değillerdir. (S.) 427:26.
Söz, 1. mebhas
Kader ve cüz'i ihtiyari iman ve İslâmiyetin nihayet hududunu gösterir. (S.) 427:26. Söz, 1. mebhas
Kaderin yazılı olmasının ispatı. (S.) 56:10. Söz, 7. sûret haş.; (M.) 334:28. Mektup, 1. mesele 6. sı; (K.L.) 77.
Kalbin mühürlenmesi. (İ.İ.), 69, 72-76, 77.
Küfrü kâfir ister, Allah yaratır. (İ.İ.) 105, 108, 111.
Mezheplere göre katil ve maktül. (1.1.) 75.
Mu'tezileye göre kul fiilinin yaratıcısıdır. (İ.İ.) 29, 30, 109.
Musibetler dergâh-ı İlâhiyeye yönelmek için birer kader kam- çısıdır. (B.L.) 163.
Nur talebelerinin kadere teslimiyeti. (B.L.) 164.
Ölümün yaratılması katl değildir. (1.1.) 73.
Rüyay-ı sâdıka kaderin herşeyi ihâta ettiğini gösterir. (B.L.) 141.
Sa'deddin Taftazânî kader meselesini 40-50 sayfada ancak ha-
vassa anlatabilmiş. (M.) 361:28. Mektup, 7. mes. 3. işaret
Sadakanın kazâyı çevirmesi. (L.) 106:16. Lem'a 1. si
FİHRİST/367
Seyyiat kazâdır. (M.N) 175:Şemme, 10. risale. Şerrin yaratılması şer değildir. (L.) 80:13. Lem'a 7. işaret Şikâyet kaderi tenkit, teşekkür kadere teslimdir. (T.H.) 373:Den. hay. Tercih bila müreccih. (S.) 430:26. Söz, 2. mebhas
YanıtlaSilKADIN
Âhirzamanda bir erkek kırk kadına nezaret eder. (Ş.) 491: 5. Şua "Âhirzamanda kadınların samimi dinine tâbi olunuz." (K.L.) 85; (E.L.) 2:181.
Bediüzzaman Ermeni kadın ve çocuklarını serbest bıraktı. (TΤ.Η.) 101. Bediüzzaman kadınlarla konuştu mu? (T.H.) 405:Emirdağ hayatı Bediüzzaman, "Kadınlar şeytandır" dedi mi? (E.L.) 2:162. Bir meclis-i ihvana güzel bir kadın girdikçe; riyâ ile rekabet, hased ile hodgamlık depretir damarları. (S.) 668: Lemaat Cesâret kadında kocasına itaatsizliğe ve utanmazlığa sebeptir.
(Sn.) 19; (L.) 200:24. Lem'a 4. hikmet Cömertlik kadında kocasına itaatsizliğe ve utanmazlığa sebeptir. (Sn.) 19.
Dindar kadın, İslamî terbiyeden nasibini almayanla evlenmek yerine nafakasını kendisi temin etmelidir. (E.L.) 2:50.
Erkeklerin kadınlaşması, kadınların erkekleşmesine sebeptir. (Sn.) 74; (S.) 668:Lemaat
İhtiyar kadınların Risale-i Nurdan istifadeleri. (E.L.) 2:181. İman hizmetinde kadının beyine yardımı. (K.L.) 179.
Kadınların bazı özellikleri. (L.) 197, 198:24. Lem'a 1. hikmet Kadınların cemiyeti raculiyet kesbeder. (L.) 157, 158:20. Lem'a 5. sebep
Kadının eğlencesi evladıdır. (S.) 668:Lemaat Kadın elli yaşında kısırlaşıyor. (S.) 373:25. Söz, 1. Şu'le, 3. sua, 2. cil. Kadının erkek Kadını evliliğe teşvik eden sebepler. (E.L.) 2:50. FIHRIST/368
Kadında güzel ahlâk geçimi temin eder. (1.1.) 196.
YanıtlaSilKadının hürmeti ve rahatı evindedir. (S.) 668:Lemaat
Kadınların iki cihan saadetini kazanımalarının yolu. (L.) 203:24.
Lem'a, bir muhavere
Kadının kıskançlığı. (B.L.) 148.
Kadınlar istikbaldeki hallerini görseler taşkınlığı bırakırlardı. (L.) 273:28. Lem'a
Kadın kalbi kalplerin en latifi ve şefkatlisidir. (1.1.) 196.
Kadın kocasını inhisar altına alamaz. (L.) 200:24. Lem'a 4. hikmet
Kadının küçük cenaze hükmünde olan resimlerine heveskerâne bakmak. (S.) 374:25. Söz, 1. Şu'le, 3. şua, 2. cil.; (S.) 668:Lemaat.
Kadının mahremine karşı tesettürü. (L.) 199:24. Lem'a 3. hikmet Kadın maişet için kendini satmamalı. (L.) 204:24. Lem'a, bir mu- havere, 2. nükte
Kadın maişet noktasında bir yardımcıya muhtaçtır. (E.L.) 2:50.
Kadının mirasta yarım hisse alması. (M.) 44:11. Mektup, 3. mes; (S.) 373:25. Söz, 1. Şu'le, 3. şua, 2. cilve
Kadın resmine şehvetle bakmak ruhun yüce hissiyatını öldürür. (S.) 668:Lemaat.
Kadınları Risale-i Nur okumaya teşvik. (L.) 205:24. Lem'a, bir mu- havere, 3. nükte
Kadınların Risale-i Nura rağbeti. (K.L.) 110.
Kadınların Risale-i Nura sevgisi. (B.L.) 77.
Kadınların serbestiyeti kötü ahlâkın inkişafına sebep olmuş. (S.)
668:Lemaat. Kadında şefkat hâkimdir. (L.) 201:24. Lem'a, bir muhavere, 1. nük
Kadında şefkat kıymettardır. (S.) 584:32. Söz, 3. mev. 2. meb. 2. makam 2. nükte
Kur'ân ilk ve orta çağda zâyi olan kadınlık hukukunu müdafaa
etti. (T.H.) 226:Esk. hayatı
Medeniyet kadını yuvalarından çıkarıp beşeri baştan çıkarmış. (S.) 374:25. Söz, 1. Şu'le, 3. şua, 2. cilve
FIHRIST/369
Mimsiz medeniyet kadınları yuvasından uçurmuş. (S.) 668:Lemaat Risale-i Nur kadınlara månevî bir gıdadır. (E.L.) 1:41. Risale-i Nurun neşrinde kadınların hizmetleri. (T.H.) 145:Bar. hay.
YanıtlaSilKADİR GECESİ (Bak:mübarek günler)
KAF DAĞI (Bak:dağ)
KAINAT
Abesiyet kâinatta geçerli olan hikmete zıttır. (Mh.) 126:3. maka. muk Bütün fenler kâinattaki nizamın mükemmeliğine şahittir. (Mh.)
108:3. Maka. 1. maksat
Bütün kâinat "Kün" emrine boyun eğer. (Sn.) 35.
Bütün kâinat Allah'a duâ eder. (S.) 287:23. Söz, 1. meb. 5. nok- ta; (S.T.) 209.
Bütün kâinatın hakikatı esmâ-i İlâhiyeye dayanır. (S.) 573:32.
Söz, 2. mev. 1. mebhas
Cenâb-ı Hak insan için şu koca kâinatı bir saray hükmünde ya- ratmıştır. (S.) 386:25. Söz, 2. şule, 2. nur, 6. nükte-i belagat Dünya kâinatın kalbidir. (S.) 163:15. Söz, 3. basmak; (S.)
616:33. Söz, 22. pencere
Ene kâinatın tılsım-ı muğlakıdır. (S.) 494:30. Söz, 1. makam Felsefe, kâinat kitabının yalnız nakışlarından bahs eder. (S.) 401:25. Söz, 3. şu'le 2. ziya
Felsefe kâinata mânây-ı ismiyle bakıyor. (M.N.) 196:14. Reşha, 4. katre; (L.N.) 70; (S.) 120:12. Söz
Herbir fen Allah'ın kâinata koyduğu nizamı gösteriyor. (H.Ş.) 44. Herkesin bu âlemde birer kâinatı var. (E.L.) 2:68. Iman kainatı ışıklandırır. (S.) 282:23. Söz, 1. meb. 2. mebhas
Insanın yanından kainat kızıyor. (S.) 340.25m2.me.nok Insan kainatın envaina muhtaç ve alakadardır. (S.) 289:23. Söz, 2. mebhas 1. nükte
FIHRIST/370
İnsan kâinat içinde çok nâzik bir çocuğa benzer. (S.) 295:23. Söz, 2. mebhas 4. nükte
YanıtlaSilİnsanın kâinatta tasarrufu, fitratta geçerli olan kàideleri keşf ve onları lehinde kullanmaktan ibårettir. (Sn.) 31.
İnsanlık kâinat kaplarında ülfet kapağı altında olan ruhun gıda- sını zevk edememiştir. (Mh.) 44:1. maka. 12. muk. İnsan kâinatın küçük bir misâlidir. (S.) 266:22 Söz, 2. mak. 3.
lem'a
İrâdeyi gösteren bir hikmet perdesi bütün kâinatı kuşatmıştır. (S.) 268:22. Söz, 2. mak. 7. lema
Kâinat 55 lisanla Allah'ın varlığına şahitlik eder. (M.Ν.) 48:Kat- re, 1. bab
Kainat âlem ile isimlendirilmiştir. (1.1.) 24.
Kâinat Allah'ın nurunun gölgesidir. (M.N.) 54:Katre, 1. babın sonu Kâinat bir eczahanedir. (L.) 182:23. Lem'a 1. yol, 1. si.
Kâinattaki bitmez faaliyetin hikmeti nedir? (M.) 87:18. Mektup, 3. mes.
Kainatın bütününde cereyan eden yardımlaşma, dayanışma.
(S.) 15:1. Söz.
Käinattaki bütün zerreler sonsuz olan imkânat arasında müte- reddid idi. (Mh.) 105:3. makale 1. maksat
Kainattaki çirkinlikler güzelliğini artırmak için yaratılmıştır.
(M.N.) 179:Şemme, 10. risale.
Kâinataki çirkinlik vahid-i kıyâsîdir. (L.) 324:30. Lem'a 5. nük- te, 2. remiz
Kainat devamlı tazeleniyor. (L.) 190:23. Lem'a 3. kelime, 3. muhal; (L.) 340:30. Lem'a 6. nükte, 3. şuâ
Kainatın en yüce maksadı insanın küllî ubudiyetidir. (S.) 239: 20. Söz, 2. makam
Kainat esîr maddesinden yaratılmıştır. (İ.İ.) 238.
Kainattaki güzellikler öyle bir güzelden geliyor ki, ($.) 66:4. Şua, 2. bürhan
FİHRIST/371
Kainattaki hadiselerle kuşlar da alâkadardır. (E.L.) 1:87. Kainat haşir sabahıyla gözünü açacaktır. (S.) 489:29. Söz, 4. esas, 1. mesele
YanıtlaSilKainatta herbir varlık bir lisan olup Allah'ı tesbih ediyor. (Mh.)
11:1. makale 1. mukaddime
Kainattaki herşey Allah'ı tesbih eder. (S.) 113:11. Söz
Kainattaki herşey bir elden çıkmıştır. (M.) 380:29. Mektup, 1.
kıs. 4. nükte
Kâinatta hüsn-ü sanat vardır. (S.) 211:18. Söz, 3. nokta
Kainatı idare etmek Allah'a çok kolaydır. (M.N. 160:Zerre, sonu Käinata iman gözü ile bakılmazsa matemhâne olur. (M.Ν.) 21: Reşhalar, 5. reşha; (Ş.): 5. Şua, 56, 57.
Kainatın insana hizmet ettirilmesinin hikmeti. (S.) 296:23. Söz,
2. mebhas 4. nükte
Kainat insanın hendesesine göre yaratılmamıştır. (M.N.) 67: Katrenin zeyli
Kainat insan için yaratılmıştır. (L.) 345:30. Lem'a 6. nükte, 5. şua, 2. mesele
Kainattaki intizam. (S.) 58:10. Söz; (S.) 551, 552:32. Söz, 1. mevkıfın zeyli
Kainatta israf yoktur. (L.) 303:30. Lem'a 2. nükte; (1.1.) 56, 155. Kainat kitabı. (Nok. İç. R.) 1:99-105; (S.) 61:10. Söz, muk.; (S.) 77:10. Söz, 7. hakikat, hâşiye
Kainat kitabı Allah'ın varlık ve birliğine delildir. (Nok. İç. R.) 1:99 Kainat kitabındaki harfler. (M.N.) 165:Şemme
Käinat kitabının bazı satırları, arkasındaki sanat ve hikmeti tef- sir eder. (Mh.) 117:3. makale 1. maksat Kainat kitabı her satırda Allah'ı gösteriyor. (L.) 305:30. Lem'a
3. nükte, 1. nokta Kainata Kur'ân dürbünüyle bakmak. (§.) 117:7. Şua; ($.) 213: 11. Şua, 10. mesele, hâtime FIHRIST/372
Kainatın Kur'ân'da yer almasın hikmeti. (1.1.) 172. Kainata mânây-ı harfiyle bakılmalı. (M.N.) 45:Katre, muk.; (S.) 441:26. Söz, 2. hatime
YanıtlaSilKainatın melekûtiyet ciheti şeffaftur ve Yaratıcıya bakar. (Sn.) 33. Kainatın mülk ciheti, hüsün, kubuh, hayır, şer, küçük, büyük gibi
zıtların cevelengâhıdır. (Sn.) 33.
Kainatın mülk ve melekût olmak üzere iki yüzü var. (S.) 486: 29. Söz, 2. makam, 2. mukaddime 3. esas 2. mes.; (Sn.) 33.
Kainattaki maksud-u bizzat hayırlar ve güzelliklerdir. (1.1.) 32. Kainat mescid-i kebîrinde Kur'ân kâinatı okuyor. (S.) 36:7. Söz. Käinattaki mevcudat bir fabrikanın çarkları gibi birbirine yar- dım eder. (L.) 312:30. Lem'a 4. nükte, 1. işaret, 1. sikke Kainatta mutlak galip hayırdır. (Mn.) 38.
Kainat mübarek gecelere hürmet eder. (E.L.) 1:40.
Kainatın nakkaşsız olması son derece muhaldir. (S.) 61:10. Söz, muk. Kainat nasıl sönmezse iman-ı İslâmî de sönemez. (S.) 671:Lemaat Kâinattaki nazm ve nizam neyle sabittir. (M.N.) 212:Nokta, 2. bür. Käinattaki neviler Allah tarafından konuştururuluyor. (M.) 278: 24. Mektup, 1. mak. 2. rem.
Kainat niçin ebede uygun olarak yaratılmadı? (1.1.) 194.
Kâinattaki nizam. (1.1.) 143; (S.) 622:32. Söz. 28. pencere Kainat nizamında mutlak hâkim hüsündür. (H.Ş.) 44.
Kainattaki nizam tevhidi gösteriyor. (L.) 318:30. Lem'a 4. nük- te, 5. işaret
Kainat da ölecek. (1.1.) 193; (S.) 488:29. Söz, 4. esas 1. mesele Käinata Peygamberimizden hariç bir nazarla bakılsa. (M.) 195: 19. Mektup, 1. zeyl, 5. reşha; (M.N.) 23:Reşhalar, 5. reşha
Kainat Peygamberimizin hürmetine yaratılmıştır. (M.N.) 23: Reşhâlar, 5. reşha
Kainattan Peygamberimizin nuru çıksa kâinat vefat eder. (L.) 329:30. Lem'a 5. nük 4. rem; (S.) 103:10. Söz, zeylin 2. par. FIHRIST/373
Kainat rahmetle şenlenir. (S.) 16:1. Söz.
YanıtlaSilKainata serpilmiş hayat parçalarının muhassal bir hayat-ı umu- miyesi var olmak gerektir. (Sn.) 24.
Kainattaki sanat eserlerine Vacibü'l-Vücud nazarından bakıl- malıdır. (Mh.) 115:3. maka., 1. maksat
Kainat sîmasındaki üç sikke-i rububiyet. (S.) 15:1. Söz.
Kainat sonradan yaratılmıştır. (S.) 625:32. Söz. 30. pen.
Kainatta şer cüz'idir. (H.Ş.) 44.
Kainattaki şeylerin kendi gider misali baki kalır. (Ş.) 56:4. Şua
Kainatın tasarrufu bir zâtın kudretindedir. (L.) 313:30. Lem'a 4, nük. 2. işaret
Kainatta teâvün düsturu. (S.) 604:32. Söz. 10. pencere; (L.) 98: 14. Lem'a 2. makam, 1. sır
Kainatın telifinde i'caz var. (S.) 640:Lemaat.
Käinattaki tesanüt, teanuk sırları. (L.) 98:14. Lem'a 2. makam, 1. sır Kainat tevhidin büyük bir delilidir. (S.) 636:Lemaat; (K.L.) 129; (M.N.) 161:Şemme, ilk sayfa.
Kainatın tılsımını ancak Kur'ân açar. (S.) 400:25. Söz 2. şu'le 1. ziya Kainat tümüyle Allah'a itaatkârdır. (Ş.) 11:2. Şua, 1. makam Kainatın unsurları dörttür. (Mh.) 73:1. makale 8. mesele
Kainatı yaratamayan bir zerreyi yaratamaz. (E.L.) 2:67. Kainatın yaratılışı. (İ.İ.) 237.
Kainatın yaratılışında kast vardır. (Mh.) 108:3. maka. 1. maksat Kainatın yaratılışında tesadüf yoktur. (Mh.) 108:3. maka. 1. maksat Käinattaki yardımlaşma tevhidi gösterir. (M.N.) 17: Lem'alar, 7. lema
Käinattan yaratıcısını soran seyyah: Ayetü'l-Kübra. ($.) 88:7. Şua; (As. M.) 87:Âyetü'l-Kübra.
Kainatta zıtlar birbirine girmiştir. (Sn.) 32. Kur'ân, büyük kur'ân olan kainatın en yüce bir tefsiridir. (S.) 121:12. Söz, 1, esas
FIHRIST/374
Kur'ân kâinata mânây-ı harfiyle bakıyor. (M.N.) 196. 14. Reş- ha; (L.N.) 69.
YanıtlaSilKur'ân kâinatın hayatının ruhu, şuurunun aklıdır. (S.) 103:10. Söz zeylin 2. parça
Kur'ân kâinatın konuşan dilidir. (S) 636:Lemaat; (K.L.) 129.
Kur'ân kâinattan niçin felsefe gibi bahsetmiyor? (M.) 201:19. Mektup, 1. zeyl
Kur'ân'da maksattan başka olan kâinat bahsi istidradîdir. (Mh.)
11:1. makale 1. mukaddime
Kur'ân'ın bahsettiği kâinat dört vazife ile vazifeledir. (Mh.) 11:
1. makale 1. mukaddime
Kur'ân, kâinat semâsının gurubu olmayan månevî bir güneşidir.
(S.T.) 203.
Küfür kâinatın hukukuna tecavüzdür. (S.) 422:25. Söz; (S.) 64: 10. Söz, mukaddime 3. işaret
Muhabbet kâinatın var oluş sebebidir. (S.) 321:24. Söz, 5. dal
Peygamberimiz hayattan ve ruh-u kâinattan süzülmüş hülsa-
tü'l-hülasadır. (S.) 103:10. Söz, zeylin 2. parça
Peygamberimiz kâinatın çekirdeğidir. (S.) 531:31. Söz, 3. esas. Peygamberimiz kâinatın yaratılış sebebidir. (S.) 72:10. Söz, 5 hak. Sebepleri reddetmek, kâinatı tanzim eden meşîete karşı temer- rüd demektir. (Mn.) 30.
"Sen olmasaydın kâinatı (felekleri) yaratmazdım." (E.L.) 1:172 Vahdet-i vücutçular Allah hesabına kâinatı inkar ediyorlar. (M.) 433:29. Mektup 9. kıs. 5. tel.; (M.) 444:29. Mektup, 9. kıs. hâtime
KALP
Allah'ı bulan bir kalp herşeyi bulur. (M.) 444:29. Mektup, 9. kıs. zeyl
Allah kalbin batınını iman, marifet ve muhabbet için yaratmış- tır. (H.Ş.) 146:2. zeylin 2. kısmı
FIHRIST/375
Arzuy-u hilaf ve iltizam-ı taraf-1 muhalefet kalbin pasıdır. (Mh.) 121:3. makale mukaddime
YanıtlaSilBu zamandaki siyaset kalpleri bozar. (S. T.) 155:Parlak fıkralar Dilin kalbe tercüman olamaması. (Mn.) 20.
Dünya kâinatın kalbidir. (S.) 616:33. Söz, 22. pencere
Ehl-i kalp birinin tekkeyi bırakıp medreseye gitmesi. (L.N.) 41. Göz kalbin aynasıdır. (1.1.) 135.
Hakperest kalp aldatmaz. (H.Ş.) 148:2. zeylin 2. kısmı Her söylenilen sözün kalbe girmesine meydan verilmemeli. (Mn.) 49.
Hırs kalbi deler. (H.Ş.) 146:2. zeylin 2. kısmı Hükümet ele bakar, kalbe bakmak hakkı yoktur. (T.H.) 196: Es- kişehir hayatı
Hürriyetin birinci kapısı, şeriat dâiresinde kalplerin birleşmesi- dir. (D.H.Ö.) 74; (T.Η.) 51.
İhtikar kalbe aslî vazifesini ikinci derecede bıraktırdı. (K.L.) 143.
İlel-merkeziye olan kuvve-i cazibe, ani'l-merkeziye olan kuv- ve-i dâfiaya galiptir. (Mh.) 101:2. maka. İmanın yeri kalptir. (S.) 672:Lemaat Insan ile kalp birbirine hem zarf, hem mazruftur. (M.N.) 91: Hubâb
İnsan kalbi geçmiş zamanların hüzünlerini ve gelecek zamanın korkularını düşünmekle incinir. (S.) 100:10. Söz, zeylin 2. parça. İnsan sırf kalpten ibaret değildir. (S.) 456:27. Söz, zeyl 3. sual İstanbul memleketlerin kalbidir. (Mk. İç. R.) 2:273. Kalpsiz akıl olmaz. (S.) 646: Lemaat.
Kalp, akıl, hayal ve kuvveleri kendilerine layık ibadetle meşgul etmek gerektir. (S.) 291, 292:23. Söz, 2. meb. 1. nükte Kalbi amellerin güneşi imandır. (İ.İ.) 45. Kalb ancak Allah ile itminan bulabilir. (M.N) 100:Habbe Kalbin askerini bırakıp tek başına gitmesi zarar sebebidir. (S.) 456:27. Söz, zeyl 3. suâl
FIHRIST/376
Kalbin bâtını Samed'in aynasıdır. (S.) 322:24. Söz, 5. dal, 1. mey.; (S.) 195:17. Söz, Far. münacât
YanıtlaSilKalp bedenin dört bir tarafına hayat yayar. (Mh.) 106:3. maka. 1. maksat
Kalpsiz bir fâsık filozof gökteki kuyruklu yıldızdan korkar. (S.)
25:3. Söz
Kalp bir kumandandır. (S.) 456:27. Söz, zeyl 3. suâl
Kalbin dâire-i vücudu ve hayatı geniştir. (L.) 22:3. Lem'a, 3. nükte
Kalp dünya işleri ile uğraşmak için yaratılmamıştır. (M.N.) 102: Habbe
Kalbin etrafındaki ilhamat ile vesvesenin savaşı. (S.) 165:15. Söz, 4. basamak
Kalp fâni şeylere bağlanmamalı. (M.N.) 128:Zühre 1. nota
Kalpten fikre mehfez açmak. (D.H.Ö.) 61.
Kalbin gıdası ve kuvveti herşeye gücü yeten Rahîm-i kerimin
kapısını niyaz ile çalmaktır. (S.) 244:21. Söz, 2. ikaz
Kalbin göz ve kulaktan önce zikredilmesi. (1.1.) 78.
Kalp hastalığı olan din zayıflığını, fünun-u maarif-i İslâmiye te- dâvi eder. (Mn.) 26.
Kalp, ihtiyaç saikasıyla âlemin bütün çeşitleriyle alakadardır. (M.N) 100:Habbe
Kalbin pekçok hizmetçileri vardır. (M.N) 100:Habbe
Kalplerin hayatı kalplerin birleşmesindedir. (Nt. İç. R.) 2:261. .
Kalp hayatın mihveri ve makinasıdır. (1.1.) 91
Kalp insanın çekirdeğidir. (M.N.) 100:Habbe
Kalp, insâniyet makinasının merkezidir. (M.) 440:29. Mektup, 9. kısım 9. telvih
Kalp iradeyi dinlemez. (L.) 79:13. Lem'a 6. işaret Kalplerin kuvvet ve gıdası Kur'ân'dır. (M.N.) 108:Habbe
Kalbin mühürlenmesi. (1.1.) 69, 71, 73, 77, 78.
Kalbi nurlanmış bir adamı, dünya bir bomba olup patlasa kor- kutamaz. (S.) 25:3. Söz
FİHRİST/377
Kalbin sadefinde hak dinin cevheri bulunmazsa, beşerin başın- da maddi manevi kıyametler kopacak. (H.Ş.) 31. Kalbin tarifi. (1.1.) 78.
YanıtlaSilKalbin tarikatla işletilmesi. (M.) 440:29. Mektup, 9. kıs, 9. telvih Kalp zayıflığı kibir sebebidir. (S.) 668:Lemaat.
Kalp zikir ve tefekkürle işler. (M.) 429:29. Mektup 9. kıs. 2. tel. Kırk günde her gün et yiyen kalp katılığı düçar olur. (L.N.) 84. Kimin aklı keskin, kalbi parlak olursa o yükselecektir. (Mn.) 33. Kur'ân kalplerin tabibidir. (S.T.) 75:1. Şua
Lisan kalbin dilini çoğu zaman anlamıyor. (Mh.) 101:2, makale Makam sevgisinin kalpde kalması bir zarar vermez. (M.) 403:
29. Mektup 6. kıs. 1. desise
Manalar kalpten çıplak olarak çıkar. (S.) 249:21. Söz, 2. mak, 2. vec. Mesnevi-i Şerif kalp ehlinin ölümsüz bir mürşidi olmuş. (L.N.) 35. Milletimizin perişaniyetine, cehaletten çok, kalp nuru ile beraber olmayan ve halka faydası dokunmayan zekâ tesir etmiştir. (Sn.) 82.
Milletin kalp hastalığı din zayıflığıdır. (Mk. İç. R.) 2:274.
Mimsiz medeniyette fikir ve söz hürriyeti, dürüst niyet ve kalp selâmeti yoktur. (D.H.Ö.); 53; (Τ.Η.) 71.
Muhabbet kalptedir. (Mh.) 68:1. maka, 8. mesele
Musa'dan murad kalptir deniliyor. (S.T.) 51; (K.L.) 138.
Münafıkların kalbinde bir hastalık vardır. (1.1.) 88. Namaz kalbin gıdası, ruhun ab-ı hayatıdır. (S.) 244:21. Söz
Namazda kalbin, ruhun ve aklın rahatı vardır. (S.) 27:4. Söz Nifak kalpleri bozar. (1.1.) 104.
Ramazan'da kalp oruç vasıtasıyla feyizlenir. (M.) 392:29. Mek- tup, 2. kısım 8. nükte
Risale-i Nur akıl, fikir ve mantığı çalıştırır, ruh, kalp ve vicdanı nurlandırır. (S.) 719:Konferans; (S.T.) 7.
Risale-i Nura hizmet kalp rahatına sebeptir (FI
FIHRIST/378
Risale-i Nuru akıl tam anlamasa da ruh, kalp ve vicdan hissesini alır. (S.) 723:Konferans
YanıtlaSilSebeplerin yaratıcılığını ve tesadüfü kalp ve vicdan kabül et- mez. (Mh.) 111:3. makale 1. maksat
Şaban ve Ramazan'da akıldan çok kalp hissedardır. (Μ.) 29. Mektup, 9. Nük. 374
Şeytanla ilham meleği kalp tarafında yan yanadır. (S.) 249:21. Söz, 2. mak. 3. vecih
Şeytan vesveseyi evvela kalbe atar. (S.) 248:21. Söz, 2. mak, 1. vec. Tecrübe, hamiyet, nur-u kalp ve nur-u fikri kendilerinde topla- yanlar vazifelere yetmiyor. (Mn.) 39.
Tarikattaki kalbî zikir. (M.) 440:29. Mektup, 9. kıs. 9. telvih Zevale mahkum olan ebed için yaratılan kalple sevilemez. (S.) 195:17. Söz, Far. mün.
KAMUOYU
Devlette efkâr-ı âmme hakimdir. (Mk. İç. R.) 2:272. Feveran eden efkâr-ı umumiye. (D.H.Ö.) 51; (T.H.) 71.
Kamuoyunun bir şeye gösterdiği rağbet ve teveccüh, genelde o şeyin kemâline nispeten değil, belki ihtiyaç nispetindedir. (Sn.) 46.
Kamuoyu bir tefsir istiyor. (Mh.) 19:1. maka. 3. mukaddime Kamuoyu gözetleyicidir. (Mh.) 20:1. makale 3. muk.; (Mn.) 42. Kamuoyuna hocalık edecek kamuoyundaki ilim erbabıdır. (Mh.) 19:1. makale 3. mukaddime
Medresede kamuoyu manevî üstad telakkî edilmelidir. (Mk. İç. Reç.) 2:272.
Meşrûtiyette kamuoyu hâkimdir. (Mn.) 33; (Mk. İç. R.) 2:280. Şeriatta icmâ-i ümmetin kesin delil olması, kamuoyunun kıymet ve mevkiini gösterir. (Mk. İç. R.) 2:272; (Mh.) 20:1. makale 3. mukaddime
FİHRIST/379
KANAAT (Bak:hırs)
YanıtlaSilBediüzzaman iktisat ve kanaatla yaşadı. (T.H.) 199:Esk. hayatı Çalışmanın neticesine razı olmak kanaattır. (Sn.) 20. Herşeyin kıymetine kanaat edilmelidir. (Mh.) 28:1. maka. 7. muk. İhsan-i İlâhî ile vasıflandırmakta kanaat etmek farzdır. (Mh.
21: 1. makale 4. mukaddime
İnsanlık ülfetle ruhun gıdasını zevk edemediğinden kanaatsizli
ve harikuladeye meyil ve hayalâta iştihadan mübalağa meyl doğar. (Mh.) 44:1. makale 12. mukaddime
Kanaat çalışma meylini kuvvetlendirir. (Sn.) 20.
Kanaat çalışmaya değil, neticeye olmalı. (E.L.) 1:89.
Kanaat edenle, hırs gösterenin mukayesesi. (M.) 263:22. Mek-
tup, 2. mebhas
Kanaat ilaçtır. (S.) 34, 36:7. Söz
Kanaat, kısmete rızâdır. (S.) 666:Lemaat
Kanaattaki mükafât. (L.N.) 64.
Kanaat rahmete ve berekete sebeptir. (M.) 263:22. Mektup, 2. meb. Kanaat şükrün ölçüsüdür. (M.) 350:28. Mektup, 5. kıs. Kanaat ticaretli bir şükrandır. (M.) 277:24. Mektup. Kanaat tükenmez bir hazinedir. (L.) 150:19. Lem'a 7. nükte, 2. netice; (M.) 19:2. Mektup, 4. sü.
Kanaatsizlik âhirete ait işlerde bir cihetle makbuldür. (E.L.) 1:89.
Kanaatsizlik çalışma şevkini kırar. (L.) 149, 150:19. Lem'a 7. nük Mal istersen kanaat yeter. (M.) 273:23. Mektup, 7. suâl
Medeniyet-i hazıra iktisat ve kanaat esasını bozmuş, israf, hırs ve tamaya sevk ediyor. (H.Ş.) 158.
Mevcuda iktifa dûnhimmetliktir. (Sn.) 20; (S.) 666:Lemaat Tahsil ve kesbteki kanaat ile, mahsül ve ücretteki kanaat fark- lıdır. (Mn.) 77.
Yaratılışta olan güzellik, azamet ve ulviyete kanaat etmemek, ihtilali doğurur. (Mh) 43:1. makale 12. mukaddime FİHRİST/380
KAN DAVASI
YanıtlaSilKan davası hem dünya, hem de ahiret azabına sebeptir. (S. 138:13. Söz, 2. makamın haşiyesi
KANUN
Ahkâm ve hukuk değişmez. (Mn.) 42.
Avrupa'dan kanun almak bize uymaz. (Mk. İç. R.) 2:296. Bediüzzaman kanunlara uyduğu halde azap çektirdiler. (B.L.) 201. Bir kanunu reddetmek başkadır, onunla amel etmemek başkadır. (T.H.) 209:Eskişehir hayatı
Cumhuriyet hükümetinin Avrupa kanunlarını kabul etmesi. (T.H.) 222:Eskişehir hayatı
Ecnebî kanunlarının adliyeye sokulduğu tarih. (S.T.) 89:10. Şua Hakimiyet-i milliyenin beraat-i istihlali olan kanun-u şer'i. (D.H.Ö.) 74; (T.Н.) 51
Her hükümetin bir kanunu var. O kanuna göre ceza verir. (T.H.) 229:Eskişehir hayatı
Hiçbir kanun dünyayı terk edenlere karışmaz. (T.Η.) 199, 210: Eskişehir hayatı
İfrat ehlinin bir kısmı, Kanun-u Esâsiyi kabul edenleri tekfir ederlerdi. (Mn.) 124. İnsanın yaptığı kanun için bir ömr-ü tabi vardır. (Mh.) 126:3.
makale 4. meslek
İnsanın yaptığı kanunlar insan gibi ihtiyar oluyor. (S.) 371:25. Söz, 3. şua, 2. cilve
Kanunda Avrupa'ya dilencilik etmek İslâm dinine cinayettir. (D.H.Ö.) 65; (Mk. İç. R.) 2:270.
Kanunları bilmemek mazeret değildir. (T.H.) 216:Eskişehir hay Kanunsuz kanun namına amel etmek. (T.H.) 212:Esk. hay. haş. Kanunun 163. maddesi elastikîdir. (T.H.) 215, 217:Esk. hay.
Kanunun 163. maddesi nasıl anlaşılmalı? (T.H.) 218, 225:Esk. hay.
FİHRİST/381
Kanun bir olur, şahıslara göre değişmez. (M.) 346:28. Mektup, 4. mes. 4. nokta
YanıtlaSilKanun kalbe karışmaz. (M.) 71:16. Mektup, 4. nok. 3. suâl Kanun namına kanunsuzluk yapmak. (T.H.) 589:Isparta hayatı Kanunu tatbik edenler evvela kendilerine tatbik etmelidir. (L.) 176:22. Lem'a 3. işaret
Kuvvet kânunda olmalı. (D.H.Ö.) 47, 65; (T.Н.) 69. Medeniyetin kanunları ihtiyarlar. (S.) 372:25. Söz, 1. şule, 3, şua, 1. cilve
Meşrûtiyetin ağası haktır, kanundur, kamuoyudur. (Mn.) 33. Miras hakkındaki medenî kanun. (T.H.) 226:Eskişehir hayatı Ruh haricî vücut giydirilmiş bir kanundur. (S.) 643:Lemaat
KAPİTALİZM
Kapitalizmin başlangıcı. (M.) 353:26. Mektup, 6. kıs. 2. nükte
KAR
Karın arkasında gizlenen pekçok mânevî çiçekler vardır. (S.) 210:18. Söz, 2. nokta
KARINE
Karine yolu. ($.) 615:8. Şua
KEDİ
Kedinin mırmırları yâ Rahimdir. (M.N.) 62:Katre, hâtime; (S.) 301:24. Söz, 1. dal
Kedi niçin mübarek addedilir? (M.N.) 62:Katre, hât. Kedilerin zikri. (K.L.) 180
Kedinin rızkı bereket suretinde verilir. (M.) 251.
FIHRIST/382
Zelzele öncesinde kedi ve köpeklerin durumu (S.T.) 173:Parlak fıkralar
KELÂM
YanıtlaSilEhl-i Sünnetin ilm-i kelamında. (K.L.) 172. Kelam ilmi ile kazanılan marifet-i İlâhiye tam huzur vermiyor. (M.) 317:26. Mektup, 4. mebhas 2. mesele
KEMİYET-KEYFİYET
Kemiyetin keyfiyete nispeten ehemmiyeti azdır. (L.) 75:13. Lem'a 2. işaret; (L.) 124:17. Lem'a, 6. nota; (E.L.) 1:72, 74; (S.Τ.) 138; (Μ.N.) 134:Zühre 6. nota.
KERAMET
Az gıda ile idare edilmesi. (K.L.) 64. Bast-ı zaman, tayy-ı mekan. (M.N.) 166:Şemme. Bediüzzaman kerâmetini niçin açığa vurdu? (Ş.) 630:8. Şua; (S.T.) 11.
Bediüzzaman oruç tutmayan doktora muayene olmadı. (K.L.) 64; (B.L.) 135.
Bediüzzaman'ın vefâtını haber vermesi. (Ş.) Son sayfa:ed-Dâî Evliyanın kerâmeti haktır. (S. T. Ten) 165:28. Lema Gavs-ı A'zam'ın bir kerameti. (L.) 145:19. Lem'a 3. nükte Hakikat ehli kerâmetlerdeki zevke ehemmiyet vermiyor. (L.N.) 33. Halis niyetin kerameti vardır. (B.L.) 13.
Hatîb-i Bağdadî tefekkürde bir günlük işi bir dakikada yapmış. (B.L.) 38:haşiye
Hz. Ali ve Gavs-1 A'zamın Risale-i Nurlara dair kerâmetleri. (L.N.) 36.
Hz. Ömer'in bir kerameti. (M.) 55:15. Mektup, 2. makam İhlas ve sadakatin de kerâmeti vardır. (B.L.) 142, 186. İhtiyarsız gelen kerâmeti açığa vurmak zararsızdır. (S.T.) 189;
(M.) 359:28. Mektup, 7. mes. 6. sebep İmânî bir meselenin inkişafı, binler kerâmetten daha iyidir (S.T.) 175
FİHRİST/383
■stenilmeden verilen kerâmete meftun olmak. (M.) 439:29. Mek- tup, 9. kıs. 8. telvih
YanıtlaSilKerametin açığa vurulması zarardır. (M.) 36:9. Mektup
Keramet Cenâb-ı Hakkın fiilidir. (B L.) 121. Keramet iki kısımdır. (S. T.Ten.) 164:28. Lema
Keramet, nefsini tam ıslah etmeyenler için bir maksattır. (E.L.) 1:85. Keramet zayıf olanları takviye içindir. (E.L.) 1:85. Kerâmet ve istidrac arasındaki fark. (M.N.) 192:Şemme 10. risâle Nur talebeleri kerâmet peşinde koşmazlar. (E.L.) 1:85 Risale-i Nurların kerâmeti. (E.L.) 1:106, 107, 247, 254; 2:152; (B.L.) 141; (S.T.) 27, 28, 31, 38, 159; (K.L.) 48. Risale-i Nurun kerâmetlerinin yazılmasının hikmeti. (Ş.) 572: 15. Şua Risale-i Nur keşif ve kerâmete ehemmiyet vermez. (K.L.) 200. Velâyeti isteyenlerin zevk ve keramet için istemeleri tehlikeli- dir. (M.) 435:29. Mektup, 9. kısım, 6. telvih Velilerin kerâmetine bir örnek. (Ş.) 409:14. Şua. Velfler kerâmetlerini örtmeye çalışmışlar. (M.) 435:29. Mek- tup, 9. kısım, 6. telvih
KEYF
Helal dairesi keyfe kâfidir. (Ş.) 172:11. Şua; (As. M.) 22:5. mesele
KIBLE (Bak: Kâbe)
"Tevhid-i kible et" (M.N.) 10:Muk. 1. nok.; (M.) 340:28. Mek- tup, 3. mesele, 3. nokta
Kıble birliği. (M.) 255:22. Mektup 1. mebhas, 2. vecih
KISKANÇLIK
Enaniyetin en tehlikeli ciheti kıskançlıktır. (M.) 413:29. Mek- tup, 6. kıs. 5. desise Haram sevmekte kıskançlık elemi vardır. (As. M.) 22:5. mesele
FIHRIST/384
KITLIK
YanıtlaSilİhtikar kıtlık sebebidir. (K.L.) 151. Iman hizmetine yapılan saldırı kıtlık sebebidir. (K.L.) 153.
Kıtlığın sebebi küfran-ı nimettir. (K.L.) 100.
Kıtlık azabındaki rahmet. (K.L.) 99.
Oruç ibâdetinin terki kıtlık sebebidir. (K.L.) 153.
KIŞ
Bedüizzaman acele edip kışta geldiğini söylüyor. (Mn.) 88. Kış içinde baharı temennî etmek. (M.) 71:16. Mektup, 4. nokta
KIYAMET
Çabuk kıyamet kopmazsa, İslâmiyet hakikati insanlığı esfel-i safilîne düşmekten kurtaracak. (H.Ş.) 48. İnsanın kıyameti kendi ölümüdür. (M.N.) 128:Zühre, 3. nota; (L.) 118:17. Lem'a 3. nota
Kadîr ve Muhyî gibi isimlerin büyük mertebesine yetişemeyen- ler haşr-i a'zam-ı ve kıyamet-i kübrayı taklidi olarak kabul eder. (S.) 307:24. Söz, 2. dal
Kalbin sadefinde hak dinin cevheri bulunmazsa, beşerin başın- da maddî mânevî kıyametler kopacak. (H.Ş.) 31. Kıyamet ålametlerinden, âhir zaman hadiselerinden, bâzı amel-
lerin fazîlet ve sevabından bahseden hadislere niçin mevzu deniliyor? (S.) 307:24. Söz, 3. dal. 1. asıl "Kıyameti bekleyiniz," (S.) 309:24. Söz, 3. dal, 8. asıl Kıyamete işaret eden hadis. (S.T. Ten.) 175:18. Lema Kıyamete kadar devam edecek taife. (K.L.) 152.
Kıyametin bir anda kopması. (Ş.) 32:2. Şua, hat; (S.) 106:10. Söz, zeylin 3. par.
Kıyametin dehşetinden ölüler müteessir olacak mı? (M.) 61.15. Mektup, 5. sual
ETURIST/385
Kıyametin vaktini ancak Allah bilir. (S.) 309:24. Söz, 3. dal, 8. asıl Kıyametin vakti dünyanın ömrü içerisinde saklanmıştır. (S.)
YanıtlaSil309:24. Söz, 3. dal, 8. asıl
Kıyametin vaktinin gizli olmasının hikmeti. (S.) 309:24. Söz, 3. dal, 8. asıl; ($.) 488:5. Şua
Kıyametin yaklaşması ve hala kopmaması. (S.) 309:24. Söz, 3. dal, 8. asıl
Peygamberimiz, "Ben ve kıyamet bu iki parmak gibiyiz" bu- yurmuş. (Mh.) 60:1. maka. 4. mes.
Peygamberimiz dinlenilmediğinde kıyamet kopacaktır. (S.) 113: 11. Söz
Yeryüzünde Allah Allah diyenler bulundukça kıyamet kopmaz. (M.) 59:15. Mektup, 4. suâl
KIYAMET ALÂMETLERİ (Bak:Deccal, Mehdi, İsâ)
Dabbetü'l-Arz çıkması. (Ş.) 496:5. Şua
Güneşin batıdan doğması. (Ş.) 496:5. Şua
Kıyametten önce "Allah Allah" denilmemesi. (S.T.) 132; (M.)
59:15. Mektup, 4. suâl
Ye'cüc me'cücün çıkması. (Ş.) 494, 498:5. Şua
KIYAS
Gazetecilerin iki yanlış kıyası. (D.H.Ö.) 26; (T.H.) 61; (H.Ş.)
91:ihtar-ı mahsus
İçinde bulurduğumuz zamanın geçmiş zamana kıyas edilmesi yanlıştır. (D.H.Ö. İç. R.) 70.
Kıyası, İslamiyetin hüküm kaynaklarındandır. (Mh.) 73:1. ma- kale mesele
Kıyas-ı istisnat. (L.) 57:11. Lema, 5. nükte; (1.1.) 95 Måneviyat maddiyata kıyas edilmez. (Mn.) 127
FIHRIST/386
İslâmiyeti Hıristiyanlığa kıyas etmek kıyas-ı maalfârıktır. (M.) 313:26. Mektup, 3. mebhas, 5. mesele
YanıtlaSilKİBİR (Bak:gurur)
KİN
Kîn-i muzmer İslâmiyetin galebesi için lüzumludur. (Mh.) 37:1. makale 9. mukaddime
Mü'minde kin, zulümdür. (M.) 252:22. Mektup, 1. mebhas Kindar kimse hem nefsine, hem mü'min kardeşine, hem de İlâhî rahmete zulüm ve tecavüz eder. (M.) 256:22. Mektup, 1. meb- has 4. vecih
Şu zamanın medeni engizizyonu İslâmiyete karşı kinini ve in- tikam hissini icra eder. (Sn.) 75.
KİLİSE
Anglikan Kilisesi'nin suâli. (M.) 405:29. Mektup, 6. kıs. 2. des; (S.)
685:Lemaat; (T.H.) 124; (S.T.) 71:1. Şua
KİTAB-I MÜBİN
Kitab-ı Mübin nedir? (M.) 40:10. Mektup; (M.N.) 40:Lassiyye- malar, (M.N) 139: Zühre 8. nota; (S.) 505:30. Söz, 2. mak. muk.; (S.) 433:26. Söz, 3. meb
Bir kavle göre Kitâb-ı Mübîn Kur'ân'dan ibarettir. (S.) 229:20. Söz, 2. makam
KOMİNİZM
Bir zındıkanın masonluk ve komünistlik hesabına Bediüzza- man'a ve nurculara işkence etmesi. (E.L?) 2:15. Çin ifrat edip kominist oldu. (Mn.) 63.
Dalâlet ehli kominizmi neşre başladı. (E.L.) 2:215.
İstanbul'da Bolşevizm aleyhinde gösteri yapıldı. (E.L.) 1:104, 106.
FIHRIST/387
Kızıl rüzgar mahallemizi sardığı bir zamanda. (E.L.) 1:214. Kominizm %30, 40 kişiye zarar verebilir. (E.L.) 2:177.
YanıtlaSilKominizm bu vatanın dünya ve ahiret saadetini tehdit eder. (E.L.) 2:164.
Kominizm cereyanını ancak Risale-i Nur durdurabilir. (E.L.) 1:204, 214; 2:56.
Kominizm fakirlere zenginlerin malını peşkeş çeker. (E.L.) 2:71.
Kominizm Hıristiyan âlemini yakıp kavurdu. (E.L.) 1:.130.
Kominizm kardeşi kardeşe öldürttü. (E.L.) 1:130.
Kominizme karşı Amerika da, Avrupa da ittihad-ı İslâm'a mec- burdur. (E.L.) 2:56.
Kominizm kısa zamanda Avrupa'yı istilâ etmiştir. (E.L.) 2:71.
Kominizm namus ehlinin kızlarını mübah kılar. (E.L.) 2:71.
Kominizmin taktiği. (S.) 136:13. Söz, 2. mak. haş.; (Ş.) 404:14. Şua Kominizm tehlikesi. (E.L.) 1:8.
Kominizm tehlikesine karşı Bediüzzaman'ın "Bir tek gayem
vardır" hitabesi. (Ş.) 419:14. Şua. Musibet-i beşeriye koca Çin'i kısa zamanda kominist yapmıştır. (E.L.) 2:56, 71.
Risale-i Nur kızıl yangının itfaiyesidir. (E.L.) 1:130; 2:208. Rusya'da çıkan dinsizlik cereyanı Hıristiyanlığı mağlup etti. (E.L) 1:101.
Türk milleti Kur'ân'ın kuvvetiyle kominizme karşı durabilir. (E.L.) 1:214.
KORKU
Allah korkusunda lezzet var. (S.) 322:24. Söz, 5. dal, 1. mey. Bediüzzaman en çok talebelerinin korku damarlarından istifade aldilmesinden korkuyordu. (M.) 404:29. Mektup, 6. kıs. 2. des. Dalalet ehli, âlimlerin korku damarlarından istifade ediyorlar. (M.) 403:29. Mektup, 6. kıs. 2. des. FIHRIST/388
Dininden korkan adamın dinde hissesi örümcek ağı gibidir. Onu korkutan cehalettir. (Mn.) 46.
YanıtlaSilFâni hayata zarar gelebilme korkusundan ebedî hayat tehlikeye
atılamaz. (M.) 404:29. Mektup, 6, kıs. 2. desise
Havf ve reca muvazenesinde sabır ve şükürde bulunmak. (K.L.) 8.
Insanda en mühim bir his korku damarıdır. (M.) 403:29. Mek- tup, 6. kıs. 2. desise Insandaki havf ve muhabbet. (S.) 322:24. Söz, 5. dal. 1. meyve İnsan her zaman korku ile ümit arasında olmalıdır. (S.) 309:24.
Söz, 3. dal, 8. asıl İnsan kalbi geçmiş zamanların hüzünlerini ve gelecek zamanın korkularını düşünmekle incinir. (S.) 100:10. Söz, zeylin 2. parçası İnsandaki korku halka yöneldiğinde havf damarı bir bela, bir elem olur. (M.N.) 182:Şemme, 10. risale İnsanlardan korkmak. (S.) 322:24. Söz, 5. dal, 1. meyve İnsanlarda korku elim bir belâdır. (S.) 322:24. Söz, 5. dal, 1. mey. Korkmakla din rüşvet verilmez. (Sn.) 54. Korku bir kamçıdır. (S.) 322:24. Söz, 5. dal, 1. meyve Korku damarı hayatı muhafaza için verilmiştir. (Μ.) 404:29. Mektup, 6. kıs. 2. desise Korku hasmı cesaretlendirir. (S.) 659:Lemaat; (Sn.) 54 Korku insanın en zayıf damarıdır. (E.L.) 1:240.
Korku ve ümit (havf ve reca) (1.1.) 66, 153, 154.
Küfür korkaklık verir. (H.Ş.) 77.
Peygamberimiz korkaklıktan uzaktı. (L.) 65:11. Lem'a, 11.
nükte, 3. mesele
Şiddetli korku inkara sebeptir. (M.N.) 88:Hubab
Vesvese korkuya, korku riyâya, riya nifaka müncer olur. (1.1.) 84. Zelzelenin devamından gelen korkunun hikmeti. (S.) 148:14. Söz, zeyl
FİHRIST/389
KÖLELİK
YanıtlaSilKöleliği dinimiz başlatmadı. (Mn.) 121, 122.
KÖPEK
Köpek niçin necisü'l-ayndır. (M.N.) 62:Katre, hât. Zelzele öncesinde kedi ve köpeklerin durumu. (S.T.) 173.
KUBUH
Allah bir şeyi emr eder güzel olur, nehyeder çirkin olur. (S.) 250:21. Söz 2. mak. 4. vec.
Allah'ın yaratmasında çirkinlik yoktur. (S.) 211:18. Söz, 3. nok. Çirkinin yaratılmasının hikmeti. (H.Ş.) 45.
Güzeldeki derece, çirkinin tedâhülüyledir. (Sn.) 32.
Güzelliğin içindeki çirkinliğin sırrı. (S.) 661:Lemaat.
Käinataki çirkinlik vahid-i kıyâsîdir. (L.) 324:30. Lem'a 5. nük- te, 2. remiz
Kainatın mülk ciheti, hüsün, kubuh, hayır, şer, küçük, büyük gibi zıtların cevelengâhıdır. (Sn.) 33.
Mu'tezileye göre güzel, güzel olduğu için emredilmiş; çirkin de çirkin olduğu için yasaklanmıştır. (S.) 250:21. Söz 2. mak. 4. vec.
KUR'ÂN
Adâlet, doğrudan doğruya Kur'ân'ın gösterdiği yol ile olabilir. (H.Ş.) 83:6. kelime
Akıl ilim ve fennin hükmettiği istikbalde aklî delile isnad eden ve hükümlerini akla tespit ettiren Kur'ân hükm edecek. (H.Ş.) 33; (E.L.) 2:117.
Alimlerin Kur'ân'a ilave yapılmaması kararları zamanlarına ait- tir. (S.T.) 62:1. Şua
Allah'ın kelamı içerisinde en yüksek makamın Kur'ân'a veril- mesinin sebebi. (S.) 123:12. Söz, 4. esas
FIHRIST/390
Âyetlerin esmâ-i hüsnâ ile son bulması. (M.N.) 175:Şemme, 10. risâ Avrupa edebiyatı Kur'ân'ın büyüklüğünü kavrayamaz. (S.) 676, 687:Lemaat; (K.L.) 127.
YanıtlaSilBakara Sûresine bu ismin verilmesinin sebebi. (S.) 223:20. Söz 1. mak Bâtın ilmine vakıf kimseler için Kur'ân baştan başa ihbarât-ı gay- biye nevindendir. (S.) 369:25. Söz, 3. şua, 1. cilve
Bediüzzaman'ın Kur'ân'ı ezberlemeye başlaması. (T.Η.) 43.
Bediüzzaman Kur'ân'ın sönmez ve söndürülmez bir nur olduğu- nu gösterme vaadinde bulundu. (T.H.) 47.
Bediüzzaman'ın yaptığı Hizb-i Kur'ânî. (T.H.) 351:Den. hayatı
Besmele Fâtiha'nın fihristesi ve Kur'ân'ın mücmel bir hülasa- sıdır. (S.) 19:1. Söz Bir kavle göre Kitâb-ı Mübîn Kur'ân'dan ibarettir. (S.) 229:20.
Söz, 2. makam
Cumhuriyet devrinde aslî harfleriyle Kur'ân okumak suçtu
(S.T.) 171.
Cumhuriyet devrinde Kur'ân yerine câmilerde Türkçesini okut-
maya çalıştılar. (E.L.) 2:9; (S.T.) 56:27. Mektup Deccala Kur'ân nurlarıyla karşı konulabilir. (T.H.) 131. Dünyanın ömrü kalmışsa, insanlık Kur'ân hakikatlarına yapışa- cak. (H.Ş.) 79.
Dünyaya Kur'ân nazarıyla bakmak. (S.) 315:24. Söz, 3. dal 11. asıl; (S.) 401:25. Söz, 3. şu'le 2. ziya
Edep kaynağı olan Kur'ân'ın insan açısından edebe zıt olan bâzı tâbirâtı. (S.) 211:18. Söz, 2. nokta
Elde Kur'ân gibi bir hakikat varken inkarcıları ilzam etmek ko- laydır. (S.) 328:25. Söz
Elmas hakikat Kur'ân'dadır. (S.) 189:17. Söz, siyah dutun bir mey. Fâtiha Kur'ân'ın fihristesidir. (S.) 45:9. Söz.
Felâk Süresinin bir tefsiri. (Ş.) 224:11. Şua, hât.; (As. M.) 74:hât. Fennin hiçbir kesin hakikati Kur'ân'ın kudsî hakikatlarına ilişe- mez. (S.) 316:24. Söz, 3. dal 12. asıl
FİHRİST/391
Fert Kur'ân'a layık ve mükemmel tefsir yapamaz. (E.L.) 2:89. Gerçek kuvvet Kur'ândadır. (E.L.) 2:60. Goethe'nin Kur'ân hakkındaki sözü. (İ.İ.) 167. Hafızlık büyük bir rütbedir. (S.) 672:Lemaat
YanıtlaSilHarf ilmi âlimleri, Kur'ân'ın her bir harfinden bir sayfa kadar
eser meydana getirdiklerini söylerler. (S.) 407:25. Söz, hât. Hasta bir asrın, hasta bir unsurun, alil bir uzvun reçetesi Kur'ân'a tâbi olmaktır. (H. Ş.) 116:hak. çekirdekleri; (M.) 452:hak. çek Haşri ispat Kur'ân'ın maksatlarındandır. (Mh.) 104:2. makale Her asır Kur'ân'dan hissesini alır. (M.) 377:29. Mektup, 1. nükte Hizbü'l-Kur'ân. (E.L.) 1:33.
Hizb-i Nûriyeye hiçbir âlim itiraz etmemiş (E.L.) 2:119, 121. İngilizler Müslümanları Kur'ân'dan soğutmak istediler. (T.H.) 47. İngiliz Müstemlekat Nazırının Kur'ân aleyhindeki sözü. (T.H.)
198:Esk. hayatı; (S.T.) 84; (E.L.) 2:195. İngiltere'nin Kur'ân'ı kabul etmesi. (E.L.) 1:234, 244; (S.T.) 7. İnsanın hayal kırıklığını ancak Kur'ân tedavi eder. (E.L.) 1:237. İnsanlığın her tabakası Kur'ân'dan tam ders alıyor. (S.) 413:25. Söz, zeyl, 6. sı.
İnsan Kur'ân'ı tekrar tekrar okumaya muhtaçtır. (M.N.) 108: Habbe
İsveç, Norveç ve Finlandiya'nın Kur'ân'ı kabul etmesi. (E.L.) 1:215, 218, 237, 244; 2:116; (S.T.) 7.
Kainat mescid-i kebîrinde Kur'ân kâinatı okuyor. (S.) 36:7. Söz. Kainatın tılsımını ancak Kur'ân açar. (S.) 400:25. Söz, 2. şu'le 1. ziya Kırkbir Yasin okumak. (S.T.) 18.
Kominizme ancak Kur'ân hakikatlarıyla karşı konulabilir. (E.L.) 2:56. Kur'ân'ın açıklarken sükut geçmesi geniş bir sözdür. (Sn.) 20.
Kur'ân adâleti. (E.L.) 2:128. Kur'ân âfak ve enfüste ülfeti dağıtmak ister. (Mh.) 43:1. maka. 12. mukaddime
FIHRIST/392
Kur'ân âhireti kazanmak için öğrenilmelidir. (E.L.) 1:234.
YanıtlaSilKur'ân'da âhiretin sık tekrarlanmasının bir sebebi. ($.) 209:11. Şua, 10. mes.; (As. M.) 59:10, mes., 2. suâl; (S.) 421:25. Söz, Emr. çiçeği
Kür'ân âhirzamanda çekilecektir. (K.L.) 92.
Kur'ân'a âit meselelerle meşguliyet Kur'ân okumak gibidir. (B.L.) 178.
Kur'ân akılları âfak ve enfüsün hakikatlarına yöneltir. (Mh.) 43: 1. maka. 12. mukaddime
Kur'ân'dan alınan mârifetin büyüklüğü. (M.) 317:26. Mektup, 4. mebhas 2. mesele
Kur'ân'ın Allah'ın diğer kelamları arasındaki yüceliği. (S.) 123: 12. Söz, 4. esas
Kur'ân'da Allah'ın isimlerinin tevafuku ile ilgili mucize. (M.) 396:29. Mektup, 3. kıs. 1. mesele, 2. nükte
Kur'ân'da Allah'ın isimleri kaç defa geçiyor? (M.) 395:29. Mek- tup, 3. kıs. 3. nükte; (B.L.) 166.
Kur'ân'da Allah'ın kast ettiği mânâ haktır. (1.1.) 68.
Kur'ân Allah'ın kelâmıdır. (Ş.) 202:11. Şua, 9. mes.; (As. M.) 51: 9. mes.; (1.1.) 39.
Kur'ân Allah'ın varlık ve birliğine delildir. (Nok. İç. R.) 1:105. Kur'ân'ın altı ciheti de parlaktır. (S.) 278:22. Söz, 2. makam 12. lema; (M.) 187:19. Mektup, 18. işâ., 3. nükte
Kur'ân ancak Allah'ın kelâmı olabilir. (S.) 361:25. Söz, 2. şua, 4. lem'a. Kur'ân ancak umumun veya en az çoğunluğun saadetini temin
eden bir medeniyeti kabul eder. (Sn.) 59; (T.H.) 116. Kur'ân, anlatımda en kısa yolu takip eder. (Mh.) 12:1. maka. 1. muk. Kur'ân'da anlatılan peygamber kıssalan. (S.) 359:25. Söz, 2. şua,
4. lem'a
Kur'ân anlatımda muhatabın anlayışını esas alır. (Mh.) 12:1. makale 1. mukaddime
FIHRIST/393
Kur'ân arşı ferşe bağlar. (Ş.) 317:14. Şua
YanıtlaSilKur'ân arzı bütün semavata denk tutar. (S.) 164:15. Söz, 3. bas.
Kur'ân'ın aslf vazifesi Rububiyet dairesinin kemålatını ve ubu- diyet dairesinin vazifelerini anlatmaktır. (S.) 240:20. Söz, 2. makam, iki sual
Kur'ân avâma karşı hakikatları basitleştirerek veriyor. (S.) 225:
20. Söz, 1. mak. 3. nükte
Kur'ân âyetleri bir iki mânâya inhisar edilemez. (L.) 40:7.
Lem'a, tetimme, 1. nükte
Kur'ân'da âyetlerin sonu küllf kanunlarla biter. (1.1.) 189.
Kur'ân'ın âyetleri sağlam bir şekilde tanzim edilmiştir. (S.) 150: 14. Söz.
Kur'ân'ın âyet sayısı 6666'dır. (M.) 395:29. Mektup, 3. kıs. 3. nükte haşiye; (S.T.Ten.) 155:28. Lem'a
Kur'ân ayna ister, vekil istemez. (S.) 645:Lemaat
Kur'ân'ın bahislerindeki camiiyet. (S.) 360:2. Şua, 3. lem'a
Kur'ân'ın bahsettiği kâinat dört vazife ile vazifelidir. (Mh.) 11:
1. makale 1. mukaddime
Kur'ân'la barışık olan felsefe. (E.L.) 1:178.
Kur'ân'da basit şeylerin misal verilmesi. (1.1.) 206, 210, 211, 219.
Kur'ân başka kelamlarla kıyas edilmez. (S.) 393:25. Söz, 2. şu'- le, 2. nur
Kur'ân baştan aşağıya nazil olduğu heyet üzere bakidir. (1.1.) 39.
Kur'ân bazan bir denizi bir ibrikte gösterir. (S.) 365:25. Söz, 1. şu'le, 2. şua, 5. lema
Kur'ân'da bazı cüz'i hadiselerin tekrarı. (M.N.) 109:Habbe
Kur'ân'ın bazı âyetleri diğerini tefsir eder. (Mh.) 145:3. maka. 4. meslek
Kur'ân bâzı oyun eğlence aletlerini haram kılar. (S.) Lemaat 688; (K.L.) 129.
FIHRIST/394
Kur'ân'ın bazı özellikleri. (S.) 410-414:25. Söz, 1. zeyl.
YanıtlaSilKur'ân'ın belagatı (1.1.) 175; ($.) 112:7. Şua; (As. M.) 112:1. húc. ima. 3. nok.; (S.) 332-355:25. Söz, 1. şu'le, 1. şua
Kur'ân'ın belagatı kelam-ı mudarînin melekesiydi (Mh.) 77:2. makaam 1. mesele
Kur'ân'a benzer getirebilmek mümkün değil. (1.1.) 176; (S.) Le- maat 685; (K.L.) 126.
Kur'ân'ın benzeri niçin yapılamıyor? (M.) 186:19. Mektup, 18. işaret 2. nükte
Kur'ân'ın beşer kelâmına benzemesi. (S.) 169:15. Söz, zeyl.
Kur'ân beşer kelâmı değildir. (M.) 299:26. Mektup, 1. mebhas; (S.) 170:15. Söz, zeyl
Kur'ân'ın beşer kelâmına benzemesinin hikmeti. (M.) 299:26. Mektup, 1. mebhas
Kur'ân beşeriyete tam bir bayram getirecek. (E.L.) 2:76.
Kur'ân beşerin yaralarını tedavi ediyor. (E.L.) 1:244; (S.T.) 6.
Kur'ân'da bir bahisten başka bir bahse atlanılmasının hikmeti. (M.) 304:26. Mektup, 1. meb. 2. bir iti; (S.) 174:15. Söz, 2. bir iti.
Kur'ân bir defada nâzil olmuş gibi tenâsüp içindedir. (S.) 378: 25. Söz, 2. şule, 1. nur
Kur'ân'dan bir harfin inkârı dahi kabil değil. (Mh.) 58:1. maka. 4. mesele
Kur'ân bir hutbe-i ezeliyedir. (E.L.) 2:89.
Kur'ân bir şeyin çok gayelerinden bazen birini bahseder. (M.Ν.) 184:Şemme, 10. risale
Kur'ân bir ümmînin değil, ilm-i muhît sahibi olan Allah'ın ke- lâmıdır. (S.) 401:25. Söz, 3. şu'le, 1. ziya.
Kur'ân bîtarafane muhakeme edilemez. (M.) 288:26. Mektup, 1. meb. Kur'ân bütün asırlara hitap eder. (1.1.) 11, 44, 50.
Kur'ân bütün esmaü'l-hüsnanın hükümlerini toplamış. (S.) 404:25. Söz, 3. şu'le 3. ziya
FİHRIST/395
Kur'ân bütün insanlara rahmettir. (M.N.) 120:Zey. habbe
YanıtlaSilKur'ân bütün kelamlardan ziyadesiyle üstündür. (S.) 123:12.
Söz, 4. esas
Kur'ân bütün tabakâta şamil ebedî bir hitaptır. (Sn.) 20.
Kur'ân büyük bir mucizedir. (M.) 180:19. Mektup, 18. işaret
Kur'ân, büyük Kur'ân olan kâinatın en yüce bir tefsiridir. (S.) 121:12. Söz, 1, esas
Kur'ân'ın büyüklüğünü gösteren birkaç işaret. (Ş.) 112:7. Şuâ; (As. M.) 111:1. hücc. imâniye.
Kur'ân büyük daireden bahsederken cüz'iyattan da bahseder. (L.) 102:14. Lem'a 2. makam, 4. sır
Kur'ân Cenâb-ı Hakkın fiil ve eserlerini nazara verir. (S.) 379: 25. Söz, 2. şu'le, 1. nur
Kur'ân'ı çok hızlı okumak hürmetsizliktir. (H.Ş.) 44.
Kur'ân'ın daha iyi anlaşılabilmesi için Câhiliyye Devrinin bilin- mesi gerekir. (S.) 399:25. Söz, 3 şu'le, 1. ziya
Kur'ân'ın dışındaki kelâm-ı İlâhî. (S.) 123:12. Söz, 4. esas
Kur'ân diğer hak dinlere bir istinad noktası oldu. (E.L.) 1:90.
Kur'ân diğer semâvî kitapların ihtilaf ettikleri noktaları tashih ediyor. (S.) 368:25. Söz, 1. şu'le, 3. şua, 1. cilve
Kur'ân'ı dinleyen onun i'cazını anlar. (M.) 394:29. Mektup, 3. kısım 1. mesele
Kur'ân dinsizlere de rahmettir. (E.L.) 2:215.
Kur'ân'ın dört esası Besmele ve elhamdülillahda gösterilmiştir. (E.L.) 2:94.
Kur'ân dünyada insanlığın saadetini temin eder. (S.) 374:25. Söz, 1. şu'le, 3. şua, 3. cilve
Kur'ân'ı dünya menfaati için okumak. (E.L.) 2:234.
Kur'ân edebinin verdiği hüzün. (S.) 678:Lemaat
Kur'ân eğer kâinattan çıksa, kâinat divâne olacak. (S.) : 103:10. Söz, zeylin 2. parçası
FIHRIST/396
Kur'ân'ın ehemmiyetli bir maksadı çoğunluğu teşkil eden cum- hurun irşadı idi. (Mh.) 40:1. maka. 10. mukaddime
YanıtlaSilKur'ân ehl-i kitabı imana davet ediyor. (1.1.) 52.
Kur'ân Fatiha'da, Fatiha besmelede münderiçtir. (S.) 338:25. Söz, 1. şule, 1. şua
Kur'ân'da fazla misal verilmesinin sebebi. (1.1.) 210.
Kur'ân'la felsefe hikmetlerinin mahsülleri. (S.) 126:13. Söz Kur'ân'ın fenden kısa bahsetmesinin hikmeti. (1.1.) 170-172.
Kur'ân'da fennin keşfiyatına ters düşen hiçbir şey yoktur. (1.1.) 172.
Kur'ân'ın fesahati. (S.) 342:25. Söz, 1. şule, 1. şua, 4. nokta
Kur'ân'ın gayba dâir haberleri. (L.) 35:7. Lem'a, 2. si; (S.) 368: 25. S. 3. şua, 1. cilve
Kur'ân'ı gören onun i'cazını anlar. (M.) 395:29. Mektup, 3. kıs.
1. mesele
Kur'ân'ın gösterdiği yol kestirmedir. (M.N.) 70:Katrenin zeyli.
Kur'ân güneşten güneşin mâhiyeti için bahsetmez. (M.) 201:19. Mektup, 1. zeyl 14. reşha 187; (S.) 341:25. Söz, 1. şu'le, 1. şua 3. nokta
Kur'ân, hakikatların birer parçasını değil, tamamını açıklar. (S.) 404:25. Söz, 3. şu'le, 3. ziya
Kur'ân hakikatlarının hıfzı daha lüzumludur. (H.Ş.) 44.
Kur'ân hakikî ilimleri içine alan mukaddes bir kitaptır. (S.) 706.
Kur'ân'ın hak olmasının delilleri. (M.N.) 116:Zeylü'l-Habbe Kur'ân'ın hakikî tercümesi mümkün değil. (Ş.) 213:11. Şua. hat; (As. M.) 63:1. mes. hatime; (M.) 379:29. Mektup, 1. kıs. 4. nük; (S.) 425:Emir. çiç.
Kur'ân hakkında müfessirlerin ihtilafları. (1.1.) 68.
Kur'ân hakkında şeytanla muaraza. (S.) 168:15. Söz, zeyl.
Kur'ân hakkında yabancı filozofların sözleri. (İ.İ.) 262-271.
Kur'ân'a hamdle başlanılmasının hikmeti. (1.1.) 22.
Kur'ân'ın harflerinin dizilişindeki intizam. (S.) 342:25. Söz, 1. şu'le, 1. şua, 4. nokta
FİHRİST/397
Kur'ân harfleri okunduğu zamana göre sünbüllenir. (S.) 312:24. Söz, 3. dal 9. asıl
YanıtlaSilKur'ân harflerinin yasaklanması. (T.H.) 144:Barla hayatı
Kur'ân'ın haşri ispatı. (S.) 364:25. Söz, 1. şule, 1. şua 3. nok.; (S.) 381:25. Söz, 2. şu'le 1. nük. 2. nükte-i belagat; (S.) 396,
397: 25. Söz, 2. şu'le, 2. nur
Kur'ân hayattar hakikatlarının şehadetiyle kâinatın hayatının ru- hudur, kâinatın şuurunun aklıdır. (S.) 103:10. Söz, zeylin 2. par
Kur'ân hayattar ve kıymettardır. (L.N.) 30; (S.T.) 50:27. Mektup
Kur'ân hem bir hikmet, hem bir şeriat, hem de bir duâ kitabıdır. (M.) 200:19. Mektup, 1. zeyl, 14. reşha
Kur'ân hem zikirdir, hem fikirdir. (M.N.) 109:Habbe.
Kur'ân her asır insanına hitap eder. (S.) Lemaat 685; (K.L.) 126; (S.) 37525. Söz, 1. şu'le, 3. şua, 3. cilve
Kur'ân her asırda tâze nâzil oluyor gibi gençliğini muhafaza ediyor. (S.) 371:25. Söz, 1. şu'le, 3. şua, 2. cilve
Kur'ân her derde şifâdır. (S.T.) 73:1. Şua
Kur'ân'dan herkes kaabiliyetine göre feyiz alır. (İ.İ.) 239. Kur'ân'da herşey ya çiçek, ya gonca halinde vardır. (Mh.) 112:
3. makale 1. maksat
Kur'ân'ın herbir âyeti birer necm-i sakıptır. (S.) 127:13. Söz.
Kur'ân'ın herbir harfine verilen sevap. (S.) 414:25. Söz, zeyl, 6. sı; (B.L.) 180.
Kur'ân'ın herbir kelâmı üç kaziyeyi içine alır. (İ.İ.) 68.
Kur'ân'ın herbir harfi mühim hakikatlerle yüklüdür. (M.) 384:29. Mektup, 1. kıs. 6. nükte
Kur'ân herşeyi kıymeti nispetinde ders verir. (S.) 242:20. Söz, 2. makam, 2. suâl. Kur'ân'ın her tabakaya karşı i'cazı vardır. (M.) 181:19. Mektup,
18. işaret 1. nükte
Kur'ân her tabakaya hitap eden İlâhî bir sofradır. (S.) 354:25. Söz, 1. şu'le, 1. şua, 5. nokta FIHRIST/398
Kur'ân hikâye ettiği şeyleri ya aynıyla veya meâliyle alır. (1.1.) 85.
YanıtlaSilKur'an hikmetiyle felsefe hikmetinin karşılaştırılması. (S.) 120: 12. Söz, 1. csas
Kur'ân hikmetinin sosyal hayata verdiği terbiye. (S.) 122:12. Söz, 3. esas
Kur'ân hikmetinin şahsî hayata verdiği terbiye. (S.) 122:12. Söz, 2. esas
Kur'ân hizmetinde fütur getirenler şefkat tokatına maruz kalır. (L.) 46-53:10. Lem'a
Kur'ân hizmeti yapanların korunması. (L.) 47:10. Lem'a
Kur'ân'ın hükümleri kâinatla alakadardır. (L.) 304:30. Lem'a 2. nükte Kur'ân'dan İbni Sina da, âmi bir mü'min de ders alır. (M.) 188: 19. Mektup, 18. işâ.
Kur'ân'ın i'cazı. (M.N.) 108:Habbe; (M.N.) 196:10. reşha, 4. kat- re; (S.) 175:15. Söz, 2. bir itiraz; (Rm. İç. R.) 1:225; ($.) 115: 7. Şua; (As. M.) 114:1. hüccet-i imâniye; (1.1.) 174; (Μ.) 181: 19. Mektup, 18. işaret; (M.) 394:29. Mektup, 3. kısım 1. mes.
Kur'ân'ın i'cazını herkes ilmine göre anlar. (M.) 394:29. Mek- tup, 3. kısım 1. mesele
Kur'ân'ın i'cazı tahrifine bir settir. (M.N.) 81:Hubbe; (M.) 357: 28. Mektup, 7. mesele
Kur'ân ihtilal-i beşere ne nazarla bakıyor? (S. Lemaat.) 685. Kur'ân ihtilalleri önler. (S.) 372:25. Söz, 1. şu'le, 3. şua,2. cil.
Kur'ân'la ilgili meselelerle meşguliyet Kur'ân okuma hükmün- dedir. (B.L.) 176.
Kur'ân'ın ilmindeki camiiyet. (S.) 360:25. Söz, 2. şua, 3. lema Kur'ân iman esaslarını çok sarih bir şekilde açıklamıştır. (S.)
303:24. Söz, 1. dal Kur'ân'ı indirildiği asra göre düşünmek. (Ş.) 112:7. Şua; (As. M.) 112:1. hüccet-i imaniye
Kur'ân'da "inne"nin çok sık kullanılmasının hikmeti. (Mh.) 101:2. makale 12. mesele
FIHRIST/399
Kur'ân insanlar için büyük bir tesellidir. (K.L.) 160.
YanıtlaSilKur'ân'ın insandan şiddetli şikâyetinin hikmeti. (S.) 428:26. Söz,
1. mebhas
Kur'ân'ın insanda yaptığı inkılap. (S.) 410:25. Söz 1. zeyl
Kur'ân insanları üç kısma ayırır. (1.1.) 148 149.
Kur'ân insanları ümitsizliğe atmaz. (S.) 393:25. Söz, 2. şule, 2. nur, 10. nükte-i belagat
Kur'ân, insanlığın terakkisine, nizamına kefil-i mutlak ve üstad- 1 küll olmuştur. (Mh.) 5.
Kur'ân irşad makamında çok tesirlidir. (S.) 347:25. Söz, 1. şu'le,
1. şua, 5. nokta
Kur'ân ispatta en yüksek mertebededir. (S.) 345:25. Söz, 1. şu'le,
1. şua, 5. nokta
Kur'ân'da İsrailoğullarına inek kesmelerinin emredilmesinin hikmeti. (S.) 224:20. Söz, 1. mak. 2. nük.
Kur'ân'ın kafirler hakkındaki rahmet ciheti. (L.) 83:13. Lem'a 8. işaret Kur'ân'ın kâinata bakışı. (S.) 677:Lemaat.
Kur'ân kâinata mânây-ı harfiyle bakar. (L.N.) 69; (S.) 121:12.
Söz, 1. esas
Kur'ân kâinatı dolduran İlâhî bir musikadır. (Mn.) 46.
Kur'ân kâinattan çıksa. (Ş.) 317:14. Şua
Kur'ân kâinatın konuşan dilidir. (S.) 648:Lemaat; (K.L.) 129.
Kur'ân kâinattan niçin bahsetmiştir? (İ.İ.) 134.
Kur'ân kâinattan niçin felsefe gibi bahsetmiyor? (M.) 201:19. Mektup, 1. zeyl 14. reşha; (M.N.) 197:14. reşha, 4. katre
Kur'ân kâinat semâsının gurubu olmayan mânevî güneşidir. (S.T.) 203.
Kur'ân kâinata tabiat hesabıyla bakmaz. (S.) 697:Lemaat; (K.L.) 128. Kur'ân kâinat tılsımını keşf ve feth eder. (S.) 129:13. Söz. Kur'ân kalplere kuvvet ve gıdadır. (M.N.) 108:Habbe
Kur'ân kalplerin tabibidir. (S.T.) 75:1. Şua
FIHRIST/400
Kur'ân'ın kanunları daima gençtir. (S.) 368:25. Söz, 1. şu'le, 3. şua, 2 cilve
YanıtlaSilKur'ân, "Kavga kapısını kapamak için riba kapısını kapayınız"
der. (S.) 373:25. Söz, 3. şua, 3. cilve Kur'ân kelimesinin ebced hesabı. (M.) 415:29. Mektup, kudsî bir tarihçe
Kur'an kendi kendini himaye ederek hakimiyetini devam ettirir. (S.) 671:Lemaat
Kur'ân kendini methediyor. (B.L.) 9.
Kur'ân'ın kevnî şeylerden bahsetmesi istidradî ve delil içindir.
(Mh.) 145:3. makale 4. meslek Kur'ân'ın kıymettar hakikatları geçen zamanla nazardan düş-
medi. (S.) 398:25. Söz, 2. şu'le, 3. nur
Kur'ân kudret kalemiyle kâinat sayfalarında yazılan âyetleri oku- yan bir hafızdır. (L.) 132:17. Lem'a 11. nota; (Μ.Ν.) 142: Zühre, 11. nota
Kur'ân'ın kudsî harfleri yerine tercümesini geçirmek istediler. (K.L.) 117.
Kur'ân'da kullanılan "umulur ki" ifadesinin hikmeti. (1.1.) 153.
Kur'ân'da kullanılan "Ya" nidâsının hikmeti (1.1.) 151, 152.
Kur'ân, Kur'ân olduğu için sevilmelidir. (Sn.) 66. Kur'ân'ın lafzındaki camiiyet. (S.) 355-359:2. Şua, 1. lem'a. Kur'ân'ın lafzı küllidir. (1.1.) 11.
Kur'ân layık olduğu yüksek mevkiyi bütün cihanda ibraz ede- cektir. (Sn.) 48.
Kur'ân'a muaraza yapılamamasının neticeleri. (1.1.) 179.
Kur'ân'da maksattan başka olan kâinat bahsi istidradîdir. (Mh.) 11:1. makale, 1. mukaddime Kur'ân'ın Mekkî ve Medenî sûrelerindeki üslup farkı. (Ş.) 207:
11. Şua, 10. mes.); (As. M.) 57:10. mesele Kur'ân'ın maksadı dörttür. (Mh.) 10:1. makale 1. mukaddime; (E.L.) 2:92, 93; (Μ.N.) 197:14. reşha, 4. katre; (1.1.) 17.
FIHRIST/401
Kur'ân'ın maksadının dört olduğu nereden belli? (1.1.) 17, 18.
YanıtlaSilKur'ân'ın mânâları dağ gibi akılları doyurduğu gibi, sinek gibi küçük basit akılları dahi tatmin eder. (S.) 354:25. Söz, 1. şule, 1. şua, 5. nokta
Kur'ân'ın mânâsında camiyet vardır. (1.1.) 6; (S.) 360:2. Şua, 2. lem'a
Kur'ân'ın mânâsı gibi ifade tarzı da haktır. (Sn.) 64.
Kur'ân'ın mânâsının kaynağı Peygamberimizdir. (M.) 378:29. Mektup, 1. kısım, 1 nükte
Kur'ân'da mazi sigası kullanılmasının hikmeti. (1.1.) 51.
Kur'ân medeniyeti insanın terakkſsini ve ruhen tekâmülünü esas alır. (Sn.) 61; (T.Н.) 117.
Kur'ân meydan okuyor. (S.) 347-348:25. Söz, 1. şu'le, 1. şua, 5. nok.; (M.) 181:19. Mektup, 18. işaret
Kur'ân'ın meydan okuması ta'ciz içindir. (1.1.) 183.
Kur'ân'ın meziyetlerinden birisi kesretten vahdete geçmesidir. (M.N.) 202:Şu'le
Kur'ân'ın muarızlar kuvvetlerini Sevr Anlaşması'ndan aldılar. (S.T.) 85:1. Şua
Kur'ân'la muaraza mümkün değil. (S.) 347-348:25. Söz, 1. şu'le, 1. şua, 5. nokta; (M.) 181:19. M. 18. işâ; (1.1.) 175, 179; (Μ.) 184:19. Mektup, 18. işâret, 2. nükte
Kur'ân'ın mühim esaslarından biri adalettir. (Mh.) 11:1. maka. 1. muk Kur'ân'ın mühim esaslarından biri Allah'ı ispattır. (Mh.) 11:1. makale 1. mukaddime; (Mh.) 104:3. makale
Kur'an'ın mühim esaslarından biri haşirdir. (Mh.) 11:1. maka. 1. muk. Kur'ân'ın mühim esaslarından biri nübüvvettir. (Mh.) 11:1. ma- kale 1. mukaddime
Kur'ân'da münafıklar üzerinde niçin çok duruluyor? (1.1.) 83. Kuran'ın münafıkların şahsını tayin etmeyip umumî sıfatla on- lara işaret etmesinin sebebi. (1.1.) 84. FIHRIST/402
Kur'ân'ın münderacatı her bir sûrede vardır. (M.N.) 93:Zeylül- Hübab
YanıtlaSilKur'ân'daki müteşabihatın hikmeti. (1.1.) 170.
Kur'ân nazarları esbabdan müsebbebü'l-esbaba çevirir. (S.) 184: 16. Söz, küçük bir zeyl.
Kur'ân'ı nasıl okumalı ve dinlemeli? (M.N.) 120:Zeylül-Habbe; (M.) 390:29. Mektup, 2. kısım 6. nükte
Kur'ân'ı nazil olduğu gibi okumanın bir sırrı. (1.1.) 26.
Kur'ân'a nazîre yapılmaz. (S.) 398:25. Söz, 2. şu'le, 3. nur
Kur'ân nedir? (M.) 200:19. Mektup, 1. zeyl, 14. reşha; (M.) 301: 26. Mektup, 1. mebhas; (M.N.) 194:14. reşha; (1.1.) 15, 16, 42, 43; (S.) 330: 25. Söz, mukaddime
Kur'ân niçin dünyayı göklere denk tutuyor? (S.) 316:24. Söz, 3. dal 12. asıl
Kur'ân Nur talebelerini maddi mücadeleden men ediyor. (E.L.) 2:27.
Kur'ân Nur talebelerini siyasetten men ediyor. (K.L.) 181. Kur'ân'ın nüzulündaki incelik. (S.) 686:Lemaat; (K.L.) 127.
Kur'ân'ın nüzulünde Peygamberimizin vaziyet-i nâimede bulun- ması. (S.) 416:25. Söz, 1. zeyl, emr. çiç.; (As. M.) 115.
Kur'ân okumak cin ve insanlar için ibadettir. (S.) 672:Lemaat Kur'ân okumanın sevabı. (Ş.) 116:7. Şua; (As. M.) 115:1. hüccetü'l-ima.niye; (M.) 390:29. Mektup, 2. kısım 6. nükte
Kur'ân okuyana dönmek güzeldir. (B.L.) 138. Kur'ân ölmek üzere olan birinin damağına şerbet gibidir. (S.)
342:25. Söz, 1. şu'le, 1. şua, 4. nokta Kur'ân öyle bir Zâtın kelâmıdır ki, o bütün zamanları ve bütün eşyayı bir anda görüyor. (S.) 242:20. Söz, 2. mak., 2. suâl.
Kur'ân'daki pekçok cüz'i hadiselerin arkasında küllî düsturlar saklıdır. (S.) 223:20. Söz, 1. makam 1 nükte
Kur'ân'da Peygamberimize büyük makam verilmesinin hikmeti. (S.) 423:Emirdağ çiçeği
FİHRİST/403
Kur'ân Peygamberimizin en büyük mucizesidir. (М.) 180:19. Mektup 18. işâ.; (S.) 407:25. Söz, hâtime
YanıtlaSilKur'ân'ı peygamber kelâmı saymak büyük bir cinayettir. (S.) 172:15. Söz, zeyl
Kur'ân peygamber kıssalarını tarihî birer hikâye olarak anlat- maz. (S.) 231:20. Söz, 2. makam Kur'ân'da peygamber kıssalarının çok tekrar edilmesindeki hik-
met. (S.) 423:25. Söz, Emr. Çiçeği Kur'ân Peygamberimizin peygamberliğini ispat ediyor. (M.) 200:19. Mektup, 1. zeyl, 14. reşha
Kur'ân Ramazan'da inmeye başladı. (M.) 390:29. Mektup, .2. kısım 6. nükte
Kur'ân rehberimiz, herbir adapta mürşidimizdir (S.T.) 187; (B L.) 9.
Kur'ân Risale-i Nuru kabul eder mi? (S.T.) 55, 59-90.
Kur'ân'a sarılmak kurtuluşun tek çaresidir. (S.) 715:Konferans
Kur'ân'da sanat harikalarına ve çeşitli fenlere iki cihetle işaret edilmiştir. (S.) 225:20. Söz, 2. makam
Kur'ân'ın sadece tilâvetiyle teberrük olunan bir mübarek derece- sinde kalmasının sebebi. (Sn.) 46.
Kur'ân sâlihatı mutlak ve müphem bırakıyor. (Sn.) 19.
Kur'ân sanemperestliği ve sûretperestliği yasaklar. (S.) 373:25.
Söz, 1. şu'le, 3. şua, 3. cilve
Kur'ân'ın sarahatleri tevil kaldırmaz. (L.N.) 80. Kur'ân'ın selâseti. (S.) 378:25. Söz, 2. şu'le, 1. nur
Kur'ân siper edilmemelidir. (Sn.) 66.
Kur'ân'ın siyaseti. (İ.İ.) 84.
Kur'ân'ın şeytanla ilgili tahşidâtı. (S.) 166:15. Söz, 6. basamak
Kur'ân, şeytanın insana ne büyük bir düşman olduğunu ihtar eder. (S.) 224:20. Söz, 1. makam 1. nükte
Kur'ân şiire benzemez. (M.N.) 164:Şemme
Kur'ân şiirin hayalâtından müstağnîdir. (S.) 127:13. Söz FİHRİST/404
Kur'an talebesi en büyük mahlukata da ibadete tenezzül etme yen bir kuldur. (S.) 122:12. Söz, 2. esas
YanıtlaSilKur'ân taklid edilemez. (S.) 367:25. Söz, 1. şu'le, 2. şua, 5. lema
Kur'ân talebesi ile felsefe talebesinin karşılaştırılması. (L.) 122:
17. Lem'a 5. nota; (M.N.) 129-134:Zühre, 5. nota
Kur'ân talebesinin kâinata bakışı. (S.) 120:12. Söz, 1. esas
Kur'ân talebelerinin Müslümanları yabancı adetlere uymaya, şeâir-i islamiyeyi terketmeye çağıran felsefe talebelerine ce- vabı. (M.N.) 185:10. risale
Kur'ân'ın tebliği. (S.) 262:22. Söz, 1. makam 12. bürhan
Kur'ân'ı tefsir edecek yine Kur'ân ve sahih hadislerdir. (Mh.) 17:1. makale, 3. mukaddime
Kur'ân'daki tekrarların hikmeti. (M.N.) 194:14. Reşha, 3. katre; (M.) 200:19. Mektup, 14. reşha; (1.1.) 15, 35; ($.) 204:11. Şua, 10. mesele; (S.) 223:20. Söz, 1. mak.; (S.) 416:25. Söz, Emr. çiç.; (S.T.) 31:27. Mektup
Kur'ân'daki tekrarlar usandırmaz. (S.) 684:Lemaat; (Ş.) 114:7.
Şua; (As. M.) 113:1. hücc. imâniye 4. nokta Kur'ân'daki tekrarların usandırmamasının hikmeti. (S.) 342:25.
Söz, 1. şu'le, 1. şua, 4. nokta
Kur'ân'da tenezzülât-ı İlâhiye vardır. (Mh.) 40:1. maka. 10. muk. "Kur'ân tercüme edilsin, ne mal olduğu bilinsin" dediler. (Ş.) 213:11. Şua, hâtime; (As. M.) 63:hâtime; (S.) 423:Emir. çiç.
Kur'ân tergîb ve terhîbde en yüksek mertebededir. (S.) 343:25. Söz, 1. şu'le, 1. şua, 5. nokta
Kur'ân'ın tertibi Peygamberimizin irşadı iledir. (M.) 183:19. Mektup, 17. işaret
Kur'ân'daki tevafuklar. (L.) 44:7. Lem'a hâtime; (B L.) 166, 168, 172.
Kur'ân tevhidin bütün mertebelerini muhafaza etmiş. (S.) 404: 25. Söz, 3. şu'le, 3. ziya
FİHRIST/405
Kur'ân'ın tezyini ve harflerinin nakışları. (S.) 120:12. Söz
YanıtlaSilKur'ân'ı Türkçe okuma fikri ırkçılıktan kaynaklanır. (M.) 419: 29. Mektup, 7. kıs.
Kur'ân'daki üç nokta. (Mh.) 142:3. maka. 4. mesl.
Kur'ân'ın üçüncü şahıstan ikinci şahsa geçmesi. (İ.İ.) 148.
Kur'ân ülfet perdesini yırtıyor. (S.) 126:13. Söz.
Kur'ân'ın üslubu. (L.) 132:17. Lem'a 11. nota; (M.N.) 142:Zühre, 11. nota; (S.) 338, 354:25. Söz, 1. şu'le, 1. şua, 3. ve 5. nok- ta; (S.) 362:25. Söz, 2. şua, 5. lem'a
Kur'ân'ın üslubu muhataba göredir. (İ.İ.) 170, 209; (Μ.Ν.) 163: Şemme; (M.N.) 68:Katrenin zeyli.
Kur'ân Vâhidiyet içinde Ehadiyeti gösteriyor. (S.) 15-18:1. Söz Kur'ân vahiy mahsülüdür. (M.) 299-302:26. Mektup, 1. meb.
Kur'ân'ın verdiği şevk. (S.) 375:25. Söz, 1. şu'le, 3. şua 3. cilve; (S.) 678:Lemaat
Kur'ân'ın yaklaşık üçte bir haşirdir. (S.) 94:10. Söz, muk. 2. nokta
Kur'ân yaratıldı görüşüne karşı Ahmed bin Hanbel'in mücâ- delesi. (M.) 353:26. Mektup, 6. kısım 1. nükte
Kur'ân yaratılıştan niçin kısa olarak bahsetmiştir? (İ.İ.) 170.
Kur'ân yedi kıraat üzere nazil olmuştur. (L.) 73:12. Lem'a, 2. mes.
Kur'ân'daki yeminlerin hikmeti. (Mh.) 12:1. maka. 1. muk; (S.) 346:25. Söz, 1. şu'le 1. şua, 5. nokta; (M.) 378:29. Mektup, 1. kısım 2. nükte
Kur'ân yıldızları cehlin ve sathî nazarın karanlığını def eder. (Mh.) 44:1. maka. 12. mukaddime
Kur'ân'ın yirmi üç yılda inmesinin bir hikmeti. (1.1.) 221. Kur'ân'a yönelik bâzı itirazlar. (İ.İ.) 169.
Kuran'daki zarur hükümleri inkar küfürdür. (1.1.) 68; (Mh.) 58:1. makale 4. mesele Kur'ân zemm makamında en yüksek mertebededir. (S.) 344:25.
Söz, 1. şu'le, 1. şua, 5. nok.
Kur'ân'da ziyade ve noksan etmek yasaktır. (Mh.) 46:1. maka.. 12. muk.
FIHRIST/406
Latinceden Kur'ân öğrenmek. (E.L.) 2:234.
YanıtlaSilMeâl Kur'ân'ın yerini alamaz. (Ş.) 574:15. Şua; (M.) 326:26. 4. meb. 8. mesele
Mektup, Meâli Kur'ân yerine koyanlara Risale-i Nur şiddetle tokat vu- ruyor. (E.L.) 2:161.
Milliyetimiz bir vücuttur, ruhu İslâmiyet, aklı Kur'ân ve imandır. (Mn.) 99.
Mister Karleyn'in Kur'ân'la ilgili sözü. (E.L.) 1:263.
Muarızların Kur'ân'a benzer getirememelerinin sebebi. (M.) 185: 19. Mektup, 17. işaret
Mukatta harfleri birer şifredir. (M.) 379:29. Mektup, 1. kıs. 3. nük.; (S.) 338:25. Söz, 1. şu'le, 1. şua, 3. nok.; (S.T.) 84; (1.1.) 36-39; (L.N.) 45.
Müçtehidlerin kitapları vesile gibi, cam gibi Kur'ân'ı göstermeli, yoksa vekil ve gölge olmamalı. (Sn.) 44.
"Müfessirler Kur'ân'ın mânâsını anlamamış" diyenler iki grup- tur. (M.) 377:29. Mektup, 1. kıs., 1. nükte
Müslümanlar uyanıp Kur'ân'a sarılmalıdır. (T.H.) 140:Bar. hay. Müşkilât-ı Kur'âniye. (Mh.) 41:1. maka. 10. mukaddime Nazarları Kur'ân'a çevirmenin üç yolu. (Sn.) 45. Nur talebeleri Kur'ân harflerini muhafazaya çalıştılar. (S.T. Ten.) 173:18. Lema On dokuz mucizesi. (L.) 44:7. Lem'a hâtime
Ölüye Kur'ân okumak. (E.L.) 2:169; (Ş.) 576:15. Şua; (E.L.) 2: 173; (S.T.) 59.
Paylaşarak Kur'ân'ı hatm etmek. (K.L.) 59; (S.T.) 136.
Peygamberimizin bütün mücizeleri Kur'ân'ın bir mûcizesidir. (S.) 407:25. Söz, hâtime, 1, zeyl, 410.
Peygamberimiz herkesten daha çok Kur'ân'a hürmet etmiş. (S.) 413:25. Söz, 1. zeyl, 6. sı.
Prens Bismark'ın Kur'ân'a hayranlığı. (E.L.) 1:262, 264; (H.Ş.) 37.
FIHRIST/407
Risale-i Nur Kur'ân'ın tefsiridir. (M.) 357:28. Mektup, 7. mes.,
YanıtlaSil2. sebep
Risale-i Nur Kur'ân'a karşı çıkanları susturuyor. (S.T.) 91:8 Şua Risale-i Nur Kur'ân'dan tereşşuh etmiştir. (S.T.) 63:1. Şua Risale-i Nur Kur'ân'ın elinde bir elmas kılınçtır. (S.T.) 7; (E.L.) 1:245.
Risale-i Nur Kur'ân'ın malıdır. (E.L.) 2:129; (S.T.) 108; 188. Risale-i Nur Kur'ân'ın mânevî bir mucizesidir. (E.L.) 2:76.
Siyaset ehli, Kur'ân'ın "Birinin hatasıyla başkası mes'ul olmaz
prensibini esas almalıdır." (E.L.) 2:83. Süfyan bin Üyeyne dört yaşında Kur'ân'ı ezberledi. (S.) 443:27.
Söz, 3. sü. Şeytanın Kur'ân hakkında Bediüzzaman'la münazarası. (M.)
298:26. Mektup, 1. meb.; (M.) 322:26. Mektup, 4. meb. 6. mes. Tabiatın Kur'ân'ın elmas kılıncı altında parçalanması. (E.L.) 1:244.
Tefsir ehli Kur'ân'ın hakkını bahş ve kıymetini noksan etme- melidir. (Sn.) 64.
Temsil, i'caz-ı Kur'ân'ın en parlak bir aynasıdır. (S.) 178:16. Söz Tevafuklu Kur'ân. (M.) 182, 183:19. Mektup, 18. işââret; (Μ.) 395, 396: 29. Mektup, 3. kıs. 1. mes. (K.L.) 179; (E.L.) 2:207;
(Τ.Η.) 625.
Tevafuklu Kur'ân Hüsrev'in hattından çıktı. (K.L.) 149. Türk milleti Kur'ân'ın kuvvetiyle kominizme karşı durabilir.
(E.L.) 1:214. Üç ihlas bir Fatiha muhtasar bir hatim hükmündedir. (B.L.) 138. Yaldızlı Kur'ân. (K.L.) 8.
Yaran istersen Kur'ân yeter. (M.) 273:23. Mektup, 7. suâl Yaş ve kuru herşey Kur'ân'da vardır. (S.) 229:20. Söz, 2. mak.
KURBAN
Kurban olarak kesilen koyuna âhirette baki bir cisim verilecek. (S.) 186:17. Söz
FIHRIST/408
KUSUR
YanıtlaSilBediüzzaman, kusurlarının Risale-i Nura sirâyet ettirilmemesini istiyor. (E.L.) 1:49.
Kişi kusurunu gösterene minnettar olmalıdır. (E.L.) 1:49.
Kusurunu itiraf eden istiğfar eder. (L.) 91:13. Lem'a 13. işâ, 2. nok Şeytanı dinleyen bir nefis kusurunu görmek istemez. (L.) 91:13. Lem'a 13. işâ, 2. nokta
Şeytanın en mühim bir desisesi insana kusurunu itiraf ettirme- mektir. (L.) 91:13. Lem'a 13. işâ, 2. nokta
KUŞ
Dâvud ve Süleyman aleyhisselamlar kuşların dilini biliyorlardı. (S.) 236:20. Söz, 2. mak.
Kuşların dilini öğrenmek. (S.) 235:20. Söz, 2. makam Kuşlar insana hizmetkar edilebilir. (S.) 236:20. Söz, 2. makam Kuşlar Risale-i Nurlarla alakadadır. (E.L.) 1:90.
KUVVE
Diyânetle barışık olmayan felsefe kuvve-i akliye dalında deh-
riyyun, maddiyyun, tabiiyyun meyvelerini beşer eline vermiş. (S.) 497:30. Söz 1. makam Diyânetle barışık olmayan felsefe kuvve-i gadabiye dalında
Nemrutları, Firavunları, Şeddatları beşerin başına atmış. (S.) 497:30: Söz 1. makam
Diyanetle barışık olmayan felsefe kuvve-i şeheviye-i behimiye dalında âliheleri, putları ve ilahlık davâ edenleri meyve ver- miş. (S.) 497:30. Söz 1. makam
Hakikî terakki insana verilen kalp, ruh, sır, akıl hattâ hayal ve diğer kuvvelerin yüzlerini ebedî hayata çevirmektir. (S.) 291: 23. Söz, 2. mebhas, 1. nükte
FİHRİST/409
İnsanda hayvanın aksine, kuva ve meyillerine sınır konulmamış.
YanıtlaSil(Sn) 39, 68; (Mh.) 125:3. maka.; (E.L.) 2:95; (S.) 648: Lemaat İnsanın kuvvelerine bir sınır konulmadığından terakkîsi ve te- dennîsi sınırsızdır. (S.) 164:15. Söz, 3. basamak Kalp, akıl, hayal ve kuvveleri kendilerine layık ibadetle meşgul
etmek gerektir. (S.) 291, 292:23. Söz, 2. meb. 1. nükte
Kuvve-i gadabiyesi olmayan insan diri iken ölüdür. (Mn.) 96.
Kuvve-i gadabiyenin vasat mertebesi şecaattir. (1.1.) 29.
Kuvve-i hâfıza Levh-i Mahfuzu ispat eder. (S.) 149:13. Söz
Kuvve-i hayaliye aklın bir hizmetkârıdır. (S.) 84:10. Söz, 11. hak.
Kuvve-i hayaliye âlem-i misâliden haber verir. (B.L.) 188.
Kuvve-i hayaliye Levh-i Mahfuzdan haber verir. (B.L.) 188; (S.) 149:13. Söz, Hüve nük.
Kuvve-i şeheviye, gadabiye ve akliyye. (1.1.) 29, 1413, 215.
Kuvve-i şeheviyesi olmayan insan diri iken ölüdür. (Mn.) 96. Kuvveler üç mertebeye ayrılır. (İ.İ.) 215.
Nefis ve heva, kuvve-i şeheviye ve gadabiye kapıcı ve it hük- mündedir. (S.) 292:23. Söz, 2. mebhas
Peygamberimiz kuvve-i şeheviyenin fesadından uzaktı. (L.) 65:11. Lem'a, 3. mesele
KUVVET
İnsanda müdebbir-i galip ya haktır, ya kuvvettir. (Mh.) 29, 31: 1. makale, 7. ve 8. mukaddime
İstibdatta hak kuvvetin mağlubudur. (Mn.) 38.
Kuvvet hakka hizmetkâr olmalı. (S.) 647:Lemaat.
Kuvvet haktadır. (S.) 498:30. Söz.
Kuvvet kanunda olmalı, yoksa istibdat münkasım olmuş olur. (D.H.Ö.) 47, 65; (T.H.) 69. Kuvvet ve zorbalık hangi devletin kan damarına girmişse o devleti yıkmıştır. (D.H.Ö.) 85.
FIHRIST/410
KÜFRÂN-I NİMET
YanıtlaSilTevazu bâzan küfrân-ı nimet olur. (M.) 358:28. Mektup, 7. me- sele, 4. sebep; (M.N.) 191:Şemme:10. risale
KÜFÜR-KAFİR
Bâzan söz küfür görünür, fakat sahibi kâfır olmaz. (L.) 273:28.
Lem'a 1 Suâle Cevap
Bir kâfirin herbir sıfatı kâfir olmak lazım değil. (H.St.) 99:2. hatve
Bu asırda iman ve küfür en son istinada dayanmış. (S.T.) 32. Bu zamanda küfr-ü mutlak fenden geliyor. (H.Ş.) 22. Büyük günahları işleyen kâfır olmaz. (L.) 78, 80:13. Lem'a 5 ve
7. işaretler, (B.L.) 109.
Dünyanın Allah katında sinek kanadı kadar değeri olsaydı, kâfir- lere ondan bir yudum su dahi içirmezdi. (S.) 311:24. Söz, 3.
dal 9. asıl Felsefe talebelerinin, küfür milletinin ve nefs-i emmarenin en müthiş dalâleti Allah'ı tanımamaktır. (S.) 61:10. Söz, muk. Harbî kâfirin hayat hakkı vardır. (M.) 423:29. Mektup, 7. kıs. 3. işâ.
İman ile küfrün ortası yoktur. (E.L.) 2:60.
İnkar adem-i kabül değil, kabül-ü ademdir. (S.) 172:15. Söz, 2.
bir itiraz
İnkarda çok büyük zorluklar vardır. (L.) 184:23. Lem'a 2. me- sele; (L.) 316, 317:30. Lem'a 4. nükte, 4. işaret; (Μ.Ν.) 31: Lasiyyemalar; (M.N.) 50: Katre. 1. Bab; (S.) 110:10. Söz, zeylin 4. parça
İnsan küfürle esfel-i sâfilîne düşer. (S.) 281:23. Söz, 1. meb. 1. nok. Kâfir âleme müstakil bir ağa nazarıyla bakıyor. (M.N.) 200:Şu'le
Kâfirin Allah'a düşmanlığının sebebi. (L.) 348:30. Lem'a 6. nükte, 5. şuanın sonu; (S.) 69:10. Söz, 4. hakikat
FİHRİST/411
Kafirin Cehennemde ebedi kalması adalettir. (S.) 429:26. Söz, 1. mebhas; (L.) 87:13. Lem'a 12. işa; (İ.İ.) 80; ($.) 194:11. Şua, 8. mes. (As. M.) 44: 8. mese. hül.; (M.) 47:12. Mektup, 1. suâl
YanıtlaSilKâfirin Cehennem ile ülfet peyda etmesi. (İ.İ.) 81.
Kâfir Cehenneme lâyık bir mâhiyet kesb eder. (S.) 32:6. Söz.
Kâfirlere Cehennem yok olmaktan hayırlıdır. (İ.İ.) 81.
Kâfirlerin cezası âhirete havale edilir. (E.L.) 1:75.
Kâfirlerin çocukları ehl-i necattır. (E.L.) 1:59; (K.L.) 75.
Kâfir dünyada cennet hayatı yaşar. (M.N.) 60:Katre.
Kâfirin dünyada cezalandırılmamasının sebebi. (M.Ν.) 180: Şemme, 10. risale; (S.) 667:Lemaat; (S.) 158:14. Söz, zeyl Kâfirler dünyanın imârı için yaratılmıştır. (L.) 124:17. Lem'a 6. nota; (M.N.) 134:Zühre, 6. nota
Kâfir emânete hıyânet etmiştir. (S.) 33:6. Söz.
Kâfirler hakkında Kur'ân'ın rahmet ciheti. (L.) 83:13. Lem'a 8. işâ
Kâfirlerin hayat seyirleri ve akibetleri. (S.) 116:11. Söz
Kâfirin herbir sanat ve sıfatının kâfır olması lâzım gelmez. (Mn.) 71; (1.1.) 214; (S.) 667:Lemaat
Kâfirler de İslâmiyetin rahmetinden istifade eder. (M.N.) 70: Katre'nin zeyli.
Kâfirler iyiliklerinin mükafatını dünyada görür. (M.N.) 60:Katre, hât. Kâfirlerin kılıncıyla fetih, sürür ve ferah istemeyiz. (L.) 108:16. Lem'a 3. suâl
Kafirlerin küfürdeki ittifakları ehemmiyetsizdir. (M.N.) 135: Zühre, 6. nota
Kafir küfür ve inkarıyla ahmakça bir cinayet işler. (S.) 77:10. Söz, 8. hak.
Kâfirin iki mânâsı vardır. (Mn.) 72.
Kafirin istikbali bir günü ellibin senedir. (M.) 306:26. Mektup, 1. mebhasın sonu.
FIHRIST/412
Kâfire kâfir dememek. (Mn.) 71, 72.
Kafirlerin Müslümanlara düşmanlığının sebebi. (M.N.) 76:Hubâb
YanıtlaSilKâfirin Müslümana galip gelmesinin sırrı. (S.) 667:Lemaat; (Rm. İç. R.) 1:230; (S.) 353:25. Söz 1. şule 1. şuâ 5. nokta; (M.N) 60:Katre, hât.; (B.L.) 152.
Kâfirlerin medeniyeti ile müslümanların medeniyeti arasındaki fark. (M.N.) 77:Hubab
Kâfır şefkate layık değildir. (S.) 578:32. Söz, 3. mev. 2. mebhas Kâfirin terakkiyat-1 medeniyette muvaffak olmasının sebebi. (M.N.) 180:Şemme, 10. risâle
Kâfirlerin şerrinden kâinat kızar. (L.) 86:13. Lem'a 11. işâret; (Ş.) 11:2. Şua, 1. mak.
Kâfirler vâhid-i kıyâsîdir. (M.N.) 134:Zühre, 6. nota; (L.) 124: 17. Lem'a, 6. nota
Kâfirlerin vasıflarından bâzıları. (1.1.) 206.
Kasten kimse kâfir olmaz. (M.N.) 68: Katrenin zeyli.
Küfre rıza küfürdür. (M.) 345:28. Mektup, 4. mes. 2. nok.; (E.L.) 2:145; (K.L.) 108.
Küfrü hayal etmek küfür değildir. (L.) 78:13. Lem'a 6.işaret; (K.L.) 7; (S.) 251:21. Söz, 2. makam 5. vecih
Küfrün inşikakının neticesi ittihad-1 İslâmdır. (Rm. İç. R.) 1:231. Küfrü kâfir ister, Allah yaratır. (1.1.) 105, 108, 111.
Küfrün mâhiyeti nefiydir. (L.) 124:17. Lem'a, 6. nota
Küfr-ü mutlakın altı anarşistlik, üstü istibdad-ı mutlakadır. (Ş.) 238:12. Şua
Küfrün neticesi (L.) 82:13. Lem'a 8. işaret
Küfür ademdir. (Ş.) 65:4. Şua 3. bür. (Ş.) 86:7. Şua, mukaddime Küfür bir tahriptir. (S.) 289:23. Söz, 2. meb.
Küfür bütün eşyayı birbirinden ayrı gösterir. (M.N.) 60:Katre Küfür bütün kâinata karşı bir tahkirdir. (S.). 64:10. Söz, muk. 3.
işâ; (M.) 47:12. Mektup, 1. suâl Küfür bütün mahlukatın hukukuna tecavüzdür. (L.) 87:13. Lem'a
11. işaret; (Ş.) 11:2. Şua, 1. makam; (S.) 422:25. Söz
FİHRİST/413
Küfür büyük bir cinayettir. (S.) 290:23. Söz, 2. mebhas; (S.) 429:26. Söz, 1. mebhas; (M.) 47:12. Mektup, 1. suâl
YanıtlaSilKüfür Cehennemin yaratılmasına sebeptir. (S.) 464:28 Söz, zeyl
Küfür cereyanının yediği semavî tokat. (K.L.) 161.
Küfür cinayetini ancak Cehennem temizler. (Ş.) 10:2. Şua, 1. mak.
Küfür dünyada da cehennemi netice verir. (E.L.) 2:216; (S.) 578:32. Söz, 3. mev. 2. mebhas; (S.) 23:2. Söz.
Küfür herşeyi birbirine düşman eder. (M.N.) 77:Hubab
Küfür iki kısımdır. (L.) 82:13. Lem'a 8. işâ; (Ş.) 86:7. Şua, muk.
Küfür inkardır, reddir, adem-i kabüldür. (S.) 154:14. Söz, 5. si. Küfür insanı aciz bir canavar hayvan eder. (S.) 285:23. Söz, 1.
mebhas. 4. nokta Küfür insanı elmastan kömüre dönüştürür. (S.) 282:23. Söz, 1. meb. 1. nok.; (M.N.) 60:Kat. hât.
Küfürle itham etmekten sakınmak gerekir. (Ş.) 358:14. Şua. hatâ sevap cetveli.
Küfür kâinatı müthiş düşman taifeleri olarak gösteriyor. (H.Ş.) 75:Zeyl.
Küfür korkaklık verir. (H.Ş.) 77.
Küfür makamına ancak terhib ve tahvif münasiptir. (İ.İ.) 70.
Küfür månevî bir cehennemin çekirdeğini taşıyor. (S.) 23:2.
Söz; (B L.) 152; (M.N.) 88:Hubâb
Küfür mazi ve istikbali karartır. (Ş.) 168:11. Şua; (As. M.) 17:3. mes. Küfür mutlak cinayettir. Affa kabil değil. (S.) 80:10. Söz, 9. hak. Küfür ölümü idam-ı ebedî mahiyetine getirir. (H.Ş.) 75.
Küfür tecessüm etse Cehennem olur. ($.) 194:11. Şua, 8. mes.i (As. M.) 44:8. mesele, bir hülasa
Küfür ve isyan tahriptir. (S.) 429:26. Söz, 1. meb.
Küfür yolu zordur. (M.N.) 68:Katrenin zeyli.
Müslümanlara ülfeti mümkün olmayan kâfire sevgi duyulmaz. (M.N.) 76:Hubab
FIHRIST/414
Resûlullah hakkında hatıra gelen çirkin düşünceler imana zarar vermez. (L.) 79:13. Lem'a 6. işaret Tevhid şirki reddeder. (30. Lem'a 4. Nük. 5. İş.) 308. Zulme maruz kalan kâfirin âhiretteki durumu (K.L.) 45.
YanıtlaSilKÜRT-KÜRTÇE
Bediüzzaman bir dindar Türkü lakayd çok Kürde tercih etti. (E.L.) 1:276.
Bediüzzaman'ın eski eserleri Arap abasını, Türk pantolonunu giymiş külahlı bir Kürtür. (Mn.) 13.
Bediüzzaman kendine vekaleten Kürtlerin sonraki nesline Mü- nazarat isimli eseriyle hitap ediyor. (Mn.) 20.
Bediüzzaman Kürtlere, "Hükümetin işine karışmayacağız. Çün- kü hikmet-i hükümeti bilmiyoruz" dedi. (D.H.Ö.) 23; (T.H.) 60 Bediüzzaman "Biz ki Kürdüz, aldanırız fakat aldatmayız"
diyor. (D.H.Ö. İç, Reç.) 1:54 Bediüzzaman'ın Kürtlere nasihatı. (D.H.Ö.) 57, 59, 60; (Mk. İç.
Reç.) 2:295.
Bediüzzaman'ın Kürtlerin eğitimine verdiği önem. (Mk. İç. R.) 2:294.
Bediüzzaman Kürt aşiretlerine Meşrûtiyeti anlatan telgraflar
çekti. (D.H.Ö.) 21; (Т.Н.) 59. Bediüzzaman Kürtçe için "lisân-ı millimiz" diyor. (D.H.Ö. İç. Reç.) 1:95.
Bediüzzaman Meşrûtiyetin 2. yılında Kürt aşiretlerine Meşrûti- yeti anlattı. (Mn.) 19.
Bediüzzaman Meşrûtiyeti Kürtlere müjdeledi. (Mn.) 20, 21, 42. Bediüzzaman, "Türkler bizim aklımız, biz de onların kuvve- tiyiz." diyor. (Nk. İç. R.) 2:256.
Ermeniler Kürtleri aldatmak istiyor. (Mk. İç. Reç.) 2:303. Her millette olduğu gibi Kürtler arasında da bazı hamiyetsizler türemiştir. (Mk. İç. R.) 303.
FİHRİST/415
Ifrat ehlinin bir kısmı, Araplardan sonra İslamiyetin kıvamı olan Kürtleri tekfir ediyorlardı. (Mn.) 124. İhtilaf Kürtlerin büyük kuvvetini zayi etmektedir. (Mk. İç. R.) 2:275.
YanıtlaSilIstibdattan Kürtler herkesten daha çok zarar gördü. (Nt. İç. R.) 260. Kürdistan. (Mn.) 21.
Kürdistan'da eğitim usülü, (T.H. İç. R.) 1:8.
Kürdistana fen ilimlerini sokmanın tek çaresi, din ilimleri ile fen ilimlerinin birlikte okutulacağı medreseler açmaktır. (Mk. İç. R.) 2:276.
Kürt alimleri, tarihe karışmış medreselerde Kürtlerin kaabiliye- tine göre ilim öğretmelidir. (Mk. İç. R.) 2:276.
Kürtçe, tûba ağacı gibi bir ağacın tecellſsine müsaittir. (D.H.Ö.
Iç. R.) 1:95.
Kürtler Araplarla ırken alâkadardır. (Mk. İç. R.) 304.
Kürtler arasında en revaçta olan ahlâk, cesaret, izzet-i nefis, sala- bet-i diniyye, muvafakât-ı kalp ve lisandır. (D.H.Ö. İç. R.) 1:66.
Kürtler ayn bir devlet kurmak istemiyorlar. (Mk. İç. R.) 305. Kürtler dini ananeyi hayatlarının gayesi bilmişlerdir. (Mk. İç. Reç.) 2:302.
Kürtür diye halkı Bediüzzaman'dan soğutmak istediler. (M.) 407:29. Mektup, 6. kıs. 4. des.; (T.H.) 202-204:Esk. hayatı; (B.L.) 150.
Kürtlerin edip dâhilerinden Molla Ahmed Hani. (T.H.) 35:
(T.H. Iç. R.) 1:11.
Kürtlerin içtimal hayatı Türklerin hayat ve saadetinden neşet eder. (Mn.) 126.
Kürtlerin İslâmiyete bağlılığı. (Mk. İç. R.) 303. Kürtlerle istişare etmek. (Mn.) 128.
Kürt ithamına Bediüzzaman'ın cevabı. (M.) 407:29. Mektup, 6. kis. 4. des.; (T.H.) 202-204:Esk. hayatı
FIHRIST/416
Kürtlerin kendilerini kavim olarak gösterme istekleri ve Bediüz- zaman. (Mn.) 42.
YanıtlaSilKürtlerin medreseleri küçük bir ilmî heyetin meclisine benzi- yor. (Mn.) 20.
Kürt meşrûtiyetperverdir. (Mn.) 19, 20.
Kürt milleti hilafete dâima bağlı kalmıştır. (Mk. İç. R.) 2:301.
Kürt milleti mert ve neciptir. (Mk. İç. R.) 2:301.
Kürtlerin reçetesi. (Mn.) 17.
Kürtleri şimdiye kadar mahv eden iki büyük bela. (Mk. İç. R.) 2:293.
Kürtler, Şerif Paşa'nın kendileri adına Ermeni Bagos Nobar ile yaptığı anlaşmaya şiddetle karşı çıktılar. (Mk. İç. R.) 2:303.
Kürtlerin Türklerden şikâyeti. (Mn.) 42.
Kürtler Türklerle dost olmalıdır. (D.H.Ö.) 23; (T.H.) 60; (Nt. İç. Reç.) 264.
Kürtlerin ve Türklerin cesâreti. (Mn.) 94.
Kürtlerin ziyafetleri. (K.L.) 171.
Medeniyette nezaket denilen şey Kürtlerce dalkavukluktur. (D.H.Ö. İç. R.) 1:66.
Münazarât, Kürtlerin suâllerine verilen cevaplardan çıktı. (Mn.) 17. Sultan Selim Kürtleri ikaz etti. (D.H.Ö. İç. R.) 1:48.
KÜSUF
Gözleri küsuf tutmuş adamlar. (M.N.) 97:Zeylü'l-Hubab Küsuf namazı. (S.) 287:23. Söz, 1. mebhas, 5. nokta; (E.L.) 1:31.
FİHRİST/417
L
YanıtlaSilLAHİKALAR
Barla Lahikası'nın muhtevası. (E.L.) 5:Takdim; (B.L.) 20.
Emirdağ Lahikası'nın muhtevası. (E.L.) 5:Takdim
Kastamonu Lahikası'nın muhtevası. (E.L.) 5:Takdim
Lahikaların ehemmiyeti. (E.L.) 6, 7:Takdim
Lahikalar nasıl yazıldı? (E.L.) 5:Takdim Lahikaların tarihçesi. (E.L.) 5:Takdim
LAİKLİK
Adnan Menderes din propağandası yüzünden şimdiye kadar bu vatana zarar gelmediğini söylüyor. (E.L.) 2:70.
Cumhuriyet devrinde lâiklik dinsizlik olarak tatbik edildi. (T.H.) 195:Esk. hayatı
Cumhuriyet devrinde låiklik maskesi altında dine ve dindarlara hücum edildi. (T.H.) 575:Isp. hayatı
Dinî propağandaya serbestiyet kanunu. (E.L.) 2:70.
Dini telkin laikliğe aykırı değildir. (E.L.) 2:170; (T.H.) 580: Is- parta hayatı
Dinsizlere ilişilmediği gibi dindarlara da ilişilmemeli. (Ş.) 299, 304:14. Şua
FİHRIST/418
Dinsizlik låiklikten istifade ile kuvvet buldu. (S.T.) 97:8. Şua Hıristiyanlıkta laiklik olabilir. (M.) 421:29. Mektup, 7. kıs. 2. işa Kendinize ladinî ismini vermekle. (M.) 417:29. Mektup, 6. kıs. 2.si. Laik Cumhuriyet, prensipleriyle tarafsız kalır. (T.H.) 195:Esk. hay. Laiklik dindarlara ilişmemeyi gerektirir. (T.H.) 213:Esk. hay. Laiklik nedir? (E.L.) 2:112, 113, 170; (Т.Н.) 205:Esk. hayatı; (T.H.) 355:Den. hayatı
YanıtlaSilMenderes'e yapılan lâikliği ihlal iftirası. (E.L.) 2:170. Rejimi ilmen kabul etmemek suç değildir. (Ş.) 294, 296:14. Şua
LANET
Muzahraf medeniyete lânet. (Sn.) 54. Yezid'e ve Velid'e lânet câiz mi? (E.L.) 1:201, 203.
LATİFE (Bak:kuvve)
İnsandaki bâzı latife ihtiyarı dinlemez. (M.) 436:29. Mektup, 9. kıs. 7. tel. 3. nük; (L.) 79:13. Lem'a, 6. işåret
LATİNCE
Ali (r. a.) harf devrimini haber veriyor. (S.T.) 98; (S.T.Ten.) 149:28. Lem'a; (S.T.Ten.) 167:18. Lem'a.
Risale-i Nur Kur'ân hattını muhafaza ediyor. (М.) 415:29. Mek- tup, kudsi bir tarihçe
Risale-i Nurların yeni harfle neşrine izin. (K.L.) 104, 146, 158,
160; (E.L.) 1:104, 165, 185; (S.T.) 174; (T.H.) 596:Isp. hay. Risale-i Nurların yeni harfle neşrine kapıları kapaması. (K.L.) 158, 166.
LEHVİYAT
Müslümanı lehviyata davet eden adamın durumu. (M.N.) 185:Şemme, 10. Risale
FİHRIST/419
LEMAAT
YanıtlaSilLemaat. (S.) 633-685.
Lemáatın yazılması. (K.L.) 110.
LEVH-İ MAHFUZ
Levh-i kazâ ve kader. (L.) 330:30. Lem'a 5. nükte, 4. remiz Levh-i Mahfuz-u a'zam. (S.) 505:30. Söz, 2. mak. muk. Levh-i Mahfuzun ispatı. (S.) 56:10. Söz; (B.L.) 188; (E.L.) 1:255; (L.) 86:13. Lem'a, 10. işâret; (M.N.) 40: Lassiyyemalar Levh-i mahv, İspat. (L.) 106:16. Lem'a 1.si; (S.) 146:13. Söz; (S.) 505: 30. Söz, 2. makam mukaddime
LEZZET
Allah korkusunda lezzet var. (S.) 322:24. Söz, 5. dal, 1. meyve Cansız şeylerde nasıl lezzet olabilir? (L.) 127:17. Lem'a 8. nota Çalışmadaki lezzet ve saadet. (L.) 127:17. Lem'a 8. nota Devamı olmayan şeyde lezzet yoktur. (M.N.) 110:Habbe
Dünyanın lezzetleri kıymet vermeyi değmez. (M.N.) 102:Habbe Dünyanın âkibeti ne olursa olsun, lezzetleri terk etmek evlâdır. (Μ.Ν.) 102:Habbe
Dünyadaki leziz şeyler lezzet ve zevk için değildir, şükür için- dir. (M.N.) 39:Lasiyyemålar
Dünyanın lezzetleri zehirli bala benzer. (M.N.) 107:Habbe Dünyevî lezzetlere iki cihetle bakılmalıdır. (M.N.) 61:Katre,
hâtime.
Elemin son bulması lezzettir (L.) 209, 212:25. Lema, 6. 11. devâ; (Ş.) 403:14. Şua
Faaliyet lezzet verir. (L.) 340:30. Lem'a 6. nükte 3. 4. şua; (M.N.) 160:Zerre'nin sonu; (M.) 277:24. Mektup, 1. mak. 2. remiz Gaflet ve şüphe içerisindeki lezzet lezzet değildir. (M.Ν.) 126: Habbe, zeylü'z-zeyl
FİHRİST/420
Gayr-i meşrů lezzet zehirli bal hükmündedir. (K.L.) 113, 114; (M.N.) 94:Zeylü'l-Hubab
YanıtlaSilHakikî lezzet, hakikî iştihâdan çıkar. (S.) 664:Lemaat
Hakikî zevk ve elemsiz lezzet yalnız imandadır. (Ş.) 405:14. Şua Hastalıktaki mânevî lezzet. (L.) 219:25. Lem'a, 21. devâ İmansızlıkta hiçbir lezzet yok. (M.) 66:16. Mektup, 2. nokta İnsan cismânî lezzete meylederse, zelil ve cüz'î olur. (M.N.)
182:Şemme, 10. risâle
İnsanın her gördüğü lezzette binler elem izi vardır. (S.) 293:23.
Söz, 2. meb.
Kebâirde birer menhus lezzet-i şeytaniye bulunabilir. (M.) 66: 16. Mektup, 2. nokta
Lezzetin bitmesi elemdir. (S.) 54, 68:10. Söz, 4. hakikat; (S.) 138:13. Söz 2. makam
Lezâiz çağırdıkça "Sanki yedim" demeli. (S.) 664:Lemaat
Lezzetin devam etmesi lezzetten daha lezizdir. (Ş.) 638:29. Şua, lemalar, 26. lem'a
Lezzet için yemeye şer'i izin yok. (S.) 664:Lemaat
Lezzet-i mukaddese. (M.) 277:24. Mektup, 1. mak. 2. remiz Lezzetin son bulması elemdir. (L.) 16:2. Lem'a 3. nükte; (M.N.) 61: Katre, hâtime (Ş.) 403:14. Şua
Lezzet, sürur ve memnuniyetin bizce bilinen mânâları. (M.) 281:24. Mektup, 2. makam 1. mebhas
Lezzetin zevalini düşünmek dahi elemdir. (S.) 196:17. Söz Far. münacât
Muhabbetullahdaki lezzet. (S.) 322:24. Söz, 5. dal, 1. meyve Vazifede lezzet vardır. (L.) 127:17. Lem'a 8. nota
Zaika telgrafçıdır, telzîz ile baştan çıkarma. (S.) 663:Lemaat
Tebliğde lezzette elemi göstermek gerekir. (S.) 718:Konferans
LİSAN (Bak:Dil)
Biri kâl, diğeri hal olmak üzere iki lisan vardır. (1.1.) 208.
FİHRİST/421
Herşey lisan-ı hal ile olduğu gibi, lisân-ı kâli de olsa idi Pey- gamberimize salât ü selâm getirirdi. (L.) 270:28. Lem'a, bu
YanıtlaSilda güzeldir
Lisan-ı halle irşad. (Ş.) 257:13. Şua
Lisân-ı halin kelimeleri ahvaldir. (1.1.) 208.
Lisân-ı kalin kelimeleri lafızlardır. (1.1.) 208.
Lisan-ı hal, lisân-ı kalden daha tesirlidir. (Ş.) 258:13. Şua
Lisân-ı hâlin månen Kur'ân âyetlerini okuması. (M.) 402:29. Mektup, 6. kıs. 1. des.
LİYAKAT
Ehil olmayanlar bir işe girseler kusurlar ve sû-i istimalât ola- cak. (M.) 430:29. Mektup, 9. işå. 3. tel.
LOZAN
İsmet İnönü ve Lozan Anlaşması. (E.L.) 2:31.
Lozan'da dinin öldürülmesi kararı alındı. (E.L.) 2:31.
Lozan'da Türkleri Protestan yapma kararı alındı. (E.L.) 2:53. Lozan'ın iç yüzü. (E.L.) 2:31.
Mustafa Kemal ve Lozan Anlaşması. (E.L.) 2:31.
Şefin Lozan Anlaşmasında verdiği dehşetli fikir. (E.L.) 2:43.
FIHRIST/422
M
YanıtlaSilMAAŞ
Ali (R.a.) tama ve maaş yüzünden bid'alara giren âlimleri tokat- lıyor. (E.L.) 1:23.
Bediüzzaman Daru'l-Hikmetü'l-İslâmiyeden maaş aldı. (E.L.)
1:23, 249.
Bediüzzaman "Maaştan bana ölmeyecek kadarı câizdir" diyor. (T.H. İç. R.) 1:31.
Bediüzzaman Sultan Abdülhamid'in verdiği maaşı kabul etme- di. (D.H.Ö.) 36; (D.H.Ö. İç. R.) 1:73; (Τ.Η.) 66. Bediüzzaman, aldığı maaşın fazlasını tekrar millete verdi.
(E.L.) 1:249. Devlete intisap hizmet etmek içindir, maaş kapmak için değil. (D.H.Ö. İç. R.) 1:73.
Hayvanların hizmetlerine karşı verilen maaş. (S.) 319:24. Söz, 4. dal Kanaat ve iktisat maaştan ziyâde hayatı devam ettirer ve rızkı temin eder. (M.) 407:29. Mektup 6. kısım, 3. desise Memurun maaş alması. (B.L.) 201; (Mh.) 89:2. maka. 6. mesele Meşrûtiyetten önce Bediüzzaman'a maaş teklif edildi. (D.H.Ö.) 14.
MADDE
Allah maddeyi hiç yoktan yaratır. (L.) 195:23. Lem'a hâtime 3. suâl Madde asıl olmadığından vücud ona musahhar ve tabi olmaz. (S.) 469:29. Söz, 1. mak, 1. esas
FİHRİST/423
Madde dedikleri şey değişen sûretlerdir. (Nok. İç. R.) 108.
YanıtlaSilMadde ezelî değildir, sonradan yaratılmıştır. (M.N.) 210 214: Nokta; (1.1.) 98, 100; (Mh.) 110, 112.
Madde hâkim değil, hâdimdir. (S.) 469, 470:29. Söz, 1. mak, 1. esas Maddiyyunluk mânevî bir tâundur. (S.) 670:Lemaat
Madde suret-i mütegayyire ve hareket-i zaile-i hadiseden tecerrüt etmez. (Mh.) 111:3. maka, 1. maksat; (M.N.) 214:Nokta
Madde yok olmuyor, ilim dâiresine geçiyor. (M.) 278:24. Mek- tup, 3. remiz; (M.) 281, 283:24. Mektup, 2. mak. 1. mebhas; (M.N.) 40:Lasiyyemâlar
MADDİYAT
Herşeyi maddiyatta arayanların akılları gözlerindedir. (Mh.) 15: 1. makale, 2. mukaddime
Maddiyatta mâhir olmak mâneviyatta söz sahibi olmayı gerek- tirmez. (Mh.) 15:1. maka., 2. mukaddime
Maddiyatta tevaggul eden måneviyatta gabileşir. (Mh.) 15:1. maka., 2. mukaddime
Mâneviyat maddiyata kıyas edilmez. (Mn.) 127.
Şu asırda maddiyat her şeye merci biliniyor. (M.) 424:29. Mek- tup, 9. kısım 5. telvih
MAHKEME
Ali (r.a.) bir Yahudi ile mahkeme oldu. (E.L) 2:179; ($.) 319: 14. Şua; (Mn.) 66.
Cihangir hükümdarlar ve kahraman kumandanların küçük mah- kemelerde diz çökmeleri mahkemenin şerefini gösterir. (T.H.) 225:Esk. hayatı
Imkanât vukuat yerine konamaz. (E.L.) 2:9.
Insanlık adalet-i İlahiye namına İslâm hakikatları dairesinde mahkemeler açmalı. (H.Ş.) 83. FİHRIST/424
Mahkeme adaletten başka hiçbir şeyi düşünmemeli. (T.H.) 212: Eskişehir hayatı
YanıtlaSilMahkemelerin bağımsız ve tarafsız olması, din ve vicdan hürri- yetinin bir umdesidir. (T.H.) 202, 212, 215:Esk. hay; (T.H.) 575:Isp. hayatı
Mahkemeler bütün mahkumların ve biçârelerin hukukunu mu- hafaza eder. (T.H.) 227:Esk. hayatı
Mahkeme davâya sathî nazarla bakmamalı. (T.H.) 227:Esk. hay. Mahkeme hiçbir cereyana âlet olmaz. (E.L.) 2:127, 179; (Т.Н.) 575:Isp. hayatı
Mahkeme imkanatı vukuat yerine koyamaz. (T.H.) 359:Den. hay. Mahkemeler ve ihkâk-ı hak. (T.H.) 215:Esk. hayatı Ömer (r.a.) sıradan bir Hıristiyanla mahkeme oldu. (Т.Н.) 575: Isp. hayatı
MAHKUM
Bediüzzaman'ın mahkumlara dersi. (S.) 135-14013. Söz, 2. makamın haşiyesi; (Ş.) 167:11. Şua, 3. mesele; ($.) 257- 290:13. Şua; (As.M.) 17:3. mesele; (As. M.) 27-36:7. mesele Mahkumlar Bediüzzaman'dan ayrılmamak için hapisten çıkmak istemiyorlar. (T.H.) 474:Afyon hayatı
Mahkumları ıslahın yolu. (S.) 136:13. Söz, 2. makamın haş.; (E.L.) 1:17.
MAKAM
Allah'ın rızası, kabulü ve iltifatı büyük bir makamdır. (M.) 401: 29. Mektup, 6. kıs. 1. desise
Bediüzzaman'ın mânevî makamattan hoşlanmamasının sebebi. (E.L.) 2:103.
Bir makama çoklar namzet olur. (L.) 153:20. Lem'a 1. nokta 1. si Dünyanın büyük bir makamını işgal eden küçük bir insan. (M.) 403:29. Mektup, 6. kıs. 1. desise
FIHRIST/425
Hızır makamı. (M.) 12:1. Mektup, 1. suâl
YanıtlaSilİnsanlığın en büyük makamı marifetullahtır. (M.) 218:20. Mek-
tup, mukaddime
Şükür makamından fahr makamına düşmek. (M.) 431:29. Mek- tup, 9. kıs. 4. telvih
Tarikatta mehdiyet makamı vardır. (M.) 432:29. Mektup, 9. kıs. 4. tel. Üveys makamı. (M.) 432:29. Mektup, 9. kıs. 4. telvih
MAKAM SEVGİSİ
Insanda ekseriyet itibariyle makam sevgisi vardır. (M.) 401:29.
Mektup, 6. kıs. 1. desise
İnsanda mala ve makam sevgisine karşı şiddetli bir hırs var.
(M.) 37:9. Mektup
Makam sevgisi ihâsı kırar. (L.), 153, 155, 156:20. Lem'a, 1. nok- ta, 1. ve 3. sebep; (L.) 169:21. Lem'a 4. düstur 2. mâni
Makam sevgisi hizmete engel olmamalı. (M.) 401:29. Mektup,
6. kıs. 1. desise
Makam sevgisi insanın zayıf bir damarıdır. (M.) 401:29. Mek-
tup, 6. kıs. 1. desise; (E.L.) 1:240.
Makam sevgisinin kaļpde kalması bir zarar vermez. (M.) 403:
29. Mektup, 6. kıs. 1. desise
Makam sevgisine meftun olan esfel-i sâfiline düşer. (M.) 403:
29. Mektup, 6. kıs. 1. desise
Makam sevgisinin yönünü değiştirmek. (M.) 402:29. Mektup, 6. kısım 1. desise
Nur talebeleri arasında makam sevgisinden kaynaklanan reka- bet olmamalı. (L.) 169:21. Lem'a, 4. düstur
Şeytan Kur'ân hizmetkârlarını makam sevgisi sebebiyle aldatır. (M.) 401:29. Mektup, 6. kıs. 1. desise
MÂNÂY-I HARFİ
FIHRIST/426
Bediüzzaman'ın otuz senede öğrendiği kelimelerden biri mânâ- y-ı harfidir. (M.N.) 45: Katre, mukaddime
Bir zerre mânây-ı harfiyle yıldızlara mazhar olur. (M.N.) 74:
YanıtlaSilHubâb Ene, mânây-ı harfi gibi mânâsı kendinden değildir. (S.) 495:30. Söz, 1. mak
Hıristiyanlık vasıtalara mânây-ı ismiyle bakar. (H.Ş.) 145:2.
zeylin 2. kısmı Kainata mânây-ı harfiyle bakmak. (M.N.) 45:Katre, muk.; (M.N.) 63:Katre, hât; (M.N.) 193:Şemme, 10. risale; (M.N.) 200:Şu'le
Kur'ân kâinata mânây-ı harfiyle bakar. (M.N.) 196:14. Reşha; (L.N.) 69; (S.) 121:12. Söz, 1. esas
Mânây-ı harfi. (B.L.) 190.
Muhabbet mânây-ı harfiyle olsa, muhabbetullaha sebeptir. (M.) 434:29. Mektup, 9. kıs. 6. telvih; (M.N.) 63:Katre, hâtime Sebeplere mânây-ı harfi ile bakılmalıdır. (H.Ş.) 144:2. zey. 2. kıs. Yaratıkları Allah hesabına sevmek. (M.N.) 63: Katre, hât.
MÂNÂY-I İSMİ
Bediüzzaman'ın otuz senede öğrendiği kelimelerden biri mânâ- y-1 ismîdir. (M.N.) 45:Katre, muk.
Ene kendine mânây-ı ismiyle baksa emânete hıyânet eder. (S.) 496:30. Söz, 1. mak
Evliyaların kabirleri mânây-1 ismiyle ziyaret edildi. (M.) 355:
28. Mektup, 6. mes. 4. nük.
Evliyaya mânây-ı ismi ile bakılmamalıdır. (H.Ş.) 145:2. zeylin 2. kısmı
Felsefe kâinata mânây-ı ismiyle bakar. (M.N.) 193:Şemme, 10. risale; (M.N.) 196:14. Reşha; (B.L.) 190, 191; (S.) 121:12. Söz, 1. esas
Hıristiyanlık vasıtalara mânây-1 ismiyle bakar. ( zeylin 2. kıs.; (M.) 26. Mektup, 3. mebhas, 301 H.Ş.) 145:2.
FİHRİST/427
Hiçbir şey bir zerreye dahi mânây-1 ismiyle masdar olamaz. (M.N.) 74:Hubab
YanıtlaSilKainata mânây-ı ismiyle bakmak. (S.) 441:26. Söz, 2. hat. Ruhsuz felsefe kâinata mânây-ı ismiyle bakar. (L.N.) 68-70. Varlıkları mânây-ı ismiyle sevmek. (M.N.) 63:Katre, hâtime
MÂNEVİYAT
Herşeyi maddiyatta arayanların akılları gözlerindedir. (Mh.) 15: 1. maka., 2. mukaddime
Maddiyatta mâhir olmak mâneviyatta söz sahibi olmayı gerek- tirmez. (Mh.) 15:1. maka., 2. mukaddime Maddiyatta tevaggul eden mâneviyatta gabileşir. (Mh.) 15:1. maka., 2. mukaddime
Mâneviyat maddiyata kıyas edilmez. (Mn.) 127
MANTIK
Bediüzzaman mantık hârikasıydı. (T.Н.) 46.
Bediüzzaman'ın mantık ilmine dâir yazdığı Ta'likat isimli eseri. (S.) 716:Konferans
Mantığın üslubu birbirine bağlı olan hakikatlara bakar. (Mh.)
77:2. maka. 1 mesele
Mantıkta bir kaide. (L.) 57:11. Lema, 5. nükte; (1.1.) 95.
Sözün mânâ esas alınarak düzenlenmesi mantıkla kuvvetlenir. (Mh.) 77:2. maka. 1 mesele
MANYETİZMA (Bak:İspirtizma)
Deccal manyetizma ve ispirtizma ile kendini muhafaza edecek. (Ş.) 493:5. Şua
Manyetizma nasıl gerçekleşir. (17. Lem'a 13. Not.) 130.
MARİFETULLAH
Insanlığın en yüce mertebesi ve en büyük makamı marifetul- lahtır. (M.) 218:20. Mektup, mukaddime FIHRIST/428
Marifetullah için dört vesîle. (M.N.) 212:Nokta, 3. bürhan
YanıtlaSilMarifetullaha muhabbet ayağıyla çıkmak. (M.) 434:29. Mek- tup, 9. kıs, 6. tel.
Mârifetullaha uzanan dört mîraç. (M.N.) 212:Nokta, 3. bürhan. Marifetullahın şahitleri üçtür. (L.) 132:17. Lem'a 10. nota; (M.N.) 141: Zühre, 10. nota
Mârifetullahtan gelen muhabbet en büyük mâye ve iksirdir. (M.) 434:29. Mektup, 9. kıs, 6. telvih
MASNUAT
Masnuat bekâ içindir, ölümleri zâhiridir. (M.N.) 39:Lasiyye-mâlar Masnûdaki kemâlat Sânideki kemâlden olur. (М.М.) 155:Zerте
MASON
Bâzı Jön Türklerin mason olması. (Mn.) 80.
Bediüzzaman'ın İttihat ve terakkinin mason olmayan kısmından istekleri. (Mn.) 125.
Bir masonu Bediüzzaman'a musallat ettiler. (Ş.) 262:13. Şua.
Bir zındıkanın masonluk ve komünistlik hesabına Bediüz- zaman'a ve nurculara işkence etmesi. (E.L.) 2:15.
İttihad ve Terakkînin mason olmayan kısmı. (Mn.) 125. 81.
Jön Türklerin mason olmayan kısmı İttihad ve Terakkîdir. (Mn.) Masonlar hürriyet ve meşrûtiyeti istemezler. (Mn.) 48.
Meşvereti inciten mason cemiyeti. (Mn.) 48.
MAZİ
Ezel mâzi silsilesinin bir ucu değildir. (S.) 430:26. Söz, 2. mebhas Fikren mâzinin en derin derelerinde bulunanlar. (Mn.) 89.
Geçmiş hadiseler yaratıcının imkânât-ı istikbaliyeye kadir oldu- ğuna delildir. (M.N.) 203:Şule.
FİHRİST/429