BEŞ VAKİT NAMAZI CAMİDE KILAN BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM DEMİŞ
GİBİDİR
ÜMMETİM YILDIZLARA GİDESİYE KADAR KIYAMET KOPMAYACAKTIR
HADİS İ ŞERİF
YanıtlaSil
yuksel4 Şubat 2026 23:14 Nefsin isteklerine uymak merhametsizliği netice verir. (ML)
YanıtlaSil
yuksel4 Şubat 2026 23:10 Bir Hazinenin Anahtarı
RİSALE-İ NUR KÜLLİYATI
FİHRİST VE İNDEKSİ
İSMAİL MUTLU
İKİNCİ BASKI
YanıtlaSil
yuksel6 Mart 2026 18:57 -1929-Arapça ve Farsça dersleri okullardan kaldırıldı.
1939-Almanya'nın Polonya'ya saldırması Üzerine, II. Dunya Savaşı başlamış oldu.
1947-TBMM, Amerikan yardım anlaşmasını oy birliği ile kabul etti.
EYLUL
01
PAZARTESİ
9 1447 R.EVVEL
RUMI: 19 AĞUSTOS 1441
HIZIR: 119
tevekkül ettim
Hud Suresi: 56
BİR HADİS
Misvak kabuğu ile de olsa karnınızı doyurabilecek-seniz insanlardan bir şey istemeyin.
Taberani
İnsan küçük bir âlem olduğu gibi, âlem dahi büyük bir insandır. Bu küçük insan o büyük insanın bir fihristesi ve hülāsasıdır. İnsanda bulunan numunelerin büyük asılları, insan-ekberde
bulunacaktır. Lem'alar
YanıtlaSil
yuksel17 Mart 2026 07:59 BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ÜN GİZLİ VASİYETİ ACİKLANABİLSEYDİ TURKİYE DE Kİ TARİH DEGİSEBİLİRDİ
٥٩٨٠ لا شُفَعَةَ لِصغير ولا الغائب ولا لشريك على شريك اذا سمعة بالسَّرَاءِ وَالشَّفْعَةُ كَحَل العقال " (طب) ق خط عن ابن عمر)
5980- Küçüğe, yitik olan kişiye, satacağını duyup da ta-lip olmayan ortağa şüf'a hakkı yoktur. Şüf'a iplerin çözülmesi gi bidir (biri talip çıkmazsa hak diğerine intikal eder).
٥٩٨١ - لا شُومَ فَإِنْ يَكُ شُومٌ فَفِى الْفَرَسِ وَالْمَرْأَةِ وَالْمَسْكَنِ (طب عن ابن عباس بن سهل بن سعد عن ابيه عن جده)
5981- Kötümserlik (uğursuz sayma) yoktur. Şayet olursa atta, kadında, meskende olur.
٥٩٨٢ - لاَ صَلَوةَ بَعْدَ الْعَصْرِ حَتَّى تَغْرُبَ الشَّمْسُ وَلَا بَعْدَ الْفَجْرِ حَتَّى تَطْلُعَ الشَّمْسُ إِلَّا بِمَكَّةَ إِلَّا بِمَكَّةَ (حم قط طس حل ق عن أبي ذر)
5982- İkindiden sonra güneş batana kadar namaz yokt. ur. Sabahtan sonra güneş doğuncaya kadar namaz yoktur. An-cak Mekke'de, ancak Mekke'de.
٥٩٨٣ - لا صَلَوةَ لِجَارِ الْمَسْجِدِ إِلا فِي الْمَسْجِدِ (قط عن جابر ق قط عن ابى هريرة حب عن عائشة
5983- Cami komşusunun namazı ancak camide olur.
٥٩٨٤ - لا صَلوةَ بِحَضْرَةِ طَعَامٍ وَلاَ وَهُوَ يُدَافِعُهُ الْأَخْبَثَانِ (م د عن عائشة)
5984- Yemek hazırken namaz kılınmaz, küçük ve büyük abdesti varken namaz kılınmaz.
عليه ولا يؤمن بالله من لا يؤمن بى ولا يؤمن بى من لا نحب الانصار
قط على من عن سعيد بن زيد طلب عن الى صورة له من السماء بنت سعيد)
5988 Abdesti olmayanın namazı olmaz. Besmele'siz de olmaz. Bana iman etmeyen Allah'a iman etmiş olamaz. Paan sexmeyen de bana iman etmiş sayılmaz.
٥٩٨٧ - لا ضرر ولا ضرار من ضار ضارة الله ومن شاقى فى الله عليه
مالك والشافعي عن عمرو بن يحيى موسلا قط لك في عن أبي سعيد)
5987- Zarar vermek de yok, zarar görmek de yok. Kim zover verirse Allah ona zarar verir. Kim güçlük çıkartırsa Allah da one güçlük çıkartır.
٥٩٨٨ - لا ضرر ولا ضرار والرجل أن يضع خشبة في حائط جاره والطريق الْمَيْتَاءُ سَبْعَةُ أَذْرُعٍ (عب حم عن ابن عباس)
5988- Zarar vermek de, zarar görmek de yoktur. Ancak kişi komşusunun duvarına zarar vermiyorsa odun koyabilir. Yü-rüme yolu yedi arşındır.
٥٩٨٩ - لا طاعة لأحَدٍ فِي مَعْصِيَةِ اللهِ إِنما الطاعة في المعروف (خ) مدد
حب عن على
5989- Allah'a isyan olan yerde hiç kimseye itaat edilmez. İtaat ancak İslami hudutlar dahilinde olur.
٥٩٩٠ - لا طَاعَةَ لِمَخْلُوقِ فِي مَعْصِيَةِ الخَالِقِ" (حم طب له وابن خزيمة وابن جرير عن
عمران والحكم بن عمرو وابو نعيم خط عن انس طب عن النواس
5990- Halık'a olan isyanda mahluka itaat yoktur.
٥٩٩١ - لا طلاق إلا فيما تملك ولا عنق إلا فِيمَا تَمْلِكُ وَلا بَيْعَ إِلا فيما تَمْلِكُ وَلا وَفَاءَ نَذْرٍ إلا فيما تملك ولا نذر الا فِيمَا أَبْتَغِيَ وَجْهُ اللَّهِ تَعَالَى وَمَنْ
حَلَفَ عَلَى قَطِيعَةِ رَحْم فَلا يَمينَ لَهُ (دلك عن عمرو بن شعيب عن أبيه عن جده)
sahteciliği var. "Bir yerde ucuza satabildiğin ürünü başka yerde Evet, Migros, Şok gibi... Ama orada inkâr yok, kapitalizmin daha pahalı niye satıyorsun?" sorusu sahipsizdir. Ayrı fasıl, geçe lim. Neticede, "Duvarcı Ustası" ve çıraklarının buluştuğu kulüp-lerin her birinin uluslararası örgütlenmeler oldukları ortada. Bazı yerlere gelebilmek için niye bu örgütlere üye olmak acayip bir ilti-mas sağlıyor? Sistem acaba ne ölçüde ahlâki ölçütler çerçevesinde işliyor? Gülünç bir ayinleri olduğunu biliyoruz. Bu ayinleri ye. nilemeye, hatta kısmen güncellemeye dahi cesaretleri yetmeyen masonların toplumda yenilik öncüsü olmaları akılla bağdaşır mı?
Ama o ritüelleri belirleyen birileri var demek ki...
O ayinler eskiden beri var, ama artık köhneleşmiş ve bundan beş yüz yıl öncesine ait. Fransada Tapınak Şövalyelerine yapılan operasyon için mahkeme sırasında haklarında iddia edilen ahlâk dışı alışkanlıklara dair söylentiler bugün ne kadar geçerli? Günü-müzde çok mu farklı? Onun için Masonların küresel oyun içinde şöyle bir rolleri olduğunu düşünüyorum: Bulundukları toplumun milli kültürlerini, milli duyarlılık noktalarını yok etmek. Bulun-dukları toplumdaki insanların mümkünse tamamını dünya va-tandaşı haline getirmek... Bulundukları ülkeleri sömürgeci siste-me bağımlı kılmak için ortam oluşturmak görevindedirler. Çoğu bunu bilinçli yapmaz elbette. Ama süreçte hizmet edilen efendi başka bir yerdedir; ülkenin içinde değildir.
Peki, hizmet edilen o efendi veya efendiler kimlerdir?
Mesela CFR'ye (Dış İlişkiler Konseyi) hizmet edebilirler. Bu işlerin en tepesi CFR'dir demiyorum. Belki görünürde en üst ma-
kamlardan biridir. Küresel dalavereleri geliştirip uygulayanlar herhalde tek bir örgütte buluşmuş değillerdir. Her şeyi oradan ya piyor da değillerdir. Öyle bir tane imparator hazretleri ve onun idare ettiği gizli küresel yönetim kurulu olmasa gerek. Bir yerde birilerinin borusu ötüyordur. Birbirleriyle de amiyane tabirle si-dik yarışı içindedirler. Islah olunmamış hırsları, törpülenmemiş benlikleri yüzünden kaçınılmaz bir biçimde birbirlerini de yer-ler. Onları birbirleri aleyhinde dengeleyen tek şey küresel çarktır. Tabii nihai tahlilde soracak olursak dünyayı kim yönetiyor diye, dünyayı Allah yönetiyor. Buna hiç şüphe yok. İslam'ın itikat sis-temini Sufi yorumuyla benimsemiş bir insan olarak inanıyorum ki, her durumda yeryüzünde gerçekleşen her işin biricik, mutfak faili Allah'tır. Gerçekte her işi tedvir eden Allah'tır. Ama bu işleri nasıl tedvir eder? Şeytanı özgür bırakarak, şeytanın yardımcıları ile sınav çarkını yürütüyordur. Allah dilemese, izin vermese bir şey yapabilmesi mümkün olabilir? Bu yüzden dünyayı kim idare ediyor sorusunun cevabı tek kelimedir: Allah! Fakat Allah dünya-yı bütünüyle şeytanın eline bırakmış gibidir. Onun için kendile-rini dünyayı yönetecek devler ve yarı tanrı varlıklar olarak algıla-yanlar bana bütün ciddiyetlerine rağmen çok gülünç görünürler. Neden? Şeytanın yardımcısı veya oyuncağı oldukları halde bu-nun farkına varamamaları çok gülünç bir durum değil midir? Bu kadroların bir kısmı da ayinlerinde doğrudan şeytanla bilinçli bir şekilde işbirliği yapabilirler. Sadece Masonları kast etmiyorum. Mesela Türkiye'de herhangi bir Mason locası kendisini, belki de bütün mensuplarını, hatta üstadını bile bağımsız zannedebilir. Sadece şöyle de düşünüyor olabilir: Tamamen insani değerler bağlamında Fransa ya da İngiltere'deki genel merkezle işbirliği-miz var. Fakat farkında olmadan CFR'nin yönlendirdiği, yönetti-ği bir örgüt misyonu yürütüyor olabilirler. Zira kültür ve siyaset
hayatımızda yaptıkları genellikle böyle bir iştir. Küresel hayat tar tici yetiştirmek... Yani adam diyelim ki Masondur, çok büyük bir zını yaymak... Daha açık bir ifade ile küresel çeteye köle ve tüke gelip özelleştirmeye girmesini ister. Daha doğrusu istiyor görül zengindir. Fakat tutar, filan veya feşmekân yabancı sermayenin nür. Kendi sermaye gücü yetmediğine göre kamunun elinde kalsa ne olur? Özerk olarak yönetilmesi halinde niye özelleştirme şart? Olmaz! Çünkü onun ilahları öyle istiyordur. Kimdir ilahları? Kü-resel sermayedir. Onlarla işbirliği yapmazsa palazlanamayacağı ni, bulunduğu yerde bile kalamayacağını, yutulacağını bilir.
Mozart, Voltaire, Balzac, George Washington gibi çok bü yük masonlar var. Ama mesela Mozart niye mason olma ih-tiyacı duysun? Mason olmasa büyük sanatçı olamaz mıydı?
Mozart zaten çok genç yaşta ölmüş bir adam. Mozart'ı diğer-lerinden farklı tutmak lazım... İleri derecede bir mason olduğu-nu da sanmıyorum. Ama o günün şartları içerisinde masonlar iyi örgütlenmişler. Üstelik "yükselen değer" haline getirilmişler. Gizli işler her zaman insanları cezp eder. Düşünün, ancak seç-kinlerin kabul edildiği karanlık ve derin bir oda... Aynı zamanda moda... Gerçek yıldızlar da, bütün yeteneklerine ve özgüvenle-rine rağmen böyle bir cazibeye de meyledebilirler. Muhtemelen Goethe de masondur ve daha sonra Müslüman da olmuştur. İn-sanlar niçin 10 ya da 20 milyar verir de Galatasaray, Fenerbahçe üyesi olurlar?
Kendi reklâmını yapmak, itibar görmek için...
Kendi reklamını yapar tabii. Fakat ayrıca toplum ona bir de-ğer veriyordur. Milyonlarca insan futbolla ilgileniyor. Büyük ku-lüpler herkesin gözdesi. Oralarda sözde karar vericiler arasına
o dö-girmek yüksek bir konum elde etmek gibi görülüyor. İşte nemde masonluk batılılar için öyledir. Hani bir zamanlar Ana-dolu'da memurların üye olduğu şehir kulübü gibi nasıl mahalli seçkinliğin belirtisi ise öyle. Üstelik Masonlukta bir de sana dün-ya çapında bağlantının esrarlı çekiciliği sunuluyor. Öte yandan bizzat Masonluk, "Filanca adam da burada" dedirtmek için ün-lüleri de aralarına almaya büyük önem verirler, özen gösterirler. Mozart, Balzac gibi yetenekli insanlar masonluğun içindeki istis-nalardır. Mason olmamaları halinde de büyük yeteneklerdir.
Burada bir noktayı daha belirtmek isterim. Masonlar hakkın-da bir sürü şey okudum, ama sağlıklı bir kanaat sahibi olamadım. Buna karşılık çok basit bir kitaptan, daha doğrusu kitapçıktan epey ciddi bir kanaat edinebildim. Sözünü ettiğim kitapçık ka-palı devre yayındı. Üzerinde Masonluk işareti olan bir kitapçık... 1933 tarihli. Üzerinde 35 kuruş diye fiyat da var. Satıldığına göre, herhalde çok da kapalı devre yayın sayılmaz... İki mason üstadın konferansı vardı bu kitapçıkta. Konferanslardan birisini Mehmet Akif Ersoy'un damadı ve önemli masonlarımızdan Ömer Rıza Doğrul vermiş. Diğer isim şu anda aklımda değil.
Hangi yıl verilmiş?
Konferansın verildiği tarihi çok iyi bilmiyorum, ama kitabın basım yılı 1933... Orada şunu gördüm. Bu iki konferans âdeta tasavvuftaki "vahdeti vücut" anlayışıyla pozitivist batı düşüncesi-nin çarpıtılmış şeklinden ibaret bir felsefe koyuyor ortaya. Aslın-da çok tanrılı, çok tanrıcı bir inanç oluşturuyor. O zaman kendi kendime dedim ki, Masonluğun en azından çağımızdaki ana he-defi, birincil derdi semavi itikatları yok etmektir.
Masonluğun Yahudiliğe hizmet ettiği tezi çürür o zaman, İlk bakışta öyle görünür, ama bence çürümez. Niye? Her şeyi
sen kontrol edersen herkesin semavi itikadı yıkılır, seninki hariç Kaldı ki İsrail için semavi itikat çok önemli değildir... Bugün Si yonistlere deseniz ki, "Size dünya krallığını vereceğiz, siz de Tev. rat'i inkâr edeceksiniz" acaba ne derler size? Pek çok tanrıtanımaz Siyonist vardır, malum. Milli ülkü önemlidir onlar için. Yahudi inancı, Siyonistler açısından milli ülküyü diri tutmaya yarayacak bir dayanaktır. Gerisi önemli değil. Adam belki sosyal demokrat-tir, belki tanrıtanımazdır, ama büyük İsrail ülküsünü herhangi bir Tevrat tutkunu Siyonist kadar savunabilir. Siyonist olmak böyle bir şeydir, ama Yahudi olmak bu değildir. İnsan Yahudi'dir, belki bir ölçüye kadar da dindardır, ama "kendisinin seçilmiş bir ırkın temsilcisi, bütün insanların da köle olduğu yolundaki saplantıyı benimsememektedir. Siyonizm ile Yahudilik birbirine karıştırıl-mamalıdır. Yani Masonluk Yahudiliğe hizmet etmez, ama Siyo-nizme eder.
Ama maddi hirstan dolayı önemli bir konuma geleyim diye bunu yaparlar. Ülkenin kim olduğu önemli değil, yeter ki ben nemalanayım diye düşünürler.
Daha açık konuşalım. Amerikalı vatandaşa sorarsanız insan-cıldır değil mi? Ortalama vatandaş böyledir... Çoğunluk genelde iyi hisler taşır. Fakat Amerikan orduları üç beş günde Irak'ı işgal ettiğinde bundan klasik sömürgeci hazzı duymazlar mı? "Benim ordum, benim askerim, zafer, kahramanlık, aslanlar, kaplanlar" türünden duygular onların yüreklerine uğramaz mı? Elbette bir gurur yaşarlar. Karşı çıkanlar bile büyüklüklerinin ve güçlerinin farkında olmanın bir tür keyfini de çıkarırlar. Kendi milletinin haklı veya haksız zaferinden ötürü rahatsızlık duyabilecek kaç in-
sanhk tutkunu vatandaş bulabilirsiniz dünyada? Biz Kıbrısa mü-dahale ettik. Olağan durumda bize sorarsanız zaten bizim olması gereken bir yere müdahale ettik ve kahramanığımızla gurur duy-duk. Milliyetçilerimiz bununla gurur duydu da solcular rahatsız mu oldu? Gerçekten "enternasyonalci" veya satılmış olanlar böy-le bir başarıdan dolayı hiçbir şekilde olumlu duygular yaşama-yabilirler. Ha, bir de adam evrensel değerler için her şeyini feda edebilecek yapıdadır da huzursuz olmuş olabilir. İsrail'in küresel boyutta başarılı olmasını sadece Siyonistler mi arzu eder? Mesela bir zamanlar Fenerbahçede, kısa bir süre de Galatasaray'da top oynayan Revivo'nun hoşuna gitmez mi? Kolayca "hoşuna gitmez" diyebilir miyiz? Malum, İsrail'de resmi nikâhta söylenen şarkının sözleri Kudüs üzerine bir kutsama içerir. Evlenen her İsrailli o şarkıyı coşkuyla söylediği için kesinlikle Siyonist duyguların aşı-sını bir ölçüde alır. Görünürde Kudüs'ün İsrail için hep mukad-des bir yer olduğu vurgulanır, ama Kudüs merkezli bir dünyanın efendiliğinin özlemi satır arasında dile getirilir. Düşünün resmi nikâhlarında bile bu vardır. Masonlukla ilgili bugün yeni bir şey göremiyorum, ama Masonları kullananların karanlıkta olduğunu düşünüyorum. Masonlara ısmarlanan tasarıların ille de somut bir küresel tezgâh olması gerekmiyor. Bir kere çarkı kurarsınız. Ortak değerler, kardeşlik, eşitlik, adalet... Sonra buradan nereye gelirsi-niz? Özgür ticarete. Dünya ticaret örgütü ne diyor? Sıfır gümrük diyor. Dün özgürlük, adalet, eşitlik, bugünse sıfır gümrük... Sıfır gümrükle ticaret olduğu zaman özgürlük mümkün mü? En çok sermayesi olan, en çok üretim yapan adamla yeni yeni bir şeyler üretmeyi deneyecek bir toplumun eşit şartlarda rekabet etmesi-ne imkân ve ihtimal var mı? Kâğıt üzerinde baktığınız zaman bu eşitlik olur. Fransa, İngiltere ya da öteki sömürgeci ülkeler özgür-lük, eşitlik, adalet adına Osmanlı İmparatorluğu'ndaki toplumla-
kendileri neredeyse bir yüzyıl daha imparatorluklarını sürdürdü. rı daha 19. yüzyılın ortasından itibarın kopartıp ayırdılar. Fakat ler. 1960'da Fransa'nın Cezayir'de sömürgesi vardı.
Fransız İhtilali, I. Dünya Savaşı, Endüstri Devrimi gibi dünya yönetiminde meydana gelen önemli olayları Mason-ların gerçekleştirdiği söyleniyor. Bu doğru olabilir mi?
Bu çok katıksız bir komplo teorisi olur. Böyle pek çok iddia okudum. Oturup Masonlar olarak karar vermişler ve Yakışıklı Philip'in Tapınak Şövalyeleri'ne yaptıkları kötülük ve katliamın intikamını almak için Fransız Hanedanı'nı yok etmek üzere ihti-lali örgütlemişler. Ilginç bir senaryo... Yüzlerce yıl sonrasına kur-gulanan bir intikam, insana kolay kabul edilebilecek bir teori gibi gelmiyor. Fakat İhtilali'nde masonların çok ciddi rolü olduğu da gerçektir.
Voltaire, Balzac gibi isimlerle mi?
Voltaire, Balzac önemliler. Doğrudan ihtilalin liderliğini yü-rütenler içinde çok Masonlar çoğunluktadır. Fakat Fransada o ihtilâl hiç yoktan mı oldu? Bu şuna benzer: PKK'nın arkasında kesinlikle gizli servisler vardır. Peki, eğer güneydoğuda Türki-ye Cumhuriyeti devleti kurulduğundan itibaren orada ciddi bir eğitim hamlesi gerçekleştirilse, o insanlar iş sahibi olsa ve fe-odalizm geriletilmiş olsaydı, PKK'nın sömüreceği ağalık düze-ni olmasaydı, PKK diye bir örgütün dışarıdan destekle koca bir bölgede ayrılık duygularını bu kadar yükseltebilmesi mümkün olur muydu? Onun için Fransada krallığın çürümesi, hanedanla aristokrasi arasındaki ilişkilerin çarpıklaşması ihtilalin önünü açmıştır.
kendileri neredeyse bir yüzyıl daha imparatorluklarını sürdürdü. rı daha 19. yüzyılın ortasından itibarın kopartıp ayırdılar. Fakat ler. 1960'da Fransa'nın Cezayir'de sömürgesi vardı.
Fransız İhtilali, I. Dünya Savaşı, Endüstri Devrimi gibi dünya yönetiminde meydana gelen önemli olayları Mason-ların gerçekleştirdiği söyleniyor. Bu doğru olabilir mi?
Bu çok katıksız bir komplo teorisi olur. Böyle pek çok iddia okudum. Oturup Masonlar olarak karar vermişler ve Yakışıklı Philip'in Tapınak Şövalyeleri'ne yaptıkları kötülük ve katliamın intikamını almak için Fransız Hanedanı'nı yok etmek üzere ihti-lali örgütlemişler. Ilginç bir senaryo... Yüzlerce yıl sonrasına kur-gulanan bir intikam, insana kolay kabul edilebilecek bir teori gibi gelmiyor. Fakat İhtilali'nde masonların çok ciddi rolü olduğu da gerçektir.
Voltaire, Balzac gibi isimlerle mi?
Voltaire, Balzac önemliler. Doğrudan ihtilalin liderliğini yü-rütenler içinde çok Masonlar çoğunluktadır. Fakat Fransada o ihtilâl hiç yoktan mı oldu? Bu şuna benzer: PKK'nın arkasında kesinlikle gizli servisler vardır. Peki, eğer güneydoğuda Türki-ye Cumhuriyeti devleti kurulduğundan itibaren orada ciddi bir eğitim hamlesi gerçekleştirilse, o insanlar iş sahibi olsa ve fe-odalizm geriletilmiş olsaydı, PKK'nın sömüreceği ağalık düze-ni olmasaydı, PKK diye bir örgütün dışarıdan destekle koca bir bölgede ayrılık duygularını bu kadar yükseltebilmesi mümkün olur muydu? Onun için Fransada krallığın çürümesi, hanedanla aristokrasi arasındaki ilişkilerin çarpıklaşması ihtilalin önünü açmıştır.
Masonlar bunu yapacak kadar organize değillerdir diyorsu nuz...
Ne kadar iyi örgütlenmiş olurlarsa olsunlar, şartlar elverişli hale gelmese ne yapabilirlerdi. Şartlar çok elverişli hale gelmişti.
Bu olaylarda liderlik yapanların önemli bir kısmının mason ol-ması, karar veren mercilerin bunlar olduğunu göstermez. Ha, ka-rar veren ve uygulayanların tamamı Mason olabilir. Bunlar daha sonra üst düzey kulüplerin görevlileri de olmuşlardır. Şöyle ifade etmek daha doğru olur: Bunlar locaların merkezinde başlamış ve pişirilmiş işler olmayabilirler. Fakat Mason localarının rah-le-i tedrisinden geçmiş insanların oluşturduğu başka üst düzey mekanizmalarda planlandıkları ve uygulandıkları düşünülebilir. Fransız ihtilaline öncülük etmişlerdir. Birinci ve İkinci Dünya Sa-vaşı'nda etkin olmuşlardır, tamam... Fakat bu ölçekte büyük olay ve süreçler ne kadar iyi planlanmış olursa olsunlar şartlar müsait olmasa geliştirilemez ve gerçekleştirilemezler. Şöyle bir örnek ve-reyim: Mesela, "Karda yürür iz bırakmaz" deriz. Bazı zamparalar böyle yaparmış... Fakat bu zor bir şeydir. Karda yürüyorsunuz, arkanızdan da şiddetli bir şekilde kar yağmaya devam ediyor. Şimdi siz arkanızda iz bırakmamış mı oluyorsunuz? Yoksa karda yürüdüğünüz takdirde iziniz kalır. Tek yolu, arkadan tekrar karın yağmaya devam etmesidir. Yani şartlar size yardım etmelidir.
Arkada bir güç var...
Arkada bir güç var. Birisi gider filanca ülkenin ormanını ate-şe verir. İtfaiye bu yangını çok kısa sürede de söndürebilir, ama bir şiddetli rüzgâr çıkarsa söndüremez. Fransız İhtilâli veya Bi-rinci Dünya Savaşı'nda her şey sadece planlayanların planladığı gibi gelişmiş değildir. Doğal gelişmeler de bu hadiselerin cereyan edişinde rol oynamıştır. Bunu kaçırmamak lazım... Zaten bir in-
sanın tanrı gibi her işi tıpkı planladığı gibi bitirebilmesi mümkün doğruya şeytanda var olduğuna inandığımız güçlerin tamamını değildir. Hiçbir zaman böyle bir şeye inanmıyorum. Doğrudan özgürce kullanabilseler bile, insanoğlu ne birey ne de grup olarak böyle bir yeterlilik edinemez! Allah bunu kıskanır? Benim tezim budur. Allah peygamberlerine bile böyle bir iktidar vermemiştir, niye alçakça işler yapan adamlara versin? Fakat bunlar kendile. rini ilahlar olarak kandırsınlar diye Allah onları şaşırtmış. Çark, sınav çarkı... Sınavın olabilmesi için, en azından belli bakış açı-larına göre bir "kötü adam" cephesi bulunmalı. Bir zorlayan, bir soran, soruşturan olmalı...
. Atatürk'ün mason olduğuna dair bir rivayet var. Makedon-ya'daki mason locasına kayıtlı olduğu söyleniyor. Ama Ata-türk'ün mason localarını kapattığını da biliyoruz. Bu duru-mu nasıl yorumluyorsunuz?
Bu kaynakların doğru olup olmadığını bilmiyoruz, olaya akıl yürüterek bakalım. Mustafa Kemal Atatürk hakkında Türkiye'de iki kesin yorum vardır: Birincisi Atatürk tanrıdır demeye varacak kadar at gözlüğüyle bakanlarınkidir. İkincisi de, "Atatürk deccal-dır" diyen, onun yaptığı her işin arkasında bir melanet arayan-ların yorumu. Bu yorumların ikisi de aynı derecede kötüdür ve akıl dışıdır Atatürk tanrı da değildir, deccal de. Atatürk yetenekli, hırslı, tutkulu, kabına sığmayan bir adamdır. Böyle bir adamın döneminde bütün acar subayların heves ettiği uluslararası bir ör-gütlenmenin parçası olmayı istemesi çok doğaldır. İnandığı veya inanacağı için değil, kendi hayallerini gerçekleştirmesine yardım-cı olabilme ihtimalini gördüğü için girebilir. Bu, Atatürk'ü diğer-lerinden daha aşağı veya yukarıya çıkarmaz.
Deli dolu, bıçkın, kabına sığmayan, kural tanımayan bir adam... Sistemle de kavgası var, belki de saltanata kafa tutan bu insanların tamamın Masonlukta şöyle bir değer de görmüşlerdir: Küresel özgürlükçü vizyonun mekanizması Mason localarıdır. O zaman için onlara öyle gelmiştir. Hele bir de, "Bakın biz Masonlar Fransız İhtilali'nin mimarıyız" diye propaganda da yapıyor iseler. aynısını Osmanlı'da hayal eden bu yeni Türklerin localara gidişini anlamak zor olmamalı... Ancak Atatürk girmiş bile olsa çok faz-la içli dışlı olduğunu sanmıyorum. Her toplantıya gittiğini, çok disiplinli bir katılımcı olarak devamlılık gösterdiğini düşünmü-yorum. Atatürk gibi çılgın bir yetenek böyle bir mekanizmayı va-tanperver olarak zararlı, siyasetçi olarak kendi gücünü paylaşan bir erk olarak görebilir. Bu durum Atatürk'ü küçültmez, sonradan locaları kapatması da yüceltmez.
Niye kapattı? Nasıl olsa ülkenin tek lideri konumunda, hiç dokunmayabilirdi.
Dedim ya, Atatürk vatanperver olarak bu uluslararası örgüt-lenmenin ülkeye zararını veya kendi bağımsızlık duygularıyla çe-liştiğini gördüğü için kapatmış olabilir. Ya da sadece bir devlet adamı olarak kendi iktidarının yarı ortağı gibi davranabilecek bir örgütlenme biçimi olduğunu görür, o yüzden yok etmek isteye-bilir. Bu gerekçeler Atatürk'ü ne yüceltir ne de küçültür. Ayrıca bu kapatma hiçbir şekilde Masonların en hızlı ve en sıkı Atatürk-çü olan kesimlerinde kolayca örgütlenmelerine engel olmamıştır. Bir yandan Atatürk kapattı diyoruz, ama bu memleketin en iyi Atatürkçüleri veya öyle geçinenleri mason oluyorlar. Bu Mason-ların meziyeti mi ya da Atatürk'ün kusuru mu? Öyle her şeyin düz bir mantıkla çözülebildiği bir gerçeklik alanında değiliz. Ta-
rihte bir sürü çelişkiler vardır. Aynı ideolojiye mensup insanlar karşıt ideolojilerdeki insanlarla ailevi, maddi sebeplerden, yani rüzgârın esiş tarzından ötürü aynı çizgide buluşmuş olabilirler. Alın işte, Susurluk kazasında aynı arabada bir feodal bey, bir de. rin vadi insanı, bir polis şefi, bir de şov dünyasının kenarlarında dolaşan hatun vardı. Bu dördünü bir araya hangi ideolojik man-tıkla getirebilirsiniz. Hiçbir şekilde gelmez. Mesela bazı iktidarla rın içerisinde öyle etkin adamlar vardır ki, Karadenizli başbaka nın saltanatının sürdüğü dönemde Karadeniz mafyasını çökertir, Kürt mafyasına ivme kazandırabilir. Yahut Çerkez mafyasına... Yahut Gürcü mafyasına... O yüzden her şey doğrusu doğrusu-na, eğrisi eğrisine gelmez. Bazı şeyleri açıklayamayız, çünkü in-san gibi karmaşık bir organizmanın teşkil ettiği yapılar çok daha karmaşık olma durumundadırlar. Neticede Gazi'nin bir zamanlar mason locasına girdiği yolundaki iddia doğru olabilir ve bu hiç-bir şeyi değiştirmez.
Peki masonlar kime hizmet ediyorlar?
Sanırım daha önce değinmiştim: Masonlar öyle veya böyle sonuçta dünya vatandaşı üretimine hizmet ediyorlar. Bu da milli toplumları yok edici bir süreçtir. Bir numaralı hizmetleri bence budur. O yüzden mesela bir bakarsınız Masonik bir örgütlen-me Türkiye'de batı musikisi konserleri vermeye öncülük edebilir, bunların yaygınlaşması için çalışabilir. Ama milli musiki ekolüne katkıda bulunmak gibi bir dertleri olmaz. Uluslararası resim sa-natını öne çıkarabilir, ama mesela minyatür için bir dertleri pek olmaz. Zaman zaman birtakım milli kültür değerlerine saygılı ya da sahip çıkıcı davranışlarda bulunan Masonlar da görebiliriz. Şunu da istisna olarak kaydedelim: Bugün Türkiye'de milli duyar-
"Bütün gerçekler üç aşamadan geçerek sınanır. Önce komik bulunur, sonra şiddetli bir direnişle karşılaşır ve üçüncü aşamada kesin doğru olarak kabul edilir.
Arthur Schopenhauer, Filozof, 1788-1860
Soğuk Savaş sonrası Yeni Dünya Düzeni fikrini ortaya atanlar nasıl bir model öngörüyorlardı?
Uyuşturucu, eroin, organ nakli, kaçak insan ticareti, fuhuş gibi yasa dışı yollardan gelen kara paralar kimlerin kontrolünde?
Opus Dei ve Vatikan çok güçlü sermaye yapılarına rağmen, niçin dünyayı kontrol etmede etkin değiller?
Küresel sermaye ve büyük aileler medyayı nasıl istedikleri gibi manipüle ediyorlar?
Dünyayı yönetiminde etkin olduğu farz edilen gizli örgütler aslında sadece birer görüntüden mi ibaretler?
hir Il Halk Kütüphanesi
DEMO
zorluğun gizli kurmayları Türkiye llerini gerçekleştirmek için kimleri
Sadece senin bildiğin başka birisinin bilmediği ismin hürmetine, bütün hepsinin bildiğin isimlerinin hürmetine manevi âlemde ki, maddi âlemde ki, ilimleri, hayırları, nimetleri, afiyetleri, selâmet leri yakinleri ezelden ebede müminlerin ve hayırlı ların hürmetine ezelden ebede müminlerin hayırlıların üzerine indiriver yarabbi. Y. C.
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
YanıtlaSilELHAMDÜLİLLAH
ALLAHUEKBER
SUBHANALLAH
ALLAHÜMMESALLİALASEYYİDİNAMUHAMMED
ESTAGFİRULLAH
SALLAAHUALEYHİVESELLEM
BEŞ VAKİT NAMAZI CAMİDE KILAN BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM DEMİŞ
GİBİDİR
ÜMMETİM YILDIZLARA GİDESİYE KADAR KIYAMET KOPMAYACAKTIR
HADİS İ ŞERİF
YanıtlaSil
yuksel4 Şubat 2026 23:14
Nefsin isteklerine uymak merhametsizliği netice verir. (ML)
YanıtlaSil
yuksel4 Şubat 2026 23:10
Bir Hazinenin Anahtarı
RİSALE-İ NUR KÜLLİYATI
FİHRİST VE İNDEKSİ
İSMAİL MUTLU
İKİNCİ BASKI
YanıtlaSil
yuksel6 Mart 2026 18:57
-1929-Arapça ve Farsça dersleri okullardan kaldırıldı.
1939-Almanya'nın Polonya'ya saldırması Üzerine, II. Dunya Savaşı başlamış oldu.
1947-TBMM, Amerikan yardım anlaşmasını oy birliği ile kabul etti.
EYLUL
01
PAZARTESİ
9 1447 R.EVVEL
RUMI: 19 AĞUSTOS 1441
HIZIR: 119
tevekkül ettim
Hud Suresi: 56
BİR HADİS
Misvak kabuğu ile de olsa karnınızı doyurabilecek-seniz insanlardan bir şey istemeyin.
Taberani
İnsan küçük bir âlem olduğu gibi, âlem dahi büyük bir insandır. Bu küçük insan o büyük insanın bir fihristesi ve hülāsasıdır. İnsanda bulunan numunelerin büyük asılları, insan-ekberde
bulunacaktır. Lem'alar
YanıtlaSil
yuksel17 Mart 2026 07:59
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ÜN GİZLİ VASİYETİ ACİKLANABİLSEYDİ TURKİYE DE Kİ TARİH DEGİSEBİLİRDİ
٥٩٨٠ لا شُفَعَةَ لِصغير ولا الغائب ولا لشريك على شريك اذا سمعة بالسَّرَاءِ وَالشَّفْعَةُ كَحَل العقال " (طب) ق خط عن ابن عمر)
YanıtlaSil5980- Küçüğe, yitik olan kişiye, satacağını duyup da ta-lip olmayan ortağa şüf'a hakkı yoktur. Şüf'a iplerin çözülmesi gi bidir (biri talip çıkmazsa hak diğerine intikal eder).
٥٩٨١ - لا شُومَ فَإِنْ يَكُ شُومٌ فَفِى الْفَرَسِ وَالْمَرْأَةِ وَالْمَسْكَنِ (طب عن ابن عباس بن سهل بن سعد عن ابيه عن جده)
5981- Kötümserlik (uğursuz sayma) yoktur. Şayet olursa atta, kadında, meskende olur.
٥٩٨٢ - لاَ صَلَوةَ بَعْدَ الْعَصْرِ حَتَّى تَغْرُبَ الشَّمْسُ وَلَا بَعْدَ الْفَجْرِ حَتَّى تَطْلُعَ الشَّمْسُ إِلَّا بِمَكَّةَ إِلَّا بِمَكَّةَ (حم قط طس حل ق عن أبي ذر)
5982- İkindiden sonra güneş batana kadar namaz yokt. ur. Sabahtan sonra güneş doğuncaya kadar namaz yoktur. An-cak Mekke'de, ancak Mekke'de.
٥٩٨٣ - لا صَلَوةَ لِجَارِ الْمَسْجِدِ إِلا فِي الْمَسْجِدِ (قط عن جابر ق قط عن ابى هريرة حب عن عائشة
5983- Cami komşusunun namazı ancak camide olur.
٥٩٨٤ - لا صَلوةَ بِحَضْرَةِ طَعَامٍ وَلاَ وَهُوَ يُدَافِعُهُ الْأَخْبَثَانِ (م د عن عائشة)
5984- Yemek hazırken namaz kılınmaz, küçük ve büyük abdesti varken namaz kılınmaz.
٥٩٨٥ - لاَ صَلَوةَ لِمَنْ لاَ وُضُوءَ لَهُ وَلاَ وُضُوءَ لِمَنْ لَمْ يَذْكُرْ اسْمَ اللَّهِ عَلَيْهِ
حم د هـ ك عن ابي هريرة ك عن ابن عبد الرحمن بن ابي سعيد)
5985- Abdesti olmayanın namazı yoktur. Abdest alırken Allah adını anmayanın da kâmil bir abdesti olmaz.
٥٩٨٦ - لا صَلَوةَ لِمَنْ لا وُضُوءَ لَهُ وَلَا وُضُوءَ لِمَنْ لَمْ يَذْكُرْ اسْمَ اللَّهِ تَعَالَى
1388
عليه ولا يؤمن بالله من لا يؤمن بى ولا يؤمن بى من لا نحب الانصار
YanıtlaSilقط على من عن سعيد بن زيد طلب عن الى صورة له من السماء بنت سعيد)
5988 Abdesti olmayanın namazı olmaz. Besmele'siz de olmaz. Bana iman etmeyen Allah'a iman etmiş olamaz. Paan sexmeyen de bana iman etmiş sayılmaz.
٥٩٨٧ - لا ضرر ولا ضرار من ضار ضارة الله ومن شاقى فى الله عليه
مالك والشافعي عن عمرو بن يحيى موسلا قط لك في عن أبي سعيد)
5987- Zarar vermek de yok, zarar görmek de yok. Kim zover verirse Allah ona zarar verir. Kim güçlük çıkartırsa Allah da one güçlük çıkartır.
٥٩٨٨ - لا ضرر ولا ضرار والرجل أن يضع خشبة في حائط جاره والطريق الْمَيْتَاءُ سَبْعَةُ أَذْرُعٍ (عب حم عن ابن عباس)
5988- Zarar vermek de, zarar görmek de yoktur. Ancak kişi komşusunun duvarına zarar vermiyorsa odun koyabilir. Yü-rüme yolu yedi arşındır.
٥٩٨٩ - لا طاعة لأحَدٍ فِي مَعْصِيَةِ اللهِ إِنما الطاعة في المعروف (خ) مدد
حب عن على
5989- Allah'a isyan olan yerde hiç kimseye itaat edilmez. İtaat ancak İslami hudutlar dahilinde olur.
٥٩٩٠ - لا طَاعَةَ لِمَخْلُوقِ فِي مَعْصِيَةِ الخَالِقِ" (حم طب له وابن خزيمة وابن جرير عن
عمران والحكم بن عمرو وابو نعيم خط عن انس طب عن النواس
5990- Halık'a olan isyanda mahluka itaat yoktur.
٥٩٩١ - لا طلاق إلا فيما تملك ولا عنق إلا فِيمَا تَمْلِكُ وَلا بَيْعَ إِلا فيما تَمْلِكُ وَلا وَفَاءَ نَذْرٍ إلا فيما تملك ولا نذر الا فِيمَا أَبْتَغِيَ وَجْهُ اللَّهِ تَعَالَى وَمَنْ
حَلَفَ عَلَى قَطِيعَةِ رَحْم فَلا يَمينَ لَهُ (دلك عن عمرو بن شعيب عن أبيه عن جده)
-1389
Dünyayı Kimler Yönetiyor
YanıtlaSilMigros'un küçüğü Şok marketler gibi...
sahteciliği var. "Bir yerde ucuza satabildiğin ürünü başka yerde Evet, Migros, Şok gibi... Ama orada inkâr yok, kapitalizmin daha pahalı niye satıyorsun?" sorusu sahipsizdir. Ayrı fasıl, geçe lim. Neticede, "Duvarcı Ustası" ve çıraklarının buluştuğu kulüp-lerin her birinin uluslararası örgütlenmeler oldukları ortada. Bazı yerlere gelebilmek için niye bu örgütlere üye olmak acayip bir ilti-mas sağlıyor? Sistem acaba ne ölçüde ahlâki ölçütler çerçevesinde işliyor? Gülünç bir ayinleri olduğunu biliyoruz. Bu ayinleri ye. nilemeye, hatta kısmen güncellemeye dahi cesaretleri yetmeyen masonların toplumda yenilik öncüsü olmaları akılla bağdaşır mı?
Ama o ritüelleri belirleyen birileri var demek ki...
O ayinler eskiden beri var, ama artık köhneleşmiş ve bundan beş yüz yıl öncesine ait. Fransada Tapınak Şövalyelerine yapılan operasyon için mahkeme sırasında haklarında iddia edilen ahlâk dışı alışkanlıklara dair söylentiler bugün ne kadar geçerli? Günü-müzde çok mu farklı? Onun için Masonların küresel oyun içinde şöyle bir rolleri olduğunu düşünüyorum: Bulundukları toplumun milli kültürlerini, milli duyarlılık noktalarını yok etmek. Bulun-dukları toplumdaki insanların mümkünse tamamını dünya va-tandaşı haline getirmek... Bulundukları ülkeleri sömürgeci siste-me bağımlı kılmak için ortam oluşturmak görevindedirler. Çoğu bunu bilinçli yapmaz elbette. Ama süreçte hizmet edilen efendi başka bir yerdedir; ülkenin içinde değildir.
Peki, hizmet edilen o efendi veya efendiler kimlerdir?
Mesela CFR'ye (Dış İlişkiler Konseyi) hizmet edebilirler. Bu işlerin en tepesi CFR'dir demiyorum. Belki görünürde en üst ma-
146
Mahir Kaynak Omer Lütfe Mete
YanıtlaSilkamlardan biridir. Küresel dalavereleri geliştirip uygulayanlar herhalde tek bir örgütte buluşmuş değillerdir. Her şeyi oradan ya piyor da değillerdir. Öyle bir tane imparator hazretleri ve onun idare ettiği gizli küresel yönetim kurulu olmasa gerek. Bir yerde birilerinin borusu ötüyordur. Birbirleriyle de amiyane tabirle si-dik yarışı içindedirler. Islah olunmamış hırsları, törpülenmemiş benlikleri yüzünden kaçınılmaz bir biçimde birbirlerini de yer-ler. Onları birbirleri aleyhinde dengeleyen tek şey küresel çarktır. Tabii nihai tahlilde soracak olursak dünyayı kim yönetiyor diye, dünyayı Allah yönetiyor. Buna hiç şüphe yok. İslam'ın itikat sis-temini Sufi yorumuyla benimsemiş bir insan olarak inanıyorum ki, her durumda yeryüzünde gerçekleşen her işin biricik, mutfak faili Allah'tır. Gerçekte her işi tedvir eden Allah'tır. Ama bu işleri nasıl tedvir eder? Şeytanı özgür bırakarak, şeytanın yardımcıları ile sınav çarkını yürütüyordur. Allah dilemese, izin vermese bir şey yapabilmesi mümkün olabilir? Bu yüzden dünyayı kim idare ediyor sorusunun cevabı tek kelimedir: Allah! Fakat Allah dünya-yı bütünüyle şeytanın eline bırakmış gibidir. Onun için kendile-rini dünyayı yönetecek devler ve yarı tanrı varlıklar olarak algıla-yanlar bana bütün ciddiyetlerine rağmen çok gülünç görünürler. Neden? Şeytanın yardımcısı veya oyuncağı oldukları halde bu-nun farkına varamamaları çok gülünç bir durum değil midir? Bu kadroların bir kısmı da ayinlerinde doğrudan şeytanla bilinçli bir şekilde işbirliği yapabilirler. Sadece Masonları kast etmiyorum. Mesela Türkiye'de herhangi bir Mason locası kendisini, belki de bütün mensuplarını, hatta üstadını bile bağımsız zannedebilir. Sadece şöyle de düşünüyor olabilir: Tamamen insani değerler bağlamında Fransa ya da İngiltere'deki genel merkezle işbirliği-miz var. Fakat farkında olmadan CFR'nin yönlendirdiği, yönetti-ği bir örgüt misyonu yürütüyor olabilirler. Zira kültür ve siyaset
147
Dünyayı Kimler Yönetiyor
YanıtlaSilhayatımızda yaptıkları genellikle böyle bir iştir. Küresel hayat tar tici yetiştirmek... Yani adam diyelim ki Masondur, çok büyük bir zını yaymak... Daha açık bir ifade ile küresel çeteye köle ve tüke gelip özelleştirmeye girmesini ister. Daha doğrusu istiyor görül zengindir. Fakat tutar, filan veya feşmekân yabancı sermayenin nür. Kendi sermaye gücü yetmediğine göre kamunun elinde kalsa ne olur? Özerk olarak yönetilmesi halinde niye özelleştirme şart? Olmaz! Çünkü onun ilahları öyle istiyordur. Kimdir ilahları? Kü-resel sermayedir. Onlarla işbirliği yapmazsa palazlanamayacağı ni, bulunduğu yerde bile kalamayacağını, yutulacağını bilir.
Mozart, Voltaire, Balzac, George Washington gibi çok bü yük masonlar var. Ama mesela Mozart niye mason olma ih-tiyacı duysun? Mason olmasa büyük sanatçı olamaz mıydı?
Mozart zaten çok genç yaşta ölmüş bir adam. Mozart'ı diğer-lerinden farklı tutmak lazım... İleri derecede bir mason olduğu-nu da sanmıyorum. Ama o günün şartları içerisinde masonlar iyi örgütlenmişler. Üstelik "yükselen değer" haline getirilmişler. Gizli işler her zaman insanları cezp eder. Düşünün, ancak seç-kinlerin kabul edildiği karanlık ve derin bir oda... Aynı zamanda moda... Gerçek yıldızlar da, bütün yeteneklerine ve özgüvenle-rine rağmen böyle bir cazibeye de meyledebilirler. Muhtemelen Goethe de masondur ve daha sonra Müslüman da olmuştur. İn-sanlar niçin 10 ya da 20 milyar verir de Galatasaray, Fenerbahçe üyesi olurlar?
Kendi reklâmını yapmak, itibar görmek için...
Kendi reklamını yapar tabii. Fakat ayrıca toplum ona bir de-ğer veriyordur. Milyonlarca insan futbolla ilgileniyor. Büyük ku-lüpler herkesin gözdesi. Oralarda sözde karar vericiler arasına
148
Mahir Kaynak - Ömer Lütfe Mete
YanıtlaSilo dö-girmek yüksek bir konum elde etmek gibi görülüyor. İşte nemde masonluk batılılar için öyledir. Hani bir zamanlar Ana-dolu'da memurların üye olduğu şehir kulübü gibi nasıl mahalli seçkinliğin belirtisi ise öyle. Üstelik Masonlukta bir de sana dün-ya çapında bağlantının esrarlı çekiciliği sunuluyor. Öte yandan bizzat Masonluk, "Filanca adam da burada" dedirtmek için ün-lüleri de aralarına almaya büyük önem verirler, özen gösterirler. Mozart, Balzac gibi yetenekli insanlar masonluğun içindeki istis-nalardır. Mason olmamaları halinde de büyük yeteneklerdir.
Burada bir noktayı daha belirtmek isterim. Masonlar hakkın-da bir sürü şey okudum, ama sağlıklı bir kanaat sahibi olamadım. Buna karşılık çok basit bir kitaptan, daha doğrusu kitapçıktan epey ciddi bir kanaat edinebildim. Sözünü ettiğim kitapçık ka-palı devre yayındı. Üzerinde Masonluk işareti olan bir kitapçık... 1933 tarihli. Üzerinde 35 kuruş diye fiyat da var. Satıldığına göre, herhalde çok da kapalı devre yayın sayılmaz... İki mason üstadın konferansı vardı bu kitapçıkta. Konferanslardan birisini Mehmet Akif Ersoy'un damadı ve önemli masonlarımızdan Ömer Rıza Doğrul vermiş. Diğer isim şu anda aklımda değil.
Hangi yıl verilmiş?
Konferansın verildiği tarihi çok iyi bilmiyorum, ama kitabın basım yılı 1933... Orada şunu gördüm. Bu iki konferans âdeta tasavvuftaki "vahdeti vücut" anlayışıyla pozitivist batı düşüncesi-nin çarpıtılmış şeklinden ibaret bir felsefe koyuyor ortaya. Aslın-da çok tanrılı, çok tanrıcı bir inanç oluşturuyor. O zaman kendi kendime dedim ki, Masonluğun en azından çağımızdaki ana he-defi, birincil derdi semavi itikatları yok etmektir.
149
Dünyayı Kimler Yönetiyor
YanıtlaSilMasonluğun Yahudiliğe hizmet ettiği tezi çürür o zaman, İlk bakışta öyle görünür, ama bence çürümez. Niye? Her şeyi
sen kontrol edersen herkesin semavi itikadı yıkılır, seninki hariç Kaldı ki İsrail için semavi itikat çok önemli değildir... Bugün Si yonistlere deseniz ki, "Size dünya krallığını vereceğiz, siz de Tev. rat'i inkâr edeceksiniz" acaba ne derler size? Pek çok tanrıtanımaz Siyonist vardır, malum. Milli ülkü önemlidir onlar için. Yahudi inancı, Siyonistler açısından milli ülküyü diri tutmaya yarayacak bir dayanaktır. Gerisi önemli değil. Adam belki sosyal demokrat-tir, belki tanrıtanımazdır, ama büyük İsrail ülküsünü herhangi bir Tevrat tutkunu Siyonist kadar savunabilir. Siyonist olmak böyle bir şeydir, ama Yahudi olmak bu değildir. İnsan Yahudi'dir, belki bir ölçüye kadar da dindardır, ama "kendisinin seçilmiş bir ırkın temsilcisi, bütün insanların da köle olduğu yolundaki saplantıyı benimsememektedir. Siyonizm ile Yahudilik birbirine karıştırıl-mamalıdır. Yani Masonluk Yahudiliğe hizmet etmez, ama Siyo-nizme eder.
Ama maddi hirstan dolayı önemli bir konuma geleyim diye bunu yaparlar. Ülkenin kim olduğu önemli değil, yeter ki ben nemalanayım diye düşünürler.
Daha açık konuşalım. Amerikalı vatandaşa sorarsanız insan-cıldır değil mi? Ortalama vatandaş böyledir... Çoğunluk genelde iyi hisler taşır. Fakat Amerikan orduları üç beş günde Irak'ı işgal ettiğinde bundan klasik sömürgeci hazzı duymazlar mı? "Benim ordum, benim askerim, zafer, kahramanlık, aslanlar, kaplanlar" türünden duygular onların yüreklerine uğramaz mı? Elbette bir gurur yaşarlar. Karşı çıkanlar bile büyüklüklerinin ve güçlerinin farkında olmanın bir tür keyfini de çıkarırlar. Kendi milletinin haklı veya haksız zaferinden ötürü rahatsızlık duyabilecek kaç in-
150
Mahir Kaynak Omer Lütfe Mete
YanıtlaSilsanhk tutkunu vatandaş bulabilirsiniz dünyada? Biz Kıbrısa mü-dahale ettik. Olağan durumda bize sorarsanız zaten bizim olması gereken bir yere müdahale ettik ve kahramanığımızla gurur duy-duk. Milliyetçilerimiz bununla gurur duydu da solcular rahatsız mu oldu? Gerçekten "enternasyonalci" veya satılmış olanlar böy-le bir başarıdan dolayı hiçbir şekilde olumlu duygular yaşama-yabilirler. Ha, bir de adam evrensel değerler için her şeyini feda edebilecek yapıdadır da huzursuz olmuş olabilir. İsrail'in küresel boyutta başarılı olmasını sadece Siyonistler mi arzu eder? Mesela bir zamanlar Fenerbahçede, kısa bir süre de Galatasaray'da top oynayan Revivo'nun hoşuna gitmez mi? Kolayca "hoşuna gitmez" diyebilir miyiz? Malum, İsrail'de resmi nikâhta söylenen şarkının sözleri Kudüs üzerine bir kutsama içerir. Evlenen her İsrailli o şarkıyı coşkuyla söylediği için kesinlikle Siyonist duyguların aşı-sını bir ölçüde alır. Görünürde Kudüs'ün İsrail için hep mukad-des bir yer olduğu vurgulanır, ama Kudüs merkezli bir dünyanın efendiliğinin özlemi satır arasında dile getirilir. Düşünün resmi nikâhlarında bile bu vardır. Masonlukla ilgili bugün yeni bir şey göremiyorum, ama Masonları kullananların karanlıkta olduğunu düşünüyorum. Masonlara ısmarlanan tasarıların ille de somut bir küresel tezgâh olması gerekmiyor. Bir kere çarkı kurarsınız. Ortak değerler, kardeşlik, eşitlik, adalet... Sonra buradan nereye gelirsi-niz? Özgür ticarete. Dünya ticaret örgütü ne diyor? Sıfır gümrük diyor. Dün özgürlük, adalet, eşitlik, bugünse sıfır gümrük... Sıfır gümrükle ticaret olduğu zaman özgürlük mümkün mü? En çok sermayesi olan, en çok üretim yapan adamla yeni yeni bir şeyler üretmeyi deneyecek bir toplumun eşit şartlarda rekabet etmesi-ne imkân ve ihtimal var mı? Kâğıt üzerinde baktığınız zaman bu eşitlik olur. Fransa, İngiltere ya da öteki sömürgeci ülkeler özgür-lük, eşitlik, adalet adına Osmanlı İmparatorluğu'ndaki toplumla-
151
Dünyayı Kenler Yönetiyor
YanıtlaSilkendileri neredeyse bir yüzyıl daha imparatorluklarını sürdürdü. rı daha 19. yüzyılın ortasından itibarın kopartıp ayırdılar. Fakat ler. 1960'da Fransa'nın Cezayir'de sömürgesi vardı.
Fransız İhtilali, I. Dünya Savaşı, Endüstri Devrimi gibi dünya yönetiminde meydana gelen önemli olayları Mason-ların gerçekleştirdiği söyleniyor. Bu doğru olabilir mi?
Bu çok katıksız bir komplo teorisi olur. Böyle pek çok iddia okudum. Oturup Masonlar olarak karar vermişler ve Yakışıklı Philip'in Tapınak Şövalyeleri'ne yaptıkları kötülük ve katliamın intikamını almak için Fransız Hanedanı'nı yok etmek üzere ihti-lali örgütlemişler. Ilginç bir senaryo... Yüzlerce yıl sonrasına kur-gulanan bir intikam, insana kolay kabul edilebilecek bir teori gibi gelmiyor. Fakat İhtilali'nde masonların çok ciddi rolü olduğu da gerçektir.
Voltaire, Balzac gibi isimlerle mi?
Voltaire, Balzac önemliler. Doğrudan ihtilalin liderliğini yü-rütenler içinde çok Masonlar çoğunluktadır. Fakat Fransada o ihtilâl hiç yoktan mı oldu? Bu şuna benzer: PKK'nın arkasında kesinlikle gizli servisler vardır. Peki, eğer güneydoğuda Türki-ye Cumhuriyeti devleti kurulduğundan itibaren orada ciddi bir eğitim hamlesi gerçekleştirilse, o insanlar iş sahibi olsa ve fe-odalizm geriletilmiş olsaydı, PKK'nın sömüreceği ağalık düze-ni olmasaydı, PKK diye bir örgütün dışarıdan destekle koca bir bölgede ayrılık duygularını bu kadar yükseltebilmesi mümkün olur muydu? Onun için Fransada krallığın çürümesi, hanedanla aristokrasi arasındaki ilişkilerin çarpıklaşması ihtilalin önünü açmıştır.
152
Dünyayı Kenler Yönetiyor
YanıtlaSilkendileri neredeyse bir yüzyıl daha imparatorluklarını sürdürdü. rı daha 19. yüzyılın ortasından itibarın kopartıp ayırdılar. Fakat ler. 1960'da Fransa'nın Cezayir'de sömürgesi vardı.
Fransız İhtilali, I. Dünya Savaşı, Endüstri Devrimi gibi dünya yönetiminde meydana gelen önemli olayları Mason-ların gerçekleştirdiği söyleniyor. Bu doğru olabilir mi?
Bu çok katıksız bir komplo teorisi olur. Böyle pek çok iddia okudum. Oturup Masonlar olarak karar vermişler ve Yakışıklı Philip'in Tapınak Şövalyeleri'ne yaptıkları kötülük ve katliamın intikamını almak için Fransız Hanedanı'nı yok etmek üzere ihti-lali örgütlemişler. Ilginç bir senaryo... Yüzlerce yıl sonrasına kur-gulanan bir intikam, insana kolay kabul edilebilecek bir teori gibi gelmiyor. Fakat İhtilali'nde masonların çok ciddi rolü olduğu da gerçektir.
Voltaire, Balzac gibi isimlerle mi?
Voltaire, Balzac önemliler. Doğrudan ihtilalin liderliğini yü-rütenler içinde çok Masonlar çoğunluktadır. Fakat Fransada o ihtilâl hiç yoktan mı oldu? Bu şuna benzer: PKK'nın arkasında kesinlikle gizli servisler vardır. Peki, eğer güneydoğuda Türki-ye Cumhuriyeti devleti kurulduğundan itibaren orada ciddi bir eğitim hamlesi gerçekleştirilse, o insanlar iş sahibi olsa ve fe-odalizm geriletilmiş olsaydı, PKK'nın sömüreceği ağalık düze-ni olmasaydı, PKK diye bir örgütün dışarıdan destekle koca bir bölgede ayrılık duygularını bu kadar yükseltebilmesi mümkün olur muydu? Onun için Fransada krallığın çürümesi, hanedanla aristokrasi arasındaki ilişkilerin çarpıklaşması ihtilalin önünü açmıştır.
152
Mahir Kaynak Omer Lütfe Mete
YanıtlaSilMasonlar bunu yapacak kadar organize değillerdir diyorsu nuz...
Ne kadar iyi örgütlenmiş olurlarsa olsunlar, şartlar elverişli hale gelmese ne yapabilirlerdi. Şartlar çok elverişli hale gelmişti.
Bu olaylarda liderlik yapanların önemli bir kısmının mason ol-ması, karar veren mercilerin bunlar olduğunu göstermez. Ha, ka-rar veren ve uygulayanların tamamı Mason olabilir. Bunlar daha sonra üst düzey kulüplerin görevlileri de olmuşlardır. Şöyle ifade etmek daha doğru olur: Bunlar locaların merkezinde başlamış ve pişirilmiş işler olmayabilirler. Fakat Mason localarının rah-le-i tedrisinden geçmiş insanların oluşturduğu başka üst düzey mekanizmalarda planlandıkları ve uygulandıkları düşünülebilir. Fransız ihtilaline öncülük etmişlerdir. Birinci ve İkinci Dünya Sa-vaşı'nda etkin olmuşlardır, tamam... Fakat bu ölçekte büyük olay ve süreçler ne kadar iyi planlanmış olursa olsunlar şartlar müsait olmasa geliştirilemez ve gerçekleştirilemezler. Şöyle bir örnek ve-reyim: Mesela, "Karda yürür iz bırakmaz" deriz. Bazı zamparalar böyle yaparmış... Fakat bu zor bir şeydir. Karda yürüyorsunuz, arkanızdan da şiddetli bir şekilde kar yağmaya devam ediyor. Şimdi siz arkanızda iz bırakmamış mı oluyorsunuz? Yoksa karda yürüdüğünüz takdirde iziniz kalır. Tek yolu, arkadan tekrar karın yağmaya devam etmesidir. Yani şartlar size yardım etmelidir.
Arkada bir güç var...
Arkada bir güç var. Birisi gider filanca ülkenin ormanını ate-şe verir. İtfaiye bu yangını çok kısa sürede de söndürebilir, ama bir şiddetli rüzgâr çıkarsa söndüremez. Fransız İhtilâli veya Bi-rinci Dünya Savaşı'nda her şey sadece planlayanların planladığı gibi gelişmiş değildir. Doğal gelişmeler de bu hadiselerin cereyan edişinde rol oynamıştır. Bunu kaçırmamak lazım... Zaten bir in-
153
Dünyayı Kimler Yönetiyor
YanıtlaSilsanın tanrı gibi her işi tıpkı planladığı gibi bitirebilmesi mümkün doğruya şeytanda var olduğuna inandığımız güçlerin tamamını değildir. Hiçbir zaman böyle bir şeye inanmıyorum. Doğrudan özgürce kullanabilseler bile, insanoğlu ne birey ne de grup olarak böyle bir yeterlilik edinemez! Allah bunu kıskanır? Benim tezim budur. Allah peygamberlerine bile böyle bir iktidar vermemiştir, niye alçakça işler yapan adamlara versin? Fakat bunlar kendile. rini ilahlar olarak kandırsınlar diye Allah onları şaşırtmış. Çark, sınav çarkı... Sınavın olabilmesi için, en azından belli bakış açı-larına göre bir "kötü adam" cephesi bulunmalı. Bir zorlayan, bir soran, soruşturan olmalı...
. Atatürk'ün mason olduğuna dair bir rivayet var. Makedon-ya'daki mason locasına kayıtlı olduğu söyleniyor. Ama Ata-türk'ün mason localarını kapattığını da biliyoruz. Bu duru-mu nasıl yorumluyorsunuz?
Bu kaynakların doğru olup olmadığını bilmiyoruz, olaya akıl yürüterek bakalım. Mustafa Kemal Atatürk hakkında Türkiye'de iki kesin yorum vardır: Birincisi Atatürk tanrıdır demeye varacak kadar at gözlüğüyle bakanlarınkidir. İkincisi de, "Atatürk deccal-dır" diyen, onun yaptığı her işin arkasında bir melanet arayan-ların yorumu. Bu yorumların ikisi de aynı derecede kötüdür ve akıl dışıdır Atatürk tanrı da değildir, deccal de. Atatürk yetenekli, hırslı, tutkulu, kabına sığmayan bir adamdır. Böyle bir adamın döneminde bütün acar subayların heves ettiği uluslararası bir ör-gütlenmenin parçası olmayı istemesi çok doğaldır. İnandığı veya inanacağı için değil, kendi hayallerini gerçekleştirmesine yardım-cı olabilme ihtimalini gördüğü için girebilir. Bu, Atatürk'ü diğer-lerinden daha aşağı veya yukarıya çıkarmaz.
154
Mahir Kaynak-Ömer Lütfe Mete
YanıtlaSilGenclik dönemlerinde en azından...
Deli dolu, bıçkın, kabına sığmayan, kural tanımayan bir adam... Sistemle de kavgası var, belki de saltanata kafa tutan bu insanların tamamın Masonlukta şöyle bir değer de görmüşlerdir: Küresel özgürlükçü vizyonun mekanizması Mason localarıdır. O zaman için onlara öyle gelmiştir. Hele bir de, "Bakın biz Masonlar Fransız İhtilali'nin mimarıyız" diye propaganda da yapıyor iseler. aynısını Osmanlı'da hayal eden bu yeni Türklerin localara gidişini anlamak zor olmamalı... Ancak Atatürk girmiş bile olsa çok faz-la içli dışlı olduğunu sanmıyorum. Her toplantıya gittiğini, çok disiplinli bir katılımcı olarak devamlılık gösterdiğini düşünmü-yorum. Atatürk gibi çılgın bir yetenek böyle bir mekanizmayı va-tanperver olarak zararlı, siyasetçi olarak kendi gücünü paylaşan bir erk olarak görebilir. Bu durum Atatürk'ü küçültmez, sonradan locaları kapatması da yüceltmez.
Niye kapattı? Nasıl olsa ülkenin tek lideri konumunda, hiç dokunmayabilirdi.
Dedim ya, Atatürk vatanperver olarak bu uluslararası örgüt-lenmenin ülkeye zararını veya kendi bağımsızlık duygularıyla çe-liştiğini gördüğü için kapatmış olabilir. Ya da sadece bir devlet adamı olarak kendi iktidarının yarı ortağı gibi davranabilecek bir örgütlenme biçimi olduğunu görür, o yüzden yok etmek isteye-bilir. Bu gerekçeler Atatürk'ü ne yüceltir ne de küçültür. Ayrıca bu kapatma hiçbir şekilde Masonların en hızlı ve en sıkı Atatürk-çü olan kesimlerinde kolayca örgütlenmelerine engel olmamıştır. Bir yandan Atatürk kapattı diyoruz, ama bu memleketin en iyi Atatürkçüleri veya öyle geçinenleri mason oluyorlar. Bu Mason-ların meziyeti mi ya da Atatürk'ün kusuru mu? Öyle her şeyin düz bir mantıkla çözülebildiği bir gerçeklik alanında değiliz. Ta-
155
Dünyayı Kimler Yönetiyor
YanıtlaSilrihte bir sürü çelişkiler vardır. Aynı ideolojiye mensup insanlar karşıt ideolojilerdeki insanlarla ailevi, maddi sebeplerden, yani rüzgârın esiş tarzından ötürü aynı çizgide buluşmuş olabilirler. Alın işte, Susurluk kazasında aynı arabada bir feodal bey, bir de. rin vadi insanı, bir polis şefi, bir de şov dünyasının kenarlarında dolaşan hatun vardı. Bu dördünü bir araya hangi ideolojik man-tıkla getirebilirsiniz. Hiçbir şekilde gelmez. Mesela bazı iktidarla rın içerisinde öyle etkin adamlar vardır ki, Karadenizli başbaka nın saltanatının sürdüğü dönemde Karadeniz mafyasını çökertir, Kürt mafyasına ivme kazandırabilir. Yahut Çerkez mafyasına... Yahut Gürcü mafyasına... O yüzden her şey doğrusu doğrusu-na, eğrisi eğrisine gelmez. Bazı şeyleri açıklayamayız, çünkü in-san gibi karmaşık bir organizmanın teşkil ettiği yapılar çok daha karmaşık olma durumundadırlar. Neticede Gazi'nin bir zamanlar mason locasına girdiği yolundaki iddia doğru olabilir ve bu hiç-bir şeyi değiştirmez.
Peki masonlar kime hizmet ediyorlar?
Sanırım daha önce değinmiştim: Masonlar öyle veya böyle sonuçta dünya vatandaşı üretimine hizmet ediyorlar. Bu da milli toplumları yok edici bir süreçtir. Bir numaralı hizmetleri bence budur. O yüzden mesela bir bakarsınız Masonik bir örgütlen-me Türkiye'de batı musikisi konserleri vermeye öncülük edebilir, bunların yaygınlaşması için çalışabilir. Ama milli musiki ekolüne katkıda bulunmak gibi bir dertleri olmaz. Uluslararası resim sa-natını öne çıkarabilir, ama mesela minyatür için bir dertleri pek olmaz. Zaman zaman birtakım milli kültür değerlerine saygılı ya da sahip çıkıcı davranışlarda bulunan Masonlar da görebiliriz. Şunu da istisna olarak kaydedelim: Bugün Türkiye'de milli duyar-
156
"Bütün gerçekler üç aşamadan geçerek sınanır. Önce komik bulunur, sonra şiddetli bir direnişle karşılaşır ve üçüncü aşamada kesin doğru olarak kabul edilir.
YanıtlaSilArthur Schopenhauer, Filozof, 1788-1860
Soğuk Savaş sonrası Yeni Dünya Düzeni fikrini ortaya atanlar nasıl bir model öngörüyorlardı?
Uyuşturucu, eroin, organ nakli, kaçak insan ticareti, fuhuş gibi yasa dışı yollardan gelen kara paralar kimlerin kontrolünde?
Opus Dei ve Vatikan çok güçlü sermaye yapılarına rağmen, niçin dünyayı kontrol etmede etkin değiller?
Küresel sermaye ve büyük aileler medyayı nasıl istedikleri gibi manipüle ediyorlar?
Dünyayı yönetiminde etkin olduğu farz edilen gizli örgütler aslında sadece birer görüntüden mi ibaretler?
hir Il Halk Kütüphanesi
DEMO
zorluğun gizli kurmayları Türkiye llerini gerçekleştirmek için kimleri
1 4 6 0 *
Dermraunyanın politik büroları kimler?
DÜNYAYI KİMLER YÖNETİYOR
YanıtlaSilZUZL
Küresel İmparatorluğun Gizli Kurmayları
22
Mahir Kaynak & Ömer Lütfi Mete
022
Müsibetler ne Zaman Gelir, Nasıl Önlenir?
YanıtlaSiliçindekiler
Önsöz
6
Takdim
7
Felâkete davetiye çıkarmak
9
Uyarı ve ceza
16
Umumî musibetler ne zaman gelir?
19
1. Dine savaş açılırsa
23
2. Küfürde inatlaşılınca
26
3. Zulümler artınca
28
4. Zulme taraftar olunca
32
5. Yaratılış gâyesinden uzaklaşılırsa
35
6. Emr-i bi'l-maruf ve nehy-i ani'l-münkerde ihmalkârlık
37
7. Kötülükler yaygınlaşırsa
44
FELAKETE UĞRAYAN KİŞİ VE TOPLUMLAR
51
Azgın ve taşkın bir kavmin sonu
Kasırgayla helâk olan kavim
52
Korkunç gürültü ve Semud KP
54
Hz. İbrahim ve Nemrud
Lût Kavmi niçin helâk
Medyen ve Eyke halk
Sadece senin bildiğin başka birisinin bilmediği ismin hürmetine, bütün hepsinin bildiğin isimlerinin hürmetine manevi âlemde ki, maddi âlemde ki, ilimleri, hayırları, nimetleri, afiyetleri, selâmet leri yakinleri ezelden ebede müminlerin ve hayırlı ların hürmetine ezelden ebede müminlerin hayırlıların üzerine indiriver yarabbi.
YanıtlaSilY. C.