Evet sâbıkan bahsi geçmiş: Avucunda küçük taşların Surriyla aym وَمَا رَمَيْتَ إِذْ رَمَيْتَ zikir ve tesbih etmesi avucunda, küçücük taş ve toprak, düşmana top ve gülle وَانْشَقَّ الْقَمَرُ hükmünde onları inhizama sevk etmesi nas
sı ile aynı avucunun parmağıyla kameri iki parça etmesi ve aynı el, çeşme gibi on parmağından suyun akması ve bir orduya içirmesi ve aynı el, hastalara ve yaralıla ra şifa olması, elbette o mübarek el, ne kadar hârika bir mu'cize-i kudret-i İlahiye olduğunu gösterir.
Güya ahbap içinde o elin avucu küçük bir zikirhane-i Sübhanîdir ki küçücük taşlar dahi içine girse zikir ve tesbih ederler.
Ve a'daya karşı küçücük bir cephane-i Rabbanîdir ki
içine taş ve toprak girse gülle ve bomba olur. Ve yaralılar ve hastalara karşı küçücük bir eczahane-i Rahmanîdir ki hangi derde temas etse derman olur.
Ve celal ile kalktığı vakit, kameri parçalayıp kab-ı kavseyn şeklini verir. Ve cemal ile döndüğü vakit, âb-ı kevser akıtan on musluklu bir çeşme-i rahmet hükmüne girer.
Acaba böyle bir zatın bir tek eli, böyle acib mu'cizata mazhar ve medar olsa o zatın Hâlık-1 kâinat yanında ne kadar makbul olduğu ve davasında ne kadar sadık bulun duğu ve o el ile biat edenler, ne kadar bahtiyar olacakları, bedahet derecesinde anlaşılmaz mı?
Halkın içinde Allah'dan en uzak olan iki kimsedir: Birincisi, umeranın meclisinde oturur da zulme ait sözlerinde onları tasdik eder. Diğeri ise çocukların muallimidir. Fakat onların hepsini aynı derecede eşit tutmaz. Ve yetimin hakkı hususunda Allah'dan korkmaz. Ravi: Hz. Ebû Ümâme (r.a.). Sayfa: 7 / No: 8 Ramuz El-Ehadis
YANITLASİL
yuksel10 Mayıs 2023 00:40 ٢٧١٤ - اَلْعِدَةُ دَيْنٌ وَيْلٌ لِمَنْ وَعَدَ ثُمَّ أَحْلَفَ وَيْلٌ لِمَنْ وَعَدَ ثُمَّ وَيْلٌ لِمَنْ وَعَدَ ثُمَّ اَحْلَفَ (ض ط والديلمي وابن عساكر عن على) *
أَخْلَف
YANITLASİL
yuksel10 Mayıs 2023 00:42 2714- Söz vermek bir borçtur. Söz verip yapmayanın vay haline! Söz verip yapmayanın vay haline! Söz verip sözünde durmayanın vay haline!
Modern dünyanın çelişkisi, algılarımızı yöneten arka plan içinden gerçekleri nasıl yorumladığımızdır. Uluslararası ilişkiler, TV'de ya da diğer medya unsurla- rinda resimlerini gördüğünüz gülümseyen lider yüzlerinin el sıkışmasıyla değil, geri planda devam eden istihbarat savaşları ile şekillenmektedir. Ülkeler arasında uzun bir süredir devam edegelen örtülü operasyonlar, propaganda ve psikolojik savaş yöntemlerinin vardıkları safha, bu liderlerin yaptıkları pazarlıklar, zorlayıcı ve gizli diplomasi tekniklerine temel teşkil eder. Örneğin siz bu satırları okurken,
* Irak'ın kuzeyinde uzun süredir Barzani ve YPG/PKK'nın CIA, DGSE, MI6 ve BND tarafından silahlandırılması,
YANITLASİL
yuksel11 Mayıs 2023 01:32 *CIA ve DIA'nın Suriye ve Irak'ta kendileri için Savaşacak ver *İngiliz GCHQ ve İsrail istihbaratının Mısır istihbaratını desteklemek için Sina Çölü'nde devam eden faaliyetleri,
*Fransız DGSE ajanlarının Libya'da devam eden operasyonları, *Pakistan istihbaratının (ISI) Afganistan'da Taliban ile müşterek çalışması,
* İran ve Taliban arasında gelişen ilişkiler,
*Kazakistan'da artan ajan, danışman, istihbarat şirketi trafiği, * İngiliz istihbaratında son yıllarda artan Rusya üzerine analizci eleman patla-
masi,
* ABD'nin Ukrayna'da Rus tipi gizli operasyonlara başlaması, önümüzdeki günlerin yeni savaşlarının, barış planlarının, güvenlik politikalarının, silah satışla- rının habercileridir. Bunlar hakkında durum farkındalığı olmadan sadece medya haberlerini yorumlayarak, resmi görmek mümkün değildir. Bu yüzden, komplo teorileri ve dezenformasyonun yoğun olduğu bu güvenlik ortamında "algı yöneti- mi" ile halklar yönlendiriliyor dersek yanlış olmaz.
Bu kitap ile istihbarat dünyasının yaşamakta olduğu tüm değişimleri gelenek- selden bugüne ve geleceğe doğru açıklama gayretinde bulunurken, eserin özel- likle başvuru kaynağı olmasına çalışılmıştır.
YANITLASİL
yuksel11 Mayıs 2023 01:36 Temel duşunceye göre bil is bigbee dial uzaktan algilana ce cisimler bulundukları herhangi bir yerde denetlenebilir. Özel EMF chazya sal Güvenlik Teşkilatı, kripto-şifre çözücüleri ile (EEG'lerden) üretilen pot ri uzaktan okumaya çalışmaktadır. Bunlar bir kişinin beyin durumlarına ve d celerine kodlanacak ve bu durumda kişi, uzak bir mesafeden denetlenebilec NSA personeli, elektromanyetik tarama ağı ile seçtiği ülkedeki herhangi bir sp günde 24 saat takip etmeyi hedeflemektedir. Bu yöntemle ulusal güvenlik a olarak, binlerce insanın kişisel beyin haritalarını kaydedilip, şifrelenecektir. B ronik gözetim amacıyla, beynin konuşma merkezindeki elektrik faaliyetleri, he kişinin sözlü düşüncelerine çevrilecek, kulak devre dışı bırakılarak ve ses habe leşmesinin doğrudan beyne gitmesi sağlanarak, uzaktan nöral denetim yolu ile relenmiş işaretler, beynin işitme korteksine gönderilecektir. Bu yöntemin, paranoid şizofreninin karakteristiği olan işitsel halusinasyonları taklit ederek, hedef şahısla rın gizli olarak gücünü yok etmek için kullanabileceği değerlendirilmektedir. Uzak tan Nöral Denetim gözleri ve optik sinirleri devre dışı bırakarak, doğrudan görse kortekse görüntü gönderebilir. NSA'ya göre, beynin programlama gayesi için, göze tim altındaki kişi REM uykusunda iken, onun beynine gizlice görüntü yerleştirmek için ajanlar kullanılmalıdır. İki yönlü elektronik Beyin bağlantısı CIA ve NSA perso neli için esas haberleşme sistemi haline gelecektir
102, KORUIN. NSA Echelon'un da ciddi teknik sorunları olduğunu açıklamıştır. İnternet ileti- her zaman istenildiği kadar kolay bir biçimde yakalanamamaktadır. Fiber- optik iletimler (çok büyük hacimli sayısal veriyi ışık sinyalleriyle iletme) çok daha Hyük zorluklar çıkarmaktadır. Rastgele yakalanmış iletişimin anlamlı bir biçimde fi ve çözümlenmesinin çok büyük bir iş olduğu görülmektedir. Ancak, Sun Microsystems'in şifreleme uzmanı Whitfield Diffie, NSA'nın yukarıdaki sorunlar ile İşçili açıklamalarının yalnızca kendi çıkarlarına hizmet eden bir aldatmaca olabile- ceğini söylemektedir; "Ajansın bizi inandırmak istediği şey, internetin kendileri için çok karmaşık olduğu; trafiğin çok fazla olduğu ve istedikleri şeyi bulamadıklarıdır. Hedeflerinin, onların sorunları olduğuna inanması NSA'nın işine gelir. Bu, onların so- runları olmadığı anlamına gelmez; ama bu korkunç istihbaratçıların söylediklerini kuşkuyla karşılamak gerekir553".
YANITLASİL
yuksel13 Mayıs 2023 04:53 Dinleme ve takibe alınan konuşmalarda şu kelimeler ile ilgili konuşmalar oto-
C'de
ak katk
le yakla
alılar
sisteme
ntalya, ik kayda geçmektedir; ETA, IRA, PKK, enformasyon, terörizm, gerilla, patlama, sayar, nükleer silahlar, patlayıcılar, silahlar, suikastlar, uzi, teflon mermiler, ma- ar, uranyum, napalm, nükleer, el bombası, gizli servis, terör, özgürlük, internet venliği, güvenli internet bağlantıları, 003, audiotel, kimlik, endüstriyel casusluk, mens, Shell, ELF, 2600 dergisi, Time, hilal, cihad, müezzin, KLM, elektronik banka saplar, market, visa, külçe altın, intemet, underground, password, NATO, NASA, FB Beyaz Saray, IMF, MİT, JITEM, seks, Monica, fetiş, klon, Armani, Yasemin, mısır çi- Ninja, top Secret, GSM, AT&T (Amerikan telefon şirketi), yasa, Zen, Marx, Fukuyama, George Soros, pikrik asit, gümüş, kömür, sülfür, nitroselüloz, kokain.
- Ey Allah'ım, Sen, Muhammed (S.A.V.) in mizanını, sevab te razisini ağırlaştır. (Yâni, ümmetinin mizanlarını ağır eyle. Kendi m zanı ağır gelmiş gibi onu sevindir, öğünçlü kıl.)
Ve eblic hüccetehu. Yâni:
Ey Allah'ım, Sen, Muhammed (S.A.V.) in nübüvvetinin hữc- cetini ve yüce mûcizesi olan Kur'ân-ı Kerîmi çok çok açık eyle. Yâni o Kur'ân-ı Azîm'in şeriat hükümlerini Kıyamet Günü'ne kadar, bü tün yüzyıllar ve çağlar boyunca, bütün bölgelerde, yedi iklim dör. bucakta daim ve bâki ve sâbit eyle.
(Bâzı nüshalarda «eblic»> yerine «eflic» yazılmıştır.) Ve azhir milletehu. Yâni:
Allah'ım, Sen, O Muhammed (S.A.V.) in dinini bütün dinlerin üzerine ve milleti olan İslâm milletini bütün milletler üzerine Kıya- met'e kadar daima ziyade, daima zâhir ve âşikâr ve galip
EĞERSİZ ATA BİNEN TEZ İNER: Sağlam temellere oturmayan bir işe bel bağlayan, değersiz insanlara güvenen kişi pek çabuk hayal kırıklığına uğrar.
EĞRİ BACANIN DUMANI DOĞRU ÇIKAR: Hiç kimse. veya hiçbir şey için görünüşüne göre hüküm vermemek gerekir. Çünkü çoğu zaman görünüş aldatıcıdır.
EĞRİ OTUR, DOĞRU SÖYLE: Hal ve hareketlerinde dai- ma saygılı ve alçak gönüllü ol, çıkarın ne olursa olsun, kimseye yalan söyleme.
EKMEĞİNİ KATIĞINA DENK EDEN HİÇBİR ZA- MAN AÇ KALMAZ: Daima ölçülü, hesaplı hareket eden in- san sonunda güç ve muhtaç durumlara düşmez.
EL ELDEN ÜSTÜNDÜR: Hünerin sınırı olmaz. Bir şeyin en iyisini yaptığına inanan insan, günün birinde kendisinden da- ha üstün ve başarılı olan birilerinin çıkabileceğini unutmamalıdır.
EL İÇİN KUYU KAZAN İBTİDA KENDİ DÜŞER: Başkalarının kötülüğünü düşünenler; bunun için birtakım yalan-
hafaza ediyor. Tekrar geçen bir yeni sesle, bir evvelkises götürmüyor. Her bir sesi ayrı ayrı muhafaza ediyor. Her şeyde Cenab-ı Hakk'a gidecek bir yol bulmak n yı harfiyle bakmakla mümkündür. Käinata, kainat nam bakan, onun sahibi namına bakmayan, kainat kitabımd
mayı bilmiyor demektir.
• "La ilahe illallah Muhammedün Resulullah 24 harftir. Yirmi dört saatin Allah için geçirilmesine işarettir. (MN Efendi)
YANITLASİL
yuksel18 Mayıs 2023 06:35 Nurun Birinci Talebesi Hulusi Yahyagil sy. 270.
Hicri 9. yılda Tebuk Seferi dönüşünde Medine'ye gelen Sakif kabilesi elçileri, Medi- ne'de kaldıkları süre içinde mescidde Hz. Peygamberin yakın alakasına mazhar ol- muşlardı. Sonunda müslü- man oldular. İslâm'ı öğrendi- ler. Ancak arkalarında bi- raktiklan kabilelerinin, ken- dilerini anlayışla karşılaya- caklarından kuşkuluydular. Hz. Peygamber'den ilginç is- teklerde bulundular. Bunlar arasında bir-iki tanesi vardı ki gerçekten pek dikkat çeki- ciydi. Dediler ki:
- Bizi namaz kılmaktan muaf tut?.. Hz. Peygamberin cevabı çok kesindi:
-"Namazsız dinde hayır yoktur."
Pek tabii, namazsız din- darlıkta da hayr olmazdı.
- Kabilemiz dışından biri- ni bize âmir tayin etme! dedi- ler. Hz. Peygamber, kabul buyurdu. İçlerinde bulunan ve yaşça en küçükleri olan ve fakat Islam'ı öğrenmekte pek gayretli davranan Osman Bin Ebi'l-As't onlara imam ve vall yaptı.
- Lat putumuza üç yıl do
kunmal dediler. Hz. Peygam
Der kabul etmedi.
Yine kabul etmedi.
- Bir yıl dokunmal dediler, Hz. Peygamber bunu da ka bul etmedi.
- Biz döndükten sonra bir ay olsun bizimle kalsın, dedi ler. Resûl-i Ekrem Efendimiz onu da kabul etmedi. Lata süre tanımadı. Putlara mü samaha olunamayacağını ortaya koydu. Tevhid yur- dunda putun ne işi vardı?... Yeniden şekillenen İslâm yurdunda puta yer yoktu. Efendimizin kararlılığını gö rünce;
- Bäri onu bize, kendi elle- rimizle kırdırtma. Onun yı kım işini sen üstlen dediler
Hz. Peygamber:
- "Olur, ben onu ortadan kaldırtırım" buyurdu.
Elçilerin Medine'den ayrı- hışından iki-üç gün sonra Hz. Peygamber, Ebu Sufyan ile yine bir Sakifli olan Mugire bin Şu'be'yi Lat'ı ortadan kaldırmakla görevlendirdi. Onlar da bunu büyük bir gösteri halinde, bütün Sakif halkının gözü önünde parça- layıp yok ettiler.
58.956.609 Bu yıl doğanların sayısı info 221.198 Bugün doğanların sayısı info 29.522.708 Bu yılki ölüm sayısı 110.766 Bugün ölenlerin sayısı 29.433.901 Bu yılki nüfus artışı
Kamu ve Ekonomiler $ 9.982.020.147 Bugün dünyada yapılan kamusal sağlık harcamaları $ 6.681.488.141 Bugün dünya yapılan kamusal eğitim harcamaları $ 2.860.716.715 Bugün dünyada yapılan kamusal askeri harcamalar 29.805.780 Bu yıl üretilen araba sayısı 61.444.587 Bu yıl üretilen bisiklet sayısı 155.144.080 Bu yıl satılan bilgisayar sayısı
Toplum ve Medya 1.223.560 Bu yıl basılan yeni kitap sayısı 279.278.352 Bugün dağıtılan gazete sayısı 405.937 Bugün dünyada satılan televizyon sayısı 4.433.130 Bugün satılan cep telefonu sayısı $ 191.740.952 Bugün video oyunlarına harcanan para 5.751.217.695 Dünyada internet kuyllanıcı sayısı 177.551.378.868 Bugün gönderilen eposta sayısı 5.842.260 Bugün yazılan blog sayısı 552.218.405 Bugün gönderilen Tweet sayısı 5.958.246.324 Bugün Google'daki arama sayısı
Çevre 2.288.163 Bu yıl yok olan orman alanı (hektar) 3.080.486 Erozyonunun yok ettiği toprak (hektar) 16.072.011.808 Bu yılki karbon dioksit CO2 emisyonu (ton) 5.279.841 Bu yıl çölleşen toprak (hektar) 4.308.517 Bu yıl salınan endüstriel zararlı atık (ton)
Gıda 870.326.946 Dünyada aç insan sayısı 1.745.403.008 Dünyada aşırı kilolu insan sayısı 837.018.865 Dünyadaki obez insan sayısı 18.461 Bugün açlıktan ölen insan sayısı $ 389.188.981 ABD'de bugün obezitenin sağlığa maliyeti $ 114.118.591 ABD'de bugün kilo kaybetmek için harcanan
Su 7.545.828 Bu yılki su tüketimi (milyar litre) 370.491 Bu yıl suya bağlı hastalıklardan ölenler 772.351.121 İçecek suya erişimi olmayan insan sayısı
Enerji 281.756.302 Bugün tüketilen enerji (MWh), kaynakları: 239.846.874 - yenilenmeyen kaynaklardan (MWh) 42.430.042 - yenilenebilir kaynaklardan (MWh) 1.765.498.994.177 Bugün yerküreye çarpan güneş enerjisi (MWh) 57.788.155 Bugün çıkartılan petrol miktarı (varil) ) 1.401.287.125.179 Kalan petrol (varil) info 14.613 Petrolün tükenmesine kalan gün sayısı 1.074.618.569.963 Geri kalan doğalgaz (boe) info 56.559 Doğalgazın bitimine kalan gün sayısı 4.284.071.997.762 Geri kalan kömür miktarı (boe) 147.727 Kömürün bitmesine kalan gün sayısı
Sağlık 5.711.387 Bu yıl bulaşıcı hastalıklardan ölen sayısı 3.344.131 Bu yıl 5 yaş altında ölen çocuk sayısı 19.611.777 Bu yılki düşük sayısı 135.985 Bu yıl doğum sırasında ölen anne sayısı 44.618.766 HIV/AIDS bulaşmış kişi sayısı 739.594 Bu yıl HIV/AIDS'in sbep olduğu ölüm sayısı 3.613.326 Bu yıl kanserin sebep olduğu ölüm sayısı 173.492 Bu yıl sıtmanın sebep olduğu ölüm sayısı 9.137.504.735 Bugün içilen sigara sayısı 2.199.356 Bu yıl sigaranın sebep olduğu ölüm sayısı 1.100.372 Bu yıl alkolün sebep olduğu ölüm sayısı 471.786 Bu yıl intihar sayısı $ 176.003.962.810 Bu yıl dünyada kaçak uyuşturucuya harcanan 593.895 Bu yıl trafik kazalarında ölen sayısı İngilizceden artel@superonline.com
Bugün sosyal ve duygusal beyin çalışmaları ile beyinde ahlakın ve duyguların fiziksel kanıtları bulundu. Bu sayede psikolojinin yeniden yazılmaya başlandığını söyleyebiliriz.
Modern insan başkalarının kendisini nasıl gördüğüne, çevrenin ne dediğine eskisinden daha çok önem veriyor. Böyle olunca da insanın kendi kendiyle kalması, kendini tanıması zorlaşıyor.
İnsan karanlıkta, kimsenin görmediği yerde suç işleyebilir, başkasının hakkını gasp edebilir. Ama vicdanı diri insan, suçu başkasından gizlese de kendinden gizleyemez.
İnsan nasil para kazanmak için çaba sarf etmeliyse, sevgiyi artırmak için de gayret göstermelidir. Sevgi, kuyu gibidir; kovayı sarkıtıp çektikçe gelmeye devam edecektir.
Ölümle beraber her şeyin nihayete ereceğini düşünmek, kişiye büyük bir ızdırap verir. O nedenle ateist düşünce biçimi, ümidi yok ettiği için insanı hüsrana sürükler.
Ey nefsim! Deme; "Zaman değişmiş, asır başkalaşmış, her- kes dünyaya dalmış, hayata perestiş eder. Derd-i maişetle² sar- hoştur.” Çünki; Ölüm değişmiyor; Firak³, bekaya' kalbolup baş- kalaşmıyor. Acz-i beşeri, fakr-i insanî değişmiyor, ziyadeleși- yor, beşer yolculuğu kesilmiyor, sür'at' peyda ediyor.
Hem deme; "Ben de herkes gibiyim." Çünki; herkes sana ka- bir kapısına kadar arkadaşlık eder. herkesle musibette⁹ beraber olmak demek olan teselli ise, kabrin öbür tarafında pek esassız- dır. Hem, kendini başıboş zannetme; zira¹º, şu misafirhane-i dün- yada nazar-1 hikmetle¹¹ baksan; hiçbir şeyi, nizamsız, gayesiz gö- remezsin. Nasıl sen nizamsız, gayesiz kalabilirsin? Zelzele gibi vakıaları2 olan şu hâdisat-1 kevniye¹³, tesadüf oyuncağı değiller.
G örüyorum ki; şu dünya hayatında en bahtiyar odur ki, dünyayı bir misafirhane-i askerî telâkki etsin ve öyle de iz'an etsin ve ona göre hareket etsin. Ve o telâkki ile en büyük mertebe olan mertebe-i rızayı çabuk elde edebilir. Kırılacak şişe pahasına, daimi bir elmasın fiyatını vermez. İstikamet ve lezzetle hayatını geçirir.
Evet dünyaya ait işler, kırılmaya mahkûm şişeler hükmündedir. Bâki umur-u uhreviye ise, gayet sağlam elmaslar kıymetindedir. İnsanın fıtratındaki şiddetli merak ve hararetli muhabbet ve dehşetli hırs ve inatlı talep ve hakeza şedit hissiyatlar, umur-u uhreviyeyi kazanmak için verilmiştir. O hissiyatı şiddetli bir surette fâni umur-u dünyeviyeye tevcih etmek, fâni ve kırılacak şişelere, bâki elmas fiyatlarını vermek demektir. MAN
77 Madde/Beyyine Haf-Zahi bar için ve Yemin Ash ibka içindir.. Madde/Beyyine Hüccet-i Müte'addiye ve ikrar Hüccet-i Käsiradr,
198 81. Madde/Asl Sabit Olmadi Hälde Fer'in Sabit Olduğu Väriddir. 82 Madde/Sartin Subitu Indinde Ona Mu'allak Olan Şeyin Sübutu Lazım Olur.. 210 213 225 226 94. Madde/Hayvanatin Kendiliğinden Olarak Cinayȧti ve Mazarrâti Hederdir. 97 Madde/Bila Sebeb-i Meşru Birinin Malini Bir Kimsenin Ahzeylemesi Caiz Olmaz. 234 SÖZLÜK
196
29 Madde/Kişi kranyla Mudheze Olunur............. 80 Madde/Tenakuz lle Huccet Kalmaz Lakin Mütenåkızın Aleyhine Olan Hükme Halel Gelmez............. 204
206
$3 Madde/Bi Kaderi'l-imkan Şarta Müra'at Olunmak Lazım Gelir.
96. Madde/Bir Kimsenin Mülkünde Onun İzni Olmaksızın Ähar Bir Kimsenin Tasarruf Etmesi Caiz Değildi.......232
98 Madde/Bir Şeyde Sebeb-i Temellukün Tebeddülü O Şeyin Tebeddülü Makamina Käimdir. 99. Madde / Kim Ki Bir Şeyi Vaktinden Evvel İstical Eylerse Mahrumiyetiyle ..........................
235
100 Madde/Her Kim Ki Kendi Tarafından Tamam Olan Şeyi Nakz Etmeye Sa'y Ederse Sa'yı Merduddur.239
Yalnızlaşan ama güvene hâlâ ihtiyacı olan, değersizleşen ancak yoğun ilişki ağı içinde yaşayan, kendi özgürlüğünü önemseyen ancak bunlar sadakatle inanabileceği kurumlara devredebilecek kişi/kurum arayan bireyin, doğru olmak, doğruyu bulmak ve doğrularla birlikte olmaktan başka bir çıkar yolu gözükmemektedir
Doğruluk, samimiyetin en önemli kriteri- dir. Zira samimi bir imanda dil ile ikrardan daha önemlisi kalp ile tasdiktir. Yani kalbin sidk ile Allah'ın birliğine ve Hz. Muhammed'in (sas) onun kulu ve resûlü olduğuna inanmasıdır.
Sadakat ve doğruluğun davranışlara yansıması erdemli bir Müslümanı ve ideal bir toplumu meydana getirir. Bunun için Müslümanın her davranışında ve amelinde doğruluk ve istikamet üzere olması asıldır. Nitekim Allah Kur'an-ı Kerim'de: "Rabbimiz Allah'tır." deyip de dosdoğru çizgide yaşayanlar, işte onların üzerine melekler şu müjdeyle inerler: "Korkmayın, kederlenmeyin, size vadolu- nan cennetle sevinin!" buyurur. Rabbimiz ciddiyetini her an hayatımızda canlı tutmamız ve samimiyet üzere bir çizgide sabitkadem olabilmemiz için beş vakit namazda günde kırk defa, "Bizi dosdoğru yola ilet." duasıyla istikamet üzere bir hayat talep etmemiz gerektiğini bizlere hatırlatır.
Su, canlıdır; Allah'ı zikreder, O'na şükreder, hamd eder. Su, bütün biçimlerin kendinden çıktığı esas madde; varoluşun özü, yaratılışı Önceleyen ve onu sağlayan temel unsurdur. Yaradılış su ile başladı. Bir damla sudan yaratılan, su içinde serpilen, su kenarına yurt kuran, suyla temizlenen, susuzlukla terbiye edilen, hayatı su ile devam eden ve sudan mahrum kaldığında sona eren insanoğlunun künhünde hep su oldu. Bu şekilsiz, kokusuz, renksiz ve tatsız mucize, binlerce yıllık çağıltısıyla kültürlerin gelişmesine, uygarlıkların kurulmasına vesile oldu. Hiç azalmayacakmış gibi zannedilen bu değerli kaynağın tehdit altında olduğuna artik hepimiz vakıfız. Şu hâlde bize düşen, insan davranışlarının su üzerindeki etkilerini ahlâkî açıdan inceleyen, bu davranışların ahlâki kurallara bağlı olarak gelişmesi gerektiğini savunan bir değer yargıları bütünü olarak Su Ahlâkı'nı gündemimize almaktır.
Lozan Konferans'na İsmet İnönü ile birlikte katılarak Türkiye aleyhine birçok entrikalar çeviren Hahambaşı Ha yim Naum'un, daha sonraları hükümet erkânı ile araları çok iyi olmasına rağmen: Bu memlekete bu millete çok kö- tülük ettim, artık aralarında yaşayamam diyerek pişmanlık içinde Mısır'a gitti. 115
Ben bu saydıklarınızı işlemeğe kefil olurum! dedi. Ve böylece amelde bulundu. Elyasa' A.S.) ölünce bu emirlerin yerine getirilme si gerektiğinden bu yiğite kefalet sahibi anlamına Zülkifil denildi. Zülkifil'in nübüvvetinde aykırı inanışlar vardır. Kimileri:
Veli'dir! dediler, kimileri de;
Nebî'dir dediler. Kimileri de;
Yalnız bir kimseye gönderilmiş nebidir! dediler. Ve bil esmâilleti deâke bihâ Yûşa'ü Aleyhisselâmü. Yâni: Ey Allah'ım, şu Esmâ-yı İzâm'ın hürmetine Sen'den niyaz ederim ki, Yûşa' (A.S.) Sana o yüce isimlerle dua etmişti. Yûşa' (A.S.) in duası:
Tüm bu söylediklerimiz üzerine şöyle bir şey dile getirilebi- lir: "Kur'an'da yoksa dine aykırılığı da yok demektir. Bu nedenle tüp bebek, organ nakli, kürtaj gibi konular Kitap'ta geçmediğine göre bunları tartışma konusuna dönüştürmeye gerek yok, hepsi câizdir.” Ancak unutulmaması gereken husus, yeni problemlerin büyük kısmının gerçekten de ciddi sorunlar taşıdığıdır. Örneğin günümüzde insanlar sperm bankalarından sperm alarak çocuk doğurmaktadırlar. Bu mesele Kur'an'ın vurguladığı zina kavramı içine girmemektedir. Çünkü ortada cinsel birliktelik yoktur. Bu durumda bunu yapan kadın ile doğurduğu çocuğun durumu, ve- layeti, doğuran kadının mirası gibi pek çok mesele cevap almak için sıraya dizilmektedir. Eğer bir insan bunlar Kur'an'da yok, o 0 yüzden sorun teşkil etmez diyecek olursa, hükümlerin sadece Kur'an'da olanlarla sınırlı olduğunu iddia eden yaklaşımın bizi götüreceği tehlikeli noktayı tasavvur etmek mümkün değildir. Hadislere Gerek Yok Söylemi Enbiya Yıldırım sy. 32.
Üçüncüsü yalan sözdür. Yalan konuşmanın veya yalan şahitliğin en büyük ablardan sayılması dikkate değerdir. Bu konu, daha çok dünya hayatı, sosyal a ve insan hakları ile ilgilidir. Bilindiği üzere yalan, hak baktık me tadan kaldırmakta, haramı helal, helâli haram yapmaktadır. Ama aynı zamanda al ve can kaybına da sebep olmakta, sosyal düzeni bozmakta, insanlar arasındaki given ve itimadı kaldırmaktadır. Binäenaleyh dünya düzeni ve sosyal hayat a ndan en büyük felaketlere sebep olan suç, yalandır.
Zulüm üçtür; Bir zulüm vardır ki Allah onu bırakmaz. Birini mağfiret eder, diğerini ise mağfiret etmez. Mağfiret etmediği zulüm şirktir. Allah onu mağfiret etmez. Allah'ın mağfiret ettiği zulüm ise, kulun kendisi ile Rabbi arasındaki zulümdür. Bırakmadığı zülum ise kısastır. Bazılarının hakkını bazılarından almasıdır. Ravi: Hz. Enes (r.a.) Sayfa: 221 / No: 5 Ramuz El-Ehadis
Mekke döneminde Hz. Peygamber'in eğitim ve öğretim faaliyeti insanla a ulaşabildiği her yer olmakla birlikte Dârülerkam'ın merkez olarak kullanıldı bilinmektedir. Medine döneminde ise eğitim ve öğretimin merkezi Mescid-i Nebevi olmuştur. Resûl-i Ekrem burada etrafında iç içe daire şeklinde oturan sahilerine Allah'tan aldığı bilgileri iletiyor ve aynı zamanda onları eğitiyordu. Mescidde barınan ashâb-ı Suffe, vakitlerinin büyük bir kısmını öğrenimle geçi- riyordu. Mescidlerin eğitim öğretim merkezi olması Hz. Peygamber zamanında başlamış daha sonraki dönemlerde de devam etmişti. Islâm düşünce tarihinde Hasan Basri, Imam Ebû Hanife, Imam Malik, Imam Şâfii, Taberi gibi birçok önde gelen âlim öğrenimlerini mescidlerde almış ve öğrencilerini de buralar- da yetiştirmişlerdi. Dolayısıyla yaklaşık ilk dört asırda eğitim-öğretim için resmi kurumlar yerine mescid ve câmiler ilim öğrenilen ve öğretilen merkez olma delliğine sahipti. İslam tarihinde ilk resmi eğitim kurumu Nizamiye medreseleri olmuştur. Büyük Selçuklu veziri Nizâmülmülk (ö. 485/1092) kendi adıyla anı- lan Nizamiye medreselerini Sünni Abbasiler ile Selçuklular'ı yıpratmak amacıyla Fàtimiler'in yaptığı Şii-Bâtınî propagandaya karşı Ehl-i sünnet akîdesini güçlen- dirmek amacıyla kurmuştu. Böylece eğitim-öğretimde kurumsallaşma dönemi de başlamıştı. 38
B.
36 Düzenli, Hadis Alma Yöntemi Olarak İcâzet ve Münâvele, s. 150-155.
37 Geniş bigi için bk. Kâdî İyaz, el-İlma', s. 162-173; Polat, Metin Tenkidi, s. 96-99. 38 Medreseler hakkında geniş bilgi için bk. Bozkurt, "Medrese", DIA, XXVIII, 323-327; İpşirli, "Medrese", DÍA, XXVIII, 327-333.
Her şey kendi lisanıyla Allah'ı tesbih ediyor. (S.) 151:14. Söz 3. sü; (S.) 301, 302:24. Söz 1. dal; (S.) 605:33. Söz 13. pencere Her varlıkta Allah'ın taklid edilemez turrası vardır. (S.) 22. Söz
2. mak. 4. lem'a
Hıristiyanlar Hz. İsa'yı Allah'ın oğlu olarak görürler. (K.L.) 131. Hiçbir şuur sahibi Allah'ı inkar edemez. (E.L.) 1:200. Hz. Musa'nın Allah'ın kelâmını dinlemeye doymaması. (S.) 170:
15. Söz, zeyl
İnâyetler, şefkatler ilmine delildir. (Ş.) 544:15. Şua İnsanda olan kemâl Allah'ın kemâlinden iktibas edilmiş bir göl- gedir. (Mh.) 120:3. makale
İnsanın Allah'a uzak olması. (S.) 181:16. Söz 3. şua İnsanlık, Allah'ın meşiheti karşısında inada güç yetiremez.
(Mh.) 35:1. makale, 9. mukaddime İnsan fâni vücudunu vücudu verenin yolunda fedâ etmelidir. (S.) 194:17. Söz, Farisi. Mün.
Kâinat kitabı Allah'ın varlık ve birliğine delildir. (Nok. İç. R.) 1:99
Kainatın yaratıcısı kâinat cinsinden değildir. (M.) 241:20. Mek-
Kimin için Allah varsa ona herşey var, kimin için yoksa, her şey ona yoktur. (S.) 426:25. Söz Emir. Çiçeği Kudretin aynaları çoktur. (S.) 645:Lemaat
Kur'ân Allah'ın varlık ve birliğine delildir. (Nok. İç. R.) 1:105. Kur'ân'ın en mühim esaslarından biri, Allah'ı ispattır. (Mh.) 11. Madem Allah var, elbette âhiret vardır. (S.) 99:10. Söz 2. nok.
Felsefenin bir taifesi Allah'a “mucib-i bizzat” demişler. (S.) 501: 30. Söz Felsefe talebelerinin, küfür milletinin ve nefs-i emmarenin en müthiş dalâleti Allah'ı tanımamaktır. (S.) 61:10. Söz mukad.
Hediye getiren hizmetçinin ayağını öpüp hediyeyi göndereni hiç tanımamak büyük bir gaflettir. (S.) 13:1. Söz Herşeyde Allah'a bir yol bulmak. (M.) 444:29. Mektup zeyl hâti Hergey Allah'ın tasarrufundadır. (M.) 235:20. Mektup 2. mak. 2. kel. Herşey her şeyinde ve her şe'ninde Allah'a muhtaçtır. (S.) 606:
Bazı filozoflar Allah'ın cüz'iyatı bilmediğini söylerler. (S.) 501:30. Söz Besmelede üç sikke-i Rububiyet var. (S.) 14:1. Söz
Birşeyden her şey yapmak, her şeyi bir şey yapmak Allah'a mah-
sustur. (S.) 61:10. Söz muk.
Birşeyin kendisine ait neticesi birse Yaratıcıya ait bindir. (S.)
501:30. Söz
Bir mahalle muhtarsız, bir harf kâtipsiz olmaz. (S.) 53:10. Söz Bütün hayır Allah'ın elindedir. (M.) 221:20. Mektup 9. kelime Bütün kâinat Allah'a duâ eder. (S.) 287:23. Söz 1. meb. 5. nokta Bütün varlıkların isimlerinin cilvesine mazhar olduğu Zât-ı Vâ- cibü'l-Vücudu bulan bir kalp herşeyi bulur. (M.) 444:29.
Mektup 9. kısım, zeyl Büyüklük Allah'ındır ve minnet de Ona mahsustur. (D.H.Ö.)
meyve; (S.) 593:32. Söz 3. mev. 2. meb. 9. işa Cennet Allah'ın ihsanıdır. (S.) 324:24. Söz 5. dal 2. meyve Cennette bir dakika Allah'ı görmek bütün Cennet lezzetlerinden
Allahın Peygamberlerini birbirleri üzerine tafdil etmeyin. Muhakkak Sur'a üfrülür de semavat ve arzda olanlar -Allahın dilediği hariç- düşüp ölürler. Sonra ikinci Sura üfürülür. Ben dirilerin ilki olurum. Bir de bakarım ki Hz. Musa (a.s) Arşa tutunmuş. Bilmem ki Tur günündeki "Sayka" sebebile muhasebe mi edildi, yoksa Benden evvel mi diriltildi. Ve de Ben Muhammed (s.a.v)in Metta oğlu Yunus (a.s) dan daha faziletli olduğunu söyleyemem. Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.) Sayfa: 474 / No: 12 Ramuz El-Ehadis
Bir mü'minin kalbine sürur vermiş bir mü'min yoktur ki, o sürurdan Allah, Allah'a ibadet eden, Onu temcid eden, Onu tevhid eden bir melek yaratmasın. Bu mü'min kabrine girince o, mü'mine verdiği sürur gelir ve "beni tanıdın mı?" der o da: "Sen kimsin?" der. O da şöyle cevap verir: "Ben filana verdiğin sürurum. Ben bugün senin yanlızlığında enîsin olacağım, suallerine yardım edeceğim ve sana o sabit sözü unutturmayacağım, mahşerde seninle beraber olacağım. Rabbına senin için şefaatta bulunacağım ve Cennette de yerini sana göstereceğim." Ravi: Hz. Cafer (r.a.) Sayfa: 387 / No: 2 Ramuz El-Ehadis
Gözlerinden Allah korkusundan sinek başı gibi yaş çıkan hiç bir kul yoktur ki, o yaşlar yüzüne aksın da onun yüzüne ebeden ateş dokusun. Ravi: Hz. İbni Mes'ud (r.a.) Sayfa: 386 / No: 1 Ramuz El-Ehadis
Hiç bir kul yoktur ki, dünyada bir derece yükselmek kasdı ile yükselsin de ahirette Allah ondan daha devamlı ve mühim derece indirmesin. (Dünyada mevkiinin yüksek olmasına heves etmemeli) Ravi: Hz. Selman (r.a.) Sayfa: 385 / No: 2 Ramuz El-Ehadis
Hiç bir peygamber yoktur ki ümmetimde onun bir naziri olmasın. Ebu Bekir (r.a) İbrahim (a.s.)'ın benzeri, Ömer (r.a) Musa (a.s.)'ın benzeri, Osman (r.a) Harun (a.s.)'ın benzeri, Ali İbni Ebu Talib (r.a) da benim nazirimdir. Kim Meryemoğlu İsa (a.s.)'a bakmaktan sürur duyarsa Ebu Zerri'l Gıfariye (r.a) baksın. Ravi: Hz. Enes (r.a.) Sayfa: 388 / No: 11 Ramuz El-Ehadis
Genel BakışŞarkı SözleriDinleVideolar Her şey her şey, senin için Dualarım duygularım Düşlerimde bakışların Hep seni söylüyor şarkılarım Her şey her şey, senin için Dualarım duygularım Düşlerimde bakışların Hep seni söylüyor şarkılarım Umrumda değil kim duyarsa duysun Varsın olsun kim görürse görsün Bırak gitmeyi kolay mı sanıyorsun Söyle sevgilim herkes duysun Duyanlara duymayanlara Soranlara sormayanlara Ben onu seviyorum çok seviyorum Seviyorum seviyorum çok Duyanlara duymayanlara Soranlara sormayanlara Ben onu seviyorum çok seviyorum Seviyorum seviyorum Her şey her şey, senin için Dualarım duygularım Düşlerimde bakışların Hep seni söylüyor şarkılarım Her şey her şey, senin için Dualarım duygularım Düşlerimde bakışların Hep seni söylüyor şarkılarım Umrumda değil kim duyarsa duysun Varsın olsun kim görürse görsün Bırak gitmeyi kolay mı sanıyorsun Söyle sevgilim herkes duysun Duyanlara duymayanlara Soranlara sormayanlara Ben onu seviyorum çok seviyorum Seviyorum seviyorum çok Duyanlara duymayanlara Soranlara sormayanlara Ben onu seviyorum çok seviyorum Seviyorum seviyorum Hz. Muhammed Mustafa için Söylenmiştir (s. a. v.)
İlmi gizleyene her şey lanet eder. Denizdeki balık ve gökteki kuş bile. Ravi: Hz. Ebû Said (r.a.) Sayfa: 337 / No: 3 Ramuz El-Ehadis Not. Tarihi gerçeklerde bir ilimdir.
Lozan Baris : لوزان قونفرانسی Lozan Konferansı antlaşması için yapılan konferans (bk. Lozan)
- Lozan Antlas : لوزان معاهده سی Lozan Muahedesi ması. Kurtuluş Savaşının ardından 24 Tem- muz 1923 tarihinde imzalandı. Daha sonra da TBMM'de 23 Ağustos 1923 günü 340, 341, 342 ve 343 sayılı kanunlarla kabul olundu.
Bediüzzaman Said Nursî, bazı risalelerinde Lozan Andlaşmasıyla ilgili değerlendirme- erinde ağırlıklı olarak, bu andlaşma çerçe- wesinde Türkiye'den katılan yetkililerin Ba- lı ülkelere, "din-i İslâmı bu mübarek Türk milletinden kaldırmak için Lozan Muahe- Hesinde" söz verdiklerini ve pek şiddetli ve ehşetli hücumlarına rağmen hiçbir hakikî Müslüman Türkü Protestan yapmaya muvaf- ak olamadıklarını söyler.
esîri: atomların içini ve bütün uzay boşlu- ğunu doldurduğu var sayılan, uzaktan çekme ve itme kuvvetlerinin, ışık ve diğer işınların (radyosyonların) manyetik (mıknatıs alanı oluşturan) kuvvetlerin iletimini sağlayan, atom parçacıklarının yaratılmasında ham- madde ve kaynak görevini yapan çok ince ya-
hakikati insanların yaşadığı devir, Hz.Peygamber gore (a.s.m.) ve sahabelerin yaşadığı devir
asri hazır: şimdiki devir, şimdi
yüzyıl
asr-i hürriyet: hürriyet asri, insanl rın hür yaşadıkları yüzyıl
عصر میلادی asr miladi : milâdî yüzy Hz.İsa'nın doğumunu başlangıç olarak alan takvime göre hesap edilen yüzyıl
asr-1 Muhammedi : Hz. Muham
med'in (a.s.m.) hicretini (mi.622) başlangı olarak alan hicrî yüzyıl
asr-i nur: nur asrı, aydınlık devir (mec.) Hz. Muhammed'in (a.s.m.) getirdiğ Kur'an ve İslâm'ın dünyayı aydınlatmaya baş ladığı devir
: عصر نزول فرقان asr- nûzul-i Furkan
yanlışı ayırıcı (Furkan) olan Kur'an'ın gönde rildiği yüzyıl doğru ile
Asr-1 Saadet : mutluluk çağı, Muhammed'in (a.s.m.) ve sahabenin yaşadığı yüzyıl (bkz.sahabe) Hz.
: عصر سعادت و تابعین Asri Saadet ve tabiin ve sahabenin yaşadıkları devir olan Asr-1 Sa Saadet ve asr-1 tabiîn) Hz. I adet (Muth peygamber (a.s.m.) : (Asr-1 الملا
Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi 214 1 Ağırbaşlılık, güzellik, teenni ve iktisad, Peygamberliğin yirmi dört cüz'ünden bir cüzdür. Hz. Abdullah İbni Serces (r.a.) 214 2 Dinlemek ve itaat etmek her müslümana borçtur. Hoşlansa da, hoşlanmasa da, Ancak, günahla emrolunmadıkça, Eğer masiyetle emrolunursa ne dinler, ne de itaat eder. Hz. İbni Ömer (r.anhüma) 214 3 Sinameki ile kimyon, bunlar her derde devadır. Hz. Ebû Ubeyyil Ensari (r.a.) 214 4 Sünnet ikidir: Gönderilmiş bir Peygamberin sünneti, İmam-ı Adilin sünneti. Hz. İbni Abbas (r.anhüma) 214 5 Sünnet ikidir: Farizada sünnet, gayri farizada sünnet, Farizadaki sünnetin aslı Kitabullahtandır. Yapmak hidayet, terketmek ise dalalettir. (cemaat ve ezan gibi) Allah'ın kitabında olmıyan sünnete gelince, onu yapmak fazilet, terkedilmesi ise hata değildir. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.) 214 6 Kedi canavardır. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.) 214 7 Misvak ağız için temizliktir. Ve Aziz ve Celil olan Allah'ın rızasına sebebtir. Hz. Ebû Bekir (r.a.) 214 8 Misvak, erkeğin fesahatını artırır. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.) 214 9 Misvak ve Cuma guslü, her müslümana vacibtir. Hz. İbni Amr (r.anhüma) 214 10 Misvak, ağız için temizlik, Allah (z.c.hz)'lerinin rızasına sebeb ve gözlere de ciladır. Hz. İbni Abbas (r.anhüma) 214 11 Sual sormak ilmin yarısıdır. Rıfk, geçimin yarısıdır. İktisadlı kişi fakir olmaz. Humma ölüm kılavuzudur. Dünya da müminin zindanıdır. Hz. Enes (r.a.) 214 12 Çarşı, gaflet ve sehiv yurdudur. Kim Allah'ı orada bir kere tesbih ederse, Allah ona bir milyon sevab yazar. Kim ki "Lâ havle ve lâ kuvvete illâ Billah" derse, akşama kadar Allah'ın emanında bulunur. Hz. Ali (r.a.) 214 13 "Esselamü aleyküm yâ ehlel kubûri, minel mü'minîne vel müslimin. Yağfürullahü lena ve leküm, entüm selefüna ve nahnü bil ısri
2293- Bela, insanın sözüne bağlıdır. Kul günah yapmayacağım, dediği zaman, şeytan bütün işini gücünü bırakıp ona musallat olur, günah işleyinceye kadar yakasını bırakmaz. (Kişinin Allah'ı anarak O'nu zikretmesi gerekir.)
Bâtılın bir hakimiyet zamanı vardır, sonra yok olup gidecektir.
(Nt. İç. R.) 2:264.
Bâtıl şeyleri güzel tasvir safi zihinleri bozar. (S.) 647:Lemaat Ehakkı araştırma zamanında bâtılın vücuduna bir nevi müsa- maha var. (TI. İç. R.) 1:199.
Hak geldi, bâtıl zâil oldu. (Mh.) 33, 44:1. maka. 8 ve 12. muk. Hakkı bâtıldan ayırabilmek ilim ile olur. (İ.İ.) 102.
Meslekler, mezhepler ne kadar bâtıl da olsalar içinde bir haki- kat bulunur. (M.) 354:28. Mektup 6. mese. 3. nükte
Riba taşı çekilse, zalim medeniyet sarayı çökecektir. (Rm. İç. R.) 1:230. Bir Hazinenin Anahtarı Risale-i Nur Kulliyati Fihrist ve İndeksi İsmail Mutlu sy. 203,204.
fikirleri vardır ve gayr-i mahdut şeheviye ve gadabiye gibi kuvveleri vardır ve öy- le acaip bir yaratılışı vardır ki, sanki bü- tün envâ ve âlemlere fihriste olarak yara- tılmıştır.
✓ İşte böyle bir insanın o yüksek ru- hunu inbisât ettiren, ibadettir;
İstidâtlarını inkişaf ettiren, ibadettir; ✓ Meyillerini temyiz ve tenzih ettiren,
ibadettir;
✓ Emellerini tahakkuk ettiren ibadettir;
✔Fikirlerini tevsî ve intizam altına alan, ibadettir;
yapılmasıdır. Eğer başka bir hikmet ve bir fayda ibadete illet gösterilse, o ibadet bâ- tıldır. Faydalar, hikmetler yalnız müreccih olabilirler, illet olamazlar.
İllet: Bir şeyin yapılma- sına, bir hükmün konul- masına sebep olan du- rum.
Ey nefsim! Deme: "Zaman değişmiş, asır başkalaşmış, herkes dünyaya dalmış, hayata perestiş eder, derd-i maîşetle sarhoştur." Çünkü ölüm değişmiyor, firak bekâya kalbolup başkalaşmıyor. Acz-i beşerî, fakr-1 insanî değişmiyor, ziyâdeleşiyor. Beşer yolculuğu kesilmiyor, sürat peydâ ediyor.
Hem deme: "Ben de herkes gibiyim." Çünkü; herkes sana kabir kapısına kadar arkadaşlık eder. Herkesle musibette beraber olmak demek olan teselli ise, kabrin öbür tarafında pek esassızdır.
Cömertlik, cennet ağaçlarından bir ağaçtır. Dalları dünyaya sarkmıştır. Kim bu dallardan birine tutunuyorsa, bu dal onu Cennete götürür. Hasislik te Cehennem ağaçlarından bir ağaçtır. Dalları dünyaya sarkmıştır. Kim de bu dallardan birine yapışırsa, o dal da onu Cehenneme çeker. Ravi: Hz. Ali (r.a.) Sayfa: 213 / No: 3 Ramuz El-Ehadis
Cömert Allah'a, insanlara ve Cennete yakındır. Cehennemden de uzaktır. Cimri ise Allah'dan, insanlardan ve Cennetten uzaktır ve Cehenneme yakındır. Cahil cömert, Allah (z.c.hz)'lerine hasis abidden daha sevimlidir. Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.) Sayfa: 213 / No: 5 Ramuz El-Ehadis
رَسُولِ اللَّهِ وَحُبِ اَهْلِ بَيْتِهِ" (ابن النجار عن الحسين بن على)
2216- İslam uryandır, elbisesi hayadır, süsü ahde vefadır, mürüvveti salih ameldir, değeri takvadır. Her şeyin bir temeli vardır. İslam'ın temeli ise Rasulüllah'ın ashabı ile ehl-i beytini sevmektir.
Bâyezîd Bistâmî, Hemedan'dan yâbânî safran tohumu almıştı. Bis- m'a varınca tohumun içerisinde iki karınca bulunduğunu gördü. Tekrar Hemedan 'a dönerek iki karıncayı yerlerine bıraktı. İşte verâ ve takva böy- olur. Bu zamanda böyle kişiler çok az bulunur. Süfi bile olsalar insanla- in çoğu harâma, helâle ve şüpheli şeylere pek dikkat etmemektedirler. Bu ebeple dine uymanın ihmal edildiğini ve dinin garip kaldığını görüyoruz. Allah bizi ve sizi doğru yola eriştirsin. Tevfik O'na aiddir. Celâleddin Rû- mi der ki:
Yazıklar olsun bilmeden, vakıf olmadan yaptığın konuşmalara, Sana sarık ve cübbe ile sûf libâsın hiçbir faydası olmaz.
279. Şayet (fâiz hakkında söylenenleri) yapmazsanız, Allah ve Rasûlü tarafından (fâizcilere karşı) açılan savaştan haberiniz olsun. Eğer tevbe edip vazgeçerseniz, ser- mayeniz sizindir; ne haksızlık etmiş ne de haksızlığa uğramış olursunuz.
İster fâizin haramlığını inkâr edin, ister etmeyin, eğer Allah'tan korkup geri kalan fâizi bırakmazsanız Allah ve Rasûlü'nün açacağı ve
güç yetiremeyeceğiniz bir savaşa hazırlanın. Allah'ın açacağı harbten maksat, emrine uymayanları cehenneme atması, Rasûlullah'ın harbi ise bizzât bildiğimiz mânâda savaşmasıdır. Bu âyet inince Sakîfliler "Biz Allah ve Rasûlü'yle savaşa güç yetiremeyiz" deyip arta kalan fâizi alma- mışlardır.
Fâizin haram olduğuna inandıktan ve bu pek şiddetli tehdîdi duyduk- tan sonra tevbe ederseniz ana paranızı tam olarak alabilirsiniz. Böyle davranınca hem fazlasını almak suretiyle borçlularınıza zulmetmemiş olursunuz, hem de ana paranın eksilmesi sûretiyle siz zulme uğramamış olursunuz.
Kişi tevbe edince hüküm budur. Mü'min olup fâiz almayı bırakmayan kişi, silâhsız ise tâ'zîr edilir ve tövbe edinceye kadar hapsedilir. Eğer silah- li ise devlet başkanı, bâğîlerle; isyancılarla savaştığı gibi onunla da savaşır. Nitekim Ebû Bekir (r.a.), zekâtı vermekten kaçınanlara savaş ilân etmiş- tir. Ezânı terkeden ve ölüleri defnetmeyenler hakkında da aynı hüküm ge- çerlidir.
Çok esir vardı kampta. Bir gün bir komutan geldi. Ama biz kim olduğunu bilmiyoruz. "Dikkat!" diye bir komut verildi. Herkes, hepimiz ayağa kalktık. Bir ak kişi hariç, Bediüzzaman! Sonradan kim olduğunu öğrendiğimiz Rus Başku- mandan Nikola bunu gördü. Hemen bir tercüman çağırtıp, 'niçin ayağa kalk- madığını sordu. Bediüzzaman, "Tazim Allah'a olur" diye cevap verince; Nikola, kurşuna dizilmesini emretti. O'na ölüm emri verdiği zaman biz çok korktuk. Ölüm mangası da hemen hazırlandı. Sonra namaz için izin istedi Bediüzzaman. Namazını kıldı ve hemen çabuk çabuk geldi. Komutan: "İdam olunacağı zaman ağından alınır, sen çabuk geliyorsun?" diye sordu tercümanla. Bediüzzaman mursamaz bir tavırla: "Rabbime kavuşmak için çabuk geliyorum" dedi. Bu hlas, komutanı çok etkiledi ve insafa getirdi. İdamı kaldırdı ve özür diledi." "200
7 Kasım 1917'de başlayan Bolşevik İhtilâli, Rusya'yı altüst eden büyük bir karışıklığa sebep olmuş ve Çarlık rejimi yıkılmıştı. Ancak yeni rejimin ülke ça- pında disiplini sağlaması zaman alacaktı. Üstad Bediüzzaman Hazretleri, yak- laşık iki buçuk senelik bir esaretin sonunda, ihtilâlin sebep olduğu bu karışık- lıktan istifade ederek, 1918 senesinin baharında210 tek başıyla Kosturma'dan firar etti. Takriben üç ay süren bu yolculuğunda, Allah'ın inayetiyle, pek kolay bir şekilde Kosturma'dan, Baltık Denizi kıyısındaki Petersburg'a geçerek, ora- dan da Polonya'nın başkenti Varşova'ya ulaştı. Buradan Avusturya'nın başken- ti Viyana'ya geçti ve oradan da Bulgaristan'ın başkenti Sofya üzerinden trenle İstanbul'a geldi.
Bir adam seni çamurda düşürmüş, öldürüyor. Ayağını senin boğazına basmış olduğu halde istifham-1 istihfafiyla (alaycı sualleriyle) sual ediyor ki: "Mezhebin
nasıldır?"
Buna cevab-1 müskit (susturucu cevap), küsmekle sükût edip yüzüne tükür- mektir. Tükürün Ingiliz-i laînin o hayâsız yüzüne! (Cevabım) Ona değil, haki-
kat namına şudur:
"Sual: Din-i Muhammed nedir?
Cevap: Kur'ân'dır.
Sual: Fikir ve hayata ne verdi?
Cevap: Tevhid ve istikamet.
Sual: Mezâhimin devası (insan tabakaları arası çekişmelerin çaresi) nedir?
Cevap: Hurmet-i riba ve vücûb-u zekâttır. (Faizin haramlığı ve zekatın farz
oluşudur)
Sual: Şu zelzeleye ne der? (Avrupa'daki işçi ayaklanmalarına)
Cevap: "Şübhesiz insan için, (kendi) çalıştığından başkası yoktur!"247
"O kimseler ki, altın ve gümüşü biriktirirler ve onları Allah yolunda sarf et- mezler. İşte onları (pek) elemli bir azap ile müjdele."2
Bediüzzaman Said Nursi Ve Hayru'l Halefi Ahmed Hüsrev Altınbaşak ilk defa yayınlanan orijinal mektuplar ışığında Hayrat Vakfı ilmi araştırma heyeti cilt 1.sy. 213.
Bediüzzaman Said Nursî ve Hayru'l-Halefi Ahmed Hüsrev Altınbaşak
2. Şuâ: Tevhid ve iman hakikatinin üç büyük meyvesi, üç büyük muktezisi ve üç büyük alametini ders veren gayet kıymetdâr bir risaledir. Bu risalenin kıymeti hakkında Üstad şöyle der: "Bu risale benim nazarımda çok mühimdir. Çün kü içinde çok mühim ve ince olan esrar-i imaniye inkişaf ediyor. Bu risaleyi anlayarak okuyan adam imanını kurtarır inşaallah."80
20 Ağustos 1977, Cumartesi günü Hak dostlarından biri Hakk'a göçtü. Jöyledir büyük adamlar. Herşeyin ardında onlar vardır ama kendilerini kimse, bilmez. Çünkü dava «ene» dá vası değildir ve şöhret âfettir, Ahmet Hüsrev Altınbaşak, üzzaman Said Nursi Bedl hazretlerinin Risale-i Nurlarda Hüsrev dlye adı sık sık anılan talebest, yardımcıst, cayoldaşı idi. O'na hijab meri rev kardeşim şeklinde olmuştur ve hatta Blz seninle bir cesette iki ru huz diye Hüsrev Altınbaşak'a hitabı üstadla arasındaki samamiyet derece sini gösterir.
H. 1314 15 yıllarında doğdu. E mekli sıhhiye subayı idi. 1. Clhan Harbine iştirak ettl ve Yunanlıla ra esir düştü. Binbaşılığa kadar ter fl etti, Bediüzzaman Said Nursi ile 1925 yılında (Ustadt Isparta'ya nef- yedildiği tarih) karşılaştı. Bu Mevlâ- lana Şems-i Tebriz'nin karşılaşması na benzer. Çünkü 1925 yılında başla yan bu dostluk Bediüzzaman'ın Hakk'a güçüş tarihi 1960'a kadar tam 35 yıl sürecektir, Risale-i Nur'un ilk kitibl, yazıcısı, nåşiri idi. Bediüzza- man eserlerini bizzat ona dikte ettir mişti. Üstad'la başlayan bu yeni de- vir onun ezlyet, işkence, sürgün gibl mihnetlerle dopdolu olduğu bir de virdir. Artık o belà lle içiçedir. Allah'ın sevgili kullarına cinsten... Hapishanelerde taddırdığı Ilk durağı Eskişehir. Sırasıyla Denizli, Afyon hapishanelerinde üstadla beraber yattı. Müteaddlt defalar fakat öldürmeyen zehirlendi. Allah öldürmedi. Çilell hayatı devam etti. Isparta ha- plshanesinden sonraki serbestlyet faz la devam etmedl, 12 Mart 1971 muh tirası ardından ilan edilen sıkıyöne- tim idareleri bütün Türkiye'de mülst ko anarşist ararken Eskişehir Sıkı Yönetim Komutanı Irfan Özay dınlı da tesbit, takke, rahle tevklf e- diyordu(!), suç aletleri dlye bunları televizyondan gösteriyordu... Hüsrev Alunbaşak da tesbih, takke, seccade gibi Türkiye'nin kökünden fazlasıyla yıkacak(1) suç rahle, temellerini aletlerini bulundurduğundan Irfan Özaydınlı'nın hışmından di. Tevkif edildi nasibini al- İşkenceye maruz bıra
.
kıldı. 1972-73 döneml gene zindanda geçti. Bu döneml Eskişehir, Bursa, Menemen, Buca hapishanelerinde ge çirdi. 77 yaşındaydı zulümleri çeke cek yaşta değildi. Hastalandı. Izmir' de doktorlar bu 15 güden fazla ya şamaz dediler. Raporla çıktı. O sıra da CHP MSP koallsyonu tarafından umumi af lán edilmişti, Zindaların zulümlerin ardından 4 yıl kadar hür riyeti hastalık ve uzletle beraber tat 11. Ahir ömrünü Isparta, Ankara son olarak Istanbul'da geçirdi. Geç tiğimiz cumartesi günü de sevgil RABBINA kavuştu. Vefatında 81 ya- şında idi.
Ömrünü ve servetin! Risale! Nur'a hasretmişti. Kur'ânın lafzi mu cizesi ve bir çok mucizesi yanısıra şekli bir müclzes! olduğunu da is- bat için bizzat Bediüzzaman'ın tesbit ettiği bir metodla Kur'an-ı Kerim'l 9 defa yazdı. Öyleki bu Kur'am ya ziş şeklinde Allah, Rab ve Esmaülhüs- na renkli olarak gösterildiğinde Kur' ânın bütün sahifelerinde hep aynı yerde yer alıyordu. Allah lafzının geç tiği yere toplu lgne fle batırılıp bakıl sa igenin geçtiği sahifelerin hep aynı yerine Allah veya Rab veya isimlerin den biri gelmektedir. Bu tip bir iddia- 1 Bediüzzaman ispat için 1935'de Eskişehir hapishanesinde 30 talebes! ne bizzat usulünü göstererek yazdırma ya başlamış, fakat sadece Ahmet Hüs rev Altınbaşak yazmağa muvaffak ol muştur. Bu tip Kur'ânı Kerim-1 9 defa bizzat yazmış ve 7 tanesini Be diüzzaman görmüş, ikisini de Bedlüz mazan'ın ölümünden sonra yazmıştır. Ahmet Hüsrev Altıbaşak'ın haya
tt Din Mazlumları serisinde bir sahl fedir. Onların blyografiler! Türkiye de din'e dindarlara yapılan zulüm ler silsilesinin bir sayfasım teşkil e der kl, yakın tarihle hesaplaşması o lacak genç nesillerin bu kahraman in sanların hayat hikâyelerinden mutlaka haberdar olması lazımdır. Zalim'In zulmü varsa mazlumun da Allah't var. Şimdi o, RABBININ huzurunda dır. Yolunda olmaktan başka bir su- çu yoktu. Allah için zulme uğramak ne güzel bir BERAT vesilesidir. Mevla rahmet eyleye...
Ahmed Hüsrev Efendi'nin vefatını haber veren bir gazete yazısı
Mecaz ilmin elinden cehlin eline düşse hakikate dönüşür ve hu- rafata kapı açar. (Mh.) 22:1. makale. 5. mukaddime Teşbih ilmin elinden cehlin eline düşse hakikate dönüşür ve hu-
rafata kapı açar. (Mh.) 22:1. makale, 5. mukaddime Yaratılışta olan güzellik, azamet ve ulviyete kanaat etmemek hurafatı netice verir. (Mh.) 43:1. makale 12. mukaddime
HUSÛMET (Bak:adâvet)
HUTBE
Hutbenin Türkçe okunması. (M.N.) 78: Hubâb; (S.) 445:27. Söz 3. sü
HÜKÜMET
Allah'ın indirdiği ile hükmetmemek. (Mn.) 124. Asnımızın hükümetleri ilme dayandığından hızırvârî bir ömre mazhardır. (Mn.) 33. Bediüzzaman Meşrutiyetten önce hükümete muteriz olduğu hal-
de, hükümete itiraz edenlere de itiraz ederdi. (Mn.) 123. Bediüzzaman eski hükümetleri tenkit etti. (T.H.) 578:Afy. hayatı Bediüzzaman hükümetin manevî şahsını ithamdan kurtarmaya çalıştı. (T.H.) 211:Esk. hayatı
Bir hükümet tamamıyla mâsum olamaz. (Mn.) 39, 51. Cumhuriyet hükümetinin çifte sitandardı. (T.H.) 353, 361:Den. hay. Cumhuriyet hükümeti ilim hürriyetini yasaklayamaz. (T.H.) 197:
Cumhuriyet hükümeti kuvvetlidir. (D.H.Ö.) 81. Emânet layık olanlara verilmelidir. (Mn.) 133.
Her hükümette muhalefet bulunur. (T.H.) 575:Isp. hayatı Hiçbir hükümet mânevî kuvvetinin kaynağını yasak etmez.
(T.H.) 199:Esk. hayatı Hikmet-i hükümet. (S.) 54:10. Söz Hükümet ele bakar, kalbe bakmak hakkı yoktur. (T.H.) 196:Esk. hay.
Hükümet, halkına vesâyete muhtaç çocuk nazarıyla bakmamalı- dır. (Mn.) 132.
Hükümete hasenat seyyiat noktasından bakmak gerektir. (Mn.) 51. Hükümetler bir tek siyasî kanaata sahip olamaz. (T.H.) 205;
Esk. hayatı
Hükümet her milletin dillerini ve âdetini muhafaza için teşeb- büse geçmelidir. (Nt. İç. R.) 2:255.
Hükümet hizmetkarlıktır. (Mn.) 42, 79.
Hükümet içinde hükümet zararlıdır. (H.Ş.) 115:Cemi. th. Mahsus Hükümeti ikaz. (Mk. İç. R.) 2:279.
Hükümet Kur'ân dersleri ve dinî dersler verilmesi için emir ver-
miş (E.L.) 1:230.
Hükümet-i meşrûtânin timsâl-i nûrânisi, "Hepiniz çobansınız ve idâreniz altındakilerden mes'ulsünüz" hadisini esas alır.
(Mn.) 27.
Hükümetin istibdadı. (Mn.) 26.
Hükümetin istibdadı küçük istibdatların pederidir. (Mn.) 33. Hükümet memurları birden değiştirmemelidir. (D.H.Ö.) 86. Hükümet millete zararlı fikirleri yasaklayabilir. (T.H.) 213:Esk. hay. Hükümet milletle barışmalıdır. (T.H.) 211:Esk. hayatı Hükümet raiyeti olmayanlara kanununu tatbik edemez. (M.)
417:29. Mektup, 6. kısmın zeyli, 5. si Hükümetin sû-i istimâlinin zararı. (Mn.) 133. Hürriyeti lafızdan ibâret olan bir hükümetin en rahat yeri hapis- hane olsa gerektir. (D.H.Ö.) 20; (T.H.) 59.
“İnsan öldürmeyi seviyorlar. Duygusal, radikal ve agresifler…”
Rusya, kendi icadı aygıta zebun olmaktan şimdilik kıl payı kurtuldu.
ABD ve diğer sömürgeci ülkelerin de Wagner tipi askerimsi yapıları var.
İpten kazıktan boşanmışlar topluluğu…
Hiçbir insanî, hukukî kaygıları yok.
Hesap soran bir mercii de yok.
Vekâlet savaşları adıyla tesmiye edilen sömürgeleştirmenin en acımasız tetikçileri.
Wagnerciliğin, siyasi, iktisadi ve medya yapıları çok etkili…
Fonlu medya, etki ajanlığının en etkili silahı durumunda.
Algı oluşturmada, kaosa zemin hazırlamada çok başarılılar.
Tüm kirli işler bunlara ihale ediliyor.
Terör örgütleri bu yapılanmanın çekirdeğini oluşturmakta.
PKK, FETÖ, DEAŞ, Hizbullah bu yapılanmanın birer şubeleri…
Halkına zulmeden, milyonlarca vatandaşını mülteci durumuna sokan devletler de Wagner yapılanmasıdır.
Emperyalistlerden demokrasi bekleyenler, terörle hemhal olup demokrasi ve adaletten bahsedenler Wagnercidirler.
Savaşın da hukuku var…
Uluslararası anlaşmalarla kayıt altına alınmıştır, bu kurallar…
İnsanlığı yok emek için Wagner ve Blackwater benzeri örgütler aparat olarak kullanılıyor.
PKK’ya içi silah dolu binlerce tır gönderen, FETÖ’yü Pensilvanya’da besleyen, Türkiye’de her darbe ve darbe girişimini planlayan, seçimlere burnunu sokan başta ABD olmak üzere emperyalist odaklar neyin peşindeler, neler yapıyorlar.
Kifayetsiz muhterisler, niçin bir “aferin” alabilmek için kendi ülkesini ateşe atmaya yeltenirler?
Ülkelerin işgali Wagner ve Blackwater formatında örgütlere ihale edilmiş vaziyette
LGBT’nin de içinde olduğu bu yapı, dilsiz, dinsiz, cinsiyetsiz ve devletsiz bir yapı oluşturmak için her türlü yol ve yöntemi kullanıyor.
Demokratik Wagner Cumhuriyeti…
Demokratik Blackwater Cumhuriyeti…
Demokratik PKK Cumhuriyeti…
Demokratik FETÖ Cumhuriyeti…
Demokratik DEAŞ Cumhuriyeti…
Demokratik Hizbullah Cumhuriyeti…
Demokratik LGBT + Cumhuriyeti…
Bunların fonlanan sermaye ve medya yapılanması da çok azgın…
Gizli ve açık saldırıyorlar.
Olaylara ayrıntılı ve kronolojik olarak bakılırsa kirli planlar görülebilir.
Mesela…
Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’un 19 Aralık 2016’da katledilmesi…
15 Temmuz darbe girişiminden 5 ay sonra…
Yargıtay, 13 kişi hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını kesinleştirdi.
FETÖ’ye işletilen bu cinayetle Türkiye ile Rusya’nın savaşması ve Türkiye’de darbe hedeflenmiş. FETÖ, cinayeti, Haziran 2016’da planlamaya başlamış.
Ne ilginçtir ki 28 Haziran 2016’da Rus uyruklu DEAŞ da İstanbul Atatürk Havalimanı’nda 48 kişiyi katlediyordu. ( Bunun bir darbe hazırlığı olduğunu o günlerde yazmıştım.)
31 Aralık 2016 gecesi İstanbul’da Reina adlı bir eğlence merkezinde yine Rus uyruklu teröristler katliam yaptılar.
24 Kasım 2015’te Suriye’de Rus uçağının düşürülmesi emrini verenin daha sonra terörle iltisaklılarla iş birliğine girişmesi?
2011 seçimlerinde sonra terör uzantılarıyla birlikte yemin boykotuyla başlayan süreç tesadüf mü?
Gezi dahil tüm darbe ve darbe girişimleri Wagner ve Blackwater tipi yapıların kalkışmasıydı.
Gezi kalkışmasında seçim kalabalığının Taksim’e yönlendirilmesi, vandalların alınlarından öpülmesi, kumpas kasetlerinin meydanlarda dinletilmesi, 1 -19 Ocak 2014’te MİT tırlarına saldıranlara arka çıkılması, 15 Temmuz gecesi halkın katledişinin kahve içilerek seyredilmesi, hüküm kesinleşmiş olsa bile teröristlerin serbest bırakılacaklarının vaat edilmesi sıradan bir olay mıdır?
KARLOV’u katlederek Türkiye –Rusya savaşı çıkarma planları, yargı kararıyla açık ve net ortaya konuldu.
Peki,
14-25 Mayıs 2023 seçimleri arifesinde Rusya’nın, Türkiye’deki seçimlere müdahale edeceği yalanının amacı ne idi?
Yeni yetişen nesiller kendi öz değerlerini yitirir, başkaları- na özenti içinde yetişen bir nesle dönüşür.
6 - Fâhiş kelimesi, haddi geçişin adıdır. Ancak daha çok çirkinlik çirkefliğe yönelik taşkınlık için kullanılır. Fuhş ifadesi de, kötülüğün çirkin ve çirkef olanı için kullanılır. Burada da bu mana vurgulanmaktadır. İşa ret edilen de insanlar arasında ahlâkî çöküntü ile iffet kaybını ifade eden söz ve fillerdir. ve
Böyle bir kaybın bir milleti nasıl çökerttiği ve çökerteceği bilinen bir gerçektir. Yine de şeytanın en çok kullandığı silah, insanların en çok ka- pılıp sürüklendiği akıntıdır.
İffet duygularını kaybeden bir millet, giderek bütün değerlerini yitirir. Ahlâkı ve değerleri gibi sıhhati de çürür...
Hz. Ebu Bekir'in dile getirdiği bu hakikat Allah Rasûlü'nümn irşa- dından alınmadır ve bu hadisin farklı bir rivayeti daha dikkat çekicidir. Rasûlullah (sav) bu rivayetinde; "Bir millet içinde fuhşiyyat yayılırsa Allah o milleti önceden bilmedikleri, hiç tanımadıkları hastalıklara müp- telâ kılar," şeklindedir.
Tanınmadık hastalık, bilinmedik mikrop, virüs, bulunmadık aşı nere- deyse kalmadı zannedilen bir asırda ortaya çıkan AIDS ve benzeri hasta- lıklar, daha sonra kuş gribi, domuz gribi, Kırım-Kongo kanamalı hastalığı insanlığı ciddî bir hayat muhasebesine sevketmelidir. Sonraki yıllarda ne- lerin ortaya çıkabileceği ihtimali de...
Bu insanlara bir gerçeği daha unutturmamalıdır. Allah bütün canlıları ve kâinati helak etmek isterse hiçbir güç buna engel olamaz. Dilerse bü- tün canlıları gözle görülmeyecek kadar küçük, ömrü kısacık varlıklarla bile yok edebilir. Bu her zaman ve her devirde mümkündür...
7 - Allah'a itaat olmayan bir yerde kula itaat olmaz. Bir başka ifade ile Allah'a isyanda kula itaat yoktur. Bu, kıyamete kadar bakî kalacak bir düsturdur.
Allah'ı ve hükümlerini, helallerini, haramlarını hiçe sayanın kendisi de hiçe sayılmaya mahkumdur. Asinin isyanında kendisine itaat bekleme
Sizin gibi kahraman bir hoca bize lâzımdır! Sizi, yüksek fikirlerinizden istifade etmek için buraya çağır- dik. Geldiniz ve en evvel namaza dair telkinlerde bulun- dunuz, aramıza ihtilâflar soktunuz!»> 1
Bediüzzaman gereken cevabı verdikten sonra iki par- mağını ileriye uzatarak şu cevabı verir:
Paşa, Paşa!.. İslâmiyette imandan sonra en yük- sek hakikat namazdır. Namaz kılmayan haindir. Hainin ise hükmü merduttur.>>
Bediüzzaman'ın hayatını yazan büyük eserin 93 üncü sahifesinden aynen aldığımız ve Said Nurî'nin şahsen Mustafa Kemal Paşayı kastetmeyip mücerret mânâda sar- fettiği bu söz, Mustafa Kemal Paşa'da menfi bir tepki do- ğurmuyor, aksine teşekküre vesile oluyor.
Bediüzzaman Ankarada bulunduğu müddetçe, Şark Darülfünununun kurulması için uğraştı.
mesi için çırpınmalı, olmazsa İzmire gitmell, yanından ayrılmamalı son nefesine kadar beraberinde kalmalay- dım. Bütün bunlar, vaktiyle yapamamış olmaktan dogun- düğüm şeyler... Zaten ondan ayrı olduğum her dakika için döğünsem yeri değil mi?..
Abdülhakim Efendi Hazretlerini, çoğu hırsız, kaatil eroinci tiplerle beraber İstanbulda barındırılması calz görülmeyen 24 kişiyle beraber Anadoluya sürme karan o zamanın İstanbul Emniyet Müdürü meşhur Demir'in eseridir; ve Menemen hadisesinden sonra gelmiş bütün emniyet müdürleri boyunca polisin din adamlarını taki- bi birkaç günde bir tekkeyi basmak ve kitap, mektup, yazı adına ne varsa didik didik etmek suretiyle Efendi Hazretlerinde kümelenmiştir. Fakat şeriat emri icabı son derece ihtiyatlı olan ve nezdinde el yazılı hiç bir şey bu- lundurmamaya dikkat eden Efendi Hazretleri, kendile- rine, takip vesilesi olabilecek hiç bir şey vermiyor. Niha- yet sahte reklamlar, ve şatafatlı propagandalar dışı ke- miyette dar, fakat keyfiyette hudutsuz derin tesir abdül- hakim Arvasî tesiri sabırlarını tüketivor hesap vermekle mükellef bulunmayan Örfi İdare kara- riyle onun İzmir'e sürülmesine yol açıyor.
Şakir'e Mersin yolunu tutturadursunlar; Efendi Haz- retlerini bir gece nezaret altında bulundurduktan sonra ertesi sabah vapura bindiriyorlar ve Marmara açıklarına doğru, o çok sevdiği İstanbul'dan ayırıyorlar. İstanbul hakkında derlerdi ki.
İyiliğin de kötülüğün de en ileri şekli İstanbul'da- dır. İyi veya kötü, kim ne olmak dilerse İstanbul'a gelsin!> Efendi Hazretleri İzmir'de bir otelde, uzaktan polis
nezaretinde.. Fevkalâde sıkılmaktalar... Aradan bir müd-
det geçtikten sonra, yakınları, kendilerinin Bursa'ya nak
O zaman dedim ki bu ülke de dörtlü çete var... Kirli siyasetçi, kirli bürokrat, kirli işadami ve kirli medya. Son Darbe 28 Şubat Mehmet Ali Birand Reyhan Yıldız DK. sy. 349.
Hayata hizmetin en kıymetlisi ebedi hayata hizmettir. (B. L.) 57. Bir Hazinenin Anahtarı Risale-i Nur Kulliyati Fihrist ve İndeksi İsmail Mutlu sy. 255.
Rızik hayat kadar ehemmiyetlidir.(Sn.) 23. Şuur Hayatın nurudur.(S. 468:29.Soz.1.makam.1.esas. Varlıkları içerisinde en kıymetlisi hayattır.(B. L.) 57. Bir Hazinenin Anahtarı Risale-i Nur Kulliyati Fihrist ve İndeksi İsmail Mutlu sy. 257.
Bir kimse geçmiş ve gelecek insanların ilmine malik olmak isterse, Kur'an-ı Kerim'i tahlil etsin. Ravi: Hz. Enes (r.a.) Sayfa: 401 / No: 3 Ramuz El-Ehadis
Bir kimse halkı nazarı itibare almadan Allah'ı hoşnud ederse, Allah ona kafi gelir. Allah'ı gücendirerek mahlukatı hoşnud ederse, Allah o mahlukatı kendisine musallat eder. Ravi: Hz. Amr İbni Şuayb (r.a.) Sayfa: 401 / No: 15 Ramuz El-Ehadis
Bir kimse bid'at sahibini korkutursa, Allah onun kalbine iman ve emniyet doldurur ve onu büyük korkudan emin kılar. Kim bid'at sahibini horlarsa, Allah onun Cennette derecesini yükseltir. Bir kimse de bid'at sahibine mülaki olduğunda ona hoş yüz gösterirse, Peygambere ineni istihfaf etmiş olur. (Türkçesi sahibi bid'ata yüz verilmeyecek) Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma) Sayfa: 401 / No: 16 Ramuz El-Ehadis
2195- Şimdi savaş emri geldi. Ümmetimden bir cemaat hak çin savaşacaktır ve insanlara galip gelecektir. Allah kavimlerin Koplerini küfür ve dalaletlere karşı daraltır. Onlarla savaşırlar. Allah onlara zafer ihsan eder. Allah'ın emri gelene kadar. Onlar bu minval zere olacaklardır. Mü'minlerin ikametgahı o zaman Şam'dır. O zaman hayır, kıyamete kadar atların alınlanına bağlanmıştır. Bana vahyolunduğuna göre çok kalıcı değilim, yakında gidiciyim. Benden sonra çok geçmeden birbirinizin boynunu vuracaksınız. Kıyametten önce iki büyük felaket vardır: Veba salgını ve bundan sonra deprem yılları takip edecektir.
Kabil Habili öldürdükten sonra Kabil kardeşleriyle buluşup Adem a. s. imida öldürmeye karar verirken hava kararmış yarın konuşuruz diyerek ayrılmışlar. Yeniden toplandiklarinda her birinin lisanı değişik olduğu için anlasamamışlar. Lisanlar ortaya böyle çıkmış
Bununla beraber, istihbarat örgütlerinin sayısı ve çeşitliliği arttırılmalı, devleti yönetenlerin bilgi kaynakları çoğaltılmalı ve hükümetler tek bir bilgi akışına mahkum edilmemelidir. Strate- jik İletişim Yönetiminin ana kaynağı, doğru toplanmış bilgidir
Başlangıcı olan ama sonu olmayan iki şey nedir? Cehennem, Cennet. Cehennem in sonu yoktur. Cennetinde Sonu yoktur. Cehennem kafirler ve münafıklar sonsuza kadar kalacaklardır. Cennette muminler sonsuza kadar kalacaklardır.
2325- Allah'ın mahlukatını, cennetini, cehennemini bir saat düşünmek, bir geceyi ihya etmekten daha hayırlıdır. İnsanların en hayırlıları, Allah'ın vahdaniyetini düşünenlerdir, onların en kötüleri de Allah'ın vahdaniyetini düşünmeyenlerdir.
15 TEMMUZ 1099 milâdî - 492 Hicrî senesi birinci haçlı seferinde idi. Müslümanlar, haçlıların şerrinden «Bey tülmakdis» (Kudüs-i Şerifte Mescid-i Aksa denilen mukad- des mescid) e sığındılar.
Haçlılar onları takip ederek mescide girdiler. Bütün müslümanları kılıçtan geçirdiler. Harem-i şe- rif (mescidin içi) bir kan deryası haline geldi. Irz'a teca- vüz edildi, çocuk ve ihtiyarlara en vahşi tecavüzler reva görüldü. Bütün bunlardan sonra harp haçlıların aleyhine dönünce müslümanların onlara karşı muamelesi din ve in- saniyet hudutları içinde her türlü intikam şehvetinden uzak, islâm ruhunun icap ettirdiği ölçü içinde oldu. *
Bir harpte eğer ruhsuz kalıplar -tábir caizse-moloz- lar ölüyorsa, ardından yıkımlar ve hezimetler ge- liyor, vatan toprakları virânelere dönüyor. Fakat eğer hakiki şehidler veriliyorsa, ardından fetihler ve zaferler geliyor.
Dolayısıyla;
Bir milletin istikbálini görmek kerâmet değildir.
Eğer gençlik;
Gücünü ve kuvvetini nefsi arzuları peşinde ziyan ediyorsa, istikbalde hüsran vardır.
Fakat gençler, gücünü ve kuvvetini hayra ve hasenâta sarf ediyorlarsa, istikbalde zafer ve rahmet var de- mektir.
Bu bakımdan;
En bereketli hizmet, gençliğimizi Kur'ân ve Sünnet ruûhâniyetiyle istikbâle hazırlamaktır.
"Öldükten sonra benim mezarımı yeryüzünde aramayın. Benim gerçek kabrim åriflerin gönüllerindedir!"
Arif gönüller... Kalplerini Hakk'ın nuru ile cilâlamış bahtiyar- lar. Nefsâni arzularını bertaraf etmiş tertemiz ruhlar. Allah Rasù- lü'nün zamana yayılan varisleri. Peygamber ahlâkı ile nurlanmış gönül kandilleri.
Bütün mesele, hayatı son nefese kadar böyle gönüllerden sır ve hikmet incileri devşirerek yaşayabilmek. Tipki Yaman Dede gibi...
Yakın tarihimizin bağrı yanık peygamber âşıklarından olan Ya- man Dede, evvelce bir Ortodoks idi. Hazret-i Mevlânâ'nın Mesnevi'sini okumak suretiyle oradan aldığı ilham ile hidâyete mazhar oldu. Bu mazhariyetin minneti içinde hocalık yaptığı imam-hatip lisesi talebe lerine derdi ki:
"-Bana niçin Mesnevi'yi çokça okuduğumu soruyorsunuz Niçin okumayayım ki, ben bir Ortodoks olarak yaşarken Hazret- Mevlânâ ve Mesnevî'si, beni elimden tuttu ve doğru Ålemler Rahmet Fahr-i Kâinat Efendimiz'in vuslat eşiğine götür dü. O mübarek eşikte sonsuz kurtuluşumuzun sırrı olan aşk- Muhammedi'yi kana kana içirdi..."
Onun da ardından, bu fânî âlemde yaşadığı o ebedi aşktan ho bir sada kaldı:
Susuz kalsam, yanan çöllerde can versem elem duymam, Yanardağlar yanar bağrımda, ummanlarda nem duymam, Cemâlinle ferah-nak et ki yandım ya Rasulallah!..
Crim ve hadis-i şerifler, yanık yanık ezanlar, şahadetler, tek- birler ve salevatlar, hep bizlere kulluğumuzu telkin eden ne mûtená birer hoş sedadır. Diğer taraftan naatler, kasideler, nice abideler ve ulu mabedlerden gelen ilâhi nağmeler de, aynı hoş sedalardır.
Hep o hoş sedalar şânında;
Cenâb-ı Hak, sevip sevdirdiği veli kullarına, hållerine göre muhtelif tecelliler bahşetmiştir. Zamana yayılmış zirveler hâlindeki o Hak dostları, bu tecellileri birer hoş seda olarak fani hayatların- dan sonra gelecek nesillere mîras bırakmışlardır.
Bu meyanda Cenâb-ı Hak;
Dostlarından kimini Şâh-1 Nakşibend eyleyip mânevi tasarruf ve marifetullah'ta eşsiz bir himmet deryâsı kılmış; kimini Mecnun gib aşk çöllerinde dolaştırmış; kimini hayret vadilerinde gezdirmiş ki mini azamet-i ilâhiyye tecellileri karşısında dilsiz eyleyerek sükütur münzeviliği içinde gizlemiş, kimini Yunus Emre gibi aşk bülbülü kıl mış, kimini de Hazret-i Mevlânâ gibi dilinden hikmetler fışkıran bi mânâ ummâni ve Hak dostlarının sırlarının tercümanı eylemiştir.
Cenâb-ı Hak;
Dergah-ı ilâhîye açılan şu ulvi kubbede, hayırlı bir iz bırakabi meyi, müstecâb bir duâ olabilmeyi, rahmetle anılabilmeyi, cümlemize nasib eylesin.
Ne mutlu, Hak dostları gibi, gök kul bir hoş seda bırakıp irtihal-i dar-1 yebilenlere...
42 Hakkı batilla karıştırıp onu bile bile gizleme-
yin.
42 Hakkın batilla karıştırılması, gerçeğin tah- rif edilerek anlaşılmaz bir hâle getirilmesi veya anlaşılır olsa bile, gerçekten uzak bir manaya so- kulmasından ibarettir. Daha açık bir ifadeyle, de- lil üzerinde sahtekârlık yaparak yanlış hüküm çı- karılmasını sağlamaktır.
42-Kendiniz bilip dururken Hakkı baatila karıştırıb da gerçeği gizlemeyin. Bakara Suresi 42.ayet. Kur'an - i Hakim Meali Kerim Balıkesirli Hasan Basri Çantay cilt. 1.sy.21.
74. Yavuz'un müceddid olduğu söylenmektedir. Müceddid ne demektir ve bu iddia doğru mudur?
Bilindiği gibi, Hz. Peygamber, "Şüphesiz ki, Allah, her yüz yılın başında kendi dinini tecdid edecek birisini gönderir” buyurmaktadır. İslâm âlimleri, İslâma hiz- met edecek olan bu müceddidlerin maneviyât alanında ve ilim sahasında olduğu kadar, siyâset alanında da olabileceğini ifade etmektedirler. Âsafnâme müellifi ve Kanuni'nin sadrazamı olan Lütfi Paşa'nın naklettiğine göre, İslâm âlimleri siyâset alanındaki müceddidleri şöyle sıralamaktadırlar:
Hicri tarih esas alınmak üzere, II. Yüzyılın başında Ömer bin Abdülaziz; III. Yüzyı- lin başında Abbasî Halifesi Mu'tasım; IV. Yüzyılın başında Abbasî Halifesi Kâdir billah Ahmed bin Emir İshak; V. yüzyılın başında Selçuklu Sultânı Sultân Muhammed bin Melikşah; VI. Yüzyılın başında İlhanlı Sultânı Gazan Hân; VII. Yüzyılın başında Osmanlı Devleti'ni kuran Osman Gâzi; VIII. Yüzyılın başında Çelebi Mehmed ve IX. Yüzyılın başındaki müceddid ise Yavuz Sultan Selim'dir.
Sahibinden rivâyete veya hadiselerin inkişafına bağlı olu rekir. Bu k Onun için bazen bir hâdise karşısında, Kur'ân'ın âyetlerinden zamana kadar hissetmediğiniz bir mana anlarsınız ve o anda âyet, o hâdise için nazil olmuş sanırsınız ki, bu da Kur'ân'in gan yönlerindendir. Tercümede bunlar verilemeyeceğinden zayi olu Bu cümleden olmak üzere, öte yandan âyetlerin bir muhker olanları, bir de müteşabih olanları vardır. Bir âyette hem muhken hem müteşabih yönlerin birleşmesi de olur. Müteşabih âyetler "Onun tevilini ancak Allah bilir" (Bakara, 2/7) olduğundan, bun da tercüme kesinleştirilemeyeceği gibi, tefsir ve tevil de kesinle tirilemez. Aynı şekilde bunlar için bir meâl de gösterilemez. Ols olsa aynı lafızların korunmasıyla duyulabildiği kadar kapalı b
Nezihi Ensari, babasının Said Nursî ile Mustafa. Kemal'i buluşturmasını ise şöyle anlattı: “Atatürk, babamdan kendisini Said Nursî ile buluşturmasını ister. Atatürk'ün bu isteğini Said Nursi'ye iletiyor babam. Said Nursî 8 saat görüşmek şartıyla kabul ediyor. Ve Atatürk, Said Nursî ve babam bir araya geliyorlar. Ülke meselelerinin konuşulduğu bu görüşmelerde Said Nursî, Atatürk'e şöyle nasihat
YANITLASİL
yuksel13 Temmuz 2023 05:43 eder: 'Namaz kıl, inançlarına sahip çık. Avrupa'nın yaşam tarzını, giyimini ve ahlâksızlığını getirme. Teknolojisini getir. İlmini getir. Sanatını getir.' Görüşmeler gayet samimi bir şekilde geçermiş. Atatürk'ün elinden bir çok hediye almış olan babam, 1974 yılında vefat etti. Babam vasiyetinde kesinlikle tören istemediğini, sadece tekbirlerle ve salâlarla uğurlanmak istediğini belirtmiştir."
YANITLASİL
yuksel13 Temmuz 2023 05:45 M. KEMAL'İN TALEBİNİ SAİD NURSî'YE BABAM İLETTİ
kabul ediyor" dedi.
O GÖRÜŞMEDE BABAM DA HAZIR
BULUNMUŞTU
04 Ocak 2011, Sali
Birinci Mecliste Mardin meb'usu olan Abdülgani Ensari'nin oğlu Nezih Ensari, Said Nursî ile M. Kemal arasındaki görüşmenin, babasının aracılığı ile gerçekleştiğini söyledi. Ensari, “Atatürk, buluşturmasını istiyor. Atatürk'ün bu isteğini Said Nursî'ye iletiyor babam. Said Nursî sekiz saat görüşmek şartıyla
Hz. Musâ (A.S.) Hakka kavuşunca Cenâb-ı Hak ona da ölümün
acısını sormuş, o da: Yarabbi, ölüm acısını sordunuz; Ölüm acısı bir değneğe geçi- rilmiş serçe kuşunun çektiği izdiraba benzer, ölmez ki, dinlensin, kur- tulamaz ki uçsun! -
Diğer bir kayda göre de: «Canlı bir koyunun derisini yüzerken du- yacağı acı gibi acıyor» demiştir. Bir hadis-i şerifte: «Ölüm: testere ile biçmekten, makasla doğ- ramaktan, kılıçla vurmaktan daha acıdır» buyurulmuştur. Resulü Ekremimiz (S.A.V.) bir gün bu konudan bahsederek yemin
etmiş ki: Ölüm Meleğini (Yani Azräili) görmek, kılıçla bin defa vurul maktan daha ağırdır.»> Yâni Azrâil'i görmekten hasıl olacak korkunun şiddeti kastolunmuş oluyor. Hz. İsa (A.S.): Havariyyûne:
- Cenab-ı Hakka duâ ediniz de sekerât-i mevtinizi kolay etsin. Diye tavsiye ederdi. Yani ölüm güçlüğü bildirilmiş oluyor. Hazreti Peygamberimiz demiş ki:
Cenab-1 Hak Azrâil'i canları almaya memur etti, onu en sonraya bırakacak, kendi canının alınmasını emredecek, Azrâil bu işin zorluğu-
nu görünce:
«Can acısının böyle zor olduğunu bilseydim kimsenin canımı ala- mazdım» diyecek.
Bazı kimseler Hazreti Peygamberden (S.A.V.) ölümün acisini sor-
«Derinin tüylerini eliyle çekerek yolmak gibidir» Diye cevap vermiş.
YANITLASİL
yuksel14 Temmuz 2023 09:05 Ganimet elden ele dolaşıp haksız yere zimmete tiği, emânet ganimet sayıdlığı, zekât fuzili bir borç say geç- lp verilmediği, erkek karısına itaat edip annesine isyan ettiği, dostana iyilik edip babasına eziyet ettiği, mescidlerde seslerin yükseldiği, ayak takımlarının başa geçtiği, şerrinden korkulduğu için kişiye ikram edildiği, içki içilip ipekli elbiseler giyildiğ, şarkı- a ve çalkıcı kadınların bulundurulduğu, sonra gelen nesil önce gelenleri kötülediği hallerdir. İşte bunlar yapıldığı zaman, insan- lar kızıl bir rüzgâr, zelzele, açlık, yemekte tatsızlık ve benzeri musibetleri beklesinler.» buyurmuştur. Yine rivayete göre Peygam ber aleyhi'-selâm Cebrail aleyhi's-selâm'a: «Ya Cebrail, benden son- ra yere inecek misin?» diye sordu. Cebrail aleyhi's-selâm: «Evet, âhir zamanda dört kerre ineceğim.» deyince, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, niçin ineceğini sordu. Cebrail: «Birincide kadın- lardan hayâyi, ikincide kazançlardan bereketi, üçüncüde hâkim- lerden adâleti, dördüncüde hâfızların göğüslerinden Kur'ânı kal- dırmak için geleceğim ve sonra bir daha gelmiyeceğim.» dedi.
Yine Tirmizi'nin Enes b. Mâlik (r.a.) den rivâyetinde Resûl-i Ekrem (S.A.V.): «Kiyâmete yakın karanlık gece kıtaları gibi fit- neler meydana gelecektir. Sabahtan mü'min olan akşama kâfir, akşamdan mü'min olan sabaha kafir çıkar. Bir çokları dinlerini feda ederler.» buyurmuştur
* Sehadet parmag ile orta parmagini igaret ederek: Benimle kıyamet arasında bu kadar zaman vardır.» buyurmuştur. Kıyame tin alametlerinden baʼzıları da büyük inşaatlar, mescidleri tezyin, emanete huyanet, igki ve bid'atlerin cogalması, kadınlarda hayann azalması, hakimlerden adaletin kalkması, bereketin azalması, şar kıcı kadınların çoğalması, hilekar adamların emin, emin adamla rin hâin tanınması, idare işlerinin ehil olmayan kimselere veril mesi, fitnenin zuhuru, kadınların çoğalması, erkeklerin azalması gibi hususlardır ki, bütün bunlar zamanımızda mevcud ve hepsi için sahih hadisler vârid olmuştur. Bunlardan ba'zıları: Müslim' in Enes b. Malik (r.a.) den rivayetinde, Resûl-i Ekrem (S.A.V.): في
YANITLASİL
yuksel14 Temmuz 2023 09:16 Ahiret Günü Abdülkadir el-Hac Mutlaku'r-Rahbavi Güven Matbaası 1970. sy. 36,39, Ahirete Giden Yol (KESF-US SUTUR) SÖNMEZ sy. 31.
Hiçliğini ve acziyetini idrâk edemeyip de kibir dâvâsına tutuşan niceleri, ilâhî gazaba uğramışlardır. Bel'âm gibiler ilimle, Kärun gibiler servetle, Firavun ve Hâmân gibiler makam ve mevki ile enâniyetin avucuna düştüler ve helâk oldular. Kur'an ve Sünnet İki Cihanda Rahmet Yuzaki sy. 267.
Acaba faizi ki moduyor? Faizi, faizle kredi alan tüccar, sanayici ve her hangi bir iş adamı mı ödüyor, yoksa tüketici olanlar mı ödüyor? Mu- hakkakki faiz çoğunlukla halktan alınıp ödeniyor. Eğer kredi; yeme, iç me, giyinme, barınma ve gerekli eşyalar satın almak için alınmışsa fâiz, krediyi alandan çıkar ki bugün bu durumda olanlara teminatı olmadığı için zaten faizle para verilmez. Geriye ziraî, sınaî veya hizmet üreten züm- re kalıyor ki fâizcinin esas müşterisi bunlardır. Bunlar ürettikleri şey- lerin maloluş fiatlarına, hem ödedikleri ve hem de ilerde ödiyecekleri fâizi ilâve etmek zorunda kalırlar. Bu da elbetteki fiatları artıracaktır.
Üreticileri ikiye ayırabiliriz: a) Kredi almadan kendi imkânları ile iş çevirenler. Bunlar küçük üretici ve müstahsillerdir. b) İşlerini kredi ile yürütenler. Büyük kuruluşlar daha çok bu kısım içinde yer alırlar. Bu kısımda küçük üreticiler ve küçük kuruluşlar da vardır. Her kurulu- şun amacı hem varlığını sürdürmek ve hem de büyümektir. Bazan talep fazlalığı ve bazan da rekabet yüzünden kısa devrede gelişme istenilir. Bu sebeple de paraya ihtiyaç olur. Muntazaman kredi temin eden iş yerleri şartlar elverişli olduğunda kısa sürede büyürler. Piyasa aynı alanda en fazla üretim sağlıyan, kuruluş veya kuruluşların daha fazla etkisi al- tındadır.
dilen 7-Fâizin fiyatlara etkisi İslam İktisadinin Esasları Celal Yeniçeri sy. 263. Şamil Yayinevi
YANITLASİL
yuksel16 Temmuz 2023 08:21 C - BAZI MALLARA İHRAÇ YASAĞININ KONULMASI
Devlet bazı malların ihracını yasaklıyabilir. Buna harp yıllarında daha çok ihtiyaç duyulur. Bilhassa silâh ve silâh sanayiinde kullanılabi- lecek her türlü maddenin satışı yasaklanır. İbni Kudâme (541-620 H/1146- 1223 M); düşman tarafa, yol kesicilere, veya fitnecilere silâh satışı yasak- tir, diyor¹". Yasağa uyulmasından hisbe 134 teşkilâtı sorumlu olduğundan konu hisbe kitaplarında da yer almıştır. Meselâ İbni 'İvaz (ö. 696 H) ko- nuya değinirken şöyle der: «Harpte düşmanın işine yarıyacak olan her şeyin; harp malzemelerinin, malzeme yapımında kullanılması sebebiyle demirin, harpte yük ve binek vasıtası olarak kullanılan hayvanların ve muhariplerin işine yarıyacak elbiselerin satışına müsaade edilmez»> 135.
ihraç yasağı muhakkakki daha başka malları da kapsıyabilir. İslam Iktisadinin Esasları Celal Yeniçeri Şamil Yayinevi sy. 265.
Tabiatçılar esîş maddesini fâil zannetmişler. (L.) 336:30. lem'a, 6. nükte, 1. şua Bir Hazinenin Anahtarı Risale-i Nur Kulliyati Fihrist ve İndeksi İsmail Mutlu sy. 194.
YANITLASİL
yuksel19 Temmuz 2023 01:33 Asr süresi esir maddesine yemin etmekle buluşların icatlarin bu maddede yogunlasarak meydana getirebileceğini Kur'an i Kerim de Yazmaktadır Asr kürt cede esir olarak yazılmaktadır
Burada Hz. Ömer'in bir ön uyarısını nakletmek istiyoruz. Ab dürrezzak İbni Hemmâm'ın (ö. 211/826) Mûsannefinin iki yerin- de (VII, 330 ve XI, 412) Hz. Ömer; recm cezâsını, deccâli, havzı, kabir azâbını ve mü'minlerin cezâlarını çektikten sonra cehennemden çıkacaklarını inkar edecek, bunların olmadığını ve olmayacağın ileri sürecek birtakım insanların türeyeceğini söyleyerek ta o gün den müslümanları uyarmıştır. O halde bu konularda inkâra daya iddia sahipleri suçüstü (cürm-i meşhûd halinde) yakalandıkları bilmelidirler.
Yüzyılların adam sende yönetimlerinin deviet yapısında oluşturduğu yaraları iyileştirmek için, harcanacak çabaların en büyüğünü kuşkusuz bilim yolunda göstermemiz gerekir. (1921)
340
Gerçek ortaya çıkınca, yalan ortadan kalkar. (1924)
97
YANITLASİL
yuksel19 Temmuz 2023 09:47 Mustafa Kemal Atatürk ten Seçme Sözler İbrahim Şimşek sy. 97.
yırlıdır. Bunun içindir ki Resûl-i Ekrem başka bir rivayette: «Ölümü temenni etmeyin.» buyurmuştur. Hatta ölüler bir kerre şu cihana dönüp de bir şehådet getirecek kadar zaman hayatta kalmağı candan arzu ederler. Çünkü bu sayede ebedi azabdan kurtarmış olurlar.) Ancak ölüm döşeğine yatan mü'min'e rahmet melekleri gelip kendini cennet ile müjdelerler. İşte bu müjdeyi alan kimse o anda ölümü arzular. Çünkü bir an önce müjdelen. diği makâma ulaşmak ister. Kâfire de bu anda azâb melekleri ge lip cehennem ve azâbiyle korkuturlar. Elbette bu vaziyette o adam ölmeği sevmez. (Geri dönüp tövbe ederek iyi ameller işlemek is. ter fakat vakit geçmiş ve fırsat elden çıkmıştır.) İşte, Allahu Te âlâ da bu adamı sevmez.» buyurmuş ve ölümü sevip sevmeme- nin ölüm âni ile kayıtlı bulunduğunu beyan buyurmuştur. Yine Nesei'nin Ebû Hureyre (r.a)den rivâyetinde, Resûl-i Ekrem (S.A. V.): «Mü'min bir kula ölüm ânında rahmet melekleri beyaz bir ipek ile gelirler ve mü'minin ruhuna : «Sen râzı, Rabbın da sen- den râzı olduğu halde bu bedenden, gazabli olmayan Allâhu Tea- lâ'nı rahmetine ve huzuruna, çık.» derler. O rûh da misk gibi güzel bir koku ile bedenden ayrılır. Hatta o kadar güzel bir ko- kusu vardır ki melekler onu ellerinde dolaştıra dolaştıra gök ka- pılarına kadar giderler. Oradaki melekler de bu kokunun güzelli- ğinden bahseder ve nihâyet mü'minlerin ruhlarının toplu bulundu. ğu yere bu ruhu iletirler. Onlar ise bu rûhu görünce, yitiğini bulan bir insan gibi sevinirler ve : «Filancı ne oldu, ne yapıyor?» diye so- rarlar. İçlerinden ba'zıları da : «Bırakın onu o, bedenden yeni ay- rılmış, yorgundur; sorup durmayınız.» derler. Nihâyet kendisi ce- vap verir ve «Sorduğunuz adam öldü, size gelmedi mi?» der. Onlar da onun cehennem'e gittiğini anlarlar. Kâfir, ölüm döşeğine yattığı vakit azâb melekleri bir pala getirir ve : «Allah'ın gazabı üzerine olduğu ve sen de memnun olmadığın halde Allâh'ın azâ- bına gitmek üzere bu bedenden ayrıl.» derler. Lâşe gibi, pis bir koku saçarak bedenden ayrılır ve yerin kapısına götürülür. Orada- kiler: «Bu ne pis kokudur.» derler ve onu kâfirlerin ruhları ara- sina alırlar.» buyurdu. İşte böylece mü'min, ölümüne sevinir ve Allah'a ulaşmasını sever.
Rivâyete göre Rebâh'ın oğlu Bilal ölüm döşeğine yattığı vakit başı ucunda bulunan ailesi çığlık kopararak bir «Ah» çekdi. Bila âilesine bakarak «Ah deyip tasalanma,ne mutlu bana deyip sevin Zira ben şu anda iki divar arasında sıkışık durumdayım. Halbuk yarın dostlarım, Hz. Muhammed (S.A.V.) ve onu Ahiret Günü Abdülkadir el-Hac Mutlaku'r-Rahbavi Güven Matbaası 1970 sy. 11.
Ebû Leheb'in karısı Hz. Ebû Bekir'den Peygamberimizi sordu. (M.) 161:19. Mektup, 15. işâret
Fetih Sûresinin son âyeti Hz. Ebû Bekir'in en meşhur vasfina işâret ediyor. (L.) 36:7. Lem'a, 5. si. Hz. Ebû Bekir dinden dönen Necid halkını zîr ü zeber etti. (M.)
352:28. Mektup 6. mes. 1. nükte
Hz. Ebû Bekir halifeliğe daha layıktı. (L.) 28, 30:4. Lem'a 4. nük.
Hz. Ebû Bekir hicrette Peygamberimizin arkadaşıydı. (M.) 150,
Hz. Ebû Bekir niçin az hadis rivâyet etti? (M.) 132:19. Mektup,
10. işâret Hz. Ebû Bekir şahsî kemâlat ve verâset-i nübüvvet vazifesiyle
Hz. Ali'den daha fazîletliydi. (L.) 30:4. Lem'a, 4. nükte
Hz. Ebû Bekir Tebük Gazâsında Peygamberimizden duâ etme sini istedi. (M.) 124:19. Mektup, 8. işâret Hz. Ebû
Bekir, "Ya Rab! Vücudumu öyle büyüt ki, Cehennem de başkasına yer kalmasın" dedi. (E.L.) 2:121; (S.) 711:konf. Rıza'nın Hz. Ebû Bekir ile ilgili rüyâsı. (S.T.) 19:Parlak fıkralar FIHRIST/182
YANITLASİL
yuksel21 Temmuz 2023 22:49 Risale-i Nur Hz. Ebû Bekir'in meşrebini takip etmiş. (B.L.) 103 Şifler Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer'den uzaklaştıklarından ziyâna düşmüşler. (M.) 107:19. Mektup, 6. işâret
Şiflerin Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer'e düşmanlıklarının sebebi. (M.) 353:28. Mektup 6. mes. 1. nükte
Şiîlerin Hz.Ebû Bekir'e haksızlık isnat etmeleri, en büyük hak-
sızlıktır. (L.) 31:4. Lem'a, 4. nükte Taşların Hz. Ebû Bekir'in elinde tesbih etmesi. (M.) 133:19.
Mektup
ECEL (Bak:ömür) Dünyanın ecel-i fitrîsi. (S.) 489:29. Söz 4. esas, 1. mesele
Ecel genç ihtiyar ayırmıyor. (K.L.) 114.
Ecel gizlidir. (B.L.) 175.
Ecelin gizli olmasının hikmeti. (S.) 309, 317:24. Söz 3. dal 7. 8. asil; (L.) 213:25. Lem'a 13. devâ; (Ş.) 488:5. Şua; (Ş.) 546:
Herkesin dünyasının direği kendi hayatıdır. (E.L.) 2:68. Öldürülen kimsenin eceli. (S.) 139:13. Söz 2. makam Ömr-ü tabisi olanın ecel-i fitrisi vardır. (1.1.) 193; (S.) 488:29.
Söz 4. esa 1. mes
EDEB
Allah'a karşı edep nasıl olur? (L.) 59:11. Lem'a 7. nükte Çok edipler kâfiyenin hatını için edepte edepsizlik etmeye baş- ladılar.(Mh.) 79:2. maka, 1. mesele
FIHRIST/183
YANITLASİL
yuksel21 Temmuz 2023 22:50 Bir Hazinenin Anahtarı Risale-i Nur Kulliyati Fihrist ve İndeksi İsmail Mutlu sy. 182,183.
YANITLASİL
yuksel21 Temmuz 2023 22:53 Benden sonra hulefa, hulefadan sonra umera, umeradan sonra melikler, meliklerden sonra Cebabire, Cebabireden sonra ise Ehli Beytimden bir kimse gelir de, O yeryüzünü adaletle doldurur. Ondan sonra da "Kahtani" gelir. Beni gönderen Zata kasem ederim ki, O, diğerlerinden aşağı değildir. Ravi: Hz. Abdurrahman İbni Kays (r.a.) Sayfa: 518 / No: 4 Ramuz El-Ehadis
وَإِذَا غُدِرَ بِاَهْلِ الذِمَّةِ ظَهَرَ الْعَدُو (عدو الديلمي عن ابن عمر)
728- Fuhuş yaygınlaşınca deprem olur, hakimler zulmedince yağmur azalır, zimmet ehline zulüm reva görülünce düşman zahir olur.
YANITLASİL
yuksel21 Temmuz 2023 22:57 Ramuz ul Ehadis Hadis Ansiklopedisi Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi cilt. 1.sy.180.
YANITLASİL
Yorum Gönder Bu blogdaki popüler yayınlar İman Mayıs 04, 2023 DEVAMI ruhu l furkan tefsiri Şubat 13, 2021 DEVAMI hülasatü l beyan tefsiri Şubat 13, 2021 DEVAMI Blogger tarafından desteklenmektedir Tema resimleri Michael Elkan tarafından tasarlanmıştır
YUKSEL Vasiyet ve mustafa PROFİLİ ZİYARET EDİN Arşivleme Kötüye Kullanım Bildir
(Allâhumme innî es'elüke hayrel mes'eleti ve hayredduâi ve hay Fennecâḥi ve hayrel ameli hayressevâbi ve hayrel hayâti ve hayr memâti ve ve sebbitnî ve sakķil mevâzinî ve hakkik îmânî verfe' dere cetî ve takabbel šalâtî vağfir hatîetî. Ve es'elüked-derecâtil ulâ mine cenneti, âmîn.)
ـمَّ وتَقَبَّلْ حَسَنَاتِي وَ اَسْتَلُكَ الْعُلَى مِنَ الْجَنَّةِ (Allahumme innî es'elüke fevâtihel hayri cevâmiahu ve evvelehu ve âhirehu ve recâtil ulâ minel-cenneti. zâhirehu ve bâtinehu, ved ve havâtimehu
Allahumme inni es'elüke en tübârike li fi sem'i ve fi basari w ruhi ve fi halkî ve fi mahyâyi ve fî memâtî ve fî amelî. Allâhumme ve takabbel hasenâtî ve es'elükel-ulâ minel-cennet
İmanla ölmek için bu duayı akşam sabah okumak icabeder. Çünkü insanın en büyük saadeti imanla ölmektir. En büyük devlet iman devletidir. Para dünyada insanın sermayesi olduğu gibi, iman da ahiretimizin sermayesidir.
Hele insanın son nefesi çok mühimdir. Kelime-i Şehadet ile öl- mek, imanı muhafaza ederek emaneti sağlam olarak Hakk'a teslim etmek, ne büyük bir mürüvvet ve ne mutlu bir devlettir. En büyük sermaye imandır. İşte bu duayı devamlı okuyan insan, Allah'ın emri ile imanla çene kapatacaktır. Allah cümlemize iman nasip eylesin, âmin.
9. Bir milletin idarecisi en alçakları olduğu, (Nitekim bu zama zaman dünyanın muhtelif devletlerinde görülebilen bir hâdisedir
10. Bir kişiye şerrinden korkularak hürmet edildiği.
11. Çeşitli isimlerle îmâl edilen içkilerin serbestçe içildiği.
12. İpek elbiselerin erkekler tarafından giyildiği,
13-14. Şarkıcı kadınlar ve çalgı aletlerine aláka arttığı, (Gre müzde sanat, bale, konser vb. adlar altında; bar, gazino ve benzer se lonlarda ve hatta radyo, televizyon gibi çeşitli mecralarda -maalesef- yaygın hâldedir.)
15. Bu ümmetin sonradan gelen nesilleri, önceden gelip ge çenlere lånet ettiği zaman, (Günümüzde bazı gâfillerin ecdading Osmanlı'ya ve geçmiş İslâm âlimlerine buğz etmesi gibi.)
İşte o zaman, (mü'minlerin ruhlarını kabzeden) kızıl rüzgân, re batışı veya domuz ve maymunlara çevrilmeyi, 110 zelzeleyi ve go ten taş yağmasını bekleyin.
Ondan sonra birbiri ardınca pek çok alâmet zuhûr eder ve bur lar, ipi kopan eski bir gerdanlığın ardı ardına düşen taneleri gibi br birini takip ederler. "111
Gaybı ancak Allah bilir. Herhalde bunlar, kıyameta plastika iyice artması neticesinde vukū bulacak alametlerdir.
YANITLASİL
yuksel24 Temmuz 2023 09:42 KIYAMET
Gaybı ancak Allah bilir. Herhalde bunlar, kıyamet yaklaştıkça şerrin iyice artması neticesinde vukū bulacak alametlerdir. Ebediyet Yolculuğu Ölüm /Kabir /Kıyamet ve Ötesi sy. 203,204.
Ankara Savaşı'ndan sonra yıkılacak olan Altinorda'nın devami Kırım Hanlığı olur. Geleneksel devletlerde kültürün etkisi baskındır. Osmanlı'da "Hanedan-ı Ali Osman" Osman Gazinin soyu "kut" yani Allah'tan dünyayı yönetme gücü
YANITLASİL
yuksel26 Temmuz 2023 04:26 almış, baht sahibi olarak kabul edilirdi. Bununla birlik- te Cengiz soyu da kut sahibi kabul edilir ve bu yüzden büyük önem taşırdı. Osmanlı'da erkek çocuk doğmasa, soy kesilse, taht Kırım Hanı'nın hakkıdır. Çünkü onların soyları da kutludur. Osmanlı kaynaklarında Cengiz soyu bu açıdan muteberdir. O kadar ki; tüm paşalar, krallar huzura çıktığı vakit Sultanın eteğini öperken; Kırım hanları el öpme hakkına sahiptiler. Fatih ile beraber Osmanlı'ya bağlanan Kırım Hanlığı; II. Viyana Kuşatması'nda vazi- felerini yerine getirmez ve duygusal bir sebepten ötürü düşmanın önünü kesmeyerek Osmanlı ordusunun iki ateş arasında kalmasına sebep olurlar.
Vazifeyi Terk Kendine ve İslam'a İhanettir
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın emrine rağmen Kırım Hanı; Leh ordularını durdurmaz ve geçişine izin verir. Vi- yana'yı fethetmeye yakın olan ordu arkadan beklenmedik bir baskın ile sarsılır ve iki ateş arasında kalır. Bu hadisenin etkisi bugün de devam etmektedir. Bozgundan sonrası Osmanlı, Kırım ve âlem-i İslam için duraklama, gerileme ve hayatta kalma mücadelesi olacaktır. Dün Osmanlı'ya şu ya da bu sebepten karşı duran, altını oyan hangi teşekkül varsa bugün Türkiye'den daha vahim halde; yok olma teh- likesiyle karşı karşıyadır. Gün; tekerrürü önleme, tarihten ilhamla aleme yeni bir nefes olma günüdür.
YANITLASİL
yuksel26 Temmuz 2023 04:29 Genç Ebedi Gençlik Dergisi Ocak 2018 sayı. 136. sy.43.
Namazı kasten, tenbelliği yüzünden terkeden, şiddetle, hattâ (vücu- dundan) kan çıkıncaya kadar döğülür ve namaz kılıncaya kadara hapsolu nur (1). Ramazan orucunu terkeden için de hüküm aynıdır. Namaz kılmayan ve oruç tutmayanlar öldürülmez; Ancak namazın veya orucun farz olduğu- nu inkâr eden veya bunlarla alay eden (kâfir olacağı için) öldürülür.
(1) Imam-ı Şafiî'ye göre, kasden namaz kılmayan kişi ceza olarak öldürülür. Imam-1 Maliki'ye göre ise kâfir olduğu için öldürülür. Bu cezalar namaz kılmayanın dünyaya ait cezasıdır. Ahirete gelince, eğer bu kişi Müslüman olarak ölürse namaz gibi önemli bir farzı terkettiğinden dolayı uzun ve ağır azablara müstehak olur. Peygamber Efendimiz, Kişi ile kâfir olmak arasında namazı terketmek vardır. (Kisi namazı terkedince kâfirliğe yaklaşmış olur) buyurmuştur. Nurul İzah ve Tercümesi Abdullah Aydın sy. 69.
sadece ortam nakkinda degerehe yapı- labilir ve sonra belki yönetilebilir. İstihbarat analizcilerinin işi ile ilgili gittikçe açıl hale gelinen aşama analitik görevler artık ikazdan (özellikle taktik ikaz) daha stra tejik ve sırlarla ilgilenmeye kaymaktadır. Analiz işine bilginin bittiği ve belirsizliğin kaçınılmaz olduğu yerden başlanır. Konunun anlaşılması için Carl Von Clausewit ile daha az bilinen çağdaş stratejist Antonie Hneri Baron de Jomini'nin istihbara anlayışları Tablo 3'de karşılaştırılmıştır. Jomini'ye göre, strateji belirli çözümler olan problemler serisidir ve matematiksel mantık stratejinin temel prensiplerinde çıkarılabilir55. Clausewitz'e göre tahmin edilemez olaylar savaşta kaçınılmazdır v muharebeler bu belirsizliği azaltır. Savaş, olasılıkların, iyi ve kötü şansın bir arac oynandığı bir kumardır56. Clausewitz'e göre belirsizlik ancak yönetilebilir ama ye edilemez. Savaş ve istihbarat üzerinde büyük bir sis vardır. Jomini'ye göre çoğu d ğerlendirmeler mümkün olan en iyi öngörüyü veya temel kanaatleri yansıtır. Or ya konan alternatif sonuçlar içinde en olası olanıdır. Yani mesela birkaç olası değ lendirme içinde analitik olarak en olası olanı bulmaktır. Clausewitz ise üç pren ortaya koyar. İlki emin olmak ve olasılık farklıdır, düşük olasılıkla olsa bile bazı doğru olabilir. Güven kadar bilginin içeriği de önemlidir
4974- Kim Allah'in gazabını mucip olan hususlarla insanları hoşnut ederse, Allah daima onu onlara muhtaç kılar. Bir kimse de nası gücendirmek pahasına Allah'ı hoşnut ederse insanların kötülüklerine karşı, Allah ona kâfi gelir.
4975- Bir kimse halkı nazar-ı itibara almadan Allah'ı hoşnut ederse, Allah ona kâfi gelir. Allah'ı gücendirerek mahlukatı hoşnut ederse, Allah o mahlukatı kendisine musallat eder.
4976- Kim bidat sahibini korkutursa, Allah onun kalbini emniyet ve iman ile doldurur. Kim bidat sahibini men ederse, Allah onu kıyametin çirkin manzarasından emin kılar. Kim bidat sahibini terslerse, Allah onun cennette bir derecesini yükseltir. Kim de onunla karşılaştığı zaman güler yüz gösterip yumuşak davranırsa, Muhammed'e indirileni istihfaf etmiş (hafife almış) olur. (Bidat sahibine Allah için buğzetmek vaciptir.)
٤٩٧٧ - مَنْ أُريدَ مَالَهُ بِغَيْر حَقَّ فَقَاتَلَ فَقُتِلَ فَهُوَ شَهِيدٌ رعب د ن ق ت صحيح عن ابن عمرو حم ٥ عن ابي هريرة
4977- Kimin malı elinden alınmak istenip de bu uğurda karşı tarafla çarpışırken öldürülürse o şehittir. ٤٩٧٨ - مَنْ اِزْدَادَ عِلْمًا وَلَمْ يَرْدَدْ فِى الدُّنْيَا زُهْدًا لَمْ يَرْدَدْ مِنَ اللَّهِ إِلَّا
بُعْدًا الديلمي عن على)
4978- Kim dünyada ilmini artırıp da zühdünü artırmazsa
Allah'tan daha da uzaklaşır.
-1151- Ramuz ul Ehadis Hadis Ansiklopedisi Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi 2.cilt.sy.1151.
Vatan hainlerini putlastirdilar kahramanlastirdilar Mustafa Kemal ve İnönü İslam dini oldurulecek Yahudiler ve masonlar Biz Turkleri savaşarak yenemiyecegiz, ancak İslam dininden çıkartarak yenebiliriz. Haim Naum Mustafa Kemal ve inonuyu dost bulmuş (İslam dinine dusman) ve böylece Turkiye Cumhuriyetin temelleri dinsizlikle....... (Lozan in gizli madde leriyle) istisna olarak Mustafa Kemal Atatürk ün gizli vasiyeti aciklanabilseydi Turkiye de her şey degisebilirdi (İsmet Bozdag 17 Ocak 1988 Nokta Dergisi.... atılmıştır.
Cennet ehli Cennetteki makamlarına yerleşir ve Cuma'dan Cuma'ya Allah'ı ziyarete giderler. Onlara Arşı Rahman aşikâr olup, Allah'ı görürler. Bu Cennet bahçelerinden birinde olur. Ve herkes derecesine göre bir minbere yerleşir. En aşağısının yerleri misk tepelerindedir. Ve bunlar kendi hallerini diğerlerinden aşağı görmezler. Soruldu ki: "Rabbimizi görecek miyiz?" Buyurudu ki: "Evet, ayın 14'üncü gününde görülmesinde, ya da güneşin görülmesinde nasıl hilâf yoksa, (veya bunları nasıl izdihamsız görüyorsanız) öyle Rabbinizi göreceksiniz." Allah (z.c.hz.) onlara ayrı ayrı muhatap olur. Ve hatta bazılarına dünyadaki bazı sözlerini hatırlatır. Kul: "Yarabbi mağfiret etmemiş miydin?" der. Allah: "Ettim de onunla buraya geldin" buyurur. O esnada iki bulut öyle güzel kokular serper ki, kimse böylesini görmemiştir. O zaman Allah Tealâ buyurur ki: "Haydi kalkın ikram edeceğim şeylerin başına." O zaman kalkıp cennetin çarşılarına gelirler. Bu çarşılarda aklın tasavvur edemiyeceği şeyler vardır. Orada ne para verilir, ne de yüklenilir. Sadece emredilir. İşte orada biz birbirimizle karşılaşacağız. Derecesi üstün olanların elbisesi başka olur. Ve birinin gözüne bu ilişince kendi elbisesi de derhal fevkalâde olur. Çarşılardan yerimize döneriz. Ailelerimiz: "Başka bir şekilde güzelleşip geldiniz" derler. Biz de deriz ki: "Tabii güzelleşip gelmek hakkımızdır. Zira Rabbımızı ziyaretten geliyoruz." Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.) Sayfa: 118 / No: 8 Ramuz El-Ehadis
Öte yandan nifakın siyasî, iktisadî ve sosyal alanlarda kendini gösterdiğini ortaya koyan, casusları ve bazı gizli teşkilâtları münafık olarak değerlendiren araştırmacılar da vardır (Abdülhalim Hifnî, s. 100-149, 229).
Yetimlere mallarını verin, temizi pis olanla değişmeyin, onların mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin; zira bu büyük bir günahtır. (Nisa. 4/2)
KORUYUCU AİLE OLMANIN HÜKMÜ NEDİR?
İslam'ın ilk yıllarında eski geleneğin devamı olarak bir süre muhafaza edi- len evlatlık kurumu, Medine döneminde nazil olan "Allah, evlatlıklarınızı öz çocuklarınız (gibi) kılmamıştır." (Ahzab, 33/4) mealindeki ayetle kaldırılmış, ardından gelen ayette de evlatlıkların evlat edinenlere değil asıl babalarına nispet edilmesi emredilmiştir. Bunun tabii bir sonucu olarak evlatlığın ne- sebi, evlat edinene bağlanmaz, aralarında mahremiyet meydana gelmez ve mirasçılık ilişkisi doğmaz. Bununla birlikte evlatlık kurumu zaman zaman 'koruyucu aile' tarzında varlığını sürdürmüştür. İslam'ın evlatlık müessesesini kaldırması, yetim, öksüz ve kimsesiz çocuklarla ilgilenilmeyeceği anlamına gelmez. Çünkü İslam'a göre himayeye muhtaç çocuklara bakmak, onları beslemek, büyütmek büyük sevaptır ve bir insanlık ödevidir. Hz. Peygamber (sas), işaret ve orta parmağını göstererek "Ben ve yetimi himaye eden kimse cennette şöylece beraber bulunacağız." (Buhari, Edeb, 24) buyurmuştur
İnsanlığın kurtuluşu faizin kaldırılması, zekâtın yerine getiril mesindedir. (S.) 649:Lemaat
YANITLASİL
yuksel4 Şubat 2024 22:33 İnsanlar kendi idarecilerinin yolundadır. (Mn.) 33.
YANITLASİL
yuksel4 Şubat 2024 22:53 8.Asirda İngiliz Kralı Lâ ilahe illallah Muhammed ün Rasulüllah diye yazarak para bastırmış. Akra Fm. Günün sohbeti Prof Dr Mahmud Esad Coşan
YANITLASİL
yuksel4 Şubat 2024 23:36 Türkiye Cumhuriyeti de paranın üstüne Lâ ilahe illallah Muhammed ün Rasulüllah diye yazmalidir.
Cennet ehli Cennete Cehennem ehli de ateşe girdiklerinde, ölüm (bir koç şeklinde) Cennetle Cehennem arasında bir yere getirilir ve kesilir. Sonra bir münadi şöyle nida eder: "Ey ehli Cennet, ebedilik var ölüm yok. Ey ehli nar, ebedilik. Ölüm yok." Bunun üzerine Cennet ehlinin sevinç üzerine sevinçleri artar. Cehennem ehlinin ise hüzünleri üzerine hüzünleri artar. Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma) Sayfa: 51 / No: 9 Ramuz El-Ehadis
YANITLASİL
yuksel20 Şubat 2024 16:30 Ümmetimi Benden sonra öyle fitneler kaplayacak ki, o fitnelerde insanın vücudu gibi kalbide ölür. Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma) Sayfa: 346 / No: 5 Ramuz El-Ehadis
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
YanıtlaSilBismillahirrahmanirrahim
Elhamdülillah
Allahuekber
Subhanallah
Allahümmesallialaseyyidinamuhammed
Sallaahualeyhivesellem
Estagfirullah
Bu parça Allun ve Elmas ile yazılşa Liyakaki var
YanıtlaSilEvet sâbıkan bahsi geçmiş: Avucunda küçük taşların Surriyla aym وَمَا رَمَيْتَ إِذْ رَمَيْتَ zikir ve tesbih etmesi avucunda, küçücük taş ve toprak, düşmana top ve gülle وَانْشَقَّ الْقَمَرُ hükmünde onları inhizama sevk etmesi nas
sı ile aynı avucunun parmağıyla kameri iki parça etmesi ve aynı el, çeşme gibi on parmağından suyun akması ve bir orduya içirmesi ve aynı el, hastalara ve yaralıla ra şifa olması, elbette o mübarek el, ne kadar hârika bir mu'cize-i kudret-i İlahiye olduğunu gösterir.
Güya ahbap içinde o elin avucu küçük bir zikirhane-i Sübhanîdir ki küçücük taşlar dahi içine girse zikir ve tesbih ederler.
Ve a'daya karşı küçücük bir cephane-i Rabbanîdir ki
içine taş ve toprak girse gülle ve bomba olur. Ve yaralılar ve hastalara karşı küçücük bir eczahane-i Rahmanîdir ki hangi derde temas etse derman olur.
Ve celal ile kalktığı vakit, kameri parçalayıp kab-ı kavseyn şeklini verir. Ve cemal ile döndüğü vakit, âb-ı kevser akıtan on musluklu bir çeşme-i rahmet hükmüne girer.
Acaba böyle bir zatın bir tek eli, böyle acib mu'cizata mazhar ve medar olsa o zatın Hâlık-1 kâinat yanında ne kadar makbul olduğu ve davasında ne kadar sadık bulun duğu ve o el ile biat edenler, ne kadar bahtiyar olacakları, bedahet derecesinde anlaşılmaz mı?
٢٧٢٩ - العِلْمُ خَيْرٌ مِنَ الْعَمَلِ وَمُلَاكُ الدِّينِ الْوَرَعُ وَالْعَالِمُ مَنْ يَعْمَلُ
YanıtlaSilبِالْعِلْمِ وَإِنْ كَانَ قَلِيلا (ابو الشيخ عن عبادة)
2729- Şeriat ilimleri amelden daha hayırlıdır. Dinin ana temeli haramlardan sakınmaktır. Alim, ilmi az olsa da ilmiyle amel edendir.
۲۷۳۰ - اَلْعِلْمُ اَفْضَلُ مِنَ الْعِبَادَة وَمَلَاكُ الدِّينِ الْوَرَعُ (الخطيب عـــن ابـــن
عباس)
2730- İlim tahsil etmek, ibadetten daha hayırlıdır. Dinin özü, ana temeli haramlardan ve şüpheli şeylerden kaçınmaktır.
Halkın içinde Allah'dan en uzak olan iki kimsedir: Birincisi, umeranın meclisinde oturur da zulme ait sözlerinde onları tasdik eder. Diğeri ise çocukların muallimidir. Fakat onların hepsini aynı derecede eşit tutmaz. Ve yetimin hakkı hususunda Allah'dan korkmaz.
YanıtlaSilRavi: Hz. Ebû Ümâme (r.a.).
Sayfa: 7 / No: 8
Ramuz El-Ehadis
YANITLASİL
yuksel10 Mayıs 2023 00:40
٢٧١٤ - اَلْعِدَةُ دَيْنٌ وَيْلٌ لِمَنْ وَعَدَ ثُمَّ أَحْلَفَ وَيْلٌ لِمَنْ وَعَدَ ثُمَّ وَيْلٌ لِمَنْ وَعَدَ ثُمَّ اَحْلَفَ (ض ط والديلمي وابن عساكر عن على) *
أَخْلَف
YANITLASİL
yuksel10 Mayıs 2023 00:42
2714- Söz vermek bir borçtur. Söz verip yapmayanın vay haline! Söz verip yapmayanın vay haline! Söz verip sözünde durmayanın vay haline!
TEMEL İSTİHBARAT L J
YanıtlaSilTOPLAMA-ANALIZ VE OPERASYONLAR
PROF. DR. SAİT YILMAZ
Modern dünyanın çelişkisi, algılarımızı yöneten arka plan içinden gerçekleri nasıl yorumladığımızdır. Uluslararası ilişkiler, TV'de ya da diğer medya unsurla- rinda resimlerini gördüğünüz gülümseyen lider yüzlerinin el sıkışmasıyla değil, geri planda devam eden istihbarat savaşları ile şekillenmektedir. Ülkeler arasında uzun bir süredir devam edegelen örtülü operasyonlar, propaganda ve psikolojik savaş yöntemlerinin vardıkları safha, bu liderlerin yaptıkları pazarlıklar, zorlayıcı ve gizli diplomasi tekniklerine temel teşkil eder. Örneğin siz bu satırları okurken,
* Irak'ın kuzeyinde uzun süredir Barzani ve YPG/PKK'nın CIA, DGSE, MI6 ve BND tarafından silahlandırılması,
YANITLASİL
yuksel11 Mayıs 2023 01:32
*CIA ve DIA'nın Suriye ve Irak'ta kendileri için Savaşacak ver *İngiliz GCHQ ve İsrail istihbaratının Mısır istihbaratını desteklemek için Sina Çölü'nde devam eden faaliyetleri,
*Fransız DGSE ajanlarının Libya'da devam eden operasyonları, *Pakistan istihbaratının (ISI) Afganistan'da Taliban ile müşterek çalışması,
* İran ve Taliban arasında gelişen ilişkiler,
*Kazakistan'da artan ajan, danışman, istihbarat şirketi trafiği, * İngiliz istihbaratında son yıllarda artan Rusya üzerine analizci eleman patla-
masi,
* ABD'nin Ukrayna'da Rus tipi gizli operasyonlara başlaması, önümüzdeki günlerin yeni savaşlarının, barış planlarının, güvenlik politikalarının, silah satışla- rının habercileridir. Bunlar hakkında durum farkındalığı olmadan sadece medya haberlerini yorumlayarak, resmi görmek mümkün değildir. Bu yüzden, komplo teorileri ve dezenformasyonun yoğun olduğu bu güvenlik ortamında "algı yöneti- mi" ile halklar yönlendiriliyor dersek yanlış olmaz.
Bu kitap ile istihbarat dünyasının yaşamakta olduğu tüm değişimleri gelenek- selden bugüne ve geleceğe doğru açıklama gayretinde bulunurken, eserin özel- likle başvuru kaynağı olmasına çalışılmıştır.
YANITLASİL
yuksel11 Mayıs 2023 01:36
Temel duşunceye göre bil is bigbee dial uzaktan algilana ce cisimler bulundukları herhangi bir yerde denetlenebilir. Özel EMF chazya sal Güvenlik Teşkilatı, kripto-şifre çözücüleri ile (EEG'lerden) üretilen pot ri uzaktan okumaya çalışmaktadır. Bunlar bir kişinin beyin durumlarına ve d celerine kodlanacak ve bu durumda kişi, uzak bir mesafeden denetlenebilec NSA personeli, elektromanyetik tarama ağı ile seçtiği ülkedeki herhangi bir sp günde 24 saat takip etmeyi hedeflemektedir. Bu yöntemle ulusal güvenlik a olarak, binlerce insanın kişisel beyin haritalarını kaydedilip, şifrelenecektir. B ronik gözetim amacıyla, beynin konuşma merkezindeki elektrik faaliyetleri, he kişinin sözlü düşüncelerine çevrilecek, kulak devre dışı bırakılarak ve ses habe leşmesinin doğrudan beyne gitmesi sağlanarak, uzaktan nöral denetim yolu ile relenmiş işaretler, beynin işitme korteksine gönderilecektir. Bu yöntemin, paranoid şizofreninin karakteristiği olan işitsel halusinasyonları taklit ederek, hedef şahısla rın gizli olarak gücünü yok etmek için kullanabileceği değerlendirilmektedir. Uzak tan Nöral Denetim gözleri ve optik sinirleri devre dışı bırakarak, doğrudan görse kortekse görüntü gönderebilir. NSA'ya göre, beynin programlama gayesi için, göze tim altındaki kişi REM uykusunda iken, onun beynine gizlice görüntü yerleştirmek için ajanlar kullanılmalıdır. İki yönlü elektronik Beyin bağlantısı CIA ve NSA perso neli için esas haberleşme sistemi haline gelecektir
102, KORUIN. NSA Echelon'un da ciddi teknik sorunları olduğunu açıklamıştır. İnternet ileti- her zaman istenildiği kadar kolay bir biçimde yakalanamamaktadır. Fiber- optik iletimler (çok büyük hacimli sayısal veriyi ışık sinyalleriyle iletme) çok daha Hyük zorluklar çıkarmaktadır. Rastgele yakalanmış iletişimin anlamlı bir biçimde fi ve çözümlenmesinin çok büyük bir iş olduğu görülmektedir. Ancak, Sun Microsystems'in şifreleme uzmanı Whitfield Diffie, NSA'nın yukarıdaki sorunlar ile İşçili açıklamalarının yalnızca kendi çıkarlarına hizmet eden bir aldatmaca olabile- ceğini söylemektedir; "Ajansın bizi inandırmak istediği şey, internetin kendileri için çok karmaşık olduğu; trafiğin çok fazla olduğu ve istedikleri şeyi bulamadıklarıdır. Hedeflerinin, onların sorunları olduğuna inanması NSA'nın işine gelir. Bu, onların so- runları olmadığı anlamına gelmez; ama bu korkunç istihbaratçıların söylediklerini kuşkuyla karşılamak gerekir553".
YanıtlaSilYANITLASİL
yuksel13 Mayıs 2023 04:53
Dinleme ve takibe alınan konuşmalarda şu kelimeler ile ilgili konuşmalar oto-
C'de
ak katk
le yakla
alılar
sisteme
ntalya, ik kayda geçmektedir; ETA, IRA, PKK, enformasyon, terörizm, gerilla, patlama, sayar, nükleer silahlar, patlayıcılar, silahlar, suikastlar, uzi, teflon mermiler, ma- ar, uranyum, napalm, nükleer, el bombası, gizli servis, terör, özgürlük, internet venliği, güvenli internet bağlantıları, 003, audiotel, kimlik, endüstriyel casusluk, mens, Shell, ELF, 2600 dergisi, Time, hilal, cihad, müezzin, KLM, elektronik banka saplar, market, visa, külçe altın, intemet, underground, password, NATO, NASA, FB Beyaz Saray, IMF, MİT, JITEM, seks, Monica, fetiş, klon, Armani, Yasemin, mısır çi- Ninja, top Secret, GSM, AT&T (Amerikan telefon şirketi), yasa, Zen, Marx, Fukuyama, George Soros, pikrik asit, gümüş, kömür, sülfür, nitroselüloz, kokain.
Ve sakkıl mizânehu. Yâni:
YanıtlaSil- Ey Allah'ım, Sen, Muhammed (S.A.V.) in mizanını, sevab te razisini ağırlaştır. (Yâni, ümmetinin mizanlarını ağır eyle. Kendi m zanı ağır gelmiş gibi onu sevindir, öğünçlü kıl.)
Ve eblic hüccetehu. Yâni:
Ey Allah'ım, Sen, Muhammed (S.A.V.) in nübüvvetinin hữc- cetini ve yüce mûcizesi olan Kur'ân-ı Kerîmi çok çok açık eyle. Yâni o Kur'ân-ı Azîm'in şeriat hükümlerini Kıyamet Günü'ne kadar, bü tün yüzyıllar ve çağlar boyunca, bütün bölgelerde, yedi iklim dör. bucakta daim ve bâki ve sâbit eyle.
(Bâzı nüshalarda «eblic»> yerine «eflic» yazılmıştır.) Ve azhir milletehu. Yâni:
Allah'ım, Sen, O Muhammed (S.A.V.) in dinini bütün dinlerin üzerine ve milleti olan İslâm milletini bütün milletler üzerine Kıya- met'e kadar daima ziyade, daima zâhir ve âşikâr ve galip
EĞERSİZ ATA BİNEN TEZ İNER: Sağlam temellere oturmayan bir işe bel bağlayan, değersiz insanlara güvenen kişi pek çabuk hayal kırıklığına uğrar.
YanıtlaSilEĞRİ BACANIN DUMANI DOĞRU ÇIKAR: Hiç kimse. veya hiçbir şey için görünüşüne göre hüküm vermemek gerekir. Çünkü çoğu zaman görünüş aldatıcıdır.
EĞRİ OTUR, DOĞRU SÖYLE: Hal ve hareketlerinde dai- ma saygılı ve alçak gönüllü ol, çıkarın ne olursa olsun, kimseye yalan söyleme.
EKMEĞİNİ KATIĞINA DENK EDEN HİÇBİR ZA- MAN AÇ KALMAZ: Daima ölçülü, hesaplı hareket eden in- san sonunda güç ve muhtaç durumlara düşmez.
EL ELDEN ÜSTÜNDÜR: Hünerin sınırı olmaz. Bir şeyin en iyisini yaptığına inanan insan, günün birinde kendisinden da- ha üstün ve başarılı olan birilerinin çıkabileceğini unutmamalıdır.
EL İÇİN KUYU KAZAN İBTİDA KENDİ DÜŞER: Başkalarının kötülüğünü düşünenler; bunun için birtakım yalan-
133
hafaza ediyor. Tekrar geçen bir yeni sesle, bir evvelkises götürmüyor. Her bir sesi ayrı ayrı muhafaza ediyor. Her şeyde Cenab-ı Hakk'a gidecek bir yol bulmak n yı harfiyle bakmakla mümkündür. Käinata, kainat nam bakan, onun sahibi namına bakmayan, kainat kitabımd
YanıtlaSilmayı bilmiyor demektir.
• "La ilahe illallah Muhammedün Resulullah 24 harftir. Yirmi dört saatin Allah için geçirilmesine işarettir. (MN Efendi)
YANITLASİL
yuksel18 Mayıs 2023 06:35
Nurun Birinci Talebesi
Hulusi Yahyagil
sy. 270.
SÜNNETTEN ÖLÇÜLER
YanıtlaSilPUTA MÜSAMAHA OLMAZ
Hicri 9. yılda Tebuk Seferi dönüşünde Medine'ye gelen Sakif kabilesi elçileri, Medi- ne'de kaldıkları süre içinde mescidde Hz. Peygamberin yakın alakasına mazhar ol- muşlardı. Sonunda müslü- man oldular. İslâm'ı öğrendi- ler. Ancak arkalarında bi- raktiklan kabilelerinin, ken- dilerini anlayışla karşılaya- caklarından kuşkuluydular. Hz. Peygamber'den ilginç is- teklerde bulundular. Bunlar arasında bir-iki tanesi vardı ki gerçekten pek dikkat çeki- ciydi. Dediler ki:
- Bizi namaz kılmaktan muaf tut?.. Hz. Peygamberin cevabı çok kesindi:
-"Namazsız dinde hayır yoktur."
Pek tabii, namazsız din- darlıkta da hayr olmazdı.
- Kabilemiz dışından biri- ni bize âmir tayin etme! dedi- ler. Hz. Peygamber, kabul buyurdu. İçlerinde bulunan ve yaşça en küçükleri olan ve fakat Islam'ı öğrenmekte pek gayretli davranan Osman Bin Ebi'l-As't onlara imam ve vall yaptı.
- Lat putumuza üç yıl do
kunmal dediler. Hz. Peygam
Der kabul etmedi.
Yine kabul etmedi.
- Bir yıl dokunmal dediler, Hz. Peygamber bunu da ka bul etmedi.
- Biz döndükten sonra bir ay olsun bizimle kalsın, dedi ler. Resûl-i Ekrem Efendimiz onu da kabul etmedi. Lata süre tanımadı. Putlara mü samaha olunamayacağını ortaya koydu. Tevhid yur- dunda putun ne işi vardı?... Yeniden şekillenen İslâm yurdunda puta yer yoktu. Efendimizin kararlılığını gö rünce;
- Bäri onu bize, kendi elle- rimizle kırdırtma. Onun yı kım işini sen üstlen dediler
Hz. Peygamber:
- "Olur, ben onu ortadan kaldırtırım" buyurdu.
Elçilerin Medine'den ayrı- hışından iki-üç gün sonra Hz. Peygamber, Ebu Sufyan ile yine bir Sakifli olan Mugire bin Şu'be'yi Lat'ı ortadan kaldırmakla görevlendirdi. Onlar da bunu büyük bir gösteri halinde, bütün Sakif halkının gözü önünde parça- layıp yok ettiler.
Latların. Uzza'ların sonu
hep aynıydı. Belki sadece gü
no ve saatı farklıydı... (Bk. Ibn
aylanmak Dönmek, devretmek. aymak Ayılmak.
YanıtlaSilayna, [-güini] ( Far. azine) Cu
ma günü.
- güni → -
ertesi Cumartesi.
ayrıç İki yolun ayrıldığı yer.
Faiz İslam a mutlak zarardır.(S.) 671: Lemaat.
YanıtlaSilBir Hazinenin Anahtari
Risale-i Nur Kulliyati Fihrist Ve İndeksi
İsmail Mutlu
sy. 341.
About usFAQLicense our CountersContact us
YanıtlaSilTürkçe
Dünya Nüfusu
8.037.963.675
Şu anki Dünya Nüfusu
58.956.609
Bu yıl doğanların sayısı info
221.198
Bugün doğanların sayısı info
29.522.708
Bu yılki ölüm sayısı
110.766
Bugün ölenlerin sayısı
29.433.901
Bu yılki nüfus artışı
Kamu ve Ekonomiler
$ 9.982.020.147
Bugün dünyada yapılan kamusal sağlık harcamaları
$ 6.681.488.141
Bugün dünya yapılan kamusal eğitim harcamaları
$ 2.860.716.715
Bugün dünyada yapılan kamusal askeri harcamalar
29.805.780
Bu yıl üretilen araba sayısı
61.444.587
Bu yıl üretilen bisiklet sayısı
155.144.080
Bu yıl satılan bilgisayar sayısı
Toplum ve Medya
1.223.560
Bu yıl basılan yeni kitap sayısı
279.278.352
Bugün dağıtılan gazete sayısı
405.937
Bugün dünyada satılan televizyon sayısı
4.433.130
Bugün satılan cep telefonu sayısı
$ 191.740.952
Bugün video oyunlarına harcanan para
5.751.217.695
Dünyada internet kuyllanıcı sayısı
177.551.378.868
Bugün gönderilen eposta sayısı
5.842.260
Bugün yazılan blog sayısı
552.218.405
Bugün gönderilen Tweet sayısı
5.958.246.324
Bugün Google'daki arama sayısı
Çevre
2.288.163
Bu yıl yok olan orman alanı (hektar)
3.080.486
Erozyonunun yok ettiği toprak (hektar)
16.072.011.808
Bu yılki karbon dioksit CO2 emisyonu (ton)
5.279.841
Bu yıl çölleşen toprak (hektar)
4.308.517
Bu yıl salınan endüstriel zararlı atık (ton)
Gıda
870.326.946
Dünyada aç insan sayısı
1.745.403.008
Dünyada aşırı kilolu insan sayısı
837.018.865
Dünyadaki obez insan sayısı
18.461
Bugün açlıktan ölen insan sayısı
$ 389.188.981
ABD'de bugün obezitenin sağlığa maliyeti
$ 114.118.591
ABD'de bugün kilo kaybetmek için harcanan
Su
7.545.828
Bu yılki su tüketimi (milyar litre)
370.491
Bu yıl suya bağlı hastalıklardan ölenler
772.351.121
İçecek suya erişimi olmayan insan sayısı
Enerji
281.756.302
Bugün tüketilen enerji (MWh), kaynakları:
239.846.874
- yenilenmeyen kaynaklardan (MWh)
42.430.042
- yenilenebilir kaynaklardan (MWh)
1.765.498.994.177
Bugün yerküreye çarpan güneş enerjisi (MWh)
57.788.155
Bugün çıkartılan petrol miktarı (varil) )
1.401.287.125.179
Kalan petrol (varil) info
14.613
Petrolün tükenmesine kalan gün sayısı
1.074.618.569.963
Geri kalan doğalgaz (boe) info
56.559
Doğalgazın bitimine kalan gün sayısı
4.284.071.997.762
Geri kalan kömür miktarı (boe)
147.727
Kömürün bitmesine kalan gün sayısı
Sağlık
5.711.387
Bu yıl bulaşıcı hastalıklardan ölen sayısı
3.344.131
Bu yıl 5 yaş altında ölen çocuk sayısı
19.611.777
Bu yılki düşük sayısı
135.985
Bu yıl doğum sırasında ölen anne sayısı
44.618.766
HIV/AIDS bulaşmış kişi sayısı
739.594
Bu yıl HIV/AIDS'in sbep olduğu ölüm sayısı
3.613.326
Bu yıl kanserin sebep olduğu ölüm sayısı
173.492
Bu yıl sıtmanın sebep olduğu ölüm sayısı
9.137.504.735
Bugün içilen sigara sayısı
2.199.356
Bu yıl sigaranın sebep olduğu ölüm sayısı
1.100.372
Bu yıl alkolün sebep olduğu ölüm sayısı
471.786
Bu yıl intihar sayısı
$ 176.003.962.810
Bu yıl dünyada kaçak uyuşturucuya harcanan
593.895
Bu yıl trafik kazalarında ölen sayısı
İngilizceden artel@superonline.com
Allah c.c.in emrini her şeyin üstünde tutan O nun dostu olur.
YanıtlaSilMahmud Esad Coşan
Akra Fm
Hadisler Deryası
Bugün sosyal ve duygusal beyin çalışmaları ile beyinde ahlakın ve duyguların fiziksel kanıtları bulundu. Bu sayede psikolojinin yeniden yazılmaya başlandığını söyleyebiliriz.
YanıtlaSilModern insan başkalarının kendisini nasıl gördüğüne, çevrenin ne dediğine eskisinden daha çok önem veriyor. Böyle olunca da insanın kendi kendiyle kalması, kendini tanıması zorlaşıyor.
YanıtlaSilProf. Dr. Nevzat Tarhan
Asrımızın en büyük iki hastalığından biri sekülerizm,
YanıtlaSildiğeri egoizmdir.
İnsan karanlıkta, kimsenin görmediği yerde suç işleyebilir, başkasının hakkını gasp edebilir. Ama vicdanı diri insan, suçu başkasından gizlese de kendinden gizleyemez.
YanıtlaSilHaksızlığa uğrayan eğitimli kişi, ikna ve inandırma yolunu seçer. Çözüm odaklı düşünür ve karşı tarafın kafasındaki soruları gidermeye çalışır.
YanıtlaSilİnsan nasil para kazanmak için çaba sarf etmeliyse, sevgiyi artırmak için de gayret göstermelidir. Sevgi, kuyu gibidir; kovayı sarkıtıp çektikçe gelmeye devam edecektir.
YanıtlaSilÖlümle beraber her şeyin nihayete ereceğini düşünmek, kişiye büyük bir ızdırap verir. O nedenle ateist düşünce biçimi, ümidi yok ettiği için insanı hüsrana sürükler.
YanıtlaSilEy nefsim! Deme; "Zaman değişmiş, asır başkalaşmış, her- kes dünyaya dalmış, hayata perestiş eder. Derd-i maişetle² sar- hoştur.” Çünki; Ölüm değişmiyor; Firak³, bekaya' kalbolup baş- kalaşmıyor. Acz-i beşeri, fakr-i insanî değişmiyor, ziyadeleși- yor, beşer yolculuğu kesilmiyor, sür'at' peyda ediyor.
YanıtlaSilHem deme; "Ben de herkes gibiyim." Çünki; herkes sana ka- bir kapısına kadar arkadaşlık eder. herkesle musibette⁹ beraber olmak demek olan teselli ise, kabrin öbür tarafında pek esassız- dır. Hem, kendini başıboş zannetme; zira¹º, şu misafirhane-i dün- yada nazar-1 hikmetle¹¹ baksan; hiçbir şeyi, nizamsız, gayesiz gö- remezsin. Nasıl sen nizamsız, gayesiz kalabilirsin? Zelzele gibi vakıaları2 olan şu hâdisat-1 kevniye¹³, tesadüf oyuncağı değiller.
G örüyorum ki; şu dünya hayatında en bahtiyar odur ki, dünyayı bir misafirhane-i askerî telâkki etsin ve öyle de iz'an etsin ve ona göre hareket etsin. Ve o telâkki ile en büyük mertebe olan mertebe-i rızayı çabuk elde edebilir. Kırılacak şişe pahasına, daimi bir elmasın fiyatını vermez. İstikamet ve lezzetle hayatını geçirir.
YanıtlaSilEvet dünyaya ait işler, kırılmaya mahkûm şişeler hükmündedir. Bâki umur-u uhreviye ise, gayet sağlam elmaslar kıymetindedir. İnsanın fıtratındaki şiddetli merak ve hararetli muhabbet ve dehşetli hırs ve inatlı talep ve hakeza şedit hissiyatlar, umur-u uhreviyeyi kazanmak için verilmiştir. O hissiyatı şiddetli bir surette fâni umur-u dünyeviyeye tevcih etmek, fâni ve kırılacak şişelere, bâki elmas fiyatlarını vermek demektir. MAN
Iki Cihanın Rahat ve Selametini
YanıtlaSilİsteyenlere
BEDİUZZAMAN DAN
Öğütler
Hazırlayan
Mustafa Kirikci
Zehra Yayıncılık
sy. 71.
İKİNCİ BÖLÜM
YanıtlaSil.32
.39
.39
.39
KÜLLI KAİDELER ŞERHİ
1. Madde/İlm-i Fıkıh Mesâil-i Şer'iyye-i 'Ameliyyeyi Bilmektir..
Makale-i Sâniye.
2. Madde/Bir İşten Maksad Ne İse Hüküm Ona Göredir.
Kava'id-i Fikhiyye Beyânındadır..
3. Madde/"Uküdda İtibar Makasid ve Meâniyedir, Elfaz ve Mebaniye Değildir...
YanıtlaSil4. Madde/Sekk lle Yakin Zail Olmaz...
5. Madde/Bir Şeyin Bulunduğu Hal Üzere Kalması Asıldır.. 6. Madde/Kadim, Kıdemi Üzere Terkolunur..............
46
52
7. Madde/Zarar Kadim Olmaz......................... 8. Madde/Berdet-i Zimmet Asıldır..
54
55
9. Madde/Sifat-1 Arizada Asıl (Yani Rácih) Olan Ademdir.
57
10. Madde/Bir Zamanda Sabit Olan Şeyin Hiläfina Delil Olmadıkça Bekasıyla Hükmolunur..
59
11. Madde/Bir Emr-i Hädisin Akreb-i Evkâtına İzâfetti Asild...........
61
12. Madde/Kelamda Aslolan Mánay-ı Hakikidir..
13. Madde/Tasrih Mukåbelesinde Delâlete itibar Yoktur..
64
66
68
70
14. Madde/Mevrid-i Nass'da İçtihada Mesåg Yoktur.. 15. Madde/Ala Hiläfi'l-Kıyas Säbit Olan Şey, Saire Makisun Aleyh Olmaz.
16. Madde/İçtihad lle lctihad Nakzolunmaz..
17. Madde/Meşekkat Teysiri Celb Eder...
18. Madde/Bir iş Diyk Oldukda Müttesi Olur...
19. Madde/Zarar ve Mukábele bi'z-Zarar Yoktur..
20. Madde/Zarar İzâle Olunur.......
72
74
77
78
82
86
87
21. Madde/Zarüretler Memnu' Olan Şeyleri Mubah Kilar.
22. Madde/Zaruretler Kendi Miktarlarınca Takdir Olunur. 23. Madde/Bir Özür İçin Caiz Olan Şey 0 Ozrün Zeväliyla Bâtil Olur.
24. Madde/Mani Zail Oldukda Memnu' Avdet Eder.
25. Madde/Bir Zarar Kendi Misliyle İzâle Olunamaz... 26. Madde/Zarar-1 'Ammi Def' Için Zarar-1 Hâss Ihtiyår Olunur..
27. Madde/Zarar-1 Eşedd Zarar-i Ehäff Ile Izåle Olunur.........
28. Madde/Iki Fesȧd Te'ȧruz Ettikde Ehäffi Irtikab lle A'zamının Çaresine Bakılır.
29. Madde/Ehven-i Şerreyn Ihtiyar Olunur.. 102
89
92
94
97
99
30. Madde/Def-i Mefäsid Celb-i Menâfi'den Evlådır. 31. Madde/Zarar Bi Kaderi'l-imkân Def Olunur...
101
104
32. Madde/Hacet Umümi Olsun, Hususi Olsun Zaruret Menzilesine Tenzil Olunur.. 33. Madde/Iztirår Gayrın Hakkını Iptal Etmez.. 34. Madde/Alması Memnu' Olan Şeyin Vermesi Dahi Memnu' Olur. 106 108
35, Madde/İşlenmesi Memnu' Olan Şeyin İstenmesi Dahi Mernnü' Olur..
36. Madde/Adet Muhakkemdir....... 37. Madde/Násın İsti máli Bir Hüccettir ki Onunla Amel Vacib olur...
110
111
113
38. Madde/ Ådeten Mümteni Olan Şey Hakikaten Mümteni Gibidir.. 39. Madde/Ezmanın Teğayyürüyle Ahkâmın Teğayyürü İnkär Olunamaz..
118
119
121
40. Madde/Adetin Delâletiyle Mânay-ı Hakiki Terkolunur..
YanıtlaSil41. Madde/Adet, Ancak Muttarid Yahut Galib Oldukda Mu'teber Olur.
42. Madde/I'tibar Galib-i Şâyl'a Olup Nădire Değildir......................
43. Madde/Örfen Ma'ruf Olan Şey Şart Kılınmış Gibidir..
44. Madde/Beyne't-tüccar Ma'ruf Olan Şey Beynlerinde Meşrût Gibidir..
45. Madde/Orf ile Ta'yin Nass lle Ta'yin Gibidir...
132
134
136
46. Madde/Mani' ve Muktazi Te'âruz Ettikde Mani' Takdim Olunur.
138
140
..142
143
144
146
47. Madde/Vücûdda Bir Şeye Tabi' Olan Hükümde Dahi Ona Tabi' Olur... 48. Madde/Tabi' Olan Şeye Ayrıca Hüküm Verilemez.........
49. Madde/Bir Şeye Malik Olan Kimse O Şeyin Zaruriyatından Olan Şeye Dahi Mâlik Olur.....
50. Madde/Asl Sakit Oldukda Fer' Dahi Sakit Olur.. 51. Madde/Sakit Olan Şey Avdet Etmez............
52. Madde/Bir Şey Bâtil Oldukda Onun Zimnındaki Şey Dahi Bâtil Olur.. 53. Madde/Aslin ifası Käbil Olmadığı Hålde Bedeli ifa olun.................
54. Madde/Bizzát Tecviz Olunmayan Şey Bitteba' Tecviz Olunabilir.. 55. Madde/Ibtidåen Tecviz Olunmayan Şey Bekåen Tecviz Olunabilir.
56. Madde/Beka Ibtidâdan Esheldir. 57. Madde/Teberru' Ancak Kabz lle Tamam Olur...
148
150
153
154
156
158
58. Madde/Ra'iyye Yani Tebe'a Üzerine Tasarruf Maslahata Menûttur... 59. Madde/Velayet-i Hässa Velayet-i Ammeden Akvådır..
60. Madde/Kelamin I'mali İhmalinden Evladır..
162 163
61. Madde/Mânay-ı Hakiki Müte'azzir Oldukda Mecâza Gidilir.
62. Madde/Bir Kelamin I'mali Mümkün Olmazsa ihmal Olunur.
165
167
169
172
.175
176
.179
181
63. Madde/Mütecezzi Olmayan Bir Şeyin Ba'zını Zikretmek Küllünü Zikir Gibidir........
64. Madde/ Mutlak, Itlakı Üzere Cârî Olur..
65. Madde/Hazırdaki Vasıf Lağv ve Gaibteki Vasif Mu'teberdir.
66. Madde/Sual Cevapta låde Olunmuş Addolunur. 67. Madde/Säkite Bir Söz Isnad Olunmaz, Läkin Ma'riz-i Hâcette Sükut Beyåndir
...
68. Madde/Bir Şeyin Umûr-u Bâtinada Delili O Şeyin Makámina Käim Olur. 69. Madde/Mükåtebe Muhátaba Gibidir.
70. Madde/Dilsizin İşaret-i Ma'hûdesi Lisân lle Beyan Gibidir..
71. Madde/Tercümanın Kavli Her Hususta Kabul olunur.................
72. Madde/Hatası Zahir Olan Zanna Itibar Yoktur. 73. Madde/Senede Müstenid (Yani Delilden Naşi) Olan İhtimal lle Hüccet Yoktur.
74. Madde/Tevehhüme İtibar Yoktur..
75. Madde/Burhan lle Såbit Olan Şey 'Ayänen Såbit Gibidir.
76. Madde/Beyyine Müdde'i İçin ve Yemin Münkir Üzerinedir.
183
187
188
189
190
192
193
77 Madde/Beyyine Haf-Zahi bar için ve Yemin Ash ibka içindir.. Madde/Beyyine Hüccet-i Müte'addiye ve ikrar Hüccet-i Käsiradr,
YanıtlaSil198 81. Madde/Asl Sabit Olmadi Hälde Fer'in Sabit Olduğu Väriddir. 82 Madde/Sartin Subitu Indinde Ona Mu'allak Olan Şeyin Sübutu Lazım Olur.. 210 213 225 226 94. Madde/Hayvanatin Kendiliğinden Olarak Cinayȧti ve Mazarrâti Hederdir. 97 Madde/Bila Sebeb-i Meşru Birinin Malini Bir Kimsenin Ahzeylemesi Caiz Olmaz. 234 SÖZLÜK
196
29 Madde/Kişi kranyla Mudheze Olunur............. 80 Madde/Tenakuz lle Huccet Kalmaz Lakin Mütenåkızın Aleyhine Olan Hükme Halel Gelmez............. 204
206
$3 Madde/Bi Kaderi'l-imkan Şarta Müra'at Olunmak Lazım Gelir.
20
$4. Madde/Vader Süret-i Ta'liki İktiså lle Lazim Ol.................... 85 Madde/Bir Şeyin Nefi Damani Mukábelesindedir.
211
86. Madde/Ücret lle Daman Müctemi' Olmaz...........
215
87. Madde/Mazarrat Menfaat Mukabelesindedir ve Tabir-i Diğerle Külfet Nimete ve Garamet Ganimete Göredir_217 88. Madde/Kulfet Nimete ve Nimet Külfete Göredir... 89 Madde/Bir Filin Hükmü 0 Fiilin Failine Muzaf Kılınır ve Mücbir Olmadıkça Amirine Muzaf Kılınmaz. 220
219
90. Madde/Mubâşir Yani Bizzât Fail İle Mutesebbib Müctemi' Oldukda Hüküm O Faile Muzaf Kilini.......221 91. Madde/Ceváz-i Şeri Damana Münâfi Olur.
224
92. Madde/Mübaşir Müteammid Olmasa Da (Itläf Eylediği Şeyi) Damin Olur.
93. Madde/Mütesebbib Müte ammid (ve Müte'addi) Olmadıkça Dâmin Olmaz.
228
95. Madde/Gayrın Mülkunde Tasarrufla Emretmek Bâtıldır..
96. Madde/Bir Kimsenin Mülkünde Onun İzni Olmaksızın Ähar Bir Kimsenin Tasarruf Etmesi Caiz Değildi.......232
98 Madde/Bir Şeyde Sebeb-i Temellukün Tebeddülü O Şeyin Tebeddülü Makamina Käimdir. 99. Madde / Kim Ki Bir Şeyi Vaktinden Evvel İstical Eylerse Mahrumiyetiyle ..........................
235
100 Madde/Her Kim Ki Kendi Tarafından Tamam Olan Şeyi Nakz Etmeye Sa'y Ederse Sa'yı Merduddur.239
KAYNAKÇA
241
244/MECELLE-JAHKAM-1 ADLIYE KÜLLI KAIDELER ŞERHI
YanıtlaSilI'mal-i kelâm: Amel ettirmek, sözü anlamlı, geçerli kılmak ve bir manaya hamletmek
Fevkani: Üstte olan, yukarıda bu-
Imtidâd: Uzama, uzatma.
Inâs: Kadınlar.
Inkirâz: Yok olma, zeval bulma Irca: Döndürmek, (eski haline) çe
virmek,
lunan.
Gâlib-i şâi: Yaygın, meşhur olan. Garamet: Vergi, borç ödenmesi
gereken şey
Hafr: Kazma, çukur.
Hafd: Alçalmak, sözü gizli söylemek
Häit: Duvar, çit, tahta perde
Hakk-ı Hıyar: Seçme hakkı
Hakk-1 sakf: Çatı hakki.
Halel: Bozukluk, eksiklik, noksan Hadis: Sonradan var olan, meydana
çıkan
Irås etmek: Sebep olmak Istihlák: Tüketim, kullanarak yok
etme
İstihlâs: Kurtulma
İstihkak: Bir şeyi hak etme, hak
kazanma.
Hålet: Hal, durum, nitelik, keyfiyet Hålif: Yemin eden kimse.
Haylület: Araya girme, engel olma.
Hânis: Yeminini bozan kimse.
Harik:Yangin
Istinas: Alışma, yakınlık duyma
Istinbât: Anlam çıkarma, hüküm
çıkarma.
Istirdaf: Arkasından gelmek, bera- berliği isteme.
İstikrá: Kiralamak, kiraya vermek. Istiksar: (kesretten) Çok görme, çok
olma.
Hıyar: Seçme hakkı, muhayyerlik
Hitân: Sünnet olma
Hükkâm: Hakimler
Hüccet: Delil, burhan.
Hüccet-i kâsıra: Etkisi hüccet sahibi ile sınırlı olup, başkalarına sirayet etmeyen hüccet.
Ittila: Bir şey hakkında bilgi sahibi olma, haberdar olma
Isti'mal: Kullanma
Istirdâd: Geri alma, geri isteme
İş'ar: Bildirme, anlatma, karşı tarafa hissetirme.
Itlaf etmek: Telef etmek, öldürmek.
I'tisab: Sinirlenme, asabileşme. I'tiyaz: Bedel verme, ivaz alma
Ittisal: Bitişme, birleşme, bağlantı
Ika: Meydana getirme, gerçekleş
tirme.
lâre: Bir şeyi äriyet verme, ödünç
verme
İbkâ etmek: Kalıcı olmasını sağla- mak, devam ettirmek Icar: Bir şeyi kiraya vermek.
Icâre: Kira
Ivȧz: Karşılık.
Izáfet: Bağ, ilgi, bir şeyi bir şeye bağlamak
Kabz etmek: Teslim almak
Karye: Köy, kasaba.
Kaziyey-i külliye: Külli hükümler, önermeler
Kaziyey-i şartiyye: Şartlı önermeler
Ihda: Hediye vermek.
İkrȧr-ı şifâhî: Sözlü ikrar.
Kaziye-i hamliyye: Mahmulün mevzu'a kayıtsız ve şartsız
YanıtlaSilIsnad olunduğu kaziyye.
Kudemay-1 fukaha: Kadim fakihler,
eski alimler.
Kürh: Zorlama, meşakkat.
Lağv: Faydasız, bos, hükümsüz
Lähik: Ulaşan, yetişen, bir şeye dahil olan.
Menüt: Bağl
Mercüh: Kendisine başkası tercih edilen, vazgeçilen
Merhün: Rehin edilmiş, ipotekli
Mert: Yürürlükte olan, hükmü ge- çerli ve câri olan
Merdûd: Reddedilmiş, kabul edil-
memiş olan.
Meskük: Damgası vurulmuş olan,
basılı para
Mesmů: İşitilen, duyulan.
Lakırdı: Söz, laf
Mestûr(): Yazılmış olan, yazılı.
Laşe: Leş, ölü eti.
Lukata: Kayıp eşya, yolda bulunan
şey.
Madmún: Tazmin edilen şey.
Mestür(): Gizlenmiş, örtülmüş.
Mesil: Su yolu, su yatağı
Mesail: Meselenin çoğulu, meseleler. Metrük: Terkedilmiş, bırakılmış
Mahal: Yer, mekân
Mahmul: Yüklenen, bir şeye nispet
edilen
Me'ünet: Yardım, destek.
Mahall-i muayyen: Belirli bir
mekân
Mevhübun leh: Kendisine bağışta
bulunulan kimse.
Meyan: Ara, aralık, arasinda.
Mansus: Nass ile sabit kılınmış
Ma'riz-i hâcet: İhtiyaç anı, yeri
Matlub: Talep edilen
Ma'tuh: Bunak
Mezaya: Meziyetin çoğulu, fazilet-
ler, hususiyetler.
Meʼzun: İzinli, yetkili.
Mu'accel: Peşin, acele
Mazarrat: Zarar
Mazmún: İçerik, kapsam
Müeccel: Vadeli, ertelenmiş
Mebȧhis: Bahisler, konular
Muâheze: Sorumlu tutulma, mesûl
Mebi: Satılan şey
olma.
Mecânin: Mecnunun çoğulu, deliler
Meccȧnen: Ücretsiz.
Muanven: Ünvanlı, adresli.
Mu'arȧza: Karşı çıkma, muhalif olma.
Me'cur: Kiraya verilen şey.
Medyun: Borçlu Mefküd: Kaybolan, elde bulunmayan
Mehcür: Terk edilmiş
Melhüz: Düşünülen, akla gelen Memnu: Yasaklanmış olan şey
Memduh: Methedilen, övülen Men'üt: Vasıflanan, nitelenen.
Mu'avaza: Karşılıklı yapılan, de-
ğiş-tokuş, mübadele.
Mudárebe: Emek-sermaye ortaklığı.
Müdi: Bir şeyi vedia (emanet) ola-
rak veren
Muhakkik: Bir meseleyi etraflica araştıran, tahkik eden.
Muhál: Imkansız
Muharrer: Yazılmış, yazılı
YanıtlaSilMuhayyer: Seçim hakkı tanınmış kişi Muhit: Çevre, kuşatan, kaplayan Muhterik: Yanan, yanmış Mur: Ariyet veren, bir mali kullanıl-
ması için başkasına ödünç
Müfessir: Açıklayan
Müftehir: Iftihar eden, övünen.
Münakehât: Fıkhın nikahla alakalı
hükümlerini içeren kısmı. Mün'akid: Akdin tamamlanması, kurulması.
veren Mukassat: Taksitlendirilmiş, taksitli.
Münafi: Karşit, aykırı, muhalif Münderi: Giderilen, defedilen Münfehim: Anlaşılan, kavranılan
Mukir: Ikrar eden, itiraf eden.
Münir: Nurlandıran.
Muktazi Bir durumu gerektiren,
lazım kılan
Müra'ât: Uyma, riayet etme Mürahik: Buluğ çağına yaklaşmış kişi.
Müreccâh: Tercih edilen
Mulazamet: Devam etmek, devam- bir işle meşgul olmak
Murtefi: Ortadan kalkan; yükselen Musarrah: Açıklanmış, sarih edilmiş Mute amel: Alışılagelmiş olan.
Mu'temed: Kendisine dayanılan,
güvenilir.
Muttasil: Bitişik
Mürtehin: Bir şeyi rehin olarak alan. Müte'azzir: İmkansız olan, yapılma-
si güç olan
Müste'cir: Kiracı.
Mutazarrir: Zarar gören, zarara
uğrayan.
Muttarid: Yeknesak, tekdüze, ge-
nel-geçer.
Muvakkat: Geçici
Muzara a: Tohum ekmek ve zirai ürünü belli oranda paylaş- mak üzere arazi sahibi ile emek sahibi arasında yapı- lan zirai ortaklık sözleşmesi.
Müstevdâ: Emanet bırakılan şey
veya kendisine emanet bırakılan kişi.
Müşarik: Ortak, şerik
Müte'âkideyn: Akdin iki tarafı (alı-
ci-satici, kiracı-kiralayan gibi)
Mütálabe: Istemek, talep etmek Müte'allik: Alakalı, ilgili. Mütehammil: Tahammül eden,
dayanan.
Mütehakkak: Kesin, tahakkuk eden
Mütehäsimeyn: Aralarında düş manlık bulunan veya bir- birini dava eden iki kimse
veya taraf
Muzirr: Zararlı, zarar verici Mübeyyin: Açıklayan, beyan eden
Multakit: Lukata (kayıp eşya) bulan. Müdävät: Tedavi etme, hastaya
bakma
Müdde'à aleyh: Davali
Müdde'à bih: Dava konusu Müddet: Davacı
Mütlif: Yok eden, öldüren
Mütekârib: Pespese, birbirine yakın. Müte'ezzi: Eza duyan, eziyet çeken.
Müte'allak: Bağlanılan yer, alakalı
Müddet-i icare: Kiralama müddeti,
süresi.
olunan şey.
Müzâhame: Zahmet verme
Müzähim: Zahmet ve sıkıntı veren Nafiz: Geçerli
YanıtlaSilNätik: Konuşan, söz eden.
Nazar şer: Şeriatin katında, Şeriat- ta bulunan hüküm itibariyle.
Nef: Fayda, yarar.
Nihrir: Tecrübeli, fâzıl, alim kimse, Niza Çekişme, kavga
Nükül: Vazgeçme, cayma, yemin-
den dönme.
Tabhi Pişirme.
Takarrur: Karar kılma, yerleşme Takyld: Sınırlama, bağlama, sart
kosma
Tagyir: Değiştirme, bozma Tahtâni: Alttaki, alt kat
Tahsis: Özgün kilma, sınırlandırma,
has kilma
Tağayyür: Başkalaşma, değişme Tarz-ı inşa: Yapma tarzı, yapı şekli
Târi: Ortaya çıkan
Tasni: Düzme, uydurma.
Ta'til eylemek: Durdurmak, kapatmak
Tatlik: Boşama
Rich: Tercih edilen
Rakib: Binici.
Ref etmek: Ortadan kaldırma
Ribh: Kär Ricât: Geri dönme, vazgeçme, geri
dönüş.
Tav': Boyun eğme, itaat
Tavsif: Vasıflandırmak, nitelemek.
Rüz: Gün, gündüz
Sabi: Çocuk
Sakf: Çatı, tavan.
Sakit Düşen
Sarif Sarfeden harcayan
Tayin-i semen: Fiyatlandırma, kiy- met tayin etme
Te'addi: Haddi aşma, zulüm.
Teâvün: Yardımlaşma
Tebeddül: Değişme, değişim
Tecezzi: Parçalanma, Bölünme
Teçhiz: Donatma
Te'diye: Ödeme, eda etmek Teehhül eylemek: Evlenmek
Say: Çaba, emek Sayd: Av, avlanma.
Sebeb-i mufdi: Bir şeye yol açan
sebep, etken.
Sekimet Hastalık Siyanet: Koruma, muhafaza
Teferru' etmek: Dallanmak, kısımla-
Sinn: Yaş: diş
ra ayrılmak
Sirkät: Hırsızlık
Teğaddi: Gidalanma, beslenme
Teháffuz hakki: Korunma, kendi koruma hakkı.
Schület: Kolaylık
Sun: Yapma, yapılan iş Surübet: Güçlük, zorluk
Tekfin: Kefenleme
Surüt: Şartlar Skna: Oturma, ikamet etme (hakki)
Telähuk: Birbirine katılma, birleş
me, eklenme
Sirek Ortaklar Tam Yemek, yiyecek.
Taammüd: Kasd, niyet
Temeddün: Medenileşme, uygarlık,
uygarlaşma
Temlik: Mülk edindirme
Temellük: Mülk edinme
Mecelle-i Ahkam-ı Adliye
YanıtlaSilKülli kaideler Şerhi
Kuyucaklızade Mehmed Atıf Bey
Hikmet Yayınları
Yalnızlaşan ama güvene hâlâ ihtiyacı olan, değersizleşen ancak yoğun ilişki ağı içinde yaşayan, kendi özgürlüğünü önemseyen ancak bunlar sadakatle inanabileceği kurumlara devredebilecek kişi/kurum arayan bireyin, doğru olmak, doğruyu bulmak ve doğrularla birlikte olmaktan başka bir çıkar yolu gözükmemektedir
YanıtlaSilDoğruluk, samimiyetin en önemli kriteri- dir. Zira samimi bir imanda dil ile ikrardan daha önemlisi kalp ile tasdiktir. Yani kalbin sidk ile Allah'ın birliğine ve Hz. Muhammed'in (sas) onun kulu ve resûlü olduğuna inanmasıdır.
YanıtlaSilSadakat ve doğruluğun davranışlara yansıması erdemli bir Müslümanı ve ideal bir toplumu meydana getirir. Bunun için Müslümanın her davranışında ve amelinde doğruluk ve istikamet üzere olması asıldır. Nitekim Allah Kur'an-ı Kerim'de: "Rabbimiz Allah'tır." deyip de dosdoğru çizgide yaşayanlar, işte onların üzerine melekler şu müjdeyle inerler: "Korkmayın, kederlenmeyin, size vadolu- nan cennetle sevinin!" buyurur. Rabbimiz ciddiyetini her an hayatımızda canlı tutmamız ve samimiyet üzere bir çizgide sabitkadem olabilmemiz için beş vakit namazda günde kırk defa, "Bizi dosdoğru yola ilet." duasıyla istikamet üzere bir hayat talep etmemiz gerektiğini bizlere hatırlatır.
İÇİNDEKİLER
YanıtlaSilTAKDİM
Prof. Dr. Ali ERBAŞ
KUR'AN'DA DOĞRULUK VE SADAKAT Doç. Dr. Fatih TOK
DOĞRULUK ONUN KARAKTERİYDİ Doç. Dr. Mustafa ÖZTOPRAK
39
DOĞRULUK VE SAMİMİYETTE ZİRVE OLANLAR: SIDDÎKLAR Dr. Öğr. Üyesi Sema ÇELEM
55
69
83
BUGÜNÜN DÜNYASINDA SIDDÎK OLMAK Prof. Dr. Hülya ALPER
İSLAM HUKUKUNUN TEMEL İLKELERİNDEN DOĞRULUK Doç. Dr. Yunus ARAZ
İSLAM AHLAKINDA DOĞRULUK VE İSTİKAMET
Doç. Dr. Mahmud Esad ERKAYA
95
DOĞRULUK VE DİNDARLIK ÜZERİNE Doç. Dr. Behlul TOKUR
109
YanıtlaSilAİLEDE DOĞRULUK EĞİTİMİ
Doç. Dr. Muhammed Esat ALTINTAŞ
DOĞRULUĞUN TOPLUMSAL YANSIMALARI
121
Prof. Dr. Özcan GÜNGÖR SOSYAL MEDYADA GERÇEK DIŞI
135
HABERLER VE DOĞRULUK
Dr. Öğr. Üyesi İbrahim YILDIZ
147
RAMAZAN VE SADAKAT! Dr. Burhan İŞLİYEN
159
ORUÇ VE DOĞRULUK
Dr. Elif ERYARSOY AYDIN
DOĞRULUK
YanıtlaSilÖZÜ SÖZÜ BİR OLMAK
T
YanıtlaSilahlâki
Su, canlıdır; Allah'ı zikreder, O'na şükreder, hamd eder. Su, bütün biçimlerin kendinden çıktığı esas madde; varoluşun özü, yaratılışı Önceleyen ve onu sağlayan temel unsurdur. Yaradılış su ile başladı. Bir damla sudan yaratılan, su içinde serpilen, su kenarına yurt kuran, suyla temizlenen, susuzlukla terbiye edilen, hayatı su ile devam eden ve sudan mahrum kaldığında sona eren insanoğlunun künhünde hep su oldu. Bu şekilsiz, kokusuz, renksiz ve tatsız mucize, binlerce yıllık çağıltısıyla kültürlerin gelişmesine, uygarlıkların kurulmasına vesile oldu. Hiç azalmayacakmış gibi zannedilen bu değerli kaynağın tehdit altında olduğuna artik hepimiz vakıfız. Şu hâlde bize düşen, insan davranışlarının su üzerindeki etkilerini ahlâkî açıdan inceleyen, bu davranışların ahlâki kurallara bağlı olarak gelişmesi gerektiğini savunan bir değer yargıları bütünü olarak Su Ahlâkı'nı gündemimize almaktır.
Su Ahlakı
YanıtlaSilKadir Kargı
sy.142.
ACI ITIRAF
YanıtlaSilLozan Konferans'na İsmet İnönü ile birlikte katılarak Türkiye aleyhine birçok entrikalar çeviren Hahambaşı Ha yim Naum'un, daha sonraları hükümet erkânı ile araları çok iyi olmasına rağmen: Bu memlekete bu millete çok kö- tülük ettim, artık aralarında yaşayamam diyerek pişmanlık içinde Mısır'a gitti. 115
115 Ayaşlı. a. g. e..., s:13.
YanıtlaSilSıradisi
Tarih
Ural Kahraman.
Akçag
sy. 145.
ŞERH-I DELAILÜ'L-HAYRAT VE SEVARIKI'L-ENVAR
YanıtlaSilBen bu saydıklarınızı işlemeğe kefil olurum! dedi. Ve böylece amelde bulundu. Elyasa' A.S.) ölünce bu emirlerin yerine getirilme si gerektiğinden bu yiğite kefalet sahibi anlamına Zülkifil denildi. Zülkifil'in nübüvvetinde aykırı inanışlar vardır. Kimileri:
Veli'dir! dediler, kimileri de;
Nebî'dir dediler. Kimileri de;
Yalnız bir kimseye gönderilmiş nebidir! dediler. Ve bil esmâilleti deâke bihâ Yûşa'ü Aleyhisselâmü. Yâni: Ey Allah'ım, şu Esmâ-yı İzâm'ın hürmetine Sen'den niyaz ederim ki, Yûşa' (A.S.) Sana o yüce isimlerle dua etmişti. Yûşa' (A.S.) in duası:
الله الرحمن الرحيم
Bismillâhir rahmânir rahim'dir, dediler.
sy. 836.
Tüm bu söylediklerimiz üzerine şöyle bir şey dile getirilebi- lir: "Kur'an'da yoksa dine aykırılığı da yok demektir. Bu nedenle tüp bebek, organ nakli, kürtaj gibi konular Kitap'ta geçmediğine göre bunları tartışma konusuna dönüştürmeye gerek yok, hepsi câizdir.” Ancak unutulmaması gereken husus, yeni problemlerin büyük kısmının gerçekten de ciddi sorunlar taşıdığıdır. Örneğin günümüzde insanlar sperm bankalarından sperm alarak çocuk doğurmaktadırlar. Bu mesele Kur'an'ın vurguladığı zina kavramı içine girmemektedir. Çünkü ortada cinsel birliktelik yoktur. Bu durumda bunu yapan kadın ile doğurduğu çocuğun durumu, ve- layeti, doğuran kadının mirası gibi pek çok mesele cevap almak için sıraya dizilmektedir. Eğer bir insan bunlar Kur'an'da yok, o 0 yüzden sorun teşkil etmez diyecek olursa, hükümlerin sadece Kur'an'da olanlarla sınırlı olduğunu iddia eden yaklaşımın bizi götüreceği tehlikeli noktayı tasavvur etmek mümkün değildir.
YanıtlaSilHadislere Gerek Yok Söylemi
Enbiya Yıldırım
sy. 32.
Fitne
YanıtlaSilFırsatı kaçırmadan ve şüphe etmeksizin bir velinin e sarıl ki, âhir zamanın sonundaki fitnelerden kurtulasın. etegine
(I, 424)
Bilgi, mal, mevki ve hüküm, kötü tabiatlı kişilerin elinde fitnedir.
(IV, 1438)
SABAN KARAKÖSE
YanıtlaSilMEVLANA'DAN DÜŞÜNDÜREN SÖZLER
sy. 172.
Üçüncüsü yalan sözdür. Yalan konuşmanın veya yalan şahitliğin en büyük ablardan sayılması dikkate değerdir. Bu konu, daha çok dünya hayatı, sosyal a ve insan hakları ile ilgilidir. Bilindiği üzere yalan, hak baktık me tadan kaldırmakta, haramı helal, helâli haram yapmaktadır. Ama aynı zamanda al ve can kaybına da sebep olmakta, sosyal düzeni bozmakta, insanlar arasındaki given ve itimadı kaldırmaktadır. Binäenaleyh dünya düzeni ve sosyal hayat a ndan en büyük felaketlere sebep olan suç, yalandır.
YanıtlaSilZulüm üçtür; Bir zulüm vardır ki Allah onu bırakmaz. Birini mağfiret eder, diğerini ise mağfiret etmez. Mağfiret etmediği zulüm şirktir. Allah onu mağfiret etmez. Allah'ın mağfiret ettiği zulüm ise, kulun kendisi ile Rabbi arasındaki zulümdür. Bırakmadığı zülum ise kısastır. Bazılarının hakkını bazılarından almasıdır.
YanıtlaSilRavi: Hz. Enes (r.a.)
Sayfa: 221 / No: 5
Ramuz El-Ehadis
EĞİTİMDE KURUMSALLAŞMA ve DARÜLHADİSLER
YanıtlaSilMekke döneminde Hz. Peygamber'in eğitim ve öğretim faaliyeti insanla a ulaşabildiği her yer olmakla birlikte Dârülerkam'ın merkez olarak kullanıldı bilinmektedir. Medine döneminde ise eğitim ve öğretimin merkezi Mescid-i Nebevi olmuştur. Resûl-i Ekrem burada etrafında iç içe daire şeklinde oturan sahilerine Allah'tan aldığı bilgileri iletiyor ve aynı zamanda onları eğitiyordu. Mescidde barınan ashâb-ı Suffe, vakitlerinin büyük bir kısmını öğrenimle geçi- riyordu. Mescidlerin eğitim öğretim merkezi olması Hz. Peygamber zamanında başlamış daha sonraki dönemlerde de devam etmişti. Islâm düşünce tarihinde Hasan Basri, Imam Ebû Hanife, Imam Malik, Imam Şâfii, Taberi gibi birçok önde gelen âlim öğrenimlerini mescidlerde almış ve öğrencilerini de buralar- da yetiştirmişlerdi. Dolayısıyla yaklaşık ilk dört asırda eğitim-öğretim için resmi kurumlar yerine mescid ve câmiler ilim öğrenilen ve öğretilen merkez olma delliğine sahipti. İslam tarihinde ilk resmi eğitim kurumu Nizamiye medreseleri olmuştur. Büyük Selçuklu veziri Nizâmülmülk (ö. 485/1092) kendi adıyla anı- lan Nizamiye medreselerini Sünni Abbasiler ile Selçuklular'ı yıpratmak amacıyla Fàtimiler'in yaptığı Şii-Bâtınî propagandaya karşı Ehl-i sünnet akîdesini güçlen- dirmek amacıyla kurmuştu. Böylece eğitim-öğretimde kurumsallaşma dönemi de başlamıştı. 38
B.
36 Düzenli, Hadis Alma Yöntemi Olarak İcâzet ve Münâvele, s. 150-155.
37 Geniş bigi için bk. Kâdî İyaz, el-İlma', s. 162-173; Polat, Metin Tenkidi, s. 96-99. 38 Medreseler hakkında geniş bilgi için bk. Bozkurt, "Medrese", DIA, XXVIII, 323-327; İpşirli, "Medrese", DÍA, XXVIII, 327-333.
Hadis Tarihi
YanıtlaSilProf. Dr. Ahmet Yücel
sy. 141.
Her şey kendi lisanıyla Allah'ı tesbih ediyor. (S.) 151:14. Söz 3. sü; (S.) 301, 302:24. Söz 1. dal; (S.) 605:33. Söz 13. pencere Her varlıkta Allah'ın taklid edilemez turrası vardır. (S.) 22. Söz
YanıtlaSil2. mak. 4. lem'a
Hıristiyanlar Hz. İsa'yı Allah'ın oğlu olarak görürler. (K.L.) 131. Hiçbir şuur sahibi Allah'ı inkar edemez. (E.L.) 1:200. Hz. Musa'nın Allah'ın kelâmını dinlemeye doymaması. (S.) 170:
15. Söz, zeyl
İnâyetler, şefkatler ilmine delildir. (Ş.) 544:15. Şua İnsanda olan kemâl Allah'ın kemâlinden iktibas edilmiş bir göl- gedir. (Mh.) 120:3. makale
İnsanın Allah'a uzak olması. (S.) 181:16. Söz 3. şua İnsanlık, Allah'ın meşiheti karşısında inada güç yetiremez.
(Mh.) 35:1. makale, 9. mukaddime İnsan fâni vücudunu vücudu verenin yolunda fedâ etmelidir. (S.) 194:17. Söz, Farisi. Mün.
Kâinat kitabı Allah'ın varlık ve birliğine delildir. (Nok. İç. R.) 1:99
Kainatın yaratıcısı kâinat cinsinden değildir. (M.) 241:20. Mek-
tup, 2. makam, 10. kelime, 2. sır Kâinattaki sanat eserlerine Vâcibü'l-Vücud nazarından bakılma-
lıdır. (Mh.) 115:3. makale
Kelâm-ı ezelden gelen ebede gidecektir. (Mh.) 29:1. maka. 7. muk Kelâm-ı ezelf gayr-i mütenâhidir. (L.N.) 27; (Ş.) 123:7. Şua Kıyâmetten önce "Allah Allah" denilmemesi. (S.T.) 132:8.
Lem'a; (M.) 59, 61:15. Mektup, 4. suâl
Kimin için Allah varsa ona herşey var, kimin için yoksa, her şey ona yoktur. (S.) 426:25. Söz Emir. Çiçeği Kudretin aynaları çoktur. (S.) 645:Lemaat
Kur'ân Allah'ın varlık ve birliğine delildir. (Nok. İç. R.) 1:105. Kur'ân'ın en mühim esaslarından biri, Allah'ı ispattır. (Mh.) 11. Madem Allah var, elbette âhiret vardır. (S.) 99:10. Söz 2. nok.
FİHRİST/53
Elhamdulillahın mânâsı. (H.Ş.) 25.
YanıtlaSilFeleği şikayetlen Cenâb-ı Hakkın sanatına itiraz çıkmaz mı?
Felsefenin bir taifesi Allah'a “mucib-i bizzat” demişler. (S.) 501: 30. Söz Felsefe talebelerinin, küfür milletinin ve nefs-i emmarenin en müthiş dalâleti Allah'ı tanımamaktır. (S.) 61:10. Söz mukad.
(K.L.) 164.
Fenalığı kendinden, iyiliği Allah'tan bil. (S.) 41:8. Söz Filozoflar Allah'ın cüz'iyatı bilmediğine hükmettiler. (Mh) 114:
3. maka. vehim ve tenbih Görülmemek olmamaya delil değil. (S.) 468:29. Söz 1. mak. 1. esa Hakiki mahbub, hakiki matlub, hakikî maksut, hakiki mabud
yalnız Allah'tır. (S.) 198:17. Söz Fari. münacât
Hakimiyetin gereği müdahaleyi reddetmektir. (L.) 191:23. Lem'a 3. kel. 3. muhal; (L.) 318:30. Lem'a, 4. nükte, 5. işâret Hamd Allah'a mahsustur. (M.) 220, 230:20. Mektup 1.2. mak, 5. kelimeler, ($) 505, 511:15. Şua; (E.L.) 2:95.
Haşir Allah için çok kolaydır. (S.) 271:22. Söz 2. mak. 6. Lem'a Hayatı veren Allah'tır. (§.) 505:15. Şua; (M.) 232:20. Mektup 6.
kel: (L.) 228
Hayır Allah'ın elindedir. (M.) 235:20.Mektup, 9. kelime; ($.)
507:15. Şua
33.Söz 14. pencere
Hediye getiren hizmetçinin ayağını öpüp hediyeyi göndereni hiç tanımamak büyük bir gaflettir. (S.) 13:1. Söz Herşeyde Allah'a bir yol bulmak. (M.) 444:29. Mektup zeyl hâti Hergey Allah'ın tasarrufundadır. (M.) 235:20. Mektup 2. mak. 2. kel. Herşey her şeyinde ve her şe'ninde Allah'a muhtaçtır. (S.) 606:
Arzı, bütün yıldızları ve güneşleri tesbih taneleri gibi kaldıra- mayan ilahlık davâ edemez. (Sn.) 31.
YanıtlaSilAsâr-1 Sâniinin zaruriyatı, mahfiyat-ı sanatına delildir. (Mh.) 116:3. maka.
Bazı filozoflar Allah'ın cüz'iyatı bilmediğini söylerler. (S.) 501:30. Söz Besmelede üç sikke-i Rububiyet var. (S.) 14:1. Söz
Birşeyden her şey yapmak, her şeyi bir şey yapmak Allah'a mah-
sustur. (S.) 61:10. Söz muk.
Birşeyin kendisine ait neticesi birse Yaratıcıya ait bindir. (S.)
501:30. Söz
Bir mahalle muhtarsız, bir harf kâtipsiz olmaz. (S.) 53:10. Söz Bütün hayır Allah'ın elindedir. (M.) 221:20. Mektup 9. kelime Bütün kâinat Allah'a duâ eder. (S.) 287:23. Söz 1. meb. 5. nokta Bütün varlıkların isimlerinin cilvesine mazhar olduğu Zât-ı Vâ- cibü'l-Vücudu bulan bir kalp herşeyi bulur. (M.) 444:29.
Mektup 9. kısım, zeyl Büyüklük Allah'ındır ve minnet de Ona mahsustur. (D.H.Ö.)
73; (T.H.) 51.
Cennette Allah'ı görmek. (S.) 534:535:31. Söz, 4. esas, 4. 5.
meyve; (S.) 593:32. Söz 3. mev. 2. meb. 9. işa Cennet Allah'ın ihsanıdır. (S.) 324:24. Söz 5. dal 2. meyve Cennette bir dakika Allah'ı görmek bütün Cennet lezzetlerinden
üstündür. (S.) 571:32. Söz 2. mev. 3. maks. 4. rem; (M.) 223:
20. Mektup, 1. makam, 11. kelime
Çeşitlerin fertlerindeki fevkalâde çokluk, Allah'ın mahiyetinin herşeye mübâyin olduğunu gösterir. (M.N.) 177: Şemme 10. risâle Dost istersen Allah yeter. (M.) 273:23. Mektup, 7. suâl Dönüş Allah'adır. (Ş.) 509:15. Şua; (M.) 222, 243:20. Mektup,
1. ve 2. mak. 11. kelimeler Dünyayı Yaratan Allah âhireti de yaratır. (M.) 230:20. Mektup 2.
makam, 5. kelime
FİHRİST/51
Bir Hazinenin Anahtari
YanıtlaSilRisale-i Nur Kulliyati Fihrist Ve İndeksi
İsmail Mutlu
sy. 51,52,53.
Cahiliyyette ölen babalarınızla iftihar etmeyin. Nefsim yed-i kudretinde Olana kasem ederim ki, gübre kurtları cahiliyette ölen babalarınızdan (Kafir olandan) efdaldir.
YanıtlaSilRavi: Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
Sayfa: 475 / No: 2
Ramuz El-Ehadis
Üç mescidden başkasına sefer ittihaz edilmez. Mescidi Haram, Şu Benim mescidim ve Mescidi Aksa.
YanıtlaSilRavi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
Sayfa: 474 / No: 4
Ramuz El-Ehadis
Allahın Peygamberlerini birbirleri üzerine tafdil etmeyin. Muhakkak Sur'a üfrülür de semavat ve arzda olanlar -Allahın dilediği hariç- düşüp ölürler. Sonra ikinci Sura üfürülür. Ben dirilerin ilki olurum. Bir de bakarım ki Hz. Musa (a.s) Arşa tutunmuş. Bilmem ki Tur günündeki "Sayka" sebebile muhasebe mi edildi, yoksa Benden evvel mi diriltildi. Ve de Ben Muhammed (s.a.v)in Metta oğlu Yunus (a.s) dan daha faziletli olduğunu söyleyemem.
YanıtlaSilRavi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
Sayfa: 474 / No: 12
Ramuz El-Ehadis
Bir mü'minin kalbine sürur vermiş bir mü'min yoktur ki, o sürurdan Allah, Allah'a ibadet eden, Onu temcid eden, Onu tevhid eden bir melek yaratmasın. Bu mü'min kabrine girince o, mü'mine verdiği sürur gelir ve "beni tanıdın mı?" der o da: "Sen kimsin?" der. O da şöyle cevap verir: "Ben filana verdiğin sürurum. Ben bugün senin yanlızlığında enîsin olacağım, suallerine yardım edeceğim ve sana o sabit sözü unutturmayacağım, mahşerde seninle beraber olacağım. Rabbına senin için şefaatta bulunacağım ve Cennette de yerini sana göstereceğim."
YanıtlaSilRavi: Hz. Cafer (r.a.)
Sayfa: 387 / No: 2
Ramuz El-Ehadis
Gözlerinden Allah korkusundan sinek başı gibi yaş çıkan hiç bir kul yoktur ki, o yaşlar yüzüne aksın da onun yüzüne ebeden ateş dokusun.
YanıtlaSilRavi: Hz. İbni Mes'ud (r.a.)
Sayfa: 386 / No: 1
Ramuz El-Ehadis
Hiç bir kul yoktur ki, dünyada bir derece yükselmek kasdı ile yükselsin de ahirette Allah ondan daha devamlı ve mühim derece indirmesin. (Dünyada mevkiinin yüksek olmasına heves etmemeli)
YanıtlaSilRavi: Hz. Selman (r.a.)
Sayfa: 385 / No: 2
Ramuz El-Ehadis
6113- iki yüzlünün, Allah katında emin olması mümkün değildir.
YanıtlaSil٦١١٤ - لا يَنْبَغِي لِلْعَالِمِ أَنْ يَسْكُتَ عَلَى عِلْمِهِ وَلَا يَنْبَغِي لِلْجَاهِلِ اَنْ يَسْكُتَ عَلَى جَهْلِهِ قَالَ اللَّهُ تَعَالَى فَاسْتَلُوا أَهْلَ الذِكْرِ إِنْ كُنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ
طس عن جابر) 6114- Alimin ilmi üzerinde susması, cahilin de cehli ile yetiri sormaması yakışık almaz. Allah "Bilmiyorsanız zikir ehline soru buyurdu.
Hiç bir peygamber yoktur ki ümmetimde onun bir naziri olmasın. Ebu Bekir (r.a) İbrahim (a.s.)'ın benzeri, Ömer (r.a) Musa (a.s.)'ın benzeri, Osman (r.a) Harun (a.s.)'ın benzeri, Ali İbni Ebu Talib (r.a) da benim nazirimdir. Kim Meryemoğlu İsa (a.s.)'a bakmaktan sürur duyarsa Ebu Zerri'l Gıfariye (r.a) baksın.
YanıtlaSilRavi: Hz. Enes (r.a.)
Sayfa: 388 / No: 11
Ramuz El-Ehadis
Bir memlekette ilim olmasa orada zulüm olur.
YanıtlaSilMahmud Efendi Hazretleri
Genel BakışŞarkı SözleriDinleVideolar
YanıtlaSilHer şey her şey, senin için
Dualarım duygularım
Düşlerimde bakışların
Hep seni söylüyor şarkılarım
Her şey her şey, senin için
Dualarım duygularım
Düşlerimde bakışların
Hep seni söylüyor şarkılarım
Umrumda değil kim duyarsa duysun
Varsın olsun kim görürse görsün
Bırak gitmeyi kolay mı sanıyorsun
Söyle sevgilim herkes duysun
Duyanlara duymayanlara
Soranlara sormayanlara
Ben onu seviyorum çok seviyorum
Seviyorum seviyorum çok
Duyanlara duymayanlara
Soranlara sormayanlara
Ben onu seviyorum çok seviyorum
Seviyorum seviyorum
Her şey her şey, senin için
Dualarım duygularım
Düşlerimde bakışların
Hep seni söylüyor şarkılarım
Her şey her şey, senin için
Dualarım duygularım
Düşlerimde bakışların
Hep seni söylüyor şarkılarım
Umrumda değil kim duyarsa duysun
Varsın olsun kim görürse görsün
Bırak gitmeyi kolay mı sanıyorsun
Söyle sevgilim herkes duysun
Duyanlara duymayanlara
Soranlara sormayanlara
Ben onu seviyorum çok seviyorum
Seviyorum seviyorum çok
Duyanlara duymayanlara
Soranlara sormayanlara
Ben onu seviyorum çok seviyorum
Seviyorum seviyorum
Hz. Muhammed Mustafa için Söylenmiştir
(s. a. v.)
İlmi gizleyene her şey lanet eder. Denizdeki balık ve gökteki kuş bile.
YanıtlaSilRavi: Hz. Ebû Said (r.a.)
Sayfa: 337 / No: 3
Ramuz El-Ehadis
Not. Tarihi gerçeklerde bir ilimdir.
2309- Emin, doğru ve müslüman bir tacir kıyamet gününde şehitlerle beraberdir.
YanıtlaSil۲۳۱۰ - التاجرُ الصَّدُوقُ الأَمِينُ مَعَ النَّبِيِّينَ وَالصَّدِيقِينَ وَالشُّهَدَاءِ
قط ك عن ابي سعيد) عبد بن حميد والدارمي ت 2310- Emin ve doğru tacir, peygamberler, siddikler ve şehitlerle beraberdir.
التَّوَدِّةُ فِي كُلِّ شَيْءٍ خَيْرٌ إِلَّا فِي عَمَلِ الآخِرَةِ (دك هــب عـــن
بن سعد عب ابيه سعد بن وقاص 2311- Ahiret işi dışında, her konuda işi ağırdan almak
hayırlıdır.
Ramuz ül Ehadis Hadis Ansiklopedisi
YanıtlaSilAhmed Ziyâüddin Gümüşhanevi
cilt. 1.sy.570.
Lozan : İsviçre'nin batı bölgesinde, Ce-
YanıtlaSilnevre Gölü'nün kuzey kıyısında kurulmuş bir
şehir. Türk kurtuluş savaşı sonucunda Türki-
ye ile Ingiltere, Fransa, Italya ve Yunanistan
arasında "Lozan Barış Antlaşması" bu şehir-
de yapılmıştır. (24 Temmuz 1923)
Lozan Baris : لوزان قونفرانسی Lozan Konferansı antlaşması için yapılan konferans (bk. Lozan)
- Lozan Antlas : لوزان معاهده سی Lozan Muahedesi ması. Kurtuluş Savaşının ardından 24 Tem- muz 1923 tarihinde imzalandı. Daha sonra da TBMM'de 23 Ağustos 1923 günü 340, 341, 342 ve 343 sayılı kanunlarla kabul olundu.
Bediüzzaman Said Nursî, bazı risalelerinde Lozan Andlaşmasıyla ilgili değerlendirme- erinde ağırlıklı olarak, bu andlaşma çerçe- wesinde Türkiye'den katılan yetkililerin Ba- lı ülkelere, "din-i İslâmı bu mübarek Türk milletinden kaldırmak için Lozan Muahe- Hesinde" söz verdiklerini ve pek şiddetli ve ehşetli hücumlarına rağmen hiçbir hakikî Müslüman Türkü Protestan yapmaya muvaf- ak olamadıklarını söyler.
'b: eğlence, oyun
ukman : (bk. Lokman) okman Sûresi : Kur'an'ın 31.sû- esi. (bk. Lokman)
t: Kur'an'da adı geçen peygamberler- Endir D
Risale-i Nur un Büyük Lugati.
YanıtlaSilTabiratli, Terkibli, Ansiklopedik
Envar Nesriyat.
sy. 573.
esîri: atomların içini ve bütün uzay boşlu- ğunu doldurduğu var sayılan, uzaktan çekme ve itme kuvvetlerinin, ışık ve diğer işınların (radyosyonların) manyetik (mıknatıs alanı oluşturan) kuvvetlerin iletimini sağlayan, atom parçacıklarının yaratılmasında ham- madde ve kaynak görevini yapan çok ince ya-
YanıtlaSilpılı bir çeşit madde
asry hakikatbin
YanıtlaSilhakikati insanların yaşadığı devir, Hz.Peygamber gore (a.s.m.) ve sahabelerin yaşadığı devir
asri hazır: şimdiki devir, şimdi
yüzyıl
asr-i hürriyet: hürriyet asri, insanl rın hür yaşadıkları yüzyıl
عصر میلادی asr miladi : milâdî yüzy Hz.İsa'nın doğumunu başlangıç olarak alan takvime göre hesap edilen yüzyıl
asr-1 Muhammedi : Hz. Muham
med'in (a.s.m.) hicretini (mi.622) başlangı olarak alan hicrî yüzyıl
asr-i nur: nur asrı, aydınlık devir (mec.) Hz. Muhammed'in (a.s.m.) getirdiğ Kur'an ve İslâm'ın dünyayı aydınlatmaya baş ladığı devir
: عصر نزول فرقان asr- nûzul-i Furkan
yanlışı ayırıcı (Furkan) olan Kur'an'ın gönde rildiği yüzyıl doğru ile
Asr-1 Saadet : mutluluk çağı, Muhammed'in (a.s.m.) ve sahabenin yaşadığı yüzyıl (bkz.sahabe) Hz.
: عصر سعادت و تابعین Asri Saadet ve tabiin ve sahabenin yaşadıkları devir olan Asr-1 Sa Saadet ve asr-1 tabiîn) Hz. I adet (Muth peygamber (a.s.m.) : (Asr-1 الملا
Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
YanıtlaSil214 1 Ağırbaşlılık, güzellik, teenni ve iktisad, Peygamberliğin yirmi dört cüz'ünden bir cüzdür. Hz. Abdullah İbni Serces (r.a.)
214 2 Dinlemek ve itaat etmek her müslümana borçtur. Hoşlansa da, hoşlanmasa da, Ancak, günahla emrolunmadıkça, Eğer masiyetle emrolunursa ne dinler, ne de itaat eder. Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
214 3 Sinameki ile kimyon, bunlar her derde devadır. Hz. Ebû Ubeyyil Ensari (r.a.)
214 4 Sünnet ikidir: Gönderilmiş bir Peygamberin sünneti, İmam-ı Adilin sünneti. Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
214 5 Sünnet ikidir: Farizada sünnet, gayri farizada sünnet, Farizadaki sünnetin aslı Kitabullahtandır. Yapmak hidayet, terketmek ise dalalettir. (cemaat ve ezan gibi) Allah'ın kitabında olmıyan sünnete gelince, onu yapmak fazilet, terkedilmesi ise hata değildir. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
214 6 Kedi canavardır. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
214 7 Misvak ağız için temizliktir. Ve Aziz ve Celil olan Allah'ın rızasına sebebtir. Hz. Ebû Bekir (r.a.)
214 8 Misvak, erkeğin fesahatını artırır. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
214 9 Misvak ve Cuma guslü, her müslümana vacibtir. Hz. İbni Amr (r.anhüma)
214 10 Misvak, ağız için temizlik, Allah (z.c.hz)'lerinin rızasına sebeb ve gözlere de ciladır. Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
214 11 Sual sormak ilmin yarısıdır. Rıfk, geçimin yarısıdır. İktisadlı kişi fakir olmaz. Humma ölüm kılavuzudur. Dünya da müminin zindanıdır. Hz. Enes (r.a.)
214 12 Çarşı, gaflet ve sehiv yurdudur. Kim Allah'ı orada bir kere tesbih ederse, Allah ona bir milyon sevab yazar. Kim ki "Lâ havle ve lâ kuvvete illâ Billah" derse, akşama kadar Allah'ın emanında bulunur. Hz. Ali (r.a.)
214 13 "Esselamü aleyküm yâ ehlel kubûri, minel mü'minîne vel müslimin. Yağfürullahü lena ve leküm, entüm selefüna ve nahnü bil ısri
2292- Ölüye sessiz ağlamak rahmetten, bağırıp çağırmak ise şeytandandır.
YanıtlaSilالْبَلاءُ مُوَكَّلْ بِالْقَوْلِ مَا قَالَ عَبْدٌ لِشَيْئ لَا اَفْعَلُهُ الاَ تَرَكَ الشَّيْطَانُ
كُلِّ شَيْءٍ مِنَ الأَشْيَاءِ فَوَلِعَ بِذَلِكَ مِنْهُ حَتَّى يُؤْثِمَهُ (هب عن ابي الدرداء)
2293- Bela, insanın sözüne bağlıdır. Kul günah yapmayacağım, dediği zaman, şeytan bütün işini gücünü bırakıp ona musallat olur, günah işleyinceye kadar yakasını bırakmaz. (Kişinin Allah'ı anarak O'nu zikretmesi gerekir.)
BÂTIL
YanıtlaSilBâtılın bir hakimiyet zamanı vardır, sonra yok olup gidecektir.
(Nt. İç. R.) 2:264.
Bâtıl şeyleri güzel tasvir safi zihinleri bozar. (S.) 647:Lemaat Ehakkı araştırma zamanında bâtılın vücuduna bir nevi müsa- maha var. (TI. İç. R.) 1:199.
Hak geldi, bâtıl zâil oldu. (Mh.) 33, 44:1. maka. 8 ve 12. muk. Hakkı bâtıldan ayırabilmek ilim ile olur. (İ.İ.) 102.
Meslekler, mezhepler ne kadar bâtıl da olsalar içinde bir haki- kat bulunur. (M.) 354:28. Mektup 6. mese. 3. nükte
FİHRİST/72
Bir Hazinenin Anahtarı
YanıtlaSilRisale-i Nur Kulliyati
Fihrist ve İndeksi
İsmail Mutlu
sy. 72.
TAIZ
YanıtlaSilBeşer hayatını isterse, fâizin bütün çeşitlerini öldürmelidir. (S.)
Faiz ihtilallere sebeptir. (I.I.) 49; (M.) 264:22. Mektup 2. meb- has; (S.) 373:25. Söz 3. şua 2. cilve; (S.) 649:Lemeat Fâiz kuruluşları olan bankaların zararları insanlığın en fenâ
649:Lemaat
kısmınadır. (S.) 671:Lemaat
Fâiz tenbellik verir, çalışma şevkini söndürür. (S.) 671:Lemaat Faiz İslâma mutlak zarardır. (S.) 671:Lemaat Kur'ân, "Kavga kapısını kapamak için ribâ kapısını kapayınız" Islâmiyet, asrın hastalıklarını fâizi haram kılmak ve zekatı em- retmekle tedavi etmiştir (S.) 685:Lemaat
der. (S.) 373:25. Söz 3. şua 2. cilve
FİHRİST/203
Riba taşı çekilse, zalim medeniyet sarayı çökecektir. (Rm. İç. R.) 1:230.
YanıtlaSilBir Hazinenin Anahtarı
Risale-i Nur Kulliyati
Fihrist ve İndeksi
İsmail Mutlu
sy. 203,204.
194.
YanıtlaSilKüçük Sözler
fikirleri vardır ve gayr-i mahdut şeheviye ve gadabiye gibi kuvveleri vardır ve öy- le acaip bir yaratılışı vardır ki, sanki bü- tün envâ ve âlemlere fihriste olarak yara- tılmıştır.
✓ İşte böyle bir insanın o yüksek ru- hunu inbisât ettiren, ibadettir;
İstidâtlarını inkişaf ettiren, ibadettir; ✓ Meyillerini temyiz ve tenzih ettiren,
ibadettir;
✓ Emellerini tahakkuk ettiren ibadettir;
✔Fikirlerini tevsî ve intizam altına alan, ibadettir;
Envâ': Türler, kâinattaki bütün mahluklar.
kötüden ayırma.
Tenzih etmek: Kusur- lardan arındırma, temiz-
Gayr-i mahdut: Sınırsız. İnbisat etmek: Açılmak, leme. genişlemek, inkişaf etmek. Temyiz etmek: İyiyi
Tevsî: Genişletme, en- ginlik kazandırma.
196
YanıtlaSilKüçük Sözler
yapılmasıdır. Eğer başka bir hikmet ve bir fayda ibadete illet gösterilse, o ibadet bâ- tıldır. Faydalar, hikmetler yalnız müreccih olabilirler, illet olamazlar.
İllet: Bir şeyin yapılma- sına, bir hükmün konul- masına sebep olan du- rum.
Müreccih: Tercih ettirici faktör.
Küçük Sözler
YanıtlaSilEy nefsim! Deme: "Zaman değişmiş, asır başkalaşmış, herkes dünyaya dalmış, hayata perestiş eder, derd-i maîşetle sarhoştur." Çünkü ölüm değişmiyor, firak bekâya kalbolup başkalaşmıyor. Acz-i beşerî, fakr-1 insanî değişmiyor, ziyâdeleşiyor. Beşer yolculuğu kesilmiyor, sürat peydâ ediyor.
Hem deme: "Ben de herkes gibiyim." Çünkü; herkes sana kabir kapısına kadar arkadaşlık eder. Herkesle musibette beraber olmak demek olan teselli ise, kabrin öbür tarafında pek esassızdır.
Konu
YanıtlaSilFacirler cehennemdedir.....
Cild ve Sayfa
III, 185
Fahişeye sadaka veren adam kissasi
VII, 690, 691
Faiz alacaklarının peşini bırakmak. Faiz haram, alışveriş helâl kılınmıştır.
VII, 73, 74
.VII, 72, 75
Faiz haramdır.
IV, 597
Faiz ile alışveriş arasında fark görmeyenler.
Faiz ve zararları.
Faiz yasağındaki tedricilik.
VII, 72, 75 VII, 72, 77
Faiz yemek.
VII, 76
VII, 69, 71
Faiz yiyene lânet edilmiştir.
VI, 684
1,503
Faiz yiyenler Allah ile harptedir.
Faiz yiyenler şeytan çarpmış gibi kalkarlar.. Faiz yiyenlerin cezası...... VII, 72, 74 VII, 72, 74
VI, 650
.VII, 77, 78
Faiz, malın yok olmasına sebeptir
.
Faizcilerin tamamı lânetlenmiştir.
Faizciliğe s
son verenin hükmü
VII, 72
Faizcilikten vazgeçmeyenler cehennemliktir.. Faizde israr edenler Allah ve Resûlüne savaş açmıştır.......
.VII, 72
alanı da vereni de Peygamberimiz lânetlemiştir....... VII, 76, 77 Faizin şiddetle yasaklanması..
Faizi
.VII, 74, 75
Faizli işte çalışanların tamamı lânetlenmiştir Fakih olmak (Dinde anlayış sahibi olmak)..
VII, 72-77
.VII, 76, 77
Fakir sahâbilerin Peygamber'den istekleri.. Fakir sahâbilerin zengin sahâbîlere gibta etmeleri.. Fakir ve miskin.
VI, 204
III, 541
III, 541
III, 436
Riyazu's Salihin
YanıtlaSilImam Nevevi
Kampanya Kitaplari
cilt. 8.sy.143.
Benim sözüm Allah'ın kelamını nesh etmez. Allah'ın kelamı Benim sözümü nesh edebilir. Allah'ın kelamının bir kısmı diğerini nesh edebilir. (Nesh= Hükmünü gidermek)
YanıtlaSilRavi: Hz. Câbir (r.a.)
Sayfa: 340 / No: 11
Ramuz El-Ehadis
Cömertlik, cennet ağaçlarından bir ağaçtır. Dalları dünyaya sarkmıştır. Kim bu dallardan birine tutunuyorsa, bu dal onu Cennete götürür. Hasislik te Cehennem ağaçlarından bir ağaçtır. Dalları dünyaya sarkmıştır. Kim de bu dallardan birine yapışırsa, o dal da onu Cehenneme çeker.
YanıtlaSilRavi: Hz. Ali (r.a.)
Sayfa: 213 / No: 3
Ramuz El-Ehadis
Cömert Allah'a, insanlara ve Cennete yakındır. Cehennemden de uzaktır. Cimri ise Allah'dan, insanlardan ve Cennetten uzaktır ve Cehenneme yakındır. Cahil cömert, Allah (z.c.hz)'lerine hasis abidden daha sevimlidir.
YanıtlaSilRavi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
Sayfa: 213 / No: 5
Ramuz El-Ehadis
٦١٩٥ - يَا عَلِيُّ إِن الإِسْلامَ عُرْيَانَ لِبَاسُهُ التَّقْوَى وَرِيَاشُهُ الْهُدَى وَزِينـا الْحَيَاء وَعِمَادُهُ الْوَرَعُ وَمِلاَكُهُ الْعَمَلُ الصَّالِحُ وَاَسَاسُ الإسـ
YanıtlaSil* وَحُبُّ اهْلِ بَيْتِي (كر عن على)
6195- Ey Ali! İslam üryandır. Giysisi takvadır, tüyleri hidayettir, süsü ise hayadır, direği veradır, ayakta tutucusu da salih ameldir. İslam'ın esası beni sevmektir, ehl-i beytimi sevmektir.
٢٢١٦ - الإِسْلامُ عُرْيَانٌ فَلِبَاسُهُ الْحَيَاء وَزِينَتَهُ الْوَفَاء وَمُرُوتُهُ الْعَمَلُ الصَّالِحُ وَعِمَادُهُ الْوَرَعُ وَلِكُلِّ شَيْءٍ أَسَاسَ وَأَسَاسَ الإِسْلَامِ حُبُّ أَصْحَاب
YanıtlaSilرَسُولِ اللَّهِ وَحُبِ اَهْلِ بَيْتِهِ" (ابن النجار عن الحسين بن على)
2216- İslam uryandır, elbisesi hayadır, süsü ahde vefadır, mürüvveti salih ameldir, değeri takvadır. Her şeyin bir temeli vardır. İslam'ın temeli ise Rasulüllah'ın ashabı ile ehl-i beytini sevmektir.
: 3
YanıtlaSilRahu'l-Beyân
573
Bâyezîd Bistâmî, Hemedan'dan yâbânî safran tohumu almıştı. Bis- m'a varınca tohumun içerisinde iki karınca bulunduğunu gördü. Tekrar Hemedan 'a dönerek iki karıncayı yerlerine bıraktı. İşte verâ ve takva böy- olur. Bu zamanda böyle kişiler çok az bulunur. Süfi bile olsalar insanla- in çoğu harâma, helâle ve şüpheli şeylere pek dikkat etmemektedirler. Bu ebeple dine uymanın ihmal edildiğini ve dinin garip kaldığını görüyoruz. Allah bizi ve sizi doğru yola eriştirsin. Tevfik O'na aiddir. Celâleddin Rû- mi der ki:
Yazıklar olsun bilmeden, vakıf olmadan yaptığın konuşmalara, Sana sarık ve cübbe ile sûf libâsın hiçbir faydası olmaz.
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَذَرُوا مَا بَقِيَ مِنَ الرِّبوا إِنْ كُنتُمْ
مُؤْمِنِينَ (۲۷۸)
278. Ey iman edenler! Allah'tan korkun. Eğer gerçekten inanıyorsanız mevcut fâiz alacaklarınızı terkedin.
Kalan fâizi almamak suretiyle nefislerinizi Allah'ın azabından koruyun.
Çünkü îmân kat'î sûrette emre itâat etmeyi gerektirir.
فَإِنْ لَمْ تَفْعَلُوا فَأَذَنُوا بِحَرْبٍ مِنَ اللَّهِ وَرَسُولِهِ وَإِنْ تُبْتُمْ فَلَكُمْ رُوسُ أَمْوَالِكُمْ لَا تَظْلِمُونَ وَلَا تُظْلَمُونَ (۲۷۹)
279. Şayet (fâiz hakkında söylenenleri) yapmazsanız, Allah ve Rasûlü tarafından (fâizcilere karşı) açılan savaştan haberiniz olsun. Eğer tevbe edip vazgeçerseniz, ser- mayeniz sizindir; ne haksızlık etmiş ne de haksızlığa uğramış olursunuz.
İster fâizin haramlığını inkâr edin, ister etmeyin, eğer Allah'tan korkup geri kalan fâizi bırakmazsanız Allah ve Rasûlü'nün açacağı ve
574
YanıtlaSilAyet: 279-280
2. Bakara Sûresi
güç yetiremeyeceğiniz bir savaşa hazırlanın. Allah'ın açacağı harbten maksat, emrine uymayanları cehenneme atması, Rasûlullah'ın harbi ise bizzât bildiğimiz mânâda savaşmasıdır. Bu âyet inince Sakîfliler "Biz Allah ve Rasûlü'yle savaşa güç yetiremeyiz" deyip arta kalan fâizi alma- mışlardır.
Fâizin haram olduğuna inandıktan ve bu pek şiddetli tehdîdi duyduk- tan sonra tevbe ederseniz ana paranızı tam olarak alabilirsiniz. Böyle davranınca hem fazlasını almak suretiyle borçlularınıza zulmetmemiş olursunuz, hem de ana paranın eksilmesi sûretiyle siz zulme uğramamış olursunuz.
Kişi tevbe edince hüküm budur. Mü'min olup fâiz almayı bırakmayan kişi, silâhsız ise tâ'zîr edilir ve tövbe edinceye kadar hapsedilir. Eğer silah- li ise devlet başkanı, bâğîlerle; isyancılarla savaştığı gibi onunla da savaşır. Nitekim Ebû Bekir (r.a.), zekâtı vermekten kaçınanlara savaş ilân etmiş- tir. Ezânı terkeden ve ölüleri defnetmeyenler hakkında da aynı hüküm ge- çerlidir.
Ruhu'l Beyan
YanıtlaSilKur'an Meali ve Tefsiri
İsmail Hakkı Bursevi
cilt 2.sy.573,574.
Osmanlıca Türkçesi Sözlüğü
YanıtlaSilProf. Dr. İsmail Parlatır.
yargı Yayinevi
sy. 918.
Çok esir vardı kampta. Bir gün bir komutan geldi. Ama biz kim olduğunu bilmiyoruz. "Dikkat!" diye bir komut verildi. Herkes, hepimiz ayağa kalktık. Bir ak kişi hariç, Bediüzzaman! Sonradan kim olduğunu öğrendiğimiz Rus Başku- mandan Nikola bunu gördü. Hemen bir tercüman çağırtıp, 'niçin ayağa kalk- madığını sordu. Bediüzzaman, "Tazim Allah'a olur" diye cevap verince; Nikola, kurşuna dizilmesini emretti. O'na ölüm emri verdiği zaman biz çok korktuk. Ölüm mangası da hemen hazırlandı. Sonra namaz için izin istedi Bediüzzaman. Namazını kıldı ve hemen çabuk çabuk geldi. Komutan: "İdam olunacağı zaman ağından alınır, sen çabuk geliyorsun?" diye sordu tercümanla. Bediüzzaman mursamaz bir tavırla: "Rabbime kavuşmak için çabuk geliyorum" dedi. Bu hlas, komutanı çok etkiledi ve insafa getirdi. İdamı kaldırdı ve özür diledi." "200
YanıtlaSilESARETTEN FIRAR VE ISTANBULA
YanıtlaSil7 Kasım 1917'de başlayan Bolşevik İhtilâli, Rusya'yı altüst eden büyük bir karışıklığa sebep olmuş ve Çarlık rejimi yıkılmıştı. Ancak yeni rejimin ülke ça- pında disiplini sağlaması zaman alacaktı. Üstad Bediüzzaman Hazretleri, yak- laşık iki buçuk senelik bir esaretin sonunda, ihtilâlin sebep olduğu bu karışık- lıktan istifade ederek, 1918 senesinin baharında210 tek başıyla Kosturma'dan firar etti. Takriben üç ay süren bu yolculuğunda, Allah'ın inayetiyle, pek kolay bir şekilde Kosturma'dan, Baltık Denizi kıyısındaki Petersburg'a geçerek, ora- dan da Polonya'nın başkenti Varşova'ya ulaştı. Buradan Avusturya'nın başken- ti Viyana'ya geçti ve oradan da Bulgaristan'ın başkenti Sofya üzerinden trenle İstanbul'a geldi.
Bom Esaret Dönüşü Istanbul Hayati
YanıtlaSilYüksekten Bakmak Isteyen Dessas Bir Papaza Cevap
Bir adam seni çamurda düşürmüş, öldürüyor. Ayağını senin boğazına basmış olduğu halde istifham-1 istihfafiyla (alaycı sualleriyle) sual ediyor ki: "Mezhebin
nasıldır?"
Buna cevab-1 müskit (susturucu cevap), küsmekle sükût edip yüzüne tükür- mektir. Tükürün Ingiliz-i laînin o hayâsız yüzüne! (Cevabım) Ona değil, haki-
kat namına şudur:
"Sual: Din-i Muhammed nedir?
Cevap: Kur'ân'dır.
Sual: Fikir ve hayata ne verdi?
Cevap: Tevhid ve istikamet.
Sual: Mezâhimin devası (insan tabakaları arası çekişmelerin çaresi) nedir?
Cevap: Hurmet-i riba ve vücûb-u zekâttır. (Faizin haramlığı ve zekatın farz
oluşudur)
Sual: Şu zelzeleye ne der? (Avrupa'daki işçi ayaklanmalarına)
Cevap: "Şübhesiz insan için, (kendi) çalıştığından başkası yoktur!"247
"O kimseler ki, altın ve gümüşü biriktirirler ve onları Allah yolunda sarf et- mezler. İşte onları (pek) elemli bir azap ile müjdele."2
tanbul'u
nglikan
Bediüzzaman Said Nursi
YanıtlaSilVe Hayru'l Halefi
Ahmed Hüsrev Altınbaşak
ilk defa yayınlanan orijinal mektuplar ışığında
Hayrat Vakfı ilmi araştırma heyeti
cilt 1.sy.
213.
Bediüzzaman Said Nursî ve Hayru'l-Halefi Ahmed Hüsrev Altınbaşak
YanıtlaSil2. Şuâ: Tevhid ve iman hakikatinin üç büyük meyvesi, üç büyük muktezisi ve üç büyük alametini ders veren gayet kıymetdâr bir risaledir. Bu risalenin kıymeti hakkında Üstad şöyle der: "Bu risale benim nazarımda çok mühimdir. Çün kü içinde çok mühim ve ince olan esrar-i imaniye inkişaf ediyor. Bu risaleyi anlayarak okuyan adam imanını kurtarır inşaallah."80
Altınbaşak
YanıtlaSil20 Ağustos 1977, Cumartesi günü Hak dostlarından biri Hakk'a göçtü. Jöyledir büyük adamlar. Herşeyin ardında onlar vardır ama kendilerini kimse, bilmez. Çünkü dava «ene» dá vası değildir ve şöhret âfettir, Ahmet Hüsrev Altınbaşak, üzzaman Said Nursi Bedl hazretlerinin Risale-i Nurlarda Hüsrev dlye adı sık sık anılan talebest, yardımcıst, cayoldaşı idi. O'na hijab meri rev kardeşim şeklinde olmuştur ve hatta Blz seninle bir cesette iki ru huz diye Hüsrev Altınbaşak'a hitabı üstadla arasındaki samamiyet derece sini gösterir.
H. 1314 15 yıllarında doğdu. E mekli sıhhiye subayı idi. 1. Clhan Harbine iştirak ettl ve Yunanlıla ra esir düştü. Binbaşılığa kadar ter fl etti, Bediüzzaman Said Nursi ile 1925 yılında (Ustadt Isparta'ya nef- yedildiği tarih) karşılaştı. Bu Mevlâ- lana Şems-i Tebriz'nin karşılaşması na benzer. Çünkü 1925 yılında başla yan bu dostluk Bediüzzaman'ın Hakk'a güçüş tarihi 1960'a kadar tam 35 yıl sürecektir, Risale-i Nur'un ilk kitibl, yazıcısı, nåşiri idi. Bediüzza- man eserlerini bizzat ona dikte ettir mişti. Üstad'la başlayan bu yeni de- vir onun ezlyet, işkence, sürgün gibl mihnetlerle dopdolu olduğu bir de virdir. Artık o belà lle içiçedir. Allah'ın sevgili kullarına cinsten... Hapishanelerde taddırdığı Ilk durağı Eskişehir. Sırasıyla Denizli, Afyon hapishanelerinde üstadla beraber yattı. Müteaddlt defalar fakat öldürmeyen zehirlendi. Allah öldürmedi. Çilell hayatı devam etti. Isparta ha- plshanesinden sonraki serbestlyet faz la devam etmedl, 12 Mart 1971 muh tirası ardından ilan edilen sıkıyöne- tim idareleri bütün Türkiye'de mülst ko anarşist ararken Eskişehir Sıkı Yönetim Komutanı Irfan Özay dınlı da tesbit, takke, rahle tevklf e- diyordu(!), suç aletleri dlye bunları televizyondan gösteriyordu... Hüsrev Alunbaşak da tesbih, takke, seccade gibi Türkiye'nin kökünden fazlasıyla yıkacak(1) suç rahle, temellerini aletlerini bulundurduğundan Irfan Özaydınlı'nın hışmından di. Tevkif edildi nasibini al- İşkenceye maruz bıra
.
kıldı. 1972-73 döneml gene zindanda geçti. Bu döneml Eskişehir, Bursa, Menemen, Buca hapishanelerinde ge çirdi. 77 yaşındaydı zulümleri çeke cek yaşta değildi. Hastalandı. Izmir' de doktorlar bu 15 güden fazla ya şamaz dediler. Raporla çıktı. O sıra da CHP MSP koallsyonu tarafından umumi af lán edilmişti, Zindaların zulümlerin ardından 4 yıl kadar hür riyeti hastalık ve uzletle beraber tat 11. Ahir ömrünü Isparta, Ankara son olarak Istanbul'da geçirdi. Geç tiğimiz cumartesi günü de sevgil RABBINA kavuştu. Vefatında 81 ya- şında idi.
Ömrünü ve servetin! Risale! Nur'a hasretmişti. Kur'ânın lafzi mu cizesi ve bir çok mucizesi yanısıra şekli bir müclzes! olduğunu da is- bat için bizzat Bediüzzaman'ın tesbit ettiği bir metodla Kur'an-ı Kerim'l 9 defa yazdı. Öyleki bu Kur'am ya ziş şeklinde Allah, Rab ve Esmaülhüs- na renkli olarak gösterildiğinde Kur' ânın bütün sahifelerinde hep aynı yerde yer alıyordu. Allah lafzının geç tiği yere toplu lgne fle batırılıp bakıl sa igenin geçtiği sahifelerin hep aynı yerine Allah veya Rab veya isimlerin den biri gelmektedir. Bu tip bir iddia- 1 Bediüzzaman ispat için 1935'de Eskişehir hapishanesinde 30 talebes! ne bizzat usulünü göstererek yazdırma ya başlamış, fakat sadece Ahmet Hüs rev Altınbaşak yazmağa muvaffak ol muştur. Bu tip Kur'ânı Kerim-1 9 defa bizzat yazmış ve 7 tanesini Be diüzzaman görmüş, ikisini de Bedlüz mazan'ın ölümünden sonra yazmıştır. Ahmet Hüsrev Altıbaşak'ın haya
tt Din Mazlumları serisinde bir sahl fedir. Onların blyografiler! Türkiye de din'e dindarlara yapılan zulüm ler silsilesinin bir sayfasım teşkil e der kl, yakın tarihle hesaplaşması o lacak genç nesillerin bu kahraman in sanların hayat hikâyelerinden mutlaka haberdar olması lazımdır. Zalim'In zulmü varsa mazlumun da Allah't var. Şimdi o, RABBININ huzurunda dır. Yolunda olmaktan başka bir su- çu yoktu. Allah için zulme uğramak ne güzel bir BERAT vesilesidir. Mevla rahmet eyleye...
Ahmed Hüsrev Efendi'nin vefatını haber veren bir gazete yazısı
HULÜL NAZARİYESİ Vacip mümküne hulül edemez. (Mh.) 118:3. makale
YanıtlaSilHURÂFE
Hıristiyanlık hurafâttan sıyrılacak. (H.Ş.) 34; (E.L.) 2:118. Hurafatı arkasına takar. (Mh.) 21. Hurâfat doğru şeyin kuvvetini bitirir. (Mh.) 21:1. maka. 4. muk.
Mecaz ilmin elinden cehlin eline düşse hakikate dönüşür ve hu- rafata kapı açar. (Mh.) 22:1. makale. 5. mukaddime Teşbih ilmin elinden cehlin eline düşse hakikate dönüşür ve hu-
rafata kapı açar. (Mh.) 22:1. makale, 5. mukaddime Yaratılışta olan güzellik, azamet ve ulviyete kanaat etmemek hurafatı netice verir. (Mh.) 43:1. makale 12. mukaddime
HUSÛMET (Bak:adâvet)
HUTBE
Hutbenin Türkçe okunması. (M.N.) 78: Hubâb; (S.) 445:27. Söz 3. sü
HÜKÜMET
Allah'ın indirdiği ile hükmetmemek. (Mn.) 124. Asnımızın hükümetleri ilme dayandığından hızırvârî bir ömre mazhardır. (Mn.) 33. Bediüzzaman Meşrutiyetten önce hükümete muteriz olduğu hal-
de, hükümete itiraz edenlere de itiraz ederdi. (Mn.) 123. Bediüzzaman eski hükümetleri tenkit etti. (T.H.) 578:Afy. hayatı Bediüzzaman hükümetin manevî şahsını ithamdan kurtarmaya çalıştı. (T.H.) 211:Esk. hayatı
Bir hükümet tamamıyla mâsum olamaz. (Mn.) 39, 51. Cumhuriyet hükümetinin çifte sitandardı. (T.H.) 353, 361:Den. hay. Cumhuriyet hükümeti ilim hürriyetini yasaklayamaz. (T.H.) 197:
Eskişehir hayatı
FIHRIST/273
Cumhuriyet hükümeti kuvvetlidir. (D.H.Ö.) 81. Emânet layık olanlara verilmelidir. (Mn.) 133.
YanıtlaSilHer hükümette muhalefet bulunur. (T.H.) 575:Isp. hayatı Hiçbir hükümet mânevî kuvvetinin kaynağını yasak etmez.
(T.H.) 199:Esk. hayatı Hikmet-i hükümet. (S.) 54:10. Söz Hükümet ele bakar, kalbe bakmak hakkı yoktur. (T.H.) 196:Esk. hay.
Hükümet, halkına vesâyete muhtaç çocuk nazarıyla bakmamalı- dır. (Mn.) 132.
Hükümete hasenat seyyiat noktasından bakmak gerektir. (Mn.) 51. Hükümetler bir tek siyasî kanaata sahip olamaz. (T.H.) 205;
Esk. hayatı
Hükümet her milletin dillerini ve âdetini muhafaza için teşeb- büse geçmelidir. (Nt. İç. R.) 2:255.
Hükümet hizmetkarlıktır. (Mn.) 42, 79.
Hükümet içinde hükümet zararlıdır. (H.Ş.) 115:Cemi. th. Mahsus Hükümeti ikaz. (Mk. İç. R.) 2:279.
Hükümet Kur'ân dersleri ve dinî dersler verilmesi için emir ver-
miş (E.L.) 1:230.
Hükümet-i meşrûtânin timsâl-i nûrânisi, "Hepiniz çobansınız ve idâreniz altındakilerden mes'ulsünüz" hadisini esas alır.
(Mn.) 27.
Hükümetin istibdadı. (Mn.) 26.
Hükümetin istibdadı küçük istibdatların pederidir. (Mn.) 33. Hükümet memurları birden değiştirmemelidir. (D.H.Ö.) 86. Hükümet millete zararlı fikirleri yasaklayabilir. (T.H.) 213:Esk. hay. Hükümet milletle barışmalıdır. (T.H.) 211:Esk. hayatı Hükümet raiyeti olmayanlara kanununu tatbik edemez. (M.)
417:29. Mektup, 6. kısmın zeyli, 5. si Hükümetin sû-i istimâlinin zararı. (Mn.) 133. Hürriyeti lafızdan ibâret olan bir hükümetin en rahat yeri hapis- hane olsa gerektir. (D.H.Ö.) 20; (T.H.) 59.
FIHRIST/274
Bir Hazinenin Anahtarı
YanıtlaSilRisale-i Nur Kulliyati
Fihrist ve İndeksi
İsmail Mutlu
sy. 273,274,275.
Wagnercilik
YanıtlaSil“İnsan öldürmeyi seviyorlar. Duygusal, radikal ve agresifler…”
Rusya, kendi icadı aygıta zebun olmaktan şimdilik kıl payı kurtuldu.
ABD ve diğer sömürgeci ülkelerin de Wagner tipi askerimsi yapıları var.
İpten kazıktan boşanmışlar topluluğu…
Hiçbir insanî, hukukî kaygıları yok.
Hesap soran bir mercii de yok.
Vekâlet savaşları adıyla tesmiye edilen sömürgeleştirmenin en acımasız tetikçileri.
Wagnerciliğin, siyasi, iktisadi ve medya yapıları çok etkili…
Fonlu medya, etki ajanlığının en etkili silahı durumunda.
Algı oluşturmada, kaosa zemin hazırlamada çok başarılılar.
Tüm kirli işler bunlara ihale ediliyor.
Terör örgütleri bu yapılanmanın çekirdeğini oluşturmakta.
PKK, FETÖ, DEAŞ, Hizbullah bu yapılanmanın birer şubeleri…
Halkına zulmeden, milyonlarca vatandaşını mülteci durumuna sokan devletler de Wagner yapılanmasıdır.
Emperyalistlerden demokrasi bekleyenler, terörle hemhal olup demokrasi ve adaletten bahsedenler Wagnercidirler.
Savaşın da hukuku var…
Uluslararası anlaşmalarla kayıt altına alınmıştır, bu kurallar…
İnsanlığı yok emek için Wagner ve Blackwater benzeri örgütler aparat olarak kullanılıyor.
PKK’ya içi silah dolu binlerce tır gönderen, FETÖ’yü Pensilvanya’da besleyen, Türkiye’de her darbe ve darbe girişimini planlayan, seçimlere burnunu sokan başta ABD olmak üzere emperyalist odaklar neyin peşindeler, neler yapıyorlar.
Kifayetsiz muhterisler, niçin bir “aferin” alabilmek için kendi ülkesini ateşe atmaya yeltenirler?
Ülkelerin işgali Wagner ve Blackwater formatında örgütlere ihale edilmiş vaziyette
LGBT’nin de içinde olduğu bu yapı, dilsiz, dinsiz, cinsiyetsiz ve devletsiz bir yapı oluşturmak için her türlü yol ve yöntemi kullanıyor.
Demokratik Wagner Cumhuriyeti…
Demokratik Blackwater Cumhuriyeti…
Demokratik PKK Cumhuriyeti…
Demokratik FETÖ Cumhuriyeti…
Demokratik DEAŞ Cumhuriyeti…
Demokratik Hizbullah Cumhuriyeti…
Demokratik LGBT + Cumhuriyeti…
Bunların fonlanan sermaye ve medya yapılanması da çok azgın…
Gizli ve açık saldırıyorlar.
Olaylara ayrıntılı ve kronolojik olarak bakılırsa kirli planlar görülebilir.
Mesela…
Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’un 19 Aralık 2016’da katledilmesi…
15 Temmuz darbe girişiminden 5 ay sonra…
Yargıtay, 13 kişi hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını kesinleştirdi.
FETÖ’ye işletilen bu cinayetle Türkiye ile Rusya’nın savaşması ve Türkiye’de darbe hedeflenmiş. FETÖ, cinayeti, Haziran 2016’da planlamaya başlamış.
Ne ilginçtir ki 28 Haziran 2016’da Rus uyruklu DEAŞ da İstanbul Atatürk Havalimanı’nda 48 kişiyi katlediyordu. ( Bunun bir darbe hazırlığı olduğunu o günlerde yazmıştım.)
31 Aralık 2016 gecesi İstanbul’da Reina adlı bir eğlence merkezinde yine Rus uyruklu teröristler katliam yaptılar.
24 Kasım 2015’te Suriye’de Rus uçağının düşürülmesi emrini verenin daha sonra terörle iltisaklılarla iş birliğine girişmesi?
2011 seçimlerinde sonra terör uzantılarıyla birlikte yemin boykotuyla başlayan süreç tesadüf mü?
Gezi dahil tüm darbe ve darbe girişimleri Wagner ve Blackwater tipi yapıların kalkışmasıydı.
Gezi kalkışmasında seçim kalabalığının Taksim’e yönlendirilmesi, vandalların alınlarından öpülmesi, kumpas kasetlerinin meydanlarda dinletilmesi, 1 -19 Ocak 2014’te MİT tırlarına saldıranlara arka çıkılması, 15 Temmuz gecesi halkın katledişinin kahve içilerek seyredilmesi, hüküm kesinleşmiş olsa bile teröristlerin serbest bırakılacaklarının vaat edilmesi sıradan bir olay mıdır?
KARLOV’u katlederek Türkiye –Rusya savaşı çıkarma planları, yargı kararıyla açık ve net ortaya konuldu.
Peki,
14-25 Mayıs 2023 seçimleri arifesinde Rusya’nın, Türkiye’deki seçimlere müdahale edeceği yalanının amacı ne idi?
Wagner ne?..
Yeni yetişen nesiller kendi öz değerlerini yitirir, başkaları- na özenti içinde yetişen bir nesle dönüşür.
YanıtlaSil6 - Fâhiş kelimesi, haddi geçişin adıdır. Ancak daha çok çirkinlik çirkefliğe yönelik taşkınlık için kullanılır. Fuhş ifadesi de, kötülüğün çirkin ve çirkef olanı için kullanılır. Burada da bu mana vurgulanmaktadır. İşa ret edilen de insanlar arasında ahlâkî çöküntü ile iffet kaybını ifade eden söz ve fillerdir. ve
Böyle bir kaybın bir milleti nasıl çökerttiği ve çökerteceği bilinen bir gerçektir. Yine de şeytanın en çok kullandığı silah, insanların en çok ka- pılıp sürüklendiği akıntıdır.
İffet duygularını kaybeden bir millet, giderek bütün değerlerini yitirir. Ahlâkı ve değerleri gibi sıhhati de çürür...
Hz. Ebu Bekir'in dile getirdiği bu hakikat Allah Rasûlü'nümn irşa- dından alınmadır ve bu hadisin farklı bir rivayeti daha dikkat çekicidir. Rasûlullah (sav) bu rivayetinde; "Bir millet içinde fuhşiyyat yayılırsa Allah o milleti önceden bilmedikleri, hiç tanımadıkları hastalıklara müp- telâ kılar," şeklindedir.
Tanınmadık hastalık, bilinmedik mikrop, virüs, bulunmadık aşı nere- deyse kalmadı zannedilen bir asırda ortaya çıkan AIDS ve benzeri hasta- lıklar, daha sonra kuş gribi, domuz gribi, Kırım-Kongo kanamalı hastalığı insanlığı ciddî bir hayat muhasebesine sevketmelidir. Sonraki yıllarda ne- lerin ortaya çıkabileceği ihtimali de...
YanıtlaSilBu insanlara bir gerçeği daha unutturmamalıdır. Allah bütün canlıları ve kâinati helak etmek isterse hiçbir güç buna engel olamaz. Dilerse bü- tün canlıları gözle görülmeyecek kadar küçük, ömrü kısacık varlıklarla bile yok edebilir. Bu her zaman ve her devirde mümkündür...
7 - Allah'a itaat olmayan bir yerde kula itaat olmaz. Bir başka ifade ile Allah'a isyanda kula itaat yoktur. Bu, kıyamete kadar bakî kalacak bir düsturdur.
Allah'ı ve hükümlerini, helallerini, haramlarını hiçe sayanın kendisi de hiçe sayılmaya mahkumdur. Asinin isyanında kendisine itaat bekleme
409
YanıtlaSilEbu Zerr el-Gifârî
hakkı yoktur. İsyan ne kadar süslü, yaldızlı kelimelere, modern çerçeveye bürünürse bürünsün, hakikat budur.
8 - Namaza yöneliş, söze konulan ne güzel bir noktadır.
Peygamber Dostları
YanıtlaSilÖrnek Nesil 2
İslâmı Nasıl Anladılar, Nasıl Yaşadılar
Dr. M. Serafeddin Kalay
Altınoluk
sy. 408,409.
Sizin gibi kahraman bir hoca bize lâzımdır! Sizi, yüksek fikirlerinizden istifade etmek için buraya çağır- dik. Geldiniz ve en evvel namaza dair telkinlerde bulun- dunuz, aramıza ihtilâflar soktunuz!»> 1
YanıtlaSilBediüzzaman gereken cevabı verdikten sonra iki par- mağını ileriye uzatarak şu cevabı verir:
Paşa, Paşa!.. İslâmiyette imandan sonra en yük- sek hakikat namazdır. Namaz kılmayan haindir. Hainin ise hükmü merduttur.>>
Bediüzzaman'ın hayatını yazan büyük eserin 93 üncü sahifesinden aynen aldığımız ve Said Nurî'nin şahsen Mustafa Kemal Paşayı kastetmeyip mücerret mânâda sar- fettiği bu söz, Mustafa Kemal Paşa'da menfi bir tepki do- ğurmuyor, aksine teşekküre vesile oluyor.
Bediüzzaman Ankarada bulunduğu müddetçe, Şark Darülfünununun kurulması için uğraştı.
divor
Son Devrin Din Mazlumları
YanıtlaSilNecip Fazıl Kisakurek
Toker Yayınlar
sy. 123.
288
YanıtlaSilABDULHAKIM ARVASI
mesi için çırpınmalı, olmazsa İzmire gitmell, yanından ayrılmamalı son nefesine kadar beraberinde kalmalay- dım. Bütün bunlar, vaktiyle yapamamış olmaktan dogun- düğüm şeyler... Zaten ondan ayrı olduğum her dakika için döğünsem yeri değil mi?..
Abdülhakim Efendi Hazretlerini, çoğu hırsız, kaatil eroinci tiplerle beraber İstanbulda barındırılması calz görülmeyen 24 kişiyle beraber Anadoluya sürme karan o zamanın İstanbul Emniyet Müdürü meşhur Demir'in eseridir; ve Menemen hadisesinden sonra gelmiş bütün emniyet müdürleri boyunca polisin din adamlarını taki- bi birkaç günde bir tekkeyi basmak ve kitap, mektup, yazı adına ne varsa didik didik etmek suretiyle Efendi Hazretlerinde kümelenmiştir. Fakat şeriat emri icabı son derece ihtiyatlı olan ve nezdinde el yazılı hiç bir şey bu- lundurmamaya dikkat eden Efendi Hazretleri, kendile- rine, takip vesilesi olabilecek hiç bir şey vermiyor. Niha- yet sahte reklamlar, ve şatafatlı propagandalar dışı ke- miyette dar, fakat keyfiyette hudutsuz derin tesir abdül- hakim Arvasî tesiri sabırlarını tüketivor hesap vermekle mükellef bulunmayan Örfi İdare kara- riyle onun İzmir'e sürülmesine yol açıyor.
Şakir'e Mersin yolunu tutturadursunlar; Efendi Haz- retlerini bir gece nezaret altında bulundurduktan sonra ertesi sabah vapura bindiriyorlar ve Marmara açıklarına doğru, o çok sevdiği İstanbul'dan ayırıyorlar. İstanbul hakkında derlerdi ki.
İyiliğin de kötülüğün de en ileri şekli İstanbul'da- dır. İyi veya kötü, kim ne olmak dilerse İstanbul'a gelsin!> Efendi Hazretleri İzmir'de bir otelde, uzaktan polis
nezaretinde.. Fevkalâde sıkılmaktalar... Aradan bir müd-
det geçtikten sonra, yakınları, kendilerinin Bursa'ya nak
Son Devrin Din Mazlumları
YanıtlaSilNecip Fazıl Kisakurek
Toker Yayınlar
sy. 288,289.
SON DEVRİN DİN MAZLUMLARI
YanıtlaSilMilliyet davası fiska büründü Rida-yı diyanet yerde süründü, Türkün ruhu zorla âsi göründü, Hem Peygamberine, hem Allahına.
Sonra cinsi buruk, ahlâkı fena, Bir sürü türedi, girdi meydana Nerden çıktı bunca veled-i zina? Yuh olsun onların ham ervâhına!
Son Devrin Din Mazlumları
YanıtlaSilNecip Fazıl Kisakurek
Toker Yayınlar
sy. 16,17.
31 mart Vak'asi.
O zaman dedim ki bu ülke de dörtlü çete var... Kirli siyasetçi, kirli bürokrat, kirli işadami ve kirli medya.
YanıtlaSilSon Darbe 28 Şubat
Mehmet Ali Birand
Reyhan Yıldız
DK.
sy. 349.
Şirk ve yalancılık birlikte yasaklanmıştır.
YanıtlaSilRiyazu's Salihin
Imam Nevevi
Kampanya Kitaplari
cilt. 8.sy.333.
Hayata hizmetin en kıymetlisi ebedi hayata hizmettir. (B. L.) 57.
YanıtlaSilBir Hazinenin Anahtarı
Risale-i Nur Kulliyati Fihrist ve İndeksi
İsmail Mutlu
sy. 255.
Vazifeler içinde en kıymetlisi hayata hizmettir.(B. L.) 57.
YanıtlaSilBir Hazinenin Anahtarı
Risale-i Nur Kulliyati Fihrist ve İndeksi
İsmail Mutlu
sy. 257.
Rızik hayat kadar ehemmiyetlidir.(Sn.) 23.
YanıtlaSilŞuur Hayatın nurudur.(S. 468:29.Soz.1.makam.1.esas.
Varlıkları içerisinde en kıymetlisi hayattır.(B. L.) 57.
Bir Hazinenin Anahtarı
Risale-i Nur Kulliyati Fihrist ve İndeksi
İsmail Mutlu
sy. 257.
Bir kimse geçmiş ve gelecek insanların ilmine malik olmak isterse, Kur'an-ı Kerim'i tahlil etsin.
YanıtlaSilRavi: Hz. Enes (r.a.)
Sayfa: 401 / No: 3
Ramuz El-Ehadis
Bir kimse halkı nazarı itibare almadan Allah'ı hoşnud ederse, Allah ona kafi gelir. Allah'ı gücendirerek mahlukatı hoşnud ederse, Allah o mahlukatı kendisine musallat eder.
YanıtlaSilRavi: Hz. Amr İbni Şuayb (r.a.)
Sayfa: 401 / No: 15
Ramuz El-Ehadis
Bir kimse bid'at sahibini korkutursa, Allah onun kalbine iman ve emniyet doldurur ve onu büyük korkudan emin kılar. Kim bid'at sahibini horlarsa, Allah onun Cennette derecesini yükseltir. Bir kimse de bid'at sahibine mülaki olduğunda ona hoş yüz gösterirse, Peygambere ineni istihfaf etmiş olur. (Türkçesi sahibi bid'ata yüz verilmeyecek)
YanıtlaSilRavi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
Sayfa: 401 / No: 16
Ramuz El-Ehadis
٢١٩٥ - الان جاء القتال أُمَّةٌ يُقَاتِلُونَ عَلَى يزال مِنْ مِنْ أُمَّتِي أُمَّةٌ يُقَاتِلُونَ ظَاهِرَةً عَلَى النَّاسِ وَيُزِيعُ اللَّهُ لَهُمْ قُلُوبَ أَقْوَامٍ فَيُقَاتِلُونَهُمْ وَيَرْزُقُهُمُ اللَّهُ مِنْهُمْ يَأْتِيَ أَمْرُ اللهِ وهُمْ عَلَى ذَلِكَ وَعُقَرُ دَارِ الْمُؤْمِنِينَ يَوْمَئِذٍ السَّامُ وَالْخَيْـلُ مَعْقُودٌ فِي نَوَاصِيهَا الْخَيْرُ إِلَى يَوْمِ الْقِيَمَةِ وَهُوَ يُوحَى إِلَيَّ إِلَى مَقْبُوضٌ غَيْرَ حَتَّى يَا مُلَبَّتْ وَأَنْتُمْ تَتَّبِعُونِي أَفْنَادًا يَضْرِبُ بَعْضُكُمْ رِقَابَ بَعْضٍ وَبَيْنَ يَدَى السَّاعَةُ مُوتَانٌ شَدِيدٌ وَبَعْدُهُ سَنَوَاتُ الزَّلَازِلِ (حم والدارمي ن والبغوى طب حسب لك ص
YanıtlaSil-546-
عن سلمة بن تقيل الكندى
YanıtlaSil2195- Şimdi savaş emri geldi. Ümmetimden bir cemaat hak çin savaşacaktır ve insanlara galip gelecektir. Allah kavimlerin Koplerini küfür ve dalaletlere karşı daraltır. Onlarla savaşırlar. Allah onlara zafer ihsan eder. Allah'ın emri gelene kadar. Onlar bu minval zere olacaklardır. Mü'minlerin ikametgahı o zaman Şam'dır. O zaman hayır, kıyamete kadar atların alınlanına bağlanmıştır. Bana vahyolunduğuna göre çok kalıcı değilim, yakında gidiciyim. Benden sonra çok geçmeden birbirinizin boynunu vuracaksınız. Kıyametten önce iki büyük felaket vardır: Veba salgını ve bundan sonra deprem yılları takip edecektir.
Ramuz ul Ehadis
YanıtlaSilHadis Ansiklopedisi
Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi
1.cilt. sy. 546,547.
Bir Hazinenin Anahtarı
YanıtlaSilRisale-i Nur Kulliyati Fihrist ve İndeksi
İsmail Mutlu
sy. 606.
Kabil Habili öldürdükten sonra Kabil kardeşleriyle buluşup Adem a. s. imida öldürmeye karar verirken hava kararmış yarın konuşuruz diyerek ayrılmışlar. Yeniden toplandiklarinda her birinin lisanı değişik olduğu için anlasamamışlar.
YanıtlaSilLisanlar ortaya böyle çıkmış
Bununla beraber, istihbarat örgütlerinin sayısı ve çeşitliliği arttırılmalı, devleti yönetenlerin bilgi kaynakları çoğaltılmalı ve hükümetler tek bir bilgi akışına mahkum edilmemelidir. Strate- jik İletişim Yönetiminin ana kaynağı, doğru toplanmış bilgidir
YanıtlaSilKüresel Siyasette Psikolojik Savaş
YanıtlaSilSevda Güner
İşaret.
sy. 224.
Başlangıcı olan ama sonu olmayan iki şey nedir?
YanıtlaSilCehennem, Cennet.
Cehennem in sonu yoktur.
Cennetinde Sonu yoktur.
Cehennem kafirler ve münafıklar sonsuza kadar kalacaklardır.
Cennette muminler sonsuza kadar kalacaklardır.
عن
YanıtlaSilعبد الرحمن بن عوف) 2324- Tesvif (daha vakti var, ileride yaparım demek), şeytanın mü'minlerin kalplerine bıraktığı bir şuadır.
التَفَكَّرُ فِي عَظَمَةِ اللَّهِ وَجَنَّتَهُ وَنَارَهُ سَاعَةٌ خَيْرٌ مِنْ قِيَامِ لَيْلَةٍ وَخَيْرُ ٢٣٢٥ - الْمُتَفكَرُونَ فِى ذَات الله وَشَرُّهُمْ مَنْ لاَ يَتَفَكَّرُ فِى ذَات الله
فشل عن الضحاك عن ابن عباس
2325- Allah'ın mahlukatını, cennetini, cehennemini bir saat düşünmek, bir geceyi ihya etmekten daha hayırlıdır. İnsanların en hayırlıları, Allah'ın vahdaniyetini düşünenlerdir, onların en kötüleri de Allah'ın vahdaniyetini düşünmeyenlerdir.
15 TEMMUZ 1099 milâdî - 492 Hicrî senesi birinci haçlı seferinde idi. Müslümanlar, haçlıların şerrinden «Bey tülmakdis» (Kudüs-i Şerifte Mescid-i Aksa denilen mukad- des mescid) e sığındılar.
YanıtlaSilHaçlılar onları takip ederek mescide girdiler. Bütün müslümanları kılıçtan geçirdiler. Harem-i şe- rif (mescidin içi) bir kan deryası haline geldi. Irz'a teca- vüz edildi, çocuk ve ihtiyarlara en vahşi tecavüzler reva görüldü. Bütün bunlardan sonra harp haçlıların aleyhine dönünce müslümanların onlara karşı muamelesi din ve in- saniyet hudutları içinde her türlü intikam şehvetinden uzak, islâm ruhunun icap ettirdiği ölçü içinde oldu. *
**
Tarihler şahittir ki:
YanıtlaSilBir harpte eğer ruhsuz kalıplar -tábir caizse-moloz- lar ölüyorsa, ardından yıkımlar ve hezimetler ge- liyor, vatan toprakları virânelere dönüyor. Fakat eğer hakiki şehidler veriliyorsa, ardından fetihler ve zaferler geliyor.
Dolayısıyla;
Bir milletin istikbálini görmek kerâmet değildir.
Eğer gençlik;
Gücünü ve kuvvetini nefsi arzuları peşinde ziyan ediyorsa, istikbalde hüsran vardır.
Fakat gençler, gücünü ve kuvvetini hayra ve hasenâta sarf ediyorlarsa, istikbalde zafer ve rahmet var de- mektir.
Bu bakımdan;
En bereketli hizmet, gençliğimizi Kur'ân ve Sünnet ruûhâniyetiyle istikbâle hazırlamaktır.
Mülakatlar
YanıtlaSilYuzaki
OBESERİYETE NE ÖĞRETTİ. Nasıl Öğretti ve Ne Hâsıl Etti?
YanıtlaSilO'nun gönlünde ne vardı?
⚫O'nun gönlünde; hidâyet bekleyen insanlık vardı. O'nun gönlünde; takvâya eriştirilecek ümmet vardı... O'nun gönlünde; dertlerine derman olunacak garipler, mazlumlar, kimsesizler ve yetimler vardı.
Çünkü; O'nun âlemlere rahmet olan gönlü, uçsuz bucaksız bir cihan gibiydi. Bütün mahlukat o gönlün derûnundaydı.
Kezâ;
O bir yağmur gibiydi; bütün ücrâları bile yeşertiyordu. O bir güneş gibiydi; bütün kuytuları bile aydınlatıyordu, Bu dâvâda;
Ömür boyu Rasûlullah Efendimiz, hiç tatil yapmadı. Bir ağa- cın altında istirahat edeyim demedi. Çünkü O
⚫Açları doyurmakla açlığını unutur, månen doyardı. •Fakirlerin derdine derman olmakla ferahlardı.
ISBN 978-805-8214-36-3
•Hidâyetlere ve takvâya vesile olmakla, huzur bulurdu.
Hazret-i Mevlânâ'nın Gönül Deryasında
YanıtlaSilSIRVE HİKMET İNCİLERİ
кле 2206990
Hazret-i Mevlânâ buyuruyor ki:
"Öldükten sonra benim mezarımı yeryüzünde aramayın. Benim gerçek kabrim åriflerin gönüllerindedir!"
Arif gönüller... Kalplerini Hakk'ın nuru ile cilâlamış bahtiyar- lar. Nefsâni arzularını bertaraf etmiş tertemiz ruhlar. Allah Rasù- lü'nün zamana yayılan varisleri. Peygamber ahlâkı ile nurlanmış gönül kandilleri.
Bütün mesele, hayatı son nefese kadar böyle gönüllerden sır ve hikmet incileri devşirerek yaşayabilmek. Tipki Yaman Dede gibi...
Yakın tarihimizin bağrı yanık peygamber âşıklarından olan Ya- man Dede, evvelce bir Ortodoks idi. Hazret-i Mevlânâ'nın Mesnevi'sini okumak suretiyle oradan aldığı ilham ile hidâyete mazhar oldu. Bu mazhariyetin minneti içinde hocalık yaptığı imam-hatip lisesi talebe lerine derdi ki:
"-Bana niçin Mesnevi'yi çokça okuduğumu soruyorsunuz Niçin okumayayım ki, ben bir Ortodoks olarak yaşarken Hazret- Mevlânâ ve Mesnevî'si, beni elimden tuttu ve doğru Ålemler Rahmet Fahr-i Kâinat Efendimiz'in vuslat eşiğine götür dü. O mübarek eşikte sonsuz kurtuluşumuzun sırrı olan aşk- Muhammedi'yi kana kana içirdi..."
Onun da ardından, bu fânî âlemde yaşadığı o ebedi aşktan ho bir sada kaldı:
Susuz kalsam, yanan çöllerde can versem elem duymam, Yanardağlar yanar bağrımda, ummanlarda nem duymam, Cemâlinle ferah-nak et ki yandım ya Rasulallah!..
ISBN 978
ÜZAKI
AYINCILIK
Crim ve hadis-i şerifler, yanık yanık ezanlar, şahadetler, tek- birler ve salevatlar, hep bizlere kulluğumuzu telkin eden ne mûtená birer hoş sedadır. Diğer taraftan naatler, kasideler, nice abideler ve ulu mabedlerden gelen ilâhi nağmeler de, aynı hoş sedalardır.
YanıtlaSilHep o hoş sedalar şânında;
Cenâb-ı Hak, sevip sevdirdiği veli kullarına, hållerine göre muhtelif tecelliler bahşetmiştir. Zamana yayılmış zirveler hâlindeki o Hak dostları, bu tecellileri birer hoş seda olarak fani hayatların- dan sonra gelecek nesillere mîras bırakmışlardır.
Bu meyanda Cenâb-ı Hak;
Dostlarından kimini Şâh-1 Nakşibend eyleyip mânevi tasarruf ve marifetullah'ta eşsiz bir himmet deryâsı kılmış; kimini Mecnun gib aşk çöllerinde dolaştırmış; kimini hayret vadilerinde gezdirmiş ki mini azamet-i ilâhiyye tecellileri karşısında dilsiz eyleyerek sükütur münzeviliği içinde gizlemiş, kimini Yunus Emre gibi aşk bülbülü kıl mış, kimini de Hazret-i Mevlânâ gibi dilinden hikmetler fışkıran bi mânâ ummâni ve Hak dostlarının sırlarının tercümanı eylemiştir.
Cenâb-ı Hak;
Dergah-ı ilâhîye açılan şu ulvi kubbede, hayırlı bir iz bırakabi meyi, müstecâb bir duâ olabilmeyi, rahmetle anılabilmeyi, cümlemize nasib eylesin.
Ne mutlu, Hak dostları gibi, gök kul bir hoş seda bırakıp irtihal-i dar-1 yebilenlere...
ISBN 978-606-92141 -
786039-21414
1
YanıtlaSil42 Hakkı batilla karıştırıp onu bile bile gizleme-
yin.
42 Hakkın batilla karıştırılması, gerçeğin tah- rif edilerek anlaşılmaz bir hâle getirilmesi veya anlaşılır olsa bile, gerçekten uzak bir manaya so- kulmasından ibarettir. Daha açık bir ifadeyle, de- lil üzerinde sahtekârlık yaparak yanlış hüküm çı- karılmasını sağlamaktır.
Kur'an-ı Kerim
YanıtlaSilMeal ve Tefsiri
Talat Kocyigit
cilt 1.sy.122.
Bakara Suresi 42.ayet.
YanıtlaSilHakkın batilla karıştırılması, onun gizlenmesi ve başkaları tarafından bilinip anlasilmamasi gayesine matuftur.
YanıtlaSilBakara Suresi
42. ayet.
Kur'an - i Kerim
Meal ve Tefsiri
Talat Kocyigit
. 1.sy.123.
42-Kendiniz bilip dururken Hakkı baatila karıştırıb da gerçeği gizlemeyin.
YanıtlaSilBakara Suresi 42.ayet.
Kur'an - i Hakim
Meali Kerim
Balıkesirli
Hasan Basri Çantay
cilt. 1.sy.21.
74. Yavuz'un müceddid olduğu söylenmektedir. Müceddid ne demektir ve bu iddia doğru mudur?
YanıtlaSilBilindiği gibi, Hz. Peygamber, "Şüphesiz ki, Allah, her yüz yılın başında kendi dinini tecdid edecek birisini gönderir” buyurmaktadır. İslâm âlimleri, İslâma hiz- met edecek olan bu müceddidlerin maneviyât alanında ve ilim sahasında olduğu kadar, siyâset alanında da olabileceğini ifade etmektedirler. Âsafnâme müellifi ve Kanuni'nin sadrazamı olan Lütfi Paşa'nın naklettiğine göre, İslâm âlimleri siyâset alanındaki müceddidleri şöyle sıralamaktadırlar:
Hicri tarih esas alınmak üzere, II. Yüzyılın başında Ömer bin Abdülaziz; III. Yüzyı- lin başında Abbasî Halifesi Mu'tasım; IV. Yüzyılın başında Abbasî Halifesi Kâdir billah Ahmed bin Emir İshak; V. yüzyılın başında Selçuklu Sultânı Sultân Muhammed bin Melikşah; VI. Yüzyılın başında İlhanlı Sultânı Gazan Hân; VII. Yüzyılın başında Osmanlı Devleti'ni kuran Osman Gâzi; VIII. Yüzyılın başında Çelebi Mehmed ve IX. Yüzyılın başındaki müceddid ise Yavuz Sultan Selim'dir.
Teenni her şeyde hayırdır. Ahiret amelinde değil.
YanıtlaSilRavi: Hz Saad İbni Vakkas (r.a.)
Sayfa: 197 / No: 5
Ramuz El-Ehadis
Sahibinden rivâyete veya hadiselerin inkişafına bağlı olu rekir. Bu k Onun için bazen bir hâdise karşısında, Kur'ân'ın âyetlerinden zamana kadar hissetmediğiniz bir mana anlarsınız ve o anda âyet, o hâdise için nazil olmuş sanırsınız ki, bu da Kur'ân'in gan yönlerindendir. Tercümede bunlar verilemeyeceğinden zayi olu Bu cümleden olmak üzere, öte yandan âyetlerin bir muhker olanları, bir de müteşabih olanları vardır. Bir âyette hem muhken hem müteşabih yönlerin birleşmesi de olur. Müteşabih âyetler "Onun tevilini ancak Allah bilir" (Bakara, 2/7) olduğundan, bun da tercüme kesinleştirilemeyeceği gibi, tefsir ve tevil de kesinle tirilemez. Aynı şekilde bunlar için bir meâl de gösterilemez. Ols olsa aynı lafızların korunmasıyla duyulabildiği kadar kapalı b
YanıtlaSilYalanın dostu, gerçeğin düşmanı çoktur." Emile de Girardin
YanıtlaSil"Yalanın faydası bir kere içindir, gerçeğin ise sonsuzdur." Denis Diderot
9871
in
YALNIZLIK ÜZERİNE:
988] "Kötü kimselerle görüşüp buluşmaktansa yalnız kalmayı
tercih ediniz."
■Cuthbert Collingwood
YANITLASİL
yuksel11 Temmuz 2023 06:43
Cümle Kapısından
Kalbe Girmek
Öğütler ve Düşünceler
Erkam Yayınları
sy. 293.
Peygamber (s.a.) Efendimiz de "rükü ve secdesi olmayan din de hayır yoktur" buyurmuştur.
YanıtlaSilNezihi Ensari, babasının Said Nursî ile Mustafa. Kemal'i buluşturmasını ise şöyle anlattı: “Atatürk, babamdan kendisini Said Nursî ile buluşturmasını ister. Atatürk'ün bu isteğini Said Nursi'ye iletiyor babam. Said Nursî 8 saat görüşmek şartıyla kabul ediyor. Ve Atatürk, Said Nursî ve babam bir araya geliyorlar. Ülke meselelerinin konuşulduğu bu görüşmelerde Said Nursî, Atatürk'e şöyle nasihat
YanıtlaSilYANITLASİL
yuksel13 Temmuz 2023 05:43
eder: 'Namaz kıl, inançlarına sahip çık. Avrupa'nın yaşam tarzını, giyimini ve ahlâksızlığını getirme. Teknolojisini getir. İlmini getir. Sanatını getir.' Görüşmeler gayet samimi bir şekilde geçermiş. Atatürk'ün elinden bir çok hediye almış olan babam, 1974 yılında vefat etti. Babam vasiyetinde kesinlikle tören istemediğini, sadece tekbirlerle ve salâlarla uğurlanmak istediğini belirtmiştir."
YANITLASİL
yuksel13 Temmuz 2023 05:45
M. KEMAL'İN TALEBİNİ SAİD NURSî'YE BABAM İLETTİ
kabul ediyor" dedi.
O GÖRÜŞMEDE BABAM DA HAZIR
BULUNMUŞTU
04 Ocak 2011, Sali
Birinci Mecliste Mardin meb'usu olan Abdülgani Ensari'nin oğlu Nezih Ensari, Said Nursî ile M. Kemal arasındaki görüşmenin, babasının aracılığı ile gerçekleştiğini söyledi. Ensari, “Atatürk, buluşturmasını istiyor. Atatürk'ün bu isteğini Said Nursî'ye iletiyor babam. Said Nursî sekiz saat görüşmek şartıyla
babamdan kendisini Said Nursî ile
Hz. Musâ (A.S.) Hakka kavuşunca Cenâb-ı Hak ona da ölümün
YanıtlaSilacısını sormuş, o da: Yarabbi, ölüm acısını sordunuz; Ölüm acısı bir değneğe geçi- rilmiş serçe kuşunun çektiği izdiraba benzer, ölmez ki, dinlensin, kur- tulamaz ki uçsun! -
Diğer bir kayda göre de: «Canlı bir koyunun derisini yüzerken du- yacağı acı gibi acıyor» demiştir. Bir hadis-i şerifte: «Ölüm: testere ile biçmekten, makasla doğ- ramaktan, kılıçla vurmaktan daha acıdır» buyurulmuştur. Resulü Ekremimiz (S.A.V.) bir gün bu konudan bahsederek yemin
etmiş ki: Ölüm Meleğini (Yani Azräili) görmek, kılıçla bin defa vurul maktan daha ağırdır.»> Yâni Azrâil'i görmekten hasıl olacak korkunun şiddeti kastolunmuş oluyor. Hz. İsa (A.S.): Havariyyûne:
- Cenab-ı Hakka duâ ediniz de sekerât-i mevtinizi kolay etsin. Diye tavsiye ederdi. Yani ölüm güçlüğü bildirilmiş oluyor. Hazreti Peygamberimiz demiş ki:
Cenab-1 Hak Azrâil'i canları almaya memur etti, onu en sonraya bırakacak, kendi canının alınmasını emredecek, Azrâil bu işin zorluğu-
nu görünce:
«Can acısının böyle zor olduğunu bilseydim kimsenin canımı ala- mazdım» diyecek.
Bazı kimseler Hazreti Peygamberden (S.A.V.) ölümün acisini sor-
«Derinin tüylerini eliyle çekerek yolmak gibidir» Diye cevap vermiş.
YANITLASİL
yuksel14 Temmuz 2023 09:05
Ganimet elden ele dolaşıp haksız yere zimmete tiği, emânet ganimet sayıdlığı, zekât fuzili bir borç say geç- lp verilmediği, erkek karısına itaat edip annesine isyan ettiği, dostana iyilik edip babasına eziyet ettiği, mescidlerde seslerin yükseldiği, ayak takımlarının başa geçtiği, şerrinden korkulduğu için kişiye ikram edildiği, içki içilip ipekli elbiseler giyildiğ, şarkı- a ve çalkıcı kadınların bulundurulduğu, sonra gelen nesil önce gelenleri kötülediği hallerdir. İşte bunlar yapıldığı zaman, insan- lar kızıl bir rüzgâr, zelzele, açlık, yemekte tatsızlık ve benzeri musibetleri beklesinler.» buyurmuştur. Yine rivayete göre Peygam ber aleyhi'-selâm Cebrail aleyhi's-selâm'a: «Ya Cebrail, benden son- ra yere inecek misin?» diye sordu. Cebrail aleyhi's-selâm: «Evet, âhir zamanda dört kerre ineceğim.» deyince, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, niçin ineceğini sordu. Cebrail: «Birincide kadın- lardan hayâyi, ikincide kazançlardan bereketi, üçüncüde hâkim- lerden adâleti, dördüncüde hâfızların göğüslerinden Kur'ânı kal- dırmak için geleceğim ve sonra bir daha gelmiyeceğim.» dedi.
Yine Tirmizi'nin Enes b. Mâlik (r.a.) den rivâyetinde Resûl-i Ekrem (S.A.V.): «Kiyâmete yakın karanlık gece kıtaları gibi fit- neler meydana gelecektir. Sabahtan mü'min olan akşama kâfir, akşamdan mü'min olan sabaha kafir çıkar. Bir çokları dinlerini feda ederler.» buyurmuştur
YANITLASİL
yuksel14 Temmuz 2023 09:08
وَالسَّاعَةُ كَهَاتَيْنِ وَأَشَارَ بِإِصْبَعَيْهِ السَّبَابَة وَالَي تليها
* Sehadet parmag ile orta parmagini igaret ederek: Benimle kıyamet arasında bu kadar zaman vardır.» buyurmuştur. Kıyame tin alametlerinden baʼzıları da büyük inşaatlar, mescidleri tezyin, emanete huyanet, igki ve bid'atlerin cogalması, kadınlarda hayann azalması, hakimlerden adaletin kalkması, bereketin azalması, şar kıcı kadınların çoğalması, hilekar adamların emin, emin adamla rin hâin tanınması, idare işlerinin ehil olmayan kimselere veril mesi, fitnenin zuhuru, kadınların çoğalması, erkeklerin azalması gibi hususlardır ki, bütün bunlar zamanımızda mevcud ve hepsi için sahih hadisler vârid olmuştur. Bunlardan ba'zıları: Müslim' in Enes b. Malik (r.a.) den rivayetinde, Resûl-i Ekrem (S.A.V.): في
YANITLASİL
yuksel14 Temmuz 2023 09:16
Ahiret Günü
Abdülkadir el-Hac Mutlaku'r-Rahbavi
Güven Matbaası 1970.
sy. 36,39,
Ahirete Giden Yol
(KESF-US SUTUR)
SÖNMEZ
sy. 31.
HELAL ANAHTAR!
YanıtlaSil• Az bir dünyalığa râzı ol ve helâl ye ki; >Bütün hayırların anahtarı budur.
•Haramdan uzak ol,
>Yoksa Hak Teâlâ'dan uzaklaşırsın!
Hiçliğini ve acziyetini idrâk edemeyip de kibir dâvâsına tutuşan niceleri, ilâhî gazaba uğramışlardır. Bel'âm gibiler ilimle, Kärun gibiler servetle, Firavun ve Hâmân gibiler makam ve mevki ile enâniyetin avucuna düştüler ve helâk oldular.
YanıtlaSilKur'an ve Sünnet
İki Cihanda Rahmet
Yuzaki
sy. 267.
Acaba faizi ki moduyor? Faizi, faizle kredi alan tüccar, sanayici ve her hangi bir iş adamı mı ödüyor, yoksa tüketici olanlar mı ödüyor? Mu- hakkakki faiz çoğunlukla halktan alınıp ödeniyor. Eğer kredi; yeme, iç me, giyinme, barınma ve gerekli eşyalar satın almak için alınmışsa fâiz, krediyi alandan çıkar ki bugün bu durumda olanlara teminatı olmadığı için zaten faizle para verilmez. Geriye ziraî, sınaî veya hizmet üreten züm- re kalıyor ki fâizcinin esas müşterisi bunlardır. Bunlar ürettikleri şey- lerin maloluş fiatlarına, hem ödedikleri ve hem de ilerde ödiyecekleri fâizi ilâve etmek zorunda kalırlar. Bu da elbetteki fiatları artıracaktır.
YanıtlaSilÜreticileri ikiye ayırabiliriz: a) Kredi almadan kendi imkânları ile iş çevirenler. Bunlar küçük üretici ve müstahsillerdir. b) İşlerini kredi ile yürütenler. Büyük kuruluşlar daha çok bu kısım içinde yer alırlar. Bu kısımda küçük üreticiler ve küçük kuruluşlar da vardır. Her kurulu- şun amacı hem varlığını sürdürmek ve hem de büyümektir. Bazan talep fazlalığı ve bazan da rekabet yüzünden kısa devrede gelişme istenilir. Bu sebeple de paraya ihtiyaç olur. Muntazaman kredi temin eden iş yerleri şartlar elverişli olduğunda kısa sürede büyürler. Piyasa aynı alanda en fazla üretim sağlıyan, kuruluş veya kuruluşların daha fazla etkisi al- tındadır.
dilen
7-Fâizin fiyatlara etkisi
İslam İktisadinin Esasları
Celal Yeniçeri
sy. 263.
Şamil Yayinevi
YANITLASİL
yuksel16 Temmuz 2023 08:21
C - BAZI MALLARA İHRAÇ YASAĞININ KONULMASI
Devlet bazı malların ihracını yasaklıyabilir. Buna harp yıllarında daha çok ihtiyaç duyulur. Bilhassa silâh ve silâh sanayiinde kullanılabi- lecek her türlü maddenin satışı yasaklanır. İbni Kudâme (541-620 H/1146- 1223 M); düşman tarafa, yol kesicilere, veya fitnecilere silâh satışı yasak- tir, diyor¹". Yasağa uyulmasından hisbe 134 teşkilâtı sorumlu olduğundan konu hisbe kitaplarında da yer almıştır. Meselâ İbni 'İvaz (ö. 696 H) ko- nuya değinirken şöyle der: «Harpte düşmanın işine yarıyacak olan her şeyin; harp malzemelerinin, malzeme yapımında kullanılması sebebiyle demirin, harpte yük ve binek vasıtası olarak kullanılan hayvanların ve muhariplerin işine yarıyacak elbiselerin satışına müsaade edilmez»> 135.
ihraç yasağı muhakkakki daha başka malları da kapsıyabilir.
İslam Iktisadinin Esasları
Celal Yeniçeri
Şamil Yayinevi
sy. 265.
Üç ana renk kırmızı, mavi, yeşil
YanıtlaSilYANITLASİL
yuksel18 Temmuz 2023 05:33
(Adneks) :ilave, ek, parça parça bir organa bağlı yardımcı oluşum ve kısım.
YANITLASİL
yuksel19 Temmuz 2023 01:28
ESIR MADDESI
Dünya esirden olan ve mevc-i mekfûf tâbir olunan sema deni- zinde seyahat ediyor ve yüzüyor. (Mh.) 70:2. mak. 8. mesele; (L.) 70:12. Lema, 2. mes. mühimme; (L.) 344:30. Lem'a, 6.
nükte, 5. şua
Esîr, Allah'ın varlık ve birliğine şehadet eder. (M.N.) 48:Katre, 1. bab Esîr maddesi fâil olamaz. (L.) 336:30. Lem'a 6. nük. 1. şua Esir maddesinin yedi tabaka olması. (L.) 71:12. Lema 2. mes. müh. Esîr maddesi nedir? (İ.İ.) 237. Fezâ esîr maddesiyle dolu. (L.) 71:12. Lema 2. mes. müh.; (1.1.) 239. Kâinat esîr maddesinden yaratılmıştır. (İ.İ.) 238.
Tabiatçılar esîş maddesini fâil zannetmişler. (L.) 336:30. lem'a, 6. nükte, 1. şua
Bir Hazinenin Anahtarı
Risale-i Nur Kulliyati Fihrist ve İndeksi
İsmail Mutlu
sy. 194.
YANITLASİL
yuksel19 Temmuz 2023 01:33
Asr süresi
esir maddesine yemin etmekle
buluşların icatlarin bu maddede
yogunlasarak meydana getirebileceğini
Kur'an i Kerim de Yazmaktadır
Asr
kürt cede esir olarak yazılmaktadır
Burada Hz. Ömer'in bir ön uyarısını nakletmek istiyoruz. Ab dürrezzak İbni Hemmâm'ın (ö. 211/826) Mûsannefinin iki yerin- de (VII, 330 ve XI, 412) Hz. Ömer; recm cezâsını, deccâli, havzı, kabir azâbını ve mü'minlerin cezâlarını çektikten sonra cehennemden çıkacaklarını inkar edecek, bunların olmadığını ve olmayacağın ileri sürecek birtakım insanların türeyeceğini söyleyerek ta o gün den müslümanları uyarmıştır. O halde bu konularda inkâra daya iddia sahipleri suçüstü (cürm-i meşhûd halinde) yakalandıkları bilmelidirler.
YanıtlaSilYANITLASİL
yuksel19 Temmuz 2023 01:51
Riyazu's Salihin
Imam Nevevi
Kampanya Kitaplari
cilt. 4.sy.648.
Sonuçsuz uğraşmak çalışma sayılmaz.
YanıtlaSil339
Yüzyılların adam sende yönetimlerinin deviet yapısında oluşturduğu yaraları iyileştirmek için, harcanacak çabaların en büyüğünü kuşkusuz bilim yolunda göstermemiz gerekir. (1921)
340
Gerçek ortaya çıkınca, yalan ortadan kalkar. (1924)
97
YANITLASİL
yuksel19 Temmuz 2023 09:47
Mustafa Kemal Atatürk ten
Seçme Sözler
İbrahim Şimşek
sy. 97.
yırlıdır. Bunun içindir ki Resûl-i Ekrem başka bir rivayette: «Ölümü temenni etmeyin.» buyurmuştur. Hatta ölüler bir kerre şu cihana dönüp de bir şehådet getirecek kadar zaman hayatta kalmağı candan arzu ederler. Çünkü bu sayede ebedi azabdan kurtarmış olurlar.) Ancak ölüm döşeğine yatan mü'min'e rahmet melekleri gelip kendini cennet ile müjdelerler. İşte bu müjdeyi alan kimse o anda ölümü arzular. Çünkü bir an önce müjdelen. diği makâma ulaşmak ister. Kâfire de bu anda azâb melekleri ge lip cehennem ve azâbiyle korkuturlar. Elbette bu vaziyette o adam ölmeği sevmez. (Geri dönüp tövbe ederek iyi ameller işlemek is. ter fakat vakit geçmiş ve fırsat elden çıkmıştır.) İşte, Allahu Te âlâ da bu adamı sevmez.» buyurmuş ve ölümü sevip sevmeme- nin ölüm âni ile kayıtlı bulunduğunu beyan buyurmuştur. Yine Nesei'nin Ebû Hureyre (r.a)den rivâyetinde, Resûl-i Ekrem (S.A. V.): «Mü'min bir kula ölüm ânında rahmet melekleri beyaz bir ipek ile gelirler ve mü'minin ruhuna : «Sen râzı, Rabbın da sen- den râzı olduğu halde bu bedenden, gazabli olmayan Allâhu Tea- lâ'nı rahmetine ve huzuruna, çık.» derler. O rûh da misk gibi güzel bir koku ile bedenden ayrılır. Hatta o kadar güzel bir ko- kusu vardır ki melekler onu ellerinde dolaştıra dolaştıra gök ka- pılarına kadar giderler. Oradaki melekler de bu kokunun güzelli- ğinden bahseder ve nihâyet mü'minlerin ruhlarının toplu bulundu. ğu yere bu ruhu iletirler. Onlar ise bu rûhu görünce, yitiğini bulan bir insan gibi sevinirler ve : «Filancı ne oldu, ne yapıyor?» diye so- rarlar. İçlerinden ba'zıları da : «Bırakın onu o, bedenden yeni ay- rılmış, yorgundur; sorup durmayınız.» derler. Nihâyet kendisi ce- vap verir ve «Sorduğunuz adam öldü, size gelmedi mi?» der. Onlar da onun cehennem'e gittiğini anlarlar. Kâfir, ölüm döşeğine yattığı vakit azâb melekleri bir pala getirir ve : «Allah'ın gazabı üzerine olduğu ve sen de memnun olmadığın halde Allâh'ın azâ- bına gitmek üzere bu bedenden ayrıl.» derler. Lâşe gibi, pis bir koku saçarak bedenden ayrılır ve yerin kapısına götürülür. Orada- kiler: «Bu ne pis kokudur.» derler ve onu kâfirlerin ruhları ara- sina alırlar.» buyurdu. İşte böylece mü'min, ölümüne sevinir ve Allah'a ulaşmasını sever.
YanıtlaSilRivâyete göre Rebâh'ın oğlu Bilal ölüm döşeğine yattığı vakit başı ucunda bulunan ailesi çığlık kopararak bir «Ah» çekdi. Bila âilesine bakarak «Ah deyip tasalanma,ne mutlu bana deyip sevin Zira ben şu anda iki divar arasında sıkışık durumdayım. Halbuk yarın dostlarım, Hz. Muhammed (S.A.V.) ve onu
Ahiret Günü
Abdülkadir el-Hac Mutlaku'r-Rahbavi
Güven Matbaası 1970
sy. 11.
YanıtlaSilEBCED (Bak:cifir) EBÛ BEKİR (R.A.)
Ebû Leheb'in karısı Hz. Ebû Bekir'den Peygamberimizi sordu. (M.) 161:19. Mektup, 15. işâret
Fetih Sûresinin son âyeti Hz. Ebû Bekir'in en meşhur vasfina işâret ediyor. (L.) 36:7. Lem'a, 5. si. Hz. Ebû Bekir dinden dönen Necid halkını zîr ü zeber etti. (M.)
352:28. Mektup 6. mes. 1. nükte
Hz. Ebû Bekir halifeliğe daha layıktı. (L.) 28, 30:4. Lem'a 4. nük.
Hz. Ebû Bekir hicrette Peygamberimizin arkadaşıydı. (M.) 150,
152, 159:19. Mektup, 14. ve 15. işâretler Hz. Ebû Bekir'in hilâfete geçeceğine işaretler. (L.) 36:7. Lem'a, 5. si; (L.) 43:7. Lem'a, tetimme, 2. nükte
Hz. Ebû Bekir niçin az hadis rivâyet etti? (M.) 132:19. Mektup,
10. işâret Hz. Ebû Bekir şahsî kemâlat ve verâset-i nübüvvet vazifesiyle
Hz. Ali'den daha fazîletliydi. (L.) 30:4. Lem'a, 4. nükte
Hz. Ebû Bekir Tebük Gazâsında Peygamberimizden duâ etme sini istedi. (M.) 124:19. Mektup, 8. işâret Hz. Ebû
Bekir, "Ya Rab! Vücudumu öyle büyüt ki, Cehennem de başkasına yer kalmasın" dedi. (E.L.) 2:121; (S.) 711:konf. Rıza'nın Hz. Ebû Bekir ile ilgili rüyâsı. (S.T.) 19:Parlak fıkralar FIHRIST/182
YANITLASİL
yuksel21 Temmuz 2023 22:49
Risale-i Nur Hz. Ebû Bekir'in meşrebini takip etmiş. (B.L.) 103 Şifler Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer'den uzaklaştıklarından ziyâna düşmüşler. (M.) 107:19. Mektup, 6. işâret
Şiflerin Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer'e düşmanlıklarının sebebi. (M.) 353:28. Mektup 6. mes. 1. nükte
Şiîlerin Hz.Ebû Bekir'e haksızlık isnat etmeleri, en büyük hak-
sızlıktır. (L.) 31:4. Lem'a, 4. nükte Taşların Hz. Ebû Bekir'in elinde tesbih etmesi. (M.) 133:19.
Mektup
ECEL (Bak:ömür) Dünyanın ecel-i fitrîsi. (S.) 489:29. Söz 4. esas, 1. mesele
Ecel genç ihtiyar ayırmıyor. (K.L.) 114.
Ecel gizlidir. (B.L.) 175.
Ecelin gizli olmasının hikmeti. (S.) 309, 317:24. Söz 3. dal 7. 8. asil; (L.) 213:25. Lem'a 13. devâ; (Ş.) 488:5. Şua; (Ş.) 546:
15. Şua; (Sn.) 29.
Ecel mukadderdir, tagayyür etmez. (L.) 211:25. Lem'a 9. deva Ecel-i kazâ. (B.L.) 191. Ecel-i muallak. (L.) 106:16. Lem'a 1. si; (B.L.) 191.
Ecel-i mübrem. (B.L.) 191. Ecel-i müsemma. (B.L.) 191.
Herkesin dünyasının direği kendi hayatıdır. (E.L.) 2:68. Öldürülen kimsenin eceli. (S.) 139:13. Söz 2. makam Ömr-ü tabisi olanın ecel-i fitrisi vardır. (1.1.) 193; (S.) 488:29.
Söz 4. esa 1. mes
EDEB
Allah'a karşı edep nasıl olur? (L.) 59:11. Lem'a 7. nükte Çok edipler kâfiyenin hatını için edepte edepsizlik etmeye baş- ladılar.(Mh.) 79:2. maka, 1. mesele
FIHRIST/183
YANITLASİL
yuksel21 Temmuz 2023 22:50
Bir Hazinenin Anahtarı
Risale-i Nur Kulliyati Fihrist ve İndeksi
İsmail Mutlu
sy. 182,183.
YANITLASİL
yuksel21 Temmuz 2023 22:53
Benden sonra hulefa, hulefadan sonra umera, umeradan sonra melikler, meliklerden sonra Cebabire, Cebabireden sonra ise Ehli Beytimden bir kimse gelir de, O yeryüzünü adaletle doldurur. Ondan sonra da "Kahtani" gelir. Beni gönderen Zata kasem ederim ki, O, diğerlerinden aşağı değildir.
Ravi: Hz. Abdurrahman İbni Kays (r.a.)
Sayfa: 518 / No: 4
Ramuz El-Ehadis
YANITLASİL
yuksel21 Temmuz 2023 22:56
۷۲۸ - إِذَا ظَهَرَتِ الْفَاحِشَةُ كَانَتِ الرَّجْفَةُ وَاذَا جَارَ الْحُكَّامُ قَلَّ الْمَطَرُ
وَإِذَا غُدِرَ بِاَهْلِ الذِمَّةِ ظَهَرَ الْعَدُو (عدو الديلمي عن ابن عمر)
728- Fuhuş yaygınlaşınca deprem olur, hakimler zulmedince yağmur azalır, zimmet ehline zulüm reva görülünce düşman zahir olur.
YANITLASİL
yuksel21 Temmuz 2023 22:57
Ramuz ul Ehadis
Hadis Ansiklopedisi
Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi
cilt. 1.sy.180.
YANITLASİL
Yorum Gönder
Bu blogdaki popüler yayınlar
İman
Mayıs 04, 2023
DEVAMI
ruhu l furkan tefsiri
Şubat 13, 2021
DEVAMI
hülasatü l beyan tefsiri
Şubat 13, 2021
DEVAMI
Blogger tarafından desteklenmektedir
Tema resimleri Michael Elkan tarafından tasarlanmıştır
YUKSEL
Vasiyet ve mustafa
PROFİLİ ZİYARET EDİN
Arşivleme
Kötüye Kullanım Bildir
İmanla Can Verme Duası
YanıtlaSilلى أَسْتَلُكَ خَيْرَ المَسْئَلَةِ وَ خَيْرَ الدُّعَاءِ وَ خَيْرَ النَّجَاحِ وَ خَـ ل وَ خَيْرَ الثوَابِ وَ خَيْرَ الحَيَوةِ وَ خَيْرَ المَمَاتِ وَ تَتثنى وَ ثَقِل مَوَازِنى وَ حَقِّقْ إِيمَانِي وَارْفَعْ دَرَجَتِي وَ تَقَبَّلْ صَلَاتِي وَاغْفِرْ خَطيئَتِي وَ أَسْأَلُكَ الدَّرَجَاتِ الْعُلَى مِنَ الْجَنَّةِ أَمِينُ
(Allâhumme innî es'elüke hayrel mes'eleti ve hayredduâi ve hay Fennecâḥi ve hayrel ameli hayressevâbi ve hayrel hayâti ve hayr memâti ve ve sebbitnî ve sakķil mevâzinî ve hakkik îmânî verfe' dere cetî ve takabbel šalâtî vağfir hatîetî. Ve es'elüked-derecâtil ulâ mine cenneti, âmîn.)
م إِنِّى أَسْتَلْكَ فَوَاتِحَ الْخَيْرِ وَ خَوَاتِمَهُ وَ جَوَامِعَهُ وَ أَوَّلَهُ وَ آخِرَهُ وَ ظَاهِرَهُ وَ بَاطِنَهُ وَ الدَّرَجَاتِ الْعُلَى مِنَ الْجَنَّةِ
لهُمَّ إِنِّي أَسْتَلُكَ اَنْ تُبَارِكَ لى فى سَمْعِي وَ فِي بَصَرِى وَ في رُوحي وَ فِي خَلْقِي وَ فِي مَحْيَايِي وَ مَمَاتِي وَ فِي عَمَلى
ـمَّ وتَقَبَّلْ حَسَنَاتِي وَ اَسْتَلُكَ الْعُلَى مِنَ الْجَنَّةِ (Allahumme innî es'elüke fevâtihel hayri cevâmiahu ve evvelehu ve âhirehu ve recâtil ulâ minel-cenneti. zâhirehu ve bâtinehu, ved ve havâtimehu
Allahumme inni es'elüke en tübârike li fi sem'i ve fi basari w ruhi ve fi halkî ve fi mahyâyi ve fî memâtî ve fî amelî. Allâhumme ve takabbel hasenâtî ve es'elükel-ulâ minel-cennet
İMAN İLE İLGİLİ DUÂLAR
YanıtlaSilİmanla ölmek için bu duayı akşam sabah okumak icabeder. Çünkü insanın en büyük saadeti imanla ölmektir. En büyük devlet iman devletidir. Para dünyada insanın sermayesi olduğu gibi, iman da ahiretimizin sermayesidir.
Hele insanın son nefesi çok mühimdir. Kelime-i Şehadet ile öl- mek, imanı muhafaza ederek emaneti sağlam olarak Hakk'a teslim etmek, ne büyük bir mürüvvet ve ne mutlu bir devlettir. En büyük sermaye imandır. İşte bu duayı devamlı okuyan insan, Allah'ın emri ile imanla çene kapatacaktır. Allah cümlemize iman nasip eylesin, âmin.
Mecmuatu'l Ahzab
YanıtlaSilBüyük Dua Kitabı
Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi
Bahar Yayınları
sy. 102.
Hazret-i Ali anlatıyor:
YanıtlaSilRasûlullah bir gün:
"Ümmetim on beş şeyi yapmaya başlayınca ona büyük belanın gelmesi vâcip olur!" buyurmuşlardı.
Yanındakiler:
"-Ey Allah'ın Rasûlü! Bunlar nelerdir?" diye sordular.
Rasûlullah Efendimiz şöyle sıraladı:
"1. Ganimet (yani milli servet, fakir fukaraya uğramadan sade ce zengin ve mevki sahibi kimseler arasında) tedávül eden bir metá
haline geldiği,
2. Emanet, ganimet gibi görülüp hiyanet edildiği,
203
YANITLASİL
yuksel24 Temmuz 2023 09:36
EBEDİYET YOLCULU
3. Zekât, ibadet olarak görülmeyip büyük bir yük ve kayıp de rak telâkki edildiği,
4. Kişi, (gayr-i meşru işlerde) kadınına itaat ettiği,
5. Kişi, annesine karşı itaatsizlikte bulunduğu,
6-7. Kişi, arkadaşına iyilikte bulunduğu hâlde babasına kab davrandığı,
8. Mescitlerde sesler yükseldiği (huşû kaybolduğu),
9. Bir milletin idarecisi en alçakları olduğu, (Nitekim bu zama zaman dünyanın muhtelif devletlerinde görülebilen bir hâdisedir
10. Bir kişiye şerrinden korkularak hürmet edildiği.
11. Çeşitli isimlerle îmâl edilen içkilerin serbestçe içildiği.
12. İpek elbiselerin erkekler tarafından giyildiği,
13-14. Şarkıcı kadınlar ve çalgı aletlerine aláka arttığı, (Gre müzde sanat, bale, konser vb. adlar altında; bar, gazino ve benzer se lonlarda ve hatta radyo, televizyon gibi çeşitli mecralarda -maalesef- yaygın hâldedir.)
15. Bu ümmetin sonradan gelen nesilleri, önceden gelip ge çenlere lånet ettiği zaman, (Günümüzde bazı gâfillerin ecdading Osmanlı'ya ve geçmiş İslâm âlimlerine buğz etmesi gibi.)
İşte o zaman, (mü'minlerin ruhlarını kabzeden) kızıl rüzgân, re batışı veya domuz ve maymunlara çevrilmeyi, 110 zelzeleyi ve go ten taş yağmasını bekleyin.
Ondan sonra birbiri ardınca pek çok alâmet zuhûr eder ve bur lar, ipi kopan eski bir gerdanlığın ardı ardına düşen taneleri gibi br birini takip ederler. "111
204
110. Bkz. Tirmizi, Fiten, 38/2210. 111. Tirmizi, Fiten, 38/2211.
YANITLASİL
yuksel24 Temmuz 2023 09:38
KIYAMET
Gaybı ancak Allah bilir. Herhalde bunlar, kıyameta plastika iyice artması neticesinde vukū bulacak alametlerdir.
YANITLASİL
yuksel24 Temmuz 2023 09:42
KIYAMET
Gaybı ancak Allah bilir. Herhalde bunlar, kıyamet yaklaştıkça şerrin iyice artması neticesinde vukū bulacak alametlerdir.
Ebediyet Yolculuğu
Ölüm /Kabir /Kıyamet ve Ötesi
sy. 203,204.
Osmanlı Tahtının Varisleri: Kırım Hanları
YanıtlaSilAnkara Savaşı'ndan sonra yıkılacak olan Altinorda'nın devami Kırım Hanlığı olur. Geleneksel devletlerde kültürün etkisi baskındır. Osmanlı'da "Hanedan-ı Ali Osman" Osman Gazinin soyu "kut" yani Allah'tan dünyayı yönetme gücü
YANITLASİL
yuksel26 Temmuz 2023 04:26
almış, baht sahibi olarak kabul edilirdi. Bununla birlik- te Cengiz soyu da kut sahibi kabul edilir ve bu yüzden büyük önem taşırdı. Osmanlı'da erkek çocuk doğmasa, soy kesilse, taht Kırım Hanı'nın hakkıdır. Çünkü onların soyları da kutludur. Osmanlı kaynaklarında Cengiz soyu bu açıdan muteberdir. O kadar ki; tüm paşalar, krallar huzura çıktığı vakit Sultanın eteğini öperken; Kırım hanları el öpme hakkına sahiptiler. Fatih ile beraber Osmanlı'ya bağlanan Kırım Hanlığı; II. Viyana Kuşatması'nda vazi- felerini yerine getirmez ve duygusal bir sebepten ötürü düşmanın önünü kesmeyerek Osmanlı ordusunun iki ateş arasında kalmasına sebep olurlar.
Vazifeyi Terk Kendine ve İslam'a İhanettir
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın emrine rağmen Kırım Hanı; Leh ordularını durdurmaz ve geçişine izin verir. Vi- yana'yı fethetmeye yakın olan ordu arkadan beklenmedik bir baskın ile sarsılır ve iki ateş arasında kalır. Bu hadisenin etkisi bugün de devam etmektedir. Bozgundan sonrası Osmanlı, Kırım ve âlem-i İslam için duraklama, gerileme ve hayatta kalma mücadelesi olacaktır. Dün Osmanlı'ya şu ya da bu sebepten karşı duran, altını oyan hangi teşekkül varsa bugün Türkiye'den daha vahim halde; yok olma teh- likesiyle karşı karşıyadır. Gün; tekerrürü önleme, tarihten ilhamla aleme yeni bir nefes olma günüdür.
YANITLASİL
yuksel26 Temmuz 2023 04:29
Genç
Ebedi Gençlik Dergisi
Ocak 2018
sayı. 136.
sy.43.
Namazı ve Orucu terk edenlerin cezası **
YanıtlaSil**
Namazı kasten, tenbelliği yüzünden terkeden, şiddetle, hattâ (vücu- dundan) kan çıkıncaya kadar döğülür ve namaz kılıncaya kadara hapsolu nur (1). Ramazan orucunu terkeden için de hüküm aynıdır. Namaz kılmayan ve oruç tutmayanlar öldürülmez; Ancak namazın veya orucun farz olduğu- nu inkâr eden veya bunlarla alay eden (kâfir olacağı için) öldürülür.
(1) Imam-ı Şafiî'ye göre, kasden namaz kılmayan kişi ceza olarak öldürülür. Imam-1 Maliki'ye göre ise kâfir olduğu için öldürülür. Bu cezalar namaz kılmayanın dünyaya ait cezasıdır. Ahirete gelince, eğer bu kişi Müslüman olarak ölürse namaz gibi önemli bir farzı terkettiğinden dolayı uzun ve ağır azablara müstehak olur. Peygamber Efendimiz, Kişi ile kâfir olmak arasında namazı terketmek vardır. (Kisi namazı terkedince kâfirliğe yaklaşmış olur) buyurmuştur.
Nurul İzah ve Tercümesi
Abdullah Aydın
sy. 69.
sadece ortam nakkinda degerehe yapı- labilir ve sonra belki yönetilebilir. İstihbarat analizcilerinin işi ile ilgili gittikçe açıl hale gelinen aşama analitik görevler artık ikazdan (özellikle taktik ikaz) daha stra tejik ve sırlarla ilgilenmeye kaymaktadır. Analiz işine bilginin bittiği ve belirsizliğin kaçınılmaz olduğu yerden başlanır. Konunun anlaşılması için Carl Von Clausewit ile daha az bilinen çağdaş stratejist Antonie Hneri Baron de Jomini'nin istihbara anlayışları Tablo 3'de karşılaştırılmıştır. Jomini'ye göre, strateji belirli çözümler olan problemler serisidir ve matematiksel mantık stratejinin temel prensiplerinde çıkarılabilir55. Clausewitz'e göre tahmin edilemez olaylar savaşta kaçınılmazdır v muharebeler bu belirsizliği azaltır. Savaş, olasılıkların, iyi ve kötü şansın bir arac oynandığı bir kumardır56. Clausewitz'e göre belirsizlik ancak yönetilebilir ama ye edilemez. Savaş ve istihbarat üzerinde büyük bir sis vardır. Jomini'ye göre çoğu d ğerlendirmeler mümkün olan en iyi öngörüyü veya temel kanaatleri yansıtır. Or ya konan alternatif sonuçlar içinde en olası olanıdır. Yani mesela birkaç olası değ lendirme içinde analitik olarak en olası olanı bulmaktır. Clausewitz ise üç pren ortaya koyar. İlki emin olmak ve olasılık farklıdır, düşük olasılıkla olsa bile bazı doğru olabilir. Güven kadar bilginin içeriği de önemlidir
YanıtlaSil4974- Kim Allah'in gazabını mucip olan hususlarla insanları hoşnut ederse, Allah daima onu onlara muhtaç kılar. Bir kimse de nası gücendirmek pahasına Allah'ı hoşnut ederse insanların kötülüklerine karşı, Allah ona kâfi gelir.
YanıtlaSil٤٩٧٥ - مَنْ أَرْضَى اللَّهُ بِسَخَطِ الْمَخْلُوقِينَ كَفَاهُ اللَّهُ مُوْنَةَ الْمَخْلُوقِينَ وَمَنْ أَرْضَى الْمَخْلُوقِينَ بِسَخَطِ اللَّه سَلَّطَ اللَّهُ عَلَيْهِ الْمَخْلُوقِينَ" (الخليلي عن عمر وبــــن
شعيب عن أبيه عن جده
4975- Bir kimse halkı nazar-ı itibara almadan Allah'ı hoşnut ederse, Allah ona kâfi gelir. Allah'ı gücendirerek mahlukatı hoşnut ederse, Allah o mahlukatı kendisine musallat eder.
٤٩٧٦ - مَنْ أَرْعَبَ صَاحِبَ بِدْعَةٍ مَلَأَ اللهُ قَلْبَهُ أَمْنًا وَايْمَانَا وَمَنْ انْتَهَرَ صَاحِبَ بِدْعَةٍ آمَنَهُ اللَّهُ مِنَ الْفَزَعِ الأَكْبَرِ وَمَنْ اَهَانَ صَاحِبَ بِدْعَةٍ رَفَعَهُ اللَّهُ فِي الْجَنَّةِ دَرَجَةً وَمَنْ لَآنَ لَهُ اذَا لَقِيَهُ تَبْشِيشًا فَقَدْ اسْتَخَفَّ بِمَا أُنْزِلَ عَلَى
مُحَمَّدٍ (كر عن ابن عمر)
4976- Kim bidat sahibini korkutursa, Allah onun kalbini emniyet ve iman ile doldurur. Kim bidat sahibini men ederse, Allah onu kıyametin çirkin manzarasından emin kılar. Kim bidat sahibini terslerse, Allah onun cennette bir derecesini yükseltir. Kim de onunla karşılaştığı zaman güler yüz gösterip yumuşak davranırsa, Muhammed'e indirileni istihfaf etmiş (hafife almış) olur. (Bidat sahibine Allah için buğzetmek vaciptir.)
٤٩٧٧ - مَنْ أُريدَ مَالَهُ بِغَيْر حَقَّ فَقَاتَلَ فَقُتِلَ فَهُوَ شَهِيدٌ رعب د ن ق ت صحيح عن ابن عمرو حم ٥ عن ابي هريرة
4977- Kimin malı elinden alınmak istenip de bu uğurda karşı tarafla çarpışırken öldürülürse o şehittir. ٤٩٧٨ - مَنْ اِزْدَادَ عِلْمًا وَلَمْ يَرْدَدْ فِى الدُّنْيَا زُهْدًا لَمْ يَرْدَدْ مِنَ اللَّهِ إِلَّا
بُعْدًا الديلمي عن على)
4978- Kim dünyada ilmini artırıp da zühdünü artırmazsa
Allah'tan daha da uzaklaşır.
-1151-
Ramuz ul Ehadis
Hadis Ansiklopedisi
Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi
2.cilt.sy.1151.
Vatan hainlerini putlastirdilar
YanıtlaSilkahramanlastirdilar
Mustafa Kemal ve İnönü
İslam dini oldurulecek
Yahudiler ve masonlar
Biz Turkleri savaşarak yenemiyecegiz, ancak İslam dininden çıkartarak yenebiliriz.
Haim Naum
Mustafa Kemal ve inonuyu dost bulmuş (İslam dinine dusman) ve böylece Turkiye Cumhuriyetin temelleri dinsizlikle....... (Lozan in gizli madde leriyle)
istisna olarak Mustafa Kemal Atatürk ün gizli vasiyeti aciklanabilseydi Turkiye de her şey degisebilirdi (İsmet Bozdag
17 Ocak 1988
Nokta Dergisi....
atılmıştır.
Ümmetimden "Ehli kitabdan" bir cemaat ve "ehli liben" (çöl halkı) helak olacak. Denildi ki: "Ehli kitab kimdir?" Buyurdu ki: "Kitabullahı öğrenip müslümanlarla mücadele edecek bir kavimdir." Denildi ki: "Ehli Liben kimdir?" Buyurdu ki: "Şehvetlerine uyub, namazı terkedecek bir kavimdir."
YanıtlaSilRavi: Hz. Ukbe (r.a.)
Sayfa: 304 / No: 6
Ramuz El-Ehadis
Cennet ehli Cennetteki makamlarına yerleşir ve Cuma'dan Cuma'ya Allah'ı ziyarete giderler. Onlara Arşı Rahman aşikâr olup, Allah'ı görürler. Bu Cennet bahçelerinden birinde olur. Ve herkes derecesine göre bir minbere yerleşir. En aşağısının yerleri misk tepelerindedir. Ve bunlar kendi hallerini diğerlerinden aşağı görmezler. Soruldu ki: "Rabbimizi görecek miyiz?" Buyurudu ki: "Evet, ayın 14'üncü gününde görülmesinde, ya da güneşin görülmesinde nasıl hilâf yoksa, (veya bunları nasıl izdihamsız görüyorsanız) öyle Rabbinizi göreceksiniz." Allah (z.c.hz.) onlara ayrı ayrı muhatap olur. Ve hatta bazılarına dünyadaki bazı sözlerini hatırlatır. Kul: "Yarabbi mağfiret etmemiş miydin?" der. Allah: "Ettim de onunla buraya geldin" buyurur. O esnada iki bulut öyle güzel kokular serper ki, kimse böylesini görmemiştir. O zaman Allah Tealâ buyurur ki: "Haydi kalkın ikram edeceğim şeylerin başına." O zaman kalkıp cennetin çarşılarına gelirler. Bu çarşılarda aklın tasavvur edemiyeceği şeyler vardır. Orada ne para verilir, ne de yüklenilir. Sadece emredilir. İşte orada biz birbirimizle karşılaşacağız. Derecesi üstün olanların elbisesi başka olur. Ve birinin gözüne bu ilişince kendi elbisesi de derhal fevkalâde olur. Çarşılardan yerimize döneriz. Ailelerimiz: "Başka bir şekilde güzelleşip geldiniz" derler. Biz de deriz ki: "Tabii güzelleşip gelmek hakkımızdır. Zira Rabbımızı ziyaretten geliyoruz."
YanıtlaSilRavi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
Sayfa: 118 / No: 8
Ramuz El-Ehadis
Çarpıtılmış bilgi, bilgisizlikten
YanıtlaSildaha zararlıdır.
Öte yandan nifakın siyasî, iktisadî ve sosyal alanlarda kendini gösterdiğini ortaya koyan, casusları ve bazı gizli teşkilâtları münafık olarak değerlendiren araştırmacılar da vardır (Abdülhalim Hifnî, s. 100-149, 229).
YanıtlaSilAYET
YanıtlaSilYetimlere mallarını verin, temizi pis olanla değişmeyin, onların mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin; zira bu büyük bir günahtır. (Nisa. 4/2)
KORUYUCU AİLE OLMANIN HÜKMÜ NEDİR?
İslam'ın ilk yıllarında eski geleneğin devamı olarak bir süre muhafaza edi- len evlatlık kurumu, Medine döneminde nazil olan "Allah, evlatlıklarınızı öz çocuklarınız (gibi) kılmamıştır." (Ahzab, 33/4) mealindeki ayetle kaldırılmış, ardından gelen ayette de evlatlıkların evlat edinenlere değil asıl babalarına nispet edilmesi emredilmiştir. Bunun tabii bir sonucu olarak evlatlığın ne- sebi, evlat edinene bağlanmaz, aralarında mahremiyet meydana gelmez ve mirasçılık ilişkisi doğmaz. Bununla birlikte evlatlık kurumu zaman zaman 'koruyucu aile' tarzında varlığını sürdürmüştür. İslam'ın evlatlık müessesesini kaldırması, yetim, öksüz ve kimsesiz çocuklarla ilgilenilmeyeceği anlamına gelmez. Çünkü İslam'a göre himayeye muhtaç çocuklara bakmak, onları beslemek, büyütmek büyük sevaptır ve bir insanlık ödevidir. Hz. Peygamber (sas), işaret ve orta parmağını göstererek "Ben ve yetimi himaye eden kimse cennette şöylece beraber bulunacağız." (Buhari, Edeb, 24) buyurmuştur
İnsanlığın kurtuluşu faizin kaldırılması, zekâtın yerine getiril mesindedir. (S.) 649:Lemaat
YanıtlaSilYANITLASİL
yuksel4 Şubat 2024 22:33
İnsanlar kendi idarecilerinin yolundadır. (Mn.) 33.
YANITLASİL
yuksel4 Şubat 2024 22:53
8.Asirda İngiliz Kralı Lâ ilahe illallah Muhammed ün Rasulüllah diye yazarak para bastırmış.
Akra Fm.
Günün sohbeti
Prof Dr Mahmud Esad Coşan
YANITLASİL
yuksel4 Şubat 2024 23:36
Türkiye Cumhuriyeti de paranın üstüne Lâ ilahe illallah Muhammed ün Rasulüllah diye yazmalidir.
Cennet ehli Cennete Cehennem ehli de ateşe girdiklerinde, ölüm (bir koç şeklinde) Cennetle Cehennem arasında bir yere getirilir ve kesilir. Sonra bir münadi şöyle nida eder: "Ey ehli Cennet, ebedilik var ölüm yok. Ey ehli nar, ebedilik. Ölüm yok." Bunun üzerine Cennet ehlinin sevinç üzerine sevinçleri artar. Cehennem ehlinin ise hüzünleri üzerine hüzünleri artar.
YanıtlaSilRavi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
Sayfa: 51 / No: 9
Ramuz El-Ehadis
YANITLASİL
yuksel20 Şubat 2024 16:30
Ümmetimi Benden sonra öyle fitneler kaplayacak ki, o fitnelerde insanın vücudu gibi kalbide ölür.
Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
Sayfa: 346 / No: 5
Ramuz El-Ehadis