İslam

Yorumlar

  1. بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
    Bismillahirrahmanirrahim
    Elhamdülillah
    Allahuekber
    Subhanallah
    Allahümmesallialaseyyidinamuhammed
    Sallaahualeyhivesellem
    Estagfirullah

    YanıtlaSil
  2. Bu parça Allun ve Elmas ile yazılşa Liyakaki var

    Evet sâbıkan bahsi geçmiş: Avucunda küçük taşların Surriyla aym وَمَا رَمَيْتَ إِذْ رَمَيْتَ zikir ve tesbih etmesi avucunda, küçücük taş ve toprak, düşmana top ve gülle وَانْشَقَّ الْقَمَرُ hükmünde onları inhizama sevk etmesi nas

    sı ile aynı avucunun parmağıyla kameri iki parça etmesi ve aynı el, çeşme gibi on parmağından suyun akması ve bir orduya içirmesi ve aynı el, hastalara ve yaralıla ra şifa olması, elbette o mübarek el, ne kadar hârika bir mu'cize-i kudret-i İlahiye olduğunu gösterir.

    Güya ahbap içinde o elin avucu küçük bir zikirhane-i Sübhanîdir ki küçücük taşlar dahi içine girse zikir ve tesbih ederler.

    Ve a'daya karşı küçücük bir cephane-i Rabbanîdir ki

    içine taş ve toprak girse gülle ve bomba olur. Ve yaralılar ve hastalara karşı küçücük bir eczahane-i Rahmanîdir ki hangi derde temas etse derman olur.

    Ve celal ile kalktığı vakit, kameri parçalayıp kab-ı kavseyn şeklini verir. Ve cemal ile döndüğü vakit, âb-ı kevser akıtan on musluklu bir çeşme-i rahmet hükmüne girer.

    Acaba böyle bir zatın bir tek eli, böyle acib mu'cizata mazhar ve medar olsa o zatın Hâlık-1 kâinat yanında ne kadar makbul olduğu ve davasında ne kadar sadık bulun duğu ve o el ile biat edenler, ne kadar bahtiyar olacakları, bedahet derecesinde anlaşılmaz mı?

    YanıtlaSil
  3. ٢٧٢٩ - العِلْمُ خَيْرٌ مِنَ الْعَمَلِ وَمُلَاكُ الدِّينِ الْوَرَعُ وَالْعَالِمُ مَنْ يَعْمَلُ

    بِالْعِلْمِ وَإِنْ كَانَ قَلِيلا (ابو الشيخ عن عبادة)

    2729- Şeriat ilimleri amelden daha hayırlıdır. Dinin ana temeli haramlardan sakınmaktır. Alim, ilmi az olsa da ilmiyle amel edendir.

    ۲۷۳۰ - اَلْعِلْمُ اَفْضَلُ مِنَ الْعِبَادَة وَمَلَاكُ الدِّينِ الْوَرَعُ (الخطيب عـــن ابـــن

    عباس)

    2730- İlim tahsil etmek, ibadetten daha hayırlıdır. Dinin özü, ana temeli haramlardan ve şüpheli şeylerden kaçınmaktır.

    YanıtlaSil
  4. Halkın içinde Allah'dan en uzak olan iki kimsedir: Birincisi, umeranın meclisinde oturur da zulme ait sözlerinde onları tasdik eder. Diğeri ise çocukların muallimidir. Fakat onların hepsini aynı derecede eşit tutmaz. Ve yetimin hakkı hususunda Allah'dan korkmaz.
    Ravi: Hz. Ebû Ümâme (r.a.).
    Sayfa: 7 / No: 8
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel10 Mayıs 2023 00:40
    ٢٧١٤ - اَلْعِدَةُ دَيْنٌ وَيْلٌ لِمَنْ وَعَدَ ثُمَّ أَحْلَفَ وَيْلٌ لِمَنْ وَعَدَ ثُمَّ وَيْلٌ لِمَنْ وَعَدَ ثُمَّ اَحْلَفَ (ض ط والديلمي وابن عساكر عن على) *

    أَخْلَف

    YANITLASİL

    yuksel10 Mayıs 2023 00:42
    2714- Söz vermek bir borçtur. Söz verip yapmayanın vay haline! Söz verip yapmayanın vay haline! Söz verip sözünde durmayanın vay haline!

    YanıtlaSil
  5. TEMEL İSTİHBARAT L J

    TOPLAMA-ANALIZ VE OPERASYONLAR

    PROF. DR. SAİT YILMAZ

    Modern dünyanın çelişkisi, algılarımızı yöneten arka plan içinden gerçekleri nasıl yorumladığımızdır. Uluslararası ilişkiler, TV'de ya da diğer medya unsurla- rinda resimlerini gördüğünüz gülümseyen lider yüzlerinin el sıkışmasıyla değil, geri planda devam eden istihbarat savaşları ile şekillenmektedir. Ülkeler arasında uzun bir süredir devam edegelen örtülü operasyonlar, propaganda ve psikolojik savaş yöntemlerinin vardıkları safha, bu liderlerin yaptıkları pazarlıklar, zorlayıcı ve gizli diplomasi tekniklerine temel teşkil eder. Örneğin siz bu satırları okurken,

    * Irak'ın kuzeyinde uzun süredir Barzani ve YPG/PKK'nın CIA, DGSE, MI6 ve BND tarafından silahlandırılması,

    YANITLASİL

    yuksel11 Mayıs 2023 01:32
    *CIA ve DIA'nın Suriye ve Irak'ta kendileri için Savaşacak ver *İngiliz GCHQ ve İsrail istihbaratının Mısır istihbaratını desteklemek için Sina Çölü'nde devam eden faaliyetleri,

    *Fransız DGSE ajanlarının Libya'da devam eden operasyonları, *Pakistan istihbaratının (ISI) Afganistan'da Taliban ile müşterek çalışması,

    * İran ve Taliban arasında gelişen ilişkiler,

    *Kazakistan'da artan ajan, danışman, istihbarat şirketi trafiği, * İngiliz istihbaratında son yıllarda artan Rusya üzerine analizci eleman patla-

    masi,

    * ABD'nin Ukrayna'da Rus tipi gizli operasyonlara başlaması, önümüzdeki günlerin yeni savaşlarının, barış planlarının, güvenlik politikalarının, silah satışla- rının habercileridir. Bunlar hakkında durum farkındalığı olmadan sadece medya haberlerini yorumlayarak, resmi görmek mümkün değildir. Bu yüzden, komplo teorileri ve dezenformasyonun yoğun olduğu bu güvenlik ortamında "algı yöneti- mi" ile halklar yönlendiriliyor dersek yanlış olmaz.

    Bu kitap ile istihbarat dünyasının yaşamakta olduğu tüm değişimleri gelenek- selden bugüne ve geleceğe doğru açıklama gayretinde bulunurken, eserin özel- likle başvuru kaynağı olmasına çalışılmıştır.

    YANITLASİL

    yuksel11 Mayıs 2023 01:36
    Temel duşunceye göre bil is bigbee dial uzaktan algilana ce cisimler bulundukları herhangi bir yerde denetlenebilir. Özel EMF chazya sal Güvenlik Teşkilatı, kripto-şifre çözücüleri ile (EEG'lerden) üretilen pot ri uzaktan okumaya çalışmaktadır. Bunlar bir kişinin beyin durumlarına ve d celerine kodlanacak ve bu durumda kişi, uzak bir mesafeden denetlenebilec NSA personeli, elektromanyetik tarama ağı ile seçtiği ülkedeki herhangi bir sp günde 24 saat takip etmeyi hedeflemektedir. Bu yöntemle ulusal güvenlik a olarak, binlerce insanın kişisel beyin haritalarını kaydedilip, şifrelenecektir. B ronik gözetim amacıyla, beynin konuşma merkezindeki elektrik faaliyetleri, he kişinin sözlü düşüncelerine çevrilecek, kulak devre dışı bırakılarak ve ses habe leşmesinin doğrudan beyne gitmesi sağlanarak, uzaktan nöral denetim yolu ile relenmiş işaretler, beynin işitme korteksine gönderilecektir. Bu yöntemin, paranoid şizofreninin karakteristiği olan işitsel halusinasyonları taklit ederek, hedef şahısla rın gizli olarak gücünü yok etmek için kullanabileceği değerlendirilmektedir. Uzak tan Nöral Denetim gözleri ve optik sinirleri devre dışı bırakarak, doğrudan görse kortekse görüntü gönderebilir. NSA'ya göre, beynin programlama gayesi için, göze tim altındaki kişi REM uykusunda iken, onun beynine gizlice görüntü yerleştirmek için ajanlar kullanılmalıdır. İki yönlü elektronik Beyin bağlantısı CIA ve NSA perso neli için esas haberleşme sistemi haline gelecektir

    YanıtlaSil
  6. 102, KORUIN. NSA Echelon'un da ciddi teknik sorunları olduğunu açıklamıştır. İnternet ileti- her zaman istenildiği kadar kolay bir biçimde yakalanamamaktadır. Fiber- optik iletimler (çok büyük hacimli sayısal veriyi ışık sinyalleriyle iletme) çok daha Hyük zorluklar çıkarmaktadır. Rastgele yakalanmış iletişimin anlamlı bir biçimde fi ve çözümlenmesinin çok büyük bir iş olduğu görülmektedir. Ancak, Sun Microsystems'in şifreleme uzmanı Whitfield Diffie, NSA'nın yukarıdaki sorunlar ile İşçili açıklamalarının yalnızca kendi çıkarlarına hizmet eden bir aldatmaca olabile- ceğini söylemektedir; "Ajansın bizi inandırmak istediği şey, internetin kendileri için çok karmaşık olduğu; trafiğin çok fazla olduğu ve istedikleri şeyi bulamadıklarıdır. Hedeflerinin, onların sorunları olduğuna inanması NSA'nın işine gelir. Bu, onların so- runları olmadığı anlamına gelmez; ama bu korkunç istihbaratçıların söylediklerini kuşkuyla karşılamak gerekir553".

    YANITLASİL

    yuksel13 Mayıs 2023 04:53
    Dinleme ve takibe alınan konuşmalarda şu kelimeler ile ilgili konuşmalar oto-

    C'de

    ak katk

    le yakla

    alılar

    sisteme

    ntalya, ik kayda geçmektedir; ETA, IRA, PKK, enformasyon, terörizm, gerilla, patlama, sayar, nükleer silahlar, patlayıcılar, silahlar, suikastlar, uzi, teflon mermiler, ma- ar, uranyum, napalm, nükleer, el bombası, gizli servis, terör, özgürlük, internet venliği, güvenli internet bağlantıları, 003, audiotel, kimlik, endüstriyel casusluk, mens, Shell, ELF, 2600 dergisi, Time, hilal, cihad, müezzin, KLM, elektronik banka saplar, market, visa, külçe altın, intemet, underground, password, NATO, NASA, FB Beyaz Saray, IMF, MİT, JITEM, seks, Monica, fetiş, klon, Armani, Yasemin, mısır çi- Ninja, top Secret, GSM, AT&T (Amerikan telefon şirketi), yasa, Zen, Marx, Fukuyama, George Soros, pikrik asit, gümüş, kömür, sülfür, nitroselüloz, kokain.

    YanıtlaSil
  7. Ve sakkıl mizânehu. Yâni:

    - Ey Allah'ım, Sen, Muhammed (S.A.V.) in mizanını, sevab te razisini ağırlaştır. (Yâni, ümmetinin mizanlarını ağır eyle. Kendi m zanı ağır gelmiş gibi onu sevindir, öğünçlü kıl.)

    Ve eblic hüccetehu. Yâni:

    Ey Allah'ım, Sen, Muhammed (S.A.V.) in nübüvvetinin hữc- cetini ve yüce mûcizesi olan Kur'ân-ı Kerîmi çok çok açık eyle. Yâni o Kur'ân-ı Azîm'in şeriat hükümlerini Kıyamet Günü'ne kadar, bü tün yüzyıllar ve çağlar boyunca, bütün bölgelerde, yedi iklim dör. bucakta daim ve bâki ve sâbit eyle.

    (Bâzı nüshalarda «eblic»> yerine «eflic» yazılmıştır.) Ve azhir milletehu. Yâni:

    Allah'ım, Sen, O Muhammed (S.A.V.) in dinini bütün dinlerin üzerine ve milleti olan İslâm milletini bütün milletler üzerine Kıya- met'e kadar daima ziyade, daima zâhir ve âşikâr ve galip

    YanıtlaSil
  8. EĞERSİZ ATA BİNEN TEZ İNER: Sağlam temellere oturmayan bir işe bel bağlayan, değersiz insanlara güvenen kişi pek çabuk hayal kırıklığına uğrar.

    EĞRİ BACANIN DUMANI DOĞRU ÇIKAR: Hiç kimse. veya hiçbir şey için görünüşüne göre hüküm vermemek gerekir. Çünkü çoğu zaman görünüş aldatıcıdır.

    EĞRİ OTUR, DOĞRU SÖYLE: Hal ve hareketlerinde dai- ma saygılı ve alçak gönüllü ol, çıkarın ne olursa olsun, kimseye yalan söyleme.

    EKMEĞİNİ KATIĞINA DENK EDEN HİÇBİR ZA- MAN AÇ KALMAZ: Daima ölçülü, hesaplı hareket eden in- san sonunda güç ve muhtaç durumlara düşmez.

    EL ELDEN ÜSTÜNDÜR: Hünerin sınırı olmaz. Bir şeyin en iyisini yaptığına inanan insan, günün birinde kendisinden da- ha üstün ve başarılı olan birilerinin çıkabileceğini unutmamalıdır.

    EL İÇİN KUYU KAZAN İBTİDA KENDİ DÜŞER: Başkalarının kötülüğünü düşünenler; bunun için birtakım yalan-

    133

    YanıtlaSil
  9. hafaza ediyor. Tekrar geçen bir yeni sesle, bir evvelkises götürmüyor. Her bir sesi ayrı ayrı muhafaza ediyor. Her şeyde Cenab-ı Hakk'a gidecek bir yol bulmak n yı harfiyle bakmakla mümkündür. Käinata, kainat nam bakan, onun sahibi namına bakmayan, kainat kitabımd

    mayı bilmiyor demektir.

    • "La ilahe illallah Muhammedün Resulullah 24 harftir. Yirmi dört saatin Allah için geçirilmesine işarettir. (MN Efendi)

    YANITLASİL

    yuksel18 Mayıs 2023 06:35
    Nurun Birinci Talebesi
    Hulusi Yahyagil
    sy. 270.

    YanıtlaSil
  10. SÜNNETTEN ÖLÇÜLER

    PUTA MÜSAMAHA OLMAZ

    Hicri 9. yılda Tebuk Seferi dönüşünde Medine'ye gelen Sakif kabilesi elçileri, Medi- ne'de kaldıkları süre içinde mescidde Hz. Peygamberin yakın alakasına mazhar ol- muşlardı. Sonunda müslü- man oldular. İslâm'ı öğrendi- ler. Ancak arkalarında bi- raktiklan kabilelerinin, ken- dilerini anlayışla karşılaya- caklarından kuşkuluydular. Hz. Peygamber'den ilginç is- teklerde bulundular. Bunlar arasında bir-iki tanesi vardı ki gerçekten pek dikkat çeki- ciydi. Dediler ki:

    - Bizi namaz kılmaktan muaf tut?.. Hz. Peygamberin cevabı çok kesindi:

    -"Namazsız dinde hayır yoktur."

    Pek tabii, namazsız din- darlıkta da hayr olmazdı.

    - Kabilemiz dışından biri- ni bize âmir tayin etme! dedi- ler. Hz. Peygamber, kabul buyurdu. İçlerinde bulunan ve yaşça en küçükleri olan ve fakat Islam'ı öğrenmekte pek gayretli davranan Osman Bin Ebi'l-As't onlara imam ve vall yaptı.

    - Lat putumuza üç yıl do

    kunmal dediler. Hz. Peygam

    Der kabul etmedi.

    Yine kabul etmedi.

    - Bir yıl dokunmal dediler, Hz. Peygamber bunu da ka bul etmedi.

    - Biz döndükten sonra bir ay olsun bizimle kalsın, dedi ler. Resûl-i Ekrem Efendimiz onu da kabul etmedi. Lata süre tanımadı. Putlara mü samaha olunamayacağını ortaya koydu. Tevhid yur- dunda putun ne işi vardı?... Yeniden şekillenen İslâm yurdunda puta yer yoktu. Efendimizin kararlılığını gö rünce;

    - Bäri onu bize, kendi elle- rimizle kırdırtma. Onun yı kım işini sen üstlen dediler

    Hz. Peygamber:

    - "Olur, ben onu ortadan kaldırtırım" buyurdu.

    Elçilerin Medine'den ayrı- hışından iki-üç gün sonra Hz. Peygamber, Ebu Sufyan ile yine bir Sakifli olan Mugire bin Şu'be'yi Lat'ı ortadan kaldırmakla görevlendirdi. Onlar da bunu büyük bir gösteri halinde, bütün Sakif halkının gözü önünde parça- layıp yok ettiler.

    Latların. Uzza'ların sonu

    hep aynıydı. Belki sadece gü

    no ve saatı farklıydı... (Bk. Ibn

    YanıtlaSil
  11. aylanmak Dönmek, devretmek. aymak Ayılmak.

    ayna, [-güini] ( Far. azine) Cu

    ma günü.

    - güni → -

    ertesi Cumartesi.

    ayrıç İki yolun ayrıldığı yer.

    YanıtlaSil
  12. Faiz İslam a mutlak zarardır.(S.) 671: Lemaat.
    Bir Hazinenin Anahtari
    Risale-i Nur Kulliyati Fihrist Ve İndeksi
    İsmail Mutlu
    sy. 341.

    YanıtlaSil
  13. About usFAQLicense our CountersContact us

    Türkçe





    Dünya Nüfusu
    8.037.963.675
    Şu anki Dünya Nüfusu

    58.956.609
    Bu yıl doğanların sayısı info
    221.198
    Bugün doğanların sayısı info
    29.522.708
    Bu yılki ölüm sayısı
    110.766
    Bugün ölenlerin sayısı
    29.433.901
    Bu yılki nüfus artışı

    Kamu ve Ekonomiler
    $ 9.982.020.147
    Bugün dünyada yapılan kamusal sağlık harcamaları
    $ 6.681.488.141
    Bugün dünya yapılan kamusal eğitim harcamaları
    $ 2.860.716.715
    Bugün dünyada yapılan kamusal askeri harcamalar
    29.805.780
    Bu yıl üretilen araba sayısı
    61.444.587
    Bu yıl üretilen bisiklet sayısı
    155.144.080
    Bu yıl satılan bilgisayar sayısı

    Toplum ve Medya
    1.223.560
    Bu yıl basılan yeni kitap sayısı
    279.278.352
    Bugün dağıtılan gazete sayısı
    405.937
    Bugün dünyada satılan televizyon sayısı
    4.433.130
    Bugün satılan cep telefonu sayısı
    $ 191.740.952
    Bugün video oyunlarına harcanan para
    5.751.217.695
    Dünyada internet kuyllanıcı sayısı
    177.551.378.868
    Bugün gönderilen eposta sayısı
    5.842.260
    Bugün yazılan blog sayısı
    552.218.405
    Bugün gönderilen Tweet sayısı
    5.958.246.324
    Bugün Google'daki arama sayısı

    Çevre
    2.288.163
    Bu yıl yok olan orman alanı (hektar)
    3.080.486
    Erozyonunun yok ettiği toprak (hektar)
    16.072.011.808
    Bu yılki karbon dioksit CO2 emisyonu (ton)
    5.279.841
    Bu yıl çölleşen toprak (hektar)
    4.308.517
    Bu yıl salınan endüstriel zararlı atık (ton)

    Gıda
    870.326.946
    Dünyada aç insan sayısı
    1.745.403.008
    Dünyada aşırı kilolu insan sayısı
    837.018.865
    Dünyadaki obez insan sayısı
    18.461
    Bugün açlıktan ölen insan sayısı
    $ 389.188.981
    ABD'de bugün obezitenin sağlığa maliyeti
    $ 114.118.591
    ABD'de bugün kilo kaybetmek için harcanan

    Su
    7.545.828
    Bu yılki su tüketimi (milyar litre)
    370.491
    Bu yıl suya bağlı hastalıklardan ölenler
    772.351.121
    İçecek suya erişimi olmayan insan sayısı

    Enerji
    281.756.302
    Bugün tüketilen enerji (MWh), kaynakları:
    239.846.874
    - yenilenmeyen kaynaklardan (MWh)
    42.430.042
    - yenilenebilir kaynaklardan (MWh)
    1.765.498.994.177
    Bugün yerküreye çarpan güneş enerjisi (MWh)
    57.788.155
    Bugün çıkartılan petrol miktarı (varil) )
    1.401.287.125.179
    Kalan petrol (varil) info
    14.613
    Petrolün tükenmesine kalan gün sayısı
    1.074.618.569.963
    Geri kalan doğalgaz (boe) info
    56.559
    Doğalgazın bitimine kalan gün sayısı
    4.284.071.997.762
    Geri kalan kömür miktarı (boe)
    147.727
    Kömürün bitmesine kalan gün sayısı

    Sağlık
    5.711.387
    Bu yıl bulaşıcı hastalıklardan ölen sayısı
    3.344.131
    Bu yıl 5 yaş altında ölen çocuk sayısı
    19.611.777
    Bu yılki düşük sayısı
    135.985
    Bu yıl doğum sırasında ölen anne sayısı
    44.618.766
    HIV/AIDS bulaşmış kişi sayısı
    739.594
    Bu yıl HIV/AIDS'in sbep olduğu ölüm sayısı
    3.613.326
    Bu yıl kanserin sebep olduğu ölüm sayısı
    173.492
    Bu yıl sıtmanın sebep olduğu ölüm sayısı
    9.137.504.735
    Bugün içilen sigara sayısı
    2.199.356
    Bu yıl sigaranın sebep olduğu ölüm sayısı
    1.100.372
    Bu yıl alkolün sebep olduğu ölüm sayısı
    471.786
    Bu yıl intihar sayısı
    $ 176.003.962.810
    Bu yıl dünyada kaçak uyuşturucuya harcanan
    593.895
    Bu yıl trafik kazalarında ölen sayısı
    İngilizceden artel@superonline.com

    YanıtlaSil
  14. Allah c.c.in emrini her şeyin üstünde tutan O nun dostu olur.
    Mahmud Esad Coşan
    Akra Fm
    Hadisler Deryası

    YanıtlaSil
  15. Bugün sosyal ve duygusal beyin çalışmaları ile beyinde ahlakın ve duyguların fiziksel kanıtları bulundu. Bu sayede psikolojinin yeniden yazılmaya başlandığını söyleyebiliriz.

    YanıtlaSil
  16. Modern insan başkalarının kendisini nasıl gördüğüne, çevrenin ne dediğine eskisinden daha çok önem veriyor. Böyle olunca da insanın kendi kendiyle kalması, kendini tanıması zorlaşıyor.

    Prof. Dr. Nevzat Tarhan

    YanıtlaSil
  17. Asrımızın en büyük iki hastalığından biri sekülerizm,

    diğeri egoizmdir.

    YanıtlaSil
  18. İnsan karanlıkta, kimsenin görmediği yerde suç işleyebilir, başkasının hakkını gasp edebilir. Ama vicdanı diri insan, suçu başkasından gizlese de kendinden gizleyemez.

    YanıtlaSil
  19. Haksızlığa uğrayan eğitimli kişi, ikna ve inandırma yolunu seçer. Çözüm odaklı düşünür ve karşı tarafın kafasındaki soruları gidermeye çalışır.

    YanıtlaSil
  20. İnsan nasil para kazanmak için çaba sarf etmeliyse, sevgiyi artırmak için de gayret göstermelidir. Sevgi, kuyu gibidir; kovayı sarkıtıp çektikçe gelmeye devam edecektir.

    YanıtlaSil
  21. Ölümle beraber her şeyin nihayete ereceğini düşünmek, kişiye büyük bir ızdırap verir. O nedenle ateist düşünce biçimi, ümidi yok ettiği için insanı hüsrana sürükler.

    YanıtlaSil
  22. Ey nefsim! Deme; "Zaman değişmiş, asır başkalaşmış, her- kes dünyaya dalmış, hayata perestiş eder. Derd-i maişetle² sar- hoştur.” Çünki; Ölüm değişmiyor; Firak³, bekaya' kalbolup baş- kalaşmıyor. Acz-i beşeri, fakr-i insanî değişmiyor, ziyadeleși- yor, beşer yolculuğu kesilmiyor, sür'at' peyda ediyor.

    Hem deme; "Ben de herkes gibiyim." Çünki; herkes sana ka- bir kapısına kadar arkadaşlık eder. herkesle musibette⁹ beraber olmak demek olan teselli ise, kabrin öbür tarafında pek esassız- dır. Hem, kendini başıboş zannetme; zira¹º, şu misafirhane-i dün- yada nazar-1 hikmetle¹¹ baksan; hiçbir şeyi, nizamsız, gayesiz gö- remezsin. Nasıl sen nizamsız, gayesiz kalabilirsin? Zelzele gibi vakıaları2 olan şu hâdisat-1 kevniye¹³, tesadüf oyuncağı değiller.

    YanıtlaSil
  23. G örüyorum ki; şu dünya hayatında en bahtiyar odur ki, dünyayı bir misafirhane-i askerî telâkki etsin ve öyle de iz'an etsin ve ona göre hareket etsin. Ve o telâkki ile en büyük mertebe olan mertebe-i rızayı çabuk elde edebilir. Kırılacak şişe pahasına, daimi bir elmasın fiyatını vermez. İstikamet ve lezzetle hayatını geçirir.

    Evet dünyaya ait işler, kırılmaya mahkûm şişeler hükmündedir. Bâki umur-u uhreviye ise, gayet sağlam elmaslar kıymetindedir. İnsanın fıtratındaki şiddetli merak ve hararetli muhabbet ve dehşetli hırs ve inatlı talep ve hakeza şedit hissiyatlar, umur-u uhreviyeyi kazanmak için verilmiştir. O hissiyatı şiddetli bir surette fâni umur-u dünyeviyeye tevcih etmek, fâni ve kırılacak şişelere, bâki elmas fiyatlarını vermek demektir. MAN

    YanıtlaSil
  24. Iki Cihanın Rahat ve Selametini
    İsteyenlere
    BEDİUZZAMAN DAN
    Öğütler
    Hazırlayan
    Mustafa Kirikci
    Zehra Yayıncılık
    sy. 71.

    YanıtlaSil
  25. İKİNCİ BÖLÜM

    .32

    .39

    .39

    .39

    KÜLLI KAİDELER ŞERHİ

    1. Madde/İlm-i Fıkıh Mesâil-i Şer'iyye-i 'Ameliyyeyi Bilmektir..

    Makale-i Sâniye.

    2. Madde/Bir İşten Maksad Ne İse Hüküm Ona Göredir.

    Kava'id-i Fikhiyye Beyânındadır..

    YanıtlaSil
  26. 3. Madde/"Uküdda İtibar Makasid ve Meâniyedir, Elfaz ve Mebaniye Değildir...

    4. Madde/Sekk lle Yakin Zail Olmaz...

    5. Madde/Bir Şeyin Bulunduğu Hal Üzere Kalması Asıldır.. 6. Madde/Kadim, Kıdemi Üzere Terkolunur..............

    46

    52

    7. Madde/Zarar Kadim Olmaz......................... 8. Madde/Berdet-i Zimmet Asıldır..

    54

    55

    9. Madde/Sifat-1 Arizada Asıl (Yani Rácih) Olan Ademdir.

    57

    10. Madde/Bir Zamanda Sabit Olan Şeyin Hiläfina Delil Olmadıkça Bekasıyla Hükmolunur..

    59

    11. Madde/Bir Emr-i Hädisin Akreb-i Evkâtına İzâfetti Asild...........

    61

    12. Madde/Kelamda Aslolan Mánay-ı Hakikidir..

    13. Madde/Tasrih Mukåbelesinde Delâlete itibar Yoktur..

    64

    66

    68

    70

    14. Madde/Mevrid-i Nass'da İçtihada Mesåg Yoktur.. 15. Madde/Ala Hiläfi'l-Kıyas Säbit Olan Şey, Saire Makisun Aleyh Olmaz.

    16. Madde/İçtihad lle lctihad Nakzolunmaz..

    17. Madde/Meşekkat Teysiri Celb Eder...

    18. Madde/Bir iş Diyk Oldukda Müttesi Olur...

    19. Madde/Zarar ve Mukábele bi'z-Zarar Yoktur..

    20. Madde/Zarar İzâle Olunur.......

    72

    74

    77

    78

    82

    86

    87

    21. Madde/Zarüretler Memnu' Olan Şeyleri Mubah Kilar.

    22. Madde/Zaruretler Kendi Miktarlarınca Takdir Olunur. 23. Madde/Bir Özür İçin Caiz Olan Şey 0 Ozrün Zeväliyla Bâtil Olur.

    24. Madde/Mani Zail Oldukda Memnu' Avdet Eder.

    25. Madde/Bir Zarar Kendi Misliyle İzâle Olunamaz... 26. Madde/Zarar-1 'Ammi Def' Için Zarar-1 Hâss Ihtiyår Olunur..

    27. Madde/Zarar-1 Eşedd Zarar-i Ehäff Ile Izåle Olunur.........

    28. Madde/Iki Fesȧd Te'ȧruz Ettikde Ehäffi Irtikab lle A'zamının Çaresine Bakılır.

    29. Madde/Ehven-i Şerreyn Ihtiyar Olunur.. 102

    89

    92

    94

    97

    99

    30. Madde/Def-i Mefäsid Celb-i Menâfi'den Evlådır. 31. Madde/Zarar Bi Kaderi'l-imkân Def Olunur...

    101

    104

    32. Madde/Hacet Umümi Olsun, Hususi Olsun Zaruret Menzilesine Tenzil Olunur.. 33. Madde/Iztirår Gayrın Hakkını Iptal Etmez.. 34. Madde/Alması Memnu' Olan Şeyin Vermesi Dahi Memnu' Olur. 106 108

    35, Madde/İşlenmesi Memnu' Olan Şeyin İstenmesi Dahi Mernnü' Olur..

    36. Madde/Adet Muhakkemdir....... 37. Madde/Násın İsti máli Bir Hüccettir ki Onunla Amel Vacib olur...

    110

    111

    113

    38. Madde/ Ådeten Mümteni Olan Şey Hakikaten Mümteni Gibidir.. 39. Madde/Ezmanın Teğayyürüyle Ahkâmın Teğayyürü İnkär Olunamaz..

    118

    119

    121

    YanıtlaSil
  27. 40. Madde/Adetin Delâletiyle Mânay-ı Hakiki Terkolunur..

    41. Madde/Adet, Ancak Muttarid Yahut Galib Oldukda Mu'teber Olur.

    42. Madde/I'tibar Galib-i Şâyl'a Olup Nădire Değildir......................

    43. Madde/Örfen Ma'ruf Olan Şey Şart Kılınmış Gibidir..

    44. Madde/Beyne't-tüccar Ma'ruf Olan Şey Beynlerinde Meşrût Gibidir..

    45. Madde/Orf ile Ta'yin Nass lle Ta'yin Gibidir...

    132

    134

    136

    46. Madde/Mani' ve Muktazi Te'âruz Ettikde Mani' Takdim Olunur.

    138

    140

    ..142

    143

    144

    146

    47. Madde/Vücûdda Bir Şeye Tabi' Olan Hükümde Dahi Ona Tabi' Olur... 48. Madde/Tabi' Olan Şeye Ayrıca Hüküm Verilemez.........

    49. Madde/Bir Şeye Malik Olan Kimse O Şeyin Zaruriyatından Olan Şeye Dahi Mâlik Olur.....

    50. Madde/Asl Sakit Oldukda Fer' Dahi Sakit Olur.. 51. Madde/Sakit Olan Şey Avdet Etmez............

    52. Madde/Bir Şey Bâtil Oldukda Onun Zimnındaki Şey Dahi Bâtil Olur.. 53. Madde/Aslin ifası Käbil Olmadığı Hålde Bedeli ifa olun.................

    54. Madde/Bizzát Tecviz Olunmayan Şey Bitteba' Tecviz Olunabilir.. 55. Madde/Ibtidåen Tecviz Olunmayan Şey Bekåen Tecviz Olunabilir.

    56. Madde/Beka Ibtidâdan Esheldir. 57. Madde/Teberru' Ancak Kabz lle Tamam Olur...

    148

    150

    153

    154

    156

    158

    58. Madde/Ra'iyye Yani Tebe'a Üzerine Tasarruf Maslahata Menûttur... 59. Madde/Velayet-i Hässa Velayet-i Ammeden Akvådır..

    60. Madde/Kelamin I'mali İhmalinden Evladır..

    162 163

    61. Madde/Mânay-ı Hakiki Müte'azzir Oldukda Mecâza Gidilir.

    62. Madde/Bir Kelamin I'mali Mümkün Olmazsa ihmal Olunur.

    165

    167

    169

    172

    .175

    176

    .179

    181

    63. Madde/Mütecezzi Olmayan Bir Şeyin Ba'zını Zikretmek Küllünü Zikir Gibidir........

    64. Madde/ Mutlak, Itlakı Üzere Cârî Olur..

    65. Madde/Hazırdaki Vasıf Lağv ve Gaibteki Vasif Mu'teberdir.

    66. Madde/Sual Cevapta låde Olunmuş Addolunur. 67. Madde/Säkite Bir Söz Isnad Olunmaz, Läkin Ma'riz-i Hâcette Sükut Beyåndir

    ...

    68. Madde/Bir Şeyin Umûr-u Bâtinada Delili O Şeyin Makámina Käim Olur. 69. Madde/Mükåtebe Muhátaba Gibidir.

    70. Madde/Dilsizin İşaret-i Ma'hûdesi Lisân lle Beyan Gibidir..

    71. Madde/Tercümanın Kavli Her Hususta Kabul olunur.................

    72. Madde/Hatası Zahir Olan Zanna Itibar Yoktur. 73. Madde/Senede Müstenid (Yani Delilden Naşi) Olan İhtimal lle Hüccet Yoktur.

    74. Madde/Tevehhüme İtibar Yoktur..

    75. Madde/Burhan lle Såbit Olan Şey 'Ayänen Såbit Gibidir.

    76. Madde/Beyyine Müdde'i İçin ve Yemin Münkir Üzerinedir.

    183

    187

    188

    189

    190

    192

    193

    YanıtlaSil
  28. 77 Madde/Beyyine Haf-Zahi bar için ve Yemin Ash ibka içindir.. Madde/Beyyine Hüccet-i Müte'addiye ve ikrar Hüccet-i Käsiradr,

    198 81. Madde/Asl Sabit Olmadi Hälde Fer'in Sabit Olduğu Väriddir. 82 Madde/Sartin Subitu Indinde Ona Mu'allak Olan Şeyin Sübutu Lazım Olur.. 210 213 225 226 94. Madde/Hayvanatin Kendiliğinden Olarak Cinayȧti ve Mazarrâti Hederdir. 97 Madde/Bila Sebeb-i Meşru Birinin Malini Bir Kimsenin Ahzeylemesi Caiz Olmaz. 234 SÖZLÜK

    196

    29 Madde/Kişi kranyla Mudheze Olunur............. 80 Madde/Tenakuz lle Huccet Kalmaz Lakin Mütenåkızın Aleyhine Olan Hükme Halel Gelmez............. 204

    206

    $3 Madde/Bi Kaderi'l-imkan Şarta Müra'at Olunmak Lazım Gelir.

    20

    $4. Madde/Vader Süret-i Ta'liki İktiså lle Lazim Ol.................... 85 Madde/Bir Şeyin Nefi Damani Mukábelesindedir.

    211

    86. Madde/Ücret lle Daman Müctemi' Olmaz...........

    215

    87. Madde/Mazarrat Menfaat Mukabelesindedir ve Tabir-i Diğerle Külfet Nimete ve Garamet Ganimete Göredir_217 88. Madde/Kulfet Nimete ve Nimet Külfete Göredir... 89 Madde/Bir Filin Hükmü 0 Fiilin Failine Muzaf Kılınır ve Mücbir Olmadıkça Amirine Muzaf Kılınmaz. 220

    219

    90. Madde/Mubâşir Yani Bizzât Fail İle Mutesebbib Müctemi' Oldukda Hüküm O Faile Muzaf Kilini.......221 91. Madde/Ceváz-i Şeri Damana Münâfi Olur.

    224

    92. Madde/Mübaşir Müteammid Olmasa Da (Itläf Eylediği Şeyi) Damin Olur.

    93. Madde/Mütesebbib Müte ammid (ve Müte'addi) Olmadıkça Dâmin Olmaz.

    228

    95. Madde/Gayrın Mülkunde Tasarrufla Emretmek Bâtıldır..

    96. Madde/Bir Kimsenin Mülkünde Onun İzni Olmaksızın Ähar Bir Kimsenin Tasarruf Etmesi Caiz Değildi.......232

    98 Madde/Bir Şeyde Sebeb-i Temellukün Tebeddülü O Şeyin Tebeddülü Makamina Käimdir. 99. Madde / Kim Ki Bir Şeyi Vaktinden Evvel İstical Eylerse Mahrumiyetiyle ..........................

    235

    100 Madde/Her Kim Ki Kendi Tarafından Tamam Olan Şeyi Nakz Etmeye Sa'y Ederse Sa'yı Merduddur.239

    KAYNAKÇA

    241

    YanıtlaSil
  29. 244/MECELLE-JAHKAM-1 ADLIYE KÜLLI KAIDELER ŞERHI

    I'mal-i kelâm: Amel ettirmek, sözü anlamlı, geçerli kılmak ve bir manaya hamletmek

    Fevkani: Üstte olan, yukarıda bu-

    Imtidâd: Uzama, uzatma.

    Inâs: Kadınlar.

    Inkirâz: Yok olma, zeval bulma Irca: Döndürmek, (eski haline) çe

    virmek,

    lunan.

    Gâlib-i şâi: Yaygın, meşhur olan. Garamet: Vergi, borç ödenmesi

    gereken şey

    Hafr: Kazma, çukur.

    Hafd: Alçalmak, sözü gizli söylemek

    Häit: Duvar, çit, tahta perde

    Hakk-ı Hıyar: Seçme hakkı

    Hakk-1 sakf: Çatı hakki.

    Halel: Bozukluk, eksiklik, noksan Hadis: Sonradan var olan, meydana

    çıkan

    Irås etmek: Sebep olmak Istihlák: Tüketim, kullanarak yok

    etme

    İstihlâs: Kurtulma

    İstihkak: Bir şeyi hak etme, hak

    kazanma.

    Hålet: Hal, durum, nitelik, keyfiyet Hålif: Yemin eden kimse.

    Haylület: Araya girme, engel olma.

    Hânis: Yeminini bozan kimse.

    Harik:Yangin

    Istinas: Alışma, yakınlık duyma

    Istinbât: Anlam çıkarma, hüküm

    çıkarma.

    Istirdaf: Arkasından gelmek, bera- berliği isteme.

    İstikrá: Kiralamak, kiraya vermek. Istiksar: (kesretten) Çok görme, çok

    olma.

    Hıyar: Seçme hakkı, muhayyerlik

    Hitân: Sünnet olma

    Hükkâm: Hakimler

    Hüccet: Delil, burhan.

    Hüccet-i kâsıra: Etkisi hüccet sahibi ile sınırlı olup, başkalarına sirayet etmeyen hüccet.

    Ittila: Bir şey hakkında bilgi sahibi olma, haberdar olma

    Isti'mal: Kullanma

    Istirdâd: Geri alma, geri isteme

    İş'ar: Bildirme, anlatma, karşı tarafa hissetirme.

    Itlaf etmek: Telef etmek, öldürmek.

    I'tisab: Sinirlenme, asabileşme. I'tiyaz: Bedel verme, ivaz alma

    Ittisal: Bitişme, birleşme, bağlantı

    Ika: Meydana getirme, gerçekleş

    tirme.

    lâre: Bir şeyi äriyet verme, ödünç

    verme

    İbkâ etmek: Kalıcı olmasını sağla- mak, devam ettirmek Icar: Bir şeyi kiraya vermek.

    Icâre: Kira

    Ivȧz: Karşılık.

    Izáfet: Bağ, ilgi, bir şeyi bir şeye bağlamak

    Kabz etmek: Teslim almak

    Karye: Köy, kasaba.

    Kaziyey-i külliye: Külli hükümler, önermeler

    Kaziyey-i şartiyye: Şartlı önermeler

    Ihda: Hediye vermek.

    İkrȧr-ı şifâhî: Sözlü ikrar.

    YanıtlaSil
  30. Kaziye-i hamliyye: Mahmulün mevzu'a kayıtsız ve şartsız

    Isnad olunduğu kaziyye.

    Kudemay-1 fukaha: Kadim fakihler,

    eski alimler.

    Kürh: Zorlama, meşakkat.

    Lağv: Faydasız, bos, hükümsüz

    Lähik: Ulaşan, yetişen, bir şeye dahil olan.

    Menüt: Bağl

    Mercüh: Kendisine başkası tercih edilen, vazgeçilen

    Merhün: Rehin edilmiş, ipotekli

    Mert: Yürürlükte olan, hükmü ge- çerli ve câri olan

    Merdûd: Reddedilmiş, kabul edil-

    memiş olan.

    Meskük: Damgası vurulmuş olan,

    basılı para

    Mesmů: İşitilen, duyulan.

    Lakırdı: Söz, laf

    Mestûr(): Yazılmış olan, yazılı.

    Laşe: Leş, ölü eti.

    Lukata: Kayıp eşya, yolda bulunan

    şey.

    Madmún: Tazmin edilen şey.

    Mestür(): Gizlenmiş, örtülmüş.

    Mesil: Su yolu, su yatağı

    Mesail: Meselenin çoğulu, meseleler. Metrük: Terkedilmiş, bırakılmış

    Mahal: Yer, mekân

    Mahmul: Yüklenen, bir şeye nispet

    edilen

    Me'ünet: Yardım, destek.

    Mahall-i muayyen: Belirli bir

    mekân

    Mevhübun leh: Kendisine bağışta

    bulunulan kimse.

    Meyan: Ara, aralık, arasinda.

    Mansus: Nass ile sabit kılınmış

    Ma'riz-i hâcet: İhtiyaç anı, yeri

    Matlub: Talep edilen

    Ma'tuh: Bunak

    Mezaya: Meziyetin çoğulu, fazilet-

    ler, hususiyetler.

    Meʼzun: İzinli, yetkili.

    Mu'accel: Peşin, acele

    Mazarrat: Zarar

    Mazmún: İçerik, kapsam

    Müeccel: Vadeli, ertelenmiş

    Mebȧhis: Bahisler, konular

    Muâheze: Sorumlu tutulma, mesûl

    Mebi: Satılan şey

    olma.

    Mecânin: Mecnunun çoğulu, deliler

    Meccȧnen: Ücretsiz.

    Muanven: Ünvanlı, adresli.

    Mu'arȧza: Karşı çıkma, muhalif olma.

    Me'cur: Kiraya verilen şey.

    Medyun: Borçlu Mefküd: Kaybolan, elde bulunmayan

    Mehcür: Terk edilmiş

    Melhüz: Düşünülen, akla gelen Memnu: Yasaklanmış olan şey

    Memduh: Methedilen, övülen Men'üt: Vasıflanan, nitelenen.

    Mu'avaza: Karşılıklı yapılan, de-

    ğiş-tokuş, mübadele.

    Mudárebe: Emek-sermaye ortaklığı.

    Müdi: Bir şeyi vedia (emanet) ola-

    rak veren

    Muhakkik: Bir meseleyi etraflica araştıran, tahkik eden.

    Muhál: Imkansız

    YanıtlaSil
  31. Muharrer: Yazılmış, yazılı

    Muhayyer: Seçim hakkı tanınmış kişi Muhit: Çevre, kuşatan, kaplayan Muhterik: Yanan, yanmış Mur: Ariyet veren, bir mali kullanıl-

    ması için başkasına ödünç

    Müfessir: Açıklayan

    Müftehir: Iftihar eden, övünen.

    Münakehât: Fıkhın nikahla alakalı

    hükümlerini içeren kısmı. Mün'akid: Akdin tamamlanması, kurulması.

    veren Mukassat: Taksitlendirilmiş, taksitli.

    Münafi: Karşit, aykırı, muhalif Münderi: Giderilen, defedilen Münfehim: Anlaşılan, kavranılan

    Mukir: Ikrar eden, itiraf eden.

    Münir: Nurlandıran.

    Muktazi Bir durumu gerektiren,

    lazım kılan

    Müra'ât: Uyma, riayet etme Mürahik: Buluğ çağına yaklaşmış kişi.

    Müreccâh: Tercih edilen

    Mulazamet: Devam etmek, devam- bir işle meşgul olmak

    Murtefi: Ortadan kalkan; yükselen Musarrah: Açıklanmış, sarih edilmiş Mute amel: Alışılagelmiş olan.

    Mu'temed: Kendisine dayanılan,

    güvenilir.

    Muttasil: Bitişik

    Mürtehin: Bir şeyi rehin olarak alan. Müte'azzir: İmkansız olan, yapılma-

    si güç olan

    Müste'cir: Kiracı.

    Mutazarrir: Zarar gören, zarara

    uğrayan.

    Muttarid: Yeknesak, tekdüze, ge-

    nel-geçer.

    Muvakkat: Geçici

    Muzara a: Tohum ekmek ve zirai ürünü belli oranda paylaş- mak üzere arazi sahibi ile emek sahibi arasında yapı- lan zirai ortaklık sözleşmesi.

    Müstevdâ: Emanet bırakılan şey

    veya kendisine emanet bırakılan kişi.

    Müşarik: Ortak, şerik

    Müte'âkideyn: Akdin iki tarafı (alı-

    ci-satici, kiracı-kiralayan gibi)

    Mütálabe: Istemek, talep etmek Müte'allik: Alakalı, ilgili. Mütehammil: Tahammül eden,

    dayanan.

    Mütehakkak: Kesin, tahakkuk eden

    Mütehäsimeyn: Aralarında düş manlık bulunan veya bir- birini dava eden iki kimse

    veya taraf

    Muzirr: Zararlı, zarar verici Mübeyyin: Açıklayan, beyan eden

    Multakit: Lukata (kayıp eşya) bulan. Müdävät: Tedavi etme, hastaya

    bakma

    Müdde'à aleyh: Davali

    Müdde'à bih: Dava konusu Müddet: Davacı

    Mütlif: Yok eden, öldüren

    Mütekârib: Pespese, birbirine yakın. Müte'ezzi: Eza duyan, eziyet çeken.

    Müte'allak: Bağlanılan yer, alakalı

    Müddet-i icare: Kiralama müddeti,

    süresi.

    olunan şey.

    Müzâhame: Zahmet verme

    YanıtlaSil
  32. Müzähim: Zahmet ve sıkıntı veren Nafiz: Geçerli

    Nätik: Konuşan, söz eden.

    Nazar şer: Şeriatin katında, Şeriat- ta bulunan hüküm itibariyle.

    Nef: Fayda, yarar.

    Nihrir: Tecrübeli, fâzıl, alim kimse, Niza Çekişme, kavga

    Nükül: Vazgeçme, cayma, yemin-

    den dönme.

    Tabhi Pişirme.

    Takarrur: Karar kılma, yerleşme Takyld: Sınırlama, bağlama, sart

    kosma

    Tagyir: Değiştirme, bozma Tahtâni: Alttaki, alt kat

    Tahsis: Özgün kilma, sınırlandırma,

    has kilma

    Tağayyür: Başkalaşma, değişme Tarz-ı inşa: Yapma tarzı, yapı şekli

    Târi: Ortaya çıkan

    Tasni: Düzme, uydurma.

    Ta'til eylemek: Durdurmak, kapatmak

    Tatlik: Boşama

    Rich: Tercih edilen

    Rakib: Binici.

    Ref etmek: Ortadan kaldırma

    Ribh: Kär Ricât: Geri dönme, vazgeçme, geri

    dönüş.

    Tav': Boyun eğme, itaat

    Tavsif: Vasıflandırmak, nitelemek.

    Rüz: Gün, gündüz

    Sabi: Çocuk

    Sakf: Çatı, tavan.

    Sakit Düşen

    Sarif Sarfeden harcayan

    Tayin-i semen: Fiyatlandırma, kiy- met tayin etme

    Te'addi: Haddi aşma, zulüm.

    Teâvün: Yardımlaşma

    Tebeddül: Değişme, değişim

    Tecezzi: Parçalanma, Bölünme

    Teçhiz: Donatma

    Te'diye: Ödeme, eda etmek Teehhül eylemek: Evlenmek

    Say: Çaba, emek Sayd: Av, avlanma.

    Sebeb-i mufdi: Bir şeye yol açan

    sebep, etken.

    Sekimet Hastalık Siyanet: Koruma, muhafaza

    Teferru' etmek: Dallanmak, kısımla-

    Sinn: Yaş: diş

    ra ayrılmak

    Sirkät: Hırsızlık

    Teğaddi: Gidalanma, beslenme

    Teháffuz hakki: Korunma, kendi koruma hakkı.

    Schület: Kolaylık

    Sun: Yapma, yapılan iş Surübet: Güçlük, zorluk

    Tekfin: Kefenleme

    Surüt: Şartlar Skna: Oturma, ikamet etme (hakki)

    Telähuk: Birbirine katılma, birleş

    me, eklenme

    Sirek Ortaklar Tam Yemek, yiyecek.

    Taammüd: Kasd, niyet

    Temeddün: Medenileşme, uygarlık,

    uygarlaşma

    Temlik: Mülk edindirme

    Temellük: Mülk edinme

    YanıtlaSil
  33. Mecelle-i Ahkam-ı Adliye
    Külli kaideler Şerhi
    Kuyucaklızade Mehmed Atıf Bey
    Hikmet Yayınları

    YanıtlaSil
  34. Yalnızlaşan ama güvene hâlâ ihtiyacı olan, değersizleşen ancak yoğun ilişki ağı içinde yaşayan, kendi özgürlüğünü önemseyen ancak bunlar sadakatle inanabileceği kurumlara devredebilecek kişi/kurum arayan bireyin, doğru olmak, doğruyu bulmak ve doğrularla birlikte olmaktan başka bir çıkar yolu gözükmemektedir

    YanıtlaSil
  35. Doğruluk, samimiyetin en önemli kriteri- dir. Zira samimi bir imanda dil ile ikrardan daha önemlisi kalp ile tasdiktir. Yani kalbin sidk ile Allah'ın birliğine ve Hz. Muhammed'in (sas) onun kulu ve resûlü olduğuna inanmasıdır.

    Sadakat ve doğruluğun davranışlara yansıması erdemli bir Müslümanı ve ideal bir toplumu meydana getirir. Bunun için Müslümanın her davranışında ve amelinde doğruluk ve istikamet üzere olması asıldır. Nitekim Allah Kur'an-ı Kerim'de: "Rabbimiz Allah'tır." deyip de dosdoğru çizgide yaşayanlar, işte onların üzerine melekler şu müjdeyle inerler: "Korkmayın, kederlenmeyin, size vadolu- nan cennetle sevinin!" buyurur. Rabbimiz ciddiyetini her an hayatımızda canlı tutmamız ve samimiyet üzere bir çizgide sabitkadem olabilmemiz için beş vakit namazda günde kırk defa, "Bizi dosdoğru yola ilet." duasıyla istikamet üzere bir hayat talep etmemiz gerektiğini bizlere hatırlatır.

    YanıtlaSil
  36. İÇİNDEKİLER

    TAKDİM

    Prof. Dr. Ali ERBAŞ

    KUR'AN'DA DOĞRULUK VE SADAKAT Doç. Dr. Fatih TOK

    DOĞRULUK ONUN KARAKTERİYDİ Doç. Dr. Mustafa ÖZTOPRAK

    39

    DOĞRULUK VE SAMİMİYETTE ZİRVE OLANLAR: SIDDÎKLAR Dr. Öğr. Üyesi Sema ÇELEM

    55

    69

    83

    BUGÜNÜN DÜNYASINDA SIDDÎK OLMAK Prof. Dr. Hülya ALPER

    İSLAM HUKUKUNUN TEMEL İLKELERİNDEN DOĞRULUK Doç. Dr. Yunus ARAZ

    İSLAM AHLAKINDA DOĞRULUK VE İSTİKAMET

    Doç. Dr. Mahmud Esad ERKAYA

    95

    DOĞRULUK VE DİNDARLIK ÜZERİNE Doç. Dr. Behlul TOKUR

    YanıtlaSil
  37. 109

    AİLEDE DOĞRULUK EĞİTİMİ

    Doç. Dr. Muhammed Esat ALTINTAŞ

    DOĞRULUĞUN TOPLUMSAL YANSIMALARI

    121

    Prof. Dr. Özcan GÜNGÖR SOSYAL MEDYADA GERÇEK DIŞI

    135

    HABERLER VE DOĞRULUK

    Dr. Öğr. Üyesi İbrahim YILDIZ

    147

    RAMAZAN VE SADAKAT! Dr. Burhan İŞLİYEN

    159

    ORUÇ VE DOĞRULUK

    Dr. Elif ERYARSOY AYDIN

    YanıtlaSil
  38. DOĞRULUK

    ÖZÜ SÖZÜ BİR OLMAK

    YanıtlaSil
  39. T

    ahlâki

    Su, canlıdır; Allah'ı zikreder, O'na şükreder, hamd eder. Su, bütün biçimlerin kendinden çıktığı esas madde; varoluşun özü, yaratılışı Önceleyen ve onu sağlayan temel unsurdur. Yaradılış su ile başladı. Bir damla sudan yaratılan, su içinde serpilen, su kenarına yurt kuran, suyla temizlenen, susuzlukla terbiye edilen, hayatı su ile devam eden ve sudan mahrum kaldığında sona eren insanoğlunun künhünde hep su oldu. Bu şekilsiz, kokusuz, renksiz ve tatsız mucize, binlerce yıllık çağıltısıyla kültürlerin gelişmesine, uygarlıkların kurulmasına vesile oldu. Hiç azalmayacakmış gibi zannedilen bu değerli kaynağın tehdit altında olduğuna artik hepimiz vakıfız. Şu hâlde bize düşen, insan davranışlarının su üzerindeki etkilerini ahlâkî açıdan inceleyen, bu davranışların ahlâki kurallara bağlı olarak gelişmesi gerektiğini savunan bir değer yargıları bütünü olarak Su Ahlâkı'nı gündemimize almaktır.

    YanıtlaSil
  40. Su Ahlakı
    Kadir Kargı
    sy.142.

    YanıtlaSil
  41. ACI ITIRAF

    Lozan Konferans'na İsmet İnönü ile birlikte katılarak Türkiye aleyhine birçok entrikalar çeviren Hahambaşı Ha yim Naum'un, daha sonraları hükümet erkânı ile araları çok iyi olmasına rağmen: Bu memlekete bu millete çok kö- tülük ettim, artık aralarında yaşayamam diyerek pişmanlık içinde Mısır'a gitti. 115

    YanıtlaSil
  42. 115 Ayaşlı. a. g. e..., s:13.
    Sıradisi
    Tarih
    Ural Kahraman.
    Akçag
    sy. 145.

    YanıtlaSil
  43. ŞERH-I DELAILÜ'L-HAYRAT VE SEVARIKI'L-ENVAR

    Ben bu saydıklarınızı işlemeğe kefil olurum! dedi. Ve böylece amelde bulundu. Elyasa' A.S.) ölünce bu emirlerin yerine getirilme si gerektiğinden bu yiğite kefalet sahibi anlamına Zülkifil denildi. Zülkifil'in nübüvvetinde aykırı inanışlar vardır. Kimileri:

    Veli'dir! dediler, kimileri de;

    Nebî'dir dediler. Kimileri de;

    Yalnız bir kimseye gönderilmiş nebidir! dediler. Ve bil esmâilleti deâke bihâ Yûşa'ü Aleyhisselâmü. Yâni: Ey Allah'ım, şu Esmâ-yı İzâm'ın hürmetine Sen'den niyaz ederim ki, Yûşa' (A.S.) Sana o yüce isimlerle dua etmişti. Yûşa' (A.S.) in duası:

    الله الرحمن الرحيم

    Bismillâhir rahmânir rahim'dir, dediler.
    sy. 836.

    YanıtlaSil
  44. Tüm bu söylediklerimiz üzerine şöyle bir şey dile getirilebi- lir: "Kur'an'da yoksa dine aykırılığı da yok demektir. Bu nedenle tüp bebek, organ nakli, kürtaj gibi konular Kitap'ta geçmediğine göre bunları tartışma konusuna dönüştürmeye gerek yok, hepsi câizdir.” Ancak unutulmaması gereken husus, yeni problemlerin büyük kısmının gerçekten de ciddi sorunlar taşıdığıdır. Örneğin günümüzde insanlar sperm bankalarından sperm alarak çocuk doğurmaktadırlar. Bu mesele Kur'an'ın vurguladığı zina kavramı içine girmemektedir. Çünkü ortada cinsel birliktelik yoktur. Bu durumda bunu yapan kadın ile doğurduğu çocuğun durumu, ve- layeti, doğuran kadının mirası gibi pek çok mesele cevap almak için sıraya dizilmektedir. Eğer bir insan bunlar Kur'an'da yok, o 0 yüzden sorun teşkil etmez diyecek olursa, hükümlerin sadece Kur'an'da olanlarla sınırlı olduğunu iddia eden yaklaşımın bizi götüreceği tehlikeli noktayı tasavvur etmek mümkün değildir.
    Hadislere Gerek Yok Söylemi
    Enbiya Yıldırım
    sy. 32.

    YanıtlaSil
  45. Fitne

    Fırsatı kaçırmadan ve şüphe etmeksizin bir velinin e sarıl ki, âhir zamanın sonundaki fitnelerden kurtulasın. etegine

    (I, 424)

    Bilgi, mal, mevki ve hüküm, kötü tabiatlı kişilerin elinde fitnedir.

    (IV, 1438)

    YanıtlaSil
  46. SABAN KARAKÖSE

    MEVLANA'DAN DÜŞÜNDÜREN SÖZLER
    sy. 172.

    YanıtlaSil
  47. Üçüncüsü yalan sözdür. Yalan konuşmanın veya yalan şahitliğin en büyük ablardan sayılması dikkate değerdir. Bu konu, daha çok dünya hayatı, sosyal a ve insan hakları ile ilgilidir. Bilindiği üzere yalan, hak baktık me tadan kaldırmakta, haramı helal, helâli haram yapmaktadır. Ama aynı zamanda al ve can kaybına da sebep olmakta, sosyal düzeni bozmakta, insanlar arasındaki given ve itimadı kaldırmaktadır. Binäenaleyh dünya düzeni ve sosyal hayat a ndan en büyük felaketlere sebep olan suç, yalandır.

    YanıtlaSil
  48. Zulüm üçtür; Bir zulüm vardır ki Allah onu bırakmaz. Birini mağfiret eder, diğerini ise mağfiret etmez. Mağfiret etmediği zulüm şirktir. Allah onu mağfiret etmez. Allah'ın mağfiret ettiği zulüm ise, kulun kendisi ile Rabbi arasındaki zulümdür. Bırakmadığı zülum ise kısastır. Bazılarının hakkını bazılarından almasıdır.
    Ravi: Hz. Enes (r.a.)
    Sayfa: 221 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  49. EĞİTİMDE KURUMSALLAŞMA ve DARÜLHADİSLER

    Mekke döneminde Hz. Peygamber'in eğitim ve öğretim faaliyeti insanla a ulaşabildiği her yer olmakla birlikte Dârülerkam'ın merkez olarak kullanıldı bilinmektedir. Medine döneminde ise eğitim ve öğretimin merkezi Mescid-i Nebevi olmuştur. Resûl-i Ekrem burada etrafında iç içe daire şeklinde oturan sahilerine Allah'tan aldığı bilgileri iletiyor ve aynı zamanda onları eğitiyordu. Mescidde barınan ashâb-ı Suffe, vakitlerinin büyük bir kısmını öğrenimle geçi- riyordu. Mescidlerin eğitim öğretim merkezi olması Hz. Peygamber zamanında başlamış daha sonraki dönemlerde de devam etmişti. Islâm düşünce tarihinde Hasan Basri, Imam Ebû Hanife, Imam Malik, Imam Şâfii, Taberi gibi birçok önde gelen âlim öğrenimlerini mescidlerde almış ve öğrencilerini de buralar- da yetiştirmişlerdi. Dolayısıyla yaklaşık ilk dört asırda eğitim-öğretim için resmi kurumlar yerine mescid ve câmiler ilim öğrenilen ve öğretilen merkez olma delliğine sahipti. İslam tarihinde ilk resmi eğitim kurumu Nizamiye medreseleri olmuştur. Büyük Selçuklu veziri Nizâmülmülk (ö. 485/1092) kendi adıyla anı- lan Nizamiye medreselerini Sünni Abbasiler ile Selçuklular'ı yıpratmak amacıyla Fàtimiler'in yaptığı Şii-Bâtınî propagandaya karşı Ehl-i sünnet akîdesini güçlen- dirmek amacıyla kurmuştu. Böylece eğitim-öğretimde kurumsallaşma dönemi de başlamıştı. 38

    B.

    36 Düzenli, Hadis Alma Yöntemi Olarak İcâzet ve Münâvele, s. 150-155.

    37 Geniş bigi için bk. Kâdî İyaz, el-İlma', s. 162-173; Polat, Metin Tenkidi, s. 96-99. 38 Medreseler hakkında geniş bilgi için bk. Bozkurt, "Medrese", DIA, XXVIII, 323-327; İpşirli, "Medrese", DÍA, XXVIII, 327-333.

    YanıtlaSil
  50. Hadis Tarihi
    Prof. Dr. Ahmet Yücel
    sy. 141.

    YanıtlaSil
  51. Her şey kendi lisanıyla Allah'ı tesbih ediyor. (S.) 151:14. Söz 3. sü; (S.) 301, 302:24. Söz 1. dal; (S.) 605:33. Söz 13. pencere Her varlıkta Allah'ın taklid edilemez turrası vardır. (S.) 22. Söz

    2. mak. 4. lem'a

    Hıristiyanlar Hz. İsa'yı Allah'ın oğlu olarak görürler. (K.L.) 131. Hiçbir şuur sahibi Allah'ı inkar edemez. (E.L.) 1:200. Hz. Musa'nın Allah'ın kelâmını dinlemeye doymaması. (S.) 170:

    15. Söz, zeyl

    İnâyetler, şefkatler ilmine delildir. (Ş.) 544:15. Şua İnsanda olan kemâl Allah'ın kemâlinden iktibas edilmiş bir göl- gedir. (Mh.) 120:3. makale

    İnsanın Allah'a uzak olması. (S.) 181:16. Söz 3. şua İnsanlık, Allah'ın meşiheti karşısında inada güç yetiremez.

    (Mh.) 35:1. makale, 9. mukaddime İnsan fâni vücudunu vücudu verenin yolunda fedâ etmelidir. (S.) 194:17. Söz, Farisi. Mün.

    Kâinat kitabı Allah'ın varlık ve birliğine delildir. (Nok. İç. R.) 1:99

    Kainatın yaratıcısı kâinat cinsinden değildir. (M.) 241:20. Mek-

    tup, 2. makam, 10. kelime, 2. sır Kâinattaki sanat eserlerine Vâcibü'l-Vücud nazarından bakılma-

    lıdır. (Mh.) 115:3. makale

    Kelâm-ı ezelden gelen ebede gidecektir. (Mh.) 29:1. maka. 7. muk Kelâm-ı ezelf gayr-i mütenâhidir. (L.N.) 27; (Ş.) 123:7. Şua Kıyâmetten önce "Allah Allah" denilmemesi. (S.T.) 132:8.

    Lem'a; (M.) 59, 61:15. Mektup, 4. suâl

    Kimin için Allah varsa ona herşey var, kimin için yoksa, her şey ona yoktur. (S.) 426:25. Söz Emir. Çiçeği Kudretin aynaları çoktur. (S.) 645:Lemaat

    Kur'ân Allah'ın varlık ve birliğine delildir. (Nok. İç. R.) 1:105. Kur'ân'ın en mühim esaslarından biri, Allah'ı ispattır. (Mh.) 11. Madem Allah var, elbette âhiret vardır. (S.) 99:10. Söz 2. nok.

    FİHRİST/53

    YanıtlaSil
  52. Elhamdulillahın mânâsı. (H.Ş.) 25.

    Feleği şikayetlen Cenâb-ı Hakkın sanatına itiraz çıkmaz mı?

    Felsefenin bir taifesi Allah'a “mucib-i bizzat” demişler. (S.) 501: 30. Söz Felsefe talebelerinin, küfür milletinin ve nefs-i emmarenin en müthiş dalâleti Allah'ı tanımamaktır. (S.) 61:10. Söz mukad.

    (K.L.) 164.

    Fenalığı kendinden, iyiliği Allah'tan bil. (S.) 41:8. Söz Filozoflar Allah'ın cüz'iyatı bilmediğine hükmettiler. (Mh) 114:

    3. maka. vehim ve tenbih Görülmemek olmamaya delil değil. (S.) 468:29. Söz 1. mak. 1. esa Hakiki mahbub, hakiki matlub, hakikî maksut, hakiki mabud

    yalnız Allah'tır. (S.) 198:17. Söz Fari. münacât

    Hakimiyetin gereği müdahaleyi reddetmektir. (L.) 191:23. Lem'a 3. kel. 3. muhal; (L.) 318:30. Lem'a, 4. nükte, 5. işâret Hamd Allah'a mahsustur. (M.) 220, 230:20. Mektup 1.2. mak, 5. kelimeler, ($) 505, 511:15. Şua; (E.L.) 2:95.

    Haşir Allah için çok kolaydır. (S.) 271:22. Söz 2. mak. 6. Lem'a Hayatı veren Allah'tır. (§.) 505:15. Şua; (M.) 232:20. Mektup 6.

    kel: (L.) 228

    Hayır Allah'ın elindedir. (M.) 235:20.Mektup, 9. kelime; ($.)

    507:15. Şua

    33.Söz 14. pencere

    Hediye getiren hizmetçinin ayağını öpüp hediyeyi göndereni hiç tanımamak büyük bir gaflettir. (S.) 13:1. Söz Herşeyde Allah'a bir yol bulmak. (M.) 444:29. Mektup zeyl hâti Hergey Allah'ın tasarrufundadır. (M.) 235:20. Mektup 2. mak. 2. kel. Herşey her şeyinde ve her şe'ninde Allah'a muhtaçtır. (S.) 606:

    YanıtlaSil
  53. Arzı, bütün yıldızları ve güneşleri tesbih taneleri gibi kaldıra- mayan ilahlık davâ edemez. (Sn.) 31.

    Asâr-1 Sâniinin zaruriyatı, mahfiyat-ı sanatına delildir. (Mh.) 116:3. maka.

    Bazı filozoflar Allah'ın cüz'iyatı bilmediğini söylerler. (S.) 501:30. Söz Besmelede üç sikke-i Rububiyet var. (S.) 14:1. Söz

    Birşeyden her şey yapmak, her şeyi bir şey yapmak Allah'a mah-

    sustur. (S.) 61:10. Söz muk.

    Birşeyin kendisine ait neticesi birse Yaratıcıya ait bindir. (S.)

    501:30. Söz

    Bir mahalle muhtarsız, bir harf kâtipsiz olmaz. (S.) 53:10. Söz Bütün hayır Allah'ın elindedir. (M.) 221:20. Mektup 9. kelime Bütün kâinat Allah'a duâ eder. (S.) 287:23. Söz 1. meb. 5. nokta Bütün varlıkların isimlerinin cilvesine mazhar olduğu Zât-ı Vâ- cibü'l-Vücudu bulan bir kalp herşeyi bulur. (M.) 444:29.

    Mektup 9. kısım, zeyl Büyüklük Allah'ındır ve minnet de Ona mahsustur. (D.H.Ö.)

    73; (T.H.) 51.

    Cennette Allah'ı görmek. (S.) 534:535:31. Söz, 4. esas, 4. 5.

    meyve; (S.) 593:32. Söz 3. mev. 2. meb. 9. işa Cennet Allah'ın ihsanıdır. (S.) 324:24. Söz 5. dal 2. meyve Cennette bir dakika Allah'ı görmek bütün Cennet lezzetlerinden

    üstündür. (S.) 571:32. Söz 2. mev. 3. maks. 4. rem; (M.) 223:

    20. Mektup, 1. makam, 11. kelime

    Çeşitlerin fertlerindeki fevkalâde çokluk, Allah'ın mahiyetinin herşeye mübâyin olduğunu gösterir. (M.N.) 177: Şemme 10. risâle Dost istersen Allah yeter. (M.) 273:23. Mektup, 7. suâl Dönüş Allah'adır. (Ş.) 509:15. Şua; (M.) 222, 243:20. Mektup,

    1. ve 2. mak. 11. kelimeler Dünyayı Yaratan Allah âhireti de yaratır. (M.) 230:20. Mektup 2.

    makam, 5. kelime

    FİHRİST/51

    YanıtlaSil
  54. Bir Hazinenin Anahtari
    Risale-i Nur Kulliyati Fihrist Ve İndeksi
    İsmail Mutlu
    sy. 51,52,53.

    YanıtlaSil
  55. Cahiliyyette ölen babalarınızla iftihar etmeyin. Nefsim yed-i kudretinde Olana kasem ederim ki, gübre kurtları cahiliyette ölen babalarınızdan (Kafir olandan) efdaldir.
    Ravi: Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    Sayfa: 475 / No: 2
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  56. Üç mescidden başkasına sefer ittihaz edilmez. Mescidi Haram, Şu Benim mescidim ve Mescidi Aksa.
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 474 / No: 4
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  57. Allahın Peygamberlerini birbirleri üzerine tafdil etmeyin. Muhakkak Sur'a üfrülür de semavat ve arzda olanlar -Allahın dilediği hariç- düşüp ölürler. Sonra ikinci Sura üfürülür. Ben dirilerin ilki olurum. Bir de bakarım ki Hz. Musa (a.s) Arşa tutunmuş. Bilmem ki Tur günündeki "Sayka" sebebile muhasebe mi edildi, yoksa Benden evvel mi diriltildi. Ve de Ben Muhammed (s.a.v)in Metta oğlu Yunus (a.s) dan daha faziletli olduğunu söyleyemem.
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 474 / No: 12
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  58. Bir mü'minin kalbine sürur vermiş bir mü'min yoktur ki, o sürurdan Allah, Allah'a ibadet eden, Onu temcid eden, Onu tevhid eden bir melek yaratmasın. Bu mü'min kabrine girince o, mü'mine verdiği sürur gelir ve "beni tanıdın mı?" der o da: "Sen kimsin?" der. O da şöyle cevap verir: "Ben filana verdiğin sürurum. Ben bugün senin yanlızlığında enîsin olacağım, suallerine yardım edeceğim ve sana o sabit sözü unutturmayacağım, mahşerde seninle beraber olacağım. Rabbına senin için şefaatta bulunacağım ve Cennette de yerini sana göstereceğim."
    Ravi: Hz. Cafer (r.a.)
    Sayfa: 387 / No: 2
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  59. Gözlerinden Allah korkusundan sinek başı gibi yaş çıkan hiç bir kul yoktur ki, o yaşlar yüzüne aksın da onun yüzüne ebeden ateş dokusun.
    Ravi: Hz. İbni Mes'ud (r.a.)
    Sayfa: 386 / No: 1
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  60. Hiç bir kul yoktur ki, dünyada bir derece yükselmek kasdı ile yükselsin de ahirette Allah ondan daha devamlı ve mühim derece indirmesin. (Dünyada mevkiinin yüksek olmasına heves etmemeli)
    Ravi: Hz. Selman (r.a.)
    Sayfa: 385 / No: 2
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  61. 6113- iki yüzlünün, Allah katında emin olması mümkün değildir.

    ٦١١٤ - لا يَنْبَغِي لِلْعَالِمِ أَنْ يَسْكُتَ عَلَى عِلْمِهِ وَلَا يَنْبَغِي لِلْجَاهِلِ اَنْ يَسْكُتَ عَلَى جَهْلِهِ قَالَ اللَّهُ تَعَالَى فَاسْتَلُوا أَهْلَ الذِكْرِ إِنْ كُنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

    طس عن جابر) 6114- Alimin ilmi üzerinde susması, cahilin de cehli ile yetiri sormaması yakışık almaz. Allah "Bilmiyorsanız zikir ehline soru buyurdu.

    YanıtlaSil
  62. Hiç bir peygamber yoktur ki ümmetimde onun bir naziri olmasın. Ebu Bekir (r.a) İbrahim (a.s.)'ın benzeri, Ömer (r.a) Musa (a.s.)'ın benzeri, Osman (r.a) Harun (a.s.)'ın benzeri, Ali İbni Ebu Talib (r.a) da benim nazirimdir. Kim Meryemoğlu İsa (a.s.)'a bakmaktan sürur duyarsa Ebu Zerri'l Gıfariye (r.a) baksın.
    Ravi: Hz. Enes (r.a.)
    Sayfa: 388 / No: 11
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  63. Bir memlekette ilim olmasa orada zulüm olur.
    Mahmud Efendi Hazretleri

    YanıtlaSil
  64. Genel BakışŞarkı SözleriDinleVideolar
    Her şey her şey, senin için
    Dualarım duygularım
    Düşlerimde bakışların
    Hep seni söylüyor şarkılarım
    Her şey her şey, senin için
    Dualarım duygularım
    Düşlerimde bakışların
    Hep seni söylüyor şarkılarım
    Umrumda değil kim duyarsa duysun
    Varsın olsun kim görürse görsün
    Bırak gitmeyi kolay mı sanıyorsun
    Söyle sevgilim herkes duysun
    Duyanlara duymayanlara
    Soranlara sormayanlara
    Ben onu seviyorum çok seviyorum
    Seviyorum seviyorum çok
    Duyanlara duymayanlara
    Soranlara sormayanlara
    Ben onu seviyorum çok seviyorum
    Seviyorum seviyorum
    Her şey her şey, senin için
    Dualarım duygularım
    Düşlerimde bakışların
    Hep seni söylüyor şarkılarım
    Her şey her şey, senin için
    Dualarım duygularım
    Düşlerimde bakışların
    Hep seni söylüyor şarkılarım
    Umrumda değil kim duyarsa duysun
    Varsın olsun kim görürse görsün
    Bırak gitmeyi kolay mı sanıyorsun
    Söyle sevgilim herkes duysun
    Duyanlara duymayanlara
    Soranlara sormayanlara
    Ben onu seviyorum çok seviyorum
    Seviyorum seviyorum çok
    Duyanlara duymayanlara
    Soranlara sormayanlara
    Ben onu seviyorum çok seviyorum
    Seviyorum seviyorum
    Hz. Muhammed Mustafa için Söylenmiştir
    (s. a. v.)

    YanıtlaSil
  65. İlmi gizleyene her şey lanet eder. Denizdeki balık ve gökteki kuş bile.
    Ravi: Hz. Ebû Said (r.a.)
    Sayfa: 337 / No: 3
    Ramuz El-Ehadis
    Not. Tarihi gerçeklerde bir ilimdir.

    YanıtlaSil
  66. 2309- Emin, doğru ve müslüman bir tacir kıyamet gününde şehitlerle beraberdir.

    ۲۳۱۰ - التاجرُ الصَّدُوقُ الأَمِينُ مَعَ النَّبِيِّينَ وَالصَّدِيقِينَ وَالشُّهَدَاءِ

    قط ك عن ابي سعيد) عبد بن حميد والدارمي ت 2310- Emin ve doğru tacir, peygamberler, siddikler ve şehitlerle beraberdir.

    التَّوَدِّةُ فِي كُلِّ شَيْءٍ خَيْرٌ إِلَّا فِي عَمَلِ الآخِرَةِ (دك هــب عـــن

    بن سعد عب ابيه سعد بن وقاص 2311- Ahiret işi dışında, her konuda işi ağırdan almak

    hayırlıdır.

    YanıtlaSil
  67. Ramuz ül Ehadis Hadis Ansiklopedisi
    Ahmed Ziyâüddin Gümüşhanevi
    cilt. 1.sy.570.

    YanıtlaSil
  68. Lozan : İsviçre'nin batı bölgesinde, Ce-

    nevre Gölü'nün kuzey kıyısında kurulmuş bir

    şehir. Türk kurtuluş savaşı sonucunda Türki-

    ye ile Ingiltere, Fransa, Italya ve Yunanistan

    arasında "Lozan Barış Antlaşması" bu şehir-

    de yapılmıştır. (24 Temmuz 1923)

    Lozan Baris : لوزان قونفرانسی Lozan Konferansı antlaşması için yapılan konferans (bk. Lozan)

    - Lozan Antlas : لوزان معاهده سی Lozan Muahedesi ması. Kurtuluş Savaşının ardından 24 Tem- muz 1923 tarihinde imzalandı. Daha sonra da TBMM'de 23 Ağustos 1923 günü 340, 341, 342 ve 343 sayılı kanunlarla kabul olundu.

    Bediüzzaman Said Nursî, bazı risalelerinde Lozan Andlaşmasıyla ilgili değerlendirme- erinde ağırlıklı olarak, bu andlaşma çerçe- wesinde Türkiye'den katılan yetkililerin Ba- lı ülkelere, "din-i İslâmı bu mübarek Türk milletinden kaldırmak için Lozan Muahe- Hesinde" söz verdiklerini ve pek şiddetli ve ehşetli hücumlarına rağmen hiçbir hakikî Müslüman Türkü Protestan yapmaya muvaf- ak olamadıklarını söyler.

    'b: eğlence, oyun

    ukman : (bk. Lokman) okman Sûresi : Kur'an'ın 31.sû- esi. (bk. Lokman)

    t: Kur'an'da adı geçen peygamberler- Endir D

    YanıtlaSil
  69. Risale-i Nur un Büyük Lugati.
    Tabiratli, Terkibli, Ansiklopedik
    Envar Nesriyat.
    sy. 573.

    YanıtlaSil
  70. esîri: atomların içini ve bütün uzay boşlu- ğunu doldurduğu var sayılan, uzaktan çekme ve itme kuvvetlerinin, ışık ve diğer işınların (radyosyonların) manyetik (mıknatıs alanı oluşturan) kuvvetlerin iletimini sağlayan, atom parçacıklarının yaratılmasında ham- madde ve kaynak görevini yapan çok ince ya-

    pılı bir çeşit madde

    YanıtlaSil
  71. asry hakikatbin

    hakikati insanların yaşadığı devir, Hz.Peygamber gore (a.s.m.) ve sahabelerin yaşadığı devir

    asri hazır: şimdiki devir, şimdi

    yüzyıl

    asr-i hürriyet: hürriyet asri, insanl rın hür yaşadıkları yüzyıl

    عصر میلادی asr miladi : milâdî yüzy Hz.İsa'nın doğumunu başlangıç olarak alan takvime göre hesap edilen yüzyıl

    asr-1 Muhammedi : Hz. Muham

    med'in (a.s.m.) hicretini (mi.622) başlangı olarak alan hicrî yüzyıl

    asr-i nur: nur asrı, aydınlık devir (mec.) Hz. Muhammed'in (a.s.m.) getirdiğ Kur'an ve İslâm'ın dünyayı aydınlatmaya baş ladığı devir

    : عصر نزول فرقان asr- nûzul-i Furkan

    yanlışı ayırıcı (Furkan) olan Kur'an'ın gönde rildiği yüzyıl doğru ile

    Asr-1 Saadet : mutluluk çağı, Muhammed'in (a.s.m.) ve sahabenin yaşadığı yüzyıl (bkz.sahabe) Hz.

    : عصر سعادت و تابعین Asri Saadet ve tabiin ve sahabenin yaşadıkları devir olan Asr-1 Sa Saadet ve asr-1 tabiîn) Hz. I adet (Muth peygamber (a.s.m.) : (Asr-1 الملا

    YanıtlaSil
  72. Sayfa Sıra Hadis-i Şerif Ravi
    214 1 Ağırbaşlılık, güzellik, teenni ve iktisad, Peygamberliğin yirmi dört cüz'ünden bir cüzdür. Hz. Abdullah İbni Serces (r.a.)
    214 2 Dinlemek ve itaat etmek her müslümana borçtur. Hoşlansa da, hoşlanmasa da, Ancak, günahla emrolunmadıkça, Eğer masiyetle emrolunursa ne dinler, ne de itaat eder. Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    214 3 Sinameki ile kimyon, bunlar her derde devadır. Hz. Ebû Ubeyyil Ensari (r.a.)
    214 4 Sünnet ikidir: Gönderilmiş bir Peygamberin sünneti, İmam-ı Adilin sünneti. Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    214 5 Sünnet ikidir: Farizada sünnet, gayri farizada sünnet, Farizadaki sünnetin aslı Kitabullahtandır. Yapmak hidayet, terketmek ise dalalettir. (cemaat ve ezan gibi) Allah'ın kitabında olmıyan sünnete gelince, onu yapmak fazilet, terkedilmesi ise hata değildir. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    214 6 Kedi canavardır. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    214 7 Misvak ağız için temizliktir. Ve Aziz ve Celil olan Allah'ın rızasına sebebtir. Hz. Ebû Bekir (r.a.)
    214 8 Misvak, erkeğin fesahatını artırır. Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    214 9 Misvak ve Cuma guslü, her müslümana vacibtir. Hz. İbni Amr (r.anhüma)
    214 10 Misvak, ağız için temizlik, Allah (z.c.hz)'lerinin rızasına sebeb ve gözlere de ciladır. Hz. İbni Abbas (r.anhüma)
    214 11 Sual sormak ilmin yarısıdır. Rıfk, geçimin yarısıdır. İktisadlı kişi fakir olmaz. Humma ölüm kılavuzudur. Dünya da müminin zindanıdır. Hz. Enes (r.a.)
    214 12 Çarşı, gaflet ve sehiv yurdudur. Kim Allah'ı orada bir kere tesbih ederse, Allah ona bir milyon sevab yazar. Kim ki "Lâ havle ve lâ kuvvete illâ Billah" derse, akşama kadar Allah'ın emanında bulunur. Hz. Ali (r.a.)
    214 13 "Esselamü aleyküm yâ ehlel kubûri, minel mü'minîne vel müslimin. Yağfürullahü lena ve leküm, entüm selefüna ve nahnü bil ısri

    YanıtlaSil
  73. 2292- Ölüye sessiz ağlamak rahmetten, bağırıp çağırmak ise şeytandandır.

    الْبَلاءُ مُوَكَّلْ بِالْقَوْلِ مَا قَالَ عَبْدٌ لِشَيْئ لَا اَفْعَلُهُ الاَ تَرَكَ الشَّيْطَانُ

    كُلِّ شَيْءٍ مِنَ الأَشْيَاءِ فَوَلِعَ بِذَلِكَ مِنْهُ حَتَّى يُؤْثِمَهُ (هب عن ابي الدرداء)

    2293- Bela, insanın sözüne bağlıdır. Kul günah yapmayacağım, dediği zaman, şeytan bütün işini gücünü bırakıp ona musallat olur, günah işleyinceye kadar yakasını bırakmaz. (Kişinin Allah'ı anarak O'nu zikretmesi gerekir.)

    YanıtlaSil
  74. BÂTIL

    Bâtılın bir hakimiyet zamanı vardır, sonra yok olup gidecektir.

    (Nt. İç. R.) 2:264.

    Bâtıl şeyleri güzel tasvir safi zihinleri bozar. (S.) 647:Lemaat Ehakkı araştırma zamanında bâtılın vücuduna bir nevi müsa- maha var. (TI. İç. R.) 1:199.

    Hak geldi, bâtıl zâil oldu. (Mh.) 33, 44:1. maka. 8 ve 12. muk. Hakkı bâtıldan ayırabilmek ilim ile olur. (İ.İ.) 102.

    Meslekler, mezhepler ne kadar bâtıl da olsalar içinde bir haki- kat bulunur. (M.) 354:28. Mektup 6. mese. 3. nükte

    FİHRİST/72

    YanıtlaSil
  75. Bir Hazinenin Anahtarı
    Risale-i Nur Kulliyati
    Fihrist ve İndeksi
    İsmail Mutlu
    sy. 72.

    YanıtlaSil
  76. TAIZ

    Beşer hayatını isterse, fâizin bütün çeşitlerini öldürmelidir. (S.)

    Faiz ihtilallere sebeptir. (I.I.) 49; (M.) 264:22. Mektup 2. meb- has; (S.) 373:25. Söz 3. şua 2. cilve; (S.) 649:Lemeat Fâiz kuruluşları olan bankaların zararları insanlığın en fenâ

    649:Lemaat

    kısmınadır. (S.) 671:Lemaat

    Fâiz tenbellik verir, çalışma şevkini söndürür. (S.) 671:Lemaat Faiz İslâma mutlak zarardır. (S.) 671:Lemaat Kur'ân, "Kavga kapısını kapamak için ribâ kapısını kapayınız" Islâmiyet, asrın hastalıklarını fâizi haram kılmak ve zekatı em- retmekle tedavi etmiştir (S.) 685:Lemaat

    der. (S.) 373:25. Söz 3. şua 2. cilve

    FİHRİST/203

    YanıtlaSil
  77. Riba taşı çekilse, zalim medeniyet sarayı çökecektir. (Rm. İç. R.) 1:230.
    Bir Hazinenin Anahtarı
    Risale-i Nur Kulliyati
    Fihrist ve İndeksi
    İsmail Mutlu
    sy. 203,204.

    YanıtlaSil
  78. 194.

    Küçük Sözler

    fikirleri vardır ve gayr-i mahdut şeheviye ve gadabiye gibi kuvveleri vardır ve öy- le acaip bir yaratılışı vardır ki, sanki bü- tün envâ ve âlemlere fihriste olarak yara- tılmıştır.

    ✓ İşte böyle bir insanın o yüksek ru- hunu inbisât ettiren, ibadettir;

    İstidâtlarını inkişaf ettiren, ibadettir; ✓ Meyillerini temyiz ve tenzih ettiren,

    ibadettir;

    ✓ Emellerini tahakkuk ettiren ibadettir;

    ✔Fikirlerini tevsî ve intizam altına alan, ibadettir;

    Envâ': Türler, kâinattaki bütün mahluklar.

    kötüden ayırma.

    Tenzih etmek: Kusur- lardan arındırma, temiz-

    Gayr-i mahdut: Sınırsız. İnbisat etmek: Açılmak, leme. genişlemek, inkişaf etmek. Temyiz etmek: İyiyi

    Tevsî: Genişletme, en- ginlik kazandırma.

    YanıtlaSil
  79. 196

    Küçük Sözler

    yapılmasıdır. Eğer başka bir hikmet ve bir fayda ibadete illet gösterilse, o ibadet bâ- tıldır. Faydalar, hikmetler yalnız müreccih olabilirler, illet olamazlar.

    İllet: Bir şeyin yapılma- sına, bir hükmün konul- masına sebep olan du- rum.

    Müreccih: Tercih ettirici faktör.

    YanıtlaSil
  80. Küçük Sözler

    Ey nefsim! Deme: "Zaman değişmiş, asır başkalaşmış, herkes dünyaya dalmış, hayata perestiş eder, derd-i maîşetle sarhoştur." Çünkü ölüm değişmiyor, firak bekâya kalbolup başkalaşmıyor. Acz-i beşerî, fakr-1 insanî değişmiyor, ziyâdeleşiyor. Beşer yolculuğu kesilmiyor, sürat peydâ ediyor.

    Hem deme: "Ben de herkes gibiyim." Çünkü; herkes sana kabir kapısına kadar arkadaşlık eder. Herkesle musibette beraber olmak demek olan teselli ise, kabrin öbür tarafında pek esassızdır.

    YanıtlaSil
  81. Konu

    Facirler cehennemdedir.....

    Cild ve Sayfa

    III, 185

    Fahişeye sadaka veren adam kissasi

    VII, 690, 691

    Faiz alacaklarının peşini bırakmak. Faiz haram, alışveriş helâl kılınmıştır.

    VII, 73, 74

    .VII, 72, 75

    Faiz haramdır.

    IV, 597

    Faiz ile alışveriş arasında fark görmeyenler.

    Faiz ve zararları.

    Faiz yasağındaki tedricilik.

    VII, 72, 75 VII, 72, 77

    Faiz yemek.

    VII, 76

    VII, 69, 71

    Faiz yiyene lânet edilmiştir.

    VI, 684

    1,503

    Faiz yiyenler Allah ile harptedir.

    Faiz yiyenler şeytan çarpmış gibi kalkarlar.. Faiz yiyenlerin cezası...... VII, 72, 74 VII, 72, 74

    VI, 650

    .VII, 77, 78

    Faiz, malın yok olmasına sebeptir

    .

    Faizcilerin tamamı lânetlenmiştir.

    Faizciliğe s

    son verenin hükmü

    VII, 72

    Faizcilikten vazgeçmeyenler cehennemliktir.. Faizde israr edenler Allah ve Resûlüne savaş açmıştır.......

    .VII, 72

    alanı da vereni de Peygamberimiz lânetlemiştir....... VII, 76, 77 Faizin şiddetle yasaklanması..

    Faizi

    .VII, 74, 75

    Faizli işte çalışanların tamamı lânetlenmiştir Fakih olmak (Dinde anlayış sahibi olmak)..

    VII, 72-77

    .VII, 76, 77

    Fakir sahâbilerin Peygamber'den istekleri.. Fakir sahâbilerin zengin sahâbîlere gibta etmeleri.. Fakir ve miskin.

    VI, 204

    III, 541

    III, 541

    III, 436

    YanıtlaSil
  82. Riyazu's Salihin
    Imam Nevevi
    Kampanya Kitaplari
    cilt. 8.sy.143.

    YanıtlaSil
  83. Benim sözüm Allah'ın kelamını nesh etmez. Allah'ın kelamı Benim sözümü nesh edebilir. Allah'ın kelamının bir kısmı diğerini nesh edebilir. (Nesh= Hükmünü gidermek)
    Ravi: Hz. Câbir (r.a.)
    Sayfa: 340 / No: 11
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  84. Cömertlik, cennet ağaçlarından bir ağaçtır. Dalları dünyaya sarkmıştır. Kim bu dallardan birine tutunuyorsa, bu dal onu Cennete götürür. Hasislik te Cehennem ağaçlarından bir ağaçtır. Dalları dünyaya sarkmıştır. Kim de bu dallardan birine yapışırsa, o dal da onu Cehenneme çeker.
    Ravi: Hz. Ali (r.a.)
    Sayfa: 213 / No: 3
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  85. Cömert Allah'a, insanlara ve Cennete yakındır. Cehennemden de uzaktır. Cimri ise Allah'dan, insanlardan ve Cennetten uzaktır ve Cehenneme yakındır. Cahil cömert, Allah (z.c.hz)'lerine hasis abidden daha sevimlidir.
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 213 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  86. ٦١٩٥ - يَا عَلِيُّ إِن الإِسْلامَ عُرْيَانَ لِبَاسُهُ التَّقْوَى وَرِيَاشُهُ الْهُدَى وَزِينـا الْحَيَاء وَعِمَادُهُ الْوَرَعُ وَمِلاَكُهُ الْعَمَلُ الصَّالِحُ وَاَسَاسُ الإسـ

    * وَحُبُّ اهْلِ بَيْتِي (كر عن على)

    6195- Ey Ali! İslam üryandır. Giysisi takvadır, tüyleri hidayettir, süsü ise hayadır, direği veradır, ayakta tutucusu da salih ameldir. İslam'ın esası beni sevmektir, ehl-i beytimi sevmektir.

    YanıtlaSil
  87. ٢٢١٦ - الإِسْلامُ عُرْيَانٌ فَلِبَاسُهُ الْحَيَاء وَزِينَتَهُ الْوَفَاء وَمُرُوتُهُ الْعَمَلُ الصَّالِحُ وَعِمَادُهُ الْوَرَعُ وَلِكُلِّ شَيْءٍ أَسَاسَ وَأَسَاسَ الإِسْلَامِ حُبُّ أَصْحَاب

    رَسُولِ اللَّهِ وَحُبِ اَهْلِ بَيْتِهِ" (ابن النجار عن الحسين بن على)

    2216- İslam uryandır, elbisesi hayadır, süsü ahde vefadır, mürüvveti salih ameldir, değeri takvadır. Her şeyin bir temeli vardır. İslam'ın temeli ise Rasulüllah'ın ashabı ile ehl-i beytini sevmektir.

    YanıtlaSil
  88. : 3

    Rahu'l-Beyân

    573

    Bâyezîd Bistâmî, Hemedan'dan yâbânî safran tohumu almıştı. Bis- m'a varınca tohumun içerisinde iki karınca bulunduğunu gördü. Tekrar Hemedan 'a dönerek iki karıncayı yerlerine bıraktı. İşte verâ ve takva böy- olur. Bu zamanda böyle kişiler çok az bulunur. Süfi bile olsalar insanla- in çoğu harâma, helâle ve şüpheli şeylere pek dikkat etmemektedirler. Bu ebeple dine uymanın ihmal edildiğini ve dinin garip kaldığını görüyoruz. Allah bizi ve sizi doğru yola eriştirsin. Tevfik O'na aiddir. Celâleddin Rû- mi der ki:

    Yazıklar olsun bilmeden, vakıf olmadan yaptığın konuşmalara, Sana sarık ve cübbe ile sûf libâsın hiçbir faydası olmaz.

    يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَذَرُوا مَا بَقِيَ مِنَ الرِّبوا إِنْ كُنتُمْ

    مُؤْمِنِينَ (۲۷۸)

    278. Ey iman edenler! Allah'tan korkun. Eğer gerçekten inanıyorsanız mevcut fâiz alacaklarınızı terkedin.

    Kalan fâizi almamak suretiyle nefislerinizi Allah'ın azabından koruyun.

    Çünkü îmân kat'î sûrette emre itâat etmeyi gerektirir.

    فَإِنْ لَمْ تَفْعَلُوا فَأَذَنُوا بِحَرْبٍ مِنَ اللَّهِ وَرَسُولِهِ وَإِنْ تُبْتُمْ فَلَكُمْ رُوسُ أَمْوَالِكُمْ لَا تَظْلِمُونَ وَلَا تُظْلَمُونَ (۲۷۹)

    279. Şayet (fâiz hakkında söylenenleri) yapmazsanız, Allah ve Rasûlü tarafından (fâizcilere karşı) açılan savaştan haberiniz olsun. Eğer tevbe edip vazgeçerseniz, ser- mayeniz sizindir; ne haksızlık etmiş ne de haksızlığa uğramış olursunuz.

    İster fâizin haramlığını inkâr edin, ister etmeyin, eğer Allah'tan korkup geri kalan fâizi bırakmazsanız Allah ve Rasûlü'nün açacağı ve

    YanıtlaSil
  89. 574

    Ayet: 279-280

    2. Bakara Sûresi

    güç yetiremeyeceğiniz bir savaşa hazırlanın. Allah'ın açacağı harbten maksat, emrine uymayanları cehenneme atması, Rasûlullah'ın harbi ise bizzât bildiğimiz mânâda savaşmasıdır. Bu âyet inince Sakîfliler "Biz Allah ve Rasûlü'yle savaşa güç yetiremeyiz" deyip arta kalan fâizi alma- mışlardır.

    Fâizin haram olduğuna inandıktan ve bu pek şiddetli tehdîdi duyduk- tan sonra tevbe ederseniz ana paranızı tam olarak alabilirsiniz. Böyle davranınca hem fazlasını almak suretiyle borçlularınıza zulmetmemiş olursunuz, hem de ana paranın eksilmesi sûretiyle siz zulme uğramamış olursunuz.

    Kişi tevbe edince hüküm budur. Mü'min olup fâiz almayı bırakmayan kişi, silâhsız ise tâ'zîr edilir ve tövbe edinceye kadar hapsedilir. Eğer silah- li ise devlet başkanı, bâğîlerle; isyancılarla savaştığı gibi onunla da savaşır. Nitekim Ebû Bekir (r.a.), zekâtı vermekten kaçınanlara savaş ilân etmiş- tir. Ezânı terkeden ve ölüleri defnetmeyenler hakkında da aynı hüküm ge- çerlidir.

    YanıtlaSil
  90. Ruhu'l Beyan
    Kur'an Meali ve Tefsiri
    İsmail Hakkı Bursevi
    cilt 2.sy.573,574.

    YanıtlaSil
  91. Osmanlıca Türkçesi Sözlüğü
    Prof. Dr. İsmail Parlatır.
    yargı Yayinevi
    sy. 918.

    YanıtlaSil
  92. Çok esir vardı kampta. Bir gün bir komutan geldi. Ama biz kim olduğunu bilmiyoruz. "Dikkat!" diye bir komut verildi. Herkes, hepimiz ayağa kalktık. Bir ak kişi hariç, Bediüzzaman! Sonradan kim olduğunu öğrendiğimiz Rus Başku- mandan Nikola bunu gördü. Hemen bir tercüman çağırtıp, 'niçin ayağa kalk- madığını sordu. Bediüzzaman, "Tazim Allah'a olur" diye cevap verince; Nikola, kurşuna dizilmesini emretti. O'na ölüm emri verdiği zaman biz çok korktuk. Ölüm mangası da hemen hazırlandı. Sonra namaz için izin istedi Bediüzzaman. Namazını kıldı ve hemen çabuk çabuk geldi. Komutan: "İdam olunacağı zaman ağından alınır, sen çabuk geliyorsun?" diye sordu tercümanla. Bediüzzaman mursamaz bir tavırla: "Rabbime kavuşmak için çabuk geliyorum" dedi. Bu hlas, komutanı çok etkiledi ve insafa getirdi. İdamı kaldırdı ve özür diledi." "200

    YanıtlaSil
  93. ESARETTEN FIRAR VE ISTANBULA

    7 Kasım 1917'de başlayan Bolşevik İhtilâli, Rusya'yı altüst eden büyük bir karışıklığa sebep olmuş ve Çarlık rejimi yıkılmıştı. Ancak yeni rejimin ülke ça- pında disiplini sağlaması zaman alacaktı. Üstad Bediüzzaman Hazretleri, yak- laşık iki buçuk senelik bir esaretin sonunda, ihtilâlin sebep olduğu bu karışık- lıktan istifade ederek, 1918 senesinin baharında210 tek başıyla Kosturma'dan firar etti. Takriben üç ay süren bu yolculuğunda, Allah'ın inayetiyle, pek kolay bir şekilde Kosturma'dan, Baltık Denizi kıyısındaki Petersburg'a geçerek, ora- dan da Polonya'nın başkenti Varşova'ya ulaştı. Buradan Avusturya'nın başken- ti Viyana'ya geçti ve oradan da Bulgaristan'ın başkenti Sofya üzerinden trenle İstanbul'a geldi.

    YanıtlaSil
  94. Bom Esaret Dönüşü Istanbul Hayati

    Yüksekten Bakmak Isteyen Dessas Bir Papaza Cevap

    Bir adam seni çamurda düşürmüş, öldürüyor. Ayağını senin boğazına basmış olduğu halde istifham-1 istihfafiyla (alaycı sualleriyle) sual ediyor ki: "Mezhebin

    nasıldır?"

    Buna cevab-1 müskit (susturucu cevap), küsmekle sükût edip yüzüne tükür- mektir. Tükürün Ingiliz-i laînin o hayâsız yüzüne! (Cevabım) Ona değil, haki-

    kat namına şudur:

    "Sual: Din-i Muhammed nedir?

    Cevap: Kur'ân'dır.

    Sual: Fikir ve hayata ne verdi?

    Cevap: Tevhid ve istikamet.

    Sual: Mezâhimin devası (insan tabakaları arası çekişmelerin çaresi) nedir?

    Cevap: Hurmet-i riba ve vücûb-u zekâttır. (Faizin haramlığı ve zekatın farz

    oluşudur)

    Sual: Şu zelzeleye ne der? (Avrupa'daki işçi ayaklanmalarına)

    Cevap: "Şübhesiz insan için, (kendi) çalıştığından başkası yoktur!"247

    "O kimseler ki, altın ve gümüşü biriktirirler ve onları Allah yolunda sarf et- mezler. İşte onları (pek) elemli bir azap ile müjdele."2

    tanbul'u

    nglikan

    YanıtlaSil
  95. Bediüzzaman Said Nursi
    Ve Hayru'l Halefi
    Ahmed Hüsrev Altınbaşak
    ilk defa yayınlanan orijinal mektuplar ışığında
    Hayrat Vakfı ilmi araştırma heyeti
    cilt 1.sy.
    213.

    YanıtlaSil
  96. Bediüzzaman Said Nursî ve Hayru'l-Halefi Ahmed Hüsrev Altınbaşak

    2. Şuâ: Tevhid ve iman hakikatinin üç büyük meyvesi, üç büyük muktezisi ve üç büyük alametini ders veren gayet kıymetdâr bir risaledir. Bu risalenin kıymeti hakkında Üstad şöyle der: "Bu risale benim nazarımda çok mühimdir. Çün kü içinde çok mühim ve ince olan esrar-i imaniye inkişaf ediyor. Bu risaleyi anlayarak okuyan adam imanını kurtarır inşaallah."80

    YanıtlaSil
  97. Altınbaşak

    20 Ağustos 1977, Cumartesi günü Hak dostlarından biri Hakk'a göçtü. Jöyledir büyük adamlar. Herşeyin ardında onlar vardır ama kendilerini kimse, bilmez. Çünkü dava «ene» dá vası değildir ve şöhret âfettir, Ahmet Hüsrev Altınbaşak, üzzaman Said Nursi Bedl hazretlerinin Risale-i Nurlarda Hüsrev dlye adı sık sık anılan talebest, yardımcıst, cayoldaşı idi. O'na hijab meri rev kardeşim şeklinde olmuştur ve hatta Blz seninle bir cesette iki ru huz diye Hüsrev Altınbaşak'a hitabı üstadla arasındaki samamiyet derece sini gösterir.

    H. 1314 15 yıllarında doğdu. E mekli sıhhiye subayı idi. 1. Clhan Harbine iştirak ettl ve Yunanlıla ra esir düştü. Binbaşılığa kadar ter fl etti, Bediüzzaman Said Nursi ile 1925 yılında (Ustadt Isparta'ya nef- yedildiği tarih) karşılaştı. Bu Mevlâ- lana Şems-i Tebriz'nin karşılaşması na benzer. Çünkü 1925 yılında başla yan bu dostluk Bediüzzaman'ın Hakk'a güçüş tarihi 1960'a kadar tam 35 yıl sürecektir, Risale-i Nur'un ilk kitibl, yazıcısı, nåşiri idi. Bediüzza- man eserlerini bizzat ona dikte ettir mişti. Üstad'la başlayan bu yeni de- vir onun ezlyet, işkence, sürgün gibl mihnetlerle dopdolu olduğu bir de virdir. Artık o belà lle içiçedir. Allah'ın sevgili kullarına cinsten... Hapishanelerde taddırdığı Ilk durağı Eskişehir. Sırasıyla Denizli, Afyon hapishanelerinde üstadla beraber yattı. Müteaddlt defalar fakat öldürmeyen zehirlendi. Allah öldürmedi. Çilell hayatı devam etti. Isparta ha- plshanesinden sonraki serbestlyet faz la devam etmedl, 12 Mart 1971 muh tirası ardından ilan edilen sıkıyöne- tim idareleri bütün Türkiye'de mülst ko anarşist ararken Eskişehir Sıkı Yönetim Komutanı Irfan Özay dınlı da tesbit, takke, rahle tevklf e- diyordu(!), suç aletleri dlye bunları televizyondan gösteriyordu... Hüsrev Alunbaşak da tesbih, takke, seccade gibi Türkiye'nin kökünden fazlasıyla yıkacak(1) suç rahle, temellerini aletlerini bulundurduğundan Irfan Özaydınlı'nın hışmından di. Tevkif edildi nasibini al- İşkenceye maruz bıra

    .

    kıldı. 1972-73 döneml gene zindanda geçti. Bu döneml Eskişehir, Bursa, Menemen, Buca hapishanelerinde ge çirdi. 77 yaşındaydı zulümleri çeke cek yaşta değildi. Hastalandı. Izmir' de doktorlar bu 15 güden fazla ya şamaz dediler. Raporla çıktı. O sıra da CHP MSP koallsyonu tarafından umumi af lán edilmişti, Zindaların zulümlerin ardından 4 yıl kadar hür riyeti hastalık ve uzletle beraber tat 11. Ahir ömrünü Isparta, Ankara son olarak Istanbul'da geçirdi. Geç tiğimiz cumartesi günü de sevgil RABBINA kavuştu. Vefatında 81 ya- şında idi.

    Ömrünü ve servetin! Risale! Nur'a hasretmişti. Kur'ânın lafzi mu cizesi ve bir çok mucizesi yanısıra şekli bir müclzes! olduğunu da is- bat için bizzat Bediüzzaman'ın tesbit ettiği bir metodla Kur'an-ı Kerim'l 9 defa yazdı. Öyleki bu Kur'am ya ziş şeklinde Allah, Rab ve Esmaülhüs- na renkli olarak gösterildiğinde Kur' ânın bütün sahifelerinde hep aynı yerde yer alıyordu. Allah lafzının geç tiği yere toplu lgne fle batırılıp bakıl sa igenin geçtiği sahifelerin hep aynı yerine Allah veya Rab veya isimlerin den biri gelmektedir. Bu tip bir iddia- 1 Bediüzzaman ispat için 1935'de Eskişehir hapishanesinde 30 talebes! ne bizzat usulünü göstererek yazdırma ya başlamış, fakat sadece Ahmet Hüs rev Altınbaşak yazmağa muvaffak ol muştur. Bu tip Kur'ânı Kerim-1 9 defa bizzat yazmış ve 7 tanesini Be diüzzaman görmüş, ikisini de Bedlüz mazan'ın ölümünden sonra yazmıştır. Ahmet Hüsrev Altıbaşak'ın haya

    tt Din Mazlumları serisinde bir sahl fedir. Onların blyografiler! Türkiye de din'e dindarlara yapılan zulüm ler silsilesinin bir sayfasım teşkil e der kl, yakın tarihle hesaplaşması o lacak genç nesillerin bu kahraman in sanların hayat hikâyelerinden mutlaka haberdar olması lazımdır. Zalim'In zulmü varsa mazlumun da Allah't var. Şimdi o, RABBININ huzurunda dır. Yolunda olmaktan başka bir su- çu yoktu. Allah için zulme uğramak ne güzel bir BERAT vesilesidir. Mevla rahmet eyleye...

    Ahmed Hüsrev Efendi'nin vefatını haber veren bir gazete yazısı

    YanıtlaSil
  98. HULÜL NAZARİYESİ Vacip mümküne hulül edemez. (Mh.) 118:3. makale

    HURÂFE

    Hıristiyanlık hurafâttan sıyrılacak. (H.Ş.) 34; (E.L.) 2:118. Hurafatı arkasına takar. (Mh.) 21. Hurâfat doğru şeyin kuvvetini bitirir. (Mh.) 21:1. maka. 4. muk.

    Mecaz ilmin elinden cehlin eline düşse hakikate dönüşür ve hu- rafata kapı açar. (Mh.) 22:1. makale. 5. mukaddime Teşbih ilmin elinden cehlin eline düşse hakikate dönüşür ve hu-

    rafata kapı açar. (Mh.) 22:1. makale, 5. mukaddime Yaratılışta olan güzellik, azamet ve ulviyete kanaat etmemek hurafatı netice verir. (Mh.) 43:1. makale 12. mukaddime

    HUSÛMET (Bak:adâvet)

    HUTBE

    Hutbenin Türkçe okunması. (M.N.) 78: Hubâb; (S.) 445:27. Söz 3. sü

    HÜKÜMET

    Allah'ın indirdiği ile hükmetmemek. (Mn.) 124. Asnımızın hükümetleri ilme dayandığından hızırvârî bir ömre mazhardır. (Mn.) 33. Bediüzzaman Meşrutiyetten önce hükümete muteriz olduğu hal-

    de, hükümete itiraz edenlere de itiraz ederdi. (Mn.) 123. Bediüzzaman eski hükümetleri tenkit etti. (T.H.) 578:Afy. hayatı Bediüzzaman hükümetin manevî şahsını ithamdan kurtarmaya çalıştı. (T.H.) 211:Esk. hayatı

    Bir hükümet tamamıyla mâsum olamaz. (Mn.) 39, 51. Cumhuriyet hükümetinin çifte sitandardı. (T.H.) 353, 361:Den. hay. Cumhuriyet hükümeti ilim hürriyetini yasaklayamaz. (T.H.) 197:

    Eskişehir hayatı

    FIHRIST/273

    YanıtlaSil
  99. Cumhuriyet hükümeti kuvvetlidir. (D.H.Ö.) 81. Emânet layık olanlara verilmelidir. (Mn.) 133.

    Her hükümette muhalefet bulunur. (T.H.) 575:Isp. hayatı Hiçbir hükümet mânevî kuvvetinin kaynağını yasak etmez.

    (T.H.) 199:Esk. hayatı Hikmet-i hükümet. (S.) 54:10. Söz Hükümet ele bakar, kalbe bakmak hakkı yoktur. (T.H.) 196:Esk. hay.

    Hükümet, halkına vesâyete muhtaç çocuk nazarıyla bakmamalı- dır. (Mn.) 132.

    Hükümete hasenat seyyiat noktasından bakmak gerektir. (Mn.) 51. Hükümetler bir tek siyasî kanaata sahip olamaz. (T.H.) 205;

    Esk. hayatı

    Hükümet her milletin dillerini ve âdetini muhafaza için teşeb- büse geçmelidir. (Nt. İç. R.) 2:255.

    Hükümet hizmetkarlıktır. (Mn.) 42, 79.

    Hükümet içinde hükümet zararlıdır. (H.Ş.) 115:Cemi. th. Mahsus Hükümeti ikaz. (Mk. İç. R.) 2:279.

    Hükümet Kur'ân dersleri ve dinî dersler verilmesi için emir ver-

    miş (E.L.) 1:230.

    Hükümet-i meşrûtânin timsâl-i nûrânisi, "Hepiniz çobansınız ve idâreniz altındakilerden mes'ulsünüz" hadisini esas alır.

    (Mn.) 27.

    Hükümetin istibdadı. (Mn.) 26.

    Hükümetin istibdadı küçük istibdatların pederidir. (Mn.) 33. Hükümet memurları birden değiştirmemelidir. (D.H.Ö.) 86. Hükümet millete zararlı fikirleri yasaklayabilir. (T.H.) 213:Esk. hay. Hükümet milletle barışmalıdır. (T.H.) 211:Esk. hayatı Hükümet raiyeti olmayanlara kanununu tatbik edemez. (M.)

    417:29. Mektup, 6. kısmın zeyli, 5. si Hükümetin sû-i istimâlinin zararı. (Mn.) 133. Hürriyeti lafızdan ibâret olan bir hükümetin en rahat yeri hapis- hane olsa gerektir. (D.H.Ö.) 20; (T.H.) 59.

    FIHRIST/274

    YanıtlaSil
  100. Bir Hazinenin Anahtarı
    Risale-i Nur Kulliyati
    Fihrist ve İndeksi
    İsmail Mutlu
    sy. 273,274,275.

    YanıtlaSil
  101. Wagnercilik

    “İnsan öldürmeyi seviyorlar. Duygusal, radikal ve agresifler…”

    Rusya, kendi icadı aygıta zebun olmaktan şimdilik kıl payı kurtuldu.

    ABD ve diğer sömürgeci ülkelerin de Wagner tipi askerimsi yapıları var.

    İpten kazıktan boşanmışlar topluluğu…

    Hiçbir insanî, hukukî kaygıları yok.

    Hesap soran bir mercii de yok.

    Vekâlet savaşları adıyla tesmiye edilen sömürgeleştirmenin en acımasız tetikçileri.

    Wagnerciliğin, siyasi, iktisadi ve medya yapıları çok etkili…

    Fonlu medya, etki ajanlığının en etkili silahı durumunda.

    Algı oluşturmada, kaosa zemin hazırlamada çok başarılılar.

    Tüm kirli işler bunlara ihale ediliyor.

    Terör örgütleri bu yapılanmanın çekirdeğini oluşturmakta.

    PKK, FETÖ, DEAŞ, Hizbullah bu yapılanmanın birer şubeleri…

    Halkına zulmeden, milyonlarca vatandaşını mülteci durumuna sokan devletler de Wagner yapılanmasıdır.

    Emperyalistlerden demokrasi bekleyenler, terörle hemhal olup demokrasi ve adaletten bahsedenler Wagnercidirler.

    Savaşın da hukuku var…

    Uluslararası anlaşmalarla kayıt altına alınmıştır, bu kurallar…

    İnsanlığı yok emek için Wagner ve Blackwater benzeri örgütler aparat olarak kullanılıyor.

    PKK’ya içi silah dolu binlerce tır gönderen, FETÖ’yü Pensilvanya’da besleyen, Türkiye’de her darbe ve darbe girişimini planlayan, seçimlere burnunu sokan başta ABD olmak üzere emperyalist odaklar neyin peşindeler, neler yapıyorlar.

    Kifayetsiz muhterisler, niçin bir “aferin” alabilmek için kendi ülkesini ateşe atmaya yeltenirler?

    Ülkelerin işgali Wagner ve Blackwater formatında örgütlere ihale edilmiş vaziyette

    LGBT’nin de içinde olduğu bu yapı, dilsiz, dinsiz, cinsiyetsiz ve devletsiz bir yapı oluşturmak için her türlü yol ve yöntemi kullanıyor.

    Demokratik Wagner Cumhuriyeti…

    Demokratik Blackwater Cumhuriyeti…

    Demokratik PKK Cumhuriyeti…

    Demokratik FETÖ Cumhuriyeti…

    Demokratik DEAŞ Cumhuriyeti…

    Demokratik Hizbullah Cumhuriyeti…

    Demokratik LGBT + Cumhuriyeti…

    Bunların fonlanan sermaye ve medya yapılanması da çok azgın…

    Gizli ve açık saldırıyorlar.

    Olaylara ayrıntılı ve kronolojik olarak bakılırsa kirli planlar görülebilir.

    Mesela…

    Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’un 19 Aralık 2016’da katledilmesi…

    15 Temmuz darbe girişiminden 5 ay sonra…

    Yargıtay, 13 kişi hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını kesinleştirdi.

    FETÖ’ye işletilen bu cinayetle Türkiye ile Rusya’nın savaşması ve Türkiye’de darbe hedeflenmiş. FETÖ, cinayeti, Haziran 2016’da planlamaya başlamış.

    Ne ilginçtir ki 28 Haziran 2016’da Rus uyruklu DEAŞ da İstanbul Atatürk Havalimanı’nda 48 kişiyi katlediyordu. ( Bunun bir darbe hazırlığı olduğunu o günlerde yazmıştım.)

    31 Aralık 2016 gecesi İstanbul’da Reina adlı bir eğlence merkezinde yine Rus uyruklu teröristler katliam yaptılar.

    24 Kasım 2015’te Suriye’de Rus uçağının düşürülmesi emrini verenin daha sonra terörle iltisaklılarla iş birliğine girişmesi?

    2011 seçimlerinde sonra terör uzantılarıyla birlikte yemin boykotuyla başlayan süreç tesadüf mü?

    Gezi dahil tüm darbe ve darbe girişimleri Wagner ve Blackwater tipi yapıların kalkışmasıydı.

    Gezi kalkışmasında seçim kalabalığının Taksim’e yönlendirilmesi, vandalların alınlarından öpülmesi, kumpas kasetlerinin meydanlarda dinletilmesi, 1 -19 Ocak 2014’te MİT tırlarına saldıranlara arka çıkılması, 15 Temmuz gecesi halkın katledişinin kahve içilerek seyredilmesi, hüküm kesinleşmiş olsa bile teröristlerin serbest bırakılacaklarının vaat edilmesi sıradan bir olay mıdır?

    KARLOV’u katlederek Türkiye –Rusya savaşı çıkarma planları, yargı kararıyla açık ve net ortaya konuldu.

    Peki,

    14-25 Mayıs 2023 seçimleri arifesinde Rusya’nın, Türkiye’deki seçimlere müdahale edeceği yalanının amacı ne idi?

    Wagner ne?..

    YanıtlaSil
  102. Yeni yetişen nesiller kendi öz değerlerini yitirir, başkaları- na özenti içinde yetişen bir nesle dönüşür.

    6 - Fâhiş kelimesi, haddi geçişin adıdır. Ancak daha çok çirkinlik çirkefliğe yönelik taşkınlık için kullanılır. Fuhş ifadesi de, kötülüğün çirkin ve çirkef olanı için kullanılır. Burada da bu mana vurgulanmaktadır. İşa ret edilen de insanlar arasında ahlâkî çöküntü ile iffet kaybını ifade eden söz ve fillerdir. ve

    Böyle bir kaybın bir milleti nasıl çökerttiği ve çökerteceği bilinen bir gerçektir. Yine de şeytanın en çok kullandığı silah, insanların en çok ka- pılıp sürüklendiği akıntıdır.

    İffet duygularını kaybeden bir millet, giderek bütün değerlerini yitirir. Ahlâkı ve değerleri gibi sıhhati de çürür...

    Hz. Ebu Bekir'in dile getirdiği bu hakikat Allah Rasûlü'nümn irşa- dından alınmadır ve bu hadisin farklı bir rivayeti daha dikkat çekicidir. Rasûlullah (sav) bu rivayetinde; "Bir millet içinde fuhşiyyat yayılırsa Allah o milleti önceden bilmedikleri, hiç tanımadıkları hastalıklara müp- telâ kılar," şeklindedir.

    YanıtlaSil
  103. Tanınmadık hastalık, bilinmedik mikrop, virüs, bulunmadık aşı nere- deyse kalmadı zannedilen bir asırda ortaya çıkan AIDS ve benzeri hasta- lıklar, daha sonra kuş gribi, domuz gribi, Kırım-Kongo kanamalı hastalığı insanlığı ciddî bir hayat muhasebesine sevketmelidir. Sonraki yıllarda ne- lerin ortaya çıkabileceği ihtimali de...

    Bu insanlara bir gerçeği daha unutturmamalıdır. Allah bütün canlıları ve kâinati helak etmek isterse hiçbir güç buna engel olamaz. Dilerse bü- tün canlıları gözle görülmeyecek kadar küçük, ömrü kısacık varlıklarla bile yok edebilir. Bu her zaman ve her devirde mümkündür...

    7 - Allah'a itaat olmayan bir yerde kula itaat olmaz. Bir başka ifade ile Allah'a isyanda kula itaat yoktur. Bu, kıyamete kadar bakî kalacak bir düsturdur.

    Allah'ı ve hükümlerini, helallerini, haramlarını hiçe sayanın kendisi de hiçe sayılmaya mahkumdur. Asinin isyanında kendisine itaat bekleme

    YanıtlaSil
  104. 409

    Ebu Zerr el-Gifârî

    hakkı yoktur. İsyan ne kadar süslü, yaldızlı kelimelere, modern çerçeveye bürünürse bürünsün, hakikat budur.

    8 - Namaza yöneliş, söze konulan ne güzel bir noktadır.

    YanıtlaSil
  105. Peygamber Dostları
    Örnek Nesil 2
    İslâmı Nasıl Anladılar, Nasıl Yaşadılar
    Dr. M. Serafeddin Kalay
    Altınoluk
    sy. 408,409.

    YanıtlaSil
  106. Sizin gibi kahraman bir hoca bize lâzımdır! Sizi, yüksek fikirlerinizden istifade etmek için buraya çağır- dik. Geldiniz ve en evvel namaza dair telkinlerde bulun- dunuz, aramıza ihtilâflar soktunuz!»> 1

    Bediüzzaman gereken cevabı verdikten sonra iki par- mağını ileriye uzatarak şu cevabı verir:

    Paşa, Paşa!.. İslâmiyette imandan sonra en yük- sek hakikat namazdır. Namaz kılmayan haindir. Hainin ise hükmü merduttur.>>

    Bediüzzaman'ın hayatını yazan büyük eserin 93 üncü sahifesinden aynen aldığımız ve Said Nurî'nin şahsen Mustafa Kemal Paşayı kastetmeyip mücerret mânâda sar- fettiği bu söz, Mustafa Kemal Paşa'da menfi bir tepki do- ğurmuyor, aksine teşekküre vesile oluyor.

    Bediüzzaman Ankarada bulunduğu müddetçe, Şark Darülfünununun kurulması için uğraştı.

    divor

    YanıtlaSil
  107. Son Devrin Din Mazlumları
    Necip Fazıl Kisakurek
    Toker Yayınlar
    sy. 123.

    YanıtlaSil
  108. 288

    ABDULHAKIM ARVASI

    mesi için çırpınmalı, olmazsa İzmire gitmell, yanından ayrılmamalı son nefesine kadar beraberinde kalmalay- dım. Bütün bunlar, vaktiyle yapamamış olmaktan dogun- düğüm şeyler... Zaten ondan ayrı olduğum her dakika için döğünsem yeri değil mi?..

    Abdülhakim Efendi Hazretlerini, çoğu hırsız, kaatil eroinci tiplerle beraber İstanbulda barındırılması calz görülmeyen 24 kişiyle beraber Anadoluya sürme karan o zamanın İstanbul Emniyet Müdürü meşhur Demir'in eseridir; ve Menemen hadisesinden sonra gelmiş bütün emniyet müdürleri boyunca polisin din adamlarını taki- bi birkaç günde bir tekkeyi basmak ve kitap, mektup, yazı adına ne varsa didik didik etmek suretiyle Efendi Hazretlerinde kümelenmiştir. Fakat şeriat emri icabı son derece ihtiyatlı olan ve nezdinde el yazılı hiç bir şey bu- lundurmamaya dikkat eden Efendi Hazretleri, kendile- rine, takip vesilesi olabilecek hiç bir şey vermiyor. Niha- yet sahte reklamlar, ve şatafatlı propagandalar dışı ke- miyette dar, fakat keyfiyette hudutsuz derin tesir abdül- hakim Arvasî tesiri sabırlarını tüketivor hesap vermekle mükellef bulunmayan Örfi İdare kara- riyle onun İzmir'e sürülmesine yol açıyor.

    Şakir'e Mersin yolunu tutturadursunlar; Efendi Haz- retlerini bir gece nezaret altında bulundurduktan sonra ertesi sabah vapura bindiriyorlar ve Marmara açıklarına doğru, o çok sevdiği İstanbul'dan ayırıyorlar. İstanbul hakkında derlerdi ki.

    İyiliğin de kötülüğün de en ileri şekli İstanbul'da- dır. İyi veya kötü, kim ne olmak dilerse İstanbul'a gelsin!> Efendi Hazretleri İzmir'de bir otelde, uzaktan polis

    nezaretinde.. Fevkalâde sıkılmaktalar... Aradan bir müd-

    det geçtikten sonra, yakınları, kendilerinin Bursa'ya nak

    YanıtlaSil
  109. Son Devrin Din Mazlumları
    Necip Fazıl Kisakurek
    Toker Yayınlar
    sy. 288,289.

    YanıtlaSil
  110. SON DEVRİN DİN MAZLUMLARI

    Milliyet davası fiska büründü Rida-yı diyanet yerde süründü, Türkün ruhu zorla âsi göründü, Hem Peygamberine, hem Allahına.

    Sonra cinsi buruk, ahlâkı fena, Bir sürü türedi, girdi meydana Nerden çıktı bunca veled-i zina? Yuh olsun onların ham ervâhına!

    YanıtlaSil
  111. Son Devrin Din Mazlumları
    Necip Fazıl Kisakurek
    Toker Yayınlar
    sy. 16,17.
    31 mart Vak'asi.

    YanıtlaSil
  112. O zaman dedim ki bu ülke de dörtlü çete var... Kirli siyasetçi, kirli bürokrat, kirli işadami ve kirli medya.
    Son Darbe 28 Şubat
    Mehmet Ali Birand
    Reyhan Yıldız
    DK.
    sy. 349.

    YanıtlaSil
  113. Şirk ve yalancılık birlikte yasaklanmıştır.
    Riyazu's Salihin
    Imam Nevevi
    Kampanya Kitaplari
    cilt. 8.sy.333.

    YanıtlaSil
  114. Hayata hizmetin en kıymetlisi ebedi hayata hizmettir. (B. L.) 57.
    Bir Hazinenin Anahtarı
    Risale-i Nur Kulliyati Fihrist ve İndeksi
    İsmail Mutlu
    sy. 255.

    YanıtlaSil
  115. Vazifeler içinde en kıymetlisi hayata hizmettir.(B. L.) 57.
    Bir Hazinenin Anahtarı
    Risale-i Nur Kulliyati Fihrist ve İndeksi
    İsmail Mutlu
    sy. 257.

    YanıtlaSil
  116. Rızik hayat kadar ehemmiyetlidir.(Sn.) 23.
    Şuur Hayatın nurudur.(S. 468:29.Soz.1.makam.1.esas.
    Varlıkları içerisinde en kıymetlisi hayattır.(B. L.) 57.
    Bir Hazinenin Anahtarı
    Risale-i Nur Kulliyati Fihrist ve İndeksi
    İsmail Mutlu
    sy. 257.

    YanıtlaSil
  117. Bir kimse geçmiş ve gelecek insanların ilmine malik olmak isterse, Kur'an-ı Kerim'i tahlil etsin.
    Ravi: Hz. Enes (r.a.)
    Sayfa: 401 / No: 3
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  118. Bir kimse halkı nazarı itibare almadan Allah'ı hoşnud ederse, Allah ona kafi gelir. Allah'ı gücendirerek mahlukatı hoşnud ederse, Allah o mahlukatı kendisine musallat eder.
    Ravi: Hz. Amr İbni Şuayb (r.a.)
    Sayfa: 401 / No: 15
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  119. Bir kimse bid'at sahibini korkutursa, Allah onun kalbine iman ve emniyet doldurur ve onu büyük korkudan emin kılar. Kim bid'at sahibini horlarsa, Allah onun Cennette derecesini yükseltir. Bir kimse de bid'at sahibine mülaki olduğunda ona hoş yüz gösterirse, Peygambere ineni istihfaf etmiş olur. (Türkçesi sahibi bid'ata yüz verilmeyecek)
    Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    Sayfa: 401 / No: 16
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  120. ٢١٩٥ - الان جاء القتال أُمَّةٌ يُقَاتِلُونَ عَلَى يزال مِنْ مِنْ أُمَّتِي أُمَّةٌ يُقَاتِلُونَ ظَاهِرَةً عَلَى النَّاسِ وَيُزِيعُ اللَّهُ لَهُمْ قُلُوبَ أَقْوَامٍ فَيُقَاتِلُونَهُمْ وَيَرْزُقُهُمُ اللَّهُ مِنْهُمْ يَأْتِيَ أَمْرُ اللهِ وهُمْ عَلَى ذَلِكَ وَعُقَرُ دَارِ الْمُؤْمِنِينَ يَوْمَئِذٍ السَّامُ وَالْخَيْـلُ مَعْقُودٌ فِي نَوَاصِيهَا الْخَيْرُ إِلَى يَوْمِ الْقِيَمَةِ وَهُوَ يُوحَى إِلَيَّ إِلَى مَقْبُوضٌ غَيْرَ حَتَّى يَا مُلَبَّتْ وَأَنْتُمْ تَتَّبِعُونِي أَفْنَادًا يَضْرِبُ بَعْضُكُمْ رِقَابَ بَعْضٍ وَبَيْنَ يَدَى السَّاعَةُ مُوتَانٌ شَدِيدٌ وَبَعْدُهُ سَنَوَاتُ الزَّلَازِلِ (حم والدارمي ن والبغوى طب حسب لك ص

    -546-

    YanıtlaSil
  121. عن سلمة بن تقيل الكندى

    2195- Şimdi savaş emri geldi. Ümmetimden bir cemaat hak çin savaşacaktır ve insanlara galip gelecektir. Allah kavimlerin Koplerini küfür ve dalaletlere karşı daraltır. Onlarla savaşırlar. Allah onlara zafer ihsan eder. Allah'ın emri gelene kadar. Onlar bu minval zere olacaklardır. Mü'minlerin ikametgahı o zaman Şam'dır. O zaman hayır, kıyamete kadar atların alınlanına bağlanmıştır. Bana vahyolunduğuna göre çok kalıcı değilim, yakında gidiciyim. Benden sonra çok geçmeden birbirinizin boynunu vuracaksınız. Kıyametten önce iki büyük felaket vardır: Veba salgını ve bundan sonra deprem yılları takip edecektir.

    YanıtlaSil
  122. Ramuz ul Ehadis
    Hadis Ansiklopedisi
    Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi
    1.cilt. sy. 546,547.

    YanıtlaSil
  123. Bir Hazinenin Anahtarı
    Risale-i Nur Kulliyati Fihrist ve İndeksi
    İsmail Mutlu
    sy. 606.

    YanıtlaSil
  124. Kabil Habili öldürdükten sonra Kabil kardeşleriyle buluşup Adem a. s. imida öldürmeye karar verirken hava kararmış yarın konuşuruz diyerek ayrılmışlar. Yeniden toplandiklarinda her birinin lisanı değişik olduğu için anlasamamışlar.
    Lisanlar ortaya böyle çıkmış

    YanıtlaSil
  125. Bununla beraber, istihbarat örgütlerinin sayısı ve çeşitliliği arttırılmalı, devleti yönetenlerin bilgi kaynakları çoğaltılmalı ve hükümetler tek bir bilgi akışına mahkum edilmemelidir. Strate- jik İletişim Yönetiminin ana kaynağı, doğru toplanmış bilgidir

    YanıtlaSil
  126. Küresel Siyasette Psikolojik Savaş
    Sevda Güner
    İşaret.
    sy. 224.

    YanıtlaSil
  127. Başlangıcı olan ama sonu olmayan iki şey nedir?
    Cehennem, Cennet.
    Cehennem in sonu yoktur.
    Cennetinde Sonu yoktur.
    Cehennem kafirler ve münafıklar sonsuza kadar kalacaklardır.
    Cennette muminler sonsuza kadar kalacaklardır.

    YanıtlaSil
  128. عن

    عبد الرحمن بن عوف) 2324- Tesvif (daha vakti var, ileride yaparım demek), şeytanın mü'minlerin kalplerine bıraktığı bir şuadır.

    التَفَكَّرُ فِي عَظَمَةِ اللَّهِ وَجَنَّتَهُ وَنَارَهُ سَاعَةٌ خَيْرٌ مِنْ قِيَامِ لَيْلَةٍ وَخَيْرُ ٢٣٢٥ - الْمُتَفكَرُونَ فِى ذَات الله وَشَرُّهُمْ مَنْ لاَ يَتَفَكَّرُ فِى ذَات الله

    فشل عن الضحاك عن ابن عباس

    2325- Allah'ın mahlukatını, cennetini, cehennemini bir saat düşünmek, bir geceyi ihya etmekten daha hayırlıdır. İnsanların en hayırlıları, Allah'ın vahdaniyetini düşünenlerdir, onların en kötüleri de Allah'ın vahdaniyetini düşünmeyenlerdir.

    YanıtlaSil
  129. 15 TEMMUZ 1099 milâdî - 492 Hicrî senesi birinci haçlı seferinde idi. Müslümanlar, haçlıların şerrinden «Bey tülmakdis» (Kudüs-i Şerifte Mescid-i Aksa denilen mukad- des mescid) e sığındılar.

    Haçlılar onları takip ederek mescide girdiler. Bütün müslümanları kılıçtan geçirdiler. Harem-i şe- rif (mescidin içi) bir kan deryası haline geldi. Irz'a teca- vüz edildi, çocuk ve ihtiyarlara en vahşi tecavüzler reva görüldü. Bütün bunlardan sonra harp haçlıların aleyhine dönünce müslümanların onlara karşı muamelesi din ve in- saniyet hudutları içinde her türlü intikam şehvetinden uzak, islâm ruhunun icap ettirdiği ölçü içinde oldu. *

    **

    YanıtlaSil
  130. Tarihler şahittir ki:

    Bir harpte eğer ruhsuz kalıplar -tábir caizse-moloz- lar ölüyorsa, ardından yıkımlar ve hezimetler ge- liyor, vatan toprakları virânelere dönüyor. Fakat eğer hakiki şehidler veriliyorsa, ardından fetihler ve zaferler geliyor.

    Dolayısıyla;

    Bir milletin istikbálini görmek kerâmet değildir.

    Eğer gençlik;

    Gücünü ve kuvvetini nefsi arzuları peşinde ziyan ediyorsa, istikbalde hüsran vardır.

    Fakat gençler, gücünü ve kuvvetini hayra ve hasenâta sarf ediyorlarsa, istikbalde zafer ve rahmet var de- mektir.

    Bu bakımdan;

    En bereketli hizmet, gençliğimizi Kur'ân ve Sünnet ruûhâniyetiyle istikbâle hazırlamaktır.

    YanıtlaSil
  131. OBESERİYETE NE ÖĞRETTİ. Nasıl Öğretti ve Ne Hâsıl Etti?

    O'nun gönlünde ne vardı?

    ⚫O'nun gönlünde; hidâyet bekleyen insanlık vardı. O'nun gönlünde; takvâya eriştirilecek ümmet vardı... O'nun gönlünde; dertlerine derman olunacak garipler, mazlumlar, kimsesizler ve yetimler vardı.

    Çünkü; O'nun âlemlere rahmet olan gönlü, uçsuz bucaksız bir cihan gibiydi. Bütün mahlukat o gönlün derûnundaydı.

    Kezâ;

    O bir yağmur gibiydi; bütün ücrâları bile yeşertiyordu. O bir güneş gibiydi; bütün kuytuları bile aydınlatıyordu, Bu dâvâda;

    Ömür boyu Rasûlullah Efendimiz, hiç tatil yapmadı. Bir ağa- cın altında istirahat edeyim demedi. Çünkü O

    ⚫Açları doyurmakla açlığını unutur, månen doyardı. •Fakirlerin derdine derman olmakla ferahlardı.

    ISBN 978-805-8214-36-3

    •Hidâyetlere ve takvâya vesile olmakla, huzur bulurdu.

    YanıtlaSil
  132. Hazret-i Mevlânâ'nın Gönül Deryasında

    SIRVE HİKMET İNCİLERİ

    кле 2206990

    Hazret-i Mevlânâ buyuruyor ki:

    "Öldükten sonra benim mezarımı yeryüzünde aramayın. Benim gerçek kabrim åriflerin gönüllerindedir!"

    Arif gönüller... Kalplerini Hakk'ın nuru ile cilâlamış bahtiyar- lar. Nefsâni arzularını bertaraf etmiş tertemiz ruhlar. Allah Rasù- lü'nün zamana yayılan varisleri. Peygamber ahlâkı ile nurlanmış gönül kandilleri.

    Bütün mesele, hayatı son nefese kadar böyle gönüllerden sır ve hikmet incileri devşirerek yaşayabilmek. Tipki Yaman Dede gibi...

    Yakın tarihimizin bağrı yanık peygamber âşıklarından olan Ya- man Dede, evvelce bir Ortodoks idi. Hazret-i Mevlânâ'nın Mesnevi'sini okumak suretiyle oradan aldığı ilham ile hidâyete mazhar oldu. Bu mazhariyetin minneti içinde hocalık yaptığı imam-hatip lisesi talebe lerine derdi ki:

    "-Bana niçin Mesnevi'yi çokça okuduğumu soruyorsunuz Niçin okumayayım ki, ben bir Ortodoks olarak yaşarken Hazret- Mevlânâ ve Mesnevî'si, beni elimden tuttu ve doğru Ålemler Rahmet Fahr-i Kâinat Efendimiz'in vuslat eşiğine götür dü. O mübarek eşikte sonsuz kurtuluşumuzun sırrı olan aşk- Muhammedi'yi kana kana içirdi..."

    Onun da ardından, bu fânî âlemde yaşadığı o ebedi aşktan ho bir sada kaldı:

    Susuz kalsam, yanan çöllerde can versem elem duymam, Yanardağlar yanar bağrımda, ummanlarda nem duymam, Cemâlinle ferah-nak et ki yandım ya Rasulallah!..

    ISBN 978

    ÜZAKI

    AYINCILIK

    YanıtlaSil
  133. Crim ve hadis-i şerifler, yanık yanık ezanlar, şahadetler, tek- birler ve salevatlar, hep bizlere kulluğumuzu telkin eden ne mûtená birer hoş sedadır. Diğer taraftan naatler, kasideler, nice abideler ve ulu mabedlerden gelen ilâhi nağmeler de, aynı hoş sedalardır.

    Hep o hoş sedalar şânında;

    Cenâb-ı Hak, sevip sevdirdiği veli kullarına, hållerine göre muhtelif tecelliler bahşetmiştir. Zamana yayılmış zirveler hâlindeki o Hak dostları, bu tecellileri birer hoş seda olarak fani hayatların- dan sonra gelecek nesillere mîras bırakmışlardır.

    Bu meyanda Cenâb-ı Hak;

    Dostlarından kimini Şâh-1 Nakşibend eyleyip mânevi tasarruf ve marifetullah'ta eşsiz bir himmet deryâsı kılmış; kimini Mecnun gib aşk çöllerinde dolaştırmış; kimini hayret vadilerinde gezdirmiş ki mini azamet-i ilâhiyye tecellileri karşısında dilsiz eyleyerek sükütur münzeviliği içinde gizlemiş, kimini Yunus Emre gibi aşk bülbülü kıl mış, kimini de Hazret-i Mevlânâ gibi dilinden hikmetler fışkıran bi mânâ ummâni ve Hak dostlarının sırlarının tercümanı eylemiştir.

    Cenâb-ı Hak;

    Dergah-ı ilâhîye açılan şu ulvi kubbede, hayırlı bir iz bırakabi meyi, müstecâb bir duâ olabilmeyi, rahmetle anılabilmeyi, cümlemize nasib eylesin.

    Ne mutlu, Hak dostları gibi, gök kul bir hoş seda bırakıp irtihal-i dar-1 yebilenlere...

    ISBN 978-606-92141 -

    786039-21414

    YanıtlaSil
  134. 1

    42 Hakkı batilla karıştırıp onu bile bile gizleme-

    yin.

    42 Hakkın batilla karıştırılması, gerçeğin tah- rif edilerek anlaşılmaz bir hâle getirilmesi veya anlaşılır olsa bile, gerçekten uzak bir manaya so- kulmasından ibarettir. Daha açık bir ifadeyle, de- lil üzerinde sahtekârlık yaparak yanlış hüküm çı- karılmasını sağlamaktır.

    YanıtlaSil
  135. Kur'an-ı Kerim
    Meal ve Tefsiri
    Talat Kocyigit
    cilt 1.sy.122.

    YanıtlaSil
  136. Hakkın batilla karıştırılması, onun gizlenmesi ve başkaları tarafından bilinip anlasilmamasi gayesine matuftur.
    Bakara Suresi
    42. ayet.
    Kur'an - i Kerim
    Meal ve Tefsiri
    Talat Kocyigit
    . 1.sy.123.

    YanıtlaSil
  137. 42-Kendiniz bilip dururken Hakkı baatila karıştırıb da gerçeği gizlemeyin.
    Bakara Suresi 42.ayet.
    Kur'an - i Hakim
    Meali Kerim
    Balıkesirli
    Hasan Basri Çantay
    cilt. 1.sy.21.

    YanıtlaSil
  138. 74. Yavuz'un müceddid olduğu söylenmektedir. Müceddid ne demektir ve bu iddia doğru mudur?

    Bilindiği gibi, Hz. Peygamber, "Şüphesiz ki, Allah, her yüz yılın başında kendi dinini tecdid edecek birisini gönderir” buyurmaktadır. İslâm âlimleri, İslâma hiz- met edecek olan bu müceddidlerin maneviyât alanında ve ilim sahasında olduğu kadar, siyâset alanında da olabileceğini ifade etmektedirler. Âsafnâme müellifi ve Kanuni'nin sadrazamı olan Lütfi Paşa'nın naklettiğine göre, İslâm âlimleri siyâset alanındaki müceddidleri şöyle sıralamaktadırlar:

    Hicri tarih esas alınmak üzere, II. Yüzyılın başında Ömer bin Abdülaziz; III. Yüzyı- lin başında Abbasî Halifesi Mu'tasım; IV. Yüzyılın başında Abbasî Halifesi Kâdir billah Ahmed bin Emir İshak; V. yüzyılın başında Selçuklu Sultânı Sultân Muhammed bin Melikşah; VI. Yüzyılın başında İlhanlı Sultânı Gazan Hân; VII. Yüzyılın başında Osmanlı Devleti'ni kuran Osman Gâzi; VIII. Yüzyılın başında Çelebi Mehmed ve IX. Yüzyılın başındaki müceddid ise Yavuz Sultan Selim'dir.

    YanıtlaSil
  139. Teenni her şeyde hayırdır. Ahiret amelinde değil.
    Ravi: Hz Saad İbni Vakkas (r.a.)
    Sayfa: 197 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  140. Sahibinden rivâyete veya hadiselerin inkişafına bağlı olu rekir. Bu k Onun için bazen bir hâdise karşısında, Kur'ân'ın âyetlerinden zamana kadar hissetmediğiniz bir mana anlarsınız ve o anda âyet, o hâdise için nazil olmuş sanırsınız ki, bu da Kur'ân'in gan yönlerindendir. Tercümede bunlar verilemeyeceğinden zayi olu Bu cümleden olmak üzere, öte yandan âyetlerin bir muhker olanları, bir de müteşabih olanları vardır. Bir âyette hem muhken hem müteşabih yönlerin birleşmesi de olur. Müteşabih âyetler "Onun tevilini ancak Allah bilir" (Bakara, 2/7) olduğundan, bun da tercüme kesinleştirilemeyeceği gibi, tefsir ve tevil de kesinle tirilemez. Aynı şekilde bunlar için bir meâl de gösterilemez. Ols olsa aynı lafızların korunmasıyla duyulabildiği kadar kapalı b

    YanıtlaSil
  141. Yalanın dostu, gerçeğin düşmanı çoktur." Emile de Girardin

    "Yalanın faydası bir kere içindir, gerçeğin ise sonsuzdur." Denis Diderot

    9871

    in

    YALNIZLIK ÜZERİNE:

    988] "Kötü kimselerle görüşüp buluşmaktansa yalnız kalmayı

    tercih ediniz."

    ■Cuthbert Collingwood

    YANITLASİL

    yuksel11 Temmuz 2023 06:43
    Cümle Kapısından
    Kalbe Girmek
    Öğütler ve Düşünceler
    Erkam Yayınları
    sy. 293.

    YanıtlaSil
  142. Peygamber (s.a.) Efendimiz de "rükü ve secdesi olmayan din de hayır yoktur" buyurmuştur.

    YanıtlaSil
  143. Nezihi Ensari, babasının Said Nursî ile Mustafa. Kemal'i buluşturmasını ise şöyle anlattı: “Atatürk, babamdan kendisini Said Nursî ile buluşturmasını ister. Atatürk'ün bu isteğini Said Nursi'ye iletiyor babam. Said Nursî 8 saat görüşmek şartıyla kabul ediyor. Ve Atatürk, Said Nursî ve babam bir araya geliyorlar. Ülke meselelerinin konuşulduğu bu görüşmelerde Said Nursî, Atatürk'e şöyle nasihat

    YANITLASİL

    yuksel13 Temmuz 2023 05:43
    eder: 'Namaz kıl, inançlarına sahip çık. Avrupa'nın yaşam tarzını, giyimini ve ahlâksızlığını getirme. Teknolojisini getir. İlmini getir. Sanatını getir.' Görüşmeler gayet samimi bir şekilde geçermiş. Atatürk'ün elinden bir çok hediye almış olan babam, 1974 yılında vefat etti. Babam vasiyetinde kesinlikle tören istemediğini, sadece tekbirlerle ve salâlarla uğurlanmak istediğini belirtmiştir."

    YANITLASİL

    yuksel13 Temmuz 2023 05:45
    M. KEMAL'İN TALEBİNİ SAİD NURSî'YE BABAM İLETTİ

    kabul ediyor" dedi.

    O GÖRÜŞMEDE BABAM DA HAZIR

    BULUNMUŞTU

    04 Ocak 2011, Sali

    Birinci Mecliste Mardin meb'usu olan Abdülgani Ensari'nin oğlu Nezih Ensari, Said Nursî ile M. Kemal arasındaki görüşmenin, babasının aracılığı ile gerçekleştiğini söyledi. Ensari, “Atatürk, buluşturmasını istiyor. Atatürk'ün bu isteğini Said Nursî'ye iletiyor babam. Said Nursî sekiz saat görüşmek şartıyla

    babamdan kendisini Said Nursî ile

    YanıtlaSil
  144. Hz. Musâ (A.S.) Hakka kavuşunca Cenâb-ı Hak ona da ölümün

    acısını sormuş, o da: Yarabbi, ölüm acısını sordunuz; Ölüm acısı bir değneğe geçi- rilmiş serçe kuşunun çektiği izdiraba benzer, ölmez ki, dinlensin, kur- tulamaz ki uçsun! -

    Diğer bir kayda göre de: «Canlı bir koyunun derisini yüzerken du- yacağı acı gibi acıyor» demiştir. Bir hadis-i şerifte: «Ölüm: testere ile biçmekten, makasla doğ- ramaktan, kılıçla vurmaktan daha acıdır» buyurulmuştur. Resulü Ekremimiz (S.A.V.) bir gün bu konudan bahsederek yemin

    etmiş ki: Ölüm Meleğini (Yani Azräili) görmek, kılıçla bin defa vurul maktan daha ağırdır.»> Yâni Azrâil'i görmekten hasıl olacak korkunun şiddeti kastolunmuş oluyor. Hz. İsa (A.S.): Havariyyûne:

    - Cenab-ı Hakka duâ ediniz de sekerât-i mevtinizi kolay etsin. Diye tavsiye ederdi. Yani ölüm güçlüğü bildirilmiş oluyor. Hazreti Peygamberimiz demiş ki:

    Cenab-1 Hak Azrâil'i canları almaya memur etti, onu en sonraya bırakacak, kendi canının alınmasını emredecek, Azrâil bu işin zorluğu-

    nu görünce:

    «Can acısının böyle zor olduğunu bilseydim kimsenin canımı ala- mazdım» diyecek.

    Bazı kimseler Hazreti Peygamberden (S.A.V.) ölümün acisini sor-

    «Derinin tüylerini eliyle çekerek yolmak gibidir» Diye cevap vermiş.

    YANITLASİL

    yuksel14 Temmuz 2023 09:05
    Ganimet elden ele dolaşıp haksız yere zimmete tiği, emânet ganimet sayıdlığı, zekât fuzili bir borç say geç- lp verilmediği, erkek karısına itaat edip annesine isyan ettiği, dostana iyilik edip babasına eziyet ettiği, mescidlerde seslerin yükseldiği, ayak takımlarının başa geçtiği, şerrinden korkulduğu için kişiye ikram edildiği, içki içilip ipekli elbiseler giyildiğ, şarkı- a ve çalkıcı kadınların bulundurulduğu, sonra gelen nesil önce gelenleri kötülediği hallerdir. İşte bunlar yapıldığı zaman, insan- lar kızıl bir rüzgâr, zelzele, açlık, yemekte tatsızlık ve benzeri musibetleri beklesinler.» buyurmuştur. Yine rivayete göre Peygam ber aleyhi'-selâm Cebrail aleyhi's-selâm'a: «Ya Cebrail, benden son- ra yere inecek misin?» diye sordu. Cebrail aleyhi's-selâm: «Evet, âhir zamanda dört kerre ineceğim.» deyince, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, niçin ineceğini sordu. Cebrail: «Birincide kadın- lardan hayâyi, ikincide kazançlardan bereketi, üçüncüde hâkim- lerden adâleti, dördüncüde hâfızların göğüslerinden Kur'ânı kal- dırmak için geleceğim ve sonra bir daha gelmiyeceğim.» dedi.

    Yine Tirmizi'nin Enes b. Mâlik (r.a.) den rivâyetinde Resûl-i Ekrem (S.A.V.): «Kiyâmete yakın karanlık gece kıtaları gibi fit- neler meydana gelecektir. Sabahtan mü'min olan akşama kâfir, akşamdan mü'min olan sabaha kafir çıkar. Bir çokları dinlerini feda ederler.» buyurmuştur

    YANITLASİL

    yuksel14 Temmuz 2023 09:08
    وَالسَّاعَةُ كَهَاتَيْنِ وَأَشَارَ بِإِصْبَعَيْهِ السَّبَابَة وَالَي تليها

    * Sehadet parmag ile orta parmagini igaret ederek: Benimle kıyamet arasında bu kadar zaman vardır.» buyurmuştur. Kıyame tin alametlerinden baʼzıları da büyük inşaatlar, mescidleri tezyin, emanete huyanet, igki ve bid'atlerin cogalması, kadınlarda hayann azalması, hakimlerden adaletin kalkması, bereketin azalması, şar kıcı kadınların çoğalması, hilekar adamların emin, emin adamla rin hâin tanınması, idare işlerinin ehil olmayan kimselere veril mesi, fitnenin zuhuru, kadınların çoğalması, erkeklerin azalması gibi hususlardır ki, bütün bunlar zamanımızda mevcud ve hepsi için sahih hadisler vârid olmuştur. Bunlardan ba'zıları: Müslim' in Enes b. Malik (r.a.) den rivayetinde, Resûl-i Ekrem (S.A.V.): في

    YANITLASİL

    yuksel14 Temmuz 2023 09:16
    Ahiret Günü
    Abdülkadir el-Hac Mutlaku'r-Rahbavi
    Güven Matbaası 1970.
    sy. 36,39,
    Ahirete Giden Yol
    (KESF-US SUTUR)
    SÖNMEZ
    sy. 31.

    YanıtlaSil
  145. HELAL ANAHTAR!

    • Az bir dünyalığa râzı ol ve helâl ye ki; >Bütün hayırların anahtarı budur.

    •Haramdan uzak ol,

    >Yoksa Hak Teâlâ'dan uzaklaşırsın!

    YanıtlaSil
  146. Hiçliğini ve acziyetini idrâk edemeyip de kibir dâvâsına tutuşan niceleri, ilâhî gazaba uğramışlardır. Bel'âm gibiler ilimle, Kärun gibiler servetle, Firavun ve Hâmân gibiler makam ve mevki ile enâniyetin avucuna düştüler ve helâk oldular.
    Kur'an ve Sünnet
    İki Cihanda Rahmet
    Yuzaki
    sy. 267.

    YanıtlaSil
  147. Acaba faizi ki moduyor? Faizi, faizle kredi alan tüccar, sanayici ve her hangi bir iş adamı mı ödüyor, yoksa tüketici olanlar mı ödüyor? Mu- hakkakki faiz çoğunlukla halktan alınıp ödeniyor. Eğer kredi; yeme, iç me, giyinme, barınma ve gerekli eşyalar satın almak için alınmışsa fâiz, krediyi alandan çıkar ki bugün bu durumda olanlara teminatı olmadığı için zaten faizle para verilmez. Geriye ziraî, sınaî veya hizmet üreten züm- re kalıyor ki fâizcinin esas müşterisi bunlardır. Bunlar ürettikleri şey- lerin maloluş fiatlarına, hem ödedikleri ve hem de ilerde ödiyecekleri fâizi ilâve etmek zorunda kalırlar. Bu da elbetteki fiatları artıracaktır.

    Üreticileri ikiye ayırabiliriz: a) Kredi almadan kendi imkânları ile iş çevirenler. Bunlar küçük üretici ve müstahsillerdir. b) İşlerini kredi ile yürütenler. Büyük kuruluşlar daha çok bu kısım içinde yer alırlar. Bu kısımda küçük üreticiler ve küçük kuruluşlar da vardır. Her kurulu- şun amacı hem varlığını sürdürmek ve hem de büyümektir. Bazan talep fazlalığı ve bazan da rekabet yüzünden kısa devrede gelişme istenilir. Bu sebeple de paraya ihtiyaç olur. Muntazaman kredi temin eden iş yerleri şartlar elverişli olduğunda kısa sürede büyürler. Piyasa aynı alanda en fazla üretim sağlıyan, kuruluş veya kuruluşların daha fazla etkisi al- tındadır.

    dilen
    7-Fâizin fiyatlara etkisi
    İslam İktisadinin Esasları
    Celal Yeniçeri
    sy. 263.
    Şamil Yayinevi

    YANITLASİL

    yuksel16 Temmuz 2023 08:21
    C - BAZI MALLARA İHRAÇ YASAĞININ KONULMASI

    Devlet bazı malların ihracını yasaklıyabilir. Buna harp yıllarında daha çok ihtiyaç duyulur. Bilhassa silâh ve silâh sanayiinde kullanılabi- lecek her türlü maddenin satışı yasaklanır. İbni Kudâme (541-620 H/1146- 1223 M); düşman tarafa, yol kesicilere, veya fitnecilere silâh satışı yasak- tir, diyor¹". Yasağa uyulmasından hisbe 134 teşkilâtı sorumlu olduğundan konu hisbe kitaplarında da yer almıştır. Meselâ İbni 'İvaz (ö. 696 H) ko- nuya değinirken şöyle der: «Harpte düşmanın işine yarıyacak olan her şeyin; harp malzemelerinin, malzeme yapımında kullanılması sebebiyle demirin, harpte yük ve binek vasıtası olarak kullanılan hayvanların ve muhariplerin işine yarıyacak elbiselerin satışına müsaade edilmez»> 135.

    ihraç yasağı muhakkakki daha başka malları da kapsıyabilir.
    İslam Iktisadinin Esasları
    Celal Yeniçeri
    Şamil Yayinevi
    sy. 265.

    YanıtlaSil
  148. Üç ana renk kırmızı, mavi, yeşil

    YANITLASİL

    yuksel18 Temmuz 2023 05:33
    (Adneks) :ilave, ek, parça parça bir organa bağlı yardımcı oluşum ve kısım.

    YANITLASİL

    yuksel19 Temmuz 2023 01:28
    ESIR MADDESI

    Dünya esirden olan ve mevc-i mekfûf tâbir olunan sema deni- zinde seyahat ediyor ve yüzüyor. (Mh.) 70:2. mak. 8. mesele; (L.) 70:12. Lema, 2. mes. mühimme; (L.) 344:30. Lem'a, 6.

    nükte, 5. şua

    Esîr, Allah'ın varlık ve birliğine şehadet eder. (M.N.) 48:Katre, 1. bab Esîr maddesi fâil olamaz. (L.) 336:30. Lem'a 6. nük. 1. şua Esir maddesinin yedi tabaka olması. (L.) 71:12. Lema 2. mes. müh. Esîr maddesi nedir? (İ.İ.) 237. Fezâ esîr maddesiyle dolu. (L.) 71:12. Lema 2. mes. müh.; (1.1.) 239. Kâinat esîr maddesinden yaratılmıştır. (İ.İ.) 238.

    Tabiatçılar esîş maddesini fâil zannetmişler. (L.) 336:30. lem'a, 6. nükte, 1. şua
    Bir Hazinenin Anahtarı
    Risale-i Nur Kulliyati Fihrist ve İndeksi
    İsmail Mutlu
    sy. 194.

    YANITLASİL

    yuksel19 Temmuz 2023 01:33
    Asr süresi
    esir maddesine yemin etmekle
    buluşların icatlarin bu maddede
    yogunlasarak meydana getirebileceğini
    Kur'an i Kerim de Yazmaktadır
    Asr
    kürt cede esir olarak yazılmaktadır

    YanıtlaSil
  149. Burada Hz. Ömer'in bir ön uyarısını nakletmek istiyoruz. Ab dürrezzak İbni Hemmâm'ın (ö. 211/826) Mûsannefinin iki yerin- de (VII, 330 ve XI, 412) Hz. Ömer; recm cezâsını, deccâli, havzı, kabir azâbını ve mü'minlerin cezâlarını çektikten sonra cehennemden çıkacaklarını inkar edecek, bunların olmadığını ve olmayacağın ileri sürecek birtakım insanların türeyeceğini söyleyerek ta o gün den müslümanları uyarmıştır. O halde bu konularda inkâra daya iddia sahipleri suçüstü (cürm-i meşhûd halinde) yakalandıkları bilmelidirler.

    YANITLASİL

    yuksel19 Temmuz 2023 01:51
    Riyazu's Salihin
    Imam Nevevi
    Kampanya Kitaplari
    cilt. 4.sy.648.

    YanıtlaSil
  150. Sonuçsuz uğraşmak çalışma sayılmaz.

    339

    Yüzyılların adam sende yönetimlerinin deviet yapısında oluşturduğu yaraları iyileştirmek için, harcanacak çabaların en büyüğünü kuşkusuz bilim yolunda göstermemiz gerekir. (1921)

    340

    Gerçek ortaya çıkınca, yalan ortadan kalkar. (1924)

    97

    YANITLASİL

    yuksel19 Temmuz 2023 09:47
    Mustafa Kemal Atatürk ten
    Seçme Sözler
    İbrahim Şimşek
    sy. 97.

    YanıtlaSil
  151. yırlıdır. Bunun içindir ki Resûl-i Ekrem başka bir rivayette: «Ölümü temenni etmeyin.» buyurmuştur. Hatta ölüler bir kerre şu cihana dönüp de bir şehådet getirecek kadar zaman hayatta kalmağı candan arzu ederler. Çünkü bu sayede ebedi azabdan kurtarmış olurlar.) Ancak ölüm döşeğine yatan mü'min'e rahmet melekleri gelip kendini cennet ile müjdelerler. İşte bu müjdeyi alan kimse o anda ölümü arzular. Çünkü bir an önce müjdelen. diği makâma ulaşmak ister. Kâfire de bu anda azâb melekleri ge lip cehennem ve azâbiyle korkuturlar. Elbette bu vaziyette o adam ölmeği sevmez. (Geri dönüp tövbe ederek iyi ameller işlemek is. ter fakat vakit geçmiş ve fırsat elden çıkmıştır.) İşte, Allahu Te âlâ da bu adamı sevmez.» buyurmuş ve ölümü sevip sevmeme- nin ölüm âni ile kayıtlı bulunduğunu beyan buyurmuştur. Yine Nesei'nin Ebû Hureyre (r.a)den rivâyetinde, Resûl-i Ekrem (S.A. V.): «Mü'min bir kula ölüm ânında rahmet melekleri beyaz bir ipek ile gelirler ve mü'minin ruhuna : «Sen râzı, Rabbın da sen- den râzı olduğu halde bu bedenden, gazabli olmayan Allâhu Tea- lâ'nı rahmetine ve huzuruna, çık.» derler. O rûh da misk gibi güzel bir koku ile bedenden ayrılır. Hatta o kadar güzel bir ko- kusu vardır ki melekler onu ellerinde dolaştıra dolaştıra gök ka- pılarına kadar giderler. Oradaki melekler de bu kokunun güzelli- ğinden bahseder ve nihâyet mü'minlerin ruhlarının toplu bulundu. ğu yere bu ruhu iletirler. Onlar ise bu rûhu görünce, yitiğini bulan bir insan gibi sevinirler ve : «Filancı ne oldu, ne yapıyor?» diye so- rarlar. İçlerinden ba'zıları da : «Bırakın onu o, bedenden yeni ay- rılmış, yorgundur; sorup durmayınız.» derler. Nihâyet kendisi ce- vap verir ve «Sorduğunuz adam öldü, size gelmedi mi?» der. Onlar da onun cehennem'e gittiğini anlarlar. Kâfir, ölüm döşeğine yattığı vakit azâb melekleri bir pala getirir ve : «Allah'ın gazabı üzerine olduğu ve sen de memnun olmadığın halde Allâh'ın azâ- bına gitmek üzere bu bedenden ayrıl.» derler. Lâşe gibi, pis bir koku saçarak bedenden ayrılır ve yerin kapısına götürülür. Orada- kiler: «Bu ne pis kokudur.» derler ve onu kâfirlerin ruhları ara- sina alırlar.» buyurdu. İşte böylece mü'min, ölümüne sevinir ve Allah'a ulaşmasını sever.

    Rivâyete göre Rebâh'ın oğlu Bilal ölüm döşeğine yattığı vakit başı ucunda bulunan ailesi çığlık kopararak bir «Ah» çekdi. Bila âilesine bakarak «Ah deyip tasalanma,ne mutlu bana deyip sevin Zira ben şu anda iki divar arasında sıkışık durumdayım. Halbuk yarın dostlarım, Hz. Muhammed (S.A.V.) ve onu
    Ahiret Günü
    Abdülkadir el-Hac Mutlaku'r-Rahbavi
    Güven Matbaası 1970
    sy. 11.

    YanıtlaSil


  152. EBCED (Bak:cifir) EBÛ BEKİR (R.A.)

    Ebû Leheb'in karısı Hz. Ebû Bekir'den Peygamberimizi sordu. (M.) 161:19. Mektup, 15. işâret

    Fetih Sûresinin son âyeti Hz. Ebû Bekir'in en meşhur vasfina işâret ediyor. (L.) 36:7. Lem'a, 5. si. Hz. Ebû Bekir dinden dönen Necid halkını zîr ü zeber etti. (M.)

    352:28. Mektup 6. mes. 1. nükte

    Hz. Ebû Bekir halifeliğe daha layıktı. (L.) 28, 30:4. Lem'a 4. nük.

    Hz. Ebû Bekir hicrette Peygamberimizin arkadaşıydı. (M.) 150,

    152, 159:19. Mektup, 14. ve 15. işâretler Hz. Ebû Bekir'in hilâfete geçeceğine işaretler. (L.) 36:7. Lem'a, 5. si; (L.) 43:7. Lem'a, tetimme, 2. nükte

    Hz. Ebû Bekir niçin az hadis rivâyet etti? (M.) 132:19. Mektup,

    10. işâret Hz. Ebû Bekir şahsî kemâlat ve verâset-i nübüvvet vazifesiyle

    Hz. Ali'den daha fazîletliydi. (L.) 30:4. Lem'a, 4. nükte

    Hz. Ebû Bekir Tebük Gazâsında Peygamberimizden duâ etme sini istedi. (M.) 124:19. Mektup, 8. işâret Hz. Ebû

    Bekir, "Ya Rab! Vücudumu öyle büyüt ki, Cehennem de başkasına yer kalmasın" dedi. (E.L.) 2:121; (S.) 711:konf. Rıza'nın Hz. Ebû Bekir ile ilgili rüyâsı. (S.T.) 19:Parlak fıkralar FIHRIST/182

    YANITLASİL

    yuksel21 Temmuz 2023 22:49
    Risale-i Nur Hz. Ebû Bekir'in meşrebini takip etmiş. (B.L.) 103 Şifler Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer'den uzaklaştıklarından ziyâna düşmüşler. (M.) 107:19. Mektup, 6. işâret

    Şiflerin Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer'e düşmanlıklarının sebebi. (M.) 353:28. Mektup 6. mes. 1. nükte

    Şiîlerin Hz.Ebû Bekir'e haksızlık isnat etmeleri, en büyük hak-

    sızlıktır. (L.) 31:4. Lem'a, 4. nükte Taşların Hz. Ebû Bekir'in elinde tesbih etmesi. (M.) 133:19.

    Mektup

    ECEL (Bak:ömür) Dünyanın ecel-i fitrîsi. (S.) 489:29. Söz 4. esas, 1. mesele

    Ecel genç ihtiyar ayırmıyor. (K.L.) 114.

    Ecel gizlidir. (B.L.) 175.

    Ecelin gizli olmasının hikmeti. (S.) 309, 317:24. Söz 3. dal 7. 8. asil; (L.) 213:25. Lem'a 13. devâ; (Ş.) 488:5. Şua; (Ş.) 546:

    15. Şua; (Sn.) 29.

    Ecel mukadderdir, tagayyür etmez. (L.) 211:25. Lem'a 9. deva Ecel-i kazâ. (B.L.) 191. Ecel-i muallak. (L.) 106:16. Lem'a 1. si; (B.L.) 191.

    Ecel-i mübrem. (B.L.) 191. Ecel-i müsemma. (B.L.) 191.

    Herkesin dünyasının direği kendi hayatıdır. (E.L.) 2:68. Öldürülen kimsenin eceli. (S.) 139:13. Söz 2. makam Ömr-ü tabisi olanın ecel-i fitrisi vardır. (1.1.) 193; (S.) 488:29.

    Söz 4. esa 1. mes

    EDEB

    Allah'a karşı edep nasıl olur? (L.) 59:11. Lem'a 7. nükte Çok edipler kâfiyenin hatını için edepte edepsizlik etmeye baş- ladılar.(Mh.) 79:2. maka, 1. mesele

    FIHRIST/183

    YANITLASİL

    yuksel21 Temmuz 2023 22:50
    Bir Hazinenin Anahtarı
    Risale-i Nur Kulliyati Fihrist ve İndeksi
    İsmail Mutlu
    sy. 182,183.

    YANITLASİL

    yuksel21 Temmuz 2023 22:53
    Benden sonra hulefa, hulefadan sonra umera, umeradan sonra melikler, meliklerden sonra Cebabire, Cebabireden sonra ise Ehli Beytimden bir kimse gelir de, O yeryüzünü adaletle doldurur. Ondan sonra da "Kahtani" gelir. Beni gönderen Zata kasem ederim ki, O, diğerlerinden aşağı değildir.
    Ravi: Hz. Abdurrahman İbni Kays (r.a.)
    Sayfa: 518 / No: 4
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel21 Temmuz 2023 22:56
    ۷۲۸ - إِذَا ظَهَرَتِ الْفَاحِشَةُ كَانَتِ الرَّجْفَةُ وَاذَا جَارَ الْحُكَّامُ قَلَّ الْمَطَرُ

    وَإِذَا غُدِرَ بِاَهْلِ الذِمَّةِ ظَهَرَ الْعَدُو (عدو الديلمي عن ابن عمر)

    728- Fuhuş yaygınlaşınca deprem olur, hakimler zulmedince yağmur azalır, zimmet ehline zulüm reva görülünce düşman zahir olur.

    YANITLASİL

    yuksel21 Temmuz 2023 22:57
    Ramuz ul Ehadis
    Hadis Ansiklopedisi
    Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi
    cilt. 1.sy.180.

    YANITLASİL

    Yorum Gönder
    Bu blogdaki popüler yayınlar
    İman
    Mayıs 04, 2023
    DEVAMI
    ruhu l furkan tefsiri
    Şubat 13, 2021
    DEVAMI
    hülasatü l beyan tefsiri
    Şubat 13, 2021
    DEVAMI
    Blogger tarafından desteklenmektedir
    Tema resimleri Michael Elkan tarafından tasarlanmıştır

    YUKSEL
    Vasiyet ve mustafa
    PROFİLİ ZİYARET EDİN
    Arşivleme
    Kötüye Kullanım Bildir

    YanıtlaSil
  153. İmanla Can Verme Duası

    لى أَسْتَلُكَ خَيْرَ المَسْئَلَةِ وَ خَيْرَ الدُّعَاءِ وَ خَيْرَ النَّجَاحِ وَ خَـ ل وَ خَيْرَ الثوَابِ وَ خَيْرَ الحَيَوةِ وَ خَيْرَ المَمَاتِ وَ تَتثنى وَ ثَقِل مَوَازِنى وَ حَقِّقْ إِيمَانِي وَارْفَعْ دَرَجَتِي وَ تَقَبَّلْ صَلَاتِي وَاغْفِرْ خَطيئَتِي وَ أَسْأَلُكَ الدَّرَجَاتِ الْعُلَى مِنَ الْجَنَّةِ أَمِينُ

    (Allâhumme innî es'elüke hayrel mes'eleti ve hayredduâi ve hay Fennecâḥi ve hayrel ameli hayressevâbi ve hayrel hayâti ve hayr memâti ve ve sebbitnî ve sakķil mevâzinî ve hakkik îmânî verfe' dere cetî ve takabbel šalâtî vağfir hatîetî. Ve es'elüked-derecâtil ulâ mine cenneti, âmîn.)

    م إِنِّى أَسْتَلْكَ فَوَاتِحَ الْخَيْرِ وَ خَوَاتِمَهُ وَ جَوَامِعَهُ وَ أَوَّلَهُ وَ آخِرَهُ وَ ظَاهِرَهُ وَ بَاطِنَهُ وَ الدَّرَجَاتِ الْعُلَى مِنَ الْجَنَّةِ

    لهُمَّ إِنِّي أَسْتَلُكَ اَنْ تُبَارِكَ لى فى سَمْعِي وَ فِي بَصَرِى وَ في رُوحي وَ فِي خَلْقِي وَ فِي مَحْيَايِي وَ مَمَاتِي وَ فِي عَمَلى

    ـمَّ وتَقَبَّلْ حَسَنَاتِي وَ اَسْتَلُكَ الْعُلَى مِنَ الْجَنَّةِ (Allahumme innî es'elüke fevâtihel hayri cevâmiahu ve evvelehu ve âhirehu ve recâtil ulâ minel-cenneti. zâhirehu ve bâtinehu, ved ve havâtimehu

    Allahumme inni es'elüke en tübârike li fi sem'i ve fi basari w ruhi ve fi halkî ve fi mahyâyi ve fî memâtî ve fî amelî. Allâhumme ve takabbel hasenâtî ve es'elükel-ulâ minel-cennet

    YanıtlaSil
  154. İMAN İLE İLGİLİ DUÂLAR

    İmanla ölmek için bu duayı akşam sabah okumak icabeder. Çünkü insanın en büyük saadeti imanla ölmektir. En büyük devlet iman devletidir. Para dünyada insanın sermayesi olduğu gibi, iman da ahiretimizin sermayesidir.

    Hele insanın son nefesi çok mühimdir. Kelime-i Şehadet ile öl- mek, imanı muhafaza ederek emaneti sağlam olarak Hakk'a teslim etmek, ne büyük bir mürüvvet ve ne mutlu bir devlettir. En büyük sermaye imandır. İşte bu duayı devamlı okuyan insan, Allah'ın emri ile imanla çene kapatacaktır. Allah cümlemize iman nasip eylesin, âmin.

    YanıtlaSil
  155. Mecmuatu'l Ahzab
    Büyük Dua Kitabı
    Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi
    Bahar Yayınları
    sy. 102.

    YanıtlaSil
  156. Hazret-i Ali anlatıyor:

    Rasûlullah bir gün:

    "Ümmetim on beş şeyi yapmaya başlayınca ona büyük belanın gelmesi vâcip olur!" buyurmuşlardı.

    Yanındakiler:

    "-Ey Allah'ın Rasûlü! Bunlar nelerdir?" diye sordular.

    Rasûlullah Efendimiz şöyle sıraladı:

    "1. Ganimet (yani milli servet, fakir fukaraya uğramadan sade ce zengin ve mevki sahibi kimseler arasında) tedávül eden bir metá

    haline geldiği,

    2. Emanet, ganimet gibi görülüp hiyanet edildiği,

    203

    YANITLASİL

    yuksel24 Temmuz 2023 09:36
    EBEDİYET YOLCULU

    3. Zekât, ibadet olarak görülmeyip büyük bir yük ve kayıp de rak telâkki edildiği,

    4. Kişi, (gayr-i meşru işlerde) kadınına itaat ettiği,

    5. Kişi, annesine karşı itaatsizlikte bulunduğu,

    6-7. Kişi, arkadaşına iyilikte bulunduğu hâlde babasına kab davrandığı,

    8. Mescitlerde sesler yükseldiği (huşû kaybolduğu),

    9. Bir milletin idarecisi en alçakları olduğu, (Nitekim bu zama zaman dünyanın muhtelif devletlerinde görülebilen bir hâdisedir

    10. Bir kişiye şerrinden korkularak hürmet edildiği.

    11. Çeşitli isimlerle îmâl edilen içkilerin serbestçe içildiği.

    12. İpek elbiselerin erkekler tarafından giyildiği,

    13-14. Şarkıcı kadınlar ve çalgı aletlerine aláka arttığı, (Gre müzde sanat, bale, konser vb. adlar altında; bar, gazino ve benzer se lonlarda ve hatta radyo, televizyon gibi çeşitli mecralarda -maalesef- yaygın hâldedir.)

    15. Bu ümmetin sonradan gelen nesilleri, önceden gelip ge çenlere lånet ettiği zaman, (Günümüzde bazı gâfillerin ecdading Osmanlı'ya ve geçmiş İslâm âlimlerine buğz etmesi gibi.)

    İşte o zaman, (mü'minlerin ruhlarını kabzeden) kızıl rüzgân, re batışı veya domuz ve maymunlara çevrilmeyi, 110 zelzeleyi ve go ten taş yağmasını bekleyin.

    Ondan sonra birbiri ardınca pek çok alâmet zuhûr eder ve bur lar, ipi kopan eski bir gerdanlığın ardı ardına düşen taneleri gibi br birini takip ederler. "111

    204

    110. Bkz. Tirmizi, Fiten, 38/2210. 111. Tirmizi, Fiten, 38/2211.

    YANITLASİL

    yuksel24 Temmuz 2023 09:38
    KIYAMET

    Gaybı ancak Allah bilir. Herhalde bunlar, kıyameta plastika iyice artması neticesinde vukū bulacak alametlerdir.

    YANITLASİL

    yuksel24 Temmuz 2023 09:42
    KIYAMET

    Gaybı ancak Allah bilir. Herhalde bunlar, kıyamet yaklaştıkça şerrin iyice artması neticesinde vukū bulacak alametlerdir.
    Ebediyet Yolculuğu
    Ölüm /Kabir /Kıyamet ve Ötesi
    sy. 203,204.

    YanıtlaSil
  157. Osmanlı Tahtının Varisleri: Kırım Hanları

    Ankara Savaşı'ndan sonra yıkılacak olan Altinorda'nın devami Kırım Hanlığı olur. Geleneksel devletlerde kültürün etkisi baskındır. Osmanlı'da "Hanedan-ı Ali Osman" Osman Gazinin soyu "kut" yani Allah'tan dünyayı yönetme gücü

    YANITLASİL

    yuksel26 Temmuz 2023 04:26
    almış, baht sahibi olarak kabul edilirdi. Bununla birlik- te Cengiz soyu da kut sahibi kabul edilir ve bu yüzden büyük önem taşırdı. Osmanlı'da erkek çocuk doğmasa, soy kesilse, taht Kırım Hanı'nın hakkıdır. Çünkü onların soyları da kutludur. Osmanlı kaynaklarında Cengiz soyu bu açıdan muteberdir. O kadar ki; tüm paşalar, krallar huzura çıktığı vakit Sultanın eteğini öperken; Kırım hanları el öpme hakkına sahiptiler. Fatih ile beraber Osmanlı'ya bağlanan Kırım Hanlığı; II. Viyana Kuşatması'nda vazi- felerini yerine getirmez ve duygusal bir sebepten ötürü düşmanın önünü kesmeyerek Osmanlı ordusunun iki ateş arasında kalmasına sebep olurlar.

    Vazifeyi Terk Kendine ve İslam'a İhanettir

    Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın emrine rağmen Kırım Hanı; Leh ordularını durdurmaz ve geçişine izin verir. Vi- yana'yı fethetmeye yakın olan ordu arkadan beklenmedik bir baskın ile sarsılır ve iki ateş arasında kalır. Bu hadisenin etkisi bugün de devam etmektedir. Bozgundan sonrası Osmanlı, Kırım ve âlem-i İslam için duraklama, gerileme ve hayatta kalma mücadelesi olacaktır. Dün Osmanlı'ya şu ya da bu sebepten karşı duran, altını oyan hangi teşekkül varsa bugün Türkiye'den daha vahim halde; yok olma teh- likesiyle karşı karşıyadır. Gün; tekerrürü önleme, tarihten ilhamla aleme yeni bir nefes olma günüdür.

    YANITLASİL

    yuksel26 Temmuz 2023 04:29
    Genç
    Ebedi Gençlik Dergisi
    Ocak 2018
    sayı. 136.
    sy.43.

    YanıtlaSil
  158. Namazı ve Orucu terk edenlerin cezası **

    **

    Namazı kasten, tenbelliği yüzünden terkeden, şiddetle, hattâ (vücu- dundan) kan çıkıncaya kadar döğülür ve namaz kılıncaya kadara hapsolu nur (1). Ramazan orucunu terkeden için de hüküm aynıdır. Namaz kılmayan ve oruç tutmayanlar öldürülmez; Ancak namazın veya orucun farz olduğu- nu inkâr eden veya bunlarla alay eden (kâfir olacağı için) öldürülür.

    (1) Imam-ı Şafiî'ye göre, kasden namaz kılmayan kişi ceza olarak öldürülür. Imam-1 Maliki'ye göre ise kâfir olduğu için öldürülür. Bu cezalar namaz kılmayanın dünyaya ait cezasıdır. Ahirete gelince, eğer bu kişi Müslüman olarak ölürse namaz gibi önemli bir farzı terkettiğinden dolayı uzun ve ağır azablara müstehak olur. Peygamber Efendimiz, Kişi ile kâfir olmak arasında namazı terketmek vardır. (Kisi namazı terkedince kâfirliğe yaklaşmış olur) buyurmuştur.
    Nurul İzah ve Tercümesi
    Abdullah Aydın
    sy. 69.

    YanıtlaSil
  159. sadece ortam nakkinda degerehe yapı- labilir ve sonra belki yönetilebilir. İstihbarat analizcilerinin işi ile ilgili gittikçe açıl hale gelinen aşama analitik görevler artık ikazdan (özellikle taktik ikaz) daha stra tejik ve sırlarla ilgilenmeye kaymaktadır. Analiz işine bilginin bittiği ve belirsizliğin kaçınılmaz olduğu yerden başlanır. Konunun anlaşılması için Carl Von Clausewit ile daha az bilinen çağdaş stratejist Antonie Hneri Baron de Jomini'nin istihbara anlayışları Tablo 3'de karşılaştırılmıştır. Jomini'ye göre, strateji belirli çözümler olan problemler serisidir ve matematiksel mantık stratejinin temel prensiplerinde çıkarılabilir55. Clausewitz'e göre tahmin edilemez olaylar savaşta kaçınılmazdır v muharebeler bu belirsizliği azaltır. Savaş, olasılıkların, iyi ve kötü şansın bir arac oynandığı bir kumardır56. Clausewitz'e göre belirsizlik ancak yönetilebilir ama ye edilemez. Savaş ve istihbarat üzerinde büyük bir sis vardır. Jomini'ye göre çoğu d ğerlendirmeler mümkün olan en iyi öngörüyü veya temel kanaatleri yansıtır. Or ya konan alternatif sonuçlar içinde en olası olanıdır. Yani mesela birkaç olası değ lendirme içinde analitik olarak en olası olanı bulmaktır. Clausewitz ise üç pren ortaya koyar. İlki emin olmak ve olasılık farklıdır, düşük olasılıkla olsa bile bazı doğru olabilir. Güven kadar bilginin içeriği de önemlidir

    YanıtlaSil
  160. 4974- Kim Allah'in gazabını mucip olan hususlarla insanları hoşnut ederse, Allah daima onu onlara muhtaç kılar. Bir kimse de nası gücendirmek pahasına Allah'ı hoşnut ederse insanların kötülüklerine karşı, Allah ona kâfi gelir.

    ٤٩٧٥ - مَنْ أَرْضَى اللَّهُ بِسَخَطِ الْمَخْلُوقِينَ كَفَاهُ اللَّهُ مُوْنَةَ الْمَخْلُوقِينَ وَمَنْ أَرْضَى الْمَخْلُوقِينَ بِسَخَطِ اللَّه سَلَّطَ اللَّهُ عَلَيْهِ الْمَخْلُوقِينَ" (الخليلي عن عمر وبــــن

    شعيب عن أبيه عن جده

    4975- Bir kimse halkı nazar-ı itibara almadan Allah'ı hoşnut ederse, Allah ona kâfi gelir. Allah'ı gücendirerek mahlukatı hoşnut ederse, Allah o mahlukatı kendisine musallat eder.

    ٤٩٧٦ - مَنْ أَرْعَبَ صَاحِبَ بِدْعَةٍ مَلَأَ اللهُ قَلْبَهُ أَمْنًا وَايْمَانَا وَمَنْ انْتَهَرَ صَاحِبَ بِدْعَةٍ آمَنَهُ اللَّهُ مِنَ الْفَزَعِ الأَكْبَرِ وَمَنْ اَهَانَ صَاحِبَ بِدْعَةٍ رَفَعَهُ اللَّهُ فِي الْجَنَّةِ دَرَجَةً وَمَنْ لَآنَ لَهُ اذَا لَقِيَهُ تَبْشِيشًا فَقَدْ اسْتَخَفَّ بِمَا أُنْزِلَ عَلَى

    مُحَمَّدٍ (كر عن ابن عمر)

    4976- Kim bidat sahibini korkutursa, Allah onun kalbini emniyet ve iman ile doldurur. Kim bidat sahibini men ederse, Allah onu kıyametin çirkin manzarasından emin kılar. Kim bidat sahibini terslerse, Allah onun cennette bir derecesini yükseltir. Kim de onunla karşılaştığı zaman güler yüz gösterip yumuşak davranırsa, Muhammed'e indirileni istihfaf etmiş (hafife almış) olur. (Bidat sahibine Allah için buğzetmek vaciptir.)

    ٤٩٧٧ - مَنْ أُريدَ مَالَهُ بِغَيْر حَقَّ فَقَاتَلَ فَقُتِلَ فَهُوَ شَهِيدٌ رعب د ن ق ت صحيح عن ابن عمرو حم ٥ عن ابي هريرة

    4977- Kimin malı elinden alınmak istenip de bu uğurda karşı tarafla çarpışırken öldürülürse o şehittir. ٤٩٧٨ - مَنْ اِزْدَادَ عِلْمًا وَلَمْ يَرْدَدْ فِى الدُّنْيَا زُهْدًا لَمْ يَرْدَدْ مِنَ اللَّهِ إِلَّا

    بُعْدًا الديلمي عن على)

    4978- Kim dünyada ilmini artırıp da zühdünü artırmazsa

    Allah'tan daha da uzaklaşır.

    -1151-
    Ramuz ul Ehadis
    Hadis Ansiklopedisi
    Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi
    2.cilt.sy.1151.

    YanıtlaSil
  161. Vatan hainlerini putlastirdilar
    kahramanlastirdilar
    Mustafa Kemal ve İnönü
    İslam dini oldurulecek
    Yahudiler ve masonlar
    Biz Turkleri savaşarak yenemiyecegiz, ancak İslam dininden çıkartarak yenebiliriz.
    Haim Naum
    Mustafa Kemal ve inonuyu dost bulmuş (İslam dinine dusman) ve böylece Turkiye Cumhuriyetin temelleri dinsizlikle....... (Lozan in gizli madde leriyle)
    istisna olarak Mustafa Kemal Atatürk ün gizli vasiyeti aciklanabilseydi Turkiye de her şey degisebilirdi (İsmet Bozdag
    17 Ocak 1988
    Nokta Dergisi....
    atılmıştır.

    YanıtlaSil
  162. Ümmetimden "Ehli kitabdan" bir cemaat ve "ehli liben" (çöl halkı) helak olacak. Denildi ki: "Ehli kitab kimdir?" Buyurdu ki: "Kitabullahı öğrenip müslümanlarla mücadele edecek bir kavimdir." Denildi ki: "Ehli Liben kimdir?" Buyurdu ki: "Şehvetlerine uyub, namazı terkedecek bir kavimdir."
    Ravi: Hz. Ukbe (r.a.)
    Sayfa: 304 / No: 6
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  163. Cennet ehli Cennetteki makamlarına yerleşir ve Cuma'dan Cuma'ya Allah'ı ziyarete giderler. Onlara Arşı Rahman aşikâr olup, Allah'ı görürler. Bu Cennet bahçelerinden birinde olur. Ve herkes derecesine göre bir minbere yerleşir. En aşağısının yerleri misk tepelerindedir. Ve bunlar kendi hallerini diğerlerinden aşağı görmezler. Soruldu ki: "Rabbimizi görecek miyiz?" Buyurudu ki: "Evet, ayın 14'üncü gününde görülmesinde, ya da güneşin görülmesinde nasıl hilâf yoksa, (veya bunları nasıl izdihamsız görüyorsanız) öyle Rabbinizi göreceksiniz." Allah (z.c.hz.) onlara ayrı ayrı muhatap olur. Ve hatta bazılarına dünyadaki bazı sözlerini hatırlatır. Kul: "Yarabbi mağfiret etmemiş miydin?" der. Allah: "Ettim de onunla buraya geldin" buyurur. O esnada iki bulut öyle güzel kokular serper ki, kimse böylesini görmemiştir. O zaman Allah Tealâ buyurur ki: "Haydi kalkın ikram edeceğim şeylerin başına." O zaman kalkıp cennetin çarşılarına gelirler. Bu çarşılarda aklın tasavvur edemiyeceği şeyler vardır. Orada ne para verilir, ne de yüklenilir. Sadece emredilir. İşte orada biz birbirimizle karşılaşacağız. Derecesi üstün olanların elbisesi başka olur. Ve birinin gözüne bu ilişince kendi elbisesi de derhal fevkalâde olur. Çarşılardan yerimize döneriz. Ailelerimiz: "Başka bir şekilde güzelleşip geldiniz" derler. Biz de deriz ki: "Tabii güzelleşip gelmek hakkımızdır. Zira Rabbımızı ziyaretten geliyoruz."
    Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.)
    Sayfa: 118 / No: 8
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil
  164. Çarpıtılmış bilgi, bilgisizlikten

    daha zararlıdır.

    YanıtlaSil
  165. Öte yandan nifakın siyasî, iktisadî ve sosyal alanlarda kendini gösterdiğini ortaya koyan, casusları ve bazı gizli teşkilâtları münafık olarak değerlendiren araştırmacılar da vardır (Abdülhalim Hifnî, s. 100-149, 229).

    YanıtlaSil
  166. AYET

    Yetimlere mallarını verin, temizi pis olanla değişmeyin, onların mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin; zira bu büyük bir günahtır. (Nisa. 4/2)

    KORUYUCU AİLE OLMANIN HÜKMÜ NEDİR?

    İslam'ın ilk yıllarında eski geleneğin devamı olarak bir süre muhafaza edi- len evlatlık kurumu, Medine döneminde nazil olan "Allah, evlatlıklarınızı öz çocuklarınız (gibi) kılmamıştır." (Ahzab, 33/4) mealindeki ayetle kaldırılmış, ardından gelen ayette de evlatlıkların evlat edinenlere değil asıl babalarına nispet edilmesi emredilmiştir. Bunun tabii bir sonucu olarak evlatlığın ne- sebi, evlat edinene bağlanmaz, aralarında mahremiyet meydana gelmez ve mirasçılık ilişkisi doğmaz. Bununla birlikte evlatlık kurumu zaman zaman 'koruyucu aile' tarzında varlığını sürdürmüştür. İslam'ın evlatlık müessesesini kaldırması, yetim, öksüz ve kimsesiz çocuklarla ilgilenilmeyeceği anlamına gelmez. Çünkü İslam'a göre himayeye muhtaç çocuklara bakmak, onları beslemek, büyütmek büyük sevaptır ve bir insanlık ödevidir. Hz. Peygamber (sas), işaret ve orta parmağını göstererek "Ben ve yetimi himaye eden kimse cennette şöylece beraber bulunacağız." (Buhari, Edeb, 24) buyurmuştur

    YanıtlaSil
  167. İnsanlığın kurtuluşu faizin kaldırılması, zekâtın yerine getiril mesindedir. (S.) 649:Lemaat

    YANITLASİL

    yuksel4 Şubat 2024 22:33
    İnsanlar kendi idarecilerinin yolundadır. (Mn.) 33.

    YANITLASİL

    yuksel4 Şubat 2024 22:53
    8.Asirda İngiliz Kralı Lâ ilahe illallah Muhammed ün Rasulüllah diye yazarak para bastırmış.
    Akra Fm.
    Günün sohbeti
    Prof Dr Mahmud Esad Coşan

    YANITLASİL

    yuksel4 Şubat 2024 23:36
    Türkiye Cumhuriyeti de paranın üstüne Lâ ilahe illallah Muhammed ün Rasulüllah diye yazmalidir.

    YanıtlaSil
  168. Cennet ehli Cennete Cehennem ehli de ateşe girdiklerinde, ölüm (bir koç şeklinde) Cennetle Cehennem arasında bir yere getirilir ve kesilir. Sonra bir münadi şöyle nida eder: "Ey ehli Cennet, ebedilik var ölüm yok. Ey ehli nar, ebedilik. Ölüm yok." Bunun üzerine Cennet ehlinin sevinç üzerine sevinçleri artar. Cehennem ehlinin ise hüzünleri üzerine hüzünleri artar.
    Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    Sayfa: 51 / No: 9
    Ramuz El-Ehadis

    YANITLASİL

    yuksel20 Şubat 2024 16:30
    Ümmetimi Benden sonra öyle fitneler kaplayacak ki, o fitnelerde insanın vücudu gibi kalbide ölür.
    Ravi: Hz. İbni Ömer (r.anhüma)
    Sayfa: 346 / No: 5
    Ramuz El-Ehadis

    YanıtlaSil

Yorum Gönder